İstanbul'da Son 10 Yılda Yanan 7 Tarihi Mekân
İstanbul Büyükşehir Belediyesi de 1510'dan 2000'e 648 yangın listelemis ama sonrası kayıtlara geçememiş.Bianet'ten Nilay Vardar son 10 yılda İstanbul'da tarihi binalardaki yangınları derledi. İşte İstanbul'un tarihini kızartan o  yangınlar...
Mutluluğun Fotoğrafındaki Hatice Nine 10 Yıl Sonra....
Aşevinden aldığı bir kap yemeğe gülümsediği, adeta hafızalarımıza kazınan fotoğrafıyla ailemizden biri haline gelen Konyalı Hatice nine, 10 yıl sonra yine AA ekibi tarafından ziyaret edildi. Aradan geçen zamanda daha fazla bakıma muhtaç hale gelen Hatice nine, kendilerine ait olmayan 2 göz odada, felçli kocası ve engelli oğluyla yaşam mücadelesine devam ediyor. Halen yardımlarla ayakta duran Hatice Fidanboy'un karşılaştığı hayatın onca zorluğu, sıkıntısı bile, yüzüne yansıyan o bildik tebessümü silememiş... Aşevinden 10 yıl önce yemek alırken elinde tuttuğu kaba gülümsediği o 'Mutluluğun Resmi' fotoğrafıyla adeta hafızalarımıza kazınan Konyalı Hatice nine, şimdi 74 yaşında. AA ekibinin kendisini ziyaret ettiği Hatice nine, 2 göz odada, felçli kocası ve engelli oğluyla yaşam mücadelesine devam ediyor. AA ekiplerince 2004 yılında yurt genelinde çekilen 'Ramazan ayı yardımları' konulu fotoğraflar içinde, Konya Bölge Müdürlüğü muhabirlerinden Murat Aslan'ın, sonradan 'Mutluluğun Fotoğrafı' olarak anılacak bir fotoğrafı ön plana çıktı. Sıcak yemeğin sefer tasından yükselen buharının ardındaki iki göz... Yemeğe bakan bu gözlerdeki mutluluk ve şükür, Hatice Fidanboy ismindeki yaşlı kadına aitti. Fotoğrafa bakan herkese 'mutluluk budur' dedirten bir fotoğraftı. Yardımlaşmanın, paylaşmanın sonuçlarının nasıl da hemencecik mutluluğa dönüştüğünü gösteren bu fotoğrafın hikayesi de böylece başladı. Sosyal yardım ve bağış haberleri ile yardım faaliyetlerinde 10 yıldır yoğun olarak kullanılan fotoğraf, yayınlandığı günden beri sosyal medya ve internet sitelerinde de ilgi gördü. Hatta, terör örgütünce, sempatizanlarından para toplamak için suistimal edilmek istendi. 2007 yılında terör örgütünün yayın organı televizyonda yardım toplamak için yayınlanan videoda, AA'nın Ramazan ayında servise koyduğu, aşevinden yemek alan Konyalı Hatice Fidanboy'un fotoğrafı Güneydoğu'da çekilmiş bir fotoğraf gibi gösterilmeye çalışıldı. AA da fotoğrafın izinsiz kullanılması ve suistimal edilmesi nedeniyle hukuki yollara başvurmuştu. Söz konusu fotoğraf, AA muhabiri Murat Aslan'a 2005 yılında Çağdaş gazeteciler Derneği ve Vakıflar Genel Müdürlüğünce düzenlenen fotoğraf yarışmalarında 2 önemli ödül kazandırdı. 