En Fazla Bu Meslek Sahibi Aranıyor
İHA / Türkiye’de Şubat itibariyle en fazla açık iş imalat sektöründe olurken, en fazla aranan meslek ise makineci oldu. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (ÇSGB) Şubat ayı verilerine göre, Türkiye’de işverenler 118 bin 431 işçi arıyor. İşverenler en fazla makineci arıyor. Mesleklere göre sıralamada makineciler 3 bin 293 iş ilanıyla ilk sırada, çağrı merkezi görevlisi 3 bin 285 ile ikinci, satışdanışmanları 3 bin 249 iş ilanıyla üçüncü, güvenlik görevlisi 3 bin 144 ile dördüncü, büro memuru 2 bin 956 ile beşinci, müşteri temsilcisi 2 bin 909 ile altıncı, kasiyer 2 bin 465 ile yedinci, garson sekizinci, müşteri hizmetleri görevlisi/asistan bin 529 ile dokuzuncu, elektrikçiise bin 479 ile onuncu sırada yer aldı. Nitelik gerektirmeyen mesleklerde ise 45 bin 508 işçi aranıyor. Şubat ayında işverenin en çok aradığı personel imalat sektöründe. Bu sektörde aranan personel sayısı 41 bin 892. Toptan ve perakende ticaret motorlu kara taşıtlarının ve motosikletlerin onarım grubu 15 bin 418, diğer hizmet faaliyetleri grubunda ise 12 bin 573 personel aranıyor. En az işçi aranan sektörler ise 7 işçi ile uluslararası örgütler ve temsilcilikler, 38 işçi ile hane halklarının işverenler olarak faaliyetleri, 350 işçi ile Kamu yönetimi ve savunma, zorunlu sosyal güvenlik ve 294 işçi ile gayrimenkul faaliyetleri grupları oldu.
Dünyanın İlk ‘Robot Gözü’
Görme sıkıntısı yaşayan bir sanatçı, geliştirilen bir “göz robotu” sayesinde renklerin seslerini duymaya başladığını söyledi.Sadece siyah beyaz gören Neil Harbisson, kafatasına yerleştirilen bir “robot” sayesinde artık renklerin sesini duyabiliyor. Harbisson doktorlarını kafatasının içine bir çip yerleştirme konusunda ikna etti. Göz robotu çiple bağlantılı kamera sayesinde harekete geçiyor. Kafatasına yerleştirilen robot, renklere göre elektromanyetik etkileşime giriyor ve renkleri sesli bir şekilde söylüyor. 10 YILDIR ELEKTRONİK GÖZ KULLANIYORDU Harbisson, yaklaşık 10 yıldır renkleri görmek için elektronik bir göz takıyordu. Harbisson, akromatopsi yani renk körü olarak doğdu. “Göz robotu” içinde yer alan bir WiFi alıcı sayesinde baktığı zamanlarda bile cep telefonu arayıcılığıyla renkleri söylüyor. Harbisson, “göz robotunu” kafasının üzerine yerleştirdiği için artık önünde br robotla yürüyecek. BU YENİ BİR TEKNOLOJİ DEĞİL… Harbisson konuyla ilgili İngiliz basınına yaptığı açıklamada, “Bu yeni bir teknolojinin duyurulması değil, bu yeni bir ürün de değil. Bu bizim duyularımızı akıl almaz bir yöntemle kullanmamızı sağlayan bir organ, vücudumuzun bir parçası olacak” dedi. Harbisson eğer başka kişiler de kafatasına çip yerleştirirse onlarla iletişime geçebilecek. Ancak şu anda dünyada bu göz robotundan sadece bir tane var.Teknogram
Sürüş İzlenimi: Volkswagen Beetle – Aşk Yeniden…
