onedio
15 Dünya Şehrinin Harika Tabloları
Dünya çapında ün yapmış müthiş manzaralara sahip şehirlerin Sam Brewster tarafından çizilen mükemmel portreleri sizlerle. İyi eğlenceler dileriz...
Dan Brown Açıkladı: 'Cehennem' İstanbul'da Çekilecek
Yazdığı her kitap olay olan Dan Brown NTV'de yayınlanan Gece Gündüz programına konuştu. Brown, yeni kitabı ‘Cehennem’in çok yakında film olacağını ve çekimlerin İstanbul'da yapılacağını açıkladı. Geçtiğimiz mayıs ayında tüm dünya ile aynı anda Türkiye'de de satışa çıkan yeni kitabı 'Cehennem'le ilgili Gece Gündüz programına Floransa'da verdiği röportajda Dan Brown şunları söyledi: 'Kitabın film olması için çok sayıda şirketten teklif var. Bu çok sevindirici. Ama zannedersem Sony Columbia Pictures önce davranacak. Yani yakın bir zamanda film ekiplerini İstanbul'da görebilirsiniz.' TOM HANKS SEMBOLLERİ İSTANBUL'DA TAKİP EDECEK  Sinemada Tom Hanks’in canlandırdığı Harvardlı simgebilim uzmanı profesör Robert Langdon bulmacaları çözerek, sembolleri takip ederek içine ‘yuvarlandığı’ Dante’nin ‘cehennemi’nde dünyayı geri dönülmez bir değişime sürükleyecek çok güçlü bir düşmana karşı savaşacak. Büyük bir bölümü Floransa ve İstanbul'da geçen hikayenin baş kahramanı Robert Langdon’u İstanbul'da Yerebatan Sarayı ve Ayasofya Müzesi’nin sembollerle dolu duvarları arasında dolaşırken göreceğiz. Kaynak : Akşam
Dünyanın En Hızlı Kara Canlısı Nedir?
ABD’nin Kaliforniya eyaletindeki Pomona Collega’da yürütülen bir araştırma, 3 milimetre büyüklüğündeki bir kene türünün en hızlı hareket eden kara canlısı olduğunu ortaya çıkardı. Çalışmada, canlıların boyutlarına göre aldıkları hız esas alındı. Paratarsotomus macropalpis olarak anılan ‘ hızlı kene ’, saniyede kendi boyunun 322 katı hıza ulaşıyor. Bir insanla kıyaslandığında kene, bir saatte 2 bin kilometre koşabiliyor. Daha önce en hızlı kara canlısı olarak belirlenen Avustralya’da yaşayan kaplan böceği, saniyede kendi boyunun 171 katı hıza çıkıyordu. Çita ise 16 katına çıkabiliyor.teknolojioku
Ressam Osman Hamdi Bey'in Bilinmeyen Defterleri
Ressam Osman Hamdi Bey’in kızı Nazlı Hamdi’nin tuttuğu misafir defterleri bir sergi için bir araya getirildi. Günlükler dönemi daha iyi anlamaya yarıyor. Bir ev düşünün ki ziyaretçileri arasında arkeolog ve casus Gertude Bell’den Bavyera Prensi Rupprecht’e kadar dönemin diplomat, şair, ressam, yazarlarının tümü bulunsun. 1907-1911 tarihleri arasında ressam Osman Hamdi Bey’in evi tam olarak böyleydi. Gelen gidenin imzaladığı, düşüncelerini, temennilerini yazdığı ‘misafir defteri’nin sorumluluğu ise Osman Hamdi Bey’in küçük kızı Nazlı Hamdi’ye aitti. O misafir defteri şu an İstanbul’da, Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi’nde sergilenmeye başladı. ‘Kaplumbağa Terbiyecisi’ tablosunun ressamı, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin kurucusu Osman Hamdi Bey’in ziyaretçileri arasında Servet-i Fünun yayıncısı Ahmed İhsan başta olmak üzere birçok edebiyatçı da bulunuyordu. Şair Nigar ve diğer misafirleri deftere düşüncelerini yazarken, Osman Hamdi Bey’in evinde geçirdikleri zamandan, kendilerine yapılan ikramlara kadar pek çok ayrıntıyı da not etmişti. Bu defter ve dönemin entelektüel dünyasına ve kültür ortamına dair pek çok ayrıntı Prof. Dr. Edhem Eldem’in küratörlüğünde hazırlanan ‘Nazlı’nın Defteri, Osman Hamdi Bey’in Çevresi’ başlıklı sergide bir araya geldi. Prof. Dr. Edhem Eldem, defterde imzası bulunan isimlerin izini sürerek, onların yaşam hikayelerine dair de birçok bilgiyi hem bu sergide hem de aynı isimle yayımlanan kitabında topladı. Ayrıca Eldem, 1907’de 14 yaşında olan Nazlı Hamdi’nin gözünden de döneme bakma fırsatını yarattı. Aile fertlerinin yazıları ve anılarının yanı sıra, Osman Hamdi ve çevresindeki insanların da birbirleri ile bağlantıları yine bu sergi ekseninde ortaya çıkıyor. Defterin titizlikle incelenmiş sayfalarının yanı sıra, imzalayan kişiler için hazırlanmış panolarda belge, görüntü ve objelere de yer veriliyor. Üç bölüme ayrılan serginin başlıkları, ‘Nazlı ve ailesi’, ‘Eskihisar’da bulunan yazlık ve bahçedeki dost ziyaretleri’ ve ‘1909 sonbaharında Münih ve Paris’e yapılan yolculuk’ olarak ayrılıyor. Sergi, 10 Temmuz 2014 tarihine kadar İstanbul, İstiklal caddesi üzerindeki Koç Üniversitesi Anadolu Araştırmaları Merkezi’nde ziyaret edilebilir. Kaynak: Al Jazeera
Reklam
Reklam
21 Ülkeden 21 İlginç Sofra Adabı
etiket
Kültür farklılığının en çok dikkat çektiği alanlardan biri sofra adabı. Bu konuda dünya ülkelerinde çok ilginç inanışlar ve tabular var. İşte 21 ülkeden 21 enteresan sofra adabı.
