onedio
Murat Ülker'den Ersoy Dede'ye 'Efsane' Tweet
İş dünyasındaki başarıları ve soğukkanlı kişiliğiyle bilinen Murat Ülker, Twitter'da kendisini 'caps'lerle eleştiren Akit gazetesi yazarı Ersoy Dede'ye öyle bir yanıt verdi ki...Sosyal medya platformu Twitter, dün akşam Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker’in Yeni akit gazetesi yazarı Ersoy Dede’ye attığı bir mesajla adeta ‘çalkalandı’.Olay şöyle gelişti: Türkiye 'nin önde gelen gıda markalarından Ülker'i de bünyesinde barındıran Yıldız Holding’in, İngiliz bisküvi markası United Biscuits'i de bünyesine kattığı haberi bu hafta ekonomi gündeminin ilk sıralarında yer aldı. Bu satın almayla dünyanın üçüncü büyük bisküvi üreticisi konumuna yükselen Yıldız Holding’in patronu Murat Ülker doğal olarak pek çok tebrik aldı. Murat Ülker’i sosyal medya üzerinden tebrik edenler arasında, Boyner Holding’in patronu Cem boyner de vardı. Boyner, 3 Kasım günü Murat Ülker’e hitaben, “Bravo ÜLKER'e!! UNITED BISCUITS Süper hamleTebrikler..” mesajını paylaştı. Murat Ülker de bu mesaja teşekkür ederek karşılık verdi.Yeni Akit gazetesi yazarı Ersoy Dede ise bir gün sonra, bu mesajlaşmanın ve Murat Ülker’in Hürriyet gazetesi yazarı Ertuğrul Özkök’ün bir yazısını önerdiği daha önceki bir mesajının görüntülerini bir araya getirerek takipçilerine şöyle bir mesaj attı: “Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim”.Cem Boyner, gezi parkı protestoları sırasında eylemcilere yönelik şiddeti eleştirmiş ve Berkin Elvan’ın cenaze töreninin yapılacağı gün mağazalarının olası ilkyardım ihtiyacı için açık olacağını belirtmişti ve bu nedenle sık sık hükümete yakın medya organlarının hedefi olmuştu. Yine Ertuğrul Özkök de hükümete yönelik eleştirel yazıları nedeniyle bu medya organları tarafından sıklıkla hedefe konuyordu. Yeni Akit yazarı Ersoy Dede de, Murat Ülker’in Cem Boyner ve Ertuğrul Özkök’le sosyal medya üzerindeki ilişkisini gündeme getirerek onunla ilgili bu mesajı attı.Ancak iş dünyasındaki başarıları, sanata olan katkıları ve soğukkanlı kişiliğiyle bilinen Murat Ülker, “twitter raconu” konusunda da iyi olduğunu gösteren bir yanıt vermekte gecikmedi.Murat Ülker, Ersoy Dede’nin mesajından kısa bir süre sonra “Arkadaşım nasılsınız?” yazılı bir tweet attı. Bu mesajı esas ilginç hale getiren ise sadece 6 ay önce Ersoy Dede’nin attığı bir başka twitter mesajının görüntüsünün eklenmiş olmasıydı.Ersoy Dede, 6 Mayıs 2014’te, Ülker’in patronu ile çektirdiği ve oldukça mutlu göründüğü bir fotoğrafı, “Murat Ülker ile selfie” yazarak takipçileriyle paylaşmıştı. Murat Ülker, “arkadaşları” nedeniyle kendisini eleştiren Ersoy Dede’ye bu iletisini, son tweetindeki 'arkadaş' eleştirisiyle birlikte hatırlatıyordu.Twitter kullanıcıları Murat Ülker’in bu ‘ince’ göndermesinin ardından konuya dahil oldu ve çok sayıda mesajla Murat Ülker’e destek verdi. Milliyet
'25 Alanda Geniş Kapsamlı Yeni Hamle Dönemini Başlatacağız'
Başbakan Davutoğlu, Orta Vadeli Programda büyük önem verilen ve 2018’de GSYİH’yi 1.3 trilyon dolara çıkarmayı hedefleyen dönüşüm programını açıkladı.Başbakan Davutoğlu, Orta Vadeli Program’da büyük önem verilen, Öncelikli Dönüşüm Eylem Planı’nı açıkladı.Başbakan Davutoğlu, 62. Hükümet Programı'nı, 2015 Haziran'a kadar olan 8 aylık bir dönemi değil, 2023 yılına kadar olan 9 yıllık dönemi kapsayacağı konusunda mutabık kalarak kaleme aldıklarını belirtti.Toplantıya, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu katıldı.Davutoğlu, 25 başlıkta 1350 eylem planı çerçevesinde yeni hamle döneminin başlayacağını ifade ederken, siyasi istikrarın büyümeye katkısına dikkat çekti.Başbakan, bugün açıklanan 9 sektörel dönüşüm programı ve 417 eylem planının, reel sektöre yönelik planlar olduğunu açıkladı.Başbakan Ahmet Davutoğlu, 'Hedefimiz, bu sektörel dönüşüm programlarıyla 2018 sonuna kadar yani 4 yıl içinde, GSYH'yi 1,3 trilyon dolara, cari açığı yüzde 5,2'ye çekmek, işsizlik oranını da yüzde 7 civarına indirmektir' dedi.Planın 9 ana maddesiDavutoğlu 9 dönüşüm planını şöyle açıkladı;1-İthalata Olan Bağımlılığın Azaltılması Programı2-Öncelikli Teknoloji Alanlarında Ticarileştirme Programı3-Kamu Alımları Yoluyla Teknoloji Geliştirme ve Yerli Üretim4-Yerli Kaynaklara Dayalı Enerji Üretim Programı5-Enerji Verimliliğinin Geliştirilmesi Programı6-Tarımda Su Kullanımının Etkinleştirilmesi Programı7-Sağlık Endüstrilerinde Yapısal Dönüşüm Programı8-Sağlık Turizminin Geliştirilmesi Programı9-Taşımacılıktan Lojistiğe Dönüşüm ProgramıMTA yurt dışına açılıyorBaşbakan Davutoğlu, 9 dönüşüm planının ana hatlarını ise şöyle anlattı:İthalata olan bağımlılığın azaltılması; Türkiye’nin girdi tedarik ihtiyacının stratejisi güncellenecek. MTA’nın yurtdışında da madencilik yapabilmesini sağlayacak. Enerji üretim tesislerinde kullanılan tesisatın yurt içinde üretimi desteklenecek. Demirçelik sektörünün hurda girdi bağımlılığını azaltacak. Sanayi stratejisini revize ederek, sektörel strateji hazırlanacak. Orta ve yüksek teknolojili üretimlere dönük destek programları açıklanacak. Yeni bölgelere dönük teşvik programı açıklanacak. İleri teknoloji yatırımları çekmek üzere serbest bölgelerin cazibeleri artırılacak. Atıkların ekonomiye kazandırılmasına önem verilecek. Hedef, ihalatın ihracatı karşılama oranını yüzde 70'e çıkarmak.Türk malı marka sayısı artırılacakÖncelikli Teknoloji Alanlarında Ticarileştirme Programı; Yerli makine üreticilerinin rekabet gücünü artırmak hedefleniyor. Öncelikli sektörler olan enerji, sağlık, havacılık, raylı sistemler, savunma sektörlerinde teknoloji yatırımları desteklenecek. Kuluçka merkezleri ve hızlandırıcılar kurulacak. 2018 yılına kadar öncelikli sektörlerde Türk malı ürün ve marka sayısını artırmak hedefleniyor.Kamu Alımları Yoluyla Teknoloji Geliştirme ve Yerli Üretim: Kamu İktisadi Kuruluşlarında değişiklikler yapılacakYerli Kaynaklara Dayalı Enerji Üretim Programı: Enerjideki dışa bağımlılığın azaltılması hedefleniyor. 