Reklam
Atanamayan Öğretmenler İstanbul'da İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne Yürüdü
Sosyal paylaşım siteleri üzerinden örgütlenerek birçok ilde milli eğitim müdürlüklerine yürüyen branş öğretmen adayları, 'adaletli atama' istedi.Sosyal paylaşım siteleri üzerinden örgütlenerek Sirkeci'deki İstanbul Gar'ı önünde toplanan atanamayan bir grup branş öğretmen adayı, Cağaoğlu'nda bulunan İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne yürüdü. Türkiye'nin dört yanında da eylemler yapan branş öğretmen adayları, adaletli atama taleplerini dile getirdiler.Ücretli kölelik istemiyoruzİstanbul Gar'ı önünde saat 14.00 sıralarında bir araya gelen branş öğretmen adayları, 'Branşıma dokunma', 'Emekli maaşıyla beni zorla okutan babamın yüzüne bakamıyorum', 'Branş öğretmen adayları adalet istiyor', 'Yeni Türkiye için adaletli atama istiyoruz ', 'Fen ve Bilimin ışığı söndü', 'Atadınız da yok mu dedik?' yazılı dövizler açtı. Bir süre gar önünde durarak bir oyun sergileyen grup daha sonra, 'Branşıma dokunma diplomana sahip çık', 'Ücretli kölelik istemiyoruz', 'Velilerim uyuma öğretmenine sahip çık', 'Susma sustukça atanamazsın', 'Şubat ayında 40 bin atama' sloganları atıp düdük çalarak Cağaloğlu'ndaki İl Milli Eğitim Müdürlüğü önüne doğru yürüyüşe geçti. Müdürlük önüne gelen grup burada yanlarında getirdikleri siyah balonları şişirerek patlattı.40+40+40 kontenjan istiyoruzGrup adına burada basın açıklaması yapıldı. Yapılan açıklamada, 'Bizler ortaokul ve lise branşcılarından mağdur öğretmenleriz. Yapılan bu adaletsizliğin acilen önlenmesi için buradayız. Amacımız kimseyi kırmak ve incitmek değildir. Biz burada uğradığımız haksızlığı duyurmak ve yetkili kişilerin bizi kale alması için toplandık. Branş değişikliği ile alanımızda derslere giren öğretmenler branşlarına tekrar iade edilmesini bakanlığın almış olduğu bu kararı telafi ederek Kasım yada Şubat ayında 40+40+40 kontenjan istiyoruz. Her meslek kendi sorumluluğunu yerine getirsin. Branş öğretmenleri olarak bizler mağduruz. Haklarımız başkasının elinde. Büyük bir hezimete uğradık. Böyle bir haksızlığı hak etmediğimizi düşünüyoruz.' denildi.Evlendim çocuk sahibi oldumEyleme kızıyla gelen coğrafya öğretmen adayı Elif Gören, '2005 yılında mezun oldum. Daha sonra formasyon aldım. Bir süre dershanede çalıştım, ücretli öğretmenlik yaptım. Evlendim, çocuk sahibi oldum. Ciddi manada çalıştığım halde çok yüksek puanlarla bile atanamıyoruz ya da yeterli kontenjan ayrılmıyor. Ayrılan kontenjandan öte sınıf öğretmenliğine yapılan tölerans. Yaklaşık 43 bin kişi norm fazlası kadro adı altında branşlara dağıtıldı. Bu bizim mağduriyetimizi daha da arttırdı. Yapılacak 40 bin atamada adil olunmasını istiyoruz' dedi.Branş derslerine branş öğretmenleri girmeliÜç yıldır atanamadığını ifade eden Türkçe öğretmen adayı Tuğçe Naz Danışman, 'Bize verilen kontenjanı komik buluyorum. Sınıf öğretmenleri branşlardan elini çekmeli. Alan değişikliğini geri almalıyız. Branş derslerine branş öğretmenleri girmeli' diye konuştu.Evimizde 15 gündür atanamadığı için yas varEşi Ali ile birlikte eyleme gelen Saadet Işık ise atanamayan oğlunun günde 30 liraya garsonluk yaptığını ve o nedenle bugün eyleme gelemediğini belirterek, 'İki sene ücretli öğretmenlik yaptı. 800 lira verdiler, sigortası 15 gün yattı. Oğlum günlük 30 liraya çalışıyor. Eşimle birlikte çocuğumu savunmaya geldim. Böyle adaletsizlik olmaz. Biz destek vermeye verdik. Benim oğlum okul birincisiydi. Oğlum atanacak her şeyimizi hazırladık. Evimizde 15 gündür atanamadığı için yas var' dedi.Grup, yapılan basın açıklamasının ardından ellerindeki dövizleri İl Milli Eğitim Müdürlüğü binasına asarak ayrıldı.CNN Türk
Ölüm Anında Hissedilen 10 Duygu
Kişi ilk anda büyük panik yaşıyor. Nefesini tutuyor. Ardından su ciğerlerine doldukça bir yanma ve yırtılma hissi duymaya başlıyor. Son olarak hissettiği şey ise sakinlik ve dinginlik oluyor. Oksijen alamadığı için bilinci kapanıyor, ardından ölüyor.
