onedio
Aykut Kocaman: "Alex'in Beni Anlamasını İsterim"
Aykut Kocaman Habertürk'e verdiği röportajda geçtiğimiz günlerde futbolu bırakan Alex'le ilgili flaş açıklamalarda bulundu.İşte Kocaman'ın çok ses getirecek o röportajı...Fenerbahçe’den ayrıldıktan sonra bir süre kendinizle kaldınız, Bodrum’da vakit geçirdiniz ve sonunda da Mevlana şehrine geldiniz, daha doğrusu seçtiniz... Nasıl bir ruh halindesiniz? Konya size iyi geldi mi?Türklerin Orta Asya’ya gelmesiyle başlayan zamana ve mekâna yenilmeyen bir varlık Mevlânâ... Konya da dünyada hoşgörünün başkenti, şehrin bu ruhani havasını hissetmemek mümkün değil tabii ama gel gör ki futbol zaman zaman bu hoşgörü kentinde bile gerginlik ve sertlikten nasibini alıyor. Zorluk azalmadı anlayacağın. 8 sene önce de 1 yıl çalışmıştım. Sizler, yakınlarım gelince yemeğe falan çıkıyoruz ama sonraki maça hazırlık çalışmaları ve toplantılar o kadar ayrıntılı hale geldi ki gezmeye zaman kalmadı. Tabii bu dönem istisna... Ölümünün düğün gecesi olarak kutlanmasını isteyen Mevlânâ’nın anısına düzenlenen Şeb-i Arus törenlerine gideceğiz birlikte.Artık daha mı az takıyorsunuz hayatı?Tam öyle... Bütün hayata futbol olarak bakıyordum bu zamana kadar. Bu kadar yoğunlaşma verimsizliğe de yol açıyormuş ayrıca, yaşayarak öğrendim. Çok çalışmayı hep kutsal sayan bir milletiz ama doğru değil. Çözümü o dar yerde arıyorsun, olmuyor. Futbol dışında da bir hayatım olduğunu gördüm.Nasıl geçti 18 ay... Futboldan uzak...O kadar yoğun geçen dönemden sonra ilk birkaç ay su gibi aktı. Uzun süre maç seyretmedim. Sonrasında ailemle bir arada hem maç hem seyahat şeklinde programlar yaptım. Güzel bir 18 ay geçirdim. Ama bir yerden sonra seçim yapmak gerekiyordu. Tamam maddi anlamda 'Hemen işe döneyim' gibi bir durumum yok ama her şey para değil, mesleki körelme durumu var, daha da önemlisi benimle birlikte Fenerbahçe’den ayrılan değerli bir ekibim var. Tekrar başlayacağımdan emin oldukları için benden kopmak istemediler. Zihinsel hantallaşma da başlamadan 'Yeter artık bu ara' dediğim anda Konyaspor teklifi geldi.Yani 'Aykut Hoca’ya teklif gelmeyince Bodrum’a yerleşti' durumu olmadı...Yok canım, amiyane tabirle piyasam iyiydi, çok teklif geldi, yurtdışı da dahil ama geçen sene çalışmama kararı almıştım kibarca reddettim. Torku Konyaspor’u seçtim çünkü seni tanıyanların yanında başlamak büyük avantaj. Futbolda matematik yok, iki artı iki 12 edebiliyor.Türk futbolunun bugününü nasıl değerlendiriyorsunuz?Bence ilginin azalmasının en önemli sebebi Fenerbahçe’yle başlayan Türk futbolunu temizleme operasyonu olarak adlandırılan o korkunç süreç... Biz o zaman da bu gidişatın sadece Fenerbahçe için değil, tüm futbol ailesi için çok kötü olacağını ısrarla söyledik. Yaşadığımız olaylar, insanların genel mutsuzluğu ve son olarak da Passolig denen yeni oluşumu futbolseverin anlamaması futbolu bu noktaya getirdi. Türklerin futbolla yatıp kalktığına da katılmıyorum. Takımlarını gerçekten seven bir kitle var ve onlar bile futboldan soğudu. Türk insanı iddia olayını seviyor daha çok, oyunun kendisini sevme tarafı geçti gitti. Karamsar olmak istemiyorum ama şu an olumlu bir gidişat da görmüyorum. Hep böyle gitmeyecek ama ders çıkarma ihtimalimiz de soru işareti. Futbol sahalarının o hafta sonunu renklendiren, birlikte şarkı söyledikleri, aileleriyle, sevgilileriyle bir arada oldukları yer olması şimdilik zor görünüyor ama futbolda umut her zaman vardır.Babanız Beşiktaşlıymış... Fenerbahçe’ye transfer olduğunuz sezon üzülmüş müydü?Üzülmez mi! En büyük hayali Beşiktaş’ta oynamamdı. Beşiktaş hayatında çok özel bir yerdeydi. Ama Fenerbahçe tercihi de çok üzülmeyi gerektirecek bir tercih değil.Oğlu için Fenerbahçeli oldu mu?Aklının ucundan geçmedi. Oğlunun çok başarılı olmasını isteyen ama kalbi de Beşiktaş için çarpan bir baba olarak kaldı.Fenerbahçe-Beşiktaş karşılaşmalarında ne yapardı?O zaman beni tutardı. Başarılarımla hep gurur duydu.Yıl 1996... 82. dakikada sizin attığınız golle 2-1 kazanılan Trabzonspor maçından sonra 'Bütün sezon uğraşıyorsunuz, bütün emekleriniz tek maçla heba oluyor, galibiyetimize seviniyorum ama Trabzonlu arkadaşlarım için de üzülüyorum' diyerek Dünya Fair Play Ödülü almıştınız...Trabzonspor taraftarı maçı kazanmak için her şeyi yaptı ama kaybedince alkışladı. Golü attığım için beni yakaladı muhabir. 82. dakikaya kadar Trabzonspor şampiyon, vuruyorum gol oluyor ve biz şampiyonuz. Biz kaybetseydik emeklerimiz yok sayılacaktı. Neden gelişemediğimizin bir örneğidir bu. Marsilya maçında aynı 90 dakika içinde 2-0 öndeyken 'Kocaman gururumuz', 2-2 olunca 'Aykut Hoca istifa'... Ben de yaşadım. İnsana ait hiçbir şey beni şaşırtmıyor. Etrafımdakiler benim gibi düşünsün yeter şimdilik. Ancak böyle ilerleyebiliriz.Biliyorum hakkında hiç konuşmadınız, üzerinden çok zaman geçti. Alex’le durum ne, barışır mısınız?Öncelikle benim bir küskünlüğüm yok. Benim tercih ettiğim bir süreç değildi yaşadığımız, bunun net olarak bilinmesini istiyorum. Fenerbahçe tarihinde ve taraftarın gözünde Alex’in nasıl bir noktada olduğunu bilerek, olumlu bir şekilde yönetmeye çalıştım durumu... Sosyal medyada Fenerbahçe’de yaşadıklarıyla, tabii benimle de ilgili olumlu şeyler yazmış. Bir süreçti bitti. Akıllı insanların geçmişe takılı kalmak yerine yaşadıklarını değerlendirmelerinde fayda var. Artık futbolu da bıraktı Alex. Ona hayatında sonsuz başarılar diliyorum. Mutluluklar ve başarılar, eğer antrenörlük yapacaksa... Beni anlamasını çok isterdim ya da 'İsterim' diyeyim. Aslında sen sorduğun için söylüyorum. Üzerinde düşündüğüm bir şey değil.Taraftar sizin olaydan sonra üçe bölündü. Aykut Hocacılar, Alexciler ve ikisinden de vazgeçemeyenler... Ben üçüncü gruptaydım ama keşke ilk iki grup olmasaydı.Arada kalmış Fenerbahçelilerin de beni anlamasını çok isterdim, daha da önemli olan sanırım bu. Bizim işimiz sorun yaratmak değil, neden-sonuç ilişkisi kurarak var olan sorunları çözmeye çalışmak... Ben de bütün benliğimle bunun için çalıştım.Fenerbahçe’ye gelse ne hissedersiniz?Ben meslekte yürürken de o gün Trabzon maçından sonra konuştuğum gibi olmak istiyorum. İyi olan, iyi düşünen, doğru yapan emeklerinin karşılığını alsın isterim. Fenerbahçe’nin başına böyle biri gelsin, Alex ya da başkası. İnsanlar iyi oldukça, iyilerin sayısı arttıkça, kalite yükseldikçe hepimiz yükseliriz.Eurosport
