Şeker Hastalığı Belirtileri Neler?
Şeker hastalığı (diyabet) belirtileri beraberinde bir çok sendromu da yanında taşımaktadır. Aşağıda yazılan sendromlar şeker hastalığının belirtileri olarak kabul edilen durumlardır: Çok sık idrara çıkma, Çok fazla susama, Bulanık görme, Halsizlik, bitkinlik durumları, Beklenmedik kilo kaybı, Acıkma hissi, Mide bulantısı, Kusma, Nefes kokusu, Sık idrar yolu enfeksiyonu, Adetten kesilme, Kuru ve kaşıntılı deri, Yaraların kolay kolay iyileşmemesi. Çok sık idrara çıkma (poliüri) hissi devamlı mevcuttur. Bunun sebebi ise, kan şekeri yükseldiğinde böbrekler emme işlevini yerini getiremediklerinde, fazla şekeri atmak için uğraşırlar. Çoğunlukla kan glukozu 180 mg a eriştiğinde idrar aracılığı ile glukoz atılmaya başlar (glikozüri). Çok uzun yıllardır şeker hastalığı olan kişilerde bu oran çok daha fazla yükselmeden idrarda glukoz çıkmayabilir. İdrarla vücuttan çıkarılan şeker ile birlikle suyun da atılımını da sağlar. Bu sayede ortaya çıkan sıvı kaybı ile aşırı susama (polidipsi) duygusu ortaya çıkar. Bu belirti genellikle hastalar tarafından yalnızca ağız kuruluğu olarak ortaya çıkar. Bulanık görme probleminde bu susuzluk periodları sırasında gözde bulunan glukoz ve su seviyelerindeki değişiklikle ilgilidir. Hücreler yakıt maddeleri olan glukozu yeterli miktarda almak için halsizlik ve bitkinlik ortaya çıkar. Bu kayıp yakıtı yerine koyabilmek için vücutta toplanan yağlar yakılmaya başlar bunun akabinde ise kilo kaybı ile beraber aşırı acıkma hissi meydana gelir. Yağ hücreleri bozulur ve bundan sonra ketonlara dönüşür. Bu ketonlar idrar aracılığı ile atılır. Kan şekeri yükselir ise, deri enfeksiyonlarında artış görülür. Şeker bakterilerin üremesi için uygun koşullar sağlanmış olur. Yüksek glukoz seviyeleri sinirlerde hasara yol açacağından geceleri ayak ağrıları ve kramplar meydana gelebilir. İnatçı hiperglisemi uzun vadede kalp-damar hastalıkları, böbrek hastalıkları ve görme bozuklukları gibi şeker hastalığının yol açtığı metabolik sendrom adı verilen komplikasyonlarına da yol açabilir. Şeker hastalığını önlemek adına; diyet, alkol kullanımı, aktivite seviyesi, stres, hastalıklar ilaçlar ve hormon oranlarındaki değişiklikler gibi bir çok etken kan şekeri seviyeleri üzerinde etkendir. Ancak bu düzey sık sık yapılacak kan şekeri testleri ile takip edilebilir. Bu sayede kan şekeri seviyelerindeki değişikliklere göre bir tedavi uygulamak mümkün olur. Beslenme: Şeker hastalığı olan kişilerde kan şekerinin normal seviyelerde devam edebilmesi için beslenme oldukça önemli rol oynamaktadır. Önemli olan, kişinin porsiyonlarının az olması değil, vücudunun ihtiyacını karşılayabilecek yiyecekleri tüketmesidir. Besinler 4 temel gruba ayrılır: Sebze ve meyveler portakal, elma, muz, havuç,ıspanak gibi… Hububatlar tahıllar ve ekmek (buğday, pirinç, arpa, yulaf gibi) , Mandıra ürünleri (süt, krema, yoğurt gibi) Etler (kümes hayvanları,balık,yumurta vs.) Bu 4 temel besin grubun her birinden hergün tüketilmeye çalışılması oldukça önem teşkil eder. Bu sayede vücudun gereksinimi olan tüm besinler alınmış olur. Gıdalardaki ana besinler: karbonhidratlar, proteinler, yağlar, vitamin ve minerallerdir.Karbonhidratlar vücuda enerji sağlar. Şeker hastalığı için en ideal tercih fasulye, bezelye, mercimek, tahıllar, hububatlar, sebze ve meyvelerdir. Proteinler içinde ise en uygun tercih; hafif etler ve az yağlı mandıra ürünler olmaktadır. Lif bakımından zengin gıdalar kan şekeri ve yağ düzeylerini düşürmek