Ceza ile Elementleri Öğreniyorum!
Darrüşafaka Eğitim Vakfı (DEV) ve DEV Belgesel, Elementler adlı kitabının virali için rapçi Ceza'yla birlikte başarılı bir işe imza atmış. Buna göre Ceza, periyodik cetveldeki tüm elementleri, bir rap şarkısı gibi söylüyor. Kimya tutkunları ve sınavlara girecek lise öğrencileri için gayet faydalı bir çalışma.
Bilgisayarı Hızlandırmak İçin Yapılması Gerekenler
Yavaş hızda çalışan bilgisayarlar bilgisayar kullanıcılarının her zaman büyük bir derdi olmuştur. Bu yazımızda bilgisayarınızı nasıl hızlandırabileceğinizi öğrenebilirsiniz. Öncelikle yapmanız gereken tek şey aşağıdaki adımları sırasıyla izlemek;Gereksiz Uygulamalardan KurtulunGereksiz olan birçok uygulama bilgisayarınızda boş yere yer kaplamaktadır. Denetim masasında bulunan program ekle veya kaldır menüsünden kullanmadığınız programları kaldırarak bilgisayarınızı bir nebze olsun rahatlatabilirsiniz.Daha İyi Bir Donanıma Sahip OlunBilgisayarınızın daha iyi ve daha hızlı çalışmasını istiyorsanız daha yüksek boyutlu RAM bellekleri ana kartınıza takarak bilgisayarınıza büyük ölçüde yardımcı olabilirsiniz ve daha hızlı çalışmasını sağlayabilirsiniz.Sürekli Temizlik YapınGereksiz çerez dosyaları ve geçici internet dosyaları çoğu zaman sizden habersiz bilgisayarınızda depolanır. Bu çerez ve gereksiz dosyalar yer kaplamaktan başka hiçbir işe yaramaz. CCleaner adı verilen çerez ve diğer dosyaları temizlemek için kodlanmış programı veya başka tür temizlik programlarını sık sık kullanmanız bilgisayarınızı olumlu yönde etkileyecektir.
Bilgisayar Kullanımı Nasıl Olmalı?
Bilgisayar kullanımı nasıl olmalı?Uzmanlara göre, 2014 yılı bilgisayar teknolojisinin zirve yapacağı bir yıl olacak. Evlere giren taze ekmek gibi, zorunluluk haline gelen bilgisayar kullanımı her geçen gün inanılmaz rakamlar ile artmaya devam ediyor. Bilgisayar başında vakit geçiren insanların asosyal bir yapıda olduğu geniş örnekler ile kanıtlanmış olsa bile insanlar bu durumdan henüz şikayetçi değil. İnsanların eli ayağı olan bilgisayar, insanların işlerini kolaylaştırırken hazırcılık anlayışını da tetikleyebiliyor. İnternet sayesinde birçok alana yönelik çalışmalarını rahatlıkla halleden bireyler, teknolojinin her geçen saniye sunduğu yen, hizmet ve fırsatları sonuna kadar kullanıyor.Günde kaç saat bilgisayar kullanıyorsunuz?Yataktan kalktığınızda aklınıza yüzünüzü yıkamak kimi zaman gelmiyor değil mi? Çünkü dün geceden kalan mesajlara sosyal medya hesaplarınıza yataktan kalmadan bile bakma gereği duyuyorsunuz. Bu bir alışkanlıktan öte gereklilik oluyor değil mi? Güne bilgisayar ile başlıyor, bilgisayar ile sonlandırıyorsanız, sosyal bir insan olduğunuzu pek de düşünemeyiz.Hiç düşündünüz mü? 'Ben günümün kaç saatini bilgisayar başında geçiyorum?' diye. Zor bir soru olmasa gerek. Saatlerce hangimiz bilgisayar başında kalmadık ki, film izledik, chat yaptık, sosyal medyaya takıldık hatta şiir okuduk... Örnekleri çoğaltabiliriz, herkesin kendine göre bilgisayarda bir kullanım alanı var.Bilgisayar kullanımı günümüzde o kadar aşırı boyutlara ulaştı ki çekirdek aileler arasında bile konuşmalar azaldı. Aynı evi paylaştığınız anne, baba veya kardeşiniz ile bile konuşmak yerine yazılı