Aziz Yıldırım Şampiyonlar Ligi Kadrosu İçin Ocak Ayını Bekliyor
Önümüzdeki sezon uzak kaldığı Şampiyonlar Ligi arenasında boy göstermek isteyen Fenerbahçe'de transferde sıcak saatler yaşanıyor...Sivasspor karşısında farklı kazanarak son iki haftada 6 puan toplayan Fenerbahçe'de yüzler gülerken, mayıs ayında sözleşmesi sona erecek olan futbolcuların durumu belirsizliğini koruyor.Emre Belözoğlu, Mert Günok, Egemen Korkmaz, Bekir İrtegün ve Selçuk Şahin gibi önemli futbolcularıyla sezon sonunda sözleşmesi sona erecek olan Fenerbahçe'de başkan Aziz Yıldırım'ın yeni sözleşme konusunda görüşmelerin dördüncü yıldızın ardından yapılacağıın belirttiği iddia ediliyor.Başkan Yıldırım'ın yeni sözleşme konusunda dördüncü yıldızı işaret etmesinin ardında şampiyonluğun kaçması halinde revizyonu işaret ettiği ifade edilirken, ortaya atılan bir diğer iddia da çok konuşulacak cinsten.'Başkan yabancı sınırını bekliyor'Sezon başında 6+2 olarak açıklanan ve Miroslav Stoch, Cristian Baroni gibi isimlerle yolların ayrılmasına neden olan yabancı sınırının önümüzdeki sezon için değişmesi beklenirken, ocak ayında yapılacak açıklamayla 2015-2016 sezonundan itibaren sınırsız yabancı olarak değişeceği iddiası gündeme bomba düştü.Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim'in yardımcısı ve Galatasaray Teknik Direktörü Hamza Hamzaoğlu'nun değişecek yabancı sınırlamasını bildiği ve sarı kırmızılı takımın transfer politikasına bu sınıra göre yön verdiği öğrenilirken, şampiyonluğa uzanması halinde uzun bir aranın ardından Devler Ligi'nde boy gösterecek olan Fenerbahçe'nin de önümüzdeki yılın kadrosu için bu açıklamayı beklediği öğrenildi.Yabancı sınırının yerini yabancı serbestliğine bırakması halinde mayıs ayında kontratı bitecek olan oyuncularıyla masaya eli daha güçlü bir şekilde oturacak olan Fenerbahçe'nin bu oyuncularla mevcut maaşlarının altında teklif bir teklif sunabileceği ve kadroda büyük bir değişiklik yaparak gençleştirme operasyonuna gidebileceği iddia ediliyor.Fenerbahçe'nin Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek final oynadığı 2007-2008 sezonunda sarı lacivertli takımda 10 yabancı ve futbol altyapısını yurt dışında alan 4 gurbetçi futbolcu bulunuyordu.Eurosport
Carlos: "Sahaya Girip Oynamak İstedim"
Sivasspor Teknik Direktörüğ Roberto Carlos, Fenerbahçe maçının sonrasında değerlendirmelerde bulundu.Sivasspor Teknik Direktörü Roberto Carlos, Fenerbahçe’ye 4-1 mağlup oldukları karşılaşmanın ardından konuştu.Carlos, “Aslında başlangıçta bizim için rahat bir karşılaşmaydı. Biz kendi kendimize maçı zora soktuk. Sahaya girip oynama isteğim vardı, ancak bu olmadı” ifadelerini kullandı.Takımı değerlendiren Brezilyalı hoca, “Elimizdeki takım bu. Devre arasına kadar bu arkadaşlarla devam edeceğiz ve toplayabildiğimiz en yüksekpuanı toplayacağız. Tek yapabileceğimiz bu” diye konuştu.Açık Mert Korkusuz
Sow: "Benim Güvenim Allah'a"
Fenerbahçe'nin Sivasspor'u 4-1 mücadelede 2 gol birden atan Moussa Sow, mücadele sonrasında açıklamalarda bulundu.İŞTE SOW'UN SÖZLERİ'Takım halinde iyi bir maç çıkardık. Rakibimize bazı şanslar tanıdık maç içerisinde. Genel olarak ama, bizim için olumlu bir maçtı. 4 golle kazanmak bizim için büyük bir keyif. Taraftarlarımız uzun zamandır böyle bir galibiyeti bekliyordu. Bunun kendi sahamızda gerçekleşmesi güzel oldu.'BENİM GÜVENİM ALLAH'A''Kendi açımdan 2 gol attım ve çok mutluyum 2 gol nedeniyle. Allah'a şükrediyorum gollerimden dolayı. Benim için değişen bir şey yok. Her zaman elimden gelenin en iyisini vermeye çalışıyorum. Tabii ki bir forvet oyuncusuyum ve forvet oyuncuları gol atmadığında eleştirilir. Ben şu ana kadar elimden geleni yaptım ve bundan sonra da elimden geleni yapmaya devam edeceğim. Benim güvenim beni eleştiren insanlara değil, benim güvenim Allah'a. Onun her zaman insanlarla beraber olduğuna ve bize yardım edeceğine inanıyorum'Sporx
Fenerbahçe Gol Oldu Yağdı
Şükrü Saracoğlu'nda 29 maçtır kaybetmeyen Fenerbahçe, Sivasspor engelini de farklı geçti.Sarı Kanarya, Sow (2), Bekir ve Kuyt'ın golleriyle rakibini 4-1 mağlup etti, maç fazlasıyla zirveye yerleşti.Maça çok hızlı başlayan sarı lacivertliler, aradığı golü de henüz 3. dakikada Bekir'le buldu. Dakikalar 13'ü gösterirken Caner'in kısa düşen geri pasında topu kapan Aatıf, kaleci Volkan'ı da çalımlayarak topu ağlara gönderdi ve skora dengeyi getirdi.Ancak Sivasspor'un gol sevinci çok kısa sürdü ve 1 dakika sonra sahneye çıkan Sow, F.Bahçe'yi 2-1 öne geçirdi. 39. dakikada Caner'in serbest vuruşunda Sivasspor savunmasının ıskaladığı topa altıpas üzerinde vuran Dirk Kuyt, Fenerbahçe'yi soyunma odasına 3-1 önde götürdü.İkinci yarıda hız kesmeyen Fenerbahçe'de 65. dakikada sahneye yine Sow çıktı ve kendisinin 2., takımınını 4. golünü kaydetti.Kalan dakikaları rölantiye alan Sarı Kanarya, maçtan 4-1 galip ayrıldı.Bu sonuçla 27 puana yükselen Fenerbahçe, maç fazlasıyla liderliğe yükseldi. Sivasspor ise 10 puanda kaldı.Lig Tv
"Yunanistan'a Dönmeyi İsterim"
Fenerbahçe'nin tartışılan yıldızı Bruno Alves, Yunanistan'ın Olympiakos takımının kendisiyle ilgilendiği konusunda açıklamalarda bulundu.Portekiz basınına konuşan deneyimli savunmacı, 'Olympiakos'un ya da başka bir Yunan takımının beni isteyip istemediğini bilmiyorum. Bildiğim şey, Fenerbahçe ile sözleşmemin bulunması ve 1.5 yıl daha devam ediyor olması' dedi.Daha önce Atina'da AEK takımının formasını giydiğini hatırlatan Alves, bu ülkeye dönmenin kendisi için iyi bir adım olacağını da belirterek, 'Yunanistan bana çok iyi davranan bir ülke olmuştur. Orada çok iyi anılarım var ve umarım bir gün dönerim' diye konuştu.Geçtiğimiz günlerde de oyuncunun babası Washington Alves konuşmuş oğlunun devre arası kiralık olarak takımdan ayrılabileceğini söylemişti. Alves'in geleceği, Galatasaray maçında yaptığı hareketin ardından gördüğü kırmızı kart sonrası masaya yatırılmış, büyük tartışma konusu olmuştu.Eurosport
Reklam
İspanyollar Fenerbahçe'yi Konuşuyor!
