onedio
Kartal ve Bruno Alves Sarmaş Dolaş
Sarı-lacivertliler, Spor Toto Süper Lig'in 8. haftasında Beşiktaş ile yapacağı maçın hazırlıklarına tam gaz devam ediyor.Fenerbahçe, Spor Toto Süper Lig'in 8. haftasında 2 Kasım Pazar günü deplasmanda Beşiktaş ile yapacağı derbi maçın hazırlıklarını sürdürdü.Fenerbahçe Can Bartu Tesisleri'nde teknik direktör İsmail Kartal yönetiminde gerçekleştirilen antrenman, koşu ve ısınma hareketleriyle başladı. 5'e 2 top kapma çalışmasıyla devam eden antrenman, 2 grup halinde yapılan dar alanda çift kale maçla tamamlandı.Antrenmana sakatlıkları süren Egemen Korkmaz ve Hakan Çinemre ile dünkü çalışmada sakatlanan ve sol kasığında kısmi kanama bulunan Serdar Kesimal katılmadı. Grip olan Mert Günok, bel ağrısı bulunan Emenike ile özel kondisyon çalışması yapan Emre Belözoğlu da çalışmada yer almadı.Fenerbahçe, Beşiktaş maçı hazırlıklarına yarın yapacağı antrenmanla devam edecek.BRUNO ALVES ANTRENMANDAGalatasaray maçında gördüğü kırmızı kartın ardından teknik heyet tarafından silindiği iddia edilen Bruno Alves bugünkü antrenmana çıktı. Alves'in İsmail Kartal ile sarıldığı anlar dikkatlerden kaçmadı.İnternet Haber
Fenerbahçe Nedir?
ya hayrandır sana, ya düşman.ya hiç yokmuşsun gibi unutulursunya bir dakika bile çıkmazsın akıldan...Madalyonun hep iki yuzu vardır derler. Eğer madalyon için söylenmiş olmasaydı; bu atasözü Fenerbahçe 'ye yakışırdı. Yakışırdı, çünkü hep ikiliklerin, çeliskilerin, çatışmaların takımıdır Fenerbahçe. Seveni ölduresiye sever (ölümüne degil; hangi takimda ''kill for you'' senin icin öldürürüm- diye bir grup var ki!) , nefret edeni kin kusar; en cok Fener'i yenmek zevk verir, en acı Fener ''yener''; beş atar dört yer. İyi ya da kötü, hakkında en fazla tezahürat üretilen takımdır Fenerbahce. Zaten ''Fenerlilik'' de bu zıtlıklardan türer. iyi fenerbahçe-kötü fenerbahçe, güçlü Fenerbahçe - Zayıf Fenerbahçe, en büyük fener - i..e fener, yıldızlar takımı - acıların takımı, efsane -kestane...Fenerbahçeli olunmaz, doğulur denir, doğrudur. Ancak doğuştan gelen özelliklerle Fenerli olunur. Sonradan sempati göstermek çok zordur. Çünkü bir kez dışarıda kaldıysanız, çemberin içine girmek güçleşir. Çemberin içi dışarıya, dışı da içeriye sevecen bakmaz. ' 'Dış görünüşüyle'' yargılanmak en çok Fener'in kaderidir. Kendi ülkesinde, dışarıdan bu kadar itici görünen bir Real Madrid , bir de Bayern Munchen vardır. Oysa ''içeriden'' bakanlar, yani sevdalilar icin her şey toz pembedir. Fener' den öteye hayat yoktur. Hatta başka bir takımı insan neden tutar, bu bile merak konusudur. Zaten içgüdüsel, gözü kapalı sevmek karasevdalılarla Fenerbahçelilere yakışır.Fener'i sevmenin de sevmemenin de binbir zorluğu vardır. Çünkü Fenerbahçe eğlendirir: ondan daha renkli bir takım yoktur, şaşası, cümbüşü eksik olmaz, taraftarı sevinirken dozunu kaçıracak, zevkten bayılacak kadar abartır. Gole doymaz, 103 gol bile ancak tatmin eder, 4-0 biten ilk yarı Fenerli için en ideal maçtır. Ama Fenerbahçe ağlatır da: büyükler içinde en ''ağır'' yenilgileri o alır, en komik durumlara o düşer, en kötü yönetim ondan çıkar, tribünde en çok cefayı Fener seyircisi çeker; Pendik faciası ya da Aydin acısı yüreklerde hâlâ yaradır.Ama Fener seyircisi affedicidir; en aciz durumlarda bile, GS galibiyeti her şeyi unutturur, ortalık toz pembe/duman olur. Bir maça bu kadar anlam yükleyen başka hiçbir taraftar yoktur ( Belki de bir de GS taraftarı ). Bir önceki sezon Fener'e en ağır mağlubiyeti tattıran ayakların, bir sonraki sezon fener forması giymesi adettendir ( Hatirlayınız: İlker, Oğuz, Aykut vs. ). Ne de olsa affetmek erdemdir. Evet, ama kindarlık da yabana atılacak bir şey değildir... Şampiyonluğa mal olacak hata yapanı sokakta görse selam vermez (Garibim Erol'un GS maçında yaptırdığı penalti neler açtı başına hatırlayın), ligin ilk yarısında deplasmandaki maçta, kendisine sert giren rakibini Fenerli oyuncu unutur, taraftar unutmaz; acısını çıkarmak için bir sezon bekleyen bile vardır. Mazisini aklında tutan takımdır Fener. Ama unutkandır da. En çok da bu huyundan vazgecmez. En başarısız sezon bile bir sonraki sezon icin kriter olmaz. Her sene, her şeye yeniden başlanır. En azından böyle olması istenir. ' 'Bu maçı unuttuk, önümüzdeki maçlara bakıyoruz' ' en çok Fenerlinin ağzına yakışır. Sinyor Can Bartu'yu da unutur, Şeytan Rıdvan'ı da. Gelen ağamdır ama gidene paşam denmez kolay kolay. 'Mmazi kalbimde yaradir'' ama unutursam geçer. Ali Şen'in, takımı kümede zor tuttuğu dönemleri bile unutur, '' Ali Şen başkan Fener şampiyon ''dur.Yine de vefalıdır. Bordeaux zaferinin yaratıcılar Hüseyin, Selçuk , Şenol 'u kimse unutmaz, Aykut hep '' Kocaman ''dir, Lefter 'i anmayana hain gozuyle bakılır. Vefanın üvey kardeşi nankörlükse, nankörlük de Fener'e yakışır. On sene takımın tüm yükünü taşıyan Oğuz , Sakaryalı grubunun başıdır. Bir onceki maç beş gol atan adamın en fazla iki pozisyon kaçırma lüksü vardır; üçüncüde yuhalanır. Geçen senenin şampiyon kadrosu üç maç kötü sonuç alsın dağıtılır vs.Türkiye birinci futbol ligi tarihinin ( dikkat lig tarihinin! ) en başarılı takımıdır Fenerbahçe ( biliyorum birileri için tartışmalı bu; iki puana göre, üç puana göre ayrı tablolar çıkıyor ama Fenerlilere göre bu böyledir ). GS ile beraber en çok şampiyon olan iki takımdan biridir, en çok galibiyet alan takımdır, ezeli rakiplerini en çok yenen takımdır, en çok gol atarak şampiyon olmuştur. Bir Fenerli için her şey, hatta tek önemli şey olan şampiyonluk için, rakipleri bazen yıllarca beklese de, Fenerbahçeli'nin gönlü beş seneden fazlayı kaldırmaz. Sari lacivert zeminden baktığınızda hikâye böyle gözükür ama (dedik ya) madalyonun bir de öteki yüzü vardır. Son yirmi yılın en başarısız büyüğüdür Fener, birinci lig tarihinin en ağır yenilgilerini bu dönemde almıştır, şampiyon olmadığı neredeyse büyün senelerde taraftarını kahretmiştir, önce Karakartal sonra Cimbombom'lu altın yıllara gıptayla bakmıştır, sistemli başarıya hasret kalmıştır... Zaten Fenerbahçe ve sistem aynı cümlede ancak olumsuzluk ekiyle kullanılır. Birinci ligin 42-43 senelik tarihinde iki kez arka arkaya şampiyonluğa sadece iki kez ulaşmıştır. Fenerbahçe şampiyonluk sonrasında rehavetin dozunu kaçırır. Tek tabanca, nokta atışı varken makineli tüfeğe ne gerek vardır. Nadasa kalmış takımın ertesi seneki görüntüsü nasıl bu kadar içler acısıdır, anlaşılamaz; şaşkınlık en çok Fenerbahçe'ye yakışır.Sarı lacivert renkler en çok Fenerbahçe'ye gider. Evet Fener zitliklari sever, ama siyah beyazı yutar. Fenerbahçe'nin laciverti asilligi, sarı'sı rakiplerin gıpta ve kıskançlığını simgeler derler (en azından armadaki renklere verilen anlam bu). Ama sarı'yla lacivert'i karıştırırsanız yeşil çıkar ve yeşil Fenerbahçe için sadece ve sadece başarıyı simgeler (Bakiniz yine arma). Başaıi dindir imandır, tevazu anlamsızdır, galibiyet tek yoldur, tersini söyleyenler (ne aci ki) hep azınlıkta kalır. ''Tamam şampiyon olmayalım ama en iyi topu biz oynayalım'' lafı bir Fenerli'nin verebilecegi tavizin sınırıdır. Şan, şohret, para, pul varken tevazudan bahsetmek ayıptır.Gündüz gibidir Fenerbahçe... Sevenlerin içini açar, iş yoğunlugu tadında sevgi ister, bazen gözünüzü kamaştırır... Fenerbahçeli takımını hep gündüz gözüyle görür. Sürekli sever, her güzelliği ona atfeder. Her şeyi iyiye yorar, ama bir yere kadar. Yüreğine gece karanlığı çökerse bir anda değişir, dönüşür. Öfkesi taşar, her şey burasına gelmiştir, yakar yıkar. Kendi kalecisini döver, kulübü basar, yönetimden hesap sorar, kısacası zıvanadan çıkar. Fenerli'nin zıvanası yarı açıktır zaten. Çıkmaya biraz da bahane arar. Soğukkanlılığın anlamı yoktur, hatta değil sıcak olan, kaynamayan kandan şüphe edilir. Fenerbahçeli şüphelenmeye bayiılır. Hakemler, rakip, federasyon hepsi onun arkasından bir dolap çevirir. Ama oyuna gelmez. Esas oğlan sonunda mutlaka, herkese ve her şeye rağmen kazanacaktir. Kazanamamışsa bir oyuna gelmiştir; bunun hesabı gelecek sezonda sorulur.Düşünüyorum da, içki olsa viski olurdu Fenerbahçe: sek içilen, çabuk çarpan, havalı, iki tekten fazlası zararlı. Ani kurtarmak uğruna gelecege bakmayan, havalı transferi mantıklıya tercih eden, bünyesinin kaldıramayacağı şişkinliklerden yüzüstü kalan... Rakı olacak değil ya. Raki sebat ister, usûl ister, meze ister. Oysa sebatkârlik ya da düzen pek uğramaz Papazın Çayırı'na. Her sene antrenör değiştirmesi bir yana tarihi boyunca başkanını bile zırt pırt değiştirir durur. Arka arkaya, Faruk Ilgaz (8) ve stadin isim babasi Şükrü Saracoglu (16) dışında, beş sene kulüp başkanı olarak kalabilen hiç kimsenin olmaması sadece bir rastlantı olmasa gerek.Yemek olsa türlü olurdu Fenerbahçe; hatta '' binbir türlü ''. Nijeryalı'dan Deniz'ler çıkarır, yedi duvelden adam oynatır, türlü türlü yönetici barındırır ( gerçi cebi derin olma konusunda tek türü tercih eder ), çeşit çeşit taraftarı vardır; hiçbiri öbürüne benzemez... kadrosunda Türkiye sınırları içinde yetişen ancak birkaç oyuncu vardır, Kanarya'nın raconu budur. United Colors of Benetton olmak ayrı bir hazdır. Yönetici olmak da buna benzer. İşini gücünü bırakıp Fener yönetimine giren de vardır, bütün malvarlığını lacivert sarı forma altından su yürüterek kazanan da; bunu bir imaj kaygısına çeviren de vardır; bunu bir şeref olarak gören de. Ama en çok taraftarı renklidir Fener'in. Zaten kulüp kimsenin malı değildir, herkes gelir geçer ama taraftar kalır. Yönetim, takım sahtekâr kaynarken onlara da en büyük