Elvis'in 18 Yaşındaki Ses Kaydı Bulundu
“Rock’n Roll’un Kralı” Elvis Presley’nin 18 yaşındaki ses kaydı ortaya çıktı. Sesinin kayıtta neye benzeyeceğini görmek isteyen ünlü müzisyen, 1953’te My Happiness ve That’s When Your Heartaches Begin parçaları için kayıt yaptı. Efsane müzisyenin yaptığı bu kayıt Presley’nin, 80’inci doğum gününde düzenlenecek olan bir müzayedede açık artırmaya sunulacak. Rock’n Roll tarihinin “kutsal kâsesi” olarak tanımlanan kayıt, açık artırmaya sunulacak 68 üründen sadece biri.BBC
Deniz Seki Nasıl Yakalandı?
Hapis cezasına çarptırılan şarkıcı Deniz Seki, aylarca aranmasının ardından geçtiğimiz günlerde yakalandı. Deniz Seki nerede, nasıl yakalandı?Önceki gün yakalanan şarkıcı Deniz Seki, Bakırköy Kadın ve Çocuk Tutukevi’ne gönderildi. Avukatı, ünlü şarkıcının teslim olmamasını sağlık problemlerine bağlarken, “Kanser riski vardır ve hayati risk oluşturmaktadır” dedi.Uyuşturucu madde bulundurma ve başkalarına temin etme suçlarından 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan Deniz Seki, kararın Yargıtay tarafından onanmasının ardından kayıplara karışmıştı. Bir dönem tekneyle yurtdışına çıktığı da konuşulan Seki’yi önceki gün nişanlısının Büyükçekmece Alkant 2000 Sitesi’ndeki villasında narkotik polisi buldu. Şarkıcı, kaçmaya çalışsa da gözaltına alınmaktan kurtulamadı. Geceyi Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde geçiren Deniz Seki, dün saat 09.00’da elleri kelepçeli olarak emniyetten çıkarıldı. İlk olarak Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde sağlık raporu alınan Seki, daha sonra İstanbul Adalet Sarayı’na götürüldü.‘Ülkemde adalet varsa...’Özge Eğrikar’ın Hürriyet’teki haberine göre, elleri önden kelepçeli olarak polis aracından indirilen Deniz Seki, gazetecilere “Arkadaşlar bu ülkede, benim ülkemde zerre kadar adalet varsa, ki ben olduğuna inanıyorum, benim suçsuzluğum er ya da geç anlaşılacak” dedi. “İkinci kez cezaevine gideceksiniz, ne hissediyorsunuz?” sorusuna ellerindeki kelepçeyi göstererek “Böyle ne hissedebilirim? Ahh ahh! Anlatabiliyor muyum” yanıtını veren Seki, o sırada polislerin arasından uzanarak adliye önünde kendisini bekleyen kardeşi Serkan Seki’nin elini tuttu.Cezası yüzüne okunduSeki adliye içindeki polis karakolunda bir süre bekletildikten sonra infaz savcılığına çıkarıldı. İnfaz savcısı, cezasını Seki’nin yüzüne okudu. Şarkıcı, adliyeden çıkarılırken gözyaşlarına hakim olamadı. Hiç konuşmadan polis aracına bindi, Bakırköy Kadın ve Çocuk Tutukevi’ne götürüldü.Hastalığı ilerlediDeniz Seki’nin avukatı Naim Karakaya, ünlü şarkıcının bugüne kadar teslim olmamasının iki nedeni olduğunu söyledi. Karakaya, şöyle konuştu:“Birincisi, suçsuz olduğunu düşündüğü ve bunun bir gün yargı kararıyla test edileceğine inandığı için beklemiştir. İkinci gerekçesi ise kanser riski vardır ve hayati tehlike oluşturmaktadır. Buna ilişkin raporlarımızı savcılığa sunduk. Ancak Adli Tıp Kurumu bu konuda olumsuz bir yanıt verdi. Bu hastalık ilerlemiştir. Bu süreçte kendisi daha iyi koşullarda sağlık engelini aşmak istemiş, bir anlamda ameliyat olmak istemiştir. Ama bu konudaki başvurumuz reddedildiği için ve yakalamalı konumu gereğiyle sağlanamamıştır.”Sürekli adres değiştirmişPolisin tespitine göre Deniz Seki aranmaya başlandığı ilk günlerde Sarıyer’de gizlendi. Ardından Faruk Salman’la Tekirdağ’a geçti. Sonra yeni adres Beylikdüzü’nde bir ev oldu. Salman daha sonra Bahçelievler’de bir ev tuttu ve Seki’yi buraya getirdi. Son olarak da 1.5 ay önce Alkent 2000 Sitesi’nden villa kiralandı.Sabaha kadar ağladıDeniz Seki, önceki gün Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne getirildiğinde yorgun ve bitkindi. İlk