Yeni Volkswagen Beetle, namı diğer kaplumbağa firmanın bu modelde piyasaya 1938’den bu yana sürdüğü tamamen yeni üçüncü versiyon. Yeni Beetle Golf Mk6 şasisinde temellendirilmiş. Her ne kadar olaya teknik açıdan yaklaşıldığında temel alınan Mk6 çok daha önde olsa da, Beetle her zaman kalbini mantığından önde tutanların otomobili olmuştur.Pek çoğunuzun hatırlayacağı gibi Volkswagen çok uzun yıllar sonra Beetle modelini tamamen yenilemiş ve 1998’de piyasaya sürmüştü. Dünya çapında bir milyondan fazla satılan yeni Beetle satış rakamları olarak tatminkâr sonuçlar elde etse de, ne kullananları, ne de firmayı tam olarak tatmin edemedi ve üretimine 2010 yılında son verildi. Ne yazık ki ilk girişim, tüm dünyadan otomobil tutkunlarının ortak rüyasını gerçekleştirmek yerine daha çok kadınlar tarafından tercih edilen küçük bir araba yaratmaktan öteye gidemedi. Buradan da anlıyoruz ki Volkswagen Beetle’a biraz peri tozu serpmek lazım. O sadece bir otomobil değil. Hiçbir zaman sadece bir otomobil olmadı.Bu jenerasyonun sonrasında ise Volkswagen pes etmek yerine efsanesini sürdürmek için inatla çabalamayı sürdürdü ve köklerini gelecek ve günümüzle birleştiren çok daha agresif, bir o kadar da duygusal bir tasarımla yollara geri döndü. Volkswagen Beetle artık yeniden gördüğünüzde sarılmak isteyeceğiniz, yoldayken şeklini ya da beygir gücünü düşünmeden gazına yüklenmekten kendinizi alamadığınız bir otomobil. Aranan Peri tozu bu kez bulunmuş görünüyorDış tasarıma bakılacak olursa, Beetle’ın büyüdüğünü ve daha net hatlarla köklerine selam çakarken, günümüz tasarım gerekliliklerini de unutmadığını görüyoruz. Tasarımda baştan bir yaratıma gidilemeyeceğinden Volkswagen mevcut tasarımı kusursuzlaştırma yoluna gitmiş. Bence başarmışlar da. Arabaya bindiğinize sizi uzun zamandır görmediğiniz kadar yüksek bir ön konsol ve nostaljik, aynı zamanda eşsiz torpido gözü karşılıyor.Test sırasında kullandığımız 1.4 litre TSi motor 160 ps güç üretiyordu. 1.2 TSi ve 1.6 TDi versiyonları da ülkemizde mevcut olan yeni Beetle’ın en ‘seksi’ motor seçeneği ise elbette test sırasında kullandığımız 1.4 litre TSI motorlu versiyon.  0-100 km hızlanması gerçekten de 8.3s olan bu motor sürüş esnasında en agresif taleplere bile sorunsuz cevap verirken, arabanın yapısal özellikleri nedeniyle de performansınızı olduğundan dahi fazla hissediyorsunuz. Sonuç? Sınırsız mutluluk.Volkswagen’in artık rüştünü çoktan ispat etmiş DSG otomatik şanzımanıyla vites geçişleri hem ruhlu, hem de sarsıntısız ve her zaman doğru devirlerde gerçekleşiyor. Arabanın ECO ve Sport modları arasındaki performans ve sürüş özellikleri ise çok belirgin. Her iki modda da ruh halinize göre çok keyif almanız mümkün. 1973 model bir Beetle ile uzun zaman geçirmiş bir eski Beetle sahibi olarak şunu söyleyebilirim ki Beetle her zaman bir parça agresif kullanımı ve yüksek devri seven bir arabadır. Yeni versiyonda bu özelliğin teknik olarak olmasa da hissiyat olarak genetiğine işlemesi beni ayrıca mutlu etti.