Chromebook’lar Windows PC’lerin Pazar Payını Düşürüyor
Chrome OS’li bilgisayarlar 2014’e kıyasla 2015’te büyüme gösteriyor.Google’ın bilgisayarlara Chrome OS’i duyurması ile, Windows PC’ler 2008’den bu yana en kötü günlerini geçiriyor. Özellikle popüler Chromebooklar, uygun fiyatlarıyla öğrenciler, eğitim kurumları ve bütçelerini düşünenler için oldukça mantıklı bir seçim olarak görülüyor.Chrome bilgisayarlar, 2015’in ilk çeyreğinde, dünya genelinde satışını %2,8 olarak belirtti. 2014’te ise bu sayı %1,9’du. IDC Araştırma Müdürü Jay Chou, Chrome bilgisayarların satışının 2015’te artacağını, bu artışın 2016’da ise devam edeceğini söylemişti.2015’in ilk üç çeyreğinde 5.7 milyon adet Chrome bilgisayar satıldı. Bu rakam 2014’ün tüm satışları olan 5.86 milyonun çok yakınında bir sayı. Dünya genelinde tüm bilgisayar satışı ise, 2014’le kıyaslandığında %10’lık bir düşüş ile, 2015 yılında 276.21 milyon adetti. Bu düşüşten Chromebookların ne kadar etkilendiği henüz net değil.Chromebooklar ilk piyasaya sürüldüğü yıl olan 2011’de beklentiler oldukça düşüktü. İkinci nesil Chromebookların piyasaya sürülmesi ile, 2013 sonlarından itibaren satışlarda düzenli bir artış oldu. Apple dışında tüm bilgisayar üreticileri şu an Chrome OS’li dizüstü ve masaüstü bilgisayarları sunuyor.Google Chromebook’u, Windows bilgisayarlara karşı, özellikle web uygulamalarını kullanan kişiler için ucuz bir alternatif olarak sundu. Google aynı zamanda düzenli güncellemeler ve internet bağlantısı olmadan da kullanılabilen uygulamalar vaad etti. Bilgisayar fiyatlarının artmasına rağmen Chromebook fiyatları, kullandıkları donanım sebebiyle ucuz bir şekilde kaldı. Chrome OS aynı zamanda daha yalın olduğu için bellek ihtiyacını da azaltıyor.
Müzik Yeteneklerini Sıradan Bir Şekilde Kullanmayan 15 Sıradışı Müzisyen ve Müziksever
Bu insanlar normal değil. Aslında normaller ama bildiğimiz şarkıcılar gibi değiller. Sadece bir şarkı yapmaktansa ya da söylemektense sıradışı işler yaparak ilgi çekiyorlar. Genç yetenekler, değişik coverlar ve benzerlerinin bulunduğu bu içeriğimizde çok güzel vakit geçireceğinize inanıyoruz. Tabi şaşırıp kıskanabilirsiniz de.Sizler de böyle sıradışı isimleri yorumlarda bizlerle paylaşabilirsiniz.
Hayata Bakışınızı Değiştirme Gücüne Sahip 22 Theodor W. Adorno Sözü
Theodor Ludwig Wiesengrund-Adorno, 11 Eylül 1903 yılında Frankfurt'ta dünyaya gelmiş, sosyoloji ve felsefe profesörü, aynı zamanda kompozitörlük de yapan bir müzikolog ve eleştirmen. Adorno, aklın nesnel olmadığını, insanın da bu anlamda kendi özneli olamadığını savunur ve bugüne kadarki felsefenin foyasını ortaya çıkarmaya çalışır. Aklın nesnel olamamasının sebebi de insanın kendi hayatının öznesi olamamasıdır. Toplum üzerine teorileri genel bir karamsarlığı yansıtır. Ona göre bürokrasi, idare ve teknokrasinin kuşattığı toplumda bireyin kendisi bizzat geçmişte kalmıştır. Yoğunlaşmış sermaye, planlama ve kitle kültürü bireysel özgürlükleri büyük oranda tahrip etmiş ve eleştirel düşünme yeteneği yerini tümüyle şeyleşmiş bir toplum bilincine bırakmıştır.'Düşünen insan saldırgan olamaz' şeklinde kışkırtıcı tarzıyla ideolojilerin etkisini kırmayı, aforizmalar biçiminde yazılmış metinleriyle kapalı düşünce sistemlerinin temellerini yıkmayı düşünür. Bu geleneksel olmayan tavrı toplumun eleştirel olmayan bir olumlamasını engellemeye çalışır. Böylece okurun sadece düşünmesini değil, düşüncelerini eleştirel bir biçimde yeniden kurmasını hedefler.
