onedio
Galatasaray'ın Antrenörleri Fenerbahçe Derbileri Öncesi Buluştu
Galatasaray takımlarında antrenörlük yapan Hamza Hamzaoğlu, Ergin Ataman ve Ekrem Memnun Florya Metin Oktay Tesisleri'nde bir araya geldi.Galatasaray'ın bir hafta içinde Fenerbahçe derbilerine çıkacak futbol, erkek ve kadın basketbol takımlarının teknik adamları, Florya Metin Oktay Tesisleri'nde buluştu.Spor Toto Süper Lig'de Fenerbahçe ile deplasmanda karşılaşacak futbol takımının teknik direktörü Hamza Hamzaoğlu, Türkiye Basketbol Ligi'nde Fenerbahçe Ülker'i konuk edecek Galatasaray Liv Hospital'ın başantrenörü Ergin Ataman ve FIBA Kadınlar Avrupa Ligi çeyrek finalinde Fenerbahçe'ye karşı yarı finale çıkma mücadelesi verecek Galatasaray Odeabank'ın çalıştırıcısı Ekrem Memnun, derbi karşılaşmaları öncesi birlikte GSTV'nin yayınına katıldı.Hamzaoğlu: İnşallah centilmenlikten ödün verilmeden mücadele edilirFenerbahçe ile farklı kulvarlarda yapılacak derbi müsabakalarının centilmenlik içinde geçmesi temennisinde bulunan Hamza Hamzaoğlu, şunları kaydetti:'İnşallah derbi haftasında, her şeyin spor çerçevesi içinde kalması kaydıyla gülen taraf biz oluruz. Tüm maçlar önemlidir ama derbiler bu işin rengidir, güzelliğidir. İnşallah her iki takım taraftarları da centilmenlikten asla ödün vermeden, bu rekabetin aslında dostluğu daha çok pekiştirdiğini unutmadan tribünde olurlar. Bizler burada tek yürek olduk. Taraftarlarımız da tribünlerde yerlerini alarak takımlarımıza gereken desteği vermelerini istiyoruz.'Ataman: 'İnşallah gelecek hafta kutlama yaparız'Galatasaray Liv Hospital Başantrenörü Ergin Ataman, derbi haftasının kendileri adına iyi sonuçlarla biteceğine inandığını söyledi.Güzel bir derbi haftası olacağını ve tüm taraftarların da büyük bir heyecan içinde olacaklarına inandığını dile getiren Ataman, şu ifadeleri kullandı:'Herkesin kalpleri güzel bir hafta olması için atıyor. Biz de burada bir araya geldik. Teknik adamlar ve sporcular olarak bizim kalplerimiz de güzel bir hafta için atacak. İnşallah Türkiye'deki ezeli rekabetin güzelliklerine yakışır bir hafta olur. Her şey sporun içinde kalır ve sonunda hak eden kazanır. Bizler, kazanmayı hak ettiğimize inanarak mücadele edeceğiz. Hem Hamza Hamzaoğlu hocaya hem de Ekrem Memnun hocaya başarılar diliyorum. İnşallah önümüzdeki hafta bir daha toplanıp kutlama yaparız.'Memnun: 'Tek yürek olduk ve heyecanla bekliyoruz'Galatasaray Odeabank Başantrenörü Ekrem Memnun, futbol ve basketbolda oynanacak derbiler öncesi güzel bir buluşma gerçekleştirdiklerini vurgulayarak, kendisinin çok heyecanlı olduğunu aktardı.Teknik adamlar olarak uzun zamandır bir araya gelemediklerini söyleyen Memnun, 'Maçlarla ilgili oturup sohbet etme şansımız oldu. Eski maçlardan, derbilerden konuşuldu. Açıkçası ben heyecanlıyım. Bildiğim kadarıyla uzun zamandır üst üste bu kadar derbi olmadı. Tek yürek olduk ve heyecanla bekliyoruz. Umut ediyorum sonuçlar hep istediğimiz gibi gelişecek' şeklide konuştu.Bu derbiler nedeniyle Türk sporunun da bir festival haftası geçireceğini kaydeden deneyimli teknik adam, 'Türk sporunun en önemli markalarından iki tanesi birbiriyle mücadele edecek. Müthiş heyecanlı mücadeleler olacağını düşünüyorum ve her şeyin sportmenlik içinde geçmesini temenni ediyorum' değerlendirmesinde bulundu.Açıklamaların ardından üç teknik adam, basketbol ve futbol topunu ellerine alarak birlikte fotoğraf çektirdi.AA
Fenerbahçe Kulübü'nden TFF'ye Son Dakika Başvurusu
Fenerbahçe Kulübü, pazar günü spor toto süper lig'de oynanacak Galatasaray derbisi öncesi Türkiye Futbol Federasyonu 'na sürpriz bir başvuruda bulundu.İki takımın bu hafta Ziraat Türkiye Kupası'nda oynayacağı maçların tarihlerine dikkat çeken sarı lacivertliler, 'Galatasaray salı günü kendi evinde Manisaspor'la, biz ise çarşamba günü deplasmanda Mersin İdman Yurdu ile oynayacağız. Bu, bizim adaletsiz bir durum oluşturuyor. Fenerbahçe ve Galatasaray'ın Ziraat Türkiye Kupası maçlarının aynı gün oynanmasını talep ediyoruz. Pazar günü oynanacak derbi maç öncesi biz en az iki gün dezavantajlı konumda olacağız' dediler.Sarı lacivertlilerin resmi başvurusuna TFF’nin ne yanıt vereceği merakla bekleniyor.HTSPOR
"Gökhan Töre Türkiye'de İlk 3'e Girer"
Rıdvan Dilmen, Beşiktaş'ın Ankara'da ligin son sırasında yer alan Balıkesirspor ile 2-2 kaldığı karşılaşmanın ardından tespitlerde bulundu.NTV ve NTVSpor'da yayınlanan '%100 Futbol' programının yorumcusu olan Rıdvan Dilmen, Beşiktaş'ın Ankara'da ligin son sırasında yer alan Balıkesirspor ile 2-2 kaldığı karşılaşmanın ardından tespitlerde bulundu. İşte Dilmen'in tespitleri...Beşiktaş kaçtı, Balıkesirspor kovaladı 1-1 oldu. Bir kez daha kaçtı ve Balıkesirspor yine kovaladı. İki kez kaçıp yakalanırsanız 3. golü atmak zor oluyor. Futbolda fiziğin ne kadar önemli olduğunu bu maçın son 15 dakikasında gördü. Beşiktaş'ın kadrosu hemen hemen muhtemel kadrosuydu. Liverpool'un Manchester City'yi yendiği kadroda en az 4,5 oyuncu değişmiştir.Aslında en rahat takımla oynadı Beşiktaş ama Balıkesirspor çok rahat oynadı bugün. Hatta son 15 dakikalık bölümde galibiyeti kaçıran taraf Balıkesirspor'du. Slaven Bilic, Tolgay'ı alıp orta sahayı tutayım dedi ama olmadı. 3. golü atamayınca da rakibiniz daha ümitli oynuyor. Bundan sonra 3 büyük takımın da puan kayıpları olacaktır. Artık aynı ortalamada puanları kazanamayacaklar.Beşiktaş, ilk defa hafta içini boş Beşiktaş - Sivasspor maçının Pazar günü oynanması gerekir. Sivas'ın da bu konuda anlayışlı olacağını düşünüyorum. Bu maçların tarihleri daha önceden belli değil mi? Olası tur atlanması durumunda maç tarihleri de belli. Kulüplerin bu konuda çalışan profesyonelleri yok mu?Balıkesirspor'un bugün puan alması normaldir. Lig artık normale döndü bence. Fenerbahçe'nin Akhisar'a kaybetmesi sürpriz, Konya beraberliği normaldir. Galatasaray kazanırsa büyük avantaj yakalar. Bundan sonra artık atılacak olan her golün büyük önemi var. Erken konuşmayalım ama lig bence ikili averaja doğru gidiyor.Opare iki maçtır çok iyi oynadı ama şu an için müthiş bir oyuncu diyemem, bekleyeceğiz daha. Ne kadar genç oyuncu olursa olsun, son 6 ayda sadece 2 maç oynadı. Birisi Liverpool ve bugün de Balıkesirspor. Beşiktaş takımı bu maçı ciddiye almadı, nasılsa kazanırız dedi. Telafisi zor, önemli bir puan kaybetti. Galatasaray 7 günde 16 puan kazandı.Oyuncular kompakt oynamadığı zaman defoları da ortaya çıkıyor. Pedro Franco, kırmızı kart pozisyonunda Sercan'ı düşürmekle doğru yaptı. Milosevic'in tarak kemiği sakatlığı zor geçen bir sakatlık. Benimki 8 ayda geçti. Bu sezon Milosevic'ten bir şey beklememek lazım. Forvet oyuncuları kolay penaltı yapar. Forvet oyuncusunun dezavantajı da bu.Gökhan Töre en iyi yerlilerden birisiEn iyi yerlilerden birisi. Türkiye'de ilk 3'e koyacağım derecede yetenekli bir oyuncu. Allah göstermesin sakatlanabilir. Rakiplerine çok yakın temasta oynuyor. Hem kuvvetine hem ayağına çok güveniyor. Eksiklerini gidermesi lazım. Topsuz kaleye koşularda yok. Topu hep ayağına istiyor. Hep çizgiye iniyor. Sıfıra girmeyi yavaş yavaş öğrendi. Oyun disiplinine de sadık bir oyuncu. Kendi geleceği için stoper ve bek arasına koşu yapması lazım.Beşiktaş, bu maçın 3. dakikası ile 15. dakikası arası ve maçın son 15 dakikada da pozisyonlar verdi. Eskişehirspor maçında da aynı problemler oldu. Oyuncular ve teknik adam Liverpool maçı ile Eskişehirspor-Balıkesirspor maçların farklı gördüler. Bilic, bugün maçı ciddiye aldı ama Tolgay ile başlaması gerekirdi. Kötü oynamadı ama Veli'yi bugün dinlendirebilirdi.Beşiktaş, Sivas'ta çok rahat bir maç oynamayacak. Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor ile deplasmanda oynayacak. Bu deplasmanlara rahat gidebilmeleri için Balıkesirspor maçları gibi maçları kazanması gerekiyor. Mesela; Galatasaray, çok favori olduğu maçları pat, pat, pat, pat gitti. Fenerbahçe ile Beşiktaş puan kaybetti.Çok açık söyleyeyim eğer arada Liverpool maçı olmasaydı Beşiktaş, hem Eskişehirspor maçında rotasyon yapmazdı ve bu iki maçta da çok zor puan kaybederdi. Beşiktaş, özellikle Beşiktaşlıları ve tabiki hepimizi mutlu etti ama Liverpool, Beşiktaş'a elenirken Beşiktaş'a lig yarışında büyük darbe vurdu.Milliyet
'Kadıköy'ü Güvenli Bulmuyorum'
Sarı kırmızılı kulübün ikinci başkanı Fenerbahçe derbisine gitmeyeceğini açıkladı.Galatasaray Başkanı Duygun Yarsuvat'ın aksine kulübün ikinci başkanı Hamdi Yasaman , Fenerbahçe ile hafta sonu oynayacakları derbiyi izlemek için Şürkü Saracoğlu'na gitmeyeceğini açıkladı.Hürriyet gazetesine açıklamalarda bulunan Yasaman, 'Kadıköy'e gitmeyi düşünmüyorum. Orayı güvenli bulmuyorum. Galatasaray'a kötü tezahürat yapılacağını biliyorum. Bu can sıkıcı ortama niye gideyim?' dedi.Sorunun iki kulüp arasında yaşanan bir durumdan çok toplumsal bir vaka olduğunu sözlerine ekleyen Yasaman, 'Siyasette de sporda da nefretten besleniyoruz. Önce bunu düzeltmemiz gerekiyor.' ifadelerini kullandı.Yasaman, Yarsuvat'ın derbiye gitmesini ise 'Aziz Yıldırım ile tokalaşıp maçı beraber izlerlerse iyi bir görüntü oluşur. Bunlar olması gereken şeyler.' şeklinde konuştu.Hürriyet
Sinan Gümüş: 'Hayatım Yüzde 100 Futbol'
Galatasaray’ın genç futbolcusu Sinan Gümüş, Fenerbahçe ile oynadıkları derbi atmosferinin muhteşem olduğunu söyledi.Tam Saha Dergisi’ne açıklamalarda bulunan genç oyuncu, kendisine sorulan sorulara şu cevapları verdi:-Almanya’dan gelip Galatasaray’ın A2 takımında oynadığı maç sayısından fazla gol atan, A takımla çıktığı ilk maçında ağları sarsan ve geleceğine umutla bakılan Sinan Gümüş’ü daha yakından tanımak istiyoruz.1994 yılında Almanya’nın Pfullendorf kentinde dünyayla geldim. Babam da annem de Rize kökenli. Önce Kocaeli’ye yerleşmişler, oradan da Almanya’ya gitmişler. Dört kardeşiz. İki ablam, bir abim var. Babam 30 yıldır işçi olarak çalışıyor. Annem ise adeta hayatını çocuklarına adamış bir kadın. Bildim bileli dört çocuğunun peşinden koşuyor.-Ailende senin dışında futbol oynayan birileri var mı?Futbola abimle birlikte başladım. Aynı takımda oynadık. Yaşadığımız şehre beş dakika mesafede küçük bir kulüp olan Aach-Linz’de iki yıl birlikte eğitim aldık. O dönemde ben henüz 4-5 yaşlarındaydım. Yaşımız küçük olduğu için mevkiler çok önemi değildi ama yine de ben santrfor, abim de benim arkamda oynuyordu. Onun verdiği paslarla çok sayıda gol atmıştım. Hatta o dönemde bir sezonda 90 gol attığım için bana bir de kupa vermişlerdi.-Oldukça süratli bir oyuncusun. Küçükken atletizm yapmış mıydın?Hayır, futbolun dışında sadece hentbol oynadım. 10 yaşına kadar futbolla hentbolu birlikte götürüyordum. O dönemde Cumartesi günleri hentbol, Pazar günleri ise futbol oynuyordum. Ama daha sonra günler çakışmaya başlayınca birinden birini tercih etmek durumuyla karşı karşıya kaldım ve futbolu tercih ettim.-Futbolu tercih etmenin nedeni bu branşın daha popüler olması mıydı?Futbol oynamak bana daha zevkli geliyordu. Arkadaşlarımın çoğu da futbol oynuyordu ve onlardan ayrılmayı da istemedim. Zaten futbolu o kadar çok seviyordum ki, evde de sürekli top oynuyordum. Abimle birlikte neredeyse evdeki bütün eşyaları kırmıştık.-Acaba baban evdeki eşyaları kurtarmak için mi sizi futbola gönderdi?(Gülüyor) Hayır, hayır… O dönemde bizi spor yapmamız ve sokaktaki tehlikelerden uzak kalmamız için spora yönlendirmişlerdi. Zaten annem, babam ve ablalarım her zaman arkamda oldu ve beni destekledi. Bugünlere gelmemde onların büyük payı olduğunu söylemem gerek.-Futbolla okulu nereye kadar sürdürdün?Aach-Linz’deki iki yıllık eğitimimin ardından yaşadığımız şehrin takımı Pfullendorf’a gelmiştim ve orta dereceli liseyi de orada bitirdim. Daha sonra Stuttgart’a transfer oldum. Kulübün anlaşmalı olduğu okula devam ettim. Ancak daha sonra Stuttgart’ın ikinci takımına yükselince bir tercih yapmak zorunda kaldım; okulu bırakıp futbolu tercih ettim. Zaten bu kararı da kulüple birlikte verdik. Bana yeteneğim olduğunu, 3. Lig’de oynayacağımı ve kendimi gösterebileceğimi söylediler. Ben de futbolda önümün açık olduğunu görünce sadece futbola konsantre olabilmek için böyle bir karar verdim. Çünkü bir yola çıktığınız zaman yüzde 100’ünüzü o yola vermeniz gerekir. Ben de yüzde 100 futbola konsantre olmak için bu kararı aldım.-Stuttgart’a transferinden söz açılmışken, bize bu transferin nasıl gerçekleştiğini anlatır mısın?Pfullendorf’ta oynarken Stuttgart’ın U17 takımıyla bir lig maçı yapmıştık. O maçta iyi oynamış ve bir de gol atmıştım. Maçın ardından Stuttgart’ın hocası yanıma gelerek “Seni idmanlarımıza çağırmak ve orada görmek istiyoruz” demişti. Zaten iki-üç hafta sonra sezon bitiyordu. Stuttgart’ın idmanlarına çıktım ve bir-iki antrenmandan sonra bana transfer teklifinde bulundular. Ben de Stuttgart’ın Almanya’daki en iyi altyapılardan birine sahip olduğunu göz önünde bulundurarak bu teklifi seve seve kabul ettim.-Ailenden ayrılıp başka bir şehirde yaşamak senin için zor olmadı mı? Böyle bir zorluğu göze alırken aklından neler geçiyordu? Tamamen futbola mı kilitlenmiştin?Stuttgart’a ilk gittiğimde kulüp benim tesislerde kalmamı istedi. O yaşta bir çocuğa kulübün ev vermesi söz konusu değildi. Ancak ben de tesislerde kalmak istememiştim. Bunun üzerine şehirdeki bir ailenin yanında kalmam konusunda anlaştık. 6 ay boyunca bir İtalyan ailenin yanında kaldım. 