'Mutluluğun Fotoğrafı', pek çok yardım toplama faaliyetinin afiş ve broşürlerinde kullanıldı, kullanılmaya da devam ediyor. Aradan geçen 10 yılın ardından AA ekibi Hatice nineyi, Konya'nın Sedirler Mahallesi'ndeki, o fotoğrafın çekildiği Hasan Dudu Aşevi'ne sordu. Hasan Dudu Aşevi, hayır sahiplerinden gelen yardımları çevredeki muhtaçlara ulaştırmak için çalışmalarına yoğun şekilde devam ediyor. Çeken ve çekilen, 10 yıl sonra aynı karede Aşevi yöneticisi Mevlüt Öncel, Hatice ninenin evinin uzak olması ve rahatsızlığından dolayı iki yıldır gelemediğini belirtti. Aralarında, fotoğrafı çeken Murat Aslan'ın da bulunduğu AA ekibi, aşevi yetkilileriyle Hatice Fidanboy'un evine gitti. O fotoğrafı çeken kişi ile çekilen kişi, 10 yıl sonra aynı karede buluştu. Aynı mahallede, kendilerine ait olmayan bir arsaya karatay Belediyesinin desteğiyle yaptırılan 2 göz odada felçli kocası ve engelli oğluna bakmakta zorlanan Hatice nine, bugün 74 yaşında. Yemeğini artık Karatay Belediyesi ekipleri, aşevinden alıp günlük evine bırakıyor. Hatice ninenin 10 yıl önce çekilmiş fotoğrafındaki o mutluluk, içinde bulunduğu çok zor şartlara rağmen hala eksilmemiş. Kapısına gelenleri şükran ve minnet duygularıyla karşılayan, fakat eşi ve oğlunun bakımına artık yetişemeyen bu yaşlı kadının gizlemeye çalıştığı gözyaşları, içinde bulunduğu durumu ele veriyor. Aşevinin yöneticisi Öncel, gelen yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasında köprü vazifesi gördüklerini, Hatice nineye de ellerinden gelen yardımı yapmaya çalıştıklarını söyledi. Öncel, 'Hatice nine, bu fotoğrafla herkes tarafından tanındı ancak onun yemek aldığı aşevimiz, hala onun kadar tanınmıyor. Hatice nineyi broşürlerimizde biz de kullanıyoruz. Daha bizden yardım bekleyen Hatice nine gibi binler var. Onun sayesinde diğer ihtiyaç sahiplerine de ulaşmak istiyoruz. Bunun için hayırseverlerinden destek bekliyoruz. Ayrıca Hatice ninemize yardım etmek isteyenler olursa, bu özel yardımları da kendisine ulaştırırız' diye konuştu. Milliyet
Vahşi Hayvanlarla Muazzam Dostluklar Kurmuş 12 İnsan
Güney Afrikalı hayvan davranışları bilimcisi olan Kevin Richardson, aslanlar, jaguarlar, sırtlanlar, çitalar ve bir çok yabani hayvan arasında oldukça popüler. Sürülerin arasına girmekte hiç bir zorluk yaşamıyor ve onlarla oyunlar oynuyor, yüzüyor, uyuyor, koşuyor... Çocukluğundan beri yabani hayvanlara ilgisi olan Kevin, özellikle aslanlar ve diğer hayvanları yok olmaktan kurtarmak için bütün vaktini harcıyor. Güney Afrika'da sahibi olduğu koruma parkında yaklaşık 40 aslanı,bir kaç klan sırtlanı ve diğer yabani kedilerle birlikte yaşıyor.
