"Ne Seninle, Ne De Sensiz" Diyen İstanbullulara, Kalmak ve Gitmek İçin 9 Ayrı Neden
İstanbul'da yaşayanlar her fırsatta terk etmek ister bu şehri ve her zaman şikayet ederler yaşadıkları şehirden. Özellikle Avrupa'nın sevilen şehirleri ile karşılaştırılır. O şehirlere gidenler hep aynı tonda 'keşke burada yaşasak!' der. Özellikle Amsterdam'a gitmiş olanlar. Siz de benim gibi İstanbul'a okumaya gelmiş ve sonra gidememişseniz, bu liste bir yerden tanıdık gelecektir.
Modern Dünyaya Yaptığı Göndermelerle Öne Çıkan 21 Isaac Cordal Heykelciği
Hani derler ya 'Kimsenin vakti yok durup da güzel detayları düşünmeye.' diye; işte Cordal o sözün sanatçısı diyebiliriz. Maksimum 5 santimlik heykelciklerle 'Kapitalizm, iklim değişikleri, modern zamanda insanın yalnızlaşması, doğanın tahribi, insanın unutulması, mahkum edilmesi, kısaca modern dönemde insanın geçirdiği bütün 'his buhranlarına' karşı tepkisini öyle naif dile getiriyor, hatta öyle gözler önüne seriyor ki, keşke diyorum 'Durup vakti olsa da paylaşsa bu duyguları insanoğlu.'
A'dan Z'ye 28 Maddede 2014 Yılının Özeti
Türkiye'nin her yılı bir öncekinden daha hızlı, daha dinamik ve daha kafa karıştırıcı şekilde gelişiyor. Gündeme yetişmekte zorlandığımız anlar oluyor. Artık hangi olayın, hangi yıl vuku bulduğunu unutur hale geldik. Daha geçenlerde dediğimiz olayın üzerinden 2-3 yıl geçtiğini öğrenip şaşırıyoruz. Ülkece 'Eternal Sunshine of the Spotless Mind' moduna geçtik. Unutuyoruz, unutturuyorlar. İşte unutmamanız için size A'dan Z'ye Türkiye'nin 2014 gündeminin kısa özeti.
Davutoğlu'ndan Kamuda Plaket ve Hediye Yasağı
Başbakan Ahmet Davutoğlu, 'ekonomide dönüşüm programı' için hazırlanan eylem planını açıkladı. İsrafı önlemek için kamuda plaket ve hediye vermeye yasak getirildi.Başbakan Ahmet Davutoğlu, 'Ekonomide Dönüşüm Programları'nın ikinci toplantısına başladı. Davutoğlu program çerçevesinde 7 eylem kalemine ait 425 madde açıkladı.Başbakan Davutoğlu yaptığı açıklamada ' İş dünyamız yapısal dönüşüm programına göre hareket etmeli. Rasyonel soğukkanlı kriz yönetimi mantığı ile bu krizi piyasalara hissettirmeden yönetebilmek açısından büyük bir sınavdan geçiyoruz. 2008'den bu yana bütün dünya kriz yönetimi ile meşgul. Bu dönüşüm programlarının hesap edilebilirlik ilkesi önemlidir. İlan etttiğimiz eylemlerin uygulamalarında 3-4 aylık periyotlarla sizlerle paylaşacağız. Öngörülebilirlik dünyanın şuanda en büyük önem verdiği husus. Türkiye siyasi istikrarla desteklenmiş bir öngörülebilirlik kapasitesini sürdürüyor. Bu da büyük bir önem taşıyor. Ekonomimiz son 20 çeyrekte üst üste büyüdü. Ortalamamız dünya ortalamasının çok üzerindedir. Son büyüme düşük oldu ama yine de genel olarak takdir gören bir performanstır. Büyümenin ihracata dayalı olması önemlidir. Bu kompozisyon aslında büyümenin sürdürülmesi açısından büyük bir işarettir.PLAKET VE HEDİYE İŞİNE SON VERİLECEK, EN BÜYÜK SEMBOLİK HEDİYE FİDAN DİKİMİDİRBugün açıkladığımız 7 programla üretimde verim, tasarruf sağlanması planlanıyor. İsrafın önlenmesi önce kamudan başlayıp bütün topluma yansıması gereken bir gerçektir. İsrafa dönük hediyeler bundan sonra kamuda söz konusu olmayacak. Her görevi bırakan bakan başbakan yada bürokrasideki kişiler kendilerine gelen hediyeleri ne yapacağız sorusuyla karşılaşıyor. Bundan sonra bu plaket işine son vermek lazım. Gereksiz hediyeleşmelere son vermek lazım. En sembolük hediye fidan dikimidir. Orada gelen devlet büyüyüğü adına fidanlar dikilebilir. Onlar büyüdükçe de kendi hediyesini sürekli topluma kazandıran bir hatıra olarak yaşar. Ayrıca çok yaygın bir şekilde tanıtım kitapları faaliyetlerin tanıtımı ile ilgili faaliyet kendini tanıtır. Bu tür faaliyetlerin e ortamda flaş disklerle tanıtılması daha elzemdir. İsrafın önlenmesi konusunda herkes elimdeki kaynağı nasıl kullanırım derken herkes kendine şunu sormalı acaba israfı nasıl engellerim. Ben bütün kurumlarımızın buna özen gestereceğine inanıyorum.PETROLDEKİ DÜŞÜŞ OLUMLU YANSIYACAKBütçe görüşmeleri sürüyor. Yönetim bütçe açığı GSYH üzerinde baskı uygulamadığı gibi düşüşü önemli bir parametredir. AB tanımlı borç stoku milli gelire göre gerilemiştir. Bu da dünya avrupa standartlarında çok önemli bir göstergedir. Ekonomi göstergemizin iç uyumu da önem taşıyor. Son dönemde önemli bir komite olarak Finansal Ekonomi Komitesi bu seyri yakından takibe dönük. Kamu özel sektör ilişkisi her zamankinden çok daha fazla, daha iletişime yoğun devam ediyor. Petrol fiyatlarındaki hızlı düşüş ve muhtemel etkilerini de göz önüne alıyoruz. AK Parti iktidarı öncesinde petrol fiyatları 20 dolar civarındaydı. Petrol fiyatlarında tekrar geri dönüş ülkemize olumlu etki yapacaktır. Bu düşüşü biz tüketicimize yansıtıyoruz. Çok ciddi pompa fiyatlarında düşmeler oldu. Ama kesinlikle bir gevşeme disiplinden kopuş söz konusu olmayacak. 2015 Yılı için petrol fiyatları hangi düzeyde olacağını göz önüne olarak alternatif modellemelerle olabilecek her hangi bir iniş çıkışa anında refleks verebilmek için yoğun bir çaba içindeyiz.EKONOMİMİZİN EN TEMEL MESELELERİNDEN BİRİ VERİMLİLİĞİN DÜŞÜK OLMASI1 - Ekonomimizin en temel meselelerinden birisi verimlilik düzeyimizin düşük olması. Bu yüzden verimliiğin arttırılmasına özel bir önem vereceğiz. İlk programımız üretimde verimliliğin arttırılması programı. Bu programla verimlilik algısını geliştirmeyi iyileştirmeyi katma değeri arttırmayı planlıyoruz. Bu başlık altında 59 eylem yer alıyor. G-20 döneminde KOBİ'lere yönelik istihdama yönelik katkı sunmaya davam edeceğiz. İmalat sanayinde kaynak verimli üretim uygulamalarını yaygınlaştıracağız. Ürün tasarımını, çeşitlendirilmesini ve markalaşmalarını destekleyecek ve eğitim faaliyetleri yapacağız. KOBİ'lere finansal