Tamam kabul, sırf türkü seviyor diye bir kadının size hitap etme olasılığı düşük. Ama türkü seven kadınların öyle özellikleri, öyle güzellikleri var ki “hayır” demeniz olası değil.
Fransız filmleri, Türkiye'de en az sevilen türler arasında geliyor desek yalan olmaz. Hollywood filmleri ya da Alman yapımı filmlerle karşılaştırıldığında, daha ağır ve duygu yüklü olduğu kabul edilebilir. Hatta, aralarında gerçekten sadece monologlar üzerine kurulu, yalnızca 2 kişinin ilişkisini gözlemleyeceğiniz çok film de var, bu da kabul. Ama bunlar, tüm Fransız filmlerine mal edilmemeli! İşte, izleyince bakış açınızın değişeceği 15 eşsiz Fransız yapımı film...
Bütün gün yapılacak pek de bir şey yoktu değil mi? İstirahat dolu bir gündü. Hareketsiz bir günün ardından uyku vaktin geldi. Uykuya dalıyorsun... Dalıyorsun... Dalıy.. Hadi ama sorun ne?Ne? Uyuyamıyor musun? Ayak parmak ucundan başlayıp, baldırlarına kadar uzanan his mi? Ağrıyor mu? Belki de karıncalanıyordur. Açıklayamıyorsun... Anlıyorum. Bacaklarını hareket ettirmeden durmayı başarabilir misin? Ellerin dolu olduğunda burnunu kaşıyamamak gibi bir his mi? Biraz garip bir tarif oldu sanırım. Hayır enerjin fazla gelmedi. Koyunları saymaya da başlama, o kadar basit değil. Evet evet, küfür bu durumlarda serbest ama işe yaramıyor. Sakin ol, sinirlenme. Çünkü sinirlenirsen geçmeyecek. O sadece(!), huzursuz bacak sendromu. Merhaba ve hoşgeldin.
Karayipler'de yer alan, Trinidad ve Tobago adlı iki farklı adadan oluşan bir ülke Trinidad ve Tobago. Herhangi bir ülkeyle kara sınırı bulunmayan, arazi ve ovalardan oluşan, esas olarak petrol, doğalgaz ve turizm ile geçimini sağlayan, tropikal iklime sahip bu küçük ada ülkesi, 53 yıl önce bugün İngiliz sömürgesinden kurtulup bağımsızlığını ilan etti. 1 milyon 300 bin nüfuslu, ortalama insan ömrünün 68 yıl, işsizliğin %5 olduğu bu ülkede her milletten insan bulmak mümkün. Eğitime bir hayli önem veren bu ülke, sporda da adından söz ettirmeyi başarıyor. Atletizm ve kriket ülkenin iki önemli spor dalı. Gelin şimdi Trinidad ve Tobago'nun eşsiz güzelliklerine dalıp gidelim.
Geçtiğimiz haftanın en çok izlenilen, tartışılan ve dikkat çeken videoları karşınızda. İyi seyirler... Daha fazla eğlenceli video için Videolar butonunu ve her videonun üzerine gelince solunda açılan paylaş kısmını kullanabilirsiniz!
Dün gece gerçekleşen MTV Video Müzik Ödülleri'ne katılan ünlüler, bu yıl herkesi şaşırttı ve şıklık değil bir nevi rüküşlük yarışı içindeydiler.İşte sosyal medyada ünlüler ve garip kıyafet tercihleri üzerinden yapılan birbirinden komik benzetmeler:
Los Angeles Microsoft Tiyatrosu'nda gerçekleşen MTV Video Müzik Ödüllerine ev sahipliğini, çılgın kadın Miley Cyrus yaptı. Bu büyük gecede Nicki Minaj, Justin Bieber, Pharrell Williams, Demi Lovato, Macklemore ve Rylan Levis, Tori Kelly, Asap Rocky, Twenty One Pilots ve The Weeknd sahne alırken, geriye ise şu görüntüler kaldı:
Yaz malesef bitiyor, peki ya yazın yüzmek için aldığınız havuz makarnalarını ne yapacaksınız? Durun ben söyleyeyim çöpe gidecek değil mi? Bence siz onları çöpe atmadan 2 kere düşünün. Evde sıkılan ufaklığa birçok aktivite yaratabileceğiniz şey bir havuz makarnası. Evet evet şaka değil gerçek yazın havuzda oyalayan makarna evde oyalamaya da devam ediyor. 😆🎈🎉
Dünyanın çeşitli yerlerinde yaşayan kimi çocukları yaşam şartlarının adaletsizliği ve eşitsizliği nedeniyle okula gidebilmek için bile çok tehlikeli yolları arşınlıyorlar. İşte farklı ülkelerden minicik bebelerin görünce dudağınızı uçuklatacak okul yolları...
