Sinema/TV Tarihinin En Dehşetengiz 10 Karakteri
Kötülükleri ve hayali karakterler olmalarına rağmen kitleler üzerinde bıraktıkları etkilerle takdire şayan görsel yayın tarihin  en dehşetengiz 10  karakteri. İlk galerim hatam olduysa affola.
DC Comics 10+3 Geliyor
Kemerlerinizi bağlayın ve uçmaya hazır olun. DC Comics çizgi romanlarından esinlenen on film ve bizi derinden heyecanlandıran üç dizi önümüzdeki yıllar içerisinde seyirciyle buluşacak. Küçük bir dipnotla moralinizi bozacak nitelikte fakat bu bir iptal değil erteleme durumu. Müthiş görselliğin ve detaylı senaryoların bir film haline getirilmesindeki zorluğu anlayacağınızı umarak yazıma başlıyorum. Biraz eleştirel yaklaştım, sürçilisan ettiysem affola.
Rihanna Animasyon Karakterini Seslendirecek
Rihanna da animasyon karakteri seslendiren ünlüler arasındaki yerini almaya hazırlanıyor. Dreamworks yapım şirketinin Adam Rex’in çocuk kitabından beyazperdeye uyarladığı Home/ Ev adlı filmde Rihanna, “Tip”adlı siyahî bir karakteri seslendirecek. Grammy Ödüllü şarkıcı, uzaylıların evlerini bulmalarına yardım eden, ergen bir çocuğu seslendirmekten mutluluk duyduğunu ifade etti. Jennifer Lopez, Jim Parsons ve Steve Martin de bu yeni projede seslendirme yapacak isimler arasında. Filmin ana karakterinin siyahî olmasının üzerinde durulurken, Shadow and Act adlı sinema blogundan Tambay A. Obenson: “Hollywood yapımı üç boyutlu animasyon filmlerinde başrol olarak siyahî bir karaktere rastlamak pek mümkün değil. Bundan sonra daha sık göreceğiz herhalde” açıklamasında bulundu. Ayrıca, Rihanna’nın, filmin soundtrack’ine de katkı sunması bekleniyor.  Taraf
Onur Ünlü: '+18 Kısıtlamasının Siyasi Olmadığına İnanmak İstiyorum'
“İtirazım Var” filmi Onur Ünlü’ye İstanbul Film Festivali’nde En İyi Yönetmen Ödül’ü kazandırdı. Filme, içinde “insanlık onuru var” gerekçesi ile +18 yaş kısıtlaması getirildi. Ünlü, gerekçenin de gerekçesini merak ettiğini dile getirdi İstanbul Film Festivali’nde En İyi Yönetmen Ödülü’nü alan Onur Ünlü’nün son filmi İtirazım Var, geçen Cuma gösterime girdi. Film, gösterim tarihine bir gün kala “+18” yaş sınırlandırması şoku yaşadı. Gerekçe ise filmde “insanlık onuru” olması bir de “şiddet” içermesiydi. Camide işlenen bir cinayetin peşine düşen İmam Selman Bulut’u anlatan İtirazım Var, din, polisiye ve mizahi unsurları barındırıyor. Ünlü ile hem filmi, hem de getirilen sınırlandırılmayı konuştuk. Ünlü, “Kararın siyasî olmadığını umuyorum” diyor ve filmin her polisiye kadar belli oranda şiddet içerdiğini belirtiyor. Filminize, gösterimine bir gün kala +18 yaş sınırlaması getirildi. Sizce bu kararın gerekçesi ne? Ve bu süreçte ne yapmayı planlıyorsunuz? Evet, 18 yaşın altındakilerin filmi seyretmesi yasaklandı. İtiraz edeceğiz, itiraz hakkımız var çünkü. Gerekçeli kendi başına çok komik bir metin, içinde “İnsan onuru, genel ahlak ve şiddet barındırdığı” için gibi bir şey söylüyor. Yani filmin içinde “insan onuru var” diyor. Evet, filmde “insanlık onuru” var. Ama çok fazla şiddet sahnesi yok. Bu kadar şiddet sahnesi filmin +18 alması için yeterli mi? Şiddet belli oranda vardı, bir yumruklama sahnesi var, bir de bir iki tane yara görüyoruz ama onu da karanlıkta görüyoruz. Bilmiyorum niye öyle bir karar verdiler, sormak lazım bu gerekçenin de gerekçesini. Mesela 76 milyon insanın ahlakını koruyan iki tane adam var orada. Bu insanlar kendilerini nasıl hissediyor? Gerçekten o derece ahlaklı insanlar mı? Acaba benim de onları denetleme hakkım var mı? “Evet, bu beni ahlaken denetleyebilir” diyebilir miyim? Ben neye dayanarak o adamın ahlakının, benim ahlakımı sorgulamasına izin vereceğim? Kararın siyasî olduğunu düşünüyor musunuz? Bütün iyi niyetimle siyasî olmadığına inanmak istiyorum. Önümüzdeki birkaç gün bunu daha net ortaya çıkartacaktır. Eğer öyleyse yazık bize... Ama filmde, güncel politik göndermeler var. Çok