onedio
Özgür Akın Yazio: Derin Öğrenme (Deep Learning)
Yüksek teknolojide hızla yaşanan gelişmeler yapay zekâ ve insansı robotları günlük hayatımızın bir parçası haline getirirken bu süreçte hepimizin bilmesi gereken yeni kavramlar da hayatımızda yer edinmeye başladı. Bu yeni kavramlardan bir tanesi de derin öğrenme (deep learnig)’dir.
Reklam
Dünyaca Ünlü Ranker Sitesine Göre İnsana Kendini İyi Hissettiren En İyi 15 Film
İyi ve huzurlu hissetmek ister misin?Bu liste, bize kendimizi en iyi hissettiren 15 filmin listesi. Birazdan göreceğin filmler, aslında inanmayı, ilham almayı ve yaşamak istemeyi dolaylı yoldan bize bir kez daha hatırlatıyor.  Üzgünsen, hasta hissediyorsan ya da sadece bir film açıp içinde kaybolmak istiyorsan, bu listedeki filmler ne izlemen gerektiği konusunda sana yardımcı olacak.Eğer sana şimdiye kadarki en iyi hissettirecek olan filmi arıyorsan, onu bu listede bulabilirsin...
Reklam
Ercan Altuğ Yılmaz Yazio: Matematik, Duygular ve Tercihler: 21 Blackjack
etiket
Bir dahi olduğunuzu düşünün, senelerce okula gidip sonunda bir meslek edinerek mi para kazanırdınız yoksa zekanızı kullanarak kısa yollardan para kazanmayı mı tercih ederdiniz?Amerika MIT Üniversitesinde J.P.Massar  isimli bir akademisyen  bir seçmeli ders olarak “How to Gamble if You Must - Zorunda kalırsanız nasıl kumar oynanır” isimli bir ders tasarladı. Dersin odağı çoğunlukla “Blackjack” olarak bilinen sırayla kâğıt açılarak açılan kağıtların 21 sayısını geçmemesini tahmin etmek üzerine olan oyun oldu. Bu oyunda çıkan kağıtları saymak çok önemli bir avantaj sağlıyordu. Sonuçta ders için yapılmış bir beyin egzersizi olarak düşünülüyordu. Derse giren Profesör, sınıfa 3 kapılı bir soru sorar. Gerçekte de Monty Hall Paradoksu olarak bilinen soru şu şekildedir,
Tunç Akkoç Yazio: Çiçek Hastalığından Covid-19’a
etiket
20. yüzyılın en önemli olayı sizce nedir? -Aya gitmek mi-SSCB’nin dağılması mı- İnternetin hayatımıza girmesi mi… Yoksa ölümcül bir hastalığın ortadan kaldırılması mı?Çiçek hastalığı gibi bir salgın geçti tüm dünyadan. Tarih şeridine baktığımızda M.Ö. 1350’de Mısır -Hitit savaşı sırasında hastalık Hititlere geçişi hastalığın insanlar arasındaki temaslı geçişine en büyük örnek. Suppilililiuma ve onun varisiArnuwandas çiçekten ölür ve imparatorluğun çöküşü başlar. M.S 180’de ise Roma’da baş gösteren salgın sonucu Marcus Aurelius ve onunla birlikte 7 milyon Romalı ölür. 16.yy’da Amerika kıtasında 25 milyon, 18.yy’da 400.00 kişi ölür. Yaşayanlarında da sağlıkla hayatta kaldıklarını düşünmek hata olur. Onların üçte birinin kör olduğu rapor ediliyor.  20. Hanedanlığın başındaki Firavun Ramses V. M.Ö. 1141’de öldü. Ölüm nedeni çiçek hastalığı ve meşhur mumyasında çiçek izlerini görmek mümkün…Gelelim Türkiyemize. Yıl 1943… Bilanço 12395 hasta ve 1380 ölü.
