Süpermarketler Müşteriyi Nasıl Yönlendiriyor?
Süpermarketler müşterileri manipüle eder aslında. Malzemeler öyle yerleştirilmiştir ki, temel ihtiyaç maddelerine ancak akıl çelen bir sürü şeyi aştıktan sonra ulaşabiliriz. Ekmek, yumurta, süt gibi temel ürünler süslü ambalajlarıyla dikkatleri cezbeden bisküvilerin, şekerlemelerin, cipslerin ötesinde bir yerdedir.Süpermarketler çocukları da hedef alır. Onlara yönelik şeyler rengarenk ve çizgi film kahramanlarıyla süslenmiş bir halde tam da onların göz hizasına gelecek şekilde dizilmiştir raflarda.Peki bu dizayn şekli insan yararına kullanılabilir mi? Gıda üreticileri insanları sağlığa zararlı aşırı yağlı, aşırı şekerli ürünlerden uzak tutma gibi bir sorumluluk üstlenmiyor. O halde bu ürünlerin satışını yapan marketlerle ilgili önlemler alınabilir mi?
Bugün Türkiye Gündemindeki En Önemli 10 Olay
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu önseçime girdiği İzmir 2. Bölge'de 32 bin 941 oyla birinci oldu, ikinci Mustafa Balbay 16 bin 237 oy aldı. Antalya'da Deniz Baykal ikinci sırada kalırken, eski genel başkan yardımcısı Adnan Keskin Denizli'de listeye giremedi.
TÜİK: 10 Ölümün 4’ü, Dolaşım Sistemi Hastalığı ve Kötü Huylu Tümör Kaynaklı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2013 ve 2014 yılına ait 'ölüm nedeni' istatistiklerini açıkladı. Türkiye'de geçen yıl nedeni bilinen ölümlerin yüzde 61’i, dolaşım sistemi hastalıkları ve kötü huylu tümörler nedeniyle gerçekleşti. 2014 yılındaki ölüm vakalarının 40,4’ünü dolaşım sistemi hastalıkları oluşturdu. İkinci sırada ise iyi huylu ve kötü huylu tümörlerden ölümler, 2014 yılında yüzde 20,7 olarak hesaplandı.Ölüm nedenleri incelendiğinde, 2013 yılındaki ilk üç hastalık grubunun sıralamasının 2014 yılında da değişmediği ortaya çıktı. Ölüm vakalarının 2013 yılında yüzde 39,6’sını, 2014 yılında ise yüzde 40,4’ünü dolaşım sistemi hastalıkları oluşturdu. İkinci sırada ise 2013 yılında yüzde 21,2 oranında gerçekleşen iyi huylu ve kötü huylu tümörlerden ölümler, 2014 yılında yüzde 20,7 olarak hesaplandı. Dolaşım sistemi hastalıkları nedeniyle gerçekleşen ölümlerin 2014 yılında yüzde 39,6’sı iskemik kalp hastalığından, yüzde 24,7’si ise serebro-vasküler hastalıktan kaynaklandı.Kötü huylu tümör nedeniyle gerçekleşen ölümlerin toplam ölüm içindeki sayısı 2013 yılında 74 bin 906 olurken, 2014 yılında 75 bin 993 olarak tespit edildi. 2014 yılında ölümlerin yüzde 31,1’i, 2013 yılında ise yüzde 31,3’ü gırtlak ve soluk borusu/bronş/akciğerin kötü huylu tümörden kaynaklandı.Ölüm nedeni istatistikler yaş gruplarına göre incelendiğinde; 2014 yılında dolaşım sistemi hastalıklarının en çok 75-84 yaş grubunda, iyi huylu ve kötü huylu tümörlerin ise en fazla 65-74 yaş grubunda görüldüğü tespit edildi. Ölüm nedenleri daimi ikametgaha göre incelendiğinde ise dolaşım sistemi hastalıklarından kaynaklı ölümlerin oranının en yüksek olduğu ilk beş il Denizli, Kırklareli, Yozgat, Samsun ve Artvin olarak sıralandı. Ayrıca; iyi huylu ve kötü huylu tümörler nedeniyle gerçekleşen ölümlerin oranının en yüksek olduğu ilk beş il ise sırasıyla Edirne, Kocaeli, İstanbul, İzmir ve Ankara olarak belirlendi.