desteği derinlemesine arttırmayı planlıyoruz. Türk Malı'nın tanıtılması için gereken desteği sağlayacağız.LÜKS MALLARI TESPİT EDİP CAYDIRICI VERGİLENDİRME YAPACAĞIZ2 - Yurt içi tasarrufların arttırılması ve israfın önlenmesi programı. Burada israfı azaltmayı planlıyoruz. İktisatlı bir ekonomik bir alt yapıyı kurmaya kararlıyız. Bu başlık altında 74 adet eylem yer alıyor. Önemli eylemler şöyle gayrimenkullerin elden çıkarılmasında vergilerle ilgili yeni tasarruf olmasına büyük önem vereceğiz. Taşınmazların alınmasında kullandırılan kredileri gözden geçireceğiz. İmalat sanayinde banka istisnaları getireceğiz. Uluslararası hükümlülükleri gözeterek yüksek tüketim malları tespit edecek ve caydırıcı vergilendirmeler yapacağız. Uzun vadeli tasarrufları teşvik etmek üzere altın bankacılığını destekleyeceğiz. Bireysel Emeklilik Sistemi'nde kesinti oranını uluslararası düzeye ulaştıracağız. İsrafın fazla olduğu mal gruplarını tespit edecek ve bunu engellemek için çalışmalar yapacağız.FİNANS ALANINDA SAĞLAM BİR HUKUKİ ZEMİN OLUŞTURACAĞIZ3 - İstanbul Uluslararası Finans Merkezi programı. Reel sektörün ihtiyacını karşılayacak her türlü aracın etkin şekilde denetlenen bir finansal merkez olmasını hedefliyoruz. İstanbul'un ilk 25 içinde yer almasını daha sonra da bunu yükseltmesini ve finansal hizmetler sektörünün GSYH'daki payını yüzde 6'da yer almasını istiyoruz. Raylı sistem ve iletişimleri geliştireceğiz. Hem kamu hem özel sektörde sertifakaya sahip uzman sayısını arttıracağız. Ayrıca ürün ve hizmet çeşitliliğini arttıracağız.VERİMSİZ HARCAMALARI TASFİYE EDECEĞİZ4 - Kamu harcamalarının rasyonelleştirme programıdır. Verimsiz harcamaları tasfiye edeceğiz. Kamu harcama büyüklüğünü ve borçlanma gereğini yerindeliğini hedefliyoruz. Burada da 77 eylem var. Bazıları şöyle; Sosyal yardımlarda Türkiye öncü olmuştur. Burada suistimali engellemek ve hak eden herkese ulaşabilmek için ihtiyacı olanları daha objektif olarak belirleyeceğiz. Böylece sosyal yardım yapan kurumlarımız tek bir alanda herkesi görüp talepleri karşılayabilecek. Kamu ihtiyaçlarının ortak alım yöntemi ile tedarikini sağlayacağız. Kamuda taşıt edinim ve kullanımında yerindelikle ilgili tedbirler alacak israfı ortadan kaldıracak ek yeni bir yaklaşım sergileyeceğiz. Saydamlığın arttırılması için ihale sürecinin yayınlanmasını etkinleştireceğiz. Şeffaflığı arttırmaya yönelik çalışmamızı aslında ilerde tekrar elimizde aldığımız reformu sizlerle paylaşacağız. Hizmet binaları yapımı konusunu da ele alacağız. Kamu hizmetlerini program yaklaşımı ile ele alan bütçe programına geçeceğiz.YEREL YÖNETİMLERİN GÜCÜNÜ ARTTIRACAĞIZ5 - Kamu gelirlerinin arttırılması programıdır. Vergi sistemini yenileyeceğiz. Çalıştaylarla karar alacağız ve en etkin bir şekilde bu düzenlemeleri en kısa sürede devreye sokacağız. Gayrimenkul rantlarından kamunun pay almasını sağlayacağız. Kamu açısından yeniden değerlendirilmesi önem taşıyor. Vergileme alanında vatandaşa hizmet sunarken teknoloji imkanlarından daha fazla yararlanacağız. Daha detaylı istatistikler geliştireceğiz.İŞ VE YATIRIM ALANINI GENİŞLETECEĞİZ, İŞYERİ AÇMA VE ÇALIŞMA RUHSATI KONUSUNU BASİTLEŞTİRECEĞİZ6 - İş ve yatırımı geliştirme programıdır. Amacımız yatırımları arttırmaktır. 2014 Yılında yüzde 15 olan yatırımları 2015'te yüzde 19'a çıkarmayı hedefliyoruz. Bu başlık altında 41 eylem yer almaktadır. Bunların bazıları şöyle; Ülke ekonomisi için yapıların hızlı ve etkin yürütülmesine ve sonuçlanmasına yönelik bir birim oluşturulacak. Burada yatırımlar daha hızlı yapılacak. Bir çok işlemin E-Devlet üzerinden yapılmasını sağlayacağız. İş yeri açma ve çalışma ruhsatı ile ilgili basitleştirmeler yapacağız. İş ve yatırım ortamına ilişkin hukuki süreçlerin daha kısa sürede sonuçlanmasını sağlayacağız. Hukuki uyuşmazlıkların mahkemeye yansımadan çözümünü, mahkemeye yansıyanların ise yargı süresinin kısa sürede sonuçlanmasını sağlayacağız. Coğrafi bilgi sistemleri alt yapısını geliştirecğiz. Bölgesel düzeyde gösterge seti geliştireecek, anketler yapacağız.DOĞRU İSTATİKTİK KONUSUNDAN TÜİK EĞİTİM VERECEKTİR7 - İstatistiki bilgi paylaşımı programıdır. Güvenilir istatistiklerin sayısını arttırmayı hedefliyoruz. İstatistik sayısını arttırmayı, istatistik üretmeyi hedefliyoruz. Bu başlık altında 28 eylem var. Bunların ana bazı unsurları şunlar; TÜİK ve diğer kurumların açıkladıkları istatistikleri bir internet sitesi kurarak oradan açıklayacağız. Kurum ve kuruluşların istatistik verilerinin TÜİK'in hizmetine açılmasını sağlayacağız. TÜİK tarafından eğitim verilecektir. TÜİK ayrıca eğitim kurumu gibi de hizmet verecektir.Bugün açıkladığımız 7 programla üretimde verim, tasarruf sağlanması planlanıyor. İsrafın önlenmesi önce kamudan başlayıp bütün topluma yansıması gereken bir gerçektir.İşte Başbakan'ın konuşmalarından satır başları.- Hükümetimiz hiçbir şekilde kısa vadeli perspektifle değil, orta ve uzun vadeli perspektifle politikalarını yönetiyor.- Kamu maliyesi, bütçe yapılandırılması ve finansal istikrar konusunda ilkeli tutumumuz şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da devam edecek.