Geleceğin Evlerini 3D Yazıcılar İnşa Edecek
Tıptan tarıma, otomotiv sanayiinden eğitime kadar birçok farklı alanda kullanılan 3D baskı teknolojisi , yavaş yavaş inşaat sektörüne de yayılmaya başladı. 3D yazılımlar geliştiren Autodesk de, üç adet 3 boyutlu konut örneği ile bu geleceğin ne kadar yakın olduğunu gözler önüne seriyor.Aslında “gelecek” dediğimize bakmayın; 3D yazıcı teknolojisiyle geliştirilen konut örneklerine şimdiden rastlamak mümkün. Süreç şimdilik yavaş ilerlese de yakın gelecekte bu teknolojinin, inşaat sektörünün en önemli yapı taşlarından biri olacağını söyleyebiliriz. 3D baskı ile şehirlerde göze hoş görünen yepyeni bir mimari ve altyapı çalışmaları yakın görünüyor. Sektörde önemli atılımlar yapan 3D yazılım şirketi Autodesk de inşaat ve altyapı tasarımında 3D modelleme yazılımları kullanarak gerçekleştirdiği üç büyük konut örneği ile geleceğin teknolojisini bugüne taşıyor.İşte dünyanın dört bir yanından 3D baskının mimari, mühendislik ve inşaata yönelik yaklaşımları ne şekilde değiştirdiğini ortaya koyan üç örnek:KANAL EVİ – AMSTERDAMWINSUN EVLERİ – ŞANGHAYKURILPA KÖPRÜSÜ – BRISBANELog
12 Madde ile Osmanlı'dan Bugüne İstanbul'un Elektriğe Karşı İmtihanı
Günümüze kadar ulaşmış 'Gece gözü : kör gözü' söyleminden uzandığımız Osmanlı Devleti dönemindeki aydınlatma bilindiği üzere daha ilkel düzeylerdeydi. Hava gazı Osmanlı'ya gelene kadar en çok kullanılan  aydınlatma şekilleri hepimizin aşina olduğu üzere meşale, çerağ, kandil, mum ve yağ lambasıydı. Halk, evlerinde ve dışarı çıktıklarında aydınlatma ihtiyaçlarını bu araçlarla gideriyorlardı.
Polonya'dan Dolapdere'ye Bir Şairin Öyküsü
Yüz yıldan uzun bir süre önce yolu İstanbul'a düşmüş Polonyalı 'milli' şair o... Polonya'yı her yönüyle tanıtan bazı listelerde bile adını göremeyeceğiniz bir kahraman, Adam Mickiewicz.Mickiewicz'in Dolapdere'de yaşadığı ev artık artık şairin anılarıyla dolu bir müze.Bundan 160 yıl önce bir sabah, ülkesinin bağımsızlık mücadelesini örgütlemek için, güneş altın ışınlarıyla ortalığı aydınlatırken ayak basmış 'mucizevi' İstanbul'a. Ve iki ay sonra Beyoğlu'nun çamurlu yolları arasında, bir çift öküzün çektiği sade bir tabut içinde veda etmiş hayata...'Beyoğlu'nun çamurlu yolları arasında, bir çift öküzün çektiği, sade bir tabut vardı. Polonyalılar'dan başka kimse yok sanıyordum. Yanılmış olduğumu biraz sonra anladım. Arkamızda, sokağı kaplamış, başlarına siyahlar sarmış, sel gibi bir kalabalık akıyordu. Cenaze alayında her ulusu temsil eden kişiler vardı. Sırplar, Dalmaçyalılar, Karadağlılar, Arnavutlar, İtalyanlar, özellikle Bulgarlar çoğunluktaydı. Siyahlar giyinmiş Müslümanlar da vardı kalabalık arasında. Ölenin şahsında, Slav şairin dehasına duydukları saygıyı böylece gösterdiler.'Tarihçi arkadaşı T.T. Jez, şairin ölümünü böyle anlatıyor. 'Beyoğlu'nun çamurlu yolları' sözleriyle anlattığı yer Dolapdere. 'Siyahlar giyinmiş Müslümanların' bile hüzünlü çehrelerle katıldığı bu sessiz cenaze töreni sırasında takvimler bundan yaklaşık 160 yıl öncesini, 28 Kasım 1855'i işaret ediyor. Gösterişsiz tabuttaki 'dahi şair' ise Polonyalıların milli şairi ve kahramanı Adam Mickiewicz.