Ölüm nedenlerinin yıllara göre dağılımı şöyle: 2013 / 2014Dolaşım sistemi hastalıkları    39,6 / 40,4Kötü huylu tümörler                   21,2 / 20,7Solunum sistemi hastalıkları     9,8 / 10,7Beslenme ve metabolizma hastalıklar 5,6 / 5,1Sinir sistemi ve duyu organları hastalıkları 4,1 / 4,4Dışsal yaralanma nedenleri ve zehirlenmeler 5,7 / 4,3Diğer 14 / 14,4Cihan
Gece Görüşü Sağlayan Göz Damlası
Amerikalı bilim insanları karanlıkta görmeyi sağlayan damla geliştirdi. Birkaç saat boyunca zifiri karanlıkta görmeyi sağlayan damla ileride piyasaya sunulabilir.Amerikalı bilim insanlarının araştırması, denizin derinliklerinde, ışığın olmadığı bölgelerde yaşayan balıkların gözlerinden elde edilen, gece körlüğünün ve bazı kanser türlerinin tedavisinde kullanılan 'Chlorin e6 (Ce6)' adlı bir kimyasalı içeren damlanın gözlere damlatıldığında, zifiri karanlıkta da görmeyi sağlayabildiğini ortaya koydu.Bilim insanları damlaya bu maddenin yanında insülin ve dimetil sülfoksid bileşiğini ekledi.Araştırmaya imza atanlardan biyokimya uzmanı Gabriel Licina'nın retinasına damlatılan sıvı sayesinde bilim adamının 50 metreye kadar bir alanda insan ve nesneleri ayırt edebildiği belirlendi. Birkaç saat sonra Licina'nın gözlerinin normale döndüğü ve aydınlıkta da sorun çekmediği belirtildi.Deneylerin devam edeceğini ifade eden bilim insanları çalışmanın gece kurtarma çalışmalarına yardımcı olabileceğini vurguladı.Çalışmaya ilişkin makale, bilim insanlarının 'Science for the Masses (Halk için Bilim)' adlı sitesinde yer aldı.
Yükselen 10 Teknoloji Geleceğe Yön Verecek
İnsan hayatını kolaylaştıran ve küresel çevre, üretim, sağlık gibi sorunlara yenilikçi çözümler sunan, 2015'in en önemli 10 yükselen teknolojisi belirlendi.Dünya Ekonomik Forumu tarafından hazırlanan raporda, 2015 yılının 'en umut verici ve yenilikçi' 10 yükselen teknolojisine yer verilirken, listede ilk sırayı sıfır emisyonlu hidrojen yakıt hücreli otomobiller aldı.Bunu sırasıyla yeni nesil robotlar, geri dönüşümlü termoset plastikler, hassas genetik mühendisliği teknikleri, 3D yazıcı teknolojisi, yeni yapay zeka, dağıtım üretimi, hisseden ve kaçınan insansız hava uçakları, nöromorfik teknolojisi ile dijital gen teknolojisi takip etti.Söz konusu teknolojiler ve bunların yakın gelecekteki getirileri hakkında bilgi verilen rapora göre, elektrikli ve hidrokarbon araçlara göre büyük avantajlar sunan sıfır emisyonlu hidrojen yakıt hücreli otomobiller, en önemli küresel çevre sorunlardan biri olan hava kirliliğinin azaltılmasına önemli katkı sağlayacak.Yeni nesil robotlar ile de robotların insan eli gibi esnek bir yapıya sahip olmaları, çevre şartlarını daha iyi algılamaları ve buna göre hareket etmeleri sağlanacak. Daha çok tarım alanında kullanılmaya başlanacak bu robotlar sayesinde, tekrarlanan işlerin 24 saat boyunca daha ucuza yapılması ve büyük ekonomik yarar sağlanması hedefleniyor.Geri