Arınç: 'Üniversite Sayısını 180'e Çıkardık'
Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nin yeni akademik yılı açılış törenine katılan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 2012’de 76 olan üniversite sayısını 2014 itibariyle 180’e yükselttiklerini söyledi.Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nin 2014-2015 akademik yılı açılış töreni, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın katılımıyla gerçekleşti. Haliç Kampüsü’ndeki törene Arınç’ın yanı sıra Vakıflar Genel Müdürü Dr. Adnan Ertem, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı İsmail Gerçek ve Rektörü Prof. Dr. Musa Duman, Bezmialem Vakıf Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Saffet Tüzgen, Biruni Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Yüksel, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Hukuk Fakültesi öğrencisi Emine Nur Çakır yaptığı konuşmada, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nin ilk öğrencilerinden olmaktan dolayı yaşadığı mutluluğu dile getirdi.“HER ŞEHRE ÜNİVERSİTE”İstanbul’un gerçek sahibi ve asıl komutanı Fatih Sultan Mehmet’in adını taşıyan bir üniversitenin kurulmasının önemine vurgu yapan Başbakan Yardımcısı Arınç, üniversite sayısını 12 yılda 180’e çıkardıklarını belirtti. Türkiye’nin hemen hemen her ilinde devlet üniversitesi olduğunun altını çizen Arınç, “Bu üniversitenin kuruluş kanunu için hepimiz gayret sarf ettik. 180 civarında üniversitemiz var. Bunların yüz civarındaki devlet üniversitesidir. İstanbul’un gerçek sahibi ve asıl komutanı Fatih Sultan Mehmet’in adını taşıyan bir üniversite kurulması ve onun öğrencisi olmak çok önemli. 12 yıllık hükümet dönemimizde hizmet çıtasının ne kadar yükseldiğini görebiliyorum. İşimizin de ne kadar zorlaştığının farkındayım. 2002’de üniversite sayısı 76 idi. Bu gün bunun üzerine 110 üniversite koyduk. Türkiye’nin hemen hemen her ilinde devlet üniversitesi var” diye konuştu.Türkiye’deki üniversiteleri ve öğrencileri ‘servet’ olarak nitelendiren ve nüfusun yüzde 50’sinin 30 yaşın altında olduğunu belirten Arınç, “Nüfusumuz oldukça genç. 30 yaşın altındaki gençlerin 16 milyonu ilk ve ortaokul yaşında. İlk ve orta öğretimde 457 bini son 12 yılda göreve başlayan 857 bin öğretmenimiz var. 5 milyonu aşkın üniversite öğrencisinin bulunduğu Türkiye’de dinamik bir neslin eğitim aldığı bir evre yaşıyoruz. Bu durumda yapacağımız tek şey eğitimin nitelikli olmasıdır. Üniversite ve öğrenci servetimizi iyi kullanırsak ülkemiz ve geleceğimiz için çok hayırlı bir iş yaparız” ifadelerini kullandı.“ÜNİVERSİTELERDE ÖZGÜRLÜK OLMALI”Kendi kızının öğrenciliği döneminde başörtüsü yüzünden yaşadığı sıkıntıları anlatan Arınç, “Kızım üniversitenin birinci yılında başını örttü ve ikinci yılda okulun kapıları önünde duvar oldu. Kadınların kendi kıyafetlerini belirlemelerine saygı duymak gerekir. Dünyada yapılacak en büyük terbiyesizlik kadınları başı açık ya da kapalı olarak kategorize etmek. Üniversitelerde geçmişten bu yana özgürlük olmalıydı. Artık Türkiye bu özgürlüklerin tadını aldı ve eski dönemleri anmak bile istemiyor” dedi.Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nin Vakıflar Genel Müdürlüğü için sahip olduğu öneme vurgu yapan Vakıflar Genel Müdürü Dr. Adnan Ertem ise, “2010 yılında Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi ve Bezmialem Vakıf Üniversitesi’nin öğretim hayatına katkı vermesini sağlamak noktasında öncekinden çok çaba sarf ettik. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün her iki üniversitenin kurulduğu günden bu güne önemli gayretleri oldu” şeklinde konuştu.“ULUSLARARASI TANINIRLIĞA ULAŞTIK”Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı İsmail Gerçek de konuşmasında, üniversitelerin ülke nüfusunun eğitilmesi, yetiştirilmesi ve insanlık adına yararlı bireyler olmasına katkı sağlayan araştırma ve geliştirme faaliyetleriyle ülkenin bilgi toplumu olmasına ve gelişmesine lokomotiflik eden kurumlar olduğunu söyledi. Genç nüfusun ülkenin geleceğinin teminatı olduğunu vurgulayan Gerçek, “2010 yılında başta Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı olmak üzere 5 mazbut vakıf adına Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından kurulan üniversitemiz çok genç ve yenidir. Ayrıca 6 yerleşke, 6 fakülte, 5 enstitü, 2 yüksekokul ve 5 araştırma merkezine ulaşmış, yüzde 90’nın üzerinde doluluğa sahip ve gençlerimiz tarafından tercih edilen bir üniversite haline gelmiştir. 30’dan fazla ülkeden öğrenciye sahip olmamız da üniversitemizin uluslararası bir tanınırlığa ulaştığının önemli bir göstergesidir” dedi.ÖĞRENCİ SAYISI 4 BİNE ULAŞTIÖğrenci sayılarının 4 bine ulaştığını söyleyen Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Duman, “Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün kurduğu bu güzel ve nezih mekânda sevincimizi paylaşmak için yurt içinden ve dışından gelen misafirlerimizle güzel bir gün yaşıyoruz. Üniversitemiz, eğitim ve öğretim programlarını Bologna Süreci’ne uydurarak, 4 yıl içerisinde önemli bir yere geldi. Vakıf üniversiteleri arasında tercih edilebilirlik açısından onuncu sıradayız, bu da bize mutluluk ve güven veriyor. Öğrencilerimizin büyük çoğunluğu tercihlerinin beşinci sırasında bizi tercih ediyor. Bu da bize üniversite olarak yükseköğretim camiasındaki yerimizin önemli bir kanıtı” diye konuştu.İHA
Öğrencilere 'Sözleşme' Gelecek, Uymayan Okuldan Atılacak
Milli Eğitim Bakanlığı’nın yeni bir düzenlemesi, ‘haylaz’ öğrencilere önce uyarı, sonra öğretmenle sözleşme imzalama gibi yeni uygulamalar getiriyor.‘Ergenlik’ dikkate alınacakVatan’ın haberine göre, Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliği’nde değişiklik yapıldı. Buna göre ortaokul ve imam-hatip ortaokullarında ergenlik dönemindeki gençlerin olumsuz davranışları, öğrencilerin gelişim dönemleri dikkate alınarak değerlendirecek.Bilinçlendirme ile düzeltilebilecek davranışlar için belirli bir ‘uyarma‘ süreci uygulanacak. İlk önce sözlü uyarılan öğrenciler, ‘haylazlığa’ devam ediyorsa ‘öğretmenle sözleşme’ imzalayacak. Eğer hala devam ediyorsa, son aşamada veli ile görüşme yapılacak.Velisinin gelmemesi halinde bir dosya hazırlanacak ve öğrencinin okuldan gönderilmesine kadar giden süreç başlayacak.Haber Artı Bir
Bilgisayarlar Öğrenme Biçimini Değiştiriyor mu?
