http://www.imdb.com/title/tt0212720/ Belirsiz bir gelecekte insanoğlu, dünyanın çoğunun sular altında kaldığı bir yeryüzünde yaşamaya çalışırken, teknolojinin nimetlerinden yararlanarak hayatlarını kolaylaştırmak amacıyla yapay zekalı robotlar üretir. David, madde ve mana olarak tam bir insan gibi donatılmış bir robottur. Sevmeye programlanmış olan ilk çocuk robot David, o sırada hasta olmasından dolayı tedavisi bulunana kadar çocukları dondurulmuş bir aile tarafından deneme süreci olarak evlat edinilir. David, yaşadığı aile ortamında evlatlığın gerektirdiği sevgi ve bakımı kapsayarak giderek çiftin çocukları haline gelmesine rağmen, umulmadık olaylar Robot David için hayatı imkansız bir duruma sokar.
Barındırdığı yaklaşık %35 tuz oranıyla, Dünya’nın en tuzlu gölü olan Ölü Deniz’ bu sebeple su üzerinde kendiliğinden kalabilmektesiniz. Bu gölün küresel ısınma ve bazı endüstrileşmeler sebebiyle önümüzdeki 50 yıl içerisinde yok olacağını biliyor muydunuz? Artık bu gölden çıkartılan Magnezium, Potasyum, Bromin ve Sülfat gibi çok değerli maddeleri bulamayacağız.
Bollywood çok büyük bir endüstri, filmleri de fantastikliğin ve absürtülüğün sınırlarını zorlayabilyior. İşte action yapayım derken göz çıkaran Bollywood sahneleri..Not: Sahneler GIF formatında verilmiştir, yüklenmesi için biraz beklemeniz gerekmekte, lütfen sabırlı olun.
BlackBerry'nin, çöküşten kurtulmak için son mermisini, Passport isminde kare formunda yeni bir telefon üretmek için harcamaya karar verdiği zaten bilinen bir gerçek. BlackBerry'nin daha önce basına defalarca sızan ancak detayları hakkında bilgi vermediği telefonun detayları ise şirket içinden sızan bilgilerde ortaya çıktı. Kanadalı telefon üreticisinin bütün umutlarını bağladığı yeni telefonu, 4.5-inç genişliğinde ve 1,440 x 1,440 piksel boyutlarında bir ekrana sahip olacak. Telefonun piksel yoğunluğunun ise 453 ppi olması bekleniyor ki, bu iPhone 6 için beklenen piksel yoğunluğundan daha büyük bir rakam. Cihazda ayrıca 2.2Ghz dört çekirdekli Snapdragon 800 işlemci bulunacak.
Screenrant; sinema tarihine geçmiş, 32 en iyi doğaçlama yapılmış “film sahnesi”ni seçti. Usta oyuncuların yeteneklerini konuşturdukları bu sahneleri sizin için derledik. Sinemaseverler olarak hepimizin bir filmin yapım süreci ile ilgili az çok fikri vardır. Çok kişi bu konuya benzer varsayımlarla yaklaşır ki bu çoğunlukla doğrudur: Bu kadar bütçenin döndüğü, insanın çalıştığı, teknolojinin kullanıldığı projeler inanılmaz derecede planlanmış ve her türlü hazırlığı yapılmış olmalıdır. Bazı yönetmenler ve oyuncular ise kuralsızlıktan güç alır, sete kadar planlamayı minimumda tutarlar. Bunun yaratıcılığı arttırdığını düşünürler. Kimi zaman da siz ne kadar plan yaparsanız yapın, sette istenmeyen durumlar ortaya çıkar. Ya da bir sahne tekrar tekrar çekilir ama sahnede işlemeyen bir şeyler vardır. Nedeni ne olursa olsun bu gibi durumlarda usta oyuncular bir adım öne çıkar ve verdikleri doğaçlama performanslarla sinema tarihine geçen sahneler yaratırlar. filmloverss.com'un Screenrant’ı kaynak olarak alıp hazırladığı fevkalade sahnelere göz atalım.