Barcelona'yı deplasmanda deviren Fenerbahçe Ülker'in zaferi ülkede geniş yankı uyandırdı.Turkish Airlines Euroleague'de Fenerbahçe Ülker'in Barcelona'yı deplasmanda devirmesi İspanya'yı salladı. Uzun süredir sahasında yenilgi yüzü görmeyen ve bu sene Avrupa'da şampiyonluğun en önemli favorileri arasında yer balan Katalan ekibine karşı büyük bir mücadele ortaya koyan sarı-lacivertliler mücadeleyi uzatmaya götürmeyi başarmış, ardından rakibini 91-89 yenmişti.El Confidencial gazetesi, Barcelona'nın maçlarını oynadığı Palau Blaugrana'yı kast ederek 'Fenerbahçe, Palau'yu fethetti' başlığını kullandı, 'Barcelona'nın yenilmezlik rekoru sona erdi' ifadesine yer verdi.İspanyol Haber Ajansı (EFE) abonelerine servis ettiği haberinde Fenerbahçe Ülker'in oldukça kaliteli bir takım olduğuna vurgu yaparak, iki güçlü ekibin ortaya basketbol ziyafeti sunduklarına işaret etti: 'Tek kelimeyle muhteşem. Bu maçı anlatmak için bu satırlar yetmez. Barcelona'nın yenilmezlik serisi son buldu. Fenerbahçe baştan itibaren maça çok konsantreydi. Uzatma bölümü ayrı bir keyifliydi'.Barcelona coachu Xavi Pascual maçın ardından yaptığı değerlendirmede yenilgiden duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Pascual, 'Bu yenilgi hiç hoşuma gitmedi. Seyircimiz önünde her zaman kazanmayı istiyoruz. Bir çok defa maçı kazanma aşamasına getirsek de sonunda kaybettik. Fenerbahçe'yi elde ettiği galibiyetten dolayı tebrik ediyorum. İyi mücadele ettiler. Komple bir ekipler. Fenerbahçe bu ligde en iyi takımlardan biri' dedi.Skorer
Fenerbahçe Ülker'den Muhteşem Galibiyet
Fenerbahçe Ülker, uzatmaya giden maçta FC Barcelona'yı 91-89 yenerek İspanyol ekibine bu sezonki ilk EuroLeague mağlubiyetini tattırdı.Fenerbahçe Ülker, EuroLeague C Grubu dokuzuncu maçında deplasmanda FC Barcelona'yı 91-89 mağlup etti.Maça iyi başlayan sarı lacivertliler ilk çeyreği 25-23 önde tamamladı. İkinci çeyrekte farkı açan Fenerbahçe Ülker, soyunma odasına 42-37 önde gitti.Üçüncü çeyrekte farkı kapatıpğ öne geçmeyi başaran Barcelona, son çeyreğe iki sayı farkla 61-59 önde girdi. Son çeyrek 79-79'luk eşitlikle sona erdi ve uzatmaya gidildi.Uzatma bölümünü son saniye basketi ile 91-89 önde tamamlayan Fenerbahçe Ülker, gruptaki yedinci galibiyetini aldı.Maçın en skorer ismi FC Barcelona'dan 25 sayoyla Marcelinho Huertas olurken; Fenerbahçe Ülker'de de Bogdan Bogdanovic 23 sayıyla oynadı.Çeyrek Skorları:1. Çeyrek: 25-23 (Fenerbahçe Ülker)2. Çeyrek: 17-14 (Fenerbahçe Ülker)3. Çeyrek: 24-17 (Barcelona)4. Çeyrek: 20-18 (Fenerbahçe Ülker)Uzatma: 12-10 (Fenerbahçe Ülker)Kaynak: AA
Reklam
Fenerbahçe'de Diego Ribas Oynamayacak
Ligde 10. haftada Bursaspor, 11. haftada Eskişehirspor ile berabere kaldıktan sonra 12. haftada Balıkesirspor'u deplasmanda 1-0 yenerek kötü gidişine son veren sarı-lacivertliler, yarın Sivasspor maçından da 3 puanla ayrılmayı hedefliyor.Sakatlığı nedeniyle son 2 lig maçında forma giyemeyen Brezilyalı futbolcu Diego Ribas'ın sakatlığı geçti. Takımla çalışmalara başlayan Brezilyalı futbolcunun, yarınki maçta oynamasının zor olduğu öğrenildi.Fenerbahçe'nin Sivasspor maçı muhtemel 11'i şöyleVolkan Demirel, Gökhan Gönül, Bekir İrtegün, Alves, Caner Erkin, Mehmet Topal, Meireles, Kuyt, Emre Belözoğlu, Sow, Emenike.Eurosport
Sneijder'ın Menajeri Galatasaray'ı Yerden Yere Vurdu!
Hem oyuncusu hem de Galatasaray'daki yönetim sorunları hakkında yaptığı açıklamalarla ses getiren Sneijder'in menaceri Guido Albers, bu kez gündem belirleyecek ifadeler kullandı.FANATİK’e konuşan Albers, net hedefler gösterdi, yerli futbolcuları kızdıracak tespitler yaptı.‘Arsenal maçında kaliteyi gördük’“Arsenal maçında gördük... Galatasaray’ın futbol seviyesi gerçekten kötü. Takımın kalitesi düşük seviyede. Galatasaray’da boşa geçen koskoca 2 yıl var. 2 İtalyan teknik direktör ve çok kalitesiz yabancılara para harcandı, değerinin üzerinde paralara yerli oyuncular alındı. Ancak seviye yükselmek yerine geriye gitti. Görünen o ki Türk oyuncular bu dönemde bir şeyler öğrenmek yerine daha da kötü oynamaya başlamış. 2 İtalyan teknik direktör ne yapmış! Hiçbir katkı sağlamayıp ceplerini doldurarak ülkelerine dönmüşler. Bu hocalarla takımda ne bir iletişim vardı ne de bir organizasyon. Bunları ben söylemiyorum, herkes biliyor. Zaten o yüzden yeni, iddialı, vizyonu olan bir teknik adama, Hamza Hamzaoğlu’na yöneldiler. Bu yapılmayanları yapmak için. Hamzaoğlu hamlesini çok yerinde buluyorum”‘Gelecek yatırımı yok’“Gerekirse Arsenal, Şampiyonlar Ligi’nde 11 yabancı ile maça çıkıyor. Sen 5 yabancıyla onlara karşı koyamazsın. Yani kısa sürede ‘vosvos’tan Porsche yapamazsın, bunu yapmak zaman alır. Devler Ligi çok farklı. Ajax da 2 puan aldı ama onlarda fark var. Onlar da genelde yerli oyuncularla oynuyorlar ama gençlere şans tanıyorlar, altyapıya önem veriyorlar. Her yıl en az 2-3 yıldız oyuncu üretip, satıp, para kazanıyorlar. Geleceğe yatırımları var yani. Bu Galatasaray’da yok. Galatasaray’da paralar hep boşa gidiyor. Yönetimle bunları konuşup nacizane fikir verdiğimde bana TFF’nin yabancı statüsünden bahsediyorlar ama kendi kulüp politikaları da başarısız.”‘Hollandalılar gülüyor’“Türkiye’de yerli oyunculara sistem yüzünden ödenen paralara Hollanda’da gülüp geçiyorlar. Bir kulüp çıkıp bir yerli oyuncuya 5-6 milyon istiyor, sonra forma giydiğinde büyük beklentilerin altında kalıyor, kaybolup gidiyor. Hollanda’da AZ gibi bir kulüp Ajax’a futbolcu sattığında 2 milyon Euro ve sonraki satıştan da yüzde 10 pay şartı koyuyor. Futbolcu Ajax’ta gelişiyor, 10 milyona satıldığında AZ yine payını alıyor. Bu sadece basit bir örnek.”‘Her geçen gün kötüye...’“Wesley, Arsenal mağlubiyetine gerçekten de çok üzüldü. Çok sinirlendi. Bakın, ben açık söylüyorum; Wesley tabii ki gelirken Türkiye’de kazanacağı parayı dikkate aldı. Fakat o bir futbol sevdalısı. Paranın dışında, sevdiği, mutlu olabileceği bir yerde futbolunu oynamak istiyordu. Yani takımıyla birlikte başarılı olma hedefi vardı. Buraya sadece para için gelmedi. Futbol için de geldi, kaliteli bir takıma geldi. Ama geldiğinden beri Galatasaray yavaş yavaş hep kötüye gitti.”Fenerbahçe ve Trabzonspor için Uefa'da kritik gün... İki takımın da birbirini şikyaet ettiği dosyalar bugün karara bağlanıyor.Fenerbahçe ve Trabzonspor'un birbirleri hakkında yaptığı şikayetleri UEFA bugün karara bağlayacak. Hatırlanacağı üzere Trabzonspor, 3 Temmuz süreci nedeniyle gerekli yaptırımların Fenerbahçe'ye uygulanmadığını belirtmiş ve hem Sarı Lacivertliler'i hem de Türkiye Futbol Federasyonu'nu UEFA'ya şikayet etmişti. Fenerbahçe'yse Trabzonspor'u 2010-2011 sezonunda 3 maçta teşvik primi verdiği gerekçesiyle yine UEFA'ya şikayet etmişti. Müfettişin raporunu inceleyen UEFA, kararını bugün verecek.Fanatik
Reklam
Albayrak: 'Terim Olsaydı Üst Üste 4'üncü Kez Şampiyon Olurduk'
