"Şehirden Uzakta Şöyle Küçük Bir Evim Olsun" Diyenleri Mest Edecek 55 Metrekarelik Barınak
Vipp Shelter adı verilen bu minimalist ve prefabrik konsept, Danimarkalı tasarım şirketi Vipp tarafından yaratıldı. 55 metrekarelik bu çelik yapı, ağaçlar ve sakin bir göl tarafından çevrelenmiş engebeli bir manzaranın içinde yükseliyor.Vipp Shelter konseptinin hedeflediği müşteri kitlesi ise şehir yaşamından bunlanlar. Bu açıdan bakıldığında, söz konusu barınak doğaya kaçışı kolaylaştıran bir araç haline geliyor.Vipp’in baş tasarımcısı Morten Bo Jensen, Vipp Shelter‘la ilgili şunları söylüyor: “Asıl amaç bir ev ya da taşınabilir bir yapmak değildi. Vipp köklerini endüstriyel objeler üretmekten alan bir şirket, bu yüzden barınak terimi bu melez yapıyı ferah, işlevsel bir ürün, yaşanılabilir bir obje olarak tanımlamamıza olanak tanıyan bir tipoloji.”
MEB'den Okullara: 'Sabah Namazına Müteakip Öğrencileri Camiye Getirin'
Çanakkale Savaşı’nın 100. yılı vesilesiyle anmalar bu yıl camide yapılacak. Okullara gönderilen yazıda, öğrenci ve öğretmenlerin camilerdeki anmalara katılmaları istendi.BirGün'den Serbay Mansuroğlu'nun haberine göre; 18 Mart Çanakkale Savaşı’nın 100. yıldönümü dolayısıyla okullara gönderilen yazıda Türkiye genelinde camilerde kutlama yapılacağı ve öğretmen ile öğrencilerin bu törenlere katılması istendi. İl ve İlçe Müftülükleri tarafından Milli Eğitim Müdürlükleri’ne gönderilen yazıda “Çanakkale zaferi” için sabah namazı sonrası yurt genelinde anma programı yapılacağı belirtildi ve öğrenci ile öğretmenlerin bu etkinliklerden haberdar edilmesi istendi.Diyanet İşleri Başkanlığı, savaşın 100. yılı dolayısıyla ilan edilen ‘Çanakkale Yılı’ kutlamalarını gençleri camilere toplamak için vesile yaptı. Diyanet bu çerçevede savaşın kazanılmasının yıldönümünün camilerde kutlanması için harekete geçti. Kutlama için camilerde anma programı hazırlayan Diyanet, katılımın artması için okulları da programa dâhil etti. Diyanet bu vesileyle Milli Eğitim Müdürlükleri’ne bir yazı gönderdi. Yazılarda Çanakkale için sabah namazı sonrası yurt genelinde anma programı yapılacağı belirtildi ve öğrenci ile öğretmenlerin haberdar edilmesi istendi.Namazın ardındanİstanbul Avcılar Müftüsü Ömer Erden’in Kaymakam adına yazdığı yazıda şu ifadeler yer alıyor: “Çanakkale Zaferi’nin 100. Yılı yıldönümü olması ve 2015 yılının ‘Çanakkale yılı’ ilan edilmesi münasebetiyle, aziz şehitlerimize karşı görevimizi yerine getirmek, halkımızın konuya olan duyarlılığını artırmak amacıyla ülkemizin 81 vilayetinde 957 ilçesinde icra edilecek olan ‘Çanakkale Şehitlerini anma’ programı ilçemizde de çarşamba günü sabah namazına müteakip Avcılar Merkez Caminde icra edilecektir.” Gençlik ve Spor Müdürlükleri’ne de gönderilen yazıda konunun duyurulması talep edildi.Bilimsel ve laik eğitim karşıtlığıEğitim Sen 7 No’lu Şube Hukuk Sekreteri Zeynel Özgün: 19. Eğitim Şurasında alınan kararlara baktığımızda yaşanan bu olayın tekil bir örnek olmadığı daha net olarak görülüyor. Milli Eğitimde buna benzer bir dizi faaliyet yürütülüyor. Yukarıdan aşağıya, hiyerarşik bir şekilde toplumu muhafazakârlaştırıp yeniden biçimlendirmek amaçlanıyor. Milli Eğitim yöneticileri adeta bu muhafazakârlaştırmanın misyonerleri gibi çalışıyor. Biz, dindar nesil yetiştirmenin misyonerleri olmayı reddedeceğiz. Yaşananlar, Eğitim Sen’in laik, bilimsel ve anadilinde eğitim mücadelesinde ne kadar haklı olduğunu bir kez daha gösteriyor.