için en sağlıklı besinler olarak kabul edilirler. Çok fazla yağ barındıran yiyecekler şeker hastalarında çok zararlı olabilirler. Tuz tüketimini azaltmak oldukça önemlidir. Egzersiz Düzenli şekilde uygulanan egzersizler sayesinde vücuttaki fazla şekerin yakılması sağlanır. Bu sayede kan şekeri düzeyleri de düşer. Doktorun tavsiye ettiği egzersiz biçimin seçilmesi ve egzersizlerin ardından kan şekeri düzeylerinin ölçülmesi oldukça önemlidir. Fazla enerjiye ihtiyaç duyulan egzersiz biçimlerinin kan şekerini aşırı düşürebileceği de akıldan çıkarılmaması gereken bir etkendir. Stres ve Hastalıklar Psikoljik açıdan stres ya da soğuk algınlığı, grip, bakteriel enfeksiyonlar sebebi ile meydana gelen fizyolojik stres insülinin gerektiği gibi fonskiyonunu devam ettirmesini engelleyecek hormonların üretimine yol açabilirler. Kalp krizi gibi kimi rahatsızlıklar ya da büyük travmalar kan şekeri düzeylerini yükselmesine yol açabilir. Stres ve hastalık gibi hallerde kan şekeri oranlarının devamlı ve sürekli kontrol edilmesi faydalı olacaktır. Pneumococcal pnömoniye ve gribe karşı aşılanmak, bu riski azaltan bir etkendir. Alkol Alkol karaciğerden glikozun serbest bırakılmasını önler. Kan şekeri düzeylerinde çok fazla düşmelere yol açabilir. Alkol tüketilmesi gerekiyor ise makul bir düzeyde tüketilmesi ve önceden muhakkak bir şeyler yenmelidir.
Dr. Murad'dan Güzelliğiniz için 12 tavsiye
Cilt bakımı konusunda modern bir filozof olarak görülen Dr. Murad muhteşem cilt bakım ürünleri bulunmasına rağmen güzellik için bunlardan daha fazlasının yapılmasını öneriyor. İşte 12 güzellik ve mutluluk tavsiyesi Yeryüzündeki en önemli insan olduğunuzu unutmayın. Siz iyi oldukça, en çok değer verdiğiniz kişiler de daha iyi ve başarılı olacaktır. Her sabah uyandıktan sonra, önce tacınızı takın ve sonra güne başlayın. Kendinizin ne kadar değerli olduğunu asla unutmayın. Tüm olumsuzluklara rağmen güzel bir gün yaşamayı seçmek varken kötü bir gün yaşamayı asla tercih etmeyin. Suyunuzu sadece içmeyin, yiyin; sebze ve meyve tüketimi çok önemlidir; çiğ tüketmek daha iyi ve sağlıklı olacaktır. Mutluluk her gün güzel olan şeyleri görebilmekte gizlidir, görmek için de önce etrafınız bakmayı deneyin ve mutluluğu arayın. Haftada kendinize minimum 2 saatlik bir zaman ayırın ve kendinizi şımartın. Tüm işlerinize ve yoğunluğunuza rağmen bu 2 saatten asla vazgeçmeyin. Kim olduğunuzu keşfedin ve kendiniz olmaktan vazgeçmeyin, asla bir başkasına özenmeyin. Unutmayın ki, siz dünyanın en özel insanısınız. Bir şey öğrenmek istiyorsanız başkalarından önce kendinize sorun ve kendi söylediklerinize kulak verin. Gülümseyin, gülümsemezseniz yanınıza sadece kendisini düşünen 'kişilikler' yaklaşacaktır ve bu kişiler kalbinizi kırarlar. Mükemmeliyetçi olmaktan vazgeçmelisiniz. Unutmayın ki hep mükemmeli istemek sizi kötümserliğe sürükleyecektir. Bugün izin verin kendinize makyajınız biraz aksın ve burnunuz kızarık olsun. Siz, kendiniz olduğunuz için özel ve güzelsiniz. Çevre ile olan bütün göbek bağınızdan kurtulmalısınız ve yalnızca kendiniz için yaşamalısınız. Kendinizi mutlu edebiliyorsanız herkes ve her şey çok daha farklı ve güzel olacaktır. Her şeyin birbiri ile döngü içinde olduğunu unutmayın. Son olarak hayatının aşkını arayanlara; sizi çok sevecek büyük balığı yakalayana kadar küçük balıklarla boşa zaman geçirmeyin bırakın, o anı keyifle bekleyin. Kendinizi, büyük balık karşınıza çıktığında onu görebilecek ve değerini bilecek şekilde ruhen hazırlayın.
