Berkin Elvan Haberleri

Berkin Elvan ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Berkin Elvan ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

2013 Yılına Damga Vuran Olaylar
2013'e damga vuran Haziran ayı Taksim Gezi Parkı protestolarının kitleselleştiği, polis şiddeti ve protestoların dozunun arttığı bir ay oldu 2013 yılında Türkiye ve dünyada birçok önemli gelişmeler ve olaylar yaşandı. Türkiye için yıla damgasını vuran gelişme ise Taksim Gezi Parkı olaylarıyla başlayan süreçti. Parktaki ağaçların sökülmesini protesto amacıyla Mayıs ayının son gününde başlayan gösteri yurt geneline yayıldı. Türkiye dışında da ses getiren olaylar, bütün bir yılı etkisi altına aldı. İşte Milliyet'in derlediği 2013 almanağından, Türkiye ve dünyada yılın olayları   Ocak: Ustalara veda Türkiye ocak ayında basın, sanat ve edebiyat dünyasının önemli isimlerini sonsuzluğa uğurladı. Şarkıcı Şenay Yüzbaşıoğlu, edebiyatçı Metin Kaçan, dünyaca ünlü Türk ressam Burhan Doğançay, usta gazeteci Mehmet Ali Birand, 'Deprem dede' lakaplı Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara, yazar İsmet Kür ve sanatçı Ferdi Özbeğen'in ölüm haberleri ocak ayında peş peşe geldi. Yine ocak ayı içinde avukatlar için başörtüsü yasağı kalktı. Çözüm süreci kapsamında BDP Heyeti ilk kez İmralı'da Abdullah Öcalan'la görüştü.  Şubat: Amerikalı Sierra cinayeti Ankara'da ABD Konsolosluğu'ndaki canlı bomba saldırısı Şubat ayına damga vurdu. İstanbul Zeytinburnu'nda bulunan ABD'li Sarai Sierra cinayeti Türkiye gündeminden uzun süre düşmedi. Cumartesi annelerinin simgeleşen ismi Berfo Ana'yı (105) da yine bu ay kaybettik. Ay içerisinde Milliyet'te Namık Durukan imzası ve 'İmralı tutanakları' başlığıyla yayınlanan haber Türkiye'nin gündemini belirledi.  Mart: Öcalan'ın 'çekilin' çağrısı Mart ayına damga vuran en önemli olay Diyarbakır'da yapılan Nevruz Şenliği'nde Abdullah Öcalan'ın mesajının Türkçe ve Kürtçe olarak okunması ve Öcalan'ın PKK'ya yaptığı 'çekilin' çağrısı oldu. Bu çerçevede PKK'nın kaçırdığı 8 kamu görevlisi Kuzey Irak'a giden bir heyet tarafından Türkiye'ye getirildi. Geçirdiği kalp ameliyatının ardından uzun süre yoğun bakımda kalan Müslüm Gürses'in ölümü hayranlarını üzüntüye boğdu. Tiyatrocu Metin Serezli de Mart ayında yaşamını yitirdi.  Nisan: Akil insanlar Nisan ayının birinci gündem maddesi 63 kişilik Akil İnsanlar Heyeti'nin açıklanması ve 9'ar kişilik grupların 7 bölgede ziyaretlere başlaması oldu. İsrail, Mavi Marmara saldırısıyla ilgili Türkiye'den özür diledi ve tazminat görüşmeleri başlatıldı. Susurluk davasından hükümlü eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar, denetimli serbestlik çerçevesinde 1 yıl tutuklu bulunduğu cezaevinden tahliye edildi. Piyanist ve besteci Fazıl Say hakkında dini değerleri aşağıladığı iddiasıyla açılan davada 10 ay hapis ile cezalandırılması kararı çıktı. Hüküm 5 yıllık denetimli serbestlik şartıyla geri bırakıldı.  Mayıs: Reyhanlı ve Gezi Mayısta Türkiye tarihinin en kanlı terör eylemlerinden biri gerçeklişti. Hatay Reyhanlı'da belediye önünde patlatılan bomba yüklü iki araç nedeniyle 52 kişi yaşamını yitirdi. Mayıs ayının son günü ise Taksim Gezi Parkı'nda ağaçların sökülmesini protesto ile başlayan Türkiye geneline yayılan kitlesel olayların fitili ateşlendi. Çevik Kuvvet'in 30 Mayıs'ta Gezi Parkı'nda eylem yapan protestoculara müdahalesiyle başlayan olaylar yaz sonuna kadar sürdü.  