olarak ifade işlemlerine geçildi. Şarkıcı, sık sık ağlama krizine girerek yarıda bıraktığı ifadesinde polislere şunları söyledi:“Ben bu cezayı hak etmedim. Ben uyuşturucu satmadım, kimseye temin etmedim. Sadece kullandım. Bundan da bin pişmanım. Ben 2 yıl cezaevinde, demir parmaklıklar arkasında nasıl kalacağım? Cezaevinde kalmayı kendime yediremiyorum. Bu kadar ceza bana çok fazla. Orada kalmak kolay mı? Çok büyük haksızlığa maruz kaldım. Ben bunu hak etmedim. Ben polisten kaçmadım, cezaevine girmekten kaçtım. Bu kadar ceza alacak ne yaptım? Ben sadece kullandım. Bunun karşılığı bu kadar ceza olmamalıydı.”Cezaevine girmesine katlanamazdımDeniz Seki’nin kaçmasına yardımcı olan sevgilisi Faruk Salman da geceyi nezarette geçirdi. Şüpheli olarak ifadesi alınan Salman, polislere, “Ben bu kadar ceza almasına ve cezaevine girecek olmasına çok üzüldüm. Deniz Seki’yi seviyorum, ona aşığım. Sevdiğim kadının cezaevine girecek olmasını istemedim. Buna katlanmam mümkün değildi. Üzüntüden hastanede tansiyonum fırladı. Rahatsızlandım” dedi. Salman, ifadesinin ardından emniyetten serbest bırakıldı.Battaniyenin üzerinde uyuduİfade işleminin ardından nezarethaneye alınan Deniz Seki’ye polisler battaniye verdi. İfadesinde olduğu gibi zaman zaman ağlama krizine giren Seki, polislerden peçete istedi.Bir polis, sabaha kadar Seki’nin kaldığı nezarethanenin girişinde nöbet tuttu. Şarkıcı, akşam yemeğinde polislerin karavanasından yedi. Tuvalete de bir kadın polisin nezaretinde gitti. Deniz Seki zaman zaman oturdu, zaman zaman da küçük adımlarla nezarethanenin içinde volta attı. Sabaha karşı battaniyenin üzerinde uyuyakaldı. Seki’ye sabah kahvaltısında zeytin, peynir, yumurta, reçel, bal ve çaydan oluşan mönü ikram edildi. Nezarethaneden çıkarılırken polislerin ellerine kelepçe takmasına itiraz etmedi. Geldiği gibi üzgün ve bitkin olarak emniyetten çıkarıldı.Kardeşi isyan etti: Yetmez taşlanarak öldürünDeniz Seki’nin kardeşi Serkan Seki, ses getirecek açıklamalarda bulundu:“Karar verdim, artık susmayacağım. Çünkü vatandaş anlamıyor. Anlayacakları şekilde açıklayacağım artık. Türkiye’nin en büyük baronları firarda, Deniz Seki içerde. Aşağı yukarı aynı ithamlarla, neredeyse aynı davalarla yargılanan ünlüler dışarıda, ablam içeride. Ablamın şu an dışarıda gezen ünlülerden hiçbir farkı yok. Hatta diğerlerinin fazlası bile var. Bazıları çete üyeliği ile itham ediliyor. Ablam, şüpheli olduğu zamanları bile tutuklu olarak geçirdi. Çünkü günah keçisi ilan edildi. Bu konuda biraz hakkaniyet ve hassasiyet olmalı. Kız içeri girmiş, 8 senedir her türlü iftira hakarete maruz kalmış. Diğerlerine bakıyoruz, ödül törenlerinde boy gösterip ödüller alıyor. Her şeye eyvallah. Ama bundan sonra bari rahat bırakılsın ablam. Lütfen. Artık kız içeride. Lütfen. Biz adaletin tecelli edeceğine inanıyoruz. Ülkenin büyük bir sorunu çözüldü tebrik ediyorum. Yetmez gerçi, taşlanarak öldürülmesi lazım.” ‘Ben ihbar etmedim’Serkan Seki, ablası Deniz Seki’nin yerini polise ihbar ettiği iddiasına tepki gösterdi. “Kendisinden bihaberken, nerede olduğunu bilmezken onu nasıl ihbar edebilirim ki?” diyen Seki, ablasının yakalanma süreciyle herhangi bir bağlantısının olmadığını söyledi.‘Benim çektiklerimi çekseler ne içeceklerdi?’Arnavutköy’de görüntülenen Bülent Ersoy, Deniz Seki için üzüldüğünü belirterek “Starlığı taşımak çok zordur. Benim çektiklerimi çekseler acaba ne içeceklerdi, merak ediyorum. Hayatımda böyle şeylere tenezzül etmedim” dedi.‘Satıcılara ceza şart’Gani Müjde, tartışmaya Twitter’da katıldı:“Uyuşturucu yasaları yanlış kurgulanmış. Kullanıcı olanın zararı kendine ama arkadaşına ‘al iç’ diyeni de satıcı olarak değerlendirmek doğru mu bilemiyorum. Bunun yaptırımı olmalı ama şikayete bağlı olmalı. Satıcılara ceza şart. Okul önünde bonzai satanlara en ağır cezalar verilmeli. Devletin odaklanması gereken konu bu.”T24
