Hayali arkadaş Amerikan çocuklarının hobisidir. Eğer bir çocuk yalnızsa ve film korku unsurları barındırıyorsa o filmde %100 hayali arkadaş vardır. Peki bizde neden olmuyor? İşte bunun 9 sebebi.
WhatsApp’in en büyük rakiplerinden Telegram, Android ve iOS’un ardından resmi olarak Windows Phone’a da geldi. WhatsApp Facebook’a satıldıktan sonra, bazı kullanıcılar uygulamayı terk etmeye başlamıştı. Bunların çoğu da Almanya merkezi anlık iletişim uygulaması Telegram’ı kullanmayı tercih etti. Geçtiğimiz aylarda 35 milyon aylık aktif kullanıcı sayısına ulaşan Telegram’ın Android ve iOS platformları için resmi uygulamaları bulunuyordu. Ancak Windows Phone için sadece istemci uygulamalar kullanılabiliyordu. Bu yönde geliştiricilerin çalışmalarını inceleyen ve gözlemleyen Telegram, WP mağazasında yer alan Ngram Beta uygulamasını resmi uygulaması haline getirdi. Yazışmaları alıcı ile sunucu arasında şifreleyerek güvenli bir iletişim platformu sunan Telegram, bundan böyle resmi olarak WP mağazalarında yer alıyor. Ngram Beta uygulamasının yayıncı kısmında da Telegram Messenger LLP yazıyor. Uygulama, aynı zamanda mağazada Telegram Messenger Beta ismiyle de geçiyor. Ngram Beta ya da Telegram Messenger Beta uygulaması WP için buradan indirilebiliyor.Stuff
Adidas’ın yeni futbol topu teknoloji dolu ! Bluetooth özelliğine sahip bu akıllı top satışa çıkıyor. Teknoloji’nin sürekli geliştiği günlük hayatta her alanda artık teknoloji görmek mümkün. Dünyanın en ünlü spor malzemesi üreticisi olan Adidas’ın en son tasarlamış olduğu futbol topu en güzel örneklerden birtanesi. Futbol topunda Bluetooth bağlantı özelliği ile birlikte her dokunuş takip edilebilirken, miCoach Ball adı verilen futbol topu geçtiğimiz günlerde kullanıcılar için piyasaya sürüldü. Apple’ın çevrim içi mağazasında satışa sunulan akıllı futbol topu iOS işletim sistemi ile birlikte birebir uyumlu olarak çalışıyor. “iOS İLE BİREBİR UYUMLU ÇALIŞIYOR” Topun iç kısmında yer alan alıcı sensörler sayesinde topa vurulan her darbede ölçüm yapılarak vuruş hızı, rotasyon, falso gibi veriler elde edilebiliyor. Söz konusu veriler antremanlar sırasında oyuncular için iOS uygulamaları üzerinden de farklı vuruş teknikleri çalışılabiliyor. iOS uygulamasını indiren oyuncular, uygulamayı çalıştırdıktan sonra “Kendine Meydan Oku” kısmına girerek şut hızı, serbest vuruşlar, antremanlar ve top aşırtma gibi teknik detayları hedef olarak belirleyebiliyorlar. “Kayıt Defteri” bölümünde ise topa vuran kişinin bütün vuruşları tek tek not ediliyor. “USB’DEN ŞARJ EDİLEBİLİYOR” miCoach Smart Ball ayrıca USB üzerinden şarj edilebilirken, vuruşlar yapıldıktan sonra tüm istatistikler sosyal medya aracılığı ile her platformda paylaşılabiliyor. Bu şekilde bir futbol topunun hayali bile güzelken, Adidas’ın direktörü Christian DiBenedetto aldıkları yoğun ilgiden memnun olduklarını dile getirdi. miCoach Smart Ball’a sahip olmak isteyenler ABD ve Avrupa’da Apple’ın çevrimiçi mağazalarından erişebilecekleri gibi, adidas.com adresinden satış işlemleri gerçekleştirilebilecek. Futbol topunun şuanda Türkiye satış fiyatı ise bilinmiyor.