Galatasaray Başkan Yardımcısı Abdurrahim Albayrak, bir gazetecinin Fatih Terim kalsa neler olurdu sorusuna 'Fatih Terim kalsaydı biz bu sene 4. şampiyonluğu üst üste yapmış olurduk' diye cevap verdi.Galatasaray Başkan Yardımcısı Abdurrahim Albayrak, Bağcılar Belediyesi'nin organize ettiği ve moderatörlüğünü Bahadır Çokişler'in yaptığı söyleşide kulüpte son günlerde meydana gelen önemli gelişmeleri ve merak edilen konuları anlattı. Düzenlenen programa Albayrak dışında Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı ve birçok vatandaş katıldı. Program öncesi Galatasaray Başkan Yardımcısı Abdurrahim Albayrak ve Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı bowling oynayarak renkli görüntüler oluşturdu.Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı programın açılış konuşmasında. “Abdurrahim Albayrak sizlerin sorularıyla bu akşam burada olacak. Hayatında hep ortak payda olmaya gayret eden farklı görüşlerde, farklı kişileri bir araya getirme özelliğine sahip birisi. İnşallah istifade edersiniz“ diyerek sözü Albayrak’a bıraktı.'PASSOLİG'İN FAYDALI OLACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM'Programda konuşan Galatasaray Başkan Yardımcısı Abdurrahim Albayrak, 'Ben bu salonda olan genç arkadaşlarımın inşallah ileride benim gibi güzel yerlerde olmalarını yüce Allah’tan diliyorum. Ben sizlerin çok çalışmasını ve dürüst olmanızı önemle rica ediyorum. Passolig’in ileride kulüpler için daha faydalı olacağını düşünüyorum. Çünkü kimin nereye girdiğini, kimin nerede oturduğunu herkes bilmeli. Ben geçen gün Trabzon Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’yla beraberdim. Passolig çıktıktan sonra tribünlerin yarıya kadar dolmasına rağmen, dolduğu zamandan daha fazla hasılat yaptığını ifade etti. Ben Passolig’in oturacağını ve ülkemize yerleşeceğine inanıyorum. Ve göreceksiniz ki bu şekilde kulüpler daha fazla para kazanacak. Futbol neden ilerlemiyor derseniz; şu anda keyif veren bir futbolu hiçbirimiz oynayamıyoruz. Bence ona bağlamak lazım” dedi.'TERİM OLSAYDI ŞAMPİYON OLURDUK'Bir seyircinin 'Fatih Terim Galatasaray'da kalsaydı neler olurdu' sorusuna Albayrak şöyle cevap verdi:“Fatih Terim kalsaydı biz bu sene 4. şampiyonluğu üst üste yapmış olurduk. Yani 2 sene şampiyon olmuştuk geçen sene ve bu senede şampiyon olurduk. Bunu çok açık ve net söylüyorum.”'Hamza Hamzaoğlu ismini nasıl düşündünüz' sorusuna ise Albayrak, “Onu yıllar önce düşündüm. Hamza hocayla çalışmayı çok istiyordum. Kişiliği, kendisi, ailesi çok yakından tanıdığım bir insan. Dürüst, sevecen, herkesin sevdiği bir insan. Demek ki yıllardır düşündüğüm bu tabloyu iyi düşünmüşüm, iyi karar vermişim. Çok mutlu olduğumu ifade etmek istiyorum“ diye cevapladı.Galatasaray’ın şampiyonluk şansıyla ilgili soruya ise sarı-kırmızılı takımın tecrübeli yöneticisi, 'Fenerbahçe, Beşiktaş, Trabzonspor hatta Bursaspor bile şampiyonluk yarışında ciddi şekilde vardır. Kimin kadrosu geniş ise kim daha çok koşarsa şampiyon olacaktır“ sözlerini sarf etti.Albayrak, Ali Dürüst başkanlığa aday olur mu sorusuna ise şöyle cevapladı:'Ciddi bir ekonomik sıkıntı var. Bunu halletmemiz lazım. Yoksa Galatasaray’ın başına hangi başkan gelirse gelsin, kim gelirse gelsin gerçekten işi zor. Hep onun hesaplarını yapıyoruz. İnşallah ona bir çözüm bulursak ben inanıyorum ki sadece Ali Dürüst başkanım değil daha birçok başkanımız aday olur. Galatasaray’a yakışan da o olur.“Program sonunda Galatasaray Başkan Yardımcısı Abdurrahim Albayrak’a Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı bir plaket hediye etti.İHA
Albayrak: '3 Oyuncumuzu Sattık'
Galatasaray Başkan Yardımcısı Abdurrahim Albayrak, kadrodaki üç futbolcuyu sattıklarını, isimlerini gizli tuttuğu bu oyuncuların ocak ayında takımdan ayrılacağını açıkladı.Bağcılar Belediyesi Gençlik Merkezi'nde gerçekleştirilen söyleşiye katılan Albayrak, Galatasaray'ın içinde bulunduğu sorunların yönetim ve teknik ekip devamlılığının olmamasına bağlayarak, 'Fatih Terim kalsaydı. Geçen sezon 4. yıldızı takmıştık. Bunu açık ve net bir şekilde söylüyorum' dedi.Teknik direktör Cesare Prandelli'nin yerine getirdikleri Hamza Hamzaoğlu'nun ne kadar doğru bir tercih olduğunu gösterdiğini vurgulayan Albayrak, 'Futbolda her şey vardır. Bunun sözünü veremeyiz ama şampiyon olmak için elimizden geleni yapacağız. Bunun için de çok sevdiğim, inandığım, sürekli aklımda olan sevgili Hamza Hamzaoğlu hocamızı takımın başına getirdik. Hocamız, Florya'ya geldikten sonra hiç olumsuz bir şey ile karşılaşmadık. Yıllardır düşündüğüm şeyin doğru olduğunu anladım' diye konuştu.Sarı-kırmızılı kulübün yöneticisi, şampiyonluk yarışının 5 takım arasında geçeceğini kaydederek, 'Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor hatta Bursaspor'un bile şampiyonluk yarışında var. Kimin kadrosu genişse, kim daha çok koşarsa ve şansı yanındaysa o şampiyon olacak' ifadesini kullandı.'Üç oyuncumuzu sattık'Abdurrahim Albayrak, en büyük transferlerinin affedilen Sabri Sarıoğlu olduğunu belirterek, takımdan 3 yerli oyuncuyu sattıklarını söyledi.Sarı-kırmızılı takımda çok oyuncu olduğu hatırlatan Albayrak, 'Elimizde çok futbolcu var. Bunların 3'ünü şimdiden satmış durumdayız. Yakında yeni kulüpleriyle antrenmanlara başlayacaklar. Bunların birçoğunu daha satacağız ama bunların ismini istemeyin benden' şeklinde konuştu.Devre arasında yıldız transferi yapılıp yapılmayacağı ile ilgili bir soru üzerine Albayrak, 'Gelir gelmez 2 yıldız transferi yaptık. Sabri reisi affettik. Sabri, bence alacağımız yıldız oyunculardan birisi. Şampiyonlar Ligi kadrosuna yazılmadığı için dün akşam Sabrisiz sahaya çıktık. Emre Çolak kaç maçtır nasıl top oynuyor. İçeride para verdiğimiz arkadaşları kazanırsanız esas yıldız transferi budur. Benim gönlümde bir yıldız futbolcu var. Başarılı olmak için bunu istiyorum ama maddi durumu da gözetmek lazım' ifadelerini kullandı.Albayrak, Almanya'nın Bayer Leverkusen takımında forma giyen Hakan Çalhanoğlu ile ilgili bir transfer çalışmalarının olmadığını kaydetti.'İnşallah Ali Dürüst'ü başkan adaylığı için ikna ederiz'Sarı-kırmızılı kulübün başkan yardımcısı, Sportif AŞ yöneticisi ve eski ikinci başkanlardan Ali Dürüst'ü mayısta yapılacak seçimli genel kurulda aday olması için ikna etmek istediklerini belirtti.Ali Dürüst'ün başkan adayı olup olmayacağıyla ilgili bir soru üzerine, Dürüst'ün kulüp işlerini çok iyi bilen bir yönetici olduğunu söyleyen Albayrak, şöyle devam etti: 'Ali Dürüst, hiçbir zaman kulübü zora sokmayacak birisi. Arkadaşım olduğu için gurur duyuyorum. Şimdi bile Türk Telekom Arena'da kuruşuna varıncaya kadar hesap edip çalışıyor. Yıllarca kulübün içinde yer aldı. İnşallah mayıs ayına kadar Ali Dürüst'ü ikna eder, başkan adayı yaparız. Ama ciddi bir ekonomik sıkıntı olduğunu unutmamak lazım. Yoksa hangi başkan gelirse gelsin işi çok zor. Sadece Ali Dürüst değil Galatasaray camiasından birçok aday çıkacağına inanıyorum. Galatasaray'a yakışan da odur. Biz kazanırız, başkası kazanır önemli değil ama kazananın yanında olur, onlarla çalışırız. Galatasaraylılık bunu gerektirir.' Mayıs ayında yapılacak seçimli genel kurula atıfta bulunan Albayrak, 'Son maçımızı 31 Mayıs'ta Çaykur Rizespor ile yapacağız. Seçim de 30 Mayıs'ta. Yönetici arkadaşlarıma 'Herhalde yine şampiyonluk yemeğini yemeden kapıya konacağız' diye şaka yaptım. İnşallah şampiyon olduğumuzda yine yönetimde yer alırız' açıklamasında bulundu.' Galatasaray artık kaleye gidiyor'Göreve geldikten sonra futbolcularla görüşmeler yaptıklarını anlatan Albayrak, 'Galatasaray artık koşuyor, faul yapıyor. Arsenal maçında 19 gol girişiminde