olmak yakışır. Kadıkoy'de çıkış bulmak gerçekten zordur. ( Son zamanlarda değişiyor ama ) Fenerli yavrusunu severken boğmaya kalkar. Her mağlubiyette en cok gözyaşı Kadıköy'e dokulur. demokles in bir kilici varsa, o hep fener seyircisinin elinde (bazen de basinin ustunde) sallanir. Biçer, döver, uğruna ölür, öldürür... ama ayakta kalan hep taraftar olur.Ders olsa matematik, üniversite olsa İstanbul Üniversitesi, meslek olsa tüccar olurdu Fenerbahçe... Sıradan rakamlardan en zor denklemler üreten ama iki kere ikinin her zaman dört etmediği, hesaba kitaba sığmayan bir matematik; derlenip toparlanamayacak kadar büyük, bir o kadar köklü, eski ve yeniyi bir arada barındıran bir üniversite ve malını iyi satan, göz boyamasını bilen, para harcamasını seven bir tüccar. En küçük sorunları bile günlerce tartışan, oyuncu yapısından uyumlu bir formül cıkartmayı kimsenin başaramadığı, bilinmeyen bir dolu şeyin havada uçuştuğu bir matematik... tarihine sahip çıkan, ama bir efsane anlatıcısı olmanın dışında ondan hiçbir ders çıkarmayan, hatta sürekli sınıfta kalan, bir senesi bir senesine uymayan, elindeki değerleri bir bir yitirirken kibrinden ve azametinden hiçbir şey kaybetmeyen bir üniversite ve ne kadar okumuş da olsa, kafası hinliklere çalışan, pazarlık erbabı, ahbap-çavuş ilişkilerini gelire tahvil eden bir tüccar...Kendisi dışında bir takım olsa Real Madrid , ülke olsa Brezilya , spiker olsa Ümit Aktan , hakem olsa taraflı olurdu Fenerbahçe . Real Madrid, ama biraz eksik bir Real Madrid olurdu. Bu kadar zenginlik içinde yuzerken dahi altyapıya Fenerbahçe'ye göre daha çok onem veren, Avrupa başarıları ile dünyanın en büyük üç takımından biri olan ve dört bir yanda taraftarı bulunan Real Madrid'le Fener'in ilişkisi biraz abi-kardeş ilişkisi gibi ama kim benzerlikleri yadsiyabilir ki? Devletle içli dışıl olmak, lig tarihinde başarıya doymamak, en çok gole tapmak, su gibi para harcamak... olamasa da hep Brezilya olmak istedi Fener. Onun gibi fiyakalı, onun gibi gözü doymak bilmeyen, onun gibi çalımcı, onun gibi karanlık, onun gibi sarı (kıskandıran), onun gibi lacivert (asil). Takım yıldızı değil yıldız takımı olmak yani... ama Ümit Aktan 'lık kaderde var. Maç kadar, maçın dışına da bakan, yeri gelince uyduran, espri olsun diye azıtan, renkli ama huylandırıcı, bilen ama bilmişlik de yapan bir Fenerbahçe. Sahanın dışındaki olaylara bağımlılığı artık kabak tadı veren, hava olsun diye konuşan yöneticileri yüzünden komik durumlara düşen, her zaman en iyi olduğunu savunan bir Fener. ve tabii ki taraflı. Fener'den hakem olmaz; bu bahsi geçelim, karşı tarafa düdük çalan her hakem i..edir. Aksini iddia eden de öyle. Fenerli gelemez öyle şeye.Akraba olsa dayı, organ olsa ağız, deniz olsa akdeniz, dağ olsa Ağrı olurdu Fenerbahçe... Hani ailenin haytası bir dayı vardır. İki de bir yeni projelerle zengin olacağından bahseder. Ayranı yoktur içmeye ama en şık kıyafetlerle gider kenefe. Vaatlerin, hayallerin insanıdır. en çok yeğenlerini sever, hiç evlenmez falan. Haytalıkta kim Fener'in eline su dökebilir ki? Hep yaramaz çocugu oynar Fener, hakkını vermezlerse bağırır çağırır, her sene şampiyonluk düşleri görür. ''Bu sene değil ama gelecek sene başarıyı hedefliyoruz'' diyen bir teknik adama ya da başkana rastlanmamıştır. En büyük yıldızların transfer söylentileri dolaşır ve milyonlarca yeğeni ( çocugu yok ya ) onun ağzından damlayan ballara bakakalır. Ama ne yazık ki dayı haytadır. Yalanlar çabuk çıkar, mum sönmek icin yatsıyı beklemez. Yine de vaat edilecek bir dolu yeni şey vardır. Ağız torba değildir ki büzesin. Fenerbahçe de büzülmez zaten. Sürekli konuşur. '' Bugüne kadar hakemler hakkında hic konuşmadım ama'' diye başlayan tiradlar en cok Fenerli yöneticilerin ağzından dökülür. Ağız dalaşında maharet yöneticiliğin birinci sınıf vasıflarındandır. Yoksa Çavuşoğlu Ömer'e nasıl tahammül edilir ki? Olsun, yine de birilerinin ağzının payını vermek bazen bir gol kadar haz verir. Doğum gününde Fatih Terim'e ''İyi ki doğdun'' diye bağıranlar hangi Fenerlinin yağlarini eritmemiştir ki? Akdenizli pek yağ tutmaz zaten. Anlık öfkenin ve sevincin sel gibi aktığı bir memlekette en çok Akdenizli Fener tribününde yer alır. Ama bu Akdeniz Tsunami üreten cinstendir. İki de bir her şey su altında kalır. Sil baştan takım kurulur. Zirveden fiilen uzaklaşilsa da, yürekler hep zirve yapar. Ağrılı sızılı bir sevgiye de Ağrı Dağı yakışır. Çok adam yutmustur Ağrı. Benim diyen dağcıları geri vermemiştir. Fener'in en bildik yanıdır öğütücülüğü. Her şeyi öğütür Fener. İyileri kötuleri, güzeli çirkini, sapla samanı. Geriye kalana bir lokma tat almak, yani arada bir şampiyon olmak düşer.Düzen olsa Demokrasi, politikacı olsa Demirel, ideoloji olsa kapitalizm olurdu Fenerbahçe... Evet Fenerbahçe'den demokrasi olur. Bu kadar şeffaf bir yönetim demokrasilerde bile zor olur. Bütün kamuoyu önünde en mahrem sorunlarını tartışmak her yiğidin harcı değildir. Her kafadan bir ses ancak bu kadar çok çıkar. Sürekli koalisyonlarla yönetilir, sürekli erken seçime gidilir, sürekli tepedeki değişir. Biraz yunan demokrasisini andırır, çünkü en büyük kesim taraftarlara oy hakkı yoktur. Zaten bu demokrasi de biraz popülist bir demokrasidir. O yüzden en çok Demirel olmak yakışır. Hep eleştirilmiştir ama en çok iktidara da o gelmiştir. Oyunun kurallarını iyi bilir, lafını sakınmaz, işle degil zekasıyla ayakta kalır. Üstelik hiç değişmemiştir. Fener de değişmeyi sevmez. Hep aynı şekilde yönetmek en temel adaptır. Fenerbahçe taraftarı başkanlık koltuğunda hep Demirel'in türevlerini görmüştür. Ali Şen'e başbakan diye boşa bağırılmamıştır. Fener'e hep böyleleri yakıştırılmışsa bunun nedeni kapitalist düzenin sağlam çark tutmamasısıdır. Sadece güçlülerin ayakta kalacağı bir yarışta Fenerli de güce tapar. Başarı için her yol mübahtır. Ama Türk usülü bir kapitalizmdir bu. Rasyonalite nedir tanımaz. Batmamak için işçi çıkartır ama hava atmaktan geri kalmaz, gerekirse düzen değiştirir ama hep randıman peşinde koşar.Futbolcu olsa kaleci, sistem olsa 2-3-5 olur, antrenor olsa kovulurdu Fenerbahçe... Kaleci'nin yalnızlığı ve sınırda duran hali dillere destandır. Hiçbir zaman Fevzi gibi bir kaleci olmayacaktır Fener ama Rüştü'den yukarısını bir kez tatmıştır; o da deli çıkmıştır (Schumacher). Rüştü'nün yedigi ve kaleciliğine yakışmayan ne kadar gol varsa Fenerbahçe de kulüp olarak bu golleri yer. Şampiyonlar Ligi'ne kalır, sıfır çeker; kupada final oynar kaybeder ( tabii ki penaltilarla ), son haftadan önce şampiyon olmasına pek az rastlanır, kaleci gibi son çizginin takımıdır. Kalecilere en çok 2-3-5 denen, şimdilerde kimsenin uygulamadığı mazide kalmış bir sistemde iş düşer. Fenerbahçe de herkes gol atmak ister. Takım kötü giderken hep forvet arayışına gidilir. Takımı takım yapan unsurlar defans ve orta saha hep ikinci plandadır. Mümkün olsa hâlâ dört beş forvetle oynamak ister Fenerbahçe ama hiçbir antrenör bu riski almaz. Zaten Fenerbahçe'den antrenör olmaz. Olsa da hemen kovulur...Artist olsa Erol Taş , çizgi roman olsa çelik bilek, haber olsa asparagas olurdu Fenerbahçe... Fenerbahçe'ye kötü adam olmak yakışır. Kötüsü boldur. En sevilen eski futbolcusu bile yazar olunca kötü olur. Fenerbahçe'nin başarıları, herkese kötü gelir. Fenerbahçeli galip gelince Erol Taş gibi güler. Gülüşüne laf edene de epey ters çıkar. Bileğine güvenir, herkesle baş edeceğine, sülalesi gelse yerle bir edeceğine inanir. Zaten düşman da kırmızı (sarı) urbalıdır. Evet, attığı her adım, söylediği her söz haber olur ama yalan haber olur. Bir takımdan bu kadar haber çıkabileceğine bir tek İtalyanlar inanır. Fenerbahçe basının göz bebeğidir, ekmek kapısıdır. Fenerbahçe'de yaprak kımıldamasa neden kımıldamadığı haber olur, hatta bundan iki Siyaset Meydanı bir Bizim Stadyum çıkar. Fenerbahçe Kulübü kapansa basındaki işsizler ordusu ortalığı Arjantin'e çevirir, ama Fener Brezilya'yı sever ve onları yüzüstü bırakmaz. Nasıl ki, asparagas, sırf yalan ve uydurma olduğundan hiçbir anlamı yoktur, Fener basını da Fener'e hiçbir katkida bulunmaz. Zaten hepsi yav..k basındır. Fenerbahçe düşmanıdır.Şair olsa Can Yücel, şarkıcı olsa Müslüm baba, grup olsa dağılırdı Fenerbahçe... Ağzı bozuktur Fenerli'nin. En temiz görünen bile, ''Avrupa fatihiymis Galatasaray...' ' tezahuratını zevkle bitirir. Ama lafı gediğine koymayı da bilir. Can baba gibi savruk bir yanı da vardır. Bir türlü toparlanamayacakmis gibi durur ama arada şiir gibi futbolu da esirgemez. Güzel oynamayı her şeye tercih eder. Bol çalımlı, şık bir gol en güzel sarkıdır Fenerliye. Ama Fener'in kulağı güzel tangolardan, sambalardan ziyade Müslüm Baba'ya aşinadır. ''Acıların Takımı'' na acısız şarkı yakışmaz. Arada bir gülen yüzlere içten bir nağme okumak konusunda da Müslüm Baba'nın üzerine yoktur. ''Yaşa Fenerbahçe'' takımın marşıysa ''Nereden sevdim o zalimi'' şarkısı da gizli söylenen nutkudur. Yine de sever Fenerli. Umutsuz yaşanmıyor der. Mutluluğun resmini arar durur.Öyle ya da böyle; peki nedir Fenerbahçe? Futbolda dolu dolu bir hayat vardir diyenlere sormak lazım bu soruyu. Bir takımdan öte bir şey olduğu kesin. Bir yaşam/varoluş biçimi mi? Böyle söylemek de biraz abartılı olur ( Bu raddede seven yok da degil hani! ). Dünyanın en garip takımı mı? Bu da çok belirsiz. Yoksa her ikisi birden mi? Bir Fenerbahçe taraftarı olarak, benim yüreğim ortada bir yerde çarpıyor. Oysa, bıktırmak pahasına tekrarlayalım: Madalyonun iki yüzü vardır: Yazı mı, tura mi?