Mesela bizde de 'tam sıkı bir yumruk indirmelik surat'lar yok mu? O zaman Backpfeifengesicht demek gerek... Diğeri için: http://onedio.com/haber/turkce-de-en-az-bir-cumle-ile-aciklayabildigimiz-14-yabanci-kelime-306987
Bilim insanları, internet ansiklopedisi Wikipedia'daki sağlıkla ilgili 10 içeriğin 9'unun hatalı olduğunu söylüyor. ABD'li araştırmacılar, kalp rahatsızları, akciğer kanseri, depresyon ve diyabetle ilgili girilen içerikleri tıp uzmanlarının yaptığı araştırmalarla karşılaştırdı. Bilim insanları bu çalışmanın sonunda Wikipedia'nın (Vikipedi) 'çok sayıda hata içerdiğini' tespit etti. Kâr amacı gütmeyen bağımsız internet ansiklopedisi, kullanıcılarının ortaklaşa ürettiği yaklaşık 30 milyon makaleyi 285 farklı dilde yayımlıyor. Wikipedia'nın İngiltere kolu Wikimedia UK, kullanıcıların sağlıkla ilgili endişelerini önce kendi doktorlarına danışmaları tavsiyesinde bulunuyor. Wikimedia UK, makale içeriklerinin herhangi bir kullanıcı tarafından düzenlenebildiğini belirtip özellikle sağlık sayfalarının tıp uzmanları tarafından kontrol edildiğini söylüyor. Amerikan Osteopatik (kemik hastalıkları) Derneği Dergisi'nde yayımlanan araştırmada, internette en çok ziyaret edilen altıncı sayfa olan Wikipedia'nın 'erişime açık' yapısından kaynaklanan güvenilirlik sorunlarının 'doktorları kaygılandırdığı' ifade edildi. Bilim insanları, hekimlerin ve tıp öğrencilerinin yüzde 70'ine yakının Wikipedia'daki içeriklere başvurduğunu söylüyor. ABD'den 10 araştırmacı, osteoartrit (kireçlenme), sırt ağrıları ve astım rahatsızlıklarının da arasında olduğu 10 farklı sayfayı değerlendirmeye aldı. Wikipedia'da 25 Nisan 2012'de yayımlanan makaleleri inceleyen bilim insanları, içeriklerin yüzde 90'ının tıp araştırmalarındaki sonuçlarla çeliştiğini ortaya koydu. Araştırmada imzası olan Wallace Tıp Fakültesi Osteopatik bölümünde görevli Dr. Robert Hasty, 'Wikipedia araştırmalar için işe yarayan bir araç olsa da, mesele kamu sağlığına geldiğinde hastaların ilk başvuracakları kaynak bu makaleler olmamalı, çünkü bu makaleler tıp dergilerindekiyle aynı araştırma sürecinden geçmiyor' diye konuştu. Dr. Hasty, sağlık durumlarıyla ilgili endişeleri olanlar için 'en iyi kaynağın doktorları olduğunu' söyledi. Wikimedia UK çalışanı Stevie Benton, özellikle sağlık ve tıpla ilgili makalelerin geliştirilmesi için 'bazı girişimlerde' bulunduklarını ifade etti. Benton, hatalı görülen makalelerin tespiti ve gelişimi için Wikipedia'nın tıp uzmanı gönüllü editörlerini bir araya getirip güvenilir kaynaklarla makalelerin 'daha okunabilir olması ve doğru bilgilerle donatılması' yönünde bir projeleri olduğunu kaydetti. Wikipedia ise araştırmada kısıtlı bir örneğin kullanılmasından duyduğu kaygıyı dile getirip araştırmanın 'temsili olmayabileceğini' belirtti.BBC Türkçe
Kısafilm yapımcısı Francois Ferracci tarafından gerçekten çok anlamlı ve içinde bulunduğumuz hayata temas eden bir kısa film çalışma. Bir fırtına çıkar ve dünyadaki tüm sistemler çöker… Deli dijital bir dünyada yaşıyoruz ve bir gün dünyanın serverı çökse ne olur? Daha minimalist düşünürsek facebook, twitter hesabınızı veya blogunuzu kapatsanız ne olur? Bilgisayarınız çökmeden anılarınızı kalbinizde de saklayın... Filmin konusu 2020 yılında geçiyor ve günümüzde de nerdeyse herkesin en büyük ilgi alanı haline gelmeye başlayan, elektronik cihazların, sanal gerçekliklerin, internetin sosyal ağların ve cep telefonlarının insan hayatına tamamen entegre olmasını ve neyin gerçek neyin hayal ürünü olduğunu algılayamamasını konu alıyor..
