onedio
TÜSİAD'ın Yeni Başkanı: Cansen Başaran Symes
Cansen Başaran Symes, 176 oydan 174’ünü alarak TÜSİAD'ın yeni başkanı oldu.TÜSİAD'ın 45. Olağan Genel Kurulu, Four Seasons Hotel düzenlendi. Genel Kurul'da düzenlenen seçimlerde Cansen Başaran-Symes'ın sunduğu liste kabul edildi. Cansen Başaran-Symes'in listesinde, BankPozitif Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Hasan Akçakayalıoğlu, Trouw Nutrition Türkiye Genel Müdürü Metin Akman, Balorman Yönetim Kurulu Başkanı Bahadır Balkır, Boydak Holding CEO'su ve Yönetim Kurulu Üyesi Memduh Boydak, Gürallar Yönetim Kurulu Başkanvekili Esin Güral Argat, Organik Kimya Genel Müdürü Simone Kaslowski, Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ali Yıldırım Koç, FIBA Holding Yönetim Kurulu Üyesi Murat Özyeğin, Sabancı Holding-Kordsa Global Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Nurettin Pekarun, Enka İnşaat Genel Müdürü Agah Mehmet Tara ve Sun Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sedat Şükrü Ünlütürk yer alıyor.'İŞİMİZ ZOR'Cansen Başaran Symes, oylama sonuçlarının açıklanmasının ardından kürsüye çıkarak kısa bir konuşma yaptı. Başaran Symes, toplantının ardına yönetim kuruluyla bir araya gelerek görev bölümünü yapacaklarını belirterek şöyle konuştu:'Süreçte bana destek olan tüm üyelere, kimi telefonlar aradıysam, saat kaç olursa olsun, kime mail attıysam, kimden randevu istediysem çok seri halde oldu. Bu yönetim kurulunu oluştururken müthiş bir güç aldım. Bütün arkadaşlarım destek oldu, ne istediysem yaptılar. Bence şahane bir yönetim kurulu ortaya çıktı. Sizlerde bunu oylarınızla desteklediniz. Müthiş bir nerjimiz var. Sizlerden ricam bu yönetim kurulunun enerjisini sizlerde destekleyin. Haluk'u (Dinçer) dinlerken yeni döneme çok uzun bir liste verdi. İşimiz zor. Sadece aslında TÜSİAD değil, iş dünyasında 34 sene emek vermiş bir arkadaşınız olarak dünyada iş dünyasının işi zor. Bu TÜSİAD'a ve Türkiye'ye özel bir şey değil. Böyle dünyanın zor bir döneminde hep birlikte, TÜSİAD üyelerinin bilgisini en iyi harmanlayarak iş yapamaya çalışacağız. Onun için katkılarınız çok önemli.'TÜSİAD Genel Kurul toplantısına Tuncay Özilhan'ın sunduğu TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanlık Divanı aday listesi de; Başkan Tuncay Özilhan, Başkan Yardımcısı Arzuhan Doğan Yalçındağ, Başkan Yardımcısı Ümit Nazlı Boyner, Başkan Yardımcısı Ömer Aras, Başkan Yardımcısı Ahmet Agah Uğur, Başkan Sekreter Yavuz Canevi ve Sekreter Zekeriya Yıldırım yer alıyor.CANSEN BAŞARAN-SYMES KİMDİR?Cansen Başaran-Symes,İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun oldu. 2013 yılının Nisan ayına kadar PwC Kopenhag, Londra ve İstanbul ofislerinde çeşitli kademelerde görev üstlenen Cansen Başaran-Symes, PwC Orta ve Doğu Avrupa Bölgesi ve PwC Eurofirm Yönetim Kurulu üyeliği yaptı. Mart 2014 tarihi itibariyle Allianz Sigorta A.Ş. ve Allianz Hayat ve Emeklilik A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine atandı. Cansen Başaran-Symes, Arzuhan Doğan Yalçındağ ve Ümit Boyner'den sonra TÜSİAD'ın üçüncü kadın başkanı oldu. DHA
İstanbul'da Suya Gizli ve Yüksek Zam
Türkiye’nin en fazla sayıda aboneye sahip su dağıtım şirketi İstanbul Büyükşehir Belediyesi kuruluşu İSKİ (İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi) 1 Ocak 2015 tarihinden geçerli olmak üzere sessiz sedasız su kullanım ücret tarifelerini değiştirdi. Suya gizli zam anlamına gelen tarife değişikliği abonelere duyurulmadı.Zaman gazetesinden İbrahim Balta’nın haberine göre, İstanbul’da geçen ay (2014 Aralık) metreküpü 4,13 lira olan suyun metreküp fiyatında kullanım miktarına göre kademeli artışa gidildi. Yeni tarife ile 10 metreküp ve üzeri tüketim miktarındaki suyun metreküp ücretine yüzde 30,75 zam geldi. Bu ayın başından itibaren konutunda 11 ilâ 20 metreküp (20 metreküp dahil) su tüketen aboneler bir metreküp suya KDV hariç 5,40 lira ödeyecek. Aralık 2014 tarihinde (geçen ay) aynı miktarda suyun KDV hariç metreküp satış fiyatı 4,13 liraydı. Ancak bu ayın başından itibaren suyun metreküpüne 1,27 lira zam geldi. Üstelik bu fiyat KDV ve diğer bedeller hariç suyun çıplak fiyatı. KDV ve diğer kalemlerin eklenmesiyle faturalardaki artış yüzde 40-50’yi bulacak.Aynı şekilde konut başına 21 metreküpten fazla kullanım ücreti ise yüzde 91,2 oranında artışla 7,90 liraya çıktı. Bu miktarda suyun tüketimi metreküp başına 3,77 lira zamlandı. 0-10 metreküp arası kullanımda ücret ise yüzde 10,4 ucuzlatıldı. Bu tüketim aralığında 4,13 lira olan KDV hariç metreküp ücreti 3,70 liraya düşürüldü. İSKİ suya büyük oranda ve sessiz zam yaparken, bunu tarife değişikliğine bağladı. İstanbul’da İSKİ abonelerinin büyük çoğunluğunun, yüzde 80-90’dan fazlasının kullandığı aylık tüketim aralığı 10 metreküpün üzerinde. İSKİ’nin indirim yaptığı 10 metreküp altı su kullanım değerine sahip aboneler ise genel içinde azınlık bir abone kitlesini temsil ediyor. Böylece su tüketim tarifeleri üzerinden İSKİ, halkın geneli için suya gizli ve yüksek oranda zam yaptı.Suya bu oranda zam yapılmasını gerektirecek ekonomik bir gelişme yok. Enflasyona göre su fiyatları artırılmış olsa, 2014 enflasyon değeri olan yüzde 8-9 oranında zam yapılması gerekiyor. Ancak büyük çoğunluğun kullandığı 11-20 metreküp tüketim aralığındaki artış yüzde 30,75. 20 metreküp üzerinde yüzde 91,2. Elektrik fiyatları ise en son 1 Ekim 2014 tarihinde yüzde 9 oranında arttı. Enflasyon ve elektrik maliyeti bir arada hesaplansa dahi vatandaşın faturasına yansıyacak yüzde 40-50’lik artış, maliyet artışının çok üzerinde. Bir diğer gerekçe olabilecek su kıtlığı da bu sene yok. 21 Ocak 2015 itibarıyla İstanbul içme suyu barajlarındaki doluluk oranı yüzde 84,57. Bu oran İSKİ barajlarının son 10 yıldaki en büyük 4 doluluk seviyesi arasında yer alıyor. Neredeyse hiç yağmur yağmasa dahi İstanbul barajlarında yaklaşık 1 yıl yetecek kadar su mevcut.İSKİ’nin suya yaptığı gizli zam tüketici derneklerinin tepkisini çekti. Tüketiciler Derneği (TÜDER) Başkanı Levent Küçük, su faturalarını sessiz sedasız zam yapılmasının doğru olmadığını, tarife değişikliğiyle tüketici aleyhine suya büyük oranlarda zam geldiğini ifade etti. Küçük, “Konutlarında ayda 10 metreküpten fazla su tüketen tüketicilerin Ocak/2015 dönemi su faturaları, bir önceki aya (Aralık/2014) göre yüzde 30,75 daha fazla, ayda 20 metreküpten fazla su tüketen tüketicilerin Ocak/2015 dönemi su faturaları ise bir önceki aya (Aralık/2014) göre yüzde 91,2 daha fazla gelecek.” dedi.İSKİ’nin bir kamu kurumu ve suyun da yaşamsal bir kaynak olduğuna dikkat çeken Levent Küçük, “Tüketicilerin bilgilenmesi ve ekonomik çıkarlarının korunması evrensel tüketici haklarından olup, bu haklar Anayasa’mızın 172. maddesi başta olmak üzere yasalar ile güvence altına alınmıştır. İSKİ, yaptığı tarife değişikliği ile ilgili olarak tüketicileri, kamuoyunu eksiksiz ve zamanında bilgilendirmeli, tüketicilerin ekonomik çıkarlarını korumalı ve tarifeleri nasıl uygulayacağını açıkça izah etmeli.” açıklaması yaptı.Yeni gelecek ocak ayına ilişkin su faturalarında tüketicilerin büyük bir sürpriz ile karşılaşabileceğini belirten Küçük, İSKİ yetkililerine “Bir an önce kamuoyunu, tüketicileri eksiksiz ve zamanında bilgilendirmeleri ve bir kamu kuruluşu olarak tüketicilerin ekonomik çıkarlarını korumaları” çağrısı yaptı. Küçük, tüketicilere ise, “Suyu kullanırken tüketiciler olarak hem bütçemizi hem de geleceğimiz düşünmeli, su tasarrufuna azami özen göstermeliyiz.” uyarısı yaptı.