"Soyunma Odasına İnen Bir Başkan Olmayacağım"
Florya'da futbolculara hitaben bir konuşma yapan Başkan Duygun Yarsuvat, isim vermeden Aziz Yıldırım'ı da eleştirdi.Galatasaray 'da başkanlık döneminde ilk kez Florya Metin Oktay Tesisleri 'ne giden Duygun Yarsuvat , teknik ekip ve oyuncularla akşam yemeği yedi. Yemek esnasında oyunculara hitaben bir konuşma yapan Cim Bom 'un patronu, isim vermeden Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım 'ı da eleştirdi. Yarsuvat, 'Ben soyunma odasına inen bir başkan olmayacağım' ifadesini kullandı.'Biz farklıyız'Yarsuvat oyunculara hitaben şu konuşmayı yaptı: 'Biz Galatasarayız ve diğerlerinde farklıyız. Bizim burada oluşumunuz ana nedeni başarı. Başarı da sezon sonunda dördüncü yıldıza ulaşmak. Ancak lütfen sahada yaptığınız işten, oyununuzdan keyif alın. Geçmiş yıllardaki başarılar aile ortamından ve arkadaşlıktan geldi. Lütfen hiçbir şeyden korkunuz olmasın. Kötü sözlere kulağınızı tıkayın. Ben ve arkadaşlarım her zaman sizin yanınızda olacağımıza, tüm sorunlarınıza yardımcı olacağımıza söz veriyorum. Ailenizle burada mutlu olun ve burada geçirdiğiniz yıllardan keyif alın. Ben soyunma odasına inen bir başkan olmayacağım. Sizlerle bir şey konuşmak istersem Florya'ya evimize geleceğim. Galatasaray'da oynamanın bu formayı giymenin ayrıcalığını her zaman hissedin. Hepinize güveniyorum'Yöneticiler de katıldıYemeğe başkan Duygun Yarsuvat 'ın yanı sıra 2. başkan Hamdi Yasaman, başkan yardımcısı Abdürrahim Albayrak , genel sekreter Ebru Köksal , yönetim kurulu üyeleri Mehmet Can Topsakal , Dr. Cem Kınay , İsmail Sarıkaya , Ahmet Tunç Akan , Ural Aküzüm , Ali Yüce , Selim Arda Üçer ile yöneticilerden Ali Dürüst de katıldı.Fanatik
"Fenerbahçe'den Ayrılmam 1 Saniye Sürer"
Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal hafta sonu oynanacak Beşiktaş derbisi öncesinde basın mensuplarıyla sohbet toplantısı düzenledi. Sözleşmesinde ne tazminat ne de şampiyonluk primi maddeleri olmadığını söyleyen Kartal, Fenerbahçe camiasının bir ferdi olduğunu vurgulayarak, 'Benim buradan ayrılmam, istifa etmem 1 saniye sürer' dedi.Süleyman Arat ’ın Hürriyet’te yer alan haberine göre, İsmail Kartal'ın açıklamalarından satır başları şöyle:Gençlerbirlği maçında gözlerinin dolması...Hırsımdan, inancımdan, sinirimden dolayı gözlerim doldu. Ben bugün Fenerbahçeli olmadım. Uzun yıllar bu forma altında futbol oynadım. Antrenörlük hayatım da Fenerbahçe’nin en kötü günlerinde, 3 Temmuz sürecinde de yer aldım güzel günlerinde de yer aldım. Bu takım son şampiyon. Ne oldu da bir grup tarafından bu oyuncular protesto edilmeye başlandı? Başka bir hocanın ismine tezahürat yapılması antrenörü üzecek şeyler.Ben burayı sahiplenmişim, ben Fenerbahçeliyim. Dışarıdan gelen bir antrenör olsa bunları kafasına takmayabilir. Ancak arada bir fark var; ben bu kulübe neredeyse hayatımı verdim. Yaşananlar var; 3 Temmuz süreci, şampiyonluklar... Bu yaşananlarda belki arka plandaydım ama kalbinde olan bendim ve ben her zaman vardım. Ben bugün Fenerbahçeli olmadım.Mağlubiyeti kabul etmeyen hırslı bir insanım. Buraya sahiplenmiş Başarılı olmak için kendini adamış Fenerbahçe’nin içinden çıkan bir insan olarak sinirlerdim, gözlerim doldu. Bazen üzülürsünüz bazen şampiyonluk da bile ağlarsınız. Hepimiz insanız; rol yapan politik bir insan değilim. Çok farklı bir şekilde, politik bir şekilde engelleyebilirdim ama olmadı. Ben net bir insanım.Taraftarların protesto tezahüratlarıBu oyuncular şampiyon. 3-4 ayda ne değişti de protesto ediliyor. Bu tarz tezahüratlar bu takımı aşağı çeker. Gol de yiyebiliriz, 2-0 geriye de düşebiliriz. Bunlar futbolda var. Böyle bir tezahürat geldiği zaman takımı aşağı çeker. Takımını gol yese de yemese de sürekli destekleyen bir taraftar grubu ise bu takımı ileriye iter.Emre'nin kendisini yedek kulübesinden alması ve sevince ortak etmesiÇocuklar bir mesaj vermek istedi. Biz bugüne kadar hep beraber olduk. Üzüldüğümü, sinirlendiğimi anladılar. 'Hocam orada oturma çık beraber sevinelim' dedi Emre. Hep beraber kendiliğinden olan bir şey... Gol atalım da hocaya gidelim diye önceden bazı hazırlıklar olur; bu planlanan bir şey değildi.Sakatlıklar üst üste geliyorGeçen sene ilk 7 haftalık dönemimize baktığınız zaman Sivas ve Elazığ maçı haricindeki maçlar da son dakikalarda, kılpayı çevirdiğimiz maçlardı. Net konuşuyorum biz 6 maç çok iyi oynadık, bir maç kötü oynadık. Akisar maçında mağlup olduk. Geçen sezon ilk 7 haftada full kadro oynuyorduk bu sene Akhisar maçına Emre, Volkan, Raul ve Egemen'den yoksun olarak çıktık. 4 tane en önemli oyuncunuz oynamıyor. Birçok konuda elim sıkışık. Geçen hafta maça çıkacağız, 6 stoperden 2’si cezalı, 3’ü sakat. Bazı oyuncuların yerlerini kaydırarak bir kadro belirlemem gerekiyordu.Hakan Cinemre’yi oynatmayı düşünüyoruz. Ancak milli takımda ayak bağlarından sakatlanmıştı. Serdar’ı tam oynatmayı düşünüyoruz antrenmanda dizi dönüyor. Hepsi üst üste geliyor. Bakıyorsunuz Bruno Alves ve Bekir cezalı. Altyapıdan Mehdi’yi çağırmak istiyorduk, o da zehirlendi hastaneye yattı. Bir terslik de var. Mehmet Topal’ı stopere aldık mecburen. Bir şey olursa Gökhan’ı mı Selçuk’u mu oynatırız diye düşünüyoruz. Allah’tan olmadı.‘Aziz Yıldırım'ın gelmesi...’Başkan bir kere bile aramadı şahidim Allah… Başkanın antrenmana gelmesi, futbolculara moral vermesi olumlu bir etki yapmıştır.İlk 11'e giremeyen oyuncularBayern Münich’de Ribery sonradan oyuna girebiliyor. Chelsea’da bazı isimler sonradan oyuna giriyor. 24 kişilik kadroya sahibiz. Kendime göre bir sistemim var. 20 kişiyse kadro herkesin aynı seviyede olmasını istiyoruz. Her an herkesi oynatabilmeliyiz. 11-12 kişi üzerinde yoğunlaşırsanız diğerleri aynı derecede olmazsa sıkıntı olur. Takım olamazsınız. Uzun süre oynamayan Hasan Ali çok iyi oynadı. Webo oynuyor, Alper çok iyi durumda. Bu çocuklarla yaşayan benim. Her şeylerine bakıyoruz, koşma mesafelerine, sprintlerine, maç performanslarına... Buna göre değerlendirme yapıyoruz. Daha sonra rakiplerin tarzına, fizik, taktik gücüne göre bir strateji belirliyoruz. Forma giyemediği için üzülen, tepki koyan oyuncular da olacak. Onlarla yaşayan benim, onlara takıntılı değilim. Herkesi en iyi konuma getirmek için uğraşıyoruz.Bazı şeyleri oturtmak için fazla mesai harcıyorum. Takımın içinin dolması lazım. Gelinen noktada pas, topla oynama yüzdesi, teknik verilerde birçok takımdan üstünüz. Skor olarak bunu kendi lehimize çevirmekte sıkıntı yaşıyoruz.Derbi maçlarıBaşakşehir duran takım; kontratak yapan bir takım. G.Saray oynadı oynadı sonuç elde edemedi. Üretken değildi. Biz de aynı sıkıntıyı çekiyoruz. Kapanan, hızlı hücuma gitmeye çalışıyor. Bu böyle gitmez. Her zaman da tutmaz. Bir şeyler de üretmek zorundasınız. Bu tip takımlar bekler, gelsin üstüme derler.Beşiktaş iyi ve coşkulu oynuyor. Saha sonuçları da onlara yardım etti. Beşiktaş'ın Türkiye'de en iyi futbolu oynadığı görüşü... Kişiden kişiye değişir. Ben buna katılmıyorum. Türkiye'nin en iyi oynayan takımlarından bir tanesi benim takımım. Gökhan Töre 3. bölgede topu tutan, ters ayakla içeri girerek rakibin dengesini bozan bir oyuncu. Bu hafta kimin oynayacağını bilmiyoruz. Kerim Frei'ın oynayacağı söyleniyor. Neyle karşılaşacağımızı göreceğiz.Hakem kararlarıBizim Galatasaray maçında Emenike'ye yapılan harekete kırmızı kart verilebilir ama kimse konuşmuyor. Bu hafta Kadlec'e yapılan yüzde yüz kırmızı kart. Aynı şeyi biz yapsak direkt atılmıştık. Bütün bunları bir kenara koyarsak, Beşiktaş takımı coşkulu oynuyor. İyi durumdalar. Her şeye rağmen biz de iyi durumdayız.Türkiye'de futbolun son durumuBu sene Türkiye'de futbol kötü oynanıyor deniyor. Herkes aynı şeyi söylüyor ama ben buna katılmıyorum. Gelen her takım kapanıyor. Oynamaya çalışan takım sayısı az olduğu için oyun kitleniyor, üretkenlik azalıyor. Kötü performanslar tabii ki olacak. Her şeye kötü diye diye kimse maçlara gelmiyor. Passolig çıktı. Kendi kardeşim bile 'maça gelmek bir ton iş, neden bunlarla uğraşayım ki' diyor ve maça gelmek istemiyor. Her şeyi böyle söylerseniz bir algı oluşur. O zaman kim gelecek maça. Kötü olabilir ama bu kötüyü hep beraber, birbirimize destek olarak düzeltmeliyiz.‘Benim buradan ayrılmam 1 saniye sürer’Benim buradan ayrılmam 1 saniye sürer. Ne tazminat alırım ne başka bir şey. Ben Fenerbahçe'nin çocuğuyum. Boş sözleşmeyi imzaladım. Yardımcı antrenör ve futbolcuyken boş kağıda imza attım. Ne tazminat, ne şampiyonluk pirimi var. Bu sezon sonunda da mukavelem bitiyor. Bir yıllık anlaştık.Dıego RibasDiego, iyi ve kariyerli bir oyuncu. Türkiye ligi hakikaten çok sert. O da buraya yeni yeni adapte oluyor. 5 maç oynattık. Baktığımızda biz de eşikteyiz o da tam eşikte. Diego, 19 yaşında değil ki oynatıp futbolcuyu kazanalım. Diego oynadığı zaman bize maç alması lazım. Daha tam o kıvama gelmedi. Bu lige adapte olması lazım. Yoksa Diego'yu oynatmak için oynatıp hem futbolcuyu hem de maçı kaybetmek olmaz. Diego, çalışmalarına devam ediyor. Zaman zaman bazı antrenmanlarda zorlanıyor ama istek ve çalışma konusunda sıkıntısı yok. Hiçbir kaprisi yok.Kuyt Kuyt da yedek oturabilir. Kuyt her antrenmanda her maçta olağanüstü çalışan, maçlarda yapabileceğinin en iyisini yapan bir oyuncu. Bazı oyuncular sakatlandığı zaman bir düşüş yaşayabiliyor. Kuyt her zaman, her yerde, her şeyini verebilen bir oyuncu. Kuyt oynadığı zaman her mevkide oynayabilen bir oyuncu. Bu tip oyuncular çok azdır.Gökhan Töre'nin kırmızı kartıBiz maçı izledik 4. hakemin gözü önünde olup rakip antrenör de devreye giriyorsa herkesin bazı şeyleri gözden geçirmesi lazım. Antrenör müdahale etmeden 4. hakem görece ve hakemi uyaracak. Kadlec'in dizine rakibi 4. hakemin önünde basıyor. Hakem pozisyonu görüyor ama uyarmıyor bile. Görmedim diyor. Onu görmüyorsan neyi göreceksin. Kadlec rol yapan bir oyuncu değil. Gözünün önünde oluyor.T24
Dört Büyüklerin Sorunu ne?