Günümüzde hemen herkesin akıllı telefonu bulunuyor. Ve bu telefonların hemen hepsi pil ömrü konusunda hiç de iyi değiller. Hal böyle olunca insanlar dışarıda bir yere gidecekleri zaman bile şarj cihazlarını yanında taşıyorlar ve gidecekleri mekanı cihazını şarj edebilecekleri yerlerden seçiyorlar. Ancak Güney Kore hükümeti bu soruna yeni bir çözüm üretmeye karar verdi. Geçtiğimiz gün yapılan açıklamaya göre, ilk olarak Cheonggye Nehri'ne hidroelektrik türbinler yerleştirilerek elektrik elde edilecek. Sonrasında ise nehir boyunca insanların telefonlarını şarj edebileceği istasyonlar oluşturulacak . Böylelikle hem nehir suyu boşa harcanmayacak hem de insanlar telefonlarını nehir boyunca bedavaya şarj edebilecekler. Yetkililerin yaptığı açıklamaya göre, şarj istasyonları bir telefonu ortalama 2-3 saat içerisinde şarj edebilecek. Ayrıca bu şarj istasyonlarına ilgi çok olursa yeni şarj istasyonları da eklenecek.teknokulis
Çankaya Köşkü'nde düzenlenen devir teslim törenin ardından Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı internet sitesi anında güncellendi Çankaya Köşkü'ndeki devir teslim töreninin ardından, Köşk'ün resmi internet sitesindeki biyografi bölümü güncellendi. Abdullah Gül ve Hayrünnisa Gül'ün biyografileri çıkartılıdı ve Recep Tayyip Erdoğan ve Emine Erdoğan'ın biyografileri konuldu. Taraf
Pokemon, uzun süredir sessizliğini koruyarak yeni oyunu Pokken Tourment ile oyun severlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. YouTube’da fragmanı The Pokemon Company tarafından yayınlanan yeni videoda efsanevi oyun ne hallere gelmiş. Biraz içimiz acımış olsa da Pokemon’u tekrardan sahalarda görmek güzel ! TEKKEN KARIŞIMI POKKEN Tabiri caizse Pokemon + Tekken = Pokken Tourment ismi verilen oyuna alıcı gözü ile baktığımızda Tekken oyununu oynadığınızı düşünün. Ama Pokemon karakterleri ile birlikte. Oyunun yayınlanan videosunda karakterler aynı Tekken’de dövüşür gibi görünüyor. Pokemon Tourment için Bandai Namco ekibi ile çalışmalarına devam eden The Pokemon Company ( The Coca Cola Company gibi gelmiyor mu size de ? ) oyun için takipçilerine yeni videosunu paylaştı. POKEMON TOURMENT’İN İÇERİĞİ Öncelik olarak Pokemon Tourment’i görüp heveslenenler hemen oyunun çıkış tarihini beklemesin. Pokemon Tourment oyunu 2015 yılının ortalarında kullanıcılar ile birlikte buluşacak. Nintendo platformlarından önce Japon arcade makinalarında yayınlanacak. Pokemon yeni oyunu ile ne kadar tutulur bilinmez ama, eski Pokemon rüzgarlarından oyunda eser yok diyebiliriz. Nerede o pikaçu, balbazar, squartle demeden edemiyor insan ! Pchocasi
Robin Williams'ın şok edici ölümü, milyonları güldüren bir insanın bu şekilde aramızdan ayrılması ve intiharının nedenleri daha uzunca bir süre tartışılacağa benziyor. Yeri asla dolmayacak oyuncunun kaybının şokunu biz de hala üstümüzden atamadık. Her biri unutulmaz karakterlere can verdiği filmlerini tekrar tekrar izleyip hüzünlenmekten başka bir şey gelmiyor elimizden. Onun bu ürpertici sonu nasıl seçtiğini anlamakta güçlük çekiyoruz. Ama ünlü oyuncunun yakında yayınlanacak biyografisi belki bize bu konuda ışık tutabilir. The Hollywood Reporter'ın haberine göre New York Times yazarı Dave Itzkoff, ünlü oyuncunun yaşamı, sıkıntıları ve sorunları ile alakalı birçok bilinmeyenin ve detayların yer aldığı geniş kapsamlı bir biyografi yazacak. Aynı zamanda Williams hayattayken onunla çok iyi iki dost olduğunu söyleyen yazar, bu biyografinin hakkını vermek için büyük mesai harcayacağını söylüyor. Yayınlanma tarihi ve kitabın ismi ile ilgili herhangi bir bilgi ise henüz yok.Play Tuşu
