Diğer yeşilliklere göre biraz daha az bilinen kişniş, tadıyla da onca insanı adeta kutuplara ayırmıştır. Birçok farklı mutfağın vazgeçilmezi bu taze baharatın nefret edenlerinin açtığı sosyal medya grupları dahi var. Peki başta kişniş olmak üzere bazı yeşil bitkilerin tadını sevmememizin aslında genlerimizle ilgili olduğunu biliyor muydunuz? Cevabı sizler için Mentalfloss'tan derledik.
Fotoğraf sanatçısı Marie Hyld son projesinde çöpçatan sitesi Tinder'da eşleştiği 'match'leriyle oldukça yakın ve duygusal fotoğraflar çekti. Danimarka'da yaşayan genç kadın modern zamanda romantizm yaşamak ile ilgili karanlık duygularını bu projeyle gözler önüne seriyor. Sizler için Broadly'den derledik.
İlk görüşte aşık olan ve gerçek aşkı bulduğuna inanan bu genç insanların ortak bir özellikleri var: Hepsinin ilişkileri tüyler ürperten bir cinayetle sonuçlanıyor...
NASA veya başka bir uzay araştırmaları yapan kuruluş bugün uzayda yaşam bulunduğunu açıklasa nasıl olur? Bugünden sonraki yaşamımızı nasıl etkiler? Kurzgesagt'in hazırladığı videoda bu sorularımızın cevabı veriliyor. Ancak pek iç açıcı değil!
Renk körlüğü testi ile karşınızdayız. Yapılan bir araştırmaya göre, insanların %4.5'i renk körü. Sen de bu renk körü testini çözerek, renk körü olup olmadığını anlayabilirsin!
Bazen Dark gibi House of Cards gibi beyin yakan dizilerden uzaklaşıp, kafamızı dağıtacak ve başka şeylerle oyalanırken izlenecek dizileri tercih ederiz. Çoğu zaman da bulamayız, biz bulana kadar ütüyü yapmış yemeği yemiş oluruz. İşte böyle zamanlarda çaresiz kalmayın diye sizin için bir liste hazırladık.UYARI: Bazıları işi amacından saptırıp en favori diziniz haline gelebilecek kadar iyi.
5 Mart 2015'te yapılan araştırmaya göre, bir zombi (yaşayan ölü) saldırısının ABD geneline yayılması modellendi. Bilim insanları:Başta büyük şehirler risk taşımaktadır. Dağlardaki izole edilmiş bölgeler daha güvenli!Bu modelleme, araştırmacıların gerçek hastalıkları anlamada kullandığı modellemelerle aynıdır. Detaylara bakalım👇🏼
Hooop! Yeni bir konu ile karşınızdayız. Astral seyahat nedir? Nasıl yapılır?Astral seyahat kavramı spiritüalizm, okültizm ve teozofi kapsamında kullanılan bir kavramdır. Bu anlayış; parapsikoloji olayına inanan adamların esiri beden veya astral beden olarak adlandırdığı, ince madde olarak gösterilen maddelerden oluştuğu söylenen bedenle yapılan bir tür seyahattir. Halk arasında en kısa tabiri ile ruhun bedenden geçici olarak ayrılması şeklinde tanımlayabiliriz. Astral seyahat, bu sırada yaşandığı söylenen deneyimleri ifade eder. Astral seyahat insanın bilinci yerindeyken, fiziksel bedenin dışında ve başka mekanlarda gerçekleştiği söylenen bir süreçtir. Bu olayın öteki beden dışı deneyimler arasında özel bir yeri olması insanın bunu iradesi dahilinde gerçekleştirebilmek bildiği iddiası ve deneyim sırasında bilincin açık olmasında kaynaklanmaktadır.Bizler de sizin için astral seyahat hakkındaki bilgileri ve internette konuşulanları, iddia edilen tehlikelerini ve resimli anlatımları, diğer kaynakları sizin için bir araya getirdik.
