Bıçaklardan Gölge Gibi Yükselen, Sanat Eseri Silüetler
Pekin merkezli sanatçı Li Hongbo, Contemporary by Angela Li'deki son sergisinde bıçak ustalarını utandıracak solo sergisi 'Shadow of Knives'ı görücüye çıkardı. Bıçakları oyan ve onlardan gölge gibi yükselen insan, hayvan, iskelet silüetleri yaratan sanatçı, 'Bıçakla oyun olmaz' tezini oya oya çürütüyor. Bıçaklara evrensel ve kendi kültürüne dair özel anlamlar yükleyen Hongbo, sergiyle derin ve keskin mesajlar verme peşine düşüyor.Li Hongbo, bıçakları Çin'de aileleri ve dostları bir masa etrafında toplayan yemek ile bağdaştırıyor. Sanatçı yine 'Shadow of Knives' aracılığıyla insanları, bir gün hayvanlara kötü davranmaları ve oburluklarından ötürü kendilerini yok edecekleri konusunda uyarmak istiyor. Serginin insanoğluna bir ihtar mahiyetinde olduğunu söyleyen sanatçı, dayanıklı bıçakların keskinliğiyle, oyulan figürlerin incecik hassasiyeti arasıda uçurum gibi bir kontrast yaratıyor. Fotoğraflar: artsy.net
Orijinallerinden Daha Güzel Olan 20 Uyarlanmış Şarkı
Bazıları hayal kırıklığı, bazıları orijinalinden de güzel. Kimin kimden arakladığı ya da parasını vererek telifini aldığı tartışılabilir ama çoğunu bizim aldığımız kesin. İşte yabancılardan uyarlanan 20 şarkı.
Akıllı Telefonlar Beynimizi Değiştiriyor
İsviçre'de yapılan bir araştırmada, insan beyninin dokunmatik akıllı telefon teknolojisine adapte olduğu sonucuna varıldı.Current Biology dergisinde yayımlanan araştırmada, beyin faaliyetlerini gözlemlemek için EEG (elektro-ensefalografi) yöntemi kullanıldı.Araştırma sonucu, eski moda telefon kullanıcıları ile akıllı telefon kullanıcılarının beyinlerinde belirgin farklar gözlemlendi.EEG incelemelerine göre, akıllı telefon kullananların parmakları daha uyumlu çalışıyor.Araştırmaya katılan 37 gönüllüden 26'sı dokunmatik ekranlı akıllı telefon, 11 kişi de eski moda telefon kullanıcısıydı.Beyin mesajları incelendiEEG yöntemiyle ellerden sinirler yoluyla beyine gönderilen ve beyinden gelen elektronik mesajlar inceleniyor.Gönüllülerin kafalarına yerleştirilen elektrotlarla duyulardaki değişimler kaydedildi.Araştırmacılar böylelikle, vücudun belirli bölgeleri için ne ölçüde beyin dokusu kullanıldığına dair bir resim çıkartabildiler.Çalışma sonuçlarına göre, akıllı telefon kullanan denekler baş, orta ve işaret parmaklarını ekrana dokundurduklarında daha yüksek EEG beyin ölçümlerine sahip oluyor.Sonuçlar dokunmatik ekranların ne sıklıkla kullanıldığına bağlı olarak değişiyor, daha sık kullananların EEG sonuçları daha yüksek çıkıyor.
Daha Az Uykuyla İdare Edebilir Miyiz?