Haziran: Gezi Parkı olayları Haziran ayı Taksim Gezi Parkı protestolarının kitleselleştiği, polis şiddeti ve protestoların dozunun arttığı bir ay oldu. Eylemcilerden 27 yaşındaki kaynak işçisi Ethem Sarısülük, Kızılay Güvenpark'taki gösteriler sırasında polisin açtığı ateş sonucu kafasından kurşunla vurularak yaşamını yitirdi. Ataşehir'de ise bir sürücünün otomobiliyle protestocuların arasına dalması sonucu Mehmet Ayvalıtaş yaşamını yitirdi. Eskişehir'de de 19 yaşındaki Ali İsmail Korkmaz, sopalı saldırıya uğradı. Kafasına aldığı darbeler nedeniyle 38 gün komada kaldıktan sonra yaşamını yitiren Korkmaz'ın dövüldüğü ana ilişkin güvenlik kameraları görüntüleri ülke genelinde tepkilerin artmasına neden oldu. Hatay'daki protestolar sırasında da Abdullah Cömert, kafasına aldığı darbe sonucu hayatını kaybetti. Adli Tıp Kurumu, Cömert'in, gaz fişeğinin kafasına isabet etmesi sonucu beyin kanaması nedeniyle hayatını kaybettiğini belirledi. İstanbul 6. İdare Mahkemesi, Taksim Gezi Parkı Koruma ve Güzelleştirme Derneğinin açtığı davada, belediyenin projesinin yürütmesini durdurduğunu açıkladı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş da Gezi Parkı'nda AVM projesinden vazgeçildiğini ve buraya bir kent müzesi yapılmasının düşünüldüğünü açıkladı. Protestolar devam ederken, Okmeydanı'nda evinden ekmek almaya çıkan 16 yaşındakiBerkin Elvan, gaz bombasının kafasına isabet etmesi sonucu ağır yaralandı. Diyarbakır'ın Lice ilçesinde karakol yapımına tepki gösteren çevre köylerden BDP'li grup ile güvenlik güçleri arasında çıkan arbedede Medeni Yıldırım öldü.  Temmuz: 5. yüz nakli Gezi Parkı eylemlerinin etkisi devam etti, birçok ilde eylemlere katılan kişilerle ilgili kimlik tespitleri ve gözaltılar yapılmaya başlandı. Türkiye'nin 5'inci yüz nakli ameliyatı, Akdeniz Üniversitesi'nde yapıldı. Muğla'da beyin ölümü gerçekleşen Polonyalı turist Andrzej Kucza'nın yüzü ve çenesi, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan başkanlığındaki ekip tarafından, 1 yıldır nakil bekleyen 26 yaşındaki Recep Sert'e nakledildi.  Ağustos: Ergenekon davası Başbakan Erdoğan Başkanlığı'nda toplanan Yüksek Askeri Şura'da, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yeni komuta kademesi belirlendi. Öcalan'ın avukatlarının, 'yeniden yargılanma' ve 'cezasının infazının durdurulması' talebiyle yaptıkları başvuru Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nce reddedildi. Yıllarca süren Ergenekon davasında karar açıklandı. Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ müebbet hapis cezasına mahkum edilirken CHP milletvekili Mustafa Ali Balbay toplam 34 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. CHP Milletvekili Mehmet Haberal ise cezası açıklandıktan sonra tahliye edildi.  Eylül: Suriye ile helikopter krizi   Eylül ayına damga vuran olay Türkiye'nin sınır ihlali yapan bir Suriye helikopterini düşürmesi oldu. M-17 tipi Suriye helikopteri TSK tarafından düşürüldü. Hükümet Eylül ayı sonunda Demokratikleşme Paketi'ni açıkladı. Bingöl M Tipi Ceza İnfaz Kurumundan aralarında terör örgütü mensuplarının da bulunduğu 18 tutuklu ve hükümlü tünel kazarak firar etti. Firariler ertesi gün kırsalda yakalandı. Alkollü içkilerin 22.00 - 06.00 saatleri arasında perakende satışını yasaklayan düzenleme yürürlüğe girdi. Sinema ve tiyatro sanatçısı Tuncel Kurtiz vefat etti. Kurtiz'in ölümü büyük bir üzüntü yarattı. 'Şu Çılgın Türkler' kitabının yazarı Turgut Özakman da hayatını kaybetti.  