onedio
Dünyanın Nüfus Yoğunluğu Bakımından 1 Numarası, Kanunsuz Şehir
Yıkılmadan önce dünyanın 1 numaralı nüfus yoğunluğuna sahip gotik şehri Kowloon Walled City, görüntüsüyle ve yaşantısıyla görenleri etkiliyor. Kötü bir yaşantı, illegal bir yaşam tarzı, kanunsuz bir şehir. Otoritenin bile giremediği bir bölge, garip bir yerleşim. Nasıl betimlemeler yapılabilir ya da hangisi burayı tarif etmeye yeterli olur bilemiyorum fakat Banliyö 13 filminindeki bölgenin orjinal hali, birçok filme ev sahipliği yapmış ya da ilham olmuş şehir diyebiliriz burası için. Greg Girard fotoğraflarıyla, kısa açıklamalarıyla bu şehri-bölgeyi biraz olsun tanımaya çalışalım...
Balat'ın Fotoğrafçılardan ‘Çektiği’
ZEYNEP KILIÇ HABERLER PazarBalat karelerinin olmazsa olmazı ‘top oynayan çocuk’, ‘camdan bakan teyze’ ve ‘halı yıkayan kadın’a sorduk: Neden sizi çekiyorlar? Cevap: “Biz de bilmiyoruz.”“10-15 kişiden oluşan amatör fotoğraf gruplarının akınıyla bahara girildiğini anlayan Balat halkı, sokakta halı yıkama seanslarına start verdi.”Son dakika gelişmesi gibi duran bu cümle, tahmin edeceğiniz üzere ironik haberlere imza atan mizah sitesi Zaytung’dan. Ve her Zaytung haberi gibi gerçeklerden tamamen kopuk değil. Nitekim amatöründen profesyoneline fotoğraf meraklıları için bir nevi laboratuvar işlevi gören Fener ve Balat semtleri bu konuda Tarlabaşı’nın bile pabucunu dama atmış durumda. Şimdilerde fotoğraf makinesini eline alan, bu iki semtin yolunu tutuyor ve tabiri caizse; ‘camdan bakan yaşlı teyze’, ‘saçı başı dağılmış çocuk’, ‘kapı önünde laflayan kadın’ avına çıkıyor. Dizi ve film çekimlerine gelen ekipleri hiç saymıyoruz bile.Durumu ‘eskiye duyulan özlem’, ‘tarihi yapılara duyulan merak’ gibi sebeplerle açıklamak kolaycılık olacağından bizzat sakinleriyle görüşmek üzere Fener-Balat’a doğru yola koyuluyoruz. Bir elimde ses kayıt cihazı, diğerinde not tutmak üzere defterimle ara sokaklarda gezindikçe kimse dönüp bakmıyor bile. Bir şekilde semtlerini incelemeye gelenlere o kadar alışkınlar ki. Niyetimi açıkladığım kişiler de ağız birliği etmişçesine aynı tepkiyi veriyor: “Evet geliyorlar fotoğraf çekmeye. Hafta sonları bu sokaklardan geçilmiyor bazen. Bilmiyoruz ki neden çekiyorlar. Eski binaları seviyorlar herhalde.”‘Renkli çamaşır asar mısınız?’ diye soruyorlarDışarıdan oldukça koyu olduğu belli olan pencere önü muhabbetlerden birini bozmak zorunda kalıyorum. Kur’an kursuna giderken komşusuyla iki lafın belini kırmak üzere duran kadına yaklaşıyor ve soruyorum: “Buralarda sürekli fotoğraf çekilmesinden sıkılıyor musunuz?” “Kızım ben pek anlamam o işlerden” deyip, pencereden bize bakan komşusunu çağırıyor. Fatma Korkmaz bizi kırmayıp aşağıya geliyor. 19 yaşındaki Korkmaz, Balat’a beş yıl önce gelin gelmiş. Fotoğrafçılardan sıkılıyor musunuz, sorusuna “Yoo niye sıkılalım, alıştık biz.” diye cevap veriyor. “Türkler de çok var ama daha çok yabancılar geliyor. Bir gün AB’ye girersek hiç yabancılık çekmem.” diye de espri yapıyor. Ona göre fotoğrafçıların en çok ilgisini çeken, binalar ve çamaşırlar. Fotoğrafçıların ve film ekiplerinin bazen kendilerinden ‘renkli çamaşırınız varsa asar mısınız?’ diye ricada bulunduklarını anlatan kadınlar, “Bazen de kendileri çamaşır getiriyor.” diyor. Korkmaz, bir gün de ‘ne kadar güzel evlerde oturuyorsunuz bir bilseniz’ diyen bir kadına evin durumunu anlatıp ‘isterseniz değiştirelim evleri’ diye karşılık verdiğini anlatıyor. Fotoğrafçıların ilgisinden genel olarak rahatsız olmadıklarını belirtirken eklemeden de geçemiyor genç kadın: “Geçende halı yıkarken çekmeye çalıştılar, rahatsız olduk. Sonuçta üstümüz başımız ıslak oluyor. Ben nereden bileyim o fotoğrafı nerede kullanacağını. Çekmeyin deyince çekmiyorlar sağ olsunlar. Ama haberimiz olmadan çekip koyuyorlarsa bir yerlere ona bir şey yapamıyoruz.”‘Para verdiklerinde seviniyoruz’Korkmaz’ın yanından ayrılıp bir başka ara sokağa giriyorum. Karşıdan, bu zamana kadar belki yüzlerce kez fotoğrafı çekilen Balatlı üç çocuk geliyor. Buz gibi havaya rağmen ve daha da önemlisi internet kafeye gitmek üzereyken yollarından ediyorum Aziz ve Bünyamin kardeşler ile Burak’ı. Geri çevirmiyorlar beni ve hep bir ağızdan başlıyorlar anlatmaya: “Abla bizim ev tarihi. 1970’te yanmış sonra tekrar yapılmış. Bizim evin önünde çok fotoğraf çekiyorlar. Geçen de benim fotoğrafımı çekti turist. Facebook’a da eklemiş. Bazen de biz onların fotoğrafını çekiyoruz. Kenan İmirzalıoğlu ile geçende fotoğraf çektirdik. Bazen para veriyorlar. Bana 5 lira verdi bir tanesi. O da bir şey mi bana 20 TL verdi...”‘Hiç sıkılmıyor musunuz peki?’ diye araya giriyorum. “Bazen sıkılıyoruz. Gözlerimiz ağrıyor.” diyor biri. “Para verince hoşumuza gidiyor.” diyor bir diğeri. “En çok maç yaparken çekiyorlar. En heyecanlı yerinde oyunu bozuyorlar.” diyor nihayetinde en küçükleri. Kimin, ne dediğine ben de şaşırıyorum ve ‘Eee bir fotoğraf da ben çekeyim bari’ diyorum. Dedik ya belki yüzlerce kez fotoğrafları çekildiğinden inanılmaz antrenmanlılar ve daha fotoğraf lafını duyar duymaz pozisyon alıyorlar. Kollarını birbirlerinin omuzuna attıkları o klasik pozu bir kez de bana verip internet kafenin yolunu tutuyorlar.‘Camdan bakan kadın’ın nesi ilginç?Fotoğrafçıların ilgisinden çok rahatsız olanlar da var. Az önce kırdığı odundan kalanları süpürürken karşılaşıyoruz onlardan biriyle. İsmini vermek istemeyen kadın “Çoğu insan sıkılmıyor olabilir ama ben istemiyorum hem kendimin hem çocuklarımın fotoğrafının çekilmesini.” diyor. 30 yıldır burada yaşadığını ve hâlâ ‘neden fotoğraflarının çekildiğini’ anlamadığını söylerken kendi kendine çıkarımda bulunuyor: “Çamaşır asan, camdan bakan kadın niye ilginç geliyor ben bilmiyorum. Kim bilir hâlâ bu devirde sokakta odun kıran kadın görmek ilginç geliyor onlara. Belki de küçümsüyorlardır.” Çocuklara para verildiğini öğrendiğinde ise fotoğraf çekilmesini istememesinin haklılığı kanıtlanmışçasına ekliyor: “Öyle bir şey varsa, çok kötü. Yani çocuklarımızı öyle bir şeye alıştırıyorlarsa bu hiç iyi bir şey değil.”