onedio
Bu Hafta 10 Yeni Film Vizyonda
Bu hafta 3'ü yerli 10 film vizyona girecek. 'Lal'  Semir Aslanyürek'in yönettiği dram türündeki 'Lal' filmi izleyiciyle buluşacak. Oyuncu kadrosunda Erkan Can, Ata Murat Kalkan, Erdal Sarı ve Gürkan Uygun'un yer aldığı filmde, Antakya'nın bir köyünde 14 yaşlarında iki çocuğun macera dolu yolculukları konu ediliyor. 'Mutlak Adalet' Yönetmenliğini Hüseyin Eleman'ın yaptığı 'Mutlak Adalet' filminde, Ozan Akbaba, Bülent Çolak, Bihter Dinçel ile Turgay Tanülkü izleyici karşısına çıkacak. Dram türündeki filmin konusu özetle şöyle: 'Metin, karısı Bahar ve kızları Ece ile mutlu bir hayat sürmektedir. Bir gün iş dönüşü evine geldiğinde üç hırsızın karısına tecavüz ettiğini ve kızını darbettiğini görür. Olayın şokuyla hırsızları kovalar ve birini yakalayıp öldürür. Nefsi müdafaa sınırları dışında adam öldürmek suçundan hapse giren Metin, çıktığında dağılan ailesini kazanmak için bir mücadele eder. Eşi psikolojik sorunlar yaşamakta, kızı Ece ise çocuk esirgeme yurdunda kalmaktadır.' 'Cennetten Kovulmak' 50- Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde 'En İyi Film', 'En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu' ve 'Jüri Özel Ödülü'nü kazanan 'Cennetten Kovulmak' filminin yönetmen koltuğunda Ferit Karahan oturuyor. Ezgi Asaroğlu, Rojin Tekin, Gülistan Acet, Bünyamin Kavrut, Jülide Kural'ın rol aldığı film, dram severleri salonlara çekmeyi hedefliyor. Filmde, elektrik mühendisi Emine'nin görevli olduğu inşaatta, kendisine karşılıksız bir aşk besleyen Kürşat adlı işçinin hayatını kaybetmesi üzerine yaşananlar anlatılıyor. 'Aşk Treni' Rohit Shetty'nin yönettiği 'Aşk Treni' filminde, Shahrukh Khan, Deepika Padukone, Satyaraj ile Nikitin Dheer rol alıyor. Hindistan yapımı aksiyon komedi türündeki filmde, ailesini çocukken kaybeden Rahul'un bir gün arkadaşlarının daveti üzerine Mumbai'den Goa'ya gitmek üzere Chennai Express'e binmesi sonu yaşanan gelişmeler izlenebilecek. 'İnanılmaz Örümcek Adam 2' Andrew Garfield, Emma Stone, Jamie Foxx, Dane DeHaan'un rol aldığı 'İnanılmaz Örümcek Adam 2' filminin yönetmen koltuğunda Marc Webb oturuyor. Macera sevenleri sinema salonlarına çekmeyi hedefleyen ABD yapımı filmin konusu özetle şöyle: 'Hayatı oldukça yoğun geçen Peter Parker, bir yandan kötü adamları yakalayıp, diğer yandan aşkı Gwen ile vakit geçiriyordur. Gwen'ın babasına kızından uzak durarak onu koruyacağına dair verdiği sözü de unutmayan Peter, bu sözü tutmakta zorlanmaktadır. Kötücül Electro'nun ortaya çıkması, eski arkadaşı Harry Osborn geri dönüşü ve Peter'ın geçmişine dair yeni ipuçlarının ortaya çıkması Örümcek Adam'ın hayatını değiştirecektir'. 'Sensiz Olmaz' Londra'da geçirdiği 2 yılın ardından İspanya'ya geri dönen Hache'nin eski ve yeni aşkı arasındaki kararsızlığı anlatan 'Sensiz Olmaz' filminin yönetmenliğini Fernando Gonzalez Molina üstlendi. İspanyol yapımı romantik dram türündeki filmin oyuncu kadrosunda Maria Valverde, Mario Casas, Clara Lago ile Alvaro Cervantes'in yer alıyor. 'Dom Hemingway' Richard Shepard'ın yönettiği 'Dom Hemingway' filminde, Jude Law, Richard E. Grant, Demian Bichir ile Emilia Clarke izleyici karşısına çıkacak. İngiliz yapımı komedi dram türündeki filmde, arkadaşlarını gammazlamadığı için 12 yıl boyunca hapis yatan Dom Hemigway'ın cezaevinden çıktan sonra uzak kaldığı kızıyla vakit geçirmek için suç dünyasını geride bırakmak için verdiği mücadele konu ediliyor. 'Aşk Bilmecesi' Ünlü Fransız senarist-yönetmen Cedric Klapisch'in yönettiği 'Aşk Bilmecesi' filminde Kelly Reilly, Romain Duris, Audrey Tautou ile Cecile De France rol alıyor. Filmde, eşinin New York'ta tanıştığı biri nedeniyle kendisi terk etmesi üzerine Xavier'in yaşadıkları izlenebilecek. 'Sıfır Teorisi' Terry Gilliam'ın yönetmen koltuğuna oturduğu 'Sıfır Teorisi' filminin oyuncuları arasında Christoph Waltz, Matt Damon, Tilda Swinton ile Ben Wishaw yer alıyor. Bilim kurgu türündeki Romanya yapımı filmin konusu özetle şöyle: 'Qohen, her şeyin aslında hiçbir şeye eşit olduğunu ispatlanmaya çalıştığı gizli bir projeye dahil olur. Ancak toplumu kontrol eden yönetim, onu bu projeden uzaklaştırmak için, aşık olabileceği bir hayat tasarlamak dahil her şeyi yapacaktır. Terry Gilliam'ın geleceğe dair karanlık bir portre sunduğu film, kapitalizm ve inanç sistemlerine dair çarpıcı eleştiriler içeriyor.' 'Sefer Tası' Ritesh Batra'nın yönettiği 'Sefer Tası' filminde, Irrfan Khan, Nimrat Kaur, Nawazuddin Siddiqui ile Denzil Smith'in oynuyor. Filmde, her gün binlerce ev kadının, hazırladıkları öğle yemeklerini sefer taslarında eşlerine ulaştırdığı Hindistan'ın en kalabalık şehri Bombay'da bir gün bir kuryenin sefer tasını yanlış adrese teslim etmesi üzerine yaşanan gelişmeler anlatılıyor. AA