göze batırmayan ama yakın geçmişi hatırlatan... Bu senaryo 2010’da yazıldı. Politik gönderme dediğiniz kısımları, çekerken eklemedik, güncel olana değsin diye tek bir şey yapmadık. Sadece Superman karakteri var filmde, izleyenler görecekler o karakteri ekledim sonradan. Aslında bu, şunu gösteriyor, dört sene içinde hiçbir şey değişmemiş. Bir takım şeyleri hissetmişiz ya da biliyormuşuz... Zaten o kazanın kaynadığının farkındaydık. Estetik olarak, bir eserin siyasete gönderme yapmasını çok da verimli bulmam, eserin değerini düşürür bence. Ama çoğu insan sizin gibi düşündü çok göze batmadığı konusunda. Bunun böyle olma sebebi bizim samimiyetimizdir diye tahmin ediyorum. Yani içimizden geleni eğmeden, bükmeden, kırıcı olmadan ama olan bitenle ilgili ne düşünüyorsak o şekilde söyledik. İtirazım Var “Millî Cinayet Koleksiyonu”nun bir parçası. Fakat diğer filmlerinize kıyasla, polisiye türünün özelliklerini çok daha fazla taşıyor. En başında bunları toplayıp 10 film yaparız diye düşünmüştük. Ben gençlik yıllarımda polisiyeyle ilgilenmeye başladım, bayağı da kafayı takmıştım. Hatta ilk polisiye eser Ahmet Hamdi Efendi’nin Rabıta romanı derler eskiler. 1876’da yazılmış bir kitap. Bu kitaptan sadece altı tane kalmıştı, bir tanesi Atatürk Kitaplığı’ndaydı, ben oradan fotokopisini aldım o kitabın. Osmanlıca öğrenmeye başladım kitabı okumak için. Böyle konuşuyorum havalı havalı ama sürece olağanüstü hâkim olduğumdan değil işte de birazcık biliyorum polisiyeyi. Celal Tan ve Ailesinin Aşırı Acıklı Hikâyesi gibi polisiye sayılabilecek filmler yaptım ama gerçek anlamda bir polisiye yapmak istiyordum. Polisiyelerde olay örgüsü en önemli şeylerden biri. Ben o kadar hâkim olmasam da polisiyeye, hep öyle gibi gelir. İtirazım Var’da evet bu örgü var ama öte yandan Selman Bulut karakteri de çok ön planda. Evet, polisiyenin olay örgüsü önemli ama bütün büyük polisiyelerde bizler, karakterlerin isimlerini biliriz. Sherlock Holmes gibi... Dolayısıyla polisiyede karakterler çok önemli. Çünkü onun peşinde takılır izleyici, eğer karakterin peşine takılmazsak ve onu tanımazsak inanmayız, korkarız, güvenmeyiz. Onun için karaktere güvenmemiz gerekiyor. O yüzden önce karakter sonra olay örgüsü gelir. Polisiye de eğer biraz kalburüstüyse o zaman tadından yenmez. Birincisi karakterin böyle bir önemi var. İkincisi bu karakter bana çok benziyor. Ben hiç boks yapmadım ama gerçekten antropolojiyle ilgilendim, biraz müzikle ilgileniyorum, Alevi deyişleriyle ilgilendim. Ama böyle bir adamı, tabiri caizse imam diye yutturmak ne kadar mümkün olabilirdi. İşte orada Serkan Keskin denen acayip adam devreye giriyor ve bizi o adam olduğuna ikna ediyor. İslam’ın doğası anti-kapitalisttir Filmde, dinî referanslı çok şey var. Ama en hissedilir olanı, dinin kapitalizmle bağdaşmayacağı. Bunla ilgili her şeyi yazacak, söyleyecek kadar bilgili değilim başta bunu söyleyeyim. Ama benim anladığım kadarıyla Kuran’ın kendisi zaten anti-kapitalisttir. Ama birçoğu, aynı kitaplarla üstelik öyle olmadığına dair deliller getirip bütün bir sistemi öyle kurar. Bu da bin 400 senedir devam eden bir çiledir. Misal gerçek anlamda malın ve ortaya çıkan kârın bölüşülmesidir Kuran’ın önerdiği. Oysaki zenginler sadaka vererek vicdanlarını rahatlatıyor. Filmde de söylüyor, “kırkta birlik” diye bir şey var. Malının kırkta birini vererek zekât’tan kurtulamazsın. Bu sadece alt sınır. Ama neden alt sınırdan hareket ediyorsun? İslam benim görebildiğim kadarıyla doğası itibariyle tekrarlıyorum anti-kapitalisttir zaten. SUZAN DEMİR/TARAF
Sadri Alışık Ödülleri Adayları Belli Oldu