Bazıları, uyuyarak geçirdiğimiz günün üçte birlik dilimini boşa geçen zaman olarak görür. Yapmayı planladığımız işlerimiz için gün kısa geldiğinde, neden daha az uykuyla yetinemediğimizi sorgularız. Örneğin İngiltere’nin eski başbakanı Margaret Thatcher’a günde dört saat uyumak yetiyormuş. Ressam Salvador Dali’ye de.Herkes için yeterli uyku süresi farklıdır. Uyku üzerine yazdığı kitabında Jim Horne, yüzde 80’imize 6-9 saatlik uykunun yettiğini, geri kalan yüzde 20’nin ise bundan daha az ya da çok uykuya ihtiyaç duyduğunu belirtiyor.Peki alışılmış uyku düzeni kolaylıkla değiştirilebilir mi? Örneğin her sabah kendimizi normal saatimizden iki saat daha erken kalkmaya zorlasak vücudumuz sonunda bu duruma alışır mı? Malesef hayır.Uykusuzluğun etkileriYeterince uyumamanın vücudumuz üzerindeki ters etkilerine dair fazlasıyla veri var. Yani az uykuya alışılmıyor. Az uyumak kısa vadede konsantrasyonu azaltırken, aşırı durumlarda kafa karıştırıcı ve stres kaynağı olabilir; araç sürme bakımından sarhoşken araç kullanmaya eşdeğer etkileri olur.Uzun vadedeki etkileri ise çok daha ciddi boyuttadır. Yıllar boyunca ihtiyaç duyduğumuzdan daha az uyuma halinde obezite, diyabet, yüksek tansiyon ve kalp ve damar hastalıkları riski artar.Peki nasıl oluyor da bazıları diğerlerinden çok daha az uykuyla idare edebiliyor? Onlarda neden hastalık belirtileri görülmüyor?Her şeyden önce, bazı insanlar iddia ya da kabul ettiklerinden daha fazla uyuyor. Ama bazı nadir insanlar da herhangi bir ters etkisini görmeden günde beş saatlik uykuyla yetinebiliyor. Bu tür insanlara “uykusuz elitler” dendiği de oluyor.Genetik faktör2009’da California Üniversitesi’nden genetikçi Ying-Hui Fu, bir anne ile kızının az uyudukları halde her sabah dinlenmiş olarak kalktıklarını fark etti. Yapılan testlerde her ikisinde de hDEC2 adlı genin mutasyona uğramış olduğu görüldü. Fare ve sineklerde aynı genle oynandığında onlar da daha az uyumaya başlamıştı.Bu durum, uyku ihtiyacımızı belirlemede kısmen genetik faktörün de etkisi olduğunu gösteriyor. Yani bizdeki genler o “uykusuz elitler” gibi az uykuyla idare etmemize olanak tanımıyor (bu en azından bazılarımız için iyi bir bahane olabilir!).Ancak vücudumuzu az uyuma konusunda eğitmek mümkün olmasa da, askeri güçlerle çalışan araştırmacılar, önceden iyi planlandığı taktirde uyku stoku yapılabileceğini ortaya koydu. Denekler bir hafta boyunca her gece iki saat önce yatıp daha sonra uykudan mahrum bırakıldığında, uyku stoku yapmamış olanlara kıyasla uykusuzluktan çok fazla etkilenmedikleri görüldü.Kimi örnek almalı?Counting Sheep (Koyun Saymak) adlı kitabında Paul Martin vücudun doğal uyku ihtiyacını tespit etmek için şu yolu öneriyor: İki hafta boyunca her gece aynı saatte yatmaya gidip sabah kendiliğinden uyanana kadar uyumak. İlk bir-iki gece daha önceki uykusuzluk halini giderme ihtiyacı duyabileceğinizden onları hesaba katmamak gerekir. Diğer günlerdeki uyku sürenizden ise ideal uyku saati hesbını yapabilirsiniz.Vardığınız sonuç beklediğinizden fazla olabilir. Bunu boşa giden zaman olarak görmemek gerekir. Ömrümüzün üçte birini uykuya ayırmak zorunda olsak da diğer üçte ikilik zamanı en verimli şekilde kullanmak için gereklidir bu.Belki de uyku konusunda Margaret Thatcher’i değil de Winston Churchill’i örnek almalı. Churchill sabah kalkmaktan öylesine nefret edermiş ki, bazen yatağında çalışır, hatta bazı ziyaretçileri yatak odasında kabul edermiş.Bu makalenin İngilizce aslını BBC Future’da okuyabilirsiniz.BBC
