Cahit Berkay: 'Politik Şarkılarla Kimse İlgilenmiyor, Sevgiyi Silah Olarak Kullanacağım'
180 film için müzik yapan Cahit Berkay, klasikleşmiş müziklerini bugüne uyarlayıp tekrar dinleyicilerinin beğenisine sunmayı planlıyor Bugüne kadar aralarında Çiçek Abbas, Selvi Boylum Al Yazmalım, Güler misin Ağlar mısın'ın da aralarında bulunduğu 180 film için müzik yapan Moğollar'ın kurucularından sanatçı Cahit Berkay yeni bir proje hazırlığında. Proje kapsamında Berkay'ın klasikleşmiş film müzikleri, senfoni orkestrasıyla sahnede yeniden çalınacak. Senfoniye darbuka, bağlama gibi enstürmanlar eşlik edecek. Cem Karaca ve Barış Manço ile birlikte söylediği şarkıları bugüne uyarlayıp Emrah Karaca solistliğinde dinleyicisi ile buluşturmayı planlıyor. Hem rock hem de aşk için 'içi boşaldı' yorumu yapan Berkay, siyasetin de müziğin değişimini tetiklediğini ifade ediyor. Kenan Evren 'e kadar analog olan müziğin onun ardından soğuklaştığına dikkat çekti. Berkay 'Politik içerikli şarkılarla kimse ilgilenmiyor. Sevgiyi silah olarak kullanıp bunu yapacağım.' diyerek Gezi olaylarının kendisini olağanüstü umutlandırdığını söyledi. Ayşegül Akyarlı Güven ’in The Wall Street Journal’da yer alan söyleşisinin bir kısmı şöyle: Kaç filmin müziğinde imzanız var bugüne kadar? Bugüne kadar birebir yaptığım 180 tane film müziği var. Uzunca bir dönem yaşamım yurtdışında geçti. Ama yaptığım film müziklerini başka filmlere de döşediler. 250 film kadar vardır herhalde onlar bir arada olunca. Şimdi bunları bir araya getirecek bir projeniz var. Biraz anlatır mısınız? Proje herşeyden önce 70'li yılları 2014'de tekrar yaşamak tekrar çalıp söylemek, nostaljiden öte dönemin müzikal yaşanmışlığını tekrar yaşamak için. bugünkü kuşaklarla paylaşmak için. Ne yapılacak bu kapsamda? İki farklı formatımız var. Birinde benim hit olmuş film müziklerinin çalınması. Bunu senfoni ile çalacağız. Şu an 12 parça var. 18-20'ye de çıkabilir sayı. Selvi Boylum Al Yazmalım, Çiçek Abbas gibi parçaları çalacağız. Tamamen batı formülünde bir senfoni resmi oluşabilir hayalinizde. Ama öyle oluşmasın. Sonuçta ben bu parçaları Anadolu'dan beslenerek yaptım. Bu nedenle Anadolu'da varolan seslerin de senfoni enstürmanlarıyla güzel bir harmanlamasını oluşturduk. Mesela zurna var, ney var, darbuka var. İki tane böyle konser yaptık. Çok başarılı geçti. Cemal Reşit Rey'de merdivenler bile doldu. Altın Portakal'da da yaptık. O Yeşilçam filmleri zaten 70'lerde kalmadı. Özel kanallar sayesinde bugünün gençleri de onları iyi tanıyor. İkinci formatınız nasıl? Biliyorsunuz biz Cem Karaca ile 45'likler artı albümler yaptık. Barış ile de 1 albüm yaptık. Emrah Karaca'nın solistliğinde bunların bugünkü yorumunu sergilemeyi düşünüyoruz. Bazılarını bugüne uyarlıyoruz. Bazılarınıysa aynı bırakıyoruz. Mesela Dağlar Dağlar. Ona hiç dokunmuyoruz. 70'li yıllarla 2014'ün enerjisinin harmanlandığı bir pozitif kurgu hazırlığındayız. Sinema için müzik nasıl yapılır? Pratikte neler değişir? Senaryo gelir. Okursun. Beğenirsen işi kabul edersin. Filmi çekip kaba montajını yaparlar. Oturup yönetmenle birlikte o kaba montajı izlersin. O sırada elinde kronometre ile filmin neresinde müzik olacağını kararlaştırırsın. Sonra stüdyoda müziği kaydedersin. Biz kaydederken stüdyoda da o film döner. Zamanın yönetmene göre değişir. Mesela Ömer Kavur ve Atıf Yılmaz'ın 'filmi bitireceğiz aman şu tarihte vizyona gireceğiz' gibi bir dertleri olmazdı. O film onların istediği olgunluğa ulaşıncaya kadar ne emek gerekiyorsa o vakti ayırırdı. Ama genelde motor dendikten 1 ay sonra film vizyona girerdi. Ama işin beste boyutu başka.. Nasıl başka? Mesela Selvi Boylum Al Yazmalım'ın müziğini nasıl bestelediğinizi anlatır mısınız? Bazı filmlerde ana temanın yanısıra ikinci bir tema da gerektirir. Mesela bir duygusal müzik olur. sonra o müziğin mutluluk hali olur, dramatik hali olur, işkilli gerilimli hali de olur. Kötü adam takibi için bir müzik gerekir. Ortalama en az 4-5 çeşit tema gerekir. Ben oturdum önce Selvi Boylum Al Yazmalım için tema oluşturmaya. İlk olarak gitar aldım elime. Ama gitarla olmadı. Bağlamayla da olmadı. 