dönüşümlü termoset plastik teknolojisiyle de cep telefonlarından uçaklara kadar bir çok yerde kullanılan plastikler, geri dönüşüm özelliğiyle ön plana çıkacak ve gelecek 5 yıl içinde geri dönüşümü olmayan plastiklerin yerini alacak.3D yazıcılar doku üretiminde kullanılacakUzun dönemdir tartışmalı bir konu olan genetik teknolojisi, 'hassas genetik mühendisliği' teknikleriyle yeni boyuta geçecek. Buna göre, tarımda sürdürülebilirlik genetik teknolojiyle sağlanacak. Bitkiler, genetik kodları değiştirilerek, daha besleyici ve değişen iklim şartlarına uyumlu hale getirilecek.Üretim teknolojisinde devrim yaratacak nitelikte değişiklikler ve yenilikler getiren 'üç boyutlu yazıcılar' ile yaratıcı fikirler ve tasarımlar gerçek modellere, son ürünlere, parçalara ve prototiplere hızlı bir şekilde dönüşebilecek. 3D teknolojisinin, ileride doku tamirinde ve yeni doku oluşturulmasında kullanılması hedefleniyor.'Yeni yapay zeka teknoloji' ile de geliştirilmiş makine gücünden yararlanılarak, insanların ihtiyaç duyabileceği bir çok hizmet, akıllı robotlar aracılığıyla gerçekleştirilecek.Tüketiciye tek aşamada üretim hizmetini sunacak 'dağıtım üretimi' sistemiyle de kaynakların daha etkin kullanılması ve fabrikalardaki atık miktarının azaltılması amaçlanıyor.İnsan DNA'sı USB belleklere yüklenecekSon yıllarda savunma sanayisinde önem kazanan insansız hava uçakları da çevre koşullarını daha iyi şekilde algılayacak hale getirilecek. Bu şekilde söz konusu uçaklar yüksek duyu özellikleriyle, havada beklenmeyen tehlikelere karşı ani tedbirler alabilecek ve insanlar için riskli olan vazifeleri de yerine getirebilecek.'Nöromorfik teknolojisi' ile yeni bilgisayarların insan beyni gibi çalışması ve düşünebilme yeteneğine sahip olması sağlanacak.'Dijital gen teknolojisi' ile de insan DNA'sı, USB belleklere yüklenebilecek. Bu şekilde daha etkili sağlık hizmeti verilmesi, doktorların kanser gibi hastalıklarda daha hızlı karar verebilmesi amaçlanıyor.AA
Yoğun Alkol Tüketiminin Akabinde At Gibi Şaha Kalkmak İçin Yapmanız Gereken 11 Şey
Acı gerçeği en başta söylemek lazım: Maalesef sizi akşamdan kalmışlık halinden doğrudan kurtaracak bir yöntem yok. Tek çare zaman. Fakat bu esnada sizin elinizde olan ve kendinize gelme sürecini hızlandıracak bazı yöntemler de mecvut. Bunları mutlaka yapmak istersiniz çünkü içinde bulunduğunuz durumu en iyi siz biliyorsunuz. İşte size yardımcı olabilecek, at gibi şaha kalkarak yeniden hayata dönmenizi sağlayacak şeyler;
Reklam
Sağlık Bakanlığı: Aile Hekimlerinin Nöbet Uygulamasıyla İlgili Karar Yok
Sağlık Bakanlığı, aile hekimlerine zorunlu nöbet uygulamasının Danıştay'ın kararıyla durulduğu haberleri üzerine açıklama yaptı. Bakanlık, 'Bu yönde verilmiş bir karar bulunmamaktadır' dedi.