onedio
Clowdy: Bağımsız Yetenekler İçin Yeni Bir Sosyal Medya Uygulaması
Clowdy , müzisyenler, fotoğrafçılar ve film yapımcılarını hedefleyen bir multi-medya platformu. Daha açıkça söylemek gerekirse, indie müzisyenlerden şarkılar dinleyebileceğiniz, bağımsız yönetmenlerden filmler izleyebileceğiniz ya da amatör fotoğrafçıların fotoğraflarını görebileceğiniz, kendi işlerinizi paylaşabileceğiniz bir sosyal medya. 2013 yılında kurulan Manchester merkezli şirketin kendi verilerine göre, bugüne kadar 55 bin kullanıcıya ulaşan Clowdy’nin mobil uygulaması iOS ve Android üzerinden toplam 25 bin kez indirilmiş. Facebook ya da e-posta hesabınızla giriş yapabildiğiniz Clowdy’de her kullanıcının Facebook’un medya paylaşımı için özelleştirilmiş (ya da Clowdy’leştirilmiş) haline benzeyen bir profili var. Profilinizi oluşturduktan sonra, ilgi alanlarınızı belirten hashtag’ler yardımıyla (ya da kendi belirttiğiniz başlıklarla) ilgili paylaşımları bulabiliyor ve diğer profilleri takip etmeye başlayabiliyorsunuz. Clowdy’de kullanıcıların birbiriyle etkileşimi, takipleşme, mesajlaşma, yorumlar, paylaşımlar gibi çok yönlü şekilde sağlanıyor. Bu bağlamda Clowdy popüler sosyal ağların etkileşim yöntemlerinin başarılı bir uyarlamasını sağlıyor. İlginizi çeken bir medyayı, beğenebiliyor ya da ReClowd ederek kendi profilizde paylaşabiliyorsunuz. Müzik alanında SoundCloud, video konusunda Vimeo ve YouTube veya fotoğraf konusunda Instagram gibi uygulamalar varken Clowdy, çoklu medya platformu olarak disiplinlerarası çalışmaların önünü açabilir. Bahsettiğimiz ve benzer amaçlı birçok uygulamanın bağımsız sanatçıların keşfedilmesi ve gelir yaratması için oldukça kritik roller üstlendiği bir gerçek. Clowdy ise farklı disiplinlerden gelen sanatçıların işbirlikleri veya dayanışmasını sağlayarak fark yaratabilir. Reklamsız bir uygulama olan Clowdy, üyeliklerle gelir yaratıyor. Uygulama üye olan yayıncılara, izlenme oranları gibi istatistikler ve kişiselleştirilebilir widget’lar sağlıyor. Clowdy’nin şu anda bir melek yatırımcısı olduğu ve yakın zamanda bir tohum yatırımı turu için çalışmalara başlayacağı da bize verdikleri bilgiler arasında. İncelemek isterseniz Clowdy, iOS için burada, Android için de burada.
Hayatında Bir Kez Turist Rehberliği Yapmış Olanların İyi Bildiği 23 Gerçek
Turizmle ilgili bir konu açılsa 'vay turizm şöyle önemli, vay turistik tesisleşme böyle önemli' diye saatlerce konuşulur. Ama turizmin özünde de kesinlikle insan var aslında. Bir turistin aynı ülkeye tekrar uğraması ya da eşe dosta tavsiye etmesi karşılaştığı insanlara bağlı. Bu noktada en önemli isim ise turist rehberi. Rehberlerin hayatından gözlemlediklerimi yazdım. Sizce eklenmesi gerekenleri ve yorumlarınızı bekliyorum.