Su Altı Videoları Çekebilen Drone
Su altında video çekebilmesiyle dikkatleri üzerine çeken HexH2o , yenilikçi özellikleriyle de farkını ortaya koymayı başarıyor.Karbon fiber gövdeye sahip olan bu drone, su geçirmez yapısı sayesinde su üzerinde durabiliyor. Su üzerindeyken kamerasını suyun altına yönlendirerek istediği görüntüleri alabilen drone, daha sonra istediği zaman tekrardan havalanabiliyor.Farklı bir motor yapısıyla gelen HexH2o , motorlarından birinde arıza çıksa dahi uçuşuna devam edebiliyor. Kendi içerisinde bir fan bulunduran drone, parçalarının aşırı ısınmasını önleyebiliyor. İçerisinde DJI Zenmuse H3-3D kamera bulunduran drone’un kamerası istendiği takdirde değiştirilebiliyor. Zenmuse’un uzaktan kontrol edilebilen yapısı sayesinde su yüzeyindeyken su altını görüntüleyebilmek mümkün oluyor. Tamir edilmesi ve taşınması kolay olan cihazın tek şarjla 25 dakika boyunca uçabildiği dile getiriliyor.3.658 dolar fiyat etiketiyle satılan drone’un kontrol cihazı dahil olmak üzere birçok önemli parçası kutu içeriğinde bulunuyor. Ancak GoPro ve pilleri ayrı olarak satın almak gerekiyor. Eğer tüm drone’u kendiniz birleştirmeyi planlıyorsanız 895 dolara parçaları satın almak da mümkün.Ocak ayının ikinci haftasından itibaren ön siparişleri kabul etmeye başlayacağı söylenen drone’un bu tarihten sonra 3 ile 4 hafta arasında kullanıcılara ulaştırılacağı ifade ediliyor.LOG
Anadolu'nun En Eski El Aleti Bulundu
Uluslararası araştırma ekibi Gediz Nehri civarında insanlık tarihine ışık tutacak taş keski buldu. 1.2 milyon yıllık keski Asya ve Afrika'dan Avrupa'ya göçün bilinenden eski başladığını ortaya koydu.TÜRK, İngiliz ve Hollandalı bilim adamları, Manisa'nın Kula ilçesi sınırlarındaki Gediz Nehri civarında Anadolu’nun en eski el yapımı aletini buldu. Kuvarsitten yapılan taş keskinin 1.2 milyon yaşında olduğu belirlendi. Harran Üniversitesi’nden Profesör Tuncer Demir, İngiliz Royal Holloway Üniversitesi’nden Profesör Danielle Schreve ile Hollandalı bilim adamlarının da katıldığı kazıda bulunan aletin yaşı yüksek duyarlılığa sahip radyometrik ve paleomagnetik ölçüm cihazlarıyla tespit edildi. İnsanlık tarihine ışık tutucak keşifle ilgili Science Daily adlı bilim dergisine açıklama yapan Danielle Schreve, 'Taşın yaşı bize Asya ve Afrika kıtalarından Avrupa'ya göçün tahmin edilen tarihlerden çok daha önce gerçekleştiğini gösteriyor. Taş keski, Anadolu'da yerleşik yaşamın 1.24 ila 1.17 milyon yıl önce başladığını kanıtladı' dedi. Bilim dünyası büyük göçün 350 bin ila 200 bin yıl önce olduğuna inanıyordu. Dünyanın en eski insan fosili de 2007'de Denizli'nin Kocabaş ilçesinde bulunmuştu. Bilim adamları batı Türkiye'nin insanlık tarihi için önemli bulgular barındırdığını açıkladı. Kaynak: Rusya'nın Sesi
'İnsan Beyninin Yerini Yapay Zeka Alacak'
Amerikalı önde gelen bazı biliminsanlarına göre süper akıllı robotlar tüm evrende biyolojik yaşam formlarına üstünlük sağlayacak.Gelişen teknolojiyle araştırmacılar her geçen gün yeni ve yaşanılır gezegenler bulmaya devam ediyorlar. Uzmanlar birgün buldukları yaşanabilir gezegenlerden birinde akıllı yaşam formlarıyla karşılaşabileceklerini de belirtiyorlar. Araştırmacılara göre, büyük bir ihtimalle de bu akıllı yaşam formaları yapay zekaya sahip olacak.Uzmanlar ayrıca çok da uzak olmayan bir gelecekte, biyolojik yaşamla yapay yaşamın bir noktada birbirlerine entegre olabileceğini düşünüyorlar. Bu yolla da yapay zekanın yeryüzünde de gelişeceğinin altını çiziyorlar.
