Cinsel İhanet mi, Duygusal İhanet mi?
Erkekler cinsel olarak aldatılmayı kabullenemezken, kadınları en çok duygusal ihanet rahatsız ediyor! Aldatılmak, elbette herkes için kıskançlık ve acı duygularını harekete geçirir. Ama erkek ve kadın aldatmanın en iğrenç kısmının hangisi olduğunu konusunda farklı düşünüyor; Bu farklılığın galip gelen açıklaması, kadın ve erkeğin oynadığı eşsiz evrimsel roller, ama yeni bir araştırmaya göre bunun insanların ilişkilerinde yaşadığı bağlılıkların çeşidiyle alakası var. Yaygın evrimsel açıklama, erkeklerin cinsel ihaneti daha büyük bir günah olduğunu çünkü eğer bu konuda bu kadar katı olmazlarsa çocuklarının gerçekten kendilerinden olup olmadığını bilemeyeceklerini uzun yıllar boyunca öğrendikleri için olduğunu söylüyor. Kadınlar, diğer yandan, duygusal ihanetle ilgili daha hassaslar, çünkü beraber çocuk büyütebilecekleri birisiyle ilgileniyorlar. Son yapılan bir araştırmaya göre, erkekler cinsel, kadınlar ise duygusal bir ihanetten sonra kendilerini daha suçlu hissediyorlar. Başkalarına bağlılık Penn State’te Psikolog olan ve ilişkilerdeki bağlılıkları araştıran Kenneth Levy, insanların ilişkilerini nasıl gördüklerine dair kişisel farklılıkları kadın ve erkeğin aldatmak üzerine görüşlerinde farklılık yaratıyor olabilir diyor. Levy ilişkilerdeki iki tarz bağlılıktan bahsediyor: kibirli ve güvenli. Kibirli bir bağı olan insan “İlişkisinin değerini görmez” diyor, ve onları hiper bağımsız olarak tanımlıyor. Ya da diğer kelimelerle, “Çoğumuz özgürlüğümüze değer veririz, ama aynı zamanda ilişkilerimize de. Bu bireyler sadece özgürlüklerine önem veriyorlar, ilişkilerini ayrı tutarak.” Diğer taraftan, güvenli bir bağa sahip olanlar ilişkilerinin değerini biliyor ve ilişkiyle birlikte gelen özgürlük kısıtlamasından rahatsızlık duymuyor, diyor Levy. Cinsel ihanet, duygusal ihanete karşı Bu fikri test etmek için, Levy ve meslektaşı Kristen Kelly, 400 öğrencinin romantik ilişkilerdeki bağlılık stilleri hakkında standart bir değerlendirme yamalarını istediler ve hangisini daha az stresli bulduklarını da belirtmelerini istediler; cinsel ya da duygusal ihanet. Psychological Science’da da yayınlanan çalışmalarının sonuçlarına göre; aynen Levy’nin öngördüğü gibi kibirli stili olan erkekler cinsel ihaneti daha can sıkıcı bulurken, güvenli eşler duygusal olanı daha sıkıcı buluyor. Ve beklenmedik şekilde, kadınlarda da aynısı geçerli oluyor. “Kısacası erkek ya da kadın
Evlilik Öncesi Eğitim Zorunlu Olmalı!