Volkan Demirel Olayı Dünya Basınında
Türkiye A Milli Futbol Takımı'nın Kazakistan'ı 3-1 mağlup ettiği 2016 Avrupa Şampiyonası Elemeleri A Grubu maçı öncesi kaleci Volkan Demirel'in kendisine edilen küfürlerden dolayı maça çıkmayıp sahayı terk etmesi, dünya basınında da büyük yankı buldu.Dünya'nın tanınmış haber ajansları ve spor basını, Volkan Demirel'in sahayı terk etmesini birinci haber olarak gündemlerine taşıdı. Milli kalecinin maç öncesi ısınma hareketleri sırasında sahayı terk etmesi olayına en değişik bakış ise İspanya'nın ünlü gazetesi AS'tan geldi.AS: 'VOLKAN DEMİREL'E IRKÇI SALDIRI'Gazetenin internet sitesinde manşette yer alan haber, 'Volkan Demirel'e ırkçı saldırı' başlığıyla verildi.MARCA: 'VOLKAN DEMİREL SAHAYI TERK ETTİ'İspanya'nın Marca gazetesi de, 'Kendi taraftarı tarafından kendisine küfür edilen Volkan Demirel sahayı terk etti' ifadesini kullandı.REUTERS: 'TÜRK MİLLİ TAKIMI KALECİSİ MAÇTAN ÖNCE SAHAYI TERK ETTİ'Reuters Haber Ajansı ise Fenerbahçeli Volkan Demirel'in yaşadığı olayın, sarı-lacivertli takımın en büyük rakibi olan Galatasaray'ın stadyumunda gerçekleştiğini haberinde vurguladı.DHA
Say: 'Laik ve Hür Bir Ülkede Öleceğim'
Piyanist Fazıl Say, Cumhuriyet Gazetesi'nden Esra Açıkgöz ile yaptığı röportajda yeni albümünü ve planlarını anlattı. Say kendisine yönelik yapılan eleştirilere cevap verirken “Ben laik bir ülkede doğdum. Laik ve hür bir ülkede de öleceğime inanıyorum” dedi.Farklı ülkelerde dünya prömiyerlerini gerçekleştirdiği ve yıllar boyunca hazırlıklarını sürdürdüğü besteciliğinin ilk ürünü olan eserlerini 'Say Plays Say' adlı yeni albümünde bir araya getiren dünyaca ünlü piyanist ve besteci Fazıl Say, Cumhuriyet gazetesinin sorularını yanıtladı. Yakın zamanda 2 yeni albümünün çıkacağını söyleyen Say Haziran Direnişi'nde yaptığı eserler için “ Gezi Parkı konusu sanat eserleriyle kalıcı olmalıdır. Ben de üç ayrı eserde toplamı bir saatlik bir müzikle kendimce anlattım yaşananları... Umutlarımız eksik olmasın... Karanlık ise her taraf, aydınlatalım” ifadelerini kullandı. Laik bir ülkede doğdunu, laik ve hür bir ülkede öleceğine inandığını söyleyen piyanist Fazıl Say kendisine yöneltilen 'elitist' eleştirileri için de “ Zehir gibi akan, durmadan akan, önyargılar, hazımsızlık ve kıskançlıklar” dedi.- Müzik hayatınız boyunca verdiğiniz konserlerde seslendirdiğiniz parçalar var bu albümde. Dile kolay 30 yıldır bestelediğiniz onlarca parça arasından bunları nasıl, neye göre seçtiniz? Neden bu 19 parçayla çıkıyorsunuz karşımıza?Bu CD’de Opus 1 dediğim, 1990 yılında, 20 yaşımdayken bestelediğim eserim “Nasreddin Hoca’nın Dansları”ndan itibaren yıllarca konserlerimde çaldığım solo piyano müziğimden örnekleri derledim. Beni dinleyen takip eden sanatseverler, “Kara Toprak” bestemi, kızım Kumru için yazdığım parçayı, baladlarımı bilirler, konserlerimde de çok çaldım. Sıkça memleketimden ezgilerin, ritimlerin yer aldığı baladlar, çağdaş eserler ve tabii ki konserlerde insanların çok zevkle dinlediği caz fantezilerim de var içinde…- Aziz Nesin, Âşık Veysel, Nâzım, Nasreddin Hoca, İsmail Dede Efendi... Albümde, esinlendiğiniz, ithaf ettiğiniz, içine kattığınız sanatçılar olarak yerlerini alıyor. Türkiye kültür ve sanat tarihinde bir yolculuğa çıkarıyorsunuz albümle bizi. Nedir bu isimlerin, toprakların sizdeki etkisi?Sanatçı ait olduğu toprağın çiçeğidir. Tabii ki bu saydıklarınız var, gayet doğal bunların olması. Benim geldiğim ailenin anlayışı da budur. Bu topraklara sahip çıkmak, bu toprakları insanlığın geleceği için çağdaş bir noktaya getirmek için uğraşanlardan biri olmak, bu bizim geleneğimizdir. Belki de ruhumuza işlenmiş, bizi biz yapan özelliğimizdir. Saydığınız isimler hiç tanımamış olsam da benim hocalarımdır, dostlarımdır aynı zamanda... - Say Plays Say, aslında bir albümden ötesi, bir nevi sizin hayat anlatınız. Ben albümü dinlerken iniş-çıkışlara rağmen daha çok umut ve aydınlık hissettim. Siz hayatınıza baktığınızda ağır basan duygular bunlar mı yoksa?