onedio
Ağrı'nın Mollakara Köyünde 'Altın' Sevinci
Ağrı'nın Diyadin ilçesine bağlı Mollakara köyünde altın sevinci yaşanıyor. Mollakara köyü Muhtarı Bünyamin Çiftçi, 'Köyümüzün taşı toprağı altın' derken Ağrı Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Saim Alpaslan, 'Bu müjdeli haberden sonra Ağrı'nın havası ve iş dünyasına bir umut geleceğini düşünüyoruz' dedi.
Suudi Arabistan "Kefillik Sistemi"Ni Kaldırmaya Hazırlanıyor
İSTANBUL (AA) - Suudi Arabistan'ın ülkedeki ekonomik faaliyetleri güçlendirmek amacıyla yabancılara uygulanan 'kefillik sistemi'ni kaldırmaya hazırlandığı belirtildi.Suudi Arabistan merkezli ekonomi gazetesi Maaal'in haberine göre, Suudi Arabistan İnsan Kaynakları ve Sosyal Kalkınma Bakanlığı ülkedeki yabancı işçiler ile işveren arasındaki şartların iyileştirilmesine dair bir girişim başlatmaya hazırlanıyor.Haberde, önümüzdeki yılın ilk yarısından itibaren başlatılacağı ve 10 milyondan fazla yabancı işçiyi etkileyeceği tahmin edilen girişimin, ülkedeki kefillik sisteminin resmen kaldırılması anlamına geldiği ifade edildi.İçeriğinin gelecek hafta duyurulması beklenen girişimin yabancı işçilere sağlayacağı kolaylıklar bağlamında, Suudi Arabistan'da yabancı işgücü piyasasını güçlendirmek ve ülkenin yabancılar nezdindeki çekim gücünü arttırmayı amaçladığı kaydedildi.Suudi Arabistan makamlarından henüz konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı.Ülkede uygulanan kefillik sisteminde, yabancı bir işçinin çalışabilmesi için belli bir ücret karşılığında kendisine kefalet verecek Suudi Arabistan vatandaşı birini bulması esasına dayanıyor. Kefili olmayan biri çalışma ruhsatı alamıyor.
Kütahya'da Sit Alanında Kepçeyle Kaçak Kazı Yapan 4 Şüpheli Yakalandı
KÜTAHYA (AA) - Kütahya'nın Domaniç ilçesinde, birinci derece sit alanında kepçeyle kaçak kazı yapan 4 şüpheli, suçüstü yakalandı.İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ve Domaniç İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, Çarşamba köyü yakınlarındaki birinci derece sit alanında şüpheli kişilerin kaçak kazı yaptığı bilgisi üzerine harekete geçti. Operasyon düzenleyen ekipler, olay yerinde A.F.H. (38), S.D. (38), H.B. (36) ve B.Ö'yü suçüstü yakaladı.İlçe Jandarma Komutanlığına götürülen zanlıların, ifadelerinde, bölgede yüklü miktarda altın gömülü olduğu söylentileri üzerine kazı yaptıklarını söyledikleri öğrenildi.
Reklam
Âşık Veysel'den Murat Çobanoğlu’na Anadolunun Kalbi Âşıklarımız
etiket
Âşık, Anadolu, Güney Kafkasya ve İran'da sürdürülen, genellikle bağlama veya başka bir telli müzik aleti eşliğinde söylenen sözlü halk müziği geleneğini icra eden kişidir. Anadolu, Ortadoğu ve Orta Asya'ya özgü bir halk şairliği türüdür. Türkçe 'Ozan' kavramı ile de ifade edilir.