Ekim: Maramaray açıldı Ekim ayında kamuda başörtüsü yasağı ve okullarda Andımız uygulaması kalktı. İstanbul'da iki kıtayı denizin altından birleştiren Marmaray projesi 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda açıldı. Kamuoyunu uzun süre meşgul eden Münevver Karabulut cinayetiyle ilgili davada rekor tazminat kararı çıktı. Garipoğlu ailesinin 37 bin 500 lira maddi, 1 milyon 250 bin lira manevi tazminat ödemesine karar verildi. Gölcük'te bayram tatilinde Hatay'a giden annesi tarafından evde bırakılan bebek öldü. Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü Ahmet Kaya'ya verildi.  Kasım: Kızlı - Erkekli evlere denetim tartışması   Kamuda başörtüsü yasağının kalkmasıyla AKP milletvekilleri Meclis'e başörtüleriyle geldi. Meclis'te grubu bulunan partilerin kadın milletvekillerinin yaptığı konuşmalar güne damgasını vurdu. Öğrenci evleriyle ilgili 'kızlı - erkekli' tartışması başladı. 10 Kasım'da Anıtkabir'i 1 milyon 89 bin 615 kişi ziyaret etti ve bir rekor kırıldı. Uzun süredir gırtlak kanseriyle mücadele eden gazeteci Savaş Ay ile tiyatrocu Nejat Uygur hayatını kaybetti.  Aralık: Yolsuzluk ve rüşvet operasyonu Aralık ayına 17 Aralık'ta başlayan yolsuzluk ve rüşvet operasyonu damgasını vurdu. Soruşturma kapsamında AKP hükümetinin bakanlarının adı yolsuzluğa karıştı. Eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar ve eski İçişleri Bakanı Muammer Güler'in çocukları gözaltına alındı. Gözaltına alınan isimlerden Güler ve Çağlayan'ın oğlu tutuklandı, Bayraktar'ın oğlu serbest bırakıldı. işadamları, bürokratlar ve devlet memurları hakkında da kara para aklama, rüşvet ve altın kaçakçılığı suçlaması getirildi. Soruşturmayla ilintili olarak 3 bakan istifa ederken Bakanlar Kurulu'nda da büyük revizyon gerçekleşti ve 10 yeni isim girdi. CHP Milletvekili Mustafa Balbay tahliye edildi. İzmir'deki askeri tersanede bakımı yapılan römorkör suya indirildiği sırada alabora olarak yan yattı ve 8'i asker 10 personel yaşamını yitirdi.  Sanat dünyasında yaşananlar Picasso'nun 'Le Reve' isimli tablosu 155 milyon dolara satılarak, bugüne kadar ABD'li bir koleksiyonerin satın aldığı en pahalı eser unvanını aldı. Fahrelnissa Zeid'ın 'Atom Patlaması ve Bitkisel Hayat' isimli tablosu 2 milyon 741 bin dolara satıldı. Zeid, Ortadoğu'nun en yüksek fiyatla satılan eserini resmeden kadın sanatçı unvanını kazandı. Dan Brown'ın 'Cehennem'i, ilk haftasında 369 bin kopya satarak bir rekora imza attı. 4 yıl süren protestolara rağmen tarihi Emek Sineması, kamuya ait olmasına rağmen yerine AVM yapılmak için özel inşaat firması Kamer tarafından yıkıldı.  2013'te dünyada yaşananlar   Haiyan Tayfunu: Filipinler'i 8 Kasım'da vuran tayfun 10 bin kişinin ölümüne neden oldu. Bangladeş'te fabrika faciası: Başkent Daka'daki fabrika çöktü, 1100 işçi öldü. NSA sızıntısı: ABD'li Edward Snowden, Amerikan Ulusal Güvenlik Dairesi'nin (NSA) tüm dünyayı gizlice nasıl izlediğini kanıtlayan belgeleri sızdırdı. Mısır'da askeri darbe: Mısır'ın Genelkurmay Başkanı el Sisi komutasındaki Mısır Silahlı Kuvvetleri yönetime müdahale etti. İran'ın nükleer anlaşması: İsviçre'nin Cenevre kentinde İran'la yürütülen nükleer müzakerelerde 24 Kasım'da anlaşma sağlandı. Mavi Marmara için özür: İsrail Başbakanı Netanyahu 22 Mart'ta, Mavi Marmara baskını nedeniyle Türkiye'den özür dilediğini açıkladı. Rusya'ya meteor düştü: Saatte 60 bin kilometre hızla hareket eden meteor Çelyabinsk'te patladı. İngiltere kraliyet bebeği: İngiltere Prensi William ve eşi Düşes Kate'in oğulları George 22 Temmuz'da doğdu. Curiosity Mars'ta su buldu: Mars'a gönderilen keşif robotu Curiosity su izine rastladı. Tarihi değiştiren kemik bulundu: Bilim insanları 400 bin yıllık bir insan iskeletinde DNA buldu. Yapay et: Hollanda'da üretilen yapay et 'tatsız' bulundu. Kansere mucize tedavi: Bilim insanları, kanserle mücadele için 'immünoterapi'yi seçti. Papa istifa etti: Papa 16. Benediktus, ilerleyen yaşını gerekçe göstererek istifa etti. 