ABD'li yazar Dan Brown'ın son kitabı 'Cehennem' de sinemaya uyarlanacak. Altın Kitaplar'dan yapılan açıklamaya göre, yapımcılığını SonyPictures ve Imagine Entertainment üstlendiği filmde, 'Da Vinci'nin Şifresi' ile başlayan ve 'Melekler ve Şeytanlar' ile süren seride macera, 'Cehennem' ile kaldığı yerden devam edecek. Filmin yönetmenliğini ilk iki filmde olduğu gibi Ron Howard üstlenirken, yapımcılığını Brian Grazer yapacak. 'Simge bilim Profesörü Robert Langdon' karakterini yine Tom Hanks'in canlandıracağı filmin çekimlerine 2015 yılı nisan ayında Floransa'da başlanacak. Filmin İstanbul'da geçen sahnelerinin ne zaman çekileceği ise henüz açıklanmadı. CNN Türk
Son bir yılın en çok konuşulan filmlerini bir araya toplayan Filmekimi, bu yıl ilk kez Kadıköy'de de düzenlenecek. İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Vodafone FreeZone sponsorluğunda gerçekleştirilecek 13. Filmekimi, her yıl olduğu gibi merakla beklenen filmleri izleyiciyle buluşturacak. Yeni sinema sezonunun habercisi olan Filmekimi’nin 13’üncüsünde prömiyerini Sundance, Cannes, Venedik ve Toronto gibi festivallerde yapan, Godard, Cronenberg, Leigh ve Sissako gibi ustaların son yapıtlarının da aralarında bulunduğu filmler sinemaseverlerin beğenisine sunulacak. 11-17 Ekim tarihlerinde, 7 gün boyunca İstanbul’da olacak Filmekimi, Ekim ayı boyunca da Türkiye ’nin dört bir yanındaki sinema salonlarını ziyaret edecek. İlk kez Kadıköy’de Bu yıl Ekim ayı boyunca birçok şehri gezecek Filmekimi İstanbul’da son yıllarda olduğu gibi Atlas, Beyoğlu ve Nişantaşı Citylife City’s sinemalarında düzenlenecek ve bu yıl ilk defa Kadıköy’e de geçecek. Kadıköy’deki Rexx sinemasının büyük salonu 11-17 Ekim tarihleri boyunca Filmekimi filmleriyle dolup taşacak. Henüz 25 yaşında, Cannes Film Festivali’nde Jüri Ödülü’nü efsane sinemacı Jean-Luc Godard’la paylaşan Xavier Dolan’ın Altın Palmiye’nin en büyük adaylarından biri görülen son filmi Mommy’nin, Türkiye prömiyeri Filmekimi’nde yapılacak. Cannes’da, jüri başkanı Jane Campion’ın “Gerçekten bir dahi” diyerek övdüğü Dolan’ın son filmi, şiddete meyleden sorunlu ergen oğlu Steve’i tek başına büyütmeye çalışan dul anne Diane’ın hikâyesini anlatıyor. Filmde Diane rolünü, Dolan’ın ilk filmi Annemi Öldürdüm’de anneyi oynayan Anne Dorval üstleniyor. Yönettiği beşinci uzun metrajlı filmi, yine baştan başa bir Xavier Dolan projesi: Filmin yönetmenliğini üstlenen Dolan, aynı zamanda senarist, ortak yapımcı, kurgucu ve kostüm tasarımcısı; ancak çağdaş sinemanın bu en verimli “yaramaz çocuğu” bu kez filminde rol almıyor. Filmde yer alan şarkılardan bazıları ait. Uyguladığı 1:1 ekran oranı, Oasis, Counting Crows, Dido ve Andrea Bocelli’den şarkıları, renk ve kurgu seçimleriyle Xavier Dolan’ın bu son filmi, birçok eleştirmen tarafından en iyi yapıtı olarak değerlendiriliyor. Dolan’ın önceki filmleri ‘Annemi Öldürdüm’, ‘Laurence Anyways’ ve ‘Tom Çiftlikte’ daha önce İstanbul Film Festivali’nde gösterilmiş, ‘Tom Çiftlikte’, 33. İstanbul Film Festivali’nde Radikal Halk Ödülü’nü kazanmıştı. Cannes’dan ödüllü Andrei Zvyagintsev’in ‘Leviathan’, David Cronenberg’in ‘Maps to the Stars’, Mike Leigh’in ‘Mr. Turner’ ve Abdrerrahman Sissako’nun ‘Timbuktu’ adlı filmlerinin de Filmekimi’nde gösterileceği daha önce açıklanmıştı. Cumhuriyet