Milletvekili Ganire Paşayeva'dan Fransız Mallarını Boykota Destek:
KAYSERİ (AA) - Azerbaycan Cumhuriyeti Milli Meclisi Milletvekili Ganire Paşayeva, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yanında olduklarını ve Fransız mallarını boykot ettiklerini bildirdi. Kayseri Ticaret Odasının ekim ayı meclis toplantısı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında, video konferans yöntemiyle yapıldı. Toplantıya katılan Paşayeva, burada yaptığı konuşmada, Azerbaycan ile Türkiye'nin bir millet iki devlet olduğunu söyledi.Bugün Azerbaycan topraklarının işgalden kurtulması için dua ettiklerini belirten Paşayeva, işgalci Ermenistan'ın adaletsizlikle topraklarının yüzde 20'sini aldığını ve bir milyon kişiyi evinden ettiğini dile getirdi.Ermenistan'ın, arkasındaki güçlerle geçmişte Azerbaycan'ın topraklarını işgal ettiğini vurgulayan Paşayeva, kardeş Türkiye ve Pakistan dışında kendilerine destek çıkan olmadığını söyledi.Paşayeva, zaman içerisinde güçlendiklerini, önemli çalışmalar yapıldığını ve geçen zaman için kaybedilen toprakları kazanmak için hazırlandıklarını kaydetti.Azerbaycan'a ciddi bir baskı yapıldığını vurgulayan Paşayeva, şunları kaydetti:'Söz konusu vatansa gerisi teferruattır. Baskılar olursa olsun, biz boyun eğmeyeceğiz. Bu yüzden Türkiye'ye ve Erdoğan'a duruşundan dolayı teşekkür ediyoruz. Türkiye'nin duruşu çok etkili oldu. Türk milleti her zaman adaletten yana oldu. ABD, Rusya, Fransa gibi işgalciden ve soykırımcıdan yana olmadı. Bugün dünyada adalet anlayışı bitmiştir. Uluslararası hukuk bitmiştir. Birçok uluslararası kurumda çalıştım. Bugün dünyanın tek kuralı var, güç. Güçlü olamazsanız haklarınızı koruyamazsınız. Azerbaycan ve Türkiye birlikte haklarını koruyor. Makron 'Türk mallarını almayın.' diyor. Erdoğan'ın çağrısına destek veriyoruz. Biz de Fransız mallarını boykot ediyoruz. Eğer Makron Türk ekonomisine karşı çirkin bir adım atıyorsa biz Fransızlardan az değiliz, onlardan daha çoğuz. Fransız mallarının boykotuna başlıyoruz. Dünyanın her yerinde yaşayan insanlarımızı da birçok platformda aktif olmaya çağırıyoruz. Azerbaycan'ın en büyük yatırımı Türkiye'de, bizim bu birliğimizin, gücümüzün artmasını istemeyenler beraberler. Türkiye ile bizim işbirliğimiz devam edecek.'Paşayeva ayrıca, 'Biz Çanakkale Zaferini yaşadık, her şey bitti dediklerinde biz Türk milleti bitti demeden bitmez diyerek yola çıktık. Bugün yeni Çanakkale Karabağ'dır.' diye konuştu.Milli Meclis’in Ekonomi Ticaret Komisyonu Üyesi Memmedov Meşhur ise bütün Azerbaycanlılara Türk mallarını alma konusunda çağrı yaptıklarını dile getirdi.Ekonomi Ticaret Komisyonu Üyesi Elnur Abdullayev de bütün dünyanın Azerbaycan topraklarının kahramanca savaşarak işgal altındaki topraklarını geri aldığını izlediklerini ifade etti.'İki ülke arasındaki ticaret hacmi 4 milyar dolar civarında'KTO Başkanı Ömer Gülsoy da dost ve kardeş Azerbaycan'ın Karabağ'ın Ermenistan'ın işgalinden ve zulmünden kurtarılmasına yönelik son bir aydır kahramanca verdiği mücadeleyi takdir ve dua ile takip ettiklerini belirtti.'Bugün Karabağ'da tam bir soykırım, vahşet, zulüm ve trajedi uygulanmaktadır.' diyen Gülsoy, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki yakınlığın, ticari ilişki ile ölçülemeyeceğini vurguladı.Geçen şubatta iki ülkenin Cumhurbaşkanları ile yapılan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantısı'nda Türkiye ve Azerbaycan’ın ticaret hacminin yıllık 15 milyar dolara çıkartılmasının öngörüldüğünü hatırlatan Gülsoy, şöyle devam etti:'İki ülke arasındaki ticaret hacmi 4 milyar dolar civarındadır. 2019'a kıyasla bu yılın ilk 9 ayında Türkiye'nin Azerbaycan'a yaptığı ihracat yüzde 17 civarında artarak 1,5 milyar doların üzerine çıkmıştır. Azerbaycan ile Türkiye, Asya ve Avrupa arasında bir enerji ve iletişim köprüsü kurmuştur. Bu köprünün Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru hattı, TANAP doğalgaz projesi ve yine Bakü-Tiflis-Kars demiryolu projesi ile daha da güçleneceğini ifade etmek isterim.'
