Kendini İmha Eden Telefon
Akıllı telefon üreticisi BlackBerry ve Boeing kendini imha eden bir telefon üretme konusunda işbirliğine gidiyor.Uçuş ve güvenlik teknolojileri firması Boeing'in yaklaşık bir yıldır Black ismini verdiği akıllı bir telefon üzerinde çalıştığı biliniyordu. Telefonla ilgili olarak ortaya çıkan yeni bilgiler ise kendi kendini yok edebilme özelliğine sahip olacağı yönünde.BlackBerry adına açıklama yapan CEO John Chen, 'BES 12 servisini kullanarak Android işletim sistemli telefonun güvenlik özelliklerini geliştirmek için Boeing ile işbirliği yapacaklarını' ifade etti. Daha fazla açıklama yapmayan Chen işbirliğinden memnun olduklarını da dile getirdi.Firmanın donanımsal olarak şifreleme teknolojisine sahip olacak Black isimli telefonun kapağı açılmaya ya da kırılmaya çalışıldığında içindeki verileri siliyor. Özellikle devlet kurumları, gizli servis ve benzeri konumlarda çalışanlar için tasarlanan telefonda çift SIM kart, biyometrik tanıma, uydu bağlantı modülü gibi özellikler bulunacak. Yeni telefonun piyasaya çıkış tarihi, son kullanıcıya satılıp satılmayacağı gibi bilgiler ise açıklanmadı.Kaynak: BlackBerry
Windows 10'dan Rekor
Microsoft firmasının yeni işletim sistemi olan Windows 10 ürünü 2015 yılının ortalarından resmi olarak kullanıma sunulacak. Microsoft, Windows 10 ürününü test edebilmek için 1,5 milyon kişinin kaydolduğu ve bu rakamın yaklaşık 500 bin kullanıcısının da aktif olarak ürünü denediğini açıkladı. Bu rakamlarla Microsoft firması en çok talep gören rakamları Windows 10 ürünü ile yakalayarak rekor kırmış oldu. Ürünü deneyen kullanıcılar ise şimdiye kadar yaklaşık 1500 hatanın çözüme ulaşmasını sağlamışlar.MilliyetTeknoloji
LittleBits ve LEGO ile Yapılan Kopyalama Makinesi!
littleBits şüphesiz son yıllarda piyasaya çıkan en heyecan verici ürünlerden. Modüler elektronik parçalar sayesinde pek çok amaca hizmet eden küçük makineler yapılabiliyor. Arthur Sacek, littleBits’in parçalarını LEGO parçalarıyla birleştirerek bir çizimi çoğaltabilen bir alet yapmış. Henüz evlerdeki yazıcıların yerini alması zor olsa da oldukça eğlenceli bir proje olduğu kesin.
Bu Tarz Benim'in Kazananı Belli Oldu
Bu Tarz Benim'in final gecesinde kazanan belli oldu. Bu Tarz Benim sezon finalinde Ezgi Baylar ve Ayşenur Balcı ile yarışan ikizler Aycan-Nurcan Şencan birinci oldu. İzleyicilerden ise finalin canlı olmamasına büyük tepki vardı, yorum yağdı! Sadece son bölüm canlı olarak ekranlara geldi. Bu kez de jüri üyeleri ve seyirci yoktu.BU TARZ BENİM'İN BİRİNCİSİ KİM OLDU?Bu Tarz Benim'de kazanan kim? sorusu dün akşam yanıtını buldu, Nurcan-Aycan Şencan kardeşler 100 bin liralık büyük ödülün sahibi oldu.BU TARZ BENİM'DE NELER YAŞANDI?Show TV'de ekranlara gelen Bu Tarz Benim'de dün akşam final heyecanı vardı, büyük ödül sahibini buldu.Final gecesinde şarkıcı Hande Yener, Nur Yerlitaş, İvana Sert, Uğurkan Erez ve Kemal Doğulu jüride yer aldı. Hande Yener dansları ve şarkılarıyla geceye renk kattı.EZGİ, AYŞENUR VE AYCAN-NURCAN FİNALDEFinalde Ezi Baylar, Ayşenur Balcı ve ikizler Aycan-Nurcan Şencan kardeşler yarıştı. Hafta içi en fazla yıldızı toplayarak bir puanı garantileyen Ezgi, yarışa bir adım önde başladı.Yarışmacılar gecede 3 ayrı kıyafetle sahneye çıktı. Sonucu jüri oyları ve SMS'ler yüzde 50 yüzde 50 belirledi. Gecenin finalinde noter huzurunda yapılan SMS oylamasının sonucu açıklandı. Sonuçlara göre ikizler Aycan Şencan ile Nurcan Şencan büyük ödülü elde etti. SMS sonuçlarında ikinciliği Ayşenur Balcı üçüncülüğü ise Ezgi Baylar aldı.Büyük ödülü alan ikizlerden Nurcan Şencan 'Bizi destekleyenlere teşekkür ederiz. Bize her zaman destek olan annemize ve şu an Adapazarı'nda izleyen babamıza teşekkür ediyorum. Bizlere inandılar. Buraya her sabah geldiğimizde, buradaki arkadaşlarımız bize yardımcı oldular. Sürekli moralimizi düzeltmeye çalıştılar' diye konuştu.