Dolar İçin Kritik Açıklama Geldi, FED Sürpriz Yapmadı
ABD Merkez Bankası piyasaların merakla beklenen kararını açıkladı.ABD Merkez Bankası (Fed), politika faizini değiştirmedi, faiz artırıma ilişkin yönlendirmede kullanılan 'sabırlı' ifadesini kaldırdı. Fed'in para politikalarını belirleyen Federal Açık Piyasa Komitesinin (FOMC) bugün sona eren Mart ayı toplantısının sonuç bildirisi yayımlandı. Bildiriye göre, FOMC üyeleri 'sabırlı' ifadesinin kaldırılmasına yönelik kararı oy birliğiyle aldı. Söz konusu kararın, FOMC'nin faiz artışına ne zaman başlanacağına karar verdiği anlamına gelmeyeceği kaydedilen bildiride, 'Komite, faiz artışına işgücü piyasasının daha fazla iyileşme gösterdiğinden ve enflasyonun yüzde 2 hedefine yaklaştığından emin olunduğunda başlanmasının uygun olacağını öngörüyor' ifadesine yer verildi.Bildiride, ayrıca faiz artışına Nisan ayı toplantısıyla başlanmasının mümkün olmadığı belirtildi. ABD ekonomisinin geçen Ocak ayında gerçekleştirilen son FOMC toplantısından bu yana yavaşlama gösterdiği ifade edilen bildiride, işgücü piyasasının ise güçlü istihdam artışı ve düşen işsizlik oranıyla iyileştiği aktarıldı.Bildiride, enflasyonun Fed'in yüzde 2 hedefinin altında kalmaya devam ettiğine yer verilerek, gerileyen enerji fiyatlarının enflasyona etkisinin 'geçici' olarak nitelendirilmesi dikkati çekti.FOMC bildirisinde şu ifadeler yer aldı:'Komite, kısa vadede daha da düşmesi beklenen enflasyonun işgücü piyasasındaki iyileşme ve enerji fiyatlarının geçici etkisinin kaybolmasıyla orta vadede yüzde 2 hedefine yaklaşacağına inanıyor. Komite enflasyona ilişkin gelişmeleri yakından takip etmeye devam edecek'.Bildiride dikkati çeken bir başka nokta ise Fed başkanlarının yıl sonuna ilişkin federal fonlama oranı beklentisinin yüzde 1,125'ten yüzde 0,625'e indirilmesi oldu.Fed, büyüme ve enflasyon tahminlerini aşağı yönlü revize ettiABD ekonomisine ilişkin beklentilerini de güncelleyen Fed, bu yılki büyüme tahmini yüzde 2,3 ila 2,7 aralığına çekti.  Söz konusu büyüme tahmini, geçen yılın Aralık ayında açıklanan raporda ise yüzde 2,6 ila yüzde 3 arasındaydı. Fed, ayrıca gelecek yıla ilişkin büyüme tahminlerini de yüzde 2,5 ila 3 aralığından, yüzde 2,3 ila 2,7 aralığına revize etti. Fed'in enflasyon beklentileri de benzer şekilde aşağı çekildi. Bir önceki raporda enflasyonun bu yıl yüzde 1 ila 1,6 ve gelecek yıl yüzde 1,7 ila 2 aralığında seyredeceği tahmininde bulunan Fed, söz konusu tahminlerini sırasıyla yüzde 0,6 ila 0,8 ve yüzde 1,7 ila 1,9 aralığına düşürdü. Aralık 2014'te yüzde 1,5 ila 1,8 aralığında açıklanan 2015 yılı çekirdek enflasyon beklentisi de yüzde 1,3 ila 1,4 aralığına güncellendi. Fed, öte yandan işsizlik oranına yönelik bu yıl için yüzde 5,0 ila 5,2 arasında büyüme tahmini ortaya koydu. Bu tahmin, önceki raporda yüzde 5,2 ila 5,3 aralığındaydı.Sürpriz olmadıPiyasalar Fed'in açıklamalarında 'sabırlı' ifadesini kaldırmasını bekliyordu. Dolar/TL 2,60'ın altını gördüKararın ardından dolar euro karşısında değer kaybını artırarak, 1.08'e kadar çıktı. Parite saat 21:05 itibariyle yüzde 1 yukarıda 1,0768 seviyesine geldi. Fed'in 'sabırlı' ifadesini kaldırmasının ardından dolar düşüşe geçti.   Uluslararası piyasalarda dolar 2,60'ın altına geriledi.   Dolar karar öncesinde 2,61'in üzerinde işlem görüyordu.   Dolar 13 Mart'ta 2,6488'le tüm zamanların rekorunu kırmıştı.Dünya
Endüstriyel Tasarımcı Olmak İçin 30 Yeni Altın Kural Daha
İçinizden biri olarak, geçtiğimiz sene düzenlemiş olduğum Endüstriyel Tasarımcı Olmanın 24 Altın Kuralı'nda eksik kalanları tamamlamak adına, tam 1 yıl sonra aynı gün aynı saatte yenilerini sizlerle paylaşmak istedim.İyi eğlenceler. :)Arda Ülgay
Numan Kurtulmuş'tan Çözüm Süreci Açıklaması: 'Geriye Dönelim Kimse Diyemez'
Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, çözüm sürecinin vazgeçilmez olduğunu belirterek, 'Azgın bir nehirde karşıya geçiyoruz, yüzde 80'ini geçtik. 'Geriye dönelim' kimse diyemez. Ne İmralı bunu diyebilir ne Kandil diyebilir' dedi.Numan Kurtulmuş, katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.Türkiye'de Kürt sorunu bulunup bulunmadığına ilişkin soruya karşılık Kurtulmuş, bir devlette en zor değiştirilecek şeyin zihniyet olduğunu, son 12 yılda Türkiye'de zihniyet değişikliğinin başladığını belirtti.Çözüm Sürecine en büyük desteği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın verdiğini anlatan Kurtulmuş, zihniyet inşasından sonra insani haklar konusunda yapılması gerekenler olduğunu dile getirdi. Kurtulmuş, 'Sonuçta devam eden bir ortam var. Bir takım görüşmeler var. Burada da çok ciddi şekilde mesafe alınmış. Eğer eski Türkiye olsaydı Oslo görüşmeleri yapılabilir miydi? Eğer eski Türkiye olsaydı İmralı görüşmeleri yapılabilir miydi? Bu zihniyet değişimi ciddi şekilde Türkiye'de başarıldığı, başarılma konusunda büyük adımlar atıldığı için Türkiye bu noktaya geldi' şeklinde konuştu.