İşte sağlık bakanlığı tarafından yapılan o açıklama: 'Bu gün medyada yer alan “Danıştay Yürütmeyi Durdurdu, Aile Hekimlerinin Nöbet Sorunu Ortadan Kalktı” haberleri gerçeği yansıtmadığından aşağıdaki açıklamanın yapılmasına gerek duyulmuştur.Bilindiği üzere aile hekimleri ve aile sağlığı elemanlarının nöbetleri 5258 sayılı Aile Hekimliği Kanunu ve bu kanuna istinaden yayımlanan mevzuat çerçevesinde yürütülmektedir. Yürürlükteki nöbete ilişkin yönetmelik hükümlerinin iptaline yönelik ilgili yargı mercilerince verilmiş bir karar bulunmamaktadır. Basın yayın organlarında yer alan mahkeme kararı 2011 yılında yürürlükte olan mevzuata göre verilmiştir. Bu tarihten sonra aile hekimlerinin nöbetleriyle ilgili yeni bir kanuni düzenleme yapılmıştır. Dolayısıyla verilen kararın aile hekimlerinin bugünkü nöbet hizmetleriyle ilgili mevcut uygulamaya herhangi bir etkisi olmayacaktır. Bu çerçevede verilen karar ülkemiz genelindeki aile hekimliği nöbetlerinin durdurulması veya kaldırılmasını etkileyen bir karar olmayıp, aile hekimliğindeki nöbet uygulamaları ilgili mevzuat çerçevesinde devam edecektir. Aksi yönde yapılan yayınlar gerçeği yansıtmamaktadır.Kamuoyunun bilgisine saygı ile sunulur.'AA
Reklam
Sağlık Bakanı'ndan Domuz Gribi Açıklaması: 'Bunun İlaçla Tedavisi Yok'
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Bilkent Entegre Sağlık Kampüsü'nün Proje finansman sözleşmelerinin imza töreninin ardında gazetecilerin sorularını yanıtladı.Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, domuz gribiyle ilgili yaptığı açıklamada 'Bunun ilaçla tedavisinin olmadığını bilmemiz gerekir. Hijyen birinci derecede önemli' dedi.DHA'nın haberine göre, Bakan Müezzinoğlu, gazetecilerin domuz gribiyle soruları üzerine bir açıklama yaptı. Müezzinoğlu yaptığı açıklamada şunları söyledi: 'Vaka sayısında bir artış olduğunu zaman zaman sizlerle paylaştık. Gerekli bilgilendirmeyi de neredeyse günlük denebilecek sıklıkta bilgilendirdik. Özellikle çarşamba günleri, haftalık değerlendirmeleri bakanlığımızın ilgili kurumu tarafından yapılacak, yapılmaya devam edilecek. Vakaların hastanelere ve polikliniklere müracaat sayısında bir durağanlaşma ve bir azalma sürecine girdiğimiz gözlemliyoruz son günlerde.Bu anlamda pik yaptığı, durağanlaştığı ve iniş dönemine geldiğini değerlendiriyoruz. Bilim kurulumuz gerek sağlık kuruluşlarımızla alınması gereken tedbirlerle ilgili, gerekse kamuoyunu bilgilendirmekle ilgili devamlı çalışmalarını yapıyor ve bilgilendiriyoruz''İlaçla tedavisi yok'Bakan Müezzinoğlu, 'Kamuoyundan arzu ettiğimiz ve tekrarla söylediğimiz burada bunun ilaçla tedavisinin olmadığını bilmemiz. İkincisi; hijyenin birinci derecede önemli olduğunu bilmemiz' diyerek sözlerini şöyle sürdürdü: 'Çocuklarımıza, kronik hastalığı olan hastalarımıza hijyen koşullarında daha dikkatli olmamız gerektiğini, kronik hastalığı olan hastalarımızın bu aradaki kronik hastalık tedavilerini duyarlılığı artırmak, dirençlerini düşürecek durumlardan uzak durmaları, grip virüsünü aldığı bu illa H1N1 virüsü değil, diğer türler olabilir.Çünkü onu bilmemiz ilk anda mümkün değil. Ama grip olduğum şüphesini hissettiği andan itibaren de istirahatine, bol sulu gıda almasına ağırlık vermesini özellikle vatandaşlarımızdan, kamuoyunda arzu ediyoruz, talep ediyoruz.'