Kızılay Zarrab’ı Eleştiren Müdürü İşten Attı
Kızılay, 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonunda gözaltına alınan ve hakkında takipsizlik kararı verilen Rıza Zarrab'ın adamı Happani'nin 55 bin liralık bağışını kabul etti. Sosyal medyada Zarrab'ı eleştiren müdürün işene ise son verdi.17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturması kapsamında gözaltına alınan Rıza Sararf'ın adamı Abdullah Happani el konulan 1 milyon TL, 800 bin Euro ve 60 bin dolar ve 2 kilo altını mahkemenin emanetinden almış ve el konulan parasi için Happani'ye 55 bin TL de faiz verilmişti.  Happani aldığı 55 bin TL faizi Kızılay’a bağışlamıştı. Zarrab'ın adamının bu bağışını kabul eden  Kızılay, sanal alemde aralarıda işadamı Rıza Zarrab’ı eleştiren karikatürün de olduğu bazı paylaşımlarda bulunan Isparta Kan Bağış Merkezi Müdürü Dr. Şerafettin Kılınçel’i işten attı. Hürriyet'ten Nurettin Kurturt'un haberine göre; kan bağışını yüzde 70 artıran, bölgede sürekli birinci olan ve başarılarıyla yerel gazetelere manşet olan Kılınçel, konuyu yargıya taşıdı. İŞTEN ATILMAYA YETERLİ Yaklaşık 6.5 yıldır Kızılay’da görev yapan emekli yarbay Kılınçel’in sosyal medya hesabını kurumun son bir yıldır takip ettiği de işten atılmasıyla birlikte ortaya çıktı. Kurum, Kılınçel’in paylaştığı bildirimleri liste haline getirerek savunmasını istedi. Kızılay yönetimi, toplam yedi paylaşımda hakaret olduğu sonucuna vardı. Suç unsuru kabul edilen paylaşımlardan üçü, ulusal gazetelerde yayımlanan Kızılay haber ; biri karikatür, biri Zaytung haberi, ikisi ise Rıza Zarrab ve Tayyip Erdoğan ile ilgili paylaşım. 22 Aralık 2014 tarihli toplantıda Kılınçel’in işten çıkarılmasına karar veren yönetim, gerekçesini de tutanağa şöyle yazdı: “Paylaşımları incelenmiş olup, adı geçen personelin işlemiş olduğu fiiller, işçinin davranışlarından kaynaklanan iş akdinin geçerli nedenle feshedilmesi hükümlerine denk gelmesi nedeniyle iş akdinin fesih edilmesine karar verilmiştir.” MADALYALARI İADE EDECEĞİM Kılınçel’in avukatı Hasan Ulvi Öztürk, İş Mahkemesine dava açarak müvekkilinin işe iadesini talep etti. Kendisine telefonla ulaştığımız Dr. Kılınçel, “Yarbay emeklisiyim, paylaşımlar benim şahsi hesabım, kimseye hakaret ve rencide edici bir söz yoktur. Öyle olsa savcılık tarafından zaten hakkımızda soruşturma açılır. Hiç bir mahkeme kararı olmadan bazı işgüzar yöneticiler beni işten attı. Halbuki, en başarılı bölgelerden biriyiz. Kızılay’ın resmi istatistiklerinde kan bağışı açısından Türkiye genelinden üçüncü, bölgede birinciyiz. Bizzat 1989 yılından beri kendim kan veririm. Toplam 51 defa kan verdim, bronz, gümüş ve altın madalya ayrıca plaket aldım. Başarılar dikkate alınmıyor ki, muhalefet yaptığım için beni atmayı kafalarına koymuşlar. Amacım kurumu zedelemek değil. Ben yine kan vereceğim, yine Kızılay’cı olacağım, bunu yapan bir kaç tane işgüzar. Mahkeme sonuçlansın verilen madalyaları iade edeceğim” dedi. ANAYASAL SUÇ İŞLENDİ Kılınçel’in avukatı Öztürk dava dilekçesinde, Kızılay’ın “anayasal suç işlediğini” savunarak, “Herkes düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir. Her ne sebeple olursa olsun kimse düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz. Bir kişinin düşünce ve kanaatlerinin, işverenin düşünce ve kanaatlerine uygun olmaması, iş akdinin feshini gerektirmez. Paylaşımlar, gazete ve dergelerden elde edilen alıntılardan ibarettir. Bu paylaşımlarla ilgili bir soruşturma ya da yasaklama söz konus değildir” görüşüne yer verdi.Hürriyet
Başarılı İnsanların Asla Taviz Vermediği 9 Önemli Konu
Başarılı insanların, başarılarının ardındaki sırları hep merak etmişizdir. Genel olarak söyleyebiliriz ki, başarılı insanlar standartlarından taviz vermezler. Mümkün mertebe istediklerinin en iyisini gerçekleştirmeye çalışırlar. Daha azı için uğraşmazlar. Ayrıca, şundan eminiz ki, başarılı insanlar aktif olmanın önemini iyi bilirler. Atalarımızın da dediği gibi, emek yoksa ekmek de yok. Şimdi bu bahsettiklerimizi detaylı olarak 9 konu başlığı altında galerimizde inceleyebilirsiniz:
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Dün dört gazete hemen hemen aynı manşetle çıktı: Başkanlık sistemine ilk adım.Sabah, Akşam, Yeni Şafak ve Star, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 19 Ocak’ta Bakanlar Kurulu’nu Ak Saray’da toplamış olmasını bu şekilde duyurdular.Dört gazeteyi de artık “hükümet yanlısı olarak” tarif edenler haksızlık etmiş olur; çünkü artık bir Erdoğan çizgisi var.Aylardır Erdoğan’ın Bakanlar Kurulu’nu toplayacak olmasını Türkiye’de Parlamenter rejimden Başkanlık rejimine geçiş olarak görenlere yönelik eleştiri dalgası bu manşetlerle boşa çıktı, kabul edilmiş oldu.Çünkü Erdoğan’ın Bakanlar Kurulu’nu toplaması kendisinden önceki cumhurbaşkanlarında olduğu gibi “istisna” değil, “kaidedir”.
AKP'nin Yüce Divan Firesi Sosyal Medya Gündeminde
Dört eski bakan ile ilgili Salı Meclis'te yapılan Yüce Divan oylamasının ardından AK Parti cephesinin 40-50 civarında fire vermesi sosyal medya gündeminde.AK Parti'nin fire sayısı eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan için 38, eski İçişleri Bakanı Muammer Güler için 43, eski AB Bakanı Egemen Bağış için 48 ve eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar için ise 14 oldu.
Reklam
Fenerbahçe 'Altın' Buldu
Kupada İzmir'de Altınordu ile karşılaşan Fenerbahçe kritik bir üç puanı hanesine yazdırdı.Ziraat Türkiye Kupası'nda Fenerbahçe, deplasmanda Altınordu'yu 2-1 mağlup etti.Ziraat Türkiye Kupası E Grubu'nda kötü hava şartları nedeniyle ertelenen Altınordu-Fenerbahçe maçında, iki takımın teknik direktörü de İstanbul'daki müsabakanın ilk 11'lerinden 4'er değişiklik yaptı. Yağışlı hava nedeniyle 30 Aralık'ta oynanamayan ve bugüne ertelenen karşılaşma için kamp yaptığı Antalya'dan bugün İzmir'e gelen sarı-lacivertli ekipte, genç oyuncular Uygar Mert Zeybek ve Melih Okutan ilk 11'de şans buldu.Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, İstanbul'da 1-1 berabere kaldıkları Altınordu maçındaki ilk 11'inden 4 değişikliğe gitti. Sarı-lacivertli ekipte Savaş Polat, Selçuk Şahin, Caner Koca ve Serdar Kesimal'ın yerine Bekir İrtegün, Mehmet Topal, Emre Belözoğlu ve Melih Okutan bugünkü maçta forma giydi. Altınordu Teknik Direktörü Hüseyin Eroğlu ise kupadaki son Fenerbahçe maçından farklı olarak ilk 11'de, 4 değişik futbolcuya yer verdi. İzmir temsilcisinde, Evren Üstündağ, Kemal Cingirt, Çağlar Söyüncü ve Halil İbrahim Tuna'nın yerine Tolgahan Acar, Erdoğan Yeşilyurt, Kerim Alıcı ile Sinan Osmanoğlu Fenerbahçe karşısında sahaya çıktı.Sarı lacivertliler ilk yarıda kalesinde önemli tehlikeler görürken, kaleci Mert yaptığı kurtarışlarla dikkat çetki. Sarı lacivertliler 32. dakikada girdiği tek pozisyonda golü buldu. Emre'nin adrese teslim pasında savunma arkasına koşu yapan Mehmet Topuz güzel bir vuruşla golü kaydetti. Bu arada ilk yarının bitimine dakikalar kala sakatlanan Emre Belözoğlu yerini Alper Potuk'a bıraktı. İlk 45 dakikanın uzatma dakikalarında Kadıköy'de gol atan Taha sahneye çıktı, kornerde Fenerbahçe savunmasının yaptığı hatayı affetmedi. Ve ilk yarı 1-1 sona erdi.İkinci yarıda galibiyet için rakip kaleye yüklenen Fenerbahçe golü 79. dakikada buldu. Alper Potuk'un sürüklediği atakta Yusuf ters bir vuruşla topu kendi ağlarına yolladı.Böylece Fenerbahçe 4 maç sonunda 7 puana ulaşırken, Altınordu ise 4 puanda kaldı.Lig Tv
'Hasta Adam' Artık Avrupa
