Amerika'da bir neslin yaşamındaki kırılma noktası olan Vietnam Savaşı, hem filmleri hem de müzikleriyle kendi tarzını yarattı. Vietnam Savaşı filmlerinden ünlü 10 soundtrack sizler için derlendi.
Sizlere “Hiçbir sahne basit değildir, hiçbir sahne önemsiz değildir, o yüzden oyuncuları cesaretlendirmeye ve hep pozitif bir hava yaratmaya çalışırım. Genellikle ‘Güzel’ derim. ‘Güzel’ benim için ‘idare eder’ ya da bazı durumlarda ‘kötü’ anlamına gelebilir; yani o durumda bir dahaki tekrarda neyle karşılaşacağımı bilemem, belki de daha iyisi çıkacaktır, dolayısıyla tekrar isterim. ‘Harika’ da o kadar iyi değil demektir. ‘Mükemmel’ bayağı iyi anlamına gelir. ‘Kusursuz’ ise gerçekten iyidir.” diyen bir efsanenin filmlerinden ve kült soundtracklerinden bahsetmek istedik.Martin Scorsese'nin filmlerinden efsane 10 soundtrack sizler için derlendi.
Guardian gazetesinin sanat eki G2 sayfalarında, son filmi 'Kış Uykusu' üzerinde yönetmen Nuri Bilge Ceylan'la yapılmış bir söyleşiye yer verdi.Britanya Film Enstitüsü'nde (BFI) de Kasım ve Aralık aylarında Ceylan'la ilgili özel bir program düzenleniyor.Yönetmenin tüm filmleri program kapsamında Enstitü'de gösteriliyor.G2 ekinde Guardian film eleştirmenlerinden Peter Bradshaw'un 'Kış Uykusu' üzerine yaptığı röportaj 'Büyük Uyku' adını taşıyor.Bradshaw Ceylan'la Cannes'da yaptığı röportaj ve filmle ilgili olarak öncelikle şunları yazıyor:'Kış Uykusu 196 dakika uzunluğunda ve düşüncelerle yoğun bir film. Karşılaşmamızdan önce filmi hazmederken bir ceylan yutmuş ve büyük parçayı ufaltmak için zamana ihtiyacı olan bir piton yılanı gibi hissettim.'Bradshaw övgüyle bahsettiği filmin konusunu anlattıktan sonra Ceylan'ın söylediklerini aktarıyor.Ceylan, film senaryosunu eşi Ebru Ceylan'la yazmayı tercih ettiğini çünkü eşinin ona karşı koyacağını bildiğini söylüyor.Başrol oyuncularından Haluk Bilginer'in filmle ilgili hep aklında olup olmadığına dair soruya cevaben Ceylan, 'Aklımda tek düşünce oydu. Yazmayı bitirdiğimizde kabul etmedi, çünkü yoğundu. Kendisinin bir tiyatrosu var. Haftada üç gece sahne alıyor. Başka insanları aradım. Ancak aklım hep ondaydı. Sonunda kabul etti. Onun programını kabul ettik; Serbest olduğunda çalıştık. O, her zaman tekti.'Bilginer'in canlandırdığı Aydın karakterinin sempatik olup olmadığını ve izleyici olarak filmin sonunda ona üzülünüp üzünülmeyeceğine dair soru karşısında Ceylan, 'insanın çok karmaşık olduğunu söylüyor ve şöyle devam ediyor:'Bu karmaşıklığı olduğu gibi göstermek istedim. Hepimiz karmaşığız. Bir gün, bu çok iyi bir adam diye düşünüyorsunuz. Ancak ertesi gün çok gaddar birine dönüşüyor.'Bradshaw, filmde kara komedi öğelerinin de bulunduğunu belirtip Ceylan'a hiç komedi film çekmeyi hayal edip etmediğini sormuş.'Hayır, hayır, hayır!' diye başladığı cevabını şöyle sürdürmüş Ceylan: 'Ben bu tür bir adam değilim. Komedileri sevmiyorum. Gülmeyi sevmiyorum.''Ben melankolik şeyleri daha