27 Kasım 2014 Günlük Burç Yorumu Videoları
Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOG servisinde gerçek astrologlara sorup hemen öğrenebilirsiniz:)
Düzensiz Uykudan Muzdarip Olanların Yakınen Bildiği 17 Hadise
İkinci öğretim okuyor olabilirsiniz, NBA'yi takip ettiğiniz için de olabilir, belki nöbet sistemiyle çalışıyorsunuzdur, belki belirli saatlere bağımlı kalmak istemeyen bir sanatçısınızdır, belki işsizsinizdir, belki de birkaç aylık bebeğiniz vardır. Bu kişilerin çoğunun ortak sorunudur uyku düzensizliği, işte bu durumun yaşattığı bazı durumlar..
Türkiye’nin En Güzel 10 Koyu
Sürekli cennet vatan diye adlandırılan ülkemizin adı sanı duyulmamış o kadar güzel köşesi var ki bunun boş bir söz olmadığını resimlere bakarak anlamak kolay. Biz de maviyle yeşilin en görkemli şekilde buluştuğu koyları listeleyip tatil planı yapanlara yardımcı olalım istedik.
Hurda Arabaların Öncesi ve Sonrası
Hurdalıkta gördüğünüz bir çok aracın hikayesi olabileceği gibi, yollarda gördüğünüz o klasik efsane görünümlü otomobillerinde bir serüveni var. Bir çoğu araba hurdalıklarından alınan bu otomobiller , meraklı kişilerce restore edilip inanılmaz bir hale kavuşturuluyor. Sizler için derlediğimiz bu fotoğraflar hayret uyandıracak kadar iyi.
Reklam
Neden Uyuruz?
Bu konuda ilginç teoriler ve ipuçları var. İpuçlarından en belirgin olanı, yeterince uyuduğumuzda kendimizi iyi, mahrum kaldığımızda ise çok daha kötü hissetmemiz. Birkaç günlük mahrumiyetin ardından uyku ihtiyacı öylesine ağır basar ki hiçbir şey uyanık kalmamızı sağlayamaz. Yapılan deneylerde bu haldeki insanların aşırı yüksek müzikte, ayakta, hatta tekmelenirken bile uyuduğuna tanık olunmuştur. Birkaç günlük uykusuzluk hali insanda kafa karışıklığı, unutkanlık ve halüsinasyona neden olur. (En uzun süreli uyanık kalma rekoru 11 gündür.)Fakat yorulduğumuz için uyuduğumuzu söylemek acıktığımız için yemek yediğimizi söylemek gibi olur; uyuma nedenimiz budur, ama neden uykuya ihtiyaç duyduğumuz sorusunun yanıtı değildir bu.Bellek yardımıSon yıllarda ortaya çıkan bir teoriye göre uyku, yeni bellek oluşumunda ve pekiştirilmesinde önemli rol oynar. Hafıza sistemimiz psikolojik gizemini korurken, birçok araştırma uykunun perde arkasında bakım ve muhafaza işlevi gördüğünü iddia ediyor.California Üniversitesi’nden Matthew Walker ve ekibi, deneklere bilgisayarda sırasıyla çeşitli şekiller gösteriyor. Deneklerin yarısı bu şekilleri sabah, diğer yarısı ise akşam izleyip ezberlemeye çalışıyor. Daha sonra laboratuvara dönen deneklerin sabahçı olanları tüm gün boyunca uyanık kaldıktan sonra, akşamcı olanlar ise gece uyuduktan sonra hafıza testine tabi tutuluyor. Uyumuş olanların şekillerin sıralamasını çok daha iyi hatırladığı ortaya çıkıyor.Gün içindeki kısa uykuların da hafızayı güçlendirdiği düşünülüyor.Bazı araştırmacılar uykunun tazeleme ve yeniden düzenleme yoluyla belleğimize yardımcı olduğunu ifade ediyor. Sıçanlara labirent içinde yol bulma eğitimi verilerken beyinlerinde gerçekleşen aktivite biçiminin gece uyku sırasında da tekrarlandığı görüldü. Buradan, gündüz edinilen tecrübenin uyku sırasında da tekrarlandığı sonucuna varıldı.Dinlenmek ayrıca kötü deneyimlerin etkisinin azaltılmasına da yardımcı oluyor. Walker’in araştırmasında, kötü ve travmatik olayların yarattığı olumsuzluklarla beynin uyku sırasında baş etmeye çalıştığı da iddia ediliyordu.Rüya alemiBurada rüya olgusu da devreye giriyor. Belleğimizin uyku sırasında yaşadığı çılgın maceralar olarak ifade edebileceğimiz