İnsanlar Korkularından İnternette "NSA" Dahi Yazamıyor
İnsanların internette, yüz yüze görüştüklerinden daha özgürce görüştüğüne dair söylem NSA (ABD Ulusal Güvenlik Ajansı) söz konusu olunca geçerli olmuyor. Pew Araştırma Merkezi geçen yaz 1,801 ABD'li yetişkin ile görüştü. Ankette onlara Edward Snowden ve NSA ile ilgili ortaya çıkardıklarıyla ilgili sorular sordu. Pew bu konuyu o zamanlar Amerikalılar NSA hakkında çıkan haberler konusunda ikiye bölünmüş olmalarından dolayı seçti. Ankete katılanların yüzde 86'sı NSA hakkında yüz yüze konuşabileceklerini belirtirken sadece yüzde 42'si Facebook ve Twiter'da bu konuyla ilgili bir şey yazabileceklerini açıkladı. İnsanlar NSA hakkında internette yazmaktansa tanımadıkları insanlarla bir toplantıda konuşmayı tercih ediyor. NSA hakkında konuşmaktan hiç haz almayan insanlar ise internette yazma konusunda daha da sıkıydı. NSA konusunu yüz yüze konuşmak dahi istemeyen katılımcıların yüzde 14'ünün yüzde 1'inden azı sosyal medyada bu konuyu konuşmak istedi. 'Duyduğumuza göre bu konuyu tartışmak için bazı forumlar kurulmuş. Demek ki insanlar kendilerini geçmişe kıyasla daha fazla ifade ediyorlar,' diyen Rutgers Üniversitesi İletişim & Bilgi Fakültesi profesörü Dr. Keith N. Hampton, 'Bu Kardashian'lar konusundan farklı olabilir ama bu gerçekten kamuyu ilgilendiren önemli bir mesela,' ifadesini kullandı. Ancak büyük bir soru NSA hikayesinin (yani hükümetin insanların dijital hayatını takip etmesi) insanların kendilerini internette daha fazla sansürlemesine sebep olup olmadığıdır. Hampton çok muhtemel olmasa da insanların hükümetin onları internette izlemesine farklı bir cevap vermiş olabileceklerini söyledi. Anketin geçen yaz yapıldığını söyleyen Hampton o zamanlar takiplerin sosyal medyadan çok telefonlarda yapıldığının bilindiğini belirtti. Daha sonra NSA'in sosyal medya hesaplarını da hedef aldığı ortaya çıkmıştı. Ankette aynı zamanda Facebook ve Twitter' ı düzenli olarak kullanan insanların Snowden hakkındaki görüşlerini sosyal medyayı daha az kullanan insanlara kıyasla yüz yüze daha az paylaştıkları ortaya çıktı. Hampton bu insanların internette iyi tepkilerle karşılaşmadığından yüz yüze konuşmalar konusunda çekimser davranıyor olabileceklerini ifade etti. Bununla birlikte araştırmada sosyal medyayı giderek daha fazla kullanan insanların yüz yüze konuşmalarını azaltıp azaltmadıklarına dair bir veri sunulmadı. İnsanların hem internette hem de yüz yüze görüşlerini diğerleri onlara katıldıkça daha fazla ifade etmeleri sürpriz etmeyen bir veri olarak kayıtlara geçti. Çalışma arkadaşlarının onlara katıldığını düşünen insanların kendi görüşlerini 3 kat daha fazla ortaya koyduğu da ortaya çıktı. Facebook'ta sosyal medyadakilerin görüşlerine katıldığını düşünen insanların bir tartışmaya katılma ihtimallerinin iki kat daha fazla olduğu da kaydedilen başka bir bulguydu. WSJ
Sabahları Alarmı Ertelemenin İyi Bir Fikir Olmadığını Gösteren 20 Gerçek
Vücut şaşılacak derecede kendi mekanizmasını kurmuş, tıkır tıkır işleten bir sistem. Kendisine dışarıdan yapılan müdahale ne kadar az olursa, bu sistemin aksaksız işlemesi de o kadar kusursuz oluyor. Ancak modern insan vücudunu kendi istediği gibi yönlendirebileceği gibi bir yanılgıya sahip, bunun en çok ortaya çıktığı alan ise 'uyku'. Yorgun uyanmak, uykusunu alamamak, bir türlü dinlenememek gibi şikayetler hepimizin ortak şikayetleri. Peki bu durum sadece geç yatmakla, uyku bozukluklarıyla, vs. açıklanabilecek bir şey mi? Hepimizin her sabah yaptığı 'bir 10 dakika daha uyuyayım' düşüncesi ne derece mantıklı? Galerimizi okuyup kararı siz verin ve dizginleri elinize alın!
