onedio
Beşiktaş'tan Kriz Açıklaması
Beşiktaş Kulübü, başkan Fikret Orman ile ikinci başkan Ahmet Nur Çebi arasında sorun yaşandığı şeklinde basına yansıyan haberi yalanladı.Siyah-beyazlı kulüpten yapılan açıklamada, 'Başkanımız ile ikinci başkanımız arasında bir kriz olduğu iddiası asılsızdır. Bilakis ilişkileri sevgi ve saygı çerçevesi içinde uyumlu bir şekilde devam etmektedir. Başkanımız ve yönetim kurulumuz, kulübümüzün geleceğine yönelik çalışmaları tam bir bütünlük içinde gerçekleştirmektedir' denildi.
12 Dev Adam'ın Yeni Menajeri Haluk Yıldırım
Türkiye Basketbol Federasyonu Sportif Direktörü Barbaros Akkaş, A Milli Erkek Basketbol Takımı’nın menajerliğine Haluk Yıldırım’ın getirildiğini açıkladı.Almanya’da düzenlenecek olan 2015 FIBA Erkekler Avrupa Basketbol Şampiyonası'na hazırlanan ay yıldızlı ekibimizin menajerliği görevine getirilen Haluk Yıldırım, son olarak Beşiktaş Basketbol Şubesi Genel Menajerliği’ni yapıyordu.Eurosport
PFDK'dan Beşiktaş'a Tribün Kapatma Cezası
Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu Beşiktaş, Sivasspor ve Adana Demirspor'a tribün kapatma cezası verildiğini açıkladı.Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu'nun 04.06.2015 tarih ve 99 sayılı olağanüstü toplantısında almış olduğu kararlar şöyle;'Beşiktaş A.Ş.'nin, 29.05.2015 tarihinde Osmanlı Stadında oynanan Beşiktaş A.Ş. - Gençlerbirliği Spor Toto Süper Lig Süleyman Seba Sezonu müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içinde ev sahibi olduğu müsabakada 7. kez gerçekleştirilmesinden dolayı TRİBÜN KAPATMA ve 350.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına, Cezanın ihlalin gerçekleştirildiği maraton ve kapalı tribünde infaz edilmesine, FDT'nin 53/4. Maddesi uyarınca cezaya neden olan tribünlere ilgili müsabakada giriş yapan taraftarların elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle ilgili cezanın infaz edildiği müsabakaya girişleri engellenmesine,Medicana Sivasspor Kulübünün, 30.05.2015 tarihinde oynanan Medicana Sivasspor - Trabzonspor A.Ş. Spor Toto Süper Lig Süleyman Seba Sezonu müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içinde ev sahibi olduğu müsabakada 4. kez gerçekleştirilmesinden dolayı Watch this event on Eurosport Player KAPATMA ve 200.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına, Cezanın ihlalin gerçekleştirildiği maraton tribünde infaz edilmesine, FDT'nin 53/4. Maddesi uyarınca cezaya neden olan tribünlere ilgili müsabakada giriş yapan taraftarların elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle ilgili cezanın infaz edildiği müsabakaya girişleri engellenmesine,Karar verilmiştir.'TFF
Önder Özen‘den Bilic‘e Mesaj!
Bilic’i Beşiktaş’a getiren, takımın eski futbol direktörü Önder Özen ilginç bir itirafta bulundu.Bilic’i Beşiktaş’a getiren Özen, süreci İnstagram hesabından paylaşırken, Bilic’e nasıl gittiklerini yazdı.
Bilic Omuzlarda Uğurlandı
Beşiktaş ile yolları ayrılan Hırvat teknik adam Slaven Bilic, siyah beyazlı taraftarlar tarafından uğurlandı.2 yıl görev yaptığı Beşiktaş’tan ayrılan Hırvat teknik direktör Slaven Bilic, Sabiha Gökçen Havaalanı’ndan kalkan özel bir uçakla ülkesine döndü.
