onedio
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Şu Tweet’in İngilizce halini geceyarısını biraz geçe okumuştum:“#Kobani’de son 48 saat içindeki hava saldırıları #IŞİD saldırı birimlerini, saldırıların başlatıldığı alanları, sığınakları; ve #Rakka’daki bir garnizonu imha etti. # Suriye”Tweet’i kaleme alan imza önemli: Brett McGurk. ABD’nin Irak ve İran’dan sorumlu Dışişleri yetkilisi. Bizdeki Müsteşar Yardımcısı’na tekabül ediyor. Kendisini Mart ayında Süleymaniye’deki bir sempozyumda izlemiştim. Iraklı tüm siyasi aktörlerler ve özellikle Kürtlerle yakın ilişkisi dikkatimi çekmişti. Birkaç gün önce de, Emekli General John Allen ile birlikte IŞİD’e karşı işbirliği amacıyla temaslar yürütmeye gelmişti.
Çağlayan Saatine Bakan CHP'li Başkana 'Saldırmış'
Eski ekonomi bakanı Zafer Çağlayan, Meclis’te yanından geçerken ‘kendi kolundaki’ saate bakan CHP Bolu Merkez İlçe Başkanı Hüseyin Yıkılmaz’a saldırmakla suçlandı.Olayı Twitter üzerinden duyuran CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan paylaştığı mesajda, “TBMM çatısı altında CHP Bolu Merkez ilçe başkanımıza korumalarıyla ağır hakaret ve küfürler ederek saldıran Zafer Çağlayan’ı kınıyorum” dedi.Özcan’ın anlatımına göre, TBMM koridorlarında yürürken, eski bakan Çağlayan yanından geçtiği sırada, kendi kolundaki saate bakan CHP Bolu Merkez İlçe Başkanı Hüseyin Yıkılmaz, Çağlayan ve korumalarının hedefi oldu.Özcan, ağır küfür ve hakaretlerle saldırıya uğradığını söylediği Yıkılmaz’a geçmiş olsun dileklerini iletti.Diken
Bir Şişe Rom'dan Çok Daha Fazlası: 11 Altın Korsan Kuralı
Tarih boyunca hırsız, ciğeri beş para etmez adamlar olarak görülen korsanlar bile, aslında belli bir kurallar dizisine bağlı kalıyor. Tarihin en ünlü ve en başarılı korsanlarından biri olan Galler'li Bartholomew “Black Bart” Roberts (1682-1722) gemisi The Royal Fortune'da kurallara uymayan ekip üyesini, cezalandırmayı uygun görmüş. Daha sonraları korsanlar arasında yayılan bu kurallar, 1722'den bu yana adeta bir düzen oluşturmuş.
Eski Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş Hayatını Kaybetti
Türk Silahlı Kuvvetlerinin 21. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Doğan Güreş vefat etti.Alınan bilgiye göre, Emekli Orgeneral Güreş'in tedavi gördüğü Ankara GATA'da hayatını kaybettiği öğrenildi.1926 yılında Adana'da doğan Güreş, 1947'de Kara Harp Okulundan, 1949'da Ulaştırma Okulundan mezun oldu, 1963'e kadar Kara Kuvvetleri Komutanlığına bağlı çeşitli birliklerde ve Takım ve Bölük Komutanlığı yaptı.Güreş, 1965 yılında Kara Harp Akademisini kurmay subay olarak bitirdikten sonra 28'inci Tümen Ulaştırma Tabur Komutanlığı, Kara Kuvvetleri Lojistik Başkanlığında Karargah Subaylığı, 51'inci Tümen Kurmay Başkanlığı, Atina Kara Ataşeliği ve Genelkurmay Harekat Dairesi Plan Prensipler Şube Müdürlüğü görevlerini yürüttü.1973 yılında Tuğgeneralliğe terfi eden Güreş, bu rütbe ile Kara Kuvvetleri Tayin Daire Başkanlığı, Belçika/Mons'ta Avrupa Müttefik Kuvvetleri Yüksek Karargahı (SHAPE) Lojistik Daire Başkan Yardımcılığı yaptıktan sonra Zırhlı Birlikler Okulu ve Eğitim Tugay Komutanlığı görevlerini yürüttü.1977 yılında ise Tümgeneralliğe terfi eden Güreş, Tümgeneral rütbesi ile Zırhlı Birlikler Okulu ve Eğitim Tümen Komutanlığı görevinde bulundu, 1981'de de Korgeneralliğe terfi etti.Korgeneral rütbesi ile Genelkurmay Personel Başkanlığı ve 3'üncü Kolordu Komutanlığı görevlerinde bulunduktan sonra 1985 yılında Orgeneralliğe terfi eden Güreş, Orgeneral rütbesi ile Harp Akademileri Komutanlığı, 1'inci Ordu Komutanlığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı görevlerini yürüttü.4 Aralık 1990 tarihinde atandığı Genelkurmay Başkanlığı görevinden 30 Ağustos 1994 tarihinde emekliye ayrılan Güreş'in TSK Üstün Hizmet Madalyası ve TSK Altın Şeref Madalyası bulunuyor.Güreş, 20 ve 21'inci dönemde Kilis milletvekili olarak TBMM'de görev yaptı.Muhabir: Hande İlbeyi Canca | AA
Hacker'lar 7 Milyon Dropbox Şifresi Çaldı
7 milyon Dropbox şifresini ele geçirdiklerini duyuran hacker'lar, Bitcoin karşılığında bilgileri internette yayımlayacaklarını ilan etti. Dropbox, bilgilerinin sunucularından elde edilmediğini belirtirken, hacker'lar yüzlerce şifreyi sızdırdı.Hacker'lar, Snapchat'in ardından Dropbox'a 2014'ün en büyük saldırılarından birini gerçekleştirdiklerini iddia etti. 7 milyon şifreyi ele geçirdiklerini duyuran hacker'lar, kendilerine Bitcoin ödenmesi halinde bilgileri parça parça sızdıracaklarını belirtti. Dropbox, saldırı iddiasını reddetse de, hacker'lar yüzlerce şifreyi internette yayımladı.Cnet'in haberine göre, doküman paylaşım sitesi Pastebin'de 13 Ekim'de paylaşılan bir dosyada, Dropbox sunucularından ele geçirildiği öne sürülen 400 e-posta ve belge yayımlandı. Hacker'lar, B harfiyle başlayan e-posta adreslerini yayımladıkları Pastebin'de, 'Bu başlangıç... devamı gelecek' ifadesini kullandı. Hacker'lar, kendilerine daha fazla Bitcoin gönderilmesi halinde, sızdırılacak bilgilerin artacağını açıkladı.Dropbox: Saldırıya uğramadıkDropbox, hacker'lardan gelen açıklamanın ardından saldırı iddialarını reddetti. Şirket, internete sızdırılan bilgilerin sunucularından değil, diğer cihazlardan elde edildiğini belirtti. Dropbox, hacker'ların mobil cihazlar ve PC'lerde şifre deneyerek hesaplara erişim sağlandığını öne sürdü. Dropbox ayrıca, ele geçirildiği iddia edilen şifrelerin büyük kısmının geçersiz olduğunu belirtti.The Next Web, Dropbox'ın Pastebin'de yer alan hesapların kullanıcılarına 'bilgilerini sıfırlama uyarısında bulunduğu' bilgisini verdi. Tüm kullanıcılara şifrelerini değiştirmeleri tavsiye edilirken, güvenlik sayfasından 'iki adımlı kimlik tespitinin' aktif edilmesi önerildi.Dropbox, ilk açıklamasının birkaç saat sonra blog sayfasından yeniden bir duyuru yaparak, 'bilgilerin sunucularından çalınmadığına emin olduklarını ve gereken önlemleri aldıklarını' belirtti.Kaynak: Al Jazeera
Reklam
Efsane Boksör Muhammed Ali Konuşamaz Halde!