2018 yılında enerji üretiminde yerli kaynak payının yüzde 35'e çıkarılması planlanıyor. Kamu alımlarında yerli firmaların payı artacak. Yeni destek ve finansman programları geliştirilecek, arama ve arge faaliyetlerine ivme kazandırılacak.Enerji Verimliliğinin Geliştirilmesi Programı: Linyit kaynaklarının azami şekilde ekonomiye kazandırılması ve enerji verimliliği konusunda yatırımların desteklenmesi. Enerji yoğunluğunu düşürecek eylemler hayata geçirilecek. Yönetim bilgi sistemi oluşturulacak. Enerji verimliliği artırılacak.Yerli ilaç üretimine teşvikTarımda Su Kullanımının Etkinleştirilmesi: Tarımda su kullanımını etkinleştirecek adımlar atılacak. Su kaynaklarının daha verimli kullanılmasına destek sağlanacak. Mevcut sulama tesisleri rehabilitasyon programı ve arıtılmış suların tarımda kullanılması araştırılacak. Çiftçiler başta olmak üzere etkin su kullanımını bilinçlendirilecek. Sulama şebekelerinde modern izleme yöntemleriyle yeraltı suları izlenecek.Sağlık Endüstrilerinde Yapısal Dönüşüm Programı: Yerli ilaç ve tıbbi cihaz üretimine teşvik sağlanacak.Sağlık Turizminin Geliştirilmesi Programı: Yerli Ar-Ge ve üretimi destekleyecek şekilde Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı kurulacak. İlaç ve tıbbi cihaz alımlarında yerli üretimi özendirici ve geliştirici tedbirler alınacak. 2018 sonunda tıbbi cihaz ihtiyacının yüzde 20'sini, ilaç ihtiyacının ise yüzde 60'ı yerli üretimle karşılanacak.Taşımacılıktan Lojistiğe Dönüşüm Programı: Bu alanda lojistik destek adımları atılacak.Al Jazeera
Otomotiv Tarihinin En Büyük Yatırımı
Tofaş iki yeni model araç için toplam 520 milyon dolar tutarında yatırım projesini onayladı.Tofaş'ın Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda (KAP) yaptığı açıklamada, 'Şirketimiz Yönetim Kurulu, üretimine 2016 yılında Tofaş Bursa fabrikasında başlanması ve 2016-2023 yılları arasında yaklaşık 700 bin adet araç üretilmesini hedefleyen, Sedan modeli ile aynı platformu kullanarak üretilecek olan Hatchback ve Station Wagon olmak üzere iki yeni model araç için toplam 520 milyon dolar tutarındaki yatırım projesinin onaylanmasına karar vermiştir' ifadelerine yer verildi.Toplam adedin önemli kısmının ihraç edilmesinin planlandığı proje ile ilgili Fiat Group Automobiles ile yatırım, satış ve tedarik koşullarına ilişkin detayların belirlenmesi konusunda görüşmelerin son aşamasında olduğu belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:'Daha önce açıklanmış olan Yeni Sedan araç projesi ile birlikte 2016-2023 döneminde, yeni model projeleri için toplam 1,3 milyon adet üretim hedeflenmiş olup, bu projeler kapsamında 1 milyar dolar yatırım yapılması planlanmaktadır. Proje yatırımına 2014 yılında başlanılacak ve ilgili teşvik başvuruları 2014 yılında yapılacaktır.'Dünya
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
ABD’nin Irak-Şam İslam Devleti’ne (IŞİD) karşı operasyon için ittifak arayışı ‘Suriye silahlı örgütler borsası’nı hareketlendirdi. Borsa diyorum çünkü aktörlerin yarınını görmek o kadar kolay değil. Amerikan operasyonlarına karadan eşlik edecek gruplara silah ve para verme planı ‘devrim’ borsasında ‘boğa’ etkisi yapıyor. Kobani savunmasıyla kıtalardan kıtalara sempati toplayan Halk Savunma Birlikleri’nin (YPG) özel durumu bir yana hemen yelkeni şişenler kendilerini ‘ılımlı’ diye piyasaya sürenler oldu. Bunların başında ABD’nin daha önce silahlandırdığı Suriye Devrimci Cephesi ile Hareket Hazm geliyor. Silah gelecek ve cihadi selefiler karşısında eriyen ılımlılar palazlanacak; eğit-donat etkisi!
'Hükümet 150 Şirketlik Maden Havuzu Oluşturdu'
Ruhsat izinlerinin Başbakanlık'a geçmesiyle birlikte AKP hükümetinin, ülkedeki tüm madenleri işletmesi için 150 şirketlik bir havuz oluşturduğu ileri sürüldü.Karaman Ermenek’te 18 maden işçisi 10 gündür yerin altında kurtarılmayı beklerken, gözler maden sektörüne çevrildi. Son dönemde kazaların rekor düzeyde artmasında, iki yıl önce hayata geçirilen “yandaş madenci” oluşturma projesinin de etkisi olduğu öne sürüldü. Taraf gazetesinden Hüseyin Özay'ın imzasıyla yayımlanan ve ekonomi kulislerinde dolaşan bilgilere dayandırdığı habere göre ruhsat izinlerinin Başbakanlığa bağlanmasının ardından, “150 iş adamından oluşan” bir madenci havuzu oluşturuldu. AKP'li iş adamlarından oluşan havuzdaki firmalar ise sır gibi saklanıyor. Ancak son dönemde maden ihalelerini kazanan firmaların tamamı da söz konusu maden havuzundaki şirketlerden oluşuyor.  Habere göre “Maden havuzunun” hikayesi şöyle:MADEN HAVUZU “PKK” BAHANESİ İLE KURULDUAKP’nin 12 yıllık iktidarı döneminde daha çok “inşaat”, “enerji” gibi alanlardaki ihalelere katılan AKP’li iş adamları, son beş yıl içinde madencilik alanında milyarlarca liralık rant döndüğünü fark etti. Ancak, maden saha ruhsatlarının uzun dönemli olması nedeniyle AKP’li işadamları sektöre giremedi. Bunun üzerine, tüm madencilik ruhsatları işlemleri Başbakanlığa bağlandı. 