Reklam
Süper Lig'de Teknik Direktör Değişiklik Rekoru Kırıldı
Futbolda 2014-2015 dönemi Süper Lig Süleyman Seba Sezonu Galatasaray'ın şampiyonluğu ile sona ererken 18 takım 34 hafta boyunca değiştirdiği teknik adamlarla yeni bir rekora imza attı.Sona eren Türkiye Süper Ligi 2014-2015 sezonunda, takımların teknik direktör değişikliklerinin sezona damga vurduğu ortaya çıktı. Interpress’in yaptığı araştırmaya göre, sezonun bitmesine 2 hafta kala Gençlerbirliği’nde görevden ayrılan teknik direktörü Mesut Bakkal’dan sonra sezon boyunca Süper Lig’de 12 takım toplam 18 teknik adam ile yollarını ayırmıştı. Gerçekleşen bu son değişiklikle birlikte Süper Lig tarihinin en çok antrenör değişikliği yaşanan sezon rekoru da kırılmış oldu. 2013-2014 sezonu sonunda toplam 14 teknik direktör değişikliği ile Süper Lig’de son yılların değişiklik rekoru kırılırken, 2014-2015 sezonunda gerçekleşen değişikliklerle bu sayı 18’e yükseldi.ŞAMPİYON GALATASARAY 2, KÜME DÜŞEN KAYSERİ ERCİYES 4 TEKNİK ADAMLA ÇALIŞTIGeride kalan sezonda ilginç bir anektod da ortaya çıktı. Başarı için istikrar ve süreklilikten bahsedilirken Galatasaray, 2 teknik adam ve 3 başkan değiştirirken sezonu Süper Lig ve Türkiye Kupası'nı alarak iki büyük başarıyla kapattı. Bunun yanında sezonu 27 puan, -19 averajla 17. sırada tamamlayarak küme düşen Kayseri Erciyesspor ise sezonda 4 teknik adamla çalıştı.Süper Lig’de yer alan altı takım Fenerbahçe, Beşiktaş, Mersin İdmanyurdu, Bursaspor, İstanbul Başakşehir ve Gazintepspor ise teknik adam değişikliği yapmadan sezonu tamamladılar.
Reklam
Beşiktaş Yönetimi, Seçim Kararını Rafa Kaldırdı
Beşiktaş yönetimi, bugün yaptığı toplantıda olağanüstü seçim kararı ve teknik direktör konularını tartıştı.Olağanüstü kongre kararı alınması durumunda tüzük gereği bir ay içinde seçim yapılması gerektiğinden yönetimin ortak kararı ile seçim konusu rafa kaldırıldı. Beşiktaş'ın tüzüğü gereği kongre kararı alan yönetimin bir ay içinde erken seçim yapma zorunluluğu bulunuyor. Bugün yapılan toplantıda seçim konusunu enine boyuna tartışan yönetim, alınacak seçim kararının stat ve yeni sezon çalışmalarını çok olumsuz etkileyeceğini düşünerek kongre kararından vazgeçti.Seçim kararı alınmamasına en büyük sebep, stat inşaatında yaşanan sorunların olası bir seçim kaosunda çözüme kavuşturulmasının zorlaşması olarak gösterildi.Siyah beyazlı yönetim ayrıca, teknik direktörün henüz belirlenmemesi, yeni sezon çalışmalarının yoğunluğu ve transfer ayına girilmiş olması sebebiyle de erken kongre kararı almaktan vazgeçti.TEKNİK DİREKTÖR KONUSUNDA YETKİ BAŞKANDATeknik direktör konusunu da tartışan yöneticiler, adaylar ile ilgili kendi düşüncelerini ortaya koydular ve bu konuda yetkiyi başkana verdiler. Teknik direktör konusunun, herhangi bir hoca üzerinde uzlaşma ve oylama değil, yöneticilerin düşüncelerini açıklama şeklinde geçtiği öğrenildi. Bütün yöneticileri tek tek dinleyen başkan Fikret Orman'ın ise yöneticilerin düşüncelerini değerlendireceği ve buna göre hareket edeceğini söylediği ifade edildi.GÖKHAN KESKİN BREZİLYA'DA FUTBOLCU BAKIYORBeşiktaş yönetimi tarafından önümüzdeki sezon takım içinde daha faal bir göreve getirilmesi düşünülen Gökhan Keskin, futbolcu bakması için Brezilya'ya gönderildi. Gelecek olan teknik direktöre göre, yardımcı antrenörlüğe de getirilmesi düşünülen Gökhan Keskin için ikinci ihtimal ise sportif direktörlük görevi. Önder Özen'in istifası sonrası bir yıldır boşta olan sportif direktörlüğe bir isim atamak isteyen yönetim bu kişinin ilk etapta siyah beyazlıların eski futbolcusu ve herkes tarafından sevilen bir isim olmasına öncelik tanıyor.DHA, Ali Danaş