mesajla anlaşmayı tercih eder hale geldiniz. Bu durum sizlere en yakın insanları bile görmezden gelmenize, sıradanlaşıp bir robot gibi yaşamanıza yol açabilir. Oysa çok sevdiğiniz anneniz veya sarılarak uyuduğunuz oğlunuza vakit ayırmak sizin için bu kadar mı değersiz? Her geçen gün kaybolan değerlere bilgisayar başında bir yenisini daha eklemek sizlere ne kadar mantıklı geliyor?Bilgisayarınızı kötüye kullanmayı düşünmeyinBilgisayar ve paralellik gösteren internet kullanımının sosyal yaşama indirdiği büyük darbenin dışında, kötü amaçlı kullanımı hayatınızda düzelmesi çok zor olacak yıpratıcı yaptırımları da beraberinde getirebilir. Eğlence aracı olan bilgisayar, hackerlik kavramı altına saklanılmış 'hırsızlık' alışkanlığını beraberinde getirebilir. Bu gibi durumlarda bireylerin hem ruhsal hem de reel hayatta önlenmesi çok zor olan yasaklı bağımlılıkların zemini oluşabilir.Para veya hapis cezası gibi insan onurunu derinden lekeleyen yaptırımlardan uzak durmak için bilgisayar ve internet kullanımına olabildiğince yasal çerçeveler içerisinde kalmayı özen göstermelisiniz.Bilgisayar kullanımında ailenin rolüBilgisayar kullanımında sizin bireysel sorumluluklarınız olduğu kadar, birlikte yaşamınızı sürdürdüğünüz, ailenizin de belli başlı ana sorumlulukları bulunuyor.Bilgisayar ile yatıp kalkan bir evlat profili, düzen ve disipline önem veren, sosyal hayatın göbeğinde duran bir aile için çocuklarından isteyecekleri son şeylerden biridir.Özellikle internet kullanımında, yasaklı sitelerden çocuklarına gelebilecek zararlara karşı ailelerin çocuk koruma şifresini temin etmeleri yapılacak ilk adımdır.Çocuklarının yanlış bilgiler ve kötü örnek profiline sahip bireyler ile muhatap olmasını hiçbir aile kabul etmez, istemez. Bunun için ailelerin bilgisayar kullanımında çocuklarına karşı bazı saat koyma gibi yaptırımları uygulaması gerekiyor. Bilinçli ailelerin bu konuda ne kadar hassas olduğunu çevremizden az çok tespit edebiliriz. Çocuklarımızın sağlığı için de bir noktadan sonra sağlık problemlerine yol açan bilgisayar kullanımını mutlaka kontrol altına almalıyız.
Reklam
13 Yaşındaki Çocuk Nükleer Füzyon Reaktörü İnşa Etti
Bir düşünün, 13 yaşındayken neler yapıyordunuz? Birçok şeyi yapmış olabilirsiniz ancak tahmin ediyoruz ki bir nükleer füzyon reaktörü inşa etmediniz. Ancak İngiltere'nin Preston şehrinde yaşayan Jamie Edwards yaşındaki bir çocuk bunu başardı ve dünyada füzyon reaktörü üreten en genç kişi oldu. Genç dahi Jamie Edwards , yaptığı reaktörle, 2 hidrojen atomunu çarpıştırarak, 1 helyum atomu üretmeyi başardı. Öte yandan Edwards'ı bu çalışma içerisine iten ise geçtiğimiz yıllarda bu rekorun önceki sahibi olan Tyler Wilson olmuş. Wilson bu işlemi 14 yaşında iken gerçekleştirmişti. Bu rekoru kırmak isteyen Edwards ise ilk olarak okul müdürünü gerekli bütçe için ikna etmek zorunda kalmış. Bunu başardıktan sonra ise yaklaşık 5 ay boyunca üzerinde uğraştığı reaktörü sonunda inşa etmiş. Ayrıca geleceğin enerji kaynağı olarak görülen füzyon reaktörü , birçok laboratuvarlarda geliştirilmeye çalışılıyor. Teoride reaktör, çok az israfla bol miktarda enerji sağlayabiliyor.teknokulis
Aracınızı Satarken, En Doğru Fiyatı Nasıl Belirlersiniz?