'Selfie' sözlüğe girdi: 'Telefonla kendi fotoğrafını çekmek' anlamına gelen 'Selfie' kelimesi Oxford sözlüğüne girdi. Rusya'da Greenpeace krizi: Eylül ayında, Kuzey Buz Denizi'nde Rus Gazprom firmasına ait petrol platformunu protesto ettikten sonra tutuklanan Türk aktivist Gizem Akhan ve 29 Greenpeace aktivisti yıla damga vurdu. 63 gün tutuklu kalan Akhan Türkiye'ye döndü. Boston maratonu saldırısı: Saldırıyı Çeçen Çarnayev kardeşler gerçekleştirdi. Pistorius sevgilisini öldürdü: Güney Afrikalı paralimpik atlet Sevgililer Günü'nde sevgilisi Reeva'yı öldürdü. İspanya'da tren kazası: 80 kişinin öldüğü olay ülkede son 40 yıldaki en büyük kaza oldu. Kenya'da AVM baskını: Başkent Nairobi'deki alışveriş merkezinde meydana gelen silahlı saldırıda 67 kişi hayatını kaybetti.  2013'te en çok konuşulan isimler Yıl boyunca dünya çapında en çok konuşulan magazinel isim ABD'li şarkıcı Miley Cyrus oldu. Ilımlı tavırlarıyla birçok farklı dinden insanın sempatisini kazanan Papa Francesco ve İran'ın yeni cumhurbaşkanı Hasan Ruhani en çok konuşulan liderler arasında...  2013'ün en çok ses getiren ünlü isimleri Miley Cyrus: ABD'li şarkıcı Cyrus, yılın en çok konuşulan ismi oldu. Time dergisinin 'Yılın Kişisi' listesinde zirveyi zorlayan Cyrus, MTV Müzik Ödülleri'nde yaptığı dansla tarihe geçti. Papa Francesco: Arjantinli Jorge Bergoglio 13 Mart tarihinde yeni Papa olduğunu ilan etti. Papa Francesco göreve geldiğinden bu yana eşcinsellere ve ateistlere karşı ılımlı yaklaşımıyla takdir topladı. Time dergisi de Papa Francesco'yu yılın kişisi seçti. Malala Yusufzay: Pakistanlı insan hakları aktivisti 16 yaşındaki Malala ülkesindeki kızların okula gitmesi için sürdürdüğü mücadele nedeniyle Taliban tarafından başından vuruldu. İyileşen Malala yıl boyunca yaptığı konuşmalarla kendisinden söz ettirdi. Hasan Ruhani: İran'ın yedinci Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani göreve geldiği 8 Ağustos tarihinden bu yana ılımlı yaklaşımlarıyla konuşuluyor. Ruhani, ABD Başkanı Barack Obama ile de telefonda konuştu. Jennifer Lawrence: ABD'li aktris Lawrence Hollywood'a farklı bir ses getirmesiyle konuşuldu. Lawrence, 'Silver Linings Playbook' (Umut Işığım) filmiyle En İyi Kadın Oyuncu Oscar'ını kazandı.  2013'te hayata veda eden dünyaca ünlü isimler 2013 yılında birbirinden önemli isimler birer birer yaşama veda etti. Güney Afrika'nın efsanevi lideri Nelson Mandela ve Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez bunlardan sadece ikisi... Nelson Mandela: Güney Afrika'da Apartheid rejimine son veren ülkenin ilk siyasi lideri, 5 Aralık'ta 95 yaşında öldü. Hugo Chavez: Venezuela Devlet Başkanı 5 Mart'ta kansere yenik düştü. Chavez, 58 yaşındaydı. Margaret Thatcher: İngiltere tarihinin tek kadın başbakanı Margaret Thatcher 8 Nisan tarihinde 87 yaşındayken meydana gelen felç sonrasında hayata veda etti. James Gandolfini: 'Sopranos' dizisi ile yıldızlaşan Amerikalı aktör, 19 Haziran'da Roma tatili sırasında hayatını kaybetti. Kalp krizi geçiren aktör 51 yaşındaydı. Doris Lessing: 2007'de Nobel Ödülü alan İngiliz yazar, 17 Kasım'da 94 yaşında hayatını kaybetti. Paul Walker: 30 Kasım'da 'Hızlı ve Öfkeli' filminin yıldızı, 40 yaşında araba kazası sonucu öldü. Mikhail Kalaşnikof: Rus silah tasarımcısı 94 yaşında hayatını kaybetti. T24