Domuz Gribinde Her Geçen Gün Yeni Vakalar Ortaya Çıkıyor
Sağlık Bakanlığı'nın 'Domuz gribi salgını' yaşanmadığını söylemesine rağmen, her geçen gün yeni vakalar ortaya çıkıyor. Kocaeli'nde bir kişinin grip sebebiyle öldüğü iddia edildi. Sakarya'da da soğuk algınlığı şikayetiyle hastaneye kaldırılan 7'si çocuk 13 kişi, domuz gribi şüphesiyle gözlem altına alındı. CHP Kocaeli Milletvekili Hilal Kaplan, domuz gribinden 42 kişinin öldüğünün açıklandığını belirtirken, 'Belki de verilerin bazıları sağlıklı olmadığı için bu verinin de üstünde veri olduğu konusunda kaygım var' dedi.Domuz gribi vakalarına her gün bir yenisi ekleniyor. Gebze Fatih Devlet Hastanesi'ne başvuran 59 yaşındaki Mahmut S.'nin domuz gribi sebebiyle yaşamını yitirdiği iddia edildi. Hastane yetkilileri konuya ilişkin açıklama yapmazken, Kocaeli Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği de telefonlara cevap vermedi. Bir süre önce de Darıca ilçesindeki Farabi Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alınan 35 yaşındaki Selda Tuğgün, domuz gribi nedeniyle hayatını kaybetmişti.Öte yandan, Sakarya'nın Pamukova ilçesinde soğuk algınlığı şikayetiyle hastaneye kaldırılan 7'si çocuk 13 kişi, domuz gribi şüphesiyle gözlem altında tutuluyor. Hastalardan bazılarına zatürre teşhisi konurken 'domuz gribi' şüphesiyle hastalardan alınan kan örnekleri Ankara'daki laboratuvara gönderildi. Sonuçlar kesinleşinceye kadar hastaların gözlem altında tutulacağı bildirildi. Teşvikiye Mahallesi'nde yaşayan aynı aileden 10 kişi, dün gece yüksek ateş ve halsizlik şikayetiyle ambulansla Pamukova Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Hastalar domuz gribi şüphesiyle acil serviste tedavi altına alındı. Daha sonra aynı aileden 3 kişi daha benzer şikayetlerle hastaneye başvurdu. Hastaneye başvuran 7'si çocuk 13 kişiden H1N1 virüsü şüphesiyle kan örnekleri alındı. Yapılan kontrollerde hastalardan bazılarına zatürre teşhisi konuldu. Hastanenin acil servisi bir süreliğine kapatıldı. Diğer hastalara hastanenin başka bir bölümünde hizmet verildi. Alınan kan örnekleri Ankara'daki laboratuvara gönderildi. Tedavi altına alınan hastalardan hamile bir kadın ve çocuğu Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne, diğer hastalar ise Geyve Devlet Hastanesi'ne sevk edildi. Hastalar izole odalarda gözlem altına alındı. Sonuçlar kesinleşinceye kadar hastaların gözlem altında tutulacağı bildirildi.CHP Kocaeli Milletvekili Hilal Kaplan, domuz gribinden 42 kişinin öldüğünün açıklandığını belirterek, 'Belki de verilerin bazıları sağlıklı olmadığı için bu verinin üstünde olduğunda da kaygım var.' dedi. Kaplan, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında domuz gribine değindi. Bir eylem planı olmadığı eleştirisini getiren Kaplan, şunları kaydetti: 'Ama aşılama ile ilgili soru önergesine verdiği yanıtta Sayın Bakan'ın 6 milyon doz civarında bir grip aşısının alındığını, 3 milyon dozunun kullanıldığını ve 3 milyon doz civarında da her olasılığa karşı bir salgın açısından bekletilmesi gerektiğini söyledi. Halbuki grip aşısının bekletilmesinin mantığı yok. Mart ayındayız. 3 milyon doz aşıyı Mart'ın sonuna kadar niye bekletiyorsunuz? 3 milyon doz aşı ne olacak? Diyelim ki önümüzdeki aya kadar yeterli oranda kullanmadınız 3 milyon doz aşı nereye gidecek, çöpe gidecek. 