Türk futbolunun önemli isimlerinden Nihat Kahveci ile eşi Pınar Kahveci 'nin 11 yıllık evlilikleri tek celsede sona erdi.Futbolla'nın haberine göre; 2003 yılında Pınar Kaşgören ile Çırağan Sarayı'nda gerçekleştirilen görkemli bir düğünle evlenen Kahveci ailesinin, bir kız ve bir erkek olmak üzere 2 çocukları var. Kahveci çifti kendi aralarında anlaşıp yollarını ayırma kararı aldılar.Eşi Pınar ile boşanmasının ardından Türkiye'ye geri döneceği öğrenilen Nihat Kahveci'nin bundan sonra kariyerine nasıl şekilde devam edeceği merak konusu.
sanattanyansimalar.com sitesinde yer alan habere göre, CSO'nun programı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından incelendi, Say'ın eserlerinin seslendirileceği iki haftanın programı değiştirildi.Türkiye’nin uluslararası besteci-piyanisti Fazıl Say’a Kültür Bakanlığı’ndan ambargo geldi. Kültür Bakanlığı, ünlü bestecinin eserlerinin seslendirileceği konseri Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın (CSO) programından çıkarttırdı. Böylece, son olarak Devlet Tiyatroları’ndaki sansür olayının açığa çıkmasının ardından, bakanlığın orkestraların programlarına da karışmaya başladığı ortaya çıktı.'Bilindiği gibi Devlet Orkestraları’nın yönetim kurulları yıllık sezon programlarını hazırlayarak Kültür Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’ne gönderiyorlar. Programlar “bakan onayı” ile resmen uygulanır hale geliyor. Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın 2014-2015 sezonu için Bakanlığa gönderdiği programda iki ayrı haftada Fazıl Say’a ait eserler yer alıyordu. Kasım ayında şef Rengim Gökmen’in yöneteceği bir konserde “İstanbul Senfonisi” çalınacak, Mayıs ayında da 3000 kişilik ATO Congresium’da verilecek konserde şef Naci Özgüç yönetiminde bestecinin “Su” başlıklı piyano konçertosuyla, “Yunus’un Sırtındaki Çocuk-Hermiyas” başlıklı eseri seslendirilecekti. CSO’ya sözlü olarak Fazıl Say’ın solist olarak yer alacağı ve eserlerinin çalınacağı programların değiştirilmesi, aksi takdirde yıllık programın bakan tarafından onaylanmayacağı bildirildi. Tam açılış konseri öncesi yapılan bu bildirim üzerine, CSO programda istenen değişikliği yaptı ve bakan onayı çıktı. Açılış konseri de böylece resmi prosedür içinde gerçekleşebildi.'Milliyet Sanat
17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasının merkezindeki isim olan İran asıllı Rıza Sarraf’ın eşi şarkıcı Ebru Gündeş’in, hakkında takipsizlik kararı verilen 53 kişiden biri olduğu ortaya çıktı.Hürriyet’ten Eyüp Serbest ve Fırat Alkaç’ın haberine göre, İstanbul Cumhuriyet Savcısı Ekrem Aydıner’in hazırladığı 63 sayfalık takipsizlik kararının metninde, Gündeş’in de eşi Sarraf gibi rüşvet almak ve vermekle suçlandığı bilgisi yer aldı.Gündeş, 31 Aralık 2013 gecesi İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde iki saat ifade vermişti. Gündeş’in, kamu görevlilerine rüşvet vermekle suçlanan eşiyle yaptığı telefon konuşmaları nedeniyle ifade verdiği belirtilmişti.Diken