Organik Dudak Bakımı
Kadınların cilt bakımında en önem verdikleri yerlerden bir tanesi de dudaklardır. Eğer dudaklarınız için kimyasal içeren kremler kullanmak istemiyorsanız, önereceğimiz doğal bakım kürlerini deneyin. Kurumuş dudaklar için 200 gram susam yağı 50 gram bal mumu. Bal mumunu benmari yöntemi denilen kaynayan suyun içine yerleştirilmiş bir kap içerisinde eritin. Susam yağını ilave edin. Karışımı her gün dudaklarınıza sürün. Dolgun dudaklar için 1/2 salatalık 1 yemek kaşığı bal 1 yemek kaşığı yoğurt. Salatalığı yıkayıp kabuğunu soyun. Soyduğunuz salatalığı blendırda suyunu çıkarın. Salatalığa bal ve yoğurt ekleyerek, bir karışım hazırlayın. Elde ettiğiniz maskeyi dudak ve dudak kenarlarındaki cildinize uygulayın. 15 dk. sonra yıkayarak çıkarın. Parlaklık için 1 adet domates 1 yemek kaşığı bal 1 yemek kaşığı yoğurt. Domatesi blendıra atıp iyice ezin. Üzerine bal ve yoğurdu ekleyerek karıştırın. Elde ettiğiniz maskeyi dudaklara ve dudak kenarlarındaki cilde sürün. 15 dk.bekletip durulayın. Bu karışım dudaklarınızı nemlendirip, kırışıkları yok edecek, bunun yanısıra dudakların elastikiyetini, yumuşak ve pürüzsüz olmasını sağlayacak.haber kaynağı:trendnotlari.com/bakım
Çizgili Kıyafet Kombinleri
Her yeni gün hayatımıza yeni bir renk yeni bir desen çıkıyor.Ünlü markaların koleksiyonlarında bol miktarda yer verdiği çizgili giysi modelleri ni mutlaka denemeniz gerekir. Enine veya boyuna kalın ya da ince çizgilerin yer aldığı elbiseler bu yaz çok moda. Hangi model veya hangi hallerde giyeceğinizi bilmeyiz ancak çizgili kıyafetler 2014 yılında dolabınızda epey bir yer kaplayacak gibi duruyor. Çizgili bir etek seçtiyseniz üstünüze giyeceğiniz bluz yada gömleğin çizgisiz düz model olmasına dikkat edin. Çünkü tüm vücutta çizgili elbise kullanmak her vücuda yakışmayabilir. Kendi vücudunuzu iyi tanıyın ve bedeninize uyumlu çizgili kıyafet kombinleri tercih edin.Vücudunu tam manasıyla tanımayan kişilerin çizgili kıyafet seçiminde gayet titiz davranması gerekir. Çünkü yanlış bir seçim işleri daha çok karıştırabilir. Örneğin hafif kilolu birinin enine çizgili bir elbise tercih etmesi işleri daha çıkılmaz bir hale sokabilir. Enine çizgili kıyafet modelleri kişiyi olduğundan daha toplu ve kilolu gösterir. Bu detaya dikkat etmeniz son derece önemlidir. Kilolu kişilerin çizgili modasında boyuna çizgili kıyafet modellerini tercih etmesi doğru bir karardır.Kısa boylu kişilerinde yatay çizgiler yerine dikey çizgiler kullanılmış kıyafetleri tercih etmesi boylarının daha uzun görünmesine katkı sağlar.Sizlere fikir verebilecek çizgili kıyafet kombinleri galerimizde…
Sezonun Trendi: Kloş Etekler
Kış sezonu modasında hakimiyet kuran kloş etekler yazın da etkisini sürdürecek gibi görünüyor. Yeni sezonda pek çok ünlü markanın koleksiyonunda yer alan bu bol kesim etekler birbirinden renkli ve farklı alternatiflerle mağazalarda yerini almış durumda. Bu sevimli model, pembeler, morlar ve mavilerin yoğunlukta olduğu baharı müjdeleyen sıcak renklerle karşımıza çıkıyor. Eski zamanların modası olan kloş etekler modern çizgilerle günümüz trendlerinin en başında yerini alıyor. Her tarza ve yaşa uygun olan bu etekler bayanların giymekten en çok zevk aldığı modellerden biri. Farklı boy ve kumaş seçenekleriyle öne çıkan kloş etekler şu sıralar vitrinlerin başrol oyuncusu olarak yer alıyor. Kendi stilinize uyarlayacağınız kloş etekler ile bambaşka kombinler yaratabilir, kimi zaman romantik, kimi zaman hanım hanımcık, kimi zaman da asi bir görünüm yakalayabilirsiniz. Sizin için hazırladığımız kombin önerileri bu konuda size çok yardımcı olacak. Yazımızın devamı Kozmy.com'da...