Cannes’da “Kış Uykusu” filmi ile Türkiye’ye ikinci defa Altın Palmiye’yi getiren Nuri Bilge Ceylan , “İlk defa Türkiye’den hiçbir televizyon Cannes’a gelmedi” diyerek sitem etti. Radikal gazetesinden Şenay Aydemir , Nuri Bilge Ceylan’ın kazandığı ödül sonrası Fatma Girik ile birlikte ödül töreninde yaşananları ve konuşulan Yılmaz Güney hatıralarını yazdı. “Nuri Bilge ve Yılmaz Güney aynı masada” başlığıyla yayımlanan (27 Mayıs 2014) yazı şöyle: Nuri Bilge ve Yılmaz Güney aynı masadaRotterdam'da bu yıl ikincisi düzenlenen Türk filmleri festivali Kırmızı Lale, Altın Palmiye'nin yeni sahibi Nuri Bilge Ceylan'la Fatma Girik'in Yılmaz Güney anılarını aynı Xmasada buluşturdu. Rotterdam’da bu yıl ikincisi düzenlenen ve Türkiye filmlerini Hollanda’ya taşıyan Kırmızı Lale Film Festivali’nin öngörülü yöneticileri sayesinde ilgi görüyor. Çünkü, festival kapsamında ‘İklimler’ ve ‘Bir Zamanlar Anadolu’da’ filmleri gösterilecek olan Nuri Bilge Ceylan, Cannes’da Altın Palmiye kazandıktan sonra ayağının tozuyla bu festivale konuk oldu. Ceylan’ın Cannes’dan Rotterdam’a gelmesi ülke basınının dikkatlerinin de bir anda Kırmızı Lale Film Festivali’ne çevrilmesine neden oldu. Önceki akşam açılışta bu ilgiyi görmek mümkündü. Tabii açılışın başka bir önemli konuğu daha vardı: Türkiye sinemasının en büyük oyuncularından birisi olan Fatma Girik. Festivalin onur ödülünü almak için Rotterdam’da bulunan Girik, hem eğlenceli sohbeti hem de samimiyetiyle herkesin gönlünü kazanmasını biliyor. Açılış töreninden sonraki yemekte sohbet etme fırsatı bulduğumuz Ceylan, Cannes’la ilgili anekdotlar da paylaştı. Örneğin festival organizatörlerinin bu yıl daha önce görmediği bir ‘taktiğinden’ bahsetti. Ceylan ve ekibi tören alanına gittiğinde festival yönetimi mesafeli davranmış kendilerine. Hatta canlı yayını yapan televizyon ekibi çok fazla oralı olmamış. Yani sonuçları bilenler Ceylan ve ekibinin bunu hissetmemesi için ellerinden geleni yapmışlar anlayacağınız. Ceylan, ödül sonrası onlarca televizyon ve bir o kadar da radyoya görüş verdiğini anlatıyor. Ama içlerinden hiçbirisinin Türkiye’den olmadığının altını da çiziyor kalın çizgilerle. Artık Cannes’ın en deneyimli yönetmenlerinden birisi olduğu su götürmez olan Ceylan bir ara “İlk defa Türkiye’den hiçbir televizyon Cannes’a gelmedi” diye konuşunca gözler gecenin sunuculuğunu da yapan Yekta Kopan’a döndü tabii. Uzun yıllar Cannes’dan canlı yayınlar yapan birisi olarak Kopan da bu yıl festivaldeydi ama ne yazık ki mesleğini yapmak için değil. Ceylan, Cannes jüri başkanı Jane Campion’un filme girmeden önce çok uzun olduğu için sıkılacaklarını düşünüp daha sonra “İki saat daha olsa izlerdik” yorumunun çok hoşuna gittiğini de aktardı. Fatma Girik’ten Yılmaz Güney anılarıYemeğin en ilginç anlarından birisi de Fatma Girik’in Yılmaz Güney ile anılarını anlatmasıydı. 