16 Haziran 2012 tarihinde çıkarılan yönetmelik ile, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nda olan ruhsat işlemleri Başbakanlık bünyesine geçti. Bunun için de o dönemde, PKK’ya yardım eden işadamlarının maden ruhsatlarına sahip olduğu belirtilerek, bu kişilerin eleneceği öne sürüldü. Yani güvenlik tedbirleri nedeniyle ruhsatların Başbakanlığa alındığı kaydedildi.MADEN HAVUZU NASIL OLUŞTURULDU?Ruhsat izinlerinin Başbakanlığa geçmesi ile birlikte daha önce hiçbir şekilde madencilik sektöründe çalışmamış kişiler de maden şirketi kurmaya başladı. Bu çerçevede son beş yıl içinde AKP’li yöneticiler ile AKP Milletvekili ve teşkilat başkanlarının yakınları üzerine çok sayıda şirket kuruldu. Ankara kulislerinde dolaşan bilgilere göre, AKP’li yakın işadamlarının doğrudan veya dolaylı olarak kontrol ettiği bir maden şirketleri havuzu oluşturuldu. Havuzda, yaklaşık 150 maden şirketinin bulunduğu iddia ediliyor. Söz konusu şirketler, ana işveren durumunda bulunuyor. Yani madenin işletmesini alıyor. Ancak işletmiyor. Ana işveren konumundaki şirket, aldığı işi yine AKP’ye yakın şirketlerden oluşan taşeron şirketlere devrediyor. Böylece, maden alanında bir ihale zinciri oluşturuldu.18 madencinin yer altında kalmasına yol açan Ermenek’teki maden ocağı da aynı şekilde işletmeye verildi. Kamuoyuna maden sahasını işleten şirket olarak duyurulan Has Şekerler Firması, maden sahasında taşeron firma olarak iş yapıyor. İşin asıl sahibi ise RP eski milletvekillerinden Abdullah Özbey’in sahibi olduğu Ermenek Cenne Linyit Kömür İşletmeleri şirketi. Özbey, aynı zamanda maden işletmeleri ile ilgili düzenlemelere karşı çıkan patronlar arasında yer alıyor. Has Şekerler şirketi ise, Özbey’in maden sahalarını işleten dört taşeron firmadan birisini oluşturuyor.DAYI YEĞEN HERKES MADENCİÖte yandan, Soma’da meydana gelen ve 301 kişinin hayatını kaybetmesine neden olan maden kazasının ardından bir grup müfettiş, AKP’li maden şirketleri ile ilgili bir çalışma yapmıştı. Bu kapsamda yapılan araştırmada, son beş yıl içinde maden şirketi kuran birçok AKP’li olduğu görülmüştü. Taraf’ın yaklaşık üç ay önce “AKP Madeni Buldu” başlığı ile duyurduğu, AKP’li madenciler listesinde yüzlerce AKP yöneticisinin isminin yer alması dikkat çekti. Maden şirketi bulunan veya maden şirketlerinde ortaklıkları olan AKP’li yöneticilerin arasında partinin milletvekilleri, il başkanları ve MKYK üyeleri de bulunuyor. Örneğin eski bakanlardan Osman Pepe ve çocukları Kar Cihan Uluslararası Mad. San. ve Tic.A.Ş. ve Bck Uluslararası Mad. San. ve Tic. Ltd.Şti. isimli şirketler ile faaliyet gösteriyor. AKP Bitlis Milletvekili Vahit Kiler’in de Trakya Kuvarsmadenleri San. ve Tic. A.Ş. ve Kanaroğlu Madencilik Yapı Enerji Loj. Akary. Tic. ve San isimli şirketleri bulunuyor. AKP’li yöneticilerin maden işine özellikle ruhsat işlemlerinin Başbakanlığa geçmesinin ardından hız vermeleri dikkat çekiyor. Örneğin Başkanlar Madencilik şirketi. Bu firmanın ortakları arasında AKP Uşak Milletvekili Nuri Uslu ve AKP üyesi Saffet Benli yer alıyor. Bu iki isim de 02.10.2013 tarihinde şirkete ortak oldu. Aynı şekilde diğer bir firma olan MSD Kıymetli Madenler Ve Dış Ticaret Sanayi A.Ş. isimli şirketin ortakları arasında AKP Rize Milletvekili Bayram Ali Bayramoğlu yer alıyor. Bayram Ali Bayramoğlu 28.02.2013 tarihinde şirkete ortak oldu. Bu iki şirkete de adı geçen Üst düzey AKP’liler 15.06.2012 tarihli maden ruhsatı verilmesinin Başbakanlık bünyesine geçtiği genelge sonrası ortak olmaları dikkat çekiyor.HÜSEYİN ÖZAY | TARAF
Ronaldo Altın Ayakkabısını Aldı
Cristiano Ronaldo; 'Kariyerimi sonlandırdığımda en iyiler arasında olduğumu görmek istiyorum. Eminim ki olacağım' dedi.  Geçen sezon Liverpool oyuncusu Luis Suarez ile 31 gol atarak Avrupa liglerinin gol krallığını paylaşan Cristiano Ronaldo, Madrid'de düzenlenen törende altın ayakkabısını aldı.Manchester United ile 1, Real Madrid ile de 2 kez Avrupa gol kralı olan Ronaldo, 'Her zaman en iyi futbolcu olmak istiyorum ve bunun için çalışacağım. Benim kafamda en iyisi olmak var ve buna ulaşacağım. Adım adım tarihimi yazıyorum. Kariyerimi sonlandırdığımda en iyiler arasında olduğumu görmek istiyorum. Eminim ki olacağım' dedi.Real Madrid Kulübü Başkanı Florentino Perez, Kurumsal İlişkiler Sorumlusu Emilio Butragueno ve futbolculardan İker Casillas, Sergio Ramos ve Gareth Bale'i de tören salonunda görünce 'Bu kadar çok kişi beklemiyordum' diyen Ronaldo, 'Takım arkadaşlarıma teşekkür etmek istiyorum çünkü onların yardımı olmadan altın ayakkabıyı kazanamazdım. Ayrıca aileme, taraftarlara ve bana dünyanın en iyi takımında oynama şansı verdiği için kulübüme teşekkür ediyorum' diye konuştu. Futbolcu olarak aldığı bireysel ödüllerden memnunluk duyduğunu saklamayan Portekizli futbolcu, şunları söyledi:'Benim için bu ilk altın ayakkabı gibi. Özel bir gün. Real Madrid'e geldiğim günden beri benim yanımda olanlarla bu ödülü paylaşmak istiyorum. Burada önümde daha çok yıllar var ve en iyisini vermeye çalışacağım. Maçlarda en iyiyi vermeye, goller atmaya ve asistler vermeye devam edeceğime söz veriyorum.'Real Madrid'in bu sezon erken yakaladığı üst düzey futbolla ilgili soruya Ronaldo, 'Birçok kişi Real Madrid'in en iyi kadroya sahip olduğunu söylüyor ama bunun için sezon sonunu görmek gerekir. Eğer hiçbir şey kazanamazsak en iyi sezon olmayacağı kesin ama ben bu yıl iyi şeyler kazanacağımızın heyecanını taşıyorum. İşler iyi gidiyor ve mutluyuz. Teknik direktörümüz, futbolcuları daha iyi tanıyor, iyi bir başlangıç yaptık. Topa ne kadar çok sahip olursak o kadar çok gol pozisyonu yaratıyoruz. Lig, Şampiyonlar Ligi ve Kral Kupası'nda maç maç düşünerek her turnuvada çok uzak hedeflere ulaşabilecek bir takıma sahibiz. Şu anda bireysel ödülleri düşünmüyorum ama şu iyi zamanın da keyfini çıkarmak istiyorum' cevabını verdi.29 yaşındaki futbolcu, 33 yaşına geldiğinde Real Madrid ile sözleşmesinin sona ereceğini ve o zamana kadar burada oynamak istediğini dile getirerek 'Ben kendimi genç hissediyorum. 33 yaşımdan daha uzun oynamak istiyorum. Eğer başkan beni isterse birkaç yıl daha kalırım' diye konuştu.'Altın top ödülü kazanmamak seni şaşırtır mı' sorusuna da Ronaldo, 'Beni hiçbir şey şaşırtmaz. Son 6, 7, 8 yıldır beni hiçbir şey şaşırtmıyor. Her türlü sahneye hazırlıklı olmak gerekir. Çok mutluyum ve riyakar olmayacağım. Real Madrid'de 3. altın top ödülünü elbette kazanmak isterim ama bununla ilgili herhangi bir saplantım yok. Önümde zaman var ama iyi işler yapıp, gollerimi atıyorum' diye yanıt verdi.La Liga'da bu sezon 10 maçta 17 gol atarak gol krallığı yarışında rakiplerinin uzak farkla önünde olan Ronaldo, 'İyi oynamak ve gol atmak hoşuma gidiyor. Ama bu her zaman olacak bir şey değil. Kimse her maç gol atamaz. Gol pozisyonu kaçırdığım zaman kendime kızıyorum ama sonra dostlarımla birlikte olduğumda her şey geçiyor' dedi.Sporx
