Muhammed Ali Hastaneye Kaldırıldı
ABD'li boks efsanesi Muhammed Ali, zatürre teşhisiyle hastaneye kaldırıldı.Muhammed Ali'nin basın sözcüsü Bob Gunnell, yaptığı açıklamada, ABD'nin Kentucky eyaletine bağlı Louisville kentinde bir hastanede bulunan 72 yaşındaki Ali'nin durumunun iyi olduğunu ve kısa süre içerisinde taburcu edileceğini belirtti.Kariyerini sonlandırdıktan sonra Parkinson hastalığına yakalanan ve asıl adı Cassius Marcellus Clay Jr. olan efsane boksör, 1964'te İslam dinine geçerek Muhammed Ali adını aldı.1964, 1974, 1978 yıllarında olmak üzere dünya ağır sıklet boks şampiyonluğunu 3 kez eline geçiren Muhammed Ali, bu unvanı rakipleri karşısında 19 kez korumayı başardı. Kariyeri boyunca çıktığı 61 maçın, 56'sından galibiyetle ayrılan Ali, profesyonel boksa geçmeden önce 1960 Roma Olimpiyatları'nda hafif ağır sıklet kategorisinde altın madalya kazanmıştı.Eurosport 
Google'dan Kış Gündönümü İçin Özel Logo
Google, 21 Aralık Kış Gündönümü için özel bir logo hazırladı.Kış Gündönümü, Kuzey Yarımküre'de 21 veya 22 aralık tarihine denk gelen, gündüzün en kısa gecenin en uzun olduğu gündür.Yaz Gündönümü`nde yaklaşık 21 Haziran, güneş ışıkları Yengeç Dönencesi`ne dik gelir. Kuzey yarıkürede günler kısalmaya, güney yarıkürede uzamaya başlar.Kış Gündönümü'nde (yaklaşık 21 Aralık) ise, güneş ışıkları Oğlak Dönencesi'ne dik gelir. Kuzey yarıkürede günler uzamaya, güney yarıkürede kısalmaya başlar. Bu tarih bazı ülkelerde kuzey yarıkürede kışın, güney yarıkürede yazın başlangıcı sayılır.Bununla beraber bazı ülkelerde de yazın veya kışın tam ortası kabul edilir. Güney yarıkürede en uzun gün, Kuzey yarıkürede en uzun gece yaşanır.MİTOLOJİ VE SEMBOLİZM'DE KIŞ GÜNDÖNÜMÜBugün 21 Aralık ve Kış Gündönümü (Janua coeli). Bugün Ulu Ana Tanrıça, Gökyüzü (Cennet) Kraliçesi’nin Işığın Oğlu’nu doğurduğu gün. Kış Gündönümü Oğlak’tadır ve “tanrıların kapısı”dır. Güneş’in yükselişini ve büyüyen gücünü temsil eder. “Janua” Latincede kapı anlamına gelir ve kapıların bekçisi, zamanın yöneticisi Janus da adını ondan alır. Elinde iki anahtar olduğu rivayet edilen Janus gündönümlerinin kapılarını bu anahtarla açar. Kış Gündönümü’nü altın anahtar ile, Yaz Gündönümünü ise gümüş anahtar ile.21 ARALIK KONUMU VE ÖZELLİKLERİ21 Aralık’ta güneş ışınları Oğlak Dönencesi’ne dik gelir. Bunun sonucunda aşağıdaki olaylar gerçekleşir: Güneş ışınları Güney Yarımküre’ye gelebileceği en dik, Kuzey Yarımküre’ye en eğik açılarla gelir.Güney Yarımküre’de yaz, Kuzey Yarımküre’de kış mevsiminin başlangıcıdır. Üzerinden Oğlak Dönencesi’nin geçtiği karaların iç kısımları, Dünya’nın en sıcak yerleridir. Güney Yarımküre’de en uzun gündüz, Kuzey Yarımküre’de ise en uzun gece yaşanır. Bu tarihten sonra Kuzey Yarımküre’de gündüzler uzamaya (kış gündönümü) Güney Yarımküre’de kısalmaya (Yaz gündönümü) başlar. Güneş ışınlarının atmosferde katettiği yolun en kısa olduğu yer Oğlak Dönencesi’dir. Öğlen saat 12.00’de Oğlak Dönencesi’nde yataya dik duran cisimlerin gölgesi oluşmaz. Aydınlanma çizgisinin sınırları Kutup dairelerinden geçer. Güney Kutup Kuşağı aydınlanma çemberi içinde iken, Kuzey Kutup Kuşağı karanlık çember içindedir.Kuzey Kutup Dairesi’nde sadece bu gün 24 saat süreyle gece, Güney Kutup Dairesi’nde ise 24 saat süreyle gündüz yaşanır.Gündüz süresinin uzunluğu güneye gidildikçe artar. Bu nedenle 21 Aralık’ta ülkemizde en uzun gündüz Hatay’da yaşanır. En uzun gece ise Sinop'ta yaşanıyor.Diğer gün dönümleri;21 Mart: Gece ve gündüz eşit olur, bizim bulunduğumuz kuzey yarım kürede ilkbahar başlar.21 Haziran: En uzun gündüz, en kısa gece. Yaz mevsimi başlar (Kuzey yarım kürede)23 Eylül: Gece ve gündüz eşit olur. Yaz biter, sonbahar başlar. (Kuzey yarım kürede)21 Aralık: En uzun gece, en kısa gündüz. Kış mevsiminin başlangıcı. (Kuzey yarım kürede)HaberTürk
Bilirkişi Raporu: 'Eski Bakanların Mal Varlıkları Gelirleriyle Orantısız'