İZLEYİCİLERDEN TEPKİ YAĞDIYarışmanın hayranlarından ise finale tepki vardı. Çünkü, final gecesi çok uzun süre banttan yayınlandı. Bant yayınıyla izleyicilerden SMS atmaları istendi. Gecenin sonunda kısa bir süre canlı yayına geçildi ve sonuçlar açıklandı. Ancak finalde ne jüri vardı ne de seyirciler. Jüri üyelerinden Nur Yerlitaş ise yayın sürerken Instagram hesabından bir mekanda kahve içerken fotoğrafını paylaştı. Bu fotoğrafın altına da çok sayıda yorum geldi. Gece boyu finalin çok sönük olduğuna yönelik yorumlar yapıldı. İşte twitter'a yansıyan o yorumlar:Milliyet
Türkiye'nin İlk Çip Fabrikası Kuruluyor
ASELSAN ve Bilkent Üniversitesi ortaklığında kurulacak Türkiye'nin ilk çip fabrikasının temeli 23 Aralık 2014 Salı günü düzenlenecek törenle atılacak.ASELSAN ve Bilkent Üniversitesi ortaklığında kurulan savunma, uzay, haberleşme ve enerji sektörleri için bir saç telinden daha ince ve dayanıklı malzemelerin üretileceği Türkiye'nin ilk çip fabrikasının temeli 23 Aralık 2014 Salı günü, düzenlenecek törenle atılacak.'AB-MikroNano' şirketin temiz odaları ve ilk kez denenecek teknolojilerle inşa edilecek binasının temeli, Bilkent yerleşkesinde yer alan Bilkent Cyberpark Teknokent bölgesinde Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz'ın katılımıyla düzenlenecek törenle atılması planlanıyor.Türkiye, bu tesiste üretilecek GaN temelli çipler sayesinde savunma radarı, elektrikli araba, yüksek hızlı tren ve 4G/5G cep telefonu sistemleri gibi stratejik teknolojiler üretebilen dünyanın 4. ülkesi konumuna yükselecek.Bilkent Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma Merkezi (NANOTAM) Başkanı ve AB-MikroNano şirketinin Genel Müdürü Prof. Dr. Ekmel Özbay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ASELSAN ve NANOTAM'ın uzun yıllardır nano ve mikro teknolojiler üzerine ortak pek çok teknoloji geliştirdiğini anlattı.Üretilen çiplerden elde edilen sonuçların, hedeflenen performansların çok üzerinde çıkması sonucunda ASELSAN ve BİLKENT yönetimlerinin bu konuda ortak şirket kurma kararı aldığını dile getiren Özbay, şirketin üretime geçmesiyle Türkiye'nin bu alanda ticari nano mikro çip üretimini yapabilen dünyadaki 4. ülke konumuna yükseleceğini bildirdi.Şirketin 30 milyon dolarlık bir yatırımla kurulduğunu aktaran Özbay, “Şirketimiz üniversite-sanayi işbirliği açısından Türkiye’ye örnek olacak. Türkiye’de ilk kez bir üniversite elini taşın altına koyuyor ve üniversitede geliştirilen teknolojinin ticarileşmesi için sanayi ile beraber bu tür bir işbirliğine giriyor. 'Spin-off' olarak adlandırılan ve ABD'de sayıları onbinleri bulan bu tür yüksek teknoloji şirketleri Türkiye’nin kalkınması ve ferahı açısından çok önem taşıyor” değerlendirmesinde bulundu.Türkiye'nin ticari ilk çip fabrikasıLaboratuvar ortamında geliştirdikleri teknolojilerin, bir fabrikada ürün olarak ortaya çıkmasının bir zamanlar ancak hayal edilebildiğini, ancak bu hayallerinin gerçeğe dönüştüğünü ifade eden Özbay, 'Hep konuşuyorduk şimdiye kadar: 'Yaptığımız işler, ticari ürüne dönüşecek, Türkiye zenginleşecek' diyorduk, ama bir türlü olmuyordu. Şu an bunu oldurmuş durumdayız. 