Reklam
En Çok Kazanan Beyonce
Forbes dergisi'nin açıkladığı 'yılın en çok kazanan kadın müzisyenleri' listesinde ABD'li şarkıcı Beyonce, 115 milyon dolarlık geliriyle ilk sırada yer aldı.Dünyanın en önemli ekonomi dergilerinden Forbes, 'yılın en çok kazanan kadın müzisyenleri' listesini açıkladı. ABD'li şarkıcı Beyonce, 115 milyon dolarlık geliriyle 2014 yılında en çok kazanan kadın müzisyen oldu.33 yaşındaki şarkıcının Aralık 2013'te çıkardığı 'Beyonce' adlı albüm yılın en çok satanları arasında yer aldı. Ünlü şarkıcının 2014 yılı dünya turu, 95 konserden oluşuyor.Beyonce'yi 64 milyon dolarla country sanatçısı Taylor Swift izledi. 24 yaşındaki Swift'in '1989' adlı albümü, sadece bir haftada 1 milyondan fazla sattı. Genç şarkıcının, gelecek yıl dünya turnesine çıkması bekleniyor.Listenin üçüncü sırasında ise 52 milyon dolarla Pink geliyor. Pink'i 48 milyon dolarla, sosyal medyada milyonlarca takipçisi bulunan R&B şarkıcısı Rihanna izledi.Yaklaşık 125 milyon dolarlık geliriyle geçen yılın en çok kazanan kadın müzisyeni olan Madonna, bu yıl ilk ona giremedi.Forbes dergisine göre yılın en çok kazanan kadın müzisyenleri şöyle:1 - Beyonce - 115 milyon dolar2 - Taylor Swift - 64 milyon dolar3 - Pink - 52 milyon dolar4 - Rihanna - 48 milyon dolar5- Katy Perry - 40 milyon dolar6- Jennifer Lopez - 37 milyon dolar7 - Miley Cyrus - 36 milyon dolar8 - Celine Dion - 36 milyon dolar9 - Lady Gaga - 33 milyon dolar10 - Britney Spears 20 milyon dolarKaynak: AA
Dijital Dünyanın V’den Öğrenebileceği 8 Şey
“Bu maskenin altında etten fazlası var. Bu maskenin altında bir fikir var ve fikirler kurşun geçirmezdir!” diyor V.İyi bir fikirle yola çıkmak, inanmak ve vazgeçmemek başarının ilk adımı kabul edilebilir. Dijital dünyada kendinize bir hedef koymayı asla ihmal etmeyin. Bu ister girişimcilik üzerine bir konu olsun, isterse kişisel gelişim. V’nin filmde bir 5 Kasım gecesi ortaya çıkıp, bir sonraki sene 5 Kasımda toplumsal düzende çok büyük değişmeler olacağını söylemesini örnek gösterebiliriz. Kimsenin ilk etapta inanmaması, ama bir sene içerisinde V’nin istediklerine ulaşabilmek için maksimum çabayı sarf etmesi ve başarması hedeflerine emin adımlarla ilerlemenin bir sonucuydu.
Reklam
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Kendisini tarihe nakşetmenin başka başka yollarını düşünüyorsa da Recep Tayyip Erdoğan, başbakan olduğu dönemde yaşanan Soma katliamının ardından madenciliğin fıtratına dair yaptığı konuşmayla planladıklarının birçoğundan daha uzun hatırlanacak. Yıllarca birikmesine açıkça izin verilmiş suda mahsur kalan madencilerden hâlâ ulaşamadığımız varken, Ermenek Cumhuriyet Başsavcılığı'nın önraporu kolektif bir ihmali işaret ediyorken, inatla hükümetin mesuliyetini üstlenmesini isteyenler o suda boşa mı kürek çekiyor acaba?Muhtelif açıdan hükümeti temsiliyetini tartışamayacağımız Burhan Kuzu geçen hafta, kimi zaman başkaları adına açılmış bir parodi hesabını andıran ama gayet şahsi Twitter hesabından şöyle yazdı: 'İş kazalarında Avrupa'da birinci, dünyada altıncı sıradaymışız. Diyelim ki doğru; bu vahim tablodan sadece Hükümeti sorumlu tutmak adil olurmu?' Diyelim ki doğru... Görünen o ki istatistiklere ikna etmek için dahi gayret gerekiyor.
League Of Legends 4.19 Yaması Yayınlandı
League of Legends, 2014 sezonu öncesi gelen son güncelleme ile birlikte karakter düzenlemeleri, yeni görseller ve bazı ufak değişiklikler sunuyor.League of Legends 2014 sezonunun son güncellemesi ile karşımıza çıkıyor. Şampiyonların bazı yeteneklerinde yapılan düzenlemeler dışında, Sion ve Singed şampiyonlarında geniş çaplı değişiklikler ve yeni şampiyon açılış görselleri görülüyor.Karakterlerin baştan sona yenilenmesi sürecinde sıradaki isim olan Singed , hem görsel olarak güncelleniyor hem de yeteneklerinde bir kaç değişiklik oluyor. Temel şampiyon ve tüm kostümlerinin modeli ve dokuları yenilenen Singed ‘ın artık yeni yetenek simgeleri de var. Artık fırlattığınız bir şampiyon yere düştüğünde sersemlemek yerine, aynı süreyi havada geçiriyor. “ Tut Savur” isimli yeteneğine “ Vallahi Bırakmam ” isimli yeni bir pasif bir özellik alıyor. Bu sayede fırlatılan şampiyon “ Kuvvetli Zamk ” bölgesine düştüğünde 1 saniyeliğine kıstırılmış sayılıyor. Ayrıca bazı durumlarda alakasız yerlere fırlatılan şampiyonlar problemi de kalkıyor. Ultimate yeteneği “ Delilik İksiri” ise eskisine göre daha fazla nitelik artışı sağlıyor.Yakın zamanda geniş çaplı bir güncelleme ile geri dönüş yapan Sion , güncelleme sonrası hatalarından arındırılıyor ve biraz daha güçleniyor. Eskiden azami can değerine göre can değeri kaybetmesine sebep olan pasif özelliği “ Ölümün Görkemi “, artık şampiyon seviyesine göre artış gösterecek. Böylece daha güçlü karakterin daha kısa pasif yeteneği kullanması durumu ortadan kalkıyor. Ayrıca pasif aktif hale geldiğinde çalışmayan eşyalar ve Yorick ‘in yeteneği sonrası iptal olan pasif yetenek hataları düzeltildi.Bu iki şampiyona yapılan büyük değişikliklerin haricinde, bazı şampiyonların oyun içerisinde daha dengeli hale gelmesini sağlayacak değişiklikler yapıldı. Ayrıca tam 18 şampiyonun açılış görselleri yenilendi.Güncelleme ile birlikte oyuna iki yeni kostüm daha ekleniyor. İlki, 11 Kasım 2014 tarihinde sona erecek olan 2014 sezonunun ardından, dereceli oyunlard a Altın ve üzerindeki aşamalarda olan oyunculara hediye edilecek olan Şanlı Morgana kostümü. İkinci kostüm Ölüm Meleği Soraka ise mağazada satışa sunulmuş durumda.4.19 güncellemesi ile birlikte gelen tüm şampiyon değişikliklerine ve daha fazlasına League of Legends Resmi Sitesi’nden ulaşabilirsiniz.