Başbakan Davutoğlu, Avrupalıların, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemleri için kullandığı 'hasta adam' teriminin artık Avrupa için kullanılır hale geldiğini söyledi.Başbakan Ahmet Davutoğlu, 'Türkiye ve İngiltere ekonomilerinin bir araya gelmesi Avrupa Birliği açısından da Brüksel açısından da bir çare olabilir' dedi.Davutoğlu ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Borsa İstanbul ve Türk İhracatçılar Birliğince, İstanbul Finans Merkezi Girişiminin işbirliğiyle düzenlenen, Anadolu Ajansının medya sponsoru olduğu 'İstanbul: Bölgesel Merkez, Küresel Aktör Forumu'na hitap etti.İngilizce yaptığı ve TRT'den simültane çeviriyle yayınlanan konuşmasında Davutoğlu, İstanbul ve Londra'nın, şehir kültürü ve geleneği bakımından birbirine benzediğini, iki büyük, güçlü geleneğin iki şehirde de yaşatıldığını söyledi.Londra'nın, yurt dışında ziyaret ettiği ilk şehir olduğunu dile getiren Davutoğlu, o dönemde gittiği kitabevlerine, Başbakan olması nedeniyle şimdi gitmekte zorluk çektiğini anlattı. Davutoğlu, kitabevlerine her zaman zaman ayırmaya çalıştığını kaydetti.Modern ekonomiyi anlamak için Londra'yı, geleneksel ekonomiyi anlamak için de İstanbul'u anlamak gerektiğini vurgulayan Davutoğlu, şunları söyledi:'Bu iki gelenek bir araya gelerek, küresel ekonomiyi ortaya koymaktadırlar. Modern ekonominin merkezi Londra, sermaye piyasasındaki zorluğu aşmak açısından geleneksel piyasalarla bir araya gelmekte. Bu birlikteliğin bir araya gelmesi, küresel ekonomiyle geleneksel ekonominin bir araya gelmesi şeklinde ortaya konmakta. Türkiye ve İngiltere ekonomilerinin bir araya gelmesi Avrupa Birliği açısından da Brüksel açısından da bir çare olabilir.''Londra ve İstanbul alternatiftir'Başbakan Davutoğlu, geçen hafta Brüksel'de olduğunu, şimdi farklı alternatiflere bakmak gerektiğini ifade ederek, 'Farklı alternatif burada. Londra ve İstanbul alternatiftir, Doğu ve Batı'nın bir araya gelmesi. Avrupa ancak bu iki gelenek bir araya gelirse, entegre bir Avrupa ekonomisi haline gelebilir ancak. Gelişmekte olan Türkiye ekonomisi ve uzun soluklu modern ekonomi geleneği İngiltere, Londra ve İstanbul birlikte olduğunda zorlukları aşma konusunda Avrupa güçlü hale gelebilir' diye konuştu.Türkiye'nin küresel aktör şeklinde kendini ortaya çıkardığını belirten Davutoğlu, Türkiye'nin bu yıl G20 dönem başkanlığını yürüteceğini hatırlattı.'Hasta adam...'Davutoğlu, Avrupalıların, Osmanlı İmparatorluğunun son dönemlerinde 'hasta adam' şeklindeki açıklamalarının bulunduğunu, 20. yüzyılın başında bunun, Avrupa açısından kullanılan bir terim haline geldiğini anlattı. 21. yüzyılın başında ise Türkiye'nin öne çıktığını ifade eden Davutoğlu, 'Çünkü, demokratik meşruiyet, siyasi istikrarın güven unsurunu aşılaması gibi son 12 yılda Türkiye'de öne çıkan unsurlar söz konusu' dedi.Birçok gözlemcinin, 2014 yılı açısından Türkiye ile ilgili pek çok şüpheler ortaya koyduğunu söyleyen Davutoğlu, 'Çünkü Suriye'de, Ukrayna'da kriz söz konusuydu. Çevrede zorluklar söz konusuydu ve bazı paralel yapıların çabaları söz konusuydu ekonominin istikrarsızlaştırılması açısından. Bir de iki seçim söz konusuydu. Seçimler siyasi meşruiyet açısından çok önemli. Aynı zamanda ekonomi açısından çok önemli' değerlendirmesinde bulundu.Türkiye'de hükümetin ortaya koyduğu çalışmalar sonucu, 2014'ten bu yana bütçe açığının azaldığına işaret eden Davutoğlu, '2013 Türkiye için kritik bir yıldı ve 1.3 milyon yeni iş imkanı ortaya konuldu. Siz burada Avrupa'da ne kadar iş kaybı söz konusu olduğunu gördünüz. Avrupa Birliğindeki kriz olmadan önce Türkiye üye olmuş olsaydı Türkiye'deki ortaya koyulan iş imkanları çerçevesindeki buradaki zorluklar da azalmış olabilirdi' diye konuştu.Türkiye'deki ekonomik büyümenin yüzde 3 olduğuna dikkati çeken Davutoğlu, bu akamın beklentilerinin altında kaldığını, ancak bu oranın kalkınmakta olan ülkelerin üzerinde olduğunu söyledi.Davutoğlu, şöyle devam etti:'Bu büyüme oranı ikinci en büyük Avrupa'da ve OECD'de üçüncü en büyük rakamları ortaya koymakta. Şimdi bizim büyüme oranlarının da yükselmesini beklemekteyiz ve enflasyonun da azalmasını beklemekteyiz. Mayıs'a kadar yüzde 6'lı oranlara düşmesini beklemekteyiz enflasyonun. Bu açıdan bakacak olursak 12 yıl Türkiye açısından başarıydı. Dünya ekonomisi daralırken, Türkiye ekonomisi büyüdü ve dünya ekonomisi büyürken daha önceden, hükümetimiz öncesinde daralma söz konusuydu Türkiye'de. Bu şunu ortaya koymakta ekonomik çareler, ekonomik programlar çok önemli ancak siyasi istikrar bundan daha da önemli. Bunları görmekteyiz. Siyaset ve ekonomi diye ayrı ayrı konuşmaktan ziyade 'siyasi politik ekonomi' kavramını ortaya koymaktayız ve bu çerçevede bütün projeler çerçevesinde bunun farkında olunması gerekmektedir.'Başbakan Davutoğlu, siyasi istikrar ile ekonomik akıcılığın, ekonomik rasyonelliğin bir arada olması gerektiğini vurguladı. Davutoğlu, ''Biz Türkiye olarak bakacak olursak etkili bir hükümete, siyasi bir istikrara sahibiz ve 2023 için de bir vizyona sahibiz. Vizyona sahip olan ülkeler arasındayız da aynı zamanda. Biz burada bütün bunları bir araya getirmenin gerekliliğine inanmaktayız' şeklinde konuştu.AB'nin vize serbestisini anladığını düşünmüyorumBaşbakan Davutoğlu, bölgesel merkez olmanın önemine değinerek, Orta Avrupa'dan Doğu Asya'ya, Japonya ve Çin'e kadar bütün Avrasya bölgesinde İstanbul'un bir merkez olduğunu dile getirdi.Türkiye'nin 65'ten fazla ülkeyle vize serbestisi anlaşması yaptığını anımsatan Davutoğlu, bu çalışmaların Türkiye'nin dinamizm içinde olması için yapıldığını ifade etti. Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:'Bunu Avrupa Birliğinin tam anlamıyla anlamış olduğunu düşünmüyorum. Vize serbestisi konusunda Türkiye'nin ortaya koyduklarının çok çok önemli olduğunu düşünmekteyim. Ve bizler, bunu gerçekleştiriyoruz çünkü Türkiye'nin kaynakları, petrol ya da doğal kaynaklar değil insan kaynaklarıdır. Ve insanımız nereye istiyorsa serbest bir şekilde gidebilmeli. Afrika'ya açılmak istiyorsa bunu gerçekleştirebilmeli.'Türkiye'nin Afrika için özel politikalar geliştirdiğini anlatan Davutoğlu, bunun, Türkiye'nin Afrika, Asya ve Avrupa için Doğu Asya ve Latin Amerika arasında bölgesel bir merkez olması amacı taşıdığını belirtti.'Başarılı bir testti'Davutoğlu, Türkiye'de Başbakan ve Cumhurbaşkanı arasındaki konum değişiminin yumuşak şekilde yaşandığına dikkat çekerek, 'Bu gerçekten başarılı bir testti ve yumuşak bir geçiş çerçevesinde gerçekleşti' ifadesini kullandı.Hükümet programı çerçevesinde, 25 sektörel dönüşüm programı hazırlandığını anlatan Davutoğlu, buradaki amaçlarının ekonomide ve insan gücündeki kalitenin ortaya konulması ve eğitimdeki kalitenin yükseltilerek, TEKNOPARK'ların oluşturulması olduğunu aktardı.Toplumun ve ekonominin dönüşmesi konusunda teknolojik yatırımların önemini vurgulayan Davutoğlu, teknolojik ürünlerin ortaya konulması konusunda da çalışmalar yürüttüklerini anlattı.'İstanbul tarihi kimliği korunarak merkez olmalı'Davutoğlu, Napolyon Bonapart'ın, 'Dünya tek bir ülke olsaydı hangi şehir başkent olurdu' sorusuna, 'İstanbul' yanıtını verdiğini anımsatarak, İstanbul'un tarihi kimliğinin korunarak bir merkez olması gerektiğini söyledi.