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Kürt sorunu yoktur' sözlerinin hatırlatılması ve bunun çelişkili olup olmadığının sorulması üzerine Kurtulmuş, şu ifadeleri kullandı:'Hayır, şunu söylüyor: Vatandaşlarımızın, anayasal hakları, hak ve özgürlüklerin genişletilmesi anlamında, Türkiye'de, Kürt kökenli olan vatandaşlarımızın bir takım sorunları vardır, bunu biliyoruz ama Kürt sorunu ne zaman vardı. Devlet 'Kürt yoktur' dediği zaman vardı.'Oslo görüşmeleri sonrası MİT Müsteşarı Hakan Fidan'a ilişkin yapılanları ve Erdoğan'ın bu dönemde Fidan'ı koruduğunu hatırlatan Kurtulmuş, 'Burada haksızlık etmeye gerek yok. Tayyip Bey'in, Sayın Cumhurbaşkanımızın söylediği: Evet, Kürt vatandaşlarımızın sorunları olabilir ama inkar üzerine dayalı, red üzerine dayalı, asimilasyona dayalı, devletin bakışından bakılan bir Kürt sorunu meselesi. Eskiden vardı ama. Bunu söylemek istiyor' diye konuştu.'Geriye dönelim kimse diyemez'Kurtulmuş, Erdoğan'ın, eski Türkiye'nin siyasetçilerinin hiçbirinin şablonuyla uymadığını ifade etti.Abdullah Öcalan'ın nevruzda, kongre çağrısı yapıp yapmayacağına ilişkin soru üzerine de Kurtulmuş, şunları kaydetti:'Başlamış olan bir süreç var. Bu geri dönülemez bir süreç. Bunu hepimizin çok net görmesi lazım. Ben şöyle bir metafor kullanıyorum. Azgın bir nehirde karşıdan karşıya geçiyoruz, yüzde 80'ini geçtik. 'Geriye dönelim' kimse diyemez. Ne İmralı bunu diyebilir ne Kandil diyebilir ne de burada hükümet olarak biz irademizden vazgeçeriz. Biz vazgeçsek bile, millet bundan vazgeçmez.'Çözüm sürecinde, hükümetin çözme iradesinin, örgütün silah bırakma iradesinin ve milletin desteğinin bir araya geldiğinin altını çizen Kurtulmuş, 'Bunların bir tanesi olmazsa, biri çekildiğinde süreç biter zaten' diye konuştu.Cemil Bayık'ın 'PKK'nın Öcalan ile yüzyüze görüşmeden silah bırakmayacağına ve 10 maddeyle ilgili mekanizmalar hayata geçirilmeden adım atılmayacağına' ilişkin sözlerinin hatırlatılması üzerine Kurtulmuş, bu iradenin ortaya konulmasının önemine işaret ederek, gerisinin teraffuat olduğunu söyledi.'Bir daha hiç kimse '30 sene daha dağlara çıkalım' diyemez'Bu tartışmaların gelip geçici olduğunu belirten Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:'Şunu çok net söyleyeyim. Bir daha hiç kimse kolay kolay '30 sene daha dağlara çıkalım da bu dağlarda teröre devam edelim' diyemez. Şehirde mücadele etmek, gösteri yapmak, molotofkokteyli atmak, taş atmak, bu bir şeydir ama dağ hayatında insanların bırakın çatışmada ölmeyi normal şartlarda bile çok genç yaşlarda öldüğü bir ortamda, insanlar artık bir daha çocukları dağlara kolay kolay götüremezler. Buna bölge halkı müsaade etmez. Kürt siyasetinin gelmiş olduğu seviye de buna müsaade etmez. Nevruz öncesinde, nevruzda iyi bir açıklama yapacağını ümit ediyorum. Seçim öncesinde de Türkiye'nin bunu bir sene önceden beri dile getiriyorum, Türkiye halkının bütün herkesin büyük çoğunluğunun, 'bu iş çözülüyor galiba' diyeceği bir noktaya geleceğimizi ümit ediyorum.'PKK'nın Nisan veya Mayıs'ta silahsızlanma gündemiyle toplanıp, silahlı mücadele kararı almasını bekleyip beklemediğine ilişkin soruya karşılık da Kurtulmuş, 'Mümkündür. Büyük, kuvvetle ihtimaldir. En azından, çok kuvvetli bundan sonra siyasete geçiş dönemi başlamıştır çağrısı olacaktır. Kongre eğer toplanırsa böyle bir açıklamanın geleceğini ümit ediyorum' diye yanıtladı.'PKK diyor ki; 'Biz Türkiye'de eylem yapmayacağız, Türkiye'deki silahlı güçlerimizi çekeceğiz fakat Kandil'deki var oluşumuzu ve silahları bırakmamız mümkün değil. Çünkü Ortadoğu'daki durum var.' Hükümet bunu nasıl karşılıyor?' şeklindeki soruya karşılık da Kurtulmuş, 'PKK'nın önce sivilleşmesi, silahları bırakması orada burada değil her yerde silah bırakması ve bu anlamda barış içerisinde yaşanacak bir Ortadoğu'nun yaşanması için ortak siyasi perspektife katkıda bulunması lazım' dedi.FED açıklamasıABD Merkez Bankası'nın (Fed), politika faizini değiştirmediği ve faiz artırımına ilişkin yönlendirmede kullanılan 'sabırlı' ifadesini kaldırdığı hatırlatılan ve bunun Türkiye'ye yansımasının ne olacağına ilişkin değerlendirmesi sorulan Kurtulmuş, kararının ABD'de beklendiğini dile getirerek, 'Kısa vadede Türkiye'de de dövizin, doların bir miktar düşmesine neden olacağını söylemek mümkün' dedi.Kurtulmuş, Türkiye'de faizin indirilmesi konusunda da ciddi bir etkisi olacağını düşündüğünü, ancak kararın sihirli bir değnek olmadığını ifade etti.Ekonomi yönetiminde