Reklam
Grafikli-Lale Devri'nin Şairi: Nedim
İSTANBUL (AA) - SAADET FİRDEVS APARI - Devriyle özdeşleşen bir şair olarak bilinen ve Lale Devri'nin ruhunu eserlerine yansıtan şair Nedim'in vefatının üzerinden 290 yıl geçti.Asıl adı Ahmed olan İstanbullu şairin 1681'de doğduğu tahmin edilmektedir. Babası Kadı Mehmed Efendi ise Sultan İbrahim devri (1640-1648) kazaskerlerinden Merzifonlu Mustafa Muslihiddin Efendi'nin oğludur. Bazı kötü alışkanlıklarından ötürü ulema ve halk tarafından sevilmediği için Mülakkab Mustafa Efendi diye tanınan dedesinden ötürü Osmanzade Ta'ib gibi bazı şairler Nedim’den mülakkabzade diye bahsetmişlerdir.Aile çevresinde iyi bir eğitim gören Nedim, dönemin klasik ilimlerinin yanında Arapça ve Farsça öğrendi. Tahsilini tamamladıktan sonra Şeyhülislam Ebezade Abdullah Efendi'nin de bulunduğu bir heyet tarafından yapılan sınavda Hariç medresesi müderrisliğini kazandı.Nedim, 3. Ahmed döneminin başlarında şiirleriyle tanınmaya başlandı. Daha sonraki yıllarda bazı devlet adamlarının yakın çevresine giren şair, onlara kasideler sunarak dostluklarını kazandı.Damad İbrahim Paşa için kıta ve kasideler yazdıUsta şair 1718'de başlayan Lale Devri'nin ünlü veziri Nevşehirli Damad İbrahim Paşa'nın hemen her faaliyeti için devrin diğer şairleri gibi kıta ve kasideler yazdı. Kütüphanesinin hafız-ı kütüblüğünü yaptığı İbrahim Paşa tarafından kurulan tercüme heyetlerinde görev alan Nedim, meslek hayatında da çabuk ilerledi, 1726'da Hariç medresesi müderrisliğinden Mahmud Paşa Mahkemesi naibliğine getirildi. Nedim, 1727'de Molla Kırimi Medresesi'nde, 1728'de Nişancı Paşa-yı Atik Medresesi'nde görev yaptı. Bir yıl sonra Sahn-ı Seman medreseleri müderrisliğine yükselen Nedim Ali Paşa Medresesi'nde müderrislik yaparken Patrona Halil İsyanı patlak verdi.Nedim'in ölüm sebebi tam olarak bilinmemekle beraber Müstakimzade Süleyman Sadeddin, 1730 yılındaki ihtilal esnasında korkudan evinin damına çıktığını ve oradan düşerek hayatını kaybettiğini söylemektedir.Ali Canip Yöntem'in bulup yayınladığı Nedim'in terekesine dair 'kassam hücceti sureti' 28 Ekim 1730'da düzenlendiğinden, bu tarihten önce öldüğü bilinen şairin kabri Üsküdar Karacaahmet Mezarlığı'nın Miskinler Tekkesi kısmındadır.Nedim'in mezar kitabesinde ölümüne düşürülmüş şu tarih beyti yazılıdır:'Reva ola düşerse fevtine işbu du'a tarihNedim ola nedim-i şah-ı ceyş-i enbiya ya Rab' SanatıKasidede Nef'i'nin, gazelde ise Nabi’nin etkisinin yüksek olduğu şiir ortamında yetişen Nedim, 'Nedimane' denilen yeni bir tarz geliştirdi.Bir gazelinde, 'Ma'lumdur benim sühanım mahlas istemez / Fark eyler anı şehrimizin nüktedanları' diyerek üslup sahibi bir şair olduğunu ifade eden Nedim'in geliştirdiği tarzın esasını da söyleyiş mükemmelliği, yerlilik arzusu ve şuh eda oluşturdu.Konuşma dilinden gelen söyleyişleri kullanmadaki dehası ve ahengi sağlamadaki titiz işçiliğiyle çağdaşlarından ayrılan Nedim, kafiye, redif ve vezinde oldukça başarılıydı.Aruz musikisini bir ahenk unsuru olarak kullandıNedim'in aruzun musikisini yakalayarak onu bir ahenk unsuru olarak kullanması şiirlerine bestelenmeye elverişli bir yapı kazandırdı. Yaşadığı dönemden başlayarak musammatları, gazelleri ve şarkıları çokça bestelenen Nedim'in şiirlerine