Ülkemizde vergi sistemi yüzünden muhtemelen bulunmayan 2.0 litre TDI motor seçeneği yurtdışında bulunabilen yeni Beetle’ın mevcut 3 motor seçeneği ülke koşulları açısından her açıdan tatminkâr bir seçim aralığı sunuyor.Yakıt tüketimi noktasında da boş ağırlığı 1373 kg olan yeni Beetle’ımız oldukça tatminkârdı ve şahir içi-uzun yol ortalaması olarak 6.8 litre gibi bir ortalama değere rahatça ulaştık. Uzun yolda ise sakin tepkilerle yakıt tüketimini 5.5 litre gibi değerlerde tutmak mümkün fakat biraz çaba ve dikkat gerektiriyor.Sürüş özellikleri olarak her ne kadar temel alındığı Golf’ün konfor ve stabilitesinden uzak olsa da, Beetle otoban ve şehir yollarında alışılmış Volkswagen sürüş kalitesine sahip. Yine de bozuk yollar ve ani yön değişimlerinde biraz fazla hareketli ve aksiyona gebe.Direksiyonda ise yeni bir elektromekanik düzenleme söz konusu ve direksiyon oldukça ağır. Buna rağmen arabanın refleksleri oldukça hızlı ve çevik. Direksiyonun ağırlığı biraz suni, bu nedenle sportif bir his katıyor olsa da arabayla aranızdaki iletişimi biraz gölgeliyor gibi.Yeni jenerasyonda daha yüksek ve geniş lastik kullanımı yol tutuş ve viraj kabiliyetini de önceki versiyona göre ciddi oranda arttırmış durumda. Ön tarafta çok noktadan bağlantılı süspansiyon kullanılırken, arkada torsiyon çubuğu kullanılmış fakat açıkçası araba normal yol koşullarında biraz sert süspansiyonlara sahip olmasına rağmen kullanıcı ve yolcusunu rahatsız etmiyor. Her özelliğinde yarattığı mutluluk hissinin psikolojik etkisi de var.Kabinde ise harika bir direksiyon, basit bir vites kolu, etkileyici bir parlak kromvari plastik ön konsol sizi karşılıyor. Uzun zamandır bu kadar etkileyici ve mizanpajı başarılı bir ön konsol görmediğimi söylemeliyim. Ne Mini, ne de şimdiye kadar kullandığım başka bir otomobilin ön konsolu geçmişi günümüzle bu kadar iyi bağlayamamıştı diyebilirim rahatça.Önde oturanlar için mesafeler ve her şey gayet yolundayken, arkadakiler için aynı şeyi söylemek ise malesef biraz güç. Eğer 1.80 cm ve üzerinde kişiler öne oturuyorsa, arkadaki yolcuların iki büklüm olmaları kaçınılmaz bir sonuç olacaktır.310 litrelik bagaj arabanın hedef kitlesi, kökleri ve boyutları gözlendiğinde yeterli. Her noktada köklere atıf yapmamız sebebi ise Beetle’ın bağımsız bir araba gibi düşünülmemesi gerektiğine inanmam. Sonuç olarak ‘retro’ bir arabayla karşı karşıyayız ve atasının prensiplerine yeni teknolojilere sahip olsa da bağlı kalmalı. Zira Beetle’ı seven milyonlarca insan onu sahip oldukları kadar, sahip olmadıklarıyla da sevdi. O ruhu yaşamak, birkaç bavulu evde bırakmaktan hala daha büyük önem taşıyor.Sonuç olarak yeni Volkswagen Beetle sahip olduğu tarih içerisindeki geçmişinden kopmamasına rağmen en kendine güvenli tasarım olarak ön plana çıkıyor. Şurası gerçek ki yeni Beetle önceki jenerasyondan çok daha fazla erkek kullanıcıyı da cezbedecek. Her eski Beetle sahibine tavsiyem ne yapın ne edin bu arabanın direksiyonuna birkez oturup eski günlerinizi hatırlayın. Sadece gaz pedalına eğilip baktığınızda bile, ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız.Teknik Özellikler:Motor:1390 cc, 4 silindir, 16v, TSi, 160 ps 5800 d/dak, 240 Nm 1550- 4100 d/dakPerformans :207 km/s Maksimum hız, 8.3 sn 0-100 km/s hızlanmaŞanzıman :7 ileri DSG, önden çekişOrtalama tüketim :6.2 lt/100 km, 143 g/km CO2Boş Ağırlık :1373 kgGüç/ağırlık oranı :Ton başına 114 bgBoyutlar U/G/Y :4278 / 1808/ 1486 mmFiyatı: 33.800 Euro + 909.50 TL
Age Of Empires 2 Severlere Müjde ..