Unutmayacağız Barışmayacağız Affetmeyeceğiz
Hasdal Askeri Ceza ve Tutukevi B2 koğuşunda iki haftadan bu yana sofraya üç tabak eksik konuyor. Türk Silahlı Kuvvetlerinin esir alınma harekâtında ilk ve en büyük darbeyi göğüsleyen dört silah arkadaşımız; Deniz Yarbay Ercan Kireçtepe, Deniz Binbaşılar Eren Günay ve Erme Onat ile mahpusluğunu Silivri Ceza ve İnfaz Kurumunda tamamlayan emekli Deniz Binbaşı Levent Bektaş, yaklaşık 5 yıllık tutukluluğun ardından 27 Ocak 2014 günü özgürlüklerine kavuştular.Uğradığımız ihaneti 22 Nisan 2009 tarihinden bu yana Türk adaletine(!)anlatamamanın verdiği isyanla tahliyelere ne kimse sevinebildi ne de mutlu olabildi. Ailesinin bir daha asla kucaklayamayacağı Ali Tatar’ların, Kuddusi Okkır’ların, sokakta dövüle dövüle canından edilen Ali İsmail Korkmaz’ların, ekmek almaya gittiği bakkaldan hâlâ dönemeyen Berkin Elvan’ların olduğu bir ülkede kim, hangi özgürlüğe, nasıl sevinebilir ve mutlu olabilir? Kayseri’ye kaçırılan Ali İsmail Korkmaz davasında sözleri yürekleri yakan Emel Ana’nın; “Gözlerime bakın. Nasıl kıydınız çocuğuma?” sorusu da bundan önceki binlerce yürek yakan soru gibi elbette yanıtsız kalacak. Ama biz, yaşadığımız esareti de, uğradığımız ihaneti de, gözü yaşlı anaların isyanını da asla UNUTMAYACAĞIZ.İçinde adaleti olmayan Çağlayan’daki Adalet (!) Sarayının 27 Ocak 2014 günkü konukları olarak yakında yeri tarih sayfaları olacak Özel Yetkili İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin üyelerini kırmızı tişörtümüzle ve sert sözlerimizle biraz üzdük anlaşılan. Belli ki sözlerimiz en çok da iddia makamını yaralamış olmalı ki mütalaası öncesinde Cumhuriyet Savcısı Nuri Ahmet Saraç; “Bugünkü duruşmada avukatların ve sanıkların sözleri benim kimyamı bozdu, ” demek durumunda kaldı.Sayın Savcıya hatırlatmak gerekir ki, bizim son 5 yıldır uğradığımız ihanete ilişkin kimseyi inandıramamak gibi bir derdimiz var ki, insanda ne kimya bırakır ne de fizik. Ama biz ne kimyamızı bozduk ne de gerçeğin ortaya çıkacağına olan inancımızdan bir gün olsun vazgeçtik. Davadaki tahliyelerden neredeyse saatler sonra yeni görev yeri İstanbul 22. ve 23. Noterleriyle 11. İcra Müdürlüğünün denetimi olarak belirlenen Saraç’a, kimyasının asla bozulmayacağı yeni görevinde başarılar diliyoruz.Bir diğer gerçeklere kulak tıkama ustası Özel Yetkili İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin Silivri’de yürüttüğü Balyoz yargılamasının (!) 27 Ağustos 2012 tarihli duruşmasındaki sözlerimin gerçek çıkmasına ise çok az bir zaman kaldı: “Bu güç, bu erk bir gün el değiştirir. Yarın öbür gün, dışarıda inşa edilen mahkeme salonlarında başka birileri yargılanır inşallah. Benim size bir tavsiyem olacak. İnşallah ne yaptığınızı bilmiyorsunuzdur. Yarın savunmanızı bunun üstüne inşa edin. Deyin ki; ‘Biz ne yaptığımızı bilmiyorduk. Biz adil yargılama yaptığımızı sanıyorduk.’ Ve inşallah size de aynı sizin gibi yargılayan adil yargıçlar düşer. İnşallah size de adil yargılanmak kısmet olur.”Temennilerimi tehdit olarak algılayan ve yeni tayin yeri olan Bakırköy’de başarılı yargılamalarının (!) devamını dilediğim Mahkeme Başkanı Hâkim Ömer Diken’in cevaben söylediği: “Ali Türkşen, bizi tehdit edemezsiniz. Biz korksak bu kürsüye çıkmayız bir. İkincisi Türk Milleti adına yargılama yapan bir mahkemeyi suç işlemekle itham ediyorsunuz. Biz hesabını veremeyeceğimiz hiçbir kararın altına imza atmayız,” sözlerinin de arkasında durmasını önemle rica ediyorum. Mâlum 17 Aralık 2013 tarihinden bu yana hesap soranlarla hesap verenlerin birbirine karışmaya başladığı, kimin ne zaman hesaba çekileceğinin belli olmadığı bir ortamda tavsiyelerim ve temennilerim aynen geçerlidir.Ancak…Dün kendilerini iftira davaların savcısı ilan eden, bugün “Ne istediler de vermedik?” dedikleri şahısları en hafifinden “çete” ve “paralel devlet ” ilan edenleri de sizlerden ayrı tutmuyoruz. 