Bilindiği üzere, çoğu zaman millet olarak evliliği sağlıklı yürütemiyoruz, adam gibi boşanmayı beceremiyoruz… Çatışmanın olmadığı evlilik olmaz, olamaz. Gündelik hayatın stresi ve zorlukları bireylerin ailesel değerleri ve kişisel düşünceleriyle birleşince, çiftlerin kimi zaman fikir ayrılıkları ve tartışmalar yaşamaları kaçınılmaz olabiliyor. Ailedeki çatışmalar tırmandığında bundan ailedeki herkes olumsuz etkileniyor ve nihayetinde çocukların uyumları ve ruh sağlıkları bozuluyor. Çok az çift evliliklerindeki sorunları çözmek için profesyonel yardım alıyor, evlilik terapisine gidiyor. Ama asıl şaşırtıcı olan neredeyse kimse evlilik öncesi bir eğitim almayı veya boşanma sürecini sağlıklı geçirmek için destek almayı aklından bile geçirmiyor. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın, evlilik çağına gelmiş ve aile kurmak amacıyla bir araya gelen çiftlerin, evlilik hayatına hazırlanmalarını amaçlayan “Evlilik Öncesi Eğitim” programları ve tavsiye ettikleri bilgilendirici kitapları var… Bu eğitimle ve kitaplarla evlilik öncesi süreçte çiftlerin birbirlerini iyi tanımaları, evlilikle ilgili gerçekçi beklentiler oluşturmaları, etkili iletişim kurma yollarını ve olası sorunlarla nasıl baş edeceklerini bilmeleri ve evliliğe “iyi bir başlangıç yapabilme” fırsatı yakalamaları amaçlanıyor. Bu program tavsiye niteliğinde, biz Türkiye Psikoterapi ve Psikoterapistler Derneği (PSİKODER) terapistleri evlilik öncesi eğitimin yasal olarak zorunlu kılınmasını ve bu hizmeti devletin ücretsiz olarak sunmasını istiyor. EVLİLİK ÖNCESİ EĞİTİM ZORUNLU KILINMASI GEREKİYOR… Sağlıklı bir evlilik ve ebeveyn
Kolay Orgazmın İlacı Bulundu
İngiliz bilim adamları geçtiğimiz yıllarda orgazmı kolaylaştıran bir aşı geliştirdi, kadınlar artık daha çabuk, daha kolay, daha uzun orgazm yaşayacak…Londra’daki Cinsel Sağlık Merkezi’nde geliştirilen kolajen bazlı aşıya “G Shot” adıyla patent alındı.Aşı, G noktasının bulunduğu vajina duvarına yapılıyor ve o noktayı dolgunlaştırıp büyüterek kadınların daha kolay, daha çabuk ve daha uzun orgazm olmasını sağladığı ileri sürülüyor.Aşı bu yılın başında ABD’de hızla yayıldı.Tabii Türkiye’ye de geldi. İstanbul’da da G noktasını genişletmek isteyenler doktorların kapılarını çalıyor.İnsan vücudunun tüm dokularında bulunan maddelerden üretilen ve aşıda kullanılan dolgu maddesi, 4-6 ay arasında vücut tarafından eritiyor.6 ay sonra yeniden aşı yaptırmak gerekiyor.İyi ve kaliteli bir orgazmın arkasında anlayış, sabır ve uyum kadar G noktasının uyarılması da yatıyor.Birkaç santim büyüklüğündeki G noktası alanının genişlemesi ile cinsel ilişki daha da zevkli hale geliyor
BMW Çin'deki 16 Bin Aracını Geri Çağırdı
Çin Kalite Kontrol İdaresi'nin yaptığı açıklamada, BMW ve BMW Brilliance'nin 25 Ağustos'tan itibaren Çin'de satılan BMW 3 serisi araçlarını, nemli ortamların hava yastığında işlev bozukluğuna neden olabileceği gerekçesiyle geri çağırdığı belirtildi. Diğer yandan Aston Martin Lagonda'nın 30 Temmuz'dan itibaren vitesteki kusur nedeniyle ülkedeki DB9, Virage S ve Virage Coupe modellerini içeren 317 aracını geri çağırdığı kaydedildi.Her iki şirketin geri çağrılan araçlardaki kusurlu bölümleri ücretsiz değiştireceği duyuruldu. BMW, hava yastıklarındaki benzer sorunlar nedeniyle dünya genelinde 1,6 milyon aracını servislere geri çağırdığını açıklamıştı.CNN Türk