söylem farkı olduğu yönündeki iddialara dair soru üzerine de Kurtulmuş, Merkez Bankası'na ilişkin bu tartışmaların birileri tarafından yanlış yerlere çekildiğini dile getirdi.Dünyada da Merkez Bankalarına ilişkin bu tür tartışmalarının olduğunu anlatan Kurtulmuş, 'Aslında başka bir şey konuşuluyor. Sorun şuydu: Türkiye nasıl büyüyecek? Tartışma, büyüme tartışmasıydı' dedi.Ancak bazı çevrelerin, bu tartışmaları politik bir tartışma haline getirdiğini söyleyen Kurtulmuş, 'Sanki Köşk ile Merkez Bankası arasında ya da bakanların arasında tartışma varmış gibi bunlar gündeme getirildi' diye konuştu.Kurtulmuş, Merkez Bankası'na ilişkin tekrar böyle bir tartışma yaşanıp yaşanmayacağına ilişkin soruyu ise 'Yaşanmaz' diye yanıtladı.Kaynak: AA
HDP'nin Zeybekci Önergesi Gündeme Alınmadı
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci hakkında HDP grubu tarafından verilen gensoru önergesinin gündeme alınması kabul edilmedi.HDP'nin, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci hakkında verdiği gensoru önergesinin görüşmeleri TBMM Genel Kurulu’nda yapıldı. 'Türkiye’nin son dönemde ekonomik ve istihdama yönelik göstergelerinin kötüye gittiği' iddiasıyla hakkında verilen gensoru önergesinin gündeme alınıp alınmaması ile ilgili görüşmelerde söz alarak kürsüye çıkan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Türkiye ekonomisi hakkında bilgi verdi.2014 yılındaki cari açıkla ilgili olumlu gelişmenin 2015 yılında rekor seviyede devam ettiğini belirten Bakan Zeybekci, “Ocak ayında cari açığımız 2 milyar dolar seviyesindedir. 2014 yılının Ocak ayına göre 2015 yılının Ocak ayında cari açığımız yüzde 60 seviyesinde indirilmiştir. Yani 2014 yılında yüzde 5.7 seviyesinde gerçekleşecek olan cari açık, 2015 yılında yüzde 4 seviyelerine gelecektir. Bunun sebebi petrol fiyatlarının düşmesi, ham maddenin de buna uygun bir şekilde düşmesi, adı ne olursa olsun, ortada bir sonuç vardır. Cari açıkla ilgili çok önemli bir sonuç elde ediyoruz” dedi.“Türkiye 2009 yılında 1 kilogramlık ihracatı 1.2 sent iken, bugün itibari ile bu rakam 1.66 dolara gelmiştir. İthalatımızda 1.77 dolardır” diyen Bakan Zeybekci, son zamanlarda yaşanan kur artışına yönelik “Kurlarla ilgili birileri maalesef Türkiye’ye yakışmayan dalgalanmadan fırsat çıkartmaya çalışıyor” ifadelerini kullandı.Genel Kurulda yapılan oylamada HDP’nin Bakan Zeybekci hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınmamasına karar verildi.DERYA YETİMİHA
Bugün Türkiye Gündemindeki En Önemli 10 Olay
Bugün 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi'nin 100. yıldönümü. Çanakkale şehitleri Çanakkale başta olmak üzere yurt genelinde düzenlenen törenlerle anıldı.18 Mart Günü Çanakkale'de Yazılan Destanın Saat Saat ÖyküsüÇanakkale Savaşı'nın 100'üncü Yılında Atatürk'ün Hatıraları100. Yılında 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi'ne Etki Eden 15 Kişi ve OlayÇanakkale Türküsü'ne Havada, Karada, Denizde KlipHiç Görmediğiniz 18 Fotoğraf ile Çanakkale SavaşıAsırlık Bir Kahramanlık Destanını Yaşatan Çanakkale Türküsü'nün Hikayesi
Reklam
Merkez Bankası Eski Başkanı Yılmaz MHP’den Aday Adayı Oldu
11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Çankaya Köşkü'nde ekonomi danışmanı ve Merkez Bankası eski Başkanı olan Durmuş Yılmaz, MHP'den milletvekili aday adayı oldu. Bugün MHP’ye resmen adaylık başvurusunda bulunduğunu belirten Yılmaz, 'Bir dosya verdim aday adayı oldum. Ankara diye müracaat ettim ama kesin olur mu olmaz mı müracaatım Ankara.' diye konuştu. Yılmaz, siyasete girmesi ile ilgili konunun uzun zamandır gündemde olduğunu ve bugün kararını verip aday adaylığı başvurusunu yaptığını söyledi.Cihan
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
ÇANAKKALE zaferinin önemini anlamak için iki sorudan yola çıkmak gerekir: 1912 Balkan Harbi'nde silahını bırakıp kaçan ordu nasıl oldu da Çanakkale destanını yazdı?Çanakkale zaferinin Türk ve dünya tarihinde sonuçları nedir?Balkan Harbi'nde silahını bırakıp kaçan ordu siyasete batmıştı, eğitimsizdi, ruhsuzdu, dil birliği bile yoktu. Harpte esir düşen Yüzbaşı Ömer Seyfettin, anılarında bu 'çokuluslu' hazin tabloyu büyük ıstırapla anlatır.Orduya ruh ve disiplin veren Enver Paşa'dır. Alaylı subayları tasfiye etti. İyi eğitimli genç subayları görevlendirdi. İsmet İnönü ve Kazım Karabekir gibi Milli Mücadele liderleri de Enver Paşa'nın bu rolünü övgüyle anlatırlar. Fakat 35 yaşında başkumandan vekili olan Enver'in eğitimi çok iyi olmakla beraber siyasi olgunluğu teşekkül etmemişti, bir cihan harbini yürütecek 'büyük sevk ve idare' denilen birikim ve tecrübesi yoktu. İlk hizmeti ne kadar büyükse, bu ikincisinin maliyeti de o kadar ağır oldu.