11 yıllık AKP iktidarı döneminde işleriniz tıkırında giderken ve yurtseverler zindanları doldururken, ülkemiz insanına zulümde ortak olduğunuzu, bugün binlercesini yerlerinden ettiğiniz Emniyet ve yargı mensuplarını dün kahraman ilan ettiğinizi de asla unutmayacağız. Bugün işinize gelen kanunu yine işinize geldiği gibi ve kendi paçanızı kurtaracak şekilde gündeme taşımanız, paralel devleti kendi canınız yanınca aklınıza getirmeniz, işlediğiniz günahları ortadan kaldırmayacak.Dün vatanseverleri, Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarını, tamamen dijital iftiralara dayanarak ve hiçbir şüphe duymadan, darbeci, terörist, toprak altına mühimmat gömen, müzeleri ziyaret eden çocukları, gayrimüslimleri öldürmeyi planlayan, kendi uçağını düşürecek, cami bombalayacak, casus, uyuşturucu düşkünü, fuhuşçu kişiler olarak ilan eden, bugün ise kandırıldığını, kullanıldığını ve “kullanışlı aptal” olduğunu televizyon ekranlarıyla gazetelerindeki köşelerinde itiraf edenlerin günah çıkarma çabalarını da hoşgörüyle karşılamayacağız ve hiçbirinizle BARIŞMAYACAĞIZ.Tam 3 yıl önce bugün 11 Şubat 2011 tarihinde başlayan esaretimizin daha ne kadar süreceği bilinmez. Ancak tutsaklığımıza temel teşkil eden ve Gölcük Donanma Komutanlığından çıkan 5 numaralı hard diskin sahteliğini bir kez daha ve hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlayan 20 Ocak 2014 tarihli TÜBİTAK raporunun da hiçbir anlam ve önemi yoktur. Aradan geçen bunca yılda ülkemiz insanı maruz bırakıldığımız komplo düzenini herhangi bir rapora ihtiyaç duymaksızın görmüş ve bizi kalplerinde masum ilan etmiştir. Kurduğunuz ve ortaklık etiğiniz kumpas düzeni ortaya çıktıkça yaşadığımız her bir gün, bizim için özgürlükten de kıymetli hale gelmiştir.Yine de bu düzeni kuranlar, ortak olanlar ve yaşananlar karşısında hiçbir şey yapmadan susanlar şunu asla unutmasın.Bir gün gerçek Türk adaleti ve hiçbir etki altında kalmadan karar verecek Türk hâkimlerinin karşısında aklanacağımıza adımız gibi emin olsak da, o gün gelene kadar; yaşadığımız iftira düzenini, hapiste geçirdiğimiz tek bir günü, evlatlarını toprağa veren anaların gözyaşlarını, çocuklarımızın küçücük yaşta cezaevi ortamıyla tanışmalarını, sahteliği şüphe götürmez delilleri dikkate alan hâkim ve savcıları, boğazından tek bir kuruş haram lokma geçmeden bir ömür süren insanlar cezaevlerini doldurur ve hastalıklarla boğuşurken ayakkabı kutularına dolup taşan servetleri edinenleri, onlara vesile olanları, silah arkadaşı adı altında bizi bu komploların kucağına iten ve bir ömür kendilerini gizleyen hainleri, son olarak da makam ve rütbelerinin gereğini yerine getirerek paralel devletin Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki elemanlarını ortaya çıkartacak yüreği olmayan ilgili ve bilgili kamu görevlilerini asla UNUTMAYACAĞIZ, onlarla asla BARIŞMAYACAĞIZ ve elbette onları asla AFFETMEYECEĞİZ.3 yıldır tutsak edildiğimiz Hasdal ve Silivri zindanlarında bir gün olsun başımızı önümüze eğmeden yaşamanın verdiği onur ve haklılığımızın ortaya çıkmasının verdiği huzurla tüm halkımıza en derin sevgi ve saygılarımı sunuyor, adalet ve özgürlük dolu günler diliyorum.Ali TürkşenDeniz Kurmay AlbayOdatv.com
