onedio
Caner Erkin, Dünyanın En İyi 50 Futbolcusu Listesinde
Cristiano Ronaldo bu senenin Goal 50 Listesi'ne adını en üst sıradan yazdırdı ve 2013-14 sezonunun en iyi oyuncusu seçildi. Portekizli yıldız, Goal 50 - 2014'te adını tepeye yazdırmanın 'gurur verici' olduğunu söyledi. Listeye Türkiye'den giren tek isimse, 47. sıradaki Fenerbahçeli Caner Erkin oldu. ZİRVEDE YİNE RONALDO VAR Real Madrid'in yıldız golcüsü, takımının La Decima rüyasını gerçekleştirirken Goal'ün bu yüksek prestijli ödülünü de üçüncü defa kazanmayı başardı. 29 yaşındaki yıldız, sezon içerisinde Kral Kupası'nı da omuzlarının üzerinde yükseltti. Kulüp ve ülke seviyelerinde de toplamda tam 51 gol attı! 'BENİM İÇİN GURUR VERİCİ' Geçtiğimiz sezon FIFA Ballon d'Or ödülüne layık görülen Ronaldo Goal 50 ödülünü aldıktan sonra, 'Dünyanın en iyi futbolcusu seçilmem benim için gurur verici. Bu ödül için minnettarım. Real Madrid'de bulunan herkesin desteği olmasaydı bu ödüle ulaşmamın mümkün olmacağını düşünüyorum.' açıklamasını yaptı. ROBBEN İKİNCİ, MESSI ÜÇÜNCÜ SIRADA Goal 50'de Ronaldo'yu takip eden isim 'Uçan Hollandalı' Arjen Robben olurken, geçen yılın birincisi Lionel Messi, bu yıl üçüncü sırada yer buldu. 'RONALDO HARİKA BİR SEZON GEÇİRDİ' Goal.com Genel Yayın Yönetmeni Graham Shaw, 'Goal 50, epik bir sezon geçiren tüm oyuncuları bir araya getiren, çok kaliteli bir liste. Gerçekten futbola küresel bir bakış açısı sunuyor. Bu senenin kazananı olan Cristiano Ronaldo'yu tebrik ediyorum. Harika bir sezon geçirdi ve bu ödülü kesinlikle hak etti.'açıklamasını yaptı. CANER ERKİN DE LİSTEDE Fenerbahçe'nin cezası nedeniyle Avrupa Kupaları'nda forma giyemeyen Caner Erkin, buna rağmen bu küresel oylamadan çıkmayı başardı ve 47. oldu. Takımının şampiyonluğunda büyük pay sahibi olan Caner Erkin, kısa bir süre önce sarı lacivertlilerle olan sözleşmesini uzatmıştı. Goal 50 - 2013'teyse Galatasaraylı Burak Yılmaz yer almıştı. OYLAMA NASIL YAPILIYOR ? Dünyanın en büyük futbol sitesi olan Goal tarafından her yıl düzenli olarak belirlenen bu liste, futbolun en önemli ve prestijli ödülleri arasında yer alıyor. Goal 50 oylamasına 35 farklı edisyondan 600'den fazla Goal editörü katılıyor ve sezon boyunca en beğendikleri 50 oyuncuyu seçiyor. Tüm sonuçlar bir araya getirildikten sonra en iyi 50 isim belirleniyor. Böylece liste oldukça detaylı ve küresel bir çalışmanın ardından ortaya çıkıyor. sondakika.com
Ibrahimovic'ten Enfes Gol
Çalışmalarını Hong Kong'da sürdüren PSG'nin İsveçli yıldızı Zlatan Ibrahimovic, bilindik estetik gollerine bir yenisini daha ekledi. Zlatan Ibrahimovic daha önce pek çok kez attığı tekvando gollerinden birini bu kez antrenmanda attı. Daily Mail'in haberine göre Daha önce Barcelona, Juventus ve Ajax için oynadıktan Ibrahimovic için muhteşem goller atmak zor bir iş değil. İsveçli oyuncunun 2012 yılındaki hazırlık maçında İngiltere'ye çok uzaklardan attığı rövaşatayla bu konuda ne kadar becerikli olduğunu bir kez daha göstermişti. Bu kez de takımı Paris Saint-Germain'in Hong Kong'daki anternmanı sırasında yapılan ortaya yükselen yıldız oyuncu zor bir pozisyonda topa dokunup yönünü değiştirmeyi başardı ve topu ağlara gönderdi. Kaleci Sirigu ise bu topa uzanamadı. İşte o gol. Antrenmanın ardından açıklama yapan 32 yaşındaki oyuncu Hong Kong'daki antrenmanın takım ve kendisi iyi için çok iyi geçtiğini ve sezona en iyi şekilde hazırlanmak istediklerini söyledi. eurosport
Aysal'dan Sneijder ve Sabri Açıklaması
Galatasaray Başkanı Ünal Aysal, sarı kırmızılı takımdaki durumu merak konusu olan Wesley Sneijder ve Sabri Sarıoğlu konusuna açıklık getirdi ve son noktayı koydu...Galatasaray’ın 1 numarası, Hürriyet’e önemli açıklamalar yaparken, sarı kırmızılı taraftarların da yüreklerine su serprti...Öncelikle, Galatasaray’da herkesin Dünya Kupası sonrası takıma dönüp dönmeyeceği konusunda fikir yürüttüğü Hollandalı starı Sneijder için konuşan Aysal, şunları söyledi... “TATİLDEN DÖNECEK VE ARAMIZA KATILACAK” Sneijder Galatasaray’da yola devam edecek. Dedikodulara aldırmayın. Bizim de, yeni hocamız Cesare Prandelli’nin de, Sneijder’in de fikri bu yönde. Kafamızda ayrılık gibi bir konu yok. Kendisi yorucu bir sezon geçirdi. Ardından da Dünya Kupası’nda mücadele etti. Hollanda ile 3.lük kürsüsüne çıktı. Şu an için tatilde. Dönünce aramıza katılacak... Avusturya ile Macaristan kampına götürülmeyip, İstanbul’da bırakılan Sabri Sarıoğlu için de Aysal, sessiz kalmadı ve şöyle konuştu... “BAŞKALARINI DEĞİL, PRANDELLİ’Yİ DİNLESİN” Herkes şu soruyu soruyor, “Sabri defteri kapandı mı?” Kapanan bir şey yok. Sabri’nin şansı halen devam ediyor. Kimsenin Sabri’ye özel bir olumsuz yaklaşımı yok. Kendisi, sevdiğimiz ve başarılı olmasını istediğimiz bir oyuncumuz. Bu formaya yıllarca hizmet verdi. Sabri’nin kendisine biraz daha iyi bakması ve iyi hazırlanması halinde hoca ona beklediği şansı verecektir. Tek yapması gereken, başkalarını değil Prandelli’yi dinlemesidir. Hocası Prandelli’den Dünya Kupası sonrası yaklaşık bir ay izin alan Wesley Sneijder, şu an tatilin keyfini çıkarıyor. Wesley Sneijder, Ağustos’un ikinci haftasında sarı kırmızılı takımın kampına katılacak. Herkesin dönüşünü dört gözle beklediği ve ailesi ile tatilde olan Hollandalı oyuncu, takvimler 12 Ağustos’u gösterdiğinde arkadaşlarıyla buluşacak. G.Saray Teknik Direktörü Prandelli’nin, Dünya Kupası bitiminde futbolcusu ile görüşüp, kendisine yaklaşık 1 ay izin verdiği öğrenildi. Hürriyet
Caner Erkin En İyi 50'de
2014 yılının Goal 50 Listesi açıklandı.Real Madrid'in Portekizli yıldızı Cristiano Ronaldo zirvede yer alırken, Türkiye'den listeye girebilen tek futbolcu 47. sıradaki Fenerbahçeli Caner Erkin oldu. Goal 50 Listesi'nde Cristiano Ronaldo'yu takip eden isim Hollandalı Arjen Robben olurken; geçen yılın birincisi Arjantinli Lionel Messi, bu yıl kendisine üçüncü sırada yer buldu. Fenerbahçe'nin cezası nedeniyle Avrupa Kupaları'nda forma giyemeyen Caner Erkin, buna rağmen bu küresel oylamada ilk 50'ye girmeyi başardı ve 47. oldu. 2013 yılının Goal 50 Listesi'ndeyse Galatasaraylı Burak Yılmaz yer almıştı. 2014 Goal 50 Listesi : 1- Cristiano Ronaldo2- Arjen Robben3- Lionel Messi4- Philipp Lahm5- Thomas Muller6- James Rodriguez7- Luis Suarez8- Thibaut Courtois9- Arturo Vidal10- Sergio Ramos11- Zlatan Ibrahimovic12- Ivan Rakitic13- Angel Di Maria14- Diego Costa15- Marco Reus16- Toni Kroos17- Robert Lewandowski18- Aaron Ramsey19- Yaya Toure20- Miralem Pjanic21- Mats Hummels22- Manuel Neuer23- Keylor Navas24- Diego Godin25- Javier Mascherano26- Gareth Bale27- Vincent Enyeama28- Juan Cuadrado29- Eden Hazard30- Neymar31- Joel Campbell32- Blaise Matuidi33- Enzo Perez34- Charles Aranguiz35- Asamoah Gyan36- Daley Blind37- Gervinho38- Paul Pogba39- Rafael Marquez40- Abdelmoumene Djabou41- Robin Van Persie42- David Silva43- Ciro Immobile44- Serge Aurier45- Yoshito Okubo46- Matt Besler47. Caner Erkin48- Nadir Belhadj49- Kim Shin Wook50- Tim CahillTRTSpor