Analog Makinelerden Vazgeçemeyen 14 Türk Fotoğrafçı
Sabır, ışığı kullanma becerisi ve zamanlama yeteneği.. Bunlar size neyi hatırlatıyor? Tabii ki analog fotoğraf çekimi! Her ne kadar dehşet verici özelliklere sahip, son teknoloji fotoğraf makineleri çıksa da biz nostaljiden yanayız diyorsanız, buyrun sizi günümüzün en iyi Türk analog fotoğrafçılarıyla tanıştıralım.
Reklam
Muş Kilisesi Yıkıma Direniyor
Muş’un tarihi Kale Mahallesi’nin kentsel dönüşüm alanı ilanı edilmesiyle birlikte, Ermeni Kilisesi’nin yıkılabileceği gündeme geldi. Muş Belediyesi, kilisenin bulunduğu arazinin kamulaştırılmasını isterken kilise arazisinin sahipleri, kamulaştırma kararına karşı dava açtı. Muş’un en eski yerleşim yerlerinden biri olan ve Ermenilerin soykırım öncesinde uzun yıllar yaşadığı Kale Mahallesi’nde, kentsel dönüşüm süreci devam ediyor. Mahallede bulunan ve şu anda kullanılmaz durumda olan Ermeni Kilisesi de kentsel dönüşüm çerçevesinde gündeme gelen yıkım sürecine direniyor. Muş Belediyesi TOKİ’yle yaptığı anlaşma sonrasında, Bakanlar Kurulu kararıyla mahalleyi kentsel dönüşüm alanı ilan etmişti. Agos’un tarihi mahallenin yıkılmak istenmesini kamuoyunun dikkatine sunmasından sonra, mahallede bir ev ve Ermeni Kilisesi, Muş’un bağlı bulunduğu Erzurum Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından tescillenmişti. Ancak belediye, bu arada kilise için kamulaştırma davası açtı ve davayı kazandı. Agos gazetesinden Uygar Gültekin'in haberine göre, Yapılan itirazlar sonrasında ise Muş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi, kamulaştırmaya tedbir kararı koydu. Van İdare Mahkemesi’ne ise kamulaştırmanın iptali için dava açıldı. Tarihi kilise, şimdilerde de yıkıma karşı direniyor. Muş Meryem Ana Ermeni Kilisesi, 1958 yılında kadar kamu mülküydü. 1958’de İl Özel İdaresi açık arttırmayla kilisenin bulunduğu araziyi sattı ve arazi, 1958’den itibaren Söylemez Ailesi’ne geçti. Cemaatsiz kalan kilise, yıllar içinde bakımsızlıktan çürüdü ve çatısı çöktü. Tarihi yapının şu an sadece dört duvarı ayakta. Kilisenin bulunduğu Kale Mahallesi, 21 Ekim 2012’de Bakanlar Kurulu kararıyla kentsel dönüşüm alanı ilanı edildi. TOKİ ile belediye arasında 2 Temmuz tarihinde imzalanan protokolle, 11 hektarlık alan için kentsel dönüşüm süreci işlemeye başladı. Belediye, konut sahipleriyle anlaşmaya vardı. Anlaşmaya varamadığı yerler için ise kamulaştırma yoluna gitti. Muş Belediyesi, Muş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne açtığı davada Kale Mahallesi’nde yürütülen kentsel dönüşüm ve gelişim projesi kapsamında inşa edilecek kalıcı konut ve sosyal donatı sahalarıyla ilgili projelerin uygulanması için, kilisenin bulunduğu arazinin kamulaştırılmasını istedi. Belediye, Bakanlar Kurulu’nun aldığı karara da dikkat çekti. Kamulaştırma kararının ardından kilise arazisinin sahipleri, kamulaştırma kararına karşı dava açtı. Muş Asliye Hukuk Mahkemesi, kamulaştırma kararına tedbir koydu. Karar uyarınca kilise üzerinde hiçbir işlem yapılmayacak. Aile, ayrıca Van İdare Mahkemesi’ne kamulaştırma kararının iptali için dava açtı.Uygar Gültekin | Agos
