Terkedilmiş Star Wars Setinden İlginç Görüntüler
2010 yılında fotoğrafçı Ra di Martino, Tunus'taki terk edilmiş Star Wars film setine gitmiş orayı fotoğrfalamış. Buradaki set 1976'daki film için kullanılmıştı. Fotoğrafçının bu fotoğraf serisi 'No More Stars' başlığıyla anılıyor. Martino bu setlerin kullanımdan sonra terk edildiğini ve kimsenin zaten gitmediği bir yerde yerel yetkilileri rahatsız etmediğini belirtiyor. Bunca yıl sonra bu terk edilmiş film setleri eskiden kalma birer tarihi kalıntı gibi görünüyor. Sıcak ve kum setin bir kısmına tabi zarar vermiş. Bir grup Star Wars hayranı 2012'de bir kampanya başlatarak bu setlerin onarılması için para toplamışlar. Ra di Martino'nun portföyü için bkz. radimartino.com ve radimartino.tumblr.com
Üniversitede Nymphomaniac'la Sansürü 'Sıfırlıyorlar'
Lars von Trier'in Türkiye’de sinemalarda gösterimi yasaklanan filmi “Nymphomaniac” “sansürü sıfırladık” diyen üniversitelilerce perdeye taşınıyor. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Sinema Topluluğu (ODTÜ SİTop) , Boğaziçi Üniversitesi Sinema Kulübü (bü(s)k), İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Taşkışla Sinema Topluluğu , İstanbul Üniversitesi (İÜ) Diş Sinema ’nın düzenlediği gösterimler bugün ve yarın kampüslerde gerçekleşecek. Dört üniversiteden dört öğrenci kulübünün açıklamasında şu ifadeler yer alıyor. 'Bir demokrasi trolü olan 'uzun adam'ın her söylemini eyleme dönüştüren devlet bürokrasisiyle karşı karşıyayız. 'BÜ(S)K, ODTÜ SiTop, İTÜ Taşkışla Sinema ve İstanbul Üniversitesi Diş Sinema olarak yasaklara ve antidemokratik uygulamalara karşı, gösterimi yasaklanan NYMPHOMANIAC filmini eşzamanlı perdeye taşıyarak 'sansürü sıfırlıyoruz. 'Sokakta katil, evinde hırsız hükümet; sinema öldürüp avm yapıyor, fonlarımızı çalıp muhafazakar sanat üretimini dayatıyor. 'Tüm antidemokratik, baskıcı, otoriter uygulamalar karşısında filmsever herkesi sinemalarına, üretimlerine, özgürlüklerine, söz söyleme haklarına; hayatlarına sahip çıkmaya çağırıyoruz.' 14 Mart Cuma günü vizyona girmesi beklenen “Nymphomaniac” filminin Türkiye çapında sinemalarda gösterilmesi 3 Mart’ta yasaklandı. Vizyona girecek filmleri değerlendiren Değerlendirme Sınıflandırma Alt Kurulu, filmi izledikten sonra herhangi bir değerlendirmede bulunmadan kararı Değerlendirme Sınıflandırma Üst Kurulu’na bıraktı. Üst Kurul iki üyenin itirazlarına karşın filmin sinemalarda gösterilmemesine karar verdi. !f İstanbul Film Festivali'nde Lars von Trier tarafından sansürlenmiş versiyonuyla gösterilen film İstanbul Film Festivali bünyesinde izleyiciyle buluşuyor. 'Nymphomaniac', 50'li yaşlarının başındaki bir kadının çocukluğundan itibaren ilişkilerini anlatıyor. Charlotte Gainsbourg, Stellan Skarsgård, Stacy Martin, Shia LaBeouf, Christian Slater, Jamie Bell, Uma Thurman, Willem Dafoe gibi oyuncuların rol aldığı film, geçen ay Berlin Film Festivali'nde sansürsüz olarak gösterilmiş ve eleştirmenlerden övgüler almıştı. Gösterimler:ODTÜ, Pazartesi/Salı, 19:00, Fizik U-3 AmfisiBoğaziçi Üniversitesi, Salı 17:30, İbrahim Bodur SalonuİTÜ, Salı 19:00, Taşkışla Salon 213İÜ, Çarşamba 16:30, Prof. Dr. Altan Gülhan Salonu Bianet