çok seviyorum. Ama arkadaşlar arasında gülmeyi seviyorum tabii ki.'Ceylan çok beğendiği yönetmelerin Yasujiro Ozu ve Rober Bresson olduğunu söylemiş.Bradshaw 'Uzak' filminde, ana karakterdeki kişinin ve konuğunun Andrei Tarkovsky'nin 'İz Sürücü' filmini izlediğini, biri uyuyakalınca diğerinin videoya porno film koyduğu sahneyi hatırlatıyor.Bradshaw burada sinemanın ustalarına gösterilen büyük saygıya yönelik bir taşlama olup olamayacağını sormuş. Ceylan'ın buna cevaben söylediği cümlelerden bazıları şunlar: 'Türkiye'de bu sahneyi yanlış anladılar. Tarkovsky'yi diğer adam uyusun diye koyduğumu düşündüler. Ama yine bunu nedeni, kendisi ve kaybolan idealleri arasında bir ilişki inşa etmek istemesiydi. Tarkovsky izlemeyi gerçekten istemişti.''Tarkovsky ve porno arasında o kadar uzun bir yol yok. İkisi de ihtiyaçlarımızdan gelir. Bir adam kaybolan idealleriyle bağlantı kuramıyor, bu yüzden mastürbasyon yapıyor. Bazen mastürbasyon dünyayı unutmak demektir.'BBC Türkçe
Daha önce Fantastic Mr. Fox filmiyle stop-motion becerilerini kanıtlamış olan Wes Anderson, birkaç farklı hikayeden oluşan episodik bir stop-motion’la vizyona geri dönmeyi planlıyor.Anderson, Lisbon And Estoril Film Festivali’ndeki basın toplantısında Vittorio de Sica’nın The Gold of Naples ’ına benzer yapıda bir film planladığını söyledi. Filmi yeni izleme fırsatı bulduğunu ve iyi bir ilham kaynağı olarak gördüğünü de ekledi.Yönetmenin yeni animasyonunda kimlerle çalışacağıysa henüz belli değil. Bu yılın başında Anderson, Roman Coppola’yla yeni bir senaryo üzerinde çalıştıklarını açıklamıştı. İkili daha önce The Darjeeling Limited ve Moonrise Kingdom filmleirnde de beraber çalışmışlardı.Bant Mag
Levent Kırca, Cem Yılmaz'ın geçen ay vizyona giren filmi Pek Yakında'nın kendi filminden alıntı olduğunu söyledi. Cem Yılmaz Twitter'dan yanıt verdi...Oyuncu Levent Kırca, Cem Yılmaz'ın geçen ay vizyona giren filmi 'Pek Yakında'nın, 2001 yılında kendisinin yazıp yönettiği ve oynadığı 'Son' adlı filminden alıntı olduğu gerekçesiyle, Yılmaz aleyhine 60 bin liralık maddi ve manevi tazminat davası açtı.CEM YILMAZ'DAN YANIT GELDİ: BENİ OYUNCAK GİBİ KULLANMAK İSTİYORSUNUZCem Yılmaz, Twitter'dan yaptığı açıklamada, 'Filmi yine çalmışım. Bu artık çivinin çıktığını insanlarda utanma kalmadığını gösteriyor benim için. Buna inanan varsa da canı sağolsun. Beni oyuncak gibi kullanmak istiyorsunuz sizi anlıyorum... Varın oynayın dilediğiniz gibi. Film yapmak ne kolay ne ciddiyetsiz iş bazısına. Teşekkür ederim....' dedi.Levent Kırca'nın, avukatı Çiğdem Karakoyunlu aracılığıyla, İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne verdiği 5 sayfalık dava dilekçesinde, 'Müvekkilim, ülke çapında tanınan bir oyuncu olup, aynı zamanda birçok eserin yazarı ve imtiyaz sahibidir. 