bulunmuş, kaleye gitmiş. Önceden biz bunları yapamıyorduk. Geçmiş hocamızı suçlamıyorum ama yeni bir heyecan var. Galatasaray, artık kaleye gidiyor, koşuyor. Onun için futbolcu kardeşlerime teşekkür ediyorum. Ben onların bu işi başaracaklarına inanıyorum ve kendilerine güveniyorum' ifadelerini kullandı.Albayrak, ekim ayında göreve geldiklerini Portekizli genç yıldız aday Bruma'nın satılmasının istendiğini belirterek, 'Geldiğimizde 'Bundan bir şey olmaz, bunu sat' dediler. Ben 'Bruma gibi futbolcuyu satmam' dedim. Çünkü hamurunda, mayasında futbolculuk var. Şimdi Bruma çok iyi işler yapıyor' şeklinde konuştu.'Mancini ile devam etsek daha başarılı olurduk'Başarının teknik direktörlerle uzun süre çalışmanın sonucunda geleceğine inandığını dile getiren Abdurrahim Albayrak, Prandelli'den önceki teknik adam Roberto Mancini ile devam edilmesi durumunda çok başarılı olacağına inandığını kaydetti.Galatasaray Kulübü Başkan Yardımcısı Albayrak, teknik direktör Hamza Hamzaoğlu'nun uzun yıllar görevde kalmasını istediğini ifade ederek, sözlerini şöyle tamamladı: 'Hamza hocayı aradığımda 'Ben 6 ay sonra gideceğim. İnşallah bu kulüpte 16 yıl kalırsın. Seni uzun zaman burada görmek istiyorum' dedim. O zaman biz başarılı olacağız. O zaman Şampiyonlar Ligi'ni kazanacağız. Senede 2-3 antrenör değiştirerek bu iş olmaz. Fatih hocamla iki sene çok başarılı olduk. Başkanımız gitti İtalyan Mancini'yi getirdi. Ondan sonra başkan yine bir İtalyan getirdi. Bir İtalyan başarısız oluyorsa neden yeni bir İtalyan alıyorsunuz. Bir yerde durmak lazım. Mancini ile devam etseydik çok daha başarılı olurduk. Ne zaman uzun yıllar bir teknik adamla çalışılırsa başarının geleceğine inanıyorum. İnşallah bunun da Hamza hoca ile devam etmesini diliyorum. Kendisinin Galatasaray'a çok faydalı olacağına inanıyorum.' Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı ile Gençlik Merkezi'ni gezen Albayrak, bowling oynadı.Skorer
Yarsuvat'tan Fatih Terim'e Amrabat Göndermesi
Duygun Yarsuvat, Divan Kurulu toplantısında eleştirileri yanıtlarken, çarpıcı açıklamalarda bulundu. Galatasaray Kulübü Başkanı Duygun Yarsuvat , sezon sonunda başarılı olacaklarını inandığını söyledi.Sarı-kırmızılı kulübün Türk Telekom Arena'da gerçekleştirilen aralık ayı divan kurulu toplantısında, kulüp başkanı Duygun Yarsuvat'ın yanı sıra yönetim kurulu üyeleri Dursun Aydın Özbek, Mete İkiz, Ebru Köksal, İsmail Sarıkaya, Cem Kınay ve Ural Aküzüm de yer aldı.Toplantıda üyelerin görüşlerini bildirmesinden sonra söz alan başkan Yarsuvat, Türkiye Futbol Federasyonu ile olan ilişkilerinin eleştirilmesini anladıklarını dile getirerek, 'Ama Galatasaray Kulübü herkesle iyi geçinmek durumundadır. Eğer herkesle iyi geçinmezsek, mutlaka tekerimize çomak sokarlar. Onun için müsaade edin herkesle görüşüp, Galatasaray'ı tanıtmak zorundayız' diye konuştu.TERİM'E GÖNDERMEGeçen sezon takımdan ayrılan Boşnak futbolcu Izet Hajrovic ile karşılıklı davalı olduklarını ve bu davanın CAS'ta devam ettiğini belirten Yarsuvat, Malaga'da kiralık olarak forma giyen Nordin Amrabat'ın geri dönme durumuyla ilgili olarak, '41 futbolcudan kurtulalım diyorsunuz. Amrabat da onlardan birisi. Kiralık olarak verdik. Eğer geri gelirse, bunun da ücretini ödememiz gerekiyor, bunu da biliyorsunuz. Kendisini alan teknik direktör de ayrıldı. Bu böyle pazara koyup mal satmaya benzemiyor. Futbolcuyu alıyorsunuz, üzerinizde kalabiliyor. Ocak ayında bir çok futbolcumuzla anlaşıp, miktarı azaltmaya çalışacağız' ifadelerini kullandı.Başkan Yarsuvat, kulüp üye sayısını çoğaltmak fikrine sıcak bakmadığını dile getirerek, şunları kaydetti:'Üyeleri çoğaltırsak herhalde Arena'da genel kurul yaparız. Siyasi parti haline dönüşürüz. Ben bu görüşte değilim. Taraftarımız bizim yanımızdadır. Zaten taraftar olmazsa spor olmaz. Ama unutmayın her taraftarın yapmış olduğu hareket bize, kulübe pahalıya mal olmaktadır. Yurt dışında oynadığımız maçlarda, Arsenal maçı için 50 bin avro, Borussia Dortmund maçı için 70 bin avro ceza geldi. Anderlecht maçı cezası henüz gelmedi. Basketbol maçında da saha dışında ana yolda meydana gelen adam öldürme olayından dolayı Galatasaray'a yine ceza geldi.'İLGİNÇ BENZETME!Yönetim kurulunda eski sporcuların olmadığına dair eleştirilere de cevap veren Yarsuvat, şunları söyledi:'Eski sporcu olsa yönetim kurulları daha mı iyi olacak. Eski sporcu yok diyorsunuz, basketbol eski bir basketbolcu olan Can Topsakal'a emanet. Voleybol da eski bir voleybolcu Hamdi Yasaman'a emanet. Ali Dürüst, Sportif AŞ'de futbol takımıyla da uğraşıyor. Arjantin dünya şampiyonu olduğunda, antrenörü hayatında futbol oynamamıştı. Mourinho futbol oynamamıştır. Yumurtanın taze olduğunu anlamak için tavuk olmaya gerek yoktur. Biz akılcı olarak hareket etmek istiyoruz. Görüyoruz, gerekli tedbirleri almak istiyoruz. Temel prensipleri uygulamaya çalışıyoruz.'Duygun Yarsuvat, zamanın çabuk geçtiğini ve 1,5 aylık görev sürelerinin geride kaldığını anlatarak, 'Bu günlerin hızlı geçmesi, bizim onları doldurduğumuz anlamına gelir. Ben bundan çok memnunum. Bendeki adrenalini yükseltiyor. Onun için iyi görüyorum bunu' ifadelerini kullandı.Galatasaray Kulübü Başkanı, spordan para kazanmaları gerektiğini dile getirerek, 'Galatasaray Kulübü'nde bu başarıyı gerçekleştirmek için uğraşıyoruz. İnanıyorum ve hep söylüyorum, bu sezon sonunda başarılı olacağız ve bu salonda oturacağız ve hepinizle şampanya içeceğiz. Gerçi statlarda şampanya yasak ama zararı yok bir istisna yaparız' değerlendirmesinde bulundu.'İTALYAN AŞISI TUTMADI'Duygun Yarsuvat, toplantının ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamada ise Arsenal maçıyla Avrupa kupalarına veda ettiklerini vurgulayarak, 'Artık ligde mücadele edeceğiz. Avrupa kupalarında mücadele etmeyi her zaman isteriz. Bu sene bir şansızlık oldu. Galatasaray'a İtalyan aşısı tutmadı. Şimdi yeni, genç, dinamik bir teknik adamın idaresinde takımın başarılı olacağını düşünüyorum. Bu başarının bize Türkiye'de şampiyonluk getirmesini istiyorum' ifadelerini kullandı.Yarsuvat, devre arasında takımdan ayrılan futbolcuların olacağını, transfer yapıp yapmayacaklarına ise teknik heyetin karar vereceğini dile getirdi.Sarı-kırmızılı kulübün başkanı, sözleşmesini feshettiklerini İtalyan teknik direktör Cesare Prandelli ile kesin olarak yollarını ayırmak için avukatını beklediklerini söyledi.Başkan yardımcısı Dursun Aydın Özbek de kulübün Mecidiyeköy'deki arazisine yapmayı planladıkları otel projesiyle ilgili üyelere bilgi verdi.AZİZ YILDIRIM'IN KARDEŞİ DE DİVAN KURULU OLDUFenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın kardeşi Acar Yıldırım, Galatasaray Kulübü üyeliğindeki 25. yılını doldurarak divan kurulu üyesi olmaya hak kazandı.Divan Kurulu Başkanı İrfan Aktar, kulüp üyeliğinde 25 yılını dolduran 220 kişiye, 10 Ocak 2015'te düzenlenecek olağanüstü divan kurulu toplantısında beratlarını vereceklerini bildirdi. Toplantıda ismi okunan 220 kişi arasında Acar Yıldırım da yer aldı.Divan Kurulu Başkanı İrfan Aktar, yapılan anketler neticesinde kurul toplantılarının her ayın ikinci çarşamba günü yapmaya devam edileceğini söyledi.Divan kurulunun çalışma gün ve saatiyle ilgili yaptıkları anketlerin sonuçlarını açıklayan İrfan Aktar, anketlere katılımın düşük olduğunu ancak katılan üyelerin yüzde 48'nin toplantılarının çarşamba, yüzde 40'nın cumartesi ve yüzde 12'nin de diğer günlerde yapılmasını istediğini belirterek, 'Katılan üyelerin yüzde 50'si toplantının başlama saatinin 13.30'da yapılmasını istedi. Dolayısıyla toplantılar her ayın ikinci çarşamba günü Türk Telekom Arena'da saat 13.30'da başlayacak. Üyeler belli noktalardan toplu ulaşım araçlarıyla toplantıya gelecek' diye konuştu.Bu arada divan kurulunun gündem ve toplantı davetlerinin üyelere e-mail ve SMS ile bildirilmesi oybirliğiyle kabul edildi.Goal.com