Reklam
Davutoğlu: 'Bıraktığınız Emanet Emin ve Sağlam Omuzlardadır'
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi'nin 100. yıl dönümü dolayısıyla 18 Mart Stadı'nda düzenlenen resmi trene katıldı.Davutoğlu, konuşmasına, 'Vatan, millet, bayrak, namus, haysiyet ve hürriyet için bir an bile tereddüt etmeden şehadete yürüyen Aziz şehitlerin değerli torunları, bu şehitleri bağrında barındıran değerli Çanakkaleliler, aziz konuklar bu anlamlı günde, bu büyük günde hepinizi saygıyla muhabbetle selamlıyorum' diyerek başladı. Milletlerin sınava çekildiği tarihi anlar olduğunu, o tarihi anlarda, bu sınavın hakkını veren milletlerin, tarihe altın harflerle yazıldığını dile getiren Davutoğlu, bu sınavların hakkını veremeyenlerin ise tarihten silindiğini ifade etti.'İşte 100 yıl önce böyle bir sınavı tarihe geçmiş bir millet olarak aziz milletimiz yaşadı' diyen Davutoğlu, şöyle konuştu:'1911 Trablusgarp Harbi’nden 1922 Büyük Taarruz’a kadar 11 yıl, Asya’nın, Afrika’nın Avrupa’nın, Balkanların, Kafkaslar'ın, Ortadoğu’nun, Kuzey Afrika’nın her bir yerinde kahramanca savaşan bir millet, Çanakkale’de büyük bir imtihanla karşı karşıya kaldı. Ya bu imtihan kazanılıp bu millet haysiyetle ayakları üzerinde duracaktı ya da büyük bir zillet yaşanacaktı. Balkan bozgunu yaşamış olanlar, Çanakkale’de bir milletin kaderini değiştirdiler.  Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin tohumlarını bu mübarek topraklarda attılar. Allah onlardan razı olsun. Onların emaneti bizim için kutsal bir mirastır ve ebediyen bütün milletimiz tarafından bu miras omuzlarda taşınacak, bu aziz bayrak zirvelere taşınacaktır.''Ebediyen kardeşliğin tohumunu attılar''Bu kutlu savaşın aziz milletimizin tarihinde, bilincinde uyandırdığı en önemli hatıra, milli birliğin ve beraberliğin önemidir' ifadesini kullanan Davutoğlu, şöyle devam etti:'İşte 100 yıl önce bu topraklarda şehit düşen, aziz atalarımız bize şehadetleriyle aslında geleceğimizin, istikbalimizin de temel prensibini ortaya koydular. Yurdumuzun her köşesinden şehadete yürüyenler, bundan sonra da yurt topraklarında ebediyen kardeşliğin tohumunu attılar. Aziz milletimizin hiçbir ferdi yoktur ki 100 yıl önceki Çanakkale Savaşı’ndan ailesinde hatırasında bir iz taşımamış olsun. Bizim köyümüzde, evimizde Hatice ninemiz vardı. Yarım asra yakın evimizde kalmıştı. Her seferinde dedem onuÇanakkale emaneti diye anardı. Dedemin kardeşinin eşi, Çanakkale’de şehit olmuştu. Biz daha zaman çocukluk bilincimizde Çanakkale’yi ailemizin birliğinin timsali olarak görmüştük. Lisede okulda okurken, İstanbul’da bir altın sınıftan bahsedildi. Bir nesli, Çanakkale’ye gelmiş, bir sınıfı 50’ye aşkın şehitle bu topraklarda kalmıştı. O sebepledir ki İstanbul Lisesi pervazları siyaha boyanmıştı. Duvarlarının rengi de sarı olduğu için sarı siyah İstanbul Lisesi’nin sembolü olmuştu.''Bıraktıkları kardeşlik mirası ebediyen taşınacaktır'Başbakan Ahmet Davutoğlu, Çanakkale’nin unutulmaz izleri bulunduğunu dile getirerek, şöyle konuştu:'Aziz şehitlerimizin huzurunda bir kez daha söz veriyoruz; bıraktıkları miras, bıraktıkları kardeşlik mirası ebediyen taşınacaktır. Bugün Diyarbakır’da da İzmir’de de Hakkari’de de Edirne’de de Rize’de de Muğla’da da o aziz şehitlerin torunları omuz omuza geleceğe yürüyorlar, yürüyecekler. Onların mirasına, onların hatırasına ayrımcılık, bölücülük sokmak isteyenlere, fırsat verilmeyecektir. Türk, Kürt, Alevi, Sünni kim olursa olsun, Çanakkale Savaşı’nda omuz omuza savaşanların torunları, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin eşit vatandaşları olarak geleceğe birlikte omuz omuza yürüyecekler. Yine gönül coğrafyamızda Balkanlar’da Ortadoğu’da, Kafkaslar'da, Kuzey Afrika’da her bir toprak parçasında bugün Çanakkale Savaşı şehitlerinin hatıraları yaşar. Prizren'e gidin, Üsküp’e gidin, Saray Bosna’da her yerde ‘benim dedem de Çanakkale’de savaşmıştı’ diyenleri görürsünüz. Irak’a, Bağdat’a Kerkük’e, Musul’a gidin ‘benim dedem de Çanakkale’de savaşmıştı’ diyenleri görürsünüz. Biraz önce Basra’dan gelen aşiret liderlerini gördüğümde bu topraklarda şehit düşenlerin sadece Anadolu ile Trakya ile sınırlı olmadığını fark etmiştim. Yine Halep’te, Humusta Kudüs’ten şehitleri Çanakkale’nin bağrında görürsünüz.'Davutoğlu, Türk milletinin 1911’den 1922’ye kadar 11 yıl içinde dünyanın her köşesinde şehitler bıraktığına işaret ederek, şunları kaydetti:'2 hafta Macaristan’a gittiğimde, Galiçya şehitlerini selamladım. Başbakan olarak ilk ziyaretimi yaptığımda Azerbaycan’da Kafkas İslam Ordusu’nun şehitlerini selamladım. 2 sene önce Myanmar’a gittiğimde, unutulmuş gibi zannedilen, oraya götürülen 6 bini aşkın askerimizin şehit topraklarına selam gönderdik ve unutulmuş o mezarları ihya ederek başlarına aziz bayrağımızı ve aziz Kuran-ı Kerim'in hitabetini getirdik. Bu mektupları cevapsız kalmış şehitlere, 100 yıl sonra gelmiş ulu mektuptu. Şimdi buradan bir kez daha seslenerek diyorum ki nasıl Çanakkale Savaşı’nda dersaadetin, payitahtın, başkentin, aziz İstanbul’un düşmemesi için Iraklılar, Suriyeliler'in, Filistinliler, Balkan kökenliler, Kosavalılar, Boşnaklar, Azeriler, hep beraber omuz omuza savaşmışlarsa, Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak bugün de diyoruz ki 100 yıl sonra o aziz şehitlerin torunları, onların torunlarının kaderi bizim kaderimizdir. Suriyeliler'in, Iraklıların Aziz Azerbaycan’ın, Balkanların kaderi Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin merhamet ve şefkat elindedir. Bizler, o aziz şehitlerin mirasına sahip çıkacağız. Yine o zaman Mehmet Akif, Çanakkale şehitlerine hitap ederken, Muhammed İkbal de Lahor’dan Çanakkaleşehitlerine, Balkan şehitlerine, Trablusgarp şehitlerine hitap ediyordu ve diyordu ki ‘eğer ahirete gitsem ve Resul'un huzuruna varsam, getireceğim en büyük hediye Balkan şehitlerinin, Çanakkale şehitlerinin kanı olur’ diyordu. Hint Müslümanları ayaktaydı, Afrika Müslümanları ayaktaydı. Orta Asya’daki soydaşlarımız ayaktaydı. Hep beraber dua ediyorlardı.  Çünkü biliyorlardı ki Çanakkale düşerse, İstanbul düşerse mazlum milletlerin kaderi de düşer. İşte o zaman, Türkiye’nin o zamanki vatanımızın çok ötesindeki mazlum milletlerin kaderi de Çanakkale Savası ile birlikte değişti.'Çanakkale savaşının, hiçbir ordunun yenilmez olmadığını gösterdiğini ifade eden Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:'Hiçbir güç iman gücünün  onur ve haysiyet mücadelesine dayanan o manevi gücün üstünde olamaz. Hiçbir güç Seyit Onbaşı’ndan daha kuvvetli, daha  kudretli değildir. Eğer mazlum milletler ayağa kalkmışsa, eğer 20. yüzyılın ortalarında mazlum milletler kendi kaderlerini çizebilmişlerse bunda Çanakkale şehitlerini aziz kanının tesiri  vardır, izi vardır, hatırası vardır.'