Murathan Mungan ile Sinemada Gerçeğin Kapıları
Bu yıl 20’ncisi düzenlenen Gezici Festival, Murathan Mungan’ı ağırlıyor.28 Kasım - 8 Aralık 2014 arasında sinemaseverlerle buluşacak festival, her yıl olduğu gibi Ankara’dan yola çıkarak Eskişehir ve Sinop’a uğrayacak. Bu yıl festival, Murathan Mungan’ın özel seçkisini “Gerçeğe Açılan Üç Kapı” bölümünde gösteriyor. Sinema üzerine yazarak da düşünen Mungan, bu bölümde gerçekle olan ilişkiyi sinema aracılığıyla sorguluyor.ÜÇ USTADAN GERÇEKLİKMungan’ın seçtiği filmlerden ilki, Michelangelo Antonioni’nin imzalı Blow Up/ Cinayeti Gördüm, varlıklı ve ünlü bir moda fotoğrafçısı olan Thomas’ın, meçhul bir cinayetle olan ilişkisini konu alıyor. 1960’ların özgün yapıtlarından kabul edilen filmde, gerçeklik algısı sorgulanıyor.İkinci filmi Francis Ford Coppola’ya 1974’te Altın Palmiyeli The Conversation/ Konuşma. Film, ünlü yönetmenin en çarpıcı filmlerinden biri olarak öne çıkıyor. Üçüncü film ise, insanoğlunun zaafları üzerine kurulu örgüsüyle ‘gerçek’ denen şeyin göreceliğine vurgu yapan Akira Kurosawa’nın Rashomon’ı. Film, bir cinayet ve tecavüz olayıyla ilgili farklı insanların anlattığı, birbiriyle çelişen hikâyeler üzerinden gerçekliği sorguluyor.TARAF
Reklam
Sosyal Medyada Entelektüel Görünmek İçin 7 Altın Kural
Gerçek hayatta yeteri kadar insan sizin entelektüel olduğunuzu düşünmüyor mu? Sizdeki müthiş cevherin farkına varmıyorlar mı? Hiç dert etmeyin. Aşağıda verdiğimiz kuralları uyguladığınız takdirde herkes sizin hakkınızda 'vaayy ne kadar entel birisi bu' diyecek.
Bursa'da SGK'ya Operasyon
Polis, Bursa SGK İl Müdürlüğü'ne operasyon düzenlendi. İl müdürlük binasında arama yapılıyor.Bursa Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, SGK'da operasyon başlattı. Hürriyet'in haberine göre bu sabah Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) İl Müdürlüğü’ne gelen ekipler binada arama yapıyor. Osmangazi ilçesi İnönü Caddesi'nde bulunan SGK binasına personelden önce gelen onlarca polis, müdürlüğün ikinci katında bulunan bilgi işlem odasındaki arama ve incelemelerine devam ediyor. Operasyon hakkında SGK kurum yetkililerinin de detaylı bilgiye sahip olmadığı belirtildi. Operasyonun kurumdaki telefonlara böcek yerleştirilen T.Y isimli personel nedeniyle başlatıldığı, polisinin kurumda varolduğu öne sürülen böcekleri aradığı iddia edildi.IMC
Apple Watch – Microsoft Band Karşılaştırması
Apple Watch ve Microsoft Band akıllı saatlerini, çeşitli yönlerden sizin için karşılaştırıp inceliyoruz.Donanım yönünden karşılaştırmaBildiğiniz üzere kalp ritmi ölçme özelliği neredeyse tüm akıllı saatlere var fakat Microsoft Band ve Apple Watch’da bu özelliğin ilginç biçimde sunulması dikkat çekiyor. Öte yandan Microsoft Band’a daha çok sensör sıkıştırıldığı için toplayacağı veriler Apple Watch’a göre daha çok olacağı yönünde görülüyor.Apple Watch kalp ritmi özelliğinde özel üretim sensörden yararlanıyor ve indrared/görünür LED’lerden faydalanıyor. Microsoft Band ise bunu 7/24 isabetli kalp ritmi izleyebilen gelenek haline gelmiş optik sensör ile sağlıyor. Bunlar ne demek oluyor? Apple’ın saatinde bu işlevi elle etkinleştirmek gerekiyor ancak diğer Apple tarafından kalp ritminizi canlı olarak paylaşabilmek de güzel bir jest.Uyumluluk yönünden karşılaştırmaCihazlar kendi ilgilileriyle şu şekilde uyumlu olacak; Apple Watch sadece iPhone 5 ve üzeri cihazlarda çalışacak.Microsoft Band ise Android ve Windows’un Windows Phone’lu cihazlarında çalışacağı garantisi veriyor. Yapmanız gereken sadece ilgili uygulama mağazasından Health uygulamasını indirmek.Ekran yönünden karşılaştırmaMicrosoft Band, 1.4 inçlik TFT dokunmatik ekran(320×106) kullanırken Apple Watch Sport ve 18 ayar altın modelleri sunarak iki farklı ekran boyutuyla sunulacak ancak şu an sadece ekran yükseklikleri biliniyor: 38mm ve 42mm.Pil Ömrü yönünden karşılaştırmaMicrosoft normal bir kullanımda 48 saat pil ömrü olacağını söylerken saatin 1.5 saatte tamamen şarj olduğunu belirtmekte.Apple’ın saatinin MagSafe teknolojisi ile şarj olacağı söylenirken pil ömrünün bir güne yetmesi şu anlık zorlanıyor fakat 2015’te çıkacak olan Apple Watch için bu durumun iyileştirilmesi hedefleniyor.Uygulamalar Yönünden KarşılaştırmaMicrosoft Band RunKeeper, Gold’s Gym, My FitnessPal ve Sturbucks gibi üçüncü parti uygulamlarla uyumlu olacak ve bunun yanında en önemli etkileşim aracı olarak Android, iOS ve Windows Phone’da kullanılabilen Microsoft Health uygulaması olacak. Ayrıca kullanıcılar verilerini HealthVault uygulaması ile paylaşabilecekler.Apple Watch ise onunla beraber gelen Activity Monitor uygulamasını kullanacak. Workout uygulaması mesafe, hız ve yaktığınız kalorileri gerçek zamanlı olarak gösterirken Activity Monitor’de üç tane grafiksel halka bulunacak. Move halkası yaktığınız kalori sayısını, Exercise halkası kaç dakika etkin olduğunuzu ve Stand halkası kaç dakika ayakta durduğunuzu gösterecek.Çıkış tarihi ve fiyat yönünden karşılaştırma2015’te piyasaya sürülecek olan Apple Watch’ın fiyatları 349 dolardan başlayacak iken Microsoft Band şu an sadece ABD’deki Microsoft Store’da 199 dolara satılıyor.Etiketler: apple, apple watch, apple watch fiyatı, apple watch microsoft band incelemesi, apple watch microsoft band karşılaştırması, apple watch özellikleri, microsoft, microsoft band, microsoft band apple watch incelemesi, microsoft band apple watch karşılaştırması, microsoft band fiyatı, microsoft band özellikleriÇakma diplomat, asi elektro gitarist ve sıkı bir teknoloji tutkunu. Bazen sadece oyunlar ve hayallerde yaşamak isteyen kişi.iPhone 6 Plus, iPhone 6'ya oranla neredeyse yok satıyor.Teknoloji devi LG, dünyanın en ince çerçeveli telefon ekranı ile adeta büyülüyor.Samsung'un resmi olarak tanıttığı bu iki modelde metal tasarım oldukça dikkat çekiyor.