Teknoloji, öğrenme ve düşünme biçimimizi geliştirebilir mi? Google yetkilisi yeni bir eğitim çağına girdiğimiz görüşünde.“Bu keşfiniz öğrenen kişide unutkanlığa neden olacak; çünkü hafızalarını kullanma ihtiyacı duymayacaklar,” diyerek yeni bir teknolojiye yönelik bir kaygıyı ifade ediyordu bir yorumcu. “İnsanlar birçok şeyin dinleyicisi olacak, ama bir şey öğrenmeyecek; bilgeymiş gibi görünecekler ama bir şey bilmeyecekler.”Socrates bu sözleri bir Mısır kralının ağzından aktarıyordu. Söz konusu teknoloji ise Yazı idi.İki bin yıl sonra bugün teknoloji değişmiş durumda ama benzer diyaloglara tanık oluyoruz hala. Facebook, akıllı telefon, video oyunları… Hepsinin zararlarından söz ediliyor: Konsantrasyonumuzu bozuyor, dersleri olumsuz etkiliyor, vb.Bilgi teknolojisinin günlük davranışlarımız üzerindeki olumsuz etkileri konusunda şüphe yok; ancak bilgisayarların beynimize zarar verdiğine dair veri de yok. Aslında belki de bizi daha akıllı kılıyor.Teknolojinin zihni geliştirme potansiyeli, 21 Ekim’de New York’ta düzenlenen Dünyayı Değiştiren Fikirler Zirvesi ’nde Google araştırma bölümü başkan yardımcısı Alfred Spector’un konuşma konusuydu. Basit bazı uygulama programlarının bile düşünme ve öğrenme biçimimize katkıda bulunacağını vurguluyordu Spector. “Bugünkü bilgi teknolojisi benim gençlik yıllarımdakinden kat kat ilerde ve bunun eğitimi de etkileyeceğine inanıyorum,” diyordu.Heveslileri açısından teknoloji devrimi başladı bile. Son yıllarda öğrenmeyi kolaylaştıran uygulama programlarının sayısında büyük artış oldu. Oyun yoluyla yabancı dil öğreten Duolingo adlı uygulamayı bugün 40 milyon kişi kullanıyor. Beynin öğrenme ve unutma biçimine dair bilgimiz arttıkça Memrise ve Cerego gibi yabancı dil dahil birçok konuda kullanılan bu tür programlar da yaygınlaşıyor.Spector, üç önemli ilke temel alındığı sürece çok daha büyük gelişmelerin ufukta olduğuna inanıyor. Spector ilk olarak, öğrencinin düşünme ve öğrenme biçimine uyarlanmış bir öğretim metodunun öneminden söz ediyor. Bu metodu kullanan özel öğretmenden ders alan ortalama bir öğrencinin başarı durumunda büyük bir gelişme kaydedildiğini gösteren araştırmalara dikkat çekiyor. “Özel öğretmenin yerine teknolojinin geçtiğini düşünelim; böylece eğitimde başarı oranının hızla yükselmesi mümkün olacaktır.”Memrise ve Cerego adlı programlar, bilgiyi hatırlama ve unutma biçimini takip ederek bu stratejiyi belli oranda kullanıyor. Fakat zamanla çok daha gelişkin programlar üretilebilir ve bir zamanlar sadece zengin çocuklarının yararlandığı eğitim olanakları çok daha geniş kitlelere açılabilir.Spector ayrıca video oyunları tasarımcılarının, çalışma ve öğrenmeyi sıkıcı olmaktan çıkarma yollarını çoktan keşfettiklerini söylüyor. “İnsanlar saatlerce video oyunları oynuyor, bu özellik eğitimde kullanılabilir,” diyor Spector. New York’taki Rochester Üniversitesi’nden Daphne Bavelier, ilgi çekmenin yanı sıra, dikkati yoğunlaştırma yoluyla üç boyutlu ortamların da “algısal öğrenmeyi” kolaylaştırdığını belirtiyor. Bu hafıza müzik enstrümanı veya yabancı dil öğrenmede kullanılıyor ve normalde çocukluk döneminin ardından kapanıyor.Spector son olarak da öğrenciler arasında