"R.Madrid'i Reddettim, G.Saray Daha İyi"
Yeni sezonda G.Saray forması giyecek olan Sırp yıldız Vladimir Micov, neden Real Madrid'den teklif gelmesine rağmen Galatasaray'ı tercih ettiğini açıkladı.CSKA Moskova'dan Galatasaray'a transfer olan Sırp şutör gard Vladimir Micov, Dünya Basketbol Şampiyonası için bulunduğu Milli takım kampında basının sorularını cevapladı. Real Madrid'in ilgisine rağmen Galatasaray'a imza atmasıyla ilgili gelen soruyu yanıtlayan Micov; 'Çok fazla seçeneğim vardı, siz de biliyorsunuz. Real Madrid'den de teklif vardı. Ancak, en kaliteli teklif Galatasaray'dan geldi. Benim için çok iyi bir tercih olacağını düşündüm. Orada bana büyük bir rol vereceklerini söylediler ve ben de bundan memnun kaldım' dedi. 29 yaşındaki Micov, geçen sezon CSKA Moskova formasıyla geçen sezon oynadığı 31 maçta 7.7 sayı 2.9 ribaunt ve 1.3 asist ortalamaları tutturdu.Sporx
Demba Ba: "Buraya Şampiyonluk İçin Geldim"
Beşiktaş'ın yeni transferi Senegalli yıldız golcü Demba Ba, siyah-beyazlı takıma şampiyonluk için geldiğini belirterek, bunun için elinden geleni yapacağını söyledi. Yayıncı kuruluş LİGTV'ye açıklamalarda bulunan Demba Ba, muhabirin isteği üzerine kendi kendisine bir soru sordu. Senegalli yıldız, kendisine 'Beşiktaş'la lig şampiyonu olacağına inanıyor musun?' sorusunu yönelttikten sonra, 'Buraya şampiyonluk için geldim. Bunu yapabilmek için elimden geleni yapacağım. Belki tecrübesiz ama çok iyi bir takımımız var. Ligi kazanabilmek için elimizden gelenin en iyisini vereceğiz' diye konuştu. UEFA Şampiyonlar Ligi 3. ön eleme turunda Hollanda'nın Feyenoord takımıyla eşleşmelerini değerlendiren Ba, 'Feyenoord'u elemek için yüksek bir şansımız var. Konuşmakla yapmak arasında ciddi bir fark var. Elimizden gelenin en iyisini yapıp, sahada her şeyimizi vereceğiz. Şampiyonlar Ligi gruplarına kalmak için çok ciddi bir şansımız olacak' ifadelerini kullandı. 'EZAN SESİNİ DUYARAK UYANMAK BÜYÜK MUTLULUK' İstanbul'un çok güzel bir şehir olduğunu dile getiren Senegalli oyuncu, 'Tesisler harika. İhtiyacımız olan her şey var. Şehir de çok güzel. Her şeyden önemlisi güneş var. Özellikle İngiltere'nin havasından sonra İstanbul bana çok iyi geldi ve beni rahatlattı. En güzel taraflarından biri de sabahları ezan sesini duyarak uyanıyorum. Bunu tarif edecek kelimeler bulamıyorum. Benim için çok özel bir duygu ve büyük mutluluk' değerlendirmesinde bulundu. 'OĞUZHAN SIRA DIŞI, ARDA FANTASTİK BİR OYUNCU' Demba Ba, Beşiktaş'ta çok değerli futbolular bulunduğunu belirterek, takım arkadaşı Oğuzhan Özyakup ile İspanya'nın Atletico Madrid takımında oynayan milli futbolcu Arda Turan'ı övdü. Siyah-beyazlı takımdaki forvet oyuncularının çok değerli özelliklere sahip olduğunu kaydeden Ba, 'Bu, Beşiktaş için çok büyük şans. Bu takımın ilerlemesine ve hedeflediği yolda devam etmesine katkı sunacaktır' ifadelerini kullandı. Oğuzhan ile ilgili, 'Gerçekten sıra dışı' diyen yıldız golcü, 'Türk oyuncu olarak Arda Turan'ı beğeniyorum. Arda, fantastik ve harika bir oyuncu' şeklinde konuştu. Ba, Türkiye Ligi'nden Fenerbahçeli Moussa Sow ve Sivassporlu Aatif Chahechouhe'yu çok beğendiğini dile getirerek, 'Sow, nerede durması gerektiğini çok iyi bilen ve oyun zekası çok iyi olan bir oyuncu. Aatif ise çok iyi bir karakter ve çok iyi bir oyuncu. Kendisi bugün bulunduğu noktaya gelebilmek için çok çaba sarf etti. Dişi ve tırnağıyla kazıyarak buralara geldi. Bence sıra dışı bir oyuncu' şeklinde görüş belirtti. Siyah-beyazlı takımda 9 numaralı formayı giyecek Demba Ba, '19 numaranın benim için iki önemli sebebi var. Bunları şu anda gizli tutuyorum. 19 boşta olmadığı için 9 numarayı tercih ettim ama sorun değil. Franco'dan forma numarasını istemem saygısızlık olur. Bunu asla yapmam ama kendisi bana teklif ederse kabul ederim' ifadelerini kullandı. İngiltere Premier Lig takımlarından Stoke City'nin daha önce transfer ücretini düşürmek için hakkında kronik sakat olduğu yönünde spekülasyon yaptığını ileri süren Senegalli yıldız, şunları kaydetti: 'Sakat olduğum Stoke City için bir bahaneydi. Sakatlık bahanesini ortaya atarak transfer ücretini düşürmeye çalıştılar. Benimle imzalama imkanı ortadan kalktıktan sonra bana 'Seni en azından kiralık olarak almak isterdik' dediler. Transfer sürecinde onlar tarafından ortaya atılmış ve aslı astarı olmayan bir hikayeydi. Fizik kondisyon durumumu ve gücümü antrenmanlarda ve maçlarda ispat etmeye çalışıyorum. Ortada böyle bir hal varken sağlık durumum üzerine konuşmanın gereği yok.' 'TAKIMDAN İZOLE DURAN BİR YILDIZ PROFİLİNDE OYUNCU DEĞİLİM' Atacağı gol sayısının, iyi bir oyuncu olup olmadığı yönünde kriter kabul edilemeyeceğini bildiren Demba Ba, 'İyi bir oyuncu olduğumla ilgili bir tereddüt olduğuna inanmıyorum. Takımın kazanabilmesi için kapasitemi en yüksek seviyede kullanmak istiyorum. Kapasitemi yüksek seviyeye çıkarınca gol sayım da artacaktır. Ama atacağım gol sayısı tek başına bir kriter değil' diye konuştu. Beşiktaş'ta iz bırakan siyahi forvetler gibi efsane olmak istediğini anlatan Demba Ba, şöyle devam etti: 'Onların Türkiye Ligi'nde bıraktığı izi bırakabilmek hatta üzerine çıkabilmek için büyük bir gayret sarf etmem gerek. Ben takımdan ayrı kalan ve izole duran bir yıldız profilinde oyuncu değilim. Takımıyla beraber başarılı olmak isteyen bir futbolcuyum. Türkiye Ligi'nde bunu başarabilmek için çok ciddi şekilde emek sarf etmem gerekecek. Umarım bunu başardığımda hem bana hem de Beşiktaş taraftarına çok büyük bir gurur verecek.' Maçlarda uğur olması açısından bir totemi olmadığını belirten Ba, 'Bunlar bana batıl geliyor. Onun için inanmıyorum. İyilik, kötülük, hayır ve şer Allah'tan gelir. Onun için totem konusuna inanmıyorum' dedi. Senegalli oyuncu, Fransız efsanevi futbolcu Thierry Henry'yi örnek aldığını ifade ederek, şimdi ise Barcelona'nın Liverpool'dan transfer ettiği Uruguaylı Luis Suarez'i çok beğendiğini söyledi. Beşiktaş'ın yeni sezon formalarını çok beğendiğini dile getiren Ba, 'Üç forma da harika. Beyaz forma oldukça rahat ama ben en çok siyah formayı beğendim. Siyah renge karşı ayrı bir sempatim var' şeklinde konuştu.Demba Ba, Türkiye'den daha önce Trabzonspor'dan transfer teklifi aldığını da sözlerine ekledi.Sabah