beste yapanlardan biri Enfi Hasan Ağa oldu. Musahipzade Celal'in, Lale Devri Opereti için bestelenen yirmi sekiz şiir de bunların arasında yer aldı.Nedim'in şiirlerindeki önemli özelliklerden biri de yerlilik merakı oldu. İfade ve üslupta halk edebiyatına yakınlaşması, gerçek hayattan alınan unsurları kullanması, günlük dilden gelen deyimlere yer vermesi, yerlilik arzusunu gösteren unsurlar olarak değerlendirildi.Lale Devri'nin ruhunu eserlerine yansıttıŞiirlerinde İstanbul hayatından sahneler sunan Nedim, özellikle İbrahim Paşa'nın imar faaliyetleri, eğlence hayatıyla ilgili mekanlarla mesire yerlerini yeniden düzenleme çalışmaları, devletin barış ve istikrarı sağlayıp sanat alanlarına yönelmesi gibi gayretleri ve Sadabad eğlencelerini şiirlerine yansıttı.Devriyle özdeşleşen bir şair olarak bilinen Nedim'le aynı muhitte yaşayan ve dönemin havasını onunla birlikte teneffüs eden pek çok şair olmasına rağmen Lale Devri'nin ruhunu eserlerine onun kadar yansıtan olmadı. Nedim, Osmanlı kültür ve sanat hayatında Lale Devri'nde gerçekleştirilmeye çalışılan hamleye şiirleriyle ayrı bir değer kattı. Başta Fuzuli olmak üzere pek çok şaire nazireler söyleyen Nedim, Ali Şir Nevai'nin bir gazelini tanzir etti. Nedim; Razi, Neşati, Ahmed Çelebi Dede ve Tıfli Ahmed Çelebi'nin gazellerine tahmis, Nedim-i Kadim ile İzzet Ali Paşa'nın şiirlerine taştir yazdı, Enveri, İbrahim Paşa ve Sultan Ahmed'in mısra ve beyitlerini tanzim etti. Kasidede Nef'i'yi, gazelde Baki ve Yahya'yı beğendiğini ifade eden şair, mesnevi tarzında Nev'izade Atai'yi, rubaide Azmizade Mustafa Haleti'yi önemli birer isim kabul etti.Türk edebiyatını önemli ölçüde etkilediNedim, Türk edebiyatındaki önemli şairleri büyük ölçüde etkiledi. Namık Kemal, Nedim'i Türk dilinin en büyük şairi sayarken, Tevfik Fikret de onun şair portresini bir şiirinde anlattı.Nedim'in edebi kişiliğinin ortaya çıkmasında eserleriyle katkı sahibi olan Ahmed Refik ile Ali Canip gibi yazarların imzalarını taşıyan ''Şair Nedim' adlı mecmua 1. Dünya Savaşı'nın özellikle aydınlar arasında meydana getirdiği ruhsal çöküntü ortamında yayın hayatına girdi.Aynı dönemde neşir hayatını devam ettiren Milli Mecmua'da da bir Nedim nüshası yayımlandı. Yahya Kemal ve Mehmed Haalid'in Dergah'taki Nedim'e dair yazıları yanında Ahmed Haşim de Halil Nihat'ın (Boztepe) Nedim Divanı'nı neşri üzerine (1338-1340) bir yazı kaleme aldı. Nedim'in anlaşılmasında ayrıca Yahya Kemal'in Lale Devri ve İstanbul'a dair yazdığı şiirlerinde benimsediği söyleyiş tarzı ve sohbetlerinde ortaya koyduğu görüşler de etkili oldu. Halit Fahri Ozansoy'un 'Nedim' (İstanbul 1932), Faik Ali Ozansoy'un da 'Nedim ve Lale Devri' (Ankara 1969) adlı oyunları onun halk arasında tanınmasında etkili oldu. Ahmet Kabaklı'nın da 'Şair-i Cihan Nedim' adlı bir senaryosu bulunuyor.Başlıca eserleriNedim'in başlıca eserleri arasında; bilinen bütün nüshaları değerlendirilerek hazırlanan son baskıda 44 kaside, 88 kıta, 3 mesnevi, 1 terkib-bent, 1 terci-bent, 2 mütekerrir müseddes, 1 tardiyye, 5 tahmis, 1 muhammes, 33 murabba, 2 koşma, 166 gazel, 2 müstezad, 11 rübai ve 23 müfred ve matla' ayrıca 5 Arapça, 39 Farsça şiir bulunan 'Divan'ın yanı sıra 'Sahaifü'l-ahbar' ve 'Ayni Tarihi' de yer alıyor.