Türkiye’nin en büyük araba ilan sitelerinden Tasit.com, internette araçların daha hızlı satılmalarını sağlayan ve ilan verirken dikkat edildiğinde büyük fark yaratan detayları açıkladı.Satışa çıkarmak istediğiniz otomobilinize en doğru fiyatı belirlemek biraz sanat sayılır.  Eğer fiyatınızı doğru belirlemişseniz, aracınızı hızla elden çıkarabilirsiniz, ama fiyatınız doğru değilse beklediğiniz haber haftalarca gelmeyebilir. Buradaki öneriler, doğru fiyatı belirleyebilmekte ve aracınızın hızlı ve değerinde satılmasında size yardımcı olabilir.Hedefiniz elbette aracınızı diğer benzer marka ve modellerle benzer fakat fiyat aralığının daha üst sınırlarında fiyatlandırmak olmalı. Elden çıkarmak isteyebileceğiniz rakamı düşünerek, üzerine pazarlık payı koymak en sağduyulu yaklaşım. Lüks otomobillerde pazarlık payı olarak ayırdığınız rakam, haliyle biraz daha fazla olacaktır.Piyasayı her zaman dikkate alınAracınız sizin gözünüzde benzersiz ve çok kıymetli olabilir ama Pazar durumuyla ilgili gerçekçi olmak, satışın gerçekleşme şansını ciddi ölçüde artıracaktır. Aracınıza talep var mı, en yüksek ne kadar isteyebilirsiniz, satmak için zamanlamanız doğru mu gibi sorular aracınızı satışa çıkarmadan önce araştırmanıza değer. Örneğin yılsonları insanların daha çok sıfır otomobillere yöneldiği ve otomobil markalarının da stoklarını eritmek için çok avantajlı kampanyalar düzenlediği bir dönemdir. İlanınızın bu dönem göreceği ilgi, diğer zamanlardakinden daha az olabilir.İkinci elde ve sıfırda araba almak için en uygun zaman?Sedanlar genel olarak her zaman talebin daha fazla olduğu, ekonomik olmaları nedeniyle firmalarca da sıklıkla tercih edilen araçlar olduklarından satışları da görece daha kolay gerçekleşir.En çok satılan Sedan OtomobillerSpor otomobiller, üstü açık modelleri havanın daha güzel olduğu ilkbahar yaz aylarında satmak daha kolay olabilir. Sonbaharda ve kış aylarında ilanınız uzun süre bekleyebilir.İnsanların iş için kullandıkları minivanlar, panelvanlar  gibi hafif ticari araçların satışları çok hızlı gerçekleşebilir ve bazı modeller ve donanımlar fiyatta da çok rekabetçi olabilir, hafif ticariyi küçümsemeyin.Elinizdeki eğer koleksiyonerlerin ilgileneceği tür veya klasik bir otomobilse hızla satmak mümkün olmayabilir ve fiyatlandırmak da biraz daha ince hesap gerektirebilir.Her tür yakıtın son derece pahalı olduğu ülkemizde, yakıt tasarrufu yapabilen otomobiller daha fazla talep gördüklerinden, bu tür bir araca daha fazla istemeniz mümkün.En Popüler ve En Çok Satılan SUV’lar ve FiyatlarıBüyük SUV’lar yakıt tüketiminde oldukça yukarılarda kaldıkları için daha kısıtlı alıcıları olabilir. Fakat Kompakt SUV lar hem Dünya’da hem de ülkemizde yükselen bir segment haline geldi.Objektif olunAracınızın durumunu değerlendirmek en objektif olmanızı gerektiren fakat genelde en sübjektif olunan aşamadır. Burada sizin otomobiliniz olmadığını düşünerek değerlendirmeye çalışmanız en doğrusu. En yüksek fiyatı isteyebilmek için genellikle aracınızın da en iyi durumda olması gerekir. Yani lastikler yıpranmamış ve tek takım, tüm periyodik bakımları zamanında yapılmış, içi dışı hasarsız ve boyasına hiçbir müdahale olmamışsa en yüksek fiyattan satma şansınız olabilir demektir. Aracınızı satıştan önce muayeneye götürseniz geçer miydi diye düşünmeniz objektif olmanıza yardımcı olabilir.Rekabetinizi TanıyınHem aracınızın sıfır fiyatını hem de sizinkiyle aynı model ve donanımdaki araçların online ilanlarını incelemek iyi bir başlangıç noktası olabilir. Sadece kendi markanız olarak düşünmeyin, aynı sınıftaki diğer araçların fiyatlarını da inceleyin. Tasit.com’da her marka ve modelden yüzbinler ilan bulunuyor, aracınızın ikinci el ilanlarına göz atarak, piyasası hakkında hızlıca bir fikir edinebilirsiniz. Fakat bu rakamların sonuçta gerçek satış fiyatları değil, araç sahiplerinin “istediği” rakamlar olduklarını aklınızdan çıkarmayın. Ayrıca araçların durumunun da fiyatlarını önemli ölçüde etkilediğini unutmayın. Türkiye Sigorta Birliği’nin ve farklı referans kaynaklarını da kullanabilen diğer sigorta firmalarının online kasko değer listelerine göz atmak da oldukça aydınlatıcı olabilir.Değerlendirmelerimizi Takip EdinDönem dönem, Tasit.com’da yer alan yüzbinlerce ikinci el otomobil ilanını inceleyerek, sahibinden ikinci el otomobil arayanlara yol gösterebilecek araştırmalar paylaşıyoruz. Kadınların ve erkeklerin ikinci el otomobillerdeki yaklaşımlarından, yaşa göre değişen tercihlerden, o dönemi etkileyen gelişmelerden ve en popüler araçlardan bahsettiğimiz bu incelemeler aracınızı satarken işinizi kolaylaştırabilir. Güncel değerlendirmelerimizi Facebook üzerinden, Twitter'dan veya Google Plus'tan da takip edebilirsiniz.Pazarlık Payı KonusuSiz pazarlık yoktur son fiyattır deseniz de çoğu alıcı pazarlık etmeden bir şey almamayı alışkanlık edinmiştir, hele ki söz konusu otomobilse bu daha da belirginleşebilir. Fiyatınıza en az %10 pazarlık payı koymanızda yarar var. Temel pazarlama stratejilerinin etkisini küçümsemeyin, yani 20.000 yerine 19.900 yazmak fiyatınızı potansiyel alıcıların gözünde daha uygun hale getirebilir. Galeri ve bayiler bunu abartıp 19.999 gibi rakamlar yazabiliyorlar, bir galeri gibi görünmek istemiyorsanız 19.500, 21.750 gibi daha yuvarlak küsüratlı rakamlar seçmenizi öneririz.Sezgilerinize GüveninTüm araştırmayı yapıp, bilgileri değerlendirdikten sonra sezgilerinizi dinleyin. Belki daha yüksek isterseniz alabileceğinizi hissedebilir veya tam o sıra satmanız gerektiğini hissediyor olabilirsiniz. Şansınızı deneyin. Fiyatı yüksek tutmuşsanız indirme şansınız olabilir ama gereğinden düşükse belki hızlı satarsınız ama aracınızın tam değerini alamayabilirsiniz.Eğer satması gerçekten kolay olmayan bir aracınız varsa müzayedelerdeki araçları inceleyebilir, teknik uzmanların da görüşünü almak isteyebilirsiniz.- See more at: http://www.tasit.com/oto-bilgileri/oto-haberleri/aracinizi-satarken-en-dogru-fiyati-nasil-belirlersiniz.html#sthash.JmcngzJU.dpuf
Reklam
Ps Plus Üyeleri Ps4 İçin Aaa Oyunlara Hazır Olsun!