Reklam
Kolon Kanseri Hakkında Bilinmesi Gerekenler
Vücudumuzda bağırsakların farklı görevleri bulunur. Kalın bağırsak hacmi oldukça büyük, parçalara ayrılmış bir boru gibidir. Ortalama 130-160 cm uzunluğunda ve 6-8 cm çapındadır. Sindirim sisteminin bölümlerinden olan ‘’kalın bağırsak’’ kolon ve rektum bölümlerinden oluşur. Kalın bağırsağın bu bölümünde polipler oluşur, oluşan bu poliplerden dolayı kanser meydana gelir buna kolon kanseri denilmektedir.Kolon kanseri nin nedeni tam olarak bilinememektedir, ama oluşumunda bazı çevresel ve genetik nedenlerin etkisi olduğu düşünülmektedir. Ailesinde kolon kanseri olan bireylerin kansere yakalanma ihtimali yüksektir. Ayrıca daha önce kanser geçirmiş kişiler incelendiğinde bu kişilerin ailelerinde kanser görülme ihtimalinin fazla olduğu gözlemlenmiştir.Kolon kanseri 4 evrede gerçekleşmektedir. Birinci evrede: Kanser, sadece kolonun iç bölgesinde oluşmakla sınırlıdır. İkinci evrede: Kanser yayılmaya başlamış ve karın boşluğundaki kolon duvarına, yakın organlara kadar ilerlemiştir. Üçüncü evrede ise kanser bölgedeki lenf bezlerine kadar ulaşmayı başarmış fakat uzak bölgelerdeki diğer organlara yayılamamıştır. Son evrede ise kanser, karaciğer, akciğer, kemikler dâhil vücudun diğer bölgelerine yayılmıştır.Kolon kanseri ni tetikleyen diğer çevresel faktörler ise beslenme bozuklukları, Obezite, sigara gibi tütün ürünleri kullanımı kolon kanserini tetiklemektedir. Kanseri önleyici unsurlar ise: düzenli beslenme, egzersiz yapma, bol kalsiyum ve D vitamini alma ve önlemek için tarama testlerinin düzenli olarak yaptırmaktır. Çünkü dünyada her yıl yaklaşık olarak 1 milyon insan kolon kanseri ne yakalanmaktadır. Ülkemizde ise bu rakam yılda yaklaşık 30.000 civarlarındadır. İstatistiklere bakıldığında ise erkek bireylerin kansere yakalanma oranı %4,5, kadınlarda ise %3,2 civarlarındadır. Gelişmiş ülkelerde kolon kanseri gelişmekte olan ülkelere göre 10 kat daha fazla görülmektedir.Kanserin 1. ve 2. evrelerinde; cerrahi müdahale yapılarak kanserli bölge temizlenir, 3. aşamaya gelmiş kanserli hastalar için de yine cerrahi yöntem uygulanır. Fakat 4. aşamaya gelmiş hastalarda ise artık cerrahi yöntem uygulanamaz alternatif yöntemler uygulanır.4. aşamaya gelmiş hastalar için fazla umut olmasa da hastaların birçoğunun alternatif yöntemlerle iyileştirilmesi sağlanabilir. Sağlıklı bir vücut için ve kansere yakalanmamak için düzenli beslenme ve düzenli test yaptırmak gerekir.
Adet Sancısı İçin Bitkisel Çözümler
Adet sancısı çeken her kadın, her ay korkulu günler yaşamaktadır. Kimi kadınların hafif geçiyor olsa da, kimi kadınların şiddetli geçmektedir. İçilmeyen hap, konmayan sıcak su torbaları ve ütünün buharı gibi denenmiş yöntem kalmamıştır. Çoğu kadın, karnına yada bacaklarına sıcak su torbası koymaktadır. Ancak sıcak bir torbayı direk temas ettirmeniz size zararlıdır. Çünkü; Sıcak su torbası, adet döneminde damarları genişletip ve kanamayı arttırır. En önemlisi diyabet ve nörolojik hastalar kesinlikle kullanmamalıdır. Kendileri sıcağı hissetmemekte ve bu nedenle sabah kalktıklarında torbanın konduğu yerin yara olduğu gözlenmektedir. Adet sancısına iyi gelen birçok doğal ürün bulunmaktadır. Mecburen içilen haplar, ağrıyı keserken bir yandan demir eksikliği ve B 12 eksikliği meydana getirmektedir. Ancak doğal ürünler ağrıyı keserken kalıcı ve zarar vermeden tedavi etmektedir. Adet sancısına iyi gelen bitkisel takviyeler; Karışık bitkisel çay ( Civanperçemi, aslanpençesi, ada çayı ve çobançantası bitkileri kaynatıp içerisine bir kaşık bal katılarak tüketilmelidir. ) Soğan suyu ( Bir soğanı parçalayın ve 1 litre suyun içerisinde kaynatın. 