- Ben yaşamaktan mutluluk duyan, ümitler taşıyan bir insanım. “O ümitler nedir?” diye soracak olursanız, “özgür ruh”, “özgür bir dünya”, “ hür bir insanlık” diye tanımlamak elimden gelir belki... Hür olalım, gerisi gelecektir.- 40’ınızdan sonrası için hedef ne?- Üretmeye ve daha iyi şeylere ulaşmaya devam etmek. 2015’de mesela altı CD’lik Mozart’ın tüm sonatları kaydım çıkacak. SAİT FAİK eserimi DVD yaptık o çıkacak. Bunun yanında ilki çok sevilen, büyük bir satış rakamı yakalayan şarkılarıma devam, İlk Şarkılar 2 çıkacak.- Müziğinizde Türkiye ve Anadolu esintisini de taşıyorsunuz. Köylerde konserler vermeye önem veriyorsunuz. Buna rağmen “burnu büyüklük”, “elitistlik” eleştirilerinden kurtulamıyorsunuz. Neden kaynaklanıyor sizce bu?- Zehir gibi akan, durmadan akan, önyargılar, hazımsızlık ve kıskançlıklar… Bunların önüne geçilemiyor maalesef. En iyisi onları görmemek, onlar yüzünden çok çektik hakikaten. En kötüsü de, dost zannettiğin insanların ihaneti...- Gezi Parkı için de üç beste yaptınız. Neydi Gezi Parkı’nın size öğrettiği, hissettirdiği?- Milyonlarca insan “hür bir insan hayatı” için el ele verdi. Bir nevi Rönesans, bir nevi 68 devrimi… Önemli olan gaz sıkılması değil, önemli olan hür bir hayat, hür bir millet, özgürlük ve demokrasi için milyonlarca insanın sokağa dökülmesi. Kendilerine baskı yapanlara, her şeye rağmen zeytin dalı uzatması… Uzatılan zeytin dalını tutup tutmamak artık karşı tarafa kalır. Bu insanlar hem Türkiye’ye, hem tüm dünyaya çok mühim bir mesaj verdiler. Öncülük ettiler. Gezi Parkı konusu sanat eserleriyle kalıcı olmalıdır. Ben de üç ayrı eserde toplamı bir saatlik bir müzikle kendimce anlattım yaşananları... Umutlarımız eksik olmasın... Karanlık ise her taraf, aydınlatalım...- Kültür ve Turizm Bakanlığı iki konserinizi Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın programından çıkartınca, geçen ay hükümete çok samimi, tane tane ve sakince her şeyi anlattığınız bir açık mektup yolladınız. Ancak ne yazık ki yine anlamayı denemediler. Gerçekten bir umudunuz var mıydı buna dair?- Evet yazdım, “bari, artık eserlerimi sansürlemeyin” dedim... “Biz zaten sansürlemedik” dediler, şaka gibi... Her şey aynı yerde kaldı, eserler programda yok, eserlerim henüz programa geri alınmadı yani. Ankara’da üç eser, Antalya’da da Nâzım oratoryosu programdan çıkartıldı... Öyle kaldı durum. Sanatçılar da çok fazla direnemiyor...- Başka ülkelerde yaşama şansınız var. Nereye gitseniz kapılar size sonuna kadar açık. Zaman zaman üzüntü ve sinirden, bu ülkeden gideceğim dediğiniz de oldu. Ancak ayrılamadınız. Niye bırakamıyorsunuz bu ülkeyi?- Yok, ben on beş yıl Türkiye’den ayrı yaşadım. Sekiz yıl Almanya’da, yedi yıl da ABD’de, New York’ta yaşadım. 2002 yılında memleketime geri dönmüştüm. Ben burada, laik bir ülkede doğdum. Laik ve hür bir ülkede de öleceğime inanıyorum. Umutlar yüreğimizdedir...İlerihaber.org
Geçtiğimiz Haftanın Mutlaka İzlemeniz Gereken 10 Videosu
Geçtiğimiz haftanın en çok izlenilen, tartışılan ve dikkat çeken videoları karşınızda. İyi seyirler...  Daha fazla eğlenceli video için Videolar butonunu ve her videonun üzerine gelince solunda açılan paylaş kısmını kullanabilirsiniz!