Lockheed Martin, Küçük ve Etkili Teleskop Teknolojisi Üzerinde Çalışıyor
Teleskopları daha etkili yapmak için, bilim adamları daha geniş lensler yapmak zorundadırlar. Zor olan kısım sadece lensleri yapmak değil, aynı zamanda bu lensleri uzaya göndermek. Bu yüzden Lockheed Martin, şu anda daha hafif, ince ve geleneksel iki lensli teleskop tasarımlarına göre daha ucuz bir teknoloji geliştirmeye çalışıyor. Bu teknolojiye “Örümcek” anlamına gelen “SPIDER” ismi verilmiş ve alışılmış lensleri birçok küçük lens ile değiştirmeyi amaçlıyor.Her biri tırnağınızdan küçük olan bu mini lensler entegre fotonik bir devreye sahip. Lockheed Martin çalışanı Alan Duncan nasıl çalıştıklarını şu şekilde açıklıyor : “Bir fotoğraf çekiyorlar, bunu işliyorlar ve kamera gibi nokta odaklı hareket ediyorlar.” Şirket SPIDER’ın teleskopları 10 ile 100 kat daha küçük hale getirebileceğini iddia ediyor. Bu oldukça muhtemel çünkü eski büyük televizyonlarımızdan, duvara asabilecek kadar ince hale gelen televizyonlarımız ile bu projenin arkasındaki fikir ile aynı.ABD Savunma Bakanlığı tarafından finans edilen bu proje hala başlangıç aşamalarında ve muhtemelen 5-10 yıla kadar da hazır olmayacak. Ancak geliştirme süreci tamamlandığında, uzay şirketleri, ekipmanları taşımak çok kolay olacağı için, diğer gezegenleri gözlemleyebiliyor olacak. Aynı zamanda alışılmış silindir şeklinden çok farklı şekillerde ve büyüklüklerde teleskoplar da görebiliriz.
Apple Watch 2’nin Mart Ayında Çıkması Hayal Oldu
Apple’ın akıllı saatiyle alakalı yeni rapor, Apple Watch 2'nin iPad Air 3 ve iPhone 6c ile birlikte mart ayındaki bahar etkinliğinde tanıtılacağı bilgilerini çürüttü. Kısa süre önce yayınlanan bir raporda Apple Watch 2'nin 2016'nın başlarında çıkacağı belirtilmişti ancak, 2. nesil Apple Watch ilgilileri biraz daha bekletecek gibi görünüyor.Apple'a yakınlığıyla bilinen 9to5Mac sitesine göre mart ayında Apple Watch için sadece yeni bantlar tanıtılacak. Yani Apple Watch 2 olmayacak. Creative Strategies analisti Ben Bajarin de yaptığı açıklamada tedarik zincirinde hareketliliğin olmadığından bahsetmişti. Yeni rapor analistin görüşleriyle uyumlu duruyor.Yeni nesil akıllı saati mart ayında göremeyecek olsak bile, sonbaharda iPhone 7 ile birlikte tanıtılacağı düşünülüyor. Apple Watch 2'de ekran boyutu ve çözünürlüğü değişmeyecek. Yine iki farklı ekran boyutu ve çözünürlüğü olacak. Biri 33,5 mm 272x340 çözünürlüğünde, diğeri ise 39 mm 312x390 çözünürlüğünde.