"Cezeri"Nin Uçuş Denemesi" İslam Alimi El Cezeri'nin Doğduğu Cizre'de Yapılsın" Talebi
ŞIRNAK (AA) - MUSTAFA DEĞİRMENCİOĞLU - Türkiye'nin ilk uçan arabası 'Cezeri'nin uçuş denemesinin, dünyanın ilk robotlarını yapan ünlü İslam alimi El Cezeri'nin doğduğu Şırnak'ın Cizre ilçesinde gerçekleştirilmesi talep edildi.Baykar'ın geliştirdiği Türkiye'nin ilk uçan arabası 'Cezeri'nin ilk uçuş testleri geçen ay başarıyla tamamlanırken, ünlü İslam alimi El Cezeri'nin adı verilen uçan arabanın uçuş denemelerinin, Cezeri'nin doğduğu ve türbesinin bulunduğu Cizre ilçesinde yapılması önerildi.İsmail Ebu'l-İz El-Cezeri hakkında araştırmalar yapan tarihçi Abdullah Yaşın, AA muhabirine, ünlü İslam alimi El-Cezeri'nin 1153'te Cizre'de doğduğunu, Ulu Cami'deki eğitiminden sonra Bağdat'ta tahsilini sürdürdüğünü söyledi.Cizre'ye dönen El Cezeri'nin burada icat işlerine başladığını ve makineler geliştirdiğini belirten Yaşın, şöyle konuştu:'O zamanki Cizre beyi ona fazla vergi yüklediği ve burası bir savaş alanı olduğu için 1174'te Diyarbakır'a göç etti. Artuklu Sarayı'nda baş mühendis olarak görev aldı. Orada 25 yıl kaldı ve El-Camiu Beyne'l İlmu ve el-Amelu'n-Nafii fi's-Sanaati'l Hiyel adlı kitabını yazdı. 25 yıldan sonra Cizre'ye döndü ve burada vefat etti. Ebu'l-İz Hazretleri icat ettiği 60 makine ile kendisini bütün dünyaya kanıtlamış birisi.'Cezeri'nin birli, ikili, dörtlü, on ikili robotlar, duvar, kum, maymunlu, madeni ve taş saatler ile ayrıca sağlık gereçleri ve duvardan fırlayıp saatin kaç olduğunu gösteren robotlar yaptığını anımsatan Yaşın, 'Bunun dışında şifreli kilitler, şifreli çantalar ve kasalar yapmış. Çeşitli musluklar, tulumbalar, fıskiyeler yapmış. Yani siz nereye bakarsanız bakın Ebul-İz'i orada görürsünüz.' dedi.'Bu alet bizim göğümüzü kabartacak'Ebul-İz'in mezarının Cizre'de Hazreti Nuh'un türbesinin bulunduğu caminin avlusunda olduğuna dikkati çeken Yaşın, şunları aktardı:'Şimdi Ebu'l-İz'in Cizre'de doğması, Cizre'de vefat etmesi ve mübarek naaşının burada olması nedeniyle Sayın Selçuk Bayraktar'a bütün Cizreliler adına çağrımdır. Mutlaka Cezeri adını verdiği bu uçan aleti Cizre'de uçurmasını istiyoruz. Ebu'l-İz Cizrelidir. 