Anıt Haberleri

Anıt ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Anıt ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Gittiği Her Yerden Topladığı Taşlarla Saray Yaptı: 33 Yılını Harcadı, Picasso'yu Bile Büyüledi
Fransa’da hiçbir mimarlık eğitimi almayan bir postacının 33 yıl boyunca taş toplayarak tek başına inşa ettiği 'İdeal Saray', günümüzde her yıl yüz binlerce turisti ağırlayan resmi bir anıt yapıya dönüştü. Ferdinand Cheval isimli postacının 1879 ile 1912 yılları arasında mesai sonrası topladığı materyallerle yükselttiği eser, ülkenin en çok ziyaret edilen koruma altındaki simge yapıları arasında bulunuyor. Detaylar 👇Kaynak
Tanrılar Sustuktan Sonra: Christopher Nolan’ın The Odyssey’sinde Savaş, Hafıza, Irk ve Mitin Yeniden İnşası
Christopher Nolan’ın Homeros’un yaklaşık üç bin yıllık destanı Odysseia’dan sinemaya uyarladığı The Odyssey (2026), vizyona girdiği ilk andan itibaren yılın en büyük gişe yapımlarından biri olmanın ötesine geçti ve son yılların en yoğun kültürel tartışmalarından birinin merkezine yerleşti. Film üzerine yürütülen değerlendirmeler sinematografi, oyunculuk ve anlatı yapısıyla sınırlı kalmadı; temsil politikaları, tarihsel sadakat, kültürel miras, kolektif hafıza ve modern sinemanın klasik metinlerle kurduğu ilişki de tartışmanın temel başlıkları arasına girdi.Özellikle Helen karakterinin Akademi Ödüllü oyuncu Lupita Nyong’o tarafından canlandırılması, filmi sinema eleştirisinin sınırlarından çıkararak sosyoloji, tarih, kültürel çalışmalar ve siyaset teorisinin alanına taşıdı. Bununla birlikte tartışmayı “Helen siyahi olmalı mıydı?” sorusuna indirgemek, filmin ortaya çıkardığı daha kapsamlı meseleleri gözden kaçırma riski taşıyor. Burada belirleyici olan, Nolan’ın bu tercihi hangi düşünsel çerçevede yaptığı ve oyuncu seçiminin filmin estetik, tarihsel ve dramatik bütünlüğü içindeki karşılığıdır.
İstanbul'un Hüzün Akan Çeşmeleri
Osmanlı su kültürünün nadide bir meyvesi sokak çeşmeleri, hem vatandaş hem yetkililer eliyle tahrip ediliyor. Kitabesi kırılan, musluğu çalınan, asfalta gömülü, depoya çevrilmiş, hatta baz istasyonu monte edilen çeşmelerin hali içler acısı. İncele incele narin bir kalıp şeklini alan ve bu kalıptan çıkmış onlarca sanat eseriyle mamur hale gelen medeniyet başkentimiz eski günlerini mumla aratıyor. Her geçen gün artan kalabalığın arasında sıkışıp kalmış ata yadigârı çeşmeler, bilinçsiz yapılaşma ve vandalizmin en büyük kurbanı. Sokak ve imar çalışmaları sırasında zeminin yükseltilmesinden dolayı yarıya kadar asfalta gömülü, dükkâna hatta baz istasyonuna çevrilmiş, kitabesi kazınmış veya çalınmış, muslukları sökülmüş, kurnası çöp tenekesine dönüştürülmüş, üzerine yapıştırılmış reklam afişlerinden zar zor seçilen tarihi çeşmelerin sayısı yüzleri buluyor. Hatırlanacağı üzere, son yüzyılda yapılan devasa imar faaliyetleri birçok çeşmenin yok olup gitmesine sebep olmuştu. Bununla beraber, günümüzdeki bazı iyi niyetli restorasyon çalışmaları devam etse de yakın tarihte yürürlüğe konan kentsel dönüşümün de bu konuda hassas kriterler içerdiği