En Büyük Ekranlı Android Tablet Satışa Sunuluyor
Eğer oyun oynamayı seviyorsanız tablet ekranınızın olabildiğince büyük olması sizi mutlu eder.Şu anda piyasada bulunan en geniş ekranlı tabletler 12 inç boyutunda. Ancak tabletlerde oyun oynamayı seven kullanıcılar, özellikle de çocuklar için bu boyutlar çoğu zaman yeterli olmuyor. Öyle ki artık kullanıcılar 20 inç ekranlı tabletlere ihtiyaç duyabiliyor. Ayrıca gün geçtikçe gelişen oyun sektörü de daha geniş ekranlı tabletler için elverişli oyunlar üretiyor. Bu ihtiyaca yönelik olarak sevindirici haberNabi şirketinden geldi. Firma Fuhu adını verdiği ve bu sonbaharda satışa sunacağı yeni tabletlerin 20 ve 24 inç boyutunda olacağını duyurdu. Nvidia Tegra 4 işlemcili tablet 16 GB hafıza ile piyasaya sürüleceği tahmin ediliyor. 20 inç model 900×1600 pixel ekranlı tablet için öngörülen fiyat 449 dolar, 24 inç model 1080×1920 pixel ekranlı tablet için öngörülen fiyat ise 549 dolar civarında.
Reklam
Apple, iPhone 6 Lansmanını Yapacağı 9 Eylül'de iWatch'u da Tanıtacak
Apple merakla beklenen iWatch’un lansmanını 9 Eylül’de yapmayı planlıyor. Apple’ın iPhone 6′yı yine bilgisini paylaşan Re/Code’dan John Paczkowski’nin paylaştığı habere göre, iWatch ve iPhone 6 aynı etkinlikte sahneye çıkacak. Paczkowski’nin haberine göre iWatch, kullanıcıların evlerindeki bağlantılı cihazları kontrol etmelerini sağlayacak HomeKit entegrasyonuyla gelecek. Apple, geliştirici etkinliği WWDC 14′te tanıttığı HomeKit’in Siri ile çalışacağı da şirket tarafından verilen bilgiler arasındaydı. iWatch’un da bu şekilde evinizdeki elektronik cihazları kontrol etmenizi sağlaması mümkün olabilir. Paczkowski’nin iWatch ile ikinci önemli tahminiyse, ürünün iOS 8 ile gelecek olan HealthKit’i de içereceği. WWDC 14′te duyurulan HealthKit, mobil sağlık uygulaması Health ile beraber, akıllı saatler ve bileklikler dahil olmak üzere giyilebilir teknoloji cihazlarından gelen tüm sağlık bilgilerini tek bir merkezde toplayacak. Kullanıcının kalp ritminden, yaktığı kaloriye kadar tüm bilgilere tek bir uygulamadan ulaşmasını sağlayacak. Tasarımından fonksiyonlarına kadar henüz piyasaya çıkmadan en çok konuşulan teknolojik ürünlerden biri olan iWatch’un, ki farklı bir isimle çıkması da mümkün, Eylül’de tanıtılacağı bilgisini kısa bir süre önce, konuya yakınlığıyla tanınan John Gruber de söylemişti. Apple’ın iWacth’u bu sonbaharda tanıtması büyük olasılık gibi görünüyor. Ancak ürünün bu yıl içinde piyasaya çıkıp çıkmayacağı ise henüz net değil. Webrazzi
Çarpışan Galaksilerin En Net Görüntüsü
Gökbilimciler, uluslararası alanda yürütülen çalışmada iki galaksinin çarpışmasına ait bugüne kadar elde edilen en net fotoğrafı yakalamayı başardı. Gökbilimciler, yörünge ve yerdeki uyduları kullanarak iki uzak galaksinin çarpışmasına ait en detaylı fotoğrafı elde etmeyi başardı. 