Reklam
'Kış Uykusu' Oscar'da Yarışamayacak
Nuri Bilge Ceylan'ın 'Kış Uykusu' filmi 87'nci Oscar Ödülleri'nden elendi.87'nci Oscar adayları için yapılan ön elemede belirlenen 9 yabancı film Los Angeles'ta açıklandı.Kazanan adaylar arasında, Yabancı Film katagorisinde Osacar'da aday gösterilen Nuri Bilge Ceylan'ın Cannes'da büyük ödül Altın Palmiye kazanan Kış Uykusu filmi yer alamadı.Oscar'da yarışacak 9 yabancı film şunlar (Alfabetik sırayla):Arjantin'den 'Wild Tales', Damián Szifrón (Yönetmen).Estonya'dan 'Tangerines,' Zaza Urushadze, (Yönetmen).Gürcistan'dan 'Corn Island,' George Ovashvili, (Yönetmen).Moritanya'dan 'Timbuktu,' Abderrahmane Sissako, (Yönetmen).Hollanda 'Accused,' Paula van der Oest, (Yönetmen).Polonya'dan 'Ida' Paweł Pawlikowski, (Yönetmen).Rusya'dan 'Leviathan' Andrey Zvyagintsev, (Yönetmen).İsveç'ten 'Force Majeure' Ruben Östlund, (Yönetmen).Venezuela'dan 'The Liberator', Alberto Arvelo (Yönetmen).Oscar'da yarışacak adaylar 5 Ocak'ta Los Angeles'taki Samuel Goldwyn Tiyatrosu'nda canlı olarak duyurulacak.87'nci Oscar Ödülleri 22 Şubat 2015 Hollywood'taki Dolby Tiyatrosu'nda yapılacak törenle sahiplerini bulurken, 225 ülkede ve bölgede televizyondan canlı yayınlanacak.AA
Reklam
Candan Erçetin'den Beyaz'a Şarkılı Cevap
Geçtiğimiz günlerde Beyazıt Öztürk'ün programında yayınladığı videoda Candan Erçetin'in klibine sızdığını görmüştük. Burada da Candan Erçetin'in Beyaz'a cevabını izliyoruz..
Başlangıcından Bugüne Tüm Detaylarıyla 'Sony Pictures' Hack Skandalı
FBI, 24 Kasım'da Sony Pictures'a düzenlenen  ve firmaya ait büyük miktarda verinin internete sızmasıyla sonuçlanan siber saldırının Kuzey Kore kaynaklı olduğunu açıkladı.FBI, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada saldırının arkasında K.Kore'nin olabileceğini ancak kesin delil bulunmadığını belirtmişti.FBI'ın ardından açıklama yapan ABD Başkanı Baracak Obama, K.Kore’nin düzenlediği siber saldırıya zamanı gelince 'orantılı bir cevap' vereceklerini söyledi.FBI'ın açıklamasının ardından, siber saldırının 'The Interview' adlı filmin gösterimden kaldırılmasını amaçladığı da neredeyse kesinleşti. K.Kore lideri Kim Jong-un'a düzenlenen suikastı konu alan komedi filmi The Interview, K.Kore'den büyük tepki görmüştü. K.Kore, saldırıyı düzenledikleri suçlamasını reddetmişti.Obama, Sony Pictures’ın The Interview filmini yayından kaldırma kararının ‘yanlış olduğunu’ söyledi. Obama, ‘kendisine danışılması halinde hacker’ların tehditlerini görmezden gelmelerini tavsiye edeceğini’ belirtti.