15 gün boyunca günlük 2 bardak tüketin. ) Safran ( 1 fincan kadar suyun içerisine bir tutam safran atın ve kaynatın. Bal ile karıştırarak tüketin. Zira bal adet söktürücüdür. ) Melek otu (Adet akışını düzenler( arttırır), ağrıyı hafifletir.) Kırmızı ahududu ( Rahmi rahatlatır ) Siyah kohoş ( Adet sancısına birebir ) Zerdeçal ( Adet kramplarını hafifletir, ancak fazla kullanıldığında kanamayı arttırır. ) Papatya çayı ( Kasılmaları azaltır ) Nane çayı ( Sakinleştirir, yatıştırır ) Melisa çayı ( Şişliği azaltır ) Adet döneminde sancıyı azaltmak için yenmesi gerekenler ; Maydanoz, ıhlamur, fındık, fıstık, et, balık, sebze, meyve, beyaz etler, baklagiller, pirinç, patates, yulaf gibi besinler. Adet döneminde yenmemesi gerekenler; Fazla tuz tüketimi, çikolata ( her ne kadar vücut istese de yenildiği taktirde şekeri birden yükseltip ve indirir. Vücutta bu ani artış ve azalmaya olumsuz tepki verir.) çok şekerli yiyecekler. Adet dönemlerinde şekerli kaynamış sıcak su içilmesi de, vücudu rahatlatmaktadır. En önemlisi üşütülmemesi gerekir. Ayaklarınızı sıcak tutmanız ve adet dönemine 1 hafta kala kalın giyinmelisiniz.
Reklam
Sağlıklı Kilo Verme Yöntemleri
Aşırı kіlosu оlan insanlar zayıflamak ister fakat önemli olan sağlıklı bir şekilde kilo vererek zayıflamaktır. Çoğu zaman bilinçsiz olarak yapılan zayıflama girişimi vücutlar іçіn çok problemi de açığa çıkаrabilmektedir. Sağlıklı bir şekilde zayıflamak durumunda sağlık problemlerini etkilemeyecek yolu ya da yolların seçilmesi gerekmektedir. Bir besine yüklenmek, bazı besin gruplarından bilinçsiz bir şekilde uzaklaşma, beslenme için yanlış sayılabilecek zamanları seçmek veya uzun zaman boyunca midenin açlık yaşaması birçok hastalığa sebep olabilir. Sаğlıklı Zaуıflamak İçin Doğal Yöntemler • Paketlenmiş ürünleri dolaplardan uzak tutarak, cips- kızartma gibi bol yağlı ürünler ile vedalaşmak gerekmektedir. Aksi halde sağlıklı kilo verme yöntemleri hakkında konuşulamaz. • Kahvaltı yapılmadan kilo verme zayıflama ihtimalinin düşünülmemesi gerekmektedir. Dikkatli ve özenli bir şekilde kahvaltıların yapılması gerekmektedir. • Ara öğünlerde meyve veya yoğurt yemek tercih edilebilecek iyi bir tercihtir. Bunun yanı sıra bitki çayı ile biraz badem, ceviz, fındık tüketmekte ara öğünü zenginleştirmek açısından önemli olabilmektedir. • Yağlı besinler ile karbonhidrat içeren besinler gün іçinde aynı zamanda tüketilmemesi gerekmektedir. • Sağlıklı kilo verme yöntemlerinin kesinlikle olmazsa olmazı еgzersiz yapmaktır. Mümkün olduğunca kardiуo çalışmaları yapılarak kаslаrın uyarılması gerekmektedir. Bunun sonucunda yağ yakım oranı artacaktır. • Gazlı ve alkollü içeceklerden uzak durmalı ve karaciğeri rahatlatmak gerekmektedir. • Lif yönünden zengin olan bitkisel gıdalara yönelmek gerekmektedir. • Fаzlа miktarda tuz tüketmek, alınan suyu vücuttа tutar ve ödemlere neden оlаbilmektedir. Bu durum genel sağlık açısından sorunlar ortaya çıkarabileceği gibi zayıflamaya da engel olan önemli bir durumdur. • Genel olarak her vücuda uyacak olan bir önemli husus öğün sayısını çoğaltarak, öğünde yenilecek porsiyon miktarını azaltmak olmaktadır. Bu sayede mide ve bağırsak ѕürekli olarak çalışacak ve sağlıklı kilo verme evresinde sizlere yardımcı olabilir. • Sağlıklı kilo vererek zayıflama düşünüldüğü zaman yürüyüş yapmak gibi sporlar vücut için göz ardı edilmemesi gerekmektedir. Gün içinde tempolu bir şekilde yapılacak yürüyüşler sayesinde forma daha kolay bir şekilde girebilirsiniz. Atılan terler sayesinde vücutta bulunan toksinleri de uzaklaştırabilmek mümkün olmaktadır.