18 yaşına girince eve çıkmak istediğimi söyledim, kabul ettiler. Kalan 1.5 yılımı kendi evimde geçirdim. Elbette benim için kolay bir süreç değildi. Teklif geldiğinde ailemle oturup konuşmuştum zaten. Dediğim gibi bu yola yüzde yüz baş koymuştum. Sonradan pişmanlıklar yaşamak, “Keşke şunu şöyle yapsaydım” demek istemiyordum. Stuttgart’a ilk gittiğimde yeni bir şehirle karşılaştığım için çevremi tanımak için gezdim, dolaştım. Ama akşamları değil. Futboldan arta kalan vakitlerimde şehirle ilgili merakımı giderdim. Zaman zaman ailemi özlesem de izin günlerimde yanlarına gittim, bazen onlar benim yanıma geldi. Trenle iki saatlik bir mesafede bulundukları için bu gidiş-gelişler zor olmadı.-Ailen maçlarına geliyor muydu?Ailemin bana verdiği destek inanılmazdı. Ben ve abimin dışında iki ablam da spor yapıyordu ve annem hepimize yetişiyordu. Evlâtları için müthiş bir fedakârlıktı onunkisi. Stuttgart’a gittiğimde de ailem maçlarımda hep yanımda olmayı sürdürdü ve ben onların varlığıyla hep güven duydum. Stuttgart’ta başlangıçta şehri tanıma amaçlı gezilerimin dışında hayatım okul, antrenman ve maçlar arasında geçti. Bunu zaten biliyordum. Arkadaşlarımla gezip dolaşamayacağımı, geceleri dışarı çıkamayacağımı hep hesap etmiştim. Beş yıl sonra geriye dönüp “Keşke şöyle yapmasaydım” demek istemiyordum ve bu nedenle kendimi sadece futbola verdim. Tam anlamıyla futbola konsantre olmuştum. Galatasaray’da da aynı durum devam ediyor. Burada da sadece “futbol, futbol, futbol” diyorum ve hep daha fazlasını istiyorum. İstanbul’un çok güzel bir şehir olduğunu biliyorum ama sadece futbola odaklandığım için henüz şehri tanımaya bile zaman ayıramadım. Bir işi yapacaksanız doğru yapmalısınız.-İtalyan ailenin yanında kaldığında onların dilini öğrenebildin mi?Hayır. Çünkü onlar da evde Almanca konuşuyordu. Ancak Almancanın dışında o kadar olmasa da İngilizce konuşabiliyorum. Yabancı oyuncularla ya da yabancı bir hocayla konuşup anlaşabilecek kadar İngilizcem var.-Almanya’dayken ciddi bir sakatlık yaşadığını biliyoruz. Kendini bu kadar futbola odaklamış bir insan olarak o sakatlığı yaşadığında “Acaba futbola dönemezsem?” gibi bir endişe yaşadın mı?Dediğiniz gibi üç ay boyunca idmanlardan uzak kaldığım bir sakatlık geçirdim. Stuttgart’a yeni transfer olmuştum. U19 takımındaki son senem olacaktı ve takımın başında Tayfun Hoca vardı. Onunla birlikte her şey çok güzel gidiyordu. Tayfun Hoca takımdan ayrıldıktan sonra bu sakatlığı yaşadım. Hem sevdiğim bir hocanın ayrılması hem de yaşadığım bu sakatlık nedeniyle gerçekten de çok zor günler geçirdim. Ama kendi kendime, “Sinan neyin varsa futbola vermelisin ve geri dönmelisin” dedim. Çünkü orada başarabilirsem daha iyi yerlere gelebileceğimi biliyordum. Başaramazsam neler olabileceğinin de farkındaydım. Bu motivasyonla sakatlığı atlatıp kendimi çabuk toparlamayı başardım.-Daha iyi yerler derken Stuttgart’ın A takımını mı kastediyorsun?Elbette Stuttgart’ın A takımında oynamayı hayal ediyordum. Başlangıçta Türkiye’de oynamak gibi bir niyetim yoktu. Ama Stuttgart’ın 3. Lig takımında oynamaya başladığımda Türkiye’deki büyük takımlara da gidebileceğimi düşünmüştüm. Zaten orada gösterdiğim performansla Galatasaray’dan teklif aldım.-Neden Bundesliga’da ilerlemek yerine Galatasaray’ın teklifini kabul ettin? Kendine orada bir gelecek mi görmedin, yoksa Galatasaray’dan gelen teklif mi çok cazipti?Geçen sezon Stuttgart’la sözleşmem bitiyordu. Bana sözleşme uzatma teklifini yaptılar ancak bu teklif A takım kadrosunda yer alıp idmanlara çıkmak, maçları ise ikinci takımla oynamak şeklindeydi. Bir sezon sonra ise A takımda yer alabileceğimi söylemişlerdi. Bu şartlarda Galatasaray’ın teklifini daha cazip buldum. Çünkü “Burada kendini gösterirsen ilk sezonunda A takımda oynayabilirsin” demişlerdi. Ailemle konuşup bu teklifi değerlendirmeye karar verdim.-Bu arada Türkiye’den başka teklifler de aldın mı? Bazı mecralarda Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın da bir önceki sezon sana talip olduğu hakkında bilgiler var…Açıkçası benim bundan haberim yok.-Tayfun Korkut’un senin üzerindeki emeğinden söz edersek, Almanya’da bir Türk teknik adamla çalışmak senin için avantaj olmalı…Stuttgart’taki ilk senemdi ve siz de bilirsiniz ki o yaştaki genç bir oyuncu için başka bir şehirde yeni bir kulübe alışmak hiç de kolay değildir. Üstelik küçük bir kulüpten büyük bir kulübe gelmiştim ve idman dozajı çok daha üst düzeydeydi. Tayfun Hoca bu süreçte elini üzerimden hiç çekmedi. Benimle her gün konuşur, “Nasılsın, iyi misin, yorgun musun?” diye sorar, yorgun olduğumda dinlenmeme izin verirdi. Çünkü küçük bir kulüpten geldiğimi ve Stuttgart’ın ağır idman temposunda başlangıçta zorlandığımı biliyordu. Bana her zaman “Arkanda duruyorum, sen yeter ki performansını yükseltmeye çalış” derdi. Stuttgart’taki başlangıç dönemimde Tayfun Hocanın varlığı ve bana verdiği destek büyük bir nimet gibiydi.-Birçok Türk oyuncu, Almanlarla girdikleri rekabette eşit olsalar bile tercih edilmediklerini söylüyor. Sen Almanya’da Türk oyuncu olmanın zorluğunu yaşadın mı?Ben böyle bir sıkıntı yaşamadım. Kendi kendime “Performansın iyiyse hoca mutlaka seni oynatır. Gollerini atmaya devam edersen takımdaki yerini korursun” dedim ve gerçekten de böyle oldu. Bu konuda fazla yorum yapmak istemiyorum ama bir oyuncu rekabette geriye düştüğünde, bahsettiğiniz argümanı kullanabiliyor. Benim açımdan bakıldığında iyi olduğum zaman mutlaka tercih edildiğimi gördüm.-Biraz önce bahsettiğin küçük takımdan büyük takıma gelmenin zorlukları üzerinde biraz duralım. Stuttgart’taki antrenmanlar gerçekte de o kadar farklı mıydı?Stuttgart’a geldiğimde küçük yaş gruplarının idmanlarını izledim ve şaşırdım, çünkü ben hayatımda hiç böyle bir antrenman yapmamıştım. Çok genç yaşta yoğun idmanlara başlıyorlar. Haftada iki gün antrenman yapıyorlardı ama topla çalışmalar, teknik çalışmaları, sprintler, koşular her şey vardı antrenman programlarında. 15 yaşından itibaren de fitness çalışmaya başlıyorlar. Hatta fitnesse ilk girdiğimde yanımda küçük bir çocuğun olduğunu gördüm ve “Bravo, çalışmaya devam et” diyerek onu teşvik ettim.-Bugün oldukça fit görünüyorsun. Stuttgart’a ilk gittiğinde nasıl bir durumdaydın?Stuttgart’a ilk gittiğimde çelimsiz bile sayılabilirdim. Ama orada yaptığım antrenmanlar sayesinde bugünkü durumuma geldim. Özellikle de üç aylık sakatlık döneminde yaptığım çalışmalar çok işime yaradı. Dediğim gibi tamamen futbola odaklanmış bir oyuncu olarak çalışmayı da seviyorum. Bugün de sürdürdüğüm bir alışkanlığım var. Kendimi ne zaman iyi hissetsem, ya antrenmandan önce ya antrenmandan sonra ekstra çalışmalar yapıyorum. Her gün küçük küçük bir şeyler yapsanız bu size yeter. İnsanlar benim her gün saatlerce fitness yaptığımı zannedebilir ama öyle değil. Bir gün göğüs, bir gün bacak, bir gün karın çalışıyorum ve yaptığım bu parça parça parça çalışmalar da beni sürekli geliştiriyor.