‘Oryantalizmin bize de sirayet etmiş hali’Gezgin Dergisi Fotoğrafçısı ve Yazarı Hayrettin Oğuz, Balat’ta gelinen noktayı oryantalizmle ilişkilendiriyor: “National Geographic bakış biçimi adını verdiğimiz oryantalizmin bizim insanımıza da sirayet etmesiyle ilgili bir durum. Çünkü modernite ve oryantalizm ‘öteki’nin varlığıyla ayakta durur. Bugün bu tür mahallelere giderken fotoğraf makinesi elinde olan insan, karşısındaki insana selam bile vermez. Çünkü o bir insan değil sadece fotoğrafın malzemesidir. Tüketilmesi gereken bir unsurdur.”O insanlardan çok farklı değil hayatımızFotoğrafçılık bölümü mezunu Gökçe Öktem’in ders kapsamında semtte defalarca çekim yapan biri olarak söyledikleri dikkat çekici: “Fotoğraf öğrencisi olarak Balat’ta fotoğraf çekmek gibi bir deneyim yaşamak kaçınılmazdır. Oraya gidip toprakla oynayan çocuk, örgü ören yaşlı kadın, pencereden bakan genç kız vs. fotoğrafı çekilir. Sokaklarında gezerken sanki dünyanın en medeni ülkesinden inmiş şaşkın turistler gibi hayretlere düşmek, oradaki halka samimi görünmeye çalışarak yapmacık olmak da yanında hediyesidir. Neden oraya götürülüp sanki o insanlardan çok farklı bir dünyada yaşıyormuşuz gibi o hayatı belgelemek zorunda bırakıldığımızı asla anlayamadım.”Rahatsız olanların sayısı artacaktırFener-Balat-Ayvansaray kitabının Yazarı Ahmet Özbilge, fotoğrafçıları oryantalist bir bakış sahibi olarak nitelemek biraz haksızlık olacağını düşünmekle birlikte, bölge turistleştikçe fotoğraflarının çekilmesinden gına gelenlerin sayısının artacağını düşünüyor. Ancak Özbilge’ya göre bunun sebebini oluşturanlar bölgeye fotoğraf çekmeye gelenlerden ziyade, bölgedeki değerlerin ranta dönüşebileceğini fark edip bu yönde çalışmalar yapanlar.
Gündelik Kıyafetlerle Doğa Fotoğraflarını Zekice Tamamlamak
Brighton merkezli fotoğrafçı Joseph Ford, sanat yönetmeni Stephanie Buisseret, stilist Mario Faunez ve ilerleyen günlerde ekibe katılan bir diğer stilist Almut Vogel ile birlikte gündelik kıyafetlerin yakın çekim fotoğraflarıyla doğa fotoğrafları zekice birleştirilmiş. Kazağın kıvrımları bir çölü, kot pantolondaki görüntü bulutu, fermuarlar ise yolları tamamlamış. İşte oldukça yaratıcı çalışma sizlerle...
17 Karede En İyi Breaking Bad Duvar Kağıtları
Malumunuz izlediğimiz diziler yabancı ya da yerli bir süre sonra bizim için sadece bir dizi olmaktan çıkıyor. Özellikle bitene kadar her gün aralıksız izleyip, bittikten sonra da 'yahu keşke yavaş yavaş izleseydim' dedirterek hayatımız da açılmış bir boşluğu yüzümüze vuruyor.  Bu boşluğu bir nebze de olsa kapayabilmeniz için masaüstünüzü süsleyecek birbirinden güzel 17 Breaking Bad wallpaperı. Not: Yüksek kalite de indirebilmek için resmin sol üst köşesine gelip, kenar da çıkan seçeneklerin en altında ki aşağı doğru bakan okumsu kırmızı kutucuğa tıklayın.
Reklam
Polonyalı Fotoğrafçı Tarafından Hazırlanan 11 Yaratıcı İllüstrasyon
Polonyalı fotoğrafçı Dariusz Klimczak tarafından hazırlanan bu çalışma eşsiz manzaralarla süper yaratıcı fikirlerin birleşmesi sonucu oluşturulmuş. Yetenekli fotoğrafçının koleksiyonu günden güne büyüyor. Hiçliğin ortasında tek başına duran bir kız ya da orantısız şekilde büyük bavulu çekiştiren adam...İşte harika fotoğraflar...
