İstediğiniz Erkeği Elde Etmenin Yöntemleri
Vücut dilinizi kullanarak ve kendinizi doğru ifade ederek, beğendiğiniz erkeği tavlamanız çok kolay. İşte istediğiniz erkeği elde etmenin yöntemleri...Heyecanlı bir macera mı arıyorsunuz? Yoksa istediğiniz ciddi bir ilişki mi? İstediğiniz nasıl bir ilişki olursa olsun bir gerçek var: Önce o erkeği elde etmelisiniz. Gözümüze kestirdiğiniz erkekle sözlü iletişime geçmeden önce vücut dilimizle iletişime geçiyoruz. Hareketlerinizin vücut dilinde ne anlama geldiğini bilirseniz, karşınızdaki kişiye ulaşmanız, kendinizi ifade etmeniz çok daha kolay olabilir.
Neden Merak Ederiz?
Doğuştan gelen temel bir duygu olan bu his, bir güdü olarak sınıflandırılamaz. Çünkü merak sonucunda oluşan belirli bir davranış biçimi yoktur.Neden meraklı olduğumuzu açıklamak için ileri sürülen bir görüşe göre, yeni ve karmaşık şeyler beyinde belirsizlik hissine neden oluyor. Merak ise canlıların kendilerini hoşnutsuz hissetmesine neden olan bu histen kurulmayı sağlıyor. Yeni ve karmaşık şeyler hakkında daha fazla bilgi edinmek, bunların sebep olduğu hoşnutsuzluğu azaltıyor. Bu kuramın en büyük eksiği, insanların yeni ve karmaşık şeylerle karşılaşmadıkları zaman da meraklanmalarını açıklayamaması. Örneğin canı sıkılan birinin kendisini eğlendirecek ilginç şeyler bulmaya çalışması bu kuram ile açıklanamıyor.Merak duyusunun nedenini açıklamak için öne sürülen başka bir kuram “en uygun uyarılma” modeli olarak adlandırılıyor. Bu kurama göre beyin her zaman en uygun uyarılma düzeyinde olmaya çalışır. Yeteri kadar uyarılma olmadığı durumlarda ise yeni şeyler öğrenerek uyarılma düzeyini artırır. Bu kuram daha önce bahsedilen kuramın açıklayamadığı durumları -canı sıkılan insanların yeni şeyler öğrenmeye çalışmasını- başarı ile açıklıyor. Fakat eğer beyin en uygun uyarılma düzeyinde bulunmaya çalışıyorsa, bu duruma ulaştıktan sonra neden yeni şeyler öğrenerek en uygun düzeyden uzaklaşsın? Kuram bu soruya cevap veremiyor.Merak ile ilgili öne sürülen üçüncü kuram ise meraklı olmanın nedeninin, merak sonucu yapılan hareketlerin beyin tarafından ödül olarak algılanması olduğunu söylüyor. Bu düşünceye göre yeni bilgiler öğrenmeye çalışmak dopamin salgılanmasına neden oluyor. Beyin tarafından ödül olarak algılanan bu madde insanların kendilerini daha iyi hissetmesine neden oluyor.
Evlenilmeyecek Erkekler ve Özellikleri
Hangi erkeklerle evlenilir, hangileriyle evlenilmez? İşte kadınların deneyimlerinden derlenen evlenilmeyecek erkeklerin özellikleri...Hangi erkeklerle evlenilir, hangileriyle evlenilmez? İşte kadınların deneyimlerinden derlenen evlenilmeyecek erkeklerin özellikleri…1. Sizi annesinden bile çok sevdiğini söyleyen, tüm kadınlardan farklı olduğunuzu, büyüleyici olduğunuzu söyleyen bir erkeğe asla kapılmayın. Ölünceye kadar sizi bırakmayacağını söylese de bir gün ortadan kaybolabilir.2. Geleneklerine bağlı bir erkek arkadaşınız varsa biraz durun. Sizi kendi adetlerine uydurmak için çabalıyorsa, hatta zorluyorsa tekrar düşünün. Sizi değiştirmeye çalışan bir erkekle ne kadar anlaşabilirsiniz ki? Ona tutkulu olduğunuz dönemde onu kazanmak için yapacaklarınız asla onun size daha çok aşık olmasını sağlamaz.3. Hayatınızda gördüğünüz en yakışıklı adamla evlenir misiniz? Üstelik ikinci buluşmanızda size sonsuz aşktan söz edip, aşkınızın böyle olduğunu söyleyen biriyse tekrar düşünün. Çoğu kadın ilerleyen süreçte böyle bir erkeğin sadece hayal olduğunu görüyor.4. En beğendiğiniz sanatçı kadar yakışıklı bir erkekle çıkıyorsunuz. Bu tür yakışıklı bir adamla kadınların ilgisi ya da kendi çapkınlıkları sebebiyle uzun süre birlikte olmak oldukça zordur. Dikkat edin5. Bir gece dışarı çıktınız ve birinden hoşlandınız. Her şey çok çabuk gelişti, sabah gözlerinizi açtığınızda onunla nişanlanmıştınız ya da siz öyle sandınız. Yanınızda kimse yoksa, ne yazık ki çapkın bir playboy’a rastladınız. Aynı yere gittiğinizde muhtemelen yine orada ancak yanında bu kez başka biriyle olacaktır.