Boksun efsane ismin artık evinden dışarı çıkamadığı ve neredeyse konuşamaz hale geldiği açıklandı.Eski ağır sıklet boks şampiyonu Muhammed Ali'nin kardeşi Rahman, ağabeyinin Parkinson hastalığı nedeniyle konuşmakta güçlük çektiğini söyledi.İngiliz basınında yer alan haberlere göre Rahman, sinir sistemi hastalığı olan 'Parkinson' ile mücadele eden 72 yaşındaki eski sporcunun hayat hikayesini anlatan ' I am Ali ' belgeselinin özel gösteriminde yaptığı açıklamada, ağabeyinin evden dışarı çıkamadığını belirterek, 'Konuşmakta zorlanıyor. Hastalığı yüzünden onunla pek konuşamıyorum ama kendisi için burada olmamızdan gurur duyuyor' ifadesini kullandı.Dünya ağır sıklet şampiyonu unvanını ikinci kez elde ettiği 1974'ten bir yıl sonra İslam dinini seçen boksörün kızı Maryum ise babasının henüz filmi izlemediğini ancak bir an önce görmesi için sabırsızlandığını dile getirerek, 'Beğeneceğine eminim. Kimi bölümlerinde ağlayacak, kimi yerlerinde gülecek ve sonunda gurur duyacak' diye konuştu.Muhammed Ali'nin kendisiyle aynı adı taşıyan oğlu, önceki bir demecinde 'daha fazla ızdırap çekmeden babasının canını alması için Allah'a dua ettiğini' söylemişti.Kariyeri boyunca çıktığı 61 maçın, 56'sından galibiyetle ayrılan Ali, profesyonel boksa geçmeden önce 1960 Roma Olimpiyatları'nda hafif ağır sıklet kategorisinde altın madalya kazanmıştı. AA
Nobel Ekonomi Ödülü Fransız Ekonomiste
Fransız ekonomist Jean Tirole, pazar gücü ve düzenlemeleri üzerine analizleri nedeniyle Nobel Ekonomi Ödülü'ne layık görüldü.Konunun uzmanları, 61 yaşındaki ekonomistin çalışmalarının araştırmalara 'bir dizi yeni araç kattığını' söylüyor.Tirole'ün araştırmasında, ülkelerin ekonomik pazara hakim olan güçlü şirketleri nasıl bir düzenlemeye tabi tutması gerektiği tartışılıyor.İsveç Kraliyet Bilim Akademisi'nin ödüle dair yaptığı açıklamada 'Jean Tirole günümüzün en etkileyici ekonomistlerinden biri. En önemlisi de Tirole, birkaç güçlü şirketin hakim olduğu endüstrileri nasıl anlamamız ve yönetmemiz gerektiğine açıklık getirdi' denildi.AFP Haber Ajansı, telefonla Stockholm'deki basın toplantısına bağlanan Tirole'ün, 'Çok duygulandım' dediğini yazdı.Fransız ekonomiste ödül olarak yaklaşık 4 milyon Türk Lirası verilecek.Ödül 1994 yılından bu yana ağırlıklı olarak ABD'li ekonomistlere veriliyor. Bu açıdan da Jean Tirole'ün ödülü alması önem taşıyor.BBC Türkçe
Reklam
'HSYK Seçimlerinde Kazanan Milletimiz Olmuştur'
Marmara Üniversitesi Eğitim Öğretim Yılı Açılış Töreni'ne katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan HSYK seçimiyle ilgili ilk kez konuştu.Erdoğan, 'Türkiye genelindeki yargı mensuplarımız, yargıyı ele geçirmeye çalışan, vicdanlara ipotek koymaya çalışan yapıya gereken cevabı sandıkta verdiler. HSYKseçimlerinde kazanan milletimiz olmuştur, adaletimiz olmuştur.' dedi.İşte Erdoğan'ın açıklamalarından satır başlarıAPARTMANIN İÇERİSİNDE OKUMAYA BAŞLADIK1973'te imam hatip lisesinden mezun olmuştum. Aslında futbola çok meraklıydım. Ama aynı zamanda üniversite eğitimi görmeyi de arzuluyordum. O günün şartlarında imam hatipte okuyup üniversiteye girmek pek mümkün değildi, almıyorlardı. Gittik bir de Eyüp lisesini, adı fark dersleri, aslında fark dersleri yok biz imam hatipte okuduk zaten. Eyüp lisesini bitirerek, Aksaray İktisadi ve Ticari bilimler, vatan caddesindeki apartmanın içerisinde orada okumaya başladık. Koşullar çok zordu ve 1981 yılında mezun olduk. 1982'de Marmara Üniversitesi adını aldı.GENÇ BİR MEMUR OLARAK AYRILDIĞIM...Hiç kuşkusuz Marmara Üniversitesi 1883 yılından bugüne kadar çok sayıda siyasetçi sanatçı bürokrat yetiştirdi. 131 yaşındaki üniversitemiz gerek Osmanlı devleti gerek Türkiye cumhuriyeti için çok başarılı kişiler yetiştirdi. Genç bir mezun olarak ayrıldığım Marmara Üniversitesi'ne seçilmiş cumhurbaşkanı olarak geldim.MAALESEF 3 POLİSİMİZ ŞEHİT OLDUBir kez daha üniversitemizin 2014-2015 eğitim yılının hayırlı olmasını, başarılarla dolu bir eğitim öğretim yılı olmasını temenni ediyorum. Değerli hocalarım, değerli öğrenciler dün Sivas'ta çevik kuvvet polislerimizi taşıyan otobüsün kaza yapması neticesinde maalesef 3 polisimiz şehit oldu 33 polisimiz de yaralandı. Kocaeli'nden kalkan bir helikopterimizin düşmesi sonucu iki subay iki astsubayımızı kaybettik. Şehitlerimizin yakınlarına Allah'tan sabırlar temenni ediyorum. Yaralı polislerimizin içinde durumu ağır olanlar var, inşallah şifa bularak taburcu olurlar.HSYK SEÇİMLERİNDE KAZANAN MİLLETİMİZ...Yine dün ülkemiz adına özellikle de yargı sistemimiz adına oldukça önemli bir seçim başarıyla tamamlandı ve sonuçlar açıklandı. HSKY'da görev yapacak üyelerin 10 tanesi yapılan seçimlerle belirlendi. Seçimlerin ülkemiz milletimiz yargı camiamız için hayırlı olmasını diliyorum. Türkiye genelindeki yargı mensuplarımız, yargıyı ele geçirmeye çalışan, vicdanlara ipotek koymaya çalışan yapıya gereken cevabı sandıkta verdiler. HSYK seçimlerinde kazanan milletimiz olmuştur, adaletimiz olmuştur.Sizlerde biliyorsunuz ki bu yıl 2014 yılında birinci dünya savaşının başlamasının 100'ncü yılını idrak ediyoruz. 