Uğur Meleke’ye göre lider Beşiktaş’ın Erciyes’e yenilmesinin nedeni stres. Galatasaray’da sorun Prandelli değil, takımı sabote eden oyuncular. Fenerbahçe’nin problemi ise Kartal’ın kendini ispat çabası.Lider Beşiktaş’ın, puan farkını dörde çıkarabileceği haftada Kayseri Erciyesspor’a yenilmesinin ve bu fırsatı kaçırmasının başlıca nedeni stres. Aynen iki sezon önce, Aybaba döneminde her liderlik fırsatı geldiğinde kazanamamaları gibi…Beşiktaş, çok sayıda tecrübesiz oyuncusu olan bir takım. Kadroda hiç şampiyonluk yaşamamış, hatta hiç şampiyonluk yarışı yapmamış oyuncu sayısı çok fazla. Durum böyle olunca, kader anlarında, kırılma anlarında sakin kalamıyorlar.Maçın Beşiktaş adına kahramanının Kerim Frei olması da aslında bu duyguyla alakalı. Bu tarz müsabakalarda bireysel hedefi olan oyuncular, kendini gösterme ihtiyacı olan oyuncular daha rahat kalırlar. Olcay, Oğuzhan, Veli takımın liderlik stresini üstlerinde taşırken, Kerim’in Cenk’in derdi kendileri göstermektir, daha farklıdır duyguları.Biliç’in Kerim’i, Cenk’i, hatta Uğur Boral ve İsmail gibileri kullanması için iyi bir fırsattı bu. Ve eğer onları da kullansaydı sonuç daha farklı olabilirdi belki de.İsmail Kartal, hocanın kendisi olduğunu ispat etmek istiyorFenerbahçe’nin Gençlerbirliği’ni yenmesi vaka-ı adiye sayılır. Yani şaşılacak bir durum yok. Gençlerbirliği zaten bence son 20 yılın en kötü günlerini geçiriyor, Cavcav’ın teknik direktörlük merakı, takımı yavaş yavaş tüketiyor. Son üç maçta bir puan alınması tesadüf değil. Öncesinde de hiçbir şey oynanmadan Eskişehir’e karşı alınan mucizevi galibiyet, sadece sorunların üstünü örtmüştü bir süre. Fenerbahçe karşısında çok çaresizlerdi, tek bir pozisyon bile üretmeden bir şans golü buldular ve sonuçta kazanmayı hak eden taraf Sarı Lacivertlilerdi.“İsmail Kartal iyi bir teknik direktör, iyi bir insan ama maalesef çok çok duygusal.”Fenerbahçe’nin galip geldiği halde birinci gündem maddesinin üç puan olamamasının nedeniyse, İsmail Kartal’ın duygusallığı. Aslında onun ne kadar duygusal bir adam olduğunu iki sene önce, Aykut Kocaman döneminde Kasımpaşa’ya 2-0 kaybettikleri maç sonrası fark etmiştim. O gün Fenerbahçe berbat bir top oynamış, Kocaman’ın oyundan aldığı Alex-Stoch tribüne oturarak teknik adamlarını protesto etmiş, Aykut Hoca maç sonu basın toplantısına çıkmayıp Kartal’ı göndermişti. O gün o basın toplantısında ben de vardım. Kartal’ın ne kadar heyecanlı, ne kadar gergin, ne kadar dağılmış olduğunu gözümle gördüm. Ufak bir krizde soğukkanlı kalmasının ne kadar zor olduğuna şahit oldum o gün. O yüzden cumartesi akşamı Gençlerbirliği önünde gözlerinin dolu dolu olmasına da hiç şaşırmadım aslında. Kartal iyi bir teknik direktör, iyi bir insan ama maalesef çok çok duygusal.Bence son iki haftada yaptığı bazı oyuncu tercihleriyle de bu duygusallığını gösterdi: Geçen hafta Galatasaray derbisinde 60’ta Emenike’nin yerine Hasan Ali’yi sokup son yarım saatte ileri üçlüyü Alper-Kuyt-Caner olarak kurması enteresan bir tercihti. Bu hafta da başka enteresan tercihlere imza attı: Beklenmedik biçimde Caner’le başlamadı. Sonra 67’de yine bu oyuncuyu Webo’nun yerine sol açık olarak soktu. Tüm bu değişik tercihlerin altında yatan duygu bence şu: “Bu takımın hocası benim. Aziz Yıldırım değil. Ayrıca Aykut Kocaman ve Ersun Yanal’dan farklı şeyler düşünebilirim. Benim de kendi futbol mantalitem var. Ve bunu göreceksiniz…”Eğer Kartal takımın asli menfaatleri yerine kendini ispat etme duygusunu koyarsa, yapabileceği iyi şeyleri de yapamayabilir.Prandelli hatalı ama gönderilmesi sorunu çözmezEvet, Galatasaray’da kriz büyük. Evet, bir takım bu derece kötüyse muhakkak teknik adamın payı da büyüktür. Prandelli’nin de bu tabloda payı azımsanamaz. Ama şu kötü alışkanlıktan da kurtulmak gerek: Ligin yedinci haftasında her kötü giden takım hoca değiştirirse, ortada hoca kalmaz, istikrar kalmaz, futbol da kalmaz aslında...“Prandelli çok değerli bir teknik direktör ama bütün bir iş hayatını İtalya’da geçirmiş olmanın sıkıntılarını yaşıyor. Üstelik teknik kadrosunda da tek bir Türk yok. (...) Başakşehir diye bir semti de Abdullah Avcı diye bir hocayı da oynayacağı hafta ilk kez duyuyor. ”Prandelli çok değerli bir teknik direktör ama bütün bir iş hayatını İtalya’da geçirmiş olmanın sıkıntılarını yaşıyor. Üstelik teknik kadrosunda da tek bir Türk yok. Bence ne kendi kadrosunu, ne de rakipleri yeterince tanıyor; Başakşehir diye bir semti de Abdullah Avcı diye bir hocayı da oynayacağı hafta ilk kez duyuyor. O zaman da ortaya rakiple alakalı ön çalışması çok eksik bir takım çıkıyor...Yine de Prandelli’nin ön çalışması ne kadar eksik olursa olsun, takımın yıldızlarının gerekeni yapmaları lazım. Golü Prandelli atmayacak sonuçta, Sneijder atacak, Selçuk atacak, Burak atacak. Ama onların da hali ortada.Takımda uzun süredir istikrarla kötü olan, görünmez olan adamlar var. Bir tür sabote ekibi: Burak, Selçuk, Dzemaili gibi. Artık yeterince şans verilmiş olan Veysel gibi. Bu hafta bunların hiçbirinin 18’de olmaması gerek. Umut Gündoğan gibi, Furkan Özçal gibi şans bekleyenlere sıra gelmesi gerek. Belki bu tarz bir neşter, bu tarz bir elektroşok Galatasaray’ı kendine getirebilir.Halilhodzic kadroyu değiştirmek zorundaydıHerkes Halilhodzic’in kadroyu değiştirmesini eleştiriyor ama ben bazı şeyleri anlayamıyorum doğrusu: Sekiz yabancıyla çıkılan Lokeren maçı kadrosunu ligde koruyamazsınız ki! İlla ki üç yabancıyı yerlilerle değiştirmeniz gerek. Ki Halilhodzic de bunu yaptı, Avraam-Cardozo-Waris yerine M. Yumlu, Sefa, Serdar’ı soktu. Onun dışında 11’de yaptığı tek değişiklik hafif sakatlığı olan Mehmet Ekici’nin yerine Soner’i oynatması.Hocayı Özer’i 11’de başlatmaması konusunda eleştiriyorlar. İki aydır sakat olan bir adamı 11’de başlatsa, bu kez “Nasıl başlatırsın!” diye eleştirecekti aynı kitle. Yani ben hocanın oyuncu tercihlerinde bir sorun göremiyorum.Benim hocayı eleştirebileceğim tek konu şu: 34’te Özer girerken Soner’i değil Mustafa Yumlu’yu çıkarabilirdi. Böylece Medjani savunmanın göbeğine kayar, belki de kalan iki golü yemeyebilirdi Trabzonspor... Yoksa onun dışında hocanın yapabileceği çok fazla bir şey yoktu doğrusu... O da, hiç kimse de Mustafa Yumlu-Belkalem savunmasının bu kadar geçirgen olacağını, araya atılan her topta dağılacağını öngöremezdi. Trabzon’un dört gol yeme nedeni de bu zaten.Kaynak: Al Jazeera | Uğur Meleke, Milliyet Gazetesi spor yazarı
Reklam
Galatasaray Başkanı Duygun Yarsuvat'tan Reçete
Galatasaray Başkanı Duygun Yarsuvat, ekibiyle izleyecekleri yol haritasını ve çok merak edilen Prandelli kararını çarpıcı örneklerle tek tek anlattı...Sarı-Kırmızılı kulübü içine düştüğü durumdan kurtarmak için başkanlık koltuğuna oturan ve mayısta görevi bırakacağını söyleyen Duygun Yarsuvat, ilk röportajını FANATİK’e verdi. Yazarımız Serdar Dinçbaylı’nın yaptığı ve FANATİK TV’den de izleyebileceğiniz söyleşide Yarsuvat çok çarpıcı ifadeler kullandı. İşte detaylar...Köylü derken düşündünüz mü?Basın mensupları olarak, gerek görsel medyada gerek yazılı medyada çok hoşunuza gidiyor teknik direktörlerin değişimi. Geçmişe bakıldığında kaç tane teknik direktör eskittiniz? Örneğin Löw’e köylü dediniz, adam gitti, Almanya Milli Takımı’nı şampiyon yaptı. Hiç düşünmüyor musunuz bu insana köylü derken, ya da başka birisi gitsin diye manşet atarken. Del Bosque’ye hiç unutmuyorum bir Fenerbahçeli yazar, “Bu adam gitmeden Beşiktaş düzlüğe kavuşmaz” dedi, adam gitti İspanya Milli Takımı’nın başına geçti. Bizim için de Rijkaard gitsin dediler o dönem Galatasaray ligde 3. oldu. Sonra Karl-Heinz Feldkamp geldi. Fakat o da yaşlıydı ve soğuk havadaki maçlara gitmek istemiyordu. Ve o da gitti. Derwall’in ilk geldiği yılı hatırlayın. O sene Hilton Oteli’ni bastılar kasım ayında Galatasaraylı taraftarlar git dedi. Allah’tan gitmedi. Hem kendisi Galatasaray’a faydalı oldu hem de yerli teknik direktörler yetiştirdi.Atmak, kesmek, tedavi etmezHâlâ 2-3 hafta üst üste yenilen bir takımın hocası için gitsin/gitmesin tartışmaları yapıyorsunuz. Bunları bırakın. İnsanlara biraz çalışma alanları yaratın. Sadece teknik direktörde mi suç? 11 kişi futbol oynuyor. 15 kişilik yönetim kurulu var yedekleriyle birlikte. Acaba oyuncular hata yapmıyor mu? Hava nasıl, adam nerede kalıyor, ne yemek yedi, İstanbul çok güzel, şarap, rakı o da güzel. Boğaz, balık iyi. Adam daha makarnadan kurtulamamışken, rakı, şarap içirip, yediriyoruz ve alışsın istiyoruz. Ve bunu en kısa sürede yapmasını talep ediyoruz. Buraya gelen adamlar 2 ayda daha konuşmaya bile alışamıyor. Onun için bekleyelim Prandelli biraz nefes alsın. Yurt dışına bakalım. Başarılı takımların antrenörleri devamlıdır. Arsene Wenger, Sir Alex Ferguson bunlar kaç senedir takımlarının başında durdu ve durmaya devam ediyor. Atmak, kesmek tedavi de etmez. İlk önce hastalığı teşhis edelim.Sezon sonuna kadar devamEkim ayını bitirdik, kasıma geldik. Prandelli ile yollar ayrılırsa işler bizim adımıza zorlaşacak ve yeni gelen hocanın alışma süresi, adapte olma zamanı ile başarıya gitmesi çok zor olacaktır. O yüzden bu çok yanlış bir düşünce. Prandelli ile sezon sonuna kadar kesinlikle devam edeceğiz. Ve öyle de düşünüyorum ki, onunla çok başarılı bir sezon geçireceğiz. Ve unutmayın İstanbul’da Real Madrid’den 6 yedik o zaman Mancini vardı.