Sürekli Yaşanan Baş Ağrısı Nedenleri ve Tedavisi
Baş Ağrısı Nedenleri Baş ağrısı küçükten büyüğe herkesin şikayet ettiği bir rahatsızlıktır. Kimilerinde ara ara olurken, kimilerinde ciddi boyuttadır. Ciddi boyutta geçmeyen baş ağrısı durumunda derhal doktora başvurulmalıdır. Baş ağrıları Birincil ve İkincil olmak üzere kısımlara ayrılır. Birincil baş ağrıları; Belli bir hastalığa bağlı olmadan kendisi başlı başına bir hastalık olan baş ağrısıdır. İkincil baş ağrıları; Belli bir hastalığa bağlı olarak ortaya çıkan baş ağrısıdır. Birincil Baş Ağrılarının Nedenleri; MİGREN beyin damarlarının genişleyip tekrar daralmasıyla ortaya çıkan baş ağrılarıdır. Bu ağrıları tetikleyenler; Stres, uykusuzluk, yorgunluk, alkol, açlık ve hormon dalgalanmaları dır. Boyun ve kafa derisini içerisine alan GERİLİM TİPİ baş ağrılarıdır. Stres, depresyon, başın zedelenmesi ve uzun bir süre bilgisayar başında çalışmak bu baş ağrısına yol açmaktadır. Gece uykudan uyandıracak kadar şiddetli olan KÜME baş ağrısıdır. Gün içerisinde bir kaç defa kendini gösterebilir. Aylarca sürmesi de gözlenmektedir. Ancak bu tip ağrıların kesin nedeni bilinmemektedir. Parlak ışıklar, sıcaklık ve fiziksel yorgunluk gibi tetikleyici şeylerden uzak durmak gerekir.     İkincil Baş Ağrılarının Nedenleri; Başka bir hastalığın belirtisi olarak ortaya çıkan ikincil baş ağrıları; enseden başlar ve aniden gelişir. Baş ağrısı ile birlikte, kusma, bulantı, zihin bulanıklığı ve görme bozukluğu meydana gelebilir. Bu durum işin ciddiyetini gösterir. İkincil Baş Ağrılarına Neden Olabilecek Hastalıklar; Beyin Damar Hastalıkları Baş ve Boyun Yaralanmaları Beyin Hastalıkları Beyin Tümörleri Beyin Sinir Hastalıkları Beyin Enfeksiyonları Sinüzit Beyin Basıncının Yükselmesi     Günlük Baş Ağrıları Neden Olur? Bu baş ağrıları, birincil ve ikincil baş ağrılarının bir belirtisi olabilir. Başka hastalıklara bağlı olmayıp her gün baş ağrısı çeken kişilerin çoğunda, çok sık ağrı kesici aldıkları için tekrarlayan ağrılar görülmektedir. İlaca alışan vücut ilaç alınmadığında baş ağrısı ile sinyal verir. Ayda 9 kez den fazla alınan ağrı kesiciler, baş ağrılarını tetiklerler. Baş ağrıları günlerini altüst edebilir. Bu nedenle baş ağrısı deyip geçmeyin. Hafif gözüküp bazı hastalıkların habercisi olabilir. Kendinize değer verin. Kendinizi önemseyin. Doktorunuzla iletişim halinde olun. Kaynak : http://www.saglikhatti.info/bas-agrisi-nedenleri-ve-tedavisi/
Çin Seyahatinde Görmeniz Gereken 7 Yer
Çin; dünyanın en büyük ikinci ülkesi ve en kalabalık ülkesi. Çin, binlerce yıldır gelişen, tarihi eski uygarlıklara dayanan çok eski bir ülke. Çok geniş topraklara sahip olduğu için seyahat ettiğinizde nereleri ziyaret etmeniz gerektiğini bilmek zor. Nereleri ziyaret edeceğinize nasıl karar vereceksiniz?Çin seyahati yapacakların, nereleri ziyaret edeceklerini önceden bilmeleri lazım çünkü yapılacak binlerce şey var hepsini vakit ayırmanız imkansız! Eğer gidecekseniz bizce kaçırmamanız gereken 7 yer bunlar:
Reklam
İş Görüşmesinde İşverene Mutlaka Sormanız Gereken 8 Soru
İş görüşmelerinde alışık olduğumuz manzara genelde; işverenin soru bombardımanına tutması, cevaplarını alması daha sonra soracak birşeyiniz var mı? diye sorup 'eeh, ne zaman belli olur acaba' tarzı bir cevap almasıdır. Ancak hem sizin bazı şeyleri daha iyi anlamanız, hem de işverende olumlu bir etki bırakmanız için belli sorular sormanız gerekiyor. Bu sayede hem kendinizi diğer adaylardan ayırmış hem de işverenin hafızasına kazımış olacaksınız.Amerikalı kariyer koçu Cheryl Palmer iş görüşmesinde adayın sorabileceği en mantıklı soruları derlemiş. İşte bu sorular;
YDS'de Değişiklik Yapıldı
Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı (YDS) Almanca, Arapça, Fransızca, İngilizce ve Rusça dilleri için yılda en az iki kez, diğer diller için yılda en az bir kez yapılacak. Yabancı Dil Bilgisi Seviye Belirleme Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelikte değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Buna göre, YDS Almanca, Arapça, Fransızca, İngilizce ve Rusça dilleri için Mart, Nisan, Mayıs ayları içerisinde en az bir kez ve Eylül, Ekim, Kasım ayları içerisinde en az bir kez olmak üzere yılda en az iki kez; diğer diller için ise Mart, Nisan, Mayıs ayları içerisinde olmak üzere yılda en az bir kez yapılacak.(AA) 
Oruçluyken Oluşan Ağız Kokusunu Önleme Yolları
Ramazan ayının gelmesi ile oruç tutanların karşılaştığı en büyük sorunlardan biri de ağız kokusu oluyor. Oruçluyken nefes kokusunu önlemek için, gün boyu bazı tedbirler almak ve ağız hijyenine her zamankinden daha çok dikkat etmek gerekiyor. Peki oruçluyken ağız kokusunu engellemek için neler yapılabilir?İftar ve sahurdan sonra diş bakımınızı mutlaka yapın. Dişlerinizi fırçalayın ve fırçalama sonrasında ağız bakım suyu ile ağzınızı çalkalamayı unutmayın. Diş ipi, dişlerde daha ince ayrıntıların da temizlenmesini sağlar ve ağızda kokunun oluşmasını engeller. İftar ve sahurdan sonra diş ipi kullanabilirsiniz. Sahurda pastırma, sucuk ya da sarımsak gibi kokuya neden olacak yiyeceklerden uzak durun. Soğuk içeceklerin de ağız kokusuna neden olduğunu biliyor muydunuz? Sıcak havadan dolayı bol bol tüketilen soğuk içecekler ağız kokusunu tetikler. Bu nednele ağız kokusunu önlemek için, oda sıcaklığında içecekleri tercih etmek daha uygun olacaktır. Öğlen ve akşam vakitlerinde yemek yediğimiz için, vücut alıştığı üzere bu saatlerde mide öz suyu salgılar. Mide öz suyu salgılandığında yemek yenmediği için de ağız kokusu kaçınılmaz hale gelir. Bu yüzden, bu saatlerde konuştuğunuz kişilerle uzak mesafeden iletişimde bulunmaya dikkat edebilirsiniz.Kendi ağız kokunuzu farkettiğinizde yalnızca su ve diş fırçasıyla dişlerinizi ve dilinizi fırçalayabilirsiniz. İftar ve sahurdan sonra bir miktar aromatik çaylardan içmek de hem midenizi rahatlatır hem de ağız kokusunun oluşumunu engellemeye yardım eder. Nane, adaçayı ve yeşil çay gibi çayları bu dönemlerde tüketebilirsiniz. haber kaynağı: 724saglik.org/ağız ve diş bakımı
