Kayhan Karlı Yazio: Tarım mı? Teknoloji mi?
Öncelikle bir genel manzarayı çizelim istiyorum. İnsanlık neolitik devrimden ve endüstriyel tarımdan sonra ziraatta yeni bir devrimin eşiğinde. Son dönemde değişimin hızının artışından dolayı, çağ açıp kapatan dönüşümlerin süreleri de çok uzun sürmemekle birlikte özellikle sanayi devriminin şekillendirdiği son dört yüz yıllık sosyolojik yapı, bu yeni dijital teknoloji kırılımıyla tam anlamıyla yerle yeksan olmak üzere… Bu son aylarda salgının tetiklediği tartışmalardan bir tanesi de sanayi devrimi öncesi tarım toplumuna dönüş ve sağlıklı gıdayla yaşamak diye özetlenebilecek, derin olmayan bir tartışma başladı. Oysa insanlığın tarım toplumu olarak yaşadığı dönemlerde nüfusu bugünkünün altıda birinden daha azdı… Tartışılması ve cevaplarını bulmamız gereken sorularımız var aslında ve bu cevaplar belki de yeni hayatı tasarlayacak kuşakların, başta eğitimleri olmak üzere her türlü gündemlerini değiştirecek.
Mehmet Şakiroğlu Yazio: Çocuklara Koronavirüsü Anlatmanın En Kolay Yolu
11 Mart'ta Dünya Sağlık Örgütü tarafından koronavirüsün pandemi olarak ilan edilmesi ve Milli Eğitim Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı'nın kararı neticesinde okullara ara verilmesinin üzerinden tam 7 ay geçti ve nihayet 12 Ekim'de 1. sınıflara 2, 3, 4, 8 ve 12. sınıflar da katılıyor ve yüz yüze eğitime başlıyor. Çocuğunuzu okula göndermeden önce virüs ve virüs önlemleri konusunda bilgilendirmeniz bekleniyor. Bu yazı işte tam da bunu nasıl yapabileceğinizi anlatmak üzere kaleme alındı.
Bora Farsak Yazio: Corona Aşısında Son Durum
Corona herkesin gündeminin 1. maddesi.Kapacak mıyız? Ne zaman?Nasıl?Kimden ?Bu kafayla gidersek çok uzak değil ama Biz Türk'üz bize bir şey olmaz değilmi??☹ Sayılar doğru mu?Kısıtlamalar gelecek mi?Ölecek miyiz?Kalacak mıyız?İlaç var mı?Aşı çıkacak mı?Ne zaman çıkacak?Bu soruları sormayanınız var mı?Tabii ki hepimiz bir şekilde bu virüsle tanışacağız. İnşallah, ayakta ve sorunsuz geçiririz ama belli olmaz. Tedbiri elden bırakmamak gerek.
Levent Buda Yazio: Hastalık Nasıl Söyler?
Hani geçtiğimiz hafta sağlıktan söz etmiştik. Mevzubahis insan olunca çok girdili karmaşık sistemin (organizma) matriks değerlendirmesi sonucu sağlık kavramının aslında göreceli olduğundan yola çıkarak bilinçteki dengenin bizde sağlıklılık kavramını yarattığı sonucuna varmıştık. Yine aynı düşünce sistematiği ile ilerlersek anlarız ki, hastalık da bilinçten kaynaklanan bir dengesizlik durumudur ve bilinçten kalkan bilgi bedenlerimizde (fiziksel, zihinsel ve ruhsal) şikayetler olarak kendini gösterir. Aslında bu kadar basit değildir, elbette. Genetik getirimiz, çevresel faktörler, epigenetik gibi pek çok kavram enerjinin iletimi mekanizmaları hastalık kavramını anlamak için irdelenmesi gereken konulardır. Ancak basitleştirilmesi anlaşılmasını kolaylaştırır. Diğer kavramlar başka yazıların konusu olmaya şimdiden iyi adaylardır. Kısaca şikayet hastalığın dilidir. İşte hastalık böyle söyler. Hastalık fizik bedende ağrı, kaşıntı gibi sonuçlar doğururken, zihinde şüphe, endişe gibi düşünceleri ortaya çıkarırken, duygusal olarak da üzgün olabiliriz. Alın size bütünsel bir hastalık tablosu. Bu arada çevremizde olup bitenler de üstüne üstüne geldi mi, sonuç ahlar ve vahlar.