Reklam
AB Ülkelerinden Yemen'deki Safir Petrol Tankeri Konusunda "Felaket Yaşanabileceği" Uyarısı
İSTANBUL (AA) - Yemen'deki Avrupa Birliği (AB) ülkeleri büyükelçileri, Hudeyde kentindeki Ras İsa Limanı'nda demirli bulunan ve tehlike arz eden Safir petrol tankeri nedeniyle 'insani felaket yaşanabileceği' uyarısında bulundu.Yemen'deki AB misyonu ve AB ülkeleri Büyükelçilerinden yapılan ortak yazılı açıklamada, tehlike arz eden Safir petrol tankeri nedeniyle büyük endişe duyulduğu ifade edildi.'Petrol tankerine son 5 yıl bakım yapılmadı. Tanker, halihazırda Yemen'de ve ötesinde milyonlarca insanı etkileyecek; sağlık, çevre ve ekonomi açısından büyük bir felaketle sonuçlanacak bir tehlike altında.' denilen açıklamada, büyük bir petrol sızıntısı olması durumunda Hudeyde Limanı'nın hizmet dışı kalacağı, bunun da milyonlarca Yemenlinin gıda güvenliğinin etkilenmesi anlamına geleceği kaydedildi. Herhangi bir sızıntının, Kızıldeniz'deki balık zenginliğini, deniz ekosistemini ve deniz ticaretini önemli ölçüde etkileyeceği aktarılan açıklamada, Hudeyde kenti ve limanının kontrolünü elinde bulunduran Husilere, 'uzman ekibin herhangi bir kısıtlama, ön koşul veya gecikme olmaksızın gemiye erişimine izin vererek Birleşmiş Milletler ile tam bir işbirliği' çağrısında bulunuldu.Safir petrol tankerinde 'sızıntı' tehlikesiRas İsa Limanı'nda 2015 yılından bu yana demirli bulunan ve içerdiği 1 milyon varili aşkın petrolle sızıntı tehlikesi taşıdığı belirtilen Safir tankeri, Yemen'de çatışan taraflar arasında sorun teşkil ediyor.Yemen hükümeti 'Husilerin 5 yıldır tankerin bakımının yapılmasına izin vermediğini' savunurken Husiler bunu yalanlıyor.Husiler 'petrolün satışını ve gelirin hükümet ile aralarında bölüşülmesini' şart koşarken, Yemen hükümeti ise buna şiddetle karşı çıkıyor.
AB Ülkelerinden Yemen'deki Safir Petrol Tankeri Konusunda "Felaket Yaşanabileceği" Uyarısı
İSTANBUL (AA) - Yemen'deki Avrupa Birliği (AB) ülkeleri büyükelçileri, Hudeyde kentindeki Ras İsa Limanı'nda demirli bulunan ve tehlike arz eden Safir petrol tankeri nedeniyle 'insani felaket yaşanabileceği' uyarısında bulundu.Yemen'deki AB misyonu ve AB ülkeleri Büyükelçilerinden yapılan ortak yazılı açıklamada, tehlike arz eden Safir petrol tankeri nedeniyle büyük endişe duyulduğu ifade edildi.'Petrol tankerine son 5 yıl bakım yapılmadı. Tanker, halihazırda Yemen'de ve ötesinde milyonlarca insanı etkileyecek; sağlık, çevre ve ekonomi açısından büyük bir felaketle sonuçlanacak bir tehlike altında.' denilen açıklamada, büyük bir petrol sızıntısı olması durumunda Hudeyde Limanı'nın hizmet dışı kalacağı, bunun da milyonlarca Yemenlinin gıda güvenliğinin etkilenmesi anlamına geleceği kaydedildi. Herhangi bir sızıntının, Kızıldeniz'deki balık zenginliğini, deniz ekosistemini ve deniz ticaretini önemli ölçüde etkileyeceği aktarılan açıklamada, Hudeyde kenti ve limanının kontrolünü elinde bulunduran Husilere, 'uzman ekibin herhangi bir kısıtlama, ön koşul veya gecikme olmaksızın gemiye erişimine izin vererek Birleşmiş Milletler ile tam bir işbirliği' çağrısında bulunuldu.Safir petrol tankerinde 'sızıntı' tehlikesiRas İsa Limanı'nda 2015 yılından bu yana demirli bulunan ve içerdiği 1 milyon varili aşkın petrolle sızıntı tehlikesi taşıdığı belirtilen Safir tankeri, Yemen'de çatışan taraflar arasında sorun teşkil ediyor.Yemen hükümeti 'Husilerin 5 yıldır tankerin bakımının yapılmasına izin vermediğini' savunurken Husiler bunu yalanlıyor.Husiler 'petrolün satışını ve gelirin hükümet ile aralarında bölüşülmesini' şart koşarken, Yemen hükümeti ise buna şiddetle karşı çıkıyor.