'Nuh: Büyük Tufan' İçin Türkiye'den İlk İtiraz Geldi
Avukat Yusuf Erikel, ''Nuh: Büyük Tufan'' filminin gösterilmesinden önce, ''filmin, senaristin kurgusu olduğu ve Kuran-ı Kerim'de bahsedilen Hz. Nuh ile alakası olmadığına'' ilişkin bir metnin yayımlanması için İstanbul Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine başvurdu.Başvuruda, Türkiye'deki sinemalarda yayınlanan, DVD kopyaları da piyasaya sürülecek olan filmin 'Allah'ın peygamberi Hz. Nuh'un şahsiyetini rencide ettiği ve inançlara aykırı olduğu' ifade edildi ve bu nedenlerle filmin gösteriminden önce şu metnin yayımlanmasına karar verilmesi istendi: 'Saygıdeğer izleyiciler, seyretmekte olduğunuz bu film, tamamıyla filmin senaristinin kendi kurgusu olup, bu filmdeki Hz. Nuh karakterinin ve anlatılan olayların İslam inancıyla, Kuran-ı Kerim'de bahsedilen Büyük Peygamber Hz. Nuh ile alakası yoktur. Hz. Nuh, Kuran'da övülen büyük bir peygamber olup, İslam inancına göre peygamberler günah işlemekten münezzehtir. Saygılarımızla siz sayın izleyicilere duyurulur.' İhtiyati tedbir talebinde 'karşı taraf' Kültür ve Turizm Bakanlığı ile filmin yayın hakkı sahibi şirket olarak gösterilirken, mahkemeden, kararın bir nüshasının bakanlık, bakanlığın il müdürlükleri ve RTÜK'e gönderilmesi de talep edildi. Avukat Erikel, dilekçesinin sonunda, 'Davacı, talepte bulunan, Hz. Nuh'un sonraki kuşaktan torunu olan, inanan mümin' ifadesine yer verdi.Film daha önce Katar, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Malezya’da yasaklanmıştı.AA
Reklam
25 Farklı Dilde 'Let it Go'
'Frozen' film müziğine her geçen gün yeni bir versiyon daha ekleniyor. 25 farklı ülkenin sanatçıları bir araya gelerek 'Let it Go' parçasını 25 farklı dilde seslendirdiler.
Kemerlerinizi Bağlayın
İtalya’da yaşayan ünlü yönetmen Ferzan Özpetek yine seyirciyi derinden etkileyecek tutkulu ama bir o kadar da dramatik bir aşk hikayesi yarattı.Ülkemizde 14 Mart’ta vizyona giren yeni filmi “Kemerlerinizi Bağlayın/ Allacciate le Cinture” ünlü yönetmenin son filmlerine göre pek neşeli bir film sayılmaz. Filmi izlemeye başladığınızda kendinizi çok derin bir aşk hikayesinin içinde bulacağınızı zannedip bir anda kanser hastalığının korkunç etkileriyle karşı karşıya kalıyorsunuz. Ferzan Özpetek bu sefer, izleyicinin eğlenceli, bol kahkahalı ve kalabalık İtalyan ailelerinin gürültülü akşam yemekleriyle geçen senaryo beklentilerinin tam tersi ile karşımızda. İzleyicinin hayata ve kansere isyan edip hüngür hüngür ağlamasına sebep olabilecek kadar dramatik bir senaryo yazmış Özpetek, ünlü senarist Gianni Romoli ile birlikte. Film, iki kişinin aşkından çok, Kessia Smutniak’ın canlandırdığı Elena karakterinin yıllar boyu geçirdiği değişimi ve olgunlaşmasını ele alıyor. Diğer başrol oyuncusu