-Transfer olurken sana Galatasaray’ın nasıl bir kulüp olduğunu, tarihini, camiayı anlattılar mı? Florya’ya ilk geldiğinde dikkatini en fazla çeken şey ne oldu?Galatasaray’ın nasıl bir kulüp olduğunu, büyüklüğünü zaten biliyordum. Florya’ya ilk geldiğimde ise tesislerin büyüklüğü ve kalitesi beni çok etkiledi. Evet, Almanya’da da kulüplerin tesisleri var ama bu kadar güzel bir tesisi ilk defa Florya’da gördüm. Menajerimiz Cenk Ergün bana tesisleri gezdirdi ve kulüp hakkında da bilgiler verdi. Zaten tesisleri gezerken de Galatasaray’ın ne kadar büyük bir camia olduğunu fark ediyorsunuz.-Galatasaray tarihindeki hangi oyuncu gibi anılmak isterin?Metin Oktay var, Hakan Şükür var. İkisi gibi de anılmak ve Galatasaray tarihine bu iki büyük golcü gibi geçmek isterim. Bir de benim evimde Mario Jardel ve Gheorghe Hagi’nin formaları var. Hatta ablam geçen gün Hagi formasının fotoğrafını çekip bana göndermiş.-Futbola başladığın dönemde idollerin var mıydı?Liverpool’un kaptanı Stevan Gerrard benim ilk idolümdü. Uzun yıllar bir büyük kulübün formasını giymesi ve performansını koruyabilmesi benim açımdan çok etkileyiciydi. Daha sonra ise kendi oynadığım pozisyona göre Arjen Robben’e hayranlık duymaya başladım. Robben gerçekten de çok büyük bir forvet oyuncusu. Adeta bir fırtına diyebiliriz.-Seni iki kanatta, forvet arkasında ya da santrfor olarak izleyebiliyoruz. Sen futbol karakterini en iyi hangi mevkide ifade ettiğini düşünüyorsun?En sevdiğim pozisyon kanatlar. Hızımı kullanmayı ve birebirleri çok seviyorum. Ama değiniz gibi hücum hattının her bölgesinde oynayabiliyorum. Solak olduğum için sağ kanatta oynamak beni gole daha çok yaklaştırıyor. İçeri girip şut da atabiliyorum. Solak olmama rağmen sağ ayağımı da iyi kullanabiliyorum ve bunun da bir forvet için önemli bir avantaj olduğunu düşünüyorum. Sağ ayağımı geliştirebilmek için çok çalıştım. Stuttgart’taki hocalarım bu konunun üzerinde özellikle durmuş ve sağ ayağımı geliştirmemi sağlamıştı.-Galatasaray’a gelirken beklentilerin nelerdi? İlk sezonunda hemen oynamayı umuyor muydun?Zor olacağın biliyordum çünkü büyük bir takıma gelmiştim ve kanatlarda da büyük bir rekabet vardı. Ama çok çalışırsam bir gün bana da şans geleceğini ve o güne hazır olmam gerektiğini de biliyordum. Nitekim A2 maçlarında iyi performans göstererek bu şansı yakaladım ve Allah’a şükürler olsun ki bana şans verenleri de utandırmadım.-Prandelli döneminde hiç oynama şansı bulamamışken Hamza Hamzaoğlu’nun göreve gelmesinin ardından A takımla maçlara çıkmaya başladın. Bize iki hocayla ilişkilerinden söz eder misin?Prandelli aslında benimle ilgileniyordu. Yaptığımız konuşmalarda, “Çalışmalarından memnunum ve sana bir gün şans vereceğim” diyordu. Genç bir oyuncu için bu bile önemli bir motivasyon kaynağıdır. Onun bu sözleri sayesinde her geçen gün artan bir performansla çalışmayı sürdürdüm. Bu sayede de Hamza Hamzaoğlu Hocamız geldiğinde beni hazır buldu ve oynattı.-Galatasaray formasıyla ilk çıktığın maçta gol atmayı başardın. Bize o maçta ve öncesinde neler yaşadığını anlatır mısın?Balçova Yaşamspor’la oynayacağımız Ziraat Türkiye Kupası maçı öncesinde yaptığımız idmanın ardından asılan kadroda ismimi gördüm ve çok sevindim. Benim için bir hayal gibiydi. Oynayıp oynamayacağımı bilmiyordum ama kadroda yer almak bile beni müthiş heyecanlandırmıştı. Koray’la da konuşmuştuk ve “Eğer oynarsam inşallah gol atıp kendimi gösterebilirim” demiştim. Çünkü A2 maçlarında attığım goller nedeniyle herkes benden bahsediyordu ve benim de A takımla sahaya çıktığımda onlara Sinan’ın nasıl bir oyuncu olduğunu ifade edebilmem gerekiyordu. İkinci yarının başlarında Bruma’nın yerine oyuna girdim ve 10 dakika sonra da golümü attım. Öyle büyük bir sevinç yaşadım ki gözümden yaşlar aktı. O mutlulukla Koray Günter’e koştum ve “Sana gol atacağımı söylemiştim” dedim.-Gözünden yaşların geldiği anlar unutulmazdı gerçekten de… Attığın golü seni sevinçten ağlatacak kadar önemli kılan şey neydi?Almanya’daki bütün arkadaşlarımın o maçta beni izlediğini biliyordum. Maçtan önce hepsi de “Seni takip edeceğiz, iyi oyna” diye mesaj atmıştı bana. Keza ailem de maçı izliyordu. Golü atınca aklıma onlar geldi ve sevinç gözyaşlarımı tutamadım.-O maçın ardından futbolculuk hayatında neler değişti? Senin için bir dönüm noktasıydı diyebilir miyiz?Dönüm noktasıydı denilebilir, çünkü kamuoyunun büyük kısmı beni o maçla ve attığım o golle tanıdı. Ama benim açımdan değişen bir şey olmadı. Ben yine aynı Sinan’ım. O maçın ve golün getirdiği bir avantaj tabiî ki var. İdmanlarda olsun, maçlarda olsun abilerimden benimle ilgili olumlu geri dönüşler almak istiyorum. Onlar da bana “Sinan iyi yoldasın, sana inanıyoruz. Yeteneğin var. Bu yeteneğini sergileyebilirsen müthiş bir futbolcu olursun” diyor. Bu sözler de özgüvenimi ve çalışma azmimi artırıyor.-Takımda seninle en çok ilgilenen usta oyuncular hangileri?Hamit abinin desteğini hep yanımda hissettim. Bana her zaman, “Sen iyi bir oyuncusun, zamanın gelecek, pes etme” diyerek destek verdi, yanımda durdu. Ama sadece Hamit abi de değil. Takımdaki bütün abilerin desteğini arkamda hissettim, hepsi benimle ilgilendi, moral verdi. Hatta Sneijder bile “Yeteneğin inanılmaz. Onu doğru yerlerde kullanırsan çok iyi bir futbolcu olacaksın” dedi. Bunları Sneijder gibi çok özel bir oyuncudan duymak insana gerçekten de büyük bir güç veriyor. Bugüne kadar abilerimden hep güzel ve olumlu geri dönüşler aldım. Takım içinde çok sevildiğimi hissediyorum.-Bunu neye bağlıyorsun peki, iyi bir oyuncu olmana mı?Hayır, hayır. Kendi kendime hep “Hiçbir zaman insanlığımı kaybetmeyeyim” diyorum. Herkese aynı şekilde davranmaya çalışıyorum. Kimsenin kötülüğünü istemiyorum. Kimseyle bir kavgam, sürtüşmem yok. Sanırım bu yüzden herkesle diyaloğum çok güzel.-Ben bir forvet oyuncusu olsam Sneijder’le oynamak isterim. Sen bu konuda ne düşünüyorsun?Sneijder kariyeri ve yetenekleri belli bir oyuncu. Oyunu okuması da inanılmaz. Elbette böyle bir oyuncuyla birlikte oynamak büyük bir avantaj. Bazen sizin bile düşünemeyeceğiz pasları atıyor. Hele Fenerbahçe derbisinde attığı o goller var ki, unutmak mümkün değil. Hiç kimsenin beklemediği anda ve hiç kimsenin beklemediği yerlerden öyle şutlar atıyor ki, bunu yapabilmek için ancak Sneijder olmak gerekiyor.-Galatasaray’ın tarihinde unutulmaz oyuncular var. Galatasaray’a aslan lâkabını veren Nihat Bekdik, sonrasında Gündüz Kılıç, Metin Oktay, Cüneyt Tanman, Bülent Korkmaz takıma hep 20’li yaşların altında gelip kaptanlığa yükselmiş oyuncular. Senin de gelecekle ilgili böyle bir hayalin var mı?Bugüne kadar böyle bir şeyi düşünmedim. Önüme hep maçtan maça ve yıldan yıla bakıyorum. Şimdilik 40 maçtan 20’sine çıkarsam iyi olur diye düşünüyorum. Önümüzdeki sezon bu maçların sayısını giderek artırmaya çalışacağım. Ama eğer bir gün Galatasaray’a kaptan olabilirsem bu benim için büyük bir gurur vesilesi olur.