19. Sadri Alışık Tiyatro ve Sinema Oyuncu Ödülleri adayları açıklandı. Yılın Onur Ödülü sinema dalında Şerif Gören ve Kartal Tibet'e, tiyatro dalında Ali Poyrazoğlu'na verilecek. Ödül töreni 5 Mayıs Pazartesi günü saat 21.00'de MKM Attila İlhan Salonu'nda gerçekleşecek. Sadri Alışık Tiyatro ve Sinema Oyuncu Ödülleri Onursal Başkanı Çolpan İlhan, özellikle küçük imkanlardan büyük dünyalar yaratan genç tiyatrocu ve sinemacıların adaylıklarından fevkalade mutlu olduğunu belirterek, tüm adayları tebrik ettiğini ifade etti. Kerem Alışık ise, ödüle aday olmanın da en az ödül almak kadar kıymetli olduğunu emeğin ve çabanın takdir edilmesinin, görülmesinin önemini vurguladı. Sadri Alışık Tiyatro ve Sinema Oyuncu Ödülleri Tiyatro Seçici Kurulu Başkanı Üstün Akmen, şöyle konuştu: 'Sadri Alışık Tiyatro Oyuncu Ödülleri'ni bu yıl da tek ve ilk yapan (açık yüreklilikle söylemem gerekirse) adayları ve ödülleri birer sarraf titizliğiyle saptayan seçici kurul üyelerinden her birinin marka olmuş kimliklerden, kişiliklerden oluşmuş olmasından kaynaklanmaktadır. Bu jüri sıradan bir halk jürisi değildir ve konunun uzmanlarından oluşturulmuştur. Ödüllerin dağılımında elbette küçük terazi farklarına rastlanabilir, ama değerlendirmeler hiç kuşkunuz olmasın ki saygın tiyatro sanatını mutlaka özendirici nitelikler taşımaktadır.' Sinema Seçici Kurulu Başkanı Erden Kıral ise, 'Sinemanın en önemli oyuncu yarışması olan Sadri Alışık Oyuncu Ödülleri için seçici kurulumuz aylar süren titiz çalışmaların sonucunda adayları belirledi. İzlediğimiz filmlerdeki oyunculukların gayet iyi olduğunu düşünüyorum. Kanımca iyi bir oyuncu ilham veren oyunculuk sergiler. Bu yıl, bizi derinden etkileyen, anlatılan hikayenin veya kendi hikayelerimizin içine çeken oyunculara takdir borçluyuz' dedi. 19.SADRİ ALIŞIK TİYATRO VE SİNEMA OYUNCU ÖDÜLLERİ ADAYLARI 2013-2014 SADRİ ALIŞIK SİNEMA ÖDÜLLERİ ADAYLARI SİNEMA SEÇİCİ KURUL ERDEN KIRAL (Jüri Başkanı), Çolpan İlhan, Burak Göral, Fehmi Yaşar, Prof. Dr. Bülent Vardar, Zuhal Olcay, Mehmet Aslantuğ. Yardımcı Rolde Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu Adayları Demet Evgar / SEN AYDINLATIRSIN GECEYİ Nevra Serezli / SENİN HİKAYEN Sumru Yavrucuk / TAMAM MIYIZ? Yardımcı Rolde Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu Adayları Tansu Biçer / KÜF Nadir Sarıbacak / YOZGAT BLUES Serkan Keskin / YABANCI Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu Adayları Sanem Öge / ŞİMDİKİ ZAMAN İpek Türktan Kaynak / KUSURSUZLAR Defne Halman / HAYAT BOYU Ayça Damgacı / YOZGAT BLUES Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu Adayları Serdar Orçin / EVE DÖNÜŞ: SARIKAMIŞ 1915 Ercan Kesal / YOZGAT BLUES Uğur Polat / EVE DÖNÜŞ: SARIKAMIŞ 1915 MÜZİKAL YA DA KOMEDİ DALINDA Yardımcı Rolde Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu Adayları İpek Bilgin / KARNAVAL Oya Aydoğan / KEDİ ÖZLEDİ Esra Dermancıoğlu / KADIN İŞİ Yardımcı Rolde Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu Adayları Rasim Öztekin / DÜĞÜN DERNEK Salih Kalyon / EYVAH EYVAH 3 Onur Ünsal / ERKEK TARAFI TESTOSTERON Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu Adayları Tülin Özen / KARNAVAL Filiz Ahmet / KADIN İŞİ Ezgi Mola / PATRON MUTLU SON İSTİYOR Algı Eke / KEDİ ÖZLEDİ Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu Adayları Tolga Çevik / PATRON MUTLU SON İSTİYOR Ahmet Kural / DÜĞÜN DERNEK Murat Cemcir / DÜĞÜN DERNEK ÖZEL ÖDÜLLER AYHAN IŞIK ÖZEL ÖDÜLÜ Ali Atay / SEN AYDINLATISIN GECEYİ EKREM BORA UMUT VEREN OYUNCU ÖDÜLÜ Aras Bulut İynemli / TAMAM MIYIZ? JÜRİ ÖZEL ÖDÜLÜ Melik Saraçoğlu / GÖZÜMÜN NURU ONUR ÖDÜLÜ Şerif Gören Kartal Tibet 2013-2014 SADRİ ALIŞIK TİYATRO ÖDÜLLERİ ADAYLARI TİYATRO SEÇİCİ KURUL Üstün Akmen (Jüri Başkanı), Cem Duygulu, Dilek Yorulmaz, Eser Rüzgâr, Hami Çağdaş, Mehmet Çiftçi, Osman Şengezer, Refika Sezik, Rengin Uz, Sevil Özdemir, Tijen Savaşkan, Vecdi Sayar, Yaşar İlksavaş. YILIN EN BAŞARILI KADIN OYUNCUSU ADAYLARI Suzan Acun - 'Ders' Tiyatro Fora Tilbe Saran - 'Savaş' Tiyatro Pürtelaş Zerrin Tekindor - 'Kim Korkar Hain Kurttan' Oyun Atölyesi YILIN EN BAŞARILI ERKEK OYUNCUSU ADAYLARI