Çok gezdi, çok gördü, çok öğrendi Sunay Akın; anlatacak çok şey biriktirdiği için belki de bu kadar çok konuşuyor, ama bu kadar çok konuşmasına rağmen her bir cümlesi ayrı bir değerlidir kendisinin. İşte bu cümlelerinden cımbızla seçtiğimiz 18 tanesine bakıyoruz, kimi hicivsel kimiyse aşk hakkındaki o şahane sözleri:
Lozan Antlaşması meselesi yine birtakım tartışmalarla gündeme geri döndü. Yıllardır sürüp giden çeşitli tartışmalar önümüzdeki süreçte de biteceğe benzemiyor. Biz de bu fikir paylaşımlarına temel bir kıyaslamayla katılmayı uygun görüyoruz.
Birleşmiş Milletler tarafından 2012 yılında başlatılan Sürdürülebilir Kalkınma Çözümleri Ağı (SDSN) o zamandan bugüne kadar her yıl dünyanın en mutlu ülkelerini açıklıyor. Genelde ilk sıralarını Norveç, Kanada, Danimarka, İsveç, Finlandiya, Hollanda, vb. ülkelerin aldığı bu listede Türkiye 2017 yılında 69. Olmuştu. Şimdi bu listeyi, neden sıralamada daha yukarılarda olmadığımızı falan konuşmayacağız. Biz mutsuz insanlarla aynı ülkede yaşıyor olmanın insanı nasıl etkileyebileceğine dair birtakım çıkarımlar yapıp gideceğiz.
Dövüş ve gerçekçiliği bir arada görmek istediğimiz zaman hiç şüphesiz ki tek adresimiz UFC serisi. Büyük hayran kitlesi kazanan ve beğenilen serinin yeni oyunu UFC 3'de artık raflardaki yerini aldı. Bakalım yeni oyun nasıl olmuş.
Son zamanların modası: Beyninizi yeniden yapılandırın! İzin verin bu içerik hedefinize ulaşmak için bir aracı olsun. Hayat elbet bir gün bitecek. Onu doyasıya yaşayın. Tam da içinizden geldiği gibi... Kaygılarınızla vedalaşmanın tam vakti. Başkalarına göre yaşamaktan bahsetmiyoruz bile!🚨Unutmayın: Düşünceleriniz günlük hayatınızda topladığınız fikirler sonucu oluşur. Tek gereken hayata yeni bir yol açabilmenizi sağlayacak taptaze fikirler!
Amerika'nın Massachusetts eyaletindeki New Bedford şehrinde bulunan Orpheum Tiyatrosu, kurulduğu dönemin en ihtişamlı ve büyüleyici atmosferine sahip eğlence merkezlerinden biri. Ancak bu bina, şimdilerde kimsenin uğramadığı ıssız bir yer haline geldi...
Hayatta farkında olmadan izler bırakıyoruz. Kimi zaman mutlulukla harmanlanmış, gören herkesi gülümsetecek türden kimi zamansa acı, ızdırap ve gözyaşı dolu izler bunlar... Yaşanmışlığın en derin izlerini taşıyan ve her anımıza sessizce tanıklık edenlerse dört duvardan ibaret... Zamanla terk ettiğimiz, varlığını bile unuttuğumuz mekanlar geride kalıp o hatıraları kendilerince anlatmaya çalışıyorlar. Hayatın bir gün sona ereceğini elbet biliyoruz ama geride kalan kırık bir sandalye, eskimiş bir piyano ya da artık küflenmeye yüz tutmuş bir yatak dahi olsa, hikayelerimiz ölmeyecek. İşte sizlere birilerinin hikayesini anlatmak için sabırla dinleyicisini bekleyen bu terkedilmiş mekanlara ait çarpıcı fotoğrafları derledik.
Bu seferki oldukça özel bir tutulma... 🌝 18.34'te gökyüzüne bakarsanız, oldukça ender rastlanan bir gökyüzü olayını kısmen dahi olsa görmeniz mümkün olacak.
Sürekli kaynayan ve içine düşen her şeyi öldüren bir nehir düşünün... Bir halk efsanesi sanıyorsanız yanılıyorsunuz! İşte Amazon'un derinliklerinde kaynayan ve içine düşen her canlıyı öldüren Kaynayan Nehir...