söylenemez. Denilebilir ki, yol zeminin altında kalan çeşmeleri ihya ederek kurtarabilme şöyle dursun, var olanı koruyabilmek bile büyük bir zanaat. Kaldı ki halkın da tarihî yapıları koruyup kollamak adına bir bilinç sahibi olduğundan bahsetmek pek kabil değil. İşte duyarsızlık ve cahilce tasarruflara kurban edilen çeşmeler ve acı hikâyeleri... Gülhane Parkı belki de İstanbul’un en önemli turistik mekânı. Ama her yaz bir insan akınına uğrayan bu önemli merkez, türlü yağmadan yakasını kurtaramıyor. Duvara bir sedef gibi hakkedilen çeşmelerin bugün suları akmıyor. Zira çeşmeler hırsızların mütemadiyen devam eden yağmasına maruz kalıyor. Yaz aylarında çekilen bu fotoğrafta da farklı bir tahribata şahit oluyoruz. Kitabesinde Sultan II. Abdülhamid’in hayratı olduğu yazan çeşmenin kurnası yenmiş mısır koçanları ve pet şişelerle doluyor. Beşiktaş’ta Şenlikdede Mescidi karşısındaki set üstünde yer alan çeşme, kelimenin tam anlamıyla karalama tahtasına çevrilmiş. Kısa bir zaman önce üzeri temizlenen tarihî Ramiz Ağa Çeşmesi, sprey boyalarla kirletiliyor. Üzerindeki kitabede suya dair ayet ve hadislerin bulunduğu çeşme en son 45 sene önce akıyormuş. İlginç yanı alınlığın tam ortasından çıkan incir ağacı. Çevredekiler incir mevsimi gelince önünde gölgelik yaptığını ve çok lezzetli incirler verdiğini söylüyor. Beşiktaş, Asariye Caddesi başında kendinden emin bir tavırla zamana ve insanlara direnen Sultan Abdülhamid Çeşmesi’nin yakın bir zaman önce kurnası kırılmış. Aynalığındaki izlerde üzerine defalarca ilan ve afiş asıldığı belli oluyor. Musluğu da çalınan çeşmenin 8 cm kalınlığındaki mermer kurnası da kırılmış. Önü ve arkasına arabaların park ettiği çeşmenin de bu yüzden kırılmış olabileceği tahmin ediliyor. Sıradaki hikâye, Vatan ve Millet caddelerini birleştiren Muratpaşa Sokağı’ndan. Yakınlardaki Muratpaşa’nın hayratı olarak çevre ahaliyi sulayan bu çeşme çarpık yapılaşmanın kurbanı. Tam arkasına yapılan bina yüzünden statiği kaymış ve yola doğru çökmüş. Kitabesi de ciddi derecede zarar gören çeşmenin süslü aynalığı da toprak altında kalmış. Karaköy Yeni Cami Çeşme Sokağı’ndaki tarihî çeşmenin kitâbesini okumanın imkânı yok. Bundan dolayı herhangi bir malumat edinmek de çok zor. Acilen espampajının alınması gerekiyor. Hırdavatçı dükkânlarının arasında kalan tarihi çeşme, egzoz dumanından dolayı da karardıkça kararmış. Yolun altında kalmak talihli çeşmelerimizden birisi de, Yeni Cami Çeşmesi. Yahya Kemal’in o muhteşem mısralarıyla tasvir ettiği Süleymaniye Camii, maalesef günümüzde hırdavattan deriye, kırtasiyeden hac malzemesine kadar onlarca izbe imalathane ve salaş dükkânla kuşatılmış. Burada dolaşırken yalağına beton dökülerek merdivene çevrilen Firuze Sokak’taki çeşmenin görüntüsü can yakıyor. Hemen yanındaki baskülde tartılacak karton kutuların konulduğu yalağı çoktan yok olmuş. Kitabesindeki tarihe göre Sultan I. Abdülhamit devrinde Kaim-makamı Melek Muhammed Paşa kethüdası sahib-ul hayrati ve-l-hasenati Hacı Huseyn Ağa’nın hayratı olarak yaptırılmış. (1771/1772) 100 sene sonra bir yangın geçirmiş. Kim tarafından yeniden ihya ettirildiği bile satır satır yazıyor. Üsküdar’da restorasyon çalışmaları henüz tamamlanmış Sadrazam Halil Paşa sebiline yapılanlar görenleri çıldırtacak türden. Aziz Hüdai Sokağı ile Yeni Çeşme Sokağı köşesindeki bu çeşme köhne halinden henüz çıkmıştı ki yeni bir çirkinliğe daha uğradı. 