Otomotiv Sektörünün Devleri Tatile Çıkıyor
Tofaş, 26 Temmuz- 24 Ağustos arasında, Oyak Renault, 28 Temmuz ile 15 Ağustos arasında üretime ara verecek. Fabrikalarda bu tarihlerde bakım ve revizyon çalışmaları yapılacak. 'Otomotivin başkenti' olarak nitelendirilen Bursa'da faaliyet gösteren Oyak Renault ile Tofaş bakım ve revizyon tatiline çıkıyor. Üretime 26 Temmuz- 26 Ağustos tarihleri arasında ara verecek olan Tofaş, geçen yılı 7 milyar TL satış geliri, 434 milyon TL net kar ile tamamladı. 2013'te Fiat, Alfa Romeo, Lancia, Jeep, Ferrari ve Maserati markalarıyla 100 bin 441 adet araç satışı gerçekleştirerek iç pazardan yüzde 12 pay alan Tofaş, 240 bin adetle Türkiye’deki toplam üretimin yüzde 22’sini gerçekleştirerek, yüzde 19’luk artışla 160 bin otomobil ihraç etti. Bayramın ilk günü tatile çıkacak Oyak Renault ise, 15 Ağustos'a kadar bakım ve revizyon çalışması nedeniyle üretime ara verecek. 3 vardiya Clio, Fluence, Megane HB üretimi gerçekleştiren firmanın yıllık 360 bin otomobil, 450 bin motor üretim kapasitesi bulunuyor. Geçtiğimiz yıl 331 bin 694 araç üreten Oyak Renault, 274 bin 327 motor, 279 bin 656 vites kutusu üretti. Üretimleri ve sağladıkları istihdam ile Türkiye ekonomisine önemli katkı sağlayan otomotiv firmalarından Tofaş, 25 milyon 991 bin 612 lira kurumlar vergisi tahakkuk oranı ile kentte ilk sırada, 23 milyon 739 bin 545 lira kurumlar vergisi ile Oyak Renault ise, ikinci sırada yer aldı. Serhat TEZCAN/BURSA, (DHA)
Blake Lively Kendi Seçtiği Ürünleri Satışa Sundu
Blake Lively; tüm dünyada fırtınalar koparan ve her ülkeden milyonlarca fanı olan, 'Gossip Girl' dizisinin başrol oyuncularından ve aynı zamanda yüzyılın stil ikonlarından biri... Şimdi ise kendini bambaşka bir alanda gösteriyor.Ünlü oyuncu, kendi seçtiği ürünlerin satıldığı bir online alışveriş sitesini yayına sundu. Websitesinde bizzat kendisinin seçtiği ürünler satılıyor. Aksesuardan dekorasyona, tekstilden gıdaya pek çok orijinal ürün bulunan sitenin anasayfasında ünlü yıldızın editör mektubu yer alıyor.
Reklam
Alvina Valenta Tasarımı 7 Gelinlik Modeli
Dünyaca ünlü gelinlik tasarımcısı Jessica Williams imzası taşıyan Alvina Valenta gelinlik modelleri ile karşınızdayız. Tüm avrupa’da yıllardır beğeni ile takip edilen ünlü tasarımcı, henüz ülkemizde çok tanınıyor olmasa da, tasarladığı bir birinden şık gelinlik modelleri ile Türkiye’de de oldukça sevilecek gibi görünüyor.Jessica Williams’ın tasarladığı Alvina Valenta Gelinlik Modelleri 2015 kataloğunu sizler için inceledik. Henüz 2015 modelleri hazırlık aşamasında olduğundan şimdilik birkaç model ile yetinmek durumundayız. Ancak ilerleyen haftalarda Alvina Valenta daha fazla gelinlik modeli ile karşımızda olacaktır.
Reklam
9 Maddede Türkiye'de Ateist Olmanın Çok Zor Olduğunun Kanıtı
etiket
Sesimizi duyurmak için yaşadığımız 9 zorluğu dile getirdik. Bunlar sadece akla gelenler. Sizin de aklınıza gelen olursa lütfen yorum olarak ekleyiniz biz de ekleyelim. dipnot: saygısızlık ettiysek özür dileriz. Neyin doğru neyin yanlış olduğunu, tanrının varlığını yahut yokluğunu kanıtlamaya yönelik bir liste değildir. Haddimize de değildir. Sadece yaşadıklarımızı sıraladık. bonus dipnot: Sesimizi duyurmamıza yardımcı olduğu için onedio.com'a teşekkürlerimizi sunarız.
Aldatılmanın En Önemli Sebebi!