- Bütüncül perspektifi hiçbir zaman kaybetmeyeceğiz- 2008'den bu yana bütün dünya kriz yönetimleri ile meşgul- İlan ettiğimiz uygulamaların sonuçlarını 3-4 aylık sürelerde paylaşacağız- Bu dönüşüm programlarının hesap verilebilirlik ilkesi önemli- Öngörülebilirlik şu anda dünyada en çok önem verilen husus- Sürdürülebilir kalkınma büyük önem taşıyor- Büyümenin büyük ölçüde ihracata dayalı olması önemli, nitelikli büyüme kompozisyonu sürdürülebilir büyüme açısından önemli bir işaret- Merkezi yönetim bütçe açığının gsyh içindeki payı düşüşüne devam edecek- Petrol fiyatlarındaki muhtemel düşüşün etkilerini sürekli izliyoruz- Petrol fiyatlarındaki düşüşü vatandaşa yansıtıyoruz- Kesinlikle petrol fiyatlarındaki düşüşten kaynaklanan bir gevşeme olmayacak- 2015'de petrol fiyatlarının hangi düzeyde olacağı ile ilgili alternatif bütün modellerle, olası iniş-çıkışlara anlık tepki verebilmek için hazırlıklıyız- (Rusya Krizi) muhtemel etkileri erken vakitte gördük, toplantılar gerçekleştirdik- Makro alanları ilgilendiren 8 programı bugün paylaşacağız- Bunlar üretimde verimliliğin artırılması, yurtiçi tasarrufların artırılması, istanbul uluslararası finans merkezi olması, kamu harcamaların rasyonelleşmesi, kamu gelirlerini kalitesi, iş ve yatırım ortamı, istatistiki bilgi altyapısı ve kayıt dışı ekonominin azaltılması- Yüksek ve istikrarlı büyümeye ulaşmayı hedefliyoruz- Üretimde katma değeri artırmayı planlıyoruz- Üretimde verimliliğin artırılması ile ilgili 59 eylem yer alıyor- KOBİ'lerin kurumlaşmasına büyük önem vereceğiz- KOBİ'leri g20 başkanlığı süresince sürekli gündemde tutacağız- Sanayi bölgelerinin teknolojik donanımını güçlendireceğiz- Türk malı markası ve imajı için faaliyetlerde bulunacağız- İktisatlı bir ekonomik altyapı kurmaya kararlıyız- Tasarruf oranını yüzde 13,4'ten yüzde 19'a çıkarmaya kararlıyız- Yurtiçi tasarrufların artırılması ile ilgili 74 eylem yer alıyor- Altın bankacılığını genişletecek ve destekleyeceğiz- Hayat sigorta ve uzun süreli sigortaların geliştirilmesi için politika seçeneklerini araştırıyoruz- Program dönemi sonunda İstanbul'un ilk 25 finans merkezi içinde yer alması ve daha sonra bunu yükseltmeyi hedefliyoruz- İstanbul'un finans merkezi olması ile ilgili programda 104 eylem yer alıyor- İstanbul tahkim merkezini en kısa sürede kuracağız- Finans alanında ihtisas mahkemeleri kuracağız- Kamu sermayeli katılım bankası kuracağız- Faizsiz finans alanında ürün ve hizmet çeşitliliğini artıracağız- Kamu harcamaların rasyonelleşmesi programında 77 adet eylem bulunuyor- Kamuda taşıt alımına ilişkin tedbirler alacağız- Bütün ihale sonuçlarını yayınlama sürecini iyileştireceğiz- Vergi mevzuatının sadeleştirilmesi çalışmalarına devam edeceğiz- 2014 sonunda yüzde 15 olacağını düşündüğümüz özel sektör yatırımlarının GSYH'ye oranını 2018 yılı sonunda yüzde 19,3'e çıkarmayı hedefliyoruz- İstatistiki bilgi altyapısı başlağı altında 28 eylem planı var- Kayıt dışı ekonomiyi ayrı bir paket olarak açıklayacağız- Haftaya insan odaklı 3.PAKETİ Açıklayacağız- (Rusya krizi) Türk ekonomisi herhangi bir şok etkisi yaşanmadan bunu atlatabildi- Reel sektörün dış borcu zaten uzun vadeli, burada bir risk görmüyoruz- Reel sektörün milli gelire oranı yüzde 15,7, bu çok makul- Kısa vadeli şoklardan etkilenebilecek bir yapıda değil- Gerektiğinde her türlü tedbiri alırız- Hiçbir konuda ekonomi yönetimi ve hükümetimiz bir panik haline girmemiştir, girmeyecektir- Uluslararası piyasaların Türkiye'ye güveni tam- Devletin bir döviz açık pozisyonu yok, hatta fazlası var- Elimizdeki kaynak ve verilerle, krizin getireceği şoklar karşısında, elimizdeki kaynaklar, kullanabileceğimiz Mali ve finansal araçlar son derece sağlamdır- Şu anki en temel hedefimiz petrol fiyatlarındaki düşüşü dengeleyebilecek olumlu unsurları maksimize etmek, bunu bir fırsat olarak görmek- Petrol fiyatlarındaki düşüşün dolaylı etkilerini de minimize etmek- Reel sektörde balon etkisi yapacak bir şişkinlik yok- Ek tedbir almaya şu anda ihtiyaç hissetmiyoruz- Kullanacağımız araçlardan son derece emin bir şekilde muhtemel riskleri göğüslemeye hazırız.haberler.com
Türkiye'nin 2015 Avrupa Basketbol Şampiyonası Eurobasket'teki Rakipleri Belli Oldu
Türkiye A Milli Basketbol Takımları’nın Erkek ve Kadın kategorilerinde karşılaşacağı 2015 Avrupa Şampiyonası rakipleri belli oldu.1935′te 10 Avrupa ülkesi, Cenevre’de ilk EuroBasket için bir araya geldi. 80 sene sonra tarihte ilk kez turnuvaya dört farklı ülke ev sahipliği yapacak ve Türkiye’nin 12 Dev Adamı turnuvaya Berlin’de B Grubu’nda başlayacak. Yolculukları Haziran ayında Romanya’nın Oradea şehrinde B Grubu’nda başlayacak olan Kadın Milli Takımı ise 2014 FIBA Kadınlar Dünya Şampiyonası’ndaki dördüncülüğünün ardından Kadınlar EuroBasket kürsüsüne arka arkaya üçüncü kez çıkmanın peşinde.12 Dev Adam EuroBasket 2015 açılışını 5 Eylül’de İtalya karşılaşmasıyla yapacak. Türkiye’nin de katılımıyla B Grubu ev sahibi ülke Almanya, İtalya, Sırbistan, İspanya ve İzlanda’dan oluşuyor. İspanya EuroBasket’te bir önceki turnuvanın gümüş madalyasına sahipken, Sırbistan turnuvaya 2014 FIBA Dünya Kupası’nda kazandıkları gümüş madalya ile, Almanya ise ev sahibi olma avantajı ve yıldız oyuncuları Dirk Nowitzki’nin 2011′den beri ilk kez Milli Takım’a dönme ihtimaliyle katılıyor.TBF Yönetim Kurulu Üyesi ve A Milli Takım Genel Menajeri Harun Erdenay,”Çok iyi takımlarla karşılaşacağız. Grubu ilk üç içinde bitirmemiz önemli. Çaprazda A Grubu’nun muhtemel birincisi Fransa olacağını için, final gruplarında bir başka ev sahibi ile eşleşmemek için grubumuzu ilk üç içinde bitirmeliyiz.”Türkiye, İtalya ile 5 Eylül’de, İspanya ile 6 Eylül’de karşılaşacak. Bir günlük aradan sonra 12 Dev Adam grup maçlarını 8-10 Eylül arasında Almanya, Sırbistan ve İzlanda ile tamamlayacak.Fransa’da düzenlenecek EuroBasket finalinin önemi altın madalya kazanmaktan daha da öte. İlk iki takım 2016 yılında Rio de Janerio’da düzenlenecek 2016 Olimpiyat Oyunları’na doğrudan katılma hakkı elde edecek.6 Haziran’da Polonya’da Türkiye Kadın Basketbol Takımı, Kadınlar Eurobasket kürsüsüne tekrar çıkmak için mücadele edecek. Türkiye; Belarus, Yunanistan ve İtalya ile oynayacağı son grup karşılaşmalarından önce 7 Haziran’da bir gün dinlenecek. Turnuvadaki grup maçlarını ilk üç sırada tamamlayan takımlar, ikinci tura katılmaya hak kazanacak ve bu takımlar içerisinden sekiz takım da çeyrek finalde mücadele edecek. 2014 FIBA Kadınlar Dünya Şampiyonası’nda dördüncü olan Türkiye, kendi grubunun favori takımı konumunda.2011 Kadınlar EuroBasket’te gümüş madalya kazanan Türkiye, 2012 yılında Londra’da düzenlenen Olimpiyat Oyunları’nda beşinci olduktan sonra, 2013 yılında Fransa’daki EuroBasket’te bronz madalya kazandı. DHA