İstanbul'un zaten coğrafi olarak merkez olduğunu belirten Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:'Ancak finansal merkez olmak size bağışlanmış bir unsur değil. Ancak bu bir politikanın ürünü olabilir. Bu çerçevede bir politikanın ürünü olarak ortaya çıkmakta. Bölgesel anlamda değil ama finansal olarak önemli olan şehirler söz konusu. Ancak İstanbul'a bakacak olursak kendiliğinden bölgesel merkez ve aynı zamanda önemli başarılarla birlikte İbrahim Turan başkanlığında Borsa İstanbul'un ve hükümetimizin ortaya koyduğu yaklaşımlarla birlikte İstanbul aynı zamanda finansal merkez olma yolundadır' şeklinde konuştu.Son 3 yılda küresel finansal merkez endeksinde İstanbul'un önemli bir sıçrama kaydettiğini belirten Davutoğlu, 72'nci sıradan 42'nci sıraya çıkarak, 30 basamak yükseldiğini, bu durumun hızlı şekilde sürmesini umduğunu söyledi.Ekonomide dönüşüm programıSermaye Piyasası Kanunu'nun 2012'de ortaya konduğunu anımsatan Davutoğlu, bu konuda yasal çerçevelerinin hazır olduğunu bildirdi.Davutoğlu, 25 sektörde dönüşüm programını duyurduklarını dile getirerek, şöyle devam etti:'İstanbul, sektörlerin dönüşümüyle ilgili elbette finansal merkez yaklaşımımızı da bu noktada çalışmalarımıza bir hedef unsuru ortaya koymaktayız. Daha kapsamlı, daha çeşitlilik arz eden bir sermaye piyasası, elbette ki yeterli yasa ve yeterli yaklaşımlarla gerçekleşebilir. Gerçek sektör ve sermaye piyasası arasında da bu çalışmaların eş güdüm içerisinde ortaya koyulması gerekmektedir. Türkiye'nin stratejisi bütün bunları ne şekilde bir araya getirebiliriz, reel sektör ve finansal sektör açısından ne şekilde biz desteğimizi her ikisine birden ortaya koyabiliriz, üretimin artırılması konusunda ne şekilde bütün bu hususları birlikte yükseltebiliriz, bunlara bakmaktayız. Aynı şekilde bankacılık sektörü çerçevesinde.''Bugün yeni bir adım atmaktayız'Borsa İstanbul'un da bu stratejinin, temel omurgasını ortaya koyduğuna işaret eden Davutoğlu, 'Bugün bizler yeni bir adım atmaktayız, yeni bir yere adım atmaktayız. Bu güzel şehirleri bir araya getirerek, 'benim şehrim' olarak tanımlayabileceğim şehri bir araya getirerek, küresel ekonominin şekillenmesi konusunda bu birlikteliğin, bu evliliğinin çok fazla yeni sonuçlar ortaya çıkarabileceğini düşünmekteyim. Türk ve İngiltere ekonomisi açısından. Aynı zamanda Avrupa ve dünya ekonomisi açısından. Borsa İstanbul ve Londra Borsası'nı tebrik etmek istiyorum. Bu stratejinin gerçekleşmesi açısından ne zaman desteğe ihtiyacınız olursa hükümetimiz yanınızda olacaktır' değerlendirmesinde bulundu.NotlarPrograma, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Beşir Atalay, Türkiye'nin Londra Büyükelçisi Abdurrahman Bilgiç, İngiltere'nin Ankara Büyükelçisi Richard Moore, AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Şenol Kazancı, Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi ile Borsa İstanbul Başkanı İbrahim Turan da katıldı.Başbakan Davutoğlu'nun konuşmasının ardından hatıra fotoğrafı çektirildi.AA
Reklam
Mahmut Tanal'dan Çağlayan ve Sarraf Hakkında Suç Duyurusu
CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ve işadamı Rıza Sarraf hakkında “naylon fatura düzenledikleri” iddiasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.Mahmut Tanal, dört eski bakan hakkındaki Meclis Soruşturma Komisyonu dosyalarında, işadamı Rıza Sarraf’ın imzaladığı ve “Saat bedeli olan 240.000 Euro’yu Zafer Çağlayan’dan teslim aldım” yazılı belgede, saatin markası ve cinsinin belli olmadığını söyledi.Tanal, Maliye Bakanlığı’nın 27 Nisan 2004 tarihli Vergi Usul Kanunu Uygulama Tebliği’ne göre 8.000 TL’nin üzerindeki ödemelerin banka üzerinden resmi olarak transfer edilmesi gerektiğini ifade etti.
Enteresan Bir Şekilde Fiyatları Enflasyonun Tersine Giden 9 Ürün
Mektup gönderme ücreti, flüt, yurt dışı bir hafta ve daha fazla süreli turlar, krem peynir gibi maddelerin enflasyon sepetindeki oranları tartışması artık takside, kuaförde hatta yılsonu zamları görüşülürken bile ilgi çekmezken; son 10-15 yılda fiyatı aynı kalan hatta düşen ürünlere şaşıracak hafifletici sepetler bulmak gerekti, buyrunuz:
Timeline Uygulaması Bir Zaman Tüneli Şeklinde Tarihi Öğretecek
Şimdilerde zaman tüneli denildiğinde ilk akla gelen şey kuşkusuz Facebook. Ancak henüz çok yeni piyasaya çıkan Timeline uygulaması, bu algıyı kırabilecek güçte bir uygulama olmuş gibi gözüküyor.Kullanıcılar için çok değerli bir içerik kütüphanesi sunmaya hazırlanan Timeline, pek çok tarihsel ya da günümüz gündem konularının geçmişlerini kronolojik olarak sunuyor. Bunu oldukça sade bir tasarımla, bir zaman tüneli üstünde gerçekleştiren mobil uygulamanın amacı tarihi de ön plana çıkarmak.App Store’da yerini alır almaz en iyi yeni uygulamalar listesinde de hemen yerini alan San Francisco merkezli girişim Timeline, özellikle kullanıcı deneyimini de çok ön planda tutmuş bir uygulama. Şimdilik sadece iOS versiyonu bulunan uygulamanın Android versiyonu henüz yok. Fakat uygulamanın mobil web versiyonu  m.timeline.com sayesinde herkese açık olduğunu söyleyebiliriz.
Reklam
Drenthe, Kayseri Erciyesspor'a Transfer Oldu
Spor Toto Süper Lig ekiplerinden Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor, Sheffield Wednesday'dan Hollandalı oyuncu Royston Drenthe'yi kadrosuna kattı.AA muhabirinin kulüp yetkililerinden aldığı bilgiye göre, mavi-siyahlı ekip, 27 yaşındaki orta saha oyuncusuyla 1,5 yıllık sözleşme imzaladı.Hollandalı oyuncunun Kayseri temsilcisinin Antalya'da devam eden kampına katılacağı öğrenildi.Bir dönem Real Madrid'de de oynayan Drenthe son olarak İngiltere Championship takımlarından Sheffield Wednesday formasını giymişti.Kayseri Erciyesspor ara transferde, geçen sezonun ikinci yarısında takımda kiralık olarak forma giyen Pape Diakhate ile Gaziantepspor'dan Orhan Gülle'yi kadrosuna katmıştı.Eurosport
Alves: 'Egemen Korkmaz Büyük Bir Savunma Oyuncusu'
Fenerbahçe'nin savunmacısı Bruno Alves, birçok konuda açıklamalarda bulundu.ANTALYA (AA)Fenerbahçeli futbolcu Bruno Alves, kamp dönemlerinde zorlu antrenmanların doğal olduğunu söyledi.Fenerbahçe'nin Antalya'nın Belek beldesinde yaptığı devre arası kampında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Alves, hazırlıkların iyi gittiğini belirtti. Alves, 'Belki zorlu antrenmanlar oluyor ama kamp dönemlerinde bunların olması doğaldır. Bu antrenmanlar, kampların olmazsa olmazıdır. Şu anda takım halinde çok iyi seviyede olduğumuzu düşünüyorum ama hala kendimizi geliştirebiliriz. Hedeflerimize ulaşabilmek için geliştirebileceğimiz şeyler var' diye konuştu.Alves, Galatasaray maçında gördüğü kırmızı kart ve sonrasında yaşadığı süreçle ilgili bir soruya ise şöyle yanıt verdi: 'Zorlu bir dönemdi. Her zaman hayatta önümüze bakmamız lazım diye düşünürüm. Tüm bunları geride bıraktım ve sonrasında daha güçlü şekilde takımıma geri döndüm. Nasılsam yoluma aynı şekilde devam edeceğim. Güçlü ve sert şekilde antrenman yapmayı, takımım için mücadele etmeyi, takımımın formasına katkıda bulunmayı seviyorum. Fenerbahçe'yi korumak için, renklerini temsil etmek için sonuna kadar her şeyi yapacağım. Hayat gibi futbolda da bir şeyler öğrenerek yolunuza devam edersiniz. O günler, benim yaşadıklarımın ve öğrendiklerimin bir parçasıydı. En önemli şey takımıma yardım edebilmek ve şampiyon olabilmektir. Ailem ve takım arkadaşlarım bana o dönem çok yardımcı oldu. Bana destek veren herkese çok teşekkür ederim.''Jiujitsu sporunun, futbolla hiç alakası yok'Alves, maçlardaki ve antrenmanlardaki sertliğinin yaptığı jiujitsu sporu ile alakalı olup olmadığının sorulması üzerine ise şunları söyledi: 'Jiujitsu sporunun, futbolla hiç alakası yok. Jiujitsu bir savunma sporudur. Futbolda yaptığım herhangi bir top kapma hareketi, savunma sporu. İkisini karıştırmamak lazım diye düşünüyorum. Ben takımıma sadık bir futbolcuyum. Benim ben olabilmem için takıma her şeyimi vermem lazım. Benim için antrenman maçtır, maç da antrenman. Maçta nasıl oynayacaksam öyle antrenman yapmak zorundayım. Çünkü iyi antrenman yapmazsam, güçlü bir şekilde oynayamam.'Alves, Galatasaray maçında gördüğü kırmızı kartın hatırlatılması üzerine, duygu yüklü, çekişmeli ve zor karşılaşma olduğunu anlattı. Alves, 'Ben her zaman takımımın savunmasında yer almak isterim. Hep en iyisini vermeye çalışıyorum. Tabii ki bazen böyle durumlar ortaya çıkabilir. Açıklaması da zordur, bunu