Sony Pictures CEO'su Sessizliğini Bozdu
Sony Pictures’a ”Guardians of Peace” isimli sanal korsan grubu tarafından düzenlenen saldırı önce şirketin sistemlerini işlemez hâle getirmiş, ardından da saldırıda ele geçirilen şirket içi bilgiler internete sızdırılmış ve Sony Pictures’a dair pek çok sır açığa çıkmıştı. Tüm yaşananların ardında Sony Pictures’ın yapımcılığını üstlendiği The Interview isimli filmin vizyona girmesini istemeyen Kuzey Kore’nin bulunduğu iddia edilirken, gelen terör saldırısı tehditlerinin ardından Sony Pictures’ın The Interview’in ABD’de vizyona girmesini ertelemesi işleri başka bir boyuta taşımıştı.Dünya gündeminde kendisine oldukça ciddi bir yer bulan saldırı konusundaki sessizliğini uzun süre koruyan Sony Pictures CEO’su Michael Lynton, CNN’e verdiği röportajla bilinmeyen pek çok konuya açıklık getirdi. Sony Pictures’ın The Interview’in çıkışını iptal etme kararı üzerine gelen tepkileri değerlendiren Lynton, önlerinde çok kısa bir süre varken bir tehditle karşı karşıya kaldıklarını ve iptal kararını almalarında sinema zincirlerinin takındığı tutumun etkili olduğunu belirtti. The Interview konusunda geri adım atmadıklarını vurgulayan Sony Pictures CEO’su, filmi ABD halkına ulaştırma konusunda halen çok istekli olduklarını dile getirdi.Michael Lynton, iptal kararının alınmasının ardından Sony Pictures’a yapılan ”filmi internette yayınlayın” çağrılarına ilişkin açıklamalarda da bulundu. Filmi yayınlama konusundaki arzularından vazgeçmediklerini yeniden hatırlatan Lynton, internetin ilk seçenekleri olmadığını belirtti. Lynton halihazırda hiçbir çevrim içi yayıncının veya e-ticaret sitesinin kendilerine The Interview’in yayınlanması ve dağıtımı konusunda başvurmadığını ifade etti. Bu noktada Sony’nin kendi çevrim içi video platformlarının da bulunduğunu belirtmek gerekiyor.Sony Pictures CEO’sunun filmi yayınlama konusunda ısrarcı oldukları yönündeki açıklamalarına rağmen, The Interview’in tanıtımı için oluşturulmuş çevrim içi mecraların ortadan kaybolması dikkat çekiyor. Filmin internet sitesine, Facebook sayfasına, YouTube kanalına ve Tumblr sayfasına hâlihazırda erişilemiyor. The Interview için oluşturulan Twitter ve Instagram hesapları hâlen erişilebilir durumda olsa da, bu hesaplardaki paylaşımların ortadan kaybolduğu görülüyor. Sony’nin filmle ilgili her şeyi kaldırmasında sanal korsanların tehditlerinin etkili olmuş olabileceği öne sürüldü.Teknoblog
Akdoğan: 'TRT'deki Dizilerle Aslında Sınıf Atladık'
Başbakan Yardımcısı Akdoğan, TRT'de yayımlanan 'Diriliş Ertuğrul' dizisinin setini ziyaretinde 'Gerçekten her bir karakter son derece başarılı, bu dizilerle aslında sınıf atladık' dedi.Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, TRT'de yayımlanan 'Diriliş Ertuğrul' dizisinin Beykoz Riva'daki setini ziyaret etti. Buraya gelişinde Akdoğan'ı, TRT Genel Müdürü Şenol Göka ve dizinin yapımcısı Mehmet Bozdağ karşıladı. Bazı dizi oyuncularının at sırtında karşılamaya katılması dikkati çekti.Dizide rol alan Serdar Gökhan ve Engin Altan Düzyatan'ın da bulunduğu bazı oyuncularla sohbet eden Akdoğan, daha sonra seti gezdi. Dizinin yönetmeni Metin Günay'la konuşan ve bir süre yönetmen koltuğunda çekimleri izleyen Akdoğan, bir sahnede de 'başla' komutu verdi.Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, seti gezdikten sonra düzenlenen basın toplantısında, teşvik ve destek için seti ziyaret ettiğini söyledi.Kocaeli'nde dün 'Filinta' dizisinin setini ziyaret ettiğini hatırlatan Akdoğan, 'Avrupa'nın en büyük platosu kurulmuştu. Bugün buradayız. Gerçekten gurur duyacağımız bir tablo var. Hem yapım ve set olarak hem de muhteva olarak gurur duyacağımız bir tabloya şahit olduk' diye konuştu.'Filinta ve Diriliş, muhtemelen reytingde yarışacak'Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, 'Diriliş Ertuğrul' dizisinden büyük beklenti için olduklarını belirterek, şunları kaydetti:'Hem onlar iddia sahibiler hem de biz büyük bir beklenti içindeyiz TRT olarak, Türkiye olarak. Bu tür yapımlar soft power açısından Türkiye'nin yumuşak gücü, bölgesel etkinliği açısından büyük önem taşıyor. Balkanlardan Ortadoğu'ya Kafkaslara kadar birçok bölgede Türkiye daha çok tanınıyorsa, daha iyi tanınıyorsa, tarihimizi daha iyi tanıyorsak dizilerin önemli katkıları var. Gerçekten her bir karakter son derece başarılı, son derece yerinde. Bu dizilerle aslında sınıf atladık. Sınıf atladığımız düzeydeyse TRT dizileri birbiriyle rekabet edecek. Filinta ve Diriliş, muhtemelen reytingde yarışacak. Genelde 'Hollywood tadında diziler, sinema filmi gibi diziler' deniyor, doğrudur. Bazı yapımlarda dış destek de alınıyor. Çekim teknikleri, makyaj açısından Hollywood ayarında denebilir. Onlarda çekim teknikleri var, diğer sanat kabiliyetleri açısından var. Ama bizde de tarih var. Bu karakterler var. Bunların hepsi biz de var. Süleyman Şah, Hayme Ana, Ertuğrul... Bunları izlediğimizde duygulanıyoruz. Her biri Osmanlı'nın kurucu iradesi. Büyük bir imparatorluk kurmuş bir anlayış.''Sanat formu açısından da başarılı'Başbakan Yardımcısı Akdoğan, son dönemde Soğut Şenlikleri gibi Haymana Şenlikleri başlattıklarına dikkati çekerek, Osmanlı'yı kuran gerçek iradenin biraz da Haymana'nın iradesi olduğunu vurguladı.Dizinin karakterlerinden Süleyman Şah'a değinen Akdoğan, şöyle konuştu:'Suriye'de yaşananlar bağlamında son dönemde mevzu oluyor. Orada bir karakolumuz var. Mehmetçiğimiz nöbet tutuyor. Türkiye toprakları sayılıyor. 'Kim acaba bu Süleyman Şah, niye orası vatan toprağı' diye sorulduğunda bu dizide daha iyi görüyoruz. Osmanlı'yı kuran insanlar bunlar. Bu diziler hem tarihimizi daha yakından tanımamız için önemli hem de Türkiye'nin bilinirliği açısından önem taşıyor. Sanat formu açısından başarılı bu diziler. Ama sadece sanat sanat içindir diye bu işler yapılmıyor. Toplumsal sorumluluk, muhteva da önem taşıyor. Sanat formu kadar mesaj da önem taşıyor. Bu diziler o açıdan da bence başarılı bir yapım olarak değerlendirilebilir. Biz her zaman arkadaşlarımızın yanındayız. Başarılarının devamını diliyoruz.'TRT'nin İngilizce kanalı yeni yılda yayındaYalçın Akdoğan, bir basın mensubunun 'TRT'de buna benzer Osmanlı'yı anlatan yeni yapımlar görecek miyiz?' sorusu üzerine, TRT'nin büyük bir çıkışta olduğunu belirterek, kurumun, sadece dizilerle değil, diğer yayınlarıyla da çıkış yaptığını anlattı.