-Hamza Hamzaoğlu’nu daha önce çalıştığın teknik adamlardan ayıran en önemli özelliği nedir?Hamza Hoca oyuncunun ismine değil idman performansına bakıyor ve iyiysen forma şansını veriyor. Takımda çok büyük oyuncular varken hiç kimsenin tanımadığı bana bu şansı verdi mesela. Oyuncusuyla sürekli diyalog halinde olan ve eksiklerini söyleyerek kendisini geliştirmesini isteyen bir hoca. Mesela bana da kafa toplarında kendimi biraz daha geliştirmem gerektiğini söylüyor ve antrenmanlardan sonra özel çalışmalar yapmamı istiyor. Çok iyi bir ilişkimiz olduğunu söyleyebilirim. Zaten kış transferi döneminde takımdan gitmemi de istemedi. Bana “Bizimle kalacaksın, seni çok daha iyi bir duruma getireceğim” diyerek güvenini ortaya koydu. Ben de Hamza Hocayla çalışmaktan çok memnunum. Hocanız size iyi olduğunuzu söylediği zaman kendinize güveniniz artıyor, çalışma azminiz kuvvetleniyor.-Türkiye’de izlemekten keyif aldığın takımlar, beğendiğin oyuncular var mı?İlk zamanlar Beşiktaş çok iyi futbol oynadı. Onları izlemekten gerçekten de keyif alıyordum. Çok beğendiğim futbolcular ise Wesley Sneijder, Burak Yılmaz ve Beşiktaş’tan DembaBa. Trabzonspor’da Mehmet Ekici de gerçekten çok iyi oynuyor.-Galatasaray-Fenerbahçe maçlarının çok farklı bir havası var. Sana bu havayı ve rekabeti anlattılar mı?Bu atmosferi statta bizzat yaşadığım için ne kadar inanılmaz olduğunu biliyorum. Kelimelerle anlatmak kolay değil. Almanya’da Stuttgart’la Bayern Münih arasında oynanan maçlar da derbi sayılır. Karlsruhe maçları da öyledir. Ama o maçların atmosferiyle Galatasaray-Fenerbahçe maçının atmosferi kıyas bile kabul etmez. Ben Fenerbahçe maçındaki atmosfere inanamadım. Kendi kendime “Acaba neredeyim?” diye sordum. Hele Sneijder’in attığı iki golle oluşan havayı anlatabilmek mümkün değil.-Millî Taktım tercihine gelirsek, Almanya’nın U20 takımında oynadın. Bu tercihin sebebi neydi? O dönemde Türkiye’den bir teklif almamış mıydın?Evet, Almanya’dan teklif almıştım ve bu nedenle Almanya adına oynadım. Ama hâlâ bir tercih yapma hakkım var. Almanya’da doğup büyümüş olsam da ben bir Türküm. Türkiye’den bir teklif aldığımda tabiî ki Türkiye’yi seçerim.-Türkiye’nin maçlarını izlerken, “Ben de burada olabilirim” diye bir hayalin var mı?Tabiî ki böyle bir hayalim var. Ama öncelikle bu büyük kulüpte başarılı olmam gerektiğini biliyorum. Öncelikli hedefim de bu. Zaten Galatasaray’da başarılı olursam Millî Takımda otomatik olarak gelir.-Bu sezon kaç maça çıkarsan kendini hedefine ulaşmış sayacaksın?Elbette her maçta oynamak isterim. Ama benim için önemli olan takımımızın dördüncü yıldızı takması. Bu hedefe yürürken ne kadar katkı sağlayabilirsem kendimi o kadar başarılı addederim. Takımda dördüncü yıldızı takmak için inanılmaz bir istek var. Her idmana çıkarken aynı şeyi konuşuyoruz. Her maça şampiyonluk ışığını önümüzde görerek çıkıyoruz. Takımımızda Sneijder dâhil “Ben bu takımın en iyisiyim” deyip boş verecek oyuncu yok. Herkes birbirine yardım ederek, birbirine destek vererek takım için elinden geleni yapmaya çalışıyor.-A2 Ligi’nde inanılmaz bir gol yüzdesiyle oynuyorsun. Oynadığın maçtan daha fazla gol attın. O ligin sana hafif geldiğini mi düşünüyorsun?Böyle söylemek yanlış olur. Biz o lige göre çok iyi bir takımız ve bu nedenle ben de daha zayıf rakiplere karşı çok sayıda gol atabiliyorum. A takımda oynayıp sonra A2’ye gitmek benim için bir problem oluşturmuyor. Zaten hocama da “Eğer A takım kadrosunda olmayacaksam A2’de oynamayı istiyorum” diyorum. Benim için önemli olan maç tecrübemi artırmak. A2 Ligi’ni de bu açıdan önemli bir fırsat olarak görüyorum ve seve seve oynuyorum.-Türkiye ile Almanya’yı kıyaslarsan burada ne eksik, ne fazla…Almanya daha disiplinli bir ülke. Söylenen her şey zamanında yapılır. Burada ise işler biraz zamana yayılıyor. Burada Almanya’ya göre fazla olan şey ise arabaların sayısı. İşin yakası bir yana Türkiye’nin fazlası insanlarının sıcakkanlılığı. Burada Almanya’da bulamayacağınız yakınlığı ve yardımseverliği kolayca görebilirsiniz.Cihan
Beşiktaş'a Balıkesir Freni
UEFA Avrupa Ligi'nde hafta arasında Liverpool'u eleyen Beşiktaş, üç gün sonra Türkiye Süper Ligi'nde de Balıkesirspor ile 2-2 berabere kaldı. Siyah beyazlılar aldığı bir puanla ligde ikinci sıraya yükseldi.Beşiktaş, lig sonuncusu Balıkesirspor'u Ankara'da ağırladı. Demba Ba'nın penaltı golüyle öne geçen Beşiktaş, 50'inci dakikada eski Gençlerbirliği futbolcusu Ermin Zec'in golüne engel olamadı.53'te ise sahneye Liverpool maçının en başarılı isimlerinden Daniel Opare çıktı. Sol çaprazdan sert vuran Ganalı sol bekin şutunda kaleci çaresiz kaldı. 83'üncü dakikada ise konuk ekip penaltı vuruşu kazandı. Vargas'ın golüyle skora bir kez daha denge geldi.Uzatmaların ikinci dakikasında ise Pedro Franco, kendisini geçmeye çalışan Sercan Yıldırım'ı faulle durdurdu. Hakem de bariz gol şansı diyerek Franco'yu kırmızı kartla oyundan attı. Frikiği kullanan Vargas'ın şutu ise direkten döndü. Kalan dakikalarda başka gol olmayınca Beşiktaş Balıkesir ile 2-2 berabere kaldı.Beşiktaş puanını 48'e çıkardı. Lider Galatasaray'ın 51, bu hafta Konya ile berabere kalan Fenerbahçe'nin de 47 puanı var. Balıkesir de puanını 14'e yükseltti.Opare ilk kez ligde sahaya çıktıBeşiktaş Teknik Direktörü Slaven Bilic, sarı kart cezalısı Ramon Motta'nın yokluğunda sol bekte Liverpool maçında olduğu gibi yine Daniel Opare'yi görevlendirdi. UEFA Avrupa Ligi'nde bulduğu şansı iyi değerlendiren ve ilk 11'deki yerini koruyan Ganalı savunma oyuncusu, Süper Lig'de ilk kez siyah beyazlı formayı giydi. Opare, Liverpool maçı dışında daha önce Ziraat Türkiye Kupası'nda 2 karşılaşmada toplam 132 dakika sahada kalmıştı.Bilic kadroyu bozmadıHırvat teknik adam, Liverpool ile oynanan rövanş karşılaşmasının ilk 11'inde yer alan futbolculardan 10'unu Balıkesirspor maçında da sahaya sürdü. Kart cezası nedeniyle Liverpool maçında forma giyemeyen Ersan Gülüm, Balıkesirspor'a karşı Pedro Franco ile savunmanın merkezinde görev yaptı.Beşiktaş'ın başkentte kalesini Cenk Gönen korurken, savunma hattını Serdar Kurtuluş, Franco, Ersan Gülüm ve Motta oluşturdu.  Savunmanın önünde Veli Kavlak-Atiba Hutchinson ikilisi yer alırken, kanatlarda Gökhan Töre ve Olcay Şahan görev aldı. Forvet arkasında Jose Sosa şans bulmaya devam ederken, en ileri uçta ise tek başına Senegalli golcü futbolcu Demba Ba forma giydi.Tolgay Arslan yedek soyunduBeşiktaş'ın, UEFA Avrupa Ligi'nde son 16 turuna kalmasında önemli rol oynayan Tolgay Arslan maça yedek başladı. Bilic, Liverpool maçında 61. dakikada oyuna giren ve 72. dakikada attığı şık golle siyah beyazlı takıma tur kapısını açan Tolgay'ı yedek soyundurmaya devam etti.Beşiktaş'ta 8 eksikSiyah beyazlı ekipte sakat ve cezalı toplam 8 futbolcu, Balıkesirspor maçında sahadaki yerini alamadı.  