4G'de Toplam Asgari Bedel 2,3 Milyar Euro
Bakanlar Kurulu, 4G ihalesine ilişkin frekans değerleri ile asgari bedelleri belirledi. İhalede toplam asgari bedel 2 milyar 298 milyon avro olarak belirlendi.Bakanlar Kurulu, 4G ihalesine ilişkin frekans değerleri ve bant genişlikleri ile asgari bedelleri belirledi.IMT (Uluslararası Mobil Telekomünikasyon) Yetkilendirmesinde İhaleye Çıkılacak Olan Frekanslara İlişkin Asgari Değerlerin Belirlenmesine İlişkin Bakanlar Kurulu kararı, Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.Buna göre, IMT yetkilendirmesinde ihaleye çıkılacak frekanslara ilişkin asgari değerler, katma değer vergisi hariç olmak üzere belirlendi.İhale, 800, 900, 1800, 2100 ve 2600 MHz frekansları için, 20 ayrı bant genişliğinde yapılacak. Toplam bant genişliği 390,4 MHz olacak. İhalenin toplam asgari bedeli ise 2 milyar 298 milyon 67 bin 661 avro olarak belirlendi.Belirlenen asgari değerler üzerinden çıkılacak ihale sonucunda oluşan ihale bedeli, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından hazırlanacak ihale şartnamesinde belirlenecek usulle ihaleyi kazananlar tarafından peşin veya ilki peşin olmak ve geri kalan taksitler ilk ödemeyi takip eden 6'şar aylık dönemlerde ödenmek üzere 4 eşit taksitte ödenebilecek.Peşin ödemeden sonraki taksitler belirlenen süreden önce ödense dahi taksit miktarlarında iskonto yapılmayacak.Taksitlerin vadesinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi halinde ödeme yapılmayan miktar ve süre için 6 aylık yüzde 1,31'in iki katı gecikme faizi uygulanacak. Ödemenin vade tarihinden en fazla 30 gün içinde belirtilen faiz oranıyla yapılmaması halinde yetkilendirme BTK tarafından iptal edilecek.İhaleye çıkılacak frekanslara ilişkin asgari değerler şöyle: Paket Adı Frekans Bantgenişliği(MHz) Asgari Bedel(Avro) A1 800 MHzFDD 2x10 372.926.013 A2 800 MHzFDD 2x10 372.926.013 A3 800 MHzFDD 2x10 372.926.013 B1 900 MHzFDD 2x7,6 216.819.184 C1 1800 MHzFDD 2x29,8 283.411.778 C2 1800 MHzFDD 2x20 190.209.247'Büyük sıçrama yaşanacak'Türk Telekom Grubu Bireysel İş Birimi Üst Yöneticisi (CEO) Erkan Akdemir, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, mobil alanın, mobil internetin ve akıllı telefonun yaygınlaşmasının bu senenin ana temaları olacağını belirterek, 'Özellikle 4G'ye geçişle birlikte daha da büyük bir sıçrama yaşanacak' dedi.Akdemir, 3G ile sadece hızlı internet kullanımının artmadığını, akıllı cihazların yaygınlaştığını ve bununla ilgili uygulamaların da yoğun hale geldiğini belirterek, 'Bir o kadar önemlisi de ekonomide verimliliğin artırılması, farklı ortamlardayken toplantıların yapılabilmesi ve çok hızlı bir şekilde bilgiye ulaşıp karar süreçlerinin hızlanması anlamında çok büyük faydası oldu. 4G'yi de yine bu şekilde görüyoruz. Böylece topluma ve ülkeye katkısının daha büyük olacağını düşünüyoruz' diye konuştu.Muhabir: Arife Yıldız Ünal, Mücahid Eker | AA
İsrail'de Netanyahu Kazandı
İsrail'de genel seçimlerde Başbakan Netanyahu liderliğindeki Likud 30 sandalye, Siyonist birlik 24 sandalye kazandı. İsrail basını sonucu 'Netanyahu'nun sürpriz başarısı' diye yorumluyor.Al Jazeera muhabiri Ece Göksedef'in haberine göre, İsrail'de oyların yüzde 99'u sayıldı. Oyların yüzde 23,73'ünü Başbakan Binyamin Netanyahu'nun lideri olduğu Likud aldı. En yakın rakibi olan Siyonist Birlik yüzde 19,06 oy aldı.Bu sonuçlara göre 120 sandalyeli parlamentoda, Likud 30, Siyonist Birlik 24 sandalye kazandı. İsrail medyası, seçim sonucunu aday olmaması için gösteriler düzenlenen Netanyahu'nun 'sürpriz zaferi' olarak yorumladı. 2013'teki seçimde Likud'un 31 sandalyesi vardı.Seçim öncesi yapılan neredeyse tüm anketlerde Netanyahu'nun 21,22 sandalye çıkarabileceği, Siyonist Birlik'in 24, 25 sandalyeyle birinci olacağı tahminleri yapılıyordu. İsrail basını, 'Seçimin en büyük kaybedeni araştırma şirketleri' yorumunu yaptı. İsrail'de hükümet çoğunluğu için 61 milletvekili gerekiyor. Netanyahu diğer sağ partilerle koalisyon için görüşmelere, ilk sonuçların açıklanmasıyla birlikte başladı. Seçim öncesi 'Netanyahu dışında herkes' kampanyası başlatan İsrail Evimiz Partisi lideri Lieberman, koalisyona katılıma yeşil ışık yaktı. Seçim sürecinde Netanyahu'ya açık destek veren Yahudi Evi Partisi lideri Bennett ve Netanyahu gece boyunca bir kaç kez görüştü.