7 milyar yıl önce yaşanan çarpışmanın görüntüsü, Avrupa Uzay Ajansı (ESA), Avrupa Güney Gözlemevi (ESO), Keck Gözlemevi ve NASA'nın ortak çalışmasıyla elde edildi. Gözlem, bir galaksi boyutunda, büyüteç görevi yapan kozmik bir cismin yardımıyla gerçekleştirildi. Araştırmada yer alan Şili Concepcion Üniversitesi'nden Hugo Messias, 'Gökbilimciler genelde teleskoplarının gücü kadar görebilse de, evrenin yarattığı doğal lensler sayesinde görüş gücümüz ciddi olarak artıyor' dedi. Yerçekimsel mercekleme adı verilen yöntemde, çok uzaklardaki ışığı büken, hatta büyüten galaksi veya galaksi kümesinden yararlanılıyor. Dünya'dan başka türlü görünmesi mümkün olmayan kozmik cisimleri ortaya çıkaran yöntem, yerel ve uzak galaksileri çok daha genç oldukları zamanlarda karşılaştırma imkanı veriyor. En son gözlemde, Herschel Terahertz Geniş Alan Astrofizik Taraması (H-ATLAS) ile keşfedilen H-ATLAS J142935.3-002836 galaksisi kullanıldı. Görünür ışıkta aslında son derece sönük olan galaksi, çok uzak mesafelerdeki kızılötesi bölgede kütleçekimsel mercekleme yöntemiyle ortaya çıkarılan en parlak nesnelerden biri olma özelliğini taşıyor. Yıldız oluşumu daha iyi anlaşılacak Keck Gözlemevi ve Hubble Teleskobu ile elde edilen görüntülerde, ön tarafta yer alan gökada etrafında bir ışık halkası tespit edildi. Mercekleme görevi yapan gökadanın yandan görülen bir disk galaksisi olduğu tespit edilirken, sakladığı büyük toz bulutları nedeniyle arkasından gelen ışığı örttüğü belirtildi. Çarpışan iki galaksinin, geçmişte Samanyolu benzeri disk şekline sahip olduğu düşünülüyor. Gökbilimciler, çarpışan galaksilerin, her yıl Güneş'ten onlarca kat büyük yıldızlar meydana getiren Anten Gökadalarına benzediğini belirtti. H-ATLAS J142935.3-002836'nın, her yıl Güneş'in 400 katı büyüklüğündeki gaz kütlesini yeni yıldızlara çevirdiği belirtildi. Astronomy & Astrophysics dergisinde yayımlanan araştırma yer alan ESO Bilim Direktörü Rob Ivison, 'gözlem sayesinde galaksiler içindeki gazların hızı hakkında bilgi edindiklerini ve yıldız oluşumunu tetikleyen galaksi çarpışmalarını daha iyi anlayacaklarını' söyledi. Kaynak: Al Jazeera
Reklam
Twitter Attığınız Her Tweet'in Etkisini Gösteren Analitik Servisini Tüm Kullanıcılarına Açtı
Twitter’da attığınız her tweet’in kaç kişi tarafından görüldüğü, kaç kez tıklandığı, ne kadar etki yarattığı gibi detaylı analizleri artık siz de görüntüleyebilirsiniz. Twitter, bugüne kadar yalnızca reklam verenler, Twitter Card kulanıcıları ve onaylı hesaplara açık olan analitik servisini bütün kullanıcılarına açtı. Twitter destek sayfasında yapılan güncellemeyle duyurulan yeniliğin şu anda öncelikle İngilizce, Fransızca, Japonca ve İspanyolca dillerinde tweet atan kullanıcıları kapsadığı belirtiliyor. (Buna karşın Türkçe ve İngilizce tweet’ler attığım kişisel hesabımda Türkçe tweet’lerimin de analitiğini görebiliyorum.) Yeniliğin kısa sürede tüm kullanıcılara açılması planlanıyor. Tweet analizinizi görmek için hesabınızın en az 14 gündür açık olması da gerekiyor. Panoda, tweet’lerinizin bugüne kadar yarattığı etki, aylık etkileşim, verdiğiniz linklerin tıklanma sayılarının aylara göre değişimini gösteren detaylı analizler görebiliyorsunuz. Twitter’ın sağladığı aşağıda gördüğünüz grafik, Tweet Activity panosunu nasıl kullanacağınıza dair bilgiler veriyor: Tweet Activity panonuza erişmek için buraya gidip, Twitter hesabınızla giriş yapmanız yeterli.