1626 yılında Sultan Ahmet Camii’nin de mimarı olan Sedefkar Mehmet Ağa tarafından yapılmış bu klasik Türk mimarisi ürünü çeşme, yeşil renkte Allah ve ay yıldız çizilerek mahvedilmiş. Anlaşılıyor ki bu tahribi yapanlar, Allah adını çeşmenin üzerine yazmakla kim veya ne adına hareket ettiklerinin bile farkında değil. Şişhane Metro İstasyonu Kasımpaşa’ya bakan çakışındaki Mehmed Ağa Çeşmesi, benzeri görülmemiş bir vandalizme maruz şu sıralar. Çeşmenin lüleli musluklarıyla şırıl şırıl aktığını görenler yok denecek kadar az. Önce hemen yanında bulunan ahşap bina üzerine yıkılmış ve ahşap enkaz iki yıla yakın üzerinde kalmış. Çevredekilerin uyarıları ve ikazları ile güç bela korunmaya çalışan çeşmenin duvarına baz istasyonu kurulmuş. Tarihî yapının duvarı delinerek yapılan kıyım bir tarafa başka yer yokmuş gibi bitişiğinde yeni bir inşaat daha yükseliyor. Kasımpaşa Küçük Piyale Mahallesi sınırları içinde, Kulaksız Caddesi üzerinde yer alan çeşme, ‘Uyan ey gözlerim uyan’ diyen Sultan III. Murat’ın çeşmesi. Sultan tarafından 1585 tarihinde kesme küfeki taştan inşa edilen çeşme de diğerleri gibi beton zemine saplanıp kalmış. Nişin üzerinde on iki mısradan oluşan kitabedeki şiir ise Prizenli Şair Nihadi Çelebi’ye ait. Çeşme bugün alelade bir musluk takılarak, bu kadarlık da olsa iade-i itibar görüyor. Galata’da Perşembe Pazarı yakınlarındaki çeşme tam anlamıyla bir şark kurnazlığı eseri. Yanıkkapı Sokağı ile Tenha Sokak’ın kesiştiği noktada bulunan tarihî Sokollu Mehmet Paşa Çeşmesi, beline kadar asfaltta kalmış olmasının yanında akıllara zarar bir soygunun abideleştiği bir anıt. Bundan birkaç sene evvel, yan tarafındaki hazne duvarı delinerek dükkana çevrilmiş. Bu da yetmemiş, tarihî çeşmenin üzerine bir kat çıkılarak elektronik malzeme toptancısına kiralanmış. Elmayı yiyen bir kurt gibi içi boşaltılan çeşmenin dört sene önce çekilmiş bir fotoğrafında kitabesi de yerli yerinde duruyordu. Şimdi sökülen kitabesi ve çeşme nişi boş. Galata’nın en eski Osmanlı çeşmesi (1568-69) bugün ticarethane ve arabaların arasında sıkışmış durumda. Aksaray Selçuk Sultan Camii Sokak içinde yer alan sokak çeşmesinin hali içler acısı. Zaten yolun yükselmesinden dolayı kaybolan mermer çeşmenin önüne elektrik trafoları konularak hayattan tamamen koparılmış. Üzerinde herhangi bir yazı veya kitabe bulunmasa da ince sanatlarla süslenmiş bir sokak çeşmesi olduğu hemen göze çarpıyor. Ancak ne bir zamanlar onun suyundan içenler, ne yetkililer mevcut durumdan şikayetçi. ERKAM EMRE - İSTANBUL
Tarihimiz Hakkında İlginç Bilgiler
Oğuzhan Koç'un derlediği bir çok ilginç bilgiden birkaçını sizler için sundum. Gerek günümüzle ilgili tahliller olsun,gerek geçmişimizden kahramanlık dolu hikayeler olsun hepsini merakla okuyabileceğiniz bir yazı.