Sakatlıkları bulunan Tolga Zengin, Alexander Milosevic, İsmail Köybaşı, Tomas Sivok ve Cenk Tosun ile sarı kart cezalıları Necip Uysal, Motta ve Oğuzhan Özyakup Ankara'ya getirilmedi.İki tribün kapatıldıProfesyonel Futbol Disiplin Kurulunun (PFDK) Beşiktaş'a, Bursaspor maçındaki kötü tezahürat nedeniyle verdiği tribün kapatma cezası uygulandı. Kuzey kale arkası ve maraton tribünlerine seyirci alınmadı. Atatürk Olimpiyat Stadı'ndaki Bursaspor maçını bu tribünlerden izleyen kombine ve biletli taraftarlara da Balıkesirspor karşılaşması için bilet satılmadı.Osmanlı Stadı'ndaki diğer tribünleri tamamen dolduran siyah beyazlı taraftarlar, 'misafir' olarak Ankara'ya gelen takımlarını yalnız bırakmadı. Az sayıdaki Balıkesirspor seyircisi de karşılaşmayı izledi.Balıkesirspor'da 5 değişiklikBalıkesirspor Teknik Direktörü Kemal Özdeş, geçen hafta 1-0 yenildikleri Gençlerbirliği maçının kadrosunda 5 değişikliğe gitti.Özdeş, cezalı Ante Kulusic, kaleci Emrullah Şalk, Ronald Vargas, Muğdat Çelik ve Andre Santos'un yerine Andrija Vukovic, Eray Ataseven, Aykut Çeviker, Gökhan Ünal ve Tomislav Glumac'ı tercih etti.Al Jazeera
Reklam
Fenerbahçe'nin Sow, Kuyt, Emenike Üçlüsü Demba Ba'yı Yakalayamadı
Bu sezonki formsuz grafiğiyle dikkat çeken Fenerbahçe'nin ileri üçlüsü Emenike, Sow ve Kuyt üçlüsü toplam gol sayısında Demba Ba'yı yakalayamadı.Sezon başından bu yana sergiledikleri futbolla eleştilerin hedefi haline gelen Sow, Emenike ve Kuyt'ın formsuz görüntüsü Fenerbahçe'yi zirveden her geçen gün uzaklaştırırken, sarı lacivertli takımın üç golcüsünün toplamda Demba Ba'yı yakalayamamış olması Fenerbahçe'deki golcü problemini gözler önüne seriyor.İşte Fenerbahçe'nin golcüleri ve Demba Ba'nın istatistikleriUğur Aktaneurosport
Fenerbahçe Şampiyon Olduğu Sezonlara Nispeten Daha Az Gol Atıyor
Spor Toto Süper Lig'in geride kalan 22 haftasında rakip kalelere 37 gol gönderen Fenerbahçe, son yedi şampiyonluğunun 22. haftalarında 40 golün altına düşmemişti.İsmail Kartal yönetimindeki geride bıraktığımız 22 haftada 37 gol bulan sarı lacivertli takım sezonu şampiyon tamamladığı yılların 22. haftalarına nispeten daha az gol buluyor.İşte Fenerbahçe'nin son 20 sezonda şampiyonluğa ulaştığı dönemlerdeki gol istatistikeriSezon Teknik Direktör 22. hafta gol sayısı 2004-2005 Christoph Daum 58 2003-2004 Christoph Daum 52 1995-1996 Carlos Alberto Parreira 45Aziz Yıldırım beğenmedi ama...Aziz Yıldırım tarafından geçtiğimiz günlerde, yorumcu olarak katıldığı Maraton programında 'Fenerbahçe yavaş oynuyor' dediği için eleştirilen ve başkan Yıldırım'ın 'Açıp kendi oynattığı futbolu izlesin' sözleri maruz kalan Mustafa Denizli 22. hafta geride kalırken attırdığı 57 golle dikkat çekerken, Christoph Daum da Fenerbahçe'de görev yaptığı dört yılın tamamında 22. haftayı 40 gol barajının üzerinde tamamlamıştı (52, 58, 57, 44).Uğur Aktaneurosport
Reklam
Galatasaray'a Derbi Öncesi Prim Dopingi
Hamza Hamzaoğlu, zirvede yoluna devam eden oyuncularına hafta sonu 2 gün izin verdi, yönetim de 4 maçlık galibiyet primlerinin ve maç başı hak edişlerin yarın bankaya yatırılacağını açıkladı.Kayseri Erciyes’i de devirerek şampiyonluk yürüyüşüne devam eden Galatasaray’da hem teknik kadro hem de yönetim jest yaptı.Teknik direktör Hamza Hamzaoğlu yoğun maç takvimini dikkate alarak oyuncularına 2 gün izin verdi. Hamzaoğlu maçtan sonra futbolcularını tebrik ederken “İki gün dinlenin. Bizi önemli bir hafta bekliyor. Fenerbahçe maçı bizim için çok önemli. İki günlük izinde ailenizle vakit geçirin ve liderliğin keyfini çıkarın” ifadelerini kullandı.Sarı-kırmızılılarda derbi öncesi bir diğer adım da yönetimden geldi. Maçtan sonra soyunma odasına inen Başkan Yardımcısı Abdurrahim Albayrak 4 maçlık galibiyet primlerinin ve maç başıların yarın hesaplara geçileceğini müjdesini verdi. Albayrak’ın “Sizlerle gurur duyuyorum. Elinizden geleni yapıyor ve bizlere büyük sevinçler yaşatıyorsunuz. Şimdi sıra biz de. Hak ettiğiniz primler ve maç başı hak edişleriniz hafta başında hesaplarınızda olacak” diyerek soyunma odasındaki sevinci ikiye katladığı belirtildi.TT Arena’da soyunma odasında şampiyonluk marşlarının söylendiği ve sık sık “Şampiyon Cim Bom Bom” tezahüratının yapıldığı bildirildi.Eurosport
Ahmet Nur Çebi: "Şampiyon da Olacağız 4. Yıldızı da Takacağız"
Liverpool ’u devirerek Avrupa ’da adım adım Varşova ’daki finale giden ve ligde de şampiyonluk yarışını sürdüren Siyah-Beyazlı yönetimde, bu iki arenada da önemli başarılar kazanılacağına güven tam... FANATİK ’e özel açıklamalarda bulunan Beşiktaş İkinci Başkanı Ahmet Nur Çebi , bu konuda iddialı olduklarını söyleyerek, “Yer aldığımız kulvarlarda başarılı bir dönem geçiriyoruz. UEFA Avrupa Ligi’nde ve Süper Lig’de hedefimiz şampiyonluk” ifadelerini kullandı. Daha önceden yaptığı ‘4. yıldız’ açıklamasıyla olay yaratan Çebi, bu düşüncesinin hayal olmadığını ve gerçekleştirilebilir bir hedef olduğunu belirterek, “Rakiplerimizden önce 4’üncü yıldızı takabiliriz sözümü tekrar ediyorum. Beşiktaş büyük bir kulüptür ve bunu başarabilecek bir güce sahiptir” ifadelerini kullandı.‘Atiba’yla sözleşme yenileyeceğiz’Siyah-Beyazlılar’la sözleşmesi sezon sonunda bitecek olan Atiba Hutchinson ’ın adının ABD ve Kanada takımlarıyla anıldığı iddialarını da değerlendiren Çebi, “Oyuncumuzla görüşmelerimiz sürüyor. Acelemiz yok. Kulüp yönetimi olarak yoğun bir dönemdeyiz. Futbol takımının bir parçası olarak da o da öyle. Kendisiyle başka takımların ilgilendiği şeklinde ben bir duyum almadım. Bunlar menacerlerin yalanı... Kendisiyle sözleşme yenileyeceğiz” yorumunu yaptı.7 yıl üst üste şampiyonlukBeşiktaş’ın ligde kazandığı 13 şampiyonluğuyla beraber, formasında 2 yıldız bulunuyor. Siyah-Beyazlılar’ın, bu alanda 19’ar şampiyonluğu ve formasında 3’er yıldızı bulunan Galatasaray ve Fenerbahçe ’yi geçip 4’üncü yıldızı alabilmesi için 7 yıl üst üste zirveyi kimseye kaptırmaması gerekiyor.Fanatik
Beşiktaş Yeni Sezonda da Olimpiyat Stadı'nı Kullanmak İstiyor