İngilizce kanalının yeni yılda yayına başlayacağını, diğer dillerde de yayınların geliştirildiğini ifade eden Akdoğan, dizilerle farklı dillerdeki kanallarla her açıdan gelişmeyi sağlamaya çalıştıklarını aktardı.Akdoğan, yeni dönemde de yeni dizilerin başlayacağını dile getirerek, 'Biz çok umutluyuz, bütün bu yapımlardan. Bu yapımlar basit yapımlar değil, teknik olarak da maliyet olarak da. Arkadaşlarımız gerçekten emekleriyle çok şeyler katıyorlar. Tarih ileri tarih, malzeme iyi, geçmişimizde bu karakterler yaşananlar, muhteva çok iyi. Oyuncular iyi. Tiplemeler, ortaya koyulan sanat ürünü, yapım, prodüksiyon çok başarılı. İnşallah buradan güzel bir ürün çıkacak' dedi.Oyuncuları da tebrik eden Akdoğan, 'Bu kadar yolu her gün gidiyorsunuz, geliyorsunuz. Kolay değil. Başarılar diliyorum' ifadelerini kullandı.Dizinin yapımcısı ve senaristi Mehmet Bozdağ, Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan'a ziyaretin anısına bir kılıç hediye etti.Kenan Irtak, AA
Gemiciliğin Geleceğiyle Tanışın
Rolls Royce’a göre geleceğin kaptan köşkleri oldukça teknolojik olacak. oX Bridge adı verilen sistem ile denizde otomatik olarak seyreden gemiler 2025 yılında gerçeğe dönebilir.Sistem içinde kaptanların buz dağları gibi tehlikeleri görüp aksiyon alabilmeleri için arttırılmış gerçeklik sunan ekranlar, gemi üzerinde dolaşılan tayfanın izlenebilmesi için araçlar gibi ilginç özellikler barındırıyor.
Dünyanın İlk Robot Figürü!
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte zaman zaman oyuncak olarak da kullanılan aksiyon figürleri de başka şekillere bürünüyor. Tomoaki Kasuga tarafından kurulan bir şirketin geliştirdiği bu küçük robot, üzerinde bulunan 20 eklem sayesinde pek çok hareketi kendi kendine yapabiliyor. MF201 olarak adlandırlan konsept robot ileride favori karakterlerimizin içinde kullanılabilir ve masalarımızın üzerinde hareket eden biblolara dönüşebilir.
Volvo’dan Bisikletçi Dostu Teknoloji
Aynı yolu paylaşmalarına rağmen bisikletler ve arabalar çok iyi anlaşamayabiliyor. Dünyadaki en güvenli arabalardan birkaç tanesini geliştirmiş olan Volvo, şimdi de bisikletler ve arabaların haberleşmeleri ve birbirlerini göremiyorlarken bile birbirlerinden haberdar olmaları için yeni bir teknolojik güvenlik kaskı geliştirdi. POC ve Ericsson ile yapılan ortaklık neticesinde tasarlanan ve geliştirilen kask, konum bilgisini popüler bisikletçi uygulaması Strava ile paylaşıyor ve Volvo araçları internet üzerinden bu verilere erişebiliyor. Eğer bir bisiklet görüş alanında olmasa bile bir Volvo’ya yaklaşırsa aracın sürücüsü uyarı mesajı alıyor. Aynı uyarı mesajı bisikletçiye de gidiyor, Strava uygulamasından yakındaki arabaya yönelik bir uyarı alan kask uyarı ışıklarını yakıyor.