Reklam
FED Kararını Açıkladı, Dolar Düştü
Küresel piyasalarda gerginliğin tırmandığı bir dönemde ABD Merkez Bankası (Fed), faiz artırımıyla ilgili açıklamasında 'kayda değer süre sonra' ifadesini kullanmayarak yatırımcıların beklentilerini karşıladı.Associated Press (AP) haber ajansının aktardığına göre Fed, yılın son Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısından sonra yaptığı açıklamada, 'faizlerin artırımıyla ilgili sabırlı olacağını' belirtti.Yatırımcılar Fed'in 'kayda değer süre' ifadesinin kaldırılmasını ve faiz artırımının gelecek yılın ortasında gelmesi beklentisi içindeydi.Bu ifadenin Fed tarafından kullanılmaması, yatırımcıların beklentilerini karşılamış oldu.Fed'in açıklamasından sonra Amerikan doları, TL karşısında değer kaybetmeye başladı.Hafta içinde 2.41 TL'yi aşan dolar, açıklama sonrasında 2.3009 TL'ya kadar geriledi.Fed'in kararı, sermaye akımlarını da yakından ilgilendirdiği için Rusya ve gelişen ülkeler tarafından yakından takip ediliyordu.Reuters haber ajansının aktardığına göre Açık Piyasa Komitesi açıklamasında, 'Komite, para politikasındaki tutumunda normalleşmeye başlamak konusunda sabırlı olabileceğini kaydetmektedir' dendi.Fed Başkanı Janet Yellen de düzenlediği basın toplantısında 'Açıklama, en azından bir sonraki toplantılara kadar normalleşme sürecine başlamanın mümkün olmadığı şeklinde değerlendirilmeli' dedi.BBC Türkçe
Selahattin Demirtaş'tan Erdoğan ve Gülen'e Çağrı
HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, partisinin Iğdır İl Kongresinde iktidarı eleştirdi. Başbakan Ahmet Davutoğlu ile cemaat lideri Fethullah Gülen'e seslenen Demirtaş, 'Çıkın geçmişte kim ne yapmışsa anlatın. Cemaat çıkıp AKP'nin ne suçlar işlediğini anlatsın. AKP de eğer paralel yapının suç işlediği iddiasında ise belgeleri savcılığa versin' dedi.Iğdır merkezde bulunan bir düğün salonunda yapılan ve Abdullah Öcalan'ın posterinin yer aldığı kongrede 'Hakikat aşktır. Aşk özgür yaşamaktır', 'Kentlerde rant için değil, halk için dönüşüm', 'Özgür kadınla demokratik ulusa' pankartları asıldı. Ağrı Belediye Başkanı Sırrı Sakık, bölge milletvekilleri, belediye başkanları ile partililer katıldı. Kongre demokrasi şehitleri adına yapılan bir dakikalık saygı duruşu ile başladı.Kongrede konuşan HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, AK Parti iktidarını eleştirdi. Hükümetin yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet bitecek diye iktidara geldiğini ileri süren Demirtaş, 'Ama öylesine bir yolsuzluk, hırsızlık ve rüşvet olaylarına karıştılar ki cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzlukları bu dönemde yaşandı. Bunlar bizim Allah’tan korkumuz var dediler. Allah’tan korkusu olan hırsız olamaz, yalancı olamaz. 12 yılda iyi göründü ki bunların Allah’tan korkusu yoktur' diye konuştu.İktidarın yıllarca 'paralel yapı' ile işbirliği yaptığına işaret eden Demirtaş, 'Önce onların hesabını ver, sonra gel bizlerden hesap sor. Diyelim ki birbirinizi kandırmıştınız, şimdi yanıldınız. O zaman buradan Fethullah Gülen’e de Başbakana da sesleniyorum. Çıkın geçmişte kim ne yapmışsa anlatın. Cemaat çıkıp AKP’nin ne suçlar işlediğini anlatsın. AKP de eğer paralel yapının suç işlediği ideasında ise belgeleri savcılığa versin. Ama bunu yapmak yerine bunlar kara propaganda yapıyorlar. Psikolojik savaş operasyonları yapacaklar. Diğer taraftan bizleri paralel güçlerle işbirliği yapıyorlar diyerek suçlarını ve günahlarını örtecekler' dedi.O SARAY BU HALK İÇİN LÜKSESelahattin Demirtaş, konuşmasının son bülümünde Cumhurbaşkanı için yaptırılan sarayla ilgili görüşlerini bildirdi. Demirtaş sözlerini şöyle sürdürdü:'İnsanların gecekondu, çadır bile bulamadığı bir ülkede saray itibar değil, görgüsüzlüktür. O saray bu halk için lükstür. Biz lükse karşı çıkacağız. Çankaya’nın bile lüks olduğu bir yerle yetinmeyip,1150 odalı saray yapıp içinde oturuyorsun. Her biri 1000 lira değerinde altın kaplama bardaklarda su içeceksin. Sonra da bu halka biz mazlumdan yanayız, fakirden yanayız diyeceksin ve onlardan oy isteyeceksin.'Demirtaş, lüks makam otomobili orlduğu ortaya çıkan Diyanet İşleri Başkanının da istifa etmesi gerektiğini sözlerine ekledi.DHA
Reklam
Hippilerin Türkiye'de Başına Gelen 9 İlginç Olay Daha
Gün geçmiyormuş ki memleket sınırları içinde bitli, kırk parasız, leş gibi kokan hippilerin başına yeni bir olay daha gelmesin, süslemesinler güzide gazetelerimizin biricik köşelerini.Bir önceki galeri için; Hippilerin Türkiye'de Başına Gelen 9 İlginç Olay
10 Soruda 17-25 Aralık Operasyonları
17 ve 25 Aralık 2013'te gerçekleştirilen operasyonlar, aradan bir yıl geçmesine rağmen Türkiye kamuoyu gündemindeki yerini koruyor.Operasyonlar hükümet ile muhalefet arasındaki en önemli gerilim başlıklarından.Hükümet bu operasyonların bir 'paralel örgüt' eliyle hükümeti yıkmayı amaçlayan siyasi operasyonlar olduğunu belirtmeye devam ediyor.Muhalefet ise soruşturmalardaki takipsizlik kararıyla hükümet mensuplarının, ailelerinin ve hükümeti destekleyen kişilerin karıştığı büyük yolsuzlukların aklandığı kanısında.Gülen Cemaati'ni hedef aldığı iddia edilen son gözaltı operasyonunun da 17 ve 25 Aralık operasyonlarına cevap niteliğinde olduğu yorumları yapılıyor.Peki 17 Aralık ve 25 Aralık'ta ve sonrasında ne olmuştu? Yaşananları 10 soruda derledik.