1982 yılında ‘Yol’ ile Altın Palmiye kazanan Yılmaz Güney ve daha üç gün önce bu ödüle değer bulunan Nuri Bilge Ceylan’ın aynı masada buluşması da ilginç anlardan birisiydi. Ceylan’ın Yılmaz Güney ile ilgili anılara gösterdiği ilgi ve ayrıntılı soruları gözlerden kaçmadı tabii. Gazeteci Zeynep Oral’ın da Yılmaz Güney’in Türkiye’den yurtdışına çıkışıyla ilgili hatıralarını paylaşmasıyla sohbet daha da genişledi. Sohbetin ilginç anekdotlarından birisi de sinema yazarı üstadımız Atillâ Dorsay’ı uzun yıllar boyunca her yıl takip ettiği Cannes Film Festivali’ne iki kez gitmediği ama talihsiz bir biçimde bu iki yılın ‘Yol’un Altın Palmiye kazandığı 1982 ve bu yıl olduğu gerçeğinin ortaya çıkmasıydı. Nuri Bilge Ceylan’ın yarın bir ‘masterclass’ vereceği Kırmızı Lale Film Festivali, ‘Cennetten Kovulmak’, ‘Kusursuzlar’, ‘Kutsal Bir Gün’, ‘Sesime Gel’, ‘Şarkı Söyleyen Kadınlar’ın ana yarışmada, ‘Ben O Değilim’, ‘Mavi Dalga’, ‘Soğuk’, ‘Yozgat Blues’ ve ‘Daire’ gibi filmlerin Panorama bölümlerinde yer aldığı programıyla 31 Mayıs’a kadar devam edecek. T24
Ege mutfağının temelini oluşturur otlar. Tadını bilen bilir bir kere yersen vazgeçemezsin. Sırf bu yüzden tatil niyetine İzmir'e gidip de yerleşip kalan çoktur. Hem sağlıklı hem de damak tadınıza takla attıran İzmir otlarını, yaz aylarına adım attığımız şu günlerde burnunuza sokarcasına listeledik;
Kadınlar uzun zamandan beri erkek modasından, kılık kıyafetlerinden besleniyor. Pantolon, takım elbise, ayakkabı, vs. kullanıyor. Erkeklerde de son zamanlarda bu yönde bir eğilim var. Umuyoruz ki bu sadece bir hevestir vge kısa sürede gelip geçer.
6 Haziran’da vizyona girecek olan Yeni Başlayanlar İçin Vahşi Batı filmini herkesten önce üstelik Onedio Ekibi ile izlemek istemez misin? Aşağıdaki sorulara Twitter üzerinden #vahsibati hashtagi ile cevap yaz, 5 Haziran akşamı Cinemaximum Fitaş'ta gerçekleştirilecek bu süper eğlenceli geceye bilet kazanan 150 kişiden biri olma şansını yakala! Vahşi Batıda yapılacak en anlamsız hareket nedir? Vahşi Batıda yaşayan bir kovboy olsan lakabın ne olurdu? Vahşi Batıda kızılderili olsan çocuğuna ne isim verirdin? Vahşi Batıya düşsen yanına alacağın 3 şey ne olurdu?
Günümüzde insanların çocuklarına isim koymalarını izlediğimiz dizileri, okuduğumuz kitaplar, pop şarkıcıları, futbolcular belirliyor. Bugünün popüler kültür ikonları düşünüldüğünde önümüzdeki 15 yıl içerisinde sıkça karşılaşma ihtimalimiz olan isimleri sizler için derledik. Belki çocuğunuza isim koymadan önce bir göz atmak istersiniz.
