onedio
Kadınların Evlenebilmek İçin Servet Harcamak Zorunda Kaldığı Ülkeler Size "Hangi Devirdeyiz Yahu?" Dedirtecek
Başlık parası kavramını daha çok damadın evlenebilmek için gelinin ailesine ödediği para olarak biliyoruz. Günümüzde ayıplanan bu uygulama, pek çok ülkede yasak. Öte yandan, bazı ülkelerde ise tam tersi uygulanıyor ve gelinin ailesi kızlarının evlenebilmesi için para ödemek ve çeşitli eşyalar vermek zorunda kalabiliyor. Bazen gelinin ailesinin bütün mal varlığını bunun için tüketiyor.
Reklam
Reklam
Çocukluğumuzun Kabusu Haline Gelen 80'li Yılların Efsaneleşmiş Korku Filmleri
Sinema tarihinde 80'li yılların kan, dehşet ve korku sevenler için olağanüstü bir dönem olduğunu kabul edelim! Efsane haline gelen korku karakterlerinin birçoğu bu dönemde ortaya çıkmış; hepimizin kabuslarına misafir olmuştu. Biz de 80'li yıllarda efsane haline gelen korku filmlerini sizler için seçtik. Seçim yapmak oldukça zor olsa da listeyi elimizden geldiğince daraltmaya çalıştık. İşte 1980'lerde çıkan ve kült haline gelen 21 korku filmi!
Reklam
Reklam
Tarot Falına Göre 16 Şubat Salı Günü Senin İçin Nasıl Geçecek?
Günlük tarot falına bakmak ve neler olacak hemen öğrenmek ister misin? Günlük olarak hazırladığımız tarot falı ile birlikte falsız kalmayacaksın : )Bakalım 16 Mayıs günü senin için nasıl geçecek? Bugün senin için nasıl geçecek merak ediyorsan, tarot falına başlayalım!
İkinci Kez Anne Olan Meryem Uzerli'nin Sessiz Sedasız Oynadığı Filmle Ödülleri Topladığını Biliyor muydunuz?
Her ne kadar çoğumuz onu Muhteşem Yüzyıl dizisindeki Hürrem Sultan rolü ve iş adamı Cem Ateş ile yaşadığı çalkantılı aşk nedeniyle tanımış olsak da geçen sürede güzel oyuncunun hem kariyeri hem de annelik süreciyle ilgili birçok gelişme yaşandı. Biz de Meryem Uzerli'nin son yıllardaki işlerinin ve çok konuşulan annelik serüveninin detaylarına indik.
Reklam
Ünal Güner Yazio: Duygularının Efendisi Olabilirsin
etiket
Duygu zenginliği duygularımızı biz yönlendirdiğimiz müddetçe faydamızadır. Oysa duygusallık varsa yani kontrol duyguların eline geçmiş ve duygular tarafından yönetilmeye başlandıysa işte o zaman biraz problemler çıkabilir. Duyguları geliştirdikçe, çoğalttıkça duygusallıktan özgürleşmeliyiz. Duygunun bir şahidi olmak, onu yönetmek, duygu selinin içinde kontrolsüz olarak akmak, duygusallıktır. İster pozitif olsun ister negatif, aşırıya giden duygu coşkuları duygusallığı doğurur. Gelişim yolundaki insan açısından kendinin sadece duygudan ibaret olmadığını öğrenmesi çok önemli bir farkındalık seviyesidir. Kendini ve duygularını ayıramayanlar duygusallığa mahkûm olurlar. Çünkü insan ne sadece düşüncedir ne bedendir ne de duygudur. Şu an kendine bir soru sor: “Ben neyim?” sonra ellerini uzatıp bak. Sen bu el misin? Parmaklar, tırnaklar... İstersen şimdi bir de gidip aynada yüzüne ve bedenine bakabilirsin. Ne kadar tanıdık ne kadar yabancı? Gerçekten bunlara bakıp, “Bu benim” diyebiliyor musun?  Sen, ne yaşadığın o duygularsın ne sadece et ve kemiksin. “Benim” diyebildiğin çok daha içeride ve içeriden, içeri ve dışarı bakabilen bir şey. Yani bedeni de duygu ve düşünceleri de kullanabilen bir şey. Öyleyse duygular senin üstünde değil sen duyguların ötesinde ve üstün olansın. Bunu fark edebildiğin ölçüde fiziksel, duygusal, zihinsel ve ruhsal özelliklerin sana hizmet eder.
Reklam