onedio
Bilim, Kansere Karşı Başlattığı Savaşı Adım Adım Kazanıyor
Tıbbi gelişmelerin hızla arttığı çağımızda, en çok sorulan sorulardan birisi 'eğer bilim ve tıp bu kadar geliştiyse, neden insanlar hala kanser yüzünden ölüyor?' oluyor. Bu sorunun cevabı oldukça karmaşık, fakat bir o kadar da kesin: Bilim, kansere karşı başlattığı savaşı kazanmak üzere.
'Seks' Hakkında Kulaktan Kulağa Yayılan 12 Efsane ve Gerçekler
Konu cinsellik oldu mu her kafadan bir ses çıkıyor. Ülkemizde tabu olan bu konu hakkındaki bilgiler de haliyle kulaktan dolmanın ötesine geçemiyor. 2 saat süren sevişmeler, gecede 4 defa yaşanan birliktelikler, 52 dakika süren cinsi münasebetler, bilmem neresi hariç 25 cm gelen fallik simgeler! Peki gerçekler ne diyor? İşte hepsi bilimsel araştırma ürünü olan gerçekler.Burada 18+ uyarısı yapmayı uygun görüyorum. Her ne kadar görseller inografik olsa da bu konudan rahatsız olabilecek arkadaşları uyarmak boynumuzun borcu. Ha bir de galeride subliminal mesaj, algı yönetimi, vb. şeylere başvurulmamıştır. Galerinin kendisi seks zaten neyin subliminali?
Dudak Dolgusunun Kötü Olma İhtimali Var mı?
Estetik önceye göre daha sıcak bakılan bir alan olmasına rağmen hala akıllarda kötü sonları içeren birçok soru işaretini barındırabiliyor. Yüzde çok dikkat çeken ve öncesinde kötü örneğini gördüğümüz dudak dolguları yüzünden özellikle dudak dolgusu işleminden kaçınılabiliniyor.Peki dudak dolgusunun kötü olma ihtimali var mıdır?Evet, dudak dolgusu korktuğunuz gibi olabilir. Dikkate alınmayan, özenle yaklaşılmayan her şey gibi dudak dolgusunda da dikkatsiz davranılırsa ne yazık ki sizi kötü dudaklar bekliyor. Bunun için bazı şeylere çok ama çok dikkat etmek, iyi bir araştırma yapmak gerekiyor. Kötü dudaklara sahip olmamak için aşağıda yazılanları dikkate almanızı öneririm.Sık Doktor DeğişikliğiEstetik operasyonlarda, hele ki dudak dolgusu gibi tekrar gerektiren estetik operasyonlarda doktoru sık sık değiştirmek, doktorla iletişimi kesmek ya da daha zamanı gelmeden her ay üst üste başka bir doktora dolgu yaptırmak dudak dolgunuzun doğallığını bozacak ve kötü bir görüntü oluşturacaktır.Kalıcı Dolgular KullanmakBirçok doktorun uzak durduğu dudakta kullanılan kalıcı dolgular dudakta gerçekten de çok masum değiller. Vücudunuzun kabul edemeyeceği türden olan bu malzemeler dudaklarınızda alerjik reaksiyonlara yol açabileceği gibi zaman içerisinde şekli bozulup, topaklanabilir. Bu nedenle kalıcı dolgu yaptırıp böyle bir risk almak yerine geçici ama sağlıklı güvenilir marka dolgu yaptırmayı, vücudunuzun kabul edeceği malzemeler kullanılmasını tercih etmelisiniz.Bilinmeyen Bir Yerde YaptırmakDudak dolgusunu kesinlikle hafife almamalısınız. Dudak dolgusu da vücudunuzda yapılacak diğer tüm değişiklikler gibi önemli ve ciddiye alınması gereken bir işlemdir. Estetik işlem olması, önemi azaltmıyor. Vücudunuza yapılan her müdahale küçük de olsa maksimum özeni hak eder.Bu nedenle doktorunuzu iyi araştırmanız, gerekirse birçoğuyla görüşmeniz, internette araştırmalar yapmanız ve aralarından en güvendiğinizi bulmanız gerekiyor. Yani sırf kampanya var diye adı sanı bilinmeyen bir yere kendinizi emanet etmek dudak dolgusunun kötü olmasından öte çok daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Güvenilir bu alanda uzman doktorlardan şaşmayın.Dudak Kasının İçine YaptırmakAslında bu risk, dolgunuzu yanlış bir yerde yaptırdığınızda ortaya çıkıyor. Dudak dolgusu karşıdan bakınca kolay bir işlem gibi görünse de, doktorunuzun hangi kremi kullanacağı, ne kadar bekleyeceği, dolguyu nereden yapacağı, iğneyi nereden uygulayacağı, dolguyu ne miktarda yapacağı ve bunun gibi daha bir çok küçük ama çok önemli ayrıntıları içeren bir işlemdir. Ama bu işin inceliklerini bilmeyenler dudak kası gibi yanlış yerlere dolgu yapabilir, bu da o korktuğunuz görüntüye neden olabilir.Sadece Üst Dudağa Çok Miktarda Dolgu YaptırmakKötü görünen dolgu dudaklar için kullanılan bir tabir vardır bilirsiniz, “ördek ağzı gibi” denir. İşte bu durum sadece üst dudağa dolgu yapıldığında, hele ki bol miktarda yapıldığında ortaya çıkabiliyor. Normal oranlarda alt dudaktan ince duran üst dudak neredeyse alt dudağı yutmuş gibi kapatıyor, bu da dolguyu resmen bağıran bir işleme dönüşebiliyor.Çok Dolgu YaptırmakDudaklara yapılacak dolgu oranı da istediğiniz doğal ve güzel sonuç için son derece önemlidir. “Nasılsa dolgu yaptırıyorum, bolca yaptırayım!” diye düşünmek oldukça yanlıştır. Fazla dolgu istenmeyen görüntülere neden olabilir.Dudaklara isteğe göre az ya da çok dolgu yapılabilir ama bunun da bir sınırı vardır. 0.6 cc-1.5 cc arasında yapılan dolgular doğal bir görünümün kapısını aralarken fazlası hemen fark edilecek düzeyde anormallik doğurabiliyor. En dolgun dudaklara değil, size en yakışan dudaklara sahip olmak en birincil hedefiniz olsun.