'El Cezeri' Cizreli demektir. Onun yapmış olduğu eserler şimdiki bilime bir yol göstermiştir. Bu yüzden Cezeri adı verilen ve Sayın Selçuk Bayraktar tarafından yaptırılan bu aletin Cizre'de uçurulmasını istiyoruz. Bu bizim hakkımız. Çünkü Ebu'l-İz burada medfun. Yoksa onun kemikleri incinir. Bu alet bizim göğümüzü kabartacak, aynı zamanda onu hoşnut edecek.' İsmail Ebu'l-İz El-Cezeri'nin türbesinin bulunduğu Dağkapı Mahallesi Muhtarı Cafer Erbet de İsmail Ebu'l-İz'in dünyada ilk robotu icat eden kişi olduğunu vurgulayarak, 'Çok sayıda makine ile ilgili icatları var. Çok meşhur bir kişi. İsmail Ebu'l-İz, Diyarbakır'a gitmiş olabilir ama Cizrelidir. Türbesi de Cizre'dedir. Dünyada ilk robotu, saati, kaç tane makineyi icat eden kişidir. Uçan aracın Cizre'de uçurulmasını istiyoruz.' dedi.'El Cezeri, dünyada ilk robotu icat eden kişi'Türbeyi ziyarete eden Selim Seylan da Şırnak merkezden geldiğini ifade ederek, şunları dile getirdi:'Hazreti Nuh Aleyhisselamın türbesini ziyaret ediyoruz. Aynı zamanda İsmail Ebu'l-İz El-Cezeri'nin de türbesi burada. Bunlar bizim manevi değerlerimizdir. Zaman zaman buralara ziyarette bulunuyoruz. Zengin bir kültüre sahip özellikle bölgemiz. İsmail Ebu'l-İz El-Cezeri, dünyada ilk robotu icat eden bir zat. Bölgemizin kalkınması, hak ettiği değeri kazanması için medyanın bunları tanıtmasını, uçan aracın burada tanıtılmasını, burada üretilmesini istiyoruz.' Vatandaşlardan Abdulaziz Bilge, Cizre'nin dünya medeniyetinin seyrini değiştiren şehirlerden biri olduğunu belirterek, şunları kaydetti:'Biz ancak kendi kendimize yeteriz ve biz kendi buluşlarımızla ve ecdadımızdan aldığımız ilhamla atılım göstereceğiz. Bu yapılan ilk uçan arabamızın Cizre'de uçurulmasını talep ediyoruz. Madem El-Cezeri Cizreli demek, istiyoruz ki, El-Cezeri kendi memleketi ile özdeşleşsin. Eğer El-Cezeri burada yetişmişse, bu toprakların suyunu içmişse biz onun bu teknolojik hamlesini günümüzden asırlar sonra tekrar dirilişini biz bu şehirde görmek istiyoruz. Başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Selçuk Bayraktar'dan talebimiz budur.''Resmi yazıyla başvuruda bulunduk'Cizre Ticaret ve Sanayi Odası (CTSO) Başkan Yardımcısı Cemal İşlek de sibernetik biliminin kurucusu kabul edilen, fizikçi, robot ustası bilim insanı İsmail Ebu'l-İz El-Cezeri'nin isminin Türkiye'nin ilk uçan arabasına verilmesinin gururunu yaşadıklarını belirtti.Son dönemde dünyada uçan araba ile ilgili çalışmalar yapıldığını dile getiren İşlek, 'Selçuk Bayraktar yapmış olduğu uçan arabanın ismine Cezeri ismini koydu. Cezeri ismi, Cizre'de 1200 yıl önce yaşamış olan, İsmail Ebu'l-İz El-Cezeri'den gelmektedir. Biz bu konuda kendisinden yapılacak olan deneme çalışmalarının, deneme uçuşlarının Cizre'de yapılmasını talep etmekteyiz. Deneme uçuşlarının Cizre'de yapılması için resmi yazıyla başvuruda bulunduk.' sözlerine yer verdi.