28 Haziran 1914'te Ferdinand Saraybosna'da bir suikast sonucu öldürülmüş ardından da bütün Avrupa'yı ve Osmanlıyı içine alan büyük bir savaş başlamıştı. Bu yılın haziran ayından itibaren, bu savaşın yüzüncü yılına mümkün olduğunca dikkatleri çekmeye çalışıyorum. Özellikle üniversitelerimizin savaşla ilgili çalışma yapmaları, ortaya fazla eser koymaları benim çok arzu ettiğim bir durum.CAMİAMIZ ADINA ÇOK YARALIYICI OLURAz önce Sayın tabakoğlu hocamın ifade ettiği konu ki, sayın Topbaş da yapılan yerden devam etmek suretiyle tamamlamış olurlar. Ki arşivler konusuna girdiler, bende o konuya gireceğim. Birinci dünya savaşını ingilizce fransızca kaynaklardan okumak emin olun bizim adımıza özellikle de bilim camiamız adına çok yaralayıcı olur.Bu savaşın merkezinde osmanlı imparatorluğu vardı. Yani İstanbul vardı. Birinci dünya savaşını en iyi araştırabilecek, aydınlatabilecek olan bizim bilim insanlarımızdır. Bu savaşın en değerli belgeleri İstanbul arşivlerindedir, kütüphanelerdedir. Bu yıl Aralık ayında, birinci dünya savaşı dahilinde Sarıkamış'ın yüzüncü yılı idrak edilecek. 2015 yılı 1915 olaylarının da 100'ncü yıl dönümü olması hasebiyle bizi ayrıca meşgul edecek. 7 Aralık 2015'te unutulmuş bir zaferimizin yüzüncü yıl dönümüne ulaşacağız.2023 yılına kadar bugünümüzü şekillendiren çok sayıda hadise gündemimize gelecek. Ülke olarak millet olarak, üniversite ve bilim camiası olarak bizim bu yüzüncü yıl dönümlerini verimli şekilde değerlendirmemiz gerekiyor. Ayrıca Başbakanımıza, YÖK'e, üniversite rektörlerimize bu yıl dönümlerini en iyi şekilde değerlendirme yönünde hatırlatmamı da yapmak istiyorum.Birinci dünya savaşı neden bu kadar önemli? Yüzüncü yıl dönümü üzerinde neden bu kadar duruyoruz? Birinci dünya savaşı bugünümüzü şekillendiren, bugün bölgedeki tüm kriz ve çatışmaların fitilini ateşleyen bir savaştır. 1918'de sona ermiş ama etkileri her yıl artarak bugünlere gelmiştir.BURADA İSTANBUL'DAN İDARE EDİLİYORDUŞu anda balkanlar, Kafkasya Kuzey Afrika'daki sınırlar birinci dünya savaşının ardından osmanlı bakiyesi olan topraklar üzerinde oluşmuştur. Yaklaşık 100 yıl öncesine kadar bosna'dan Yemen'e Gürcistan'dan Libya'ya kadar çok geniş bölge burada İstanbul'dan idare ediliyordu. Savaş sona erdiğinde ise, idare ettiğimiz topraklar bugünkü topraklardan daha dar bir sınır içine hapsedilmek istendi.Ortadoğu'da sınırların belirlenmesi üzerinde bügün dikkatle durması gereken bir konudur. 20'nci yüzyılın başına kadar dünyada ortadoğu diye bir kavram yoktu. Yakın doğu vardı, uzak doğu vardı, ortadoğu diye bir kavram kullanılmıyordu. Ortadoğu petrol ve çatışma bölgelerini işaret etmek amacıyla inşa edildi.Birinci dünya savaşının galibi olan egemen güçler kahire'de bir masanın etrafına oturdular, ellerine bir cetvel aldılar sınırlar orada çizildi. Meşhur bir espriyi de hatırlatmak isterim. Ortadoğuda iki ülkenin sınırları düz zikzaklar çizer. o sınıra bile Churchill'in hıçkırığı adı verilir. Nedenini hocalarım bilir, oraya girersem biraz ayıp olur. Sınırlara baktığınızda keyfi çizildiğini görürsünüz.Örneğin şii mezhebine mensup halk üç ayrı devlete dağıtılmıştır, türkmenler aynı şekilde. Lübnan'da sayıları az olan Durzi halk bile üç ayrı ülkeye dağıtılmışlardır. Suriye Irak Ürdün gibi ülke isimleri birinci dünya savaşından sonra konulmuş isimlerdi.Benim bu sözlerimden hiç kimse farklı manalar çıkarmaya çalışmasın. Sınırları tartışmaya açacak değilim. Böyle bir derdimiz. Hiçbir ülkenin sınırlarında iç işlerinde bizim gözümüz yok. Ülkelerin toprak bütünlüklerini savunmak noktasında Türkiye her zaman en ön safta olacaktır.COĞRAFİ SINIRLARIN DEĞİL....Ancak burada coğrafi sınırların değil zihinlerdeki sınırların gönüllerdeki sınırların mutlaka ve mutlaka tartışmaya açılması taraftarı olduğumu belirtmek isterim.Sizlerde biliyorsunuz ki bu yıl 2014 yılında birinci dünya savaşının başlamasının 100'ncü yılını idrak ediyoruz. 28 Haziran 1914'te Ferdinand Saraybosna'da bir suikast sonucu öldürülmüş ardından da bütün Avrupa'yı ve Osmanlıyı içine alan büyük bir savaş başlamıştı. Bu yılın haziran ayından itibaren, bu savaşın yüzüncü yılına mümkün olduğunca dikkatleri çekmeye çalışıyorum. Özellikle üniversitelerimizin savaşla ilgili çalışma yapmaları, ortaya fazla eser koymaları benim çok arzu ettiğim bir durum.Az önce Sayın tabakoğlu hocamın ifade ettiği konu ki, sayın Topbaş da yapılan yerden devam etmek suretiyle tamamlamış olurlar. Ki arşivler konusuna girdiler, bende o konuya gireceğim. Birinci dünya savaşını ingilizce fransızca kaynaklardan okumak emin olun bizim adımıza özellikle de bilim camiamız adına çok yaralayıcı olur.Bu savaşın merkezinde osmanlı imparatorluğu vardı. Yani İstanbul vardı. Birinci dünya savaşını en iyi araştırabilecek, aydınlatabilecek olan bizim bilim insanlarımızdır. Bu savaşın en değerli belgeleri İstanbul arşivlerindedir, kütüphanelerdedir. Bu yıl Aralık ayında, birinci dünya savaşı dahilinde Sarıkamış'ın yüzüncü yılı idrak edilecek. 2015 yılı 1915 olaylarının da 100'ncü yıl dönümü olması hasebiyle bizi ayrıca meşgul edecek. 