"Adım Adım" ile Yardımseverlik Koşusu Yap
Türkiye'de koşuyu  ve  duyarlılığı birleştirerek, iyilik  peşinde  koşarak neler yapılabileceğini  göstermek  için  3.700  kişi  ADIM  ADIM  isiminde  sivil  toplum oluşumu altında bir araya gelmiş. Bu oluşumun katılımcıları hem koşarak hem de yardım toplayarak yarışıyorlar, bunu yaparken  de  binlerce  insanın  hayatında  olumlu  bir  fark  yaratmanın mutluluğunu yaşıyorlar.  Bugüne  kadar  destekledikleri  sivil  toplum  kuruluşları yararına 4,4 milyon TL’ye yakın maddi kaynak yaratmışlar.Rahman Altın, Ayça Şen, Tan Cemal Genç, Murat Çelikkkol iyilik peşinde koşarlarsa ne olur?İyilik peşinde koştular ve aşağıdaki harika film ortaya çıktı.Müzik Rahman Altın'dan, seslendirme Ayça Şen'den, çizim Tan Cemal Genç'ten artık koşması ve koşturması da sizden!#iyilikpesindekoshttp://www.adimadim.orghttps://www.facebook.com/hareketegec?fref=ts
Dünyanın En Zor "Hangisiyle 'Evlenirdin, Sevişirdin, Kavga Ederdin' Anketi"
etiket
Anketi çözerken beyniniz yanabilir. Dikkat!.. Lütfen her soru için o 3'lüden birini seçin. Yani hem evleneceğiniz hem kavga edeceğiniz kişiye aynı kişiyi işaretlemeyin. Not: Bu anket tamamen mizah amacıyla yapılmış olup, kimseyi aşağılama amacı gütmez. Cevaplarınız anonimdir! Bazı soruları cevaplarken 'karşı cins olsaydım ne yapardım' diye düşününüz :) İyi eğlenceler! 
Reklam
Sokak Çocukları Gerçeği / Hulki Eroğlu
Geleceğin en büyük teminatı olan çocuklarımızın “SOKAK ÇOÇUĞU” kavramıyla özdeşleştiği bir yaşamdan bahsetmeye çalışacagim. “SOKAK ÇOCUKLARI” meselesinin toplumsal bir sorun olduğu bilincinde olduğumdan İstanbul’da özel bir çocuk bakım merkezinde çalışan Aytekin Arkadaşımın görüşlerine ihtiyacım oldu. Ve bu konuyla ilgili olarak kendisinde bazı araştırma sonuçları olduğunu ve benimle paylaşabileceğini söylemesi üzerine kendisiyle ortak bir çalışma yapıp bunu siz Hulki Eroglu dostlarina ulaştırmak istedim.Sokak çocukları ile ilgili bana ulaşan belgeler arasında 30–31 Mayıs 2014 tarihinde İstanbul’da yapılan Yoksulluk Sempozyumunda sözel bildiri olarak sunulan bir belgenin tam olarak içeriğini bu haftaki yazımızda aktarmaya çalışacağım.İŞTE O BELGE;Çeşitli sokak çocuğu tanımları içinden Avrupa Konseyi Sokak Çocukları Çalışma Grubunun da benimsediği tanıma göre “Sokak Çocukları 18 yaşın altında bulunan ve kısa/uzun süredir sokak ortamında yaşayan, oradan oraya başıboş mayın gibi dolaşan, kendi arkadaş grupları arasında ve sokakta ilişkilerini sürdüren, ana-baba, öğretmen, sosyal hizmet uzmanı gibi kendilerinden sorumlu yetişkinlerle ya çok az ilişkisi olan veya hiç ilişkisi olmayan çocuklardır”. İşte Hulki Eroğlu bu nesili araştırıyor...Sokak çocukları, 24 saat sokakta yaşayan, ailesiyle ilişkileri kopuk olup geçimini sokaktan sağlayan, zaman zaman suça bulaşıp, zaman zaman tiner bali bonzayi gibi uçucu maddeler kullanan ya da bunlara gereksinim duyan, sokağın özgür ortamını mekân edinen çocuklardır. Bu çocukların aile, okul, çocuk kurumları gibi kendine karevden kaçmış, aile ve toplumla