onedio
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Kutlanıyor
ARTVİN (AA) - Artvin, Trabzon, Ordu, Giresun, Gümüşhane, Bayburt ve Rize'de, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla çelenk sunma töreni düzenlendi.Artvin Valiliği önünde düzenlenen törende, Valilik, İl Garnizon Komutanlığı ve Artvin Belediye Başkanlığı çelenkleri Atatürk Anıtı'na sunuldu. Törene, Vali Yılmaz Doruk, Garnizon Komutanı Piyade Albay Şükrü Şenduran, Belediye Başkanı Demirhan Elçin, kurum müdürleri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, vatandaşlar ve öğrenciler katıldı. Tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından sona erdi.Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri çerçevesinde gerçekleştirilen tören sonrası Vali Doruk, kutlamalara katılan 89 yaşındaki Kore gazisi Ahmet Sezgin'le bir süre sohbet etti. GiresunValilik önünde düzenlenen törende, Giresun Valisi Enver Ünlü ve Belediye Başkanı Aytekin Şenlikoğlu, Atatürk Anıtına çelenk sundu.Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından tören tamamlandı. Törene, Giresun Milli Eğitim Müdürü Ertuğrul Tosunoğlu, kamu kurum ve kuruluşlarının yetkilileri ile öğrenciler ve vatandaşlar da katıldı.OrduAltınordu ilçesindeki Atatürk Anıtı önünde düzenlenen törende, Vali Tuncay Sonel ve Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler tarafından anıta çelenk sunuldu. Tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla bitti.TrabzonValilik önünde düzenlenen törende, Trabzon Valisi İsmail Ustaoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu ve Garnizon Komutan Vekili Personel Albay Erdem Canbolat tarafından Atatürk Anıtı'na çelenk sunuldu.Tören, saygı duruşunda bulunulmasının ardından İstiklal Marşı'nın okunmasıyla sona erdi. GümüşhaneValilik önünde gerçekleştirilen törende, Gümüşhane Valisi Kamuran Taşbilek ve Belediye Başkanı Ercan Çimen Atatürk Anıtı'na çelenk sundu.Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından sona eren törene, Cumhuriyet Başsavcısı Veli Ecir, İl Jandarma Komutanı İsmail Gökçek, İl Emniyet Müdürü Celal Taşçı, kent protokolü ve şehit yakınları da katıldı.BayburtSaray Bahçesi'nde düzenlenen törende, Bayburt Valisi Cüneyt Epcim, Belediye Başkanı Hükmü Pekmezci, Atatürk Anıtı'na çelenk bıraktı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından tören sona erdi.Törene, kamu kurum ve kuruluşlarının yetkilileri ile öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. RizeValilik önünde düzenlenen tören, Vali Kemal Çeber ve Belediye Başkanı Rahmi Metin'in Atatürk Anıtı'na çelenk sunmasıyla başladı.Tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından sona erdi. Kovid-19 tedbirleri kapsamında sosyal mesafeye dikkat edilen törene, Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Adem Amaç, Cumhuriyet Başsavcısı Önder Kemal Sekücü, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Karaman, Vali Yardımcısı Bayram Sağır, İl Emniyet Müdürü Nurettin Gökduman, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Hakan Dedebağı, daire amirleri ve siyasi parti temsilcileri katıldı.