Reklam
Sınavları, Finalleri, Raporları Salla! İşte Sınavların Ölçemeyeceği 7 Zeka Tipi
Final haftalarından oldum olası nefret etmişimdir. Yani, nasıl bir insanın değerini ölçmek için bir saatlik bir sınavla nasıl bir deneme yaratabilirsiniz ki? Zekanızın ve başarınızın ölçüsünü nasıl bir yanıtla,  ya da yarısı doldurulmuş boşluklarla kanıtlayabilirsiniz ki?Büyürken girdiğimiz tüm sınavlarda olduğu gibi –YDS, ÖSS vb- ait olduğumuz yeri belirleyen her zaman sadece bir deneme, bir not vardı. Zekamızın sadece bir ölçümü vardı ve bunu orada kanıtlayamıyorsanız, e işte, aptalın biriydiniz.Şimdi final haftası geldi çattı ve değerinizi kanıtlayacak tek seferlik sınavla yüz yüzesiniz. Peki neden böyle olsun ki? Neden başarılı olup olmamanızı bu bir sınav belirlesin? Neden bir not başarılılar listesine girip giremeyeceğinize karar versin?Ne yazık ki birçok okul, öğrencilerinin kabiliyetlerini tek bir tip zekaya göre ölçmeyi tercih ediyor. Yeteneklerimizin ve niteliklerimizin büyüklüğü ve farklılığını basmakalıp bir yaklaşıma çeviriyor.Öğrencilere söylememekte ısrar ettikleri şey ise yeteneğin altı farklı ölçümü daha olduğu ve onların sınıfında olmasa da bir dahi olabileceğiniz.1983’te, bir gelişimsel psikolog ve Harvard’da profesör olan Howard Gardner çoklu zeka teorisini ortaya attı. “Aklın Çerçeveleri: Çoklu Zeka Teorisi” kitabında, insanların sahip olabileceği yedi farklı zeka türünü belirtir.Yanıtlamaya çalıştığı asıl soru şuydu: Zeka tekil bir şey midir yoksa --birbirinden bağımsız çeşitli entelektüel duyular mıdır?Gardner, yüksek bir IQ’nun zekayı ölçmede doğru bir yöntem olduğuna inanmadı. Zeka tanımı şuydu;Zeka, kültürel bir ortamda sorunları çözmek ya da kültürel bir değeri olan ürünler yaratmak amacıyla etkinleştirilebilecek bilgiyi işleme sokan biyopsikolojik bir potansiyeldir.Yüksek bir IQ’ya sahip olmak insanın toplumda üretken olacağı anlamına gelmez. Sırf bir takım bilgileri aklında tutmak insanın o bilgiyi gerçek hayatta uygulamaya sokabileceği anlamına gelmez.Zeka genel bir kabiliyet değil, toplumun birçok farklı alanında ifade edilen türlü yaklaşımlardır.Gardner’ın teorisi gelişimsel psikolojide bir gelişme değil, insanoğlu için bir özgürlüktü. Sonuç olarak, düşük sınav notlarından dolayı kapana kısılan, puanlar yüzünden baskı gören ve kendi dahiliklerini inkar eden insanlara karşı olan bakış açısı değişti.Kalkülüs sınavlarında yeterli notları alamamaları ya da makalelerinden tam not alamamaları yetenekli olmadıkları anlamına gelmiyordu. Sadece zekalarının bu alanlarda olmadığı anlamına geliyordu. Zekaları başka bir yerden, başkalarının kıskanabileceği bir yerden geliyordu.Yani finalleriniz bitiyorsa, başlamak üzereyse ya da hali hazırda başarısız geçtiyse çok ciddiye almayın. Çünkü sizin zekanız bu optik kağıtlardan çok ötede bir yerde olabilir.Aşağıdakiler Gardner’ın yedi çeşit zeka teorileri. Kendinizinkini bulun ve başarıya giden yolunuzu izleyin.