Reklam
Türkiye Kişisel Özgürlüklerde Dünyada Sondan 8′inci
Londra bazlı bir düşünce kuruluşu olan Legatum Institute tarafından 2008’den bu yana her yıl yayınlanan Dünya Refah Endeksi’nin 2014 verileri açıklandı.Dünya nüfusunun yüzde 96’sını temsil eden 142 ülke hakkındaki, 8 ana başlıktan oluşan 89 farklı değişken incelenerek yapılan araştırmanın sonuçlarına göre Türkiye genel sıralamada 86′ıncı sırayı alırken, Kişisel Özgürlükler alt başlığında 142 ülke arasında 134’üncü sırada bulunuyor. 2010 yılında aynı kategoride Türkiye 95’inci sıradaydı.Rapor hazırlanırken incelenen verilerin diğer ana başlıkları arasında Ekonomi, Girişimcilik & Fırsatlar, Devlet Yönetimi, Eğitim, Sağlık, Güvenlik ve Toplumsal Sermaye kategorileri bulunuyor. Araştırma kapsamında, 8 kategori için belirlenen toplam 89 alt başlık hakkındaki resmi veriler bilimsel yöntemlerle analiz edilip, elde edilen sonuçların sıralandırılması sonrası, tüm kategoriler bir araya getirilerek varılan neticeye göre genel sıralama yapılıyor. Türkiye bu başlıklardan Ekonomi’de 86, Girişimcilik ve Fırsatlar’da 66, Devlet Yönetimi’nde 48, Eğitim’de 81, Sağlık’ta 55, Güvenlik’te 95 ve Toplumsal Sermaye’de 114’üncü sırada. Aynı endeksin genel sıralamasında 2011 yılında 75’inci sırayı alan Türkiye, 2013 raporunda 87’inci sıraya gerilemişti.Türkiye’nin 134’üncü sırayı elde ederek tüm dünyada son 10 arasında yer aldığı Kişisel Özgürlükler kategorisinin alt başlıkları arasındaysa göçmenlere tolerans, azınlıklara tolerans, sivil özgürlükler ve tercih özgürlüğünden duyulan tatmin olmak üzere 4 konu ölçülmüş. Bu kategoride Suudi Arabistan 136, Malezya 112, Birleşik Arap Emirlikleri 55 ve ABD 21’inci sırada.Ekonomi ve Devlet Yönetimi ana başlıklarının 1′incisi İsviçre olurken, Girişimcilik ve Fırsatlar kategorisinin ilk sırasında İsveç var. Eğitim kategorisinin zirvesinde Avustralya bulunurken, sağlık sistemi uzun süre ciddi şekilde eleştirilen fakat Obamacare ismi verilen reform pakediyle bir dizi değişikliğe giden ABD sağlık kategorisinde 1′inci sırada yer alıyor. Güvenlik kategorisinin ilk sırasını Hong Kong elde ederken son ana başlık olan Toplumsal Sermaye konusunda ilk sırada genel sıralamanın da zirvesinde bulunan Norveç var. Türkiye’nin 134′üncü olduğu Kişisel Özgürlükler kategorisinde zirvede bulunan Yeni Zelanda, genel sıralamada da 3′üncü sırada.Araştırmanın genel sıralamasına göre refah düzeyi en yüksek 10 ülke şu şekilde:1. Norveç2. İsviçre3. Yeni Zelanda4. Danimarka5. Kanada6. İsveç7. Avustralya8. Finlandiya9. Hollanda10. ABDÖte yandan refah konusunda en kötü durumdaki 10 ülke de şu şekilde sıralanıyor:142. Orta Afrika Cumhuriyeti141. Çad140. Kongo Demokratik Cumhuriyeti139. Burundi138. Yemen137. Afganistan136. Togo135. Haiti134. Sierra Leone133. GineMerkezi Dubai’de bulunan uluslararası yatırım fonu Legatum bünyesindeki Londra merkezli Legatum Institute, kendi internet sitesinde amacını “insanlığın daha ileriye gidebilmesine katkıda bulunabilmek” olarak açıklayan bir ‘Think Tank’ yani düşünce kuruluşu. 2008’den bu yana yayınladığı Dünya Refah Endeksi haricinde bir çok çalışma yapan kuruluşun çalışanları arasında dünyanın önde gelen üniversitelerinden çok sayıda bilim insanı ve iş insanları bulunuyor.Araştırma sonuçlarını İngilizce detaylı biçimde incelemek için prosperity.com ziyaret edilebilir. Aras ZARAKOL | ZETE
Reklam
13 Maddede Kafası Karışanlar için Hükümet - İmralı Görüşmeleri
Elbette haşmetli devletimizi yöneten zat-ı alilerin her istediğini söyleme hakkı saklıdır. Lakin biz faniler de merak ediyor, ne oluyor ne bitiyor öğrenmek istiyoruz. Görüşmeler yapıldı mı, yapılmadı mı, yapıldıysa kim görüştü ve ne görüştü memleket ahvalinin merakını celbediyor. İçerikle ilgili bir şey söyleyemesek de, görüşme yapılıp yapılmadığına ilişkin tüm beyanları derledik. Artık Allah kerim, karar sizin.
Nasıl Bir Patron Olurdun?
Dur bakayım... Sende kesinlikle patron olma potansiyeli var! Peki patron olsan senden nasıl bir patron olurdu? Çalışanlarına nasıl davranırdın?