2014 Kasım ayında ASELSAN ve Bilkent Üniversitesinin yüzde 50-yüzde 50 ortaklığıyla kurulan şirketin, üretim tesisinin temelini atıyoruz. Türkiye'nin ticari anlamda ilk çip üreten şirketi olacağız' dedi.Savunma, uzay, havacılık ve enerji sektörlerinin gelişebilmesi için mikro nano çiplerin stratejik önemine işaret eden Özbay, 'Türkiye'nin satın aldığı, bazen istese bile temin edemediği çiplerin çok daha gelişmişlerini bu tesiste yapacağız. Böylece artık Türkiye de katma değeri yüksek teknolojik ürünler geliştirebilir bir ülke konumuna yükselecek. Şirket tarafından üretilecek nanoteknoloji temelli ürünler ihraç da edilecek. Teknolojisine kendimiz geliştirdiğimiz için yüksek katma değerli ürünleri üreteceğiz. Yani Türkiye bir koyup 10 kazanacağı bir sektöre giriyor' ifadesini kullandı.Özbay, şirketin adının ASELSAN'daki A harfi ile Bilkent Üniversitesi'ndeki B harflerinden yola çıkarak AB-MikroNano ismini aldığını bildirdi.Dünyayla yarışır teknolojik düzeyini yakaladıkProf. Dr. Özbay, ASELSAN'la birlikte son 10 yıldır galyum nitrat teknolojileri üzerine malzeme geliştirdiklerini, bu malzemeyle yapılan çiplerin, çok yüksek sıcaklık ve çok düşük sıcaklıklarla çalışabildiğini, dolayısıyla başta savunma, uzay, enerji olmak üzere hemen hemen her elektronik sektöründe ürün geliştirmek için stratejik önem taşıdığını vurguladı. Özbay, “SSM, MSB Ar-Ge, TÜBİTAK ve Kalkınma Bakanlığı tarafından desteklenen projeler kapsamında yaptığımız çalışmalar ile dünyayla yarışır bir teknolojik düzeyi yakaladık' dedi.Saç telinden çok daha ince ve dayanıklı malzeme üretimine imkan veren nano teknolojiyi ve mikro teknolojiyi kullanarak çiplere çok üstün özellikler kazandırdıklarına işaret eden Özbay, böylece çiplerin gücünü 10-100 kat artırabildiklerini söyledi.Bu çiplerin haberleşmede 4G-5G teknolojilerinin hızlı gelişimine imkan tanıyacağını kaydeden Özbay, 'Çipler sayesinde baz istasyonlarında daha güçlü teknolojiler kullanılabilecek, bu sayede cep telefonlarının internet iletişimi de hızlanacak' dedi.Savunma kalkanını bu çipler yapacakTesiste üretilecek çiplerin Türkiye'nin 'savunma kalkanı' projesi ve enerji sektöründe de de kullanılacağını aktaran Özbay, şöyle konuştu:'Çipler Türkiye için kritik öneme sahip olan savunma radarlarında da kullanılacak. Geliştirdiğimiz teknoloji sayesinde bu radarların güçleri 5-10 kat artacak ve görüş menzilleri sınırlarımızın çok ötesine uzanacak. Bu savunma radar sistemleri ASELSAN tarafından üretilecek. Şirket aynı zamanda, TUSAŞ, Meteksan Savunma, TÜBİTAK Uzay ve benzeri Türk savunma, havacılık ve uzay sanayi kuruluşlarının ihtiyaçlarına yönelik çipler geliştirecek.Çipler enerji sektöründe de kullanılacak. Güneş enerjisi, hidroelektrik santraller ya da rüzgar enerjisiyle üretilmiş elektriğin bir yerden bir yere taşınması sırasında voltajın 4-5 kez çevrilmesinden (yükseltilmesi veya azaltılması) kaynaklanan ve yüzde 20'ye varan enerji kayıpları ortadan kalkacak. Böylece bir anlamda mevcut tesislerle Türkiye yüzde 20 daha fazla elektrik gücüne kavuşmuş olacak.'Prof. Dr. Ekmel Özbay, Türkiye’nin çok önem verdiği yüksek hızlı tren ve elektrikli araba teknolojilerinde yeni nesil yüksek güçlü çipleri kullanmayı planladıklarını ve bu sayede bu sistemlerde yer alan elektrik motorlarının çok daha güçlü ve verimli hale geleceğini sözlerine ekledi.AA
Reklam
Tesla Bobini İle Satisfaction Müziği Yapmak
Tesla bobini, 1891 yılı civarında Nikola Tesla tarafından bulunan ve yüksek voltaj, düşük akım ve yüksek frekansta alternatif akım üretmek amacıyla kullanılan deşarj bobinleridir. Tesla bobininde kabloyu bir hortum, elektriği bu hortumun içinde akan su, elektrik akımını suyun akışı ve voltajı da suyun basıncı olarak düşünebiliriz. Hortumun ucuna bir ağızlık eklendiğinde ters orantılı bir şekilde suyun akış hızı azalırken basıncı da artar. Tesla bobininin çalışması da bu şekilde gerçekleşir. Bu tip bir bonini kullanarak yapılan müziği dinliyoruz.