Fareler üzerinde yapılan testler, mekanlarla ilgili olumsuz anıların olumluya çevrilebileceğini gösterdi. Araştırma, Travma Sonrası Stres Bozukluğu ve depresyon hastaları için umut vadediyor Bilim adamları, kötü anıları güzel anılara çevirmeyi başardı. 'Nature' dergisinde yayımlanan araştırmada, laboratuvar ortamında fareler üzerinde yapılan testlerde beyindeki devrelerin suni olarak harekete geçirilmesiyle olumsuz anılar olumlu anılara dönüştürüldü.Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) Nöral Devre Genetiği Merkezi araştırmacıları, farelerin önce bir mekanla ilgili kötü anılar edinmesini sağladı. Daha sonra bellekte mekanla ilgili bilgileri kaydeden nöronlar farklı bir duygusal durumda yeniden uyarıldı. Böylece farelerin mekanla ilgili anıları, olumsuzdan olumluya çevrildi. Araştırmayı yöneten Prof. Dr. Susumu Tonegawa, 'Duygular, anılarımızla yakından ilişkilidir. Araştırmamız, anıların duygusal değerinin değiştirilebileceğini gösteriyor. Diyelim ki sokak ortasında saldırıya uğradınız ve çantanız çalındı. Olumsuz anılarınız yüzünden yeniden o sokağa gitmekten korkarsınız. Oysa şimdi bu tür travmalarla ilgili anıları değiştirebiliyoruz. Hatta bunun için söz konusu mekana bile gitmenize gerek yok. Her şey beynin içinde olup bitiyor' dedi. Prof. Dr. Susumu, sözlerine şöyle devam etti: 'Önce farenin beyninde mekan anılarının kaydedildiği nöronları belirledik. Daha sonra fareye ufak elektrik şokları verirken optik bir kablo ile bu nöronları uyardık. Böylece farenin, söz konusu mekandan korkmasını sağladık. Şimdi de farenin mekanla ilgili olumsuz anılarını olumlu anılara çevirmeyi başardık. Bunun için de belirli bir yerde elektrik şoku verilen farelerin mekanla ilgili olumsuz anılarını yine optik kablolar aracılığı ile nöronları uyararak ve bu kez ödül vererek olumluya çevirdik.' Anıların değiştirilmesi, mekanlarla ilgili bilgilerin depolandığı hipokampus bölgesi ile duygusal tepkileri düzenleyen amigdala bölgesi arasındaki bağlantıların suni yöntemlerle uyarılması yoluyla sağlanıyor. Araştırma, özellikle Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) ve depresyon tedavisi için büyük önem taşıyor. AA
2015 yılı sonunda küresel internet trafiği toplam 1 Zetabyte büyüklüğe ulaşacak. 1 Zetabyte ise 36 milyon yıl süren bir HD filmin uzunluğuna tekamül ediyor. Statista ve Forbes’un derlediği küresel internet verileri infografiğindeki dev veriler, dünya genelinde internet trafiğinin bugüne kadar ki çılgın artışını oldukça iyi görselleştiriyor. Zira, 2000 yılının başında dünya genelinde yaklaşık 400 milyon olan internet kullanıcı sayısı bugün yaklaşık 3 milyar kişiye ulaşmış durumda. İnternet nüfusunun bölgesel dağılımında ise Asya-Pasifik yüzde 41′lik bir oranla ipi göğüsleyen bölge, onu yüzde 26 ile Avrupa ve yüzde 14 ile Kuzey Amerika takip ediyor. 2013 yılında Doğu Asya’da internet kullanıcıları sayısının 756 milyondan fazla olduğu belirtiliyor. Küresel internet tüketiminde en büyük payı açık ara farkla video alıyor ve almayada devam edecek gibi görünüyor. Örneğin Kuzey Amerika’da tüketilen trafiğin yüzde 59 ‘u gerçek zamanlı eğlence için harcanıyor ve bunun yüzde 31,62′si Netflix’ten geliyor. Dikkat çeken notlardan bir diğeri de 2013 yılında dünyanın online nüfusunun yüzde 73,4′ünün internete mobil telefonlarından bağlandığı. Statista 2017 ylı itibariyle bu oranın yüzde 90′ı geçeceğini tahmin ediyor. 2014 yılında mobilde en çok zaman geçirilen uygulamaların başında yüzde 32 ile oyunlar geliyor. Sosyal ağlarsa yüzde 28′lik oranla ikinci sırada ve onu yüzde 18 ile kurumsal uygulamalar takip ediyor.Webrazzi