Reklam
Reklam
ForenScope Tıp Alanında Devrim Yaratacak
Dünyada ilk kez dermatoloji hastalıklarında gözle görünmeyeni görüntüleyen, doktorların ofislerini cep telefonlarında taşıyabileceği ForenScope görüntüleme cihazı birçok alanda devrim yaratacak. Erken teşhis ve cilt hastalıklarının takibinde devrim yaratan buluş olarak tanımlanan ForenScope görüntüleme cihazı, dermatologların yanı sıra fotoğrafçılıkta da makro görüntüden mikroya geçişi sağladı. ForenScope, dünyanın ilk multispektral mobil görüntüleme ve arşiv sistemi olarak geçiyor. Türkiye’nin mobil proje alanında ihraç edeceği ve global pazarda adından söz ettirecek ForenScope görüntüleme cihazının global pazara tanıtılacağı dünya lansmanı ise, 2014 yılı sonunda Kore’de gerçekleştirilecek. Uluslararası akademik platformlarda büyük ilgi gören ForenScope projesi için bugüne dek 1,5 milyon dolar üzerinde Ar-Ge yatırımı gerçekleştirildi. ForenScope ilgili “Türkiye’de geliştirilen en büyük mobil sağlık projesi” yorumunu yapan ForenScope projesi Ar-Ge Başkanı Osman Eşki, halihazırda üretimi tamamlanmış ve satışa hazır bin adet cihaz bulunduğunu belirtti. Eşki, cihazın satış rakamı ile ilgili, “Farklı ihtiyaç ve kullanım alanlarına göre oluşturduğumuz setler 350 ile 3 bin dolar arasında fiyatlandırılmıştır.” açıklamasını yaptı. Ayrıca, cihazda kullanılan dalga boylarının insan sağlığına hiçbir yan etkisinin bulunmadığına vurgu yaparak şunları söyledi: “Forenscope projesi, Ar-Ge’si Yıldız Teknik Üniversitesi Teknopark’ta faaliyetlerini sürdüren Grimed şirketine aittir. Bilimsel çalışma grubumuzun merkezi Türkiye, üretim yerimiz ise Şenzen’dir. ForenScope mobil projesi Türkiye ekonomisine ciddi katkılar sağlayacak, global pazarda adından söz ettiriecek.” Prof. Dr. Server Serdaroğlu, konuyla ilgili, “ForenScope ile artık karanlık odaya ihtiyaç duyulmadan florasans görüntüleme (wood lambası işlevi) yapılabilecek olmasıyla birlikte görüntüleme kalitesi ve kullanım kolaylığı devreye girmiş olacak. Elde edilen görüntülerin gerek hasta takibinde, gerek arşivlemede, gerekse eğitimlerde kullanılabilecek olması sayesinde ise doktorlar ofislerini cep telefonlarında taşımış olacak. Doktorların üzerinden büyük bir yük alacak. Ayrıca zaman kazandıracak ve hastalıklarda erken teşhis sağlayacak. Özellikle ForenScope ile alınan görüntülerin yan yana ya da üst üste kullanılabilmesi, dermatoloji kadar kozmotolojide de hastalık seyirlerinde ve tedavi süreçlerinde önemli avantajlar kazandıracak. Aynı zamanda tanı koyma sürelerini kısaltacağı gibi dermatoloji kliniklerinin