Reklam
Taraftarlardan Mehmet Özdilek ve Futbolculara Tehdit
SAİ Kayseri Erciyesspor'da şoke eden bir olay yaşandı. Kayseri Erciyes Taraftarlar Derneği bu haftaki Çaykur Rizespor maçı için teknik direktör Mehmet Özdilek ve futbolcuları tehdit eden ifadeler dolu bir bildiri yayımlayarak, 'Ya bu maçı alacaksınız, ya da alacaksınız. Aksi sonuçta hepiniz bu şehri terk edin' dedi.Ligde son olarak Beşiktaş'a 5-1 mağlup olan SAİ Kayseri Erciyesspor'da şoke eden bir olay yaşandı. Kayseri Erciyes Taraftarlar Derneği bu haftaki Çaykur Rizespor maçı için teknik direktör Mehmet Özdilek ve futbolcuları tehdit eden ifadeler dolu bir bildiri yayımlayarak, 'Ya bu maçı alacaksınız, ya da alacaksınız. Aksi sonuçta hepiniz bu şehri terk edin' dedi.Spor Toto Süper Lig'de hayal kırıklığı yaratan ekiplerin başında gelen Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor'un son olarak Beşiktaş'a 5-1 mağlup olması, taraftarların sabrını taşırdı. Kayseri Erciyes Taraftarlar Derneği, önümüzdeki cumartesi günü Çaykur Rizespor ile oynanacak maç için bir bildiri yayımlayarak, teknik direktör Mehmet Özdilek ve futbolcuları açıkça tehdit etti.Derneğin Facebook sayfasında basın sözcüsü Mehmet İncialan imzasıyla yer alan bildiride, futbolcuların tek kuruş alacağının dahi olmadığı vurgulanarak şu ifadeler kullanıldı:'Dermansız hasta gibisiniz''Kayseri Erciyesspor'un gidişatı bizleri kahretmektedir. Alt sıralardaki bütün takımlar can havliyle çıkış yakalamak için çaba gösterirken Kayseri Erciyesspor sanki bulunduğu yerden çok memnunmuş görüntüsü vermeye devam etmektedir.Süper ligde futbolcularına borcu olmayan tek kulüp niteliğindeki Kayseri Erciyesspor maalesef taraftarını üzmüş, gururunu kırmış ve ölümünü bekleyen dermansız hasta konumundadır.'Yaptıklarınız yanınıza kâr kalmayacak!'Tek tek ele aldığımız zaman hepsi birer yıldız olan futbolcularımızın umursamaz tavırları bir ihanet gibi algılanmaktadır. Verilen onca emeğe, sevgiye ve paraya karşılık alınan sonuçlar sıfırın bile altındadır.Ziya Eren'in suçu her istediğinizi anında yerine getirmek ve sizi maddi yönden mutlu etmek mi? Taraftarın suçu, takımın hatırına sizi protesto etmeyip, mağlup olduğunuz maçtan sonra bile sessiz kalmak mı? Yani yaptıklarınızın yanınıza kar kalacağını zannediyorsanız yanılıyorsunuz.'Size ikinci şans vermiyoruz'Ey Mehmet Özdilek, nedir problem? İstediğin her oyuncu alındı. Senden başarı beklemek en tabii hakkımızdır. Bu takıma çareyi sen bulacaksın. Senden bahane değil, başarı istiyoruz.Sizi affetmek ve yeniden bütünleşmek için sadece bir fırsatınız var. Cumartesi günü oynanacak olan Çaykur Rize maçını mutlaka kazanmanız gerekiyor. Size ikinci bir şans vermiyoruz. Bu maçı ya alacaksınız, ya da alacaksınız. Aksi sonuçta stattan tesislere bile gelmeyip hepiniz bu şehri terk edin.'Eurosport
Pamuk: 'İktidardakileri Dinden Çok Para İlgilendiriyor'
Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk Almanya'nın haftalık Die Zeit gazetesine verdiği röportajında Türkiye'nin AB üyeliği meselesinin artık geçmişte kaldığını ve kendinin de büyük hayal kırıklığı yaşadığını söyledi. Orhan Pamuk, Türkiye'nin sorununun 'zenginleşme ile beraber demokrasi talebinin gelişmemesi' olduğunu ifade etti.Orhan Pamuk Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyelik sürecinin artık geçmişte kaldığını ve hem Avrupa Birliği'nin, hem de Türkiye'nin kendi sorunları ile boğuştuğunu belirterek, 'Büyük hayal kırıklığı yaşıyorum. 2002 ile 2009 yılları arasında iyimserdim. Türkiye Avrupa Birliği'ne girmeyi başardığında 'harikalar diyarındaki Alice' gibi her konuda konuşabileceğimize inanmıştım.' dedi.'ONLARI DİNDEN FAZLA PARA İLGİLENDİRİYOR'Türkiye'nin İslam dünyası için rol model olmasına da inanmadığını söyleyen Orhan Pamuk, Türkiye'nin sorununun, zenginleştiği ölçüde demokratlığının gelişmemesi ve ikisinin paralel ilerlememesi olduğunu ifade etti.Orhan Pamuk, yolsuzlukların ise siyasal İslam'ın gizemini kaldırdığını söyledi. 1990'li yıllarda siyasal İslamcılığın gizemli bir tarafının olduğunu, hatta Marksist ve Komünistlerin dahi bunu ilginç bulduğunu belirten Orhan Pamuk, bugün ise siyasal İslam'ın yolsuzluk nedeniyle gizemini tamamen kaybettiğini dile getirdi.Orhan Pamuk şöyle konuştu: 'Yolsuzluk nedeniyle siyasal İslam gizemini tamamen kaybetti. Türkiye'nin İslamcıları bir zamanlar toplumun alt kesimlerinden taşralı, kızgın, kendilerine yapılanları unutmaz kişilerdi. 12-13 sene sonra şimdi kendileri yönetim kadrosunu oluşturuyorlar. Şimdi her müesseseye el atıyor, iktidarı merkezileştiriyorlar. Onları dinden fazla para ilgilendiriyor. İslam sadece söylemlerini süsleyen bir unsur haline gelmiş durumda.' şeklinde konuştu.'HER GÜN YOLSUZLUK HABERİ OKUYORLAR...'Halkın bunu neden görmediği yönündeki soruya ise Orhan Pamuk şöyle cevap verdi: 'Çoğu insan bunu görüyor, ama ekonomi iyi gittiği için bir şeylerin değişmesini istemiyorlar. Gelişmekte olan çoğu ülkede - ki Türkiye de bunlardan biridir - insanları asıl ilgilendiren demokrasi değildir. İnsanları ekonomik büyüme daha fazla ilgilendirir. İnsanlar her gün yolsuzluk haberlerini okuyorlar ama kişisel olarak ön sene öncesine göre daha iyi durumda oldukları sürece hükümete destek veriyorlar.'Orhan Pamuk 2005 yılında da Alman Yayıncılar Birliği'nin barış Ödülünü kazanmış, 2007 yılında ise Berlin Hür Üniversitesi (FU), Brüksel Katolik Üniversitesi ve İstanbul Boğaziçi Üniversiteleri tarafından fahri doktora unvanına layık görülmüştü.Zaman