Yıl sonuna kadar bir kaç AAA oyuna hazır olun!YAZANPozan ErtenSony PS Plus sistemi üzerinden dağıttı ücretsiz oyunlar adına PS4 'de çıtayı yakın zamanda yükseltmeye niyetli.Playstation konsolları ve PSN sahipleri için yıllık 99 TL gibi bir ücretle taş gibi işleyen PS Plus üyelik sistemi size her ay ücretsiz oyunlar sunuyor. Bugüne kadar PS3 ve Vita platformları adına kaliteli AAA oyunları Playstation sahiplerine ücretsiz bir şekilde sunan sistem artık PS4 için de aynı kaliteyi yaklayacak gibi. Bugüne kadar PS4 konsolu adına Resogun, Contrast, Sound Shapes ve son olarak Dead Nation: Apocalypse i le ufak oyunlar ücretsizdi fakat oyun sektörünün sağlam kaynaklarından Ahsan Rasheed attığı tiwtler ile durumun değişeceğini ve yıl sonuna kadar PS Plus üyelerine PS4 konsolu için bir kaç AAA oyunun ücretsiz olacağını fısıldadı.Aşağıdan twitlerin görseline ulaşabilirsiniz. Bizim ilk düşüncemiz Killzone: Shadow Fall' un en geç yaz aylarında ücretsiz olacağı yönünde. Siz ne düşünüyorsunuz?
İzmir'deki Efsane Gerçek Oldu: Tarihi Tünel Bulundu
İzmir'de 'Agora ile Kadifekale'yi birbirine bağlayan tüneller' efsanesinin, bir evin altında bulunan su kanallarıyla gerçek olduğu ortaya çıktıBahçesinde tarihi bir su kanalı bulunan Agora semtindeki evi satın alarak restore eden Konak Belediyesi, bir tarihi daha su yüzüne çıkartarak kentin turizmine katkıda bulunmaya hazırlanıyor. Yıllarca kulaktan kulağa dolaşarak efsaneleşen Agora ile Kadifekale'yi birbirine bağlayan tüneller, Konak'ın tarih kokan geçmişine bir ışık daha tuttu. Ortaya çıktıktan sonra arkeoloji çevrelerinde büyük yankı uyandıran su kanallarının korunması için ilk destek, Konak Belediye Başkanı Hakan Tartan'dan geldi. Agora semtinde bir gecekondunun bahçesinden başlayan, Kadifekale'ye doğru gittiği belirlenen ve içinden su akan tünel, belediyenin gecekonduyu satın almasıyla tarihi öneminin yanında turizme kazandırılacak bir değere dönüştü. Tünelin içinde bulunan çeşmenin de doğurganlığı arttırmayı ve sütü bollaştırmayı ifade eden 'Sütveren Anne' inancının başlangıç noktasını oluşturduğu ortaya çıktı. Meryem Ana'ya kadar gidebilen bir inanışın parçası olan bu çeşme ve şehrin tarihi su şebekesi, Tünelli Ev projesiyle dünyaya açılacak. Başkan Tartan, yaptığı açıklamada Büyük İskender'in Kadifekale efsanesinin Tünelli Ev'le gerçek bir boyut kazanacağını ifade ederek 'Avlusundan tünele girilen ev, Arkeopark projesini gerçekleştireceğimiz Altınpark alanına çok yakın bir konuma sahip. Yine bu bölgede bir semt merkezimiz, Kadın Müzesi ile Radyo ve Demokrasi Müzemiz yer alıyor. Tünelli Ev'in projesi de tamamlanarak restorasyon çalışmalarına başlandı. Proje Koruma Kurulu'nca da onaylandı. Restorasyondan sonra semt tarihi ve anı evi olarak kentin hizmetine sunacağız. Agora ve Basmane çevresi, her geçen gün eski güzel anılarına, turizm merkezi olacağı bir geleceğe yaklaşıyor. Kente küçük sihirli dokunuşlarla İskender'in rüyasında gördüğü kat kat mutlu insanların yaşadığı İzmir'i bugün gerçekleştiriyoruz' dedi. DHA
Genç Kadınları Lider Pozisyonlarına Taşımak İçin Neler Yapmalı?