2001 yılında vizyona giren 'Son' isimli sinema filminde yönetmen, hikaye sahibi ve oyuncu olarak yer alan müvekkil, bu filmin mali haklarının da sahibidir. Bu film içerisinde kısıtlı imkanlarla film çekme fikrinden yola çıkarak, yer yer Türk Sineması'nın emektarlarına göndermede bulunularak hikaye kurgulanmıştır. Davalının senaryosunu yazıp yönettiği, aynı zamanda yapımcılığını da yaptığı 'Pek Yakında' adlı sinema filminde, müvekkilin eser sahibi olduğu 'Son' adlı eserini açıkça ve hukuka aykırı olarak intihal edecek şekilde olay örgüsüne yer vermiştir. Davalının sinema filmi ile müvekkilin 'Son' filmi arasındaki ana karakterler, hikaye gelişimi, matematiği, çalışmalar, hatta bazı detaylar tıpa tıp benzerlik göstermektedir' denildi.'KENDİ ESERİYMİŞ GİBİ PİYASAYA SÜRMÜŞTÜR'Her iki filmde de çeşitli benzerlikler olduğu belirtilen dilekçede, 'Filmin yayına girdiği tarihlerde, internet ortamında film ile ilgili yorumlarda iki filmin benzerliğine sık sık değinilmiştir. Bu yorumlardan kimi sinema eleştirmenlerine, kimisi ise sade vatandaşlara aittir. Müvekkil, yılların birikimiyle, öykü, kahramanlar, olayların akışı, gelişimini somut bir şekilde ortaya koyarak, belli bir fikrî emek verilerek, orijinal olarak bir öykü oluşturmuş ve film çekmiştir. Davalı ise müvekkilin bilgisi ve onayı dışında, büyük bölümünü müvekkilin eserinden alıntıların oluşturduğu bir sinema filmini kendi eseriymiş gibi piyasaya sürmüştür' ifadelerine yer verildi.60 BİN LİRALIK DAVALevent Kırca'nın kişilik haklarının ihlal edildiğini ve zarara uğradığını belirten avukat Karakoyunlu, 50 bini manevi, 10 bini ise maddi olmak üzere toplam 60 bin liralık tazminat davası açtı.HaberTürk
8. filmi Hateful Eight’in yapım süreci devam ederken,Tarantino’dan sinemaseverleri üzecek bir haber geldi.Ucuz Roman, Kill Bill, Rezervuar Köpekleri, Ucuz Roman, Soysuzlar Çetesi, Zincirsiz gibi pek çok baş yapıta imza atan ünlü yönetmen, iki film daha yaptıktan sonra sinemayı bırakacağını açıkladı.Sinemanın genç işi olduğunu ve işi zirvede bırakmak istediğini söyleyen Tarantino, sinemayı bıraktıktan sonra ne yapacağı üzerine kendisine yöneltilen soruyu da ‘‘Piyes ve kitap yazmayı planlıyorum. Sonuçta sahneyi terk etmen söylenene kadar orada bulunma gibi zorunluluğun yok… Seyircilerin halen benden daha fazlasını bekledikleri bir ortamda bırakma fikri hoşuma gidiyor” diyerek yanıtladı.Tarantino, sinemayı bıraktıktan sonra geri dönüp dönmeyeceği konusunda ise ‘‘Eğer gerçekten çok iyi bir fikirle karşılaşırsam sırf yönetmenliği bıraktım diye bu fikri reddetmem’’ şeklinde konuştu.İlerihaber
Bazı filmler o kadar tuhaftir ki, saatlerce izlersin ama bir türlü filmin çekilmesindeki amaç nedir anlayamazsın. Adam ne anlattı, ana fikir neydi bir türlü çözemesin. Hatta öyledir ki bazen filmi izlemekle kaybettiğin zamanı keşke tuvalette geçirseydim dersin. Ya film gerçekten saçmalığın ötesindedir, ya da sen filmdeki ince mantığı çözemeyecek kadar aptalsındır. Olmadı film bitince internetten falan araştırıp acaba bu konuda yalnız mısın öğrenmeye çalışırsın.