Reklam
Hababam Sınıfı Müze Oldu
Adile Sultan Kasrı'nda, Rıfat Ilgaz'ın ölümsüz eseri 'Hababam Sınıfı'nın çekildiği sınıf müze haline getirildi. Adile Naşit, Kemal Sunal, Münir Özkul ve Halit Akçatepe'nin birer silikon heykelinin bulunduğu müze, 'Hababam Sınıfı' oyuncularının da katıldığı bir törenle açıldı. İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü'nün desteğiyle oluşturulan müzenin açılışı için Koşuyolu'ndaki Adile Sultan Kasrı'nda düzenlenen törene, İl Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız ile aralarında Halit Akçatepe, Ercan Gezmiş, Ahmet Arıman ve Tuncay Akça'nın bulunduğu 'Hababam Sınıfı' filminin oyuncuları ve vatandaşlar katıldı. Sinemaseverler oyunculara büyük ilgi gösterdi; hayranları oyuncularla fotoğraf çektirdi. Törende konuşan İstanbul Milli Eğitim Müdürü Muammer Yıldız, 'Bu eser okulu konu alıyor, öğretmeni konu alıyor, sizi bizi işliyor. Dolayısıyla, aslında onlar öğretmenler, öğrenciler. Ben onlara öğretmenler, öğrenciler diye hitap etmek istiyorum. Sevgili sanatçılarımız, kıymetli sanatçılarımız, hoşgeldiniz. Sizin sayenizde Türk Sineması'nda unutulmaz ebedi bir eser çıktı. Eskiden bu kadar televizyonumuz da yoktu. Bugün televizyonumuz dışında birçok mecramız da var. Biz okul dizilerinden çocuklarımızı nasıl koruruz mücadelesini veriyoruz. Ama Hababam Sınıfı'ndan, biz, çocuklarımız, büyüklerimiz bir şeyler öğreniyoruz. Bunlar alkışlanması gereken, çok büyük bir emek ortaya koymuşlar' dedi. 'TORUNLARININ TORUNLARI İZLEYECEK' Hababam Sınıfı'nın 'Postal Rıza'sı Ercan Gezmiş de, 'Ben ve bütün arkadaşlarım ve sizler, onlarca kere bu filmi seyretmiş olmamıza rağmen, bu akşam bile yayınlandığında sanki ilk defa izliyormuş gibi o tadı, o lezzeti alıyoruz. Yönetmenimiz, büyük oyuncularımız, öğrenci arkadaşlarımız aramızdan ayrıldılar. Ama biliyorum ki, etraftan bir yerden bizi izliyorlar. Bizim duyduğumuz bu onuru onlar da duyuyorlar. Hepsine rahmet diliyorum. Arkadaşımız Mehmet Çatay'ın bir sözü var; 'Bu filmi çektiğimiz zaman benim dedem izliyordu, hayattaydı.' Arkasından babası izledi, Mehmet Çatay izledi, oğlu izledi, şimdi torunu izliyor. İnşallah torunlarının torunları izleyecek. Bize bu değeri verdiğiniz için herkese çok teşekkür ederim' şeklinde konuştu. SIRALARA OTURUNCA DUYGULANDILAR Konuşmaların ardından, davetliler, oyuncularla birlikte kurdelayı keserek, müzeye dönüştürülen sınıfa girdiler. Sınıfta, oyunculardan Adile Naşit, Kemal Sunal, Münir Özkul ve Halit Akçatepe'nin silikondan heykelleri bulunuyor. Sınıfa girenleri, kopya çekmek için sobanın içine girmiş olan 'Güdük Necmi' lakaplı Halit Akçatepe ve onun başında dikilen 'Kel Mahmut' lakaplı Münir Özkul'un silikon heykeli karşılıyor. Öğretmen masasının önünde dikilen Adile Naşit elinde zil çalarken, 'İnek Şaban' lakaplı Kemal Sunal ise sırasında otururken görülüyor. Duvarları film karelerinden fotoğraflarla süslenen sınıfta, hayatını kaybedenlerin fotoğrafları da oturdukları sıraların üzerine konuldu. Sınıfta sıralara oturarak fotoğraf çektiren oyuncuların, hayatta olmayan arkadaşlarının fotoğraflarına bakarak duygulandığı görüldü. Oyuncu Halit Akçatepe, duygularını, 'Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Çok güzel olmuş' sözleriyle dile getirirken, silikon heykeliyle ilgili olarak da, 'Münir abi kulağımdan çekerek sobadan çıkarıyordu. Ama şimdi sadece kafamı koymuşlar' dedi. Hababam Sınıfı oyuncuları daha sonra hep beraber 'Hababam güm güm güm' şeklinde slogan attı. Müzeyi gezen oyuncular çıkışta da okulun merdivenlerinde hatıra fotoğrafı çektirdi.  İstanbul/DHA
Reklam
Yeni Star Wars Filmi Abu Dabi'de Çekilecek
Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) başkenti Abu Dabi'deki medya şehri TwoForu54 yönetiminden yapılan açıklamaya göre, Star Wars filminin yeni serisinin Abu Dabi’de çekileceği Walt Disney’in film birimi başkanı Alan Horn tarafından doğrulandı ve filmin çekimlerinin Abu Dabi'deki yerel prodüksiyon firmalarının da desteğiyle yapılacağı kaydedildi.Henüz adı belli olmayan VII kodlu serinin yedinci filminin, 18 Aralık 2015'te vizyona girmesi bekleniyor.Çekimleri kısa süre içinde başlaması beklenen filmin yönetmenliğini Jeffrey Jacob Abrams'ın yapacağı, castı henüz netleşmiş olmasa da filmde Harrison Ford, Carrie Fisher, Billy Dee Williams ve Mark Hamill gibi ünlülerin oynaması bekleniyor.Çekimlerin altyapısını kuracak Abu Dabi Medya Şehri TwoForu54, geçen hafta başka bir Hollywood filmi olan Hızlı ve Öfkeli 7'nin çekimlerini tamamlamıştı. Medya Şehri yönetiminin uluslararası yapımlara yüzde 30 oranındaki maddi desteğinin Yıldız Savaşları'nın çekimlerini ülkeye getirilmesinde rol oynadığı ifade ediliyor.Tüm zamanların en iyi seri filmleri arasında yer alan Yıldız Savaşları'nın ilk filmi Yeni Bir Umut adıyla 1977'de yayınlanmıştı. İmparator ismiyle 1980'de ikincisi çekilen serinin, Jedi'ın Dönüşü 1983, Gizli Tehlike 1999, Klonların Saldırısı 2002 ve Sith'in İntikamı 2005 ile devam filmleri gelmişti. Disney Şirketi, Yıldız Savaşları'nın haklarını 2012 yılında Lucasfilm'den 4 milyar dolar karşılığı satın almıştı.TRT Haber