3 milyon doz aşı bir ay sonra çöpe atılacak' Domuz gribinden 42 kişinin öldüğünün açıklandığını ifade eden Kaplan, 'Belki de verilerin bazıları sağlıklı olmadığı için bu verinin üstünde olduğunda da kaygım var. Hekimim ben. Bir vakanın domuz gribi tanısı koyabilmeniz için boğazından süprüntü almanız lazım.' CHP Sakarya Milletvekili Engin Özkoç da domuz gribinin son birkaç haftada tüm ülkeyi sardığını ve 33 kişinin hayatını kaybettiğini belirterek, 'Salgını kabul etmek ve aşılama başlatmak için daha kaç kişinin ölmesi gerekiyor?' dedi. Özkoç, yaptığı açıklamada, domuz gribi sebebiyle Sakarya'da önceki gün bir kişinin öldüğünü, bugün de 13 kişinin karantina altına alındığı bilgisini verdi. Son birkaç haftada Türkiye'de 33 kişinin domuz gribinden hayatını kaybettiğine dikkat çeken Özkoç, 'Bu rakamı, Sağlık Bakanı açıklıyor ve 'yaygınlığı, salgın boyutunda değil' diyor. Biz de soruyoruz, kaç kişinin ölümü, bir hastalığı salgın kabul etmenizi ve önlem almanızı sağlar?' diye sordu.CHP Sakarya Milletvekili Engin Özkoç, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu'nun domuz gribinden korunmak için sadece el yıkamayı, odaları havalandırmayı tavsiye ettiğini ve bu önlemleri sıraladığını vurgulayarak, '33 candan bahsediyoruz burada. Bir an önce köklü önlemlerin hayata geçirilmesi lazım. Bakanlığın stoklarında grip salgınında kullanılmak üzere yaklaşık 3 milyon doz aşı olduğu belirtiliyor. Bu aşılar ne zaman kullanılacak? Nasıl kullanılacak? Domuz gribine çare olabilecek mi? Parti olarak da Meclis gündemine getirdik, cevabını arıyoruz.' açıklamasında bulundu.Cihan
Reklam
Hava Kirliliği Beyin Kanaması Tehlikesini Artırıyor
Küresel düzeyde yapılan bir araştırma hava kirliliğinin beyin kanaması tehlikesini artırdığını ortaya koydu.Bilim insanları, özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde hava kirliliğinde kısa erimli tırmanışların bile beyin kanaması vakalarında artışa yol açtığını belirtiyor.Hava kirliliği ile beyin kanaması arasındaki ilişkiye ilişkin araştırma, daha önce hava kirliliğiyle kalp ve damar hastalıkları arasındaki ilişkiye dair çalışmaları izliyor.İngiliz tıp uzmanları gelişmiş ülkelerde hava kirliliğinin daha düşük olmasına rağmen hala önemli bir tehlike oluşturduğunu kaydediyor.İngiltere'nin bazı kesimlerinde 2010 yılında AB tarafından konmuş olan hava kirliliği sınırlarının aşıldığı ve bazı büyük kentlerde bu durumun en azından 2025'e dek sürebileceği belirtildi.Avrupa Çevre Kuruluşu hava kirliliğinin önemli hastalıklara ve erken ölümlere yol açabileceğini vurgulamakta.Edinburg Üniversitesi'nden bilim insanları 28 ülkeden 94 araştırmanın sonuçlarını inceledi ve hava kirliliğinin kısa süre için artmasının bile beyin kanaması vakalarını ve beyin kanamasından ölümleri artırdığını saptadı.Hava kirliliğiyle beyin kanaması arasındaki ilişkinin en güçlü olduğu yerler düşük ve orta gelirli ülkelerde, halkın özellikle yüksek hava kirliliği yaşadığı günlerde oldupu kaydedildi.
Dünya Bipolar Günü