3-4 saat kara kara düşündükten sonra evdeki cura aklıma geldi. İlk curam... Telleri yok, toz içinde. O curayı indirdim. Eski telleri temizledim, akordunu yaptım. Yarım saat sonra o müziğin tamamı çıkmıştı. Çünkü filme müzik yapmak hayaldir. Önce o müzikal kurguyu hayal edeceksin. Notalarını hayalinde duyacaksın. New York'ta geçen filme davul zurnayla, Anadolu'da geçen filme saksafonla müzik yapamazsın. Hiç kaybettiğiniz iş oldu mu mesela? Hayır kaybettiğim olmadı. Ama rötuş yaptığım oldu. Ses yükselterek kavgalar etmedik. Çünkü müzikte kavga olmaz. Ama münakaşa olur. Mesela benim asla çalışmayacağım 2 tane yönetmen vardır. Ama isimlerini açıklamam. Atıf Yılmaz ve Ömer Kavur ile çalışmaksa bir ayrıcalıktır. Ne istediğini bilmeyen adamla işi çözmek çok zor. Bu coğrafyada yaşayan insanlara müzik yapıyorsan buradaki kültürü ıskalamayacaksın. Öğrenip kendini onunla donatacaksın. Pir Sultan Abdal'ı da bileceksin, Yaşar Kemal'i de. 70'lerden bugüne 10 yıllık süreçleri düşünecek olursak, neler değişti ve biz nasıl bir etki altına girdik ki bizim dinlediğimiz müzikler değişti? Siyasi açıdan bir etkilenme oldu bir kere. Ama daha da önemlisi 60-70'li yıllar analog dönemdi. Elle dokunup koklayabildiğin bir müzik vardı. Şimdi dijital. Karşı değilim hayat böyle gelişti. Ama analog filmin sıcaklığı ile dijital arasında nasıl bir fark varsa bu fark müzikte de kendini belli eder. Biri sıcaktır, diğeri soğuktur. Kenan Evren'e kadar olan dönemde hayat analogdu. Hatta bir dönem var ki taş plak dönemleri, analog bile yoktu. Sevgi, aşk, bunlar farklı yaşanıyordu. Sevgilinin elini tutmak için yanıp tutuşuyordun. Zırt diye elini tutamıyordun. Uzaktan bakıyordun, mektup yazıyordun falan filan. O zaman şarkı çıkıyordu. Şimdi çıkmıyor. Aşk için emek yok ki. 'Merhaba, naber' hooop yatağa. Maymun iştahlılık var. Aşklar 2 günde bitiyor. Yaşasalar onun da şarkısı çıkacak aslında. Siyaset çok etkiler mi müziği? Bizi etkiliyor. Mesela ben çok etkilenen bir kuşaktan geliyorum. Şimdi de var etkilenenler birkaç tane. Popçulara diyecek birşeyim yok. Onların derdi başka. Ama rock müzik yapıyorsan bunu yapamazsın. Rock'ta bunu yemez. Ama yedirdiler maalesef. İçi boş. Kendi yaşadığı ortamdan bahsetmiyor. Sen menfaatini nasıl koruyacaksın? Kendi şarkını yapmazsan bir gün sıra sana da gelir. 70'lerde her gün 25 kişi ölüyordu ortalama. Sonra büyük çoğunluk çocuklarını uzak tutmaya çalıştı haklı olarak. Kenan Evren ve şülekasının en büyük 'başarısı' kuşaklar arasındaki kültür akışını kestiler. Siyasetle ilgilenenler ya mahkemelerde hapis cezaları aldılar, ya da işkencede öldüler. Turgut Özal da sonra gelip tüy dikti üzerine. Nazım Hikmet'i bile tanımıyorlar şimdi.. Yazık. Onlar özellikle böyle yapıldılar. Son 10 yılda tek parti iktidarı var. Bu nasıl yanısıdı müziğe Genelde yok ama sistem sanata akıllı dokonuşlar yapıyor yavaş yavaş. son günlerde profesör lakaplı admalar müzikte kadın sesi haramdır, enstürman haramdır, telefonda bekleme yaparken size çalınan şarkılar haramdır gibi sözler söyler oldu. 10 yıllık bir süreçte gerçekten ciddi bir müdahale oldu mu sizce müziğe? Özgürlükleriniz gerçekten kısıtlandı mı? Gösterişte kısıtlamadılar ama polisiye devlet durumuna girdik ve bundan sonra ne yapacaklarını bilemiyorum. Gezi olayları beni olağanüstü umutlandırdı. Çünkü Gezi'ye kadar siyasetle ilgilenmeyen bir profil çiziyordu gençler. Ben yoruldum demeyeceğim ama, o kadar çok yapılmış şarkılarım var ki.. Iskaladılar. Politik içerikli şarkılarla kimse ilgilenmiyor. Sevgiyi silah olarak kullanıp bunu yapacağım. Solcuyum demenin bir anlamı kalmadı. Ama ben hala solcuyum, komunistim. Bunu söyleyecek dönem değil ama aklını kullanacak dönemdeyiz. T24