yani esas adamımız Antonio (Francesco Arca) ise diğer oyunculara kıyasla biraz sönük kalıyor. Kendisinin ilk sinema deneyimi olmasına rağmen filmin bir kısmında canlandırdığı 13 yıl sonraki Antonio için 12 kilo alması yine de takdir edilemeyecek bir durum değil. Film, Elena ve Antonio’nun çekişmeli ama bir o kadar da tutkuyla anlatılan aşkıyla başlayıp bir anda 13 yıl sonrasına geçiliyor. Bu tip geçişler her zaman izleyicinin dikkatini çekmiş ve filmi sıradan bir romantik- komedi havasından çıkartıp daha heyecanlı bir aşk filmine dönüştürmüştür. Ancak Ferzan Özpetek bunu bir çok karakteri tanıtmadan ve bazı olayların ucunu açık bırakarak yapmış. E haliyle bu durum izleyicinin kafasında tam Elena ve Antonio’nun tutkulu aşkıyla oluşmuş kalplerin soru işaretlerine dönüşmesine neden oluyor. Çünkü filmin devamında gördüğümüz çift hiç de birbirine inanılmaz derecede aşık ve tutkulu bir çift değil. Ta ki Elena’nın tedavisi sırasında Antonio ile arasında geçen olaylara tanık olana kadar. Gelelim filmde bizlere tanıdık gelen ve Ferzan Özpetek filmlerinde her zaman olan detaylara. İlk olarak filmdeki aile bireyleri çok sempatik ve aralarında sürekli bir didişme durumu olsa da birbirlerine son derece bağlılar. Bunları Elena’nın ailesi için söylüyoruz çünkü esas erkek Antonio’nun ailesi anlatılmıyor filmde. Bir başka güzellik ise tabi ki müzikler. Ferzan Özpetek her zamanki gibi müzik seçimleri ile izleyiciyi senaryonun içine çekmeyi çok iyi başarıyor. Diğer filmlerinde genelde Sezen Aksu parçalarına yer veren yönetmen bu defa Aynur Doğan’ın seslendirdiği kürtçe “Bexo” parçası ile izleyiciye bambaşka bir müzik keyfi sunuyor. Filmde Özpetek’in diğer filmlerinden tanıdığımız yüzler de var Paola Minaccioni (Egle) ve Elena Sofia Ricci ( Dora) gibi. Filmin en çok güldüren karakterleri diyebiliriz onlar için. Filmde çok kısa yer verilen Elena’nın en yakın gay arkadaşı Fabio (Flippo Scicchitono) filme yakışıyor ve rahat tavırlarıyla izleyiciyi etkiliyor. Filme yüzeysel bir şekilde baktığınızda bir aşk filminde dikkat çekebilecek çoğu unsur var; yasak aşk, tutku, aldatma, sadakatsizlik ve dram. Ancak tüm bunlar bir arada kullanılmak istenirken izleyicinin kafasında nasıl, neden, ne oldu gibi sorular oluşuyor. Kimi izleyiciye göre filmi iyi yapan şey bu soru işaretlerinin oluşması aslında ama kimine göre de filmde ‘tamamlanmamış’ duygusu yaratıyor. Tüm bu tartışmalar izleyicinin film hakkında konuşmasını sağladığı için aslında senarist ve yönetmenin kıvrak zekasına hayran kalmamak elde değil. Ferzan Özpetek’in 10. filmi Kemerlerinizi Bağlayın’ı olumlu ve olumsuz yanlarıyla ele aldık. Eğer İtalyan sineması sizin de ilginizi çekiyorsa izlemenizi tavsiye ederim. Özellikle meme kanserine ilgi çekmek açısından son derece önemli. İstanbul Bilgi Üniversitesi iletişim Fakültesi öğrencisi Selin Tunca’nın yazısı zete’nin genç dergisi Üniverzete‘den alınmıştırZete
Reklam
Russell Crowe’un Filmi Bir Ülkede Daha Yasaklandı!