Reklam
Bilmediğiniz Detaylarla İnternetin Arka Bahçesi: 4Chan
4chan.org...2003 yılında yayına giren 4chan, resim tabanlı Japon forumları örnek alınarak hazırlanmış bir sitedir. Bundan dolayı, ilk zamanlarında yine resim ağırlıklı Japon kültürünün etkilerini barındıran paylaşımların ağırlıkta olduğu bir dönem söz konusudur. Otaku, anime ve manga kültürü, hala 4chan'da etkilerini görebileceğiniz kültürlerdir. Tabi ki şu anda 4Chan bundan çok daha fazlası, bazıları tarafından katlanılmayacak derecede uç noktada yer alan içerikleriyle, bazıları içinse tam anonimlikle gelen özgürlükle internetin arka bahçesi.The Guardian'ın 'çılgınca, çocukça… zekice, saçma ve endişe verici' olarak tanımladığı 4Chan topluluğuna dair derleme hazırladık.
Şebnem Ferah'ın Rock Müziğin Kraliçesi Olduğunun İspatı Niteliğinde 20 Şarkı
Türkiye'de kadın rock müzik sanatçılarını sıralayan hemen hemen herkes ilk olarak onun ismiyle başlıyor. E haksız da değiller Şebnem Ferah yıllardır çizgisinden çıkmadan Volvox'taki günlerinden Kadın albümüne, Can Kırıkları albümünden bugün iyi insanlara inancımızı koruyan şarkısı Birileri Var'a kadar hep müziği ile ön planda oldu. Hayko Cepkin'in de dediği gibi o çoğu dünya starından da daha iyi. Hayran grubundan müzisyen arkadaşlarına kadar büyük bir ailenin kraliçesi Şebnem Ferah'ın en güzel şarkılarından bazıları. *Şebnem Ferah'ın güzel olmayan şarkısı olmadığından liste yapmak çok zor oldu, sizin favorinizi yorumlara bekliyorum.
Evrenin Bir Sanal Gerçeklik Olabileceğinin 10 Kanıtı
Fiziksel Gerçekçilik içerisinde yaşadığımız ve gözlerimizle deneyimleyebildiğimiz gerçekliğin tek başına ve mutlak bir şekilde var olduğunu savunan görüştür. Birçok insan bu konu hakkında hiçbir şüpheye dahi sahip değildir ve bu dünyanın tek gerçeklik olduğunu kabul eder. Fakat fiziksel gerçekçilik görüşü uzun bir süredir bazı karşıt argümanlara cevap verememekte. Geçtiğimiz yüzyılda fizik dünyasını alt üst eden paradokslar bugün hala geçerliliklerini korumakta ve fiziksel gerçekçilik görüşünü çürütmeye devam etmektedir. Anlaşılıyor ki cisim teorisiyle ve süper simetri ile bir yere varamayacağız. Fiziksel gerçekçiliğin aksine, kuantum teorisinin beraberinde getirdiği prensipler geçerliliğini korumakta. Fakat fiziksel gerçekçiliğe göre, havada dolaşan, çakışarak bir olabilen ve ardından tek bir noktada var olan kuantum fizikselliği imkansız bir şey, bu maddeler hayali olmalı. Bu nedenle tarihte ilk kez, fiziksel gerçekçiliğe göre teorik olarak var olamayan maddeler başarılı bir şekilde fiziksel gerçekçiliğin var olduğunu iddia ettiği gerçekliği tahmin edebilmekte. Kuantumlardan bahsediyorum. Fakat hayali bir şey gerçekliği nasıl öngörebilir?Buraya kadar sorduğumuz sorular fiziksel gerçekçiliği benimsemiş bir kişinin soracağı sorulardı. Diğer taraftan, bir de kuantum gerçekliğini değerlendirmemiz gerekir. Kuantum gerçekliği, fiziksel gerçekliğin tam tersidir (gerçek olan