LinkedIn İK Girişimi Careerify'ı Satın Aldı
İnsan Kaynakları sektöründe işe alım çözümleri sunan online platform Careerify, LinkedIn ekibine katıldıklarını duyurdu.Profesyonel iş ağı LinkedIn, özellikle iş sektörü için yaptığı yatırımlara bir yenisini daha ekledi. Geçtiğimiz yıl Google Alerts benzeri hizmet sunan Newsle'yi satın alan LinkedIn, şimdi de Toronto merkezli İnsan Kaynakları girişimi Careerify'ı satın aldı.Konu ile ilgili olarak Careerify'ın resmi sitesinde ve LinkedIn'de yapılan açıklamada Careerify kurucusu ve CEO'su Harpaul Sambhi; bugüne kadar yaptıkları işleri, 30 binden fazla şirketin ve 347 milyondan fazla kullanıcının bulunduğu LinkedIn'in bünyesinde devam ettireceklerini ve bu sayede kendi teknolojilerine daha kolay bir şekilde ivme kazandırabileceklerini belirtti.
Reklam
İnce: '413 Milletvekili Verin Erdoğan'ı Yargılayalım'
CHP Yalova Milletvekil Muharrem İnce, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın “Bir anonim şirket nasıl yönetiliyorsa, Türkiye de öyle yönetilebilmeli' sözlerini eleştirerek, “Millet iş, aş derdinde bu A.Ş. derdinde. Bence bu anonim şirketin adı Fıtrat A.Ş. olmalıdır' dedi.Gazipaşa Caddesi üzerinde bulunan bir restoranda basın toplantısı düzenleyen Muharrem İnce, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçtiğimiz günlerde söylediği “Türkiye bir anonim şirket gibi yönetilebilmeliö yönündeki açıklamalarını eleştirdi. İnce, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ağzındaki baklayı çıkardı. Türkiye'yi anonim şirket gibi yönetecekmiş. Türkiye Cumhuriyeti değil, anonim şirketi yapacakmış. Millet iş, aş derdinde bu A.Ş. derdinde. Bence bu anonim şirketinin adı Fıtrat A.Ş. olmalıdır. Fıtrat A.Ş.'nin ana sözleşmesinde şunlar yazmalıdır: Fıtrat A.Ş.'de iş cinayetleri fıtrata bağlanır. Rüşvet paraları itinayla sıfırlanır. Rüşvet davaları mecliste aklanır. Bu Fıtrat A.Ş.'nin yönetim kurulu başkanı da Recep Tayyip Erdoğan olmalıdır. Bu aile ve akraba şirketidir zaten. Kar ve imkânları da akrabalar arasında dağıtılır diye Fıtrat A.Ş.'nin ana sözleşmesine yazılmalıdır. Bu Fıtrat A.Ş.'nin kârı aileye, şirketin borcu Türkiye'ye diye yine ana sözleşmesinde bulunmalıdırö diye konuştu.'Muhasebeci Reza Zarrap olmalı'Fıtrat A.Ş.'nin muhasebecisi olarak Reza Zarrab'ın olması gerektiğini söyleyen İnce, şöyle devam etti:“Bu Fıtrat A.Ş.'nin muhasebecisi de Reza Zarrab olmalıdır. Muhasebe kayıtlarını bu tutmalıdır. Saat işlerine eski bakanlardan birisi, danışmanlık hizmetine de eski bakanlardan birisi görevlendirilebilir. Şirketin ana sözleşmesinde kupon arsa işleri bizzat yönetim kurulu başkanı tarafından takip edilecektir hükmü konulması sakın unutulmamalıdır. Bu şirketin bir de güvenlik problemi çıkacaktır. Bu güvenlik işlerini de Özel Paşa tarafından yerine getirilmelidir. Fıtrat A.Ş.'nin güvenlik işlerini bizzat Özel Paşa incelemelidir. Bu Fıtrat A.Ş.'nin bir de çağrı merkezi olacaktır. Onun adı 'Alo Fatih' olmalıdır. Fıtrat A.Ş.'nin altın hissesi 1 numaranın olmalıdır. Altın hisse onun olmalı, onun onayı olmadan kar payı dağıtımı da yapılmamalıdır. Bu Fıtrat A.Ş. her türlü bağımsız denetimden muaf olmalıdır. Mahkemeler onları yargılayamamalıdır ve Sayıştay denetimine tabi olmamalıdır. Müfettişler bu Fıtrat A.Ş.'yi denetlemek isterlerse derhal sürgün edilir diye ana sözleşmeye yazılmaları lazımö“413 milletvekili verin yargılayalım'“Sorumsuz Cumhurbaşkanı, sorumsuzca hareket ederek, tarafsızlığını yitirerek meydanlara çıkıp AKP'ye 400 milletvekili istemektedir diyen İnce, şöyle devam etti:“Resmen anayasayı, fiilen ihlal etmiş durumdadır. Kendisi Anayasa'nın uygulanmasını gözetmekle mükelleftir ancak bizzat kendisi Anayasa'yı uygulamamaktadır. Cumhurbaşkanının sorumsuzluğu maddesinde cumhurbaşkanı sadece ve sadece vatana ihanetten yargılanır diyor. Okuyalım 105'inci maddeyi: 'Cumhurbaşkanı, vatana ihanetten dolayı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte birinin teklifi üzerine, üye tamsayısının en az dörtte üçünün vereceği kararla suçlandırılır' diyor. Yani 184 kişi teklif yapabiliyor 413 kişi de karar veriyor. Ben şimdi diyorum ki kendisi diktatörlük kurmak, Fıtrat A.Ş. yönetim kurulu başkanı olmak için 400 milletvekili istiyor. Ey benim aziz milletim siz CHP'ye bırak 400'ü 413 milletvekili verin. Ben sizden 413 milletvekili ile bunu yargılayalım diyorum. Bu diktatörlük heveslisini, Fıtrat A.Ş. yönetim kurulu başkanını 400 ile yargılayamıyoruz. 413 ile yargılıyoruz. Verin 413 milletvekilini bu Fıtrat A.Ş. yönetim kurulu başkanını hep birlikte yargılayalım.'DHA
TANAP Boru Hattının Temeli Kars’ta Atıldı
Azerbaycan doğalgazını Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşıyacak Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Projesinin temel atma töreni bugün Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Gürcistan Cumhurbaşkanı Giorgi Margvelaşvili'nin katılımıyla Kars'ta atıldı.