Onur Ünlü: "Sinema Yok Olacak"
Yönetmen Onur Ünlü ile artı 18 yaş sınırlaması ile gösterime giren yeni filmi 'İtirazım Var’ı konuştuk. Ünlü, 'İtirazım Var' ile yaşadığı süreci, Türk sinemasını, sinemanın geleceğini ve yeni projelerini Al Jazeera Türk’e anlattı. Onur Ünlü, son filmi ‘İtirazım Var’a yaş sınırı (+18) geldiği günün ertesinde İstanbul Film Festivali’nden ‘En İyi Yönetmen’ ödülünü kazandı. Yaş sınırı her an +15’e düşürülebilir. Başrolde boks yapan, antropoloji okumuş, bağlama çalan bir imamı oynayan Serkan Keskin de aynı festivalde ‘En İyi Erkek Oyuncu’ ödülünü aldı. Denetleme Kurulu birkaç gün içerisinde yaş sınırını daha da düşürebilir ama bir yandan da hayat geçiyor. Filmin gösterim günü an be an geride kalıyor ve sinemacılar için her seans çok önemli. Çünkü onlar ve elbette Onur Ünlü de filmleri izlensin ve daha çok insanla buluşsun diye film yapıyorlar. Sence filme neden 18 yaş sınırı getirildi? Açıkçası ben anlayamıyorum ama genel olarak duruşuyla ilgili bir sorun olmalı. Ben bu kararın siyasi değil, ahlaki olduğunu düşünüyorum ve bence bu daha kötü. Biz yine de itiraz ettik, itirazımız değerlendiriliyor ve belki de geri döner. Filmin belli bir yaşın altındakilere yasaklanmasına sebep olacak bir şey var mı içerikte? Bu nokta önemli. Çünkü benim bundan sonra yapacağım filmim yasaklanabilir ya da bundan sonraki bir filmime gerçekten +18 de verilebilir. Ama o sınırlamanın geleceği film, bu film değil. Zaten mesele de buradan çıkıyor. Bu şekilde denetlenmek bir yönetmen olarak sana ne hissettiriyor? Ben ancak benden daha ahlaklı ya da daha onurlu birisi tarafından ahlakımla ilgili denetlenmeyi kabul edebilirim. Ama bizi denetleyen insanlar kim, hiç bilmiyoruz ve tanımıyoruz. Meslekten insanlar oldukları söyleniyor ama biz onların mesleki yetkinliklerini de bilmiyoruz. Mesleki olarak da yaptığım işle ilgili benden daha yetkin biri olmalı. Bu karar prensip olarak umurumda değil ancak benim ve benimle çalışan insanların ekmeğiyle oynanıyor. Çünkü bu karar benim hem televizyon hem de vizyon satışını olumsuz yönde etkiliyor. Ben şu anda bununla ilgileniyorum. Yoksa o kurul da, Kültür Bakanlığı da total olarak umurumda değil. Ama benim filmime böyle davranan bir zihniyet, tarihi eserlere ya da diğer kültürel değerlere nasıl davranıyordur diye düşünüyorum. Yani benim filmime bu yaş sınırlamasını getirmekle, tarihi bir mozaik üzerine alçı sıvamak aynı şey. Filme yaş sınırlaması geldiğinde Cem Yılmaz da ‘itiraz’ edenlerden, tepki verenlerden biri oldu... Tabii, sağolsun o da destek oldu bize. Film Festivali’nin ödül gecesinde arkadaşlarımın, meslektaşlarımın üzerinde ‘Artı 18’e itirazım var’ yazılı çıkartma ile salonda oturmaları, jüri başkanı Derviş Zaim dahil herkesin bu çıkartmaları yapıştırması beni çok etkiledi. O günden beri de konuşuyoruz, neler yapabiliriz diye çünkü bu sadece benim filmime yapılan bir yasaklama değil, genel olarak bundan sonraki filmleri de tehdit eden bir anlayış. Bizim bu ahlak bekçiliği anlayışına karşı bir müdahalede bulunmamız lazım. Bu tip sınırlamalar, otosansüre neden olur mu zamanla? Benim bundan sonra yapacağım iki film de muhtemelen yaş sınırı olmaksızın yasaklanacaktır. Ama benim anlamadığım, bu tip bir karar çıkararak benim ya da bir başkasının film yapmasını engelleyecekler mi ya da caydırma yöntemi olarak bu mu kullanılıyor? Benim ne yapacağımı devlet belirleyemez, belirlememeli de. Bakın, ülkenin en değerli beyinlerinin bir kısmı bu film işinin içinde. Sinema üzerinden insanların mutluluğuna katkı yapmak isteyen bu insanlarla neden uğraşırsınız? Hayata dair para kazanmak, sosyal güvence, gelecek kaygısı gibi her şeyi bir kenara bırakmış bu insanların tek derdi iyi bir film yapmak ve bunu izleyiciye izletmek. Onlar olmadığında yerine ne koyacaksınız? Entelektüel olarak yoksunuz. Ne olmasını istiyorsunuz o zaman? Bu sorular yanıtsız. Anlamakta güçlük çekiyorum gerçekten. İYİ FİLM NADİR BİR ŞEYDİR Sanat kurumları geçmişlerine dönüp baktığı bir döneme girdi. Sinema açısından sence nasıl bir noktadayız Türkiye’de? Türk