Oyuncakları Tedavi Eden Hastaneden 26 Özel Fotoğraf
Bugüne kadar pek kimsenin adını bile bilmediği ama 101 yıldır hizmet veren bu yer bir oyuncak bebek hastanesi. Avustralya’nın Sidney kentinde 101 yıldır hizmet veren ‘Oyuncak hastanesi’ bir aile işletmesi ve dünyada onların yaptığı işi yapabilen başka bir yer bulmak çok zor. Hastanenin “baş cerrahı” Geoff Chapman ailesinin geçtiğimiz asırda bu işe başladığını anlatıyor. Haberin devamı ve fotoğrafları görmek için tıklayın
Reklam
Reklam
İspanyol Sokak Sanatçısı 'Pejac' İmzası Taşıyan 13 Mükemmel Çalışma
Avrupa'nın herhangi bir şehrinde sanat eserlerine ulaşabileceğiniz İspanyol sanatçı Pejac'ın çalışmaları gerçekten takdir edilesi derecede güzel. Kimi zaman boş duvarlar üzerinde kimi zaman ise sokaklardaki aksaklıkları çalışmalarının içine katarak bizleri şaşırtmaya devam ediyor.İyi eğlenceler dileriz...
Bilal Erdoğan Gıdaya da El Attı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan ve 2 ortağı Bella Pierre markasıyla kozmetik ithalatı yaptığı şirketi Maye Dış Ticaretteki hisselerinin tamamını sattı.WSJ'den Ayşegül Akyarlı Güven'in haberine göre şirketi alan yatırımcı Mehmet Sarıtaş, 'Bilal Erdoğan'ı değil, ortaklarını tanırım. Bu işe çok yatırım yaptım. ABD ve İngiltere'den kozmetik ürün ithal edip satan şirket aynı alanda faaliyetini sürdürecek'dedi.2008'DE ORTAK OLMUŞTUMaye Dış Ticaret 2007 yılında Ali Bahadır Yeşil ve Mustafa Esenkal tarafından 100 bin TL sermayeyle kurulmuştu. Şirketin yüzde 66'sı Mustafa Esenkal'a, yüzde 34'ü de Ali Bahadır Yeşil'e aitti. 2008 yılında Necmeddin Bilal Erdoğan da şirkete ortak olarak katıldı. Erdoğan'ın ortak olmasıyla birlikte şirketin yüzde 50'si Mustafa Esenkal'a, yüzde 25'er hissesi de Erdoğan ve Yeşil'e ait konuma geldi.2014 yılına kadar şirketin kayıtlarında işyeri nakli dışında önemli bir değişiklik olmadı. 16 Haziran 2014 tarihinde ise 3 ortak da hisselerini Sarıtaş'a devretti. Sarıtaş şirketi aldıktan kısa bir süre sonra sermayesini 300 bin TL'ye çıkardı.'RESTORANCILIĞA ODAKLANMAK İSTEDİLER'Bilal Erdoğan'ı doğrudan tanımadığını ifade eden Sarıtaş 'Bizimkisi dolaylı tanışıklık. Ama onun ortakları ile yakın arkadaşız. Hatta ortakları ile ailece görüşüyoruz. Onlar daha çok restoran işine yoğunlaşmak istediler ve bu şirketi ben aldım. Bilal beyle de sadece dolaylı bir tanışıklığım var, o kadar' diye konuştu.BİLAL ERDOĞAN'IN İSTANBUL'DAKİ ŞİRKETLERİMaye Dış Ticaret'in el değiştirmesiyle birlikte Bilal Erdoğan'ın ortak olduğu İstanbul kayıtlı şirket sayısı 3'e düştü. Erdoğan artık bünyesinde farklı markalarda restoranlar barındıran Doruk Izgara, hediyelik eşya ithalatçısı