PwC, 2014 Dünya Kadınlar Gününde “Gelecek kuşakta çeşitlilik – Yarının kadın liderlerini geliştirmek” başlıklı bir rapor yayınladı Şirketler genç kadınları lider pozisyonlarına taşımak için neler yapmalı? PwC, 8 Mart 2014 Dünya Kadınlar Günü’nde kadınlarının işyerinde yükselmesini sağlayacak doğru ortamları yaratmak için şirketlerin neler yapması gerektiğine ilişkin bir rapor yayınladı. “Next generation diversity – Developing tomorrow’s female leaders” (Gelecek kuşakta çeşitlilik – Yarının kadın liderlerini geliştirmek) adlı raporda Milenyum kadınlarını şirketlere çekmek, elde tutmak ve geliştirmek adına büyük önem taşıyan altı temel konu ele alınıyor. Rapordaki kilit konular şöyle sıralanıyor. Günümüz kadınları şirketler için büyük önem taşıyor, çünkü onlar önceki kuşaklara kıyasla daha eğitimliler ve iş gücüne daha fazla katkıda bulunuyorlar. Milenyum kadınları önceki tüm kuşaklardan daha yüksek öz güvene sahip ve kariyer fırsatlarına daha fazla önem veriyor. Çeşitlilik konusunda iyi bir geçmişi olan işverenlerle çalışmak istiyor. Milenyum kadınları kuşağı, iş hayatında eşi benzeri olmayan şirket kültürü değişikliklerine neden olabilir. Milenyum kadınları, düzenli olarak geribildirim almayı bekliyor; teknik konularda oldukça bilgili olsalar da, geribildirim görüşmelerini yüz yüze yapmayı tercih ediyor. Bu kuşağın Milenyum kadınlarının uluslararası deneyim talebi çok fazla. Onlar için işveren ve sektör imajı ve itibarı çok büyük önem taşıyor. PricewaterhouseCoopers International Ltd.’nin Başkanı, Dennis Nally şunları söylüyor: “Çeşitlilik bizim için en önemli konulardan biri, işte bu yüzden Milenyum kadınlarına odaklanmak istiyoruz. Her yıl tüm dünyadaki okullardan çeşitli yetenekleri işe alıyoruz, bunlar arasında binlerce milenyum kadını da bulunuyor. İşe aldığımız kadınların başarılı olması ve liderliğe hazırlanması için gerekli ortamı sağlamak istiyoruz.” PwC Türkiye Şirket Ortağı Beste Gücümen ise, şunları ekliyor: “Sürdürülebilir değişikliği yakalamak için lider rolünü üstlenen kadınlara odaklanmak yeterli değil. Liderlik seviyesinde çeşitlilik konusuyla ilgilenmeliyiz ancak aynı zamanda çalışanlarımıza ilk aşamadan itibaren destek vermeliyiz. Bunun için öncelikle Milenyum kadınlarını çekme, geliştirme ve elde tutma yollarını daha iyi anlamalıyız.” PwC tarafından hazırlanan “İş Dünyasında Kadınlar Endeksi” nin (Women in Work) ikincisi de yayınlandı. Endeks, 27 OECD ülkesini, kadınların ekonomik gücüne ilişkin beş kilit göstergeyi biraraya getiren bir ölçüte göre; erkeklerle gelir eşitliği; iş hayatında kadınların sayısı ve erkeklere oranı; kadınlarda işsizlik oranı; ve tam zamanlı kadın çalışanların oranı olarak sıralıyor Endekste, Kuzey ülkeleri başı çekmeye devam ediyor; Norveç, kadınların işsizlik oranının düşük olması ve kadın- erkek arasındaki gelir farkının az olması nedeniyle birinci sırada olmayı sürdürürken, Danimarka ve İsveç sıralamada onu takip ediyor. Bu üç ülke, sıralamanın ilk yapıldığı yıl olan 2000 yılından bu yana Endekste her yıl ilk üçte yer aldı. Ekonomik kriz, Güney Avrupa ülkelerindeki oranları ise kötü etkilemeye devam ediyor. 