7 Aralık 2015'te unutulmuş bir zaferimizin yüzüncü yıl dönümüne ulaşacağız.2023 YILINA KADAR...2023 yılına kadar bugünümüzü şekillendiren çok sayıda hadise gündemimize gelecek. Ülke olarak millet olarak, üniversite ve bilim camiası olarak bizim bu yüzüncü yıl dönümlerini verimli şekilde değerlendirmemiz gerekiyor. Ayrıca Başbakanımıza, YÖK'e, üniversite rektörlerimize bu yıl dönümlerini en iyi şekilde değerlendirme yönünde hatırlatmamı da yapmak istiyorum.Birinci dünya savaşı neden bu kadar önemli? Yüzüncü yıl dönümü üzerinde neden bu kadar duruyoruz? Birinci dünya savaşı bugünümüzü şekillendiren, bugün bölgedeki tüm kriz ve çatışmaların fitilini ateşleyen bir savaştır. 1918'de sona ermiş ama etkileri her yıl artarak bugünlere gelmiştir.DAR BİR SINIR İÇİNE HAPSEDİLMEK İSTENDİŞu anda balkanlar, Kafkasya kuzey afrika'daki sınırlar birinci dünya savaşının ardından osmanlı bakiyesi olan topraklar üzerinde oluşmuştur. Yaklaşık 100 yıl öncesine kadar bosna'dan Yemen'e Gürcistan'dan Libya'ya kadar çok geniş bölge burada İstanbul'dan idare ediliyordu. Savaş sona erdiğinde ise, idare ettiğimiz topraklar bugünkü topraklardan daha dar bir sınır içine hapsedilmek istendi.Ortadoğu'da sınırların belirlenmesi üzerinde bügün dikkatle durması gereken bir konudur. 20'nci yüzyılın başına kadar dünyada ortadoğu diye bir kavram yoktu. Yakın doğu vardı, uzak doğu vardı, ortadoğu diye bir kavram kullanılmıyordu. Ortadoğu petrol ve çatışma bölgelerini işaret etmek amacıyla inşa edildi.Birinci dünya savaşının galibi olan egemen güçler kahire'de bir masanın etrafına oturdular, ellerine bir cetvel aldılar sınırlar orada çizildi. Meşhur bir espriyi de hatırlatmak isterim. Ortadoğuda iki ülkenin sınırları düz zikzaklar çizer. o sınıra bile Churchill'in hıçkırığı adı verilir. Nedenini hocalarım bilir, oraya girersem biraz ayıp olur. Sınırlara baktığınızda keyfi çizildiğini görürsünüz.BENİM SÖZLERİMDEN KİMSE FARKLI MANALAR ÇIKARMASINÖrneğin Şii mezhebine mensup halk üç ayrı devlete dağıtılmıştır, türkmenler aynı şekilde. Lübnan'da sayıları az olan Durzi halk bile üç ayrı ülkeye dağıtılmışlardır. Suriye Irak Ürdün gibi ülke isimleri birinci dünya savaşından sonra konulmuş isimlerdi.Benim bu sözlerimden hiç kimse farklı manalar çıkarmaya çalışmasın. Sınırları tartışmaya açacak değilim. Böyle bir derdimiz. Hiçbir ülkenin sınırlarında iç işlerinde bizim gözümüz yok. Ülkelerin toprak bütünlüklerini savunmak noktasında Türkiye her zaman en ön safta olacaktır.SINIRLARI DEĞİL, GÖNÜLLERDEKİ SINIRLARIN...Ancak burada coğrafi sınırların değil zihinlerdeki sınırların gönüllerdeki sınırların mutlaka ve mutlaka tartışmaya açılması taraftarı olduğumu belirtmek isterim.Araplar Kürtler Türkmenler aynı inancın değerlerin kültürün mensupları olduğu halde neden sürekli gerilim halindeler? Bu haritayı çizenler öyle istediler de ondan. Başka bir şey aramaya gerek yok. Bölgenin asli unsurları yüz yıl önce onları çatıştırmak için kurulmuş, edilgen aktörleri olmaya devam edecekler mi?BU CİNAYETLERİ KURGULAYANLAR İŞTAHLA SEYREDİYORLARAraplar Kürtler türkmenler birbirleriyle gerilim yaşarken bütün coğrafya üzülüyor ama bu gerilimi kurgulayanlar yüz yıldır ellerini ovuşturuyorlar. Çatışmaları kurgulayanlar başkaları, seyredenler başkaları. Adeta Ortadoğu toprağına pipet batırıp petrolü var gücüyle çekenlerde başkaları. Ama ölenler biziz, kanı akanlar biziz. Bizim çocuklarımız, bizim kardeşlerimiz ölüyor. Bu cinayetleri kurgulayanlar iştahla seyrediyorlar.Gelip buralarda on milyonlarca yüz milyonlarca doları bombalara atmak suretiyle oraya atanlar, zannediyor musunuz ki barış için orada bulunuyorlar. Hayır. Petrol kuyularını kendi tasarrufları altına almak için bunu yapıyorlar. Bakın burada açık açık sesleniyorum. Umuyorum ki arzu ediyorum ki benim bu sesimi feryadımı duyarlar.Ey Şii kardeşim, Bağdat'ta camiye namaz kılanların arasına dalıp ibadet eden insanları katlettiğinde kimi sevindiriyorsunu bunu düşündün mü? Ey sunni kardeşim Kerbalaya dalıp çocukların ölmesine sebep olarak kimi sevindiriyorsunEY IŞİD EY PKKEy IŞİD ey PKK yaptığınız katliamlarla kimlerin değirmenine su taşıdığınızı hiç düşündünüz mü? Kimleri hangi tür tasarımlarına alet olduğunuzu hiç düşündünüz mü?Filistindeki taraflara sesleniyorum, anlaşmazlığın kimlerin işin e yaradığını hiç düşündünüz mü?İşte bu coğrafyanın tüm halkları, münevverleri, yazarları sanatçıları bu can alıcı soruları sormaya başlamazlarsa zihinlerindeki sınırları aşamazlarsa asırlar boyu yaşamaya devam ederiz.Hiç çekinmeden tereddüt etmeden şunu da söyleyeceğim. Bu coğrafyada topraklara sınırlar çizilirken, maalesef bilinçli olarak münevverlerin, sanatçıların, idarecilerin zihinlerine de sınırlar konulmuştur. 100 yıl boyunca doğru soruları sormak mümkün olmamıştır.HEP ŞU SÖYLENİROrtadoğu meselesi denildiğinde hep şu söylenir 'Araplar bizi sırtımızdan vurdu' denilir ve kapatılır. Filistin denildiğinde 'bize ne Filistin'den' denilir ve kapatılır.Şii-sünni gerilimi denildiğinde 'Biz mi düzelteceğiz bize ne' denilmiştir. Kürt meselesi denildiğinde 'asker ilgilensin polis ilgilensin' denilmiştir. 1915 olayları denildiğinde 'duymayalım görmeyelim' denilmiştir. İşte bütün o kapatılan, sümenaltı edilen konular yüz yıl içinde birikmiş bütün coğrafyayıtehdit eden konular haline gelmiştir.Coğrafi sınırlarını ülke sınırlarını kast etmiyorum. 