Reklam
Dizi ve Film Setlerinde Mutlaka Göreceğiniz 9 Karakter
Gel gelelim yönetmen yardımcıları her zaman setlerdeki en gergin ve sorumluluğu yüklenen insanlar olmuşlardır. Yönetmen yardımcısını tanımak çok zor olmamakla birlikte gerekmedikçe fazla soru sorulması da önerilmez. Yoğun bir ses tonları vardır ve normal zamanlarda da (geri sayımlar hariç) bağırarak konuşurlar. Genellikle havanın kaç derece olduğunu önemsemeden üstlerinde mutlaka bir yağmurluk görürsünüz (kahverengi çoğu zaman). Bunun yanı sıra kıç cepte arkaya doğru sarkan bir kağıt öbeği görürsünüz. Sakın ola bu kağıtlar zarar görmesin! Ayrıca yağmurluklarının ceplerinde mutlaka sarı, mavi, turuncu fosforlu kalemler vardır. Sigara içerler (tercihen kısa winston). Genellikle bayanları yönetmen yardımcısı olarak görürüz ve yoğun tempodan dolayı ise kendilerine bakmaya fırsat bulamazlar ve set içinde yağlı saçlarla hatta ve hatta yarım kalmış ojelerle bile gezeler. Son olarak, yönetmenin dediklerini yüksek sesle tekrarlamaksa bir diğer gizli görevleridir. Çok kıymetli bir rol'dür. En çok kullandıkları kelimeler: (SESSIZLIK / PROVA ALIYORUZ /YEMEK MOLASI / PAYDOS)
İsminden Bir Harf Çıkarıldığı Zaman Tamamen Değişen 23 Film
Yazar ve çizer Austin Light, geçtiğimiz günlerde kendi çizimlerinden oluşan eğlenceli çizim taslaklarını yayınladı. Taslakların içeriği ise, ünlü filmlerin isimlerinden bir harfi düşürerek, yeni ve kısa bir senaryo oluşturarak ona uygun çizimlerdi. Bu fikir reddit'de, 'bir film seç, bir harfini at ve kısa bir özetini yap' şeklinde yankı buldu.Kısa süreli olarak düşünülen bu proje popüler hale gelince Light işi bir adım öteye taşıdı ve filmlerden sahneleri çizerek hayalindeki sahneyi yarattı.
Reklam
İrem Derici: Evlat Olsa Eldivenle Sevilmez
Kendisinin birbirinden farklı fotoğrafını gören ünlü şarkıcı İrem Derici, kendisiyle dalga geçerek ' evlat olsa eldivenle sevilir. Nereden buldunuz bu fotoğraflar rezalet resmen' diyerek espiri yaptı.
Deniz Seki Yakalandıktan Sonra Böyle Görüntülendi
Uyuşturucu ticareti yapmak suçundan kesinleşen hapis cezası nedeniyle 6 aydır aranan Deniz Seki, Esenyurt'ta saklandığı evde gözaltına alındı. Ünlü şarkıcı yakalandıktan sonra ilk kez böyle görüntülendi.Show TV'de yayınlanan özel habere göre, uyuşturucu ticareti yapmak suçundan kesinleşen hapis cezası nedeniyle 6 aydır aranan Deniz Seki, İstanbul Esenyurt'ta saklandığı evde gözaltına alındı.Esenyurt'ta yakalanan Denis Seki'nin daha önce Bodrum, Mykonos Adası ve İstanbul Tuzla'da saklandığı iddia edilmişti.Ünlü şarkıcının zaman zaman alışverişe çıktığı, villada dostlarıyla da buluştuğu hatta verandada eğlence düzenlediği öne sürülmüştü.
Victoria's Secret'tan Yılbaşında Milyon Dolarlık İç Çamaşırları
Victoria's Secret'ın bu yılbaşında moda takipçileriyle paylaşacağı Dream Angels Fantasy Bra sütyenler, ünlü mücevherci Mouawad tarafından özel olarak tasarlandı.Dream Angels Demi formundan ilham alan ve her birine 2 milyon dolar değer biçilen Dream Angels Fantasy Bra sütyenlerin, 16.000 adet değerli taşla süslendiği belirtiliyor. Sütyenlere 18 ayar altınla birleştirilmiş değerli taşlardan oluşan kol, bacak, karın ve boyun takıları eşlik ediyor. Adriana Lima ve Alessandra Ambrosio tarafından sergilenecek sütyen ve vücut takılarının yaratılması ise, 1.380 saatten daha uzun sürdüğü de bilgiler arasında.
Reklam
Bisiklet Sürmenin Eğlenceli ve Romantik Yanı
Bisiklet sürmek keyifli olduğu kadar bazen tehlikeli de olabiliyor. Özellikle gece sürerken yetersiz ışık nedeniyle bisiklet yollarını kullanabilmek zorlaşıyor. Hollanda’da yapılan bu bisiklet yolu, yaydığı ışıkla bisiklet sürme deneyimini oldukça keyifli ve bir o kadar romantik hale getiriyor.Hollanda’nın Eindhoven şehrinde yapılan Van Gogh-Roosegaarde bisiklet yolu gün içerisinde güneş enerjisini depoluyor ve gece olduğunda yolu aydınlatmaya başlıyor. Yolun aydınlatması için elektrik kullanılmıyor ve bu haliyle daha önce İngiltere’de yapılmış olan Starpath yolunu andırıyor.Geçtiğimiz dönemlerde Hollanda’nın Brabant şehrinde yapılan bisiklet yolunun bir devamı niteliğinde olan bu yeni çalışma, yine Van Gogh’un çalışmalarından ilham alarak geliştirilmiş. Van Gogh ile ilgili çalışmaların yapılmasının sebebi ise 2015 yılında ünlü ressamın ölümünün 125. yıl dönümü olması.LOG