İkinci Yeni Şairlerinden Seçmeler
İkinci Yeni, 1950'li yıllarda Edip Cansever, İlhan Berk, Cemal Süreya, Turgut Uyar, Sezai Karakoç, Ece Ayhan ve Ülkü Tamer gibi şairlerin oluşturduğu bir topluluktur.Garipçiler ve 1940 Toplumcu Gercekçi Kuşağı'nın etkilerinin yoğun olarak hissedildiği bir dönemde ortaya çıkmıştır. İsim babası Muzaffer İlhan Erdost'tur. Akımın öncü şairi Ece Ayhan'a göre ise az kullanılan adıyla 'Sivil Şiir'dir.İkinci Yeni'nin doğuşunu sağlayan kitap ise Cemal Süreya'nın Üvercinka'sıdır.İlk örnekleri 1951-1959 tarihleri arasında Pazar Postası gazetesinde yayımlanmıştır. Gazete aynı zamanda İkinci Yeni şiirine beşiklik de etmiştir.Türk şiirinde değişik imge, çağrışım ve soyutlamalarla yeni bir söyleyiş bulma amacında olan bir akımdır.Ortak özellikleri; dilin alışılmış kalıplarını yıkmak, sözdizimini zorlamak, değiştirmek ya da bozmak oldu.Şiirde hayal gücüne ve duyguya ağırlık verdiler. Bireyin yalnızlığı, sıkıntıları, çevreye uyumsuzlukları gibi temaları sıklıkla işlediler. Söylemek istediklerini soyut bir dille anlatmaya çabaladılar. Amaçları verilmek istenilen duyguyu anlatmaktan ziyade hissettirmektir.
Reklam
Mehmet Şimşek: 'İlave Vergiler Gündeme Gelecek'
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, lüks tüketime yönelik ilave vergilerin gündeme gelebileceğini söyledi.TBMM Genel Kurulunda, 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2013 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısı görüşmelerinde Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Bakan Mehmet Şimşek, 'Biz vergiyi tabana yayarak, birtakım istisnaları ve imtiyazları kaldırarak vergilendirilmemiş bazı alanları mesela şehir rantları gibi vergilendirerek bu reformun uygulanmasıyla birlikte kamu gelirlerini artıracağız' dedi.Lüks tüketime yönelik belki ilave vergiler gündeme geleceğini belirten Bakan Şimşek şunları söyledi: 'Son yıllarda motor hacmi büyük olan, örneğin taşıtlara biz getirdik. Şimdi bunun benzeri diğer alanlarda da birtakım çalışmalar yapılacak yakın dönemde. Biliyorsunuz, değerli taşlar üzerinde daha önce ÖTV vardı ve çok sınırlı bir gelir elde ediliyordu. Ama şimdi KDV'yi getirdik. Dolayısıyla bu türden düzenlemeler diye bakmak lazım, o çerçevede görmek gerekiyor.'IMF ile ilgili sorulara Bakan Şimşek, 'Geçen sene mayıs itibarıyla bizim IMF'e herhangi bir borcumuz kalmamıştır. Bildiğim kadarıyla, 2003 başı itibarıyla IMF'ye borç stokumuz yaklaşık 23,5 milyar dolar civarıydı, onu da ödedik. IMF'ye henüz biz borç vermedik. G-20 toplantılarından ben de vardım. IMF'nin bu yönde genel anlamda bir talebi oldu, biz de kendilerine olumlu yaklaşacağımızı bunun için 5 milyar dolarlık ayıracağımızı da söyledik, ama henüz bizden o borcu almadılar ama verebiliriz' diye konuştu.DHA
Reklam
Reklam