30 Mart Dünya Bipolar Günü, bipolar bozukluk farkındalığını arttırmak amacıyla tüm dünyada kendisinin de muhtemel bipolar bozukluğu olan ünlü ressam Vincent Van Gogh’un doğum gününde kutlanır. Dünya çapında farkındalık yaratmak ve toplumsal damgalamayı yok etmek amaçlanmıştır. Uluslararası işbirliğiyle Dünya Bipolar Gününün amacı hastalık konusunda duyarlılığı ve eğitimi arttıracak faaliyetleri dünyadaki tüm halklara sunmaktır. Duygudurum bozuklukları grubundan bipolar bozukluk (eski ismiyle manik depresif hastalık) taşkınlık (mani) ya da çökkünlük (depresyon) dönemlerinin olduğu, duygusal iniş çıkışlarla giden, ara dönemlerde hastaların olağan ruh hallerine döndükleri fakat dalgalanmaların yaşam boyu görülebildiği bir ruhsal bozukluktur.Günümüz şartlarında bipolar bozukluk başarılı bir şekilde tanınmakta ve etkili biçimde tedavi edilebilmektedir. Ancak hastalığın yineleyici doğası hasta, hasta yakını ve sağlık çalışanları arasında sürekli bir işbirliğini gerektirmektedir.Ülkemizde bu yıl ilk kez düzenlenen Dünya Bipolar Günü etkinlik programı şöyledir. 30 Mart saat 13.30 da Bipolar Yaşam Derneği ‘nin düzenlediği “Söz bipolarlar ve yakınlarında” isimli forum saat 13.30 da Taksim Point Hotel’de olacak. Forumda hasta, hasta yakınları ve ruh sağlığı çalışanları bir arada olacak, bilgilendirici konuşmalar, hasta ve hasta yakını deneyimleri ve bipolar yaşamdan kesitin olduğu bir kısa oyun yer alacak. İkinci organizasyon 'İki Kutuptan Şarkılar' başlıklı bir dinleti. Bu organizasyon da Lityum Derneği’nin girişimi ile 30 Mart günü Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş Kampüsü B Toplantı Salonu’nda saat 20:00 de başlayacak. Piyano eşliğinde bipolar bozukluğu olduğu bilinen besteci ve şarkıcıların çeşitli eserleri değerli soprano ve tenorlar tarafından seslendirilecek. Bu organizasyonun davetiyeleri Point Hotel’deki forum sırasında temin edebilir.Bu konuda daha ayrıntılı bilgi içinBipolar Bozukluklar DerneğiBipolar Yaşam DerneğiLityum Derneği
Reklam
Reklam
"H1N1'den Ölenlerin Sayısı 33 Oldu"
Sağlık Bakanı Müezzinoğlu, AA Editör Masası'nda H1N1 virüsünden bugüne kadar 33 kişinin öldüğünü, ancak herhangi bir salgın olmadığını bildirdi.Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'ndagrip vakaları ve gündeme ilişkin diğer konularda değerlendirmelerde bulunuyor.Müezzinoğlu, 'Altında farklı sağlık sorunları olsa da H1N1 virüsü teşhisi konarak ölen hasta sayısı bugün itibariyle 33 olduğunu' bildirdi.Müezzinoğlu, H1N1 vakalarıyla ilgili, 'Herhangi bir salgından bahsetmek söz konusu değil' dedi.Sağlık Bakanı Müezzinoğlu'nun açıklamalarından ana başlıklar şöyle:'En geç mayıs ayından itibaren nöbet ücretlerindeki yüzde 50'lik artışı tüm hekimlerimize, sağlık çalışanlarımıza yansıtabileceğiz''Türkiye genelinde 415 sigara bırakma polikliniği 7 yıldır hizmet veriyor. Şu anda 15 yaş üzeri sigara kullanımı yüzde 31'lerin üzerinden yüzde 27'lere indi. İki milyondan fazla vatandaşımız sigarayı bıraktı. Hedefimiz 2017'ye gelindiğinde bu oranı yüzde 25'lerin ve 2023'te de yüzde 20'lerin altına indirmektir.''ALO Uyuşturucuyla Mücadele ve Destek Hattı telefon numarasını 191 olarak aldık. Nisan sonu itibariyle de geçiş dönemi çağrı merkezini kuruyoruz. İhale süreçleri 1 Temmuz'da tamamlanacak.''(Sağlık alanında şiddetin önlenmesiyle ilgili) Burada en caydırıcı olanın tutuklama olduğunu düşünüyorum. O gün tutuklama, göz altı anında yapılabildiğinde o işte caydırıcılıkta çok önemsediğimiz bir konu. İnşallah bu hafta sonu itibariyle bu her iki konu da meclis gündeminde tamamlanmış olacak.''(Hekimlerin 70 yaşına kadar çalışmasıyla ilgili) Dün Sağlık Komisyonu Başkanımızla görüştük. Bir yasa tasarısı var komisyonda görüşülen. O tasarının içine muhalefetle birlikte anlaşarak alabilirlerse o da komisyon aşamasını tamamlayıp bu dönemde onu da yasalaştırmaya çalışacağız.''(Taburcu edilen hastaların sağlık hizmetlerinden memnuniyetine ilişkin yürütülen 'çat kapı' ziyaretlerine ilişkin) Biz 3 ayda 100 bin aileyi planlamıştık. İki ayımız henüz dolmadı. Bu sabah itibarıyla 96 bin çat kapı ev ziyareti yapmış bir sağlık yönetici kadromuz var. Buralardaki memnuniyet oranı yüzde 98'lerde.'AA