Ayıya "Orman Kibarı", Rüşvete de "Hediye" Dememize Sebep Olan Örtmece Kavramı Nedir?
Dilin toplumsal yaşamda kullanımı sırasında bazı ifadelerin doğrudan kullanımı karşıki kişilerin incinmelerine yol açabilir, bu nedenle bu tür ifadelere dikkat edilmesi gerekir. Kimi toplumlarda gayet normal olarak kullanılan kelimelerin, kimi toplumlara göre tabu sayıldığı da bilinen bir gerçektir. Ancak bazı tabu kelimeler veya karşıki kişileri incitmesi olası olan ifadeleri daha hafifletmek amacıyla hemen hemen her toplumda var olan “hüsnü tabir” diye adlandırdığımız cici sözlerin kullanılması da yaygın hale gelmiştir. Örtmece, (hüsnü tabir) toplumsal bütünlüğün korunması, insanların meramını karşısındakine daha rahat aktarması; kriz yönetiminde insanların doğru yönlendirilmesi açısından oldukça önemlidir. Kelimeleri içerik bazında güzelleştirme fikri yeni bir olgu değildir ve yüzyıllardır tüm dillerde rastlanmaktadır. Bu olguya Türkçede 'edebi kelam' , 'güzel adlandırma', 'hüsnü tabir', 'güzelleme' veya 'örtmece‟ denmektedir. İngilizcede 'euphemism', Fransızcada 'euphémisme' ve Almancada 'euphemismus' olarak adlandırılan bu olgu Antik Yunanca kökenli 'eupheme' (eu< 'iyi, güzel' pheme>'konuşma, söz ') kelimesinden kaynaklanmaktadır.
Endonezya'da Yapraktan Çılgınlar Gibi Gitar Çalarken Görüntülenen Kertenkele
Yogyakarta, Endonezya'da profesyonel fotoğrafçı olan Aditya Permana, geçtiğimiz günlerde hayatınızda bir kere karşılaşabileceğiniz bir pozu yakalamayı başardı. Ormanda bir kertenkele gitar çalıyormuş gibi bir pozla karşınızda. Fotoğrafçı hiçbir şekilde hayvanı manipüle etmediği konusunda ısrarcı. Ayrıca Dailymail'e '' Kertenkeleyi görür görmez hemen fotoğraf çekmedim. Etrafımdayken sakin ve kendini güvende hissedene kadar bekledim. Farkettim ki tıpkı bir gitar çalıyormuş gibi duruyordu ve hiç de hareket etmiyordu.'' diye belirtmiş.