Deniz Seki Yakalandı
Deniz Seki, 'Kokain ticareti yapmak' suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. [Fotoğraf:AA]
Reklam
Kate Upton Game of War'un Yüzü Oldu
Yüksek bütçesiyle dikkat çeken mobil arenanın yeni oyunlarından Game of War: Fire Age'in yeni fragmanı yayınlandı. Fragmanda ise tanıdık bir isim var.Ünlü mobil oyun geliştiricilerinden Machine Zone'un yeni oyunu Game of war: Fire Age'in yayınlanan yeni fragmanı oldukça ses getirdi. Ses getirmesinin sebebi ragmanda ünlü model Kate Upton'ın yer alması oldu.Reklamda, oyunun da ögelerinden biri olan Athena'yı canlandıran Kate Upton, böyle bir oyunun parçası olmaktan mutlu olduğunu ve oyunu oldukça iyi bulduğunu söyledi.Machine Zone'un yaklaşık 40 milyon dolar yatırım yaptığı Game of War: Fire Age'in oyunundan beklentileri oldukça yüksek. Özellikle pazarlama açısından Kate Upton gibi ünlü bir ismi öne çıkarmaları ve fragmanı televizyonlarda yayınlatmaları sektörün ne kadar ilerlediğini de gözler önüne seriyor.Yaklaşık 30 kişilik bir ekip tarafından hazırlanan yapım, iOS ve Android platformlarında ücretsiz olarak oyuncuların beğenisine sunuluyor. İlerleyen zamanlarda diğer platformlar için çıkıp yapıp yapmayacağı ise hala belirsizliğini koruyorShiftdelete / Serkan Levent
Reklam
Çorum'da 30 Ev Kül Oldu
ÇORUM'un Bayat İlçesi'ne bağlı Çukuröz Köyü'nde elektrik kontağından çıkan yangında 30 ev yanarak kullanılamaz hale geldi.Çukuröz Köyü'nde dün akşam bir evde elektrik kontağından çıkan yangın kısa sürede büyüdü. Yangın rüzgarın da etkisiyle diğer evlere de sıçradı. 120 haneli köyde büyük panik oldu. Köylediler evleri boşaltıp kendilerini dışarı attı. Haber verilmesi üzerine kısa sürede bölgeye itfaiye ekipleri sevk edildi. Yakın bölgelerden çok sayıda itfaiye aracı ile Orman İşletme Müdürlüğüne ait arazözler de geldi.Bazı kişiler taşıdıkları kovalarla, yangına müdahale etti. İş makinaları ile yanan evler yıkılırken, bazı köylüler alevler arasında kalan eşyalarını kurtardıktan sonra ahırlarda bulunan hayvanlarını dışarı çıkartmaya çalıştı. Sabaha karşı yangın kontrol altına alınıp soğutma çalışmalarına başlandı. Bayat Kaymakamı İdris Akça ve Belediye Başkanı Ekrem Ünlü ile köye giderek incelemelerde bulundu.Öte yandan Çukuröz köyündeki yangın afetinin ardından Türk Kızılayı da harekete geçti. Kızılay tarafından bölgeye 30 çadır ve köylülere sıcak yemeğin bulunduğu TIR'da bölgeye gitti. Köylüler evlerinin yanmasını gözyaşları ile izledi.GÖZYAŞLARINA BOĞULDULARÇorum'un Bayat İlçesi Çukuröz Köyü'nde köy caminin lojmanından başlayan ve rüzgarın da etkisiyle büyüyen yangının ardında gözyaşları sel oldu. 29 evin kullanılamaz hale geldiği köye Ankara, Çankırı, Amasya ve Kastamonu ile ilçelerden gelen 11 itfaiye ve 9 arazöz ile çok sayıda personel yangın söndürme ve soğutma çalışmalarına katıldı. dumanların yükseldiği soğutma çalışmalarının devam ettiği köyde, eşyalarının bir kısmını kurtaran köylüler gözyaşlarına hakim olamadı.Vali Yardımcısı Hamdi Bolat Da köye gitti. Yangınla ilgili yaptığı açıklamada, 120 haneli Çukuröz Köyü'nde imam lojmanında çıkan yangının kısa sürede büyüyerek çevresindeki evlere sıçradığını söyledi. Bolat, tek tesellinin can kaybı ve yaralanmanın yaşanmaması olduğunu dile getirerek, şöyle dedi: 'Vatandaşlarımız için Türk Kızılayı bölgeye çadır sevk etti. Biz de çadır kurmak için yer tespit çalışmaları başlattık. Acı bir olaydır, yaralar sarılacaktır, devlet tüm imkanlarını seferber edecektir.'Gece alevler yüzünden evlerine yaklaşamayan köylüler sabah olduğunda yanan evlerinin yanına gelerek gözyaşlarına boğuldu. Yangından geriye gözyaşı ve kül yığınları kaldı. Yangında her şeylerini kaybeden Sadık Ceylan ve Mustafa