Kamuoyunun ve medyanın her daim ilgisini çeken ve tartışmalara konu olan aldatma vakalarında son yıllarda hızlı bir artış görülüyor. Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği evlilik ve ilişki terapistleri tarafından, partnerlerini aldatan kişiler üzerine yapılan bir anket çalışmasında aldatma sebepleri üzerinde duruldu… 300′ü erkek 200′ü ise kadın olan 500 evli yetişkinle hem sanal ortamda hem de yüz yüze yapılan anket çalışmasıyla, bir şekilde geçmişlerinde aldatmayla karşılaşmış kişilerin aldatma yani evlilikte paralel yapı kurma ihtimallerinin yüksek olduğu ortaya çıktı. CİSED Genel Başkanı Evlilik ve İlişki Terapisti Uz. Dr. Cem Keçe; “Bir şekilde geçmişlerinde aldatmayla karşılaşmış kişilerin yetişkinliklerinde aldatabilme ihtimalinin yüksek oluyor yani gayrimeşru yasak aşk, aldatan ebeveynlerin çocuklarında daha fazla görülüyor!” dedi. PARALEL EVLİLİKLER TÜRK AİLE YAPISINI TEHDİT EDİYOR… Gayrimeşru yasak aşkların Türk aile yapısını tehdit ettiğine dikkat çeken Dr. Keçe; “Evlilik kurumunun içinde bir şekilde yer alan ama çiftlerden birinin farkında olmadığı gayrimeşru yasak aşk için kullanılan evliliklerde paralel yapı; aldatma, yasak aşk veya sadakatsizlik olarak biliniyor. Paralel aynı düzlem içinde olan ve kesişmeyen, aynı zaman içerisinde gelişen ve aynı özellikleri gösteren olay, yapı ise evlilik kurumu anlamında kullanılıyor. Meşru partnere alternatif gayrimeşru bir yapı, evlilik içinde evlilik gibi bir durum… Buna ‘paralel evlilik’ adını veriyoruz. Haz, şiddet ve ihanetin tadıyla bezenmiş bir yasak meyve olan evliliklerdeki paralel yapının tanımı kültürden kültüre veya çiftler arasındaki anlaşmalara göre farklılık gösterebiliyor. Çünkü evliliklerde paralel yapı, duygusal düzeyde, cinsel ilişki düzeyinde veya sanal olarak kurulabiliyor ve kişinin romantizm, zaman ve ilgi gibi duygusal ve bedensel kaynaklarını ilişki dışındaki bir kimseye yöneltmesi şeklinde gerçekleşiyor. Yeni ilişkinin boyutu yüz yüze görüşme ile sosyal paylaşım sitesi facebook ve sohbet sitelerinde kurulan internet ilişkileri, mektup veya telefon aracılığıyla uzaktan görüşme arasında değişebiliyor. Evliliklerde paralel yapı kurmanın birçok sebebi var. Bilinen sebeplere ek olarak CİSED’in yaptığı anket çalışması acı bir gerçeği ortaya çıkarttı…” dedi. ALDATAN ANNE BABALARIN ÇOCUKLARI ALDATIYOR… Bir şekilde geçmişlerinde aldatmayla karşılaşmış kişilerin yetişkinliklerinde aldatabilme ihtimalinin yüksek olduğunu söyleyen Dr.Keçe; “CİSED’in evliliklerinde paralel yapı kuran 500 kişi üzerinde yaptığı anket çalışmasına göre aldatan kadınların %30′nun ve aldatan erkeklerin ise %50′nin ebeveynleri aldatmış, aldatan kadınların %20′i ve aldatan erkeklerin ise %40′ı ebeveynleri aldatmasa bile geniş ailelerinde aldatmaya şahit olmuş veya duymuş ve aldatan kadınların %40′i ve aldatan erkeklerin ise %60′ı ise ebeveynleri ve yakın aile üyeleri aldatmasa bile çevrelerindeki aldatma hikâyeleriyle büyümüş… Buradan çıkan sonuç; insana ne ekerseniz onu biçiyorsunuz…” dedi ALDATMA SORUNLARINA TERAPİ ÇÖZÜM OLABİLİYOR… Evliliklerdeki paralel yapının yani aldatmanın bir yol kazası olduğuna dikkat çeken Dr. Keçe; “Tıpkı toprak gibidir hayat, ekmezseniz boş, ekerseniz dolu! Aldatma ekerseniz aldatma biçiyorsunuz. Sonuç olarak insan geçmişine ne ekiliyorsa yetişkinliğinde çaresizlikle onu biçiyor. Ama bu durum kader değil… Kişi farkındalık ve iç görüyle geçmişinin analizini yaparsa ekileni biçme şeklinde iç dünyasına yerleştirilen düzeneği bozabiliyor. Bunun için okumak, kişisel gelişim eğitimlerine katılmak veya gerekirse psikoterapi almak için bir terapiste gitmek işe yarıyor ve çözüm olabiliyor. ‘Köprüden önceki son çıkış’ kavramıgibi, evlilikten çıkmadan yani evlilikleri bitirmeden önce mutlaka bir evlilik ve ilişki terapisi almak gerekiyor.” dedi.
Reklam
Erkekler Neden Alyans Takmaz?