Reklam
Aziz Yıldırım'ın Kardeşi Galatasaray Kulübü Divan Üyesi Oldu
Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın Galatasaraylı kardeşi Acar Yıldırım, Divan Kurulu üyesi oldu.Galatasaray Kulübü kongre üyesi Acar Yıldırım 25 yılını doldurduğu sarı-kırmızılı camianın bugünkü Divan Kurulu toplantısında yeni üyeler arasına girmeye hak kazandı.DHA
Reklam
Fenerbahçe ve Galatasaray Sosyal Medyada İlk 10'da
Fenerbahçe ve Galatasaray, sosyal medyada en fazla takipçisi olan kulüpler arasında ilk 10'da yer aldı.İngiltere basınında yer alan haberde, önde gelen sosyal paylaşım siteleri Twitter, Facebook, Instagram ve YouTube'taki takipçi ve beğeni sayıları göz önüne alınarak dünyanın en popüler futbol kulüpleri belirlendi.İspanyol kulüpleri Real Madrid ve Barcelona, tüm mecralarda ilk 2 sırayı elde etti. Türkiye'den Galatasaray ve Fenerbahçe, Twitter ve Instagram takipçileri sayısında ilk 10'da kendisine yer buldu.Galatasaray 4,5 milyon kişi ile Twitter'da en fazla takipçiye sahip 5'inci kulüp olarak dikkati çekti. Fenerbahçe ise 3,7 milyon takipçiyle Twitter bazında 7'nci sırayı elde etti. Sarı-kırmızılılar ayrıca, 650 bin kişiyle Instagram'da en fazla takipçiye sahip 10. kulüp oldu.Real Madrid, Twitter'da 13,8 milyon, Instagram'da 4,9 milyon, YouTube'ta 1,6 milyon takipçi, Barcelona ise Facebook'ta 79,1 milyon beğeniyle zirveye yerleşti.Barcelona, Real Madrid, Fenerbahçe ve Galatasaray'ın yanı sıra sosyal medyadaki takipçi ve beğeni sayılarında ilk 10'da bulunan kulüpler arasında İngiltere'den Arsenal, Chelsea, Manchester United, Manchester City, Liverpool, Fransa'dan Paris Saint-Germain, İtalya'dan Milan, Juventus, Almanya'dan Bayern Münih ile Brezilya'dan Santos ve Corinthians yer aldı.AA
Aykut Kocaman: 'Fenerbahçe'deki Son 2 Yılım Çok Zor Geçti'
Torku Konyaspor Teknik Direktörü Aykut Kocaman, 'Fenerbahçe'de son 2 yıl özellikle benim adıma çok ağır geçti. Zaten temeldeki ayrılığımın nedeni de bu oldu.' dedi.Torku Konyaspor Teknik Direktörü Aykut Kocaman, kulübün resmi dergisine konuştu. Kocaman, Fenerbahçe'deki günlerine de değinirken son 2 yılının çok zor geçtiğini ifade etti.Röportajda şu ifadeler yer aldı:'18 aylık aranın ardından yeşil sahalara Torku Konyaspor'umuzun teklifini kabul ederek teknik direktör olarak dönen Aykut Kocaman hocamız ile Konyaspor Dergisi olarak son derece keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.'30 YILDA FAZLA DİNLENME FIRSATIM OLMADI''30 yıllık futbol yaşantım oldukça yoğun tempoda geçti. Fazla bir dinlenme fırsatım olmamıştı. Bu yüzden Fenerbahçe'den ayrıldıktan sonraki dönem benim adıma önceleri iyi geldi. İlk iki aylık süreçte futbolla ilgilenmedim' sözleriyle sohbetimize başlayan teknik direktörümüz Aykut Kocaman, 'Çalıştığım dönemde sadece Ankaraspor'da iken 6 aylık bir aram olmuştu. O zaman açıkçası sivil hayata geçişte zorlanmıştım. Görevi bıraktıktan sonra yoğun fiziksel ve zihinsel bir yorgunluk ortaya çıkıyor. Bu işe odaklandığınız için çalıştığınız sürede etrafınızda sosyal bir çevre kalmıyor. Bıraktıktan sonra bir yerlere gitmeyi, eğlenmeyi sevmiyorsanız hayat artık sıkıcı olmaya başlıyor' diyor.'FENERBAHÇE'DE SON 2 YIL BENİM ADIMA ÇOK AĞIR GEÇTİ'Teknik direktörümüz Aykut Kocaman, iki yıl Ankaraspor ve sonrasında dört yıllık Fenerbahçe çalışma hayatından sonra verilen 18 aylık arayı şu sözlerle özetliyor: 'Fenerbahçe'de son 2 yıl özellikle benim adıma çok ağır geçti. Hem kulübün etrafındaki sorunlar hem de dolayısıyla takıma sirayet eden sorunların var olması benim adıma bu sürecin ağır geçmesine sebep oldu. Zaten temeldeki ayrılığımın nedeni de bu oldu. Kendimi biraz yorgun hissetmiştim ve karar mekanizmasında sıkıntılar doğabileceğini hissediyordum. Özellikle sinirlenme, hiddetlenme kat sayım biraz daha artmaya başlamıştı. Bunları kendimde gördüğüm zaman çok sağlıklı bir durum olmadığını fark ettim…''BODRUM'DA GEÇİRDİĞİM 2 AYDA DEŞARJ OLDUM''Ayrıldıktan sonra ilk 2 aylık süreçte futbolla çok fazla iç içe olmadım. 3-4 tane maç ancak izlemişimdir. Onun dışında hemen hemen lig dahil olmak üzere hiçbir futbol müsabakası seyretmedim. Ailemle Bodrum'a evime gittim. Orada dostlarımızla beraberdik. Bugüne kadar görmediğim tatil zamanlarını yaşadım. O dönemde tam anlamıyla deşarj oldum diyebilirim. Hem sportif hem de seyahat anlamında çok fazla gezme imkanım oldu. İkinci ayın sonunda artık hayat insana kendi düzenini dikte ediyor. Görev almadığım dönemde özellikle 1 yılı kendi adıma olumlu hatta severek geçirdim…''Biz ülke insanı olarak hayatımızı futbola odaklı olarak yaşıyoruz' diyen teknik direktörümüz Aykut Kocaman, 'Futbolculuk çocukluktan itibaren bütün varınızı yoğunuzu sadece fiziksel anlamda değil özellikle zihinsel olarak da ortaya koyduğunuz bir dönemdir. Futbola; binlerce çocuk arasından daha yetenekli olanların ön plana çıktığı bir iş kolu demek yanlış olmaz. Bu iş kolunun içinde bu şekilde yaşarken antrenör olduğunuz andan itibaren sorumluluklar biraz daha artıyor. Tamamen futbol odaklı oluyorsunuz' şeklinde görüş belirtiyor.Teknik direktörümüz Aykut Kocaman ile gerçekleştirdiğimiz keyifli sohbet ile sizleri baş başa bırakıyoruz.'1996 YILINDAKİ DAVRANIŞIMI BUGÜN YİNE TEKRARLARIM'*Hocam 1996 yılında 2-1 kazandığınız Trabzonspor maçının ardından yaptığınız açıklamadan dolayı Dünya Fair-Play Teşkilatı tarafından Davranış dalında ödüllendirildiniz. O dönemki açıklamanız mutlaka ki içinizden geldiği şekliyle doğallık ve samimiyetinizden kaynaklanıyordu. Şimdi geriye dönüp baktığınızda aynı açıklamayı yine yapar mısınız ? Yoksa bir pişmanlığınız var mı?Hayır asla bir pişmanlığım yok. İnsanlık adına da meslek adına da çok evrensel bir durumdu. Bir sonuca gitme adına çalışırsın, çabalarsın. Başarılı olursun ya da olamazsın. Ben düşünce olarak hala o gün olduğu gibi aynı yerdeyim. Hatta düşüncelerim daha da pekişti diyebilirim. Futbolculuk dönemimizde tamamen kazanmaya odaklı olduğumuz için zaman zaman düşüncelerimizden sapabiliyoruz. Olgunlaşma ve insanları tanıma dönemindeydik. Fakat önemli olan 'Bana yapılmasını istemediğim bir şeyi başkasına yapmamak' düşüncesiydi. Bugün olsa yine aynı şeyleri söylerdim. Antrenörlük yaparken de oyuncularla kurduğum ilişkilerde de hep anlatmaya çalıştığım şey; 'Gücünüze inanın, gücünüzle beraber istediklerinizi yapabilirsiniz''SEMİH VE GÖKHAN GÖNÜL'ÜN DAVRANIŞLARI, DİĞERLERİNİ TEŞVİK EDER'*O günden bugünlere geldiğimizde Gökhan Gönül'ün bir maçta hakemin faul kararı verdiği hareketin faul olmadığını söylemesi, Semih Kaya'nın kornere çıkan ama aut kararı verilen pozisyonda hakeme giderek