ancak sahanın içinde olanlar açıklayabilir' diye konuştu.'Egemen Korkmaz büyük bir savunma oyuncusu'Portekizli futbolcu Alves, savunmada partneri Egemen Korkmaz ile ilgili de 'Egemen, çok büyük bir savunma oyuncusu ve aynı zamanda çok büyük bir lider' dedi.Egemen'in en iyi Türk oyunculardan biri olduğunu belirten Alves, 'Ancak diğer savunma oyuncularını da unutamayız. Hocamız için de zor diye düşünüyorum, elinde çok fazla seçenek var. Böyle rekabetler her zaman takım adına faydalıdır. Fenerbahçe her zaman büyük oyunculara sahip olacaktır. Kimin oynadığının önemi yok, önemli olan sonunda Fenerbahçe'nin şampiyon olmasıdır' ifadelerini kullandı.Alves, 'Oğlunun futbolcu olmasını ister misin' şeklindeki soruya, '3 nesildir ailemdeki herkes profesyonel futbolcu. Oğlumun sadece mutlu olmasını istiyorum. Neyi yapmaktan mutlu oluyorsa, onu yapsın. Oğlum bu yolu takip eder mi bilmiyorum. Ben bildiğim şekilde ona eğitim vermeye çalışıyorum. Çocuğuma verebileceğim en iyi eğitim, onun bildiği şeyleri yapabilmesi ve yeteneklerini geliştirme konusunda en iyi ortamı sunabilmektir' yanıtını verdi.Alves, yabancı oyuncu kuralı değişikliğinin olumlu ya da olumsuz olduğunu yaşanacak süreç sonrasında anlaşılacağına dikkati çekerek, 'Birkaç gün içinde Fenerbahçe de neler yapılacağını açıklayacaktır, onu beklemek lazım. En önemlisi Türk futbolunun gelişmesi, dünya ve Avrupa çapında kendine yer bulabilmesidir. Türkiye kesinlikle bir futbol ülkesi' dedi.Türk oyuncuların oldukça yetenekli olduğunun altını çizen Alves, 'Bir şeylerin iyi yapılmadığını düşünmüyorum. Bence Türk oyuncular gerçekten yetenekli. Brezilya, Arjantin ve Portekiz ile kıyaslanabilecek isimler var. Bana göre genç yaşlarda daha iyi bir eğitim ve çevre sağlanabilir. Eğer sıkıntı varsa eğitimlerinden geliyor. A takımlara geldiklerinde daha eğitimli ve komple şekilde gelmeleri gerekli' diye konuştu.'Ronaldo ödülü fazlasıyla hak etti'Portekizli futbolcu Bruno Alves, FIFA Altın Top Ödülü'nü kazanan Cristiano Ronaldo ile ilgili de şunları söyledi: 'Cristiano Ronaldo, ödülü gerçekten çok fazlasıyla hak etti. Her yıl üzerine katarak yoluna devam ediyor. Aynı zamanda Messi ile girdiği rekabetin dünya futbolu açısından son derece olumlu olduğunu düşünüyorum. Kalitesi, yetenekleri ve geçen yıl kazandığı kupalar, ödülü almasında fark yaratan nokta oldu. Çok iyi çalışıyor, iyi dinleniyor, iyi besleniyor ve kendini çok iyi hazırlıyor. Aslında yaptıkları büyük bir sır da değil. Sadece herkesin yapmak istediklerinden biraz daha fazlasını yapıyor. Her zaman dünyanın en iyisi olduğunu kanıtlamaya çalışıyor. Onunla zaman geçiren insanlar için bu şaşırtıcı değil. Portekizli olarak ben de çok gururluyum. Çünkü Portekiz gibi küçük bir ülkeden böyle bir oyuncu çıkması, futbolun en üst seviyesinde olmak Portekiz için çok güzel. Aynı zamanda Portekizli futbolcuların değerini artırıyor ve onlara kapıları açıyor.'skorer
228,496 Dolar Değerinde iPhone 6 Çalındı
Çin'de geçtiğimiz günlerde filmlere konu olacak birhırsızlık olayı yaşandı.Günümüzde iPhone'ların fiyatları onları hırsızların gözdesi haline getiriyor. Çok kısa bir süre önce bir adam cücuduna bantladığı 94 iPhone'u Çin'e kaçırmak isterken yakalanmıştı . Şimdi ise yine Çin'de ilginç bir iPhone 6 hırsızlığı olayı yaşandı. Pekin polisinden gelen bilgilere göre 3 adam, bir depoya 50 cm'lik delik açarak içeri girdi ve tam 240 ünite iPhone 6'yı çaldı .Polis raporlarına göre 228,496 dolar değerinde olan çalınan iPhone 6'lar Çin'deki bir lojistik firmasının deposunda duruyordu. Hırsızlar sonrasında ise, ele geçirdikleri iPhone 6'ları satarak, araba , altın satın aldılar ve kumar oynadılar.Çalınan iPhone 6'ların seri numaralarından yola çıkan polisler, önce hırsızların iPhone'ları sattığı kişileri, sonrasında ise hırsızları buldu. Kısa bir iPhone macerasına girişen hırsızlar şimdi ise yargılanmayı bekliyorlar.Emre Çetinkayateknokulis
Reklam
Beşiktaş'ın İstediği Salah'a Roma da Talip Oldu
Beşiktaş'ın transfer listesinde bulunan Chelsea'nin Mısırlı futbolcusu Mohamed Salah'a İtalya'dan Roma da talip oldu.Beşiktaş'ın transfer listesinde bulunan Chelsea'nin Mısırlı futbolcusu Mohamed Salah'a İtalya'dan Roma da talip oldu.İngiltere Premier Lig'in lideri Chelsea'de takımın genç futbolcusu Mohamed Salah'ın talipleri artmaya devam ediyor.Beşiktaş'ın kiralık olarak takıma kazandırmak istediği 22 yaşındaki futbolcu için girişimlerini sürdürürken, bugün İngiltere'den flaş bir iddia ortaya atıldı.Chelsea ile iyi ilişkileri bulunan Fikret Orman, bu transferi tamamlamak için İngiliz deviyle görüşmelerini sürdürürken, Mısırlı milli futbolcuya İtalya'dan bir talibi daha çıktı. Önce Roberto Mancini'nin takımı Inter'in transfer etmek istediği Salah için bugün diğer bir İtalyan ekibi Roma'nın da girişimlere başladığı belirtildi.İngiltere'de çıkan habere göre, Salah için kiralama teklifini yapan Beşiktaş'ın bu transfere daha yakın olduğu fakat başarılı kanat oyuncusunun sezon sonuna kadar Roma'ya gitmek isteyeceği iddia edildi.Basel'den 11 milyon Sterlin'e Chelsea'ye transfer olan 22 yaşındaki futbolcu bu sezon 7 resmi maça çıkarken toplamda 270 dakika sahada kaldı ve gol atma başarısı gösteremedi.Alphan Doğualpeurosport
Samuray Olgusuna Dair Yapılmış 25 Kaliteli Film
17. yüzyıl japonya'sında savaş yılları geride kalınca samuraylar da işsiz kalmıştır. Monarşik düzenin öğüttüğü ronin'ler, barış zamanında birer posa olarak görülmekte ve birer birer harakiri yapmaktadırlar. Hatta açlık yüzünden onurlarından bile vazgeçip, otorite sahiplerinden para istemekte ve aksi taktirde kapılarının önünde harakiri yapmakla tehdit etmektedirler. Böyle bir ortamda yine eski bir samuray olan Hanshiro, yerel bir lordun huzuruna çıkar ve seppuku töreni için izin ister.http://www.imdb.com/title/tt0056058/
Reklam
Türkiye'de Yeraltı Edebiyatını Sevdiren 10 Yazar
Yeraltı edebiyatı, dili zincirlerinden kurtarmak için 19. yüzyılın ortaları ile 20. yüzyılın başlarında oluşmaya başlayan ben özgürüm diye bağıran edebiyat. Sert, aykırı, eleştirel, çoğunlukla gerçekle hayalin ince çizgisinde varolmaya çalışan yeraltı edebiyatı; alkolizmin, cinselliğin, sıradışılığın, küfrün dışa vurumudur. Kökleri yeteri kadar eşelendiğinde Marquis de Sade'e (1740-1814) kadar varılabilir. Sade, yazdıkları ile 'başkalarına acı çektirmekten hoşlanma' olarak adlandırılan 'Sadizm'in fikir babası olmuştur. Erotizm ve şiddetle ilgili kitapları yaşadığı dönemde epey yadırganmış hapse atılmıştır. Ancak yazdıkları başka yazarlara ilham kaynağı olmuştur. Birçok edebiyat kalıbını hiçe sayan yeraltı edebiyatı, Charles Bukowski'yi (1920-1994) tanımamıza neden olmuştur. 'Factotum', 'Kasabanın En Güzel Kadını' (The Most Beautiful Woman in Town), 'Pulp', 'Postane'(Post Office) eserlerinden sadece birkaçı. Özellikle de 'Factotum' yazarı daha iyi tanımamıza yardımcı olmakta. Bukowski, hayatının bir dönemini Henry Chinaski olarak ortaya sermekte çünkü. Yazar kitabında; çeşitli serseriliklerini, sürekli iş değiştirmesini ve kadınlarla olan ilişkilerini anlatırken kendisinin de bir yeraltı kahramanı olabileceğinin sinyallerini vermektedir. Son yıllarda daha hızlı gelişme kaydeden edebiyat, Chuck Palahniuk'un 'Dövüş Kulübü' (Fight Club) adlı eserinden 1999 yılında sinemaya taşmıştır ve hayran kitlesini arttırmıştır. Türkiye'de de yeraltı edebiyatına okurlar tarafında büyük ilgi gösterilmekte. Genel olarak 20 - 40 yaşları arasında bulunan kitlelerce saygı gören yeraltı edebiyatına katkıda bulunan çok önemli eserler yazılmıştır. Türk insanına yer altı edebiyatını sevdiren en önemli isimlere bu yazıda yer vereceğiz.
Dünya Nüfusu Bir Gecede 2 Katına Çıkarsa Ne Olur? Neler Yaşanır?