27 Mayıs 1960'ta Türkiye Cumhuriyeti tarihinde gerçekleşmiş ilk askerî darbe gerçekleşti.27 Mayıs, 27 Mayıs 1960 tarihinde yapılan ve Türkiye Cumhuriyeti tarihinde gerçekleşmiş ilk askerî darbe . Ayrıca 27 Mayıs Askerî Müdahalesi ya da 27 Mayıs İhtilâli olarak da anılır. Darbe emir komuta zinciri içinde yapılmamıştır; 37 düşük rütbeli subayın planları ile icra edilmiştir. Kritik mevziler bu subayların ellerindeki asker ve silahlarla önce ordudaki komuta kademesinin etkisiz hale getirilmesi ile ele geçirilmiştir. Sonra cumhurbaşkanı ve hükümet üyeleri tutuklanarak, hükümet; 235 general ve 3500 civarında subay (daha çok albay, yarbay, binbaşı) emekliye sevk edilerek, ordu; 147 üniversite öğretim görevlisi görevden alınarak ve bazı üniversiteler kapatılıp el konularak, üniversiteler; 520 hakim ve yargıç görevden alınılarak, yargı kontrol altına alınmıştır. Darbeden sonra darbeyi planlayan ve icra eden 37 düşük rütbeli subay ve Emekli Orgeneral, Cemal Gürsel'in oluşturduğu Millî Birlik Komitesi ülke yönetimini üstlendi. 1950 yılında iktidara gelen Demokrat Parti'nin ülkeyi gitgide bir baskı rejimine ve kardeş kavgasına götürdüğü gerekçelerini ileri sürerek Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde bir grup subay, 27 Mayıs 1960 sabahı ülke yönetimine bütünüyle el koydu.[9] 37 subaydan oluşan Millî Birlik Komitesi bu harekat ile anayasa ve TBMM'yi feshetti, siyasi faaliyetleri askıya aldı, Cumhurbaşkanı Celâl Bayar, Başbakan Adnan Menderes başta olmak üzere birçok Demokrat Partiliyi tutuklattı. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Rüştü Erdelhun, İstiklal Savaşı kahramanlarından Ali Fuat Paşa, Kore gazisi Tahsin Yazıcı ve emekli olduktan sonra DP'den milletvekili seçilen eski Genelkurmay başkanı Mehmet Nuri Yamut da tutuklananlar arasındaydı. 3- Ordu Komutanı Orgeneral Ragıp Gümüşpala'nın, eğer darbenin lideri kendisinden daha kıdemli değilse ordusuyla Ankara'ya yürüyüp isyancıları yakalayacağını söylemesi üzerine darbeden haberi olmayan Emekli Orgeneral Cemal Gürsel Milli Birlik Komitesi'nin başına getirildi. Bu darbenin daha sonraki yıllarda meydana gelen askeri darbelerden farkı Türk Silahlı Kuvvetleri emir komuta zinciri içinde yapılmamış olmasıydı; nitekim dönemin Genelkurmay başkanı da yönetime el koyan askeri güçler tarafından tutuklanmıştı. HT
Tuvalet Kağıtları bittikten sonra hepimiz o kahverengi ya da beyaz ruloyu elimize alırız, sonrasında şöyle bir çevirim 'Birşey yapılır ki bunla' deriz. Ancak ondan sonra, biraz düşünüp kenara ya da çöpe atıveririz. İşte atınca çöp, atmayınca da aşağıdakiler oluyormuş.Not: Fotoğrafların üzerine tıklayarak yapılış hikayelerine ulaşabilirsiniz.
Bu hafta vizyona giren yeni 'X-Men' filmi, dünya çapında 302 milyon dolar gişe hasılatı yaparak 2009 yapımı 'Avatar' filminin rekorunu kırdı.Başrollerinde Hugh Jackman, Jennifer Lawrance, James McAvoy ve Michael Fassbender’in yer aldığı yeni 'X-Men' serisinin devam filmi 'Days of Future Past', vizyona girdiği ilk hafta bir rekora imza attı. Film, ABD ve Kanada’da ilk 3 günde 111 milyon dolar, dünya çapında ise 191 milyon dolar gişe hasılatı yaparak toplamda 302 milyon dolar kazandırdı. 20th Century Fox’un yapımcılığını üstlendiği 'X-Men', firmanın dünya çapında en yüksek hasılatla açılış yapan filmi oldu. Daha önce bu rekor, 261 milyon dolarla 2009 yapımı Avatar filmine aitti.Posta