Age of Empires 2'ye 2000 yilinda çikan The Conquerors genisletme yamasindaki tüm ülkelerin ve birimlerin aynen yer alacagi Age of Empires 2 HD'de, 18 farkli irk bulunuyor. Neler degisiyor ? 1999 yilinda piyasaya sunulan oyundan, günümüzdeki görsel kaliteyi beklemek insafsizlik olacaktir. Age of Empires 2'nin ilginç kaplamalari, yerini daha yenilikçi ve gerçekçi kaplamalara birakiyor. Tepelerde sirali sirali yükselmeler yerine, gerçekçi bir ivmelenme görecegiz. Ayrica denizlerdeki hareketler ve renklendirmeler de yenileniyor. 1080P olarak yeniden düzenlenen oyunda, yükselen çözünürlük sayesinde kontrol edeceginiz birlikleri daha rahat bir sekilde görüntüleyebileceginizi de hatirlatalim. 'Age of' sevenlerin kaçirmamasi gerekir. Ensemble Studios tarafindan gelistirilen, Microsoft Studios tarafindan 1999 yilinda yayinlanan Age of Empires 2, strateji severlerin gönlünde taht kurmustu. Hala pek çok oyun sever tarafindan oynanan Age of Empires 2, HD grafiklerle yeniden dogdu. Age of Empires 2 HD cdkeylerini hemen alabilirsiniz.Detaylı tanıtım ve ürünleri görmek için TIKLAYINIZ.
19 Karede Doğumdan Ölüme
2010 İsviçre yapımı kısa film Le Miroir'de anlatılan hikayeden oluşturulmuş bir galeri. Bebeklikten ihtiyarlığa kadar olan hikayeyi 6 dakikada özetliyor. Bir çok ödül almış kısa filmin en çok beğeni topladığı nokta ise yaş değiştikçe değişen oyuncuların birbiriyle harika uyumu..Kısa filmi izlemek için: Le Miroir - Kısa Film
Reklam
'Malefiz' (Angelina Jolie) Filminin 3. Fragmanı
‘Malefiz’ (Maleficent) filminin 3. fragmanı yayınlandı!Disney, 1959 klasiği “Uyuyan Güzel”in kötü karakterinin anlatılmamış hikâyesi olan Malefiz”i sunar… Görkemli siyah kanatlara sahip güzel, saf ve genç bir kadın olan Malefiz, barışçıl bir orman krallığında büyüdüğü için huzurlu bir hayata sahiptir. Ta ki bir gün insanlardan oluşan istilacı bir ordu gelip, topraklarının düzeni tehdit edene kadar… Malefiz, topraklarının koruyucusu olur ama acımasız bir ihanete uğrayınca o saf kalbi taşa dönüşür. İntikam hırsıyla dolan Malefiz, insanların kralıyla destansı bir savaş verir ve kralın yenidoğan çocuğu Aurora’yı lanetler. Çocuk büyüdükçe Malefiz, Aurora’nın krallığa başarı getirecek ve Malefiz’in gerçek mutluluğunu sağlayacak olan anahtar olduğunu fark eder.‘Malefiz’ (Maleficent) filminin 3. fragmanını izlemek için lütfen aşağıdaki bağlantıya tıklayın.
Reklam
Post-Apokaliptik Roman "Silo" Türkçe Olarak Çıktı!