3D Yazıcıyla Titanyum Malzemeden Protez Üretildi
3D yazıcıların en çok işe yaradığı alanlardan biri olan protezler, hastaların hayatını büyük ölçüde kolaylaştırıyor. Geliştirilen yeni bir protez ise kolaylık sağlamasının yanı sıra estetik görüntüsüyle de dikkat çekiyor.Araştırmalara göre Amerika ‘da 2 milyonu aşkın sayıda herhangi bir uzvunu kaybetmiş insan bulunuyor. Bu sayıya maalesef her yıl 185 binden fazla kişi dahil oluyor. Bu kişilerin yüzde 90’ını ise bacaklarını kaybeden kimseler oluşturuyor. 3D yazıcıyla üretilen protezlerin ucuz olması, bu protezlerden edinmek isteyenlerin işini büyük ölçüde kolaylaştırıyor. Ayrıca birçok protezin aksine şık bir görüntü sunmasıyla da hastanın psikolojisine olumlu yönde katkı yapıyor.Endüstriyel tasarımcı William Root tarafından geliştirilen bu protez, hastanın ölçülerine uygun olarak geliştiriliyor ve özelleştirilebiliyor. Kişinin bedeni 3D olarak taranıyor ve böylece tam olarak ihtiyaca yönelik bir protez üretmek mümkün hale geliyor. Bilgisayar ortamında hazırlanan tasarım 3D yazıcıda titanyum malzeme ile üretiliyor. Üretim esnasında protezde kalan pürüzler ise lazer ile gideriliyor. Daha sonrasında, üretilen parçalar bir araya getirilerek doğal görünümlü bir protez elde edilmiş oluyor.Şu anda prototip aşamasında olan proteze ilgi oldukça büyük. Root’un bu aşamadaki hedefi, tam anlamıyla çalışabilen bir prototip hazırlamak. Geriye kalan tek şey ise büyük bir firmadan veya protez üretimi yapan dev bir şirketten destek gelmesini beklemek olacak.LOG
Dünya Bankası Raporu: Türkiye Ekonomisinin Performansı Kaygı Verici
Dünya Bankası’nın aralık ayı raporuna göre Türkiye’nin 2014 yılındaki performansı kaygı verici. Uzmanlar 2015 yılında da kaygı verici durumun devam edeceğini düşünürken, Dünya Bankası göreli düzelme bekliyor.Dünya Bankası'nın düzenli olarak yayınladığı “Ekonomi Notu” raporunun Aralık ayı notlarına göre 2014 yılında Türkiye’nin ekonomik performansı zayıf bir çizgi izledi. Uluslararası sermaye kurumlarının “düşük büyüme dönemine geçildi” tezine uyumlu bir rapor yazan Dünya Bankası, 2014 yılı büyüme tahminini yüzde 3.5’ten 3.1’e çekti.“EKONOMİK BÜYÜME HAYAL KIRIKLIĞI”Ekonominin ayrıntılı durumunun incelendiği raporda stok birikiminden stokların eridiği bir döneme geçildiği belirtilirken, Türkiye’nin üçüncü çeyrekteki performansının zayıf olduğu ifade edildi. Büyüme oranlarının “hayal kırıklığı” yaratıldığı bildirilirken, buna karşın büyümenin “dengeli bir çizgide” olduğu ifade edildi. İşgücünün artmasıyla beraber işsizliğin arttığına işaret eden rapor, tarım dışı işsizlik oranının Eylül ayında yüzde 12.8’e yükseldiği belirtildi. Öte yandan bu durumun orta vadede ekonomik büyümeye katkı sağlayacağı ifade edildi.Dünya Bankası raporu petrol fiyatlarındaki düşüş ile birlikte enflasyon ve dış açığın azaldığına dikkat çekerken, döviz kurundaki yaşanan zayıflamanın ise para politikalarında Türkiye’nin sınırlı bir hareket alanına sahip olduğu belirtildi. Bununla birlikte Dünya Bankası AB’nin zayıf büyüme