Mis Hediyelik Eşya ve BMZ Grup Denizcilik ve İnşaat AŞ'de ortak.Bilal Erdoğan sermayesi 1.5 milyon TL olan Doruk Izgara'da yüzde 36.2 hisse ile büyük ortak. Erdoğan'ın kardeşi Sümeyye Erdoğan da şirketin yüzde 30 hissesine sahip. Erdoğan'ların bu şirketteki ortakları da Maye Dış Ticaret ile aynı. Mustafa Esenkal'ın yüzde 22.5 hissedar olduğu şirkette kalan hisseler Ali Bahadır Yeşil'e ait.Mis Hediyelik Eşya adlı şirkette Mustafa Esenkal yüzde 50 hisseye sahip. Erdoğan ve Yeşil şirkete yüzde 25'er ortak.Bilal Erdoğan, en yeni şirketi BMZ Group'da ise amcası Mustafa Erdoğan ve Ziya İlgen ile ortak.DORUK AVM'LERDE BÜYÜYORBilal Erdoğan'ın restoran yatırımları yaptığı şirketi Doruk Izgara, Gülhane markasıyla Akbatı AVM, Akasya AVM ve Zorlu Center'da faaliyet gösteriyor. Şirketin diğer bir restoran markası Doruk Kafe ise Esenyurt'da faaliyette. İto kayıtlarına göre Doruk Izgara'nın İstinye Park'ta da restoranı var. Şirket son olarak geçtiğimiz yıl Kadıköy'deki bir restoranını kapatma kararı almış.
'Full House' Geri Dönüyor
Bu senenin başlarında bir yoğurt reklamı için yıllar sonra bir araya gelen Full House ekibi, neredeyse tam kadro olarak yeniden toparlanıyor. 90′ların bir diğer popüler aile dizisi Boy Meets World ‘ün de televizyona geri dönüyor olduğu şu günlerde, son bölümü yaklaşık 20 yıl önce yayınlanan Full House ‘un nasıl bir geri dönüş yapacağı merak konusu. Dizinin orijinal kadrosundan Bob Seget, John Stamos, Dave Coulier, Candace Cameron Bure, Jodie Sweetin ve Andrea Barber yeni Full House kadrosunda da yer alacağı açıklanan ilk isimler oldu. Toplam sekiz sezon yayınlanan Full House, 192 bölüm sürmüş ve son bölüm 1995 yılında yayınlanmıştı.Bantmag
Facebook Rahatsız Edici Görüntüler İçin Kullanıcıları Uyaracak
Facebook artık kullanıcıları rahatsız edici içerik karşısında uyararak ana sayfada gezinen bir kişinin aniden sarsıcı görüntülerle karşı karşıya kalmasını engelleyecek. Özellikle son dönemlerde birçok kullanıcıdan gelen 'Sayfamda Irak ve Suriye'de yaşanan kafa kesme görüntülerini görmek istemiyorum' şikayeti üzerine harekete geçen Facebook, fotoğrafları silmeyi reddetse de görüntülemeden önce bir uyarı mesajı verileceğini açıkladı. ABD merkezli bir kuruluş olan İnternette Aile Güvenliği Enstitüsü Başkanı Stephen Balkam BBC'nin sorularını yanıtlarken bu tür içerikler için en azından iki bariyer kurulması gerektiğini söylüyor. 