Komisyona sunulan rapor, 3 bakan ve çocuklarının mal varlığını ortaya koydu.TBMM Soruşturma Komisyonu’nda bilirkişi olarak görev yapan uzman tarafından 4 eski bakanın mal varlığıyla ilgili hazırlanan raporda, eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar dışındaki 3 bakan ve çocuklarının mal varlıklarının gelirleriyle orantılı olmadığı saptandı. Eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, iki oğlunun servetini “düğünlerinde takılan altınla” açıklarken; eski AB Bakanı Egemen Bağış 2010 ve 2011’de 1.5 milyon TL’ye aldığı 3 evin nasıl finanse edildiği sorusuna yanıt vermedi. Çağlayan, kardeşine Abdullah Habbani’den gelen 2 milyon 465 bin TL’nin “mücevherat satışı”ndan kaynaklandığını savundu. Eski bakanların mal varlığıyla ilgili uzmanın saptamaları şöyle:Muammer GülerGüler’e ait 10 taşınmaz : Kendisi ve eşi adına kayıtlı toplam 10 adet taşınmaz, bankalarda da 24 Ocak 2014 itibarıyla 2 milyon 247 bin TL parası var. Eşi Neval Güler adına Çanakkale Ayvacık’ta 27 Eylül 2013’te tapu harç matrahı 63 bin 333 TL’ye bir taşınmaz satın alınmış, bu taşınmaz mal bildirimine konu edilmemiştir.Sarraf’a danışmanlık ücreti bildirimde yok: Barış Güler’in kendisinin ve ortağı olduğu şirketlerin Rıza Sarraf’tan alınan danışmanlık ücretleri dolayısıyla beyanname ve bildirimlerine rastlanmamış, yasal gelir kaynağının kira gelirleri ile ücretten oluştuğu, 2003- 2008 arasında ortalama aylık gelirinin 250-500 TL, 2013’te yaklaşık 5 bin 600 TL olduğu anlaşılmıştır. Bu gelirlerle 2010’da Türkiye Finans Katılım Bankası Erenköy Şubesi’ndeki hesabına 400 bin dolar para yatırdığı, tutarın büyük çoğunluğunun taşınmaz alımında kullanıldığı, 2013 sonu itibarıyla hesaplarında 735 bin TL’nin bulunduğu dikkate alındığında şahsın mal varlıklarının gelirleri ile orantılı olmadığı tespit edilmiştir.Kızının gelirleri de orantısız: Kızı Burcu Güler’in yasal gelir kaynağının ücret ve kiradan oluştuğu, 2010’da tapu harç matrahı 270 binTL’ye, 2011’de 34 bin TL’ye 2 adet taşınmaz satın aldığı, bu taşınmazlardan kira geliri elde ettiği, banka vadeli hesaplarında 2014 Ocak ayı itibariyle 945 bin TL’sinin olduğu, şahsın aylık ortalama brüt ücret gelirinin ortalama gelirinin 2013’te 8 bin 800 TL olduğu, mevcut bilgilerden şahsın iki taşınmaz alımı ve bankalardaki 945 bin TL tutarındaki vadeli mevduatının gelirleri ile orantılı olmadığı kanaatine varılmıştır.Zafer ÇağlayanHesaplarındaki artış Sarraf’tan Hesaplarındaki artışın Rıza Sarraf ve Abdullah Habbani’nin kontrolünde olduğu anlaşılan Simay Altın Şirketi’nden 31 Aralık 2012 tarihinde kardeşi Şenol Çağlayan’a oradan da iki gün sonra borç ödemesi adı altında kendi hesabına aktarılan 2 milyon 465 bin TL para transferinden kaynaklandığı tespit edilmiştir.Saatin belgesini Sarraf el yazısıyla düzenlemiş Soruşturmaya konu olan saat ile ilgili olarak önceki mal bildirimlerinde diğer taşınır varlıklar arasında 5 adet saatin toplam değeri 70 bin TL iken, bakanlık görevinin son bulması nedeniyle verilen 23 Ocak 2014 tarihli mal bildiriminde 6 adet saatin toplam değerinin 730 bin TL olarak beyan edildiği, mal bildiriminde saatin finansmanına ilişkin bir açıklamaya yer verilmediği, saatin faturasının Murat Yılmaz (Rıza Sarraf’ın kuryesi), menşei belgesinin Zafer Çağlayan adına düzenlendiği, 25 Eylül 2013 tarihinde teslim alındığı, ödemenin 30 Ekim 2013’de 240 bin avro olarak Sarraf’a nakit olarak ödendiği, işin ticari olmaması nedeniyle Sarraf’ın kendi el yazısı ile tanzim ettiği ve imzaladığı, saat ile ilgili para cezasını ödeyen Murat Yılmaz’a Çağlayan tarafından 213 bin TL para transferinin yapıldığı tespit edilmiştir.Happani’nin gönderdiği para Sarraf ve Happani’nin kontrolünde olduğu anlaşılan Simay Altın Şirketi’den Şenol Çağlayan’a gelen ve 2 gün sonra Zafer Çağlayan’ın hesabına “önceden alınan borca” açıklamasıyla gönderilen 2 milyon 465 bin TL’yle ilgili olarak Çağlayan, “Şenol Çağlayan’ın Simay Altın Şirketi’ne bozdurduğu mücevherat karşılığıdır” açıklamasını yapmıştır.Oğul Kaan’ın serveti düğün takılarından Çağlayan, oğlu Salih Kaan Çağlayan’ın hesabına Altınbaş A.