Reklam
Reklam
"Neden Hiç Büyük Kadın Sanatçı Yok?" Diye Soranlara Trajik Hikayesiyle: Camille Claudel
Başka bir dünyada Camille Claudel'den 'büyük işler yapmış, dahi heykeltıraş' diye bahsedebilirdik. Lakin erkek egemen dünyada ve şartların çok daha sert olduğu bir dönemde yaşadığı için; Camille Claudel, ünlü heykeltıraş Auguste Rodin'in sevgilisi, ilham perisi, delirerek ölmüş zavallı bir kadın olarak biliniyor.Camille Claudel'in acı dolu hikaye-i garibesini duymayan kalmasın...
Trump Aleyhine Nyt'de "Anonim" Makale Yazan Kişi Ortaya Çıktı
WASHINGTON (AA) - ABD Başkanı Donald Trump aleyhine 2018'de New York Times (NYT) gazetesinde bir makale yazan ve ardından 'Uyarı' isimli bir kitap çıkaran kişi, eski İç Güvenlik Bakanlığı Özel Kalem Müdürü Miles Taylor çıktı. Taylor, yayımladığı 'Neden artık anonim değilim?' başlıklı yazılı açıklamayla, Amerikan kamuoyunda 'Anonim' lakabıyla bilinen yazarın kendisi olduğunu duyurdu. New York Times gazetesinde, 'Uyarı' başlığıyla çıkan yazı ve aynı başlıkla yayımlanan kitabın kendisine ait olduğunu kabul eden Taylor, '2,5 yıllık görev sürem boyunca, Trump'ın iş yapmadaki beceriksizliğine tanık oldum. Birçok insan bunu gördü ancak kendilerinden intikam alınacağı korkusuyla, konuşmakta tereddüt etti.' ifadesini kullandı. Taylor, uzun süredir Trump'ı sert bir dille eleştiriyordu2017-2019'da İç Güvenlik Bakanlığı Özel Kalemi olarak görev yapan Taylor, uzun süredir katıldığı yayınlarda, Trump'ı sert bir dille eleştiriyor ve Demokrat Başkan adayı Joe Biden'ı desteklediğini belirtiyordu. 'Anonim' adı altında bir makale yazma kararının kendisi için kolay olmadığını belirten Taylor, adını açıklamadan Trump'a yönelik ciddi suçlamalar yöneltmenin zor bir iş olduğunu vurguladı. Taylor, Twitter hesabından yaptığı açıklamada da Trump'ın çevresindeki herkesi eyleme geçmeye davet ederek, 'Trump, karaktersiz bir adam.' yorumunda bulundu. Beyaz Saray'dan tepki gecikmediTaylor'ın yaptığı açıklamanın ardından Beyaz Saray'dan da tepki gecikmedi.Beyaz Saray Sözcüsü Kayleigh McEnany, 'Bu düşük seviyeli, şikayetçi eski yetkili, eylem yerine anonimliği, liderlik yerine bilgi sızdırmayı tercih eden bir yalancı ve korkaktır.' değerlendirmesinde bulundu.Beyaz Saray İletişim Direktörü Alyssa Farah ise Andy Warhol'un 'Bir gün herkes 15 dakikalığına ünlü olacak.' sözünü anımsatarak, 'Gelecekte herkes 15 dakikalığına eski yönetim yetkilisi olacak.' dedi. 'Anonim' yazar Trump yönetimini karıştırmıştıNYT'de Eylül 2018'de 'isimsiz' olarak yayımlanan 'Trump yönetimi içindeki direnişin bir parçasıyım' içerikli makaleyi kaleme alan kişinin, Trump yönetimindeki üst düzey bir görevli olduğu ileri sürülmüştü.