Reklam
Yolda Nasıl Tanışılır?
Yalnızsın, sıkılmışsın, sadece bir elinin direksiyonda…Trafik hiç kullanılmayan bir erkek tavlama alanıdır. Bir düşün! Yalnızsın, sıkılmışsın, sadece bir elinin direksiyonda olması gerekli ve avucunun içinde, hiçbir yere kıpırdayamayan bir seyirci kitlen v ar. Trafik kesinlikle bir et pazarı, en iyi çıtır tavlama alanıdır. Bir sonraki sefer trafik sıkıştığında göz teması kur ve elinden gelenin en iyisini yap. Çocuklarınız ileride bu hikayeye bayılacaktır.HABERİN DEVAMI İÇİN: AŞK - CİNSELLİK - COSMOTURK
Reklam
Muhteşem Yüzyıl'ın 9 Saraylısı
Muhteşem Yüzyıl’ın en önemli 9 erkek karakteri GQ Türkiye’nin Nisan sayısında bir araya geldiler. Usta fotoğrafçı Tamer Yılmaz’ın objektifine poz veren oyuncular çarpıcı açıklamalarda bulundular.kaynak:http://gecce.com/
Kardashian Alay Konusu Oldu
Late Night With Seth Meyers programında giydikleriyle Kim Kardashian gene alay konusu oldu.  İç çamaşırları için büyükannenin iç çamaşırını gördük şeklinde nitelendirildi. İşte o kıyafeti..kaynak:http://www.buzzfeed.com/
Reklam
Karadeniz'den Gürcistan'a
Anı Tur’un Uçaklı Uzun <b>Karadeniz Turu</b>’na katılarak Gürcistan’ı da görmek ister misiniz? <b>Batum Tiflis Turları</b>’nı da kapsayan <b>Uçaklı Karadeniz Turları</b> ile hem Karadeniz’i hem de Gürcistan’ı dolaşabilirsiniz. <br/><br><br>Trabzon, Rize ve Artvin’i gezdikten sonra ulaşılacak olan G
Kuyruklu Eyeliner Çekme Teknikleri
Eyeliner vurgulu bir göz makyajı nın olmazsa olmazı, pek çok kadının da başının “kuyruklu” belasıdır.Oysa ki eyeliner çekmek, öyle korkulacak bir şey değil. Öncelikle eyelinerin dağılmasını önlemek için kapatıcı yardımıyla göz kapaklarınızı pürüzsüz hale getirin. Kapatıcıyı cilt tamamen emdikten sonra eyelineri uygulamalısınız. Eyelinerden önce makyajın kalıcılığı için farınızı sürün. Farınızı tüm göz kapağına fırça yardımıyla sürün.Kalem ya da sıvı formdaki eyelinerinizi göz kapağının tam ortasına sürülerek işaretleme yapın. Kuyruklu göz makyajı yapmak istiyorsanız, şakaklara yakın bölüme kadar göz kapağınızın üzerine sürün.Kuyruk bölümünde taşırmalar olduysa, kulak temizleyici pamuğu nemlendirici kreme batırıp fazlalıkları temizleyebilirsiniz.Eyeliner sürerken elleriniz titriyorsa ya da düz bir hat çekemiyorsanız; işlemi kolaylaştırmak için kirpik diplerine aralıklarla noktalar yapın. Noktaları