Enis Arıkan - 'Garaj' Tiyatro Craft Göktay Tosun - 'Örümcek Kadının Öpücüğü' Tiyatro Hal Tardu Flordun - 'Kim Korkar Hain Kurttan' Oyun Atölyesi YARDIMCI ROLDE YILIN EN BAŞARILI KADIN OYUNCUSU ADAYLARI Defne Halman - 'Katil Joe' Tiyatro İn Evrim Doğan - 'Şapkalı O..... Çocuğu' İkincikat Öykü Karayel - 'Katil Joe' Tiyatro İn YARDIMCI ROLDE YILIN EN BAŞARILI ERKEK OYUNCUSU ADAYLARI Berkay Ateş - 'Yirmi Beş' D22 Okan Urun - 'İz' Galata Perform Taner Ölmez - 'Katil Joe' Tiyatro İn KOMEDİ, MÜZİKLİ OYUN VE MÜZİKAL DALINDA YILIN EN BAŞARILI KADIN OYUNCUSU ADAYLARI Ebru Saçar - 'Ya Başaramazsak' Tiyatro Seyirlik Günay Karacaoğlu - 'Şenlikli Limonata' Aysa Prodüksiyon Tiyatrosu Özge Özder - 'Müziksiz Evin Konukları' Tiyatro Kare YILIN EN BAŞARILI ERKEK OYUNCUSU ADAYLARI Levent Ünsal - 'Arsız Davet' ve 'Cyrano De Bergerac' Tiyatro Ak'la Kara Mehmet Ali Kaptanlar - 'Cimri' İstanbul Devlet Tiyatrosu Musa Uzunlar - 'Yaşamak Denilen Bu Zahmetli İş' İstanbul Devlet Tiyatrosu YARDIMCI ROLDE YILIN EN BAŞARILI KADIN OYUNCUSU ADAYLARI Ayşe Selen 'Sezonun Kabusu' Tiyatrotem Esra Akbaş - 'Huysuz' Aysa Prodüksiyon Tiyatrosu Zeynep Erkekli - 'Cimri' İstanbul Devlet Tiyatrosu YARDIMCI ROLDE YILIN EN BAŞARILI ERKEK OYUNCUSU ADAYLARI Edip Tepeli - 'Küskün Müzikal' Emek Sahnesi Emrah Eren - 'Sokak Kızı İrma' Bakırköy Belediye Tiyatrosu Haki Biçici - 'Huysuz' Aysa Prodüksiyon Tiyatrosu ÖZEL ÖDÜLLER ANADOLU EFES ÖZEL ÖDÜLÜ Tiyatro Adam 'Arturo Ui'nin Önlenebilir Tırmanışı SEÇİCİ KURUL UMUT VEREN OYUNCU ÖDÜLÜ Ecem Uzun - 'Savaş' Tiyatro Pürtelaş SEÇİCİ KURUL ÖZEL ÖDÜLÜ Tiyatro Gerçek - 'Savunma (Hakan Gerçek) SEÇİCİ KURUL KOMEDİ YA DA MÜZİKAL ÖZEL ÖDÜLÜ Talimhane Tiyatrosu - 'Seni Seviyorum, Mükemmelsin, Şimdi Değiş' ONUR ÖDÜLÜ Ali Poyrazoğlu 100 YILLIK EMEK ÖDÜLÜ İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları CNN Türk
Tarantino, The Hateful Eight'i Tekrar Yazacak
Quentin Tarantino, iptal ettiği projesi The Hateful Eight için yeşil ışık yaktı. Aynı isme sahip olsa da yeni bir senaryo yazarak filmi çekeceğini açıkladı.Quentin Tarantino, geçtiğimiz yıl Ocak ayında ülkemizde vizyona giren Django Unchained (Zincirsiz) filminden sonra yeniden vahşi batı temalı bir film yapacağını açıklamış, ardından kısa bir süre sonra The Hateful Eight’i duyurmuştu. Fakat duyurmasından çok geçmedi ki filmin senaryosu bir ajans tarafından yayımlanınca Quentin Tarantino çık sinirlenerek filmi iptal ettiğini açıkladı.Hayranları olaya üzüldü, Tarantino da şimdi yeni bir film üzerine düşünüp harekete geçeceğim bu da zaman alacak açıklamasını yaptı. Sonrasında The Hateful Eight’in senaryosunun biraz daha hikayeleştirilmiş haliyle bir defaya mahsus canlı okunacağı açıklandı. 150-200 dolar arasında değişen bilet fiyatlarına rağmen salonu dolduranlar hem The Hateful Eight’in orijinal senaryosunu dinledi, hem de Tarantino’dan müjdeli haber aldı.Tarantino, filmi tam anlamıyla iptal etmediğini, tekrardan yeni projesi olarak gündemine aldığını söyledi. Fakat senaryonun bu kadar ortaya çıktıktan sonra çekilebilir bir yanı kalmadığını, bu sebeple ikinci taslağa geçerek yeniden aynı dünyada geçen ancak olayları biraz daha farklı ele alan bir senaryoyu yazmaya başladığını açıkladı.The Hateful Eight ismine sahip olacak bu ikinci taslak senaryo ne zaman biter ve çekim aşamasına geçilir şu an için öngörmek zor diyebiliriz. Ancak kesin olan, Tarantino’nun The Hateful Eight ile Django’dan sonra yine bir vahşi batı filmi çekecek olması.superkarga
Reklam
Özel Efektlerden Öncesi ve Sonrası Film Kareleri
Artık sinema sektörünün özel efektlerle ne kadar etkili olabileceğini bilmeyenimiz yoktur sanırım. Yeri gelir filmler konu açısından her ne kadar beklentilerimizin altında kalsa da filmin sonunda 'görsel efektler çok iyiydi' diyebiliyoruz. Ve bu galeri de Hollywood'un bu işi ne kadar profesyonel yaptığının kanıtı adeta.