2012 yılında Portekiz, İspanya ve Yunanistan’da kadın- erkek gelir farkı büyüdü ve kadınların işsizlik oranı arttı. Bu durum, bu ülkelerin ekonomik gücünün azaldığını gösteriyor. Endekste yer alan iki Asya ülkesi, Kore ve Japonya’nın ise diğer OECD ülkelerine yetişmek için önünde uzun bir yol var. Her ne kadar bu iki ülke 2000 yılından bu yana reel rakamlarda ilerleme kaydetmiş olsa da, diğer ülkeler daha belirgin kazançlar elde etti. Bu ülkelerin zayıf performansının altında yatan nedenler ise kadın- erkek gelir farkının nispeten daha yüksek ve kadınların işgücüne katılım oranının ise daha düşük olması. Hollanda ve İrlanda ise beş basamak yükselerek geçtiğimiz yıldan bu yana Endekste en büyük ilerlemeyi kaydeden iki ülke oldu. Kadın-erkek gelir farkının düşük olması bunda büyük rol oynadı. Editöre notlar 1- “ Developing tomorrow’s female leaders”( Yarının kadın liderlerini geliştirmek) raporunu adresinden indirebilirsiniz. 2- PwC’nin Dünya Kadınlar Günü faaliyetleri hakkında daha fazla bilgi edinmek için adresini ziyaret edebilirsiniz. 3- Çeşitlilik hakkında daha fazla görüşe PwC’nin Toplumsal Cinsiyet Gündemi bloğundan ulaşabilirsiniz.4- PwC’nin İş Dünyasında Kadınlar Endeksi (WWI) OECD’den ve ulusal istatistik ofislerinden elde edilen verileri kullanarak kadınların ekonomik gücünü yansıtan beş kilit ölçütün ağırlıklı ortalamasından meydana geliyor. · Kadın- erkek gelir farkı (%25 ağırlık) · Kadınların iş gücüne katılım oranı (%25 ağırlık) · Kadın ve erkeklerin iş gücüne katılım oranlarındaki fark (%20 ağırlık) · Kadınlarda işsizlik oranı (%20 ağırlık) · Tam zamanlı işe sahip kadın çalışanların oranı (%10 ağırlık). 6- Sonraki sayfada yer alan tablo PwC’nin İş Dünyasında Kadınlar Endeksi sıralamaları ve hesaplamanın yapıldığı dört yıla ilişkin 27 OECD ülkesinin puanlarının ayrıntılarını gösteriyor: 2000, 2007, 2011 ve 2012. Ülkeler en güncel endeks olan 2012 endeksinin puanlamalarına göre sıralanmıştır.
Reklam
Bitcoin CEO'su Ölü Bulundu
'First Meta' adlı Bitcoin ticaret sitesinin 28 yaşındaki CEO'su Singapur'daki evinde ölü bulundu. Polis genç CEO'nun ölüm nedenini ortaya çıkarmak için soruşturma başlattı. Bitcoin dünyası Singapur'dan gelen ölüm haberiyle sarsıldı. Sanal para ticareti yapılan 'First Meta' internet sitesinin kurucusu ve CEO'su 28 yaşındaki Autumn Radtke evinde ölü bulundu. Şirketten yapılan açıklamada 'Arkadaşımız ve CEO'muz Autumn Radtke ölümü bizi şok etti ve üzdü' denildi. Singapur polisi olay hakkında soruşturma açarken Radtke'nin ölüm nedeni hakkına bir bilgi verilmedi. Sabah
Jennifer Lopez ve Ricky Martin'den Ateşli Klip
Wisin ve Yandel'in yeni klibi müzik dünyasının iki seksi Latin yıldızını bir araya getirdi. Adrenalina adlı İspanyolca şarkıya eşlik eden Jennifer Lopez ve Ricky Martin'in dansları klibe damgasını vurdu. Öyle ki klibin asıl sahipleri bu ikilinin geri planında kaldı.CNN TÜRK
Geleceğe Dönüş’teki Uçan Kaykaylar Gerçek mi Oldu?
Amerikalı şirket HUVr 'Geleceğe Dönüş' filminden hafızalara kazanan 'uçan kaykayı' icat ettiğini duyurdu. Şirketin videosu şimdiden 2 milyon kişi tarafından izlendi.Kuvvetle muhtemel bir 'viral video' ile karşı karşıyayız. Videoda 'Geleceğe Dönüş' filminin aktörlerinden Christopher Lloyd'un da bulunması, yeni bir 'Geleceğe Dönüş' serisi filminin habercisi de olabilir.En iyisi gerçek olup olmadığına izleyip siz karar verin!