balesinden daha ileride olduğumuzu düşünüyorum sinemacılar olarak. Türk balesi diye bir şeyi söylerken bile kulağa ters geliyor. Benim ilk filmim ‘Polis’ 2007 yılında çıktığında o yıl gösterime giren Türk filmi sayısı 16’ydı. Geçen yıl 83 film vizyon gördü ve görmeyenlerle birlikte 100’ü buluyor bu rakam. Mesela 16 filmin içinden çok iyi beş film çıkma olasılığı 100 filmin içinden beş iyi film çıkma olasılığından daha düşük. Neticede senede zaten en fazla beş iyi film yapılabilir ki iyi film zaten nadir bir şeydir. Dünyada da böyledir. Türk sineması diye bir şey var mı peki? Türk ya da Türkiye sineması diye bir şeyden şimdilik bahsedemeyiz. Çünkü ortak bir duygu, ortak bir hal ya da zamanın ruhu dediğimiz şey etrafında film yapılmıyor, yapmıyoruz. Herkes kafasına göre bir şeyler yapıyor ve bir hengame oluşuyor. Ben de o hengame kuşağının içerisindeyim. Ama bu bir zaman sonra geçecek. Daha seçilerek yapılacak işler. Bizim filmlerde güzel planlar oluyor ama bir bütünlük yok, bunun nedeni nedir? Bütünlük duygusunu yakalamak kolay değil. Bir insan uyumak dışında hiçbir şeyi 100 dakika boyunca yapamaz. Ama 100 dakika boyunca bir filmi izleyebilirsin. İnsanları kapalı bir yere koyup, 100 dakika boyunca bir şeye baktırtmaya devam etmen gerekiyor. Bu kolay sağlanabilecek bir şey de değil. Özellikle bugün senin de bildiğin gibi çok fragmantal bir düşünce yapısı var ve insanlar ‘anlık’ bir fikri meşrulaştırarak sanat eseri ürettiğini iddia ediyor. Epik anlatım biçimi yok olmak üzere. Bunun yerine anlık düşünceler iş yapar haline geldi. İzleyici de bir anda karşısındaki esere bakıp onu üç, beş saniye içinde tüketip sonraki esere geçiyor. Böyle bir zamanda bir filmi 100 dakika içinde bütünlüklü olarak anlatmak iyice zorlaşıyor. TEVHİD ÜZERİNE DÜŞÜNMEMİZ GEREKİR O bütünlük için ne yapmak lazım? Peki, şöyle anlatayım, mesela ‘Tevhid’ meselesi üzerine düşünmemiz gerekir. Birlik ve bütünlük duygusu, her şeyin bir yandan da parçalanamaz bir bütünü oluşturduğu fikrini unutmamalıyız bence. Bundan uzaklaşınca film de dağılıyor, akıllarımız da dağılıyor. Sen Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan bütçe almıştın ve sonra geri verdin. O süreç nasıl gelişti? Ben bir film için para almıştım ve o filmi çekemedim. Çekmeyince de parayı götürüp geri verdim. Tabii ki tek seferde ödeyemedim ama 12 ay boyunca faiziyle birlikte aldığım parayı iade ettim. Bir daha da Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan destek filan istemedim. SİNEMA, İNSANLIK TARİHİNDE HOŞ SEDA OLARAK KALACAK Sence sinema Doğu kültürüne yabancı bir sanat dalı mı ? Ben sinemanın sadece Doğu kültürüne değil, Batı kültürüne de ait olmadığını düşünüyorum. Sinemanın insana ait olmadığını düşünüyorum. Önümüzdeki 50, en fazla 100 sene içerisinde yok olup gideceğine inanıyorum. Mesela geçenlerde bir yerde karşılaştım. Yanılmıyorsam Hititler döneminde yapılan ve üstün bir sanat tekniği, becerisi örneği olarak kabul edilen bir süsleme biçimi var. Şu anda kimsenin bununla ilgilendiği yok. Sinema da bunun gibi insanlık tarihinde hoş bir seda olarak kalacak. Zaten daha 100 yıllık bir mevzu ki koca insanlık tarihinde bir hiç ölçüsündedir. Sinema neye dönüşecek ? Evde kendi başımıza yaptığımız bir hale gelebilir mesela. Düşünsene Johannes Gutenberg 1450’de ilk kez modern matbaa tekniğini bulduğunda insanlığın kaderi değişmişti. Oysa şimdi evde internetten ya da kendi olanaklarımızla bir şeyler yazıp basabiliyoruz, büyük matbaa makinalarına ya da onları kullanacak insanlara ihtiyacımız yok. Sinema da belki böyle bireysel bir hale dönüşebilir. O zaman ‘Ben ne yapıyorum’ demiyor musun? Sürekli olarak diyorum. Ama mafya gibi oldu sinema benim için, girdim çıkamıyorum. Elimi verdim, kolumu alamıyorum. Bana yardım edin. TÜRKİYE’DEN İKİ ŞEY ÇIKMIYOR: SENARİST VE KALECİ Günlük yaşam politikası sanatçıları ne kadar etkiliyor ? Genel olarak sanat eserlerinin günlük politikayla kurduğu ilişkinin onu zedeleyeceğine dair yaygın bir kanı var ve ben de buna katılıyorum. Ancak bu aşılabilir aynı zamanda. Mesela ‘İtirazım Var’da bunu aşmaya çalıştık. Filmdeki göndermeler hem bugünün hem de 1400 sene evvelinin ve belki bundan sonrasının da sorunlarına dair ya da en azından izleyenlerin söylediği bu. Bir sanat eserinin yaşadığımız güne dair noktalara değinirken o noktaların cihanşümul olmasına da dikkat etmek gerekiyor. Sanatçı olsun olmasın insanlar çok fazla politize oldu. Politize olmayanlar günlük hayatın dışında mı tutuluyor? Politize olmak senin günlük hayatta işini kolaylaştırır, seni çok kolay bir şekilde konumlandırır ve günü kurtarmanı sağlar. Ama şunu unutma, Türkiye’den