Cem Yılmaz'dan +18 Tepkisi!
Başrollerinde Serkan Keskin, Hazal Kaya, Büşra Pekin, Öner Erkan'ın yer aldığı komedi filmi 'İtirazım Var' filmi Cuma günü vizyona girdi. Onur Ünlü'nün senaryosunu yazıp yönettiği 'İtitazım Var' Kültür Bakanlığı tarafından şiddet içerdiği gerekçesiyle 18 yaş altındaki izleyiciye yasaklandı. Filmin yasaklanmasına bir tepki de komedyen Cem Yılmaz'dan geldi. Yılmaz sansüre şu tweet'lerle tepki gösterdi: 'Sinema filmlerine yaş sınırı getiren kurumdan istek yapabiliyomuyuz ? Mesela bana 21 ver 43 ver diyebilirmiyiz ? Ver oradan bana bi 53 ! Onur Ünlü'nün filmi 'İtirazım Var' sinemalarda ...gidin ! 17 iseniz gitmeyin 23 sen bakın çıkın ! 5 yaşındaysanız tek başınıza gidin ! Tv lere seyirci uyarısı...ahlakına uymuyorsa Kemal Sunal filmini yayınlama ! Yayınlarsan bipleme ..Çok akıllıysan kendi filmini yap ! Ok ? BİP TV ! 1999 da gösterimin Dvd sine tekrar bakın yaş sınırı 46 dır ! Öngörü :)'medyatava**https://twitter.com/CMYLMZ/status/457256433470701568****https://twitter.com/CMYLMZ/status/457257576745680896****https://twitter.com/CMYLMZ/status/457262817507540992**
Reklam
33. İstanbul Film Festivali'nde Altın Lale İçin Yarışan 11 Film
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen İstanbul Film Festivali’nin 33’üncüsü bu akşam 20.00’de Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda düzenlenecek ödül töreniyle sona eriyor.İstanbul Film Festivali’nde bu yıl Ulusal ve Uluslararası Yarışmalarda Altın Lale Ödülü’ne layık görülen filmler bu akşam açıklanacak. Altın Lale Uluslararası Yarışma Jürisi’nin başkanlığını A Separation / Bir Ayrılık ve The Past / Geçmiş filmleriyle tanınan İranlı Yönetmen Asghar Farhadi üstlendi. İşte uluslararası yarışmada Altın Lale için yarışan  filmler...
Reklam
'Mandıra Filozofu' İzleyicisi de Her Şeye Karşı!
Müfit Can Saçıntı'nın yönettiği ve Müfit Can Saçıntı, Rasim Öztekin, Ayda Aksel ile Eser Eyüboğlu'nun oynadığı 'Mandıra Filozofu' filmi izleyenlerin aklında farklı farklı soru işaretleri bırakıyor. Kimisi bir an için bile olsa her şeyi bırakıp sakin bir yaşam kurmayı düşünürken, kimisi parayı ve para hırsını sorguluyor. Film çıkışında izleyicilere 'Mandıra Filozofu her şeye karşı, peki siz neye karşısınız?' sorusu sorulunca izleyenlerin çoğunun da her şeye karşı oldukları ortaya çıktı. İşte 'Mandıra Filozofu' seyircisinin karşı oldukları: 'Mandıra Filozofu’nın karşı olduklarına karşı olunabilir. Yeter ki konu iyi işlensin ve biz toplum olarak iyi bilinçlenebilelim. Hep birlikte aynı filozofun karşı olduklarına karşı olabiliriz diye düşünüyorum.' 'Ben para hırsına karşıyım!' 'Fazla para kazanmaya ben de karşıyım!' 'Biz de onun gibi, her şeye karşıyız!' 'Mandıra Filozofu gibi ben de sisteme karşıyım!'Medyatava
İtirazım Var’a Kültür Bakanlığı Tarafından +18 Sansürü
Onur Ünlü’nün yeni filmi İtirazım Var’a Kültür Bakanlığı tarafından +18 sansürü getirildi. Onur Ünlü'nün yarın vizyona girecek yeni filmi İtirazım Var'a Kültür Bakanlığı tarafından + 18 sansürü uygulandı. Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğü'nden Yapımcı U10 Film'e gönderilen kararda, Selman Bulut isimli imamın hayatından bir kesitin anlatıldığı filmin 'şiddet öğeleri içerdiği' belirtiliyor. Karar metninde  'Yönetmeliğin 11. Maddesi gereğince film, çocukların ve gençlerin ruh ve beden sağlığını etkileyici unsurlar, genel ahlak, insan onuru ve şiddet içermesi nedeniyle 18 yaş ve üzeri izleyici kitlesi içindir' deniyor. Filmin yönetmeni ve senaristi Onur Ünlü kararı BirGün'e şöyle değerlendirdi: “Ben üzerime alındım bunu hakaret gibi algıladım. O şu demek; ben bu filmi