takip ederek çizgiyi tamamlayın. Eyeliner sürdükten sonra bozulup dağılmaması için iyice kurumasını bekleyin. Rimelinizi eyeliner kuruduktan sonra sürün. Likit eyeliner Eyeliner çekmeye yeni başlayanlar için kimi zaman işi kolaylaştıran, kimi zaman da göz kapağını komple batıran bir malzeme. Kedi gibi gözlere sahip olmak istiyorsanız ama eliniz titrer diye düşünüyorsanız, kullanmak zorunda değilsiniz. Dahası var! Dipliner Likit eyeliner ile hemen hemen aynı üründür, tek majör farkı fırça ucudur. Diplinerlarda fırça ucu keçeli kalemi andırır, tutuş mesafesi daha kısa olduğu için kirpik dibinize uygularken manevralarınızı daha kolay yaparsınız. Kalem eyeliner Göz kapağınıza kalem çekebiliyorsanız, bu ürünü de rahatlıkla kullanabilirsiniz demektir. Doğan görünümlü Şahin gibi, kalem görünümlü dipliner! Kuyruklu Eyeliner Çekme Teknikleri
Mutfakta Feng Shui Uygulamak İstiyorsak Nelere Dikkat Etmeliyiz?
Çince rüzgar ve su anlamına gelen Feng Shui, insanlar ve çevreleri arasındaki ilişkiyi konu alan bir Doğu felsefesidir. Feng Shui’ye göre mutfaklar; evin sağlık ve bereketini temsil eder. Bu nedenle de mutfağın durumu, kullanılış şekli, verimliliği ve rahatlığı evin enerjisi ve Feng Shui’si için önemlidir. Feng Shui felsefesine göre yemeği yapan kişinin mutfağa gelen kişiyi görebileceği şekilde mutfağın düzenlenmesi gerekir. Mobilyalar mümkünse açık renk tercih edilmelidir. Giriş kapısıyla mutfak arasında kristal aydınlatma kullanılırsa dışarıdan mutfağa gelebilecek negatif enerjinin dağıtılması sağlanabilir. Feng Shui felsefesine göre su ile ateş yan yana konulduğu zaman birbirinin bereketini götürdüğüne inanıldığından dolayı; fırın ve ocağı yerleştirirken buzdolabının, bulaşık makinesinin ve lavabonun yanına konulmaması tavsiye ediliyor. Ocak konulduğu konum itibariyle yatak odasına, banyoya ve giriş kapısına doğru bakmamalıdır. İyi çalışmayan ya da bozulmuş aletler mutfağa girmemeli ve tamir ettirilmelidir. Mutfaktaki eşyaların mekan içerisindeki yerleşimi yapılırken rahat hareket edebilmesini sağlayacak bir alan oluşturulmaya dikkat edilmelidir. Eşya ve aksesuarlarda abartıya kaçılmamalıdır. Fazla doldurulmuş alanlarda enerji akışı rahat olmaz. Enerji rahat akamaz ise siz de rahat hareket edemeyebilirsiniz. Çok sivri kenarlı, mutfakta rahat kullanılamayacak malzemelerden de kaçınmak gerekir.