Beyazperdede kılıktan kılığa girerek her zaman yeni imajlar peşinde koşan Johnny Depp’in, yeni filmi Mortdecai’den bir fragman daha gün yüzüne çıktı. Aksiyon soslu komedi filminde Depp’i yine yeni ve şaşırıtıcı imajıyla izleyeceğiz. Filmin yönetmeni David Koepp ile Depp daha önce 2004 yılında Gizli Pencere filminde beraber çalışmışlardı. Kyril Bonfiglioli’nin romanından beyazperdeye uyarlanan filmin senaryosu Eric Aronson’a ait.Zengin bir oyuncu kadrosu olan filmde Depp’e; Gwyneth Paltrow, Aubrey Plaza, Jeff Goldblum ve Ewan McGregor gibi isimler eşlik ediyor. Nazilerin mal varlığına kayıtlı bir tablonun çalınması ile sanat simsarı Charles Mortdecai’nin harekete geçmesini ve sonrasını anlatan filmin ülkemizde hangi tarihte yayınlanacağı henüz belirsizliğini koruyor.
Oyuncu Levent Kırca, Cem Yılmaz'ın geçen ay vizyona giren filmi 'Pek Yakında'nın, 2001 yılında kendisinin yazıp yönettiği ve oynadığı 'Son' adlı filminden alıntı olduğu gerekçesiyle, Yılmaz aleyhine 60 bin liralık maddi ve manevi tazminat davası açtı.Oyuncu Levent Kırca, Cem Yılmaz'ın geçen ay vizyona giren filmi 'Pek Yakında'nın, 2001 yılında kendisinin yazıp yönettiği ve oynadığı 'Son' adlı filminden alıntı olduğu gerekçesiyle, Yılmaz aleyhine 60 bin liralık maddi ve manevi tazminat davası açtı.Levent Kırca'nın, avukatı Çiğdem Karakoyunlu aracılığıyla, İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne verdiği 5 sayfalık dava dilekçesinde, 'Müvekkilim, ülke çapında tanınan bir oyuncu olup, aynı zamanda birçok eserin yazarı ve imtiyaz sahibidir. 2001 yılında vizyona giren 'Son' isimli sinema filminde yönetmen, hikaye sahibi ve oyuncu olarak yer alan müvekkil, bu filmin mali haklarının da sahibidir. Bu film içerisinde kısıtlı imkanlarla film çekme fikrinden yola çıkarak, yer yer Türk Sineması'nın emektarlarına göndermede bulunularak hikaye kurgulanmıştır. Davalının senaryosunu yazıp yönettiği, aynı zamanda yapımcılığını da yaptığı 'Pek Yakında' adlı sinema filminde, müvekkilin eser sahibi olduğu 'Son' adlı eserini açıkça ve hukuka aykırı olarak intihal edecek şekilde olay örgüsüne yer vermiştir. Davalının sinema filmi ile müvekkilin 'Son' filmi arasındaki ana karakterler, hikaye gelişimi, matematiği, çalışmalar, hatta bazı detaylar tıpa tıp benzerlik göstermektedir' denildi.'KENDİ ESERİYMİŞ GİBİ PİYASAYA SÜRMÜŞTÜR'Her iki filmde de çeşitli benzerlikler olduğu belirtilen dilekçede, 'Filmin yayına girdiği tarihlerde, internet ortamında film ile ilgili yorumlarda iki filmin benzerliğine sık sık değinilmiştir. Bu yorumlardan kimi sinema eleştirmenlerine, kimisi ise sade vatandaşlara aittir. Müvekkil, yılların birikimiyle, öykü, kahramanlar, olayların akışı, gelişimini somut bir şekilde ortaya koyarak, belli bir fikrî emek verilerek, orijinal olarak bir öykü oluşturmuş ve film çekmiştir. Davalı ise müvekkilin bilgisi ve onayı dışında, büyük bölümünü müvekkilin eserinden alıntıların oluşturduğu bir sinema filmini kendi eseriymiş gibi piyasaya sürmüştür' ifadelerine yer verildi.60 BİN LİRALIK DAVALevent Kırca'nın kişilik haklarının ihlal edildiğini ve zarara uğradığını belirten avukat Karakoyunlu, 50 bini manevi, 10 bini ise maddi olmak üzere toplam 60 bin liralık tazminat davası açtı.Haber: Arzu KAYA / İstanbul DHA