yapan Onur Ünlü olarak insanlık onurunu ayaklar altına alan bir şey yaptım. Dolayısıyla insanlık onuru denilen şeyin daha altında olduğuma hükmedilmiş oluyor. Bu ağlamak hissi veriyor bana. Ben dünyanın en iyi insanı olmayabilirim ama seviye olarak insanlık onuru seviyesinin altında olduğumu kabul etmek istemem. Bunu bana devletin söylemesi dileyebileceğim son şey olur. Bunu bana herkes söyleyebilir, devlet söyleyemez. Çünkü, devletin ahlaki ortalamasının ne olduğunu biliyoruz.” Bu kararın 'siyasi olmadığını ummak istediğini' belirten Ünlü sözlerini şöyle sürdürdü: “Ama siyasi bir karar değilse daha tehlikeli; çünkü o zaman ahlaki bir karar... Ve çok basit bir şey geliyor aklıma: Bu ahlaki bir kararsa bu kararı veren insanların ahlakı kim tarafından onaylandı?” Filme gelen sansürün izleyici sayısını olumsuz yönde etkileyeceğini belirten Ünlü seyirciye güvendiğini de sözlerine ekledi: “Ama ben seyirciye de güveniyorum, seyirci yarından itibaren bu filmi izleyecek ve çıktıktan sonra eminim ki şunu soracaki, bu filmin +18'lik nesi var. Ve her zaman olduğu gibi halkın kendi verdiği karar +18'i artı 75'i, 30'u, 50'yi dinlemeyecek ve bu bir işe yaramayacak ve devlet her zaman olduğu gibi komik duruma düşmüş olacak.” birgün
Charlie Chaplin 125 Yaşında
'Slapstick' yani vücut dilinin ön planda olduğu, oyuncuların yaptığı hareketlerle izleyiciyi güldüren bir komedi türü olan hareket komedisinin başarılı oyuncularından  Chaplin, sinema dünyasına farklı bir bakış açısı getirmiştir. Filmlerinde politik mesajlarını komedi ile birleştirerek içinde bulunduğu döneme gönderme yapmış ve bu yüzden Amerika'dan sınırdışı edilmişti. Ancak buna rağmen iki kere Oscar Onur Ödülü kazanmış ve 1975 yılında 'Sir' ünvanı almıştır. Onedio
Reklam
İstanbul'un Çarpık Mimarisini Anlatan Ödüllü Kısa Film
Çocukluğumuzda oynadığımız alanların yerini gökdelenlerin alması sonucu ortaya çıkan ve değişen yaşam biçimini konu edinen, İstanbul 48 Saat Film Projesinde, en iyi film, en iyi erkek oyuncu, en iyi sinematografi ödüllerini alan Delik/The Hole filmi. (Küfür İçerir)
Katil, Maktul ve Dedektif Aynı Sahnede
Onur Ünlü'nün son filmi 'İtirazım Var', bağlama çalan, boksörlük yapmış bir imamın hikâyesini anlatıyor. Selman Bulut adındaki karakter daha ilk sahneden itibaren sizi alıp, peşine takıyor. Senarist ve yönetmen Onur Ünlü’nün yeni filmi ‘İtirazım Var’ 15 Nisan'da İstanbul Film Festivali'nde Ulusal Yarışma kategorisinde gösterilmesinin ardından 18 Nisan Cuma günü vizyona giriyor. Selman Bulut adında boksör, bağlama çalan bir imamın polisiye bir maceranın ortasında kaldığı ‘İtirazım Var’ gerek hikâyesi, gerek ana karakteri, gerekse anlatım dili itibariyle büyük bir film. İmam olarak görev yaptığı camide namaz kılıp, kıldırırken cemaatinden birinin gizemli bir şekilde vurulması ile başlayan hikâyede Selman Bulut, katilin peşine düşüyor. Klasik polisiyelere selam veren sahnelerinin yanında zekice oluşturulmuş polisiye kısmı sürükleyici, sıcak ama yüz göz olmayan, komik ama izleyiciyi hafife almayan bir film. ‘İtirazım Var’ başka bir isimle yıllar önce yazılmış bir senaryosuydu Onur’un. Ben de iki yıl kadar önce okumuş, meraklanmıştım. Selman Bulut, kâğıt üzerinde okurken, büyük laflar eden, sahip olduğu vasıflarla fazla övünen, bir deyişle insanın canını sıkan bir adamdı. Merak ettiğim ise insanın hassasiyetlerini çok iyi bilen Onur Ünlü gibi bir yönetmenin bu ‘ukala’ adamdan yani Selman Bulut’tan nasıl bir kahraman yaratacağıydı. Bu arada Onur bu iki yılda iki film daha yaptı. Biri ‘Celal Tan ve Ailesinin Aşırı Acıklı Hikayesi’, diğeri ise ‘Sen Aydınlatırsın Geceyi.’ İkisi de birbirinden çok farklı filmlerdi. İkisi de çok sevildi. Leyla İle Mecnun ve Ben De Özledim dizilerini çekti televizyon için. ‘Bir Selman Bulut polisiyesi’ Meşguldü yani Onur. Hastalığı ve tedavi süreci bir yandan, yapmak istedikleri ve yapmak zorunda kaldıkları diğer yandan uğraşıp durdu. Sonunda vakit buldu ve bir ay içerisinde çekimlerini tamamladığı ‘İtirazım Var’ı nihayet hazır etti. Geçen hafta izlediğim filmde, daha ilk sahneden itibaren nereye gittiğinizi sorgulamadan Selman Bulut’un peşine takılıyorsunuz. Onunla birlikte katilin de izini sürüyorsunuz haliyle. Belli ki aradan geçen tüm bu zamanda Selman Bulut, Onur’un aklının bir köşesinde dönüp durmuş. Döne döne de bir dervişe, gerçek bir kahramana benzemiş. Serkan Keskin’le birlikte filmin 98 sahnesinin 96’sında olup da insanın yine de daha fazla görmek istediği bir karakter kurmuşlar. Hayatta vicdanlı ve iyi insan olmayı kendine düstur edinmiş, Allah sevgisini didaktik olmadan, aracı unsurları, kurumları, ahlak, çevre, mahalle baskısı gibi etkenleri devre dışı bırakarak yaşayan Selman Bulut, bu sevgi haricindeki her şeyi sorgulanabilir kılmış. Selman Bulut’un bir başka özelliği de katili ararken de kendine ait, sıra dışı yöntemler kullanması. Bu arayışta çoğu zaman komik durumlar ortaya çıksa da, bunlar zorla yapılan şakalar ya da yaratılan komiklikler değil. Ayrıca Onur Ünlü’nün diğer filmlerinden farklı olarak mekân duygusunu çok daha fazla aktaran bir film olmuş bu. ‘İtirazım Var’ 30 farklı mekânda çekilmiş bir İstanbul filmi olarak da düşünülebilir aynı zamanda. Selman Bulut, katili İstanbul’un 30 ayrı yerinde ararken kimi zaman şu an evcil balık alıp satan emekli asker rolündeki Sırrı Süreyya Önder’den, kimi zaman da devasa bir Gustav Klimt heykelinden yardım alabiliyor. Dünyalar arasında Kısacası, bir Onur Ünlü filmiyle daha karşı karşıyayız. Ama bu defa dünya izleyicisine de daha çok hitap edecek, 2010’ların İstanbul’unda geçen, toplumun sosyal yapısından, günün hassasiyetlerine kadar pek çok ayrıntıyı bulabileceğimiz zamansız bir film izleyeceksiniz. Tabii Onur Ünlü sinemasının bazı değişmez unsurlarını da bulacaksınız. Mesela duygularınızla asla oynanmayacak zira bu film izleyicinin daha çok aklı, vicdanı ve kalbiyle meşgul oluyor. Onur Ünlü, İtirazım Var’daki yönetmenlik performansının ötesinde, kendi filmlerini insanları daha fazla ağlatma ya da acıtma deneyleri yaptığı bir laboratuvar gibi kullanmadığı için ayrıca önemli bir yönetmen. Bu yüzden bu büyük filmin yolculuğuna tanıklık etmek gerekiyor. Selman Bulut’un devamı gelecek maceralarının ilkinin bir parçası olmak için ‘İtirazım Var’ şahane bir başlangıç filmi. Zira bu maceralar, bizim bilmediğimiz bir dünya ile bizim bilmediğimiz bir başka dünya arasında yaşanmaya devam edecek. Bedia Ceylan Güzelce|Al Jazeera
Reklam
Efsane Dizi Bizimkiler'in Oyuncuları Şimdi Ne Yapıyor
Bizimkiler, Türk televizyon tarihinin 1989-2002 yılları arasında 13 yıl boyunca kesintisiz yayınlanan tek yerli dizisidir. Biz 80'lerin sonu 90'ların başında çocuk olanlar bu diziyi çok iyi biliriz. Özellikle pazar akşamlarını çekilir hale getiren en nadir programdı Bizimkiler, hemen arkasından Parliament Cinema Club'unun mükemmel filmleri gelirdi annelerin ütü yapma zamanıydı tam o sırada aile saadeti güzel bir çay partisi yanına kurabiye, poğaça gibi el işleri ile taçlandırılırdı. Dizide herkes kendinden bir şey bulurdu. Tüm karakterler rolüne cuk otururdu ve bu samimiyet bizi 13 yıl ekrana bağlayacak kadar güçlüydü. İşte o efsane dizinin çoğunun aramızdan ayrıldığı efsane oyuncuları.