Ramos: "Beşiktaş'la Görüşüyoruz"
Başkan Fikret Orman önceliği yabancı teknik direktöre veriyor. bu nedenle başta Mircea Lucescu olmak üzere pek çok yabancı teknik adamla görüştü. Fakat olumlu sonuç alınamadı.Lucescu ile yapılan son görüşmede, Rumen teknik adam Shaktar'da kalacağını söyledi. Bunun üzerine siyah beyazlılar daha önce Galatasaray'ın gündemine gelen hatta, başkan adayı Turgay Kıran'ın 'Seçilirsem, birlikte çalışacağım'' dediği Juande Ramos'la görüşmeye başladı.İspanyol teknik adama ilk teklif verildi. Daha önce iki kez Sevilla'yı Avrupa Ligi şampiyonu yapan, İspanya'da Copa del Rey zaferi yaşayan, Totthenam, CSKA ve Dinopro'da başarılı bir dönem geçiren tecrübeli teknik adamın menajeri Gines Carvajal'le Beşiktaş ilk görüşmeyi yaptı.TEKLİF GELDİ, HER AÇIDAN BİR DEĞERLENDİRME YAPTIKTAN SONRA CEVAP VEREBİLİRİZ Radyospor'da Özgür Sancar'ın konuyla ilgili sorusunu yanıtlayan Juande Ramos, 'Görüşme oldu. Menajerim aracılığıyla teklif geldi. Ama şu anda somut bir şey yok. Teklifi değerlendiriyorum.  Bize bazı veriler sunuldu; ama ben kulüpte ne yapabileceğimizi tüm açılardan analiz etmek istiyor. O nedenli biraz düşünmemiz, üzerinde çalışmamız gerekiyor' dedi.Son olarak, önceki sezon, Ukrayna'nın Dinipro takımını çalıştıran Juande Ramos, geçen sezon çalışmadı.  Radyo Spor
Gökhan Zan, Galatasaray'dan Ayrıldığını Duyurdu
Galatasaray'da Eboue'nin ardından tecrübeli futbolcu Gökhan Zan da takımdan ayrıldığını duyurdu.Sezon sonu itibariyle sözleşmesi sona eren Gökhan Zan, 6 yıllık Galatasaray macerasını noktaladı. Galatasaray’a Beşiktaş’tan bedelsiz olarak 2009 yılında gelen Gökhan Zan’ın sarı-kırmızılılarla olan macerası son buldu.Galatasaray’da bu sezon başında kadro dışı kalan ve hiç forma giyemeyen Gökhan, sarı-kırmızılı takımda toplam 76 kez forma giydi, 3 gol attı.Sözleşmesi sona eren milli futbolcu ile masaya oturmayan Galatasaray, Gökhan’ı serbest bıraktı.Fanatik
Reklam
"Taraftarıma 'Beyaz Yalanlar' Söyledim"
Lig Tv'de yayınlanan Futbol Gündemi programında Şansal Büyüka ve Ömer Güvenç'in sorularını yanıtlayan Fikret Orman'ın açıklamalarından satır başları şu şekilde;Belediye tarafından bir bölümü mühürlenen Vodafone Arena inşaatıyla sözlerine başlayan Fikret Orman, 'Burası zor bir lokasyon. Türkiye'de bizim stadyumumuz dışında 28 stadyum inşaatı daha var ama en çok burası konuşuluyor. Bilgi kirliliği oluyor. Bir sıkıntı var yok diyemem. Sıkıntıda Eski Açık kısmında. Kadir Ağabey ile bir buluşup konuşmamız lazım. Ona da yanlış bilgiler aktarılıyor.' dedi.Bu stadyum yapılacakİlk günden beri söylüyorum, o dönemki Başbakan şimdiki Cumhurbaşkanımız olmasaydı burası olamazdı. Ayrıca zihnimizi tazeleyelim. Gezi olayları oldu buradan inşaattan iş makinaları alındı Başbakanlığa gitmeye kalktılar. Cumhurbaşkanımız bize hep destek verdi. İzah edeceğiz, bu stadyum yapılacak. Bu çatıdan suyun akabilmesi için bir eğim olması lazım. O eğim için tam merkez noktada biraz üstüne çıkıyoruz bize verilen limitin. Ama bir kaç santimlik bir çıkma, 40 santimlik yükselik oluştu. Zaten görüyorsunuz inşaatın çalışması devam ediyor. Seçim nedeniyle çok yoğunlar ama kısa sürede Kadir Ağabeyle görüşüp sıkıntıyı çözeceğiz.