Ceylan isimli baba-oğul, tahıl ambarlarında bulunan kısmen zarar gören buğdaylarını çuvalla topladı.Diğer yandan kısa bir süre önce hacdan dönen Döne Can ise,ağıtlar yakarak, '60 yıllık baba ocağımız yandı küldü. Allah'ım bu ne acı diyerek' gözyaşı döktü.AFAD : YANGINA MÜDAHALE ÇALIŞMALARI SÜRÜYORAFAD'tan yapılan yazılı açıklama şöyle; 'Dün akşam 18.30 - 19.00 sularında Çorum Bayat'ın Çukuröz Köyü'ndeki bir evde henüz nedeni belirlenemeyen bir sebeple çıkan yangın çıktı. Can kaybının yaşanmadığı ancak 29 evin kullanılamaz hale geldiği acil duruma müdahale çalışmaları AFAD koordinasyonunda sürüyor. Acil durumdan etkilenen vatandaşlarımızın barınma, beslenme ve ısınma ihtiyaçları için bölgeye ilk etapta 30 çadır, 200 battaniye, 100 yatak ve yeterli miktarda kumanya sevk edildi.14 Kasım 2014 saat 18.30- 19.00 sularında Çorum Bayat'ın Çukuröz Köyünde bir evde başlayan yangın kısa sürede büyüyerek yakındaki diğer evlere de sıçradı. Yangının söndürülmesi ve acil duruma müdahale edilmesi için olay mahalline, AFAD koordinasyonunda, çok sayıda İtfaiye aracı, arazöz, ambulans ve iş makinesi sevk edildi. Acil durumdan etkilenen vatandaşlarımızın barınma, beslenme ve ısınma ihtiyaçları için bölgeye ilk etapta 30 çadır, 200 battaniye, 100 yatak ve yeterli miktarda kumanya sevk edildi. AFAD Çorum Müdürlüğü'nden 6 kişilik uzman ekip, 2 AFAD Arama Kurtarma Aracı ile acil durum müdahalesinin yönetilmesi için bölgede çalışıyor. Can kaybının yaşanmadığı, 29 evin ise oturulamaz hale geldiği yangın kontrol altına alındı, soğutma çalışmaları başladı. Bölgede AFAD koordinasyonundaki 54 itfaiye eri, 5 sağlık ve 16 güvenlik personeli çalışmalarını, 14 itfaiye aracı, 9 arazöz ve 2 ambulansla, sürdürüyor.'DHA
Diego'dan Mutlusu Yok
Fenerbahçe'nin bu sezon kadrosuna kattığı Brezilyalı futbolcu Diego Ribas, ülkesinin ünlü spor sitelerinden Lance'e verdiği röportajda önemli açıklamalarda bulundu.Kariyerini İstanbul'da sürdürmekten memnuniyet duyduğunu ifade eden Diego, ' İstanbul'un daha önce yaşadığım şehirlerden biraz daha farklı bir yapısı var. Adaptasyon sürecini diğer takımlardakinden biraz farklı yaşıyorum. Buradaki felsefeye alışmamda kulüp ve takım arkadaşlarım bana fazlasıyla yardımcı oluyor. Burada oldukça mutluyum. Şuan lideriz ve ilerleyen zamanlarda da güzel günlerimiz devam eder' İfadelerini kullandı.Avrupa'da futbol oynayan bir çok Brezilyalı'nın son dönemlerinde ülkesine döndüğünün hatırlatılması üzerine Brezilya'ya dönmeyi düşünmediğini söyleyen Diego ' Avrupa'ya ilk defa giderken geri dönmekte oldukça kararlıydım. Ancak Avrupa'da oynamaya başladıktan sonra bu fikrim değişti. Bu yönde tercih yapan oyuncuların kararlarına saygı duyuyorum. Avrupa seviyesinde futbol oynamak çok zor. Bu yüzden bir yaştan sonra dönenler oluyor, bunu anlayabiliyorum. Ben bu seviyede oynamayı tercih ediyorum. Umarım bu devam eder' diye konuştuFenerbahçe ile 3 yıllık sözleşme imzaladığını hatırlatan Diego 'Burada kendimi mutlu hissediyorum. 3 yıllık kontratımı tamamlamak istiyorum. Bunun parayla hiçbir ilgisi yok. Keyif alarak oynuyorum. Bir gün dönüp dönmeyeceğimin garantisini veremem. Bunu zaman gösterecek.' dedi.Galatasaray - Fenerbahçe rekabetine de değinen Diego Rİbas ' Portekiz'de Porto'da forma giyerken Porto - Benfica rekabetine tanıklık etmiştim. Antrenmana kırmızı bir giysi ile gidemezdim. Büyük tepkiler olurdu. Keza Brezilya'da Santos-Corinthians, İtalya'da Juventus-Inter, İspanya'da Atletico-Real Madrid derbilerine şahit oldum. Ancak Türkiye'deki durum çok farklı. Buradaki taraftarlar için bu karşılaşmalar hayati önem taşıyor. Benim için de ilginç bir tecrübe oluyor.' İfadelerini kullandı.Lig Tv
Kenan Işık'tan Haber Var: Bilinci Hala Kapalı