100 yıl önce egemen güçlerden çil çil altın alarak osmanlıya isyan edenler bu coğrafyaya ihaneti yapanlar vardı. Bunlar, saygı değer hocalarım, sevgili öğrenciler bugün de var. Lawrance arap görünümlü bir ingilizdi. Şu anda ise ajanlar birer hain olarak kendi halkların içinden çıkıyor.HİZMET DİYEREK...Hizmet eri görünümünde, gazeteci yazar görünümünde terörist görünümünde yeni Lawrence'lerin çabaladığını görüyoruz. Hizmet diyerek, basın özgürlüğü diyerek, bağımsızlık savaşı yada cihat diyerek Sykes-Picot anlaşmalarını yapanlar var.Bölge halkının umudu Türkiye'dir. Sınırları değiştirerek değil, ülkelerin içişlerine müdahale ederek değil. doğru soruları sorarak, özgüven aşılayarak Türkiye zihinlerdeki sınırları ortadan kaldırabilir. Bunu yapacak olan en başta üniversitelerimizdir.Türkiye 175 üniversitesiyle bir değişimin, bir dönüşümün alt yapısını oluşturmalıdır. hiç tereddüt etmeden, akademisyenlerimiz tarihçilerimiz bunu yapacak güçtedir. Yazarlarımız, sanatçılarımız, bürokratlarımız doğru soruyu sormak adına bölgenin umududur.ÖNCE BİZ SINIRLARI KALDIRACAK VE...Önce biz kendimize doğru soruları soracağız. Önce biz sınırları kaldıracak statükonun baskısından kurtaracağız. Yeni Türkiye işte bir yönüyle de bu soruları sorabilen cevap üretebilen kavramdır. Yeni Türkiye yüz yıl önce zihinlerimize biçilen dar kıyafetlerden kurtulmak demektir.PENSİLVANYA'NIN PEŞİNDEN GİDENLERE TANE TANE ANLATMAK ZORUNDAYIZBu coğrafya içinde yaşanan her çatışma her gerilim yüz yıl önce tasarlanmıştır. Bu tasarımı bozmak bizim vazifemizdir. Terör örgütünün tuzağına düşen modern lawrence'lerin peşine düşenlere tane tane anlatmak zorundayız. Pensilvanya'nın peşinden gidenlere tane tane anlatmak zorundayız.Bizim uluhiyet anlayışımızda ne var bunu anlatmak zorundayız. Bizim inancımızda Allah'tan başka kimseye kulluk yoktur. Bunu sorgulayabilecek güce bir mümin kul sahip olmalıdır.Ulaşabildiğimiz herkese bu büyük oyunu, büyük kumpası anlatmak zorundayız.250 BİN KİŞİ SORULDUĞUNDA...Kalkıp da bir dini lider, suriyede 250 bin kişi öldürülüyor, kendisine 250 bin kişi sorulduğunda 'İsrail'e karşı ayakta duran tek kişi Esed' dir diyor.kendisine şunu diyorum, orada öldürülenler israil kendisine saldırırken dik durmadılar mı? Esed'in İsrail'e karşı bir tane kurşunu var mı? 250 bin insanı öldürüyor siz hala bunlara destek veriyorsunuz. Hala bunlara silah para gönderiyorsunuz. Böyle bir ini önder olabilir mi? Sıkıntı burada.haberler.com
İthal Elektronik Eşyada Sessiz Sedasız Artış
Birikmiş borçlara faizde kısmi af getiren ve 36 aya kadar ödeme kolaylığı sağlayan bir yasa olarak sunulan torba yasada, ithal televizyon, radyo, video, müzik seti ve cep telefonu vergisinin sessizce artırıldığı ortaya çıktı. Hürriyet’ten Şükrü Kızılot’un bugünkü köşesine taşıdığı üzere, bu cihazların ithalatındaki ÖTV ve KDV matrahına bandrol ücreti de dahil edilecek. Bunun sonucunda ithal maliyeti yüzde 16 oranında artacak.Bandrol ücreti KDV ve ÖTV’ye eklenecek11 Eylül 2014’te Resmi Gazete’de yayınlanarak yürülüğe giren 6552 sayılı Torba Yasa, ‘ af yasası ‘ olarak biliniyordu. Zira öne çıkarılan maddeler, birikmiş vergi, SGK prim borçları ve diğer borçlara faizde kısmi af getirilmesi, 36 aya kadar ödeme kolaylığı sağlanması, hayali paraya ve şirketten çekilen paralara af getirilmesi olmuştu.Ancak Torba Yasa’yla 67 yasada değişiklik yapıldı; bu değişikliklerden biri de, ithal televizyon, radyo, video, müzik seti ve cep telefonu gibi bandrole tabi ithal ürünlerin vergilerinin artırılması yönünde. Yeni düzenlemeyle, bugüne dek ithal sonrası alınan bandrol ücretleri ithalat aşamasında alınacak. Dolayısıyla, bandrol ücreti ithalattaki KDV ve ÖTV matrahına dahil olacak.Kızılot, ” Dolayısıyla ithal maliyetinde 21 birim, oran olarak da %16’lık bir artış olacak. Bandrol ücreti yüzde 6, ÖTV oranı %20 olan radyo ve/veya TV yayınları almaya yarayan cep telefonlarında yüzde 6 olan bandrol ücreti, ÖTV ve KDV matrahına eklenince ithal maliyeti de yaklaşık artacak ” diye yazdı.Hürriyet yazarı, bandrol ücretinin navigasyonlu araçlara da yansıyacağına dikkat çekti.Diken
En Başarılı Bond Kızı Léa Seydoux Olacak Gibi!
Rihanna'nın olacağı konusundaki dedikoduları merak ederken yapımcılar serinin yeni filmi için Bond kızı olarak Fransız model ve oyuncu Léa Seydoux ile anlaşma yaptıklarını duyurdu. Gelecek filmde Daniel Craig’e eşlik edecek güzel yıldız 29 yaşında olmasına rağmen başarılı bir kariyere de sahip.Bir çok ünlü yönetmen ve oyuncuyla çalışan Fransız aktristin oyunculuğu kadar modelliği ve bir ticaret kadını olması da onu başarıya taşıyan unsurlar arasında gösteriliyor. Zira Léa Seydoux, Woody Allen, Ridley Scott ve Brad Bird gibi dünyaca ünlü yönetmenlerle çalışmıştı ve bu sırada önde gelen giyim markalarının katalog yüzü olarak boy göstermişti. Ayrıca yeni Bond kızı Seydoux tüm bu başarılarının arasına iki büyük Fransız film ve prodüksiyon yapım şirketinin de Başkan ve Yönetim Kurulu Başkan’lığını sığdırıyor. Rol aldığı 'Mavi En Sıcak Renktir' filmi 2013 yılında Cannes Altın Palmiye ve FIPRESCI ödülüne layık görüldüğünü de hatırlatalım.