'Onur Haftası Sloganları Ortak Bir İsyandan Doğuyor'
1969 yılında, New York’taki Stonewall Inn adlı barda baskıya ve şiddete dayanamayan eşcinseller ayaklanmış, kendileri üzerinde baskı kuran polisi bara hapsetmiş ve dört gün boyunca sokaklarda çatışılmış, eylemler yapmıştı. LGBTİ mücadelenin dönüm noktalarından biri olan bugün dünyanın her yerinde Onur Haftası olarak kutlanıyor. Türkiye'de ise Onur Haftası ilk defa 'Cinsel Özgürlük Haftası' adı altında, 1993 yılında kutlanmak istendi. Ancak valiliğin izin vermemesi ve yurt dışından gelen konukların sınır dışı edilmesi sonucu etkinlikler gerçekleştirilemedi. Geçtiğimiz yıl İstiklal Caddesi'ndeki yürüyüşte 70 bin kişi özgürlük için yürüdü.Kültür- sanat haberleri sitesi Mürekkep Haber bu hafta Onur Haftası organize komitesi aktivistleriyle ile Onur Haftası konulu bir söyleşi gerçekleştirdi.Türkiye'de düzenlenen Onur Haftası etkinlikleri, çeşitli aşamalardan geçti ve günümüze kadar geldi. Bu süreci bize özetler misiniz?İlk Onur Yürüyüşü, 2003 yılında 40 kişilik “kalabalık” bir grupla gerçekleştiğinde İstiklal Caddesi’ndeki insanlar “Kim bu deliler?” ya da “sapıklar” gözüyle bakmıştı bizlere. Beyoğlu’nda 2 Temmuz 1993’te ‘Cinsel Özgürlük Etkinlikleri’ adı altında yapılması planlanan ilk Onur Yürüyüşü ve üç günlük etkinlik programı, İstanbul Valiliği tarafından ‘‘Örf ve adetlerimize, toplumumuzun değer hükümlerine aykırı’’ olduğu gerekçesiyle yasaklanmıştı. Yürüyüşten önceki gece polis, aktivistlerin kapılarını kırıp evlerini basmış, yürüyüş günü de İstiklal Caddesi’ni ablukaya almıştı. Cadde'de eşcinsel olduğundan şüphelenilenler gözaltına alınmış ve yurt dışından gelen katılımcılar sınır dışı edilmişti. İlk Onur Yürüyüşü ancak on sene sonra 2003’te, yaklaşık 40 kişilik bir grup tarafından gerçekleştirilecekti.Haftanın etkinlikleri de oldukça kısıtlı imkanlarla gerçekleşmişti. Hafta diyoruz lakin birkaç günlük bir etkinlik dizisi idi. İlerleyen yıllarda LGBTİ hareketi büyüyüp geliştikçe Onur Haftası etkinlikleri de hem içerik hem de katılımcılar açısından zenginleşti, kalabalıklaştı. İlkini 40 kişiyle yaptığımız bu yürüyüşün bugün 80 binden fazla insanla gerçekleşiyor olması birçok zorlukla mücadele eden hareketin tüm bu olumsuzluklara rağmen nasıl direnç gösterdiği ve bugünlere geldiğini gösteriyor. Bu süreci kısaca özetlersek; Her yıl artan katılımcı sayısı sonraki yıllardaki etkinliklerin organizasyonuna daha fazla insanın katılması ve hareketin görünürlüğünün artması Onur Haftaları'nın da daha çok duyulmasına ve daha çok insan tarafından sahiplenilmesini sağladı. Elbette ki birçok olumsuzluk yaşandı lakin geldiğimiz noktada bizler bu olumsuzluklara değil, 80 bin kişinin barışçıl bir biçimde yürüdüğü fotoğrafa bakmayı tercih ediyoruz. Peki bu süreç içerisinde ne gibi zorluklarla karşılaşıldı?En sık yaşadığımız etkinliklerimizi yapmak için mekan bulamamaktı sanırım. “Sapıklara yer yok” diyen de oluyordu, “buraya aileler geliyor” diyen de. Birçok mekan bize kapılarını açmak istemiyordu. Yürüyüş öncesi ofisi arayıp tehdit edenler oluyordu. Bu birkaç yıl sürdü sektirmeden. Lakin tehditler telefonda kaldı şükür. Kalabalıklaştıkça o telefonlar da kesildi. Maddi imkansızlıklar nedeniyle de istediğimiz her etkinliği yapamıyorduk. Yurt dışından katılımcı davet edemiyorduk, sanatçıları sahneye çıkartamıyorduk... Medyadaki sorunlu ve hedef gösterici haberler birçok kişinin etkinliklere katılmasını engelliyordu. Bu sene 22- 28 Haziran 2015 tarihleri arasında Onur Haftası gerçekleştirilecek. Bu süre zarfında ne gibi etkinlikler düzenlenecek? Hafta programımız paneller, atölyeler, forumlar, piknik ve partilerden oluşuyor. Paneller kapsamında Türkiye'deki eşcinseller, translar ve seks işçilerinin sorunlarına odaklanan iki araştırmanın sunumu olacak. LGBTİ bireylerin toplumda yaşadıkları sorunları biliyoruz ama bu sorunlar ne düzeyde ve ne gibi çözümler gerekli bu anlamda rapor sunumları çok önemli. Hapisteki LGBTİ'lerin deneyimlerinin aktarılacağı panelde 'özel' hapishaneleri konuşacağız. Türkiye'deki LGBTİ örgütlenmeleri (Kocaeli'nden Mersin'e bu örgütlerin sayısı son yıllarda arttı) bir araya geldiği forum, bu yılın Onur Haftası teması Normal'in konuşulacağı forumlarımız var.  