Reklam
CHP'de Pankart Savaşları
CUMHURİYET Halk Partisi (CHP) Aydın İl Başkanlığı'na asılan 3X6 metre ebatlarındaki pankartlar polis tarafından indirilmek istenince gece boyunca pankart savaşı yaşandı. Öte yandan Denizli'de de hazırlanan afişlerin zabıtalar tarafından kaldırılması tartışma yarattı.Polis mahkeme ve savcılık kararlarıyla iki kez pankart indirtirken, parti yönetimi gece yarısı 17 Aralık operasyonun adeta simgeleri haline gelen içi para dolu ayakkabı kutusu, para sayma makinesi, çelik kasa fotoğrafları ve dolar işareti bulunan 'Halk Yolsuzluğa sessiz kalmayacak' yazılı üçüncü bir pankart astı.17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet olaylarını unutturmak istemeyen CHP Aydın İl Teşkilatı, İstasyon Meydanı'ndaki parti binasına İçişleri eski Bakanı Mamer Güler, AB eski Bakanı Egemen Bağış, Ekonomi eski Bakanı Zafer Çağlayan ile Çevre ve Şehircilik eski Bakanı Erdoğan Bayraktar'ın maskeli fotoğraflarının bulunduğu pankart astı. Türkiye'nin bir çok noktasında parti binalarına asıldığı öğrenilen ve üzerinde '17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvetle mücadele haftası olsun' yazılı pankart için Ankara 2. Sulh Ceza Mahkemesinin kararını emsal gösteren polis, akşam saatlerinde pankartı indirmek için parti binasına geldi. Partililer tarafından polis parti binasına alınmazken, olayı duyan partililer bina önüne akın etti. Polis pankartı indirmek için yaptığı ilk girişimde başarısız olurken pankartın fotoğrafını çekip Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulunulduğu öğrenildi. Başsavcılığın talebi üzerine Aydın 2. Sulh Ceza Hakimi Mestan Özgür Özcan, 'Eski bakanlara görevlerinden dolayı hakaret suçu' işlendiğini hükmedip pankartın indirilmesi yolunda karar vermesi üzerine polis, mahkeme kararını CHP Aydın İl Başkanı Hikmet Saatçi'yi tebliğ etti. Bunun üzerine CHP il yönetimi pankartı yerinden indirdi. İndirilen pankart, tutanak karşılığında polise teslim edildi.YENİ PANKART ASILDIPolislerin parti binası önünde, partililerin ise parti binası içerisinde nöbet tuttuğu gece saat 23.30 sıralarında bu sefer parti binası camlarından meydana bakan tarafına yeni bir pankart asıldı. Bu defa asılan pankartta dört eski bakanın yanı sıra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan'ın maskeli fotoğrafı da yer aldı. Üzerinde ise, 'Çekin kirli ellerinizi bu halkın üzerinden' ifadesi bulunan bu pankartın asılması ile nöbet bekleyen polisler hemen pankartı fotoğraflayıp savcılığın yolunu tuttu. Bu sefer Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yazılı talimatıyla pankart indirilmek istendi. 00.30 sıralarında parti yöneticilerine tebliğ edilen yazılı emri uygun bulmayan partililer pankartı indirmeyince, polis özel bir vinç ile pankartı indirdi.'YENİSİNİ ASARIZ'Pankartın indirilmesi sırasında polise herhangi bir zorluk çıkartmayan partililer, polisin çekilmesinin ardından yeniden harekete geçti. CHP İl Başkanı Hikmet Saatçi, 17-25 Aralık yolsuzluğunu ve rüşvetini unutturmayacaklarını belirtirken, 'Biz bu konuda haklı olduğumuzu biliyoruz. Onlar unutturmak istedikçe biz unutturmayacağız. Pankartta dört olan kişi sayısı beşe çıktı. Daha da artabilir. Onlar indirsin biz yenisini asarız' dedi.GECE YARISI ÜÇÜNCÜ PANKART ASILDIİki pankartın indirilmesinin ardından kalabalık dağılmaya başlarken, poliste meydandaki güçlerinin çoğunluğunu geri çekti. Üç ekibin nöbetçi kaldığı parti binası önünde bir hareketlilik yaşanmazken, parti binası içinde partililer yeniden hummalı bir çalışma içine girdi. Yeniden bir pankart yaptırıp gelen partililer saatler 02.00'yi gösterdiğinde parti binasından yeni bir pankart sallandırdı. Bu sefer pankart üzerinde bakanların ve Bilal Erdoğan'ın fotoğrafları yer almazken, pankartta 17 Aralık operasyonun adeta simgeleri haline gelen içi para dolu ayakkabı kutusu, para sayma makinesi, çelik kasa fotoğrafları ve dolar işareti ile 'Halk Yolsuzluğa sessiz kalmayacak' ifadesine yer verildi. Polis bu pankartı da fotoğrafladıktan sonra bölgeden uzaklaştı. Asılan bu pankart halen yerinde duruyor.'DEVLET SOYGUNCUYU KORUMAK İÇİN SEFERBER OLMUŞ'Pankart kriziyle ilgili CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, 'CHP Aydın il binasındaki pankartı yasadışı emirle indirten savcı telefonlara çıkmıyor. Ne kadar saklanacaksınız? Akıllara zarar, Bütün devlet soyguncuyu korumak için seferber olmuş. Zorbalar devletinin resmidir. Zorbalığın bütün ortakları hesap verecek' dedi.DENİZLİ'DE AFİŞ TARTIŞMASIDENİZLİ Büyükşehir Belediye Meclisi'nde, CHP'liler tarafından '17 ve 25 Aralık'a yönelik hazırlanan afişlerin zabıta ekiplerince kaldırılması tartışma yarattı. Delikçiliçınar Meydanı'na toplanan CHP'liler, belediye başkanı ile hükümeti eleştirdi. Topluluk belediye merdivenlerinin korkuluklarına üzerinde '17-25 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvetle Mücadele Haftası' yazan afişi astı. Denizli Büyükşehir Belediye Meclisi'nin dünkü oturumunda birçok madde görüşerek karara bağlandı. Ancak toplantıya yolsuzluk ve rüşvet tartışmaları damgasını vurdu. CHP'li üyeler, '17-25 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvetle Mücadele Haftası' adıyla başlattıkları etkinlik kapsamında kentin 19 ayrı noktasına, ağaçların arasına asılan afişlerin zabıta ekipleri tarafından sökülmesini eleştirdi. CHP'lilerin toplantıda tepkileri dinmedi. Konuyu meclis gündemine taşıyan CHP Grup Başkan Vekili Bekir Çapar, afişler için Belediyeden ve Valilikten izin aldıklarını belirterek kaldırılma nedenini sordu. Bunun üzerine söz alan AK Partili Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan ise, afişlerin siyasi propaganda