rüyaların, belleğin tazeliğini korumak için rastgele harekete geçmesi ve yaşanan olaylar arasında bağlantı kurma çabasının ürünü olduğu sanılıyor. Uyku mahrumiyetinin halüsinasyona yol açmasının nedeni de bu olabilir. Uyku yoluyla belleğimizi yeniden düzenleme fırsatından mahrum bırakıldığımızda rüyalar davetsiz bir şekilde uyanık dünyamıza girerek gerçek olanla olmayanı birbirinden ayırmamızı zorlaştırıyor.Bütün bunlar aslında bazı verilere dayanan spekülasyonlar. Beynimize çeki düzen vermenin yanı sıra, vücudumuz uykuyu hasarlı hücrelerin onarımı gibi bazı düzenleme ve idare işlerini yapma fırsatı olarak da değerlendiriyor olabilir.Bazı bilim insanları ise uykunun düzen ve onarım amaçlı olmadığını savunuyor. “Neden uyuyoruz?” sorusu yerine “Neden uyanığız?” sorusunun sorulması gerektiğini belirtiyorlar. Sıcak, güvende ve tok haldeyken, yani temel ihtiyaçlar giderilmişken etrafta dolaşmanın ve uyanık kalmanın enerji israfı olduğunu ifade ediyorlar.Net olan şey, uykunun akıl ve beden sağlığı için gerekli olması. Herkesin ihtiyacı farklılık gösterse de ortalama 7 saat uyumak gerekiyor. Daha az uyuyanların kalp hastalıkları gibi bazı hastalıklara daha açık hale gelme riskinin yanı sıra yaşam sürelerinin de kısaldığı düşünülüyor.Yani, bir dahaki sefere uyumak istediğinizde suçluluk duygusuna kapılmak yerine, uykunun size ne kadar iyi geleceğini düşünmek daha doğru olabilir.
Reklam
Kadın - Erkek Eşitliği Hakkında 9 Özlü Söz
etiket
'Kadını 'zayıf cins' olarak tanımlamak bir iftiradır ve erkeklerin kadınlara karşı yaptığı haksızlıktır. Eğer güçten kastedilen kaba kuvvet ise elbette kadınlar erkeklerden daha az vahşidir. Ancak güç eğer ahlaki bir güçse, o zaman kadınlar erkeklerden tarif edilemez derecede üstündür. Kadınlar bizden daha fedakar, daha cefakar, zorluklara çok daha fazla dayanan, daha cesur insanlar değil mi? Kadınlar olmadan erkekler olabilir mi? Kim bir kadından daha fazla gönle hitap edebilir?'
Reklam
Dünyada Yaşamın Olmadığı Bir Yer Var mı?
Şili’nin kuzeyindeki Atakama Çölü’nde hiçbir canlı yaşam mümkün değil gibi görünüyor. Dünyanın en kuru yerlerinden biri olan bu çölün bazı bölgelerinde 50 yıl boyunca bir tek damla yağmur düşmediği oluyor.Fakat burada bile yaşam var. Endolit adı verilen mikroorganizmalar kayalardaki gözeneklerin içine yerleşip buradaki nemden yararlanarak yaşama tutunuyor. Uzmanlar, endolitlerin, artıklarından beslenen diğer organizmalara da bu şekilde yaşam olanağı sunduğunu belirtiyor.Mikroorganizmalar dört milyar yıldır varlığını sürdürüyor. En aşırı koşullara bile uyum sağlayacak kadar uzun bir zaman yani. Peki dünyada hiçbir canlı yaşamın olmadığı ortamlar var mı?122 derecede yaşamBu sorunun yanıtını ararken bakılacak ilk yer aşırı sıcak ortamlar olabilir.Hipertermofil adı verilen organizmalar sıcağa dayanıklılığıyla biliniyor. Bu organizmalar aktif yanardağların bulunduğu bölgelerdeki denizlerin derinliklerinde, sıcak su sızıntılarının olduğu hidrotermal baca ağızlarında yaşıyor ve 122 santigrat derece ısıya dayanabiliyorlar.Araştırmacılar 150 dereceyi teorik üst sınır olarak görüyor. Bu sıcaklıkta artık proteinler parçalanıyor, yaşamın devamını sağlayan kimyasal tepkimeler olanaksız hale geliyor. Yani mikroorganizmalar hidrotermal baca ağızlarının kenarlarında yaşayabiliyor ama sıcaklığın 464 dereceye ulaştığı bacaların içinde yaşamaları olanaksız. Aynı şey karadaki yanardağlar açısından da geçerli. Uzmanlar, yaşamın sürdürülmesi bakımından sıcaklığın en belirleyici parametre