Macron'un "Diplomatik Hücresi" Hakkında Ağır Suçlamalar Ve Eleştiriler
BRÜKSEL (AA) - Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un dış politikasını yürüten ekibin yöneticilerinin başka ülkelerin diplomatlarına kaba ve kibirli bir tavırla yaklaşması ayrıca yetkin olmamaları nedeniyle ülkenin zarar gördüğü belirtilirken, üst düzey danışmanlara Elysee içinde ağır suçlamalar ve eleştiriler getiriliyor. Politico'nun internet sitesinde çıkan yazıda Macron'un Elysee Sarayı'nda dış politika oluşturulurken perde arkasında neler yaşandığı aktarıldı. Yazıya göre, Macron 'dünya sahnesinde iş birliği ve 'yapabiliriz' tavrını vurguluyor ancak perde arkasında dış politikasını oluşturan ofis, husumetler ve işlevsiz bir çalışma ortamı yaratmakla' suçlanıyor.Macron'un 'diplomasi hücresi' olarak bilinen ofisle ilgili artan söylentiler, şikayetler ve iki danışmanın bu yaz ruhsal çöküntüyle doktor raporu alarak uzun süreli izne çıkması üzerine Elysee Sarayı, çalışma ortamının soruşturulması için dışarıdan danışmanlarla anlaştı. Danışmanlar ilk raporunu Eylsee Sarayı'na sundu. Soruşturmada durumun dedikodu ve çekişmeden öte bir hal aldığı belirtildi. Politico muhabirinin görüştüğü birçok yetkili ve diplomat da ofiste moral çöküntü ve baskıcı zihniyet olduğunu, ofisteki zayıf koordinasyon veya yönetimin diğer birimlerine, başka ülkelere ve Paris'teki diplomatik camiaya olan düşmanca tavır nedeniyle Macron'un dış politikasının zaman zaman zarar gördüğünü söyledi.Suçlamaların odağında ise Macron'un Orta Doğu uzmanı üst düzey diplomasi danışmanı Emmanuel Bonne ile Bonne'un yardımcısı Alice Rufo bulunuyor. Özellikle bu iki kişi hakkında sözlü taciz, saldırgan e-postalar, başkanın ofisindekileri 'sırtından bıçaklama' ve şantaj iddiaları dile getirildi. Bonne ve Rufo'nun ekipteki kişileri ağlatana kadar bağırdıkları, sürekli talimat değiştirerek aynı işleri tekrar tekrar yaptırdıkları, Fransa'nın büyükelçiliklerindeki atamalarla ilgili çalışanlara 'atamayı engelleyebileceklerine yönelik' tehdit edici ifadeler kullandıkları belirtildi. İki danışmanın birbirlerinin arkasından konuştukları da iddialar arasında yer aldı. Macron'un da dış politika ekibindeki gerginlikten haberdar olduğu, Bonne ve Rufo'yu görevde tutup tutmamayı düşündüğü ileri sürüldü. Ancak Elysee'deki bazı yetkililer, ikilinin Macron ile çok yakın oldukları için korunduklarını belirtti ve 'Bonne ve Rufo, kabadayılık ve taciz yetkileri varmış gibi tam bir dokunulmazlık duygusuyla hareket ediyorlar.' dedi.Paris'teki büyükelçiler rahatsız Bonne ve Rufo'nun tavrından Paris'teki yabancı ülke diplomatlarının da şikayetçi oldukları ortaya çıktı. İki yetkilinin tavrı 'kaba ve kibirli' olarak tanımlayan birçok büyükelçi ve diplomat, aradıklarında Bonne ve Rufo'ya ulaşamadıklarını, mesajlarına cevap alamadıklarını, görüşme imkanı bulamadıklarını söyledi.G20 üyesi bir ülkenin büyükelçisi, konunun Paris'teki birçok büyükelçi arasında açıkça konuşulduğunu belirterek 'Büyükelçiler Elysee'den ve sarayın kabalığından yüzde 100 bıkmış durumda. Büyükelçiler, kendi başkentlerinde Macron'un iyiliği için çok da çaba sarf etmiyor. Bu durum Elysee'nin diplomatik camiayla ilişkisine inanılmaz hasar verdi.' dedi.Fransa Dışişleri Bakanlığı da rahatsızFransa Dışişleri Bakanlığı diplomatlarının