Reklam
UEFA'dan 4 Türk Hakemine Görev
FIFA kokartlı Türk hakemler Halis Özkahya ve Hüseyin Göçek UEFA Şampiyonlar Ligi'nde, Bülent Yıldırım ve Fırat Aydınus ise UEFA Avrupa Ligi'nde oynanacak eleme maçlarını yönetecek. Türkiye Futbol Federasyonu'ndan yapılan açıklamaya göre, Halis Özkahya, UEFA tarafından yarın UEFA Şampiyonlar Ligi üçüncü eleme turunda oynanacak Çek Cumhuriyeti'nin Sparta Prag takımı ile İsveç temsilcisi Malmö arasındaki karşılaşmada görevlendirdi. Prag'ın Letna Stadı'nda TSİ 20.30'da başlayacak karşılaşmada Özkahya'nın yardımcılıklarını Cem Satman ve Ekrem Kan yapacak. Maçın dördüncü hakemi olarak Ali Palabıyık görev alacak. UEFA, FIFA kokartlı hakem Hüseyin Göçek'i, UEFA Şampiyonlar Ligi üçüncü eleme turunda Kazakistan takımı Aktobe ile Romanya'nın Steaua Bükreş ekibi arasında oynanacak karşılaşmada görevlendirdi. Aktobe'nin Tsentralniy Stadı'nda 30 Temmuz Çarşamba günü TSİ 14.00'te başlayacak karşılaşmada Göçek'in yardımcıları Mustafa Emre Eyisoy ve Orkun Aktaş olacak. Maçta dördüncü hakemlik görevini ise Süleyman Abay üstlenecek. Türk hakemler Bülent Yıldırım ile Fırat Aydınus ise 31 Temmuz Perşembe günü yapılacak UEFA Avrupa Ligi üçüncü eleme turu müsabakalarında görev alacak. Yıldırım, Macaristan temsilcisi Diosgyör ve Rus ekibi Krasnodar'un karşılaşacağı maçı yönetecek. Debrecen Stadı'nda TSİ 21.30'da başlayacak karşılaşmada Bülent Yıldırım'ın yardımcılıklarını Volkan Narinç ve Asım Yusuf Öz yapacak. Maçın dördüncü hakemi ise Mustafa İlker Coşkun olacak. Fırat Aydınus da Belçika'nın Zulte Waregem ile Belarus'un Shakhtyor Soligorsk takımlarının karşılaşacağı maçı yönetecek. Waregem'deki Regenboogs Stadı'nda TSİ 21.00'de start alacak mücadelede Aydınus'un yardımcılıklarını Serkan Ok ve Aleks Taşçıoğlu yapacak. Müsabakanın dördüncü hakemlik görevini ise Tolga Özkalfa üstlendi.T24
Gökhan İnler İstanbul'un Kapısından Dönmüş
Adı uzun yıllardır Türk kulüleriyle anılan Gökhan İnler, Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş'ın kapısından nasıl döndüğünü anlattı. Adı uzun yıllardır Türk kulüpleriyle anılan İsviçre Milli Takımı'nın kaptanı Gökhan İnler, kariyeriyle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Daha önce Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray'ın kapısından döndüğünü belirten yıldız futbolcunun açıklamaları şu şekilde; Fenerbahçe ile sezon öncesi deneme antrenmanlarına çıkmış ve Daum tarafından beğenilmiştim. Dört yıllık bir kontrat imzalaycaktık ama olmadı. 2005 yılında Galatasaray için İstanbul'a geldim ancak dönemin teknik direktörü Hagi'ydi ve idmanlara çıkmama bile izin vermedi. Beşiktaş'a gidebilirdim. Vicente Del Bosque bana Sergen Yalçın'ın 10 numaralı formasını verdi ancak işler yolunda gitmedi.Eurosport
Reklam
Saran'dan F.Bahçe ile Dev Anlaşma!
Fenerbahçe'ye alacağının 3 milyon TL'sini bağışlayan Saran, kalan 13 milyon lira için 5 yıllığına Saracoğlu'nun kale arkası ve röportaj panosunun markalamasını kiraladı. Hürriyet'in haberine göre; Sarı lacivertli kulübe alacağının 3 milyon TL’sini bağışlayan Saran, kalan 13 milyon lira için 5 yıllığına Saracoğlu’nun kale arkası ve röportaj panosunun markalamasını kiraladı. Saran Kadıköy’deki 4 büyük locadan birini de aldı. Ve Fenerbahçe Kulübü ile Sadettin Saran arasında yıllardır süren gerilim sona erdi... Karşılıklı adımlar atılmasıyla tarihi bir reklam anlaşmasına imza atıldı. Bilindiği gibi Sadetin Saran Fenerbahçe yönetimi tarafından kulüpten ihraç edilmiş. Saran bu karara karşı dava açmış ve mahkemeyi kazanarak kulübe geri dönmüştü. Yargıtay’ın onadığı bu karar sonrası tarihi bir karar daha alındı. F.Bahçe Kulübü ile Sadettin Saran arasında 16 milyon liralık bir reklam anlaşmasına imza atıldı. Saran, kulüpten alacağı olan 16 milyon liranın 3 milyon lirasını F.Bahçe’ye bağışladı. Geri kalan 13 milyon lira için de sarı lacivertli kulüple reklam anlaşması yaptı. İşte o 5 yıllık reklam ve sponsorluk anlaşmasının ayrıntıları... KAP’A BİLDİRİLMEDİ Reklam ve sponsorluk anlaşmaları Şükrü Saracoğlu Stadı’nın kale arkası ve röportaj panolarının bulunduğu bölümün markalamalarını içeriyor. Bunun dışında Saran, sarı lacivertli kulüpten tahvil de satın aldı. Bir de Aziz Yıldırım’ın da onayıyla Şükrü Saracoğlu’ndaki 4 büyük locadan birinin sahibi oldu. Bu bölümde Aziz Yıldırım ve Ali Koç’un da locaları var, bilindiği gibi Sadettin Saran’ın daha önceki normal locası kulüpten ihraç edildiği için geri alınmıştı. Bu arada Fenerbahçe’nin dernek üzerinden yaptığı anlaşmayı KAP’a bildirmemesinin nedeni 8.8 milyon Euro’luk rakamın altındaki anlaşmaların KAP’a bildirme zorunluluğunun bulunmaması olduğu öğrenildi. IŞIK YAKMIŞTI Aziz Yıldırım olağan kongre öncesi yaptığı açıklamada, kulübe dönmek isteyenlere itiraz etmeyeceklerini dile getirerek bir anlamda Sadettin Saran’a yeşil ışık yakmıştı.Radyospor
Yeni Aslanlar Umut Verdi
Geçen sene şampiyonluğu ezeli rakibi Fenerbahçe’ye kaptırıp dördüncü yıldızı kılpayı kaçıran Galatasaray, yeni sezonda takıma gerekli takviyeler yapıp işini şansa bırakmak istemediğini gösterdi.Avusturya kampının ardından sezon öncesi hazırlıklarını Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de sürdüren Sarı-Kırmızılılar, Macaristan 1. Lig ekiplerinden Honved ile karşılaştı. Budapeşte Bozsik Stadı’ndaki karşılaşmayı Galatasaray, Burak Yılmaz’ın golleriyle 2-1 kazandı. Hazırlık karşılaşmalarında yeni transferlere şans veren Prandelli, böylelikle sezonda kafasında oluşturacak ilk onbiride şekillendiriyor. İtalyan teknik adam Honved karşılaşmasında geçen sene ara transferde Galatasaray’a gelmiş fakat fazla forma şansı bulamayan genç oyuncuları da denedi. BOLAT VE OLCAN İLK ONBİRDE BAŞLADI Honved karşılaşmasında ilk onbirde yer alan yeni transferlerden Sinan Bolat ve Olcan Adın gösterdikleri performansla alkış aldı. Karşılaşmada 81 dakika forma giyen Olcan Adın, Burak Yılmaz’a bir asist yaptı ve genç oyuncunun bir şutu da direkten döndü. Maçın 87. dakikasında ise Aslan’ın yeni file bekçisi Sinan Bolat Galatasaray’da ki kariyerinin ilk kurtarışını yapmış oldu. Sinan’ın karşılaşma boyunca sergilediği oyunu göz önüne alacak olursak Galatasaray’ın kalesi bu sene emin ellerde sinyalini veriyor. ‘BENİ ROBBEN’E BENZETİRLER’ 2014-15 transfer döneminin ilk günlerinde Türkiye’ye gelen Sinan Gümüş, başta Fenerbahçe, Rizespor ve Beşiktaş olmak üzere bir çok kulüp tarafından istense de Galatasaray’ı tercih etmişti. Mücadele’nin 64. dakikasında Emre Çolak’ın yerine oyuna giren Gümüş, Galatasaray’a transfer sonrası yaptığı bir açıklamayı doğrular bir oyun sergiledi. Sinan Almanya’da oynadığı dönemler içerisinde takım arkadaşlarının kendi oyun stilinin Arjen Robben’e benzetildiğini ifade etmişti. GEÇEN SENE FORMA ŞANSI BULAMAYANLAR 2013-2014 sezonu ara transferde Galatasaray’a transfer olan ve başka takımlara kiralanan oyuncular da Honved karşılaşmasında yer aldı.Amrabat, Bruma,Umut Gündoğan ve Koray Günter karşılaşmada göstermiş oldukları istekli ve hırslı futbollarıyla Cesare Prandelli’ye fazla mesai yaptıracak gibi gözüküyor.SÜLEYMAN BOĞA / Amkspor.com