kuantum dünyasıdır ve fiziksel dünya kuantum gerçekliği tarafından yaratılmış bir sanal gerçekliktir). Kuantum mekaniği, fiziksel mekaniği tahmin edebilmektedir çünkü nihayetinde fiziksel mekaniği oluşturan öğe kuantum mekaniğidir. Bu nedenle, 'kuantum gerçekliği varolamaz' diyen bir fizikçi ya gerçeği görmek istemiyordur ya da gördüğü gerçeği söyleyebilecek cesarete sahip değildir.Kuantum gerçekliği deyince aklınıza Matrix filmindeki durum gelmesin çünkü bu filmde bizim dünyamızı oluşturan diğer dünya da fizikseldir. Aynı şekilde, insanlar var olmadan çok daha önce bu sanal gerçeklik varolduğundan dolayı, sanal dünyanın insan beyninden kaynaklandığı da iddia edilemez. Fiziksel gerçekliğe göre kuantum dünyası var olamaz; kuantum gerçekliğine göre fiziksel gerçeklik var olamaz ve eğer var oluyorsa, bu mutlaka bir sanal gerçeklik olmalı. Peki nasıl? İşte birkaç neden;
Reklam
Google'dan Kış Gündönümü İçin Özel Logo
Google, 21 Aralık Kış Gündönümü için özel bir logo hazırladı.Kış Gündönümü, Kuzey Yarımküre'de 21 veya 22 aralık tarihine denk gelen, gündüzün en kısa gecenin en uzun olduğu gündür.Yaz Gündönümü`nde yaklaşık 21 Haziran, güneş ışıkları Yengeç Dönencesi`ne dik gelir. Kuzey yarıkürede günler kısalmaya, güney yarıkürede uzamaya başlar.Kış Gündönümü'nde (yaklaşık 21 Aralık) ise, güneş ışıkları Oğlak Dönencesi'ne dik gelir. Kuzey yarıkürede günler uzamaya, güney yarıkürede kısalmaya başlar. Bu tarih bazı ülkelerde kuzey yarıkürede kışın, güney yarıkürede yazın başlangıcı sayılır.Bununla beraber bazı ülkelerde de yazın veya kışın tam ortası kabul edilir. Güney yarıkürede en uzun gün, Kuzey yarıkürede en uzun gece yaşanır.MİTOLOJİ VE SEMBOLİZM'DE KIŞ GÜNDÖNÜMÜBugün 21 Aralık ve Kış Gündönümü (Janua coeli). Bugün Ulu Ana Tanrıça, Gökyüzü (Cennet) Kraliçesi’nin Işığın Oğlu’nu doğurduğu gün. Kış Gündönümü Oğlak’tadır ve “tanrıların kapısı”dır. Güneş’in yükselişini ve büyüyen gücünü temsil eder. “Janua” Latincede kapı anlamına gelir ve kapıların bekçisi, zamanın yöneticisi Janus da adını ondan alır. Elinde iki anahtar olduğu rivayet edilen Janus gündönümlerinin kapılarını bu anahtarla açar. Kış Gündönümü’nü altın anahtar ile, Yaz Gündönümünü ise gümüş anahtar ile.21 ARALIK KONUMU VE ÖZELLİKLERİ21 Aralık’ta güneş ışınları Oğlak Dönencesi’ne dik gelir. Bunun sonucunda aşağıdaki olaylar gerçekleşir: Güneş ışınları Güney Yarımküre’ye gelebileceği en dik, Kuzey Yarımküre’ye en eğik açılarla gelir.Güney Yarımküre’de yaz, Kuzey Yarımküre’de kış mevsiminin başlangıcıdır. Üzerinden Oğlak Dönencesi’nin geçtiği karaların iç kısımları, Dünya’nın en sıcak yerleridir. Güney Yarımküre’de en uzun gündüz, Kuzey Yarımküre’de ise en uzun gece yaşanır. Bu tarihten sonra Kuzey Yarımküre’de gündüzler uzamaya (kış gündönümü) Güney Yarımküre’de kısalmaya (Yaz gündönümü) başlar. Güneş ışınlarının atmosferde katettiği yolun en kısa olduğu yer Oğlak Dönencesi’dir. Öğlen saat 12.00’de