da Elysee'nin dış politika ekibinden rahatsız olduğu kaydedildi. Geleneksel olarak Fransız dış politikasında Cumhurbaşkanının asıl oyuncu, Dışişleri Bakanının ise ikincil pozisyonda olduğu hatırlatılarak bu durumun Macron'un danışmanlarına dış politika oluşturmada sıra dışı bir yetki verdiği vurgulandı.Uzun yıllardır görevde bulunan Fransız diplomatlar ise mevcut durumun sıra dışı olduğunu söyledi. Örnek olarak da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Almanya Başbakanı Angela Merkel, İngiltere Başbakanı Boris Johnson ve Macron arasında video konferans yoluyla yapılan görüşme hakkındaki 26 Mart 2020 tarihli bir Fransız diplomatik yazışması gösterildi. Yazıda, Fransa'nın görüşme öncesindeki diplomatik mesajlaşmasının, Türkiye'nin Paris Büyükelçisi İsmail Hakkı Musa ile Bonne ve Elysee'nin en üst yetkilisi Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Alexis Kohler ile yaptığı iki ayrı görüşmeden sonra Elysee tarafından karmakarışık bir hale getirildiği ifade edildi. Danışmanların yetkinliği tartışılıyorMacron'un dış politika danışmanlarının yetersizliği de Fransız yönetiminde konuşulan konular arasında bulunuyor. Macron'un geçen yıl sarf ettiği 'NATO'nun beyin ölümü gerçekleşti.' sözlerinin dünyada nasıl bir etki yaratabileceğine yönelik danışman ekibinin öngörüde bulunamadığı, böyle bir sözün nereye gideceğini kestiremedikleri, bu konuda uyarıda bulunmadıkları ifade edildi. Yönetimden bir yetkili, Macron'un NATO'ya bir nevi elektrik şoku vermek istediğini söyledi ve 'İşin aslı cumhurbaşkanının amacı gerçekleşti.' dedi. Aynı yetkili, bunun sonuçları hakkında danışman ekibinin hiçbir uyarı yapmadığını aktardı.Elysee Sarayı'ndaki bazı yetkililer, Macron'un dış politika ofisindeki önemli boş görevlere az talep olduğunu, birçok önemli bürokratın, diplomatın veya dış politika uzmanının burada çalışmayı tercih etmediğini belirtti.
Ünlü İsimler "Sahneye Ses Ver" Programında Meslektaşları İçin Sahne Aldı
İSTANBUL (AA) - Yeni tip koronavirüs sebebiyle müzik sektöründe zor günler geçiren, müzisyen, orkestra ve sahne arkasında çalışanlara destek olmak adına Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi'nde etkinlik düzenlendi.Ahbap Derneği ev sahipliğinde, Gergedan Yapım organizasyonuyla gerçekleştirilen 'Sahneye Ses Ver' başlıklı programda, ünlü isimler meslektaşları için sahne aldı.Sunuculuğunu Ebru Cündübeyoğlu ve Hakan Yılmaz'ın üstlendiği programda, sahnede konuşma yapan Ahbap Derneği Başkanı Haluk Levent, çok heyecanlı olduklarını dile getirerek, ilk olarak pandemi dolayısıyla programa böyle yoğun bir ilginin gösterileceğini tahmin etmediğini söyledi.Levent, 'Sahneye Ses Ver' programından destek almak için yüzlerce başvuru aldıklarını dile getirerek, şunları ifade etti: 'Dernek olduğumuz için gerekli belgeleri, görüntüleri, istenilen evrakları veren arkadaşlarımızın bu cuma günü hesaplarına para yatırılacak ve hiç değilse kişi başı yaklaşık 4 bin liraya yakın bir para düşüyor. Çok mutluyuz. Bu asıl sorunu çözmez ama belki müzikle ilgilenen dernekler, yapımcılar da bundan sonrası için bir adım atarlar. Çünkü 9 aydır çalışmayan o kadar çok gencimiz var ki sefalet içindeler. Biz bir adım atarak, dayanışma içerisinde olmak istedik. Çünkü Twitter'dan yazmak olmuyor. Eylem yapmak