Russell Crowe’un başrolünde oynadığı, ‘Nuh: Büyük Tufan’ filmi, İslami gerekçelerle Malezya’da da yasaklandı. Malezya Film Sansür Kurulu Başkanı Abdül Halim Abdül Hamid, kararın iki hafta önce alındığını söyleyerek “Bir peygamberin yüzünün gösterilmesi İslam’da yasaktır. Eğer film Malezya’da gösterilseydi çok fazla tepkiye yol açabilirdi” dedi. Film, daha önce Katar, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri’nde de yasaklanmıştı. Mısır’daki El Ezher Üniversitesi de filmin yasaklanması yönünde fetva vermişti. Turkhishny
Reklam
Bu Hafta 10 Yeni Film Vizyonda
Türkiye sinemalarında bu hafta 6'sı yabancı 10 film vizyona girecek. Haftanın merakla beklenen filmi 'Nuh: Büyük Tufan/Noah', bugün seyirciyle buluştu.Nuh: Büyük TufanHaftanın merakla beklenen filmi 'Nuh: Büyük Tufan/Noah', bugün seyirciyle buluştu. Cesaret, fedakarlık, umut ve kurtuluşun ilham veren hikayesini anlatan filmi, 1998 yılında çektiği 'Pi' filmiyle Sundance Film Festivali'nde 'En İyi Yönetmen Ödülü'nü kazanan Darren Aronofsky yönetti. Hz. Nuh'u, 'Gladyatör' filmindeki performansıyla 'En İyi Erkek Oyuncu' Oscar'ı kazanan Rossel Crowe'un canlandırdığı filmde, Emma Watson, Logan Lerman ile Jennifer Connely kamera karşısına geçti. Kutsal kitaplarda da geçen Nuh tufanını konu alan film, 130 milyon dolarlık bütçeyle çekildi. 'Mandela: Özgürlüğe Giden Uzun Yol' Güney Afrika'nın efsanevi lideri Nelson Mandela'nın yaşamını konu alan 'Mandela: Özgürlüğe Giden Yol' filmi, haftanın merakla beklenen yapımlarından... Hayatını ayrımcılığa karşı mücadeleye adayan ve 2013 yılının Aralık ayında hayatını kaybeden Mandela'nın, siyaseti bıraktıktan sonra kaleme aldığı otobiyografisinden beyazperdeye aktarılan film, Güney Afrikalı liderin tüm hayat hikayesini anlatan ilk film olma özelliğini taşıyor. Yönetmenliğini Justin Chadwick'in üstlendiği filmde, Mandela'yı 'Pasifik Savaşı', 'Prometheus' ve 'Thor' gibi filmlerde rol alan İngiliz oyuncu İdris Elba, Mandela'nın eşi Winnie Madikizela Mandela'yı ise 'Karayip Korsanları' ve 'Skyfall' ile dikkati çeken Naomie Harris canlandırdı. Filmde, Nelson Mandela'nın küçük yaşta çobanlık yaptığı Transkei köyündeki çocukluk yıllarından, Güney Afrika'nın demokrasiyle seçilmiş ilk başkanı olduğu döneme kadar olan etkileyici hayat hikayesi anlatılıyor. 'Çocuk Büyütme Rehberi' Meksika Acapulco'da çekilen 'Çocuk Büyütme Rehberi', oyuncu Eugenio Derbez'in yönetmenliğini yaptığı ilk uzun metrajlı filmi. Bir baba-kız hikayesini beyazperdeye taşıyan filmde, Derbez aynı zamanda 'Valentine' adlı bir babayı canlandırıyor. Filmde, Derbez'e Loreto Peralta, Jessica Lindsay, Daniel Raymont eşlik ediyor. Sanat yönetmenliğinde 'Robin Hood', 'Blood Diamond', 'Wrath of Titans' gibi önemli yapımlardan hatırlanan Jordan Crock'ın yaptığı filmin müzik tasarımında ise Bafta, Goya, Ariel ödüllü Martin Hernandez bulunuyor. 