Bakan Pekcan, Türkiye-Danimarka 2. Dönem Jetco Toplantısı İmza Töreni'nde Konuştu:
ANKARA (AA) - Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Danimarka ile 'Araştırma-İnovasyon' ve 'KOBİ'ler' ile ilgili çalışma grubu kurulmasına, ayrıca sağlık alanında da bir mutabakat zaptı (MOU) imzalanmasına ilişkin ortak bir görüş ve kararlılık ortaya koyduklarını bildirdi. Bakan Pekcan, Türkiye-Danimarka 2'nci Dönem Ortak Ekonomi ve Ticaret Komisyonu (JETCO) Toplantısı İmza Töreni'ne video konferans yöntemiyle katılarak, etkinliğin eş başkanlığını yürüten Danimarka Dışişleri Bakanı Sebastian Kofod ile toplantı protokolünü imzaladı. Pekcan, Kofod ile birlikte her iki ülkeden iş insanlarının katılımlarıyla sanal ortamda gerçekleşecek Türkiye-Danimarka İş Forumu'na katılacaklarını belirtti. Ortak Komisyon Toplantısı'nda, sanayi, hizmetler ve tarım sektörlerindeki ikili ticari ve ekonomik iş birliğinin artırılmasını görüştüklerini ifade eden Pekcan, bilim ve teknoloji, değer zincirleri, yenilenebilir çevre uygulamaları ve girişimcilik başta olmak üzere pek çok konuda iki ülke kurumları arasında görüşmeleri ve iş birliği olanaklarını değerlendirdiklerini söyledi. Özellikle sürdürülebilir çevre ve şehircilik konularında pek çok yenilikçi iş birliği alanı olduğunu değerlendirdiklerini vurgulayan Pekcan, şöyle konuştu:'Bu yönde atılacak her türlü ekonomik inisiyatifin arkasında olacağız. Öte yandan, ikili ticaretimizde ulusal para birimlerinin kullanılmasının önemine de Toplantı Protokolü'nde yer verdik. İki ülke arasında, 'Araştırma-İnovasyon' ve 'KOBİ'ler' ile ilgili çalışma grubu kurulmasına, ayrıca sağlık alanında da bir MOU imzalanmasına yönelik bir görüş ve kararlılık ortaya koyduk.' 'Amacımız ilk etapta ticaret hacmini 5 milyar dolara çıkarmak'Pekcan, toplantı çerçevesinde ayrıca Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki Gümrük Birliği Anlaşması'nın güncellenmesi sürecine de değindiklerine dikkati çekerek, 'Her iki taraf da Gümrük Birliği güncellemesinin ekonomik açıdan faydalı bir adım olacağı konusunda hemfikir şekilde görüşlerini paylaştı.' ifadelerini kullandı. Türkiye ile Danimarka arasında 2 milyar dolarlık dengeli bir ticaret hacmi bulunduğu bilgisini veren Pekcan, şu değerlendirmede bulundu:'Amacımız ilk etapta bu ticaret hacmini dengeli bir şekilde 5 milyar dolar seviyesine çıkarmak. Ülkemiz ekonomisinin dinamizmi, her geçen gün gelişen teknolojik altyapısını göz önüne aldığımız zaman Danimarkalı firmalarla firmalarımız arasında yeni ve yenilikçi iş birliği imkanlarının olduğunu ve yeni ortaklıklar kurulabileceğini öngörüyoruz. Savunma sanayisinden yenilenebilir enerjiye, ilaç ve kimya sanayisinden otomotive kadar özellikle orta ve yüksek teknoloji içeren sektörlerle ilgili iş birliği noktasında önemli potansiyeller görüyoruz. İleri tarım teknolojileri ile birlikte, çevre ve atık yönetimi konusunda da ciddi iş birliği alanları mevcut. Keza hizmetler sektöründe de lojistik, müteahhitlik, müşavirlik, sağlık turizmi ve turizm konusunda iş birliği anlamında önemli alanlar olarak ön plana çıkıyor. Sektörel konuları iş insanlarımızla da görüşüyor olacağız.''Danimarka'dan ülkemize stratejik sektörlerde daha fazla yatırım öngörüyoruz'Bakan Pekcan, her ne kadar küresel ekonomi şu anda yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını etkisi altında olsa da bu salgın sonrasında küresel değer zincirlerinde yeniden yapılanmaların söz konusu olabileceğine dikkati çekerek, firmaların kendilerine daha güvenli ve lojistik açıdan daha avantajlı yeni yatırım merkezleri arayışı içinde olabileceklerini söyledi. Türkiye olarak tüm beşeri kaynaklar, sanayi altyapısı ve lojistik avantajlar ile bu sürece hazır olduklarını belirten Pekcan, şunları kaydetti:'Pandemi sonrasında toparlanma sürecinde yeni yatırımlara ev sahipliği yapabilecek, yatırım ve üretim üssü olma özelliğimizi güçlendirebilecek bir altyapıya sahip konumdayız. Bugünkü toplantımız vesilesiyle Danimarkalı dostlarımıza bu hususları aktardık. Türkiye'nin pandemi koşullarında en fazla direnç gösteren ve pandemi sonrasında da en hızlı çıkışı yakalayacak ülkelerden birisi olduğunu kendileriyle paylaştık. Gelecek dönemde de Danimarka'dan ülkemize stratejik sektörlerde daha fazla yatırım gelebileceğini öngörüyoruz. Tüm ticari ortaklarımızla olduğu gibi Danimarkalı dostlarımızla da ikili ticari ve ekonomik ilişkilerimizi geliştirmek adına çalışmalarımızı aralıksız sürdüreceğiz.'