Ş’den 25 Haziran 2013 tarihinde gönderilen 2 milyon 537 bin TL para transferi ile ilgili olarak komisyona gönderdiği yazıda, oğlunun 12 Nisan 2013 tarihinde evlendiği, “düğünde takılan altın, mücevherat, döviz ve TL şeklindeki takıların bir kısmının bozdurulduğu” açıklamasını yapmıştır. Altınların hangi tarihte, kim tarafından götürüldüğüne ilişkin bir bilgiye ise yer verilmemiştir.Oğul düğün takısından borç vermiş Ahmet Çağan Çağlayan’ın 28 Mayıs 2012’de 2 milyon 100 bin TL’ye satın alınan taşınmaz için hesabına yaptığı 1 milyon 50 bin TL para transferiyle ilgili olarak Zafer Çağlayan, komisyona gönderdiği yazıda, oğlunun 28 Ekim 2011’de evlendiğini, düğünde çeşitli altın, mücevherat, döviz ve TL’nin hediye olarak geldiği, transferin oğlunun kendi birikimlerinden karşılandığı, kendisine borç verdiği, bu borcunu ödediğini belirtmiştir.Şirketlerde geniş inceleme gerekli Zafer Çağlayan, çocuklarınca alınan taşınmazların finansmanının düğünlerinde takılan altın, döviz ve TL olduğunu beyan etmiştir. Salih Kaan ve Ahmet Çağan Çağlayan’ın 2012 ve 2013’te taşınmaz alımlarında ve banka nezdinde gerçekleştirdikleri nakit para yatırma ve para transfer işlemlerinde önemli ölçüde artışın olduğu, tespit edilmiştir. Ahmet Çağan ve Salih Kaan Çağlayan’ın taşınmaz alım ve bankacılık işlemlerine konu olan tutarlarının kayıtlı gelirleri ile önemli ölçüde orantısız olduğu, çocuklarının ortağı olduğu şirketlerin hesaplarında kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespitinin şirketlerde incelemelerle mümkün olabileceği kanaatine varılmıştır.Egemen Bağış1.5 milyona 3 ev Bakanlık yaptığı sürede 3 adet taşınmaz satın aldığı ve 2 adet taşınmaz sattığı tespit edildi. Ankara’da Konur Sokak’ta yüzde 50 hissesi üzerine kayıtlı taşınmazı 500 bin TL’ye satın aldığı, İstanbul İstinye’de tapu harç matrahı 500 bin TL olarak belirtilen taşınmazı eşi Beyhan Bağış adına satın aldığı, Ankara Dikmen Vadisi’nde tapu harç matrahı 500 bin TL olan taşınmazı kendi adına satın aldığı tespit edildi. Banka transferi ve kredi kullanımına rastlanmadı.Borcu belgeleyemedi Eşi Beyhan Bağış’ın Dekorname Dekorasyon Şirketi’nin ortaklarına 2013’te 3 milyon 779 bin TL borçlu göründüğü, 31 Aralık 2013’te bunun 1 milyon 565 bin TL’ye düştüğü edildi. Bu azalışın nasıl gerçekleştiğine ilişkin Bağış’tan istenen belgeler komisyona sunulmadı. Bağış’ın bakanlığı sırasında 2010 ve 2011’de satın alınan biri eşi adına kayıtlı toplam 3 adet taşınmazın kendisi ve eşinin mevcut kayıtlı geliri ile orantılı olmadığı sonucuna varılmıştır.Erdoğan ‘takı’, Çiller ‘çıkın’la açıklamıştıCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eski Başbakanlardan Tansu Çiller’de haklarında açılan soruşturmalarda kişisel servetlerinin artışını oğlunun düğününden gelen ‘takılar’ ve annesinden kalan ‘çıkın’la açıklamışlardı. Başbakanlığı’nın hemen öncesinde, AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın kişisel servetindeki kaynağı belirsiz artışlar nedeniyle “Rüşvetle Mücadele ve Mal Bildirim Yasası’na, aykırı fiil (suç) isnadıyla” 2002 yılında yargılandığı Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki ceza davasında ‘servetindeki artışın’ kaynağı olarak oğlunun düğünündeki ‘takı altınları’nı göstermeşti. Erdoğan, altınları paraya çevirdiğini dair yakın dostu Atasay firmasının sahibi Cihan Kamer’in düzenlediği faturayı mahkemeye ibraz ederek ceza almaktan kurtulmuştu. Prof Dr. Tansu Çiller hakkında başbakanlığı döneminde ‘Rüşvetle Mücadele ve Mal Bildirimi Yasası’na aykırı olarak, servetindeki kaynağı belirsiz artışları soruşturan TBMM Komisyonu’na verdiği ifade de “Servetimin kaynağı, anam öldüğünde yastığının altından çıkan ve içinde yüz binlerce dolar ve mark ile yüzlerce altın olan çıkındır” diyerek açıklamıştı.Cumhuriyet
Akıllı Telefonlar 2015'te Zamlanacak