Reklam
Klasikleşmiş 10 Anne Sözü
Bizi en çok seven, özleyen, düşünen insandır annelerimiz. Yardan geçilir, serden geçilir ama anneden vazgeçilemez. Evet en değerli varlıklarımızdır annelerimiz, başımızın üstünde yerleri vardır. Ve bir de her annenin kullandığı klişe cümleler vardır. Sanki aralarında ortak bir bağ vardır da istisnasız hepsi kullanır. Anadolu Üniversitesinde öğrenci olan Halil Beydilli bu sözleri derlemiş ve bir görsel seri hazırlamış.
Motosikletinin Üzerinde Gömüldü
ABD’nin Ohio eyaletinde akciğer kanserinden hayatını kaybeden 82 yaşındaki Billy Standley, çok sevdiği 1967 model Harley Davidson marka motosikletinin üzerinde cam bir tabut içinde gömüldü.Ailesi, tutkuyla bağlı olduğu motosikletiyle gömülmenin Standley’nin son arzusu olduğunu söyledi. Eski bir rodeo yarışçısı olan dört çocuk babası Standley’nin naaşı, motosiklet üzerinde durabilmesin diye mumyalandı.
Şehir Yalnızlıklarını Dile Getiren Sokak Sanatı
Sanatçı şehir insanın yanlızlığını minicik heykellerle dile getirmiş. Elinden çıkan bu küçük insanlar şehri istila altına aldı. Brüksel, Barcelona, Berlin gibi birçok şehirde sergi açmış olan sanatci, çimento kullanarak yaptığı heykeller sadece galerilerde değil, zaman zaman şehrin farklı mekanlarına da yerleştiriliyor.  Daha Fazlasiı Için: http://www.hangerart.net/sanat/65-sokak-sanati HangerArt Türkiyenin En Modern Kültür ve Sanat Sitesi
Reklam
Hikayelere Hayat Veren Güzide Örnekler
Alice Harikalar Diyarında, Moby Dick, Denizlerin Altında 20.000 Fersah gibi hikayelerden fırlayıp heykellere dönüşen güzel bir set sizleri bekliyor. Sanatçı: Jodi Harvey Brown aka Wetcanvas,
Burcunuza Uygun Ayakkabı Seçimi
Burcunuza uygun ayakkabı hangisi?KoçKoç kadınları mevsimine uygun ve renkli ayakkabıları severek giyecektir. Hareketli Koç kadınının rahat bir koşu ayakkabısı her zaman dolabında bulunur. Ancak kırmızı, turuncu, sarı ve göz alıcı ayakkabılar onun sevdikleri arasında yer alacaktır.BoğaO her zaman en yüksek platformlu topuklarla güzel görünür ve bir şekilde onları incelikle yürümenin kolay görünmesini sağlar. Zebra şeritli ve leopar desenli ayakkabılar da Boğa kadının da oldukça şık durur. Önemli olan kaliteli bir ayakkabı olmasıdır.İkizlerÇok ayakkabısı olacaktır. Bantlı sandaletleriyle bile çekici olduğunu düşünür. Bağlı ayakkabıları da oldukça sevimli bulacaktır.YengeçSevecen, duygusal ve nazik Yengeç kadını için, gladyatör tipi düz sandaletler bir çift muhteşem görünümlü ayak demektir. Sevdikleriyle zaman geçirirken rahat etmek ister.AslanŞık olmayı ve yaşamayı seven bir Aslan kadını için ayakkabı oldukça önemlidir çünkü ayakkabı kötü olursa, bütün kıyafet batabilir. Cesur renklerde, gösterişli, topuklu ve marka ayakkabıları tercih edecektir.BaşakGöze hoş görünen detaylarla mükemmel olan bir ayakkabı arayacaktır. Lacivert, krem, beyaz gibi renkler Başak insanlarının modaya el atmasıyla favori olmuştur. Ayrıca siyah da onlar için oldukça uygundur. Dantel bir ayakkabı, Başak için çok özel olacaktır.TeraziRahatlık ve çekicilik bir arada olduğunda, terazi kadını için ideal olan ayakkabıya ulaşmış olursunuz. Çift renkli ayakkabılar, çekici görünen ama aynı zamanda rahat olan ayakkabılar, onun tercihidir.AkrepBir ayakkabı ne olursa olsun, önce çekici olsun. Onun dolabında pek çok siyah topuklu ayakkabı bulabilirsiniz. Yüksek topuklu çizmeler, ayakkabılar onun için oldukça iyi seçimlerdir.YayTemel kelime rahatlık olacaktır. Bir Yay kadını için moda, eğer ona keyif veriyorsa oldukça eğlencelidir ancak rahatlığıyla mutlaka birleşmelidir.Oğlakİşe gidip gelirken rahat edebileceği bir ayakkabı verin Oğlak kadınına, onun için şıklık kadar sağlıklı ve rahat olması da önemlidir. Klasikle modern arasında, kullanımı kolay ve içinde rahat edebilecekleri dolgu topuklar onlara göredir.KovaBir Kova kadını için ayakkabıların renkleri önemlidir. Bacakları ve kıyafeti güzel gösterecek ayakkabılar giyerler. Bazen rahat olmasa da, güzel göstermesi yeterli olacaktır. Seksi ve renkli ayakkabıları Kova kadınlarına rahatlıkla sunabilirsiniz.BalıkBalık burcu insanının ayaklarıyla ilgili şikâyetleri fazladır bu yüzden ayakkabının rahat olması ve konforlu olması çok önemlidir. Babet, spor ayakkabı, az topuklu ayakkabılar balık kadını için idealdir.