Reklam
Başkentte "Türkmenistan-Tarafsızlık Ülkesi" Fotoğraf Sergisi
ANKARA (AA) - Türkmenistan'ın Ankara Büyükelçiliği, Türkmenistan'ın 'daimi tarafsız ülke' statüsünü kazanmasının 25. yılı nedeniyle fotoğraf sergisi düzenledi.Uluslararası Türk Kültür Teşkilatı (TÜRKSOY) Genel Sekreteri Prof. Dr. Düsen Kaseinov'un ev sahipliğindeki etkinlik, TÜRKSOY Genel Sekreterlik binasında gerçekleşti. Etkinliğe, Kaseinov, Türkmenistan Ankara Büyükelçisi Ishankuli Amanlyev, Türkiye Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, İYİ Parti Samsun Milletvekili Bedri Yaşar, AK Parti Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir ve birçok davetli katıldı.Kaseinov, açılış konuşmasında, Türkmenistan'ın milli değerlerine sıkı sıkıya bağlı bir devlet olduğunu ve ilk günlerinden itibaren tüm dünya ülkeleriyle barışçıl ve dostane ilişkiler kurma noktasında çaba sarf ettiğini söyledi. '12 aralık 1995'de Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda 185 ülkenin oy birliği ile 'Türkmenistan’ın daimi tarafsızlığı' kararnamesi kabul edilmiş ve geride kalan süre zarfında Türkmenistan bu statüsünü taviz vermeden sürdürerek tüm dünya devletlerinden büyük takdir görmüştür.' ifadelerini kullanan Kaseinov, ülkesinin daimi tarafsızlığının 25'inci yıl dönümü dolayısıyla Türk dünyasından 300 sanatçıyı bir araya getiren TÜRKSOY Ressamlar Buluşması'nın 1500 eserlik koleksiyonundan derlenen bir sergi hazırladıklarını kaydetti.Büyükelçi Amanlyev, 2020'nin, ülkesinde 'Türkmenistan'ın daimi tarafsız ülke yılı' olarak ilan edildiğini ve çok sayıda ulusal ve uluslararası etkinlik düzenlendiğini söyledi.'Kültür ve sanat alanı halk diplomasisinin önemli bir biçimi olmakla, Türkmenistan'ın uluslararası arenada küresel ilerici dönüşümleri başlatıcı ülke olarak tanınması bağlamında özel bir önem kazanmaktadır.' değerlendirmesinde bulunan Amanlyev, söz konusu alanların, Türkmen devletinin evrensel barış, refah ve sürdürülebilir kalkınma sağlanmasına yönelik uluslararası iş birliğinin geliştirilmesini amaçlayan dış politikasının uygulanmasında önemli bir faktör olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Topçu da 'altı devlet tek millet' olduklarını kaydederek, Azerbaycan'ın kahraman evlatlarının işgal edilmiş vatan topraklarını kurtarmak için mücadele ettiklerini belirterek, Azerbaycan'da cephede şehit olanlara Allah'tan rahmet diledi. Ermenistan kuvvetlerinin sivil yerleşim yerlerine yönelik saldırılarına karşı, 'Savaşın da bir ahlakı vardır, hukuku vardır.' ifadesini kullanan Topçu, Azerbaycan'ın muzaffer olmasını diledi.Topçu, Türkmenistan'a verilen daimi tarafsızlık statüsünün BM Genel Kurulunda 185 üyenin oy birliğiyle onaylandığını hatırlatarak, şunları kaydetti:'Siyaset, ticaret, ekonomi, kültür ve eğitim başta olmak üzere her alanda devam eden iyi ilişkiler sayesinde 'iki kardeş millet-iki devlet' olarak atiyi de beraber kucaklayacağız inşallah. Dünya dursun, sen dur ata yurdum Türkmenistan duasıyla sözlerime son veriyor, sizleri tekrar saygıyla selamlıyorum.'Sergide, yerli ve yabancı fotoğrafçıların Türkmenistan'ın kültür ve doğal güzelliklerini anlatan fotoğrafları yer aldı.
Yunanistan, Kıbrıs Rum Kesimi Ve İsrail'in Dışişleri Bakanları Bir Araya Geldi
ATİNA (AA) - Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ve İsrail dışişleri bakanları, Atina'da görüştü.Ekonomi ve enerji iş birliğinin yanı sıra Doğu Akdeniz ve Orta Doğu'daki gelişmelerin ele alındığı toplantının ardından, Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias, Rum Dışişleri Bakanı Nikos Hristodulidis ve İsrail Dışişleri Bakanı Gabi Ashkenazi, ortak basın açıklaması yaptı.Yunanistan, İsrail ve GKRY arasındaki sıkı iş birliğinin 'bölgedeki güvenliğin garantisi' olduğunu ileri süren Dendias, üçlü iş birliklerinin Avrupa Birliği (AB) ve ABD tarafından da 'güçlü şekilde desteklendiğini' savundu.Ashkenazi ve Hristodulidis ise üçlü iş birliklerini uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesine saygı temelinde yürüttükleri iddiasını dile getirerek, bölgedeki diğer ülkelerle de çok taraflı iş birliklerine hazır olduklarını öne sürdü.