Reklam
5 Su Fabrikası Birden Üretimi Durdurdu
SU seviyesinin giderek azalmasıyla ilgili haberlerle gündeme gelen Sapanca Gölü’nü besleyen dereler üzerinde bulunan 17 su fabrikasından 5’i kuraklık nedeniyle üretimi durdurdu. Diğer fabrikalar da kapasitelerini düşürdü. Son günlerde yağmurun da etkili olmaya başlamasıyla göldeki su seviyesinde 5 santimlik yükselme oldu.Kuraklık tehdidi altında bulunan Sapanca Gölü’nde 2012 yılı itibarıyla dönemin Sapanca Belediye Başkanı tarafından ilçede 17 su şişeleme tesisi bulunduğu açıklanmıştı. O tarihten bu yana kuraklığın da etkisiyle bu tesislerin su aldığı kaynak ve derelerin kuruması tartışma konusu olurken, su iyice azalınca da bazı şişeleme tesisleri üretimini durdurdu. 5 tesisin kapanmasıyla ilçede 13 su şişeleme tesisi kaldı ve bunların çoğu da üretimlerini azaltmak zorunda kaldı. 13 su firmasından da sadece 7’sinin tam kapasite çalışabildiği öğrenildi.SU SEVİYESİ 5 SANTİM YÜKSELDİSakarya Su Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) Genel Müdürü Rüstem Keleş, son yağışların Sapanca Gölü’ndeki seviyeyi 5 santimetre yükselttiğini belirtti. Yağışlı bir döneme girildiğini de ifade eden Rüstem Keleş, 'İnşallah sonbahar ve kış mevsimi bol yağışlı geçer. Yağmurun ve karın bolca yağdığı bir mevsim geçirirsek, göldeki su seviyesi seviyesi hızla toparlanır' dedi. Sapanca Gölü’ndeki seviye son olarak 29.27 koduna kadar inmişti. Son yağışlarla birlikte seviye tekrar 29.32’ye yükseldi.Zafer TOKUŞ/ADAPAZARI - DHA
Reklam
Paris'ten Çin'e Yürüyerek Gidiyor!
Fransa'dan 19 ay önce yürüyerek dünya turuna çıkan 62 yaşındaki Thierry Burry, Kastamonu'nun Hanönü ilçesine geldi.Burry, Paris'ten Çin'in başkenti Pekin'e yürüyerek gitmeyi amaçladığını belirtti.Yaklaşık 2 yıl önce emekli olduğunu, 2 çocuğu bulunduğunu bildiren Burry, 'Emekli olduktan sonra boş oturmanın, televizyon karşısında vakit geçirmenin ve kilo almanın yerine yürüyüş yapmayı tercih ettim. Bundan dolayı yürüyerek Çin'e gitmeyi karar verdim' dedi.Burry, İsveç, Finlandiya ve Estonya gibi 15 Avrupa ülkesini yürüyerek geçtikten sonra Türkiye'ye ulaştığını kaydederek, Karadeniz sahil şeridi ve İran üzerinden Çin'in başkenti Pekin'e gideceğini dile getirdi.Paris'e yürüyerek dönmeyi düşündüğünü vurgulayan Burry, şöyle konuştu:'Amacım yeni kültürler ve insanlar tanımak. Çok maceralı ve güzel bir yolculuk geçiriyorum. Yürümekten ve yeni kültürler tanımaktan zevk alıyorum. Hiçbir şekilde radyo televizyon izlemiyorum, gazete okumuyorum. 10 yılda sürse de bu yürüyüşü tamamlayacağım. Yollarda kesinlikle otostop yapmıyorum. Sadece yemek ikramlarını kabul ediyorum, benzinliklerde ve yerleşim yerlerinde çadır kurarak geceleri geçiriyorum. Günde 7-8 saat yürüyorum.'CNN TÜRK
Metrobüsteki Yoğunluğa 'Bilimsel' Çözüm