İş ilişkilerini özel hayatlarına taşıyarak 18 yılı geride bırakan müzik dünyasının gözde çiftlerinden Sertab Erener ve Demir Demirkan ayrıldı.Beraberliklerinin son dönemde kötü gittiği iddia edilen ikiliden ilk açıklama Demir Demirkan'dan geldi.Bir basın açıklaması yapan Demirkan, ilişkilerinin bittiğini böyle duyurdu:'Eylül 2014'te Sertab ile olan 18 yıllık ilişkimizi sonlandırma kararı aldım. Bizi seven herkesin bunu anlayışla karşılayacağını biliyorum. Ayrıca bu süreçte de özel hayatlarımıza saygı duyulacağını ümid ediyorum'Posta
Altın Portakal ödül törenine yönetmen Ertem Görenç'in 'Türk sinemasını rahat bırakın, yoksa festivalin formatına uyarak ananızı ... ederim' sözleri damga vurdu.51. Altın Portakal Film Festivali Kapanış Töreni'ne yönetmen Ertem Göreç'in konuşması damgasını vurdu.Bu yıl 51'ncisi düzenlenen Altın Portakal Film Festivali'nin kapanış töreni gerçekleşti. Çeşitli dallarda ödüller sahibini buldu. Törende ise bir konuşma özellikle dikkat çekti.Ödül töreninde konuşma yapan yönetmen ve senarist Ertem Göreç 'Türk sinemasına Türkiye sineması diyorlar. Birinin adı Ahmet ise ona Mehmet diyebilir misiniz? Sinemamıza artık küfür edebiyatı hakim. Bana Türk sinemasına tecavüz etmeyin demek düşüyor. Bu küfür edebiyatıyla ilgili lafımı bağlayayım; Türk sinemasını rahat bırakın, yoksa festivalin formatına uyarak ananızı ... ederim' diye konuştu.İKİ KERE ALTIN PORTAKAL KAZANDI1950 yılında 'Kanlı Sevda'yı çekerek yönetmenlik kariyerine başlayan Göreç, 'Otobüs Yolcuları' ve 'Karanlıkta Uyananlar' filmleriyle sinemaya damgasını vurdu. 'Karanlıkta Uyananlar' ile 1965 Antalya Altın Portakal Film Festivali'inde En İyi 3. Film Ödülü'nü, 1971 Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde ise yine En İyi 3. Film Ödülü'nü Pamuk Prenses ve 7 Cüceler ile kazandı.18. İstanbul Film Festivali'nde de 1999 yılında Onur Ödülü alan Göreç'in pek çok filmi bulunuyor.
Hakan Çalhanoğlu, Gökhan Töre ile arasında geçtiği iddia edilen silah olayını Almanya'nın ünlü kanalı ZDF'ye anlattı.Medyayı 1,5 yıldır meşgul eden Beşiktaşllı Gökhan Töre'nin, Hakan Çalhanoğlu ve Ömer Toprak'a silah göstermesi hatta bir gece kulübün de Çalhanoğlu'nun ağızına silah dayadığı olayı ile ilgili yankılar devam ediyor.Bayern Leverkusenli Hakan'ın babası Hüseyin Çalhanoğlu ,Almanya'nın en yüksek tirajlı gazetelerinden olan Bild'de yaptığı açıklamalardan sonra kendisi de ülkenin en çok izlenen ünlü kanalı ZDF'ye çıkarak bu konuyu detaylandırdı.Hakan Çalhanoğlu olay ile ilgili olarak 'Hollanda maçından sonra ben, Ömer Toprak ve Ömer'in bir arkadaşı birlikte bir şeyler içiyorduk. Gökhan Töre, eski kız arkadaşına sulandığı için Ömer'in arkadaşına gıcıkmış. Bizim bulunduğumuz mekanı öğrenince, Gökhan da