olduğuna inanıyor.3 km derinlikte yaşamYüksek basınç bu bakımdan daha az sorun teşkil ediyor gibi görünüyor. Yani yerin ne kadar altına kadar yaşamın inebileceği sorunu, basınçtan ziyade ısıyla ilgili bir sorun. Dünyanın merkezinin 6000 derece olduğu düşünülüyor. Bu sıcaklıkta yaşamın olması mümkün değil.Fakat basınç olarak hangi derinliğe kadar yaşamın devam edebileceği henüz bilinmiyor. Güney Afrika’da bir altın madeninde yerin 3,2 kilometre derinliklerindeDesulforudis audaxviator adı verilen bir mikroorganizmanın yaşadığı tespit edildi. Yeryüzüyle teması muhtemelen milyonlarca yıl önce kesilmiş olan bu canlılar, radyoaktif çürüme yoluyla kayalardan besinlerini emerek yaşamını sürdürüyor.-20 derecede yaşamSıcaklık bakımından diğer aşırı uçta, yani buzlu ortamlarda da bazı canlıların yaşadığı biliniyor. Psychrobacteradı verilen bakteriler Sibirya’da donmuş topraklarda ve Antarktika’daki buzul çamurlarında -10 dereceye kadar soğukta yaşayabiliyor. Kısa bir süre önce de Antarktika’daki buzulların altındaki bir gölde canlı hücrelere rastlandı.Yine aynı bölgede -20 derecede aşırı tuz içeren bir gölde de yaşam izleri görüldü. Yaşamını sürdürebilmek için bu mikroorganizmalar özel protein yapıları ve hücrelerinde donmayı önleyen moleküller geliştirerek bu ortamlara adapte olmuşlar. Uzmanlar, yeryüzünde yaşam ilk ortaya çıktığından beri dünya birçok kez buzul döneme girdiği için bu ortamlarda yaşamla karşılaşmayı sürpriz olarak görmüyor.Radyasyonlu ortamda yaşamRadyasyonlu ortamlarda da canlılara rastlamak mümkün. Örneğin Çernobil’deki nükleer santralin patlaması sonucu yayılan radyoaktif sızıntı ortamında ve radyoaktif atıkların bulunduğu konteynerlerde bile mikroorganizmalara rastlanıyor.Deinococcus radiodurans adı verilen bu canlılar 15000 gray radyasyona dayanabiliyor. 5 gray radyasyon insanda ölümle sonuçlanıyor.Bizim ölümcül kimyasal maddeler içeren ortamlar olarak gördüğümüz koşullar bazı canlılar için ideal yaşam alanları olabiliyor. Bazı organizmalar arsenik, cıva gibi ağır metallere bağlı yaşarken bazıları da siyanürü tercih ediyor. Rusya’nın Kamçatka bölgesindeki kaplıcalarda bazı mikroorganizmaların insan için zehirli olan kükürt ve karbon monoksite bağlı yaşadığı görüldü.İstisnalar var mı?Ancak bazı istisnalar da olabilir. Antarktika’daki Don Juan Gölü dünyanın en tuzlu ortamı. Tuz oranı yüzde 40’ları buluyor. Araştırmacılar burada buldukları mikrobik yaşam belirtilerinin gölde mi oluştuğunu yoksa başka yerlerden rüzgârla mı taşındığından emin değil. Yani burada aktif yaşamın varlığı henüz kanıtlanmış değil.Şimdilik canlı yaşamın kesinlikle olmadığı bilinen ortamlar, aşırı sıcak ve steril laboratuvar ortamları. Umulmadık ortamlarda yeni organizmalar keşfedilmeye, canlı yaşamın görüldüğü sınırlar genişlemeye devam ediyor. Bu sınırların nerede sona ereceği henüz bilinmiyor.Buradan şu sonuca varmak mümkün: Canlı organizmalar her ortama uyum sağlayabiliyor.Fizikist
Rakunların "Neden Rakun Beslemiyorum ki?" Dedirtecek 20 Özelliği
etiket
Anavatanı Kuzey Amerika olan, sevimli, kedi maması müptelası, parlak şeylere aşırı ilgili, inatçı, ürkek, yırtıcı, tırmanıcı, yüzücü bir hayvan. İnce uzun parmakları ile kedi maması yerken onları izlemeye doyulmuyor. Amerika'da evcil hayvan olarak besleyenler var. Zaten beslemeseler de onlar bir şekilde eve gelip besleniyorlar. Peki siz hiç düşündünüz mü bir rakun edinmeyi? Düşünmediyseniz size bunu düşündürtmeye kararlıyız. İşte 20 eşsiz özelliği ile rakungiller familyasından rakunlar.