9 Mart 2015 Günlük Burç Yorumu Videoları
Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOG servisinde gerçek astrologlara sorup hemen öğrenebilirsiniz :)
Reklam
Türkiye’de Kadın, ‘Temsil’de Bile Şiddeti Yaşıyor
KA.DER, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde 8’inci kez Türkiye’nin “Temsilde Kadın-Erkek Eşitliği” karnesini açıkladı. 8 yılda durum değişmedi, karar alma mekanizmalarında kadın oranı “yerinde saydı”. 26 bakanın 1’i, 81 valinin 2’si, 174 rektörün 14’ü kadın…Türkiye’de kadın, karar alınan hiçbir yerde var olamıyor, temsilde dahi “şiddeti” yaşıyor.Kadın Adayları Destekleme Derneği (KA.DER), sekiz yıldır Türkiye’de karar alma mekanizmalarında kadın-erkek eşitsizliği uçurumunun nasıl derinleştiğini rakamlarla ortaya koyuyor. Sekizinci yılda “Temsilde Kadın-Erkek Eşitliği Karnesi”nde bir kez daha ortaya çıkan gerçek şu:  “TBMM’de, yerel yönetimlerde, bürokraside, odalarda… kadınlar adeta yok sayılıyor, Anayasal bir suç işleniyor.”Anayasa’nın 10. maddesi “Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür” diyor. Ancak yıllar geçiyor, durum değişmiyor. Türkiye’de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü bir kez daha eşitlik mücadelesindeki kadınların seslerini duyurma çabalarının gölgesinde kalıyor.İşte KA.DER’in “Temsilde Kadın-Erkek Eşitlik Karnesi”ndeki “inanılmaz” rakamları:535 milletvekilinin 77’si,26 bakanın 1’i,81 valinin 2’si,25 müsteşarın 1’i,30 Büyükşehir Belediye Başkanı’nın 3’ü (Eşbaşkanlarla birlikte 5),Yüksek Yargı Organı Başkanlarının 1’i,174 rektörün 14’ü kadın…TÜRKİYE’NİN KARNESİ KÖTÜ AMA KADINLARIN KARNESİ İYİTürkiye, Haziran 2015’te Genel Seçimler ile TBMM’de yer alacak 550 milletvekilini seçecek. Nüfusun yüzde 50’sini oluşturan kadınların meclisteki temsilinin de yüzde 50 olması gerekiyor. Yüzde 14,39 olan kadın milletvekili oranı, kadınların seslerini duyurmalarını ve eşitlikçi yasalar çıkmasını engelliyor.Anne –babalar adeta korku filmi seti haline gelen “şiddet ve cinnet” meclisi ile ilgili görüntülerden çocuklarını uzak tutuyor. Bu meclisten “barış, eşitlik, özgürlük, adalet, hoşgörü” değil, “şiddet, hiddet, nefret, ayrımcılık, kavga, küfür, hakaret” sesleri çıkıyor.KA.DER Genel Başkanı Gönül Karahanoğlu, yaptığı açıklamada, tüm bu olumsuz tabloya rağmen siyasette var olmaya çalışan kadınların mücadelesinin “gerçek demokrasi”ye geçiş için umut vaat ettiğini söyledi. Karahanoğlu, TBMM’de ve yerel yönetimlerdeki kadınların sağladığı dönüşümleri şöyle sıraladı:Kadın sorunlarının mecliste daha çok tartışılmasını sağladılar.Kadın Erkek Eşitliği Komisyonu’nun (KEFEK) kurulması için mücadele ettiler, kadın-erkek eşitliğine ilişkin sorunların yasal çerçeve ve uygulamada iyileştirilmesi için çalıştılar.Meclisin cinsiyetçi uygulamalarına müdahale ettiler, cinsiyet eşitliği meselesini gündeme taşıdılar.Siyasi partiler ve seçim yasasında düzenleme yapılması gerektiğini gündeme taşıdılar, cinsiyet kotası talebinde bulundular. Cinsiyet kotasının anayasal olarak da güvence altına alınmasını istediler.Kadınların, erkeklerle birlikte kentsel yaşamın tüm alanlarında eşit biçimde yer alması için çalışmalar yaptılar, bu konuların denetleyicisi oldular.Toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın ve çocuk eğitimi, kadın ve siyaset, kadın sağlığı konularında projeler ürettiler.Haziran 2015 seçimlerinde partilerin kadın ve erkek adayları “eşit oranda” göstermesi gerektiğini söyleyen KA.DER Genel Başkanı Gönül Karahanoğlu, “Kadınlar siyasette aday olurken de seçildikten sonra da bir dizi engelle karşılaşıyor. Siyaseti erkek işi gören zihniyet, kadınları siyasal yaşamda yok saymaya devam ediyor, kadını siyasal yarışın dışında bırakıyor. Türkiye’nin 43 ilinde kadın milletvekili yok. 2015 Genel Seçimleri’nde bu büyük demokrasi ayıbının giderilmesini bekliyoruz” dedi.KA.DER’in sekiz yıldır Türkiye’ye karne verdiğini söyleyen Karahanoğlu, şöyle devam etti:“Yıllardır ‘bir üst sınıfa’ geçmeyi başaramayan, bunun için gayret göstermeyen, okulumuzun Anayasasında belirtilen ‘eşitlik ilkesine’ inatla karşı çıkan, belli bir cinsiyeti diğerinden üstün ve egemen gören, ‘ayrımcılık yapmakta direnen’ bir öğrenciyle karşı karşıyayız. Öğrencimiz ‘başarısızlıkta’ dirense de biz ona ısrarla ‘evrensel değerleri, ayrımcılık yapmamayı, bir cinsiyeti diğerinden üstün görmemeyi’ öğretmek için mücadeleye devam edeceğiz. Öğrencimizin, 2015 Genel Seçimleri’nde durumunu bir nebze de olsa düzeltme şansını kullanmasını bekliyoruz.”Zete
Nissan'ın B-Segment Konsepti Sway
Bir çok otomobil firması yeni otomobillerini Cenevre’de görücüye çıkardı. Bu firmalardan biri de Nissan. B-segmentinde konumlandırılan Nissan’ın yeni konsept otomobili Sway, gelecekteki Nissan otomobilleri hakkında bize şimdiden bilgiler veriyor.