Serinin Yeni Filminde Penelope Cruz Bond Kızı Olabilir
Bond serisinin 24’üncü filminde Bond kızı olarak Penelope Cruz’un rol alacağı konuşuluyor. Serinin yapımcısı Sony’den sızdırılan bir belgede, Cruz’un filmde rol almasının “neredeyse kesin” olduğunun altı çiziliyor.  İngiliz The Sun gazetesine konuşan kaynaklar, “Bond patronları, Daniel 2006’da 007 olduğundan bu yana Penelope’nin peşinde koşuyor zaten. Ne ki, daha önce imzalanmış kontratlar ve Penelope’nin hamile kalması yüzünden bir türlü uygun zaman bulunamadı. Ama şu aşamada Sony’den kimse bu söylentiyi doğrulamaz” dedi. Daniel Craig’in dördüncü kez James Bond’u canlandıracağı filmi Sam Mendes yönetecek. 23’üncü James Bond filmi Skyfall’da kötü karakteri Penelope Cruz’un eşi Javier Bardem canlandırmıştı.  HP
Emma Stone ve Andrew Garfield'den ‘Örümcek Adam 2′
Amazing Spiderman – İnanılmaz Örümcek Adam’ın ikinci bölümü 25 Nisan’da vizyona giriyor. Tobby Maguire’dan boşalan Örümcek Adam kostümünü üzerine geçiren genç aktör Andrew Garfield, serinin ikinci bölümünde kendini bulmuşa benziyor. Rol ve hayat arkadaşı Emma Stone’u yanına alan Andrew Garfield’ın karşısında, kötü adam rolünde Jamie Foxx olacak. Stone ve Garfield, Studio CinéLive’ın sorularını yanıtladı.Andrew Garfield Kendime daha çok güvenip güvenmediğimi bilmiyorum ama daha rahat hissettiğim kesin. Örümcek Adam’ı daha çok sahipleniyorum. Ama dikkatli olmak lazım, özgüven fazlası tehlikeli olabilir. Size söylenenlere kulak tıkayabilir, kibirli ve yetersiz olabilirsiniz. Onun için kendime fazla güvenmek istemiyorum! (gülüyor) Emma Stone Kendimizi daha rahat hissettik. Sağlam bir senaryomuz vardı ve film setinde iyi bir hava yakalamıştık. İşler her zaman böyle gelişmeyebiliyor. Ortak bir sese sahip olup onu korumayı başarmak çok önemli. A.G Bunun böyle olacağını tahmin etmiyordum. Kafayı bir şeye yoruyorsunuz ama sonra olaylar beklendiği gibi gelişmiyor. A.G Gerçek bir kabus bekliyordum! Sonuç olarak öyle olmadı. Bütün bu tepkinin Örümcek Adam karakteriyle ilgili olduğunu, benden kaynaklanan, kişisel bir şey omadığını anladım. Hiçbir zaman şöhret benim önceliğim olmadı. Birinci Örümcek Adam’dan sonra da hayatım değişmedi. A.G Ben sadece onun vücuduyum. Her ne kadar kendimi sonuna kadar versem de, ben bir aktörüm. E.S Sağda solda yazılanları okumayı bırakıp, işinize odaklanmanız gereken bir zaman geliyor. A.G Bilmiyorum, bu zor bir soru. Ayrıca buna cevap vermek bana düşmüyor… Peter Parker’ın tatlı ekşi, umursamaz ve melankolik oluşu hoşuma gidiyor. Kendisiyle ve başına gelenlerle hesaplaşmaya çalışan biri. Böyle bir hayat yaşamak istemiyordu. Örümcek Adam olmak umurunda değil, hatta bu ona acı veriyor. Çok kontrastlı bir kişilik. Ben ona sadece insanlık katıyorum. A.G Peter Parker’ın her zaman sakar ve biraz patavatsız bir yanı oldu, bu onu tiye alabilmemizi sağladı. Ayrıca kendisiyle de dalga geçebilen biri. Örümcek Adam’ın ikinci bölümünde Peter Parker’ın mizah anlayışını biraz geliştirmek istedik. E.S Kesinlikle katılıyorum. Sorunuz bana küçük bir anıyı hatırlattı. New York sokaklarında çekim yapıyorduk ve verdiğimiz küçük bir mola sırasında Andrew, üzerinde Örümcek Adam kıyafetiyle, iki blok arasındaki basket sahasına mahalleli çocuklarla basket oynamaya gitti. Karşılarında bir anda Örümcek Adam’ı gören çocukları düşünün… A.G Canım sadece basketbol oynamak istiyordu… E.S Çocuklardan daha heyecanlıydın! A.G Onlara “Sizinle oynayabilir miyim?” diye sordum, onlar da “Nasıl istersen” dediler. Sanırım bir tek New York’ta insanlar bunu normal karşılıyorlar. E.S Sahneyi dışarıdan izlemek gerçekten çok komikti. E.S Hikayelerin ve karakterlerin çizgi roman kültüründen geldiğini unutmamak lazım. Bunu olabildiğince uygulamaya çalışıyoruz. Sonra, siz de yeni şeyler katıyorsunuz. Böyle bir karakteri geliştirmek için her zaman belli bir özgürlük vardır. Ayrıca kariyerimin başlarında çok doğaçlama yaptım. Bu tecrübem böyle rollerde işime yarıyor. A.G Benim için en önemli olan şey öğrenmekti! Çok iyi ‘hoca’larım oldu! Hepsini teker teker ele alırsanız, branşlarında birer dahi olduklarını görürsünüz. Hepsi birbirinden farklı ve kendi dünyalarına sahipler. Sanırım onları, farkında olmadan arıyordum. Bir film ya da tiyatro olsun, biriyle anlaşın ya da anlaşmayın, bunun pek önemi yoktur. Önemli olan o kişiyle çalışmayı kabul etmenizdeki nedendir. Her tecrübeden yeni şeyler öğrenirsiniz. E.S: Yer aldığım projeler beni gerçekten motive eden projeler, bundan fazlası değil. Kariyerimi önceden belirlediğim stratejiler çerçevesinde ilerletmiyorum. Sadece son yıllarda, daha temkinli olmayı öğrendim diyebilirim. Artık kiramı ödeyebilmek için önüme gelen işi kabul etmek zorunda değilim. Çekimler sırasında herşeyin yoluna gireceği umuduyla kabul ettiğiniz, potansiyele sahip senaryoları kabul etmiyorum. Bu çok nadiren olan bir şey. Ayrıca motivasyona ihtiyacım var. Mesela ‘Friends With Benefits’ filminin senaryosunda beni etkileyen dobra, dürüst, bazen şok edebilecek diyaloglar oldu. Böyle bir senaryoyu hergün okumuyoruz. ZETE
Reklam