Reklam
İş ve Özel Yaşamda Tükenmişlik Duygusu
Tükenmişlik duygusu… Bu duygunun çıkış noktalarından birisi de kişinin enerjisinin düşmesi, düşen enerjisini tazelememesi, pozitif yükleme yapamaması olabilir. Enerjideki yükselişler ya da düşüşler dış dünyamızda yaşadığımız olayların seyrinde de etkilidir belki de… Tükenmişlik duygusu; kritik gedik dediğimiz zamanlarda iş hayatında, özel ilişkilerde, kişinin kendi iç bünyesindeki doyumsuzlar baş gösterdiğinde yaşanabilir. Kişi olmak istediği ile şu anda nerede olduğu arasında bir boşluk yaşıyor olabilir. Hayat çarkı dengeli ve sağlıklı dönmemeye başlamıştır. Hayat çarkındaki sosyal yaşam, kariyer, özel ilişkiler, bireysel gelişim, para ya da sağlık alanlarında dengeler bozulmaya başlamıştır. İş hayatında tükenmişlik duygusunun özellikle aynı yerde uzun bir süreci doldurmuş, bu süreçte halen terfi alamamış veya istediği ekonomik geliri elde edememiş insanlarda görülme potansiyeli daha yüksektir. Kişi mevcut olduğu durum ile mevcut olmak istediği durum arasında farklılıklar yaşıyor olabilir. Veya kişi çevresi ile iletişim problemleri yaşamaya veya eğer böyle bir durum yaşıyor ise; mobbing’i tolere edememeye, yaptığı işin hayatının bir parçası olmadığını hissetmeye başlamıştır. Kısaca kariyerinde dalgalanmalar yaşıyordur. Ya mevcut düzenine uyum sağlamalıdır ya da yeni arayışlara yönelebileceği gücü toplamalı, kendine güvenini tazelemeli ve dış koşullar her ne kadar çok da kolay olmasa da adım atma, yer ya da iş tarzı değiştirme korku ve endişesini yenmelidir. Buradaki en önemli gerçek; kişinin atacağı adımın kendisini bulunduğu konumdan daha kötüye değil; daha iyi bir seviyeye götürebileceği bir adım olmasıdır. Özel yaşamda ise; yaşanan ilişki bir aşama kaydetmiyordur, evlilik isteniyor karşı tarafın engeli ile karşılaşılıyordur, istenen doyum sağlanamıyordur, taraflar birbirini eskisi gibi tolere edemiyordur. Birlikte geçirilen zamanlar sınırlıdır. Yaşanan evlilikler, ilişkiler alışkanlığa dönüşmüştür, sevgili anlamı yitirilmiş ilişki arkadaşlığa dönüşmüştür. Taraflarda başka insanlara yönelme durumu yaşanıyordur. Taraflar birbiri ile artık kaliteli zaman geçiremiyordur. Birbirini dinlemiyordur; empati kuramıyordur. Birbirini yargılamalar, birbirine karışmalar artmıştır. Evinde yaşananlar kişiyi huzursuz bir hayata sürüklüyordur. Alma-verme dengeleri bozulmuştur. Birbirini değiştirme çabaları tarafları olumsuz duygulara sürüklüyor, ilişkiden ya da karşıdaki kişiden soğutuyordur. Kısaca ilişkide dengeler bozulmuştur. Parasal alanda tükenmişlik yaşayan kişi ise yeterli geliri elde edemediğini biliyordur ve bu durumun getirilerinin stresinin yükünü taşıyamamaya, mevcut gelirinin çarkı döndürmediği endişesini yaşamaya, yaşam tarzı gelirinin üzerinde seyretmeye ve kişi bunu karşılayamamaya başlamıştır. Parayla ilgili davranış kalıplarında, parayla olan ilişkisinde sorunlar vardır. Veya parayı kazanabileceği alternatifleri oluşturabilmekte kendisi dışında gelişen tıkanıklıklar yaşıyordur. Tükenmişlik duygusu yaşayan birey, sabah yataktan kalkmak istemez, işe gidilecek ise kişinin ayakları geri gider, içinden hiçbir şey yapmak gelmez, insanlar üstüne geliyordur, kimse onu anlamıyordur. Eski alışkanlıklarının gölgesinde kaybolmaya başlanmıştır. Kendi iç benliği ile ve çevresi ile uyum kaybedilmiştir. Yaşama