'Baskın-2' Devam filmi 'Baskın-2/The Raid 2: Berandal'i de ilk filmde olduğu için Gareth Huv Evans yönetti. Iko Uwais, Arifin Putra, Oka Antara ile Tio Pakusadewo'nun oynadığı filmin konusu özetle şöyle: 'Tahmin ettiğinden çok daha zorlu olan baskın operasyonuyla çeteyi çökerten Rama, yeraltı dünyasının çok daha büyük isimlerinin dikkatini çeker. Ailesi tehlike altındadır, karısını ve yeni doğmuş bebeğini korumanın tek bir yolu vardır. Yeraltı dünyasına casus olarak girecek ve yozlaşmış sistemin çürük halkalarını oluşturan en tepedeki politikacı ve polisleri açığa çıkarmak için aralarına sızacaktır. Rama bu gizli görev için çete liderinin oğlunun ekibine girebilmelidir.' 'Kan Kokusu' Yönetmen Jim Mickle imzası taşıyan ve 2010 yılında olay yaratan 'Meksika' filminin yeniden çevrimi olan 'Kan Kokusu/We Are What We Are' adlı filmin başrollerinde, Bill Sage, Ambyr Childers, Julia Garner ve Kelly McGillis rol aldı. Senaryosunu Jorge Michel, Jim Mickle ve Nick Damici'nin yazdığı filmin konusu özetle şöyle: 'Parkers ailesi, babaları Frank'in katı kurallarıyla herkesten uzak, münzevi bir hayat sürmektedir. Annelerinin beklenmeyen ölümünün ardından Iris ve Rose, küçük kardeşleri Rory'ye göz kulak olmanın yanı sıra geçmişe ait ürkütücü bir sırrın yeni yüklenicileri olacaklardır. Fırtına nedeniyle taşan nehir ailenin sakladığı vahşi sırrın ipuçlarını ortaya çıkarınca, evlerinin kapısı yıllarca uzak durdukları kasabalı tarafından çalınmaya başlanacaktır.' 'Büyüler Evi: Sihirbaz Kedi' 'Sammy'nin Maceraları' ve 'Sammy 2'den sonra uzun metrajlı bir film için fikir arayışı içerisine giren yapımcı ve yönetmen Ben Stassen, 10 yıl kadar önce yapılan 12 dakikalık filmin süresini uzatarak, beyazperdeye taşıdı. Tolga Çevik, Altan Erkekli, Volkan Severcan ile Berna Diribaş'ın seslendirdiği animasyon animasyon filmde, terk edilmiş yavru kedicik Şimşek'in, fırtınadan barınacak bir yer ararken, 'Şöhretli Lawrence' olarak da bilinen emekli sihirbaz Lawrence'a ait gizemli malikaneye gizlice girmesinin ardından yaşananlar anlatılıyor. Film, 3 boyutlu olarak da vizyona girecek. 'Meleklerin Mucizesi' Yönetmen Biray Dalkıran imzası taşıyan 'Meleklerin Mucizesi'nin senaryosunu yapımcı Nur Türkşen, Zeynep Uzma ile birlikte kaleme aldı. Hakan Türkşen, Gaye Gürsel, Cem Kılıç, Altan Erkekli, Ayşen Gruda, Dilek Serbest, Murat Parasayar ve Yıldız Asyalı'nın rol aldığı filmde, geçmişin izlerinden kurtulamayan ve kendini affedemeyen Hakan'ın mucizelerle dolu hayatının hikayesi aktarılacak. 'Bırakmak İstiyorum' Sigarayı bıraktırmak amacıyla çekilen 'Bırakmak İstiyorum' filminin yönetmenliğini Yücel Yolcu yaptı. Sigarayı bıraktırma terapisti Emre Üstünuçar'ın 10 yıllık tecrübeleri ışığında sigara bağımlılığına ayna tutan filmin yapımcılığını İpek Sorak üstlendi. 