Reklam
Dağ Ceylanlarının Nesli Kurtuldu
Hatay'ın Kırıkhan ilçesine 20 kilometredeki Suriye sınırında İncirli ve Sucu mahalleleri arasında kalan yaklaşık 7 bin hektar dağlık arazide kendilerine yaşam alanı oluşturan Hatay dağ ceylanlarının sayıları her geçen yıl artıyor.Nesli tükendiği düşünülen ancak 2008'de yapılan çalışmalarla varlığı tespit edilen Hatay dağ ceylanı popülasyonunun artması için bu tarihten sonra Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, Türkiye Tabiatını Koruma DerneğiHatay Şubesi, Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) Türkiye Temsilciliği ile çeşitli çalışmalar yürüttü. Çalışmalar neticesinde 2009'da yaklaşık 150 olduğu tahmin edilen dağ ceylanlarının sayısı 2014'te 345'e yükseldi.Doğa Koruma ve Milli Parklar personelinin doğrudan gözlem yöntemi ile yaptığı envanter çalışmasında, 2012'de 235, 2013'te 295, 2014'te ise 345 dağ ceylanı sayıldı.Kutsal kabul ediliyorYaşam alanının bir bölümü askeri yasak bölgede olması dolayısıyla varlığını sürdürdüğü tahmin edilen ceylanları, yöredeki köylüler de koruyor. Vatandaşlar, ceylanı kutsal kabul ediyor ve öldürmeleri halinde başlarına kötü şeyler geleceğine inanıyor.Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Hatay Şube Başkanı Abdullah Öğünç, AA muhabirine, neslinin tükendiği sanılırken 2008'de varlığı tespit edilen Hatay dağ ceylanlarının sayısının her geçen yıl artmasına sevindiklerini söyledi.Öğünç, ceylanların bulunduğu bölgede 2010'dan bu yana aktif koruma faaliyetleri gerçekleştirildiğini, avcılar tarafından avlanılmamasını ve bugüne kadar varlıklarını sürdürebilmelerinin en büyük nedeninin askeri yasak bölgede yer alması olduğunu kaydetti.Ayrıca yöre halkı tarafından ceylanların kutsal kabul edildiğini anlatan Öğünç, 'Köylüler, ceylanlara zarar verdiklerinde kendilerine de zarar geleceğini düşünüyor ve bununla ilgili çeşitli hikayeler de anlatıyor. Hatay dağ ceylanlarının sayısının hızla artması sevindirici' dedi.Perişan Mahallesi'nde oturan Bülent Gerici de dağ ceylanlarının geçmiş yıllardan bu yana yöre halkı tarafından kutsal bilindiğini söyledi.Ceylanların çoğu zaman tarlalarının etrafında gezdiğini anlatan Gerici, bu hayvanın, kendilerine fayda getirdiğine inandıklarını ifade etti.Köy halkından 82 yaşındaki İslim Gerici de geçmişten buyana ceylanlara yörede zarar verilmediğini belirtti.'Ceylanlar kontrol edilerek korunuyor'Orman ve Su İşleri 7. Bölge Müdürü Ethem Boz da nesli tehlike altındaki hayvanları korumaya devam ettiklerine, bu kapsamda Hatay dağ ceylanları ile ilgili çeşitli faaliyetler yürüttüklerini söyledi.Doğa Koruma ve Milli Parklar personelinin etkili koruma ve kontrol çalışmaları, yaşam alanının askeri yasak bölge olması, yörede yaşayanların ceylanı kutsal kabul etmesi ve bilinçlendirme çalışmaları neticesinde 2009'da