Instagram Keşfet Bölümü Artık Daha Kişisel
200 milyon kullanıcıyı geri bırakan popüler fotoğraf paylaşım uygulaması Instagram, radikal değişiklere ve yeniliklere devam ediyor. Geçtiğimiz yıllarda Facebook tarafından satın alınmasıyla birkaç özelliğini Facebook gibi değiştiren uygulama son olarak Keşfet bölümündeki algoritmasında ciddi değişikliğe gitti.İlk günden bu yana devam eden Keşfet bölümünün algoritması Instagram’da birkaç saat içerisinde en çok beğeni alan ve takipçi sayısı yüksek olan paylaşımları ön plana çıkarıyordu. Yenilenen algoritma ile artık bu bölümde yer almak için yüksek takipçi ve beğeni sayısına ihtiyaç duyulmayacak. Facebook, kendi platformunda olduğu gibi Instagram’da da kullanıcıların yeni kişiler keşfetmeleri için öncelikli çevrelerindeki kişilerin desteğini alcak. Yani takip ettiğiniz bir kişinin  beğendiği, yorum yaptığı, takibe başladığı yada ortak tanıyor olabileceğiniz kişilerin paylaşımları artık Keşfet bölümünde karşınıza çıkacak.Bir süredir bu bölümün testlerini devam ettiren Instagram’da birçok kullanıcı bu değişikliğin farkına varmıştı. 15-20 beğenisi olan ve çok az sayıda takipçisi olan yerli kullanıcıların gözükmesi kullanıcıları bir hayli şaşırtmıştı. Çünkü Instagram burada karşınıza çıkan paylaşımın kaynağını size göstermiyor. Yani hangi arkadaşınızın bu paylaşımı beğendiğini ancak toplam beğeni sayılarına göz atarak bulabiliyorsunuz. Bu durum Facebook’da biraz daha farklı. Karşınıza çıkan farklı bir paylaşımın hangi arkadaşınız tarafından beğenildiği yada yorum yapıldığı yazıyor. Şimdilik Instagram bu bildirimleri sağlamıyor.Bir diğer değişiklik ise Haber Akışında yer alan Takip Edilen bölümüde yapılıyor. Son günler birçok kullanıcıların takip ettikleri kişilerin beğendikleri paylaşımların yer aldığı bu bölüme ulaşamıyordu. Tahminimiz Instagram bu bölümü arka planda kaldığı için yakın zamanda Keşfet bölümüne taşıyarak daha işlevsel hale getirecek.
Laboratuvarda Yapay Deri Geliştirildi
Bilim insanları laboratuvar ortamında yapay deri geliştirmeyi başardı. Hedef, ilaç ve kozmetik ürün testlerinde hayvan kullanımına son vermek. İngiltere'nin başkenti Londra'daki King's College araştırmacıları, insan kök hücreleri kullanarak deri tabakası elde etti. Elde edilen derinin, kozmetik ürünlerin ve ilaçların test edilmesinde hayvanların yerine kullanılması amaçlanıyor. Daha önce de kök hücre kullanılarak deri elde edilmiş ancak geçirgenlik sağlanamamıştı. İnsan derisinin epidermis olarak adlandırılan dış tabakası, nemin dışarı çıkmasını ve mikropların içeri girmesini engelleyen koruyucu bir bariyer işlevi görüyor. Araştırmacılar, epidermiste bulunan hücreleri geliştirmek için laboratuvar ortamında yeniden programlanmış deri hücrelerini kullandı. Gerçek deridekine benzeyen bir bariyer oluşturmak için ise deri hücreleri düşük nem oranında bırakıldı. Araştırmayı yöneten Dusko İliç, elde edilen geçirgen derinin, kozmetik ürünlerin ve ilaçların test edilmesinde kullanılabileceğini, böylece hayvanların bu tür deneylerde acı çekmesine son verilebileceğini kaydetti. İliç, kök hücreden elde edilen deri tabakasının cilt hastalıkları için yeni tedavi yöntemlerinin bulunmasında da önemli ilerleme sağlayacağına dikkat çekti. aljazeera.com.tr
Eskimeyen 40 Hollywood Güzeli
Güzellikleriyle baştan çıkaran 40 Hollywood aktrisi sizler için Onedio'da. Bu liste Onedio'ya özeldir, başka yerde bulamazsınız! Alfabetik sıraladım kriterlendirmek istemedim.