'Mandra Filozofu' Müfit Can Saçıntı'nın yönettiği ve Müfit Can Saçıntı, Rasim Öztekin, Ayda Aksel ile Eser Eyüboğlu'nun oynadığı 'Mandıra Filozofu', haftanın yerli yapımlarından... Yapımcılığını üstlenen Birol Güven'in senaryosunu da kaleme aldığı filmin müziklerini Aydın Sarman ve Burcu Güven yaptı. Çekimleri doğal güzellikleriyle dünya çapında ünlenen Bodrum'un Çökertme Köyü'nde gerçekleştirilen 'Mandra Filozofu' adlı filmde, Robinson Crouse hayatı yaşayan felsefe bölümü mezunu Mustafa Ali'nin bir zengin iş adamı ile karşılaşması ve köydeki aile içi çekişmeler eğlenceli bir dil ile anlatılıyor. 'Aşk Oyunu' Yönetmen Umut Yüksel'in senaryosunu Ezgi Yüksel ile birlikte yazdığı 'Aşk Oyunu' adlı filmde, Kemal Uçar, Pınar Göktaş, Lemi Filozof, Ebru Öztürk, Suzan Kardeş, Ali İhsan Varol ve Dilşah Demir'in rol aldı. Galatasaraylı bir karakterin başından geçenlerin anlatıldığı filmin çekimleri, 3 haftada İstanbul ve Bolu'da tamamlandı.AA
Reklam
Film Müzikleri Zirvede Yarışıyor
2014 yılının geride bıraktığımız ilk çeyreğinde, müzikten genel olarak bahsedecek olsaydık, “Happy” kelimesini birçok kez kullanıyor olurduk. Aralık ayından bu yana dünyada en çok satan şarkı olan ve bu tahtından bir süre daha kalkmayacak gibi görünen Pharrell Williams şarkısı, aslında “Despicable Me 2 (Çılgın Hırsız 2)” filminin soundtrack şarkılarından biri. Filmin çıkışından uzun bir süre sonra popüler hale gelen şarkı daha sonra Pharrell’in yeni albümü “G I R L”ün çıkış parçası olma görevini de üstlendi. Aynı zamanda 86. Akademi Ödülleri’nde ‘en iyi orijinal film müziği’ ödülüne aday gösterilen şarkı, bu ödülü “Frozen (Karlar Ülkesi)” filminin şarkısı olan “Let It Go”ya kaptırmıştı. “Frozen” filminin başrolünü üstlenen ünlü tiyatro sanatçısı Idina Menzel tarafından seslendirilen “Let It Go” ise özellikle küçükler tarafından en çok sevilen şarkı haline gelirken, radyolarda ve dünya listelerinde de hızla yükselmeye devam ediyor. “Let It Go”nun yazarları Kristen Anderson-Lopez ve Robert Lopez çiftine Oscar ödülü kazandıran şarkıyı yazarken ise kendi kızlarından esinlendiklerini dile getirmişlerdi. Lopez çiftinin özel isteğiyle, şarkının daha fazla dinleyiciye ulaşması ve sanatçının geçmişte yaşadığı mücadelelere çağrışım yaptığı için, eski Disney’li ünlü sanatçı Demi Lovato da şarkıyı kaydetti. Şarkının içinde bulunduğu “Frozen” filminin soundtrack albümü ise son yılların en çok satan soundtrack albümlerinden biri oldu. U2’nun“Mandela” filmi için seslendirdiği “Ordinary Love” şarkısı ise gruba Oscar’ı kazandıramasa bile, bu yılın ödül sezonunda Altın Küre’yi evlerine götürdü. Son yıllarda kitap serilerinden çevrilen filmlerin popülerleşmesiyle beraber, bu film serilerinin soundtrack albümlerinde ‘filmden esinlenen şarkılar’ın olduğu yeni albümler çıkarmak da moda oldu. Filmde bulunmayan, ama filmden esinlenen şarkılar trendini “Twilight (Alacakaranlık)” serisi başlattı, sonrasında “Hunger Games (Açlık Oyunları)” serisi devam ettirdi. Taylor Swift’ten Maroon 5’a kadar birçok sanatçının orijinal şarkılar hazırladığı ilk “Hunger Games” filminin albümünden sonra, ikinci filmin albümünde ise Coldplay, Sia, Lorde, Ellie Goulding, The Lumineers, Imagine Dragons ve Christina Aguilera’ya kadar birçok sanatçının yeni şarkılarını duyuyoruz. Gerçekten de filmi anımsatan şarkılara sahip olan bu albümler ciddi satış rakamlarına ulaştı. İlk filmden single olarak piyasaya sürülen Taylor Swift şarkıları “Safe & Sound” ve “Eyes Open”, ikinci filmden ise Coldplay’ın “Atlas” şarkısı birçok ülkede listelere üst sıralardan girmeyi başardı. The Civil Wars’ın arka vokallerde bulunduğu ve klibiyle de büyüleyen “Safe & Sound”, 2013 yılında Taylor Swift’e Grammy ödülü kazandırıp, Altın Küre adaylığı getirmişti. “Atlas” ise bu yılın törenlerinde Coldplay’e de Altın Küre ve Grammy adaylıkları getirdi. Film müzikleri piyasasında en yenilikçi gelişme ise şüphesiz ülkemizde “Uyumsuz” adıyla 24 Mart’ta sinemalarda yerini alacak olan “Divergent” filminin müziklerinde yer alıyor. “Twilight” ve “Hunger Games” serilerini de sinemaya taşıyan Summit Entertainment ve Lionsgate stüdyoları tarafından sinemaya uyarlanan “Divergent” serisine tıpkı az önce bahsi geçen filmler gibi ‘filmden esinlenen şarkılar’ın oluşturduğu bir soundtrack albümü eşlik ediyor. Amerika’da bu hafta piyasaya sürülen albümde eski-yeni 4 Ellie Goulding şarkısının yanı sıra, Zedd, Skrillex, Woodkid, A$AP Rocky ve Snow Patrol gibi birçok sanatçı yer alıyor. Bu albümün yanı sıra, haftaya, filmde çalan fon müziklerinin bulunduğu bir albüm daha piyasaya sürülecek. Junkie XL ve birçok ünlü filmin müziklerinin bestecisi Hans Zimmer tarafından orkestralanan fon müziklerinde olağan dışı olan ise, son zamanlarda büyük üne kavuşan sanatçı Ellie Goulding’in filmin arka fon sesi olacak olması. Yani filmdeki ruh haline göre Ellie Goulding’in büyüleyici sesini, iniş ve çıkışlarda duyuyor olacağız. Filmin single olarak sunulan, Goulding’in seslendirdiği orijinal şarkısı “Beating Heart”ın müzik videosunun tanıtımında, sanatçının filmin başrolündeki aktörlerle verdiği bir röportajda, Hans Zimmer’ın ünlü orkestrasıyla beraber filmi izleyip, izlerken de kendi hislerine göre sesinin orkestra eşliğinde kaydedildiğini açıklamıştı. Zete
Reklam
Room 8 - Beyin Yakan Ödüllü Kısa Film
Yönetmenliğini James W. Griffiths'in yaptığı, yazarlığını da Geoffrey Fletcher ile paylaştığı, aktör olarak da Tom Cullen, Michael Gould, Yuri Klimov oynadığı 2013 yapımı çok kaliteli bir o kadarda beyin yakan cinsten kısa film...