Aşağıdaki galeriyi hazırlarken ziyaret ettiğim; dünya genelindeki doğum ve ölüm sayılarını, saniye saniye bildiren http://www.breathingearth.net/ sitesindeki rakamlara göre gezegenimizin nüfusu: 16.01.2015 Saat 13:41 itibariyle, 7,267,134, 414 kişiydi. Sitede ziyaretçi olarak kaldığım 3 dakika içerisinde 696 doğum ve 265 ölüm gerçekleşti.Bir yıl içinde, New York nüfusunun on katı kadar bebek dünyaya geliyor. Bu hızla çoğalmaya devam edersek, zaten elli dokuz yıl sonra dünya nüfusu ikiye katlanacak. Yedi milyar insanın yükünü zor taşıyan dünyamız, bir gecede böyle bir şeyle karşılaşırsa ne olur?
'13 Yıllık AKP İktidarı 90 Yıllık Cumhuriyet'in Uyku Molasıdır'
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun açıkladığı kamuda şeffaflık paketini, içinde maske, dolarlar, ayakkabı kutuları, saat ve pinokyo gibi malzemelerin bulunduğu bir şeffaf kutuyu açarak eleştirdi. Paketin komedi olduğunu öne süren Vural, dört bakanla ilgili Yüce Divan oylamasında şeffaf olarak oy kullanılması çağrısı yaptı. Vural, '600 yıllık imparatorluğun 90 yıllık reklam arasının sona erdiği' açıklaması yapan AK Partili Tülay Babuşçu'ya ise '13 yıllık AKP iktidarı 90 yıllık Cumhuriyet'in uyku molasıdır' sözleriyle yanıt verdi.MHP İzmir İl Başkanlığı'nda basın toplantısı düzenleyen Oktay Vural, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun kamuda şeffaflık paketi olmak üzere yaptığı son açıklamalar ve AK Parti Balıkesir milletvekili Tülay Babuşçu'nun '600 yıllık imparatorluğun 90 yıllık reklam arası sona erdi' sözlerini eleştirdi. Vural, şeffalık paketini açıklayan boğazına kadar yolsuzluğa batmış, basına, twitter, facebook'a karartma uygulayan AKP hükümeti olunca bir 'Zaytung' haberi sandığını söyledi. Bundan daha komik bir açılım olamayacağını savunan Vural şöyle konuştu:'Yandaşlar için ihale havuzu koyun, rüşvetçiye, şartlatana hayırsever deyin, sonra şeffalık paketi açıklayın. Bunu yılın şakası ilan ediyorum. Davutoğlu'nun böyle esprili birisi olduğunu bilmiyorum. Yolsuzlukla mücadele için şeffaflık paketi açıklamış. Bu bir komedi.'KUTUNUN ÜZERİNDEKİ ÖRTÜYÜ AÇTIVural, masaya koyduğu üzeri örtüyle kapalı kutunun üzerindeki örtüyü açtı. İçinden Davutoğlu'nun açıkladığı şeffalık paketine yönelik eleştiri için hazırlanmış bir şeffaf kutu çıktı. Kutunun içinde ayakkabı kutusu, dolarlar, maske, pinokyo, Cumhurbaşkanlığı sarayını sembolize eden bir mini oyuncak saray olduğu görüldü.Şeffaflık paketinde en ilginç maddenin yolsuzlukla ilgili ihbarda bulunan kamu görevlilerinin ödüllendirilmesi olduğunu belirten Oktay Vural sözlerini şöyle sürdürdü:'17- 25 Aralık operasyonlarında görev yapan polis ve yargıdakilerin başına gelen pişmiş tavuğun başına gelmedi. Bunlar yolsuzluğu bulanı perişan edecekler. Yargıya her türlü baskıyı yaptıran, takipsizlik kararı verdirten, haberleri sansürleyen, yayın yasağı koyduran, dört bakanla ilgili delil ve şüphe bulunamadığı gerekçesiyle komisyonda aklayan AKP, dalga geçer gibi bir de ihbarda bulunanı ödüllendireceğini söylüyor. Davutoğlu'na soruyorum: Ayakkabı kutuları, çikolata kutuları, kasalar, saatleri ihbar eden, soruşturan emniyet mensiplarını ödüllendirdin mi, cezalandırdın mı? Altın kaçakçılığıyla ilgili tahkikat yapaları, yolsuzluk soruşturmasını yürüten savcıları ödüllendirdin mi, cezalandırdın mı? Ödüllendirme gerçek anlamda uygulansa, kamuda çalışan memurlar 13 yıllık AKP döneminin yolsuzluklarını bildirseler ihya olurlar.''17- 25 ARALIK'I İHBAR EDİYORUM'Bunun bir uyutma paketi olduğunu öne süren Oktay Vural, Başsakan Ahmet Davutoğlu'na şöyle seslendi:'Ben ihbar ediyorum, ödül de senin olsun. 17- 25 Aralık'ta rüşvet ve yolsuzluk yapılmıştır. Yolsuzlukla mücadele kararlıysanız eğer, dört bakanla ilgili delilleri karartmayın. TBMM'de yapılacak oylamada yüreğiniz yetiyorsa yüce divana gönderin, kimin yolsuzluk yaptığı, kimin rüşvet aldığı ortaya çıksın.Oktay Vural, TBMM'de oylamada kendisinin şeffaf olarak dört bakanın yüce divana gönderilmesi için oy kullanacağını belirterek, Başbakan Davutoğlu'na 'Hodri Meydan. Sen de oyunu şeffaf kullan. Kapalı kapılar ardında milletvekillerini ikna için çalışmayın' dedi.'ESNAF PAKETİ, ESNAFI BORÇLANDIRACAK'Davutoğlu'nun esnafa müjde paketi diye esnafın Alışveriş Merkezleri'ne (AVM) taşınması, dörtte bir kira ödemeleri ve kredi verilmesi konusuyla ilgili de sert ifadelerle eleştiride bulunan Vural şöyle konuştu:'Esnaf zaten kirasını ödeyemiyor. Vatandaşın alım gücü yok. Bir de borçlandırılacaklar. Esnaf bağkurunu, sigorta pirimini ödeyemiyor. Davutoğlu 'Seni yine borçlandıracağım' diye müjde veriyor. Sen önce esnafa borcunu ödeylebilecek ortam olmuştur. İşsizlik artıyor. Başbakan hayal satıyor. Mesele borçlandırma değil vatandaşın gelirini arttırmaktır.'TIR'LARIN İÇİNDEKİLERİ MİLLET MERAK EDİYOROktay Vural, Adana'da durdurulan TIR'ların içinde ne olduğunu milletin merak ettiğini, öğrenmek istediğini belirterek, TIR'larla ilgili tutanağı gösterdi. Niye bu konuda yayın yasağı getirildiğini soran Vural, 'Uçaksavar mermisi, top mermisi. Bunlar kime gidiyordu? Bir yerden bir yere götürülmesi hukuki midir? MİT'in top ve uçaksavar mermisiyle ne işi var? Utanmadan sıkılmadan bir de insani yardım diyorlar. Bunlar Türkmenlere gittiyse niye Türkmenler öldürülüyor? Ellerinde ne var? Görülüyor ki Türkiye İsrail adına vekaleten bir savaşı yürütmek üzere bunları yapmaktadır' dedi.13 YILLIK AKP DÖNEMİ 90 YILLIK CUMHURİYET'İN UYKU MOLASIDIROktay Vural, AK Parti Balıkesir Mellitvekili Tülay Babuşçu'nun, sosyal paylaşım sitesinde '600 yıllık imparatorluğun 90 yıllık rekam arası sona erdi' sözlerini de şu sözlerle eleştirdi:'Bu coğrafyada varlığımıza, bağımsızlığımıza kastedenlere karşı yürüttüğümüz mücadeyi yoksayan bir zihniyet, Cumhuriyet dönemini 90 yıllık bir reklam arası olarak göstermektedir. Bir milletvekili der mi PKK'ya 'Ana dilde eğitim için, demokratik özerlik için kan dökmeye gerek yok, veririz. Kan dökecekseniz bağımsız Kürdistan için dök, meşrudur' diyor. Diğeri Cumhuriyeti 90 yıllık reklam arası göstermek suretiyle Çanakkale'yi, Sivas Kongresini, Milli Mücadele'yi yok sayıyor. Bu zihniyet Cumhuriyet'i yok sayıyor. İşte AKP'yi temsil eden zihniyet budur. Mili mücadele, T.C. Devleti, Osmanlı'nın devamıdır. Verdiğimiz mücaedele Sevr'e karşı mücadelidir. Mukaddes bir mücadeledir. Bu mücadeleyi bilmeyen, Cumhuriyetimizi emparyalistlere karşı kurduğumuzu bilmeyen zihniyet, ne hazindir ki 90 yıllık Cumhuriyet'e reklam arası diylebilmektedir. Türkiye Cumhuriyeti, kuruluşu ve mücademiz binlerce yıllık Türk tarihinin altın sayfalarından biridir. İzmir marşında söylediği gibi biz bunları mücevher taşa yazdık. Bu kimseler milletin egemenliğini temsil edemeyecek kadar cehalet dolu insanlardır. 13 yıllık AKP iktidarı, Osmanlı döneminin de, 90 yıllık Cumhuriyet döneminin de ancak bir uyku molasıdır. 7 Haziran'da bu uykudan uyanılacak.' Utku Bolulu, DHA