Kendi Blogunuzla Sitenize Renk Katın
Kurumsal site, foroğrafçılık sitesi ya da e-ticaret sitesi... Hangi amaçla site kurarsanız kurun, bir blog sitenize her zaman renk katar. Eğer siz de bir blog açmak ve yazılarınızla internette yer almak istiyorsanız aşağıdaki videoları takip ederek dakikalar içerisinde kendi blogunuzu oluşturabilirsiniz.
Reklam
Belediyenizi Sevmeniz için 30 Neden
Sosyal medyayı artık devlet kurumları da kabullendi, örneklerini görmeye başladık. Ama bunlardan bazıları süper, pek şeker, pek bi doğru kullanıyorlar Twitter'ı Mwitter'ı.  Ataşehir Belediyesi de bu kurumlardan biri. İçinizi geçirmeyen devlet kurumu mu olur? Olmuş :)
Mükemmel Bir Çocuk Yetiştirmenin 10 Altın Kuralı
Çocuğunuzun mükemmel olması, 3 yaşında okumayı sökmesi, 4 yaşında 4 işlemi kusursuz yapabiliyor olması, geniş bir arkadaş çevresine sahip, lider kişilikli, söz dinleyen, en az 3 farklı kursa gidip, 5 yaşında 2 farklı enstrümanı çalabilen, sporla ilgili, TV izlemeyeni bilgisayar oynamayan, 'siz çok yorulmuşsunuzdur, ben bu gece erken yatayım da siz de kafanızı dinleyin' diyen biri olması için uymanız gereken kurallardır.
Reklam
İçten Şiir Okumak
İnternetin yeni fenomeni olmaya aday. Kendisine yöneltilen bize bir aşk şiiri okur musunuz sorusuna gencin çok içten okuduğu şiir.
Reklam
'2000'li Yılların Yıldız Ülkesi Türkiye'ye Ne Oldu?'
TÜSİAD Başkanı Muharrem Yılmaz ve beraberindeki heyet Washington’da üst düzey temaslarda bulundu. ‘2000’li yılların yıldız ülkesi Türkiye’ye ne oldu?’ türünden sorularla karşılaştıklarını kaydeden Yılmaz, “Bunlar Türkiye’de yargı bağımsızlığındaki eksikliklerin tespitidir.” dedi. ABD temaslarında Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı ve bölgesel sorunların gündeme geldiğini belirten Yılmaz, 'Konulara Amerikalılarla aynı optikten bakıyoruz'' diye konuştu. Yılmaz, Washington'da düzenlediği basın toplantısında, ABD'deki temaslarına ilişkin bilgi verdi. Buradaki görüşmelerinde, Türkiye-ABD ilişkilerine ilave olarak Türkiye'nin bölgesinde enerji merkezi olması, Avrupa ile ABD arasında müzakereleri yürütülen Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTIP) ve bölgesel sorunların gündeme geldiğini belirten Yılmaz, 'Konulara Amerikalılarla aynı optikten bakıyoruz'' diye konuştu. Türkiye'nin bölgede enerji koridoru olmanın ötesinde merkeze dönüşmesinin büyük fırsat yaratacağını dile getiren Yılmaz, bunun için enerji piyasası meydana getirmenin önemine işaret etti. Yılmaz, Beyaz Saray'da Ulusal Güvenlik Konseyi Avrupa Direktörü Tara Leweling ve Türkiye Politikaları Direktörü Christina Bobrow'la bir görüşme yaptığını bildirerek, Türkiye'yle ilişkiler ve bölgesel güvenlik konularını ele aldıklarını söyledi. ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı William Burns ve Ekonomi, Çevre ve Enerjiden Sorumlu Müsteşar Catherine Novelli ile yaptığı görüşmede, Türkiye'yle ilgili konulara gösterdikleri hassasiyetten memnuniyet duyduğunu kaydeden Yılmaz, Türkiye'nin gerekli reformları yerine getirerek 'örnek ülke' olarak gelişebilmesine önem verdiklerini belirtti. Yılmaz, eski ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Ben Bernanke ile de bir görüşme yaptıklarını anlatarak, yeni dönemde merkez bankalarının rolü konusunu ele aldıklarını ifade etti. Aralarında Peterson Enstitüsü'nün de yer aldığı çeşitli ekonomi çevreleriyle yaptıkları temaslarda, dünya ekonomisinin krizden çıkma