gerekiyor. Ahbaplar olarak hep sahadayız. Çok mutluyuz.'Ahbap Platformu Genel Başkan Yardımcısı Emrah Aydoğdu da, 'Bu anlamlı geceye destek olmak için gelen herkese teşekkür ederiz. Bu gecenin var olmasını sağlayan sanatçı dostlarımıza ve sahne emekçilerimize, dünyanın her yerinden on binlerce ahbabın selamını getirdim.' diye konuştu.Aydoğdu, tüm dünyanın koronavirüse karşı büyük bir mücadele verdiğini hatırlatarak, şunları kaydetti:'Özellikle belirli meslek grupları ve sokak hayvanlarının gruplarının sorunları bu anlamda gittikçe büyüyor. Sorunlar katlanarak artıyor. Bu gecede bu meslek gruplarından biri olan sahne emekçilerimiz için toplandık. Bugün bizim birçok alanda yürüttüğümüz faaliyetlerin en önemli anlarından bir tanesi. Çünkü hep beraber hep birlikte bunu başarıyoruz. Sanatsız bir hayatın tek kelimeyle manasız olduğunu söylemek isterim. Sahnelerimiz de sanatın beslendiği, büyüdüğü, göz göze, yürek yüreğe paylaşılabildiği yegane alan. Tüm sevgili sahne emekçilerimiz bu alanı ayakta tutuyorlar. Hepsine çok teşekkür ediyoruz. İyiki varsınız.' Programın başında Kaan Sekban'ın sahnelediği kısa bir stand-up gösterisinin ardından Cem Adrian 'Ela Gözlüm' ve 'Sarı Gelin' türkülerini yorumladı.Dinleyiciler için 'Peri' adlı şarkısını seslendiren Ceylan Ertem'in ardından oyuncu Sumru Yavrucuk da 'Neredesin Sen' adlı türküyü söyledi.Sunay Akın ve radyo sanatçısı Nihat Sırdar'ın birlikte esprili bir söyleşi yaptığı sahneye daha sonra Zeynep Bastık ve Emircan İğrek çıktı. Hayko Cepkin'in ilginç kostümüyle 'Melekler' şarkısını seslendirdiği gecede, Fırat Tanış da piyano çalarak 'Yani' eserinini seslendirdi.Halk müziği sanatçısı Oğuz Aksaç'ın da sahne aldığı ve gece yarısına kadar süren program sonunda Haluk Levent ise Aşık Veysel'in 'Uzun İnce Bir Yoldayım' türküsünün ardından zeybek oynayarak 'Ah Bir Ataş Ver' eserini seyircilerle birlikte söyledi.Online olarak da sanatseverlerin evlerinden seyrettiği gecede 18 bin 612 bilet satıldı.
Türk Eğitim Derneği, Cumhuriyet Bayramı'nı Sanal Ortamda Kutlayacak
İSTANBUL (AA) - Türk Eğitim Derneği (TED), gelenekselleşen Cumhuriyet Balosu'nu bu sene pandemi nedeniyle gerçekleştiremese de 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı ruhuna uygun bir şekilde sanal ortamda kutlayacak.TED açıklamasına göre, Türkiye’nin kültür sanat yaşamına damga vurmuş birbirinden kıymetli isimlerin katılacağı “Cumhuriyet Yolunda…” yayınının gösteriminde, Cumhuriyet ruhu bir kez daha canlanacak. Türkiye’nin ilk Sümeroloğu Muazzez İlmiye Çığ’ın Cumhuriyet’i, oyuncu Songül Öden’in Cumhuriyet ve Kadın konusunu ele alacağı gösterimde, dünyaca ünlü piyanist Gülsin Onay Türk Marşı’nı çalarken, Tan Sağtürk zeybek, Meriç Sümen ve Tunca Bakan da valsleri ile gösterime renk katacak. Cem Adrian, Ahmet Baran, Şevval Sam ve Şenol Talınlı gibi ünlü seslerden Cumhuriyet coşkusunu yansıtan eserlerin dinleneceği 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı özel yayını Türk Eğitim Derneği’nin Youtube kanalında izleyenlerle buluşacak. Bu kıymetli projede gönüllü olarak yer alan isimlerin adlarının yaşatılması için Türk Eğitim Derneği her bir isim adına bir burslu öğrenci okutacak. Böylece onların isimleri başarılı ancak maddi imkanları yetersiz bir öğrencilerin geleceğinin aydınlatmasına vesile olacak.