sevinci kalmamıştır. Hatta kendi öz benliğinden bile uzaklaşmaya başlamıştır. Enerjisi negatif yönde düşmüştür. İnsan beyni nedense olumludan çok, olumsuza daha çok odaklanabiliyor. Gün içerisinde insan beyninden geçen olumsuz düşünce oranının olumlu düşünce oranına göre daha yüksek olması gibi… İnsanın ruh halini, psikolojisini, gündelik modunu enerjisindeki negatif ya da pozitif dalgalanmalar etkileyebiliyor. Hatta bilinçaltına yerleşmiş korkular insana şu anda yaşadığı hayattaki enerjisini dengeleyebilmesine engel olabiliyor. Bunun farkına varabilen kişiler bu korkuları ile yüzleşerek, bilinç altı kayıtlarını temizletebiliyor. Ve yerine olumlu düşünceleri koyma yöntemi ile hayatının kalan kısmında çok daha mutlu ve huzurlu bir hayat sürmeyi başarabiliyor. Hayattaki zorluklar bitiyor mu? Tabi ki hayır… Sadece kişi bu zorlukları daha kolay ve daha az hasarla, daha kısa süreçlerde, daha kolay uyum sağlayarak atlatabilmeyi başarabiliyor. Enerjisel dalgalanmalar kişinin ruhsal sağlığının dengesinde de bozulmalara sebep olabilir. Bu bozulmalar sonucunda da kişi kendi negatif enerjisi altında ezilebilir. Bu durum tükenmişlik duygusunu daha da tetikleyebilir. Negatif düşünce ve duygulardan uzak, enerjileri pozitif olan veya enerjileri düşse dahi enerjisini yükseltebilen insanların üretkenlikleri, başarılarının daha fazla olabilmesi, hayattan aldıkları hazzın tatmini ve hayatın iniş-çıkışlarına bakış açıları, iş hayatındaki performansı ve sosyal hayattaki yaşam enerjisi çok daha farklı olabiliyor. Yaşadığımız hayat evet oldukça zor, yüklerimiz fazla… Bu benim kadar hepimizin yaşadığı ve mücadele etmeye uğraştığı bir gerçek… İnsanız sonuçta an geliyor bu yükler sırtımızda kambur oluşturdukça sendeleyebiliyor, gücümüzü yitirebiliyoruz ama bu bizim kurban rolünü benimsemeyi seçmemizi gerektirmeli mi? Yoksa bir üst seviyeye çıkmamız için bizi tetiklemeli mi? Kazanan insanların ya da hayatının bir evresinde tükenmişlik duygusunu yaşayan ve bu evreyi olumlu yönde atlatabilen insanların çoğunun başarısının sırlarından biri de olumlu düşünce gücünün, girişimci ruhunu yaşatabilmesinin, kendisinin yapabilirliklerine inanmanın ve bu inançla değişimlere yüreğini ve zihnini açabilmenin verdiği motivasyon ve olumlu enerjidir belki de…
Reklam
2014 Bucket Çanta Modası
Çok eski zamanlarda şarap taşımak için kullanılan Bucket Bag ‘ler 70lerin başında kadınların vazgeçilmez çantaları arasında yer almaya başlamış. 2014 yazında da hem rahat hem de şık görüntü sağlayan bu çanta modası. Bu sever zımbalar, fermuarlar, metal saplarla… Moda tarihine ilk kez 1932 yılında Louis Vuitton sayesinde giren ve 1990′larda oldukça popüler olan bu çantalar yeni sezonda tekrar canlandılar. Louis Vuitton’a veda ederken hazırladığı son koleksiyonunda ve kampanya çekiminde Bucket Bag’leri yeniden yorumlayan Jacobs, meslektaşları arasında da akım başlattı. Marc Jacobs’dan sonra Calvin Klein, Alexander Wang ve Chanel gibi markalarda da karşımıza çıkan torba çantalar moda dünyasındaki krallıklarını ilan ettiler. Daha çok bohem kombinlerle kullanılan Bucket Bag’ler spor kombinlere doğru adapte edildikleri zamanlarda da ortaya çok güzel görüntüler çıkartıyorlar. Kısa sort ve basic bir üstle oldukça şık duracak bu modellerin çizgili, açık renk versiyonları da sahil kombinlerinize farklılık katacaklar.