Bazı evli çiftlerin arasında sorun haline gelen alyansı en çok erkekler takmak istemiyor.Yeni evlenen erkekler veya yıllardır evli olan bazı erkekler alyans takmayı sevmezler. Bu onların sadakatsiz ya da anlayışsız olduğunu gösterir mi? İşte bu sorunun cevabı!Burada önemli olan şey eşinizin yüzük takmamak için nasıl bir gerekçe sunduğu! Rahatsız ettiğini mi söylüyor? O zaman parmağına göre tekrar ayarlatmayı teklif edebilirsin.Kaybetmekten mi korkuyor? O zaman sigorta yaptıralım önerisinde bulun. Elleriyle çalışıyorsa, iş dışında takmasını isteyebilirsin. Kısacası bahanelerini çürütebilirsin.Ancak eşin sana yüzüğü taktığını söyleyip istemediği zamanlarda çıkartabilir. Bu yüzden bu konuyu çok da dert etmek, boşu boşuna can sıkıntısı yapmana neden olur. Zaten eşinin sana sadık kalmasını o yüzüğün sağlayacağını düşünüyorsan, başka konulardaki sıkıntılarını irdelemelisin. Günümüzde parmağa takılan bir yüzük kadın ve erkekler için çok caydırıcı olamayabiliyor.
Evliliği Kurtaran Çözüm: Erkek Erkeğe...
ABD’de bulunan Cornell ve Chicago Üniversitesi sosyologlarının 3 bin yetişkin üzerinde yaptıkları araştırmalar sonucunda, evlilikleri süresince kendine ait sosyal hayatı olmayan erkeklerin evliliklerinin tehlikeye girdiği görüldü. Eşleriyle ortak daha çok arkadaşı olanlar, dikkat! Yaşları 57 ila 85 arasında değişen üç bin yetişkinin bilgilerinin karşılaştırıldığı araştırmada, eşleriyle ortak arkadaşları daha çok olan erkeklerin, diğer erkeklere göre iki kat daha fazla cinsel sorun yaşadığı ve eşleriyle daha fazla tartıştıkları tespit edildi. Erkek erkeğe takılmak evlilik kurtarıyor Araştırmayı yürüten Prof. Edward Laumann, “Erkeklerin futbol ve arabalar gibi konular hakkında konuşacak birilerine ihtiyaçları vardır. Burada önemli olan erkekleri arkadaşları ile çıkmalarına izin vermektir” dedi. Uzmanlar kadınların sürekli çift olan arkadaşlarıyla buluşma ayarlamasının da zararlı olduğuna dikkat çekti.
Aşk Yalnızca Bir Hastalık mıdır?
Bilim adamları aşkın bir hastalık olduğunu açıkladı. Aşk acısını en çok ruhsal olarak acı çekmeye meyilli, melankolik insanlar yaşıyor. Bilim adamları aşkın obsesif-kompulsif rahatsızlıkla karşılaştırabileceğine dikkat çekiyor. Ayrıca kişinin aşkı tanımlama ve ona göre davranış biçimi zihinsel sağlığının da göstergesi. Aşk acısını en çok ruhsal olarak acı çekmeye meyilli, melankolik insanlar yaşıyor. Aşkın tedavisi yok. Bu sorun bazı durumlarda yetkili bir psikolog yardımını dahi gerektirebiliyor. Uzmanların aşkın neden bir sorun olduğunu düşünmelerine ve inanmalarına şaşmamak gerekir. Bazı durumlarda aşırı tepkiler sonucu üzücü olaylar yaşanabiliyor. Ancak aşk adı altında yapılan gövde gösterileri ve olumsuz davranışları da sadece bu güzel duyguya bağlamamak gerekiyor. Nitekim, aşk sadece kişinin özbenliğini ortaya çıkaran bir rol üstleniyor.
Reklam
Erkeklerin İlgi İşaretleri
Erkekler her zaman kadınları anlayamadıklarından yakınır. Onlara göre kadınlar çözmesi güç bulmacalar gibidir. Fakat söz konusu iki taraf arasındaki etkileşimse o zaman kadınlar da erkekleri anlayamadıklarını söyler. Popüler bir kadın dergisi erkeklerin karşılarındaki kadına ilgi duyup duymadıklarını anlamak için kadınların, bazı işaretlerin izini sürmesi gerektiğini söylüyor. Konuşurken size doğru eğiliyor ve gözlerinize bakıyor. Bu davranış şekli onun size ilgi duyduğuna bir işarettir. Sizinle ilgili hiç bir detayı kaçırmak istemiyor. Vücut dili de bu isteğini ele veriyor. Haftada bir bir yerde onunla tesadüfen karşılaşmanız normal sayılabilir. Fakat bu tesadüflerin sayısında bir artış varsa o zaman bilinçli bir durumla karşı karşıyasınız demektir.Sizinle birlikteyken her fırsatta elinize, kolunuza hatta dizinize ya da ayağınıza dokunuyor. Size olan ilgisini fiziksel bir temasla iletiyor. Modern dünyanın yalnızlaştırdığı bir çok insan artık arkadaşını ya da sevgilisini dinlemek yerine sadece kendisinden bahsetmek istiyor. Hoşlandığınız erkek baş başa kaldığınızda sizi dinlemek istiyorsa ve daha da önemlisi sizi “gerçekten” dinliyorsa o zaman size karşı bir şeyler hissediyor demektir. Haftasonu için birlikte plan yaptınız fakat bir arkadaşınıza hediye almayı unuttuğunuz için bir süreliğine de olsa planı erteleyip bir alışveriş merkezine girmeniz gerekiyor. Bu duruma surat asmıyoe aksine sizinle hoş vakit geçirmeye devam ediyorsa bu size olan ilgisinin bir işareti olabilir.