LGBTİ bireyler olarak toplumsal normlara uyum sağlamaya çalışmıyoruz, şöyle ki toplumsal normlar kadın-erkek ikiliğine, tek cinsel yönelime yani heteroseksüelliğe, tek aile biçimine, belirli davranış, giyiniş kalıplarına dayanıyor, bunlar aracılığıyla sınıflı, heteronormativ ataerkil toplum onaylanıyor. Forumumuzda hem bu bağlamda 'normal olmayı' hem de LGBTİ hareket içinde ne gibi normlar hayatımızı şekillendiriyor ya da tek tip eşcinsel ve trans algısı dışında varoluşumuzu ifade edebiliyor muyuz, bunları konuşacağız. Atölyeler arasında, liseli LGBTİ'lerin akran zorbalığını konuşacağı buluşma, lezbiyenler için cinsel sağlık atölyesi, beden atölyesi, ruh sağlığı çalışanlarının buluşacağı atölye, pedagojiye queer yaklaşım, şiddetsizlik, lgbtiqa (lezbiyen, gey, biseksüel, trans, interseks, queer, aseksüel) bireyler ve cinsel şiddet, sakatlık ve lgbti hareketi, Hiv, işaret dili konulu atölyelerimiz var. Ayrıca Onur Haftası sırasında düzenleyeceğimiz 'Nerdeen Nereye' sergisi kapsamında sergi sanatçıları, seçici kurul ve kuratörlerin katılımıyla bir buluşma gerçekleştireceğiz. 80'lerde 'Lubunya Olmak' tiyatro oyunu, 'Ben Senin Bildiğin Erkeklerden Değilim' tek kişilik gösterisi ve 'Seni Seviyorum' performansı gerçekleştirilecek. 24 Haziran Çarşamba akşamı Şişli Kent Kültür Merkezi'nde ise bu yılın homofobik, transfobiklerinin ödül olacağı 11. Hormonlu Domates Ödül Gecemiz var. Onur Haftası her yıl olduğu gibi bu yıl da kitlesel Onur Yürüyüşü ile sonlanacak. 28 Haziran Pazar günü 17.00'da hep birlikte Taksim'den Tünel'e şarkılarımız, sloganlarımızla yürüyeceğiz. Onur Haftası kapsamında bir de Onur Yürüyüşü düzenleniyor. Bu yürüyüşe sadece eşcinseller değil aynı zamanda heteroseksüel bireyler de katılıyor. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu yürüyüşün eşcinsel sorunlarının anlaşılması noktasında bir katkısı olduğunu düşünüyor musunuz? LGBTİ hareket olarak yıllardır yalnızca LGBTİ bireylerin özgürlüğü için mücadele yürütmüyoruz; homofobiye, transfobiye, heteroseksizme, heteronormativiteye, ataerkilliğe, ırkçılığa, militarizme, milliyetçiliğe, sınıf eşitsizliğine yıllardır esaslı eleştiriler yöneltiyoruz. Sınıflı ve eşitsizliğe dayalı bir toplumda herkesi heteroseksüel olarak gören, cinselliği belirli kalıplara sıkıştıran, erkekliğin yüceltildiği, dinsel normları dayatan sistem yalnızca LGBTİ'lerin değil, herkesin sorunu. Özgürlük ve eşitlik talebimize bu nedenle sadece LGBTİ'lere değil, herkese yönelik bir çağrı olarak yöneltiyoruz. Diğer yandan kendimiz dışında ezilen, yaşam hakkı başta olmak üzere hakları baskılanan her birey ve grupla da birlikte söz üretmeye çalışıyoruz, bu nedenle yıl boyunca çeşitli etkinlikler, eylemler ve işbirlikleri yapıyoruz: Gezi direnişi konusunda LGBTİ'lerin aktif bir bileşen olması, translara yönelik şiddete karşı çıkarken polis ve devlet şiddetinin son bulmasına yönelik söz üretmemiz gibi... Dolayısıyla LGBTİ'lerin sorunlarına destek verenlerle birlikte yürümek ve söz üretmek bizim için çok önemli. Özellikle Gezi eylemleri sürecinde eşcinsel bireyler bu eylemleri destekledi. Geçtiğimiz yıl düzenlenen Onur Yürüyüşü'ne ise 70 bin kişilik rekor bir katılım gerçekleşti. Eşcinsellerin Gezi sürecini desteklemesi Onur Yürüyüşü'ne olan ilgiyi arttırmış diyebilir miyiz? Onur Yürüyüşü'ne yıllardır artan bir katılım var. Gezi'den önce de katlanarak artıyordu. Gezi zamanında farklı gruplarının birbirini tanıması etken olmuş olabilir. Gezi direnişinden sonra en yakın tarihli sokağa çıkma