'Ak Saray' 1 Milyar 370 Milyon TL
Maliye Bakanı, yeni cumhurbaşkanlığı sarayının bütçesinin 1 milyar 370 milyon TL olduğunu açıkladı.Şimşek, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, milletvekillerinin 2015 yılı bütçesinin geneli üzerindeki soru ve eleştirilerine cevap verdi.Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın toplam maliyeti ve maliyetin hangi bütçeden karşılanacağı sorusunu da yanıtlayan Şimşek, yeni hizmet binasının proje bedelinin toplam 1 milyar 370 milyon lira olduğunu, bu zamana kadar tümü Başbakanlık bütçesinden olmak üzere 963,4 milyon lirasının harcandığını, 2015 yılında tamamlanmasının planlanması nedeniyle söz konusu yıla ilişkin bütçeye 300 milyon lira ödenek ayrıldığını bildirdi.Cumhurbaşkanlığı uçağıTürkiye'nin yeni aldığı TC-TUR kuyruk tescilli uçağın maliyetinin sorulması üzerine Şimşek, şu bilgileri verdi:'Söz konusu uçak geniş gövdeli, uzun menzilli Airbus A330-200 tipi TC-TUR tescilli uçak olup halihazırda devlet erkanı tarafından kullanılmaya başlanmıştır. Uçak, Türk Hava Yolları aracılığıyla satın alınmış olması ve henüz devrinin yapılmamış olması nedeniyle şimdiye kadar bütçeden herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Bu yıl içinde Başbakanlık bütçesinden ödeme yapılması planlanmaktadır. Uçağın sözleşmede yer alan satın alma bedeli ile uçak içinde yapılan bazı düzenlemelerle birlikte toplam maliyeti 185 milyon dolardır.'‘Suriyelilere 4,5 milyar dolar harcandı’Suriye’den gelen göçmenlerin maliyetinin sorulması üzerine de Şimşek, 'Bugüne kadar bütçeden 2 milyar 315 milyon 629 bin 152 lira harcanmış. Şimdi diyeceksiniz ki, 'Bazı rakamlar zikrediliyor, buradaki fark ne?’ Birleşmiş Milletler’in bir standardı var. Çünkü bu konudaki harcamayı sadece bütçeden yapmıyoruz. Mahalli idarelerin çabaları var, başka ayni yardımlar var. Bizdeki rakam en son 4,5 milyar dolar' ifadesini kullandı.Yeni Gelir Kanunu TasarısıYeni Gelir Vergisi Kanun Tasarısı hazırlanırken ilgili kesimlerle görüşülmediği eleştirisinin gerçeği yansıtmadığını dile getiren Şimşek, konuyla ilgili tüm kesimlerle görüşme yapıldığını ifade etti.'Bu yapı iyi mi? Değil. OECD tanımına göre baktığınız zaman dolaysız vergide durum yine iyi değil' diyen Şimşek, bunun için Gelir Vergisi Kanun Tasarısı’nı hazırladıklarını bildirdi. Bu tasarıyla önemli düzenlemeler yapmak istediklerini anlatan Şimşek, 'Maliye’nin sıkıntısı şu; mükellefin vergi kaçırdığını ispat yükümlülüğü bizdedir, bu çok zordur. Halbuki anglosakson ülkelerinde, hatta kıta Avrupası’nın bazı ülkelerinde bu yükümlülük mükellefe aittir. Ben her serbest meslek erbabına, ofise denetim elemanı 24 saat boyunca koyamam ki. Koysam bile tespit edemem ki. İşin bu boyutu var' diye konuştu.Türkiye’nin asıl sorununun dolaysız vergilerde olduğunu belirten Şimşek, bunun için de dört gözle Gelir Vergisi Kanun Tasarısı’nın yasalaşmasını beklediklerini söyledi. Şimşek, dolaysız vergilerdeki sorunların çözümü halinde rekabet gücünü etkileyen dolaylı vergilerde indirime dahi gidilebileceğini kaydetti.'Bu seneye ilişkin bir fark öngörülmüyor'Şimşek, memur maaşlarına 2015 yılında enflasyon farkının verilip verilmeyeceğiyle ilgili soruyu da şöyle yanıtladı:'Bu seneye ilişkin bir fark öngörülmüyor. Neden? Çünkü toplu sözleşme yapıyorsunuz. Toplu sözleşmede, sadece 175 liralık brüte bakarsanız o çok kısmi olur. Öğretmenlerimize ayrıca 75+75 lira seyyanen artış sağlandı. Sadece bunun etkisi yanlış hatırlamıyorsam 1 milyarın üzerindeydi. Bu hususu hiç dikkate almıyorsunuz. 4C’ye ilişkin, geçici personel ücretlerinde brüt ilave 350 lira artış, artı bir de aile yardımı getirildi. Bunların hepsini dikkate aldığınız zaman, olay göründüğü gibi değil. 2014 yılında en düşük memur maaşı bu haliyle yüzde 8,3 artmış olacak, ortalama memur maaşı artışı yüzde 8,5. Yeni göreve başlayan öğretmen maaşı ise yüzde 14,4 artacak. En düşük memur emekli aylığı yüzde 12,8. 5’inci dereceden emekli olan bir memurun ikramiyesi yüzde 12,4 oranında artmış olacak.''Vergi muafiyeti tanınan vakıf sayısı 260'Vergi muafiyeti tanınan arazilere ilişkin bir soruyu da yanıtlayan Şimşek, Bakanlar Kurulu Kararı ile vergi muafiyeti tanınan vakıf sayısının 260 olduğunu bildirdi. Söz konusu rakamın yıllara göre dağılımını da veren Şimşek, 1991 yılına kadar 115, 1992-2001 yılları arasında 77, 2002-2014 yılları arasında da 68 vakfa muafiyet tanındığını kaydetti.Kamuoyunda 2B olarak bilinen arazilerin satış gelirlerine ilişkin son rakamları da paylaşan Şimşek, söz konusu satıştan bugüne kadar 3,2 milyar lira gelir elde edildiğini bildirdi.Güvenlik harcamalarıGüvenlik harcamaları için bütçeden ayrılan paya ilişkin bir soru üzerine Şimşek, bu yıl için yaklaşık 45 milyar lira ayrılan ödeneğin, 2015 yılında 47,4 milyar liraya çıkacağını ifade etti.Şimşek, bu artış oranının neredeyse deflatörün altında olduğunu belirterek, 'Öyle bir hava estiriliyor ki sanki Türkiye savaşa girecekmiş gibi. Yok öyle bir şey. Biz tam aksine bölgemizde huzur, barış... Bu bölge çok çekti, Ortadoğu'da çok gözyaşı döküldü' dedi.Güvenlikle ilgili kurumların bütçesinin milli gelir içindeki payının 2002 yılında yüzde 3,5 olduğunu anımsatan Şimşek, bu oranın gelecek yıl 2,44'e inmesinin beklendiğini kaydetti. Şimşek, TOKİ'nin inşa ettiği kalekollar için bu yıl harcanacak paranın 300-500 milyon lirayı geçmeyeceğini bildirdi.Örtülü ödenekKamuoyunda 'örtülü ödenek' olarak bilinen gizli hizmet giderleri hakkında da konuşan Şimşek, bunun genel bütçe başlangıç ödeneklerinin toplamının binde 5'ini geçemeyeceğini söyledi.