26 Kasım 2014 Günlük Burç Yorumu Videoları
Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOG servisinde gerçek astrologlara sorup hemen öğrenebilirsiniz:)
Reklam
Dünya’nın En Korkunç 10 Roaller Coaster’ı
Büyüse de lunaparklardan kopamayanların en büyük eğlencelerinden birisi de Roller Coaster’lar. 1900’lü yılların başından itibaren özellikle Amerika’da yaygınlaşmaya başlayan bu hız trenlerinin orta ölçekli örnekleri ülkemizde yapılmaya başlansa da türleri ile yarışacak kadar hızlı ve büyük değiller maalesef. Bir kere tadına varanın kanına zehirmişçesine işleyen bu devasa oyuncakların o kadar fazla tutkunu var ki; bunun için kıtalar arası seyahate bile çıkıyorlar.Merak edenler için biz de Dünyaca ünlü 10 Roller Coaster’ın listesini hazırladık.
Reklam
Dünya'nın Adeta Başka Bir Gezegen Taklidi Yaptığı, 15 Büyüleyici Doğal Mekan
Bu içeriğimizde bir araya getirdiğimiz fotoğrafları görünce, bu fotoğrafların bir film seti için photoshop aracılığıyla yaratıldığını düşünebilirsiniz. Gerçekten de bu fotoğraflar bir düş gibi görünüyor insanın gözüne. Ama emin olun ki hiçbirinde ne bir oynama ne de bir düzenleme yapıldı. Bu fotoğrafların her biri dünya üzerinde bulunan doğal alanların görüntüleri. İşte dünyanın ne kadar güzel ve eşsiz bir yer olduğunu bizlere hatırlatan, birbirinden muhteşem o doğal güzellikler;
12 Dünyaca Ünlü Şehrin 12 Güzide Şehir Parkı
1900-1914 tarihleri arasında, Güell ailesinin soyluluk göstergesi olarak yaptırılan park, 1923'ten sonra halka açılmıştır. Ana girişte taştan yapılmış, mantarları anımsatan kubbe biçimli çatıları olan iki yapı bulunuyor. Yapıların birinde ilginç bir kule var. Park alanındaki yapıların çoğu, canlı renkleri içeren seramik parçaların bir araya getirilmesiyle yapılan mozaikle kaplı. Parkın girişindeki merdivenli yol, sütunlarla süslenmiş büyük meydana kadar uzanıyor.
Sevgilinin İsmi Ne Olmalı?
etiket
İsim kadar insanın karakterini yansıtan bir şey daha yok. Peki ama senin sevgilinin adı ne olmalı? Cevap: Bu Test!
Erkeklerin Mesai Saatleri İçinde "Seks" Haricinde Düşündüğü 10 Şey
Bilimsel araştırmalar ışığında konuşuyoruz. Erkeklerin ortalama 14 saniyede bir seks düşündüğü çok ciddi (!) bilimsel araştırmalarla kanıtlanmış bir durum. Bu demek oluyor ki, dakikada 4, 1 saatte 240, 8 saatlik bir mesaide yaklaşık 1900 defa seks düşünüyorlar. Bu kadar çok seks malzemesini nereden bulduklarına başka bir içerikte değinmeyi düşünüyoruz diyerek, asıl konumuza dönelim. Beyinlerinin %10'unu kullanan, bu %10'un da %98'ini sekse tahsis eden erkekler kalan %2'lik boş alan ile ne düşünüyor olabilir onu eğilmek istedik. İşte o %2'lik kısmı oluşturan %100.Erkekler bu içeriği patronunuza okutmayın, yoksa sizi işten çıkarıp yerinize bir dal parçasını işe almayı düşünebilir.
Reklam