Çocuğunuzu Bahane Edip Eşinize, “Alalım” Diye Tutturduğunuz 11 Şey
Şimdi gelin şunu hep beraber bir açıklığa kavuşturalım beyler! Çocuk yapmak istiyoruz. Hele bir de erkek çocuk olursa, havalara uçuyoruz. Neden? Çünkü içimizdeki öyle ulu orta açık edemediğimiz çocuğa, gizliden gizliye bir arkadaş arayışımız var. Bizim küçüklüğümüzde oynayamadığımız oyunları, konsolları, anne babamızın satın almadığı Legoları, oyuncakları, çok pahalı olduğu için uzak tutulduğumuz son teknoloji aygıtları çocuğumuza diye alıp, salonun tam orta yerinde evi gönlümüzce dağıtarak oynamak yegane amacımız! Ve tabii ki bu amaca hizmet etmenin başlıca yolu, çocuğunuzu bahane edip, normal şartlarda eşinizi hayatta ikna edemeyeceğiniz şeyleri çocuğunuzu bahane edip kafalamaktan geçiyor. Geekstra olarak yaşı 60’ı bulsa da içindeki çocuk asla büyümeyecek bir ekibiz. Ve sırf çocuğu bahane edip eşimize, bir çocuk edası ile “alalım” diye tutturacağımız 11 şeyi sizler için bir araya getirdik. Aman diyim, bu amacı ve yöntemlerimizi öyle eşlerimize açık etmeyelim beyler! Bu liste aramızda Özellikle yeni baba olacaklar kalemi kağıdı hazırlayın! İşte alışveriş listeniz!
Reklam
Yıldız Savaşları Hayranları İçin 23 Orjinal İllüstrasyon
Ralph McQuarrie,  1975 yılında George Lucas tarafından Star Wars senaryosunu görselleştirmek için görevlendirildi.Star Wars efsanesinin doğmasında belki de en büyük rollerden birisine sahip olan McQuarrie, Darth Vader, Chewbacca, R2-D2, C-3PO gibi karakterlerin yanısıra bir çok sahnenin ve setin de tasarımında rol aldı.İşte McQuarrie'nin kaleminden Star Wars illustrasyonlarıkaynak:http://www.buzzfeed.com/ kaynak:http://dreamsandvisionspress.com/
American Horror Story: Freakshow'la İlgili Bilmeniz Gereken 6 Şey
American Horror Story fanlarının yeni sezonu merakla beklediğini bildiğinden olsa gerek dizinin yaratıcılarından Ryan Murphy Twitter hesabından yeni sezonun temasını duyurmuştu. Hale hazırda yeni tema kesinleşmişken aynı şekilde kesinleşen birkaç bilgiyi daha sizlere sunmanın yararlı olacağını düşündüm. İşte AMH Freakshow ile ilgili bilmeniz gerekenler.
Reklam
Türkiye'de Hiç Bilinmeyen 4 Çılgın Bisikletçi
ZeroGravity - TeamGravity ve BrokenChain adları altında toplanan bu adamlara İstanbul - İzmir - Ankara da rastlayabilirsiniz. Ya Metronun merdivenlerinden iniyorlardır, ya trekinge gittiğiniz dağda patikadan iniyorlardır. Türkiye de özel showlara çağılıyor ve 8 metre açıklıkta 5 metre yükseklikteki rampalardan atlayıp herkese hoooooo çektirip ortadan kayboluyorlardır. Bu Adamlar Bir harika dostum denen çılgın adamların bir kaç görüntüsü..