'Öncelikle tüm fotoğrafı gizleyen bir uyarı penceresi olmalı. İkinci aşamada da kullanıcının söz konusu içeriğe erişmek için yaşını belirtmesi istenmeli' diyen Balkam, bu tür önlmleri aşmanın çok kolay olduğunu kabul etse de 'En azından kullanıcı neyle karşılaşacağını bilecek' diyor. Facebook 2013'te Meksika'da yaşanan bir kafa kesme olayının videosu için benzer bir uygulamayı sınırlı bir süre için yapmıştı. Ancak daha sonra videonun 'şiddeti yücelttiği' sonucuna varan Facebook yönetimi içeriği tamamen kaldırma kararı almıştı. Facebook'un şiddet içeren fotoğraf ya da video paylaşımı politikası şöyle: 'Şiddeti yücelten ve sadist eğilimlerle paylaşılan içerikler yasaklanır. Ancak şiddeti kınama ve önemli bir konuya dikkat çekme amaçlı paylaşımların önüne geçilmez.' BBC'ye konuşan bir Facebook sözcüsü, 'Facebook'u kullanan kişilerden şiddeti kınamasını ve bildirmesini istiyoruz. ncak insanların dünyada yaşanan vahşiliklerden haberdar olması da gerek. Bunların arasında bir denge tutturmalıyız' diyor. Facebook'taki hassas içerikler son olarak adını İslam devleti olarak değiştiren IŞİD örgütü taraftarı Rakka Medya Merkezi (RMC) adlı Facebook sayfasında yer alan videove fotoğraflarla gündeme geldi. Al Jazeera televizyon kanalından bir prodüktör içeriği Facebook'a şikayet etse de Facebook idaresi yönetmeliklerin ihlâl edilmediğini söyledi. BBC konuyla ilgili Facebook'la temasa geçtiğinde de sözcü kararı savundu ve 'Sayfa IŞİD tarafından değil Suriye'deki muhalif gruplardan birisi tarafından yürütülüyor' dedi. 'Terörist gruplar' olarak sınıflandırılan örgütlerin ve yapılanmaların Facebook'u kullanmasına izin verilmiyor. Ancak bahsi geçen sayfada 24 Ağustos tarihinde yer alan ve bir militanın ayağının altında kesilmiş bir kafayla poz verdiği fotoğraf için yazılanlar Facebook'un kendi yönetmliklerini de ihlâl ediyordu. Fotoğrafı paylaşanlar Arapça yazdıkları mesajda 'Tabka havaalanında arkadaşlarımız öldü. Şimdiyse havaalanında çalışanların kafaları ayaklarımızın altında' diyorlardı. Bu mesaj çeviri sorunu yüzünden gözden kaçmış olabilir. Facebook Microsoft tarafından desteklenen ve kimi zaman anlamsız çeviriler yapabilen bir tercume programı kullanıyor. Sayfanın takipçileri de RMC'nin 2013'te çizgi değiştirdiğini ve artık IŞİD'i desteklediğini söylüyor. Facebook artık RMC sayfasını tamamen kapatmış durumda. Ancak Facebook'un sayısı 1,3 milyara ulaşan kullanıcılarını bu tür içeriklerden korumak için daha çok çaba harcaması gerektiğini düşünenlerin sayısı giderek artıyor. Oxford Üniversitesi'nden sosyal medya uzmanı Bernie Hogan, 'Diğer sosyal medya siteleri bu sorunu çoktan çözmüş durumda. Örneğin Reddit rahatsız edici içerikler için 'İşyeri için uygun değil' etiketini kullanıyor' diyor. Hogan'a göre Facebook da bu örnekleri takip etmeli ve kullanıcıların paylaşılan içerikleri etiketlemesini sağlamalı.BBC Türkçe
Reklam