Saç Tiplerine Göre Doğal  Maskeler
Farklı saç tiplerine özel doğal maskeler ile karşınızdayız.Sizde saç sorununuzu belirleyerek bu maskelerle saçlarınızı sağlıklı ve parlak bir görünüme kavuşturun. Kepekten kurtulmak İçin Sirke ve suyu derin kapta karıştırın. Saçlarınızı saç tipine uygun şampuanla yıkayın. Son duruluma suyu olarak sirkeli suyu kullanın. Her yıkamadan sonra bu karışımı kullanabilirsiniz. Hayatınızı kabusa çeviren saç dökülmeleri ni durduracak saçınızı eski yoğunluğununa kavuşturacak bu maskeyi yapmak için beş yemek kaşığı badem yağı ve beş yemek kaşığı biberiye yağı yeterli. Malzemeleri iyice karıştırın. Saç derisine masaj yaparak uygulayın. 20 dakika bekleyin. Saçlarınızı ıslatmadan şampuanlayın. Ilık suyla durulayın. Parlak Saçlar İçin Kim ışıltısı göz kamaştıran,parlak ve canlı bir saç istemez ki? Sizin de böyle bir saçınız olsun istiyorsanız yumurta ve zeytinyağı ile gelen bu ‘mucizevi’ doğal saç maskesi mutlaka deneyin! Yumurta sarısı ve zeytinyağını iyice karıştırın. Saç dipleri ve uçlarına eşit oranda sürün. 10 dakika bekleyin. Saçlarınıza hiç su değdirmeden şampuanla yıkayın. Ilık suyla durulayın. Mat Saçlar İçin Cansız, mat ve kuru saçlarınızdan çok sıkıldıysanız size harika bir önerimiz var! Sizler için hazırladığımız nemlendirici saç bakım maskesi yle hayalinizdeki saçlara kavuşabilirsiniz. Bir çorba kaşığı balı yarım fincan sütün içine katarak iyice karıştırın. 15 dakika boyunca saç diplerinize masaj yapın. Saçlarınızı şampuan ile iyice yıkayın. Yağlı Saçlar İçin En sık rastlanan saç sorunları ndan biri olan yağlı saçlar , zamanla gerçek bir soruna dönüşebiliyor. Bu sorunu da ortadan kaldıracak çok pratik bir doğal çözümümüz var! Bir yemek kaşığı ada çayını ve bir yemek kaşığı biberiyeyi kaynar suda çay gibi demleyip süzün. İçerisine bir yemek kaşığı elma sirkesi ekleyip karıştırın. Karışımın soğuması için bekleyin. Saç diplerine yedirerek sürüp iki saat bekleyin. Ilık su ile nazikçe durulayın. İşlemi iki haftada bir tekrarlayabilirsiniz.
Kırışıklıklara Bal İle Maskeler
Kırışıklıklar belli bir yaştan sonra problem olmaya başlar. Buna karşı evde kolaylıkla hazırlayabileceğiniz ballı maskeler … Bal maskesi Malzemeler; 1 çorba kaşığı bal 1 fincan limon 2 adet yumurta akı 1 çorba kaşığı badem yağı Yarım fincan süt Hazırlanışı, Bütün malzemeleri bir kasenin içine koyup karıştırın. Kırışıklıkların yoğun olduğu bölgeye masaj yaparak uygulayın. 20 dakika bekletip ılık suyla yüzünüzü yıkayın. Maskeyi haftada bir kez uygulayabilirsiniz. Kırışıklık maskesi Malzemeler; Soya fasulyesi unu 3 yumurta akı 1 fincan süt 1 tatlı kaşığı bal 1 tatlı kaşığı tereyağı Hazırlanışı; Tüm malzemeleri karıştırıp hamur haline getirin. Elde ettiğiniz hamuru güneşte kurutun ve ovarak toz haline getirin. Üzerine 1 tatlı kaşığı tereyağı ve 1 tatlı kaşığı bal ilave edin. Elde ettiğiniz karışımı cildinize sürün en az 1 saat bekletin. Bal maskesi Malzemeler; 1 çorba kaşığı limon suyu 2 çorba kaşığı bal 2 çorba kaşığı su Hazırlanışı: Malzemeleri bir kapta krem kıvamına gelene kadar karıştırın. Göz çevresi hariç tüm yüzünüze sürün. Ilık suyla durulayın. Kırışıklıklara Bal İle Maskeler
Ombre Tırnaklar
Ombre modası saçlardan sonra şimdi de tırnaklarda havasını estiriyor. Ombre manikür , aynı renk skalasından ojelerin, tırnakların her birine ayrı ayrı uygulanmasıyla yapılıyor. Yani tırnaklara bir rengin açıktan koyuya farklı tonları uygulanıyor. Farklı bir versiyonu daha var, onda da tırnak diplerine açık, uçlarına doğru ise koyu renkte oje uygulanılıyor.Bu trendin ilk görüldüğü kişiler şüphesiz ünlü top modeller.Defilelerde mankenler ombre manikür kullanıyor.Bu trendi sizde uygulamak isterseniz galerimizdeki ombre manikür modelleri nden ilham alabilirsiniz…
Reklam