korner olduğunu ifade etmesi gibi normal bir davranışın basın tarafından fazla gündemde tutulmasının bir abartma olduğunu söyleyebilir miyiz ?Bu davranışlar doğal ve insani davranışlar. Hem Gökhan'ın hem de Semih'in yaptıkları temiz ve doğru davranışlar. Bu davranışların onaylanması ve zaman zaman abartılarak gündeme getirilmesi diğerlerini de teşvik eder. Bu anlamda yapılanların önemli olduğunu da söylüyorum. Ama diğer taraftan bunların da çok abartılarak yansıtılması da toplumun değer yargılarında önemli bir değişim olduğunu da gösteriyor.'BEN SENDEN DAHA İYİ YAPARIM HALİ ZORLAYICI'*Toplum olarak bireyler anlamında özellikle de siyasetten ve spordan çok çok anlıyoruz. Herkes çok iyi bir teknik direktör oluyor. Bunun dezavantajı var mı? Bu durum sizi nasıl etkiliyor ?Bu duruma biraz daha nesnel ve objektif bakmak lazım. Bunun böyle olmasından dolayı biz para kazanıyoruz ve tanınıyoruz. Bunu bir tarafa attığınızdan itibaren kendimizi de inkar etme durumumuz var. Dolayısıyla olayın bir tarafının bu olduğunu cebimize koyalım. Yani bir anlamda olması gereken bu. Bulunduğum bütün kulüplerde de, insanlarla temaslarımızda da aynı şey gözüküyor. Bu ilgi bizim için çok önemli ama öbür taraftan bu ilginin bir adım ötesine geçen 'Ben senden daha iyi yaparım' hali biraz zorlaştırıcı. Ama ülke adına bakıldığı zaman aslında geriletici ve örseleyici . Bizim işimizde bu zorluk var. Artık biz bunu kanıksadık. Öbür taraftan bunun bir davranış biçimi haline gelmiş olması insanların kendi yaptıkları işleri, kendi yaptıkları işlerdeki sıkıntıları, neleri başardıklarını, neleri başaramadıklarını, başarıyı yakalarken hangi safhalardan geçtiklerini, başaramadıkların da nerelerde takıldıklarını düşünmeden direk sizin işlerinize karışma durumları oluyor. Bu durum beni çok fazla zorlamıyor. Bunun bizim işimizin önemli bir parçası olduğunu, getirisinin de biraz da bu yüzden olduğunu düşünüyorum.'MADDİ GEREKSİNİME İHTİYACIM YOK, ÇALIŞMAYA HAZIRDIM'*Hocam takımımızla yaptığınız transfer görüşmesinin sizin de beklemediğiniz şekilde çok kısa sürdüğünü söylemiştiniz…Ana nedenlerden bir tanesi şuydu: Artık bir taraftan çalışmaya hazırdım ve çalışmak istiyordum. Çok şükür ki şuanda mali anlamda çok büyük gereksinimlere ihtiyacım yok. Ancak öbür taraftan da benim gibi futbolun tam içinde doğmuş, büyümüş ve hayatının merkezinde tamamen futbol olan biri için bu kadar uzun süre çalışmamaktan dolayı yavaş yavaş körelmeye doğru da gitme hali vardı. O nedenle artık çalışma fikrine kendimi hazırlamıştım. Yine Konyaspor'un olması hayatın güzel rastlantılarından bir tanesi. Daha önce burada çalıştığım ve iyi anılarım olduğu için güzel rastlantı diyorum. Başkanımız Ahmet Şan'ın o dönemde çalıştığım başkan olması, o dönemde beraber çalıştığım bir kaç yöneticinin görevde olması benim Konyaspor'u tercih etmemdeki temel etkenlerdi.'BİZİM İŞİMİZ YENİ STADI DOLDURABİLMEK'*Yeni stadyumumuzu beğendiniz mi?Stadyumu çok beğendim. Çok çok güzel olmuş. Türkiye'nin herhalde en iyi statları arasındadır. Hem zeminiyle hem de kendine ait yapısıyla çok güzel bir yer olmuş. Bizim işimiz de orayı doldurabilmek. İnşallah bunu da gerçekleştiririz. Umuyorum ve gerçekten gönülden diliyorum. Çünkü orası dolu olduğu zaman çok daha güzel olacak. İnşallah o günleri de benim olduğum günlerde yaşarız.'İNŞALLAH ZEMİNİ DOĞRU SAHA İYİ HAMLELERİYLE RENKLENDİRİRİZ'*Peki stadyuma girdiğinizde neler hissettiniz? Dikkatli bir şekilde incelediniz ve çok hoşunuza gitmişti. Uzun bir aradan sonra yeniden yeşil sahaya inmek sizin adınıza farklı bir duyguydu herhalde?E tabiki bir Anadolu şehrinde açıkçası önemli bir değişiklik bu. Ben her ne kadar 6-7 yıldır Anadolu'dan uzak olduğum için belki o yüzden de benim adıma daha önemli oldu. Eski stadyumun atletizm pisti, bisiklet veledromu ile sahaya olan uzaklığını ve iç sahada oynama avantajını fazla kullanılmadığını bilen biri olarak yeni stadyumu gördüğümde ve ilk içeri girdiğim andan itibaren orayı seyirciyle birlikte düşündüğümde doğrusunu söylemek gerekirse çok heyecanlandım. Bir kere zemin çok iyi. Türkiye'de şu anda en büyük problem ana binadan ziyade biraz daha ince işçilik olan zemini iyi yapmak ve korumak. Stadyumun çok da güzel zemini var. Tekrardan diliyorum ki inşallah stadı doldurmayı başarırız. Bunun içinde öncelikle iyi oynamak ve iyi sonuçlar almak gerekiyor. İnşallah bu güzel zemini doğru saha içi hamleleriyle renklendiririz.'ASLINDA GÜLÜYORUM'*Spor kamuoyunda ve taraftarlar arasında çok konuşulan bir konuyu açıkçası biz de merak ediyoruz. Aykut Kocaman çok fazla gülmüyor ve güler yüzlü değil diye. Bu konuda neler söylemek istersiniz ?(Gülüyor)… Evet böyle bir grup var. 'Azgın azınlık' diyorum ben onlara. Aslında öyle değilim. Öyle değilim demek için saha kenarında gülmem mi gerekiyor? Bu iş ciddi bir iş bir taraftan. Tabii ki eğlence işi de ama öbür taraftan da ciddiyeti olan bir iş. Dışarıda insanlarla karşılaştığım zamanlarda da soruluyor genelde. Bu bir dönem benimle ilgili önemli bir algı operasyonuydu bence . Ve tebrik etmek gerekiyor, yapıyorlar, başardılar. İnsanların benim hakkımda öyle düşünmelerini sağladılar.'ALGI OPERASYONU BENİ ETKİLİYOR'*Bu durum sizi etkiliyor mu peki?İnsanın etkilenmeme ihtimali olmaz tabi. Ama en az şekilde etkilenmeye ve dünyamı bunlara kapatmaya ve başka şeylere doğru yönelerek ilgilenmemeye çalışıyorum. Özellikle bu işi severek yapanların en büyük sıkıntıları da karşıdaki kişinin kendilerini kaale almadığını görmeleri. İşte benim en büyük silahım da bu.'İYİ OYUNLARA, İYİ FUTBOLA VE İYİ SONUÇLARA İHTİYACIMIZ VAR'*Karabükspor maçına geçelim. Siz de açıklama yapmıştınız kırmızı karttan sonra 0-0' a razıyken gelen golle alınan galibiyet ve takımı 90 dakika boyunca destekleyen bir seyirci topluluğu vardı. Çalıştırdığınız takımlar içerisinde Ankaraspor'u bir kenara koyalım. Hep futbola ilgi gösteren ve tribünlere karşı oynadınız. ..Konyaspor'da çalışırken o dönemlerde de güzel ve dolu tribünlere karşı oynamıştık. Yanılmıyorsam içeride oynadığımız son iki maça kadar da iddiamızı devam ettirmiştik. Ve başarıya giden takımlarını yalnız bırakmayan çok sağlam bir seyirci topluluğuna sahiptik. İkinci gelişimde ilk maçım Karabükspor mücadelesiydi. Konyaspor taraftarının takıma olan sevgisini ve sahiplenmesini çok iyi biliyorum. İlerleyen zamanlarda bu statta hem iyi oyunlara ve iyi futbola hem de iyi sonuçlara ihtiyacımız var. Şu anda aldığı sonuçlar nedeniyle biraz istikrarsız ve inişleri çıkışları olan bir takımımız var. Biraz daha standardı yükselttiğimiz andan itibaren bütünleşmenin çok daha üst seviyeye geleceğine inanıyorum. Bu da daha fazla seyircinin stadyuma gelmesine ve takımını desteklemesine neden olacak.