iki şey çıkmıyor: Bir senarist, iki kaleci. Çünkü herkes gol atmaya çalışır. Ya yönetmen olmak isterler ya da santrafor. Sinemaya sadece yazar olarak -ben dahil- destek vermek kimseyi kesmez. Bu bulunduğumuz yerin Ortadoğu olmasından ve sadece bize özgü olup, kimsenin anlayamayacağı o tatlı gerilimle yaşamamızdan kaynaklanır. Bu bir telaş yaratır, yarın ne olacağımızı hatta bir an sonra ne olacağımızı biz gerçekten de bilmiyoruz. HAKİKATLE ARAMIZDA 700 PERDE VAR Yine de sanatçıyla sanat yerine politika konuştuğumuz bir ortamdayız... Bu konumlandırma telaşı içinde meselenin özünden uzaklaşıyoruz işte. Mevlana, hakikatle aramızda 700 perde olduğundan bahseder. Günlük politika bence bu 700 perdeden biri sadece. Filmde, devletin din adamları Selman Bulut tarafından ister istemez dışlanıyor. Dinin mahrem ve kişiye özel tarafına neden vurgu yapmak istedin? Bir insanın dini inancını sormak ya da bunu araştırmak en temel nezaket kuralına aykırı en başta. Fakat şu an içinde bulunduğumuz iktidarla birlikte korkunç bir nezaketsizlik içerisindeyiz. İnanan ve inanmayan ayrımına gidildi ve bu inanan biri olarak beni çok rencide ediyor. Çünkü ben belirli bir iletişimde olduğum herhangi birinin dinini, milletini hiç düşünmedim. Fakat şu anda bu devletin bekasıyla doğrudan ilişkilendirilen bir şey gibi gösteriliyor. İdeolojilerinden emin olmadıkları için sürekli korkuyorlar ve korktukça daha fazla şey öğrenmeye çalışıyorlar. Çünkü kendi ideolojileriyle insanlar arasında sevgi, saygı, ruh birliği ve bağı olmadığının ve olamayacağının farkındalar.Bedia Ceylan Güzelce/Al Jazeera
Hızlı ve Öfkeli'de Paul Walker'ın Rolünü Kardeşleri Üstlenecek
Çekimleri, Paul Walker’ ın geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetmesi nedeniyle yarım kalan Hızlı ve Öfkeli (Fast & Furious) serisinin son filminde ABD’li aktör yerine kardeşleri rol alacak. 2013′ün Aralık ayında kaza yapması sonucu arabasının içinde yanarak can veren Paul Walker’ın oyunculuk bayrağını kardeşleri Caleb ve Cody devralıyor. Çekimlerine geçen sene başlanan fakat yıldız oyuncunun ölümü nedeniyle ara verilen Hızlı ve Öfkeli serisinin yedinci filminde Walker’ın eksik kalan sahneleri bu şekilde tamamlanacak. FF7 adlı ekip dünyada ilk kez denedikleri bir teknolojiyle iki kardeşin sesinin kullandıkları program sayesinde Walker’a benzetmeyi başardıklarını açıkladı. İki kardeşin de sahnelerde tek tek denenerek hangisinden iyi sonuç alınırsa o sahnede o kardeşin kullanıldığı belirtildi.Diken
Reklam
"Keşke O Filmde Oynamasaydım" Diyen 19 Ünlü Oyuncu
Kariyer basamaklarını tırmanırken pek çok projede çalıştılar. Ama bazı filmlerde rol almak onlara göre büyük hataydı. Brad Pitt, Nicole Kidman, Ben Affleck, Halle Berry, Will Smith ve daha birçok oyuncu, kariyerlerinin en kötü projelerini anlattı. İşte ünlülerin rol aldıkları filmlerle ilgili itirafları!
Jobs İçin Boyle ve DiCaprio Söylentisi
Teknoloji devi Apple’ın kurucularından Steve Jobs’ın hayatı tekrar beyazperdeye uyarlanıyor. Steve Jobs’ın hayatını anlatan yeni filmin başrolünde Leonardo DiCaprio’nun olacağı iddia edildi. Aaron Sorkin'in, Steve Jobs'ın Walter Isaacson tarafından kaleme alınan resmi biyografisine bağlı kalarak yazdığı yeni Jobs filminde başrolü Leonardo DiCaprio'nun üstleneceği söyleniyor.  The Hollywood Reporter'a göre, yeni Steve Jobs filminin yapımcısı Sony Pictures, Slumdog Millionaire'in yönetmeni Danny Boyle ve Leanardo DiCaprio ile görüşmelere başladı.  Sony daha önce yönetmenlik için David Fincher, Jobs'ı canlandırması için ise Christian Bale ile görüşüyordu fakat bu anlaşmanın yüksek ücret talepleri nedeniyle suya düştüğü belirtiliyor.Yönetmen koltuğunda Boyle'un oturduğu ve Steve Jobs'ı DiCaprio'nun canlandırdığı bir film, Fincher ve Bale ikilisinden çok daha fazla ilgi çekebilir. Üstelik, Boyle ve DiCaprio 2000 yılında çekilen The Beach'te birlikte çalışmışlardı. (Akşam)
Sinema/TV Tarihinin En Dehşetengiz 10 Karakteri
Kötülükleri ve hayali karakterler olmalarına rağmen kitleler üzerinde bıraktıkları etkilerle takdire şayan görsel yayın tarihin  en dehşetengiz 10  karakteri. İlk galerim hatam olduysa affola.
Reklam
DC Comics 10+3 Geliyor
Kemerlerinizi bağlayın ve uçmaya hazır olun. DC Comics çizgi romanlarından esinlenen on film ve bizi derinden heyecanlandıran üç dizi önümüzdeki yıllar içerisinde seyirciyle buluşacak. Küçük bir dipnotla moralinizi bozacak nitelikte fakat bu bir iptal değil erteleme durumu. Müthiş görselliğin ve detaylı senaryoların bir film haline getirilmesindeki zorluğu anlayacağınızı umarak yazıma başlıyorum. Biraz eleştirel yaklaştım, sürçilisan ettiysem affola.