Haram Lokma Değil 557 Maaş
Emniyet içindeki paralel yapılanmanın, polislere para ödülü verilmesini düzenleyen taltif sistemini sabote ederek, ödüllerin tamamına yakınını yapıya mensup emniyet müdürlerine aktardıkları tespit edildi. Maaş taltifiyle ihya olan müdürlerden birisi de, gözaltına alındıktan sonra sağlık kontrolü için gittiği hastanede 'Haram lokma yemedim' diyerek şov yapan, İstanbul Terörle Mücadele Şubesi'nin eski müdür yardımcısı Hayati Başdağ oldu. Başdağ'ın tam 557 maaş taltif aldığı ortaya çıktı. HEPSİ DAİRE ZENGİNİ Ali Fuat Yılmazer'in de 490 maaş taltif aldığı belirlendi. 2003 yılına kadar hiçbir mal varlığı olmayan Yılmazer'in 11 yılda 'Çanakkale Sarıtaş ve Tepecik'te 3 arsa, Ankara Yumrutepe, Karagedikli ve Gölbaşı'nda 3 arsa, Ankara Mera Besi Çiftliği'nde hisse' elde ettiği görüldü. Terörle Mücadele Şube eski Müdürü Yurt Atayün'ün de 731 maaş taltif aldığı ve 2012'den sonra Büyükçekmece'de 2 daire aldığı öğrenildi. Asayiş Şube eski Müdürü Ertan Erçıktı'nın da 697 maaş taltif sayesinde Atakent'te 1 daire ve birisi eşinin üzerine olmak üzere Kayabaşı'nda 2 daire aldığı öğrenildi. İstihbarat Şube eski Müdürü Serdar Güldalı ise 449 maaş taltif ile Ankara Eryaman ve Yapracık'ta 2 daire ile İstanbul Beşiktaş'ta geçen yıl 400 bin lira karşılığında alınan bir daireye sahip olduğu öğrenildi. Terörle Mücadele Şubesi'nin 17 sürecindeki müdürü Ömer Köse'nin ise 428 maaş taltif aldığı ve Tekirdağ Çerkezköy'de bir arsaya sahip olduğu öğrenildi.Beyaz Gazete
Reklam
Sanatçı Çolpan İlhan Son Yolculuğuna Uğurlandı
Kalp krizi sonucu önceki gün vefat eden tiyatro ve sinema sanatçısı Çolpan İlhan'ın cenazesi, Teşvikiye Camisi'nde öğle vakti kılınan namazın ardından Zincirlikuyu Mezarlığı'nda eşi Sadri Alışık'ın yanında toprağa verildi. Kalp krizi sonucu önceki gün vefat eden tiyatro ve sinema sanatçısı Çolpan İlhan'ın cenazesi, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde düzenlenen törenden sonra Teşvikiye Camisi'ne getirildi. Törende, taziyeleri Çolpan İlhan'ın oğlu Kerem ve torunu Sadri Alışık ile oyuncular Sibel Turnagöl ve oyuncu Songül Öden kabul etti. Cami avlusunda İlhan için anı defteri oluşturuldu. Cenaze törenine katılan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, taziye dileğinde bulunduktan sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, Çolpan İlhan'ın Türk sinemasının saygın bir ismi olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, İlhan'ın filmleriyle büyüdüklerini ifade ederek, 'Bir üzüntümü dile getireyim, sanata ve sanatçıya gerekli önemi vermiyoruz. Öldükten sonra onunla ilgili güzel şeyler söylüyoruz. Keşke o hayattayken, o güzel şeyleri söylesek ve o da duyabilse. Kendisini her zaman saygıyla andım, saygıyla anmaya devam edeceğiz. O bizim kalbimizde, yüreğimizde. Allah rahmet eylesin. Nur içinde yatsın.' Bugün Necef Uğurlu'nun yazısı okunduğunda İlhan'ın hangi koşullarda okuduğunun, hangi koşullarda yaşam mücadelesi verdiğinin görüldüğünü aktaran Kılıçdaroğlu, bir toplumun yaşam kalitesini sanatın, kültürün belirlediğini, sanat, bilim ve kültür insanlarına saygı duymak gerektiğini belirtti. Kerem Alışık ise aslında söylenecek çok şey olmadığını dile getirerek, 'Bizim yere, göğe kalbimize sığdıramadığımız insanı, bugün bir karış toprağa sığdıracağız. Bugün ona helallik vereceğiz, hakkımızı helal edeceğiz ama onu, gerek sanata, Türk sinemasına, Türk tiyatrosuna ait gerek evine ailesine ait olan tüm zamanların zümrütü gibi parlayan bir insanı çok önemli bir değeri, önemli bir sanatçıyı, ailemizin de onurunu, bireyini, bizim anamızı, hocamızı, ustamızı kaybetmenin üzüntüsünü, acısı yaşıyoruz. Biz ona helallik vereceğiz ama onun hem sanattan hem ailesinden hem sanatçı arkadaşlarından hem de aile dostlarından veya özel dostlarından hepsinden alacağı var aslında. O bize helal etmeli bütün alacaklarını. Hem asaletin, zerafetin sembolü hem vicdanlı hem fedakar hem mücadeleci bir profil, bir rol model, bir örnek kadın kimliği, kişiliği maalesef bugün dediğim gibi içimize sığdıramadığımızı toprağa sığdıracağız. Hepimizin başı sağolsun' diye konuştu. 'Saf tutmaktan hiç imtina etmemiş bir kadını uğurluyoruz' İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Çolpan İlhan'ın kendisini yetiştirmiş bir sanatçı olduğunu vurgulayarak, İlhan'a Allah'tan rahmet diledi. Oyuncu Mehmet Aslantuğ da 'Türk sinemasının manidar dönemlerinde bir dikiş makinasıyla evinin bereketi ve huzuru için başka anlamda saf tutmaktan hiç imtina etmemiş bir kadını uğurluyoruz biz aslında. onlardan çok kalmadı. Ailesine, sevenlerine başsağlığı diliyoruz. Allah rahmet eylesin' dedi. Sanatçı Orhan Gencebay ise Çolpan İlhan'ı çok sevdiğini dile getirerek, 'Allah, gani gani rahmet eylesin. Sadri Ağabeyimiz de öyleydi. Ailece çok sevdiğimiz, saydığımız, görüştüğümüz kişilerdi' ifadelerini kulandı. Uzun bir süre önce görüştüklerini belirten Gencebay, 'Biz biraz ihmal ettik ama sevgimiz, saygımız aynen neyse baştan itibaren oydu tabii' dedi. Sanatçı Türkan Şoray da 'Kaybından duyduğum acıyı anlatamam. Çok yakın dostumdu her şeyden önce. İnanamıyorum. Sevenlerine Allah sabır versin' diye konuştu. Oyuncu Mustafa Alabora ise İlhan'la bir dizide çalıştıklarını dile getirerek, 'Orada ne kadar derin, ne kadar ince bir insan olduğuna bir kez daha tanıklık ettim. Hayatı boyunca insanlara hizmet etmiş, çok değerli bir sanatçıydı. Hepimizin başı sağolsun' değerlendirmesinde bulundu. Bu arada helallik alınması sırasında bir kişi tepki gösterdi. Kemal Kılıçdaroğlu, cenaze törenine CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, CHP İstanbul İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı ve eski Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül ile geldi. Cenaze törenine, Çolpan İlhan'ın ailesi, yakınları ve sevenlerinin yanı sıra aralarında eski CHP milletvekilleri Mehmet Sevigen ve Berhan Şimşek, İBB Şehir Tiyatroları Genel Yayın Yönetmeni Erhan Yazıcıoğlu, Atilla Dorsay, Ali Müfit Gürtuna, Nevra Serezli, Mahsun Kırmızıgül, Oktay Kaynarca, Ali Sunal, Erol Evgin, Sezen Cumhur Önal, Gönül Yazar'ın bulunduğu sanat ve siyaset dünyasından çok sayıda isim katıldı. Törene, Demirtaş Ailesi, CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar, Şişli Belediye Başkanı Hayri İnönü, Kadıköy Belediye Başkanı Aykurt Nuhoğlu, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi, Oğuz Kaan Salıcı, Mustafa Sarıgül de çelenk gönderdi. Çolpan İlhan'ın cenazesi, Teşvikiye Camisi'nde öğle vakti kılınan cenaze namazının ardından Zincirlikuyu Mezarlığı'nda eşi Sadri Alışık'ın yanında toprağa verildi. Muhabir: Andaç Hongur | AA
Fenerbahçe'nin Forvetteki Hedefi Nadir Çiftçi
Kadrosunu Brezilyalı Diego ile güçlendiren son şampiyon Fenerbahçe'de yeni hedef sürpriz bir Türk golcü: Nadir Çiftçi.Forvet hattında Sow, Emenike ve Webo gibi tecrübeli ve yabancı isimleri bulunan Fenerbahçe bu bölgeye bir de Türk golcü eklemek istiyor. Hedefteki isimse İskoçya Premier Lig'de Dundee United forması giyen Nadir Çiftçi. 1992 Hollanda doğumlu olan ve Hollanda alt milli takım kadrolarında forma giyen Nadir, daha sonra Türkiye Milli Takımı'nı seçti. Futbola Hollanda'da ADO altyapısında başlayan Nadir daha sonra İngiltere'ye Portsmouth takımına transfer oldu. 2012'de Kayserispor forması da giyen Nadir daha sonra İskoçya'nın Dundee United takımına transfer odu. Gerçek patlamasını burada gerçekleştiren genç golcü Dundee formasıyla çıktığı 40 maçta 17 gol atıp 12 asist yaptı. Radyospor
Fenerbahçe'de Cristian Baroni ve Samuel Holmen'le Yollar Ayrılıyor
Fenerbahçe'de iki isimle yollar ayrılmak üzere.Dün oynanan hazırlık maçında forma giymeyen Cristian Baroni ve Samuel Holmen sarı alcivertlilerden ayrılıyor. Ersun Yanal'ın iki gün önce yaptığı basın toplantısında gidecek oyuncuları hazırlık maçlarından sonra belirleyeceğiz açıklamasının ardından Cristian ve Holmen'in dün kadroya alınmaması ve oynatılmaması ayrılık iddialarını güçlendirdi. Aziz Yıldırım: Tekliferi değerlendiriyoruz Dün hazırlık maçı çıkışında basın mensuplarının sorularını cevaplayan Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, yaptığı açıklamayla da adeta ayrılığın işaretlerini verdi. ' Yabancı oyuncularla ilgili çalışmalar yapıyoruz. Bazı kulüplerle görüşmeler var, onların da yakında kararını vereceğiz. Hiçbir oyuncu transferi yapmayacağız. Bunu bir kez tekrar ediyorum. Kadromuz yeterlidir, bu kadroyla devam edeceğiz”' Cristian Baroni için eski kulübü Corinthians, Bursaspor ve Sivasspor, Holmen için de yine aynı şekilde Bursaspor ve Sivasspor, bunların dışında Başakşehirspor ve Gaziantepspor'un ilgilendiği biliniyor.eurosport
Reklam
Yanal'dan Kuyt'a Fırça: 'Sakın Gelme'
Teknik Direktör Ersun Yanal, Dirk Kuyt'a fırça attı: 'Sakın erken gelme. Zaten fit durumdasın. İyi bir tatil yap, ailenle zaman geçir'Dünya Kupası'ndaki performansıyla herkesi kendine hayran bırakan Dirk Kuyt, 'Tatilden sıkıldım, dönüp çalışmak istiyorum' haberi gönderdi. Yanal'ın 'polar saat' ile durumunu yakından takip ettiği Hollandalı yıldızı, 'Sakın erken gelme. Zaten fit durumdasın. İyi bir tatil yap, ailenle zaman geçir' dediği öğrenildi. 34 yaşındaki Hollandalı oyuncu normal şartlarda 9 Ağustos'ta kampa katılacak. Tabii fikir değiştirmezse!
Galatasaray'dan Gary Medel İçin Cardiff City'ye 10 Milyon Pound
Son güncelleme Şu anda - Güncellendi 27/07/2014 tarihinde 11:25'de Eurosport Türkiye tarafından - Şu anda Cardiff Başkanı Mehmet Dalman, Galatasaray'ın istediği Gary Medel için açıklama yaptı. Gary Medel transferi ile ilgili açıklama yapan Cardiff Kulübü başkanı Mehmet Dalman Galatasaray'ın Medel için 10 Milyon Pound teklif ettiğini, dünya kupasındaki en başarılı oyunculardan biri olan Medel'in transferi için Sevilla'ya 11 Milyon Pound verdiklerini ve zarar etmek istemediklerini belirtti. İnter de devrede Cardiff kulübü İnter'in de kadrosuna katmak istediği Gary Medel için 11 Milyon Pound'ta kararlı. İnter 1 Milyon peşin verip geri kalanını taksitlere bölmek isteyince kulüpten ret cevabı geldi. Kaynak: Fanatik
Reklam
"Erdoğan'ın Mavi Marmara'nın Gidişinden Haberi Yoktu"
Eski Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay , Gazze’ye yardım götürmek için yola çıkan ve İsrailli askerlerin baskınına uğrayan Mavi Marmara gemisi hakkında, “Mavi Marmara Olayı olduğunda, Başbakan’la birlikte Brezilya’daydık. Haberler geldiğinde, Başbakan hiç mutlu olmadı, geminin gidişine öfkelendi. Kontrolsüz, devlet sorumluluğu taşımayan bir hareket olduğu konusunda nitelemeler yaptı” dedi. Günay, Başbakan Erdoğan’ın, İstanbul’un siluetini bozan Zeytinburnu’ndaki 16/9 kulelerinden haberi olduğunu söyleyerek, “2011 Seçimleri’nin hemen ardından, İstanbul Yedikule’deki kulelerle ilgili -‘Küstüm Kuleleri’ diyorum ben onlara Başbakan, ‘Yaptıklarından haberim yok’ demişti. Oysa ben bu konuyu on kez kendisiyle tartıştım” ifadelerini kullandı. Taksim Gezi Parkı’nda ağaçların sökülmesi ile başlayan Gezi Parkı Direnişi için Günay, “ABD’ye gitmeden önce de Gezi’yle ilgili, ‘İstedikleri kadar itiraz etsinler. Ben söylüyorsam yapılır’ tavrı içindeydi. Fakat bunu kabul etmeyen toplum ayaklandı. Yurtdışından da morali bozuk gelince, ‘ayağının altından iktidar ve Türkiye kayıyor’ hissine kapıldı” dedi. Bugün gazetesinden Fatih Vural ’a konuşan Ertuğrul Günay bakanlığı döneminde yaşananları anlattı. Vural’ın “Ertuğrul Günay: Cemaat'in evrenselliği Erdoğan'a uymadı” başlığıyla yayımlanan (27 Temmuz 2014) röportajı şöyle: 2007-2013 yılları arasında, Kültür ve Turizm Bakanı olarak görev yapan Ertuğrul Günay, Ortadoğu eksenli, bölgesel vizyonu olan Başbakan Erdoğan’ın, Cemaat’in evrensel vizyonunu kaldıramadığı için çatışmaya girdiğini söylüyor. Ertuğrul Günay, “Akif, ‘Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam’ı’ der. Bu teceddüt ve yenileşme çizgisi yok, Erdoğan’da. Dünyevi saltanat çizgisi var! Emevi saltanatının anlayışıdır, bu” diyor. 