Orwell Ödülü'nün Adayları Açıklandı
George Orwell adına verilen ve Britanya’nın en prestijli edebiyat ödüllerinden biri olarak kabul edilen Orwell Ödülü’nün adayları açıklandı. Sue MacGregor, Robert McCrum ve Trevor Phillips’ten oluşan seçici kurul, ödüle başvuran 235 kitap arasından altı ödülü kısa liste için seçti. Margaret Thatcher’ın biyografisini kaleme alan Charles Moore, This Boy adlı kitabında yetiştiği dönemi anlatan Alan Johnson, kitlesel göçlerin Britanya’ya “zarar verdiğini” öne sürdüğü kitabıyla epey tartışa çıkaran David Goodhart, Gaiutra Bahadur, Frank Dikötter ve James Fergusson ödüle aday gösterildi. Kazanan, aynı zamanda üç bin sterlin tutarındaki para ödülünün de sahibi olacak. Orwell Ödülü, Georger Orwell’in “siyasî metni, sanat eserine dönüştürme” görüşüne paralellik gösteren eserlere veriliyor. Ödül, uzun listesine muhafazakâr yazarları da eklediği için eleştirilmişti. Ödülün direktörü ve tarihçi Jean Seaton, “İnsanlar kaç kere ‘Orwell mezarında ters döndü’ dediler, ben bile ipin ucunu kaçırdım artık” dedi. Ödülün kazananı, 21 Mayıs’ta Londra’da düzenlenecek törenle açıklanacak. Thatcher biyografisi de aday » Coolie Woman, Gaiutra Bahadur » The Tragedy of Liberation, Frank Dikötter » The World’s Most Dangerous Place, James Fergusson » The British Dream, David Goodhart » Margaret Thatcher: The Authorised Biography, Charles Moore Taraf
Minyatür İnsansız Hava Aracı Tasmasıyla Uçuyor
İnsansız hava araçları gökyüzünde artık daha sık görünüyorlar. Fotoğraf çekmekten, ekinleri gözlemeye hatta belki de gelecekte genişbant teknolojisini sağlamak gibi bir dizi görev üstleniyorlar. Fakat bu uçakların kullanımı bir dizi katı kurala bağlı ve bu kurallar bazılarını bu uçakları daha güvenli bir şekilde uçurmak için yeni yollar keşfetmeye teşvik etti. Robot bilimci Sergei Lupashin Vancouver'daki Teknoloji, Eğlence ve Tasarım konferansında kullanıcı dostu bir insansız hava aracını tanıtırken 'Küçük köpeklere uygun bir tasma kullanıyorum' diyor. Fotokite (Foto-uçurtma) adını verdiği aracı tasmayla bağlayan Lupashin, güvenlik ve mahremiyet gibi sebepler nedeniyle özel bir lisans olmadan uçmaları yasak olan bu araçların karşılaşabileceği bazı sorunların üstesinden gelmiş. Lupashin, 'Uçak çalışırken GPS'e, karmaşık makine görüntülemesine, telsize dayanmıyor, hatta pusula bile kullanmaya gerek yok. Çarpışmaların birçoğu bugün GPS, telsiz ya da pilotajdan kaynaklanıyor' diyor. Lupashin 'Eğer birşey olursa, tasma sıkı bir emniyet sağlıyor - uçak itiş gücünü düşürüyor ve otomatik olarak operatöre geri dönüyor' diyerek çalışma mekanizmasını anlatıyor. Moskova'daki Bolotnaya Meydanı'ndaki protestolar Lupashin için ilham kaynağı olmuş. Uçağın gazeteciler için inanılmaz bir olanak olabileceğini düşünmüş. 'Gazeteciler için.... olayın boyutunu daha fazla gerilime sebep olmadan gösterebilmeleri açısından çok iyi' diyor. Ancak Lupashine'e göre uçak amatör ve profesyonel fotoğrafçılar, arkeologlar, mimarlar hatta çocuklar için bir oyuncak olarak da potansiyel kullanım alanı sunuyor. Lupashin'in prototipi teknoloji marketlerinden satın alınmış ve 'basit bir kamera eklenmiş' sonra da standart bir tasmaya bağlanmış bir 'quadrocopter'den oluşuyor. Uçak hem fotoğraf çekebiliyor hem video kaydedebiliyor. İnsansız hava uçakları uzunca bir süredir askeriye ile özdeşleştirilmiş durumda, fakat sivil hayatta da giderek kendilerine yer bulmaya başladılar. Geniş bir kullanım alanları var, gelişmekte olan ülkelere ilaç ulaştırmakta, tarımda ve dünyanın uzak bölgelerine geniş bant teknolojisini ucuza ulaştırmakta. Facebook ve Google bu sonuncusu için etkin bir şekilde çabalıyor. Kuş bakışı görüntü sağlayabildikleri için hem amatör hem de profesyonel fotoğrafçılar için de faydalı bir araçlar. Lupashin, 'Hava fotoğrafçılığı küçük insansız hava araçları için harika bir uygulama alanı, fakat uzaktan kumandalı olanlar oldukça karmaşık ve kullanımı zor. Aynı zamanda tehlikeliler de' diyor. Güvenlik meselesi geçen ay Avustralyalı bir triatlon sporcusu havadan yarışın fotoğraflarını çeken bir insansız hava aracı tarafından yaralandığında işin merkezine oturdu. Lupashin tasmanın ucuna bağlı bir uçağın ise çok daha az sorun yaratacağı görüşünde. 