En Büyük Göğüslü Kadınlar Hangi Ülkede
Bir internet sitesinin dünya üzerinde yaptığı araştırmaya göre en büyük göğüslü kadınlar ülkelere göre sıralandı. Listede Türkiye de var.geekologie.com adlı internet sitesinin dünya üzerinde yaptığı araştırmaya göre en büyük sütyen ölçülerine sahip olan ülkeler sıralandı.Listede Türkiye’de var.İşte en büyük göğüs ölçülerine sahip olan ilk 30 ülke…1- Rusya2- Finlandiya3- İsveç4- Almanya5- Çek Cumhuriyeti6- İsviçre7- Macaristan8- Amerika Birleşik Devletleri9- Bulgaristan10- Bosna Hersek11- Venezuella12- Kolombiya13- Ukrayna14- Romanya15- Litvanya16- İngiltere17- Avustralya18- Fransa19- Kanada20- Brezilya21- İtalya22- Türkiye23- Yunanistan24- Arjantin25- İzlanda26- Mısır27- Gürcistan28- Estonya29- Polonya30- İspanya
Reklam
Sarımsak Kilo Verdirir Mi?
Kilo vermenizi sağlayan sarımsak, aynı zamanda size yararı olan onlarca özelliğe sahip.Öncelikle sarımsakla ilgili önyargılarınızdan kurtulun. Onun kokusu ve tadının asıl değer katan özellik olduğunu biliyor musunuz?Sarımsağın içinde allicin denilen bir birleşen var ve bu madde sağlığınız için oldukça yararlıdır.Eğer kokusundan rahatsızlık duyduğunuz için sarımsaktan uzak duruyorsanız, doğanın mucizevi başka bir ürünü size yardıma koşacaktır; karanfil!Sarımsak iştahı kapatan bir besindir. Beyninize tokluk sinyali yollar.Eğer yemeklerinize sarımsak koyar veya bir parça sarımsağı yemekle beraber tüketirseniz, beyninize hızla ulaşan tokluk sinyali fazla yemenizi engelleyecektir.Sadece yeme eğilimini azaltmakla kalmıyor, metabolizma hızını da arttırıyor.Vücudunda adrenalin hormonunun salgılanması için, sinir sistemini uyarmak gerekiyor. Sarımsak metabolizma hızını yükselterek, kilo yakmaya ve kilo vermeye yardımcı oluyor.Yüksek kolesterolden şikayetçi olanlar için, ilaç niyetine sarımsak tüketmeleri öneriliyor.Kolesterolü düşürme etkisinin yanı sıra kalp krizi riskini de azaltıyor. Kalp sağlığı için sarımsak yiyin.Kandaki pıhtılaşma riskini azaltan sarımsak, kan trombositleri üzerinde etkilidir. Anti-enflamatuar etkisi vardır.Yapılan çalışmalarda hipertansiyonu olan kişilerde kan basıncını düşürülebilir olduğu ortaya çıkmıştır.Kanser riskini azalttığı, özellikle mide, kolon ve prostat kanseri üzerinde etkisi olduğu yapılan çalışmalar sonucunda ortaya çıkmıştır.Saç sağlığı için sarımsak önemlidir. Özellikle saç dökülmesinde etkili olduğu biliniyor.Cildinizi aknelerden temizlemek ve sağlıklı bir cilde sahip olmak istiyorsanız, sarımsak doğal bir ilaç görevi görecektir.Soğuk algınlığı konusunda sizi en çok destekleyen besin olan sarımsak, antioksidanlarla doludur. Bağışıklık sisteminizi güçlendirir.Sedef hastalığının ne kadar zorlayıcı olduğunu yaşayanlar bilir, çözüm bulmak zordur. Sedefle mücadele ederken, sarımsak size destek olur. Sedef olan bölgeyi sarımsak yağı ile ovun.Anti-mantar özelliklere sahip sarımsak, kaşıntılı ayak mantarından kurtulmak için iyi bir yoldur. Ilık su içine ezilmiş sarımsak koyun ve ayaklarınıza bu suyla banyo yaptırın.Alerjiye karşı savaş açtığınızda, sarımsak sizin en büyük destekçiniz olacaktır. Sarımsağın anti-arterit özelliği, mücadelenizde elinizi güçlendirir.Sarımsak, insülin salınımını arttırır ve diyabetiklerde kan şekeri seviyesinin yükselmesini sağlar.