trendi ile jeopolitik risklerden ötürü Türkiye’nin ihracat performansının azalacağını belirtti. Bununla birlikte cari açığın yüzde 4.5 olacağı tahmin ediliyor.DÜŞÜK BÜYÜME BEKLENTİSİ SÜRÜYOR2015 yılında büyüme oranını yüzde 3.5 olacağını tahmin eden Dünya Bankası özel sektörün yatırımlarının büyümedeana belirleyen olacağını belirtti. Rapor 2012 yılından itibaren zayıflayan özel sektör yatırımlarının Türkiye’nin büyüme performansına olumsuz etkilediğini, açıklanan yapısal dönüşümlerin orta vadede olumlu etkide bulunabileceğine dikkat çekti.UZMANLAR KÖTÜMSERÖte yandan İstanbul Ekonomik Araştırmalar Derneği’nin “Hocaların Gözüyle 2015 yılında Türkiye Ekonomisi” raporuna göre ekonomi uzmanları Türkiye’nin 2015 yılı performansının olumsuz olacağını belirtiyor. Raporda araştırmaya katılan uzmanların yüzde 56.5’i ekonomik performansın zayıf olacağını düşünüyor. Bununla birlikte araştırmaya katılanların önemli bir çoğunluğu yüzde 2 ile yüzde 4 arasında büyüme bekleniyor.Dünya Bankası 2015 yılında yapılacak seçimlerin olumlu etki yaratacağını düşünürken, ekonomi uzmanları ise bunun tersini düşünüyor. Her iki araştırmada işsizlik ve durgunluğun ekonominin zayıf karnı olacağı belirtilirken, özellikle uluslararası sermaye çevrelerinin “yatırımlarda bağımsızlık” istemi ile “istikrar” taleplerinde örtüştüğü, hükümetin de bu yönde adımlar atacağı bekleniyor. İleri haber
Altıoklar, Erdoğan'a Hakaretten Yargılanıyor
Tayyip Erdoğan'a hakaret ettiği iddiasıyla yargılanan yönetmen Mustafa Altıoklar, mahkemeye Erdoğan'ın kendisinin de katılmasını talep etti.Bakırköy 4. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya tutuksuz sanık Mustafa Altıoklar ile Erdoğan'ın avukatı Ferah Yıldız katıldı. Duruşmada söz alan sanık Altıoklar, 1984'ten bu yana doktor olarak Türkiye 'nin değişik yerlerinde görev yaptığını, mesleğiyle ilgili hastalara ve adli vakalara teşhis koyduğunu, aynı zamanda bir senaryo yazarı ve yönetmeni olarak da karakter analizi yapabildiğini söyledi.CNN Türk'teki bir programda kendisine yöneltilen sorulara karşılık kişisel görüşlerini açıkladığını ifade eden Altıoklar, Erdoğan'la ilgili karakter analizi yaptığını, sözlerinin hakaret kastı taşımadığını savundu.'EĞER YÖNETMEN OLARAK GÖRÜŞÜNÜ BEYAN ETSEYDİ...'Erdoğan'ın avukatı Ferah Yıldız da Altıoklar'ın doktor olduğunu beyan ettiğini ifade ederek, 'Sadece bir yönetmen olarak görüşünü beyan etseydi, fikir hürriyeti kapsamında değerlendirilebilirdi. Ancak doktor olarak sarf ettiği sözün ne anlama geldiğini bilmektedir. Dolayısıyla müvekkilimi küçük düşürmek amacıyla kasıtlı olarak bu sözleri sar fetmiştir” dedi.'DURUŞMAYA MÜŞTEKİNİN KATILMASINI İSTİYORUM'Bu sırada söz alan Altıoklar, “Ben müştekinin bizzat duruşmaya katılmasını ve dinlenmesini istiyorum” diye konuştu. Hakim Abdurrahman Yılmaz, suçtan zarar görme ihtimaline karşı müşteki Recep Tayyip Erdoğan 'ın davaya müdahil olmasını kabul etti.Erdoğan'ın duruşmada bulunmasının zorunlu olmadığını belirten Yılmaz, Altıoklar'ın da talebini reddetti. Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu da duruşma öncesinde adliyeye gelerek Altıoklar'a destek verdiğini ifade etti. Feyzioğlu, bir süre kaldıktan sonra adliyeden ayrıldı.Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Mustafa Altıoklar'ın, CNN Türk televizyonunda katıldığı bir programda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik sarfettiği sözlerden dolayı “kamu görevlisine hakaret” suçundan 1 yıldan 2 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.Sol
Project Ara'nın İşlemcileri Belli Oldu
Akıllı telefonların özellikle Android ekosisteminde, toplama bilgisayarlara benzemeye başladığını görüyoruz. İşlemciyi Qualcomm 'dan, MediaTek'ten ya da başka bir üreticiden alan firma, parçaları bir araya getirip başka bir firmaya ya da kendisi üreterek piyasaya sunuyor. Zaten işletim sistemi de Google'ın olduğu için pek bir AR-GE masrafına da gerek kalmıyor.Kullanıcılar da telefonlarını yenilemeleri için en büyük sebep, işlemcinin zamanla yetersiz gelmesi. Peki sadece işlemciyi yenilemek istemez miydiniz?Google Project Ara'yı anlamak...Google Project Ara esasında bunu hedefliyor. Telefon modular sistem ve istendiği şekilde yani ekosistemin desteklediği parçalarla yenilenebilecek. Siz ileride daha güçlü bir işlemci takarak, telefonunuzu güncelleyebileceksiniz. Ya da daha yüksek mili amper değerlerine sahip bir batarya takabileceksiniz.Google, Nvidia ve Marvell ile anlaştıGoogle , Project Ara' da kullanmak için iki büyük çipset üreticisiyle anlaştı. Bunlardan biri Tegra K1 ile şimdilik performans lideri olan Nvidia, bir diğeri de adı belki ülkemizde az duyulmuş olan ama uzun yıllardır çipset konusunda uzman bir marka olan Marvell.Project Ara' da Marvell'ın Armada PXA1928 ve Nvidia'nın Tegra K1 işlemcisi kullanılacak. Armada PXA1928 , ARM Cortex A53 mimarisini kullanan ve 1.5 GHz hızında çalışan 4 çekirdekten gücünü alıyor. Donanımsal olarak 64 bit destekleyen işlemci, Bluetooth 4.1 ve 4G / LTE gibi teknolojileri de destekliyor.Full HD ekran ve Full HD video kaydı gibi özellikleri destekleyen grafik işlemcinin bulunduğu PXA1928 daha uygun fiyatlı bir çözüm olacak.Üst seviyede ise hepimizin bildiği Nvidia Tegra K1 işlemcisi kullanılacak.Google'ı n Project Ara MDK 2.0 'ı bu iki SoC üreticisiyle beraber çalışarak çıkaracağı biliniyor. Şimdilik gözüken Sprial 2 tasarımı üzerinde çalışacak olan geliştiriciler, parçaların birleştiği Spiral 3 tasarımı üzerinde de çalışmalar sürdürülüyor.Büyük ihtimalle 3. seviyeye çıktığında ürün, son kullanıcılar nezninde kullanılabilir olacak. Bakalım Google, Project Ara'yı 2015 - 16 gibi hayata geçirebilecek mi?ShiftDelete.net
Bıraksalar Bir Ömür Okunabilecek Dünyanın En Güzel 10 Öğrenci Şehri
Sokaklarında yürürken karşınıza Rönesans döneminden fırlamış bir şövalyenin ferman okuyuşu çıkarsa hiç şaşırmayın. Sanki şehir, zaman kırılmasına neden olan bir çeşit kara deliğe girmiş, yüzyıllardır aynı seneyi yaşıyorlar. Böylesi bir atmosferde yaşamak size kendinizi Oliver Twist gibi hissettirecek.