Bağcılar'da Suriyeli Anne Ve Oğlunu Gasbeden Şüpheliler Yakalandı
İSTANBUL (AA) - Bağcılar'da ikamet eden Suriyeli anne ve oğlunun ellerini ve ayaklarını bağlayarak, yaklaşık 500 bin lira değerindeki ziynet eşyalarını gasbettikleri öne sürülen 5 şüpheli yakalandı.Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekipleri, 16 Ekim'de saat 16.00 sıralarında Bağcılar'da ikamet eden Suriye uyruklu anne Azize Ö. (65) ile 16 yaşındaki oğlu Y.E'nin evine zorla girip evdeki 700 gram altın ve 8 bin dolar ile 20 bin liranın gasbedilmesi olayına ilişkin çalışma başlattı.Mağdurlar polise verdikleri ifadelerinde, evde oturdukları sırada yüzü maskeli biri kadın, biri erkek 2 şüphelinin tornavidayla kapıyı açıp içeri girdiklerini, kendilerini tehdit ederek ellerini ve ayaklarını bağladıklarını anlattı.Mağdurlar, bir süre önce Suriye'de sattıkları bir arsanın parasıyla satın aldıkları ve evde sakladıkları 700 gram altın ve bir miktar döviz ile Türk lirasını şüphelilerin gasbedip ayrıldıklarını söyledi.Şüpheliler evden ayrıldıktan sonra kendi imkanlarıyla kurtulan anne ve oğlu durumu polise bildirdi.Olaya ilişkin çalışma başlatan polis, olay yeri çevresindeki güvenlik kamera görüntülerini incelemeye aldı. Polis yaklaşık 8,5 kilometre süren görüntü takibinin ardından şüphelilerin kimlikleri tespit etti.Ekipler, 24 Ekim'de olayı gerçekleştiren Muhammet A. (38) ile eşi Hanaa A'yı (29) ve şüphelilerle bağlantılı oldukları belirlenen Safa F., Cuma F. ile Ahmet A'yı yakaladı.Gözaltına alınan şüphelilerden Muhammet A. ve eşi Hanaa A'nın mağdurların akrabaları oldukları, ailenin Suriye'de sattıkları arsadan haberdar oldukları belirlendi.Güvenlik kamera görüntülerinde şüpheli Hanaa A'nın olay yerinden kaçarken bir adreste kıyafetlerini değiştirdiği görülüyor.Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Reklam
Milli Savunma Bakanı Akar, Özbekistan'da
Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, resmi ziyaretlerde bulunmak üzere gittiği Özbekistan'da, 'Her alanda ilişkilerimizi geliştirmek için gayret gösteriyoruz. Bunun içinde ticaret, ekonomi, sosyal, siyasi ilişkilerle tabii ki askeri ilişkiler de yer alıyor. Bu ilişkilerde çok ciddi gelişmeler sağladık' dedi.
Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde İsyancı Gruplar Arasında Çatışma: 40 Ölü
ANKARA (AA) - Orta Afrika ülkesi Kongo'nun doğusundaki Fizi bölgesinde isyancı gruplar arasındaki çatışmalarda 40 kişi hayatını kaybetti.Ulusal basındaki haberlere göre, ülkenin Güney-Kivu eyaletine bağlı Fizi bölgesinde Ngumino-Twigwaneho isyancı koalisyonu ile Mai Mai Kata Katanga isyancı grubu arasında çatışmalar yaşandı.Çatışmalarda 40 kişi hayatını kaybederken yerel halk köylerini terk etmek zorunda kaldı. Boşaltılan Kukwi, Ibumba, Ibobo ve Ebata köyleri isyancılar tarafından ateşe verildi.Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, son iki ay içinde bu bölgede yaklaşık 100 bin kişi göçe zorlandı.Gedeon Kyungu Mutanga liderliğindeki ayrılıkçı 'Mai Mai Kata Katanga' grubu, ülkenin en zengin eyaleti olan Katanga'nın bağımsızlığı için savaşıyor.Ülkede 20 yıldır çatışmalar sürüyorKongo'nun Ruanda, Uganda ve Burundi'ye sınır doğu bölgeleri 20 yıldır yüksek rezervlere sahip altın ve kobalt gibi yeraltı kaynaklarının kontrolünü sağlamaya çalışan silahlı grupların saldırı ve çatışmalarına sahne oluyor.BM verilerine göre, son 8 ay içerisinde, ülkede yaklaşık 1300 sivil öldürüldü, Ituri, Kuzey Kivu ve Güney Kivu bölgelerinde halen sürmekte olan çatışmalar sebebiyle 510 binden fazla sivil yerlerinden edildi.