(O dönem Galatasaray'ın başında Fatih Terim vardı.) Bizim Dortmund’dan 4 yediğimiz hafta, koskoca Roma da kendi evinde Bayern Münih’ten 7 yedi. Son Dünya Kupası’nda şampiyon olmuş Almanya, Polanya’ya 2-0 yenildi. Futbol bu, bunun güzelliği de bu zaten. Hep Almanya yense bunun neresinde güzellik kalacak.Dürüst cok faydalı olacakAli Dürüst, Abdurrahim Albayrak’la birlikte Florya’dan sorumlu olacak ve oradaki işleyişi denetleyerek bize büyük fayda sağlayacak.Ali Dürüst bizim yönetimimizle çalışmayı kabul etti. Ve çok faydalı olacağına inanıyorum. Ali Dürüst, Sportif A.Ş.’nin içinde olacak. Abdurrahim Albayrak ile birlikte Florya’dan sorumlu olacak ve oradaki işleyişi denetleyecek.Her şeyden o sorumluAli Dürüst’ün beyin olarak her şeyden sorumlu ve altında birçok kontrol mekanizması bulunacak. Sık sık Abdurrahim Bey’in de gitmesine gerek yok. Merkezden bu işler yapılır. Abdurrahim Bey’in çalışma ofisi de oraya yakın olacağı için muhtemelen Florya’da bol vakit geçirecektir. Futbolcuların da Abdurrahim Bey’i çok sevdiğini biliyorum. İki yöneticimizin de başarılı olacağını tahmin ediyorum.Bağlı olmak yokDirekt bana bağlı olarak değil, Ali Dürüst bir anonim şirketin yönetim kurulunda olacak. Ben prensip olarak ‘bağlı olmak’ kelimesini sevmiyorum. Ali Dürüst ile bir problemim olursa zaten gelir bana söyler ve ortadaki sorunları çözmeye çalışırız. Ama ‘bağlılık’ kelimesi benim lugatımda yok. Ben Sportif A.Ş.’nin başında olacağım ve yukarıdan işlerin üzerinde bir kontrolüm olacak.Derslerimi bırakamamEsasen 24 saat ayırmak lazım. Ama derslerim var onları bırakamam. Pazartesi full, salı günü öğleden sonra, perşembe de 17.00’den sonra derslerim var. Bir kere onları aksatmayacağım. Çok şanslıyım ki çalışma ofisimle, stat çok yakın. Trafik yoksa 3 dakika, varsa da 10 dakikada ulaşabilirim. Bu durum benim için avantaj. Her iki yere de muhtelif saatler içinde gidebilirim. O bakımdan asıl yerim kulüp olacak fakat diğer işlerimi de çalışma ofisimde yürüteceğim.Passolig işi şüpheliKombinem var ama Passolig’im yok. Çünkü sevmiyorum Passolig’i. Birileri bir mesaj vermek istiyor. Böyle bir uygulamaya gerek yok.Kombine kartım var. Fakat Passolig’im yok. Çünkü sevmiyorum Passolig’i. Birileri bir mesaj vermek istiyor. Böyle bir uygulamaya gerek yok. Geçen gün bir tanıdığım Osmanlıspor’un maçı varmış. Boş vakti de varmış. ‘Stadın içinde 10 kişi vardı. İçeri girmek istedim fakat Passolig’im olmadığı için beni almadılar’ dedi. Kaldı ki çıkan kanunda Passolig yok. Sadece e-bilet var. Benim 5 kişilik locam var. Biz 3 kişiyiz kalan 2 yere de genelde dostlarımızı, sevdiklerimizi çağırırız. Yurt dışında yaşayan arkadaşlarımız telefon eder, bu hafta maça geliyoruz diye. Biz de hep beraber gideriz. Şimdi onlar gelemiyor.Tribün kültürünü yok ettilerYok efendim çok kolaymış da internetten girecekmişsin de, pasaport numarasını da verecekmişsin de aslında kolay falan değil. Ben baloya gittiğimde Passolig ile mi gidiyorum? Tiyatroya gittiğimde tiyatrolig ile mi gidiyorum? Uygulamayı getirene sormak lazım. Ben getirmedim. Ama tribün kültürünü yok ettiği bir gerçek.Börek de yerim beyaz sıvı da içerimSigara böreği de yiyeceğim. Beyaz sıvıdan da içeceğim. Hayatımın geri kalanına devam edeceğim. Bunca sene bunu yapmışım. Yaptığım şeylerden neden vazgeçeyim? Cemiyet bizim evimiz. Benim evim. Herkes orada birbirini görüyor. Konuşuyor, dertlerini paylaşıyor. Cemiyetin olması Galatasaraylılar için büyük bir avantaj. Cemiyet, Galatasaray’ı Galatasaray yapan unsurlardan biri.Serdar DinçbaylıFanatik
Fenerbahçe'den Galatasaray'a Tebrik Mesajı
Fenerbahçe Kulübü, Galatasaray'da yeni başkan Duygun Yarsuvat ve ekibinin mazbatalarını almalarından dolayı tebrik mesajı yayımladı.Kulüpten yapılan açıklama şöyle;'Galatasaray Spor Kulübü'nün Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı'nda başkan seçilen Sayın Duygun Yarsuvat ve ekibinin mazbatalarını aldıklarını öğrenmiş bulunmaktayız.Sayın Duygun Yarsuvat ve ekibini tebrik eder, Galatasaray camiasına hayırlı olmasını dileriz.'DHA
Reklam
Aziz Yıldırım ve Gökhan Töre PFDK'ya Sevk Edildi
Hukuk Müşavirliği'nin Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu'na yapılan sevk raporları açıklandı.Sevk kararı alınan maddeler şöyle;1- KARDEMİR KARABÜKSPOR Kulübü kaleci antrenörü SUAT SARICAN'ın 24.10.2014 tarihinde oynanan KARDEMİR KARABÜKSPOR - AKHİSAR BELEDİYE GENÇLİK VE SPOR Spor Toto Süper Lig Süleyman Seba Sezonu müsabakasında Futbol Disiplin Talimatının 36. maddesi gereği 'sportmenliğe aykırı hareketi' nedeniyle 25.10.2014 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.2- KASIMPAŞA A.Ş. Kulübü'nün 24.10.2014 tarihinde oynanan KASIMPAŞA A.Ş.-TORKU KONYASPOR Spor Toto Süper Lig Süleyman Seba Sezonu müsabakasında Futbol Disiplin Talimatının 52. maddesi gereği 'saha olayları' nedeniyle PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.3- TORKU KONYASPOR Kulübü'nün 24.10.2014 tarihinde oynanan KASIMPAŞA A.Ş.-TORKU KONYASPOR Spor Toto Süper Lig Süleyman Seba Sezonu müsabakasında Futbol Disiplin Talimatının 52. maddesi gereği 'saha olayları' nedeniyle PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.4- SİVASSPOR Kulübü'nün 25.10.2014 tarihinde oynanan SİVASSPOR-ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. Spor Toto Süper Lig Süleyman Seba Sezonu müsabakasında 2014-2015 Sezonu Spor Toto Süper Lig Müsabakaları Statüsü 5/12. maddesi ile Futbol Disiplin Talimatının 46. maddesi gereği 'talimatlara aykırı hareketi' ve 53. maddesi gereği 'çirkin ve kötü tezahüratı' nedeniyle PFDK'ya sevkine,Aynı müsabakada SİVASSPOR Kulübü futbolcusu CICERO JOAO DE CESARE'nin Futbol Disiplin Talimatının 43. maddesi gereği 'kural dışı hareketi' nedeniyle 26.10.2014 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.5- FENERBAHÇE A.Ş. Kulübü idarecisi AZİZ YILDIRIM'ın 25.10.2014 tarihinde oynanan FENERBAHÇE A.Ş.-GENÇLERBİRLİĞİ Spor Toto Süper Lig Süleyman Seba Sezonu müsabakasında Futbol Disiplin Talimatının 41. maddesi gereği 'tehdidi' nedeniyle 28.10.2014 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.6- BURSASPOR Kulübü'nün 25.10.2014 tarihinde oynanan BALIKESİRSPOR-BURSASPOR Spor Toto Süper Lig Süleyman Seba Sezonu müsabakasında Futbol Disiplin Talimatının 53. maddesi gereği 'çirkin ve kötü tezahüratı' nedeniyle PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.7- MERSİN İDMANYURDU SPOR Kulübü'nün 26.10.2014 tarihinde oynanan MERSİN İDMANYURDU-ESKİŞEHİRSPOR Spor Toto Süper Lig Süleyman Seba Sezonu müsabakasında Futbol Disiplin Talimatının 49. maddesi gereği 'usulsüz seyirci alması' nedeniyle PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.8- TRABZONSPOR Kulübü teknik sorumlusu VAHİD HALILHODZIC'ın 26.10.2014 tarihinde oynanan TRABZONSPOR A.Ş.-GAZİANTEPSPOR Spor Toto Süper Lig Süleyman Seba Sezonu müsabakası sonu basın toplantısı esnasında yaptığı 'sportmenliğe aykırı açıklamaları' nedeniyle Futbol Disiplin Talimatının 38. maddesi gereği PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.9- GALATASARAY A.Ş. Kulübü'nün 26.10.2014 tarihinde oynanan İSTANBUL BAŞAKŞEHİR A.Ş. - GALATASARAY A.Ş. Spor Toto Süper Lig Süleyman Seba Sezonu müsabakasında Yayın Talimatının 13/5. ve 14/2. maddesi ile Futbol Disiplin Talimatının 45. maddesi gereği 'talimatlara aykırı hareketi' nedeniyle PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.10- BEŞİKTAŞ A.Ş. Kulübü'nün 27.10.2014 tarihinde oynanan SUAT ALTIN İNŞAAT KAYSERİ ERCİYESSPOR-BEŞİKTAŞ A.Ş. Spor Toto Süper Lig Süleyman Seba Sezonu müsabakasında Futbol Disiplin Talimatının 53. maddesi gereği 'çirkin ve kötü tezahüratı' nedeniyle PFDK'ya sevkine,Aynı müsabakada BEŞİKTAŞ A.Ş. Kulübü futbolcusu GÖKHAN TÖRE'nin Futbol Disiplin Talimatının 41. maddesi gereği 'hakareti' nedeniyle 28.10.2014 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK'ya sevkine,Aynı müsabakada BEŞİKTAŞ A.Ş. Kulübü idarecisi AHMET METE VARDAR'ın Futbol Disiplin Talimatının 41. maddesi gereği 'hakareti' nedeniyle 28.10.2014 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.11- ŞANLIURFASPOR Kulübü'nün 24.10.2014 tarihinde oynanan GAZİANTEP BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESPOR-ŞANLIURFASPOR PTT 1. Lig müsabakasında Futbol Disiplin Talimatının 52. maddesi gereği 'saha olayları' nedeniyle PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.12- BUCASPOR Kulübü'nün 25.10.2014 tarihinde oynanan BUCASPOR-ADANASPOR A.