Reklam
Uçaklar Nasıl Yapılıyor?
Ticari bir uçak yapmak oldukça devasa bir iş. 4000 zeki mühendisin 7 yıllık planlamaları ile yapılan dev makinelerin her bir parçası tekrar tekrar test ediliyor (bir Airbus A350’de 2,65 milyon parça mevcut). Aşağıdaki videoda bu işlemin nasıl yapıldığı görülebiliyor: motora ördek atılarak yapılan bir test bile var!
Yılanı Andıran Robot Kol!
(Robot olsun veya olmasın) Yılanlardan korkanlarımız için gelecekte onlardan kaçılabilecek çok az yer bulunacak gibi gözüküyor. Havada asılı kalarak belirlenen yolu izleyebilen OC Robotics’ Series II – X125 system snakebot, çocukluk korkularımızı gün yüzüne çıkarmasının haricinde gelecekte insanlığa oldukça faydalı olabilir.
Reklam
Can Sıkıntısına Birebir İnternet Spirografı
Aslında kendisine çoğumuz aşinayız ancak ismini bilmiyoruz: şu sokaklarda seyyar satıcıların önünde gördüğümüz, çember dişlilerden oluşan ve kağıt üzerine absürd ancak değişik bir şekilde haz verici şekiller çizebilmeye olanak tanıyan aletler. Şimdi teknoloji ile birlikte tarayıcılarımıza taşınan bu güzel icadın bulunduğu web sitesini derhal sık kullanılanlara eklemek isteyebilirsiniz. http://nathanfriend.io/inspirograph/
Twitter’da En Çok Kullanılan 100 Emoji
FiveThiryEight, Twitter’daki en popüler 100 emoji listesini hazırladı. Liste gerçek zamanlı bir şekilde şu çılgın web sitesi üzerinden de takip edilebiliyor: http://www.emojitracker.com/
Say: 'Holdinglere İhtiyaç Duymuyoruz'
Sanatçı Fazıl Say, 2 yılda bir yapılan BİFO-SAY festivalinin bu yıl iptal edilmesiyle ilgili bir açıklama yaptı.Fazıl Say 2 yılda bir yapılan BİFO-SAY festivalinin bu yıl iptal edilmesiyle ilgili bir açıklama yaptı. 'Ben ve ekibim ne devlete ne de bu holdinglere ihtiyaç duymuyoruz' diyen Say, Borusan'ın festivali iptal etmesinin ardından aldığı ihaleye dikkat çekti.Say tarafından yapılan açıklama şu şekilde:'DostlarBORUSAN yönetimi (Ceo'su Agah bey) bugün tüm medyaya açıklamalar yapmış. Bir BİFO-SAY(Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası ve Fazıl Say) festivalimiz vardı İstanbul'da. İki yılda bir olurdu. Bu yılki iptal edilmişti. Niye iptal edildiğini anlatmışlar basına. Tabi her zaman her şeye bir kılıf uydurulur.İşin aslı ise şu;Hatırlarsınız; Şu Antalya'da yaşanan haksızlık sebebi ile ben Gürer Aykal ile artık çalışamayacağımızı anlattım. Sadece ben mi anlattım? Gürer Aykal kendisi basına açıklamalar yaptı 'bir daha Fazıl Say eseri yönetmem' dedi. Şimdi belli ki burada bir anlaşmazlık var. Evet keşke olmasaydı. Ama maalesef o 'keşke'ler bu insanların egolarının önüne geçemiyor. Evet Antalya'da bu kavga oldu ama ben bunun Borusan ile olan Festivalimize yansımaması için gayret gösterdim. Bifo-Say festivali 4 konserden oluşuyordu. Bu 4 konserden sadece 1 tanesi Gürer beyin yöneteceği konser idi. Borusan 4 konserin tamamını iptal