Zaten pahalı değil mi diyorsunuz. Evet pahalı ama daha da pahalanacak. İşte 2015 yılında gelecek yeni vergiler, akıllı telefonlara yansımaları ve çıkartılması düşünülen yeni vergiler...Her yeni yıl, tüm dünya halkları tarafından yeni umutlarla ve merakla bekleniyor. İnsanların genel olarak yeni bir başlangıç olarak düşündüğü her yeni yıl, Türkiye'de yenilenen vergilendirmelerle başlayacak.Esasında bu gerçeğe çok yabancı değiliz. Genel olarak her yeni yılın başlangıcıyla beraber, vergi rakamlarındaki değerlerde değişimler oluyor.2015'te teknolojiye yüzde 10.11 zam2015 'te yapılacak zam oranları geçtiğimiz aylarda belli olmuştu. 2015 yılında trafik cezaları, cep telefonu, emlak, taşıt ve iletişim vergisine yüzde 10.11 oranında zam yapılacağı biliniyor.Yani şu an 2000 liraya alınan bir telefona 202.2 TL zam gelecek ve fiyatı 2202.2 TL olacak. Tabi 2015 yılında telefonlara konan damga vergisinin de arttırıldığı biliniyor. Diğer tüm vergiler, damga pulunun dahil edilidiği fiyat üzerinden hesaplanıyor. Örnek vermek gerekirse Türkiye'ye gelen bir cihazın vergisiz fiyatı 500 TL ise, damga puluyla beraber 550 TL oluyor ve bunun üzerinden diğer vergiler hesaplanıyor. Bu da fiyatı yükselten etmenlerden biri olacak.İthal telefona ek vergi gelebilir!Henüz kesinleşmiş bir durum olmasa da, Vestel'in yerli telefon üretmesiyle beraber diğer ithal telefonlara ek vergilerin gelmesi gündemde. Zaten Vestel'in de bu şekilde hükümetten bir beklentisi olduğu da biliniyor.Cari açığın ciddi bir oranda yükseldiği Türkiye ekonomisi, tasarruf da yapamadığı için ek vergilerle satın alım oranlarını azaltma peşinde olacak.2013 yılında 12 milyon cep telefonu ithalatı yapan Türkiye, 2.7 milyar dolarını dışarıya vermiş oldu. Bu yüzden hükümet yerli akıllı telefona teşvik maksadıyla yabancı cihazlara daha fazla vergiler getirebilir. Tabi bunu biraz değişik bir biçimde yapmalılar. Çünkü gümrük birliği anlaşması, ithalat edilen mallara ek vergiler getirilmesinin önünü kısıtlıyor.Şimdilik hazırlık aşamasında olan yeni vergi, hükümete yakın kaynaklar tarafından da olumlu karşılandığı belirtiliyor. Yani 2015 yılı içerisinde, fiyatı yüksek olan ve yabancı akıllı telefonlarda ek vergilendirme yapılabilir.Bakalım küresel olarak durgunluğa giren ekonomi, özellikle Rusya ve Türkiye'de biraz daha durgunlaşacak gibi. Bunun yansıması da zam olarak bizlere yansıyacak.Dolar da yükseliyorDövizin yükselmeye başladığı günümüzde, 2015'te dövizin daha da yükselmesi de beklenenler arasında. Telefonların fiyatlarını bu tip etmenler de artırabilir.Telefon almayı düşünenlere, 2015 'i beklemeyin diyebiliriz.ShiftDelete.Net
12 Madde ile Osmanlı'dan Bugüne İstanbul'un Elektriğe Karşı İmtihanı
Günümüze kadar ulaşmış 'Gece gözü : kör gözü' söyleminden uzandığımız Osmanlı Devleti dönemindeki aydınlatma bilindiği üzere daha ilkel düzeylerdeydi. Hava gazı Osmanlı'ya gelene kadar en çok kullanılan  aydınlatma şekilleri hepimizin aşina olduğu üzere meşale, çerağ, kandil, mum ve yağ lambasıydı. Halk, evlerinde ve dışarı çıktıklarında aydınlatma ihtiyaçlarını bu araçlarla gideriyorlardı.
Reklam
Polonya'dan Dolapdere'ye Bir Şairin Öyküsü
Yüz yıldan uzun bir süre önce yolu İstanbul'a düşmüş Polonyalı 'milli' şair o... Polonya'yı her yönüyle tanıtan bazı listelerde bile adını göremeyeceğiniz bir kahraman, Adam Mickiewicz.Mickiewicz'in Dolapdere'de yaşadığı ev artık artık şairin anılarıyla dolu bir müze.Bundan 160 yıl önce bir sabah, ülkesinin bağımsızlık mücadelesini örgütlemek için, güneş altın ışınlarıyla ortalığı aydınlatırken ayak basmış 'mucizevi' İstanbul'a. Ve iki ay sonra Beyoğlu'nun çamurlu yolları arasında, bir çift öküzün çektiği sade bir tabut içinde veda etmiş hayata...'Beyoğlu'nun çamurlu yolları arasında, bir çift öküzün çektiği, sade bir tabut vardı. Polonyalılar'dan başka kimse yok sanıyordum. Yanılmış olduğumu biraz sonra anladım. Arkamızda, sokağı kaplamış, başlarına siyahlar sarmış, sel gibi bir kalabalık akıyordu. Cenaze alayında her ulusu temsil eden kişiler vardı. Sırplar, Dalmaçyalılar, Karadağlılar, Arnavutlar, İtalyanlar, özellikle Bulgarlar çoğunluktaydı. Siyahlar giyinmiş Müslümanlar da vardı kalabalık arasında. Ölenin şahsında, Slav şairin dehasına duydukları saygıyı böylece gösterdiler.'Tarihçi arkadaşı T.T. Jez, şairin ölümünü böyle anlatıyor. 'Beyoğlu'nun çamurlu yolları' sözleriyle anlattığı yer Dolapdere. 'Siyahlar giyinmiş Müslümanların' bile hüzünlü çehrelerle katıldığı bu sessiz cenaze töreni sırasında takvimler bundan yaklaşık 160 yıl öncesini, 28 Kasım 1855'i işaret ediyor. Gösterişsiz tabuttaki 'dahi şair' ise Polonyalıların milli şairi ve kahramanı Adam Mickiewicz.