Forma Girmek İçin Kabullenmeniz Gereken 11 Şey
Forma girmek ve fit olmak için göze almanız gerekenleri öğrenin. Gerçekten forma girmeye ve iyi görünmeye karar verdiyseniz, öncelikle kabul etmeniz gereken bazı şeyler var. Eğer forma girmek için harekete geçecekseniz bunları göze almalısınız. Sızlamalar ve ağrılara hazırlıklı olmalısınız ama bu genellikle iyi bir şey çünkü kaslarınızı gerçekten çalıştırdığınızı gösterir. Uzun zamandır hareketsiz kalan vücudunuzdaki kaslar tembelleştiği için onları zorladığınızda canınızın yanacak olması oldukça doğal. İyi haber ise bu ağrılara rağmen egzersizlere devam edebilirsiniz ve zaman geçtikçe güçlenecek, benzer ağrılardan kurtulacaksınız. Elbette aşırı zorlanmalar sonucu oluşan gerçek sakatlanmalardan sakınmalı ve böyle bir durumda mutlaka bir profesyonele görünmelisiniz. Sakatlanmayı garantilemenin kesin yollarından birisi hiç ara vermeden egzersiz yapmaya çalışmaktır. Vücudunuza toparlanması için zaman vermezseniz antrenmanlarınızın stresini kaldıramazsınız. İnanın ara vermeyerek daha güçlü ya da hızlı olmayacaksınız. Ne kadar acele ederseniz o kadar başarısız olma riski taşıyorsunuz. En az ama en az haftanın bir günü mola vermeyi unutmayın! Kaslar spor yaparken yapılanmaz. Uyuduğunuzda, vücudumuzda kan dolaşımı hızlanır, büyüme hormonları çalışır ve doku tamiri başlar. Yeterli kaliteli uyku uyumadan, egzersizlerinizden sonuç almayı beklemeyin. Şanslısınız çünkü girdiğiniz egzersiz ritüeli daha rahat ve iyi uyumanıza da sebep olacaktır. Forma girmeye kimse için değil, kendiniz için karar verdiniz (en azından öyle umuyoruz), öyleyse tüm çabanız da kendiniz için olmalı. Yapabildiğiniz kadar yapın ve etrafınızda her geçen gün daha fazla kilo vermiş görünen kadını ya da o adamın squatta kaç kilo ile çalıştığı görmezden gelin. Herkesin farklı hedefleri ve farklı altyapısı var ve bu normal. Spor salonlarında uzay mekiğine benzer aletleri kendi başınıza çözmeye korkmayın ve eğitmenlerden yardım istemekten çekinmeyin. Daha çok kalori yakacaksınız ama yaptığınız egzersizler aynı zamanda açlık hormonu seviyesini de artıracak. Yağsız protein, sağlıklı yağlar, tam tahıllılar ve taze ürünleri tercih etmelisiniz. Evet terleyeceksiniz ama uğraşıp tükettiğiniz kalori, şeker ve tuz miktarını geri almak için destekleyici içeceklere ihtiyacınız olduğunu gerçekten düşünüyor musunuz? Hayır! İhtiyacınız olan bildiğiniz saf su. Eğer ara sıra ekstra bir şeye ihtiyacınız olduğunu hissederseniz bir muz yiyin. 