Snowpiercer'ı İzlemeniz İçin 6 Neden
Japon yönetmenlere karşı bir ön yargım var. Hatta bazen bu ön yargımı kırmak gerçekten zor oluyor. Belki Japon sinemasının çok sayıda abartılı filme sahip olmasıdır bunun sebebi. Bu filmi açmadan önce de öyle bir ön yargıya sahiptim.. Ne İzlesem Derdine Son Veren Blog
Walter Mitty'nin Gizli Yaşamı Filmini İzlemeniz İçin 7 Neden
Filmi şu an bitirdim ve bu yazıyı filmin bitiminden hemen sonra yazıyorum. Oscar ödüllerinde isminin geçmemesine çok şaşırdığım bir gerçek. Son yıllarda izlediğim en iyi film bu! Life dergisinde negatif müdürü olarak çalışan Walter, bir fotoğrafın negatifini kaybeder ve fotoğrafı gönderen fotoğrafçının nerede olduğunu hiç kimse bilmez. Çünkü fotoğrafçı sürekli dünyayı gezen birisidir. Filmse, bir arkadaşlık sitesindeki “hayatınızda anlatılmaya değer ne yaşadınız” gibi bir soruya verecek bir cevabı olmayan hayalperest Walter’ın bu fotoğrafçının peşine düşmesi ve sevdiği kadının yardımıyla kaybolan fotoğrafı araması üzerine kuruludur. Ben Stiller bu filmde hem oyuncu hem yönetmen koltuğunda bulunuyor. Eğer siz de benim gibi özgürlüğün rahat bir yaşamdan (parasal olarak demiyorum) ibaret olduğunu düşünmüyorsanız bu film kesinlikle size hitap ediyor. Her sabah uyandığınızda aynı şehir ve aynı insanlar sizi boğuyorsa, herşeyden biraz uzaklaşmanızı ve dünyayı bir ekrandan izlemenizi sağlayacak. Özgürlüğün tadına varacaksınız. Filmin özellikle başlarında Walter’ın hayallerinde gezerken harika grafikler göreceksiniz. Mükemmel bir kurgu izleyeceksiniz.Dedim ya son yıllarda izlediğim en iyi film bu! ve izlediğim en iyi finalde bu! Ağzınız açık bir şekilde hayretle ekrana yapışıp kalacağınız müthiş bir sonu var. İyi seyirler..Ne İzlesem Derdinize Son Verecen Blog
Hızlı ve Öfkeli 7′nin Çekimleri Yeniden Başladı
Ülkemizde Hızlı ve Öfkeli 7 adıyla vizyona girecek olan ve 2015 yılına ertelenen Fast & Furious 7′nin çekimlerinin yeniden başladığı, yönetmen James Wan tarafından resmi olarak duyuruldu. Hatırlarsanız yapım geçtiğimiz yıl trajik bir trafik kazası geçirerek hayatını kaybeden Paul Walker yüzünden durdurulmuş ve Paul Walker’ın kalan sahnelerinin nasıl çekileceğine karar verilene kadar uzunca bir zaman kaybedilmişti. Geçtiğimiz hafta Paul Walker’ın sahnelerini nasıl tamamlayacaklarını açıklayan yapımcılar, bugün de Hızlı ve Öfkeli 7′nin çekimlerinin başladığını Instagram hesabı üzerinden duyurdu. Vin Diesel, Dwayne Johnson, Jason Statham, Tyrese Gibson ve Kurt Russell’ın da aralarında bulunduğu geniş oyuncu kadrosuyla çekimler altı hafta daha sürecek. Bu sürenin sekiz haftaya kadar uzayabileceği tahmin edilse de, Hızlı ve Öfkeli 7′nin 10 Nisan 2015 tarihinde tüm dünyada vizyona gireceği kesinleşmiş durumda. superkarga
Reklam