*Sosyal medyayı takip eder misiniz?Hemen hemen sıfır…*Neden sevmiyor musunuz? Orada olanları okumak mı, görmek mi hoşunuza gitmiyor ya da ilginizi mi çekmiyor?Hayır onlarla alakası yok. Bunu bir nedene bağlayabilmek gerçekten güç. Bu önyargı mı ?. Değil. Sosyal medyada kendimi pek tarif edemiyorum belki bu yüzden. Ne Twitterla ne de Facebook ve diğer sosyal medya ile alakam var. Kişisel olarak uğraşma gibi bir durumum olmadığı gibi acaba ne oluyor diye de merak etmiyorum.'HAYATIMDA FUTBOL VE AİLEM VAR'*Aykut Kocaman futbol dışında kalan zamanlarında ne yapmaktan hoşlanır ?Tamamen futbolla uğraşıyorum. İkinc i olarak yanına şunu ekleyeyim dediğim bir şey yok. Tabii ki ailemizin dışında. Futbol artık sektörel anlamda gelişti ve bir de uzmanlaştı. Artık futbolu oluşturan çok şey var. Yani iyi bir takım yapalım dediğinizden itibaren çok şeyle ilgilenmek lazım. Zaten bunlar önemli bir zaman alıyor. Zihinsel olarak da direkt buraya yoğunluk veren bir insanım. Dolayısıyla arada sırada ailemle ve arkadaşlarımla yemeğe çıkmak dışında çok fazla şey yok hayatımda.Bu şekilde yaşamayı seviyorum. Biraz da zihnimi başka taraflara kaydırarak zamanımı da yitirmek istemiyorum. Ama futboldan ayrı kaldığım 18 aylık dönemde şunu öğrendim 'Etrafınızdakiler kadarsınız'… Etrafınızdaki sorunlar ve onların çözümleri dünyanın bütün dertleri bunlarmış gibi görünüyor. Ara sıra kenara çekilip biraz nefes almak, olaylara dışardan bakmak işe de verimliliği biraz daha artırıyor. Dolayısıyla bu dönemde biraz daha bunu hayatımın içine odaklı halini de bozmadan sokmak istiyorum. Onun dışında hayatımızda çok büyük renkler ve farklılıklar yok.*Eleştiriye açık bir insan mısınız?Dinlerim, dinlemeyi severim ve öğrenmeye çalışırım. Ben kendimi böyle görüyorum ama art niyet sezdiğim andan itibaren kendimi kapatırım. Kim olursa olsun hiç bakmam bile…'SAKALLI HALİM, SIKINTILI OLDUĞUMU GÖSTERİYOR'*Yeni imajınız bizim alışkın olmadığımız ama size çok yakışan bir imaj. Sakallı imajınızla ilgili neler söylersiniz ?Yazları zaten sakal bırakırdım. Bir de futbol oynarken ve antrenörken sıkıntılı anlarımda sakal bırakırdım. Sakallı halim, sıkıntılı olduğum anın temsili. Bu seferki sıkıntıdan değil ama. Fenerbahçe'den ayrıldım ve ayrıldıktan sonra Bodrum'a gittim. Bodrum'da da Bodrum adamı gibi oldum biraz (gülüyor)… O zamandan bu zamana da böyle kaldı… İlk defa sezona ve mesleğe böyle sakallı olarak girdim. Ama özel bir nedeni yok. Tamamen hayatın akışı içinde olan bir durum. Tepkiler olumlu zaten. Olumlu olduğun için de biraz daha böyle devam edeceğim…Sondakika.com
Facebook’tan 2014 Yılına Genel Bir Bakış
İnsanlar her gün önemli buldukları hikayeleri ve konuları Facebook’ta paylaşıyor. Facebook, 2014’te insanları harekete geçiren anları, mekanları ve kişileri hatırlatan bir çalışma hazırladı. Elde ettiği verileri tüm dünyaya ulaştırmak amacıyla Facebook, 2014 yılına yaptığı genel bakışı yearinreview.fb.com sitesinde, ilham veren bir video ile paylaştı. 2014 yılı boyunca Facebook’ta en çok paylaşılan olaylar şu şekilde sıralandı:Dünya Kupası Ebola virüsünün yayılmasıBrezilya’daki seçimlerRobin Williams’ın ölümüBuzlu Kova Kampanyası Gazze’deki Çatışmalar Malezya Havayollarının kayıp uçağıSuper Bowl turnuvasıMichael Brown/Ferguson olaylarıSochi Kış Olimpiyatları2014’ün sonlarına geldiğimiz şu günlerde yıl boyunca Türkiye’de en çok ziyaret edilen mekanlar listesi ise aşağıdaki gibi;       1. Sultanahmet Meydanı       2. Vialand       3. Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadyumu       4. Emirgân Korusu       5. Üsküdar Sahili Kız Kulesi       6. Şanlıurfa / Balıklı Göl       7. Darıca Hayvanat Bahçesi       8. Forum İstanbul Alışveriş ve Yaşam Merkezi       9. Eyüp Sultan Camii     10. Ankara Gençlik ParkıFacebook
Rüştü Reçber: 'Alex'i Değer Vermeden Gönderdik'
Fenerbahçe ve Milli Takım'ın eski oyuncusu Rüştü Reçber, Alex de Souza'nın futbolu bırakmasıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Eski takım arkadaşı Alex de Souza’nın jubilesine değinen Reçber, “Maalesef Alex’i değer vermeden gönderdik. Hakan Şükür’e, Tugay Kerimoğlu’na ve Rüştü Reçber’e de aynısını yaptık” dedi.Radyospor’da Özgür Sancar’ın canlı yayın konuğu olan Reçber, “ Türk futbolunun içerisinde yönetici olarak yer alacağım. Bu anlayışı değiştirmek gerekir. Türk futbolunun düştüğü durum ortada… Bunu düzeltmek için gereken anlayış ve çalışma biçimini getirmek istiyorum” şeklinde konuştu.BEŞİKTAŞ BİREYLERE ENDEKSLİ BİR TAKIM DEĞİL, BİR SİSTEM TAKIMI OLDU Reçber, “Beşiktaş artık bireylerin değil, bir sistem takımı. Kim girerse o sisteme adapte oluyor ve görevini yapıyor. Vodofone Arena bittiği zaman, ki bu takımın ve hocanın değişeceğini hiç sanmıyorum. Oturmuş bir sistem var. Bu sezonu Beşiktaş şampiyon tamamlayabilirse, yeni stadı ve taraftarıyla birlikte Beşiktaş lige 3-4 sezon damga vurur” diye konuştu. BEŞİKTAŞ, BİR ADIM ÖNDETecrübeli futbol adamı, “Hamza Hamzaoğlu ile birlikte Galatasaray futbol takımında değişim oldu. 16. haftadaki Beşiktaş derbisine kadar, puan kaybetmedikleri sürece iki takım arasında çok çekişmeli bir maç olur. Ama ağırlığın Beşiktaş’tan yana olduğunu düşünüyorum. Çünkü her geçen gün üstüne koyarak giden bir takım. Oyuncular birbirlerine alışmışlar. Oynarken zevk alıyorlar. Yaptıkları iş onlara zevk veriyor. 16. haftadaki  derbide Beşiktaş’ın bir adım önde olduğunu düşünüyorum. Ama şöyle bir handikap var. Bilic, geldiğinden bu yana derbi kazanamadı. Belki bu bir stres, baskı oluşturabilir. Ayrıca 3 maçta Galatasaray’ın nasıl değiştiğini de görmek gerekir” ifadelerini kullandı.Reçber, “Şu ana kadar şampiyonluğu hak eden futbolu Beşiktaş oynuyor.  Ama Beşiktaş’ın rakiplerinin yaşadığı sorunlar var. Ama ligin son haftalarına kadar Galatasaray ve Fenerbahçe yarışın içerisinde olacak. Trabzonspor’un bu süreçte alacağı puanlar çok önemli. Ayrıca Şenol Güneş ile çok güçlü gelen bir Bursaspor var. Bu da şampiyonluğu etkileyecek” dedi.  ALEX’E TEŞEKKÜR ETMEK GEREKİRFenerbahçe’de birlikte forma giydiği Alex de Souza’nın futbolu bırakma kararına da değinen Rüştü Reçber, “Alex ile Fenerbahçe’de birlikte oynadık. Fenerbahçe’ye çok büyük katkı ve emekleri oldu. Her şeyden önce kendisine teşekkür etmek gerekir. Hem futboluyla hem de saha dışı yaşantısıyla örnek bir profesyoneldi. Bence çok güzel bir kariyer geçirdi. Çok fazla milli takımda olmadı; ama Türkiye ve Brezilya’da önemli anılar bıraktı. Kendisine bundan sonrası için de başarılar diliyorum” şeklinde konuştu. 'ALEX, HAKAN ŞÜKÜR, TUGAY KERİMOĞLU VE RÜŞTÜ REÇBER’İ DEĞER VERMEDEN GÖNDERDİK' Reçber, “Alex gibi çok değerli futbolcular geldi, Türk ya da yabancı. Maalesef çoğunu biz değer vermeden gönderdik ya da gitmelerine neden olduk. Alex de bunlardan bir tanesi, Hakan Şükür de bunlardan bir tanesi, Tugay Kerimoğlu da bir tanesi, Rüştü Reçber de bunlardan bir tanesi. Değerlerimize sahip çıkmayı daha öğrenememiş durumdayız. Emek veren bu futbolcular değerli bir şekilde uğurlanmayı hak ediyorlar. Yeni yönetim anlayışı ve profilleri futbolumuza yerleştiği sürece bu sorun ortadan kalkacak” dedi.  TÜRK FUTBOLU İÇERİSİNDE YÖNETİCİ OLARAK YER ALACAĞIM Eski milli kaleci, “Türk futbolunun içerisinde yönetici kimliğimle olacağım. Bu belki en tepeye de gidebilir. Hep mücadele ettiğim bir nokta var. Bir çok yöneticiye saygı duyuyorum. Emek veriyorlar. Ama bazı şeylerdin bu ülkede değişmesi gerekiyor. Zaten değişmediği için Türk futbolunun ne hale geldiğini görüyoruz. Ben profesyonel olarak değil. Yönetici olarak görev alacağım. Türk futbolunu değiştirmek ve düzeltmek gerekir. Bu idealle Türk futbolunda yönetici olarak yer alacağım” ifadelerini kullandı.  Fanatik
Reklam