Yönetmen Christopher Nolan’ın son filmi “Interstellar” (Yıldızlararası), bilim kurgu, aksiyon, aile draması ve bir aşk hikayesi olarak karşımıza çıkıyor. BoxOffice Türkiye’nin açıkladığı rakamlara göre, filmin ilk 3 günde ulaştığı izleyici sayısı 92 bin 196.Christopher Nolan, yeni filmi için Hollywood’un iki dev yapım şirketi Paramount Pictures ve Warner Bros.’u nasıl arkasına aldığını, “Onlara şöyle dedim: ‘Akıllara durgunluk veren kalbi, duygusal iniş çıkışları olan insan odaklı bir bilim kurgu çekmek istiyorum. Bu yolda insan farkındalığı bizi birleştirecek, evrenin büyüklüğü keşfedilecek ve film bu iki bulguyu bir araya getirecek’ dedim” sözleriyle anlattı.Başrollerinde Matthew McConaughey, Anne Hathaway, Jessica Chastain, Bill Irwin, Ellen Burstyn ve Michael Caine’in yer aldığı film zengin oyuncu kadrosu ile de dikkat çekiyor.
Hobbit filminin ana karakterlerinden olan Ejdarha smaug 2. film ile karşımıza çıktı. Smaug karakterini filmde Sharlock Holmes ile de tanıdığımız Benedict Cumberbatch canlandırıyor. Cumberbatch bu rol için Londra hayvanat bahçesine gidip sürüngenlerin yaşamlarını araştırmış.
Fatih Akın'ın yönettiği ve Venedik Film Festivali’nde prömiyeri yapılan 'The Cut' (Kesik) filmi geçen Perşembe Almanya’da vizyona girdi. Çalışmalarını Almanya’da sürdüren, kendini yaşadığı kent olan Hamburglu olarak tanımlayan Türkiye kökenli yönetmen, Osmanlı’nın son döneminde 1915 Ermeni Tehciri sırasında iki kızıyla bağlantısı kopan Ermeni bir demirci ustasının öyküsünü anlatıyor.Akın'ın imza attığı 10. uzun metrajlı film olan The Cut'ın senaryosu Hollywood’un efsaneleşmiş senaristlerinden Mardik Martin'e ait. Filmin başrolünde Cezayir asıllı oyuncu Tahar Rahim yer alırken, kadroda kendisine Akın Gazi, Numan Acar ve Korkmaz Arslan gibi Türk oyuncular da eşlik ediyor.Film 1915 yılında Osmanlı İmparatorluğu’nda Tehcir Kanunu gereğince Mardin’de bütün Ermeni erkeklerin toplanması ile başlıyor. Tehcir kapsamında ailesinden koparılan demirci Nazarat Manukyan yıllar sonra iki kızının hâlâ hayatta olduğunu öğreniyor ve onların izinde Suriye’den Küba’ya, oradan da Amerika’ya uzanan bir yolculuğa çıkıyor.Yönetmenin kendi söylemiyle ‘The Cut’, ‘Duvara Karşı’ filminde aşkla başlayan, sonra ‘Yaşamın Kıyısında’ ölümle devam eden üçlemenin ‘iblis’ yanını oluşturuyor.Alman eleştirmenler tarafından pek beğenilmeyen filmin konusu nedeniyle tartışmalara yol açacak iddialı boyutu bulunduğu, ancak Fatih Akın’ın diğer filmlerine kıyasla sinema dilinin tatmin edici olmadığı öne sürülüyor. Bundan önceki çalışmalarında yorumu seyirciye bırakan Akın’ın bu kez içerik üzerinden mesaj vermeye çalıştığı ve bunda pek başarılı olamadığı belirtiliyor. Filmin Türkiye’de de gösterime gireceği açıklanmasından sonra aşırı milliyetçi çevrelerden ölüm mesajları alan Akın, 1915 Ermeni Tehciri’ni film yapma fikrinin tabuları yıkma fikrinden oluştuğu görüşünde.