Ş. PTT 1. Lig müsabakasında Futbol Disiplin Talimatının 40. maddesi gereği '6 futbolcusunun sarı kart görmesi suretiyle takım halinde sportmenliğe aykırı hareketi' nedeniyle PFDK'ya sevkine,Aynı müsabakada BUCASPOR Kulübü kaleci antrenörü GÖKHAN KAĞITÇIOĞLU'nun Futbol Disiplin Talimatının 36. maddesi gereği 'sportmenliğe aykırı hareketi' nedeniyle 26.10.2014 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.13- DENİZLİSPOR Kulübü futbolcusu BURAK KARADUMAN'ın 25.10.2014 tarihinde oynanan DENİZLİSPOR - BOLUSPOR PTT 1. Lig müsabakasında Futbol Disiplin Talimatının 43. maddesi gereği 'kural dışı hareketi' nedeniyle 26.10.2014 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK' ya sevkine karar verilmiştir.14- MANİSASPOR Kulübü'nün 25.10.2014 tarihinde oynanan MANİSASPOR-KARŞIYAKA PTT 1. Lig müsabakasında Futbol Disiplin Talimatının 53. maddesi gereği 'çirkin ve kötü tezahüratı' nedeniyle PFDK' ya sevkine karar verilmiştir.15- KARŞIYAKA SPOR Kulübü'nün 25.10.2014 tarihinde oynanan MANİSASPOR-KARŞIYAKA PTT 1. Lig müsabakasında Futbol Disiplin Talimatının 53. maddesi gereği 'çirkin ve kötü tezahüratı' nedeniyle PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.16- KAYSERİSPOR Kulübü'nün 26.10.2014 tarihinde oynanan ALTINORDU A.Ş.-KAYSERİSPOR PTT 1. Lig müsabakasında Futbol Disiplin Talimatının 40. maddesi gereği '6 futbolcusunun sarı kart görmesi suretiyle takım halinde sportmenliğe aykırı hareketi' nedeniyle PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.17- BUGSAŞ SPOR A.Ş. Kulübü'nün 26.10.2014 tarihinde oynanan GÜMÜŞHANESPOR-BUGSAŞ SPOR A.Ş. Spor Toto 2. Lig Kırmızı Grup müsabakasında Futbol Disiplin Talimatının 40. maddesi gereği '6 futbolcusunun sarı kart görmesi suretiyle takım halinde sportmenliğe aykırı hareketi' nedeniyle PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.18- SARIYER SPOR Kulübü futbolcusu GÜNEY ATILGAN'ın 26.10.2014 tarihinde oynanan İNEGÖLSPOR-SARIYER Spor Toto 2. Lig Kırmızı Grup müsabakasında Futbol Disiplin Talimatının 41. maddesi gereği 'hakareti' ve 43.maddesi gereği 'kural dışı hareketi' nedeniyle 27.10.2014 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.19- KIRKLARELİSPOR Kulübü'nün 26.10.2014 tarihinde oynanan KIRKLARELİSPOR-BANDIRMASPOR Spor Toto 2. Lig Kırmızı Grup müsabakasında Futbol Disiplin Talimatının 53. maddesi gereği 'çirkin ve kötü tezahüratı' ve 40. maddesi gereği '8 futbolcusunun sarı kart görmesi suretiyle takım halinde sportmenliğe aykırı hareketi' nedeniyle PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.20- BANDIRMASPOR Kulübü'nün 26.10.2014 tarihinde oynanan KIRKLARELİSPOR-BANDIRMASPOR Spor Toto 2. Lig Kırmızı Grup müsabakasında Futbol Disiplin Talimatının 53. maddesi gereği 'çirkin ve kötü tezahüratı' nedeniyle PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.21- OFSPOR A.Ş. Kulübü görevlisi İSMAİL HAKKI SOLAKLI'nın 26.10.2014 tarihinde oynanan OFSPOR A.Ş.-KEÇİÖRENGÜCÜ Spor Toto 2. Lig Beyaz Grup müsabakasında Futbol Disiplin Talimatının 39. maddesi gereği 'hakaretleri' nedeniyle 28.10.2014 tarihinden itibaren PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.22- KEÇİÖRENGÜCÜ SPOR Kulübü'nün 26.10.2014 tarihinde oynanan OFSPOR A.Ş.-KEÇİÖRENGÜCÜ Spor Toto 2. Lig Beyaz Grup müsabakasında Futbol Disiplin Talimatının 40. maddesi gereği '4 futbolcusunun sarı kart 2 futbolcusunun kırmızı kart görmesi suretiyle takım halinde sportmenliğe aykırı hareketi' nedeniyle PFDK' ya sevkine karar verilmiştir.23- KARTALSPOR Kulübü'nün 26.10.2014 tarihinde oynanan KARTALSPOR-PENDİKSPOR Spor Toto 2. Lig Beyaz Grup müsabakasında Futbol Disiplin Talimatının 52. maddesi gereği 'saha olayları', 53. maddesi gereği 'çirkin ve kötü tezahüratı' ve 2014-2015 Sezonu Spor Toto 2. Lig Müsabakaları Statüsünün 6/7. maddesi ile Futbol Disiplin Talimatının 45. maddesi gereği 'talimatlara aykırı hareketi' nedeniyle PFDK' ya sevkine karar verilmiştir.24- PENDİKSPOR Kulübü'nün 26.10.2014 tarihinde oynanan KARTALSPOR-PENDİKSPOR Spor Toto 2. Lig Beyaz Grup müsabakasında Futbol Disiplin Talimatının 52. maddesi gereği 'saha olayları' ve 53. maddesi gereği 'çirkin ve kötü tezahüratı' nedeniyle PFDK' ya sevkine karar verilmiştir.25- BATMAN PETROL SPOR A.Ş. Kulübü'nün 25.10.2014 tarihinde oynanan TUZLASPOR-BATMAN PETROL SPOR A.Ş. Spor Toto 3.Lig 1.Grup müsabakasında Futbol Disiplin Talimatının 40. maddesi gereği '6 futbolcusunun sarı kart görmesi suretiyle takım halinde sportmenliğe aykırı hareketi' nedeniyle PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.26- DARICA GENÇLERBİRLİĞİ SPOR Kulübü'nün 26.10.2014 tarihinde oynanan DARICA GENÇLERBİRLİĞİ-TİRE 1922 SPOR Spor Toto 3.Lig 1.Grup müsabakasında Futbol Disiplin Talimatının 53. maddesi gereği 'çirkin ve kötü tezahüratı' nedeniyle PFDK'ya sevkine,Aynı müsabakada DARICA GENÇLERBİRLİĞİ SPOR Kulübü futbolcusu YUSUF ATAY'ın Futbol Disiplin Talimatının 43. maddesi gereği 'kural dışı hareketi' nedeniyle 27.10.2014 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.27- SİVAS DÖRT EYLÜL BELEDİYESPOR Kulübü antrenörü ALİ TUNA TANYILDIZ'ın 26.10.2014 tarihinde oynanan GÖLCÜKSPOR - SİVAS DÖRT EYLÜL BELEDİYESPOR Spor Toto 3.Lig 2.Grup müsabakasında Futbol Disiplin Talimatının 41. maddesi gereği 'hakareti' nedeniyle 27.10.2014 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.28- YENİ DİYARBAKIR A.Ş. Kulübü'nün 26.10.2014 tarihinde oynanan YENİ DİYARBAKIR A.Ş.-PAYAS BELEDİYESPOR 1975 Spor Toto 3.Lig 2.Grup müsabakasında Futbol Disiplin Talimatının 52. maddesi gereği 'saha olayları' nedeniyle PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.29- PAYAS BELEDİYESPOR 1975 Kulübü antrenörü CAN GÜVEN'in 26.10.2014 tarihinde oynanan YENİ DİYARBAKIR A.Ş.-PAYAS BELEDİYESPOR 1975 Spor Toto 3.Lig 2.Grup müsabakasında Futbol Disiplin Talimatının 36. maddesi gereği 'sportmenliğe aykırı hareketi' nedeniyle 27.10.2014 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.30- YEŞİL BURSA A.Ş. Kulübü futbolcusu ALİCAN ÖZALTUN'un 26.10.2014 tarihinde oynanan YEŞİL BURSA A.Ş. - ÇANKIRISPOR Spor Toto 3.Lig 2.Grup müsabakasında Futbol Disiplin Talimatının 43. maddesi gereği 'kural dışı hareketi' ve 41. maddesi 'hakareti' nedeniyle 27.10.2014 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.31- ÇANKIRISPOR Kulübü'nün 26.10.2014 tarihinde oynanan YEŞİL BURSA A.Ş. - ÇANKIRISPOR Spor Toto 3.Lig 2.Grup müsabakasında Futbol Disiplin Talimatının 40. maddesi gereği '5 futbolcusunun sarı kart 1 futbolcusunun kırmızı kart görmesi suretiyle takım halinde sportmenliğe aykırı hareket' nedeniyle PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.32- SANCAKTEPE BELEDİYESPOR Kulübü'nün 26.10.2014 tarihinde oynanan SANCAKTEPE BELEDİYESPOR - MALTEPESPOR Spor Toto 3.Lig 2.Grup müsabakasında Futbol Disiplin Talimatının 52. maddesi gereği 'saha olayları' ve 53. maddesi gereği 'çirkin ve kötü tezahüratı' nedeniyle PFDK' ya sevkine karar verilmiştir.33- MALTEPESPOR Kulübü'nün 26.10.2014 tarihinde oynanan SANCAKTEPE BELEDİYESPOR - MALTEPESPOR Spor Toto 3.Lig 2.Grup müsabakasında Futbol Disiplin Talimatının 52. maddesi gereği 'saha olayları' ve 53. maddesi gereği 'çirkin ve kötü tezahüratı' nedeniyle PFDK' ya sevkine karar verilmiştir.34- SİLİVRİSPOR Kulübü'nün 25.10.2014 tarihinde oynanan SİLİVRİSPOR-ETİMESGUT BELEDİYESPOR Spor Toto 3.Lig 3.Grup müsabakasında Futbol Disiplin Talimatının 53. maddesi gereği 'çirkin ve kötü tezahüratı' nedeniyle PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.35- AYVALIKGÜCÜ BELEDİYESPOR Kulübü'nün 26.10.2014 tarihinde oynanan AYVALIKGÜCÜ BELEDİYESPOR-BERGAMA BELEDİYESPOR Spor Toto 3.Lig 3.Grup müsabakasında Futbol Disiplin Talimatının 53. maddesi gereği 'çirkin ve kötü tezahüratı' nedeniyle PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.36- BERGAMA BELEDİYESPOR Kulübü'nün 26.10.2014 tarihinde oynanan AYVALIKGÜCÜ BELEDİYESPOR-BERGAMA BELEDİYESPOR Spor Toto 3.Lig 3.Grup müsabakasında Futbol Disiplin Talimatının 52. maddesi gereği 'saha olayları' nedeniyle PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.37- VAN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE SPOR Kulübü futbolcusu ALİ KURT'un 26.10.2014 tarihinde oynanan ANADOLU ÜSKÜDAR 1908 SPOR-VAN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE Spor Toto 3.Lig 3.Grup müsabakasında Futbol Disiplin Talimatının 43. maddesi gereği 'kural dışı hareketi' nedeniyle 27.10.2014 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK'ya sevkine karar verilmiştir.İSTANBUL / DHA
Engin Sözünü Tuttu!