2012’de yapılan bir araştırmaya göre, muz yiyen bisikletçiler takviye içecekler kullanmayı tercih edenlere göre daha iyi performans sergiliyormuş. Eğer forma girmekten anladığınız incelmek ise, maalesef her egzersiz kilo vermenize sebep olmaz. Ayrıca egzersiz sonrası atıştırmalarda aşırıya kaçma riskiniz de var. Yapmayın. Vücudunuzda yağ yakıldıkça kas yapılanması olacaktır ve bu kilo kaybetmiyormuşsunuz gibi görünmenizi sağlayabilir. Her halükarda eskisinden çok daha iyi hissedecek ve olacaksınız. Eğer ilk gittiğiniz günlerde duş sırası ya da park problemi ile karşılaştıysanız, hemen endişelenmeyin. Sezonluk egzersiz düşkünlerinin bildiği gibi, Ocak’ta başlayanların çoğu en fazla Şubat ortasına kadar devam eder bu maceraya. Birkaç hafta bekleyin ve gittiğiniz salonun yüzde 60’ının boşaldığını görün. Tabii siz de ayrılanlar arasında olmazsanız. Spor salonuna giderken giydikleriniz sayesinde kirli sepetiniz her zamankinden yoğun olacak ve yıkamak için zamanınız daha da az. Eğer ocak ayında spora başladıysanız, muhtemelen şubatta maratona katılacak değilsiniz. Acele etmek, hızlı davranmak, bünyeyi zorlamak dönüşü olmayan sağlık problemleri yaşamanıza sebep olabilir. Sabırlı ve istikrarlı olursanız, istediğiniz vücuda bu sene ulaşacaksınız ama lütfen acele etmeyin.
Reklam
Cildiniz İçin Yumurta Akı Maskesi
Yumurtanın içinde A, B, D ve E vitaminleri bulunmaktadır. Yumurta B2 vitamini bakımından zengindir. B2 vitamini deri ve göz sağlığı için gerekli olan bir vitamindir. Yağ deyince akla gelen kolesterol açısından yumurtayı incelemek gerekirse, beyazında kolesterol ve yağ olmadığı görülür. Fakat buna karşın sarısında 213 miligram kolesterol bulunur. Besinlerdeki kolesterol oranının kandaki kolesterolü arttırdığı düşüncesi ile yumurtadan uzak durulmuştur. Yağlı ciltler için limon ve yumurta akı maskesini deneyin!Limon çok amaçlı bir meyvedir. Yararları say say bitmez. Ama aynı zamanda kozmetik olarak da faydaları vardır. Ciltteki koyu lekeleri çıkartır, asitleri sayesinde yağlı cildinize iyi gelir.Yumurta beyazı da protein değerinin yüksek olması; vitaminler, mineraller ve B vitaminleri içermesi dolayısıyla sağlık açısından harikadır ama bir de cilde sürme kısmı var ki bunun kırışıklıklara iyi geldiği ve gergin etki verdiği de söylenir. Yağlı cildi düzeltirken bir yandan da gergin yapar. İşte kolay bir maske tarifi:Yumurta Akı ve Limonlu Maske- Yüzünüzü yıkayın. Makyaj, losyon veya güneş kremi varsa temizleyin. Sadece su kullanmak yerine yüz temizleyici bir tonik kullanın. Bu, ciltteki tüm -yağı diğer cilt bakım ürünlerinden daha iyi temizler.- Yumurtanın akını beyazından ayırın.
Büyük ve Küçük Memelerin Düellosu
Kimisi büyük sever kimisi küçük. Bu videoda da büyük bir meme ile küçük bir memenin kapışması söz konusu. Bu amansız mücadeleyi kazananı tahmin etmek çok zor da değil aslında.
Internet'in Yeni Popüler İkilisi: Uykucu Theo ve Beau
Instagram'ın anneleri gerçekten yaratıcı. Jessica Shyba isimli anne, oğlu Beau ve 7 haftalık köpekleri Theo'nun uyku anlarını 'Theo ve Beau İçin Uyku Vakti' isimli çalışmasıyla instagram'da paylaşıyor. O kadar popüler olmuş ki, çektiği fotoğraflardan bir kitap teklifi bile almış! İşte sevimli ikilinin fotoğrafları
Reklam