Google ve Apple, Otomotiv Devlerini Korkutuyor
Mobil cihaz sektörünün dışında da işler yapan iki dev şirket Google ve Apple, otomobil sektöründeki hamleleri ile şimdiden devleri endişelendirmeye başladılar. Teknoloji sektörünün iki dev ismi Google ve Apple, son dönemlerde otomotiv sektörüne yavaş yavaş adımlarını atmaya başladı.Google ve Apple'ın kendi otomobillerini üretebilmek için çalışmalarına devam ediyor olması otomotiv sektörünün önemli isimlerini korkutuyor. Bünyesinde Mercedes-Benz gibi markaları barındıran Alman otomobil devi Daimler, bu iki teknoloji devinden tedirgin olanlar arasında. Daimler CEO'su Dieter Zetsche yaptığı açıklamada, Silikon Vadisi'nde çalışmalarına devam eden Google ve Apple'a dikkat çekerek bu iki firmanın da yürüttükleri çalışmalarla, otomobillerle alakalı her geçen gün yeni şeyler öğrendiklerini ve bilgi havuzlarını geliştirdiklerini ve belirtiyor.Otomobil sektöründe gelecek şu an için sürücüsüz araçlar olarak görülmekte ve Google, daha şimdiden bu konuda önemli bir aşamayı geride bırakmış durumda. Ser verip sır vermeyen Apple cephesi ise bu tutumuyla sağlam bir şey yapıyor izlenimi veriyor.
Samsung, New York'ta Sanal Gerçeklik Stüdyosu Açıyor
Gear VR ile sanal gerçeklik teknolojisine adım atan Samsung, New York'ta sanal gerçeklik stüdyosu kuracağını duyurdu. Yeni sanal gerçeklik deneyimleri hazırlama amaçlı yapılacak olan ofis, Samsung ofislerinden birinde yer alacak. Ofis açmanın yanı sıra, Sundance film festivaliyle de anlaştığını açıklayan şirket, sanal gerçeklik filmlerinin çekilmesini teşvik edecek bir dizi uygulamayı hayata geçirmeyi planlıyor.Son dönemde yatırımcılar sanal gerçekliğe büyük paralar yatırıyor. Kaliforniya merkezli araştırma şirketi Digi-Capital, yatırımcıların sadece 2015 yılında sanal gerçeklik şirketlerine 700 milyon dolar yatırdığını açıkladı. Bu yatırımlar arasında donanım, uygulamalar, servisler ve video gibi farklı alanlar bulunuyor. 30 milyon dolar yatırım alan Next VR şirketi sanal gerçeklik görüntülerinin canlı olarak aktarılması üzerinde çalışıyor. 65 milyon dolar yatırım alan Jaunt ise sanal gerçeklik kaydı yapan cihazlar ve yazılımlar üzerinde çalışıyor.
21. Yüzyılın En Çekici Mesleği Veri Bilimcilik Hakkında Bilmeniz Gereken 21 Şey
Karmaşık ve yapılandırılmamış veriden hazine çıkaran insanlarla tanışın.Bu ünvan ortaya çıkalı henüz sadece bir kaç yıl oldu. Veri bilimcilerin iş alanında birdenbire ön plana çıkmaları bir gerçeği yansıtıyor: Şirketler daha önce karşılaşmadıkları çeşitlilik ve yoğunluktaki bilgiyle boğuşuyorlar. Eğer şirketiniz bir şekilde veri depoluyorsa, 'büyük veri' problemi eninde sonunda sizin için de geçerli. Bugün büyük veriye yönelik araçları iyi kullanabilecek beceri ve zekaya sahip insanlar da en az teknolojiler kadar önemli. Kendilerini biraz tanıyalım:
Google Üç Aylık Ücretsiz Derin Öğrenme Kursu Başlattı
Teknoloji devi Google, pek çok servisinin temelini oluşturan otomatik öğrenmeyi ücretsiz bir kursla anlatmaya başladı. Şirket, derin öğrenmeyi, konuşma tanıma işleminden fotoğraf koleksiyonunu otomatik olarak düzenleme işlemine kadar pek çok uygulamada kullanıyor.Eğitim sitesi olan Udacity üzerinden ücretsiz olarak verilen kurs, yaklaşık üç ay sürecek ve haftada altı saatlik eğitimler verilecek. Yetişmiş mühendislerin ve veri üzerine çalışan bilim insanlarının derin öğrenmeyi daha somut biçimde kavramalarını sağlayacak kurs, bu konularda altyapısı olmayanlara hitap etmiyor. Kursta Google’ın geçtiğimiz kasım ayında açık kaynaklı hâle getirdiği otomatik öğrenme yazılımı TensorFlow hakkında da bilgi verilecek.Google’ın araştırma bloğu üzerinden kursun baş eğitmeni Vincent Vanhoucke’nin imzasıyla yapılan açıklamada, üç aylık eğitimle derin öğrenmenin daha erişilebilir hâle gelmesinin amaçlandığı belirtildi. İşte o açıklama:“Derin öğrenme konusunda basında pek çok popüler haber okuyorsunuz ve haklı olarak merak ediyorsunuz: Derin öğrenme, “Büyük Veri” ile ilgili bir şey değil mi? Bundan faydalanmak için Google veya Facebook seviyesinde bilgisayar kaynaklarına sahip olmam gerekmiyor mu? Bundan beş yıl önce Google sesli arama üzerinde çalışırken kazara derin öğrenmeye bulaşmış biri olarak, hiçbir şeyin gerçekten daha uzak olamayacağını gördüm. O dönemde Google’ın muhteşem makineleriyle değil, grafik işlemcili basit bir bilgisayarla çalışıyordum.”