17 Aralık ve 25 Aralık’ın sonuçlarından korunmak için Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçilmek zorunda olduğunu düşünüyorsunuz. Emniyet mensuplarına yapılan operasyon da bunun sonucu mu? Uzunca bir süredir Sayın Erdoğan’ın iktidara ve güce mahkûm olduğunu düşünüyorum. Hukuktan ve toplumsal olaylardan biraz anlayan her vicdan sahibi, ortadaki suçu, zaman aşımı ve yargı kararıyla gündemden düşürmek ihtiyacıyla hareket edildiğini görüyor. Başbakanlık sürdürülebilir; ama Cumhurbaşkanlığı daha dokunulmaz, belirleyici bir model. Erdoğan’ın kafasındaki Cumhurbaşkanlığı modeli, Anayasayı da zorlayan bir model. Bunu sadece partisine değil, kendisine, ailesine ve yakın çevresine gelecek olan hukuki tehlikelerden korumak için de yapıyor. İktidar için son dönemde gündem daha da bunaltıcı. 2 aya yakındır, 39 diplomatımız, İslam’ı kullanan bir vahşet örgütünün elinde. Musul Konsolosluğumuz bu çetenin karargâhı haline geldi. Gazze ateş altında, İsrail’le ticari ilişkileri kesemeyeceklerini Başbakan Yardımcısı itiraf ediyor. Bundan 2 ay önce, 300’den fazla insanımız gerçek sayıyı Allah biliyor maden kazasında öldü. Onlar için hiçbir iyileştirme Meclis’ten geçirilmedi; ama ihmalleri olan işadamlarını korumak için AK Parti inanılmaz gayret içinde. 17 ve 25 Aralık’ta, sorumluluğu kabul ederek istifa ettirdiğiniz dört bakanla ilgili komisyon, fezlekeler Meclis’e gelmedi; gelince okunmayıp iade edildi; komisyon kuruldu, üye vermediniz; komisyon çalıştırılmıyor. Delillerin paylaşılmasından korktuğunuz bir yolsuzluk soruşturması var. Hukuka o kadar müdahale ettiniz ki, bundan sonra tapu gibi mahkeme kararı bile alsanız, milletin vicdanında beraat etmeyeceksiniz! Bütün bunları üst üste koyunca, bir gündem değiştirme ihtiyacı var. O ihtiyaçla, yolsuzluk operasyonunda savcıların emriyle görev yapmış olan emniyet mensuplarını, sabaha karşı, yaka paça ediyorsunuz. 25 Aralık’tan beri bir darbe var, Türkiye’de! Ama o darbe, hukuka, emniyete, devletin kurum ve kurallarına karşı yapıldı! Ortada bilgiler, belgeler, deliller, kasalar, paralar, kutular, tapeler var. AK Parti içindeki çok sayıda insanın, 17 ve 25 Aralık’taki iddiaların doğruluğuna inandıklarını çok yakından biliyorum. İnandıklarını neden yüksek sesle dile getirmiyorlar? Çünkü 12 yıllık iktidar bir işletmeye dönmüş vaziyette. Nasıl bir işletme bu? Milletvekilleri tekrar milletvekili olmak istiyor. O milletvekillerinin yakınındaki insanlar, elde ettikleri pozisyonları korumak istiyor. Ayrıca siyasetçilerin kamudan sağladığı imkânların çok daha fazlasını alabileceği mekanizmalar kuruldu. İhaleler belli bir merkezden kontrol ediliyor. “Kupon arazi” sözünü öğrendi, Türkiye! Bakanlığınız döneminde, kupon arazilerden haberdar mıydınız? Başbakanın telaffuzları nedeniyle, bir ölçüde haberdar olmaya başlamıştık, 2011 Seçimleri ve sonrasında. Nasıl haberdar oldunuz? 2011 Seçimleri’nin hemen ardından, İstanbul Yedikule’deki kulelerle ilgili -‘Küstüm Kuleleri’ diyorum ben onlara Başbakan, “Yaptıklarından haberim yok” demişti. Oysa ben bu konuyu on kez kendisiyle tartıştım. Yani bize yalan söyledi… Bu sözcüğü kullanmam; ama doğru söylemediğini biliyorum! Hem dilimle, hem kalbimle bunu iki cihanda da tekrar ederim. O olaydan sonra, biraz daha içeriden bakınca, özel arazilerin Başbakan tarafından yakından takip edildiğini gördüm. Örneğin, metruk olarak gördüğüm, belediyelerin de yıllardır kullanmadığı yerler, turizme tahsis için istediğimizde bize verilmedi. Bir yatırımcıya açık ihaleyle dahi teklif edilmediğini; ama bunun değerlendirilmesi gerektiğini söylediğim zaman, “Oraya bakıyoruz, talip arıyoruz” denildiğini gördüm. Nerelerdi, bahsettiğiniz yerler? Örneğin Atatürk Havalimanı’ndan Eminönü’ne giderken, Yedikule civarında, belediyenin depo olarak kullandığı, deniz kıyısındaki araziler… Bunların Başbakan tarafından bizzat takip edildiğini gördüm. 2012’de kamuyla ilgili bütün taşınmazların kiraları ve satışları ya da uzun süreli tahsisleri, Başbakanın imzasına geldi! Orada, Başbakanın bütün bunları bir merkezde topladığını gördüm. Bunları gördükten sonra itiraz etmediniz mi? Bazı saf yürekli bakanlar, Bakanlar Kurulu’nda bunları gündeme getirdik. Ne dedi size? Başbakan ısrarla böyle olması gerektiğini savundu. Havuz medyası mekanizmasının kökünün, bütün imzaların Başbakanda toplanmasında yattığını bu olaylar çıktığında anladık. Havuzun varlığından haberdar değildiniz? Hayır, o zaman bilmiyorduk. Ama Başbakan bütün imzaları kendisinde toplayarak, o önemli kupon arazilerin tahsisinde bazı mükellefiyetler getirmiş, o işleri alması gereken kişilere. Böylece bir kanalda toplamaya başlamış, sistemi kurmuş. Başbakan şimdi “Cemaat beni aldatmış” diyor ya, aslında aldanan varsa, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin iyi şeyler yapacağına inanan bizleriz! Ne kadar süre aldandınız? 2012 yılında bir başka senaryonun yazıldığını gördük. O yıl, Başbakanla, resmî toplantılar dışında bir diyaloğumuz kalmadı. O toplantılar da soğuk ve gergin geçiyordu. 2013’ün başında görevim sona erdi. Ama ondan önce birkaç kez, bazı bakan arkadaşlarıma, “Hayırlı bir eşikte bu işi bırakmak istiyorum” demiştim. Ama Başbakan benden önce davrandı. (Gülüyor) Gitmemekte neden direndiniz? Başladığım işler vardı. 2011 Seçimleri’ne girmeyebilirdim. Ama o seçimler sırasında ben, Gaziantep’te Zeugma Müzesi’ni açabildim. Van’da, Diyarbakır’da, Urfa’da, Hatay’da, Afyon’da, Uşak’ta halen takip ettiğim müze ve kültür merkezi inşaatlarımız var. Yüzüstü kalacak kaygısı taşıyorum. Nitekim de kaldı. Ben onları 2013’te bitirmeyi düşünüyordum; 2014 bitiyor, birçoğunun akıbeti meçhul. Bir de takip edip engel olmaya çalıştığım şeyler vardı. Mesela? İstanbul’da tarihi siluetin korunmasına dair çok sayıda talimatım var. Orada bir layüsellik, keyfilik olacağını hissetmeye başladığım için direnebildiğim kadar direndim. Cumhurbaşkanı, ben görevden alınmadan 8 ay önce, iyi tanıdığınız bir gazeteciye “Ertuğrul Bey’in aleyhinde çok çalışıyorlar” demişti. “Biliyorum, ben” dedim. Yaptığımız işlerle bize büyük bir özgüven gelmişti. Bakanlıkta, “Siz bir 10 sene daha gidersiniz” havası vardı. Genel müdürüme, müsteşarıma “İstanbul’daki rant lobisi, bizim canımızı okuyacak” demiştim. Makam meraklısı olsam, birçoğunu tenzih ederim; ama beni gördüklerinde hak veren, dışarıda susan arkadaşlarım gibi susar, işlerime bakardım. 