Rihanna Animasyon Karakterini Seslendirecek
Rihanna da animasyon karakteri seslendiren ünlüler arasındaki yerini almaya hazırlanıyor. Dreamworks yapım şirketinin Adam Rex’in çocuk kitabından beyazperdeye uyarladığı Home/ Ev adlı filmde Rihanna, “Tip”adlı siyahî bir karakteri seslendirecek. Grammy Ödüllü şarkıcı, uzaylıların evlerini bulmalarına yardım eden, ergen bir çocuğu seslendirmekten mutluluk duyduğunu ifade etti. Jennifer Lopez, Jim Parsons ve Steve Martin de bu yeni projede seslendirme yapacak isimler arasında. Filmin ana karakterinin siyahî olmasının üzerinde durulurken, Shadow and Act adlı sinema blogundan Tambay A. Obenson: “Hollywood yapımı üç boyutlu animasyon filmlerinde başrol olarak siyahî bir karaktere rastlamak pek mümkün değil. Bundan sonra daha sık göreceğiz herhalde” açıklamasında bulundu. Ayrıca, Rihanna’nın, filmin soundtrack’ine de katkı sunması bekleniyor.  Taraf
Reklam
Onur Ünlü: '+18 Kısıtlamasının Siyasi Olmadığına İnanmak İstiyorum'
“İtirazım Var” filmi Onur Ünlü’ye İstanbul Film Festivali’nde En İyi Yönetmen Ödül’ü kazandırdı. Filme, içinde “insanlık onuru var” gerekçesi ile +18 yaş kısıtlaması getirildi. Ünlü, gerekçenin de gerekçesini merak ettiğini dile getirdi İstanbul Film Festivali’nde En İyi Yönetmen Ödülü’nü alan Onur Ünlü’nün son filmi İtirazım Var, geçen Cuma gösterime girdi. Film, gösterim tarihine bir gün kala “+18” yaş sınırlandırması şoku yaşadı. Gerekçe ise filmde “insanlık onuru” olması bir de “şiddet” içermesiydi. Camide işlenen bir cinayetin peşine düşen İmam Selman Bulut’u anlatan İtirazım Var, din, polisiye ve mizahi unsurları barındırıyor. Ünlü ile hem filmi, hem de getirilen sınırlandırılmayı konuştuk. Ünlü, “Kararın siyasî olmadığını umuyorum” diyor ve filmin her polisiye kadar belli oranda şiddet içerdiğini belirtiyor. Filminize, gösterimine bir gün kala +18 yaş sınırlaması getirildi. Sizce bu kararın gerekçesi ne? Ve bu süreçte ne yapmayı planlıyorsunuz? Evet, 18 yaşın altındakilerin filmi seyretmesi yasaklandı. İtiraz edeceğiz, itiraz hakkımız var çünkü. Gerekçeli kendi başına çok komik bir metin, içinde “İnsan onuru, genel ahlak ve şiddet barındırdığı” için gibi bir şey söylüyor. Yani filmin içinde “insan onuru var” diyor. Evet, filmde “insanlık onuru” var. Ama çok fazla şiddet sahnesi yok. Bu kadar şiddet sahnesi filmin +18 alması için yeterli mi? Şiddet belli oranda vardı, bir yumruklama sahnesi var, bir de bir iki tane yara görüyoruz ama onu da karanlıkta görüyoruz. Bilmiyorum niye öyle bir karar verdiler, sormak lazım bu gerekçenin de gerekçesini. Mesela 76 milyon insanın ahlakını koruyan iki tane adam var orada. Bu insanlar kendilerini nasıl hissediyor? Gerçekten o derece ahlaklı insanlar mı? Acaba benim de onları denetleme hakkım var mı? “Evet, bu beni ahlaken denetleyebilir” diyebilir miyim? Ben neye dayanarak o adamın ahlakının, benim ahlakımı sorgulamasına izin vereceğim? Kararın siyasî olduğunu düşünüyor musunuz? Bütün iyi niyetimle siyasî olmadığına inanmak istiyorum. Önümüzdeki birkaç gün bunu daha net ortaya çıkartacaktır. Eğer öyleyse yazık bize... Ama filmde, güncel politik göndermeler var. Çok göze batırmayan ama yakın geçmişi hatırlatan... Bu senaryo 2010’da yazıldı. Politik gönderme dediğiniz kısımları, çekerken eklemedik, güncel olana değsin diye tek bir şey yapmadık. Sadece Superman karakteri var filmde, izleyenler görecekler o karakteri ekledim sonradan. Aslında bu, şunu gösteriyor, dört sene içinde hiçbir şey değişmemiş. Bir takım şeyleri hissetmişiz ya da biliyormuşuz... Zaten o kazanın kaynadığının farkındaydık. Estetik olarak, bir eserin siyasete gönderme yapmasını çok da verimli bulmam, eserin değerini düşürür bence. Ama çoğu insan sizin gibi düşündü çok göze batmadığı konusunda. Bunun böyle olma sebebi bizim samimiyetimizdir diye tahmin ediyorum. Yani içimizden geleni eğmeden, bükmeden, kırıcı olmadan ama olan bitenle ilgili ne düşünüyorsak o şekilde söyledik. İtirazım Var “Millî Cinayet Koleksiyonu”nun bir parçası. Fakat diğer filmlerinize kıyasla, polisiye türünün özelliklerini çok daha fazla taşıyor. En başında bunları toplayıp 10 film yaparız diye düşünmüştük. Ben gençlik yıllarımda polisiyeyle ilgilenmeye başladım, bayağı da kafayı takmıştım. Hatta ilk polisiye eser Ahmet Hamdi Efendi’nin Rabıta romanı derler eskiler. 