Yazar Hugh Howey’nin yazdığı Silo kitabı, Türkçe olarak yayınlandı. Wool serisinin ilk kitabı olan Silo, Monokl Yayınları logosuyla raflardaki yerini aldı. Post-apokaliptik bir dünyada geçen Silo, ilk olarak bir kısa roman olarak dijital ortamda satışa çıktı. Hikayenin çok sevilmesi ve iyi bir satış yakalaması sonrasında yazar, hikayeyi derinleştirerek roman haline getirmeye karar verdi. Hatta kitap o kadar popüler oldu ki; 20th Century Fox kitabın film haklarını satın aldı. Yönetmen Ridley Scott ve Steve Zaillian ise filmin yönetmenliğini yapmak için sıraya girdiler. Kitap aynı zamanda Goodreads kullanıcıları tarafından 2012 Yılının En İyi Bilimkurgu Kitabı oylamasında ikinci sırada yer aldı. Distopya türündeki kitabın tanıtım metni şu şekilde; Diri diri gömüldüler, Ama ölmediler, Bazılarına yetmedi bağışlanan hayatları, Çünkü yalanlarla kaplı bir hayatı yaşamaktansa, Gerçekler uğruna ölmeyi seçtiler. Yakın bir gelecekte, yeryüzü zehirli gazlardan yaşanmaz hâldedir. İnsanlar dünyanın hayli sınırlı bir bölümünü, yaşadıkları çok katlı yeraltı silosunun en üst katındaki ekranlardan seyretmektedirler. Yasalar gereği bu tek görüntüyle yetinip yeryüzü hakkında hiçbir meraka kapılmaksızın yeraltına gömülü olarak, âdeta kapana kısılmış hâlde yaşamlarını sürdürürler. Zaten silodaki hayat da ancak sorgusuz ve sualsiz yaşandığında katlanılabilirdir. Ama bir de yaşadıkları hayatın gerçekliğinden şüphe duyup dışarısı hakkında sorgulamalar yapanlar vardır ki onlar bir daha asla uyanamayacakları bir kâbusun ortasında bulurlar kendilerini. 520 sayfalık kitabın çevirisi Gökhan Sarı ve Rasim Emirosmanoğlu’na ait. Kitap piyasaya çıktı. Eğer Fallout tarzında post-apokaliptik atmosferi veya distopik bilimkurgu türünü seviyorsanız Silo mutlaka okumanız gereken bir kitap. Şimdiden iyi okumalar!
Reklam
Bir Köpek Bir Kız ve Gerçek Sevginin Fotoğrafları
Jessica Trinh en yakın arkadaşı olan köpeği Chupman'ın fotoğrafları senelerce çekti taki Chupman bir hastalıktan ölene kadar. Dostluklarında geriye kalan bu fotoğraflar tatlı köpek fotoğraflarından çok daha öte gerçek bir arkadaşlığı yansıtıyor.kaynak:https://aplus.com
Whatsapp'ın Yeni Özelliği Sızdırıldı
Popüler mesajlaşma yazılımının yeni sesli arama özelliğine ait olduğu iddia edilen ekran görüntüleri internete düştü.Bir süre önce Facebook tarafından satın alınan ve mobil cihazlarda anında mesajlaşma hizmeti sunan WhatsApp uygulamasına sesli görüşme özelliğinin geleceği daha önce açıklanmıştı. İnternete düşen ekran görüntülerinde ise bu özellikle ilgili detaylar yer alıyor. İtalya merkezli iPhoneltalia isimli internet sitesinde yayınlanan ekran görüntülerinde WhatsApp aramasının nasıl yapıldığı görülüyor. Telefonlardaki sesli arama özelliklerine benzeyen ekran görüntülerinde aramayı reddetme, sesi hoparlöre aktarma ya da mesaj gönderme gibi seçenekler bulunuyor. WhatsApp ya da Facebook konuyla ilgili bir açıklama yapmazken görüntülerin gerçek olup olmadığı tartışılıyor. Sesli arama özelliği anında mesajlaşma uygulamalarının birçoğunda bulunmuyor. Viber ve Skype bu özelliği desteklerken çoğu uygulamada süre sınırı bulunan sesli mesaj gönderme özelliği yer alıyor. Kaynak: iPhoneltalia