standartlarını yükseltecek. Ekonomik açıdan ise ciddi anlamda maliyetleri düşürecek ve her doktor ForenScope mobil görüntüleme cihazına sahip olabilecek.” dedi Doç. Dr. Mustafa Kamaşak, ForenScope ile ilgili teknoloji açısından şu yorumu yaptı: “İnsanlar mobil cihazlarda sağlık ile ilgili yeni projeler bekliyor. ForenScope sayesinde fotoğrafı çekilen görüntülerin akıllı analizi yapılacak. Böylelikle birtakım ön analizlerle şüpheli veya görülen hastalıkların mobil cihazlarla ortaya çıkarılmasını mümkün kılacak. Bu gelişmenin öncelikli faydası sağlık hizmeti veren kuruluşlarda veya merkezlere bağlı çevre ilçelerde yapılacak taramalarda kolaylık sağlanması olacak.” Ofisler cepte taşınacak  “Tak-çevir” yöntemiyle tüm akıllı telefonlar ve kamera özellikli mobil cihazlarda kullanım kolaylığı sağlayan ForenScope ile artık karanlık odaya ihtiyaç duyulmadan florasans görüntüleme (wood lambası işlevi) yapılabilecek. Dayanıklı, hafif ve zarif tasarımıyla ForenScope, gizli USB geri besleme çıkışına sahip. Ayrıca, aralıksız 48 saate kadar multispektral incelemelere olanak sağlıyor. Bir puzzle gibi tasarlanan ürünün farklı lens alternatifleri sayesinde, 365 nm-700 nm aralığındaki tüm dalga boylarında multispektral dermatolojik mikro ve makro görüntülemeler kayıt edilebiliyor; tanı ve tedavi öncesi veya sonrası görüntüleri saklanabiliyor, paylaşılabiliyor. ForenScope için özel olarak geliştirilen mikro lensle, 16 mm’lik bir lezyonu benzersiz keskinlikte görüntülenebiliyor. Tek bir parmak hareketiyle mikro görüntülemeden makro görüntülemeye geçiliyor. Mükemmel netleme özelliği sayesinde büyük lezyonların dermatoskopik takibi, akne, damarsal yapılar ya da kozmetik uygulamalarda dövme lekesi gibi birçok alanda standart ölçeklemesiyle de kolay ve hızlı kullanım sağlıyor. ForenScope için özel olarak geliştirilen yazılımın da kullanımı oldukça kolay. Görüntülemelerin gruplandırılması, makro görüntü veya robot resim üzerinden noktalama, lezyon gelişimlerini adım adım izleme, karşılaştırma (yan yana veya üst üste), renk-ölçek skalası, hasta veri güvenliği için şifreli koruma gibi birçok özelliği içeriyor. Zorlu testlerden geçen tüm ForenScope modelleri FCC, CE ve RoSH sertifikalarına sahip bunuyor. Türkiye dünya pazarında  Türkiye’deki hastanelerde mevcutta kullanılan ve tamamı yurt dışından ithal edilen dermatoskopi cihazlarının bir adetinin dört yıllığına ülke ekonomisine bedeli 17 bin euro. ForenScope görüntüleme cihazı ise sağlıkta daha düşük miktarda yatırım bütçesine geçiş yapılmasına imkan sağlayacak. Böylelikle sağlık sisteminde daha etkin sonuçlar doğurması da cihazın sağlayacağı ekonomik avantajların başında geliyor. Türkiye’nin mobil proje alanında ihraç edebileceği ForenScope, aynı zamanda global pazarda de rekabet üstünlüğü ve uluslararası platformlarda teknoloji alanında prestij de sağlayacak.
Reklam