etmiştir. Okudunuz, hepsi ortada yazıldı.Tekrar etmeye gerek yok. Ben hep şunu savundum. Gürer Aykal ile zaten olmuyor, o da istemeyecektir benim ile konser yapmayı -ki istemiyor. Ya 4 konser içinden onun yöneteceği o konseri de kaldırın, ya o konsere başka şef alalım. Gürer Aykal'a da ayrı bir kapsamda başka bir konser verilsin. Sonuçta adı ve konusu Fazıl Say olan bir festival de devam edebilsin.' Bunu savundum. Ama bu olmadı... Olmadığının zaten hemen ardından da Borusan bir ihale kazandı. Agah bey diyor ki 'ihalenin bu konu ile alakası yoktur',  ben diyorum ki ' Bilemiyorum, neden olmasın?'.Dostlar kendi konserlerimizi organize ediyoruz. Türkiye'nin her yerinde konser veriyoruz. Gerekirse, Anadolu'da köylere gidip çalıyorum. Ben ve ekibim ne devlete ne de bu holdinglere ihtiyaç duymuyoruz. Başımızın çaresine bakarız. İyi müzik yaptığımız sürece de bu salonlardaki doluluk oranımız artıyor. Dünyanın her yerinde yılda 100 konserimiz var. Eserlerimiz her yerde çalınıyor. Tüm internette de yayılmış durumda. Her yıl 3-4 CD üretiyoruz. Çalışıyoruz. Deli gibi çalışıyoruz. Orkestra eserlerimin Türkiye'de çalınması durumuna gelince. Dünyanın her yerinde çalınıyor. Türkiye'de benim (Orkestra) eserlerimin çalınma olasılıkları kısıtlanmıştır. Bu durum tamamen siyasidir. CSO olayında gördünüz. Gürer Aykal ise tüm bu olaylarda kendini kullandırtmıştır. Kötü bir duruş sergilemiştir.Dostlar,Şunu sorun kendinize, Aykal ne kaybederdi Muammer Sun gibi duruş sergileyebilseydi?Borusan'daki arkadaşlara başarılar dilerim. Ben her yıl 40-50 Orkestra ile çalıyorum fazla ihtiyacım yok illaki Borusan Orkestrası ile çalmaya. Herkes işine baksın. Bizi de artık rahat bırakın. Çalışan üretenleri rahatsız etmeyin.Sevgiler, Saygılar.'İleri Haber
Reklam
Nikon 2014 Mikroskopik Fotoğraf Yarışmasına Katılan Birbirinden Muhteşem 26 Detay Fotoğraf
2014 yılında Nikon tarafından düzenlenen fotomikrografi (mikroskopla büyütülmüş görüntülerin fotoğrafları) yarışmasına katılan birbirinden ilginç görüntüler, yaşadığımız dünyanın ne kadar ilginç ve çeşitliliğe sahip bir yer olduğunu gözler önüne serdi. Küçük canlıların bedenleri içerisinde detaylara saklanmış birbirinden renkli görüntüler ilgililerin beğenisi topladı. İşte yarışmaya katılan iddialı fotoğraflardan 26 tanesi;
Akıllı Telefonlar 2015'te Zamlanacak
Zaten pahalı değil mi diyorsunuz. Evet pahalı ama daha da pahalanacak. İşte 2015 yılında gelecek yeni vergiler, akıllı telefonlara yansımaları ve çıkartılması düşünülen yeni vergiler...Her yeni yıl, tüm dünya halkları tarafından yeni umutlarla ve merakla bekleniyor. İnsanların genel olarak yeni bir başlangıç olarak düşündüğü her yeni yıl, Türkiye'de yenilenen vergilendirmelerle başlayacak.Esasında bu gerçeğe çok yabancı değiliz. Genel olarak her yeni yılın başlangıcıyla beraber, vergi rakamlarındaki değerlerde değişimler oluyor.2015'te teknolojiye yüzde 10.11 zam2015 'te yapılacak zam oranları geçtiğimiz aylarda belli olmuştu. 