Reklam
Coyote ve Road Runner Çizgi Filminin 9 Altın Kuralı
Looney Tunes'un muhteşem ikilisi Wile E. Coyote ve Road Runner'ı bilmeyinimiz yoktur. Avına ulaşmak için daima ilginç mekanizmalar kullanan ve asla vazgeçmeyen çakal Coyote ve yalnızca ''Beep Beep'' sesiyle kendini sevdiren Road Runner, yönetmen Chuck Jones tarafından Warner Bros için yaratıldı. Bütün maceraları birbirine benzese de izlemekten keyif aldığımız bu ikili, ilk kez 1949'da seyirci karşısına çıktı. Yönetmen Chuck Jones'un 9 altın kuralı neden her bölümün birbirine benzediğini açıklıyor.
Merkez Faize Dokunmadı
Merkez Bankası kritik toplantısında politika faizini değiştirmedi, faizin alt ve üst koridorunu da sabit bıraktı.Merkez Bankası faizlerde beklendiği gibi değişikliğe gitmedi. Politika faizi yüzde 7.50 seviyesinde kaldı. 2015'e faiz indirimleriyle başlayan ve toplam 75 baz puan indirim yapan Merkez Bankası, mart ayını es geçmek zorunda kaldı. Özellikle kurdaki oynaklık ve TL'nin dolar karşısında rekor düşük seviyelere gerilemesi MB'nin bu kararında önemli rol oynadı.Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'nın görüşmesinin ardından gerçekleşen bu ilk faiz toplantısından sürpriz bir karar çımadı. TCMB Para Politikası Kurulu, politika faizi olan 1 haftalık repo faizini yüzde 7,50 seviyesinde bıraktı. Faiz koridorunun alt bantı olan gecelik borç alma faizi yüzde 7.25, üst bandı olan borç verme yüzde 10.75, Piyasa Yapıcı (PY) bankalara tanınan borçlanma faiz imkanı oranı ise yüzde 10.25 seviyesinde tutuldu.Enflasyon görünümündeki iyileşmenin hızı önemliKüresel piyasalardaki belirsizlikler ve gıda fiyatlarındaki artışların para politikasındaki temkinli yaklaşımın sürdürülmesinde rol oynadığını belirten PPK, önümüzdeki dönemde para politikası kararlarının enflasyon görünümündeki iyileşmenin hızına bağlı olacağını bildirdi.PPK'dan yapılan değerlendirmede şöyle denildi:Sıkı para politikası duruşunun ve alınan makroihtiyati önlemlerin etkisiyle kredi büyüme hızları makul düzeylerde seyretmektedir. Dış ticaret hadlerindeki olumlu gelişmeler ve tüketici kredilerinin ılımlı seyri cari dengedeki iyileşmeyi desteklemektedir. Dış talep zayıf seyrini korurken iç talep büyümeye ılımlı düzeyde katkı vermektedir. Kurul, açıklanan yapısal reformların uygulamaya geçirilmesinin büyüme potansiyelini önemli ölçüde artırabileceğini değerlendirmektedir.Uygulanan temkinli para ve maliye politikaları ile alınan makroihtiyati önlemler enflasyonu, özellikle enerji ve gıda dışı (çekirdek) enflasyon göstergelerini olumlu yönde etkilemektedir. Öte yandan küresel piyasalardaki belirsizlikler ve gıda fiyatlarındaki artışlar para politikasındaki temkinli yaklaşımın sürdürülmesini gerektirmektedir. Bu doğrultuda Kurul, faiz oranlarının sabit tutulmasına karar vermiştir.Önümüzdeki dönemde para politikası kararları enflasyon görünümündeki iyileşmenin hızına bağlı olacaktır. Enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları ve enflasyonu etkileyen diğer unsurlar yakından izlenecek ve enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar getiri eğrisini yataya yakın tutmak suretiyle para politikasındaki temkinli duruş sürdürülecektir.Açıklanacak her türlü yeni verinin ve haberin Kurul’un geleceğe yönelik politika duruşunu değiştirmesine neden olabileceği önemle vurgulanmalıdır.Piyasalar nasıl tepki verdi?MB'nin faizlerde bir değişikliğe gitmemesinin ardından dolarda düşüş yaşandı. Güne 2,62 seviyesinden başlayan ve faiz kararı öncesi 2,6185 seviyesinden işlem gören Dolar/TL, faiz kararı sonrası 2.61'in altına indi. Dolar bankalararası piyasada 2,6070'le günün en düşük seviyesini gördü. Gösterge faiz ise yüzde 8.76 bileşik seviyesine geriledi. Borsa MB faiz kararının ardından ikinci seansa 93 puanlık düşüşle başladı.Dünya
Reklam