arkadaşı ile O mekana geldi. Biz, Gökhan Töre'yi görünce arkadaşı alıp odaya çıkarttık. Daha sonra Gökhan Töre bizim odanın kapısına dayandı ama biz açmadık. Gökhan aşağıya inip odanın yedek kartını almış. Sonra yeniden Gökhan ve arkadaşı bizim kapıya dayanınca ben kapıyı açtım. Kapıyı açtığım gibi Gökhan Töre hızla içeri girip Ömer'in arkadaşının üzerine yürüdü. Bu arada Gökhan'ın arkasından odaya giren kişi ceketinin altından tabanca çıkarıp, beni ve Ömer'e yere yatıp kımıldamamızı söyledi. Gökhan Töre, Ömer'in arkadaşını dövdü ve odadan çıktılar. Biz Gökhan Töre ile yaşadığımız bu olayı büyütmek, dillendirmek istemedik, Gökhan'ın kariyerine zarar vermemek için' şeklinde konuşarak olayı ilk defa anlatmış oldu.'RUDİ VOLLER TERİM'İ ARAYIP BİLGİ VERDİ'A Milli Takım kampına da sakat olduğu için katılmadığını söyleyen Hakan bu konu ile alakalı olarak da 'Paderborn maçında baldırımdan sakatlandım ve oyundan çıktım. Maçtan sonra Rudi Völler, Fatih Terim'i arayarak sakat olduğumu söyledi. Milli Takım kampına katılmamamın Gökhan Töre olayı ile bir ilgisi yok' ifadelerini kullandı.skorer
Yaşlı bir kadın ve küçük torunu bir masanın etrafında eski aile fotoğraflarına bakarlar. Yaşlı kadın, bu fotoğraflara bakmaya ve geçmişe dönmeye önceleri dirense de, geçmişin uyandırdıklarına direnemez. Küçük yaşta evlendirilen bir kız çocuğunun hayata tutunuş hikâyesine bir fincan Türk kahvesi içimi boyunca şahit oluruz.
'Birleşmiş Milletler, savaş mağduru Kürtlere sahip çıkmalı ve Kürtlerin haklarını korumalıdır'.Ünlü Kürt sanatçı Şivan Perwer, ve bir grup Kürt sanatçıdan oluşan heyet, Suriye'nin Kobanê ilçesiyle , Irak'ın Sincar bölgesinin terör örgütü IŞİD'in saldırılarından korunması için Birleşmiş Milletler'in (BM) devreye girmesini istedi.'Kürtlere sahip çıkılmalı'Iraklı Kürt sanatçılarla BM'nin Erbil'deki ofisi önüne bir araya gelen Perwer, yaptığı açıklamada, BM'nin, diğer milletler gibi Kürtlerin de örgütü olduğunu belirterek, 'BM'nin, bizi de temsil etmesini istiyoruz. Onun için buraya geldik. Amacımız protesto değildir. Birleşmiş Milletler, savaş mağduru Kürtlere sahip çıkmalı ve Kürtlerin haklarını korumalıdır' dedi.T24
En son Duygu Çetinkaya ile arasında tartışma yaşamasından dolayı gündemden düşmeyen Asena Erkin, IŞİD ile ilgili attığı bir tweetle tekrardan gündeme oturdu.Asena Erkin attığı tweet'in yanına bıçak işareti koyarak 'Beni işit, IŞİD'e bağlatma' yazdı.Asena'nın bu tweet'ine takipçilerinden biri 'Hayırdır Asena Hanım, panda kostümünüz mü yandı da ilgi çekecek bir şey bulamadığınız için mi bu iğrenç espriyi yaptınız' diye sordu.Haberartıbir
Kuşkusuz ki hepimiz hayatımız boyunca bir çok film izliyoruz. İzlediğimiz zaman bizi içine alan, etkileyen, masalsı ve uzun zaman hatırlanan hatta bir defa daha izleme isteği uyandıran masalsı ve muhteşem görüntülere sahip filmleri sizin için derledim.