Beşiktaş camiası, bu yıl ligdeki son maçında bile olsa Vodafone Arena’ya taşınmayı düşlerken, yönetim 2015-16 sezonunda da Atatürk Olimpiyat Stadı’nı kullanmak için ön başvuruda bulunduBelki yıllar boyunca unutulmayacak Liverpool zaferine ev sahipliği yaptı ama Beşiktaş bu sezon hiçbir şeyden çekmedi Olimpiyat Stadı’ndan çektiği kadar! Özellikle lig maçlarında passolig uygulamasının da etkisiyle boş kalan statta puanlar havaya uçtu. Olimpiyat’taki 5 lig maçında sadece Bursa’yı yenebilen, F.Bahçe ve G.Saray’a boyun eğen, Rize ve Eskişehir’le berabere kalan Kartal, 10 puan kaybetti. Hal böyle olunca, Siyah-Beyazlılar çareyi Osmanlı Stadı’na taşınmakta bulmuştu.PROTOKOL TALEBİHerkes, Vodafone Arena’ya taşınmak için sabırsızlanırken, ortaya çıkan şok bir belge şaşkınlık yarattı. Beşiktaş, 2015-16 sezonunda da Olimpiyat’ta oynamak için başvuru yaptı. ‘Beşiktaş Futbol Yatırımları Ticaret A.Ş.’ tarafından Beşiktaş Şirketler Grubu Genel Koordinatörü Gökhan Sarı imzasıyla İstanbul Olimpiyat Oyunları Hazırlık ve Düzenleme Kurulu’na yapılan başvuruda “Profesyonel Futbol Takımımızın 2015-16 sezonunda Süper Lig, Türkiye Kupası ve UEFA kupaları organizasyonlarında Olimpiyat Stadyumu’nu kullanması hususunda kurulunuz ile protokol anlaşması yapma talebimizi müsaadelerinize arz ederiz” ifadeleri yer aldı. UEFA’ya stat bildirimleri nisan ayında yapılıyor. Beşiktaş, sözleşmeyi bir an önce yapmak için elini çabuk tuttu. Bu başvuru, bir anlamda Arena’nın yeni sezona da yetişmesinin mucize olacağının da göstergesi kabul ediliyor.TEDBİR AMAÇLIBeşiktaş Yönetimi, başvurunun ‘tedbir amaçlı’ yapıldığını belirtiyor. Arena tamamlanmadan ve UEFA incelemesinden geçmeden stat onayı alma ihtimali yok. Bu nedenle Beşiktaş, UEFA’ya öncelikle Olimpiyat’ı bildirecek. Ancak başvuruyla ilgili ilk olarak Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın onayı gerekiyor.ÇİM ZEMİNİ DEĞİŞECEKBeşiktaş ile Olimpiyat Oyunları Hazırlık ve Düzenleme Kurulu arasında yeni protokol imzalanması halinde Olimpiyat Stadı’na bir dizi makyaj yapılması planlanıyor. İlk olarak ligler tatil olunca oyunculardan çok şikayet alan çim zemin değişecek. Stat aydınlatması ve skorboardın da değiştirilmesi gündemde. Ancak bu düzenlemeler 3-4 ayı bulabileceği için stadın yeni sezona yetişip yetişmeyeceği soru işareti yaratıyor.HTSPOR / Fatih KUŞCU
Reklam
Sow: "Eleştirilerin Tamamını Kabul Ediyorum"
Fenerbahçe'nin Konyaspor karşısında 1-1 berabere kalıp, lider Galatasaray'ın 4 puan gerisine düştüğü maçın ardından Moussa Sow LİG TV'ye açıklamalarda bulundu.Fenerbahçe, Konyaspor ile berabere kalarak lider Galatasaray'ın 4 puan gerisine düştü.Maçın ardından açıklamalarda bulunan Senegalli Moussa Sow, eleştirilerin tamamını kabul ettiğini söyledi.2 maçtır forvetlerin gol atamaması nedeniyle yapılan eleştirilerin normal olduğunu dile geiten Moussa Sow, Gaziantepspor karşılaşmasından bu yana 2 maçtır forvet oyuncuları olarak golle buluşmayı başaramadık. Böyle bir durumda ilk olarak bizim eleştirilmemiz lazım, bu normaldir. Ben bir forvet oyuncusuyum, bu eleştirilerin tamamını kabul ediyorum ve üzerime alıyorum. Bizim ne kadar çalıştığımızı Allah bilir' dedi.Şampiyonluk için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarını ifade eden Sow, 'Taraftarımızın sinirini anlıyorum. Özellikle biz forvet oyuncularına karşı. Biz çok çalışıyoruz, hedefe ulaşmak için çabalıyoruz. Emin olsunlar biz bu çalışmalarımıza devam edeceğiz. Taraftarlarımız hiç endişelenmesi, şampiyonluk için elimizden gelen her şeyi yapacağız' diye konuştu.Konyaspor karşısındaki puan kaybının, gelecek hafta oynanacak Galatasaray derbisinde baskı yaratıp, yaratmayacağı sorusuna ise Sow, 'Sezon başından beri her maçı kazanmak zorundaydık, Fenerbahçe oynuyorsanız, her maçı kazanmak istersiniz. Sadece gelecek hafta için değil. Ligin sonuna daha çok süre var. Daha önümüzde çok uzun bir yol var' şeklinde konuştu.Eurosport
Aykut Kocaman: "Tribün Beni Oldukça Rahatsız Etti"
Evinde Fenerbahçe ile berabere kalan Konyaspor'da, eski Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman açıklamalarda bulundu.Maçı kazanamamanın ne kadar üzüntü verici olsa da umut verdiğini belirten Kocaman 'Skor açısından bir kayıp olabilir ama bizim açımızdan kendi değerlerimizi kazanmamız açısından iyi bir maç oldu. Önümüzdeki haftalar için bize umut veren bir maç oldu. Öne geçtiğimiz bir maçı kazanmak isterdik ama olmadı.' dedi.Fenerbahçe Teknik Direktörü hakkında ve Konyaspor taraftarının tezagüratı hakkında da konuşan Kocaman, 'İsmail Hoca ile 30 yıllık arkadaşız ama maçta herkes kendi derdindeydi. Tribündeki tepkiler beni oldukça rahatsız etti. Her şeyden evvel ben oradaydım. Ben Konya taraftarının daha önce böyle bir davranışta bulunduğuna şahit olmadım canımızı yakacak hareketlerden uzak durmalıyız, İnsanlarımızın en büyük sıkıntısı, diğer insanların canını acıtmayı çok seviyoruz' diyerek sözlerini bitirdi.Turkfutbol
İsmail Kartal: "Oyuncularımı Tebrik Ediyorum"
Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, deplasmanda 1-1 berabere kaldıkları Torku Konyaspor maçının ardından açıklamalarda bulundu.İsmail Kartal'ın maç sonu ilk açıklamaları şöyle'Eksiklerimiz vardı, sakatlarımız vardı, ama iyi performans ortaya koyduk. Pozisyonlar vardı, değerlendiremedik. Fizik ve oyun olarak takımın performansından memnunum. İnşallah bu şanssızlığımızı kısa sürede kıracağız. Oyuncularımı performansından dolayı tebrik ediyorum. Önümüzde önemli bir Galatasaray derbisi var. Oyuncularım ile çalışmaya başlayarak yolumuza devam edeceğiz.'Skorer
Reklam
Fenerbahçe'den 'Kocaman' Kayıp
Spor Toto Süper Lig'de Fenerbahçe, Galatasaray derbisi öncesi Konya'da iki puan bıraktı. Mutlak galibiyet parolasıyla çıktığı Konya deplasmanında berabere kalan sarı lacivertliler ile lider Galatasaray olan fark dörde çıktı.Spor Toto Süper Lig'de Torku Konyaspor ile Fenerbahçe 1-1 berabere kaldı.Fenerbahçe'de Torku Konyaspor maçı öncesi sakat ve cezalı oyunculardan dolayı 4 eksik bulunuyordu. Sarı-lacivertlilerde cezalı olan Volkan Demirel ve Caner Erkin, sakatlıkları bulunan Alper Potuk ve Hasan Ali Kaldırım Konya temsilcisi karşısında forma giyemedi. Ayrıca sarı lacivertlilerde maç öncesi ayağında ağrılar hisseden Emre Belözoğlu ilk 11'den çıkartılırken, onun yerine Meireles kadroya dahil edildi. İsmail Kartal yabancı sınırlamasına takıldığı içinde Alves'in yerine Bekir'e görev verdi.Sakatlığı nedeniyle Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor maçında forma giyemeyen Torku Konyaspor Djalma, iyileşmesinin ardından Fenerbahçe maçında ilk 11'de forma buldu.Maçın hemen başında Selçuk ile net bir fırsatı tepen Kanarya önünde 8. dakikada Torku Konyaspor golü buldu. Çalımlarla sağ kanattan hızlı atağa çıkan Ömer Ali'nin ortasında topu kaleci Mert uzaklaştırdı. Sol kanatta meşin yuvarlağı kontrol eden Torje'nin ortasında top, ceza sahasında defanstan sekti. Meşin yuvarlağı önünde bulan Mahlangu'nun sert şutunda top ağlarla buluştu: 1-0. İlk yarıda pozisyon bulmakta zorluk çeken sarı lacivertliler, 45. dakikada Gökhan Gönül ile net bir gol kaçırdı. İlk yarı Konyaspor'un 1-0'lık üstünlüğüyle sona erdi.İkinci yarıda dakikalar ilerledikçe rakip kalede baskısını artıran Fenerbahçe'de teknik direktör İsmail Kartal, Emre ve Webo'yu oyuna aldı. 67. dakikada sarı lacivertliler eşitliği yakaladı. Emre'nin kullandığı köşe vuruşuna iyi yükselen Egemen skora dengeyi getirdi.Kalan dakikalarda skor değişmedi ve karşılaşma 1-1 sona erdi. Son 4 haftada 7 puan kaybeden Fenerbahçe 47 puanla haftayı tamamladı. Torku Konyaspor ise 24 puana yükseldi.Lig Tv
Zekeriya Öz: '25 Aralık'ı Engelleyen Güç, İsteseydi Başbuğ'u Tutuklatmazdı'