'Kış Uykusu' Oscar'da Yarışamayacak
Nuri Bilge Ceylan'ın 'Kış Uykusu' filmi 87'nci Oscar Ödülleri'nden elendi.87'nci Oscar adayları için yapılan ön elemede belirlenen 9 yabancı film Los Angeles'ta açıklandı.Kazanan adaylar arasında, Yabancı Film katagorisinde Osacar'da aday gösterilen Nuri Bilge Ceylan'ın Cannes'da büyük ödül Altın Palmiye kazanan Kış Uykusu filmi yer alamadı.Oscar'da yarışacak 9 yabancı film şunlar (Alfabetik sırayla):Arjantin'den 'Wild Tales', Damián Szifrón (Yönetmen).Estonya'dan 'Tangerines,' Zaza Urushadze, (Yönetmen).Gürcistan'dan 'Corn Island,' George Ovashvili, (Yönetmen).Moritanya'dan 'Timbuktu,' Abderrahmane Sissako, (Yönetmen).Hollanda 'Accused,' Paula van der Oest, (Yönetmen).Polonya'dan 'Ida' Paweł Pawlikowski, (Yönetmen).Rusya'dan 'Leviathan' Andrey Zvyagintsev, (Yönetmen).İsveç'ten 'Force Majeure' Ruben Östlund, (Yönetmen).Venezuela'dan 'The Liberator', Alberto Arvelo (Yönetmen).Oscar'da yarışacak adaylar 5 Ocak'ta Los Angeles'taki Samuel Goldwyn Tiyatrosu'nda canlı olarak duyurulacak.87'nci Oscar Ödülleri 22 Şubat 2015 Hollywood'taki Dolby Tiyatrosu'nda yapılacak törenle sahiplerini bulurken, 225 ülkede ve bölgede televizyondan canlı yayınlanacak.AA
Reklam
İkinci Yeni Şairlerinden Seçmeler
İkinci Yeni, 1950'li yıllarda Edip Cansever, İlhan Berk, Cemal Süreya, Turgut Uyar, Sezai Karakoç, Ece Ayhan ve Ülkü Tamer gibi şairlerin oluşturduğu bir topluluktur.Garipçiler ve 1940 Toplumcu Gercekçi Kuşağı'nın etkilerinin yoğun olarak hissedildiği bir dönemde ortaya çıkmıştır. İsim babası Muzaffer İlhan Erdost'tur. Akımın öncü şairi Ece Ayhan'a göre ise az kullanılan adıyla 'Sivil Şiir'dir.İkinci Yeni'nin doğuşunu sağlayan kitap ise Cemal Süreya'nın Üvercinka'sıdır.İlk örnekleri 1951-1959 tarihleri arasında Pazar Postası gazetesinde yayımlanmıştır. Gazete aynı zamanda İkinci Yeni şiirine beşiklik de etmiştir.Türk şiirinde değişik imge, çağrışım ve soyutlamalarla yeni bir söyleyiş bulma amacında olan bir akımdır.Ortak özellikleri; dilin alışılmış kalıplarını yıkmak, sözdizimini zorlamak, değiştirmek ya da bozmak oldu.Şiirde hayal gücüne ve duyguya ağırlık verdiler. Bireyin yalnızlığı, sıkıntıları, çevreye uyumsuzlukları gibi temaları sıklıkla işlediler. Söylemek istediklerini soyut bir dille anlatmaya çabaladılar. Amaçları verilmek istenilen duyguyu anlatmaktan ziyade hissettirmektir.
Tatsız Maçta Fenerbahçe Güldü
Spor Toto Süper Lig'in 14. haftasında Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor ve Fenerbahçe karşı karşıya geldi.Büyükşehir Belediyesi Kadir Has Stadı'nda oynanan maç oldukça düşük tempoda geçti ancak Fenerbahçe 1-0 kazanmayı bildi.Sarı-lacivertli takımın golü 85. dakikada Emre Belözoğlu'nun penaltısından geldi.Bu sonuçla Fenerbahçe puanını 30 yaptı. K. Erciyesspor ise 14 puanda kaldı. Ligin 15. haftasında K. Erciyesspor deplasmanda Başakşehir ile karşılaşacak. Fenerbahçe ise sahasında Mersin İdmanyurdu'nu konuk edecek.EGEMEN UZUN SÜRE SONRAFenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor maçında kart cezalısı Bekir İrtegün'ün yerine Egemen Korkmaz'a ilk 11'de yer verdi.Kartal, ligin 13. haftasında Şükrü Saraçoğlu Stadı'nda Sivasspor'u 4-1 yenen kadroda 1 zorunlu değişikliğe gitti.Sarı-lacivertli ekibin teknik direktörü Sivasspor galibiyetini getiren takımı bozmazken, kart cezalısı Bekir İrtegün'ün yerine savunmanın göbeğinde Egemen Korkmaz'ı tercih etti.TÜTÜNEKER İLK KEZSuat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor Teknik Direktörü Uğur Tütüneker, Büyükşehir Belediyesi Kadir Has Stadı'nda ilk kez takımı başında sahaya çıktı.Kısa bir süre önce Bülent Korkmaz'ın yerine teknik direktörlüğe getirilen Tütüneker, üst üste Sivasspor ve Mersin İdmanyurdu deplasmanlarında takımını yönetmişti.Tütüneker, Fenerbahçe karşısında üçüncü kez yeni takımı başında sahaya çıkarken, mavi-siyahlı ekip, Tütüneker yönetiminde Sivas ve Mersin deplasmanlarından '1-1''lik skorlarla ayrılmıştı.TRİBÜNLER BOŞ KALDISuat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor ile Fenerbahçe arasındaki maçta tribünlerde büyük boşluklar göze çarptı.Fenerbahçeli taraftarlar kendilerine ayrılan misafir tribünü büyük oranda doldururken, Erciyesspor tribünlerinde boşluklar görüldü.Soğuk havanın da etkisiyle taraftarlar maça fazla ilgi göstermedi.Karşılaşmanın biletleri 12 ile 52 lira arasında değişen fiyatlardan satışa sunulmuştu.TADI TUZU YOKMaçın ilk yarısında iki takım da adeta yokları oynadı. Futbol zevki açısından oldukça düşük bir tempoda geçen maçta Fenerbahçeli oyuncuların isteksiz görüntülerine Kayseri Erciyessporlular da eşlik edince skora dair bir katkı iki taraftan da gelmedi.16'da Kuyt 23'te ise Bruno Alves'in vuruşları kaleci Gökhan'ı geçmedi. Kayseri Erciyesspor ise Cenk Ahmet ile sağ çizgiden Fenerbahçe savunmasını zorlasa da taraftarlarını 'goool' diye bağırtamadı.