Berkin Elvan 16 Kiloya Düştü
Vurulduğunda 45 kilo olan Berkin Elvan, 16 kiloya düştü. Beyin fonksiyonlarının çalışması giderek zorlaşan Berkin Elvan, yaşam destek ünitesine bağlı Gezi Parkı gösterileri başında başından biber gazı fişeğiyle vurulan, 267 gündür yoğun bakımda tedavi gören Berkin Elvan 'ın 16 kiloya düştüğü, vücut direncinin ve beyin fonksiyonlarının azaldığı ve hayatını yaşam destek ünitesini bağlı olarak sürdürebildiği açıklandı. Radikal gazetesinden İsmail Saymaz ’ın haberine göre, Elvan ailesinin avukatı Evrim Deniz Karatana tarafından yapılan açıklamada, 15 yaşındaki Berkin’in 267 gündür direndiği belirtilerek, “Genç bedeni, polisin attığı gaz bombasıyla beyninde ve ona bağlı olarak vücudunda yarattığı hasara direndi” denildi. Elvan’ın 6 Mart’ta epilepsi krizi geçirdiği ve durumunun ağırlaştığı, 7 Mart’ta ise kalbinin durduğu kaydedilerek, ”Tıbbi müdahalenin ardından yaklaşık 15 dakika sonra kalbi yeniden ama makineye bağlı olarak çalıştırıldı” denildi. Bugün sabah saatlerinde akciğerinde hava deliği oluştuğu, beyin fonksiyonlarının çalışmasının giderek zorlaştığı ve iç organlarında da hasarın büyüdüğü ifade edildi. Vurulduğunda 45 kiloydu Vurulduğunda 45 kilo olan Elvan’ın şu anda 16 kiloya düştüğü ifade edilerek, “Vücut direnci giderek azalmaktadır ve beyin fonksiyonlarının çok alt seviyede çalışıyor olması sebebiyle iç organlarında zarar giderek büyümektedir. An itibariyle hayatını yaşam destek ünitesine bağlı olarak sürdürmektedir” denildi. Halkın, Elvan’ın tedavi gördüğü Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde beklemeye çağrıldığı açıklamada, şu ifadelere yer verildi: “Berkin, halk ayaklanmasında faşizme karşı direnen halkımız gibi 267 gün boyunca direndi, direniyor. Umut bitmez. Hele ki umut, uykusunda 15 yaşına giren Berkin’imizin hayata tekrar tutunabilmesi isteğine dairse hiç eksilmez. Ancak bu süreç boyunca aileyi bir gün bile yalnız bırakmayan halkımıza Berkin’in sağlık durumundaki son gelişmeleri açıklamak sorumluluğumuzdur. Özetle belirtilmelidir ki Berkin’in durumu giderek ağırlaşmakta olup hayati risk çok yüksektir. Berkin’i ve ailesini bir gün bile yalnız bırakmayan halkımızı, Berkin’i vuranlardan, onları koruyup kollayanlardan hesap sormak ve aileyle dayanışmak için Okmeydanı Hastanesi önüne çağırıyoruz.” T24
Ece Temelkuran'ın Berkin İsyanı: 'Bu Çocukları Ölmeden Tanımak İstiyorum'
Berkin Elvan'in hayatını kaybetmesinden sonra Türkiye'nin dört bir yanında eylem vardı. Sokaklarda Berkin Elvan'ı anmak isteyen binlerce kişi ağladı, ellerindeki dövizlerde, pankartlardaki mesajlarla ağlattı. Can Dündar'ın sunduğu Canlı Gaste programına bağlanan gazeteci Ece Temelkuran, canlı yayında isyan etti. ' AĞLAMADAN KÜFRETMEDEN NE SÖYLEYEBİLİRİM' ' Yayına bağlanmadan önce ağlamadan ve küfretmeden ne söyleyebilirim diye düşündüm. Çok özür dilerim çok kötüyüm.' diyen Temelkuran 'Bu parti tutucu, muhafazakar olabilir, ama her ilde sevilen saygı duyan insanları bünyesine kattılar. AKP'nin taraftarları ne bekliyor. Elbette içimiz yandı ve bu ilk değil. Söylenecek hiç bir şey kalmadı yani. Bu ülkenin zalimlikle yönetilmesine izin veremeyiz. Bu ülkede bir çocuğun ölmesine dayanamayan insanlar yaşıyor. ' şeklinde konuştu. 