yaklaşık 150 olduğu tahmin edilen dağ ceylanlarının sayısının 345'e ulaştığını ifade eden Boz, bunun sevindirici olduğunu kaydetti.Boz, 2013'te Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nün talimatları ile dağ ceylanı yaşam alanı içerisinde bulunan Beşikli Tepe mevkisine 160 dönüme Dağ Ceylanı Üretme İstasyonu tesis edildiğini aktararak, şunları kaydetti:'İstasyonda çoğaltılacak ceylanlar, türün geçmiş yıllarda yaşadığının bilindiği ancak şu an bulunmadığı (Çukurova-Ceyhan) başka alanlara yerleştirilerek koruma altına alınmak suretiyle bu alanlarda popülasyon oluşturulacak. 2014 envanter çalışması sonrası yapılan çalışmalarda sürme ve sıkıştırma yöntemi ile 2 dağ ceylanı istasyona alınarak, üretme istasyonu faaliyetlerine başlanmıştır. Yakalama çalışmaları, üretme istasyonunda 30 ceylan oluncaya kadar devam edecek. İstasyonda hem üretim faaliyetleri yürütülmekte hem de doğal yaşam alanındaki ceylanlar sürekli kontrol edilerek korunmakta.'Volkan Kaşik, AA
Türkiye'de Kadınlar Günü Ne Zaman Anlam Kazanır?
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, ancak günümüz Türkiye'sinde kadınların maruz kaldığı her türlü şiddeti ve muameleyi gördükçe bu günü kadınlar günü olarak kutlamanın daha anlamlı olacağı inancındayım.
Reklam
8 Mart 2015 Günlük Burç Yorumu Videoları
Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOG servisinde gerçek astrologlara sorup hemen öğrenebilirsiniz :)
Erkeklerin Ömrü Boyunca Minnettar Kalacağı 8 Kadın
Kadınların olmadığı bir dünya düşünün, biraz daha düşünün, tamam tamam düşünmeyi bırakın sakin olun bağırmayın geçti. Yaşamı sürdürebilir kılan yeryüzünün en büyük güzelliği kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun.
Tarihin Akışını Değiştiren 20 Kadın
Devletlere yön veren, tek bir sözüyle imparatorlukları titreten, yaptıkları buluşlarla dünyayı güzelleştiren kadınlar, yüzyıllardır tarihin akışını değiştiriyor. İşte tarihin akışını değiştiren kadınlar…
Reklam
21 Maddede Türkiye'de Çalışan Kadın Olmak
etiket
Sadece kadın olmanın bile zor olduğu Türkiye'de bir de çalışan kadın olmak, hele hele çalışan anne olmak herkesin kolay kolay altından kalkabileceği bir yaşam tarzı değil. Gün boyu işte çalışıp eve yorgun argın gelen erkek, kendisiyle aynı şartlarda çalışan kadından eve geldiğinde ev işlerini de yoluna koymasını, çocuklarla ilgilenmesini, yemeğini önüne koymasını, çocukları uyutmasını ve ertesi gün bütün bunlara baştan başlamasını beklemektedir. İş yerinde de kendisini sırf kadın olmasından dolayı yaşanan en ufak bir sıkıntıda eleştirecek patronlara, iş arkadaşlarına sahip olmak demektir. Neticede kadın olmanın zor olduğu bir ülkede bunun yanına bir de iş hayatını eklemek ancak kadın olmanın gücüyle açıklanabilecek bir durumdur. İşte size Türkiye'de çalışan kadın olmanın kısa bir özeti.