Angelina Jolie Yumurtalıklarını Aldırdı
Hollywood'un ünlü oyuncusu Angelina Jolie kansere karşı önlem olarak yumurtalıklarını ve Fallop tüplerini aldırdı.New York Times gazetesine bir yazı yazan Jolie, yumurtalık kanserine yakalanması olasılığını % 50 artıran bir gen taşıdığı için ameliyat olmaya karar verdiğini anlatıyor.İki yıl önce annesini kanser yüzünden kaybetmiş olan Jolie, iki memesini birden aldırmıştı.Jolie, 'Bu tür kararları verebilmek kolay değil. Ama kontrolü ele almak ve herhangi bir sağlık sorunu ile doğrudan başetmek mümkün.' diyor.New York Times'da, Angelina Jolie Pitt imzasıyla yayımlanan 'Bir ameliyatın güncesi' başlıklı yazısında, 39 yaşındaki oyuncu geçirdiği süreci anlatıyor; 'Memenin alınmasından daha az karmaşık bir ameliyat. Ama etkileri çok daha büyük. Ameliyatı geçirem kadın zorunlu menopoza giriyor.' dedi.Film yönetmenliği de yapan ve BM'in temsilciliğini de yürüten Angelina Jolie, hormon tedavisi görecek.Jolie'nin yaptırdığı kontroller yumurtalık kanserinin erken aşamalarına girmemiş olduğunu ancak yine de annesinin, anneannesinin ve teyzesinin ölümüne yol açan bu hastalığa yakalanma tehlikesi bulunduğunu ortaya koydu. Angelina Jolie, bu olasılıkları dikkate alarak yumurtalıklarını ve Fallop tüplerini aldırmayı kararlaştırdığını yazıyor.'Doktorlarım, kadın yakınlarımda kanserin görülmesinden on yıl kadar önce, önlem olarak ameliyat olmamı tavsiye etti. Annemde yumurtalık kanseri bulunduğunda 49 yaşındaydı. Ben şimdi 39 yaşındayım. Hormon tedavisine rağmen artık menopoza girmiş oldum. Başka çocuğum olmayacak. Fiziksel olarak da bazı değişiklikler olmasını bekliyorum.' diye yazan Angelina Jolie, 'Ama ne olursa olsun rahat hissediyorum kendimi. Kuvvetli olduğumdan değil, bu, hayatın bir parçası olduğu için. Korkulacak birşey yok.' dedi.Oscar ödüllü yıldız, 'Tüm riskleri ortadan kaldırmak mümkün değil. Benim kansere daha kolay yakalanabileceğim bir gerçek. Bağışıklık sistemimi güçlendirmek için doğal yöntemleri araştırıyorum. Kadınlığımın farkındayım ve kendim ve ailem için bilinçli seçimler yapıyorum.' diye yazdı.Jolie, 'Biliyorum ki çocuklarım, asla 'annemiz yumurtalık kanserinden öldü' demek durumunda kalmayacaklar.' dedi.Sinema oyuncusu Brad Pitt ile evli olan Angelina Jolie'nin, 3'ünü evlat edindiği 6 çocuğu var.BBC Türkçe
Çiş Hakkında Akılları Kurcalayan 4 İlginç Soru ve Cevabı
Onedio Biyolojik Gerçekler Serisi iftiharla takdim eder. Öncelikle kaka hakkında muhtemelen bilmediğimiz bir takım gerçekleri paylaştık sizlerle. Şimdi de sıra idrar/sidik/çiş üzerine bir konumuz var.Konuşmaya başlamadan önce çiş yapabiliyordunuz. Okuma yazma öğrenmeden önce de çişinizi yapabiliyordunuz. İdrar, çağlar boyunca yasaklı bir konu olarak kabul edilmiştir. Aslında bedensel bir fonksiyon olan idrar onu yapan insanlar tarafından bir gizem olarak görülmüştür. İdrarın üstünü örten iç çamaşırı şeklindeki tabuyu ortadan kaldıralım ve çiş hakkındaki gizemli şeyleri öğrenelim. Haydi!
Reklam