2015 yılında trafik cezaları, cep telefonu, emlak, taşıt ve iletişim vergisine yüzde 10.11 oranında zam yapılacağı biliniyor.Yani şu an 2000 liraya alınan bir telefona 202.2 TL zam gelecek ve fiyatı 2202.2 TL olacak. Tabi 2015 yılında telefonlara konan damga vergisinin de arttırıldığı biliniyor. Diğer tüm vergiler, damga pulunun dahil edilidiği fiyat üzerinden hesaplanıyor. Örnek vermek gerekirse Türkiye'ye gelen bir cihazın vergisiz fiyatı 500 TL ise, damga puluyla beraber 550 TL oluyor ve bunun üzerinden diğer vergiler hesaplanıyor. Bu da fiyatı yükselten etmenlerden biri olacak.İthal telefona ek vergi gelebilir!Henüz kesinleşmiş bir durum olmasa da, Vestel'in yerli telefon üretmesiyle beraber diğer ithal telefonlara ek vergilerin gelmesi gündemde. Zaten Vestel'in de bu şekilde hükümetten bir beklentisi olduğu da biliniyor.Cari açığın ciddi bir oranda yükseldiği Türkiye ekonomisi, tasarruf da yapamadığı için ek vergilerle satın alım oranlarını azaltma peşinde olacak.2013 yılında 12 milyon cep telefonu ithalatı yapan Türkiye, 2.7 milyar dolarını dışarıya vermiş oldu. Bu yüzden hükümet yerli akıllı telefona teşvik maksadıyla yabancı cihazlara daha fazla vergiler getirebilir. Tabi bunu biraz değişik bir biçimde yapmalılar. Çünkü gümrük birliği anlaşması, ithalat edilen mallara ek vergiler getirilmesinin önünü kısıtlıyor.Şimdilik hazırlık aşamasında olan yeni vergi, hükümete yakın kaynaklar tarafından da olumlu karşılandığı belirtiliyor. Yani 2015 yılı içerisinde, fiyatı yüksek olan ve yabancı akıllı telefonlarda ek vergilendirme yapılabilir.Bakalım küresel olarak durgunluğa giren ekonomi, özellikle Rusya ve Türkiye'de biraz daha durgunlaşacak gibi. Bunun yansıması da zam olarak bizlere yansıyacak.Dolar da yükseliyorDövizin yükselmeye başladığı günümüzde, 2015'te dövizin daha da yükselmesi de beklenenler arasında. Telefonların fiyatlarını bu tip etmenler de artırabilir.Telefon almayı düşünenlere, 2015 'i beklemeyin diyebiliriz.ShiftDelete.Net
Reklam
21. Ölüm Yıl Dönümünde 10 Video ile Türk Sinemasının "Baba"sı Hulusi Kentmen
Hulusi Kentmen (20 Ocak 1912, Tırnova - 20 Aralık 1993, İstanbul), Türk tiyatro ve sinema oyuncusu.Deniz Kuvvetlerinde astsubay rütbesiyle görev aldı. Deniz astsubaylığından emekli olduktan sonra sanat yaşamına atıldı. Hisse-i Şaiya oyunuyla profesyonel olan Kentmen, 1942'de Sürtük filmiyle sinema oyunculuğuna başladı. Tatlı-sert ve babacan tarzı ile çoğu filmlerinde baba, komiser, bahçıvan, hakim vb. roller üstlendi, birçoğunda kendi adıyla oynadı. Kentmen, 1942-1988 yılları arasında 500'e yakın filmde rol aldı. Türk sinemasında bir klasik olan oyuncu 81 yaşında 20 Aralık 1993'te böbrek yetmezliği sonucu yaşamını yitirdi.