Meme Kanseri Nedir?
Çağımızda birçok kadının korkulu rüyası haline gelen meme kanseri, her 8 kadından birinde görülüyor. Birçok kadın meme kanseri olduğunu artık her şey çok geç olunca fark ediyor.Meme kanseri birçok kadını tehtit eden bir kanser türüdür. Günümüzde yoğun ve tempolu yaşam, hormonlu gıdalar, sağlıksız beslenme ve artan alkol tüketimi yüzünden meme kanserine yakalanma oranı artmış ve yaygınlaşmıştır. Maalesef birçok kadın meme kanseri olduğunu artık hastalık çok ilerlediğinde ya da tedavi edilemez bir hale geldiğinde fark ediyor. Halbuki erken teşhisle meme kanseri tedavisinde kesin bir sonuç alınabiliyor.Meme kanserinin ortaya çıkmasına sebep olan etkenler nelerdir?Erken adet görmek (10 yaş ve altı),Geç menapoza girmek (50 yaş ve üstü),Cinsiyet,Irk,Aşırı yağlı beslenme ve kilo,Geç doğum yapmak ya da hiç doğum yapmamış olmak,Emzirmemek,Normalden iri meme dokusu,Hormonal değişiklikler (hormonaterapi),Ailede meme kanseri geçmişi bulunması,Kadının yaşı,Kadının kendisinde meme kanseri olması,İyi huylu meme hastalıkları (fibroadenom),Alkol tüketimi, (iki kadeh şarap ve üstü),SigaraBu etkenler neden meme kanserinin oluşmasına sebep olurCinsiyet Şüphesiz ki meme kanserine yakalanmak için en önemli etkeni cinsiyet oluşturur. Erkeklerde meme kanseri görülme riski kadınlara göre 146 kat daha azdır.Yaş Meme kanseri, ergenlik döneminden önce ortaya çıkmaz. Yirmi yaşından önce ortaya çıkma ihtimali oldukça azdır, kırk yaşın üzerindeki kadınlarda %90-95’lik bir oranında meydana gelir.Irk Beyaz ırka mensup kadınlarda siyahi kadınlara göre 1-2 kat daha yaygın şekilde ortaya çıkmaktadır.Aile geçmişi Bir ailede meme kanserinin daha çok ortaya çıkmasının sebebi, ortak genetik veya çevre etkenleridir. Bu etkenleri birbirinden ayırmak oldukça güçtür.Genetik Ailesinde meme kanseri bulunan bir hastanın bu hastalığa yakalanma potansiyeli genel ortalamadan 2-3 misli fazladır ancak bu durum kişinin kesin bir şekilde hasta olacağını anlamına gelmez, sadece yakalanma ihtimali biraz daha yüksek olmaktadır.Daha önce meme kanseri geçirmiş olmak Meme kanseri sebebi ile tedavi olmuş bir kadın hastada diğer memenin de kanser olma riski her sene için yaklaşık olarak %0,5-1 yükselmektedir. Bu risk grubuna dahil kişiler yaşam boyu risk altındadır. Bu sebeple de sürekli kontrol altında olmalıdırlar.Hormonlar Kimi hormonların ve özellikle de “östrojen” hormonunun meme kanseri üzerindeki etkisi oldukça tartışılan bir husustur. Östrojenin özel olarak kansere yol açtığı söylenemez. Fakat hali hazırda mevcut olan bir meme kanseri, östrojen etkisiyle çok hızlanmaktadır.Erken görülen adet Özellikle 12-13 yaş öncesi adet görmeye başlayan kadınlarda, hayat boyu meme kanseri riski, daha geç adet olan kişilere nazaran iki kat fazla olmaktadır.Doğum İlk doğum yaşı meme kanseri riski bakımından önem teşkil eder. İlk doğumunu 18 yaşında ya da daha erken yaşlarda gerçekleştiren kadınlarda meme kanseri ihtimali, hiç doğum yapmayanların neredeyse yarısından daha az olmaktadır. Hiç doğum yapmamak kanser riskini artıran etkenlerdendir. İlerleyen yaşlarda çocuk doğurmak da yaşa göre riski artıran nedenlerdendir.Doğum kontrol hapları Doğum kontrolü amacı ile ilaç kullanımının riski ihtimalini yükselttiğini kanıtlayan epidemiyolojik olarak bugüne dek gösterilememiştir. Fakat teorik şekilde riskten söz edilir.Beslenme düzeni ve şişmanlık Özellikle aşırı kalorili beslenme düzeninin meme kanseri ile bağlantısı üzerinde oldukça fazla durulmuştur. Meme kanserine yakalanmış hastaların çoğunlukla kilolu ve iri yapılı oldukları gözlenmektedirAlkol ve sigara kullanımı Uzun süre alkol ya da sigara kullanımı doza bağlı olarak riski yükseltiğini gösteren çalışmalar yapılmıştır. Alkol alışkanlığı, şayet 30 yaş altında başlanmış ise risk artmaktadır. Sigaranın ise riski hem arttırdığı hem de azalttığı yönünde araştırmalar mevcuttur. Azalttığını öne süren bilim insanları, sigara tüketenlerde serum ve idrar östrojen düzeylerinin düşük olduğunu belirterek, bu görüşlerini desteklerler.