Yetenek Sınavı ile Girilen Bölümler: Güzel Sanatlar Fakültesi
İnsanlarda coşku, hayranlık ve heyecan uyandıran; duyu organlarının birine ya da birkaçına aynı anda etki edebilen sanatlar ‘Güzel Sanatlar’ olarak tanımlanabilir. Geçmişte geometri, güzel konuşma, felsefe ve astronomiyi de içine alan Güzel Sanat dalları, bugün edebiyat, resim, heykel, mimarlık, müzik, tiyatro ve dans olarak biliniyor. Ayrıca günümüzde sinema ve fotoğrafçılık da Güzel Sanat dalları arasında yer alabiliyor.Güzel Sanatlar Fakülteleri, farklı sanat dallarında sanatçıların yetiştirilmesi, toplumun sanat yapısının evrensel değere ulaştırılması, sanat alanlarında bilgili ve yetkin sanat eğitmenlerinin yetiştirilmesi ve gelecek kuşaklara sanatsal değerlerin aktarılması amacıyla kuruldu. Güzel Sanatlar Fakültelerinde eğitim almak isteyen öğrencilerin, kesin bir karar vermeden önce aileleriyle, arkadaşlarıyla ve rehber öğretmenleriyle fikir alışverişinde bulunmalarında ve kendilerini daha iyi tanımalarında fayda var. Bu konuda daha doğru bir karar almak için öncelikle şu soruları cevaplamalısın: Yeteneğimi geliştirip, hayatım boyunca sürdürmeyi düşüneceğim bir kariyer olarak değerlendirmek istiyor muyum?Sahip olduğum yeteneği geliştirmek için sürekli emek ve zaman ayırmaktan  hoşlanıyor muyum?Disiplinli ve istikrarlı mıyım?Yaratıcılığımı ilgilendiğim alanda ortaya koyabiliyor muyum?Sabırlı mıyım?Kendi kendimi motive edebiliyor muyum?Benzer konular üzerinde uzun süre çalışabiliyor muyum?Rekabetin yoğun olduğu ortamlarda kendimi rahat hissedebiliyor muyum?Baskı altındayken verimli çalışabiliyor muyum?Güzel sanat dalları ile ilgili temel kavramları ve yaklaşımları biliyor muyum?Eğitim almak istediğim alana ilişkin yeterli bilgim var mı?Giriş KoşullarıGüzel Sanatlar Fakülteleri, Yükseköğrenime Geçiş (YGS) ve Özel Yetenek Sınavlarında başarılı olan öğrencileri kabul ediyor. Adayların YGS’de almaları gereken puan her üniversiteye ve her bölüme göre değişiklik gösterebiliyor. Özel yetenek sınavları ise üniversitelerin Nisan ile Temmuz ayları arasında açıkladıkları tarihlerde yapılıyor. Bu tarihler ve sınavın aşamaları da her üniversiteye ve bölüme göre değişiklik gösteriyor. Dolayısıyla, eğitim hayatına Güzel Sanatlar Fakültesinde devam etmek isteyen adayların, girmek istedikleri üniversitelerin YGS taban puanlarını, özel yetenek sınavlarının tarihlerini, aşamalarını ve bu aşamalarda ne tür yeterliklerin gerektiğini dikkatli bir biçimde araştırmaları gerekiyor.Ortaöğretim ve dengi kurumlardan mezun olan bütün öğrenciler, YGS’de yeterli puan almaları halinde Güzel Sanatlar Fakültelerinin özel yetenek sınavlarına başvurabiliyorlar. Adaylar çok sayıda üniversitenin sınavına ve üniversitelere göre farklılık gösteriyor olsa da, her üniversitede birkaç bölüme birden başvuru yapılabiliyor. Ayrıca, bu programlara girebilmek için bir yaş sınırı aranmıyor.BölümlerGüzel Sanatlar Fakültelerinde yer alan bölümler genel olarak şu şekilde sıralanabilir:Baskı SanatlarıÇizgi Film (Animasyon)El Sanatları Tasarımı ve ÜretimiEndüstri Ürünleri TasarımıFotoğrafçılıkGeleneksel Türk SanatlarıGörsel İletişim TasarımıGrafik TasarımıHeykelİç Mimarlıkİletişim