İLK YARININ KOPYASITakımlar soyunma odasına 0-0 beraberlikle giderken ikinci yarıda futbol severler farklı bir oyun bekledi. Ancak beklentileri suya düştü. Sarı-lacivertli takım 70. dakikada Mehmet Topal'ın kafasını Gökhan'ın çizgi üzerinden çıkarmasına kadar hiçbir etki gösteremedi. Kayseri Erciyesspor ise atak dahi geliştirmedi denebilir.Alper'in oyuna girmesi ile birlikte hareketlenen Fenerbahçe, 74'te Mehmet Topal'ın 78'de ise Raul Meireles'in şutuyla golü yoklasa da başarılı olamadı....VE PENALTI!Herkes maçın 0-0 biteceğini düşünürken 84. dakikada kazanılan penaltı Fenerbahçe'nin imdadına yetişti. Ceza alanına doğru soldan yapılan ortada Mehmet Topal'ın kafa vuruşu Mehmet Akgün'ün açık olan koluna çarptı. Hakem Hüseyin Göçek kale arkası hakemi Koray Gençerler'in de uyarısı ise penaltı kararını verdi.Erciyesli oyuncular büyük itirazda bulunurken karar değişmedi ve topun başına geçen Emre Belözoğlu dakikalar 86'yı gösterirken skoru 1-0 yaptı.Kalan dakikalarda başka gol olmayınca maç 1-0 Fenerbahçe üstünlüğü ile sona erdi.Sporx
Reklam
Gülen Hakkında Yakalama Kararı
Gülen, kendisi hakkında kırmızı bülten çıkarılacağı iddialarına ilişkin olarak, “Tuttururlarsa ne güzel ve hoş, baş göz üstüne” demişti.
Chelsea Formasında Türkiye Farkı!
THY ile anlaşan Chelsea'nin yeni formaları ortaya çıktı. 'Maviler' adıyla bilinen mavi beyazlı kulübün formalarına Türk Bayrağı kırmızısı eklendi. Chelsea, THY ile yıllık 25 milyon Sterlin'e sponsorluk anşalması imzaladığı belirtildi.Gelecek sezondan itibaren Türk Hava Yolları ile anlaşan Chelsea'nin yeni formaları ortaya çıktı.İngiliz ekibinin yeni tasarımında en dikkat çeken nokta kollarda kullanılan kırmızı çizgi oldu...Chelsea'nin İngiltere'deki en büyük rakiplerinden Manchester United bilindiği üzere 'Kırmızılar' olarak biliniyor.Eurosport 
Rönesans'tan 540 Milyon Euro'luk Büyük Yatırım
433 Milyon Euro tutarındaki finansal kapanış imza töreni, 19 Aralık'ta Sağlık Bakanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu'nun katılımıyla gerçekleşti. Türkiye'nin sağlık sektöründe bugüne kadar gerçekleştirdiği en büyük proje olarak adlandırılan ve ülkemizin çok sayıda modern hastaneye kavuşacağı Kamu Özel Ortaklıkları-PPP (Public Private Partnership) projesinin dev adımlarından biri Rönesans Sağlık Yatırım ve Meridiam ortaklığından geldi.Kamuya ait yatırımların Özel Sektör tarafından yapılması ve belli bir süreyle devlete kiralanarak belirli hizmetlerin sağlanması yönteminin uygulandığı Kamu Özel İşbirliği (PPP-Public Private Partnership) modeli kapsamında Rönesans Holding grup şirketlerinden Rönesans Sağlık Yatırım, Adana'da 1550 yataktan oluşacak ve toplamda 540 milyon euro tutarındaki yatırımla tamamlanacak Entegre Sağlık Kampüsü için uluslararası yatırım fonu Meridiam Infrastructure ile yürüttüğü çalışmaların sonuçlandığını açıkladı. Türkiye'de ilk kez tamamı 9 yabancı bankanın katıldığı finansal kapanış imza töreni 19 Aralık'ta gerçekleştirilirken, törene Sağlık Bakanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu, Rönesans Holding Başkanı Dr. Erman Ilıcak, Rönesans Sağlık Yatırım Grubu Başkanı Kamil Yanıkömeroğlu, Meridiam Uluslararası Yatırım Fonu Kurucu Ortağı ve CEO'su Thierry Déau ve projede yer alan banka yetkilileri katıldı.540 MİLYON EURO'LUK DEV YATIRIMBu imza töreninde konuşma yapan Sağlık Bakanı Dr. Mehmet Müezzinoğlu, 2015'te 9 milyar liralık Hastane projesinin ihale edileceğini açıkladı. Rönesans Sağlık Yatırım'ın imza töreninin arkasındaki temel Dinamik milli irade ve bu milletin gelecek ufkudur diyen Müezzinoğlu, Sağlık alanında Amerika ve Avrupa'nın başardığını Türkiye de başaracak dedi.İmza töreninde projeyle ilgili bilgi veren Rönesans Holding Başkanı Dr. Erman Ilıcak, kısaca PPP olarak adlandırılan Kamu-Özel İşbirliği modeli ile yapılacak olan Hastane projelerinin Türkiye'nin sağlık alanında yaptığı en büyük devrim olduğuna işaret etti. Dünyanın önde gelen gelişmiş ülkelerinde Sağlık Sektörü başta olmak üzere eğitim, adalet gibi alanlarda başarıyla uygulanan bu modelin en gelişmiş yeni nesil şekliyle ülkemizde uygulama şansını elde ettiklerini, dünyanın birçok ülkesinde PPP deneyimine sahip ortağımız Meridiam ile yaptıkları işbirliği sayesinde Avrupa'nın en büyük finans kuruluşlarını bir araya getirerek yatırım öncesinde tamamı yabancılardan oluşan bir proje finansmanı gerçekleştirdiklerini belirtti. Rönesans Holding olarak sağlık yatırımını önemsediklerini ve yurtdışında elde ettikleri deneyimi Türkiye'nin sağlık yatırımlarında kullanmak üzere yola çıktıklarını vurgulayan Ilıcak, Diğer bir ifadeyle sağlıkta Rönesans dönemi başlıyor diye ekledi.Rönesans'ın Adana Entegre Sağlık Kampüsü yatırımı için bu konuda dünyanın en önemli Yatırım Fonları arasında yer alan Meridiam'la büyük bir işbirliği içine girdiklerini belirten Ilıcak, Meridiam, uzun dönem kamu altyapı projelerinde uzman global bir yatırım firması. 