Oğlak Dönencesi’nde yataya dik duran cisimlerin gölgesi oluşmaz. Aydınlanma çizgisinin sınırları Kutup dairelerinden geçer. Güney Kutup Kuşağı aydınlanma çemberi içinde iken, Kuzey Kutup Kuşağı karanlık çember içindedir.Kuzey Kutup Dairesi’nde sadece bu gün 24 saat süreyle gece, Güney Kutup Dairesi’nde ise 24 saat süreyle gündüz yaşanır.Gündüz süresinin uzunluğu güneye gidildikçe artar. Bu nedenle 21 Aralık’ta ülkemizde en uzun gündüz Hatay’da yaşanır. En uzun gece ise Sinop'ta yaşanıyor.Diğer gün dönümleri;21 Mart: Gece ve gündüz eşit olur, bizim bulunduğumuz kuzey yarım kürede ilkbahar başlar.21 Haziran: En uzun gündüz, en kısa gece. Yaz mevsimi başlar (Kuzey yarım kürede)23 Eylül: Gece ve gündüz eşit olur. Yaz biter, sonbahar başlar. (Kuzey yarım kürede)21 Aralık: En uzun gece, en kısa gündüz. Kış mevsiminin başlangıcı. (Kuzey yarım kürede)HaberTürk
Müzelerdeki Dinozor İskeletleri Böyle Birleştiriliyor
İlk defa Wyoming’de keşfedilen dünyanın en eksiksiz Stegosaurus iskeleti İngiltere’deki Natural History Museum’da sergilenmeye başladı. Hazırlanan videoda müze küratörlerinin ve paleontologların bu sadece sol kolu ve kuyruğunun bir kısmı eksik olan dinozor iskeletini nasıl birleştirdiklerini görebilirsiniz. Merak edenler için, işlemin tamamı 4 saat sürmüş.
Türünün Son Örneği 10 İlkel Kabile
Hepimizin, zamanla yarıştığı, daha fazla şey elde etmek için didinip durduğu, sürekli cep telefonlarına yapışık şekilde yaşadığı bu dünyada, çok az da olsa tıpkı yüzyıllar önce olduğu gibi doğayla iç içe yaşayan birileri var. İklim değişikliği ve modern sömürü düzeni onların nüfusunun azalmasına neden olsa da, bu 10 kabile hala hayatta.
Reklam
Uzaydan Dünyaya Dönerken Astronotlar Ne Görüyor?
Saatte 32.000 kilometre ile dünyaya düşen bir uzay aracının içinden baktığınızda ne görürsünüz? Görünüşe göre astronotlar bu deneyimde çılgın ışık oyunlarına maruz kalıyorlar. Orion uzay aracının içerisine konulan bir kamera modülü sayesinde biz de nasıl bir şov izlediklerini görebiliyoruz.
Reklam
Saatinize Emir Verin, Arabanız Ayağınıza Gelsin!
BMW belki de arabalarda görebileceğimiz en ilginç teknolojiyi önümüzdeki ay CES fuarında sunmaya hazırlanıyor. Artık araçlarımız kendi kendini kullanarak katlı otoparkta boş yer bulup kendini park edebilecek ve sürücüsü akıllı saatindeki uygulama yardımıyla çağırdığı zaman yine kendi kendine onun yanına gidebilecek. Üstelik bir GPS’e ihtiyaç duymayacak.İki sene önce Audi de benzer bir teknolojiyi görücüye çıkarmıştı. Ancak kendi kendini park eden A7, otoparkın içinde yönünü bulmak için sensorlar ve beacon’ları kullanıyordu. BMW bu teknolojiyi bir adım daha ileri götürmüş gözüküyor.
Telefonumuzun Kamerası Nasıl Çalışıyor?
Çoğu insan konsept olarak kameraların nasıl çalıştığını bilir. Pratikte ise işlemi hayal etmek biraz zor olabilir. Bu inanılmaz 3 boyutlu animasyon ise bir fotoğrafın nasıl çekildiğini nefis bir şekilde gösteriyor.