TasarımıKültürel Varlıkları Koruma ve OnarımMüzikMüzik ve Sahne SanatlarıResimSahne Dekorları ve KostümüSanat YönetimiSeramik ve Cam TasarımıSes Sanatları TasarımıTekstil ve Moda TasarımıTiyatroÖzel yetenek sınavı ile öğrencileri kabul eden bu bölümlerin büyük bir çoğunluğu Güzel Sanatlar Fakültesi altında yer alsa da Ankara Üniversitesi Tiyatro bölümü ‘Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesinde’; İstanbul Üniversitesi Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji ile Taşınabilir Kültür Varlıklarını Koruma ve Onarma Programı ‘Edebiyat Fakültesinde’; Gazi Üniversitesi El Sanatları Tasarımı ve Üretimi, Grafik Tasarımı, Moda Tasarımı, Tekstil Tasarımı ve Üretimi, Görsel Sanatlar ve Tasarımı ile Seramik Tasarımı bölümleri ‘Sanat ve Tasarım Fakültesinde’ ve Yıldız Teknik Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları, İletişim Tasarımı ve Sanat bölümleri ‘Sanat ve Tasarım Fakültesinde’ bulunuyor.İş OlanaklarıGüzel Sanatlar Fakültesinden mezun olan öğrenciler, alanlarına göre serbest sanatçı, akademisyen, sanat eğitmeni ve danışmanı olabilirler.Müzik ve müzik teknolojileri bölümlerinden mezun olan öğrenciler Müzikolog unvanına sahip olurlar. Ancak Türkiye’de müzikologların kısıtlı bir çalışma alanı bulunması sebebiyle; müzik bilimi ve teorileri hakkında çeşitli gazete ve dergilerde yazar olarak görev yapabilir, müzik eserlerini yorumlayabilir, devlet tiyatrolarında repertuar düzenlemesi yapabilir, film, opera ve tiyatrolarda müzik danışmanlığı yapabilir, müzik dershaneleri ve kurslar açabilir ve pedagojik formasyon alarak öğretmenlik yapabilirler. Müzik teknolojisi bölümlerinden mezun olanlar ise aranjörlük, ses kayıt, seslendirme, radyo ve televizyon yayıncılığı ve müzik üretimi gibi alanlara yönelebilirler.Resim, heykel, iç mimarlık ve çevre tasarımı bölümlerinde eğitim alan öğrenciler çevre tasarımcısı, sanat danışmanı, anıt ve mimariye bağlı değişik tekniklerle uygulanabilecek heykel sanatçısı, iç mimar mücevher sanatçısı, tiyatro dekoratörü ve restorasyon uzmanı olarak görev yapabilirler. Grafik tasarımı bölümünden mezun olan öğrenciler grafik tasarımcısı ve sanat yönetmeni olarak görev yapabilir. Pek çok özel ve kamu kuruluşunun pazarlama ve tanıtım birimlerinde çalışabilirler.
Masallardan Fırlamış Gibi Görünen 26 Gerçek Mekan
Sosyal soru cevap sitesi Quora'da bir konunun altında tartışılmış... Dünya'daki peri masallarından fırlamış gibi görünen yerler nereler?   Eğer peri masallarından hoşlanıyorsanız bu mekanları da çok seveceğinizden emin olabilirsiniz. İyi eğlenceler dileriz...
1 Mayıs'ta Neler Oldu? Tüm Detaylar
İstanbul Valiliği tarafından 1 Mayıs nedeniyle kapatılan Taksim Meydanı araç ve yaya trafiğine açıldı.Taksim Meydanı dün gece kapatılmış, etrafı da demir bariyerlerle çevrilmişti. Meydan, bu gece saat 22.20 itibariyle yeniden yaya ve araç trafiğine açıldı. Sadece turistlerin ve gazetecilerin geçişine izin verilen İstiklal Caddesi’nde de polis bariyerleri kaldırılmaya başlandı. Bu sırada, alkollü olduğu görülen bir kişi Taksim Cumhuriyet Anıtı’na çıktı. Burada slogan atan kişi, meydanda bulunan sivil polis ekipleri tarafından Anıt üzerinden indirildi.DHA