1876’da yazılmış bir kitap. Bu kitaptan sadece altı tane kalmıştı, bir tanesi Atatürk Kitaplığı’ndaydı, ben oradan fotokopisini aldım o kitabın. Osmanlıca öğrenmeye başladım kitabı okumak için. Böyle konuşuyorum havalı havalı ama sürece olağanüstü hâkim olduğumdan değil işte de birazcık biliyorum polisiyeyi. Celal Tan ve Ailesinin Aşırı Acıklı Hikâyesi gibi polisiye sayılabilecek filmler yaptım ama gerçek anlamda bir polisiye yapmak istiyordum. Polisiyelerde olay örgüsü en önemli şeylerden biri. Ben o kadar hâkim olmasam da polisiyeye, hep öyle gibi gelir. İtirazım Var’da evet bu örgü var ama öte yandan Selman Bulut karakteri de çok ön planda. Evet, polisiyenin olay örgüsü önemli ama bütün büyük polisiyelerde bizler, karakterlerin isimlerini biliriz. Sherlock Holmes gibi... Dolayısıyla polisiyede karakterler çok önemli. Çünkü onun peşinde takılır izleyici, eğer karakterin peşine takılmazsak ve onu tanımazsak inanmayız, korkarız, güvenmeyiz. Onun için karaktere güvenmemiz gerekiyor. O yüzden önce karakter sonra olay örgüsü gelir. Polisiye de eğer biraz kalburüstüyse o zaman tadından yenmez. Birincisi karakterin böyle bir önemi var. İkincisi bu karakter bana çok benziyor. Ben hiç boks yapmadım ama gerçekten antropolojiyle ilgilendim, biraz müzikle ilgileniyorum, Alevi deyişleriyle ilgilendim. Ama böyle bir adamı, tabiri caizse imam diye yutturmak ne kadar mümkün olabilirdi. İşte orada Serkan Keskin denen acayip adam devreye giriyor ve bizi o adam olduğuna ikna ediyor. İslam’ın doğası anti-kapitalisttir Filmde, dinî referanslı çok şey var. Ama en hissedilir olanı, dinin kapitalizmle bağdaşmayacağı. Bunla ilgili her şeyi yazacak, söyleyecek kadar bilgili değilim başta bunu söyleyeyim. Ama benim anladığım kadarıyla Kuran’ın kendisi zaten anti-kapitalisttir. Ama birçoğu, aynı kitaplarla üstelik öyle olmadığına dair deliller getirip bütün bir sistemi öyle kurar. Bu da bin 400 senedir devam eden bir çiledir. Misal gerçek anlamda malın ve ortaya çıkan kârın bölüşülmesidir Kuran’ın önerdiği. Oysaki zenginler sadaka vererek vicdanlarını rahatlatıyor. Filmde de söylüyor, “kırkta birlik” diye bir şey var. Malının kırkta birini vererek zekât’tan kurtulamazsın. Bu sadece alt sınır. Ama neden alt sınırdan hareket ediyorsun? İslam benim görebildiğim kadarıyla doğası itibariyle tekrarlıyorum anti-kapitalisttir zaten. SUZAN DEMİR/TARAF
Sadri Alışık Ödülleri Adayları Belli Oldu
19. Sadri Alışık Tiyatro ve Sinema Oyuncu Ödülleri adayları açıklandı. Yılın Onur Ödülü sinema dalında Şerif Gören ve Kartal Tibet'e, tiyatro dalında Ali Poyrazoğlu'na verilecek. Ödül töreni 5 Mayıs Pazartesi günü saat 21.00'de MKM Attila İlhan Salonu'nda gerçekleşecek. Sadri Alışık Tiyatro ve Sinema Oyuncu Ödülleri Onursal Başkanı Çolpan İlhan, özellikle küçük imkanlardan büyük dünyalar yaratan genç tiyatrocu ve sinemacıların adaylıklarından fevkalade mutlu olduğunu belirterek, tüm adayları tebrik ettiğini ifade etti. Kerem Alışık ise, ödüle aday olmanın da en az ödül almak kadar kıymetli olduğunu emeğin ve çabanın takdir edilmesinin, görülmesinin önemini vurguladı. Sadri Alışık Tiyatro ve Sinema Oyuncu Ödülleri Tiyatro Seçici Kurulu Başkanı Üstün Akmen, şöyle konuştu: 'Sadri Alışık Tiyatro Oyuncu Ödülleri'ni bu yıl da tek ve ilk yapan (açık yüreklilikle söylemem gerekirse) adayları ve ödülleri birer sarraf titizliğiyle saptayan seçici kurul üyelerinden her birinin marka olmuş kimliklerden, kişiliklerden oluşmuş olmasından kaynaklanmaktadır. Bu jüri sıradan bir halk jürisi değildir ve konunun uzmanlarından oluşturulmuştur. Ödüllerin dağılımında elbette küçük terazi farklarına rastlanabilir, ama değerlendirmeler hiç kuşkunuz olmasın ki saygın tiyatro sanatını mutlaka özendirici nitelikler taşımaktadır.' Sinema Seçici Kurulu Başkanı Erden Kıral ise, 'Sinemanın en önemli oyuncu yarışması olan Sadri Alışık Oyuncu Ödülleri için seçici kurulumuz aylar süren titiz çalışmaların sonucunda adayları belirledi. İzlediğimiz filmlerdeki oyunculukların gayet iyi olduğunu düşünüyorum. Kanımca iyi bir oyuncu ilham veren oyunculuk sergiler. Bu yıl, bizi derinden etkileyen, anlatılan hikayenin veya kendi hikayelerimizin içine çeken oyunculara takdir borçluyuz' dedi. 19.SADRİ ALIŞIK TİYATRO VE SİNEMA OYUNCU ÖDÜLLERİ ADAYLARI 2013-2014 SADRİ ALIŞIK SİNEMA ÖDÜLLERİ ADAYLARI SİNEMA SEÇİCİ KURUL ERDEN KIRAL (Jüri Başkanı), Çolpan İlhan, Burak Göral, Fehmi Yaşar, Prof. Dr. Bülent Vardar, Zuhal Olcay, Mehmet Aslantuğ. Yardımcı Rolde Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu Adayları Demet Evgar / SEN AYDINLATIRSIN GECEYİ Nevra Serezli / SENİN HİKAYEN Sumru Yavrucuk / TAMAM MIYIZ? Yardımcı Rolde Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu Adayları Tansu Biçer / KÜF Nadir Sarıbacak / YOZGAT BLUES Serkan Keskin / YABANCI Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu Adayları Sanem Öge / ŞİMDİKİ ZAMAN İpek Türktan Kaynak / KUSURSUZLAR Defne Halman / HAYAT BOYU Ayça Damgacı / YOZGAT BLUES Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu Adayları Serdar Orçin / EVE DÖNÜŞ: SARIKAMIŞ 1915 Ercan Kesal / YOZGAT BLUES Uğur Polat / EVE DÖNÜŞ: SARIKAMIŞ 1915 MÜZİKAL YA DA KOMEDİ DALINDA Yardımcı Rolde Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu Adayları İpek Bilgin / KARNAVAL Oya Aydoğan / KEDİ ÖZLEDİ Esra Dermancıoğlu / KADIN İŞİ Yardımcı Rolde Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu Adayları Rasim Öztekin / DÜĞÜN DERNEK Salih Kalyon / EYVAH EYVAH 