yolunda ilerlediğini ancak büyüme hızının eskisi gibi olamayacağı sonucuna ulaştıklarını dile getiren Yılmaz, gelişmiş ülkelerin düşük enflasyon dönemi yaşamasına karşın gelişmekte olan ülkeler için fiyat artışının hala gündemde bulunduğunun altını çizdi. Avrupa ile ABD arasında müzakereleri yürütülen TTIP anlaşmasına büyük önem verdiklerini vurgulayan Yılmaz, bu konu çerçevesinde ABD Ticaret Temsilci Yardımcısı ve TTIP Başmüzakerecisi Dan Mulaney'le görüşme yaparak Türkiye'nin görüş ve kaygılarını ilettiklerini kaydetti. Yılmaz, TTIP sürecinin dışında kalmak istemediklerine dikkati çekerek, 18 yıllık Gümrük Birliği sayesinde Avrupa'ya entegrasyonun başarıldığını, bu yüzden müzakerelerde en azından gözlemci statüsüne sahip olmayı arzu ettiklerini sözlerine ekledi. Yılmaz, ABD'nin başkenti Washington'daki temaslarına ilişkin düzenlediği basın toplantısında, gazetecilerin sorularını da yanıtladı. 'Türkiye'nin imajını bir önceki ziyaretinize göre nasıl bulduğunuz' sorusuna Yılmaz, şu yanıtı verdi: '(2000'li yılların yıldız ülkesi Türkiye, ne oldu size) gibi sorularla karşılaşıp, bizim bu konudaki görüşlerimizi öğrenmek istediler. Hakikaten biz 2000'li yılların çok başarılı reformlarını gerçekleştirmiş, ekonomisini 10 yılda ikiye katlamış başarılı bir ülkeyiz. Sonuçta iki katı da olsa büyük bir başarı. Dünyadaki en hızlı büyüyen ekonomilerden biri biz değil miydik? Bu en hızlı büyüyen ekonomide AB uyum sürecinde gerçekleştirilen reformlar, demokratikleşme reformları... Bunların hepsi bizi gururlandıran, Türkiye'nin ilerlemesini, yerinin çok saygın hale gelmesini sağlayan reformlar değil miydi? Biz buralara önceden geldiğimiz zaman daha keyifliydik doğrusunu isterseniz. Bu gelişimizde 'Türkiye'de reform iştahı neden eksildi' sorusunun cevabının arandığını gördük.' Yılmaz, ekonomik krizin gelişmekte olan bütün ülkelerde reformları yavaşlattığına dikkati çekerek, dünyadaki çok bol finansal kaynakların, biraz reformların yapılmasını geciktirdiğini anlattı. 'Finansal kaynakların azaldığı bir dönemde reformları geciktirmek en büyük tehlike' diyen Yılmaz, 'O bakımından herkesin reform ajandasına geri dönmesi lazım. Dünyadaki rekabete ayak uydurmak istiyorsak, Türkiye bu yüzyılın parlak yıldızı olmayı istiyorsa reformlarına hız vermesi lazım, rakiplerinden de daha hızlı olması lazım' ifadesini kullandı. Yılmaz, AB süreci reformlarında 3 yıllık yaşanan boşluğun da reformların gecikmesinde etkili olduğunu vurguladı. Yılmaz, yatırım ortamındaki en büyük şartın hukuk olduğunu ve bu konudaki eksiklikler giderilmezse yatırımın gelmeyeceği yönündeki düşüncesini her zaman dile getirdiğini kaydetti. Türkiye'de başarılı bir ekonomik performansın olduğunun herkes tarafından bildiğini belirten Yılmaz, şunları söyledi: 'Türkiye'nin ekonomik performansıyla ilgili herkesin bir moral bozukluğu, bir havlu atmışlığı yok. Burada (ABD'de) Türkiye'nin ekonomik performansıyla ilgili beklenti hala yüksek. Ancak ekonomiyle ilgili altyapının, reformların eksik kaldığına veya onlardan geri dönüldüğünü ilişkin şüpheler doğuyor. 