Reklam
Reklam
Reklam
Ermenistan'a Destek Veren Ünlülere Sosyal Medyadan Tepki Kampanyası
NEW YORK (AA) - Azerbaycan vatandaşları, Dağlık Karabağ bölgesine saldıran Ermenistan'a destek veren bazı Hollywood oyuncuları, rapçiler ve moda dünyasından isimlere karşı sosyal medya üzerinden tepki kampanyası başlattı.Birleşmiş Milletlerin (BM) 'acil çekilin' kararına rağmen yaklaşık 30 yıldır Azerbaycan topraklarının yüzde 20'sini işgal eden Ermenistan'a Hollywood oyuncuları dahil bazı ünlülerin destek vermesi, Azerbaycanlıların tepkisini çekti.İşgalci taraf olmasına rağmen dünyaca ünlü sinema ve sanat dünyasının temsilcilerinin ''Ermenistan'a destek'' çağrısı üzerine, bazı vatandaşlar Twitter üzerinden, ''Ruhunu satan ünlüler'', ''Ermeni terörünü destekleme'' başlıkları altında söz konusu ünlüleri eleştiren ve ifşa eden paylaşımlarda bulundu.Twitter'da hashtag paylaşımlarına isimleri yazılan ünlüler arasında, Hollywood dünyasından Mel Gibson ve George Clooney yer alırken moda dünyasının yeni yüzlerinden Loriv Harvey, Nav lakaplı Kanadalı rapçi Navraj Singh Goraya da Azerbaycan'ın Karabağ bölgesinde işgalci konumundaki Ermenistan'a destek çağrısından dolayı eleştirildi.California'da ünlülerin mücevhercisi olarak bilinen ve müşterileri arasında Ermeni asıllı Kim Kardaşyan'ın kocası Kanye West'in de bulunduğu Ben Baller da aynı nedenle Azerbaycan destekçilerinin tepkilerine hedef oldu.Ünlü isimleri gerçekleri araştırmamak, haklı ile haksızı birbirine karıştırmakla suçlayan takipçileri, Ermenistan'ın Gence ve benzeri sivil yerleşim yerlerine saldırdığı, masum insanları öldürerek savaş suçu işlediği konusunda bilgilendirmelerde bulundu ve kendilerini yaptıkları yanlıştan dolayı özür dilemeye çağırdı.Rapçi Cardi B özür mesajı yayınlamıştıEkim ayının ilke haftasında ABD'li rap sanatçısı Cardi B, Ermenistan'a maddi desteğe çağıran bir broşürü Instagram hesabından paylaşmış, Azerbaycanlı takipçilerinden gelen tepkiler üzerine, yaptığı destek çağrısını 15 milyon kişinin takip ettiği Twitter hesabı yayınladığı bir özür mesajı ile geri çektiğini duyurmuştu.Grammy ödüllü sanatçı, ''Çok özür dilerim, araştırmamızı yapmadık'' başlığıyla yayınladığı sesli mesajında, paylaştığı broşüre Azerbaycanlı takipçilerinden çok fazla tepki gelince yaptığı hatanın farkına vardığını, Ermenistan'ın savaştığı ülkenin Azerbaycan olduğunu dahi bilmediğini söylemişti.
Reklam
Bodrum'da Sanatçılardan Çevre Temizliği
MUĞLA (AA) - Muğla'nın Bodrum ilçesinde gerçekleştirilen çevre temizliği etkinliğine sanatçı Sertab Erener ile Yonca Evcimik de destek verdi.Bodrum Belediyesi Temizlik İşleri ve Çevre Koruma Kontrol Müdürlüğü öncülüğünde, 'Miss Gibi 1 Bodrum Grubu' üyelerinin katılımıyla, Gümbet Mahallesi'nde çevre temizliği yapıldı.Belediye Başkan Yardımcısı Tayfun Yılmaz ile ilçede yaşamını sürdüren ünlü sanatçı Sertab Erener ve Yonca Evcimik'in de gönüllü olarak destek verdiği etkinlikte kısa sürede çok miktarda atık toplandı.Yılmaz, gazetecilere yaptığı açıklamada, ilçe genelinde 350 temizlik personelinin görev yaptığını belirterek, etkinliğe destek veren sanatçılara teşekkür etti. Sertab Erener de çevreyi kirletenlere yaptırım uygulanması gerektiğini kaydetti. İnsanların bilinçlenmesi gerektiğine değinen Erener, 'Çocukluktan itibaren 'Doğayı nasıl korumalıyız?' konusunu öğretmemiz gerekiyor. Bunun sadece Türkiye'de değil, dünya çapında yapılması gerekiyor. Gönüllü olarak insanların attıkları pisliği toplamaya çalışıyorum. Bu çok ayıp, bir şey.' ifadesini kullandı.Yonca Evcimik ise yaşam alanının temiz tutulması gerektiğini, doğaya saygılı insanların çevreyi kirletmediğini vurguladı.Yaklaşık iki saat süren çalışmada toplanan atıklar, belediyeye ait araçlarla bölgeden alındı.