2005'ten bu yana kamuya değer sağlayan altyapı projelerine yatırım yapıyorlar. Şirketin farklı ülkelerde PPP konusunda deneyim sahibi olmasının da bizim için değerli bir avantaj olduğunu düşünüyoruz dedi. Ilıcak sözlerini şu şekilde sürdürdü:Adana Entegre Sağlık Kampüsü'nü Meridiam işbirliğiyle tamamı yabancı kuruluşlardan oluşan 9 bankalık bir konsorsiyum ile finanse ediyoruz. Toplam yatırım bedeli olan 540 Milyon Euro'nun yaklaşık 433 Milyon Euro'su bu konsorsiyumdan elde edilecek. Kalanı ise yatırımcı ortaklar Rönesans ve Meridiam tarafından özkaynak olarak temin edilecek. Bu anlaşma, aynı zamanda tamamı yabancı bankalar tarafından desteklenen ilk PPP anlaşması olacak. Alınan kredinin 18 yıl vadeli ve son derece rekabetçi şartlarda olması yabancı finans kuruluşlarının basta T.C. Sağlık Bakanlığı PPP modeline ve bu krediyi verdikleri bizlere olan güvenin bir göstergesidir.ADANA, KAMU-ÖZEL İŞBİRLİĞİ (PPP) KAPSAMINDA YAPACAKLARIMIZIN İLK DURAĞIRönesans Holding Başkanı Dr. Erman Ilıcak'ın verdiği bilgiye göre, Adana Entegre Sağlık Kampüsü toplam 1.550 yatak kapasiteli 3 farklı hastaneyi kapsıyor. Bu hastaneler, 1.300 yatak kapasiteli Ana Hastane, 150 yatak kapasiteli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi ve 100 yatak kapasiteli Yüksek Güvenlikli Adli Psikiyatri Hastanesi olarak sıralanıyor.Rönesans Sağlık Yatırım'ın Adana'nın yanı sıra Bursa ve Elazığ Entegre Sağlık Kampüsleri ile Yozgat Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ni de inşa ettiğini hatırlatan Ilıcak, Rönesans Sağlık olarak yüklenicisi olduğumuz afyon, Diyarbakır, Erzurum, İstanbul, Malatya, Samsun, Trabzon ve Van'da hayata geçirilecek fizik tedavi ve rehabilitasyon hastaneleri, psikiyatri hastaneleri ve yüksek güvenlikli adli psikiyatri hastanelerinin proje finansmanlarını inşaatlarını ardı ardına hızlıca gerçekleştireceklerini ifade etti. Kamu Özel İşbirliği modeli ile inşa edilen sağlık komplekslerinin toplam İnşaat alanı 2 Milyon metrekare olacak ve yaklaşık olarak 2 Milyar Euro'luk yatırımla gerçekleştirilecektir dedi ve ekledi:Türkiye PPP projeleriyle sağlıkta bir lig daha atlamış olacak. Adana Entegre Sağlık Kampüsü için imzaladığımız 433 Milyon Euro'luk Finansman bu konuda önemli ve ilk adım özelliğini taşıyor. Bu anlaşmanın sadece Türkiye'nin değil, dünyanın da sağlık alanında en büyük yatırımları arasına gireceğini öngörüyoruz. Adana'nın ardından diğer şehirlerde de benzer yatırımlara hazırlanıyoruz. 2015 sonrasında Türkiye'nin her noktasında modern, akıllı ve standartların üstünde hastanelerin yükseldiğine tanık olacağız.FARKLI ÜLKELERDE KAMUYA DEĞER SAĞLAYAN PROJELER YAPIYORRönesans Sağlık Yatırım'ın bu konudaki iş ortağı Meridiam'ın Kurucu Ortağı ve CEO'su Bay Thierry Déau ise yaptığı konuşmada, Meridiam olarak, Türkiye Cumhuriyeti'nin başlattığı bu azimli sağlık hizmetleri programını destekleyen ilk küresel yatırımcı olmaktan gurur duyuyoruz dedi. Déau sözlerini şöyle sürdürdü:Adana Entegre Sağlık Kampüsü, 2015 yılı itibarıyla yaklaşık 2 Milyar Euro tutarında finanse etmeyi planladığımız 4 sağlık tesisinden ilkidir. Bu, dünyada eşine rastlanmayan bir yatırımdır. Bu ülkedeki sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi, en iyi standartlara ulaşması ve Türkiye'de en çok ihtiyacı olanlara ulaşılmasında önde gelen Türk ve uluslararası firma Rönesans'la ortaklığımızdan gurur duyuyoruz. Adana Entegre Sağlık Kampüsü sadece Adana için değil, aynı zamanda çevresinde yer alan Türkiye 13. Sağlık Hizmetleri Bölgesi Hatay ve Osmaniye'ye de toplam 1550 yatak kapasitesi ile hizmet verecek.Merkezi Paris'te bulunan Meridiam'ın yönettiği 2.8 Milyar Euro ile toplum için uzun vadeli altyapı yatırımlarına odaklandığının altını çizen Déau, Bugün yapılan 100 Milyon Euro'luk yatırım, Fransa Türkiye arasındaki güçlü ilişkilerin bir göstergesidir. Uzun bir dönem boyunca burada olacağız. Türkiye altyapısının ve özellikle eğitim kuruluşları gibi ülkenin sürdürülebilir gelişmesi ve başarısı için hayati önem taşıyan sosyal altyapıların geliştirilmesinde rol alacağız dedi.STANDARTLARIN ÜSTÜNDE AKILLI HASTENELER GELİYORKamuya ait yatırımların Özel Sektör tarafından yapılması ve belli bir süreyle devlete kiralanması modelinin uygulandığı PPP sisteminde, Kira süresi boyunca özel sektör kamunun arzu ettiği bazı hizmetleri de üretebiliyor. Tıbbi hizmet yine devlet tarafından verilirken, tüm doktor ve hemşire kadrosu da devlet tarafından sağlanıyor. Dünyadaki örnekleri 15 yıldan 30 yıla kadar uzanabilen bu ortaklık modelinde Türkiye'deki projeler için ise süre 25 yıl olarak belirlendi. Bu projelerle Türkiye'nin kendi altyapısı ve otomasyon sistemi bulunan, rehabilitasyon alanları, Spor Merkezleri ve toplantı salonlarıyla da genişletilen, standartların üzerinde akıllı hastanelere kavuşması planlanıyor.