Reklam
Kış Uykusu Oscar Yolunda
Yönetmen Nuri Bilge Ceylan’ın, Cannes Film Festivali’nden Altın Palmiye ile dönen filmi Kış Uykusu, Oscar’da “En İyi Yabancı Film” dalında yarışmak için 83 filmle birlikte aday adayı olduBu yıl düzenlenecek olan Oscar Ödülleri’nde “Yabancı Dilde En İyi Film” dalında ilk kez 83 ülke aday adayı olmak için yarışıyor. Türkiyeli yönetmen Nuri Bilge Ceylan’ın Cannes’dan Altın Palmiye kazanarak döndüğü Kış Uykusu’nun yanı sıra Britanya adına yarışacak Türkiye asıllı İngiliz yönetmen Nihat Seven’in Little Happiness filmi de bulunuyor. Kosova, Malta, Panama ve Moritanya da ilk kez Oscar aday adaylığı için yarışacak ülkeler arasında yer alıyor.REKOR İTALYA’NINBafta Ödüllü yönetmen Pawel Pawlikowski’nin filmi Ida da Polonya adına yarışacak film olarak belirlendi. Adaylar arasında 250 dakika süreli, Dostoyevski’nin Suç ve Ceza romanından ilham alan Notre, The End of History ve Belçikalı iki Altın Palmiye Ödüllü, Dardenne kardeşler olarak bilinen yönetmenler Jean- Pierre ve Luc Dardenne’nin birlikte yazıp, yönettikleri Two Days One Night filmi de bulunuyor. Ocak ayında, 83 film arasından dokuz aday film, 22 Şubat’ta gerçekleşecek büyük törende yarışacak. The Great Beauty, filmi ile 2013 En İyi Yabancı Oscar Ödülü’nün sahibi İtalya, bu dalda 14 kez Oscar kazanarak rekoru elinde tutan ülke olma özelliğini taşıyor. Taraf
Vergide de 'En Az Üç Çocuk' Düzenlemesi Geliyor
Üç çocuk sahibi olan asgari ücretlilerin vergi yükü sıfırlanacak; bekar olanlar ise yandı...Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ‘ en az üç çocuk ’ söylemi konusundaki teşviklere bir yenisi ekleniyor. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, çocuk sayısına göre belirlenen vergi oranlarının yeniden düzenleneceğini ve üç çocuk sahibi olan asgari ücretlilerin vergi yükünün sıfırlanmasına yönelik çalışma yaptıklarını açıkladı.Cumhuriyet’ten Mahmut Ilıcalı’nın haberine göre , Şimşek asgari ücretlilerin vergi düzenlemesiyle ilgili açıklamayı, CHP Afyonkarahisar Milletvekili Kemalettin Yılmaz’ın asgari ücretten alınan vergilerin kaldırılıp kaldırılmayacağına yönelik soru önergesine cevaben yaptı.BEKAR OLAN YANDIBakan Şimşek, asgari ücretlilerin gelir vergisi oranlarını bekar, evli ve çocuklu kategorilerine göre düzenlediklerini belirtirken, 891 lira ücret alan dört çocuk sahibi asgari ücretlilerin yüzde 12.8’lik vergi yükünden kurtulduğunu, üç çocuklu ücretliler için de düzenlemelerinin olduğu yanıtını verdi.Şimşek, diğer vergi oranlarını da şöyle açıkladı: “ Yüzde 12.8 oranındaki vergi yükü bekâr için yüzde 5.3; evliler için yüzde 3.8; evli ve bir çocuklu için yüzde 2.6; evli ve iki çocuklu için yüzde 1.5, evli ve üç çocuklu için yüzde 0.7; evli ve dört çocuklu için yüzde 0. ”Bu durumda, bekar veya tek ve iki çocuğu olan ancak asgari ücretle çalışan ailelerden ‘gelir vergisi’ alınmaya devam edecek.Demokrat Haber
Reklam
Bahis Oyunlarına 'Kimlik' Ayarı
Sayıştay, Spor Toto Teşkilatı ile ilgili raporunda, bahis oynayan kişilere 'oyun oynama kimliği' verilmesi gerektiğini vurguladı. Bu kimlik sayesinde; 18 yaşın altındakiler bahis oynayamayacak. 18 yaşın üstündekiler, hesaplarındaki peşin para kadar bahis oynayabilecek. Şike tespit edilecek.Sayıştay ‘Spor Toto Teşkilat Başkanlığı 2013 Yılı Denetim Raporu'nu açıkladı. Hürriyet'in haberine göre raporda, 18 yaş altı gençleri bahis oyunlarından korumak için, internet ortamında olduğu gibi gezici bayilerde bahis oynayacak kişilere de 'oyun oynama kimliği' verilmesi gerektiğini vurguladı.Bu kimliğin verilmesinin mevzuata aykırı davranışları önleyici olacağını belirten Sayıştay raporunda, 'Önleyici tedbirlerinin hiçbirisi oyun oynama kimliği verilmesi kadar etkili olmayacaktır. Zira 18 yaşından küçükler kendilerine oyun oynama kimliği verilmeyeceği için oynayamayacak; 18 yaşından büyükler ise oyun oynama kimliğine önceden peşin parayla tanımlanmış para kadar oynayabilecekleri için, kredi kartında olduğu gibi kontrolsüz oynamayacak ve aşırı borçlanmanın sebep olduğu olumsuz durumlarla karşılaşılmayacak' denildi.OYUN OYNAMA KİMLİĞİ SAYESİNDE ŞİKE YAPILIP YAPILMADIĞI TESPİT EDİLEBİLECEKOyun oynama kimliğinin bulunmamasının aynı zamanda kupon ve biletlerde yer alan spor müsabakalarında şike yapılıp yapılmadığının tespitini olanaksız kıldığı hatırlatılan raporda şu ifadeler yer aldı: 'Zira kimlerin yüksek ikramiye kazandığının ve oynadıkları kupon ve biletlerde yer alan spor müsabakalarının sonucuna etki edip etmediklerinin tespitini imkansız kılmakta. Yine bahse konu kimliğin olmaması veraset ve intikal vergisinin tahsil edilmesini imkansız hale getirmekte. Vergiden kaçınmak amacıyla bir kuponun birden fazla seri bilet olarak kullanılması halinde kazanılan ikramiyelerin kimler tarafından kazanıldığının tespiti imkansız hale gelmekte ve veraset intikal vergisinin tahsili mümkün olmamakta.'
Tüm Kâbusların Bir Araya Geldiği, İçine Gireni Ağlatan, Yeryüzündeki En Ürkütücü Korku Evi
etiket
Bildiğiniz korku tüneli (ya da korku evi) maceralarını unutun! Çünkü bu evdeki yolculuğunuzun, hayatınızdaki en korkunç kabusların bir araya gelmiş hali olacağını garanti ediyorum. Sonu gelmeyen bir tünelde yürüdüğünüzü ve bu esnada kırbaçlanarak işkence gördüğünüzü düşünün. Geri dönüş yok. Merhamet yok.  Pes etmek yok. Yardım dilemek yok. Hiçbir hakkınız yok!Tanıtım videosundaki LA Times muhabirinin 'En vahşisinden, en adrenalin dolusuna kadar dünyada yaşamadığım macera kalmadı, ama ben böylesini görmedim' demesi olayı özetliyor...Gerçek mi, yoksa insanları heyecanlandırmak için yapılmış viral bir kurgu mu bilemiyorum ama bana oldukça gerçek göründü. Siz ne dersiniz? Buraya gitmek ister misiniz?
Reklam
İşte Erdoğan'ın "Dev" Projeleri!