Reklam
Avrupa'nın 'En Büyük Dinozoru' Bulundu
Portekizli bilim insanları, bir uçurumdan çıkarılan dinozor fosillerinin Avrupa kıtasının en büyük canlısına ait olduğuna inanıyor. Torvosaurus gurneyi adlı dinozorun fosilleşmiş kemikleri başkent Lizbon'un kuzeyindeki Praia da Vermelha'daki bir uçurumda bulundu. 10 metre uzunluğunda ve 4-5 ton ağırlığında olan bu yırtıcı canavarla ilgili bilgiler Plos One dergisinde yayımlandı. Kısa ön ve uzun arka bacaklara sahip olan bu etobur dinozorun 150 milyon yıl önce geç Jura devrinde yaşadığı düşünülüyor. Lizbon'daki New University'den Profesör Octavio Mateus, herkesin Tyrannosaurus rex dinozorunu tanıdığını, fakat Torvosaurus gurneyi türü dinozorun farklı döneme ait olduğunu vurguluyor. T. rex 'in tebeşir dönemi olarak da bilinen Kretas döneminde yaşadığını belirten Mateus, 'Bu dinozor ise Jura dönemine ait. Dönem farkı 80 milyon yıl gibi çarpıcı bir rakam. Yani T. rex yeryüzünde dolaşırken Torvosaurus fosil halindeydi.' dedi. Araştırmacılar Portekiz'in fosil bakımından zengin Lourinha kayalarında Torvosaurus 'a ait çok sayıda kemik buldu. Bulunan örnekler arasında yumurta ve embriyolara da rastlanıyor. Dinozorun tarihteki yerine oturtulmasını sağlayan bulgu üst çene kemiklerinde ortaya çıktı. Portekiz'de bulunan dinozor, Kuzey Amerika'da varlığı bilinen Torvosaurus 'un 'kuzeni' olarak değerlendiriliyor. Bu da her iki canlının çok eskiden, Atlantik Okyanusu ortaya çıkmadan önce aynı ortak atadan geldiğini gösteriyor. Araştırmayı kaleme alan Christophe Hendrickx, '150 milyon yıl önce Portekiz Kuzey Amerika'dan ayrılmış, yani türleşme mekanizmaları devreye girebilecek durumdaydı. Avrupa'da Torvosaurus 'un bu yeni türünü bulmamız bu nedene dayanıyor.' dedi. T. gurneyi 'nin en önemli özelliklerinden biri 10 cm uzunluğundaki keskin dişleri. Bu özellik beslenme zincirinde en üst sıralarda olduğunun işareti olarak değerlendiriliyor. Bu dinozorların yaşadığı sıralar İber Yarımadası'nda kaplumbağalar, timsahlar, uçan sürüngenler ve küçük memelilerin bulunduğu ve tropik bitki örtüsünün olduğu düşünülüyor. Torvosaurus Avrupa açısından rekor düzeyde büyük olmakla birlikte dünyanın başka bölgelerinde Kretas dönemine ait çok daha büyük dinozor türleri bulunuyor. Avrupa'daki en büyük bilinen otobur dinozorun ise İspanya'da bulunan ve 40 ton ağırlığa sahip sauropod olduğu düşünülüyor. BBC
Reklam
20 Maddede Asker Çocuğu Olmak Demek
Hayatınızın yollarda geçtiğini, doğum yerinizin sadece doğduğunuz yer olduğunu, sürekli okul, arkadaş değiştirdiğinizi, sevdiklerinizi sürekli arkanızda bıraktığınızı, bir kurallar silsilesi içinde, disiplinin ne demek olduğunu görerek büyüdüğünüzü hayal edin, işte size bunu anlatmaya çalıştık.
4K Televizyonlar Gerekli Mi?
Bu yazı daha önce Oyungezer Dergisi'nde yayınlanmıştır.HD görüntü teknolojisi yıllardır hayatımızda ve artık standart haline geldi. Geçen nesilden beri konsollarda HD oyunların keyfini sürüyoruz, Blu-Ray ve medya oynatıcılar HD filmleri destekliyor, uydu ve kabloda pek çok kanal HD’ye geçti, internet videolarında bile HD olmayan içeriği yadırgar olduk.Biliyorsunuz bir teknoloji ne zaman standart haline gelse hemen daha iyisi kendini gösterir. Görüntü teknolojilerinin ufkunda gözüken yeni nesil ise 4K, diğer bir ismiyle Ultra HD.Yakın zamanda bir teknoloji mağazasına gittiyseniz gözünüze mutlaka çarpmıştır. 