amacı taşıdığını, bu nedenle istenilen her yere asılamayacağını söyledi. CHP'liler toplantının ardından belediye binası önünde afişlerin kaldırılmasını protesto için açıklama yaptı. Zabıtalarca sökülen afişlerden birini açan grup adına açıklama yapan meclis üyesi Bekir Çapar, uygulamanın demokrasi ve hukuka aykırı olduğunu ve Belediye Başkanı hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi.MEYDANDA CHP'LİLERDEN AFİŞ EYLEMİBu gece tekrar asılan afişlerin yeniden toplatılması üzerine CHP İl Başkanlığı, Delikçiliçınar Meydanı'na eylem yaptı. Ellerindeki ayakkabı kutularıyla bir araya gelen yaklaşık 500 CHP'li, 'Mustafa Kemal'in askerleriyiz' ve 'Hırsız var' sloganları attı. CHP İl Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, grup adına basın açıklaması yaptı. Üzerinde '17-25 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvetle Mücadele Haftası' yazan afişin iki kez belediye ekipleri tarafından söküldüğünü vurgulayan Çavuşoğlu, 'Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan'ı kınıyoruz. Yolsuzluktan mı, rüşvetten mi sıkıntınız var da afişten mi rahatsız oluyorsunuz? Yolsuzluk ve rüşvete 'hayır' diyorsanız siz de alanlara ininiz. Siz belki de bizim partinin afişteki ambleminden rahatsız olmuşsunuzdur. Bu nedenle afişten parti amblemini çıkardık' dedi.AFİŞ BELEDİYENİN MERDİVEN KORKULUKLARINA ASILDIÇavuşoğlu'nun konuşmasını sürdürdüğü sırada partili gençler, Büyükşehir Belediyesi'nin önündeki merdiven korkuluklarına söz konusu afişi astı. Afişin bir hafta burada asılı kalacağını ve Vali Şükrü Kocatepe'nin de afişin asılmasına izin vermediğini söyleyen İl Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, 'Biz terör örgütü değiliz, siyasi bir partiyiz. Biz, cumhuriyeti kuran partiyiz. Korkma Sayın Vali. Haziran seçimlerinde devran değişecek. Kimse sadakat göstermek zorunda kalmayacaksınız' diye konuştu.'YARATTIĞIN DÜŞMANIN ALTINDA EZİLECEKSİN'Gülen cemaatine destek vermekle suçlandıklarını söyleyen Çavuşoğlu, 'Faşizm kimin üstüne giderse gitsin bizi karşısında bulur. Cemaate, 'Ne istediniz de vermedik' dediler. Bunların her yaptığında dönemin Başbakanı, şimdinin Cumhurbaşkanının da parmağı var. Her seçim öncesi düşman yaratıyor. Ergenekon'da da senin parmağın var. O davanın 'savcısıyım' dedin. Yine bir seçim önü düşman yarattın. Bu kez bu düşman numarasını bu halk yemeyecek. Yarattığın düşmanın altında ezileceksin' diye konuştu. Yaklaşık 30 dakika süren eylem sonrası grubun çoğunluğu sessizce meydandan ayrıldı. Bir grup CHP'li afişin indirilmemesi için burada beklemeye başladı.Cem ULUCAN- Ferah IŞIK- Ramazan ÇETİN/ AYDIN, DENİZLİ- DHA
Rusya Krizinin Türkiye'ye Faturası 6 Milyar Dolar!
İSTANBUL - 1998’de büyük bir finansal kriz yaşayarak borçlarını ödeyemez hale gelen, 2008 küresel krizinden de büyük ölçüde etkilenen Rusya’nın ekonomik durumu şimdi de Ukrayna nedeniyle uğradığı yaptırımlar ve petrol fiyatlarının gerilemesiyle iyice bozuluyor. Enerji ihracatı ülkenin gelirinin üçte ikisini, bütçenin ise yarısını oluşturuyor. Petrol fiyatlarındaki düşüşün ekonomi üzerinde yarattığı baskıyla ülkenin parası yılbaşından bu yana yüzde 50’den fazla değer kaybetti, borsası ise yüzde 50.50 düştü. Kuzey komşumuzun ekonomisinde 1998 krizinin ayak sesleri yeniden duyulmaya başladı. Rusya’daki ekonomik çöküş Türk iş dünyasını da endişelendiriyor. Analistler, Rusya ekonomisinin resesyona sürüklenmesinin Türkiye’ye faturasının 6 milyar dolara kadar çıkabileceğini hesaplıyor.İhracat 5.5 milyar dolara gerilediRusya, AB ve ABD ile Ağustos ayından beri karşılıklı ambargo uyguluyor. Bu ambargo sonrası Rusya’ya ihracatın daha da artacağı bekleniyordu ancak bu gerçekleşmedi. Aksine, Rusya’ya ihracatta ciddi gerileme yaşanıyor. Geçtiğimiz yılın Ocak-Kasım aylarında Rusya’ya yapılan ihracat 6 milyar 501 milyon dolar olmuştu. Bu yılın aynı döneminde ise bu rakam 5 milyar 584 milyon dolar olarak gerçekleşti. Rublenin dolar karşısında değer kaybetmesi, Rusya’ya ihracatın önümüzdeki aylarda daha da gerileceği şeklinde yorumlanıyor. Rusya ekonomisinin küçülme riski, rublenin aşırı değer kaybı ve alım gücünün zayıfl amasının Türkiye’nin Rusya ile ekonomik ve ticari ilişkileri için ne anlama geldiğini uzmanlara sorduk. Uzmanlar da ağır bir fatura çıkardı.ALB Menkuldeğerler’den Enver Erkan, petrol fiyatlarındaki gerilemeyle birlikte Rusya ekonomisindeki dengelerin bozulduğunu belirtti. Rusya, bütçesini yaparken petrol fiyatlarını 95 dolar üzerinden tahmin ettiğinde 2015 yılı büyüme beklentisinin sıfıra indiğini belirten Erkan, fiyatların şu an bulunduğu seviyede ise küçülmenin yüzde 4.7’yi bulabileceğini söyledi. Rusya’nın Türkiye’nin 1’inci ithalat ve 4’üncü ihracat pazarı olduğunu hatırlatan Erkan şöyle konuştu:Kriz Kafkaslar’a yayılırsa ticaretimiz darbe alır“Petrol fiyatlarındaki düşüş bizim için olumlu ancak iç piyasada fiyatlandırılmış durumda. Petroldeki düşüşün Rusya’ya yarattığı kriz ise bizi olumsuz etkiler. Özellikle krizin Rusya ile sıkı ekonomik ilişkiler içindeki Kafkas ülkelerine, Bağımsız Devletler Topluluğu’na (BDT) yayılması Türkiye’nın dış ticaretinde önemli bir kayba yol açabilir. Türkiye, yılın ilk 10 ayında Rusya ve BDT’ye 14 milyar 200 bin dolar tutarında ihracat gerçekleştirdi. Bu coğrafyada yaşancak bir krizin Türkiye’nin ihracatında en az 5 milyar dolar kayba yol açacağını düşünüyoruz. Turizme olumsuz etki de göz önüne alındığında Rusya’nın 2015 yılında Türkiye’ye faturası en az 6 milyar doları bulur.”Asıl etkilenme bavul ticaretinde olacakİstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ali Ulvi Orhan, konuyla ilgili yaptığı değrlendirmede, “Rusya, Türkiye için