Google 2015’te 780 Milyon “Zararlı Reklam” Temizledi
Google 2015’te hiç olmadığı kadar meşguldü. Açıklanan verilere göre, kullanıcıları yanlış yönlendirip reklamlara tıklatan ve bu sayede kötü amaçlı yazılım yayan yayıncılar engellendi.İnternetteki spam bataklığı ve tek tık ile başınıza gelebilecekler gün geçtikçe arttı. Google’ın raporuna göre, 2015’te Google bu zararlı reklamlardan 780 milyon adedini engelledi. Şirket 2014’te 524 milyon, 2013’te ise 350 milyon potansiyel zararlı içerik ve reklam kaldırdığını belirtmişti. Yeni rapora göre Google, 2015’in her bir saniyesinde bir zararlı içeriği ortadan kaldırdı.Bu zararlı reklamlar sahte ürünleri, onaylanmamış ilaçları, kilo verme sahtekârlıklarını, istenmeyen yazılımları ve “Tek Tıkla Ulaşın” manşetleri ile insanları yanlış yerlere yönlendiren bağlantıları içeriyor. Eğer bu durum devam ederse, Google’ın algoritmaları ve 1000’in üzerinde çalışanı, 2016’ta bir milyarın üzerinde zararlı reklamı ortadan kaldırabilir.Şirket aynı zamanda 25.000 mobil uygulamada reklam göstermeyi durdurdu ve 1.4 milyon reklam başvurusunu şartların uygun olmadığı sebebiyle reddetti. Kullanıcılar ise reklamlar ile ilgili Google’a 4 milyar adet geri bildirim gönderdi.Gelecekte ise Google, kilo verme ürünleri ve zararlı yazılımları içeren reklamlara karşı savaşa devam etmeyi planlıyor.
İzlediğiniz Tüm Hapishane Sahnelerini Unutun: Instagram'ın Karanlık Hesabı 187gangstersz
Hapishaneye girdiniz mi girmediniz mi, bilmiyoruz; fakat şu kesin ki hemen hemen hepimizin hapishaneler hakkında gerek filmlerden, gerek dizilerden, gerekse de çevremizdekilerden duyduklarımız sayesinde az buçuk fikri var. Peki ya tüm bunların dışında, hapishane ortamına direkt şahit olmak nasıl fikir dersiniz? İşte tam bu amaca hizmet eden bir Instagram hesabı bulunuyor: 187gangstersz.
“Sinemada Patlamış Mısır Yemek Yasaklansın” Kampanyası
İngiltere'de yaşayan bir kişi, sinema salonlarında tüketilen patlamış mısırın sesinin ve kokusunun rahatsız edici olduğunu, film izleme keyfini azalttığını söyleyerek salonlarda mısırı yasaklanması için bir kampanya başlattı.
İthalat da Et Fiyatlarını Düşüremedi
Türkiye'de 4 milyar dolara yaklaşan canlı hayvan ve soğutulmuş veya dondurulmuş et ithalatına rağmen 2005'te 11,28 lira seviyelerinde olan dana etinin fiyatı, 2016 başında 38 liraya ulaştı. Tarım Bakanlığı'nın 2015'te yayınladığı raporda da et ve besilik hayvan ithalatının sorunu çözmekten uzak olduğuna dikkat çekilmişti.