etkileşimi arttırmak üzere sosyal ağların kullanılabileceğini belirtiyor. “Fakültede öğrendiğim kadar öğrenci arkadaşlarımdan da öğrendim,” diyor Spector. Gerçekten de Memrise gibi programların popülaritesi biraz da bilgi paylaşımına olanak tanımasından kaynaklanıyor.Spector bütün bunların bugün hayali gibi gelebileceğini, ama bunları yapacak teknolojinin var olduğunu, sadece biraz daha cazip hale getirilmeleri gerektiğini söylüyor.Spector bu tür programların toplumda köklü değişiklikler getireceğine, hatta okulların bile belki ortadan kalkacağına inanıyor. Belki de üniversitede geçirilecek süre kısaltılacak, uzaktan eğitim yöntemleri devreye girecek, ya da öğrenciler hangi dersleri görecekleri konusunda daha çok söz sahibi olabilecektir.Fakat Spector da fazla çaba göstermeden öğrenmenin şimdi farkında olmadığımız ve beklenmedik olumsuzlukları da olabileceğini kabul ediyor.Konferanstaki başka bir konuşmacının ifade ettiği gibi “İnternet dünyayı düzleştirdi… İstediğimiz her şeyi öğrenme olanağı tanıdı. Bugün akıllı telefonu olan bir genç, on yıllar önce devlet başkanlarının bildiğinden daha fazlasını biliyor.”David Robson BBC Future
Maliye Bakanlığı Gelir Uzmanlığı Alımlarını 'Sözlü Sınav' ile Yapacak
Maliye Bakanlığı, yeni vergi uzmanlarını sözlü sınav yaparak seçecek...Maliye Bakanlığı bu kez de, personel alımı yönetmeliğinde yaptığı değişik ile tartışmaların odağı haline geldi. Taraf gazetesinden Hüseyin Özay'ın haberine göre, Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, binlerce üniversite mezunu işsizin merakla beklediği “gelir uzmanı” alımı sınavlarında değişikliğe gitti. Değişiklik Resmî Gazete’nin dünkü sayısında yayınlandı. Yönetmelikte yapılan değişiklik ile, gelir uzmanlığı alımlarında yazılı sınav şartı kaldırıldı. Böylece, sadece sözlü sınav ile idare gelir uzmanı alabilecek. Bu durum, milyonlarca memur adayının tepkisine neden oldu. Mevcut sistemde, Gelir İdaresi Başkanlığı KPSS sınavında belirli puanı tutturan memur adayları için uzmanlık sınavı düzenliyordu. Bu sınavda başarılı olanlar ise yeniden sözlü sınava alınıyordu. Yani üçlü sınav sistemi ile adaylar, gelir uzmanı olma hakkı elde ediyorlardı. Yeni düzenleme ile idare isterse, KPSS’de belirli bir puanı tutturan adayları sözlü sınav ile gelir uzmanı olarak atayabilecek.Kaynak: Taraf
Bakanlık Edebiyat Dersinden Sınıfta Kaldı
Atanamamış öğretmen sayıları göz önünde bulundurulacak olursa en çok mezun veren bölümler arasında ilk sırada bulunan “Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenleri” mizin beklentileri Eylül 2014 atamasında da karşılanamamıştır. 2014 senesi Ekim ayı tarihi itibari ile atanamayan 22.640 ve 2013 Mezunları ile beraber sayıları 24 Bini aşmış bulunan Türk dili ve edebiyatı öğretmenlerimizden ihtiyacın beşte biri bile alınmamıştır. Eylül 2014 yılında 1.115 kişinin ataması yapılmıştır. Konuya ilişkin olarak CHP İstanbul Milletvekili ve TBMM İnsan Hakları Komisyonu Üyesi Av. Mahmut Tanal, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’ya verdiği soru önergesi ile şu soruları yöneltti; 2023 ÖĞRETMEN İSTİHDAM PROJEKSİYONLARI STRATEJİLERİ PROJESİ YETERSİZ2023 Öğretmen İstihdam Projeksiyonları