İzmir’de Görülmesi Gereken 8 Değişik Yer
İzmir doğal güzellikleri yönünden görülmeye değer yerlere sahiptir.  İzmir şehrinde doğal güzellikleri ile ön plana çıkan çok bilinmeyen yerleri görülmeye değer güzelliktedir. Kentin tarihi dokusu ve doğal güzellikleriyle Türkiye’de ön plana çıkan başlıca turizm şehirlerinden olmaktadır. İzmir’e gidilip görülmesi gereken yerleri sırasıyla ele alalım.
Reklam
ABD Ulusal Film Arşivi’nin 'Yeni Hazineleri' Açıklandı
Yıl sonu listeleri arasında kaybolurken ABD Ulusal Film Arşivi (National Film Registry)’den Ulusal Film Koruma Heyeti (National Film Preservetion Board) Kongre Kütüphanesinde (Library of Congress)’de saklamak üzere seçtikleri filmleri açıkladı. Her yıl olduğu gibi minimum 10 yıllık bir süreyi aşmış 25 filmi kültürel miras olarak koruduğunu açıklayan kurulun bu seneki seçkisi oldukça ilginç ama daha önceki yıllarda da bilindiği üzere de kurulun yelpazesi oldukça geniş:Klasik Hollywood filmlerinden, deneysel filmlere, kısa filmlere kadar bağımsız yapımlar, televizyon filmleri de koruma altına alınabiliyor.Bu senenin seçkisinde ilk göze çarpan yapımlardan biri Joel ve Ethan Coen’lerin The Big Lebowski (1998)’si, Roman Polanski’nin Rosemary’s Baby (1968) ’ si, Howard Hawks’ın Rio Bravo (1959)’su ve Samuel Fuller’in V-E + 1 (1945)’i popüler klasik yapımlardan ise Steven Spielberg’in Saving Private Ryan (1998)’ı ve Mel Stuart’ın Willy Wonka and the Chocolate Factory (1971)’si listede yerini alıyor. Kurulun listesine giren en eski yapımlar ise; Bert Williams Lime Klin Club Field Day filmi (1913), Lois Weber’in Shoes (1916), William Worthington’ın The Dragon Painter (1919), Grace Cunard ve Francis Ford’un Unmasked (1917)’ı. Kurulun yine koruma altına alıp kütüphanesine eklediği en yeni yapımlar ise Mark Jonathan Harris’in Into the Arms of Strangers: Stories of the Kindertransport (2000) ve James Benning’in 13 Lakes (2004) filmleri.Kurulun listesine giren filmlerin tamamı şöyle:James Benning, 13 Lakes (2004).Bert Williams Lime Kiln Club Field Day (1913).Joel ve Ethan Coen , The Big Lebowski (1998).Irving Cummings, Down Argentine Way (1940).William Worthington, The Dragon Painter (1919).Trevor Greenwood, Robert Dickson ve Alan Gorg, Felicia (1965).John Hughes ve Ferris Bueller, Day Off (1986).Busby Berkeley, The Gang’s All Here (1943).André de Toth, House of Wax (1953).Mark Jonathan Harris, Into the Arms of Strangers: Stories of the Kindertransport (2000).Arthur Penn, Little Big Man (1970).John Lasseter, Luxo Jr . (1986).Lisze Bechtold, Moon Breath Beat (1980).Efraín Gutiérrez, Please Don’t Bury Me Alive! (1976).Preston Sturges ve William K. Howard, The Power and the Glory (1933).Howard Hawks, Rio Bravo (1959).Roman Polanski, Rosemary’s Baby (1968).Leo McCarey, Ruggles of Red Gap (1935).Steven Spielberg, Saving Private Ryan (1998).Lois Weber, Shoes (1916).Henry King, State Fair (1933).Grace Cunard ve Francis Ford, Unmasked (1917).Samuel Fuller, V-E + 1 (1945).Frank Tashlin, The Way of Peace (1947).Mel Stuart, Willy Wonka and the Chocolate Factory (1971).Bant Mag
Reklam