İyonizasyon yapan ışınlar Bu ışınlar çok uzun bir süre uyuma (latent) evresinden sonra meme kanseri riskini arttırmaktadır. Atom bombasından sağ kalanlarda yaklaşık 10-15 yıl sonra meme kanserinin ortaya çıkma oranı artmıştır.Pegarose
Başarılı İnsanların Yirmili Yaşlarında Tadına Vardıkları 13 Deneyim
Günümüzün başarılı birçok insanı, bulundukları yere tepeden inme gelmedi. Bilgilerini, zekalarını, kaynaklarını nasıl kullanacaklarını öğrene öğrene tırmandılar basamakları. İşte başarılı kimselerin 20'li yaşlarında tecrübe edip ders çıkardıkları, size biraz ışık tutacak 13 adım.
"Bu Tarz Benim" Programını Alt Etmek İçin Yayına Sokulabilecek Alternatif 5 Program
Bu Tarz Benim programının aldığı reyting ve sosyal medyada yarattığı etki eminiz ki diğer TV'lerin gözünden kaçmamıştır. Harıl harıl benzer program formatları düşündüklerine eminiz. İstedik ki onların işlerini kolaylaştıralım ve Bu tarz benim programını alt edebilecek alternatif program fikirleri sunalım. Editör kadromuz ile uzun saatler boyunca tartıştık ve sonunda 5 program önerisi ile karşınıza çıktık. Ufak bir telif ücreti mukabili bu programları isteyen TV kanalına verebiliriz. Bizimle irtibata geçmeleri kafi. Acun duydun mu?DİKKAT: Sansürlenmiş de olsa galeri küfürlü içerik barındırır.
Günlük Hayattan 12 'Makul Şüpheli'
Türk Dil Kurumu'nu kıskandıran kelime grupları kanunlarda kendine yer buluyor. İşte onlardan biri de 'makul şüpheli'. Suçlular 'baba naber ya' diye gezerken, kolaylıkla 'hooop gel bakayım buraya' diye alınabilecek olan bu şüphelileri sizin için listeledim.
Hayvanlar Alemi Algınızı Değiştirecek 19 Sıradışı Bakış Açısı
Bu fotoğrafları gördükten sonra hayvanat bahçesi ziyaretleriniz asla eskisi gibi olmayacak. Belki de yolda gördüğünüz bir hayvan hakkında çok farklı şeyler düşüneceksiniz. Ama haksız mıyım? Dünyaya farklı bir açıdan bakıp, hayvanların ilginç yönlerini görebilmek oldukça ilginç değil mi?
Mutlu Olmanın 10 Bilimsel Formulü
Psychological Bulletin'de yayınlanan araştırmaya göre; kendiniz için değil de, başka insanlar için para harcamak, size kendinizi daha iyi hissettirecek. En mutlu insanların, en büyük vericiler olduğunu ortaya koyan araştırmaya göre; bağış yaparak ve başkalarına para vererek mutluluğu yakalayabilirsiniz.
Kocasının Spor Arabasını Sanat Eserine Dönüştüren Yaratıcı Sanatçı
Collen Kelton, Japonya'da bulunan ABD birliklerinde çalışıyor ve tam bir spor arana hastası diyebiliriz. 1995 model bir R33 Nissan Skyline GTR'ı var. Aracın performansının harika olmasına karşın Kelton'un araçta sevmediği bir şey vardı. O da aracın gri rengi... O dönemde kız arkadaşı, şimdilerde ise eşi olan sanatçı Allison bu duruma harika bir çözüm önerisi getirdi. İlk önce Collen'i ikna etmek için tamponun minik bir kısmına girdap deseni yaptı. Collen beğenince de tüm arabayı bu desenlerle donattı ve ortaya sanat eseri gibi duran bir sürat makinesi çıktı. Eşlerimizin ve kız arkadaşlarımızın bu kadını örnek alarak arabalarımızı kıskanmak yerine, onlarla iyi geçinmesi dileğiyle...