Almanya'da tedavisini tamamlayan Kenan Işık'ın bilinci hala kapalı.Almanya’da tedavisi tamamlanan ünlü tiyatrocu Kenan Işık, ambulans uçakla Türkiye’ye getirildi. Işık, uçak altından alındıktan sonra ambulansla havalimanından çıkarıldı.Beyin travması sonucu 8.5 aydır bilinci kapalı olan ve Almanya’da tedavi gören tiyatrocu Kenan Işık, akşam saatlerinde İstanbul’a getirildi. Işık'ın tedavisi, evinde sürecek.IŞIK'IN BİLİNCİ HALA KAPALIEşi Beril Işık, yaptığı son açıklamada 'Almanya'da tedavinin sonuna geldik. Dönüş tarihini merkez belirleyecek. Kenan'ın bilinci hâlâ açılmadı. Fakat gözle görülür gelişmeler sağlandı. Uzun süredir yatıyor. Yoğun fizik tedavisi ve özel tedaviler sonunda fiziksel gelişme sağladı. Uyanıklığa yakın durumda olan Kenan'ın bilincinin açılması için Almanya'daki özel merkezde özel bir tedavi ve program uygulanıyor. Tedavi başarılı şekilde devam ediyor. Sürekli yanında konuşarak ve sohbet ederek kendine gelmesini bekliyoruz. Umudumuzu kaybetmiyoruz.' demişti.BEYİN TRAVMASI GEÇİRDİIşık, Beşiktaş'ta bir otelde 21 Mart'ta spor yaptıktan sonra beyin travması geçirmişti. Beynindeki kanama nedeniyle özel bir hastanede 4 saat ameliyat edildi. Uzun süre uyutuldu ve yoğun bakımda tutuldu. Işık, uzun süredir Almanya'daydı.İnternethaber
'Sinemanın 100. Yılı Kutlamasına Bir Daveti Çok Gördüler'
Halit Akçatepe'ye Yüzyıllık Vefasızlık! Bugün 14 Kasım. Türk Sinemasının 100. yıldönümü. Ancak yapılan kutlamalarda öyle bir vefasızlık yaşandı ki Türk sinema seyircisinin ve Yeşilçam'a gönülverenlerin gözleri yaşardı. Hababam Sınıfı'nın unutulmaz karakteri Güdük Necmi'yi (gerçekte bu karakter Rıfat Ilgaz'ın ta kendisidir) canlandıran Halit Akçatepe kutlamalara çağrılmadı. Türk sinemasının 100. yılında hiçbir etkinliğe davet edilmeyen 'Güdük Necmi' isyan etti. Halit Akçatepe'den yüzyıllık vefasızlığa sitemini “Sinemanın 100. Yılı kutlanıyor. Ama bizlere kuru bir daveti bile çok gördüler” sözleriyle dile getirdi. Odatv'den Murat Sökdü'ye konuşan Halit Akçatepe, “70 Yıldır sinemanın içindeyim.' diyen Akçatepe, 'Neden halen bizim filmler izlenme rekorları kırıyor, şimdilerde ise yeni film ve diziler ne yapıyor düşünmek gerek. Ben 5 yaşından bu yana yani toplamda 70 yıldır sinemanın içindeyim. Türk sinemasının 100. Yol etkinliklerinde bizlere bir davet bile gelmedi.' Diyen Akçatepe şöyle devam etti: 'Ne Altın Portakal ne de Adana koza film festivali bizlere unutanlara şunu hatırlatmak istiyorum. Bizler Kemal Sunal, Tarık Akan, Ferdi Merter Fosforoğlu halkın gönüllerinde taht kurduğumuza inanıyorum. Bizlerde de halkımızın ayrı bir yeri var. Ama kuru bir daveti bile esirgeyenlere çok kırgınım. Sinema festivalleri her yerde kutlanıyor bizler yola Ferdi Merter Fosforoglu beraber başladık 5 yaşından beri beraber büyüdük ama bizler unutulduk.' dedi.HALİT AKÇATEPE KİMDİR?5 yaşında sinemayla tanışan usta aktör Halit Akçatepe 124 filmde oynadı. 4 senaryo ve 1 yönetmenlik ekibinde yer alan ünlü sanatçı sinemanın 100. Yılında unutulmuş olmalarından ötürü çok kırgın olan Halit Akçetepeyi tanıyalım. 1 Ocak 1938'de Ünye'de doğan Akçatepe, ilkokulu Refik Halit Karay Mektebi'nde okur. Babası Sıtkı Bey'dir. Konservatuar eğitimi hiç almamıştır (kendisi konservatuar eğitimiyle uzaktan yakından bir alakası olmadığını belirtmiştir). Zamanın film yönetmenlerinden birinin, babasına 'bize bir çocuk oyuncu lazım' dediği zaman, babası tülüatçı Sıtkı Bey oğlu Halit'i oynatmıştır. İlk filmini 1943'te 5 yaşındayken çekti. Daha sonra ilkokul sıralarında ders görmeye başladı. Saint Benoit Fransız Lisesi'nden mezun oldu. 1959'da Rasattepe'de 1,5 yıl askerlik görevini yaptı. 1972'te Tatlı Dillim filmiyle şöhreti yakaladı. 1963'te Yasak, Gündoğarken, Semaya baktım Seni Gördüm filmlerini çekti. 1975'te Hababam Sınıfı adlı filmindeki Güdük Necmi tiplemesiyle Türk sinemasına adını yazdırmıştır.Usta oyuncunun babası Sıtkı Akçatepe ve annesi Leman Akçatepe de Türk Sineması'nda birçok yapımda rol almış oyunculardır. Özellikle babası Sıtkı Akçatepe, Hababam Sınıfı film serisinde oynadığı Paşa Nuri tiplemesiyle tanınmaktadır. Babası Sıtkı Akçatepe annesi tarafından Osmanlı İmparatorluğu'nun Lale Devri Sadrazamı Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'nın torunudur.HaberAksiyon
Reklam