İyi Bir GAMER Olmak İçin Dikkat Etmeniz Gereken 10 Madde
etiket
Bilgisayarın başında uzun soluklu bir yaşama hazır olun.Bilgisayarın başından uzaklaştığınız zaman sanki sizden bir parçası eksik olmuş gibi hissetmeye başladığınızda ve kafanıza ağrılar girmeye başladığında bu durumun nasıl bir his olduğunu daha iyi anlayacaksınız.
Reklam
"Bir Kadının Vücudu ......... Olmalıdır" Cümlesindeki Tüm Sıfatlara Karşı Çıkıyoruz!
etiket
Artık erkekler tarafından bir kadının vücudunun nasıl olması gerektiğine dair tüm tanımlara, sıfatlara karşı çıkmamızın zamanıdır. Kadınların vücutlarına ilişkin her şey bizzat ve sadece o kadının kendisini ilgilendirir. Erkekler büyük memelerden, küçük memelerden, çıkık kalçalardan hoşlanıyor, kol kıllarını itici buluyor diye hiçbir kadın kendi memnuniyetinden ve sağlığından vazgeçmemelidir. Erkekler bir tek 'boyu' konusunda bile deliler gibi takıntı yaparken kadınların vücutlarının her parçasını eleştirme hakkına sahip değiller.
YÖK Genel Kurulu, 8 Üniversite İçin 21 Rektör Adayını Belirledi
Yükseköğretim (YÖK) Genel Kurulu’nun 5 Mart günü gerçekleştirilen 2015 yılının 3. toplantısında 8 devlet üniversitesinde yapılan seçimle belirlenen rektör 6 adayı arasından, yapılan seçim sonucunda belirlenen üç adayın Cumhurbaşkanlığı makamına arzına karar verildi.YÖK Genel Kurulu’nda 8 üniversite için sıraya göre belirlenen üçer adayın isimleri şöyle:Afyon Kocatepe Üniversitesi1.Sıradaki Rektör Adayı Prof. Dr. Mustafa Solak2.Sıradaki Rektör Adayı Prof. Dr. Hasan Çimen3.Sıradaki Rektör Adayı Prof. Dr. Hakkı YazıcıÇanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi 1.Sıradaki Rektör Adayı Prof. Dr. Yücel Acer2.Sıradaki Rektör Adayı Prof. Dr. Muammer Karaayvaz3.Sıradaki Rektör Adayı Prof. Dr. Sedat LaçinerDumlupınar Üniversitesi1.Sıradaki Rektör Adayı Prof. Dr. Remzi Gören2.Sıradaki Rektör Adayı Prof. Dr. Kaan Erarslan3.Sıradaki Rektör Adayı Prof. Dr. Ali ÖzelKarabük Üniversitesi 1.Sıradaki Rektör Adayı Prof. Dr. Refik Polat2.Sıradaki Rektör Adayı Prof. Dr. Mustafa Boz3.Sıradaki Rektör Adayı Prof. Dr. Ahmet GürbüzMardin Artuklu Üniversitesi1.Sıradaki Rektör Adayı Prof. Dr. Ahmet Ağırakça2.Sıradaki Rektör Adayı Prof. Dr. Ahmet Erkol3.Sıradaki Rektör Adayı Prof. Dr. Adnan DemircanMuş Alparslan Üniversitesi1.Sıradaki Rektör Adayı Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat2.Sıradaki Rektör Adayı Prof. Dr. Ekrem Atalan3.Sıradaki Rektör Adayı Prof. Dr. Osman ÖzcanŞırnak Üniversitesi 1.Sıradaki Rektör Adayı Prof. Dr. Mehmet Nuri Nas2.Sıradaki Rektör Adayı Prof. Dr. Ayhan Demirbaş3.Sıradaki Rektör Adayı Prof. Dr. Hasan AkanUludağ Üniversitesi1.Sıradaki Rektör Adayı Prof. Dr. Yusuf Ulcay2.Sıradaki Rektör Adayı Prof. Dr. Kamil Dilek3.Sıradaki Rektör Adayı Prof. Dr. İrfan KaragözCihan
Reklam