En sevdiğimiz içecek, yaşam tarzımız ve kişiliğimiz hakkında çok şey söyler. Biz yalnızca tadı en hoş gelen içeceği değil, aynı zamanda kendimize oluşturmak istediğimiz imaja en uygun olan içeceği severiz. İşte en sevdiğimiz içeceğe göre şekillenen karakterimiz ve karakterimize göre şekillenen en sevdiğimiz içecek:
Mesela Kolombiya’nın başkenti Bogota, her Pazar günü tam 130 kilometrelik yolu araç trafiğine kapatıyor. Ancak Paris işleri bir adım daha öteye götürmek için hazır; şehrin en merkezi konumlarının belirli bir günün önemli bir bölümünde boyunca araç trafiğine kapatılması için hazırlıklar yapılıyor.La Journeé Sans Voiture, 27 Eylül günü saat 11:00 ile 18:00 arası gerçekleşecek ve otomobillerin şehrin merkezine, Eyfel kulesi çevresi ve iki büyük park da dahil olmak üzere girişleri engellenecek. Parislilere ve turistlere birkaç saat boyunca normalde yoğun trafikli bölgelerde yürüme ve bisiklet sürme imkanı verecek olacak etkinlik, şehrin giderek artan hava kirliliğine dikkat çekmek için düzenleniyor.Paris belediye başkanı Anne Hidalgo ulaşım, çevre reformları ve umumi alanlar konusunda oldukça dikkat çeken projelerin arkasındaki isimdi. Paris geçtiğimiz sene trafikte bir gün tek, bir gün çift plakalı araçlara izin veren bir sistem getirmiş, ancak sistem sadece bir gün dayanabilmişti. Paris’in çözülemeyen trafik sorununa dikkat çekmesi planlanan bu etkinlikte Parislilerin çevre bilincinin arttırılması da hedefleniyor.
''Hadi kestirelim biraz!'' en çok kullandığınız cümleyse hatta günlük hayatınızda işaret diliyle anlaşır olduysanız... Evde kapıyı kim açacak ya da çöpü kim çıkaracak diye tartışmalar yaşanıyorsa...Evet siz üşengeç çiftler... Müstesna sizi anlıyor ve acınızı paylaşıyor.
Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanlığına Yusuf Devran'ın görevden ayrılmasından yaklaşık bir yıl sonra Prof. Ergün Yıldırım atandı. Yeni Şafak yazarı Yıldırım 'adrese teslim ilan' tartışmasıyla gündeme geldiği kadar kadına şiddet ve HDP ile ilgili yazdıklarıyla da eleştirilmişti. Yıldırım, 2011'deki bir yazısında 'Kadın dili, şiddete motivasyonun en önemli unsurlarından biri' demişti.
Dünyanın, önümüzdeki yüzyılda insan nüfusundaki büyük artış için yeni bir yer bulması gerekebilir. Yapılan modelleme çalışmalarına göre, nüfus artış hızında büyük bir değişim olmaması durumunda, dünya nüfusunun 2100 yılı itibariyle 4 milyar artması bekleniyor.Birleşmiş Milletler Nüfus Dairesi Müdürü John R.Wilmoth ’un Seattle’da yapılan Ortak İstatistik Toplantısı’nda yaptığı açıklamalara göre 7,3 milyar olan dünya nüfusunun 2050 senesi itibariyle 9,7 milyar, 2100 senesi itibariyle 11,2 milyara ulaşması bekleniyor. Dünya nüfusunun mevcut artışını sürdürmesi durumunda, bu gerçekle yüzleşmek zorunda kalacağız.