'BEN BU ÇOCUKLARI ÖLMEDEN ÖNCE TANIMAK İSTİYORUM' AKP'ye oy verenlere seslenen Temelkuran, 'Artık bu lideri destekleyenler kendilerine gelsinler ve insanlığa geri dönsünler. Hiç değilse bugün ve yarın için. Yarın cenaze töreni var ve çok korkuyorum. Kimsenin bir ölü çocuk daha taşıyacak sabrı kalmadı. Ben bu çocukları ölmeden önce görmek istiyorum ölmeden önce sevmek istiyorum. Bugün sokağa çıkan ve acısını bizlerle paylaşanların alınlarından öpüyorum.' dedi. HALKIN POLİSİ OLDUKLARINI UNUTMASINLAR Temelkuran şunları söyledi; 'Polislerin içinde sesleri çıkmasa da namuslu insanların da olduğunu biliyorum. Çocukların ölüm emrini verenlerin değil halkın polisi olduklarını unutmasınlar. Bir gün bu polisler çocukları öldürdükleri için değil çocuklarının yüzüne bakamayacak duruma gelebilirler. ' Artı 1
Hayko Cepkin'den 'Memleket Selfie'si'
Hayko Cepkin, Berkin Elvan'ın ölümü üzerine Twitter hesabından, resimli bir mesaj yayınladı. Cepkin, son dönemlerdeki selfie fotoğraf çekme akımına da gönderme yaparak 'Biz de isterdik gülümseten bir memleket selfisi yapalım. Ama bizimki maalesef böyle oldu. Özür dileriz!' mesajı verdi. Cepkin'in paylaştığı resimde Gezi eylemleri sırasında hayatını kaybeden, Ethem Sarısülük, Ahmet Atakan, Abdullah Cömert, Mehmet Ayvalıtaş, Medeni Yıldırım, Ali İsmail Korkmaz, Hasan Ferit Gedik ve Berkin Elvan yer alıyor. medyatava
Gözaltına Alınmak İstenen Genci Polise Vermeyen Vatandaşlar
Gezi olaylarında yaralandıktan sonra hayatını kaybeden 15 yaşındaki Berkin Elvan’ı anmak için Kızılay'da bir araya gelen eylemcilere polis müdahale etti. Bu sırada sivil polislerin oradaki göstericilerden birisini gözaltına almak istemesine çevrede bulunan vatandaşlar izin vermedi. Uzun uğraşlar sonucu eylemci genç sivil polislerden alınarak bölgeden uzaklaştırıldı. POLİSTEN SERT MÜDAHALE İstanbul'daki Gezi Parkı gösterileri sırasında yaralanan ve tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Berkin Elvan için Kızılay’da düzenlenen gösteriye polis müdahalede bulundu. Kızılay Meydanı'nda toplanmaya başlayan gruplar, daha sonra sloganlar atarak yolu trafiğe kapattı. Bu sırada eylemciler polisin üzerine havai fişek attı. Çevik kuvvet ekipleri de göstericilere tazyikli su ve biber gazı ile müdahale etti. VATANDAŞLAR GENCİ POLİSE VERMEDİ Kızılay Meydanı’nda slogan atan eylemcilere sivil polis ekipleri gözaltına aldı. Bu sırada bir genci gözaltına almak isteyen polise vatandaşlar izin vermedi. Uzun uğraşlar sonucu gözaltına alınmak istenen genç polislerin elinden alındı.  Bu sırada meydana atılan biber gazlarından çok sayıda vatandaş etkilendi. Aracı ile meydandan geçmek isteyen bir sürücü arabasına biber gazı dolması nedeniyle kendisini dışarı attı. Nefes almakta zorlanan sürücü bir süre arabanın dışında kaldı. Polisin uyarısı ile tekrar arabasına binerek bölgeden uzaklaştı.Vatan
Üç Büyüklerin Berkin Elvan Mesajı
Dün sabah yaşamını yitiren Berkin Elvan için Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray, başsağlığı mesajı yayınladı.Fenerbahçe, twitter hesabından “Mekanın cennet olsun Berkin Elvan” mesajını yayınlarken, Galatasaray ise yine twitter hesabından “Hepimizin acısı oldun Berkin, umarız sevginin de tohumu olursun” ifadelerini yer verdi. Beşiktaş ise, internet sitesinde şöyle yazdı: “Genç yaşında aramızdan ayrılan taraftarımız Berkin Elvan’ın vefatından derin üzüntü duymaktayız. 269 gündür süren yaşam mücadelesini bugün kaybeden Beşiktaş taraftarı Berkin Elvan’ın vefatı, hem kulübümüzü hem de camiamızı derinden üzmüştür. Hayatının baharında aramızdan ayrılan Berkin Elvan’a Allah’tan rahmet, ailesine, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı dileriz”ZETE