Reklam
Tiyatro(Hal) - Örümcek Kadının Öpücüğü
Keşke Bir Kez Olsun Öpüşsek , Herkes Gibi Gökyüzünün Altında”Kasvetli bir hapishane hücresi ile Hollywood filmlerinin ışıltılı dünyasını bir araya getiren oyun, birbirlerinden ilk bakışta tamamen farklı görünen iki mahkumun arasında geçiyor. Sevdiği filmler ve düşleriyle hayatı yaşanır kılmaya çalışan eşcinsel Molina ile gerçeklere ağırlığınca ve sıkı sıkıya bağlı devrimci Valentin.Düş ve gerçeğin sınırlarını içiçe geçiren bir anlayışla sahnelenen oyun sinema tarihine meraklı izleyiciler için bazı sürprizler barındırıyor . Gerek siyasi düşünceleri  gerek cinsel kimlikleri nedeniyle toplum yaşayışının dışına itilmiş bu iki mahkûm , filmler , anılar ve mizah anlayışları aracılığıyla birbirlerinin dünyalarında özgürleşmeyi başarıyorlar. Molina ve Valentin’i bir hapishane hücresinde buluşturan şey de aynı özgürlük düşü...Dünya edebiyatında escapism (hayal dünyasına kaçış) akımı alanında verilen en iyi eserlerden biri olarak gösterilen Manuel Puig’nin “Örümcek Kadının Öpücüğü” ülkemizde romanı ve sinema filmi ile tanınıyor . Aynı adlı roman , oyun ve film senaryosundan uyarlanan TiyatroHâl’in Örümcek Kadının Öpücüğü’nde , Molina’nın Valentin’e anlattığı 1942 yapımı gerilim filmi Kedi İnsanlar da sahnede can buluyor . İktidar baskıları ile toplumsal cinsiyet ilişkilerinin iç içe geçmiş yapısının Kedi İnsanlar adlı film üzerinden tartışıldığı oyun dünyada ilk kez “Play With in a Play” tekniğine uyarlanıyor .“Gerçek filmlerdeki gibi güzel olmalıydı, dışarıdaki gibi güç değil...Ya da gerçeklik denilen şey kötü sınıf bir filmin içinde hapis olmaktı'  Manuel Puigİstanbul Devlet Tiyatrosu’nda Sidikli Kasabası Müzikali‘ni ve geçtiğimiz sezon TiyatroHâl’de Albert Camus’nün Adiller (Doğrular) adlı eserini sahneleyen Oğuz Utku Güneş , tiyatro edebiyatında devrim üçlemesi yolculuğunu Örümcek Kadının Öpücüğü ile tamamlıyor. Manuel Puig ve Dewitt Bodeen’in eserlerinden uyarlanan oyunda Hapishane Müdürü Lewgoy’un sesine Selçuk Yöntem hayat veriyor.Örümcek Kadının Öpücüğü , sezon boyunca TiyatroHâl ekibinin kendi sahnesi olan Mecidiyeköy SahneHâl’de izlenebilir ..OYUNCULARLUİS MOLİNA / Göktay TOSUNVALENTİN ARREGUİ / Çağdaş TEKİNİRENA DUBROVNA / Melina ÖZPRODOMOSALİCE MOORE / Ayşegül BAHTİYAROĞLUOLİVER REED / Oğuz Utku GÜNEŞve LEWGOY Rolünde Sesiyle SELÇUK YÖNTEMManuel PUIG ve DeWitt BODEEN’in eserlerinden ...YÖNETMEN, PROJE TASARIM VE UYARLAMA: Oğuz Utku GÜNEŞYÖNETMEN YARDIMCISI: Destan BATMAZIŞIK TASARIMI: Ayşe AYTERKOSTÜM TASARIMI: Katina ÖZPRODOMOSDEKOR TASARIM: Güney Zeki GÖKER , Onur SOYALIŞIK OPERATÖRÜ: Hakan YILMAZREJİ ASİSTANI: Burak DEMİRELSAHNE ASİSTANLARI: Rıfat SECAL , Merve ÇEPNİCeren YILMAZ , Ceylan BATIBASIN DANIŞMANI: Zelal Songül ESEROyun Fotoğrafları: Hasan Kılıç , Destan Batmaz , Güney Zeki Göker , Taner Karagüzel