Onur Yürüyüşüydü. Ayrıca LGBTİ hareketin diğer sosyal hareketlerle birlikte iş yapması, taleplerine destek bulması, siyasi partiler ve sosyal hareketlerde (Gezi Direnişi'nde LGBT Blok gibi) LGBTİ oluşumlarının söz söylemesi ve görünürlüğünün artması da yürüyüşün kalabalıklaşmasına etken olabilir.Türkiye'deki  Onur Haftası kutlamaları ile dünya genelinde yapılan kutlamalar arasında ne gibi farklar var? Dünya genelinde kutlanan onur haftalarıyla kıyaslayacak olursak, Türkiye’deki haftanın özellikle Batı'daki haftalardan içerik ve söylem açısından ayrıldığını söyleyebiliriz. Batı'daki haftaların birçoğu artık sponsorlarla gerçekleştiriliyor ve içerikleri sadece partilerden oluşuyor. Daha çok bir kutlama havası hakim. Türkiye’de bizim hala bir derdimiz var. Dert ettiğimiz meseleler var ve sadece lokal dertler de değil bunlar. Dünyanın birçok yerinde LGBTİ’lerin yaşadıklarını da kendi derdimiz kabul edip onlar için da bağırıyor, slogan atıyor ve kamuoyuna ulaştırmaya çalışıyoruz bunları. Sermayenin ya da sistemin değil kendi bildiğimizi okuyoruz hala. İstanbul Onur Haftası eğlenceyi politikayla harmanlayarak özellikle Batı'daki haftalardan ayrılıyor.  'Velev ki ibneyiz!', 'Ayşe Fatmayı, Ahmet Mehmedi; birbirlerini sevebilmeli', 'Çürük değil eşcinsel'...Onur yürüyüşü sırasında ortaya renkli görüntüler de çıkıyor. Sanırım bunlardan en eğlencelisi sloganlar. Bu sloganlar nasıl ortaya çıkıyor? Onur Haftası başlamadan önce yürüyüş için alınan toplantılarda, slogan atölyelerinde ya da bazen kendi aramızdaki  toplaşmalarda, partilerde ortaya çıkabiliyor. 'Velev ki ibneyiz' yürüyüş öncesi bir toplantıda bir arkadaşımız tarafından ortaya atılmıştı, herkesi heyecanlandırmıştı bu slogan. 'Nerdesin aşkım?'ı ilk kez bir doğum günü partisinde uyarlayarak kullanmaya başlamıştık. Belirleyici olan hepsinin ortak bir isyandan, coşkudan çıkıp sahiplenilmesi... Bu sene temamıza uygun olarak 'Normalleşmiyoruz - Genel ahlaksız', 'Yoldan çıktım - Böyle iyiyim', 'Direnişin O biçimi - yasak ne ayol!' lolipoplarımızla yürüyüşte olacağız. Eşcinselleri düzeltmeyi, normalleştirmeyi, gizlemeyi, küçük düşürmeyi amaçlayan sözleri alıp güçlendirici bir şekilde kullanmak istedik.Onur Haftası kapsamında bir dizi etkinlik yapılıyor. Bu etkinliklerin finansmanını nasıl sağlıyorsunuz? Ya da şöyle soralım: Bu etkinlikleri kimler destekliyor? Onur Haftası, sabit bir geliri olmayan, her sene sıfırdan yapılan bir organizasyon yapısına sahip olduğu için, destekleyen kurumlar ya da bireysel yardımlar her yıl farklılık gösteriyor. Bütçemizin en önemli kısmını yürüyüşte kullandığımız bayraklar, yerel örgütlerden aramıza katılacak olan aktivistlerin ulaşım masrafları, basılı materyaller oluşturuyor. Masrafları karşılayabilmek için, bu sene geçen senelerden farklı olarak kendimiz bütçe yaratma yoluna gittik. Uluslararası fonlama sitesi İndiegogo'ya '2015 İstanbul LGBTİ Onur Haftasına Destek Ol' adında bir kampanya yükledik. Kampanya kapsamında ihtiyaçlarımızı kalem kalem yazdıp, yapılan bağış karşılığında destekçilerimize küçük hediyeler hazırladık. Ayrıca; LGBTİ hareketinin içinden açık kimlikli arkadaşlarımızın belediye meclis yönetimlerine katılması, belediyelerin Onur Haftası'na destek olmalarını sağladı. Bu sene Şişli Belediye'si ve Beşiktaş Belediye'sinin desteğini alıyoruz. Bahsettiğimiz kaynaklara ek olarak, her sene hafta başlamadan yaptığımız Pre-Pride partileriyle hem eğleniyor hem de kendimize kaynak yaratıyoruz.Peki Türkiye'de eşcinseller ne gibi sorunlarla karşı karşıya kalıyor?Eşcinsel bireylerin yaşadıkları sorunların başında eşcinselliği hala hastalık olarak görülüp yansıtılması (Selma Aliye Kavaf ve hükümet üyelerinin bu yönde açıklamaları mevcut, bazı doktorların ve sözde terapistlerin bunun düzeltilebilecek bir durum olarak yansıtıp 'düzelme terapileri' sunması, ailelerin kişi eşcinsel olarak