Şimşek, bu kapsamda geçen yıl 990,3 milyon lira, 2014 yılının başından bu yana da 874,9 milyon lira harcandığını dile getirerek, bütün harcamaların kanunlar çerçevesinde gerçekleştirildiğinin altını çizdi.'Cari açıkta Enerji hariç milli gelirin yüzde 1’i kadar fazla var'Cari açığa ilişkin bazı milletvekillerinin, 'Enerji hariç bile açık var' iddialarına da cevap veren Şimşek, 12 aylık bazda bakıldığı zaman enerji hariç milli gelirin yüzde 1’i kadar fazlanın olduğunu söyledi. Şimşek, bütçeye ilişkin tahminlerin de tutturulacağını vurguladı.Bunlara karşın, enflasyonda önemli bir sapmanın olduğunu dile getiren Şimşek, bunda da kuraklığın büyük etkisi olduğunu ifade etti.'2017 yılına kadar tasarruf oranını yüzde 17’nin üzerine çekmeyi düşünüyoruz'Orta Vadeli Programın (OVP), yapısal problemlere çözüm üretmediğine ilişkin eleştirilere de cevap veren Şimşek, 2013 yılında cari açığı azaltacaklarını, tasarruf oranlarını artıracaklarını söylediklerini hatırlattı.Şimşek, şunları belirtti:'Tasarruf oranı 2013’te yüzde 13,4’tü. 2014 yılını muhtemelen yüzde 15 civarında bir tasarruf oranıyla kapatacağız. Yeterli mi? Değil ama hedefe yönelik bir süreç var. 2017 yılına kadar da tasarruf oranını yüzde 17’nin üzerine çekmeyi düşünüyoruz. Aynı şekilde, yüzde 8 civarında bir cari açık vardı, şimdi yüzde 5,7. Tabi cari açık ciddi bir yapısal sorun. Cari açık önemli ölçüde katma değer zincirindeki yerimizle ilgilidir ama önemli ölçüde de son 10 yılda, özellikle de emtia fiyatlarında bazılarına göre süper döngü dedikleri bir dönem söz konusu. Şimdi bunu göz ardı edemeyiz. Önümüzdeki 10 yıl içinde muhtemelen emtia fiyatlarının etkisi zayıflayacak ve bizim OVP’de öngördüğümüzden daha güçlü bir iyileşme söz konusu olabilir.'Tarım arazilerinin çiftçilere satışı için genelgenin ne zaman çıkacağına yönelik soruyu da yanıtlayan Şimşek, buna ilişkin söz aldığını ve genelgenin 1 ay içinde çıkacağını söyledi.Kaynak: AA
Bir Tencere Aşure Yüzde 57 Zamlandı
Kuraklık ve don nedeniyle başta kuruyemiş ve bakliyata gelen zamlar bir tencere aşurenin de maliyetini artırdı. Geçtiğimiz yıl ekim ayında 10 kişilik aşure 19 TL'ye mal olurken, bu yıl fiyat 30 TL’ye yaklaştı. Aşure bir yılda yüzde 57 zamlanmış oldu.Bu sezon tarımsal üretimi hem don hem de kuraklık vurdu. Özellikle kuruyemiş ve bazı bakliyatlarda fiyat, beklentilerin üzerinde arttı. Bu durum, aşure için alışveriş yapan bir ailenin de masraflarını artırdı.Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin her ay hazırladığı market fiyatları verileri üzerinden hesaplandığında bir tencerede 10 kişilik aşure hazırlamak için gereken malzemeler geçtiğimiz yıl 19 TL iken bu yıl 29,9 TL’ye yükseldi, zam yüzde 57 oldu.En fazla zam yüzde 132 ile kuru kayısıda, bunu yüzde 110 zam ile fındık ve yüzde 46 zam ile pirinç izliyor. Fiyatı düşen ise yüzde 19 ile kuru üzüm.Türkiye’de kayısının başkenti Malatya’nın Ticaret Odası Başkanı Hasan Hüseyin Erkoç’a göre, yaşanan don 100 yılda bir gelen bir afetti, fiyatlar yeni hasad dönemine yani eylüle kadar yüksek kalır. Al Jazeera’ye konuşan Erkoç, fiyatların dondan önce de üretici açısından çok çok düşük olduğunu belirtiyor, şu andaki fiyatları da tüketici açısından yüksek buluyor. Erkoç’a göre orta yolun bulunması lazım:“ Dondan önce üretici ciddi maliyet sorunları yaşıyordu. Üretici yıllardır mağdurdu, emeğinin karşılığını alamıyordu. Kayısı fiyatı ortalama kilo 14 TL olmalı. Kuru üzümde ise geçen yıl hiç ürün yoktu. Bu yıl üretim bol olunca fiyat düştü.”Sağlıklı yaşam trendi kuruyemişe talebi artırıyorTüm Kuruyemiş Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜKSİAD)’dan Proje Yöneticisi Ceren Topçu da yıllar içinde kuruyemiş tüketiminde artış olduğunu, bu yıl üretim daralınca fiyatların yükseldiğini anlatıyor:“Sağlıklı yaşamın öne çıkması, diyetler... Pazarda son beş yılda ortalama yüzde 10 büyüme gördük. İhracat da sürekli artıyor. Fiyatlar, arz talep dengesinden kaynaklanıyor. Tüketim artarken, üretim iklim şartlarının etkisiyle geriliyor. Bu yıl üretimde azalma oldu ama şirket cirolarında azalma yaşanmadı.”Tüketici farklı ürünlere yöneliyorAl Jazeera'ye konuşan Papağan Kuruyemiş Yönetim Kurulu Başkanı Kani Emekçi'a göreyse kuraklık, don, sel gibi rekolteyi etkileyecek olumsuz gelişmeler olmaz ve ürünlerde iyi bir rekolte elde edilirse, fiyatlar geriler, aksi takdirde fiyatlar yükselir:'Meteorolojik olayların etkisiyle; geçen yıldan kalan stokların azalması ve bu yıl da rekoltenin düşmesi nedeniyle kuruyemiş hammadde fiyatlarında ciddi artışlar meydana geldi. Fiyat artışları, bazı ürünlerde yüzde 100’e varan oranda gerçekleşti. Son tüketici nezdinde baktığımızda da ürünlerde yüzde 20 ile yüzde 100 arasındaki oranlarda fiyat artışı gerçekleşti. Kayısı, fındık ve antep fıstığında yüzde 100’ü buldu. Kuruyemişte tüketim düşmedi ama farklı mahsullere yönelim söz konusu. Antep fıstığı veya fındık gibi ürünlere ilgi azalırken, örneğin yer fıstığında yüzde 25’e varan tüketim artışı meydana geldi. Yer fıstığında nispeten iyi bir rekolte gerçekleşti, fiyatı da diğer mahsuller kadar yükselmedi. Yine örneğin fiyatı daha makul sayılabilecek ay çekirdeğinde de tüketim artışı meydana geldi.'“Kuru fasulye fiyatı düşüyor, bakliyat-buğday düşmez”Hububat-Bakliyat Yağlı Tohumlar Birliği Başkanı Mahmut Aslan’ da bakliyat ve buğdayda bu yıl kuraklığın fiyatlarını yukarı çektiğini ifade ediyor. Al Jazeera’ye konuşan Aslan, bu yıl kuru fasulyede fiyatların düşmesini bekliyor amncak buğday ve bakliyatta ise mevsim etkilerinin fiyatları yükselteceğini düşünüyor.Enflasyonu gıda fiyatları yukarı çekiyorReis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis’e göreyse geçen yıl fiyatşar daha yüksek olabilir ancak son dört ayda fiyatlar düşmeye başladı. Reis, özellikle kuru fasulyede fiyatın yüzde 20 indiğini söylüyor;“Bu sene olumsuz hava şartlarıyla tarladaki bereket az oldu. Üretim az olunca da üreim maliyetleri arttı ama şu anda artışlar fazla değil. Örneğin nohut ve aşurelik buğdayda son dört aydaki artış sadece yüzde 5.”Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)’in enflasyon verilerinde ana harcama gruplarında gıda ve alkolsüz içecekler grubu yüzde 24.45'lik ağırlığa sahip. Ekimde ise bu grupta yıllık bazda artış yüzde 12.56 oldu, yıllık enflasyon oranı 96'yı aştı. TUİK hesaplamalarında kullanılan temel gıda maddeleri bir yılda yüzde 109 arttı.Kaynak: Al Jazeera
Reklam