bağları tamamen kopmuş olan bu çocuklar komünler halinde, kendilerine özgü kurallarıyla köprü altı yaşamını seçmiştir. Yaşamları için sokak onların 24 saatlik meskenleridir. Bu çocuk ve gençler sokakta, şiddet, fiziksel ve cinsel istismar, başkaları tarafından suç işlemeye zorlanmak, yanma-yaralanma, kronik-tehlikeli şı sorumluluğu olan kişi ya da kurumlarla hemen hemen hiç temasları bulunmamaktadır. Çeşitli nedenlerle bulaşıcı hastalıklara yakalanmak, bakımsızlık sonucu oluşan sendromlar, kaçırılma, öldürülme gibi tehlikelerle iç içe yaşarlar.Sokakta çalışan çocuklar ise, ailesinin geçimine katkıda bulunmak ya da kendi masraflarını karşılamak için günün büyük bir bölümünde sokakta çalışan kesimi oluşturmaktadır. Mendil, sakız, su, kart satanlar, ayakkabı boyacılığı yapanlar, kırmızı ışıkta araba camı silenler, sabit noktalarda dilencilik yapanlar buna örnektir. Genelde tiner, balı ve benzeri madde bağımlılıkları yoktur. Bu çocukların aile ilişkileri bir şekilde sürmektedir.Yoksul bir ailede doğmak, çocuklar için pek çok olanaktan yoksun olmanın yanı sıra, okula gitmek yerine erken yaşta çalışmaya başlamak anlamına da gelmektedir. Sokakta çalışan çocuklar okula devam edemedikleri gibi, sigaraya-uyuşturucuya alışma, kolay yoldan para kazanma, suça yönelme, dışlanma, aşağılanma, şiddet gibi tehlikelere de maruz kalmakta, sokakta yaşayan bir konuma gelebilmektedirler.“SOKAK ÇOCUKLARI” gerçeği bu ülkenin en büyük sorunlarından biri olarak yıllardır önümüzde duruyor. Türkiye Sokak çocukları alanında nerde duruyor? Acaba. Haftaya görüşmek üzereHulki Eroğlu
Reklam
Reklam
Kıyafetlerinizi Pahalı Göstermesi Garanti: "Deve Tüyü"nün 25 Hali
Şıklığın sembolü olan trençkotların, çoğunlukla deve tüyü rengi olmasının tabi ki bir sebebi var. Bu ton; üzerinde bulunduğu herhangi bir eşyaya, fiyat farkı gözetmeksizin lüks ve kaliteli imajı verebiliyor. Üstüne üstlük aklınıza gelebilecek bir çok renkle de uyum konusunda bir harika. İşte bu rengi gardırobunuzun vazgeçilmez parçası yapabilmeniz için 25 farklı öneri;
Reklam
10 Maddede Gündemden Geri Kalmamak İçin Kobani Hakkında Mutlaka Bilmeniz Gerekenler
etiket
Diğer adıyla Ayn El Arap, Suriye Halep Eyaletine bağlı, Türkiye Sınırının hemen yanında bulunan bir şehir. 2004 yılı nüfusu 44 bin 821 olan şehirde Kürtler, Araplar, Türkmenler ve Ermeniler birlikte yaşıyor. 2012 yılında PKK'nın Suriye örgütlenmesi olan PYD'ye tarafından özerkliği ilan edilen şehir 2014 yılında Suriye Kürdistan'ı Kobane Kantonu'nun İdari Merkezi olarak belirlendi.
Reklam
Yağmurlu Günler İçin Kombinler
Sonbaharın gelmesiyle beraber yağmurlu havalara da merhaba dedik. Daha sıkı giymeye başladık, çantamızda şemsiye bulundurur olduk. Belki de yağmurlu günler için kullanacağımız bir ayakkabımızın olmadığını gördük ve dükkan dükkan çizme arar olduk.Yağmurlu günler için su geçirmeyen deri çizmeler tercih etmeliyiz. cizme.co olarak jeanlerle veya elbiselerle rahatça kullanabileceğiniz deri çizmeler için birkaç kombin önerisi sunalım sizlere…
Reklam