'İnsanlar size normal biriymişsiniz gibi bakıyor. Sanki uçan bir evcil hayvan tutuyorsunuz. (Tasma sayesinde) uçağın operatörle her zaman bağı oluyor' diyor. BBC diğer haber kuruluiları gibi görüntü almak için hali hazırda insansız uçaklardan faydalanıyor, aynı zamanda aracını geliştirmenin de yollarını arıyor. Yeni gelişen yayıncılık teknolojilerini araştıran bir danışman olan Andy Armstrong, Fotokite'ı BBC için denedi. Kullanım kolaylığının ve portatifliğinin sahadkai gazeteciler için faydalı olacağı görüşünde. Armstrong, 'Bir köpeği kaybetmeden gezdirebilmiş herhangi biri Fotokite'ı kullanbilir,' diyor, ancak ekliyor, 'tamamen net görüntüler alabilmeniz için havanın neredeyse tamamen durgun olması gerekiyor.' Tasmanın uçağın kime ait olduğunu açık etmesi de bazı durumlarda risk yaratabilir. Armstrong 'Bazı durumlar var ki bu kadar dikkat çekmek istemeyebilirsiniz' diyor. BBC programcısı Jake Berger bir açık hava sahnesindeki izleyicileri görüntülemek için insansız hava aracı istemişti. Berger, 'Fotokite'in yere bağlı olması daha uygun olduğu anlamına geliyor... Ne yazık ki İngiltere'nin havası performans günü yüzümüzü kara çıkardı, yağmur neredeyse altı saat kadar yağdı... Bu hem Fotokite üzerindeki elektronik ekipmana zarar verebilirdi hem de elektrik çarpmasına sebep olabilirdi' diyor. Şu anda ABD'de ticari insansız hava aracı kullanmak Federal Havacılık Dairesi tarafından yasaklanmış durumda. Kullanmak isteyen herhangi biri özel bir lisans almak zorunda. Tasma takılmış bir uçağın bu kurala bağlı olup olmayacağı ise belirsiz. İnsansız Hava Aracı Sistemleri Internet Derneği yöneticisi Ben Gielow'a göre bir ipin ucundaki araç dahi kanunun yasakladığı sınırlar içerisinde. Gielow Federal Havacılık Dairesi'nin ipe bağlanmış uçak uçurmak isteyen bir şirkete 'yeni kurallar konana kadar hava aracınızı Ulusal Hava Sahası Sistemi'nde uçurabilmenizin tek yolu deneysel kategoride özel uçuşa elverişlilik sertifikası almanız' diye yanıt verdiğini aktarıyor. Ancak dairenin kendilerine bu tür araçların kurallardan istisna olduğunu söylediğini aktaranlar da var. Gerçek şu ki, en azından ABD'de insansız hava araçlarının - tasmalı ya da değil - kullanımına dair net kurallar olmadığı. Gielow, 'Daire dört yıldır ayak sürüyor ve şimdi bu teknolojinin patlaması ile karşı karşıyalar. İnsanlar internetten sofistike sistemleri ucuza alabiliyorlar ve dairenin bunları yönetecek ya da kontrol edecek kaynağı yok' diyor.BBC Türkçe
Reklam
Duvar Kağıdı Yapmalık 16 Harika Makro Fotoğraf Örneği
Japon fotoğrafçı Miki Asai kendi evinin bahçesindeki minyatür dünyaları keşfetmeye koyulmuş. Çektiği bu eşsiz fotoğraflar insanı profesyonel bir fotoğraf makinesi ve makro lens almaya teşvik eder cinsten. Eğer bu çok maliyetli olur ya da benim tarzım değil diyorsanız, bu fotoğrafları duvar kağıdı yapıp masa üstünüzü renklendirebilirsiniz.İyi eğlenceler dileriz...
19 Film Karakterinin Konsept Halindeki Çizimleri
Görmeye alıştığımız birçok film veya animasyon karakterlerinin konsept halindeki çizimleri oldukça şaşırtıcı. Belki konsept çizimleri kullanılsaydı bize şu an alıştığımız görünümleri ilginç gelebilirdi.
Reklam
Dünyamıza 14 Yılda Kaç Tane Nükleer Güçte Asteroid Düştü?
ABD’li astrofizikçi Piet Hut ile eski NASA astronotu Ed Lu’nun 2002’de kurduğu B612 Vakfı, yıkıcı göktaşı tehdidinin düşünülenden daha fazla olduğuna dair bir rapor yayınladı. Rapora göre, 2000’den beri yeryüzünde asteroidlerin sebep olduğu 26 nükleer patlama tespit edildi. Asteroidlerin güçlü bir şekilde patladığı bölgelerin, yerleşim birimlerinden uzakta ya da okyanuslarda olduğu belirlendi. Göktaşlarının büyük çoğunluğu atmosferin yüksek tabakalarında patladığı tespit edildi. Patlamaların gücünün 1 ila 600 kiloton TNT kalıbının infilakı ile eş değer olduğu ifade edildi. 6 Ağustos 1945’te Hiroshima’ya atılan nükleer bombanın gücü 15 kilotondu. Bombardımanda, 40 binden fazla insan hayatını kaybetmişti. Göktaşlarının büyük çoğunluğu atmosferin yüksek tabakalarında patladı. Dünya’ya çarpana kadar da varlıkları tespit edilemedi. Raporla ilgili açıklama yapan fizikçi Ed Lu, “Yaklaşık 10 bin asteroidin, büyük şehirleri yerle bir edecek potansiyeli olduğunu belirledik. Bir dahaki büyük çarpışmanın nerede ve nasıl olacağını bilmiyoruz. Büyük bir felaketi önleyecek tek şey, şans” dedi.teknolojioku