‘The Cut’ filminin Türkiye’de muhtemelen Aralık ayında sinemalara geleceğinden yola çıkılıyor. Bu arada Fatih Akın’ın bundan sonraki projesinin, 2000-2007 yılları arasında 8’i Türk 10 kişiyi öldüren aşırı sağcı Nasyonal Sosyalist yeraltı terör örgütü ile ilgili olacağı söylentileri var.Geçen günlerde Hamburg Film Festivali'nde prestijli Douglas Sirk Ödülü’ne layık görülen yönetmen, burada konuyla ilgili açıklamasında yeni filmi ile ilgili iddialara ‘Biraz sürpriz olsun. Üzerinde çalışıyorum’ şeklinde bir cevap vermişti.
40 yaşına giren usta oyuncu Leonardo DiCaprio'nun doğum gününü kutlarız. Ayrıca bunca efsane filmde harikulade bir oyunculuk sergilemesine rağmen bir Oscar ödülü bile kazanamamasından dolayı Akademi Ödülleri Komitesini kınıyoruz.
Hali hazırda 2014 yılı boyunca Türk Sineması'nın 100. yaşının kutlandığı etkinlikler devam ederken yıllardır efsane olmuş replikleri tekrar anımsayalım istedim.Ps. Videolar Yeşilçam Türkiye resmi YouTube kanalından alıntıdır.
Uzakdoğulular Bruce Lee, Jackie Chan, Jet Li gibi birçok efsaneyi çıkarmanın yanında, sinema dünyasının kaliteli yapımlarına da imza atıyorlar. Bu durum, elbette uzakdoğu filmlerinin kurguları kadar müzikleri için de geçerli. Uzakdoğu'dan etkileyici 10 film müziği sizler için derlendi.
Kimi sinema severlerin özellikle kıymet verdiği bir kategoridir tek mekanda geçen filmler. Özel efektlere boğulmuş atlamalı zıplamalı filmlere alışık yeni nesiller pek bilmezler ama tek mekanın verdiği gerilimi fazla teknoloji bile veremez. Hani orada tıkılır kalırsın çıkamazsın, Sadece gerilim değil, komedi, gizem, bazen hepsi tek bir evde ya da bir odada vuku bulur. İŞTE ÖYLE ŞEYLER.
Şahan Gökbakar'ın izlenme rekorları kıran film serisi Recep İvedik yeni filmi için hazırlanıyor. Kardeşi Togan Gökbakar ile uzun süredir çalışan Şahan Gökbakar yeni Recep İvedik'i animasyon olarak hayata geçirecek.2008'de başlayan Recep İvedik yolculuğu ile izlenme rekorları kıran Şahan Gökbakar, İvedik’le ilgili yeni projesini hayata geçirmeye hazırlanıyor.Animasyon olarak geliyor..7 milyon kişinin izlediği Recep İvedik 4 filmiyle yaklaşık 70 milyon hasılat yapan Şahan Gökbakar, İvedik'i bu kez animasyon olarak sinemaya taşıyacak. Yönetmen kardeşi Togan Gökbakar ile birlikte uzun süredir üzerinde çalışan komedyen, Recep İvedik için Hollywood’a özgü teknikler kullanacak.Çizimleri ve animasyonları için Anima İstanbul'la anlaşan Şahan Gökbakar, yeni projesinde sesiyle var olacak. Komedyen geçen hafta da Recep İvedik’in 3D animasyon resmini sosyal medya hesabından paylaşarak takipçilerini meraklandırmıştı.Milliyet