oldukça önemli bir ülke. Rusya ekonomisi zor durumda. Hem ambargo, hem de petrol fiyatlarının düşmesi buna neden oluyor. Para devalüe oldu. Çok kısa sürede halkın alım gücü kayboldu. Bu da bizim reel sektöre yansıdı. Siyasi olarak yakınlaşmalar var. Ancak bunun ekonomiye yansıması nasıl olacak henüz görmedik. Bugün Laleli, Osmanbey ve Merter’de işler bıçak gibi kesildi. Bu insanlar çok ciddi kiralar ödüyorlar. Rusya’daki kriz bir sezon daha devam ederse korkarım ki bu firmaların büyük bir kısmı kapanmak zorunda kalırlar. Bu piyasaların doğal müşterisi komşu ülkeler. Güneyde problemli ülkeler var. Kuzeyde de Rusya Ukrayna krizi çıkması daha da kötü etkileyecek. Bugün halen Rusya’nın yapısından ötürü, satışların büyük kısmı bavul ticareti ile gerçekleşmekte. Asıl etkilenme bu bavul ticaretinde olacak. Bu yıl Rusya’ya mal satan firmalarda yüzde 50 iş kaybı var.Turizme sert darbe inebilirRusya’daki krizin bir diğer kurbanının turizim olmasından korkuluyor. Rusya’nın turizm sektörü açısından önemine vurgu yapan Erkan, Rusların alım gücünün düşmesinin 1997 kriziyle benzerlikler göstererek Türkiye’nin turizm gelirinde önemli bir kayba neden olabileceğini kaydetti. Erkan turizm sektöründeki kaybın 700 milyon dolar ila 1 milyar dolara ulaşabileceğini ifade etti.Rusya pazarı bir ayda yüzde 35 gerilediAntalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkan Yardımcısı Çetin Osman Budak da turizm sektörünün Rusya’dan etkileneceğini belirterek şunları söyledi: “Ekim ayında Rusya pazarında yüzde 35’e yakın bir gerileme var. Bu gerileme aylık yabancı ziyaretçi sayısını yüzde 5 düşürdü. Bu yıl ciddi büyüme bekliyorduk fakat 10 aylık dönemdeki yüzde 35’lik düşüş büyümemizi de yüzde 4’e düşürdü. Önlem alınması gerekiyor. Bu işin bir yolu var; tanıtımı iki katına çıkarmak lazım. Turizm açısından önümüzdeki sene sıkıntılı olacak.” Türkiye’ye Almanya ile birlikte en yüksek turist girişi, Rusya’dan gerçekleşiyor ve son yıllarda hızla artıyor. 2012’nin Ocak-Eylül döneminde 3.3 milyon olan Rusya’dan turist girişi 2014’te 4.1 milyona çıktı.Zeybekci: Rusya ile 100 milyar dolarlık hedefte ümitliyizEkonomi Bakanı Nihat Zeybekci, en geç 2015’in ilk aylarında Rusya’yla ticaretteki tüm kota, sertifika, miktar kısıtlamalarıyla ilgili problemlerin ortadan kaldırılacağını belirterek, “İki veya üç yıl içinde en fazla, 100 milyar dolarlık bir hedefe doğru gideceğiz” dedi. Zeybekci, önümüzdeki süreçte Rusya’ya olan mal ihracatının artacağını da söyledi. TBMM Genel Kurulu’nda Ekonomi Bakanlığı’nın bütçe görüşmelerinde Rusya ile ilişkiler de gündeme geldi. Zeybekci, şöyle konuştu: “Rusya Federasyonu’yla toplamda 32 milyar dolar civarında olan dış ticaret hacmimizin sadece 6 milyar dolarını biz ihracat olarak yapabiliyoruz, geri kalan 25-26 milyar dolarlık kısmını Rusya’dan enerji ithal ediyoruz. Rusya’yla şu anda sürdürmüş olduğumuz bir süreç var, yani iki ülkenin gerek teknik heyetleri gerekse bakanları olarak 2014 sonuna kadar veyahut da 2015’in ilk aylarında Rusya’yla ticaretimizin önündeki tüm kota, sertifika veyahut da miktar kısıtlamalarıyla ilgili tüm problemleri ortadan kaldırarak, en fazla iki veya üç yıl içinde, 100 milyar dolarlık bir hedefe doğru gideceğiz.Bu ülkeler de risk altındaSon dönemde yaşanan gerginlik aslında uzun zamandır bölge ülkelerini zorluyor. Rublenin hızlı düşüşü, Rusya'nın komşularını olumsuz etkiliyor. En fazla etkiyi gören ülke ise Ukrayna oluyor. Parası %85 değer kaybeden bu ülke, Rusya ile yaşadığı sorunlar dışında, yüksek faiz ve Rusya yanlısı ayrılıkçılar ile de boğuşuyor. Gürcistan, ve Rusya’nın en büyük ticaret ortaklarından Kazakistan da durumdan etkilenen ve para biriminin değer kaybına uğradığı ülkeler arasında. Moldova, Tacikistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Belarus durumdan kötü etkilenen eski Sovyet ülkelerindenEVRİM KÜÇÜK / TAYLAN BÜYÜKŞAHİN | Dünya
Malick'in Yeni Filmi Berlinale'de
65. Berlin Film Festivali'nde Altın Ayı için yarışacak filmlerin bir bölümü açıklandı. Altın Ayı ödüllü Alman yönetmen Andreas Dresen, Oscar ve Altın Palmiyeli yönetmen Terrence Malick ve Peter Greenaway, yeni filmleriyle Altın Ayı için yarışacaklar5-15 Şubat 2015'te 65. kez düzenlenecek Berlin Film Festivali’nde ana yarışmada Altın Ayı için yarışacak filmlerin bir bölümü açıklandı. 1999’da ‘Nightshapes’le Berlinale’den ödülle dönen Alman yönetmen Andreas Dresen’ın yeni filmi ‘Als wir träumten’ (As We Were Dreaming) Altın Ayı için yarışacak yapımlardan. ‘İnce Kırmızı Hat’, ‘Badlands’ ve Altın Palmiye ödüllü ‘Tree of Life’ın yönetmeni Terrence Malick’in başrolüne Christian Bale'i yerleştirdiği yeni filmi de Berlinale’de yarışıyor. İngiliz yönetmen Peter Greenaway ise efsane Rus yönetmen Eisenstein’ı konu alan yeni filmi ‘Eisenstein in Guanajuato’ ile açıklanan seçkide yer alıyor. Ayrıca eşcinsel bir çiftin hafta sonu boyunca yaşadığı aşkı konu alan ‘Weekend’le dikkat çeken genç İngiliz yönetmen Andrew Haigh’in yeni filmi ’45 Years’ da yarışmada dikkat çekiyor. Kenneth Branagh’ın ‘Cinderella’ uyarlaması ise Berlinale’de yarışma dışı özel bir gösterimle izleyiciyle buluşacak.Milliyet Sanat
Reklam
En İyi 12 Steven Spielberg Filmi
Hollywood'un en çok kazanan yönetmeni Steven Spielberg, gerçekten de yönettiği veya yapımcılığını üstlendiği her filmde gişe rekorları kırmaya alışık bir isim. Kimilerince yaptığı filmlerin popüler kültüre yönelik olması sebebiyle eleştirilerin odak noktasına konulsa da dünyada filmleri en çok izlenen yönetmenlerden biri olarak Spielberg'in adını sinema dünyasına çoktan altın harflerle yazdırdığı aşikar.Not: Bu liste Film Listeleri sitesinden alınmıştır.