Erdoğan'dan Merkez Bankası'na: 'Yahu Sen Neyi Bekliyorsun'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, genç iş adamlarıyla biraraya geldi. Toplantıda Merkez Bankası'nı eleştiren Erdoğan, ''Merkez Bankamız da hakikaten dünyada herkes inerken, bizim Merkez Bankası sağ olsun hala olduğu yerde duruyor. İnmiyor, düşürmüyor, yahu neyi bekliyorsun sen? Şimdi diyebilirler ha, Merkez Bankası bağımsızdır, ben de bağımsızım'' dedi.Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları;İki sihirli kelimemiz vardı. Biri güven diğeri ise istikrar. Biz bu ikisini gerçekleştirerek bugünelere geldik. Eğer güven olmasaydı istikrar olmazdı, istikrar olmasaydı ise güven olmazdı. İstikrarın olmadığı bir yerde ise ekonomi zaten olmaz.17-25 Aralık demokrasiye ve sivil siysete darbe girşişminde sonra paralel yapının bu işin başını çektiğini biliyoruz. Bu ülkenin pasaportunu kullanacaksın sonra gidip başka ülkelerde Türkiye adına karalama kampanyaları yürüteceksin. Bunların ana ilkesi şudur; amaçları uğruna herşey meşrudur. benim burada anlatmaktane edep edeceğim herşeyi yaparlar.Bu darbe girişimi doğrudan Türkiye'ye ve demokrasiye yapılmıştır. Beni değil sizlerin varlığı hedef alınmıştır. Her türlü tehditler ile her yerde maliyede, emniyette, yargıda haraçlar topluyordu. Bunu geçmişte başkaları yapıyordu şimdi ise ne yazık ki bu örgüt yapmaya başladı.'FAİZ YATIRIMIN ÖNÜNDE BÜYÜK ENGELDİR'Ekonomi üzerinden yapılan algı operasyonlarına dikkat edin. Gezi olayları sırasında ''Tüketmeyin ekonomi dursun'' çağrıları yapılmıştı. Çok ilginç... Bu olaylar ile birlikte faiz yükselmeye başladı. Ben şunu biliyorum yüksek faiz bu ülkede yatırımın önündeki en büyük engeldir.'FAİZ YÜKSEK KALMAYA DEVAM EDERSE...'Eğer faiz yüksek kalmaya devam ederse bu ülkede yatırımlar istenilen seviyede olmayacak. Girişimci üretemeyeceğiz. Bu finans sekötörü korkunç paralar kazanıyor. Bakıyorsunuz vatandaşın mevduatları ile paradan para kazanıyorlar. Bu mevduatlarda vatandaşın en az kazanacağı şekilde de dönüş yapıyor. Birde öte taraftan girişimcinin de önünü kesiyor.'YAHU SEN NEYİ BEKLİYORSUN?'Dünyada herkes faizleri indirirken bizim Merkez Bankası faizleri indirmiyor. Yahu sen neyi bekiyorsun. İşte petrol fiyatlarının geldiği nokta ortada. Bu durum bizim lehimize. Çok çok iyi noktadayız. Bizim bunu süratle vatandaşa yansıtmamız gerekiyor. Ben buradan diyorum Merkez Bankası bağımsız ise bende bağımsızım ve gereğini yapmak zorundayım. Gerekirse kendilerini çağırıp konuşacağım.'BEN DE BAĞIMSIZIM'Azerbaycan Devlet Başkanı buradaydı, biz hesapları 60 dolar üzerinden yaptık. Şimdi burada sıkıntımız var. Yatırımlar konusunda sıkınımız var diyorlar. Orada o 15 doların hesabını yapıyor. E bizim petrolle ilgili bizim bir sıkıntımız yok. Tam aksine lehimize şu anda. Bunun halkımıza dönüşünü yatırımcıya dönüşünü süratla sağlamak lazım. Ey Merkez Bankası daha neyi bekliyorsun. Şimdi diyebilirler ha, Merkez Bankası bağımsızdır, ben de bağımsızım.'KENDİLERİYLE KONUŞACAĞIM, BU İŞ BÖYLE YÜRÜMEZ'Kendileriyle de konuşacağım. Bu iş böyle yürümez. Burada bir şey var. Bizim yatırıma ihtiyacımız var, istihdama, üretime ihtiyacımız var. Şimdi istihdamda bir sıkıntı görünüyor. Yani bir çok batı ülkesiyle mukayese edilmeyecek şekilde iyiyiz de, inelim yüzde 5'e kadar ya, düşelim buralara. Biz geldiğimizde hizmet sektörü felaketti. Ama şimdi yeni alanlar açıldı. Oteller bizim sadece yaz mevsiminde çalışırdı. Ama şimdi dört mevsim otellerimiz çalışır hale geldi. Bu bizim için çok önemli bir atak.'BURALARA DURUP DURUKEN GELMEDİK'Biz şimdi turizmde yatırım yapacak yer bulmakta zorlanıyoruz. Az önce televizyonu izliyorum odamda. Erciyes'teki oteller okullar tatile girmeden yüzde 85 doluluk var. bu bir şeyi gösteriyor, neyi? Refah düzeyi aynı zamanda yükselmiş. Bu tür hem alanlar açılıyor. Palandöken, erciyes'e bakıyorsunuz her tarafta. Eskiden deniz kum güneş diye bakarken, şimdi biz turizmin hepsinde varız. Buralara durup dururken gelmedik.Bakıyorsunuz ihracatımız rekorlara doymuyor. Bir önceki yıla göre yüzde 4 artışla 158 milyar dolara ulaşarak cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesine çıktı.'CUMHURBAŞKANLIĞI KÜLLİYESİ OLACAK'Güçlü bir Türkiye istemiyorlar. Burası Cumhurbaşkanlığı Sarayı. Ama burası kısa bir süreliğine saray olarak kalacak. Çok yakında burası Külliye olacak. Saray kavramından rahatsız olanlar temenni ederim ki külliyeden rahatsız olmazlar. Ana muhalefetten bir tanesi diyor ki 5-6 milyar dolara mal oldu diyor. Parayı harcayan biziz nereden çıkartıyorsunuz bu rakamları. Biz burayı proje hariç 18 ayda bitirdik. Mevcut TBMM binasına 1931 yılında başlandı 1960'da bitirildi. Meclis ve Anıtkabir yapımları yapıldıkları yıl ülke bütçesini sarsmıştır.'2 YILDA BUNLARI BİTİRECEĞİZ'Şu anda Türkiye'de bizim en büyük kütüphanemiz 2 milyon cilt kütüphaneye sahip olan bir kütüphane. Dünya çok farklı bir yerde. Orada asgari 4 milyon cilt kitap alabilecek şekilde hem dijital ortamda hemde yaprak kitapla orada bir cumhurbaşkanlığı kütüphanesi kuralım. Orada ayrı bir hedefimiz olacak, 24 saat öğrenciye halka açık bir kütüphane haline getirmek. Bunun hazırlıklarını yapıyoruz, projeler hazırlanıyor. İki yılda bunları bitireceğiz. Saray kavramından rahatsız olanlar temenni ederim ki külliyeden rahatsız olmazlar.'YAHU PARAYI HARCAYAN BİZİZ'Böyle anlattıkları gibi falan da değil yani. Dün baktım bir tanesi ana muhalefetten diyor ki, 5-6 milyar dolara mal oldu diyor. Yahu parayı harcayan biziz. Nereden çıkarıyorlar böyle rakamlar anlamak mümkün değil. Herhalde İngiltere'deki sarayın restorasyonu yapılacak, 5 milyar dolara mal olacakmış. Belki ortaya takıntı yapmış olabilir. Ama bunu bilmesi lazım. Her şeyi bunların kayıttadır. Biz burayı proje hariç 18 ayda bitirdik. Anıtkabir için hazırlıklara 1941'de başladı, yapı ancak 1953'te tamamlanabildi. Cumhurbaşkanlığı sarayı ise projeyle birlikte iki yılı bile bulmadı. Meclis ve anıtkabir projeleri inşa edildikleri dönemde ülkemizin bütçesini sarsmıştır. Oysa bugün türkiye bunun gibi onlarca yüzlerce projeyi aynı anda bitip inşa edip halkın hizmetine ulaşacak seviyededir.'ANITKABİR VE MECLİS PROJELERİ BÜTÇEYİ SARSMIŞTI'Anıtkabir için hazırlıklara 1941'de başladı, yapı ancak 1953'te tamamlanabildi. Cumhurbaşkanlığı Sarayı ise projeyle birlikte iki yılı bile bulmadı. Meclis ve Anıtkabir projeleri inşa edildikleri dönemde ülkemizin bütçesini sarsmıştır. Oysa bugün Türkiye bunun gibi onlarca, yüzlerce projeyi aynı anda bitirip, inşa edip halkın hizmetine ulaşacak seviyededir.'BÜYÜK DÜŞÜNMEK CÜCELERİN İŞİ DEĞİLDİR'Bütün bunların maliyeti üzerinden polemik yapanlar eğer art niyet taşımıyorlarsa Türkiye'nin ulaştığı seviyenin farkında değiller. Bizler bu arada Samsun-Sinop arasını yaptık, oranın maliyetini çok enteresan yarısının bedelinden hamd olsun burası daha az, bu. Yani Sayın Putin bir şey söyledi. Bu eser dedi büyük devlet olmanın alametidir dedi. Çok ilginç vaka budur. Şimdi Kremlin'e gittiğiniz zaman oraya gelen turistleri görürsünüz. İstanbul'da nereyi geziyorlar, Dolmabahçe, Topkapı Sarayı'nı geziyorlar. Büyük düşünmek cücelerin işi değildir. Tabii bu cücelere hakaret olmasın, onlar benim canım ciğerimdir. Bunların hepsi de iyi güzel ama yetmez. Ekonomik yıkıma uğramamızı yere kapaklanmamızı bekleyenlere bunun için uğraşanlara inat başımız dik şekilde kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz.'IRKÇILIK KRİTİK BİR ŞEKİLDE ARTMIŞ'Son dönemde Batı ülkelerinde İslamafobi artmış durumda. Irkçılık kritik bir şekilde artmış durumda. Bizim aksi yönde girişimlerimize rağmen medeniyetler çatışması tezi ete kemiğe büründürülmeye çalışılıyor.Eğer İsrail yönetimi Gazze'de binlerce kişiyi öldürüyorsa ben onu lanetlerim. Bazı ülkelerin İsrail yönetiminin avukatlılığına soyunması manidardır. Bir kaç ay önce bombalarla Gazze'yi yok edeceksin. Farnsa'ya gelen liderler neredesiniz. Suriye'de 350 bin insan öldü hani neredesiniz.'BİZİM DİNİMİZDE TERÖRÜN YERİ YOK'1 milyonun üzerinde ülkemizde sığınmacı var. Bize başka ülkelerin temsilcileri geliyor ne de iyi yapmışsınız diyor. Bırakın bu kuru lafları ne vereceksiniz ondan bahsedin.Bunlar samimi davranmıyor. Kendi ülkelerindeki teröristlere baksınlar. Kendi ülkelerinden kaçırıyorlar. Türkiye'den gelip geçiyor. Bizim dinimizde terörün yeri yok. Kimsenin de bizim dinimizi istismar etmek üzere yapılan saldırıları mal etmeye hakkı yok. Provakatör bir dergide yapılan yayınlar bu dergiyi Papa'da lanetliyor. Düşünce özgürlüğünün de bir sınırı vardır.'