Stratejileri Projesi'nde Türk dili ve edebiyatı öğretmeni açığının 2023'te 58 bin sayısına ulaşacağını, Türk dili ve edebiyatı en fazla atama yapılacak ilk beş branş içerisinde yer alacağını açıklayan Bakanlığınız hangi gerekçe ile 24 bin mezuna 1.115 kontenjan vermiştir?OSMANLICA DERSLERİNİ DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ ÖĞRETMENLERİ VERİYORLiselerde Osmanlıca dersi seçmeli ders olduğu, Osmanlıca bir dil dersi olduğu halde bu işin uzmanı Türk dili ve edebiyatı öğretmenlerine değil de Din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenlerine verilmesinin sebepleri nelerdir?ATAMA BEKLEYEN BİNLERCE ÖĞRETMEN VARKEN TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI AÖF LERDE DE YAPILABİLİYOR.24 Bin mezunu bulunan Türk dili ve edebiyatı öğretmenlerinin; 2014 yılında 5.100 açıkla 1.115 kişi olan atama sayıları yeterli midir? 2023 Öğretmen İstihdam Projeksiyonları Stratejileri Projesi'nde en fazla açık ve atama olacak branşlardan birinin Türk dili ve edebiyatı branşınının olmasının sebepleri nelerdir? Kadro açığı yok ise açıköğretim fakültesine Türk dili ve edebiyatı bölümünün açılmasının sebepleri nelerdir?
ÖSYM'ye 350 Bin Liralık Dava
ADANA'da, KPSS giriş belgesindeki saç rengi ile nüfus cüzdanındaki saç renginin farklı olması nedeniyle gözaltına alınan ve bu nedenle öğretmen olma şansını kaçıran 24 yaşındaki Pelin Derya Çetinkaya, ÖSYM ve Hazine hakkında 350 bin liralık tazminat davası açtı.Üniversite mezunu olan Pelin Derya Çetinkaya, geçen 5 Temmuz'da Danişment Gazi Anadolu Lisesi'nde sınava girdi. Ancak kimliğindeki fotoğrafı daha önce girdiği sınavda sisteme kaydedilen haline benzemeyince, sınav sonunda gözaltına alındı bu yüzden de aynı gün öğleden sonra öğretmen adaylarının gireceği ikinci oturuma giremedi. Resmi belgede sahtecilik iddiasıyla gözaltına alınıp hakkında işlem yapıldıktan sonra serbest bırakılan Pelin Derya Çetinkaya, avukatı aracılığıyla da sınav görevlileri ve polisler hakkında Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulundu.TAKİPSİZLİK KARARI VERİLDİPelin Derya Çetinkaya hakkında sınava girdiği belgede sahtecilik yaptığı iddiasıyla başlatılan soruşturma tamamlandı. Cumhuriyet Savcısı, Çetinkaya'nın kimlik ve belgelerinin sahte olmadığı gerekçesiyle takipsizlik kararı verdi.Pelin Derya Çetinkaya, avukatı Vedat Özkan aracılığıyla ÖSYM hakkında sınav görevlilerinin tutumu nedeniyle 1 yıllık çalışması ve emeğinin boşa gittiği gerekçesiyle İdare Mahkemesi'ne 50 bin TL maddi, 200 bin TL manevi tazminat davası ve sınav sonrası gözaltına alınması sonucu çevresinde sahip olduğu itibar ve imajının kötü yönde zedelendiği gerekçesiyle de Hazine'ye 100 bin TL manevi olmak üzere toplam 350 bin TL tazminat davası açtı. Vedat Özkan, müvekkilinin 2015 yılında yapılacak olan KPSS'ye hazırlandığını belirtirken, Çetinkaya'nın uğradığı hak kayıplarının alınması için de konunu sonuna kadar takipçisi olacaklarını söyledi.DHA
Okullarda Öğretilen 9 Ders
Öğretmenin sözünü dinlemeye alışan çocuklar büyüyünce de sınırların dışına çıkmaya cesaret edemezler. Otoritelerden izin alır, yasalara uyar, üretim-tüketim döngüsüne katılır, toplumun değer yargılarını benimserler.