Şeyda Betül Kılıç Yazio: Vedalaşmanın Muhabbetten Uzun Sürmesi
Ben küçükken kapıyı küçükler açar, misafire terlik verirdi. Şimdiki kadar değilse de kolonya ikramı kıymetliydi. Muhabbete çocukların katılmadığı, küçüklerin çay içmediği günlerden bahsediyorum. Ben de bu resimde annesinin özenle ördüğü bordo kloş etekli ziplenmiş hanımefendi kız oluyorum. Aklımızdan geçeni hemen söylemek ayıptı. Durmak, tane tane konuşmak takdir edilirdi. Biz hızlıca büyür, sonra küçükmüş gibi yaşardık. Belki ayıp denilen öğretinin kitlediği kapılarımız vardı, ifadesizdik, fakat utanmanın başkalarına değer vermekten olduğunu bilirdik, ne güzelmişiz.
Minnoşlukları Yetmiyormuş Gibi 😻 Bir Kedi Sahibi Olmanın Bilimsel Olarak Kanıtlanmış 10 Süper Ötesi Faydası
Kedi seversiniz, sevmezsiniz, sahiplenirsiniz ya da uzaktan seversiniz o sizi ilgilendirir. Ancak bütün bunlardan bağımsız olarak baktığınızda kedilerin insanlara tahmin ettiğinizden fazla faydası var. Bunu oturduğumuz yerden iddia etmiyoruz gerek İsviçreli olsun gerek İngiliz olsun bilim insanları kediler üzerinde çılgın araştırmalar yürütüyor. Yapılan düzinelerce araştırmanın sonucunda varılan nokta: Kedi sahibi olmanın insanlara onlarca faydası var. Bazılarının halihazırda farkında olduğunuzdan eminiz, ancak sizi şaşırtacak faydalarıyla işte kedi dostlarımız.
Gökçen Erdoğan Yazio: Cinsel Açlığınızın Nedenini Açıklıyorum
Kadın da erkek de cinsel hayatta iki büyük riskle karşı karşıya: Birincisi cinsel açlıkla sınanmak, ikincisi cinsel cesaretinin kırılması. Peki bunlar neden oluyor dersiniz? Sevişmek isterken sevişemeyen, kendini yatakta doğru ve istediği gibi ifade edemeyen kadının ve erkeğin makus talihinin müsebbibi kim, bunlar neden oluyor?
Mehmet Zihni Sungur Yazio: 4 Eylül Tarihinin “Dünya Cinsel Sağlık Günü “ Olarak Kutlandığını Kaç Kişi Biliyor?
Dünya Cinsel Sağlık Birliği (WAS), cinsel sağlığın dünya genelinde iyileştirilmesi ve cinsel hakların temel insan haklarından biri olduğunu vurgulamak amacıyla 1978 yılında Roma’da kurulmuştur. Dünya Cinsel Sağlık Birliği (WAS) beş ayrı federasyondan oluşur. Kuzey Amerika, Avrupa, Asya, Afrika, Latin Amerika federasyonları aynı birliğin beş temel üyesidir. Bu beş federasyonun dışında 100’den fazla ulusal ve uluslararası kuruluşlar aynı birliğin üyeleridir. Dünya Cinsel Sağlık Birliği kuruluşundan bu yana farklı ülkelerde 24 uluslararası kongreye ev sahipliği yapmıştır.
Kahraman Güler Yazio: Yeterince İyi İlişki Nasıl Olur?
Hayatımıza aldığımız insanlar çoğu zaman kendimizi daha iyi hissetmek ve var olan iyilik halimizi daha da arttırmak için bize güç verirler ama bazen hayatımızda olması gerekenden daha fazla yer almaya çalışarak bize daha az yer bırakırlar. Bu da bizim hareket alanımızı, özerkliğimizi zedeler. Bu bazen bize iyi bir şeymiş gibi gözükse de çoğu zaman kendimizle ilgili yetersiz hissetmemize, mücadele gücümüzün düşmesine ve tek başımıza bir işi başarma gücümüze zarar verir. Çünkü bu bizim yukarıda bahsettiğimiz durumlar hakkındaki yetersizlik inancımızı besler. Örnek vermek gerekirse; sizinle ilgili önemli kararları vermeye çalışabilir, sizin problem yaşadığınız durumları çok fazla orada olarak besleyebilir. Çünkü siz aktif mücadele etmeyi sergilememiş olursunuz. Daha agresif bir ifade ile hayatımızda çok fazla olan insanlar, bizi fazla kontrol etmeye, çok fazla sahiplenmeye ve kıskançlık benzeri davranışlar sergilemeleri olarak da açıklanabilir. Bu durum ilerleyen zamanlarda ne giydiğinizden, ne yediğinizden ve kiminle zaman geçireceğinize kadar uzayıp gider. İyi bir ilişkide bunların dozuyla ilgili çok daha farkında olarak ilgi ve sevgi ile karıştırmayız. Hatta iyi bir ilişkide bazen ilgi ve sevgisizlikle mücadele etmeyi öğreniriz. Bu gerektiğinde olmaması gereken bir partnerin özelliği olarak değerlendirilebilir. O zaman partnerimiz ne zaman olsun?