Reklam
Apple'ın Patent Davasına Türk Profesör Damga Vurdu
ABD’de Apple’ın Samsung’a açtığı patent davasına Türk profesör damga vurdu. Davanın bilirkişisi Prof. Tülin Erdem, ‘İstediği 2.2 milyar dolar çok, 37 milyon dolar Apple için yeterli’ tezini savunarak dünya devine adeta soğuk duş aldırdı. ABD’de devam eden ikinci Apple-Samsung patent ihlali davasının sekizinci gününde sahneye bilirkişi olarak bir Türk profesör çıktı. Pazarlama gurusu akademisyen Prof. Tülin Erdem, 31 Mart 2014’te jüri seçimi sonrası başlayan davanın bilirkişisi seçildi. Davayı duruşma salonundan takip eden CNET editörü Shara Tibken’in bildirdiğine göre tanık kürsüsünde, davanın sadece söz konusu patentler etrafında şekillendirilmek istenildiğini söyleyen Prof. Erdem marka sadakati, kamera kalitesi gibi tüketici seçimini etkileyen daha önemli akıllı telefon özelliklerinin gözardı edildiğini öne sürdü. Dava konusu patentlerin çok detaylı, tüketici talebini artırmayacak özellikler olduğuna dikkat çeken Erdem, Apple avukatlarına “Bu özelliklerin önemini, değerini yapay olarak abartıyorsunuz” diyerek “Kilidi açmak için kaydırın” gibi özelliklerin tüketici seçimini etkilemeyecek cinsten fonksiyonlar olduğunun tüketiciler tarafından bilinmesini, bu gibi özelliklerin ürün satın alırken tüketicinin ilgi alanına bile girmediğinin bilinmesi gerektiğini belirtti.Erdem’e göre sadece “garip” insanlar, “tekno-kolik” tarzı insanlar ürün satın alırken “arka plan eşleştirme” “otomatik düzeltme” veya “Apple veri tarayıcısı” teknolojilerini referans alarak ürün seçimini değiştirebilir. Apple avukatları tedirgin “Talebi sürükleyen küçük özellikler değil, büyük özelliklerdir” diyen Prof. Erdem bilimsel verilere değil, sadece izlenimlerine dayanarak çıkardığı sonuçları da jüriyle paylaştı. “Ürün inceleme siteleri verilerine göre hareket edemeyiz, cihaz üzerindeki ikinci bir kamera, tüketicinin o ürünü tercih etmesi için yeterli bir argüman değildir” dedi. Apple avukatları ise Türk profesörün saptamalarına mahkeme karşısında şüpheli yaklaşıyor. İşlemci, dokunmatik ekrandaki QWERTY klavye, GPS gibi faktörlerin akıllı telefon satışlarını etkilemediğini iddia eden Prof. Erdem’in Samsung’un getirdiği diğer bilirkişiler ile çeliştiği iddiasında bulunuyor. ‘İhlal üstüne ihlal’ iddiası Söz konusu patent ihlali davasında Apple avukatları, Samsung’un kendilerine ait toplam beş adet patenti ihlal ettiğini iddia ediyor. Bu patent ihlalleri neticesinde Apple’in büyük zarara uğradığını ve bu zararın tazmin edilmesi için 2.2 milyar dolar tazminat ödenmesi gerektiğini savunuyor. Samsung ise Apple’in bu iddialarına karşılık, Apple’ın da kendilerinin iki adet patentini ihlal ettiğini, bu ihlal sonucunda Apple’in kendilerine toplam 7 milyon dolar tazminat ödemesi gerektiğini savunuyorlar. Hak ettikleri rakam bu değil Apple avukatları, yine bir akademisyen ve Ekonomist Christopher Vellturo’nun hesaplamalarına dayanarak, toplam 37 milyon cihazda Samsung’un patent ihlalinde bulunduğunu, toplamda 2.2 milyar dolar zarara uğradıklarını, Jüri ve mahkeme yargıcından Samsung’un bu zararı tazmin etmesi gerektiğini iddia ediyorlar. Samsung’un bilirkişi heyeti ve avukatları ise bu miktarın sadece ve sadece 38.4 milyon dolar olabileceğine, ancak bu tutarın ödenmesine hükmedilebileceğini iddia ediyor. Hocadan yorum yok! Dava ile ilgili olarak bir Türk profesörün, bilirkişi olarak davada yer almasının Türkiye açısından önemli bir gelişme olduğuna inanarak Tülin Erdem hocamızla temas kurduk. Anında geri dönüş yaparak, “Dava hakkında bilirkişilerin dava hakkında konuşması yasak. Dava sonuçlanınca konuşabiliriz” dedi. Dava sonrasında konuşmak için sözleşildi. Jüri kararı geciktirmezse, iki veya üç hafta içerisinde dava sonuçlanabilir. Prof. Tülin Erdem kimdir? 1986 yılında Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi bölümünden mezun olan Prof. Tülin Erdem, ABD’nin Alberta Üniversitesi’nde lisansüstü derecesini tamamlamış. 