Güney Koreli teknoloji şirketleri LG ve Samsung Apple'ın merakla beklenen akıllı saati piyasaya çıkmadan yeni akıllı saatlerini tanıttı. Güney Koreli şirketler ilk akıllı saatlerin çok da 'komik' görüntüsünün eleştirilmesi üzerine yeni saatleri modaya daha uygun şekilde tasarladıklarını belirtiyor. Samsung'un Gear S adlı akıllı saati kavisli bir ekrana sahip. LG'nin G Watch R modeli ise klasik bir kol saatini andırıyor. Apple'ın akıllı saat lansmanını gelecek ay yapması bekleniyor. Ancak ürün lansmanları konusunda ağzını hep sıkı tutan Apple akıllı saat konusunda da herhangi bir ipucu vermiyor. Tüketici teknolojileri analisti Benedict Evans, Apple'ın çalışmalarından neredeyse hiç sızıntı olmamasının henüz üretimin başlamadığı anlamına gelebileceğini de vurguluyor. Apple'ın uzak doğulu rakipleri ise akıllı saat yarışına hızlı girmek için mücadele ediyorlar. Gelecek ay Berlin'de düzenlenecek olan Tüketici teknolojileri fuarlarında akıllı saatlerin yeni odak noktası haline gelmeleri bekleniyor. Tüketici elektroniği araştırma merkezi CCS Insight'tan Ben Wood BBC'nin sorularını yanıtlarken şirketlerin yarışa bir adım önde başlamak için elinden geleni yaptığını belirtiyor. 'Özellikle Samsung oldukça radikal değişiklikler peşinde' diyen Wood şirketlerin akıllı saatlerle birlikte deneysel ürünler üzerinde çalışmaya başladığını ifade ediyor. Samsung'un yeni akıllı saati Gear S şirketin kendi işletim sistemi olan Tizen'i kullanıyor. Saatte SIM kart yerleştirmek için de yer var. Daha önceki akıllı telefonların tam kapasiteyle çalışabilmesi için cep telefonlarıyla bağlantı kurmaları gerekiyordu. Wood'a göre ilk akıllı saat denemelerinin özellikle tasarım açısından çok beğenilmemişti. 'Kitle tüketimi için bu saatlerin şık görünmesi gerekiyor' diyen Wood, teknolojik açıdan gelişmiş olsa da normalden büyük görünen bir saati satın alacak kişi sayısının çok az olduğunu vurguluyor.BBC
Kansas'lı sanatçı Kawehi, ilginç video klibi ile sosyal medyanın 'hoş' paylaşımları arasına girdi.Anthem adlı şarkısına klip çeken Kawehi'nin videosunda görülen beatbox'ların sesleri de sanatçının kendisine ait.
İngiliz yazar Virginia Woolf, feminizm denince akla gelen ilk isimlerden. Yaşadığı ruhsal problemlerden ötürü bunalıma girerek intihar eden Woolf, dünya edebiyat sahnesinden geçmiş en başarılı isimlerden biridir. İşte yazarın satır aralarından çıkmış, hayata ve insanlara dair bazı sözleri...
Korku sinemasının en uğursuz antikahramanı Freddy yine ergen gençlere kabuslar yaratmakla meşgul. Tabi sadece bu kabusları görmelerini sağlamıyor, bizzat rüyalarının içine girerek meşhur penceleriyle onlara hadlerini bildiriyor. Çünkü kendisi de 'muhafazakar ailelerin bir kurbanıdır' ve bilinç altında onları suçlamakta, temiz aile çocuklarını katlederek intikamını almaktadır. Freddy Krueger karakterini Watchmen'de Rorshach karakterini oynayan Jackie Earle Haley canlandırıyor. Filmin yönetmen koltuğunda ise Samuel Bayer oturmaktadır.
Yemekteyiz programının Show Tv'de yayınladığı dönemdeki yarışmacılarından biri olan Hasan Çiftçi, programdaki hâl ve tavırlarının ötesinde, kurduğu cümlelerle gündeme bomba gibi düşmüştü.