55” ve üzeri Ultra HD televizyonlar mağazaların en şık köşesinde kendilerine çoktan yer buldu bile. Bugün on bin liranın üzerindeki fiyatlarıyla cep yaksalar da bizim için asıl sorulması gereken soru, neler getirdikleri ve evlerimize girmeye ne zaman başlayacakları. Tabii önce Ultra HD’yi biraz daha yakından tanımalıyız.Ultra HD görüntü bize hem daha yüksek çözünürlük hem de daha zengin renkler vaat ediyor. Genelde 4K olarak anılsa da Ultra HD olarak tanımlanan iki farklı çözünürlük var, 4K (2160p - 3840 x 2160) ve 8K (4320p - 7680 x 4320). Kabaca 4K, Full HD’den 4 kat, 8K ise 16 kat daha yüksek çözünürlüğe sahip. Normal bir 35mm sinema filminin 6K’ya denk düştüğünü söyleyebiliriz. Yani Ultra HD teknolojisi ile koskoca bir sinema perdesini dolduran görüntüyü evimizdeki çok daha küçük olan TV’ye sıkıştırıyoruz. Bu da korkunç bir netlik sunuyor.Hali hazırda kullandığımız HDTV’lerde her piksel için 8-bit RGB renk bilgisi kullanılıyor, yani üç rengin toplamında 24-bit renk derinliği elde ediliyor. UHDTV’lerle birlikte renk derinliği 30-bit ve üzerine çıkıyor. Altı üstü renk başına 2-bit’lik bir artış var anlayacağınız. Peki, bu pratikte neye tekabül ediyor, bu artış hayatımızı ne denli değiştiriyor? 24-bit bir ekran 16.8 milyon görüntüleyebilirken, 30-bit ekran 1,07 milyar ve 36-bit bir ekran 68,71 milyara renk gösterebiliyor. Vay vay vay… 2-bit sen ne renklere kadirmişsin. Eğer 60” veya üzeri bir HDTV’den bahsetmiyorsak renk zenginliğinin görüntüye katkısı çözünürlükten çok daha belirgin olacaktır.Yukarıda bahsettiklerimiz çok güzel ama bu aynı zamanda Ultra HD’nin daha fazla bant genişliğine ihtiyaç duyduğu anlamına geliyor. Bu önemli bir problem çünkü hali hazırda kullandığımız HDMI 1.4 standardının 10.2 Gbit/s’lik bant genişliği Ultra HD’nin bütün nimetleri için yetersiz kalıyor. HDMI 1.4, bu haliyle Ultra HD içeriği 24-bit renk derinliği ile saniyede 24 fps ve 30 fps olarak gösterebiliyor ancak 60 fps ve 30-bit üstü renk derinliği için yeni HDMI standardını beklememiz gerekiyor. Ayrıca bant genişliği yetmediğinden henüz 3D görüntüleri bu yüksek çözünürlükte alamıyoruz. Anlayacağınız HDMI elini kolunu bağlıyor Ultra HD’nin.Eğer 4K bir bilgisayar monitörünü DisplayPort kullanarak bağlarsanız bu sorunları yaşamıyorsunuz elbette. Ancak monitörler için 4K henüz çok yeni. Piyasaya çıkan birkaç model pahalı ve başarısızdı. Bu ay CES fuarında kayda değer ilk 4K bilgisayar monitörlerinin duyurulmasını bekliyoruz.1080P HDTV’ler piyasaya ilk çıktıklarında bu çözünürlükte pek fazla içerik yoktu ortada. Ancak PlayStation 3 ve Blu-Ray’in hayatımıza girmesiyle anlam kazanmışlardı. Ultra HD’de ise durum daha da vahim. Öncelikle yeni nesil oyun konsolları henüz 4K’dan hiç faydalanamıyor. Gelecekte güncellemelerle video oynatma desteğinin gelebileceği konuşulsa da donanımda değişiklik yapılmadan oyunların 4K’ya çıkması beklenmiyor. Zaten her iki konsolun bu çözünürlükte bir oyunu kaldırıp kaldıramayacakları büyük bir soru işareti.4K desteğine sahip Blu-Ray’ler de kısa belgeselleri saymazsanız ortada yok. 4K çözünürlüğünde filmler mevcut Blu-Ray disklere sığmadığından 100GB kapasiteli yeni Blu-Ray diskleri beklemek durumundayız. Ama ne zaman gelecekleri belirsiz. Bu yeni disk formatı mevcut Blu-Ray oynatıcılarla uyumlu olacak mı bu da bilinmiyor. Muhtemelen 4K Blu-Ray’ler gelmeden önce Amazon ve Netflix gibi platformlar 4K streaming’e başlayacaklar. Ama bunlar Türkiye’de olmadığı gibi webden 4K yayını kaldıracak bağlantı hızı ve kotası olan kaç kişi vardır büyük soru işareti.Televizyon tarafında Digiturk ilk deneme yayınlarını yaptı. Geçen sene Nisan ayında yaptığı bir duyuru ile bunu dile getiren Digiturk, altyapılarının hazır olduğunu ancak sektörün olgunlaşması 1-2 yıla daha ihtiyaç olduğunu söylüyor. Dokuz aydır da 4K’dan bir daha haber vermediler.Şu an bir parça akla yatkın tek Ultra HD film içeriği Sony sunuyor. 700$’lık fiyatıyla 4K Ultra HD Media Player alarak, Sony’nin Video Unlimited 4K servisinden filmleri indirebiliyorsunuz. Cihaz sadece Sony Ultra HD TV’lerle çalışıyor, on film yüklü olarak geliyor, kota katili olsa da en azından stream etmek zorunda değilsiniz. Ancak bu ürün de servis de henüz Türkiye’de yok.Kısacası 4K kullanan içerikler ortada yok, bugün elimizde sadece soru işaretleri ve geleceğe yönelik umutlar var. Şu an en fazla yapabileceğiniz TV veya Blu-Ray oynatıcınızın upscale özelliği ile Full HD görüntüyü yazılımsal olarak Ultra HD’ye dönüştürmek.
Reklam