E-YDS Sonuçları Açıklandı
Elektronik Yabancı Dil Sınavı (e-YDS 2014/2) sonuçları açıklandı.ÖSYM'nin internet sitesinde yer alan duyuruya göre, 19 Ekim'de gerçekleştirilen Elektronik Yabancı Dil Sınavının değerlendirme işlemleri tamamlandı.Sınav sonuçları ÖSYM'nin 'https://sonuc.osym.gov.tr' internet adresinden açıklandı.Adaylar sonuçları T.C. kimlik mumarası ve şifreleri ile öğrenebilecekler. Adaylara ayrıca sınav sonuç belgesi gönderilmeyecek.Yenişafak
KPSS Gerçeği İle Yaşayanların Hayatını Özetleyen 21 Komik Paylaşım
KPSS sonuçları her açıklandığında dertlere derman mı oluyor yoksa atanamayanlar kulübüne yeni üyeler mi katılıyor onu tam bilemiyorum. Bildiğim tek şey; sistem garip olsa da beyin açıyor. KPSS ile ilgili yapılan bu komik paylaşımların tek açıklaması bu olsa gerek: KPSS kafa yapmış, bir sonraki aşamada zaten kafayı yakıyorsunuz.
KPSS Sonuçları Açıklandı
ÖSYM, Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS), ortaöğretim ve ön lisans sonuçlarını açıkladı. Adaylar, sonuçlarını ÖSYM'nin internet sayfasından, T.C kimlik numaralarıyla öğrenebilecek.Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) ortaöğretim ve ön lisans sınav sonuçları açıklandı.ÖSYM, 27-28 Eylül'de yapılan KPSS ortaöğretim ve ön lisans sınavlarının değerlendirme işlemlerini tamamladı.Adaylar sonuçlarını ÖSYM'nin https://sonuc.osym.gov.tr adresinden T.C. kimlik numaraları ve şifreleri ile öğrenebilecek. Sınav sonuç belgesi basılmayacak ve adayların adreslerine gönderilmeyecek.Sınav sorularının yüzde 10'undan oluşturulan temel soru kitapçıkları da ÖSYM'nin internet sitesinden yayımlandı.SONUÇLARI ÖĞRENMEK İÇİN TIKLAYINIZ...Yenişafak
Ancak Master'ını Yurt Dışında Yaparsan Yaşayabileceğin 15 Şey
Üniversiteyi bitiren her öğrencinin hayali; kurumsal şirketlerin CV’de ilk baktıkları şey… Ortamda, arkadaşlar arasında havası 1500 olan o gidilesi, yapılası eylem; yurtdışında master. Avrupa ülkelerini turlayan, yaşamayı hayal ettiğimiz o canım şehirlerin afili üniversitelerinde master yapan bu şanslı, geleceği parlak vatandaşların anılarını biraz hasetle, biraz da özenerek dinledik hep, doğruya doğru. Ama ne anlatırlarsa anlatsınlar hiçbir zaman onların ne hissettiğini, ne yaşadığını bilemeyiz. Neleri mi? “Nazar etme ne olur, çalış senin de olur” diyor, yalnızca yurtdışında master yapan arkadaşların bilebileceği 15 şeyi iftiharla sunuyoruz!
Erginden Ergene Hayat Dersleri
Sevgili ergen kardeşim, justin bieber’dan zaman bulup bu yazıyı okuyacağını sanmıyorum. Zaten sonuna kadar okuma zahmetine girersen hedef kitlemin sen olmadığını da fark edeceksin. Sen git twitter’da aforizma ya da metin2’de karakter filan kas. Hadi çocuğum bakiiiim.Her şeye rağmen ilk paragrafı başarıyla tamamladıysan gözlerinden öperek ilk dersini veriyorum.