4 bin eser getirdim Türkiye’ye. Bakanlıktan ayrıldığımda doruktaydım. Kulelere, silueti bozan inşaatlara, sit alanlarına yapılan müdahalelere susar, koltuğumda oturmaya devam ederdim. Ama bugünkü suçlamalar içinde ben de hak ettiğim payı alırdım! Mesela, ayrıldıktan 5 ay sonra Gezi Parkı Olayları başladı. Ben, Gezi Parkı’na bakanken itiraz ettim. Başbakan’la son kavgamız da Gezi Parkı’yla ilgiliydi. Başbakan’ın Gezi Parkı projesinin başlangıcı nedir? 2012’de, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’yle birlikte, bizim dışımızda bir proje çalışması yürütüyordu. Ama kaçınılmaz olarak bizim kurullarımıza gelecekti. Geldi ve kurulumuz reddetti. Ben de ret kararını destekledim. Çünkü malzeme analizi yok, binanın alanda izleri kalmamış, üzerinde 80-90 yıllık bir ağaçlık oluşmuş, binanın krokisi yok. Üç tane fotoğraf var. Üstelik de Osmanlı geleneksel mimarisinde hiçbir yere oturmayan bir yapı. Bununla İstanbul’daki son yeşil alanı da yok edeceksin. Bakanlar Kurulu’nda Başbakan’la bu konuyu şiddetle tartıştık. Ertesi hafta benim bakanlığım bitti! Ben ayrıldım, Başbakan’ın baskısıyla kurul kararı yeniden görüşüldü ve kabul edildi. Ama 4 ay sonra ağaç kesmeye başladıklarında Türkiye ayağa kalktı! O mağlubiyet, Başbakan üzerinde ne tür etkiler yarattı? O mağlubiyet, ilginç bir konjonktürde oldu. Kamuoyundan bunu sakladı; ama ABD’den kötü dönmüştü. ABD’ye gitmeden önce de Gezi’yle ilgili, “İstedikleri kadar itiraz etsinler. Ben söylüyorsam yapılır” tavrı içindeydi. Fakat bunu kabul etmeyen toplum ayaklandı. Yurtdışından da morali bozuk gelince, ‘ayağının altından iktidar ve Türkiye kayıyor’ hissine kapıldı. Partide de bir panik havası oluştu mu? Kendisinde oldu. Zaten üçüncü seçimden sonra partideki bütün mekanizmalar işlemez hale geldi. Sadece Erdoğan’ın dediklerini yapanlar, etkili ve belirleyiciydi. O isimler, havuzla ilişkisi olanlar mı? Havuzun parçaları ya da havuza katkı yapmış isimler… Arkasından Mısır olayı çıkınca, psikolojisi daha da bozuldu Başbakan’ın. İnsanları sokağa dökerek bir anlamda, “Bana ve iktidarıma bir sokak hareketi başlatırsanız, sokağa daha büyük güçler dökerim” tehdidini yaptı. 17 ve 25 Aralık’taki yolsuzluk tartışmasında da mızrağın çuvala girmediği anlaşıldı. Düşmanı, ‘dış mihrak’ ve ‘faiz lobisi’nden, Cemaat’e nasıl evirdi? Her şey, dershanelerle başladı deniyor; ama her şey, 2010’da Sayın Erdoğan’ın Ortadoğu lideri olma hayali kurmasıyla başladı. 2011 Seçimleri’nde yüzde 49’u yakalayınca, içeride yeterli zemini bulduğunu hissetti. Dışarıda da hazırlıklı geziler yapılıyordu. İsrail ve destekçilerine yönelik söylemlerinden sonra, kendisine, “Size AB kapıları zaten kapandı; ama Arap sokaklarında çok etkili olabilirsiniz” denildi. O da buna inandı. İnandıran kim? Ben bu konuda Ahmet Davutoğlu’nun çok olumsuz etkileri olduğunu düşünüyorum. O halka içinde başka danışmanlar da var. Ali Bulaç, yaptığımız röportajda, bunların yeni İttihatçılar olduğunu söyledi. İttihatçılık, yeni bir ruhla Osmanlıyı ayağa kaldırma düşüncesiydi. Osmanlının erken mahvına sebep oldu. İttihatçılarla belki dünya görüşleri bağdaşmıyor; ama hayalleri bağdaşıyor. Röportajınızı okudum ve Ali Bulaç’la birebir aynı düşünüyorum. Burada, Cemaat’le bakış açısının farkı da ortaya çıktı. Nasıl? Ben, Hocaefendi ile 1994’te bir kez el sıkıştım. Bütün hukukum gıyabidir. Ama özellikle bakanlığım sırasında dışarıdaki okulların kalitesini görünce, bunun hayra vesile olduğuna inandım. Batının bu coğrafyada Robert Kolej’le, Galatasaray Lisesi’yle yüzyıllar önce yaptığını, gecikmiş biçimde şimdi biz yapıyoruz. Cemaat’in bakışı, Müslümanlığı ve Türklüğü, eğitim yoluyla anlatmaya çalışmak ve bunu evrensel kılmaya çalışmak. Hâlbuki Erdoğan’ın vizyonu evrensel değil, bölgesel. Burada kaçınılmaz bir çatışma var. Bütün ilişkinizi Arap coğrafyasıyla kurmaya kalkarsanız, dünya üzerinde yapacaklarınızı sınırlarsınız. Yani Cemaat’in suçu, siyasal İslamcı, ümmetçi olmaması mıydı? Bence öyle! Bunu son günlerde daha fazla düşünmeye başladım. Bediüzzaman üzerine yaptığımı yeni okumalarda da, bu işin eğitimle, dünyanın bugününden kopmadan yapılması gerektiğini fark ettim. Tarihi geriye doğru değil, ileriye doğru sürdürmeye çalışmak... Akif, “Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam’ı” der. Bu teceddüt ve yenileşme çizgisi yok, Erdoğan’da. Dünyevi saltanat çizgisi var! O saltanatın parayla mı geleceğine inandı? Emevi saltanatının anlayışıdır, bu. Egemenliğinizi bu dünyada kurduğunuz zaman, ahireti de satın aldığınızı düşünüyorsunuz! Mavi Marmara olayı da bölgesel ile global olanın çatışması mıydı? O tartışmada, gerçek, dışarıya yeteri kadar yansımadı. Mavi Marmara Olayı olduğunda, Başbakan’la birlikte Brezilya’daydık. Haberler geldiğinde, Başbakan hiç mutlu olmadı, geminin gidişine öfkelendi. Kontrolsüz, devlet sorumluluğu taşımayan bir hareket olduğu konusunda nitelemeler yaptı. Kendisinden izin alınmış mıydı? Zannetmiyorum; ama içeriye ve dışarıya karşı, orada yurttaşlarımız öldüğü için savunmak zorunda kaldık. O günlerdeki bir sözüm, Fethullah Gülen’e bir cevap gibi algılandı. Dedim ki, “Dışarıdan bakınca belki öyle gözüküyor” Bunu söylerken kastınız neydi? “Biz de içeride bunun sıkıntısını yaşıyoruz; ama siz onu oradan fark etmiyorsunuz” demekti. Biz de aynı sıkıntıyı yaşıyorduk; ama yurttaşlarımız öldüğü için dışarı yansıtamıyorduk. Başbakan aslında paylaşmadığı bir düşünceyi paylaşır gibi yaptı. Bunun toplumda karşılığı olduğunu görünce de o söylemi devam ettirdi. Ahmet Davutoğlu’yla dengelerin değiştiğini söylediniz. Deniz Zeyrek de olası Başbakan adayının Davutoğlu olduğunu yazdı… Zannetmiyorum. Çok büyük bir talihsizlik olur. Dış politikada geldiğimiz nokta, bir iflas tablosu. ‘Komşularımızla sıfır sorun’, bence güzel bir hayaldi. Bunun turizmde de, ticarette de ekmeğini yedik. Ama sonra vazgeçildi. Suriye’nin çıkmaz sokak olduğu belliydi. Bakanlar Kurulu’nda iki buçuk yıl önce Suriye uyarısı yaptım. Ne dediniz? “Burası Baas’ın kurulduğu yerdir. Sanmayın ki Baas’ı Sünni ve Şii Araplar kurmuştur. Bu bir Arap milliyetçiliği hareketidir. Karşınızda beklenmedik çevreleri bulacaksınız. Yönetimin çok garip ittifakları olduğunu göreceksiniz. Kaldı ki bir muhalefet yok. Suriye, Arap coğrafyası içinde istihbarat anlamında en sağlam kökleri olan devlettir. Dışarıdan adam taşıyarak onu yıkamazsınız” uyarısı yaptım. Karşılığı? Başbakan, “Sen kendini üzme, 6 ay içinde bitecek bu iş” dedi. Sayın Davutoğlu, vadeyi kısalttı. “6 ay sürmez efendim” dedi. Türkiye elini ateşe sokmadan, bu coğrafyada ağırlığını sürdürebilirdi. Hatırlayın, Türkiye, Suriye-İsrail arasında bir dönem hakemlik yapabiliyordu, bu ona itibar getiriyordu. Batının bu coğrafyayla ilgili mutlaka fikir danıştığı konumdaydı, Türkiye. Şimdi kimse Türkiye’nin fikrini sormuyor. Kendimizi tecrit ettik. Türkiye’nin Başbakanı bir buçuk yıldır Gazze’ye gidemiyor. Alay konusu oldu. Konuşabileceğimiz bir muhatabımız kalmadı. Varsa yoksa Katar Emiri! Bu, değerli yalnızlık falan değil: tecrit edilmişlik. Dolmabahçe’nin altına AVM yapmaya kalktılar. Başbakan önce bana yakındı. Demirören iki gazete alınca, “Bunları karşımıza mı alacağız?” demeye başladı. Sonra bana birisi dedi ki, “Yahu bırak burası stadyum kalsın. Yarın, senden sonra burayı alırlar, kupon arazi diye. Gökdelen yaparlar.” İlk projeyi geriletmekle tarihi bir hizmet yaptım.T24