ÇÖZÜM SÜRECİNE DESTEK OLMANIZI BEKLİYORUM'Türkiye'ye yönelik olumsuzluk beklentilerin yoğunlaştığı bir alanda sosyal barıştır. Doğu ve Güneydoğu'da yaşanan hadiselerdir. Biz tarihi bir adım atarak çözüm süreci başlattık. Tüm saldırılara sıkıntılara rağmen, çözüm sürecinin kararlılıkla yürüdüğünü belli bir noktaya geldiğini görüyoruz. Yakın bir zamanda çok daha somut umut verici gelişmeler bekliyoruz. Sizlerden çözüm sürecine daha fazla destek olmanızı bekliyorum. Türkiye'nin bu meseleyi tamamen geride bıraktığında müthiş bir sıçrama yapacağına inanıyorum. 77 milyon aynı hedeflere aynı inançla aynı azimle yöneldiğimizde önümüzde hiçbir güç duramaz.Burada bir gerçek var. Teşvik politikalarımız, 6'ncı 5'nci bölge. Buralarda arazi, vergi olsun, bütün alanlarda hele hele üretim stratejikse birinci bölgede dahi ciddi teşvikler var. Bu konulara girmenizde büyük fayda var. Genç girişimcilerimizin bu alanlarda adım atması hem kendileri hem kendileri açısından büyük önem arz ediyor. Tüm Batı demokrasi insan hakları ve farklılıklara saygı konusunda önemli bir imtihanın eşiğinde bulunuyor.FRANSA'DA YAPILAN SALDIRIFransa'da bir mizah dergisine yapılan saldırının arkasına sığınarak, İslam'ın kendisine, sevgili peygamberimize yönlendirilen nefret dalgasını endişeyle takip ediyoruz. Bizim girişimlerimize rağmen, medeniyetler çatışması tezi ete kemiğe büründürülmeye çalışılıyor. Ben İspanya Başbakanı, şu anda değil. Zapatero ile birlikte Medeniyetler İttifakı'nın temelini attık. Şu anda 146 ülke ve kurum buranın üyesidir. Biz buraya davet ederken, medeniyetler çatışmasını körüklemek isteyenlerin öne çıktığını gördük.'BEN ONU LANETLERİM'Tüm insanlığa halkıma sesleniyorum. Bütün bu olaylar karşısında, kalkıp da Türkiye üzerinden bazı operasyonlara girişmek hayaldir, bunu bilmenizi istiyorum. Ben gerçek tespiti yapıyorsam, bunu eleştirenler acaba Erdoğan niye yaptı diye sorması lazım. O ülkenin gücü beni ilgilendirmez. İsrail yönetimi, halkı demiyorum. Gazze'de Filistin'de 2600 insanı çoluk çocuk demeden öldürüyorsa ben onu lanetlerim.'BAZI ÜLKELERİN...'Ve bazı ülkelerin kalkıp da İsrail yönetiminin avukatlığına soyunması manidardır. Ben şunu söyledim. Netenyahu buraya hangi yüzle geldi dedim, iki yüzlülüktür dedim. Birkaç ay önce bombalarla orada Gazze'yi yerle bir edeceksin, 2600 insanı öldüreceksin. Peki Fransa'ya gelen bu liderler neredesiniz, niye sesiniz çıkmıyor. Aynı şekilde 350 bin insanın öldüğü Suriye'de nerede insanlık? Niye sesiniz çıkmıyor. Şu anda benim ülkemde bir milyon 700 bin sığınmacı var, hani desteğiniz? Siz bombalardan kurtardınız, topraklarınızda barındırıyorsunuz, yediriyorsunuz, giydiriyorsunuz. Yanımıza geliyorlar, çok teşekkür ederiz, hakikaten her ülkenin kaldırabileceği bir iş değildi. Yahu bırakın böyle kuru lafları, ne destek veriyorsun onu söyle. Ve bize 5 milyar doları aştı şu ana kadar yaptığımız, verdiği destek 250 milyon dolar.'KENDİ ÜLKENDEN KAÇARKEN PASAPORT KONTROLÜNÜ İYİ YAP DA KAÇMASIN'Tüm Avrupa'da kalanların sayısı ne biliyor musunuz? 150 bin. Vaka ortada. Bunlar maalesef dürüst davranmıyorlar. Samimi davranmıyorlar. İşte Avrupa'nın bir çok ülkesinde teröristler şu anda oralarda kalıyor. Türkiye üzerinden gelip geçenlerden bahsediyorsun. Sen kendi ülkenden çıkarken, kendi pasaport kontrolünü iyi yap da kaçmasın. E kaçırdın, bize bildir. Aksi takdirde konuşamazsın. Herhangi bir sıkıntısı yok. Dünyanın her yerinde Müslümanlara yönelik saldırılar, işte Filistin'de Mısır'da Myanmar'da aynı şekilde devam ediyor.'ÖZGÜRLÜK DENMEZ BUNA'Bizim dinimiz teröre müsaade etmez, terörün yeri yok. Ve kimsenin de bizim dinimizi istismar etmek suretiyle yapmış oldukları terör eylemlerini kalkıp Müslümanlara fatura etme hakkı yok. Provokatif yayınlarıyla nam salmış bir dergiye, ki bu dergiyi Papa da lanetliyor. Bunun provokatif eylemlerini biliyor. Müslümanlar hakkında da Hristiyanlar hakkında da maalesef özgürlük denmez buna. Başkasının özgürlük alanının sınırlarının içerisine girerse orada terör estirmek denir. Düşünce özgürlüğünün de bir sınırı vardır, benim özgürlük alanıma kadar. Benim özgürlük alanıma geldiğinde orada duracaksın ki benden de saygı göresin. Biz nasıl ki tüm peygamberleri saygın görüyor, aynen peygamberimize gösterdiğimiz saygıyı sevgiyi tüm peygamberlere gösteriyorsak, onun için biz herkesten aynı şeyi bekliyoruz.'EĞER ONLAR ATEİSTSE BENİM KUTSALIMA SAYGI DUYACAK'Efendim onlar ateist. Olabilir, eğer ateistse benim kutsalıma saygı duyacak. Duymuyorsa bunun toplumu tahrik anlamına gelir ki, tahrik de bir suçtur.'FRANSA'DAKİ 12 KAYIP İÇİN TÜM DÜNYAYI AYAĞA KALDIRIYORLAR'Ortaya konan tavır, binlerce masum çocuğun katli karşısında maalesef gösterilmedi, göstermiyorlar. Gazze'de İsrail yönetimini görmezden gelenler Fransa'daki 12 kayıp için tüm dünyayı ayağa kaldırıyorlar. Bunu niye konuşmuyoruz? Ellerinde sahilde oynayan çocukların kanu olanların, binlerce masumun kanı olanların, her gün devlet terörü estirenlerin terörü kınaması sadece pişkinliktir. Suriye'de yüzbinler katlediliyor. Kılları kıpırdamayanlar 12 kişinin ölümü karşısında birden vicdan ağıtları yakması bize inandırıcı gelmiyor.CUMHURİYET'E AĞIR ELEŞTİRİ: SEN HANGİ ÜLKEDESİN YASen hangi ülkedesin ya? Bu ülkenin yüzde 99'u Müslüman diyorsun. Sadece Müslümanların kutsalına değil, kimsenin kutsalına bu şekilde hakaret edemezsin. Ve neymiş emniyet görevlileri gelmiş arama tarama yapmışlar. Vatandaş gelmiş tahrik ediyor. Böyle yaptığın sürece sen tahriki davet ediyorsun. Bunun kapısını sen açıyorsun. Ne yazık ki bu tür atılan adımlar, ülkenin birliğini beraberliğini de bozmaya yöneliktir. Müslümanların peygamberleri konusundaki hassasiyeti açıkça ortadayken ısrarla bunun üzerine gidilmesi kesinlikle düşünce hürriyetiyle ilgili değildir.'KARİKATÜRLERİN MİLYONLARCA BASILMASI DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜYLE İLGİLİ DEĞİLDİR'Saldırı sonrasında ortaya konan tutum, karikatürlerin milyonlarca basılması da düşünce özgürlüğüyle ilgili de değildir. Burada tehlikeli oyunlar oynanıyor. Avrupa, iki dünya savaşıyla on milyonlarca insanın ölümüne yol açmıştı. Tarihten ders almayanların, bir medeniyetler savaşı çıkartmaya çalıştıklarından ben endişe ediyorum. İnsanlığın bu büyük yanlışa düşmeyeceğine inanıyorum.'HİÇBİR ÖLÜM 12'DEN DAHA DEĞERSİZ DEĞİLDİR'Hatırlayın dünya beşten büyüktür dedim. Bunu BM Genel Kurulu'nda da söyledim. Hiçbir ölüm de can da 12'den daha değersiz değildir. Biz Türkiye olarak üzerimize düşenleri yapmaya devam edeceğiz.'Sondakika.com
Reklam