Reklam
Merkez Bankası'ndan Dolara Sınırlama Hamlesi
Doların 2.41 TL'ye yükselerek yeni rekor kırması üzerine Merkez Bankası'ndan flaş bir karar geldi. Buna göre enerji ithalatçısı kamu kuruluşlarının döviz ihtiyaçları Hazine ve Merkez Bankası tarafından karşılanacak.Soluksuz yükselerek rekorlar kıran dövize karşı, ihalelerde miktar artıran merkez bankası, bunun yetersiz kalması üzerine yeni bir adım attı.Merkez Bankası, enerji ithalatçısı kamu kuruluşlarının döviz ihtiyaçlarının Hazine ve Merkez Bankası tarafından karşılanacağını açıkladı.Merkez Bankası'ndan yapılan açıklamada, 'Enerji ithalatçısı kamu iktisadi teşebbüslerinin döviz ihtiyacının gerekli görülen kısmının Hazine Müsteşarlığı ve Merkez Bankası tarafından doğrudan karşılanması uygun görülmüştür. Uygulama 17 Aralık 2014 tarihinden itibaren başlayacaktır' denildi.Öte yandan  Merkez Bankası yetkilileri bu hamlenin piyasadaki döviz talebini sınırlama amacı taşıdığını belirtirken ilk kez tüm KİT'leri kapsayan bir adım atıldığına dikkat çekti.Analistler kamunun aylık dolar talebinin 1.5 milyar doları bulduğunu belirtirken bu talebin çekilmesi ile dolardaki yükselişin önüne bir süre geçebileceğini belirtiyor. DHA 
Dolardan Yeni Rekor!
ABD doları 2.41 lirayı aşıp 2.4140 liraya çıkarak yeni tarihi düzeye yükseldi.Dolardaki, siyasi gerginlik ve küresel piyasalardaki gelişmelere bağlı tırmanış kesintisiz sürüyor.ABD doları 2.41 lirayı aşıp 2.4140 liraya çıkarak yeni tarihi düzeye yükseldi.Dolara paralel olarak parite etkisiyle 3.0 lira sınırını aşan euro da 3.01 lira düzeyine çıktı.Yarı yarıya dolar ve eurodan oluşan döviz sepeti de 2.71 değerini geçti.Merkez'den dövizde tırmanışa karşı yeni önlem! Soluksuz yükselerek rekorlar kıran dövize karşı ihalelerde miktar artıran Merkez Bankası, bunun yetersiz kalması üzerine yeni bir adım attı.Merkez Bankası, enerji ithalatçısı kamu kuruluşlarının döviz ihtiyaçlarının Hazine ve Merkez Bankası tarafından karşılanacağını açıkladı.Merkez Bankası'ndan yapılan açıklamada, 'Enerji ithalatçısı kamu iktisadi teşebbüslerinin döviz ihtiyacının gerekli görülen kısmının Hazine Müsteşarlığı ve Merkez Bankası tarafından doğrudan karşılanması uygun görülmüştür. Uygulama 17 Aralık 2014 tarihinden itibaren başlayacaktır' denildi.CNN Türk
Ruble Çöküyor!
Petrol fiyatlarının düşmesi, Ukrayna krizi ve FED'in(Amerikan Merkez Bankası) olası faiz artırımı sebebiyle Rus ekonomisi çok zor günler geçiriyor.2014'ün Eylül ayında 1 dolar 37 ruble iken, 24 Kasım'da bu değer 44 rubleye kadar yükselmişti. Her geçen gün dolar karşısında daha da eriyen Rus para birimi ruble, son olarak dün ciddi bir çöküş yaşayarak 64.25 seviyesine kadar düştü. Rusya Merkez Bankası ruble'de yaşanan serbest düşüşün önüne geçebilmek için faizlerde eşine az rastlanır bir artışa gitti. Politika faizini yüzde 10,5'ten yüzde 17'ye yükselten banka gerekçenin 'ruble'deki devalüasyon ve enflasyon riski' olduğunu söyledi.Rusya Merkez Bankasının bu müdahalesi yetersiz kalmış olacak ki, bugün piyasalarda ruble yine sert bir düşüş yaşayarak 75,77 seviyelerini gördü.Petrol fiyatlarındaki düşüşün devam etmesi Rusya'daki krizi katmerlerken, Putin'in Rusya'sının bu ekonomik krize nasıl tepki vereceği merak konusu.
Binali Yıldırım, 'Erdoğan Kabinesi' İçin Tarih Verdi
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın siyasi danışmanlığını da yürüten Binali Yıldırım, 5 Ocak'taki Bakanlar Kurulu toplantısını Erdoğan'ın yöneteceğini söyledi.Yıldırım, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda oluşturulan çalışma gruplarının, ‘gölge kabine’ olarak değerlendirilmesiyle ilgili, “Cumhurbaşkanı’nın hükümeti yönlendirme görevi zaten var. ‘Gölge kabine’ değerlendirilmesi, haksızlık olur” dedi. Hürriyet gazetesinden Nuray Babacan'ın haberine göre, Erdoğan’ın 5 Ocak’taki Bakanlar Kurulu’na başkanlık edeceğini ve bunun 2 aylık periyotlar halinde süreceğini de açıklayan Yıldırım, TBMM’deki sohbetinde şunları söyledi:FİİLEN YARI BAŞKANLIK“Anayasa’daki cumhurbaşkanlığı sistemi, aslında fiilen bir yarı başkanlık sistemidir. Fransa gibi yarı başkanlık sistemiyle yönetilen ülkelerden tek farkı, cumhurbaşkanının parlamentoyu fesih yetkisidir. Bizde direkt olarak fesih yetkisi yok, 45 günde hükümet kurulamazsa bu fesih gündeme geliyor. Şu andaki fiili durum yarı başkanlık sistemidir. Fesih yetkisi dışındaki yetkiler yarı başkanlık sistemindeki gibidir.Böyle olunca, Türkiye’de 20 milyon seçmeninin desteği ile yüzde 52 oy alarak gelen Cumhurbaşkanı ‘Ben bir şeye karışmıyorum’ diyemez. Tayyip Bey’in yerinde başka biri de olsa, beğensek de beğenmesek de Anayasa’daki yetkileri kullanacaktır. Bunları kullanmamak kendi tercihleri olur. Ama Anayasa bu yetkiyi vermiştir. Örneğin Ahmet Necdet Sezer yetkilerini kullanmamıştır. Cumhurbaşkanının, hükümeti yönlendirme görevi vardır. Bu görevi yaparken belli bilgilere sahip olmalıdır. Örneğin Çözüm Süreci ile ilgili, bazı konular beklendiği gibi gitmiyor ya da hızlı ilerlemiyor, bunları hükümetle, başbakanla, bakanlar kurulu ile paylaşması normaldir. Bunu müdahale olarak değerlendirmek doğru değildir. Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasında çatışma beklentisi içinde olanlar var ama ben buna ihtimal vermiyorum.Yeni Türkiye’nin hedefleri ve vizyonu doğrultusunda Cumhurbaşkanlığı ofisi yeniden yapılandırılıyor. Türkiye’nin önemli konularıyla ilgili kurullar oluşturulması doğaldır. Mesela Çözüm Süreci ile ilgili bir uzmanlar kurulunun oluşturulmasından daha doğal ne olabilir? Yatırımlarla ilgili ya da ekonomi ile ilgili birimlerin kurulması da aynı çerçevededir. Bu hükümete karşı bir alternatif değildir. ‘Gölge kabine’ olarak değerlendirilmesi, haksızlık olur.” Kaynak: Nuray Babacan | Hürriyet
Reklam