Reklam
ABD, Çin'e Karşı Hindistan'la İş Birliğini Artırıyor
İSLAMABAD (AA) - ABD, Çin ile başta ticaret ve teknoloji olmak üzere pek çok alanda yaşadığı gerilim ve Pekin yönetiminin Hint-Pasifik bölgesindeki 'saldırganlığına' karşı Hindistan ile iş birliğini artırıyor.ABD'deki başkanlık seçimlerine sayılı günler kala Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve Savunma Bakanı Mark Esper, ABD’nin Çin’i çevreleme stratejisinin parçası olarak Hindistan’da bulunuyor.Pompeo ve Esper'in Yeni Delhi'nin Pekin yönetimi ile Ladakh'ta yaşadığı sınır problemleri devam ederken Hindistan'a gelmesi, bu ziyareti Hint yönetimi için anlamlı kılıyor.NDTV kanalındaki habere göre, Pompeo ve Esper, Hintli mevkidaşları Subrahmanyam Jaishankar ve Rajnath Singh ile 3’üncü Hindistan-ABD 2+2 Diyaloğu kapsamında başkent Yeni Delhi’de bir araya geldi.Görüşmede bölgesel güvenlik iş birliği, iki ülke askeri birimleri arasındaki ilişkiler, güvenli iletişim sistemleri ve bilgi paylaşımı, savunma ticareti ve potansiyel yeni alanlardaki iş birlikleri ele alındı. Ayrıca iki ülke arasında Temel Değişim ve İşbirliği Anlaşması (BECA) da imzalandı.Anlaşma ile Hindistan, ABD’nin askeri uydularından gerçek zamanlı hassas verilere, topoğrafik görüntülere, gizli jeo-uzamsal ve önemli kritik bilgilere erişim sağlayabilecek.'Her türlü tehdide karşı Hindistan'ın yanındayız'Pompeo, burada yaptığı açıklamada, ABD'nin özgürlük ve egemenliklerine yönelik tehditler karşısında Hindistan halkının yanında duracağını söyledi.Galwan Vadisi'nde hayatını kaydeden Hint askerleri için başsağlığı dileyen Pompeo, Hindistan ve ABD’nin ortaklıklarını birçok cephede genişletmek için birlikte çalışmaya kararlı olduklarını ifade etti.Pompeo, Hindistan ve ABD'nin sadece Çin Komünist Partisinin oluşturduğu tehditlere değil, tüm tehditlere yönelik iş birliğini güçlendirdiğine işaret etti.ABD, Hindistan ile askeri ilişkileri artırıyorYeni Delhi ile Pekin yönetimleri arasındaki sınır gerilimleri, Çin ile başta ticaret olmak üzere teknoloji, Tayvan’la ilişkiler, Güney Çin Denizi’ndeki gelişmeler, Hong Kong, insan hakları gibi çeşitli konularda anlaşmazlıklara sahip olan ABD arasındaki gerilimi daha da artırdı.Washington yönetimi de Çin'i izole etmek amacıyla Hindistan’ın yardımına ihtiyaç duyuyor. ABD Başkanı Donald Trump, başkan seçildiğinden bu yana Hindistan ile askeri ilişkileri istikrarlı şekilde artırma yoluna gitti.Trump'ın şubattaki Hindistan ziyaretinde iki ülke arasında 3 milyar doların üzerinde savunma anlaşmaları imzalandı.Hindistan ve ABD arasındaki ikili savunma ticareti 2008’de yok denecek kadar azken, 2019’da 15 milyar dolara ulaştı.Pompeo, Sri Lanka, Maldivler ve Endonezya'ya gidecekYeni Delhi’de gerçekleşen bugünkü görüşme, Çin'e karşı geliştirilen ABD, Avustralya, Hindistan ve Japonya ittifakından (Quad) oluşan toplantıyı takip etti.Pompeo'nun Hindistan’ın ardından Sri Lanka, Maldivler ve Endonezya’yı da kapsayan bir dizi resmi ziyaret yapması planlanıyor.Pompeo'nun