TÜBİTAK tarafından İETT için geliştirilen ulaşım modelinin devreye alınmasıyla metrobüs hatlarındaki yolcu yoğunluğu ve duraklarda bekleme süresinin azaldığı bildirildiTÜBİTAK'ın İETT için gerçekleştirdiği 'Metrobüsün Kapasite Artırımı ve Esnek Toplu Ulaşım Modeli' projesi kapsamında uygulamaya alınan toplu ulaşım modeliyle metrobüs hatlarındaki yolcu yoğunluğu ve duraklarda bekleme süresinin azaldığı bildirildi.TÜBİTAK'a bağlı Türkiye Sanayi Sevk ve İdare Enstitüsü (TÜSSİDE) tarafından gerçekleştirilen projenin ilk ayağını oluşturan metrobüs sisteminin kapasitesinin artırılması kapsamında araştırmacılar, ilk olarak yolculuk analizleri yaptı. Yolcuların hangi duraklarda binip hangi duraklarda indikleri, durakların yoğunlukları ve talepleri değerlendirildi. Metrobüslerin hızı ve duraklar arası mesafelerin belirlemesinin ardından elde edilen verilerin istatistiksel analizi, sistemin bilimsel yöntemlerle modellenmesi ve modelin simülasyonla test edilmesi sonucu iki yeni hat devreye alındı.Proje yürütücüsü Fahrettin Eldemir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, metrobüse yoğun talebi karşılamada sıkıntı yaşayan İETT'nin kapasitenin artırılması konusunda TÜBİTAK TÜSSİDE’ye başvurduğunu belirtti.İki kurum arasında imzalanan protokolün ardından çok ciddi altyapı maliyetlerine girmeden bu konuya nasıl çözüm getirebileceklerini düşünmeye başladıklarını dile getiren Eldemir, planlama konusuna bilimsel yönden yaklaşarak faydalı bir çözüm ortaya çıkarmaya çalıştıklarını söyledi.'Metrobüsteki günlük ortalama yolcu sayısı 800 bine çıkacak'Eldemir, projeye başladıklarında metrobüs hattında 407 aracın çalıştığını, bu sayının daha sonra 450'ye çıktığını anlatarak, direkt otobüs sayısını artırmanın çözüm olmadığını kaydetti.Günde ortalama 700 bin yolculukla başlanıldığını, Kasım 2013'e gelindiğinde ortalama yolcu sayısının 780 bine çıktığını bildiren Eldemir, 'Bu rakam mart ayında dengelenme noktasına geldi, çünkü kapasite son noktasına kadar kullanılmaya başlanmıştı. Ekim ayıyla beraber yeniden yoğun bir talep başlayacak. Metrobüsteki günlük ortalama rakamların 800 bine çıkacağını tahmin ediyoruz' dedi.Özellikle projeye başladıklarında Cevizlibağ ile Şirinevler arasındaki kesitlerde İETT'nin sunduğu hizmetin ötesinde bir talebin söz konusu olduğuna dikkati çeken Eldemir, sözlerini şöyle sürdürdü:'İlk olarak 'otobüsleri hatlara daha uygun şekilde nasıl dağıtabiliriz' diye baktık. Olabilecek tüm hat kombinasyonlarını bir matematiksel modelin içine koyduk ve hiç çözüme müdahale etmeden tamamen bilgisayar yardımıyla çözüm istedik. Model bize yeni hatlar önerdi. Bu yeni hatların içinde uygulanabilir olanlarına baktık. Daha detaylı bir şekilde analiz edildi. Yolcu hareketleri nasıl değişiyor, ileriye yönelik nasıl bir sonuç verir, bütün bunlar analiz edildi. Emin olana kadar simülasyonlar yapıldı, matematiksel modelin verdiği çözümü direkt kabul etmek yerine duyarlılık analizleri de gerçekleştirip sahada kısmen uygulamaya geçmiş olduk.''Aktarma sayısını 18 binin altına indirdik'Fahrettin Eldemir, uygulama safhasında metrobüs hattına Söğütlüçeşme-Avcılar ve Beylikdüzü-Zincirlikuyu hattının eklendiğini belirterek, 'Aktarma sayılarında ciddi oranda düşüş oldu. 720 bin yolculuğun 200 bini aktarma kullanıyordu. Bu aktarma sayılarını 18 binin altına indirdiğimizi düşünüyoruz' diye konuştu.'En yoğun hatta sunulan kapasitenin yüzde 108'ine çıkılan zamanlar oluyordu' diyen Eldemir, 'Şimdi bu yoğunluk en yoğun olduğu zaman diliminde en yoğun kesitte yüzde 94-95 civarında kalmış olacak. Yani en yoğun kesitteki istasyonda bekleyen