Türkiye’yi sarsan yolsuzluk ve Ergenekon soruşturmalarıyla gündeme gelen Savcı Zekeriya Öz, “İnternet andıcı davasında sanık askerler İlker Başbuğ’u suçlamasalardı Başbuğ dosyaya girmezdi. 25 Aralık soruşturmasını durduran güç, isteseydi İlker Başbuğ’un tutuklanmasını engelleyemez miydi?' dedi.Bugün gazetesi yazarı Nazlı Ilıcak’a konuşan Zekeriya Öz, eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un tutuklu yargılanması ve futbolda şike davasıyla ilgili önemli açıklamalar yaptı. Röportajın bugün bölümünden satırbaşları şöyle:“….'Yaptıklarımdan pişman değilim. Çok huzurluyum. Milletin verdiği yetkiyi, kendileri, aile çevreleri ve yakınları için yolsuzluk amacıyla kullananlar pişman olmalı, utanmalı ve tarih huzurunda milletten özür dilemeli.'‘SANIK ASKERLER ALEYHTE İFADE VERMESEYDİ BAŞBUĞ SANIK OLMAZDI’“…Başbuğ’un tutuklanması konusunda Erdoğan’ın ısrarlı bir isteği olduğunu duydum ama bu istek bana yapılmadı. Doğrusunu ilgilisi bilir. İlker Başbuğ soruşturmasını ben yürütmedim. İnternet andıcı olarak bilinen soruşturmanın başlangıcında Başbuğ’un kendisinin dosyada olmadığını, hatta bu konuda açılan davada kendisinin sanık sıfatını taşımadığını biliyorum. Yargılama aşamasında, sanık pozisyonundaki asker kişilerin beyanları ve İlker Başbuğ’u suçlamaları üzerine, mahkeme suç duyurusunda bulundu ve o zaman İlker Başbuğ soruşturma kapsamına alındı. Yani süreç tamamen hukuki olarak, doğal yolunda ilerledi. Eğer internet andıcı olarak bilinen dosyada asker sanıklar İlker Başbuğ’u suçlayan beyanlarda bulunmasalardı, Başbuğ soruşturma kapsamına bile girmezdi.”“…Size şunu sormak isterim: 25 Aralık soruşturmasında, işadamlarının mahkeme kararına rağmen gözaltına alınmasını engelleyen ve soruşturmayı durduran bir güç, isteseydi İlker Başbuğ’un tutuklanmasını engelleyemez miydi? Bence sorduğunuz sorunun cevabı burada gizli.”KONGREDE AZİZ YILDIRIM’A RAKİP ADAYI ÇIKARAN İNCELENİRSE ANLAŞILIR“…Aziz Yıldırım’la geçmişte, isteği üzerine odama geldiğinde tanışmıştık. Fenerbahçe Yönetim Kurulu’nda hukukçu kökenli olan kişilerle, özel yetkili mahkemelerde çalışan hâkim ve savcılardan, sınıf arkadaşı olup tanışanlar vardı. Bu vesileyle birkaç maç yapmıştık, birkaç yemek yemiştik.Aziz Beye, hakkındaki soruşturmayı haber verseydim suç işlemiş olurdum. Yolsuzluk operasyonunu 24 saat içinde durdurup hukuku askıya alma gücüne sahip olanlar, isteselerdi Şike operasyonuna da engel olmazlar mıydı? Demek ki hukuki delillerle başlayan bu soruşturmada, siyasi destek de vardı sonucu çıkıyor. Fenerbahçe Kulübü’nde yapılan en son kongrede, Aziz Yıldırım’a karşı aday çıkarılması konusu ve bunu kimlerin desteklediği bir bütün halinde incelenirse, mesele daha iyi anlaşılabilir.”Cihan
Reklam
Fenerbahçe Farklı Kazandı
Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi'nde Fenerbahçe, deplasmanda Samsun Canik Belediyesi'ni 106-67 yendi.Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi'nde Fenerbahçe deplasmanda Samsun Canik Belediyesi ile karşılaştı. Konuk ekip baştan sona üstün götürdüğü karşılaşmayı da 106-67 kazanmayı başardı.Samsun Canik Belediyesi: 67Fenerbahçe:1061. periyot 13-29Devre 28-583. periyot 45-87Kaynak: AA
Beşiktaş'tan TFF'ye Başvuru
Beşiktaş, Türkiye Futbol Federasyonu'na, iki maç tarihinin 1'er gün önceye alınması için talepte bulundu.UEFA Avrupa Ligi'nde Liverpool'u eleyerek son 16 takım arasına kalan siyah beyazlılar, Belçika'nın Club Brugge takımı ile eşleşti. 12-19 Mart tarihlerinde oynanacak karşılaşmalar öncesi Beşiktaş, TFF'ye başvurarak, 23. haftada 9 Mart Pazartesi günü oynanması planlanan Medicana Sivasspor maçının 8 Mart Pazar'a alınmasını talep etti. Aynı gün Fenerbahçe-Galatasaray derbisinin olması nedeniyle karşılaşmanın saat 15 veya 16'da oynatılması istendi.Beşiktaş yönetimi ayrıca 24. haftada, 16 Mart Pazartesi Kayseri Erciyesspor ile oynanacak maçın, 15 Mart Pazar'a gününe alınması talebinde bulundu.Siyah beyazlı kulüp, Avrupa'da yoluna devam etmek için Club Brugge ile oynayacağı maçlar öncesi yaptığı bu başvuruların ardından, Türkiye Futbol Federasyonu'nun vereceği cevabı bekliyor.Skorer
Fenerbahçe, Beşiktaş'a Set Vermedi
Erkekler Voleybol 1. Lig'inde Fenerbahçe ile Beşiktaş karşı karşıya geldi. Fenerbahçe 78 dakika süren karşılaşmayı rakibine set vermeden 3-0 kazandı.İlk sete iyi başlayan Beşiktaş, Klapwick'in sayılarıyla teknik molalara 8-7 ve 16-13 önde girdi. Fenerbahçe, Miljkovic ile köşelerden sayı üreterek skoru 21-21 de eşitledi ve seti de geriden gelerek 25-23 kazandı.Karşılıklı sayılarla başlayan ikinci sette Fenerbahçe, teknik molaları 8-7 ve 16-13 önde kapattı. Ataklarını sıklandıran Fenerbahçe, bu seti de 25-18 galip bitirerek 2-0'lık üstünlük kurdu.Üçüncü sette rakibinin hücumlarını blokta tutan Fenerbahçe, teknik molaları 8-5 ve 16-13 önde geçti. Miljkovic'in iki numarada atakları sonrası Fenerbahçe seti 25-17 ve maçı da 3-0 kazandı.Fenerbahçe: 3Beşiktaş: 0Salon Burhan FelekHakemler Serdar Nişancıoğlu, Gökhan DağFenerbahçe Kemal Kayhan, Arslan Ekşi, İzzet Ünver, Böhme, Miljkovic, Wijsmans (Burak Hazırol, Emin Gök, Erden Çevikel)Beşiktaş Mithat Uykan, Caldeira, Klapwick, Ferhat Akdeniz, Mustafa Kırıcı, Lamb (Ahmet Karataş, Mustafa Alkan)Setler 25-23, 25-18, 25-17Süre 78 dakika (28, 25, 25)Sporx
Hamdi Yasaman: "Aziz Yıldırım Nerede Oturursa Otursun"
Galatasaray İkinci Başkanı Hamdi Yasaman, Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor mücadelesi sonrasında Kadıköy'de Fenerbahçe ile oynayacakları maç ile yabancı sınırlaması için yaptığı ve camiada tartışma yaratan başvuruyla ilgili konuştu.'Aziz Yıldırım nerede oturursa otursun'Aziz Yıldırım'ın cezasının bitmesinin ardından protokolde olacağı hatırlatılan Hamdi Yasaman, 'Aziz Yıldırım nerede oturursa otursun Galatasaray golünü atacaktır' derken, yabancı başvurusu ile ilgili, 'Fatura kesilmedi. Müracaat ettik, sonra çoğunlukla, başkan ve diğer arkadaşlar itiraz etmeyi doğru bulmadılar. Genel olarak sınırın üzerindeyiz, ama çoğunluk esas demokrasilerde, şirketlerde. Tartışılır, oylama yapılır. Başkan ve çoğunluk geri alınmasını istedi. Tahkim'e başvurmak da, vazgeçmek de normal bir şey. 1 hafta boyunca inceledik, biliyorsunuz, bir talimat çıktı, onun incelemesi var. Faydalı, değil... Tartıştık, sonunda böyle oldu.' diye konuştu.'İnşallah haftaya da kayıpsız atlatırız'Mücadeleyi ve eksikleri değerlendiren Hamdi Yasaman, 'Ben averajımızı da düzeltelim istiyorum. Bu bizim için moral oldu. İnşallah haftaya da kayıpsız atlatır ve şampiyonluk yolunda devam ederiz. Bizim geniş bir kadromuz var. Hepsi birbirinden değerli oyuncuların. Melo, geçmiş olsun kendisine. Hem iyi oyuncu, hem de takımı, seyirciyi ateşleyen bir oyuncuydu. Bizim takımın sembolu. Öyle oyuncular insana zevk veriyor, ateşliyor' ifadelerini kullandı.Skorer
Reklam