Deniz AYHAN/Sozcu.com.trCHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, ükenin ekonomide ve iç- dış politikada ciddi bir darboğaza girdiği bugünlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve Başbakan Davutoğlu’nun apar topar toplu açılışlar düzenlediğini belirtti. Yapılan açılışları listeleyen Oran, kanalizasyon ve kaldırımların bile ‘dev proje’ olarak sunulduğunu, Malatya’da bir projeye 3 farklı adla açılış yapıldığını ve yıllardır eğitim veren bir okulun yeniden açıldığını söyledi.Oran yaptığı basın açıklamasında, “Ekonomi krizin, Türkiye savaşın eşiğinde; ülke yangın yeri, yağma faaliyetleri başlamış, Türkiye IŞİD-PKK terörü arasına sıkışmış, birçok ilde sokağa çıkma yasağı ilan edilmiş; Türkiye hem siyasi hem ekonomik açıdan batağa saplanmış durumda. Böyle kritik bir süreçte, ne yazık ki Cumhurbaşkanı ve Başbakan ise sorumsuz biçimde siyasi şov peşinde…” dedi.Erdoğan’ın, Eylül 2013’te Malatya’da 93, bu yıl Haziran ayında da Trabzon’da 21 “önemli” proje için toplu açılış yaptığını belirten Oran, “proje ve tesis” diye sayılanlar arasında anaokulu, kafeterya, belediyenin kaldırım, asfalt ve kanalizasyon işleri vb.nin bulunduğunu söyledi.Erdoğan’ın 2013 sonlarındaki Malatya “toplu açılışı” listesi şöyle• Begüm Kartal İlk ve Orta Okulu (24 Derslik)• Vilayetler Birliği Anaokulu (4 Derslik)• Hanımınçiftliği Anaokulu (4 Derslik)• Elmasuyu İlköğretim Okulu (8 Derslik)• Şehit Gökhan Ertan End.Mes.Lisesi (24 Derslik)• Avni Kiğılı Anadolu Kız İmam Hatip Lisesi (42 Derslik)• Alaaddin Elmas Kız öğrenci Pansiyonu (300 öğrencilik)• Çilesiz Şehit Ahmet Kurak Anaokulu (6 Derslik)• Hanımınçiftliği Fatih İlköğretim Okulu (8 Derslik)• Aşağıbağlar Anaokulu (4 Derslik)• Şahnahan Recaİ Vardar İlk ve Ortaokulu (8 Derslik)• Sütlüce İlk ve Ortaokulu (15 Derslik)• Bindal Köyü İlk ve Ortaokulu (8 Derslik)• Ayşe İlbak Anaokulu (4 Derslik)• Kurşunlu İlköğretim Okulu Pansiyon (200 Öğrencilik)• Koldere İlkokulu 6 Dairelik Lojman• Cumhuriyet İlk ve Ortaokulu (8 Derslik)• Nohutlu İlk ve Ortaokulu (8 Derslik)• Ali Rıza Aydos ilk ve Ortaokulu (21 Derslik)• Kerem Aydınlar Kampüsü Arapgir Anadolu öğretmen Lisesi• Battalgazi Küçük Tip Spor Salonu• Mühendislik Fakültesi Laboratuvar Blokları• T.Ö.T.M. Kafeterya ve Medikal Satış Merkezi• Kale M.Y.O. Turizm ve Otel İşletmeciliği Uygulama Oteli• Battalgazi Kavşak Köprüsü• Otomatik Tren Muayene İstasyonu Binası• Malatya Şehir Geçişi BSK Yapımı• Öğrenci Yurdu• İlyas Mahallesi Gençlik ve Spor Salonu• Akçadağ Spor Salonu• Pütürge Sentetik Yüzeyli Futbol Sahası• Arapgir Sentetik Yüzeyli Futbol Sahası• Battalgazi Spor Salonu• Arapgir İlçe Merkezine 4 Daireli Personel Lojmanı• Pütürge İlçe Merkezine 4 Daireli Personel Lojmanı• Yetiştirme Yurdu Sevgi Evleri ve İdari Bina• Hayvancılığı Destekleme Projesi 50 Aileye 200 Baş Süt İnekçiliği· 54 KW Malorsa Transformatör Merkezi• Kanalizasyon İnşaatı “Şebeke Kolektör Foseptik”• Ören Belediyesi Kanalizasyon İnşaatı Kanalizasyon Şebekesi• Malatya Çarşı Camii, Battalgazi Karahan Camii, Merkez Söğütlü Camii Restorasyon• Özel idare yatırımları: Malatya İli, ilçeleri ve Merkez Köyleri içme suyu, Malatya ili, ilçeleri ve Merkez Köyleri Kanalizasyon, Malatya ili, ilçeleri ve Merkez Köyleri Sulama Suyu, Malatya ili, ilçeleri ve Merkez Köyleri Yol ve Köprü Çalışmaları, Kuluncak Emniyet Amirliği Lojmanlı 2 Katlı Hizmet Binası ve 20 adet Lojman• Mirsan Kuru Kayısı işleme Tesisi Yapımı• Seher Entegre Tavukçuluk Çelik Silo Yapımı• Baktar Kayısı işleme ve Soğuk Depolama Tesisi• Yılmazlar Kuru Kayısı işleme Tesisi Yapımı• Entegre Kuru Kayısı işleme Tesisi Yapımı• Baygrup Kombine Sığır Irkı ile Kurulan Damızlık Sığır İşletmesi• Tavuk Üretiminin AB Standartlarına Getirilmesi• Yeşil Vadi 100 Başlık Süt inekçiliği Tesisi• 100 Başlık Süt inekçiliği Tesisi• TOKİ: Konteyner Kent (Suriyeliler için), Afet Konutu (48 Konut), Konut ve Sosyal Tesis• Özel sektör yatırımları: Konfeksiyon Üretimi (Taha Dış Giyim), İplik Üretimi (Şahtaş Tekstil), Nükleer Tıp (Eczacıbaşı), Balık Entegre Tesisi (Alima Su Ürünleri), Cıvata Üretimi (Çetin Cıvata)• Boru Üretimi (Süperlit Boru Sanayi),Tekstil (Baykanlar Tekstil)• Belediye yatırımları: 54 Cadde, 140 sokakta yapılan altyapı, kaldırım, peyzaj ve asfalt çalışması• 110 km Yağmur Drenaj hattı, Katı Atık Bertaraf ve Düzenli Depolama Tesisi, Malatya Batı Girişi alt ve üst yapı ile çevre ve peyzaj yapımı, Akpınar Bölge alt ve üst yapı ile çevre ve peyzaj düzenlemeleri• Malatya Şehir Geçişi alt yapı, üst yapı ile çevre ve peyzaj düzenlemesi, Adliye Kapalı Otopark ve Çevre Düzenlemesi, 2 Semt Konağı, Doğu Garajı ve Çevre Düzenlemesi, içme Suyu, Çevre Düzenlemesi, Yol Yapımı, Sokak Sağlıklaştırması, Restorasyon, Park Yapımı, İsale Hattı ve Su Deposu Yapımı İçme suyu Şebekesi.BİR PROJEYE AYNI ANDA ÜÇ AÇILIŞMalatya’daki toplu açılış listesinde aynı proje, 3 ayrı adla yer alıyor:· Malatya Şehir Geçişi BSK Yapımı (Karayolları )· Malatya Batı Girişi alt ve üst yapı ile çevre ve peyzaj yapımı (Malatya Belediyesi)· Malatya Şehir Geçişi alt yapı, üst yapı ile çevre ve peyzaj düzenlemesi (Malatya Belediyesi)Yani bir proje için 3 açılış yapılmış oldu. Yani sayı ne kadar çok gösterilirse o kadar böbürlenme vesilesi oluyor.4 YILDIR EĞİTİMDE OLAN OKULU BİR DAHA AÇTILAR…Malatya ilinin Arapgir ilçesinde, eski TFF Başkanı Mehmet Ali Aydınlar’ın vefat eden oğlu Kerem Aydınlar adına yaptırdığı 16 derslik, 20 Lojman, 350 kişilik pansiyon ve spor salonunun yer aldığı Kerem Aydınlar Kampusu Arapgir Anadolu Öğretmen Lisesi, 2009 yılında eğitim öğretim hayatına başlamıştı. Söz konusu eğitim tesisleri 21 Eylül 2013’te Erdoğan tarafından gerçekleştirilen toplu açılış listesinde yer aldı. Yani okul eğitime başladıktan 4 yıl sonra bir daha törenle “açıldı”.TRABZON TOPLU AÇILIŞ ŞOVU DA MÜKERRER· 1 ilköğretim okulu,· 3 anaokulu,· 2 imam hatip okulu.