açıldığında reddetmesi, şiddet uygulaması -ne yazık ki bunun ölümle sonuçlandığını da görüyoruz-, eşcinsel ve trans bireylerin yaşadıkları baskılar sonucu intihar etmesi, kişilerin açık eşcinsel kimlikleriyle iş bulmakta zorlanması ve bunu saklamak zorunda kalmaları ya da işyerinde açıldıklarında işten atılabilmeleri, toplumun eşcinsel bireylere bakışının eşcinselliği kadınlıkla ve erkekliğe ihanetle eşdeğer görmesi nedeniyle ataerkilliğin de etkisiyle sokakta karşılaşılan şiddet ve genel olarak toplumda var olan ön yargılar diyebiliriz. Son olarak Boston Erkek Eşcinsel Korosu'nun Zorlu PSM'de konseri iptal edildi. Eşcinsellerin varlığına bile tahammül edilmediği durumlarla karşılaşıyoruz. Bu nedenle birçok kişi kimliğini saklamak, ilişkilerini ve hayatını gizli yaşamak zorunda kalıyor. Vahdet gibi gazeteler eşcinselliği 'sapkın' olarak niteleyip her gün nefret dilini körükleyen haberler yapılıyor ve buna müdahele edilemiyor. Bizler dayanışma ağlarımızı ve yollarımızı genişleterek tüm bunlara karşı güçlü durmaya ve yalnız olmadığımızı birbirimize söylemeye devam ediyoruz, bu konuda kamuoyu oluşturma çalışıyoruz, eylemler yapıyoruz.Trans ve interseks bireylerin sorunlarını ise ayrı olarak ele almak gerekiyor. Translık ve intersekslik çok daha görünür olduğu için trans bireyler cinsiyet geçiş sürecini çok daha zor yaşıyor, trans seks işçileri çok sık olarak şiddete maruz kalıyor, öldürülüyor, bu sayının ne yazık ki her gün arttığını görüyoruz. Trans kadın ve erkekler beden geçişi olmak için kısır olmak zorunda, 2 yıl zorunlu terapi görüyorlar. Ayrıca toplumsal normlara uygun şekilde giyinip davranarak mahkemede kendilerini kanıtlamaları gerekiyor. Kısır olma şartının kalkmasını, kişinin kendi beyanıyla kolayca cinsiyet geçişi yapabilmesini istiyoruz. İnterseks bireyler içinse kişinin kendini nasıl hissettiği ve beyanı sorulmadan aile isteğiyle zorla yapılan ameliyatlar söz konusu. Anayasada 'Cinsel yönelim' ve 'cinsiyet kimliği'ne yönelik ayrımcılık yapılamayacağına ilişkin bir düzenleme yapılmasını, böylece yaşam hakkımızın garantiye alınmasını istiyoruz. Ayrıca nefret suçlarına karşı bir yasanın çıkması talebimiz de var. Tabii en önemlisi devlet ve hükümet düzeyinde LGBTİ'lerin yaşam hakkının tanınması ve her türlü şiddet ve baskıya karşı önlem alınması, nefret ve ayrımcılık dilinden vazgeçilmesini istiyoruz.
“Başıma Her Şey Geldi.. Oğluma Laf Atmalar, Eşime Taciz Mesajı..."
Ligin son haftasındaki İstanbul Başakşehir maçının ardından F.Bahçe’deki teknik direktörlük görevinden istifa eden İsmail Kartal suskunluğunu şampiy10 için bozdu. Ersun Yanal’ın ardından yardımcı antrenörlükten teknik direktörlüğe terfi eden Kartal 1 sezon boyunca yaşadıklarını, kendisini istifaya götüren olayları, hayâl kırıklıklarını, karşılanmayan transfer beklentilerini ve gelecekle ilgili planlarını Ali Can’a anlattı:“Devre arası bazı oyuncular istedim. Transferler yapmamız gerektiğini konuştum başkanla, bir rapor da verdim. Bana ‘Ekonomik olarak fazla iyi değiliz. Biraz sıkıntıdayız’ dedi. Bunlar da gerçekleşmedi, olmadı.Erkan Zengin’in olabileceğini söylediler. Ben de ‘Hiç olmazsa bir Erkan Zengin, sağ ön, sol ön, ileriye dönük bir oyuncumuz olabilir’ dedim. İki kulvarda mücadele ediyoruz. Hem kupada hem ligde. O da olmadı.Artı takımda 7-8 tane sözleşmesi biten oyuncularım vardı. O oyuncuların beklentileri vardı. Onlarla ilgili görüşme olmadı. Futbolcunun bu tip durumlarda kafası karışık olur. Geleceğini görmek ister. Kafasındaki kaygılarının bir an önce giderilmesini ister. Daha çok sahiplenir, daha huzurlu ve mutlu olur. Bunlar olsa çok daha iyi olabilirdi ama olmadı.
Reklam
2014-15 Sezonuna Damga Vuran Olaylar
Galatasaray'ın şampiyonluğu ile sona eren 2014-15 sezonunda birbirinden önemli olaylar yaşandı. İşte saha içinde ve saha dışında bu sezon Türk futboluna damgasını vuran olaylar...