Yiğit Gökoğlan ve Engin Baytar, verdiği sözü tuttu; A2 takımdaki bazı gençlere otomobil aldıGalatasaray’da kadro dışı kalan ve geçtiğimiz günlerde takım arkadaşı Yiğit Gökoğlan ile para saçtıkları video çok konuşulan Engin Baytar, verdiği sözü tuttu.Tepki çeken görüntülerden sonra, “Şaka amaçlıydı... O paralarla A2 takımdaki bazı gençlere otomobil alacaktık” diyen Engin Baytar, genç oyunculara aldığı kırmızı renkli, eski model yerli bir otomobille poz verdi.Haber Türk
Reklam
Florya'da Olağanüstü Hal
Galatasaray Teknik Direktörü Cesare Prandelli, Spor Toto Süper Lig'de Cuma günü oynayacakları Kasımpaşa maçına kadar futbolcuları kampa almaya karar verdi. Sarı kırmızılı takımda uzun süredir kadro dışı kalan Sabri Sarıoğlu'nun bugün affedilmesinin ardından bir radikal karar daha alındı. Teknik direktör Prandelli, sarı kırmızılı takımın yarın yapacağı antrenmanın ardından futbolcularını Cuma günü oynanacak Kasımpaşa maçına kadar Florya Metin Oktay Tesisleri'nde kampa almaya karar verdi. Kampa alınan futbolcular, bu süre içerisinde özel bir durumları olmadığı takdirde tesislerden dışarı çıkamayacak.DHA
Sabri Sarıoğlu Affedildi
Galatasaray'da kadro dışı bırakılan Sabri Sarıoğlu affedildiği önü sürüldü.Galatasaray'da Teknik Direktör Cesare Prandelli'nin kadro dışı bıraktığı Sabri Sarıoğlu'nun affedildiği ve yarın takımla antrenmanlara başlayacağı ileri sürüldü.Uzun süredir kadro dışı olan tecrübeli futbolcu, yeni yöneticiAbdurrahim Albayrak’ın devreye girmesi sonucu affedildi.Teknik direktör Cesare Prandelli’nin de onay verdiği bu kararın ardından Sabri, yarın sabah yapılacak A takım antrenmanına çıkacak.T24
Mehmet Demirkol: 'Takımı Kurtarsın Dediğiniz Sabri'yle Dalga Geçiyordunuz'
NTV Spor yorumcusu Mehmet Demirkol, Spor Servisi'nde Galatasaray ile ilgili çok çarpıcı tespitlere imza attı...İşte o açıklamalar;'GALATASARAY'DA ASIL BAŞKAN ABDURRAHİM ALBAYRAK'Kongreyi kazanarak Galatasaray başkanlığına seçilen Duygun Yarsuvat'ı kutlayan Demirkol, ardından ilginç bir tespitte bulundu. 'Aslında burada seçilen Abdurrahim Albayrak... Galatasaray kongresi, Albayrak’ı seçti” diyen Demirkol, üyelerin iki şeye oy verdiğini belirtti: “İnsanlar iki şeye oy verdi. Yönetimin 7-8 aylık bir süreç için seçiliyor olmasına ve Abdurrahim Albayrak’a”Galatasaray gibi batı kültürünü taşıyan bir camianın bütün bir futbol organizasyonunu “abi gibi yönetecek” birine havale ettiğini ifade eden Mehmet Demirkol, ”Abdurrahim Albayrak'ı başkan seçti Galatasaray” diye konuştu.'DORTMUND MAÇINA PRANDELLİ İLE ÇIKARSAN PERİŞAN OLURSUN'Galatasaray'ın 4 Kasım’da Dortmund ile deplasmanda oynayacağı Şampiyonlar Ligi maçı hakkında da uyarıda bulunan Demirkol 'Galatasaray maça Prandelli ile çıkarsa perişan olur' dedi.'TAKIMI KURTARSIN DEDİĞİNİZ SABRİ İLE DALGA GEÇİYORDUNUZ'Demirkol, affı gündemde olan Sabri hakkında da çarpıcı bir yoruma imza attı. Sabri’ye kurtarıcı gözüyle bakılmaya başlandığını söyleyen Mehmet Demirkol, '1 yıl önce dalga geçilen adama kurtarıcı gözüyle bakılıyor' eleştirisinde bulundu.“SABRİ'Yİ GERİ ÇAĞIRIRSAN PRANDELLİ'Yİ KOVMUŞ SAYILIRSIN'Mehmet Demirkol, Sabri'yi gönderenin Prandelli olduğunu da hatırlatarak oyuncuyu affetmenin Prandelli’yi kovmak manasına geleceğini savundu.Eurosport
Reklam
Galatasaray'dan Melo Açıklaması
Galatasaray Kulübü, resmi internet sitesinden bir açıklama yaptı.Sarı-Kırmızılı kulübün resmi internet sitesinden yapılan açıklamada, Felipe Melo'nun Başakşehirspor maçının ardından yaptığı açıklamaların sosyal medyada yanlış anlaşıldığı duyuruldu. Kulübün açıklamasında şu ifadelere yer verildi:'Oyuncumuz Felipe Melo maç sonunda yayıncı kuruluşa 'Geceleri evde uyuyamıyorum. Restoranlarda gezmiyorum' diye bir ifade kullanmamıştır. Sosyal medyada yer alan bu tip söylentilere kamuoyunun itibar etmemesini önemle rica ederiz.'Melo , Başakşehirspor maçı sonrası yayıncı kuruluşa konuşmuş ve teknik direktör Cesare Prandelli 'ye sahip çıkmıştı. Brezilyalı futbolcu, 'Eve gidince bu maçı 100 kez izleyeceğim ve nerede hata yaptığımızı anlamaya çalışacağım' demişti.Fanatik
İtalya Basınında Prandelli Yankıları
Cesare Prandelli'nin ülkesi İtalya'da Galatasaray'ın 4-0'lık yenilgisi hemen yankı buldu. İtalyanlar 4-0'ı darbe olarak niteledi.Galatasaray'ın 4-0 yenildiği Başakşehir kaşılaşması Galatasaray Teknik Direktörü Cesare Prandelli'nin ülkesi İtalya'da da yankı buldu.La Gazzetta Dello Sport gazetesi 'Prandelli'ye bir darbe daha: Başakşehir 4-0 Galatasaray' başlığını kullandı. İtalyan gazete haberde 'Galatasaray'da bitmeyen kriz. İtalya'nın eski hocası Prandelli, Şampiyonlar Ligi'ndeki 4-0'lık mağlubiyetinden sonra aynı sonucu İstanbul'un küçük takımlarından Başakşehir karşısında aldı. Goller Mossoro (2), Semih ve Doka'dan geldi. Bu ağır yenilgiye rağmen Galatasaray'ın sıralamadaki yeri değişmedi. Galatasaray, 7 maçta 13 puan aldı ve lider Beşiktaş'ın şu an için 1 puan gerisinde. Prandelli'nin takımı şimdi yeni bir başlangıç yapmak istiyor' ifadelerini kullandı.Eurosport
Reklam
Interpol'ün 'Aranan Kişiler' Listesindeki Cem Kınay, Artık G.Saray Yönetiminde
Galatasaray Kulübü başkanlığına Duygun Yarsuvat’ın seçilmesiyle, 190 ülkenin üyesi bulunduğu uluslararası polis teşkilatı Interpol’ün ‘arananlar listesi’ ndeki Cem Kınay da, yönetim kuruluna girdi.Suçlama: Rüşvet vermekInterpol’un sitesindeki bültende, Kınay’ın Antiller’deki Birleşik Krallık toprağı Turks ve Caicos Adaları adli makamlarınca ‘hapse atılmak üzere’ arandığı belirtiliyor. Kınay’a yönelik suçlama ise ‘rüşvet vermek.’Kınay hakkındaki bülten, inşaat ve turizm işleri yaptığı Turks ve Caicos Adaları’nın eski başbakanı Michael Misick’e, 2007’deki seçimler öncesinde 500 bin dolar ‘usulsüz bağış’ yaptığı suçlamasından kaynaklanıyor. Suçlama 2009 yılındaki bir soruşturma sırasında yöneltilmişti.Savunma: Siyasi komploKınay ise başından beri siyasi bir komploya kurban gittiğini, yasal yollardan yaptığı söz konusu bağışın Misick’in devrilmesi ardından bir yolsuzluk skandalına dönüştürüldüğünü, hükümeti mahkum ettirmek için kendisinin de hedef seçildiğini savunuyor.Öteden beri bilinen Kınay hakkındaki kırmızı bülten, Galatasaray yönetim kuruluna aday olmasının ardından yeniden gündeme getirilmişti.‘Ne iddianame ne mahkeme söz konusu’Kınay da şu açıklamayı yapmıştı: “Önemli yatırım yaptığım Turks and Caicos Adaları’na 2009 yılında İngiliz hükümeti siyasi darbe yaptı. Mallarıma el koyuldu. Siyasi mücadelenin günah keçilerinden birisi seçildim ve yıllar sürecek bir hukuk mücadelesinin içerisine itildim. Masumum, bu siyasi bir komplo. Interpol’le ilgili hakkımda ne bir iddianame ne de bir mahkeme söz konusu. Kaçak değilim.”‘Hapis yatmak üzere…’Buna karşılık Interpol’ün kırmızı bültenleri, üye ülkelerin savcılıklarınca çıkarılmış tutuklama kararı ya da mahkemelerince verilmiş hükümler üzerine çıkarılıyor. Kınay’ın bültenindeki ‘hapis yatmak üzere’ ifadesinden, hakkında bir hapis cezası verildiği anlaşılıyor.Diken
G.Saray'ın Başakşehir'den 4 Yemesinin Ardından En Bomba Sosyal Medya Tepkileri
Spor Toto Süper 7. hafta mücadelesinden İstanbul Başakşehir, sahasında Galatasaray'ı 4-0 mağlup etti.Bu sezon oynadığı 7 maçta 8 gol atan ve 9 gol yiyen Galatasaray, Spor Toto Süper Lig'in 7. haftasını -1 averajla tamamladı.G.Saray, hafta içi de B.Dortmund karşısında 4-0 kaybetmişti. G.Saray böylece son 2 resmi maçında kalesinde toplam 8 gol görmüş oldu.