Sony Pictures CEO'su Sessizliğini Bozdu
Sony Pictures’a ”Guardians of Peace” isimli sanal korsan grubu tarafından düzenlenen saldırı önce şirketin sistemlerini işlemez hâle getirmiş, ardından da saldırıda ele geçirilen şirket içi bilgiler internete sızdırılmış ve Sony Pictures’a dair pek çok sır açığa çıkmıştı. Tüm yaşananların ardında Sony Pictures’ın yapımcılığını üstlendiği The Interview isimli filmin vizyona girmesini istemeyen Kuzey Kore’nin bulunduğu iddia edilirken, gelen terör saldırısı tehditlerinin ardından Sony Pictures’ın The Interview’in ABD’de vizyona girmesini ertelemesi işleri başka bir boyuta taşımıştı.Dünya gündeminde kendisine oldukça ciddi bir yer bulan saldırı konusundaki sessizliğini uzun süre koruyan Sony Pictures CEO’su Michael Lynton, CNN’e verdiği röportajla bilinmeyen pek çok konuya açıklık getirdi. Sony Pictures’ın The Interview’in çıkışını iptal etme kararı üzerine gelen tepkileri değerlendiren Lynton, önlerinde çok kısa bir süre varken bir tehditle karşı karşıya kaldıklarını ve iptal kararını almalarında sinema zincirlerinin takındığı tutumun etkili olduğunu belirtti. The Interview konusunda geri adım atmadıklarını vurgulayan Sony Pictures CEO’su, filmi ABD halkına ulaştırma konusunda halen çok istekli olduklarını dile getirdi.Michael Lynton, iptal kararının alınmasının ardından Sony Pictures’a yapılan ”filmi internette yayınlayın” çağrılarına ilişkin açıklamalarda da bulundu. Filmi yayınlama konusundaki arzularından vazgeçmediklerini yeniden hatırlatan Lynton, internetin ilk seçenekleri olmadığını belirtti. Lynton halihazırda hiçbir çevrim içi yayıncının veya e-ticaret sitesinin kendilerine The Interview’in yayınlanması ve dağıtımı konusunda başvurmadığını ifade etti. Bu noktada Sony’nin kendi çevrim içi video platformlarının da bulunduğunu belirtmek gerekiyor.Sony Pictures CEO’sunun filmi yayınlama konusunda ısrarcı oldukları yönündeki açıklamalarına rağmen, The Interview’in tanıtımı için oluşturulmuş çevrim içi mecraların ortadan kaybolması dikkat çekiyor. Filmin internet sitesine, Facebook sayfasına, YouTube kanalına ve Tumblr sayfasına hâlihazırda erişilemiyor. The Interview için oluşturulan Twitter ve Instagram hesapları hâlen erişilebilir durumda olsa da, bu hesaplardaki paylaşımların ortadan kaybolduğu görülüyor. Sony’nin filmle ilgili her şeyi kaldırmasında sanal korsanların tehditlerinin etkili olmuş olabileceği öne sürüldü.Teknoblog
Akdoğan: 'TRT'deki Dizilerle Aslında Sınıf Atladık'
Başbakan Yardımcısı Akdoğan, TRT'de yayımlanan 'Diriliş Ertuğrul' dizisinin setini ziyaretinde 'Gerçekten her bir karakter son derece başarılı, bu dizilerle aslında sınıf atladık' dedi.Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, TRT'de yayımlanan 'Diriliş Ertuğrul' dizisinin Beykoz Riva'daki setini ziyaret etti. Buraya gelişinde Akdoğan'ı, TRT Genel Müdürü Şenol Göka ve dizinin yapımcısı Mehmet Bozdağ karşıladı. Bazı dizi oyuncularının at sırtında karşılamaya katılması dikkati çekti.Dizide rol alan Serdar Gökhan ve Engin Altan Düzyatan'ın da bulunduğu bazı oyuncularla sohbet eden Akdoğan, daha sonra seti gezdi. Dizinin yönetmeni Metin Günay'la konuşan ve bir süre yönetmen koltuğunda çekimleri izleyen Akdoğan, bir sahnede de 'başla' komutu verdi.Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, seti gezdikten sonra düzenlenen basın toplantısında, teşvik ve destek için seti ziyaret ettiğini söyledi.Kocaeli'nde dün 'Filinta' dizisinin setini ziyaret ettiğini hatırlatan Akdoğan, 'Avrupa'nın en büyük platosu kurulmuştu. Bugün buradayız. Gerçekten gurur duyacağımız bir tablo var. Hem yapım ve set olarak hem de muhteva olarak gurur duyacağımız bir tabloya şahit olduk' diye konuştu.'Filinta ve Diriliş, muhtemelen reytingde yarışacak'Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, 'Diriliş Ertuğrul' dizisinden büyük beklenti için olduklarını belirterek, şunları kaydetti:'Hem onlar iddia sahibiler hem de biz büyük bir beklenti içindeyiz TRT olarak, Türkiye olarak. Bu tür yapımlar soft power açısından Türkiye'nin yumuşak gücü, bölgesel etkinliği açısından büyük önem taşıyor. Balkanlardan Ortadoğu'ya Kafkaslara kadar birçok bölgede Türkiye daha çok tanınıyorsa, daha iyi tanınıyorsa, tarihimizi daha iyi tanıyorsak dizilerin önemli katkıları var. Gerçekten her bir karakter son derece başarılı, son derece yerinde. Bu dizilerle aslında sınıf atladık. Sınıf atladığımız düzeydeyse TRT dizileri birbiriyle rekabet edecek. Filinta ve Diriliş, muhtemelen reytingde yarışacak. Genelde 'Hollywood tadında diziler, sinema filmi gibi diziler' deniyor, doğrudur. Bazı yapımlarda dış destek de alınıyor. Çekim teknikleri, makyaj açısından Hollywood ayarında denebilir. Onlarda çekim teknikleri var, diğer sanat kabiliyetleri açısından var. Ama bizde de tarih var. Bu karakterler var. Bunların hepsi biz de var. Süleyman Şah, Hayme Ana, Ertuğrul... Bunları izlediğimizde duygulanıyoruz. Her biri Osmanlı'nın kurucu iradesi. Büyük bir imparatorluk kurmuş bir anlayış.''Sanat formu açısından da başarılı'Başbakan Yardımcısı Akdoğan, son dönemde Soğut Şenlikleri gibi Haymana Şenlikleri başlattıklarına dikkati çekerek, Osmanlı'yı kuran gerçek iradenin biraz da Haymana'nın iradesi olduğunu vurguladı.Dizinin karakterlerinden Süleyman Şah'a değinen Akdoğan, şöyle konuştu:'Suriye'de yaşananlar bağlamında son dönemde mevzu oluyor. Orada bir karakolumuz var. Mehmetçiğimiz nöbet tutuyor. Türkiye toprakları sayılıyor. 'Kim acaba bu Süleyman Şah, niye orası vatan toprağı' diye sorulduğunda bu dizide daha iyi görüyoruz. Osmanlı'yı kuran insanlar bunlar. Bu diziler hem tarihimizi daha yakından tanımamız için önemli hem de Türkiye'nin bilinirliği açısından önem taşıyor. Sanat formu açısından başarılı bu diziler. Ama sadece sanat sanat içindir diye bu işler yapılmıyor. Toplumsal sorumluluk, muhteva da önem taşıyor. Sanat formu kadar mesaj da önem taşıyor. Bu diziler o açıdan da bence başarılı bir yapım olarak değerlendirilebilir. Biz her zaman arkadaşlarımızın yanındayız. Başarılarının devamını diliyoruz.'TRT'nin İngilizce kanalı yeni yılda yayındaYalçın Akdoğan, bir basın mensubunun 'TRT'de buna benzer Osmanlı'yı anlatan yeni yapımlar görecek miyiz?' sorusu üzerine, TRT'nin büyük bir çıkışta olduğunu belirterek, kurumun, sadece dizilerle değil, diğer yayınlarıyla da çıkış yaptığını anlattı.İngilizce kanalının yeni yılda yayına başlayacağını, diğer dillerde de yayınların geliştirildiğini ifade eden Akdoğan, dizilerle farklı dillerdeki kanallarla her açıdan gelişmeyi sağlamaya çalıştıklarını aktardı.Akdoğan, yeni dönemde de yeni dizilerin başlayacağını dile getirerek, 'Biz çok umutluyuz, bütün bu yapımlardan. Bu yapımlar basit yapımlar değil, teknik olarak da maliyet olarak da. Arkadaşlarımız gerçekten emekleriyle çok şeyler katıyorlar. Tarih ileri tarih, malzeme iyi, geçmişimizde bu karakterler yaşananlar, muhteva çok iyi. Oyuncular iyi. Tiplemeler, ortaya koyulan sanat ürünü, yapım, prodüksiyon çok başarılı. İnşallah buradan güzel bir ürün çıkacak' dedi.Oyuncuları da tebrik eden Akdoğan, 'Bu kadar yolu her gün gidiyorsunuz, geliyorsunuz. Kolay değil. Başarılar diliyorum' ifadelerini kullandı.Dizinin yapımcısı ve senaristi Mehmet Bozdağ, Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan'a ziyaretin anısına bir kılıç hediye etti.Kenan Irtak, AA
Reklam