Reklam
Samsun'da Kuyumcudan Bilezik Çalan Kişi Yakalandı
SAMSUN (AA) - Samsun'un Tekkeköy ilçesinde bir kuyumcudan hırsızlık yapan şüpheli gözaltına alındı.Hacı Ali Ekinci Bulvarı'ndaki bir kuyumcuya gelen, başında şapka, yüzünde ise cerrahi maske bulunan Ü.Ç. (32), 20 bin lira değerinde altın almak istediğini söyledi. Kuyumcu Gazi Öner'in oğlu Semih Öner, tezgahtan çıkardığı iki bileziği tartarak Ü.Ç'ye fiyatını söyledi. Bileziklere bakmak istediğini söyleyerek eline alan Ü,Ç, aniden koşarak dükkandan çıktı.Bunun üzerine Semih Öner ile babası, şüphelinin peşinden koşmaya başladı. Ü,Ç, bu sırada bölgeden geçen jandarma ekibince yakalanarak Tekkeköy İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerine teslim edildi.Öte yandan şüphelinin kuyumcudan bilezikleri alıp kaçma anı, iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Gazi Öner, AA muhabirine, iş yerine gelen zanlı ile oğlunun ilgilendiğini, kendisinin yan dükkanda olduğunu söyledi.Şüphelinin altın tartıldıktan sonra, 'bir bakayım' dediği anda etrafa baktıktan sonra bir anda kaçmaya başladığını anlatan Öner, 'Ben de yan dükkandan çıkarak hırsızın peşinden koşmaya başladım. Peşinden koşarken ruhsatlı silahımla müsait bir hava boşluğu gözleyerek kimseye zarar vermeyecek şekilde korkutma amaçlı iki el havaya ateş ettim. Hatta koşarken havaya baktığım için düştüm. Ateş etmeme rağmen yine de durmadı ve kaçmaya devam etti. Bu sırada tesadüfen jandarma ekipleri yoldan geçiyordu. Ekipler hırsızlık olayını öğrendi ve takip ederek kısa sürede yakaladı.' ifadelerini kullandı.
Endonezya'daki İslam Örgütleri Macron'u "İslam'ı İtibarsızlaştırmaya Çalışmakla" Suçladı
CAKARTA (AA) - MAHMUT ATANUR - Endonezya'nın önde gelen İslam örgütleri, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'u, Müslümanları hedef alan açıklamaları nedeniyle 'İslam'ı itibarsızlaştırmaya çalışmakla' suçladı.Endonezya'nın en eski İslam örgütlerinden Persatuan Islam'ın (PERSIS) başkan yardımcısı Jeje Zainuddin, Macron'un İslam'ı hedef alan açıklamalarına ilişkin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ''Avrupa'daki Müslüman toplumunun etkisini göz ardı eden Paris yönetimi, Fransa ve Avrupa'daki huzur ortamına karşı tehlikeli adımlar atıyor.'' dedi.Yaşanan son gelişmelerin, Macron'un kendi çıkar çatışmalarına çözüm bulmadaki başarısızlığının bir sonucu olduğunu belirten Zainuddin, ''Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın belirttiği gibi, Macron'un attığı adımlar akli dengesizlik göstergesi. Avrupa toplumunda İslam ile uyum perspektifinin düzeltilmesi gerekiyor.'' ifadelerini kullandı.Fransız ürünlerine boykot çağrısıZainuddin, son dönemde İslam'ı hedef alanlara karşı Müslümanlar arasında dostluk ve dayanışmayı güçlendirmenin önemine değinerek, ''İfade özgürlüğü adı altında İslam'a ve Hazreti Muhammed'e yönelik hakaret içerikli eylemler kabul edilemez. İslam'ı itibarsızlaştırma girişimlerinin tümünü şiddetle kınıyoruz.'' diye konuştu.Fransa'nın tutumuna karşı diğer İslam ülkelerinde başlatılan boykot çağrısının önemli bir adım olduğunu dile getiren Zainuddin, kalabalık nüfusuyla Fransa için büyük pazar olan Endonezya dahil tüm Müslüman ülkelere, Fransız mallarına boykot çağrısında bulundu.İsrail ile normalleşme sürecine giren bazı Arap ülkelerini de eleştiren Zainuddin, bu adımların, Filistin'in kurtuluşunu isteyen ülkelerin temel ilkelerini unutmaya yönelik girişim olduğunu ifade ederek, Filistin ve Müslüman ülkelere büyük bir ihanet olduğunun altını çizdi.Hidayatullah İslam Örgütü Dış İlişkiler Başkanı Dzikrullah Pramudya da ''Ülkesinde ekonomi, siyasi, sosyal ve kültürel gibi bir çok krizle karşı karşıya olan Macron'un İslam karşıtı politikaları, kamuoyunda güven kaybetmesinin işaretleri.' şeklinde konuştu.Macron'un, ülkedeki siyasi durumunu düzeltmek adına İslam'ı hedef aldığını belirten Pramudya, İslam'ı ve Hazreti Muhammed'i eleştirmenin, ifade özgürlükleriyle çelişkiler barındırdığını dile getirdi.Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'Macron'un zihinsel tedaviye ihtiyacı var' ifadesinden rahatsız olan Fransa'nın, Ankara Büyükelçisini geri çağırdığını hatırlatan Pramudya, diplomasiden ve medeni diyalog kurmaktan uzak böyle kişilerin zihinsel tedavi görmesi gerektiği konusuna katıldıklarını belirtti.Filistin meselesine de değinen Pramudya, çıkarları doğrultusunda İsrail'e yakınlaşan ülkelerin, yanı başındaki Filistin halkıyla empati kuramadığını ve bu adımların utanç verici olduğunu kaydetti.''Sadece Müslümanları suçlamak adil değil'Endonezya Filistin Dayanışma Komitesi Başkanı Muhendri Muchtar, ''İslam gibi sadece belirli bir grubu, şiddet ve bombalama gibi eylemlerle suçlamak adil değil. Çünkü şiddet eylemleri, her türlü gruba ait kişiler tarafından işlenebilir, sadece Müslümanlar değil.'' dedi.Aslında başka grupların da suç işlediğinin bilindiğini ancak onlara farklı davranıldığını aktaran Muchtar, ''Macron'un İslam'a yönelik hakaretleri, belirsiz bir zihinsel endişelerinin ürünü.'' ifadesini kullandı.Muchtar, Müslümanlar olarak, İslam'a hakaret tutumunu benimseyen Fransa'nın ürünlerini boykot etmeleri gerektiğini söyledi. Dewan Da'wah Konseyi Araştırma Merkezi Başkanı Teten Romly Qomaruddien de, ''Fransa'da, ifade özgürlüğü gerekçesiyle özellikle İslam'ın hedef alınması ve İslam karşıtı politikaların uygulanması kendilerinin sözde demokrasi değerleriyle hiçbir şekilde bağdaşmıyor.'' diye konuştu.Avrupa'da özellikle Fransa'nın Müslümanlara karşı farklı bir tutum takındığını belirten Qomaruddien, İslam ve Batı arasındaki farklı kültürü uzlaştırmaları gerektiğini kaydetti.
Başarı Merdivenlerini Tek Koluyla Yaptığı Pastalarla Çıktı
GAZİANTEP (AA) - FERİDE PELİN İNAL - Gaziantep'te 6 yıl önce geçirdiği rahatsızlık nedeniyle bir kolu alınan pasta ustası 38 yaşındaki Hamza Taşdemir, tek koluyla sürdürdüğü mesleğinde başarı merdivenlerini çıkmanın gururunu yaşıyor. Sağ kolundaki rahatsızlık üzerine 6 yıl önce yapılan tetkiklerde tümör tespit edilen ve ciddi sağlık sorunu yaşamaya başlayan evli, 3 çocuk babası Taşdemir'in kolu ameliyatla alındı. Bu süreçte işinden bir yıl ayrı kalan Taşdemir, iyileştikten sonra ise mesleğinden kopmama kararı aldı.Hazırladığı pastalarla ulusal ve uluslararası yarışmalara katılan Taşdemir, 1 altın, 6 gümüş ve 3 bronz madalya elde etti.Taşdemir, kendi dükkanını açma hayalini de 3 yıl önce gerçekleştirdi.'Eğitimler aldım, kendimi motive ettim'Hamza Taşdemir, AA muhabirine, 25 yıl önce bir baklavacıda çırak olarak işe başladığını, aradan geçen sürede Gaziantep'teki çeşitli pastanelerde çıraklık, kalfalık, ustalık yaptığını söyledi.Kolunu kaybettikten sonra çok zor zamanlar yaşadığını anlatan Taşdemir, 'Herkes bana 'İşini yapamazsın' demeye başladı. Kendimden endişe etmeye başladım. Bir meslek büyüğümün telkinleri sayesinde yeniden başladım. Eğitimler aldım, kendimi motive ettim. Şimdi herkes iki kollu bir ustadan daha iyi olduğumu söylüyor.' dedi.Başına gelenlere inat mesleğinde iyi olmak için çok çalıştığının altını çizen Taşdemir, şöyle devam etti:'Her şeye rağmen Rabb'ime hep şükür ettim. Kolumu kaybettikten sonra birçok uluslararası yarışmalara katıldım. Türkiye birinciliği, uluslararası derecelerim var. İlk katıldığım yarışmada İstanbul Gastronomi Festivali'nde 21 ülkeden katılım olmuştu. Ben gümüş madalya aldım. Tarihi bir figürle katılmıştım. Selçuklu Sultanı Alparslan'ı canlandıran bir betimleme yapmıştım. Hatta İngiliz juri başkanı beni yanına çağırarak tebrik etti. Çok özel bir andı. İşimi zevk alarak yapıyorum. Yapmaya da devam edeceğim.'Mesleğe başladığı günden beri kendi dükkanını açma hayali olduğunu dile getiren Taşdemir, 'Dükkan açma hayalimden vazgeçmedim. Engel insanların hayallerine engel olmamalı. Bana da olmadı. Dükkanımı daha iyi yerlere getirmek için çalışıyorum. Çalışmaya da devam edeceğim.' diye konuştu.Taşdemir, kendini geliştirerek daha iyi yerlere gelmeyi istediğini sözlerine ekledi.
Reklam