yolcunun dolu olduğu için otobüse binememe durumu olmayacak' değerlendirmesinde bulundu.Eldemir, sistemin henüz her şeyiyle çözülmediğini, metrodan yolcu aktarmalarının daha çok Şirinevler ve Yenibosna istasyonlarında gerçekleştiğini, bu istasyonlarda daha farklı çözümler düşünülmesi gerektiğini sözlerine ekledi.'Yolcuların seyehat süresi kısaldı'İETT Genel Müdürü Mümin Kahveci ise toplu ulaşım hat ağını iyileştirmek, yolcuların gidecekleri yere daha kısa sürede varmalarını ve daha güvenli seyahat etmelerini sağlamak amacıyla TÜBİTAK TÜSSİDE ile işbirliği yaptıklarını söyledi.Projenin ilk aşamasındaki hedeflerinin metrobüsteki seyahat sürelerini kısaltmak, verimliliği ve güvenliği artırmak olduğunu dile getiren Kahveci, şöyle konuştu:'İlk adım uygulamaya başlandı. Beylikdüzü-Zincirlikuyu hattındaki yolcu kalabalıkları azaldı. Söğütlüçeşme'den Avcılar'a kadar yolcularımız kesintisiz seyahat edebiliyor. Şoförlerin çalışma şartları biraz daha iyileşti. Böylece hem bizim için ekonomik bir tasarruf oldu hem de yolcuların seyahat süresi kısaldı.'Projenin ikinci aşaması kapsamında İstanbul'daki 750 toplu ulaşım hattının optimizasyon çalışmasına başladıklarını vurgulayan Kahveci, araç teknolojisini iyileştirmeye ve akıllı ulaşım sistemleri konusunda TÜBİTAK'ın bilgi ve birikimlerinden yararlanmayı sürdüreceklerini kaydetti.Dünya
Reklam
Reklam
Bir Cennet Daha Yok Oldu
KARS Kuzeydoğa Derneği Başkanı Doç. Dr. Çağan Şekercioğlu, Arpaçay İlçesi’ndeki Kuyucuk Gölü Kuş Cenneti’nin bilinçsiz su kullanılması nedeniyle tamamen kuruduğunu ve artık buraya göç mevsiminde bile kuşların uğramadığını söyledi.10 yıl önce Eylül ayında gölde 40 binden fazla kuşun olduğunu belirten Doç. Dr. Şekercioğlu, bu yılın Eylül ayında ise 17 angut kuşu saydıklarını kaydetti. Kuyucuk Gölü Kuş cennetinde belirlenen 232 kuş türüne artık rastlamadıklarını vurgulayan Doç. Dr. Çağan Şekercioğlu 'Gölün bu hale gelmesi küresel ısınma veya sıcaktan dolayı değil. Maalesef bu muhteşem kuş cenneti, özellikle yanlış su kullanımı ve gölün korunmaması yüzünden kurudu' dedi.Kuzeydoğa Derneği Başkanı Doç. Dr. Çağan Şekercioğlu, kuraklık ve bilinçsiz kullanım nedeniyle tamamen kuruyan, Türkiye’nin gözde turizm mekanlarından Kuyucuk Kuş Cenneti’nin kurtarılması için Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’na çağrıda bulundu. Geçen yıldan itibaren etkili olan kuraklık, çevre köylere ait büyükbaş hayvanlara su verilmesi ve otlatılması nedeniyle suların hızla çekilmeye başladığını anlatan Doç. Dr. Şekercioğlu 3 ay öncesine kadar masmavi bir görüntü sunan, rengarenk kuşların adeta dans ettiği gölün şimdilerde simsiyah bir renge büründüğünü ve gölün sazlıklarında artık hayvanların otladığını söyledi. 10 yıldır gölün korunması, tanıtılması ve turizm çekmesi için büyük çaba harcadıklarını vurgulayan Kuzeydoğa Derneği Başkanı Utah Üniversitesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çağan Şekercioğlu, göldeki Kuş Gözlem Kulesi’nin tahrip edilmesini de üzüntüyle karşıladığını belirtti.DOĞU ANADOLU’NUN İLK RAMSAR ALANITÜBİTAK özel ödülünü alan en genç kişi ve Biyolog Doç. Dr. Çağan Şekercioğlu, şu an çok korkunç bir görüntüyle karşı karşıya olduğumu belirtti. Doğu Anadolu’nun ilk Ramsar alanı, Yaban Hayatı Geliştirme Sahası, Doğu Anadolu’nun ilk Avrupa Seçkin Turizm Cenneti olan Kuyucuk Gölü Kuş Cenneti’nin yetkililerin ilgisizliği ve köy halkının bilinçsiz su kullanması yüzünden kuruduğunu ifade eden Doç. Dr. Şekercioğlu şunları söyledi: '2004 yılında Kuyucuk Gölü 232 kuş türü ile doluydu. 