Keita Yıllar Sonra İtiraf Etti: 'Para İçin Sattılar'
Galatasaray'da 1 sezon forma giydikten sonra 150 bin euro kârla satılan Abdul Kader Keita, sarı-kırmızılı takımın kampını ziyaret etti ve ayrıldığı döneme ilişkin açıklamalarda bulundu.Abdul Kader Keita 8 milyon Euro bonservis karşılığında Galatasaray’a imza atmıştı. Lyon’dan alınan Fildişili yıldız, 1 sene içinde Galatasaray taraftarının gönlüne taht kurmuştu. Taklaları ve müthiş sürati ile o günlere damga vuran Keita, sürpriz gelişi gibi jet hızıyla gitmişti. Fildişili, 8 milyon 150 bin Euro karşılığında Al Sadd Kulübü’ne gönderilmişti. 4 yıl önce Galatasaray’dan ayrılan ve şimdilerde Honved Kulübü’nde forma giyen Keita, Hürriyet’e konuştu. Galatasaray’dan koparıldığını açıklayan futbolcunun röportajındaki itiraf ve yorumları şöyle oldu… “Al Saad 2Ödeme peşin olcak' demiş” +Galatasaray’da iz bırakmaya başlamışken Katar’a gittin. Hem de 28 yaşında. Para için mi gittin? Katar’a ben gitmedim, gönderildim. Galatasaray’dan koparıldım. Altını çizmek istiyorum ‘Galatasaray’dan ayrılmadım’… Gönderildiğimi tatilde telefonda öğrendim. O yönetim, beni para için Katar’a sattı. Kulübün mali durumu iyi değildi, ödemelerde sorun vardı. Al Sadd Kulübü, bonservisin büyük bölümünü peşin olarak vereceğini söylemiş. Bana “Biz anlaştık, sen de anlaş” dediler. Başka çarem yoktu. “Verdikleri sözleri tutmadılar' +O dönem senin disiplinsizliklere imza attığın yazıldı, çizildi. Hatta bu yüzden “İyi teklif gelince gönderdik” denmişti… -Sorunlu olduğumu nereden çıkarıyorlar. Bunu futbolculara, takım arkadaşlarıma ya da Rijkaard’a sorsunlar. O dönem beni şaşırttığı gibi Galatasaray taraftarı da gitmemi sürpriz karşılamıştı. Keşke yönetim o dönem verdiği sözleri yerine getirseydi. “Keşke daha geç gelseydim' Keita, “Galatasaray taraftarının bende çok ayrı bir yeri var. Halen söyledikleri tezahüratları benim için yaptıkları o eski şarkı, uyarlamaları kulağımda… Keşke Galatasaray’a daha geç gelseydim. Şu anda Galatasaray’ın başarılı olması ve sürekli şampiyonlar ligi’nde yer almasında bence yönetimin ve verilen sözlerin tutulmasının çok önemli payı var.eurosport
Arda Turan Adım Adım ManU'ya Doğru
İngiliz basınında yer alan haberlerde Manchester United'ın Başkan Yardımcısı Ed Woodword'un, menajer van Gaal'ın Arda'yı istediği yönündeki ifadelerine yer verildi.Aletico Madrid’in yıldız futbolcusu Arda Turan için İngiliz medyasından yeni bir iddia ortaya atıldı. Önceki günlerde Manchester United’ın Arda Turan için Manchester United’ın Atletico Madrid’le görüşmelere başladığı iddia edilmişti. Ada basını Arda Turan için yeni ve çok ciddi bir iddiayı daha kaleme aldı. O iddialara göre Milli yıldız yakın zamanda Ada’nın yolunu tutacak. Daily Star'da yer alan haberlerde Manchester United'ın başkan yardımcısı Ed Woodword'un, menajer van Gaal'ın Arda'yı istediği yönündeki ifadelerine yer verildi. Uzun süredir adı İngiliz kulübüyle anılan Arda Turan için söylenen iddialar da böylece doğru çıkmış oldu. 'Arda Premier Lig’de oynamak istiyor’’ Ada basınından Daily Star’ın haberine göre Arda Turan La Liga’daki misyonunu doldurdu ve artık Premier Lig’de forma giymek istiyor. Manchester United Teknik Direktörü van Gaal’ın Vidal ve Strootman transferlerini gerçekleştiremediğine dikkat çekilen haberde Hollandalı teknik adamın Arda transferine yöneldiği aktarıldı. Manchester United’ın Arda Turan için Nani+ 19 milyon Euro’luk bir teklif sunduğu iddia edilirken bu teklifin İspanyol kulübü tarafından arttırılmak istendiği iddia edildi. Nani’nin bir dönem Atletico Madrid’in gündemine geldiği belirtilirken İspanyol kulübünün Nani konusunda olumlu tavır gösterdiği ancak miktar konusunda teklifin arttırılması talebinde bulunduğu ifade edildi.Liverpool son anda vazgeçmiş! Ayrıca İngiliz basınında yer alan haberlerde Arda Turan'ın Liverpool'un kapısından döndüğü belirtildi. Liverpool menajeri Brendan Rodgers'ın Arda'yı istediği ancak Liverpool'un daha sonra Benficalı Markovic'le anlaştığı aktarıldı. Arda'nın Atletico Madrid kulübünün değerli isimleri arasında olması sebebiyle ikna edilemediği ve bu yüzden Markovic'in transfer edildiği ifade edildi. İngiliz Metro gazetesinde çıkan haberlerde Manchester United’ın 18 aydır Arda’yı izlediği ve Türk yıldız için Atletico Madrid’in kapısının çalındığı ifade edilmişti. Arda Turan üç sezondur Atletico Madrid forması giyiyor.skorer
İstanbul Başakşehir Stadı’nın Açılışı Yapıldı
Başakşehir Spor'un stadını açan Erdoğan, ünlü isimlerle şov maçına çıktı.Başbakan Tayyip Erdoğan İstanbul Başakşehir Spor’un açılış törenini yaptı. Erdoğan, stadın adını İstanbul Başakşehir Fatih Terim Stadı koyduklarını açıkladı. Daha sonra başta Erdoğan, olmak üzere Bilal Erdoğan, Acun Ilıcalı, Fatih Terim, Yıldırım Demirören, Tanju Çolak, Tolgahan Sayışman, Rıdvan Dilmen, Kadir Topbaş, Yılmaz Erdoğan, Aziz Babuşçu ve Fettah Can gibi isimlerin de aralarında bulunduğu karma takımlar maç yaptı. ERDOĞAN İLERDE TEK ADAM Tayyip Erdoğan’ın turuncu formayı giydiği maçta, beyaz takım Şifo Mehmet’in golleriyle 2-0 öne geçti. Bilal Erdoğan’ın kötü futbolundan yararlanan Şifo Mehmet’in attığı golleri Yılmaz Erdoğan’ın golü izledi ve maç bir anda 3-0′a geldi. Skor avantajıyla kendini geri çeken beyazların karşısına çıkan Tayyip Erdoğan ise kalecinin bilerek yaptığı hatalarla hat-trick yaptı. Ancak Erdoğan’ın attığı 2. gol ise jeneriklere geçecek türdendi. Rakibini ekarte eden Başbakan, bir anda topun dibine girerek meşin yuvarlağı çatala astı. 15 DAKİKA OYNADI Erdoğan’ın oynadığı şov maçı 30 dakika sürdü. Başbakan ilk yarının ardından alkışlar eşliğinde oyundan çıktı. Karşılaşma Turuncu takımın 9-4′lük galibiyetiyle sona erdi.AMK Spor
Reklam