Reklam
K.Erciyesspor-F.Bahçe Maçı Öncesi Taraftar Bıçaklandı
Kayseri'de Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor - Fenerbahçe maçını izlemek için gelen sarı lacivertli iki grup arasında çıkan kavgada 1 kişi bıçaklandıKadir Has Stadı önünde karşılaşan iki Fenerbahçe grubu arasında sözlü tartışma çıktı. Bu sırada İstanbul'dan gelen gruptakilerden biri, diger gruptaki Kayserili 19 yaşındaki Tolgahan Alper'i sağ baldırından hafif şekilde bıçakladı. Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesine getirilerek, tedavi edilen gencin durumunun iyi olduğu belirtildi.DHA
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
“Gazeteci değil, örgüt üyesi” sorgusunda, “Terörle Mücadele Müdürlüğü”nde Savcı, Ekrem Dumanlı’ya “Gazetecilik sorusu” sormuş:“Genel yayın müdürlüğünü yaptığınız Zaman Gazetesi yayım politikası ve gazetede yayınlanacak haberler Fethullah Gülen’in söylemleri ve talimatlarına göre mi şekillenir?”Bu hakikaten önemli.Çünkü iktidarın, Emniyet’in ve bağımsız yargının, “editoryal bağımsızlık”a nasıl titizlendiğini, medya etiğine nasıl bağlı olduklarını gösteriyor.
Reklam
Yakın Gelecekte Çok Değer Kazanması Garanti 10 Yatırım
Ay'dan sonra en popüler çıkışı yakalayan Mars arsalarını, ABD’nin California eyaletinde bulunan 'Lunar Embassy' şirketinden ve farklı ülkelerdeki temsilcilerinden almak mümkün.  Mars'a yatırım yaparak Sharon Stone, Kim Basinger, Jennifer Lopez gibi komşularınız olmasıyla övünebilir; arazilerinizi teleskoplara seyredip hayallere dalabilirsiniz. Biz emekli olana kadar Dünya'da hayat kalmayabilir, belli mi olur...
CHP'nin Pankartı Mahkeme Kararıyla İndirildi
İzmir'de, CHP Halk Partisi İl Gençlik Kolları'nın CHP İl Binası'na astığı '17-25 Aralık Aralık Haftası Yolsuzluk ve Rüşvetle Mücadele Haftası olsun' yazılı pankart, mahkeme kararıyla polisler tarafından kaldırıldı.17 Aralık operasyonunun yıldönümü nedeniyle CHP İzmir Gençlik Kolları '17-25 Aralık Aralık Haftası Yolsuzluk ve Rüşvetle Mücadele Haftası olsun' yazılı pankartı dün akşam saat 20.30'da CHP İl binasına astı. Yolsuzluk ve rüşvete karıştıkları iddia edilen eski bakanların maskeli fotoğrafının yer aldığı pankartı asarak yolsuzluklara tepki gösterdiklerini açıklayan CHP'li gençlerin astığı pankart, bugün mahkeme kararıyla kaldırıldı.İzmir İl Emniyet Müdürlüğü'nün yazısı ve Nöbetçi Cumhuriyet Savcısı'nın el konulması talebini değerlendiren İzmir 3'üncü Sulh Ceza Hakimliği, 'İçişleri Eski Bakanı Muammer Güler, Avrupa Birliği eski Bakanı Egemen Bağış, Ekonomi Eski Bakanı Zafer Çağlayan ve Çevre ve Şehircilik eski Bakanı Erdoğan Bayraktar'ın maskeli resimlerinin bulunduğu 17-25 Aralık Haftası Yolsuzluk ve Rüşvetle Mücadele Haftası olsun ibaresi yazılı afişin asılı olduğu kollukça tespit edilmesi üzerine, görüntüsünün fotoğraflandığı, pankartta resmi bulunan kişilerin eski bakanlar olduğundan, TCK 125/3-a maddesi kapsamında kamu görevlisine hakaret suçu kapsamında olduğu değerlendirildiğinden, talebin kabulü ile CMK 127'nci maddesi gereğince afişin suç delili olduğundan el konulmasına' kararı verdi.Mahkeme kararıyla birlikte CHP İl binasına gelen polisler pankartı kaldırıp, el koydu.DHA
Reklam