· Çaykara İlçe Emniyet Amirliği Lojman Hizmetleri Binası,· Şalpazarı İkinci Kısım İçme Suyu Projesi,· Uğurlu-Oğuz Kanalizasyon projesi,· Arsin Derin Deşarjı· Yomra İçme Suyu Projesi,· TOKİ eliyle Araklı’da yapılan toplam 13 milyon liralık 192 konut teslimi.· Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından Ortahisar ve Of’taki iki adet futbol stadı.· Orman ve Su İşleri Bakanlığı’na ait toplam 38,5 milyon liralık 4 adet proje.· Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün restorasyonunu tamamladığı Hacıkasım Camii, Saraç Alizade Mescidi, Akçaabat Dürbınar Camii ve Trabzon Bedesten Çarşısı· Trabzon Büyükşehir Belediyesine ait çeşitli mahallelerdeki 10 adet park yapımı,· Arsin Belediyemize ait sahil parkı çevre düzenlemesi…Oran konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:Ülke yangın yeri, Güneydoğu’da OHAL var, millet can derdinde, her yer yağmalanıyor iktidar ise şov peşinde. Ne toplu açılışın, ne mitingin ne de Karadeniz turunun zamanı. Acilen bu kangrenin elbirliğiyle büyük bir uzlaşmayla çözülmesi gerekmektedir.Ülkemizin hem ekonomi, hem siyaset hem de dış politikada eşi görülmemiş bir darboğaza girdiği bu günlerde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Trabzon’da 17, Başbakan Ahmet Davutoğlu Malatya’da 44 “tesis” için apar topar “toplu açılış” gerçekleştirdi.İzlenen yanlış politikalar yüzünden ekonomide Türkiye ciddi bir krizin eşiğinde… Türkiye ekonomisi kan kaybediyor. Piyasalarda türbülans yaşanıyor. Döviz aldı başını gidiyor, tüm makroekonomik hedefler sapmış durumda. Ekonomide bir hafta sonrası öngörülemiyor, 2015 yılı tamamen belirsiz.AKP’nin izlediği dış politika nedeniyle Ortadoğu’da patlak veren savaş ülkemiz sınırlarına dayanmıştır. Türkiye, IŞİD-PKK terörü arasına sıkışmış durumdadır. IŞİD’in Kobani saldırısını protesto amaçlı kitlesel eylemler nedeniyle birçok ilimizde sokağa çıkma yasağı ilan edilmiş, ülkede yağma faaliyetleri başlamış, AKP’nin “çözüm” projesi iflas noktasına gelmiştir. Ülkenin geleceği belirsiz, ulusal güvenliğimiz, toplumsal barış tehlikededir.Bu zor süreçte “partili” Cumhurbaşkanı ile O’nun atadığı Başbakan ise hamaset ve göz boyama derdine düşmüştür. Türkiye’nin hem siyasi hem ekonomik açıdan boğazına kadar batağa saplandığı böyle kritik bir süreçte, Cumhurbaşkanı ve Başbakan, ne yazık ki siyasi şov peşindedir…BU TİYATRO ARTIK KABAK TADI VERDİ!..Erdoğan, zaten Eylül 2013’te Malatya’da 93, Haziran 2014’te ise Trabzon’da 21 “önemli” proje için toplu açılışlar yapmıştı. Malatya’da açılışı yapılan tesislerin toplam yatırım tutarı 776 milyon, Trabzon’dakilerin tutarı 104 milyon TL olarak açıklanmıştı. (Üstelik paradan atılan 6 sıfıra rağmen, bu tutarlar göz boyamak için ısrarla “trilyon” şeklinde telaffuz ediliyor.)Görüldüğü gibi “trilyonlarla” ifade edilen ve “tesis”, “proje” diye sunulanların büyük bölümünü devletin zaten sessiz sedasız yapması gereken okul, yol, asfalt, altyapı çalışmaları, karakol, idari bina gibi yatırımlar oluşturuyor. İmam hatip, cami projeleri de listede önemli bir yer tutuyor.Listede, hükümet ya da bağlı belediyelerce gerçekleştirilen ve ülke ekonomisine katkı sağlayacak görece önemli yatırımlar ise neredeyse hiç yok ve yapılan iş koparılan gürültüye değmiyor.TOPLU AÇILIŞ ŞOVCULARINA 10 SORUİlgili makamlara soruyoruz:“Şimdi yapılan bu toplu açılışlar nedir, bunlar gerçek yatırım mı, hayali midir? Ülkenin içinde bulunduğu bu zor dönemde bu açılışların aciliyet derecesi nedir? Bu hengamede hangi önemli, acil tesis ya da projenin açılışı yapılmıştır? Açılışı yapılacak “tesis” ve projelerin bir listesi basın kuruluşlarına gönderilmiş midir? Listeler herhangi bir kamu kuruluşunun internet sitesinden ilan edilmiş midir? Toplu açılış listesinde, kısa süre önce yine törenle açılışı yapılmış olanlar ya da zaten faaliyette olanlar da var mıdır? Bizzat Cumhurbaşkanı ve Başbakan hangi tesis ya da projelerin açılışını yaptıklarını biliyor mu? Amacınız hizmet mi, şov mudur? Bu çetin günlerde Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın programı, algı yönetimi, göz boyama amaçlı mıdır? Türk halkının zekâsıyla alay mı ediyorsunuz?”Ülkemiz, geçmişte eşi görülmemiş ölçüde risk altındadır. Açılış şovunun ne zamanı ne de yeridir! Ekonomik kriz, terör ve savaş tehdidi giderek büyürken ülkemiz, sağduyu ile bu sorunları acilen çözecek sorumlu, muktedir, akılcı, güvenilir yöneticilere ihtiyaç duymaktadır!…
Çek Cumhuriyeti Mağlubiyeti İçin Yazılmış En İyi 10 Köşe Yazısı
Türkiye ile Çek Cumhuriyeti aynı ligin takımları... Son 20 yıldır seviyeleri aşağı yukarı aynı. Bir gün Türkler, Çekler’i Prag’da yenebilir; başka bir gün (dün olduğu gibi) Çekler Türkler’i İstanbul’da alt edebilir. Dün Çekler iyiydi, sağ bekleri Kaderabek bizim solumuzu açığa düşürdü; duran toplardaki uzmanlıklarını da bir kez daha yansıttılar sahaya... Ve Çekler kazandı dün...Bizim bugünkü asıl derdimiz Çekler’e yenilmek değil zaten. Bizim meselemiz başka, daha ciddi bir mesele...Devamı...
Reklam