Tosic Resmen Beşiktaş'ta
Beşiktaş'ın yeni transferi Dusko Tosic, BJK TV’ye özel açıklamalarda bulundu.Çok heyecanlı olduğunu ifade eden Sırp futbolcu şunları söyledi:“Havalimanına indiğimden beri heyecanlıyım. Beşiktaş büyük bir kulüp. Ben, Beşiktaş’ı tanıyorum, Beşiktaş beni tanıyor. Takımı şampiyonluğa ulaştırmak için elimden geleni yapacağım. İki sezon sol bek oynadım. Stoperde de oynayabiliyorum. Kendimi sol bek pozisyonunda daha rahat hissediyorum. Beşiktaş’tan Türkiye’deki ilk sezonumda bir teklif almıştım. Şimdi yeniden bir teklif aldım ve amacıma ulaştım. Taraftarların coşkusu bende büyük ilgi uyandırmıştı. Burada olmak benim için büyük gurur. Kızılyıldız’da da coşkulu taraftarların önünde oynamıştım. Beşiktaş’a gelmemde taraftarların coşkusunun büyük önemi var.”Dusko Tosic röportajı Türkçe olarak, “Beşiktaş, çok büyük bir takım. Üç sene bekledim. Umarım iyi oynarım ve bu sene şampiyon oluruz” diyerek tamamladı.Goal
Reklam
Fenerbahçe ve Beşiktaş PFDK'ya Sevk Edildi
Türkiye Futbol Federasyonu Hukuk Müşavirliği, Spor Toto Süper Lig'den Beşiktaş, Fenerbahçe ve Medicana Sivasspor kulüplerini Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu'na (PFDK) sevk etti.TFF'den yapılan açıklamaya göre Beşiktaş Kulübü, Gençlerbirliği, Medicana Sivasspor Kulübü ise Trabzonspor maçındaki çirkin ve kötü tezahürat, Fenerbahçe Kulübü de Kasımpaşa maçındaki talimatlara aykırı hareketi nedeniyle kurula gönderildi.PTT 1. Lig kulüplerinden Albimo Alanyaspor ve Adana Demirspor da çeşitli nedenlerle kurula sevk edilen kulüpler arasında yer aldı.Kulüplerin yanı sıra Kardemir Karabüksporlu Samba Sow, Torku Konyasporlu Dimitar Rangelov, Akhisar Belediyesporlu İsmail Konuk, Adana Demirsporlu Hakan Cinemre ile Beykan Şimşek ve kulüp masörü Mehmet Yavuz Demir de tedbirli olarak kurula sevk edildi.AA
Nadezhda Grishaeva Beşiktaş'ta
Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi takımlarından Beşiktaş, Rus basketbolcu Nadezhda Grishaeva'yı transfer etti.Siyah-beyazlı kulüpten yapılan açıklamaya göre, Rusya'nın Dinamo Kurks takımında forma giyen 1989 doğumlu Grishaeva ile 1 yıllık sözleşme imzalandı.Forvet ve pivot pozisyonlarında görev alabilen 1,95 metre boyundaki Nadezhda Grishaeva, Rusya Milli Takımı kadrosunda yer alıyor.Skorer
Ahmet Nur Çebi'den Casillas Açıklaması
İspanyol medyasında konuşulan Casillas'la Beşiktaş'ın ilgilendiği iddialarına Beşiktaş 2. Başkanı Ahmet Nur Çebi'den açıklama geldi.Beşiktaş Kulübü 2. Başkanı Ahmet Nur Çebi, İspanyol basınındaki, 'Beşiktaş, Real Madrid'in kalecisi Iker Casillas ile ilgileniyor' şeklindeki haberi yalanladı.Radyospor'a konuşan Ahmet Nur Çebi, 'Böyle bir şey yok. Bizim böyle bir arayışımız ya da ilgimiz olmadı. Herhangi bir yaklaşımımızdan türetilen yakıştırmalar değil. Çünkü böyle bir ilgi yok. Tamamen bizden bağımsız ortaya atılmış bir iddia. Casillas ile ilgilenmedik' dedi.Eurosport
2014-2015 Sezonunda Havuz Gelirlerinden Hangi Takım Kaç Para Aldı?
2014-15 sezonunu şampiyon olarak tamamlayan Galatasaray, yayın havuzundan 89.6 milyon liralık dev bir gelir elde etti.Galatasaray, sezonu şampiyon olarak tamamlayarak hem dördüncü yıldızı takan ilk takım olma unvanını elde etti hem de kasasını doldurdu. Sarı kırmızılı takım yayın havuzundan 89.6 mikyon liralık gelir elde etti. Lig ikincisi Fenerbahçe ise 84.6 milyon lirayı kasasına koyarken üçüncü Beşiktaş'ın geliri 69.3 milyon lira oldu.İŞTE TAKIM TAKIM YAYIN GELİRİNDEN ALINAN PAYLAR VE MİKTARLARI
Reklam