Reklam
Devlet Tiyatrosunda Oyunlar Ücretsiz
Seyirciler, Devlet Tiyatroları’nın 12 bölgesindeki 23 sahnesinde ve Kayseri, Tunceli, Hakkari ve Foça-Cezaevi turne sahnelerindeki oyunları ücretsiz izleyebilecek. Sanatseverler biletlerini 13 gün öncesinden başlayarak Devlet Tiyatroları’nın gişelerinden ya da ilgili müdürlüklerden temin edebilecekler. Ücretsiz izlenebilecek oyunlar ve sahneleri şöyle Ankara Devlet Tiyatrosu Turan Oflazoğlu’nun yazdığı, Murat Atak’ın rejisörlüğünü yaptığı “Kösem Sultan Cüneyt Gökçer Sahnesi’nde; Refik Erduran’ın yazdığı, Ali Hürol’un rejisörlüğünü yaptığı “Ramiz ile Jülide” Şinasi Sahnesi’nde; Necip Fazıl Kısakürek’in yazdığı, Özer Tunca’nın yönetmenliğini yaptığı “Para” Küçük Tiyatro’da; Recep Bilginer’in yazdığı ve Zafer Kayaokay’ın yönettiği “Sarı Naciye” Akün Sahnesi’nde; George Orwell’in yazdığı, Peter Hall’un uyarladığı, Özge Kayakutlu’nun dilimize çevirdiği ve Barış Erdenk’in yönettiği “Hayvan Çiftliği” İrfan Şahinbaş Atölye Sahnesi’nde; Gülşen Karakadıoğlu’nun yazdığı, Vacide Öksüzcü’nün yönettiği “Nehir” Oda Tiyatrosu’nde; Ergün Uçucu’nun yazıp yönettiği “En Son O Gitti (Kiraz ile Mestan)” Altındağ Tiyatro Sahnesi’nde; Yaşar Kemal’in yazdığı, Gürol Tonbul’un yönetmenliğini yaptığı “Teneke” Kayseri’de; İstanbul Devlet Tiyatrosu Duşan Kovaçeviç’in yazdığı, Başar Sabuncu ve Bilge Emin’in dilimize çevirdiği, Işıl Kasapoğlu’nun yönettiği “Profesyonel” Cevahir Salon 2’de; Nikolay Vasiliyevic Gogol’un yazdığı, Coşkun Tunçtan’ın dilimize çevirdiği, Sylvie Luneau ve Roger Coggio’nun oyunlaştırdığı ve Cem Emüler’in yönettiği Ankara Devlet Tiyatrosu yapmı “Bir Delinin Hatıra Defteri” Üsküdar Stüdyo Sahne’de; Patrick Suskind’in yazdığı, Hale Kuntay’ın dilimize çevirdiği ve Metin Belgin’in yönettiği Ankara Devlet Tiyatrosu yapmı“Kontrabas” Küçük Sahne’de; Muzaffer İzgü’nün yazdığı, Mutlu Güney’in yönettiği “Lütfen Kızımla Evlenir Misiniz?” Küçükçekmece Devlet Tiyatrosu Sahnesi’nde; Sait Faik Abasıyanık’ın yazdığı ve Gürol Tonbul’un oyunlaştırıp yönettiği İstanbul Devlet Tiyatrosu yapımı “Masallar, İnsanlar, Birde Türküler” Foça-Cezaevi’nde; İzmir Devlet Tiyatrosu Anton Çehov’un yazdığı, Ataol Behramoğlu’nun dilimize çevirdiği ve Vladlen Alexandrov’un rejisörlüğünü yaptığı “Vişne Bahçesi” Konak Sahnesi’nde; Ali Berktay’ın yazdığı, Ayşe Emel Mesci’nin rejisörlüğünü yaptığı “Son Çığlık” Kahramanmaraş Devlet Tiyatrosu Sahnesi’nde; Bursa Devlet Tiyatrosu George Bernard Shaw’ın yazdığı, Sevgi Sanlı’nın