Başakşehir, Galatasaray'ı Gole Boğdu
Spor Toto Süper 7. hafta mücadelesinden İstanbul Başakşehir, sahasında Galatasaray'ı 4-0 mağlup etti. Başakşehir Fatih Terim Stadı'nda oynanan ve Türkiye Futbol Federasyonu'ndan Tolga Özkalfa'nın düdük çaldığı karşılaşmada sahadan galibiyet ile ayrılan taraf 4-0'lık skor ile İstanbul Başakşehir oldu.Ev sahibi ekibe galibiyeti getiren golleri 20. dakikada Semih Şentürk, 76. dakikada Doka ve 16. ile 69. dakikalarda Mossoro kaydederken, sarı kırmızılı ekip ise mücadele boyunca gol sevinci yaşayamadı.Alınan bu sonucun ardından İstanbul Başakşehir puanını 11'e yükseltirken, Galatasaray ise 13 puanda kaldı. Ligde önümüzdeki hafta Galatasaray sahasında Kasımpaşa'yı ağırlarken, İstanbul Başakşehir ise Gençlerbirliği deplasmanına konuk olacak.ZORUNLU DEĞİŞİKLİK GELDİSpor Toto Süper Lig'in 7. haftasında İstanbul Başakşehir'e konuk olan Galatasaray'da teknik direktör Cesare Prandelli, kadroda mecburi iki değişikliğe gitti.Sarı-kırmızılı takımın UEFA Şampiyonlar Ligi D Grubu'nda Almanya'dan Borussia Dortmund ile oynadığı müsabakada sakatlanan iki savunma oyuncusu Aurelien Chedjou ile Semih Kaya, bu karşılaşmaya yetiştirilemedi.Prandelli, tedavileri devam eden Chedjou ve Semih'in yerine , Hakan Balta ile Koray Günter'e ilk 11'de yer verirken, ligde son oynanan Fenerbahçe karşılaşmasının 11'inde başka değişikliğe gitmedi.KORAY İLK KEZ...İstanbul Başakşehir maçına ilk 11'de çıkan oyunculardan Koray Günter, bu sezon ilk kez bir resmi müsabakada şans buldu.Geride kalan sezonun devre arasında Borussia Dortmund'dan alınan genç oyuncu, ligde 4, Türkiye Kupası'nda 3 maçta oynarken, bu sezon ise Prandelli'nin tercihleri arasına ilk kez girdi.BRUMA KADRODASarı-kırmızılı ekipte teknik direktör Prandelli'den son dönemde forma almakta zorlanan Bruma, İstanbul Başakşehir maçının ilk 18'ine alındı.Galatasaray formasıyla 1 Ekim'de UEFA Şampiyonlar Ligi'nde oynanan ve 4-1 kaybedilen Arsenal maçında sahaya çıkan Bruma, o günden sonra ilk kez 18'e girdi. Portekizli oyuncu, takımının yaptığı son 3 resmi maçta (Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor, Fenerbahçe ve Borussia Dortmund), kadroya alınmamıştı.Öte yandan, Galatasaray Kulübü'nde yeniden yönetim kurulunda yer alan Abdürrahim Albayrak da karşılaşmayı takip etti.BAŞAKŞEHİR'DE 6 GALATASARAYLIİstanbul Başakşehir takımının Galatasaray karşısına çıktığı ilk 18'de, sarı-kırmızılı ekipte forma giymiş 6 oyuncunun bulunması dikkati çekti.Daha önce Galatasaray forması giyen Yalçın Ayhan, Uğur Uçar, Ferhat Öztorun, Ufuk Ceylan, Mehmet Batdal ve Alparslan Erdem, eski takımlarına karşı ilk 18'de yer aldı. İstanbul Başakşehir'de sakatlıkları devam eden Mahmut Tekdemir ve Alexandru Epureanu ise Galatasaray karşısında takımdaki yerlerini alamadıMOSSORO ATTI, GALATASARAY ŞAŞIRDI!Karşılaşmaya hızlı ve istekli başlayan taraf ev sahibi İstanbul Başakşehir oldu. İlk dakikadan itibaren üçüncü bölgedeki agresif futbolcu ile dikkat çeken ev sahibi takım, aradığı golü 16. dakikada buldu.Gelişen Başakşehir atağında sağ kanatta topla buluşan Edin Visca ceza alanına yerden pası çıkardı. Edin Visca'nın pası ile ceza sahası içinde topla buluşan Mossoro, yerden sol köşeye şutunu çıkardı ve Muslera'yı mağlup ederek skoru 1-0 getiren golü atarak İstanbul Başakşehir'i 1-0 öne geçirdi.SEMİH '2' DEDİ!Skorun 1-0 gelmesi ile özgüveni artan İstanbul Başakşehir, sarı kırmızılı ekibin yaşadığı konsanstrasyon bozukluğunu değerlendirmesini bildi. Mossoro'nun 16. dakikada kaydettiği golün ardından sahneye çıkan Semih Şentürk, kronometreler 20'yi gösterdiğinde farkı ikiye çıkaran golü attı.Gelişen Başakşehir atağında şık paslaşmalar sonucunda Doka, ceza alanı içerisinde sağ çaprazda topla buluştu. Bu noktadan şutunu çıkaran Doka, sarı kırmızılı ekibin kalecisi Muslera'yı geçemedi. Ancak Uruguaylı eldivenden dönen topu iyi takip eden Semih Şentürk, meşin yuvarlağı boş kaleye gönderdi ve İstanbul Başakşehir lehine skoru 2-0'a getirdi.MELO KORKUTTU!Galatasaray'da Felipe Melo, İstanbul Başakşehir ile oynanan karşılaşmanın ilk 45 dakikasını tamamlayamadı ve sakatlanarak oyunu terk etti.Şampiyonlar Ligi'nde oynanan Borussia Dortmund maçında da küçük bir sakatlık yaşayan tecrübeli orta saha oyuncusu, Başakşehir karşısında 13. dakikada yerde kaldı ve tedavisi için kenara alındı. Bu sırada maçta ilk golü kakesinde gören Galatasaray'da santra atışından sonra oyuna dahil olan Melo, bir süre kendini denedi ancak sakatlık izin vermeyince 31. dakikada Prandelli tarafından kenara alındı.Sakatlığı sebebiyle oyundan alınan Melo'nun yerine genç yıldız Bruma oyuna dahil oldu.BRUMA VE SNEIJDER ÇILDIRTTI!Galatasaray, ilk 45 dakikadaki en tehlikeli atağını 37. dakikada Bruma ve Wesley Sneijder'in başrolün oynadığı pozisyon ile yaşadı. Gelişen Galatasaray atağında sol kanattaki Bruma'ya pasını çıkaran Hollandalı yıldız, doğrudan ceza alanı içerisine hareketlendi. Wesley Sneijder'in pası ile sol çaprazdan ceza sahası içerisine giren Bruma, karşı karşıya kaldığı pozisyonda doğrudan kaleye vurmak yerine ceza penaltı noktası üzerine pasını çıkardı. Bruma'nın pası ile topla buluşan Wesley Sneijder, müsait pozisyonda şutunu çıkardı ancak Hollandalı yıldızın bu şutu İstanbul Başakşehir savunmasına takıldı ve sarı kırmızı ekip bu pozisyondan yararlanamadı.İlk 45 dakikanın kalan bölümlerinde başka gol sesi çıkmayınca, soyunma odasına 2-0 İstanbul Başakşehir üstünlüğü ile gidildi.ZEMİN KÖTÜ...Sar kırmızılı ekibin deplasmanda Başakşehir ile karşı karşıya geldiği mücadeleye ağır hava şartları damga vurdu. Karşılaşmanın başlama düdüğü ile başlayan yağmur, 2. devrenin başlarında şiddetlendi ve göz gözü görmez duruma geldi.Topun sekmediği ağır zeminde ve oyuncuların çok zorlandığı gözlenen maçta, Olcan Adın'ın bir pozisyondaki sözleri de dikkat çekti. Rakibi ile ikili mücadelede karşı karşıya gelen Olcan, topun kontrolünü sağlayamadıktan sonra, 'Hiçbir şey göremiyorum' sözleri ile hakeme tepkisini gösterdi.MOSSORO GECEYE DAMGASINI VURDU!Skorun 2-0 gelmesinin ardından rahat bir oyun ortaya koyan İstanbul Başakşehir, 69. dakikada skor anlamında iyice rahatladı ve farkı 3'e çıkararak skor tabelasını 3-0 yaptı.Sol kanattan gelişen Başakşehir atağında Doka'nın ceza alanına çevirdiği top ile buluşan ilk golün sahibi Mossoro, çok düzgün bir vuruşla sağ köşeden topu ağlara gönderdi ve Fernando Muslera'yı bir kez daha mağlup etti.DOKA SKORU BELİRLEDİKarşılaşmanın skorunu belirleyen gol ise kronometreler gösterdiğinde 76'yı İstanbul Başakşegir forması giyen Doka'dan geldi ve skor 4-0'a geldi.Sarı kırmızılı savunmanın arkasına iyi sarkan Doka, kendisine atılan pasta topu alıp ceza alanına girdi ve Muslera ile karşı karşıya pozisyonda topu ağlara göndererek maçın skorunu tayin etti; 4-0.Müsabakanın kalan dakikalarında başka gol sesi çıkmadı ve karşılaşmadan galibiyet ile ayrılan taraf 4-0'lık skor ile İstanbul Başakşehir oldu.Sporx
En Büyük Kupa Fenerbahçe'nin!
Galatasaray Odeabank'ı 48-56 yenen Fenerbahçe, 22. Cumhurbaşkanlığı Kupası'nın sahibi oldu.Kadın basketbolda 22. Cumhurbaşkanlığı Kupası'nın sahibi olmak için Galatasaray Odeabank ile Fenerbahçe karşı karşıya geldi.Samsun Yaşar Doğu Spor Salonu'nun ev sahipliği yaptığı mücadelede mutlu sona ulaşan taraf 48-56'lık skorla Sarı-Lacivertliler oldu.Böylece Fenerbahçe, bu turnuvada 5. defa müzesine götürmeyi başardı. Sarı-Lacivertli ekipte 18 sayı-8 ribaundla oynayan Angel McCoughtry ile 18 sayı-11 ribaund kaydeden Tina Charles zaferin mimarları oldu.Galatasaray'ın en etkili ismiyse 14 sayı-8 ribaundluk performansıyla Kelsey Bone'du. Sarı-Kırmızılılar'da yeni transferlerden Nuria Martinez ise 11 sayı kaydetti.Galatasaray Odeabank-Fenerbahçe: 48-561.Çeyrek 14-162.Çeyrek 26-32 (12-16)3.Çeyrek 34-44 (8-12)4. Çeyrek 48-56 (14-12)Fanatik
Reklam