'Siz ne düşünüyorsunuz' diyorlar. Biz de 'Türkiye bunları aşacak, hızlı bir şekilde Türkiye'nin reform ajandasına dönmesini bekliyoruz, bekleyin' mesajı verdik.' Bir gazetecinin, son günlerde tartışılan Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın sözlerine dair düşüncesini sorması üzerine de Yılmaz, şu yorumda bulundu: 'Bunları, Türkiye'de hukukun üstünlüğünün tesis edilmesi, yargı bağımsızlığındaki eksikliklerin giderilmesi konusundaki tespitler olarak değerlendiriyorum. Bu, hepimizin Türkiye ile ilgili beklentileridir. Bu konudaki reformların, kurumların geliştirilmesi hepimizin beklentisi. Bir iş ve yatırım ortamının birinci gereği hukuk devleti, hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı... Bunu her fırsatta Türkiye'de ben dile getiriyorum.' Muharrem Yılmaz, bir soru üzerine, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 1915 yılı olaylarına ilişkin taziye mesajını da 'çok önemli bir gelişme' olarak değerlendirdi. Kongre üyeleriyle görüşmelerinde 1915 yılı olaylarının gündeme geldiği bilgisini veren Yılmaz, 'Sayın Başbakan'ın açıklaması çok önemli, çok önemli bir gelişme ve bence meseleye insani boyutu temelinde bir yaklaşım gösterildi. Bu çok önemli bir temel. Bu temel üzerinden doğru aklın üretilmesi lazım' değerlendirmesinde bulundu. Yılmaz, bu acının azaltılacağı bir ortak rasyonel akıl geliştirilebileceğini düşündüğünü kaydetti.T24
Natali AVAZYAN'ın Albümünden 31 Eski İstanbul Fotoğrafı
Natali Avazyan Twitter hesabından Türkiye'nin 81 iline ait çok özel fotoğraflar paylaşıyor. Biz de sizler için bu özel koleksiyonun İstanbul fotoğraflarından belli başlılarını derledik. Yanına da günümüze ait fotoğrafları koyduk ki değişime tanıklık edin.  Günümüze ait fotoğraflar birebir o mekanın fotoğrafı olmayıp, yakın yerlerden çekilmiş fotoğraflarıdır. Fotoğraflara bakarken bunu göz önünde bulundurmanızı rica ediyoruz.  Daha çok fotoğraf için: https://twitter.com/NataliAVAZYAN
Otonom Araçlar 2017'de Geliyor
Volvo, 2017 yılında kendi kendine gidebilen otomobillerin gerçek trafikteki testlerine başlayacağını açıkladı. İlk deneme İsveç'te gerçekleştirilecek. Uzun yıllardır başta Google olmak üzere birçok firmanın üzerinde çalıştığı otonom araçlar kullanıma sunuluyor. 4 yıl önce Çinli Geely'ye satılan İsveç markası Volvo'nun yaptığı açıklamaya göre 2017 yılında otonom araçlar trafiğe çıkacak. İsveç hükümeti ile görüşen ve bu araçlarla ilgili gerekli izinleri alan Volvo, ilk etapta kısa mesafeli denemeler yapacak. Popular Science'ın haberine göre firma ilk denemeleri İsveç'in Göteborg şehrinde 100 araç ile 45 km'lik bir güzergahta yapacak. 2017 yılında başlaması planlanan test sürüşlerinde Volvo tarafından geliştirilen Autopilot teknolojisi kullanılacak. Volvo'da teknik uzman olarak çalışan Erik Coelingh, geliştirdikleri sistemin araçları çizgide tutabildiğini, hız ve trafik adaptasyonu sağladığını ifade etti. Tamamen otonom sürüşte ise bunlara ek olarak araçların belli bir rotayı takip etmeleri sağlanacak. Volvo'nun Autopilot sistemi bir dizi radar, lazer ve kamera kombinasyonu ile aracın kendi kendine gitmesini sağlıyor. Bütün test araçlarında acil durumlarda uzaktan durdurma özelliği de bulunacak. Aracı kullanan sürücüler ellerini tamamen bırakıp araç içinde etrafı izleyebilecek. İlk değil Volvo, otonom araç geliştiren tek üretici değil. Aralarında Mercedes, Toyota ve Nissan gibi firmaların da bulunduğu üreticiler de bu alanda çalışmalar yapıyor. Google da ABD'nin California eyaletinde kendi geliştirdiği otonom araçlarını deneme izni aldı. Volvo, bu üreticilerden farklı olarak İsveç hükümeti ile anlaşma yaparak araçları gerçek hayatta test amaçlı da olsa kullanıma sunan ilk marka olacak. Kaynak: Popular Science
Reklam