40 binden fazla kuş vardı. Bunların yarısı olan angut kuşları şu an 17 tane. Maalesef bu muhteşem yer, bütün bölgedeki en önemli kuş cenneti, özellikle yanlış su kullanımı ve gölün korunmaması yüzünden kurudu. Göle gelen en önemli kaynak olan dere Kuyucuk köyünden geçiyor. Kuyucuk köyü de bu derenin suyunu özellikle de hayvanlarına vermek için kesmiş durumda. Göl beslenemediği için sıcak geçen yazın etkisiyle tamamen buharlaştı.'’NEDENİ KÜRESEL ISINMA DEĞİL’Gölün bu hale gelmesinin küresel ısınma veya sıcaktan olmadığını deden Doç. Dr. Çağan Şekercioğlu sözlerini şöyle sürdürdü: '1997 yılında 13 metre derinlikte olan göl yanlış su kullanımı yüzünden sürekli düşüyordu. Yıllardır buna dikkat çekmek için yetkilileri uyardık. Kimse umursamadı ve bu dediklerimiz gerçekleşti. Gölün çevresinde yaklaşık 6 bin hayvan var. Bunların yarısı büyükbaş, yarısı küçükbaş. Bu gölde sürekli ot yiyip su içiyorlar. Buradan Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’na tekrar sesleniyorum;, ’Lütfen bu gölün yok olmasına seyirci kalmayın.’ Hala şansımız var. Eğer göle gelen dere tekrar göle bırakılırsa benim ümidim; kıştan sonra eriyen kur sularıyla da Kuyucuk’un tekrar canlanma şansı olmasıdır. Yoksa bu kurumuş göl Türkiye’nin ve Kars’ın utanç kaynağı olarak literatüre geçecek.'Cumhuriyet
En Yaygın ve En Sık Görülen 10 Garip Fobi
Karanlıktan, kalabalıktan, yükseklikten korkan sadece siz değilsiniz. Ulusal Akıl Sağlığı Enstitüsüne göre Amerika'da ki yetişkinlerin yüzde 10'u bir fobiye sahip. Bazı insanların sahip oldukları fobilerin nedenleri bilinmemektedir. Genelde fobiler maruz kalınan kötü bir olaya bağlı gelişmektedir. Bazı uzmanlar ise fobileri evrimle ilişkilendirmektedir. Sebebi ne olursa olsun işte en çok sahip olunan 10 fobi;
Denizden Çıkanlar Görenleri Şaşırttı
Zonguldak'ta, 'Uluslararası Kıyı Temizleme Günü' nedeniyle denizde yapılan temizlik çalışmasında el arabası, demir boru, plastik masa gibi atıklar güçlükle kıyıya çıkarıldı.Batı Karadeniz Sualtı Denizcilik Merkezi üyesi 6 dalgıç, Deniz Kulübü mevkiindeki sahilde dalış yaparak denizde temizlik çalışması yaptı. Yaklaşık 45 dakika süren çalışmada denizin dibinde demir boru, masa parçaları, el arabası, şemsiye, plastik masa, plastik ve cam şişeler gibi atıklar bulundu. Dalgıçlar, özellikle el arabası, demir boru ve masa parçalarını kıyıyı güçlükle çıkardı. Denizden çıkarılan atıkar arasında el arabasını görenler şaşırdı.26 yaşındaki Murat Ustabaş, 9 yıl önce kurulan ve bin 270 üyesi bulunan Batı Karadeniz Sualtı Denizcilik Merkezi olarak zaman zaman denizde bu tür temizlik çalışmaları yaptıklarını söyledi. Dipte buldukları atıklardan bazılarını çıkarmakta güçlük çektiklerini belirten Ustabaş, 'El arabası ve masayı çıkarmak gerçekten zordu. Bu tür atıkların denizden çıkması düşündürücü' diye konuştu.DHA
Reklam