1993 yılında ise yine aynı okulda İşletme alanında doktorasını vermiş. 2006 yılında New York Üniversitesi Stern Business School’da ders vermeye başlayan Prof. Erdem pazarlama ve işletme alanında dersler vermeye devam ediyor. Bir dönem INFORMS adındaki pazarlama derneğinin başkanlığını da üstlenen Tülin Erdem, Journal of Marketing Research isimli akademik yayının da bir dönem yayın yönetmenliği görevinde bulunmuş. Tülin Erdem’in uzmanlık ve araştırma alanları Reklam, marka yönetimi, tüketici seçimi, müşteri ilişkileri yönetimi, belirsizlikte karar almak, ekonometrik modelleme ve fiyatlandırma konularını kapsıyor. İlk davadan 290 milyon $ ABD’deki ilk Apple-Samsung patent davasında jüri, Samsung’un Apple’a 1.05 milyar dolar ödemesine karar vermişti. Ancak daha sonra bölge mahkemesine taşınan davada yargıç ödenmesi gereken rakamın jüri tarafından hatalı hesaplandığını söyleyerek yeni bir hesaplama gerçekleştirilmesini istedi. Bu davada Apple patent ihlallerinden dolayı Samsung’dan 380 milyon dolar talep ederken, Samsung ödemesi gereken rakamın 52 milyon dolar olduğunu iddia etti. Kasım 2013’te jüri Samsung’un patent ihlallerinden dolayı elde ettiği kazanç ve Apple’ın gördüğü zarar karşılığında 290 milyon dolar ödenmesine karar verdi.veteknoloji
Apple ve Samsung Kullanıcıları, HTC One M8'e Geçiyor
HTC 'nin yeni amiral gemisi modeli olan One M8 , kısa bir süre önce satışa sunulmuştu. Güçlü hoparlörleri, alüminyum tasarımı ve başarılı ekranıyla dikkat çeken üründe 'kullanıcıların ihtiyaç duydukları özellikler' politikası üzerine hareket edildiği için parmak izi okuyucu ve suya karşı dayanıklılık gibi özellikleri barındırmamıştı. Özellikle tasarımıyla beğeni toplayan One M8'in 2499TL'lik satış fiyatıyla birçok kullanıcıyı hayal kırıklığına uğrattığını da söyleyebiliriz. Ancak dünya geneline baktığımızda, One M8'e güzel bir ilgi var . Hatta telefonu satın alanların önemli kısmını da eski Apple ve Samsung kullanıcıları oluşturuyor. HTC One M8 incelemesi CompareMyMobile sitesinin verilerine göre One M8 alan kullanıcıların %46.2'lik dilimi , eskiden de HTC kullanıcısıydı ve yeni ürünü de alarak en güncel seviyeye geldiler. Verilerin devamında, HTC One M8 alan kullanıcıların %23.7'lik kısmı , geçtiğimiz sene iPhone 5 kullanıyordu. %8'lik kısım da Samsung Galaxy S4. Geçtiğimiz senenin son dönemlerinde zor günler geçiren HTC, One M8 ile iyi bir grafik yakalamışa benziyor. Bakalım ilerleyen günlerde elde edilen rakamlarla birlikte nasıl bir sonuç elde edilecek...teknokulis
Dünden Bugüne En İyi 10 Savaş Uçağı
Havacılık tarihine sahip oldukları tasarımla, dizaynları ve hava çatışmalarında sergiledikleri performansla adlarını altın harflerle yazdıran  bu savaşçı uçaklar en çetin hava şartlarında ve çatışmalarda kendilerini ispat eden uçaklardır. Günüzmüzde gelişmiş aviyonik sistemlere sahip olan jet uçakları umarız ki kendilerini ispat edebilecek hava çatışmaları bulamazlar ve üzerlerine düşen gereklilikleri barışı koruyarak ve sağlayarak yerine getirirler.İşte havacılık tarihinde dünden bugüne adlarını gözkyüzüne altın harflerle yazdıran en iyi 10 savaş uçağı...
"İnternet Bir CIA Projesidir"
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin internetin bir 'CIA projesi' olduğunu öne sürdü Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin “internetin bir CIA projesi” olduğunu öne sürdü. St. Petersburg'da düzenlediği basın toplantısında konuşan Putin 'CIA bu projesini geliştirmeye devam ediyor' ifadesini kullandı. Rusya'nın 'bir CIA projesi olan internet'ten kendini koruma görevi bulunduğunu savunan Putin, ülkesinin online hakları için mücadele etmesi gerektiğini söyledi. Putin'in söz konusu açıklaması Rusya parlamentosunda bu hafta kabul edilen internet yasasına denk geldi. Söz konusu yasa, yabancı sosyal medya platformlarına serverlerini Rusya'ya yerleştirme zorunluluğu getiriyor. Yasa ayrıca kullanıcıların son 6 aylık bilgilerinin de kopyalanmasını öngörüyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, uzun süredir ülkesinin alternatif bir internet oluşturması gerektiğini belirtiyor. t24.com.tr
Reklam