3 Onur Ünsal / ERKEK TARAFI TESTOSTERON Yılın En Başarılı Kadın Oyuncusu Adayları Tülin Özen / KARNAVAL Filiz Ahmet / KADIN İŞİ Ezgi Mola / PATRON MUTLU SON İSTİYOR Algı Eke / KEDİ ÖZLEDİ Yılın En Başarılı Erkek Oyuncusu Adayları Tolga Çevik / PATRON MUTLU SON İSTİYOR Ahmet Kural / DÜĞÜN DERNEK Murat Cemcir / DÜĞÜN DERNEK ÖZEL ÖDÜLLER AYHAN IŞIK ÖZEL ÖDÜLÜ Ali Atay / SEN AYDINLATISIN GECEYİ EKREM BORA UMUT VEREN OYUNCU ÖDÜLÜ Aras Bulut İynemli / TAMAM MIYIZ? JÜRİ ÖZEL ÖDÜLÜ Melik Saraçoğlu / GÖZÜMÜN NURU ONUR ÖDÜLÜ Şerif Gören Kartal Tibet 2013-2014 SADRİ ALIŞIK TİYATRO ÖDÜLLERİ ADAYLARI TİYATRO SEÇİCİ KURUL Üstün Akmen (Jüri Başkanı), Cem Duygulu, Dilek Yorulmaz, Eser Rüzgâr, Hami Çağdaş, Mehmet Çiftçi, Osman Şengezer, Refika Sezik, Rengin Uz, Sevil Özdemir, Tijen Savaşkan, Vecdi Sayar, Yaşar İlksavaş. YILIN EN BAŞARILI KADIN OYUNCUSU ADAYLARI Suzan Acun - 'Ders' Tiyatro Fora Tilbe Saran - 'Savaş' Tiyatro Pürtelaş Zerrin Tekindor - 'Kim Korkar Hain Kurttan' Oyun Atölyesi YILIN EN BAŞARILI ERKEK OYUNCUSU ADAYLARI Enis Arıkan - 'Garaj' Tiyatro Craft Göktay Tosun - 'Örümcek Kadının Öpücüğü' Tiyatro Hal Tardu Flordun - 'Kim Korkar Hain Kurttan' Oyun Atölyesi YARDIMCI ROLDE YILIN EN BAŞARILI KADIN OYUNCUSU ADAYLARI Defne Halman - 'Katil Joe' Tiyatro İn Evrim Doğan - 'Şapkalı O..... Çocuğu' İkincikat Öykü Karayel - 'Katil Joe' Tiyatro İn YARDIMCI ROLDE YILIN EN BAŞARILI ERKEK OYUNCUSU ADAYLARI Berkay Ateş - 'Yirmi Beş' D22 Okan Urun - 'İz' Galata Perform Taner Ölmez - 'Katil Joe' Tiyatro İn KOMEDİ, MÜZİKLİ OYUN VE MÜZİKAL DALINDA YILIN EN BAŞARILI KADIN OYUNCUSU ADAYLARI Ebru Saçar - 'Ya Başaramazsak' Tiyatro Seyirlik Günay Karacaoğlu - 'Şenlikli Limonata' Aysa Prodüksiyon Tiyatrosu Özge Özder - 'Müziksiz Evin Konukları' Tiyatro Kare YILIN EN BAŞARILI ERKEK OYUNCUSU ADAYLARI Levent Ünsal - 'Arsız Davet' ve 'Cyrano De Bergerac' Tiyatro Ak'la Kara Mehmet Ali Kaptanlar - 'Cimri' İstanbul Devlet Tiyatrosu Musa Uzunlar - 'Yaşamak Denilen Bu Zahmetli İş' İstanbul Devlet Tiyatrosu YARDIMCI ROLDE YILIN EN BAŞARILI KADIN OYUNCUSU ADAYLARI Ayşe Selen 'Sezonun Kabusu' Tiyatrotem Esra Akbaş - 'Huysuz' Aysa Prodüksiyon Tiyatrosu Zeynep Erkekli - 'Cimri' İstanbul Devlet Tiyatrosu YARDIMCI ROLDE YILIN EN BAŞARILI ERKEK OYUNCUSU ADAYLARI Edip Tepeli - 'Küskün Müzikal' Emek Sahnesi Emrah Eren - 'Sokak Kızı İrma' Bakırköy Belediye Tiyatrosu Haki Biçici - 'Huysuz' Aysa Prodüksiyon Tiyatrosu ÖZEL ÖDÜLLER ANADOLU EFES ÖZEL ÖDÜLÜ Tiyatro Adam 'Arturo Ui'nin Önlenebilir Tırmanışı SEÇİCİ KURUL UMUT VEREN OYUNCU ÖDÜLÜ Ecem Uzun - 'Savaş' Tiyatro Pürtelaş SEÇİCİ KURUL ÖZEL ÖDÜLÜ Tiyatro Gerçek - 'Savunma (Hakan Gerçek) SEÇİCİ KURUL KOMEDİ YA DA MÜZİKAL ÖZEL ÖDÜLÜ Talimhane Tiyatrosu - 'Seni Seviyorum, Mükemmelsin, Şimdi Değiş' ONUR ÖDÜLÜ Ali Poyrazoğlu 100 YILLIK EMEK ÖDÜLÜ İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları CNN Türk
Tarantino, The Hateful Eight'i Tekrar Yazacak
Quentin Tarantino, iptal ettiği projesi The Hateful Eight için yeşil ışık yaktı. Aynı isme sahip olsa da yeni bir senaryo yazarak filmi çekeceğini açıkladı.Quentin Tarantino, geçtiğimiz yıl Ocak ayında ülkemizde vizyona giren Django Unchained (Zincirsiz) filminden sonra yeniden vahşi batı temalı bir film yapacağını açıklamış, ardından kısa bir süre sonra The Hateful Eight’i duyurmuştu. Fakat duyurmasından çok geçmedi ki filmin senaryosu bir ajans tarafından yayımlanınca Quentin Tarantino çık sinirlenerek filmi iptal ettiğini açıkladı.Hayranları olaya üzüldü, Tarantino da şimdi yeni bir film üzerine düşünüp harekete geçeceğim bu da zaman alacak açıklamasını yaptı. Sonrasında The Hateful Eight’in senaryosunun biraz daha hikayeleştirilmiş haliyle bir defaya mahsus canlı okunacağı açıklandı. 150-200 dolar arasında değişen bilet fiyatlarına rağmen salonu dolduranlar hem The Hateful Eight’in orijinal senaryosunu dinledi, hem de Tarantino’dan müjdeli haber aldı.Tarantino, filmi tam anlamıyla iptal etmediğini, tekrardan yeni projesi olarak gündemine aldığını söyledi. Fakat senaryonun bu kadar ortaya çıktıktan sonra çekilebilir bir yanı kalmadığını, bu sebeple ikinci taslağa geçerek yeniden aynı dünyada geçen ancak olayları biraz daha farklı ele alan bir senaryoyu yazmaya başladığını açıkladı.The Hateful Eight ismine sahip olacak bu ikinci taslak senaryo ne zaman biter ve çekim aşamasına geçilir şu an için öngörmek zor diyebiliriz. Ancak kesin olan, Tarantino’nun The Hateful Eight ile Django’dan sonra yine bir vahşi batı filmi çekecek olması.superkarga
Özel Efektlerden Öncesi ve Sonrası Film Kareleri
Artık sinema sektörünün özel efektlerle ne kadar etkili olabileceğini bilmeyenimiz yoktur sanırım. Yeri gelir filmler konu açısından her ne kadar beklentilerimizin altında kalsa da filmin sonunda 'görsel efektler çok iyiydi' diyebiliyoruz. Ve bu galeri de Hollywood'un bu işi ne kadar profesyonel yaptığının kanıtı adeta.
Reklam