İmzasız makalede, 'Trump'ın tam olarak anlayamadığı şey şu: Kendi yönetimindeki birçok üst düzey görevli, Başkan'ın gündeminin bazı kısımlarını ve kötü heveslerini bozmak için özenle çalışıyor. Bunu biliyorum çünkü ben de onlardan biriyim.' ifadesine yer verilmişti.Makaleye tepki gösteren Trump, Beyaz Saray’da yaptığı açıklamada, yazıyı 'korkak bir makale' olarak nitelemişti. O dönemki Beyaz Saray Sözcüsü Sarah Sanders da makalenin yazarının derhal istifa etmesi gerektiğini belirtmişti.Makalenin ardından ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence, Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Savunma Bakanı James Mattis ve Trump'ın Özel Kalem Müdürü John Kelly gibi Trump'a yakın birçok isim, makaleyi sert şekilde eleştiren ve metnin kendilerince yazılmadığını savunan açıklamalar yapmıştı.
"İlk Kovid-19 Aşıları Kusurlu Olabilir" Uyarısı
LONDRA (AA) - İngiltere Aşı Görev Gücü Başkanı Kate Bingham, ilk nesil yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşılarına karşı aşırı iyimser olunmaması gerektiğini belirterek, 'İlk uygulanacak aşılar kusurlu olabilir ve herkes için faydalı olmayabilir.' uyarısında bulundu.Bingham, ünlü tıp dergisi Lancet için yazdığı makalede, tıp tarihinde hiçbir aşının Kovid-19 aşısı kadar beklenmediğini belirtti.Salgından kurtulmanın tek yolunun 'aşılama' olduğunu kaydeden Bingham, ilk ortaya çıkacak aşılara aşırı iyimser yaklaşılmaması uyarısında bulundu.Bingham, 'İlk üretilecek aşılar muhtemelen mükemmel olmayacak. Yeni nesil aşılar kusurlu olabilir ve herkes için faydalı olmayabilir. Buna hazırlıklı olmalıyız.' ifadelerini kullandı.İngiltere Aşı Görev Gücüİngiltere Aşı Görev Gücü, kamu ve özel sektör iş birliğinde potansiyel Kovid-19 aşı çalışmalarını desteklemek, çalışmalara sağlanacak finansmanı harekete geçirmek ve klinik deneyleri takip etmek için halen hükümetin bilim danışmanı olarak görev yapan Sir Patrick Vallance tarafından kuruldu.Aşı Görev Gücü'nde başkanlık görevini yürüten Kate Bingham, Başbakan Boris Johnson'a aşı çalışmalarıyla ilgili raporlar sunuyor. Oxford Aşısıİngiltere'de Oxford Üniversitesi Jenner Enstitüsü ile Oxford Aşı Grubu iş birliğinde geliştirilen ve üretim lisansı İngiliz-İsveç ilaç şirketi AstraZeneca tarafından satın alınan aşı adayı 'AZD1222' için İngiltere ve Hindistan’da 2'nci ve 3'üncü aşama, Brezilya, Güney Afrika ve ABD’de 3'üncü aşama klinik denemeler yürütülüyor.Dünya çapında 30 bin sağlıklı gönüllü üzerinde test edilmesi hedeflenen aşı adayı için ABD 1,2 milyar dolar kaynak sağlarken, Avrupa Birliği (AB) ülkeleri testlerin başarılı olması halinde şirketten 400 milyon doz aşı satın alma konusunda anlaştı.Hindistan Serum Enstitüsü (SII) iş birliğiyle denemelerde kullanılmak üzere milyonlarca doz aşı üreten şirket, aşı adayının ekimin sonunda acil kullanıma hazır hale getirilmesini hedefliyordu.
Reklam