Bayramda Diyet Depresyona Neden Olmasın
Diyet zorunluluğu olanların bayram psikolojisini ve bu konuda ailelere düşen görevleri psikolog Gülşah Yahşi anlattı. Günlük hayatta diyeti nedeniyle zorluklarla karşılaşan kişinin, bayram günlerinde daha da zorlandığını dile getiren Yahşi; ‘Bayramlarda yiyip içtiğimiz şeylerin çerçevesini kültürümüzden gelen gelenek ve görenekler belirler. Ramazan Bayramı denince de gözümüzün önüne gelen görüntüler; baklavaların sunulması, kalabalık masalarda eş dost akraba ile yemekler yenilmesi, herkesin bir arada olması… Bu yoğun ve renkli tablonun içinde diyet zorunluluğu olan kişiler üzüntü, kızgınlık, çaresizlik, yalnızlık, güçsüzlük, kontrolsüzlük, kendine güvenin yitirilmesi, kendine olan inancın zedelenmesi gibi duyguları bir arada yaşayabilir. Bu durumun üstesinden gelmek için öncelikle diyet zorunluluğu olan kişilerin karşılaşacakları zorlukların farkında olması ve günlük yaşamda bile çevrelerini, sosyal hayatlarını düzenlerken diyetlerine göre hareket etmeleri gerekir. Bayram öncesi kişide içsel bir sıkıntı başlayabilir. Bayram harici günlerde bile zorlanıyorken bayram döneminde yeme ile olan iletişiminin seviyesini nasıl koruyabilir? Ya biraz baklava yemek isterse? Ya fazla kaçırırsa? Bu tedirginlikler ortaya çıktığında kişi gerekli desteği göremez ve motivasyonunu sabit tutacak ve güçlendirecek bir kişi ya da bir şey (kendine olan inancının sembolize ettiği nesneler olabilir) bulamazsa, direncini yitirebilir ve korktuğu şeyle yüz yüze gelebilir.’ açıklamasında bulundu. HİÇBİR DİYET ÇOK YASAKÇI DEĞİLDİR Bu dönemleri atlatmak için kişinin diyetisyeninden ya da klinik psikologtan destek alması gerektiğinin altını çizen Yahşi, ‘Etkili olabilecek çözüm, kişilerin duygularını kendilerine yakın hissettikleri kişilerle paylaşmasıdır. Onlardan manevi anlamda destek olmalarını isteyebilirler. Yiyecekle olan mesafesini ayarlamada çevresindeki insanların duyarlılığı, bu problemi aşmada kişiye yardım eder. Kişi şunu unutmamalıdır. Bayram bir süreçtir. Kişinin diyet programıyla beraber hedeflediği bir şey vardır. O hedef unutulmamalıdır. Bayramda diyet dışı tutumlar sergilerse kişi sonrasında ‘kendimi kontrol edemedim, işte yine başa döndüm, güçsüzüm, zayıf bir kişiliğim var’ gibi düşünüp, düzeltmek için uğraştığı bozuk yeme davranışından kurtulamaz ve yanında bu sefer, depresyon gibi başka psikolojik sıkıntıları da oluşabilir. Bu nedenle diyet yapan ve diyete yardımcı olan kişiler bayramdan önce diyetisyen ile neyi ne kadar yiyebileceği, limitleri aşarsa ne yapması gerektiği konuşulmalıdır. Hiçbir diyet çok yasakçı değildir. Bu arada ikili ilişkilerini bozmasın veya keyfi kaçmasın diye ikramlara hayır diyememe gibi bir sorun varsa psikologla birlikte diyet tedavisi devam edebilir.’ diye konuştu.
Reklam
Reklam