çevirdiği ve Sibel Özer Chulliat’ın yönettiği “Pgygmalion-Bir Kadın Yarattım” Ahmet Vefik Paşa Sahnesi’nde; Şahin Örgel’in yazdığı, Ali Volkan Çetinkaya’nın yönettiği “Aşk Bir Şey Değildir” Oda Tiyatrosu’nda; Adana Devlet Tiyatrosu Feyzullah Arslan ve Nermin Ertürkmen’nin yazdığı ve Gökhan Doğan’ın yönettiği “Yarınlara Geç Kalmadan” Hacı Ömer Sabancı Kültür Merkezi Sahnesi’nde; Trabzon Devlet Tiyatrosu Simon Williams’ın yazdığı, Şükran Yücel’in dilimize çevirdiği ve Tayfun Eraslan’ın yönettiği “Ölüm Öpücüğü” Atapark Haluk Ongan Sahnesi’nde; Diyarbakır Devlet Tiyatrosu Oktay Arayıcı’nın yazdığı, Metin Arslan’ın oyunlaştırdığı ve yönettiği “Rumuz Goncagül” Cahit Sıtkı Tarancı Kültür Merkezi Orhan Asena Sahnesi’nde; Antalya Devlet Tiyatrosu Carlo Goldoni’nin yazdığı, Haldun Marlalı - Cem Marlalı’nın dilimize çevirdiği ve Ahmet Açıkgöz’ün yönettiği “Yalancı” Haşim İşcan Kültür Merkezi Küçük Sahne’de; Erzurum Devlet Tiyatrosu Cengiz Toraman’ın yazdığı ve Levent Aras’ın yönettiği “Anlatılan Senin Hikayendir” Erzurum Devlet Tiyatrosu Sahnesi’nde; Jean BaptistePoquelin Moliere’in yazdığı, Ahmet Vefik Paşa’nın oyunlaştırdığı, Ömer Naci Topçu’nun yönettiği“Meraki” Tunceli’de; Konya Devlet Tiyatrosu Slawomir Mrozek’in yazdığı, Zihni Küçümen’in dilimize çevirdiği ve Mustafa Uzman’ın yönettiği“Sığıntılar” Konya Devlet Tiyatrosu Sahnesi’nde; John Buchan’ın yazdığı, Patrick Barlow’un uyarladığı, Mehmet Ergen’in dilimize çevirdiği ve Nafiz Sami Gürcüali’nin yönettiği “39 Basamak” Elazığ Devlet Tiyatrosu Sahnesi’nde; Sivas Devlet Tiyatrosu Federico Garcla Lorca’nın yazdığı, Turan Oflazoğlu’nun çevirdiği ve Barış Erdenk’in yönettiği “Kanlı Düğün” Atatürk Kültür Merkezi Sahnesi’nde; Van Devlet Tiyatrosu Anton Çehov’un yazdığı, Yılmaz Gruda’nın dilimize çevirdiği ve Metin Oyman’ın yönettiği “Ayı/Teklif”Hakkari’de sanatseverlerle buluşacak. İHA---
Samsung S3′Ün Yeni Modelini Çıkardı
Samsung’un 2012 yılında çıkardığı Galaxy S3 ailesine bir yenisini daha eklediSamsung ‘un çıktığında rekorlar kıran ancak şimdilerde eski teknolojiye sahip olan Galaxy S3 telefonu ailesine bir yenisi daha eklendi. S3 , S3 Mini derken şimdi de Galaxy S3 Slim ‘i piyasaya sürdü.Sessiz sedasız tanıtılan Galaxy S3 Slim , Galaxy S3 ‘ten güçsüz üretilmiş. Tasarımı değiştirilen Galaxy S3 Slim , 2013 yılında üretilen ve sönük kalan modellere benzetilmiş.Galaxy S3 Slim şimdilik sadece Brezilya ‘da satışa çıktı. Türkiye’de ise satılıp satılmayacağı bilinmiyor.Galaxy S3 Slim ‘in özelliklerine gelirsek 4.5 inç boyutunda 960X540 piksel çözünürlüğe sahip LCD ekrana sahip. 1.2 GHz hızda çalışan Snapdragon 200 veya 400 işlemci Galaxy S3 Slim ‘in kalbinde yer alıyor. 5 megapiksel kameraya sahip ve 2100 mAh kapasiteli batarya ile satışa çıkacak. Samsung Galaxy S3 Slim , Android 4.2 Jelly Bean işletim sistemine sahip olacak.
Reklam