ziyaretlerinde, Çin'in bu ülkelerdeki yatırımları, artan etkisi ve ikili ilişkileri ele alması bekleniyor. Öte yandan, Esper, Yeni Delhi'deki açıklamasında, gelecek ay Hindistan, ABD ve Japonya arasında yapılması planlanan Malabar Deniz Tatbikatı'na Avustralya’nın da katılacak olmasından memnuniyet duyduğunu açıkladı. Avustralya, söz konusu tatbikata en son 2007'de katılmıştı.Uzmanlar, tatbikatın Çin'in Hint-Pasifik bölgesindeki artan siyasi ve askeri etkisine bir denge oluşturabileceğini belirtiyor.'ABD-Çin gerilimi Hint Pasifik'te azalmadan sürüyor'Güney Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (GASAM) Uzmanı Dr. Hayati Ünlü, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ABD'li bakanların seçimlerden önce Hindistan'a gelmesinin, ABD’nin Çin ile yaşadığı gerilim ve Çin'in bölgedeki saldırgan yayılmacılığına karşı daha etkin iş birliği arayışları çerçevesinde değerlendirmek gerektiğini belirterek, bu ziyaretin ikili ilişkilerin daha derin bir bağa sahip olduğunu gösterdiğini söyledi.Ünlü, iki taraf arasında imzalanan BECA'ya işaret ederek, 'BECA, hem istihbarat hem de insansız hava araçlarının kullanımı gibi teknolojik ve stratejik bir mahiyete sahip. Hindistan belli bir kapasite artırımına gidecek. Peki bu kapasiteyi kime karşı kullanacak, tabii ki Çin. Kısacası Hindistan açısından bu ziyaret Çin'e karşı bir dış dengeleme aracı olarak yorumlanabilir.' dedi.ABD-Çin arasındaki gerilimlerin kısmen seçimlerin gölgesinde kaldığını ifade eden Ünlü, şunları kaydetti: 'Hint-Pasifik stratejisi bağlamında çekişme hiç azalmadı. Sri Lanka'dan Maldivlere, Vietnam'dan Tayvan'a birbirlerinin arka bahçeleri üzerinden sürekli stratejik hamle peşindeler. 'Quad' olarak bilinen 'Dörtlü' (ABD-Hindistan-Japonya-Avusturalya) yeni ittifak ilişkileri geliştiriyorlar. Belli ki bu ilişkilerin temel motivasyonu Pekin yönetimi. Fakat bu seferki ittifak modelleri eskisi gibi değil. Devletler artık ittifaklar aramak yerine, ortak hedeflere ulaşmak için stratejik ortaklıkların oluşturulması anlamına gelen uyumlaştırma eğiliminde gibi görünüyorlar.' Ünlü, Avustralya'nın en son 2007'de katıldığı Malabar Deniz Tatbikatı'na bu sene tekrar katılacak olmasını Çin karşıtı yeni ittifak ilişkilerinin en önemli göstergelerinden biri olduğunun altını çizerek, şu değerlendirmelerde bulundu:'Avusturalya’nın katılımı, Çin’e karşı okyanus siyasetinde (özellikle Hint Okyanusu) güçlü bir dengeleme başlatılabileceği şeklinde yorumlanıyor. Fakat burada altını çizmemiz gereken nokta, Hindistan Avusturalya’nın dahil edilmesi konusunda ikiye bölünmüş durumda. Bir taraf kesinlikle stratejik bir kazanım olarak değerlendiriyorken, diğer taraf Hindistan'ın Quad ile ilişkilerini yeniden formüle etme fikri konusunda ihtiyatlı davranması gerektiğine işaret ediyor. Çünkü Quad içinde Çin ile kara sınırını paylaşan tek ülke Hindistan olduğu için kara üzerinden ortaya çıkabilecek bir çatışmada diğer 3 ülkenin destek vermekten geri durabileceği vurgulanıyor.'
Reklam