Ses teknolojileri konusunda uzun yıllardır çalışmaları bulunan kulaklık üreticisi Bose'a Apple'dan veto geldi. Firmanın ürünleri artık Apple mağazalarında satılmayacak.Ünlü ses teknolojileri firması Bose ile Apple arasındaki gerilim giderek tırmanıyor. Gerilimin ana sebebi ise Apple'ın kulaklık üreticisi Beats'i satın almasıyla beraber Bose'a rakip olması.Apple ve Bose arasındaki gerilim firmanın kulaklıklarının Apple mağazalarından çıkarılmasına kadar vardı. Apple bu konuda resmi bir açıklama yapmasa da artık mağazalarında Bose ürünleri satılmıyor. Bose ürünleri sadece fiziksel mağazalardan değil aynı zamanda firmanın online satış kanalı Apple Store'dan da kaldırıldı. Firmanın ABD merkezli satış sitesinde artık Bose ürünleri yer almıyor. Apple'ın Türkiye online mağazasında ise yapılan aramada 2 Bose ürünü bulunuyor.Firmalar arasındaki gerilim Apple kulaklık üreticisi Beats'i satın aldıktan sonra ortaya çıktı. Bose, satın alımın hemen ardından Beats'i kendi teknolojilerini kullanmakla suçlayıp mahkemeye verdi. Ancak patent anlaşmazlığı mahkemede görülmeye başlamadan önce firmalar anlaştı ve konu tatlıya bağlandı.Ancak geçtiğimiz günlerde Amerikan Futbol Ligi NFL'e sponsor olan Bose, bu konuda bazı engellemeler de getirdi. NFL oyuncularından Colin Kaepernick, Beats marka bir kulaklık kullandığı için 10 bin dolar ceza almıştı. Bose'un bu sponsorluğunun ve şartlarının da Apple'ı kızdırmış olma ihtimali bulunuyor.Kaynak: 9to5Mac
Bir dönem Beyoğlu’nda genelevlerin bulunduğu ‘ Abanoz Sokağı ’yla aynı ismi taşıyan Şile’deki bir sokağın ismi, ‘ çirkin ve müstehcen bir anlam anımsattığı ’ gerekçesiyle değiştirildi. Sokağın yeni ismi ‘ Asım ‘ oldu.DHA’dan Ezgi Çapa’nın haberine göre Şile Belediye Başkanlığı, 18 Ağustos 2014 tarihinde, Abdullah Yılmazçetin’e ait dilekçeyi bir üst yazı ile, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na gönderdi. Dilekçede “Şile ilçesi Sahilköy Mahallesinde bulunan ‘Abanoz Sokağı’nın isminin çirkin ve müstehcen bir anlam anımsatmasından dolayı bu sokağın isminin ‘Okul Sokağı’ olarak değiştirilmesi talep edilmektedir” ifadelerine yer verildi.‘Okul’ olmayınca ‘Asım’ olduKonuyu inceleyen İstanbul Büyükşehir Belediyesi Harita Müdürlüğü, teklifi İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’ne iletti. Harita Müdürlüğü’nün görüşünde aynı ilçede ‘ Okul Sokağı ‘nın bulunması nedeniyle ‘ Abanoz Sokağı ‘nın ismi ‘ Asım Sokağı ‘ olarak değiştirildi.Aslında bir ağaçSağlamlığı nedeniyle genellikle müzik aleti yapımında kullanılan ‘ abanoz ağacı ‘, Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre ‘ sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı ‘ olarak geçiyor.Beyoğlu’ndaki Abanoz, şiir ve şarkılara konu olmuştuÖte yandan Attila İlhan’ın ‘Serüven’in Sonu’, Necati Cumalı’nın ‘ Emine ‘, Ümit Yaşar Oğuzcan’ın ‘Abanoz Sokağı’ şiirine konu olan ‘Abanoz Sokağı’ Beyoğlu’nda bulunan ve 1970’lere kadar genelevleriyle ünlü olan sokağın da ismi. Necati Cumalı’nın şiiri daha sonra Sezen Aksu tarafından bestelenmiş, Levent Yüksel’in ikinci albümünde yer almıştı.Diken
Ünlü yıldızın hiç çıkarmadığı güneş gözlüğünün nedeni glokom hastalığıymış.İrlandalı rock grubu U2'nin solisti Bono, 20 yıldır glokom hastası olduğunu, bu nedenle sürekli güneş gözlüğü taktığını söyledi. Bono, BBC'de yayımlanan 'Graham Norton Show'da yaptığı açıklamada, neredeyse hiç çıkarmadığı güneş gözlüğünü 'imaj' için değil, 20 yıldır çektiği glokom hastalığı nedeniyle taktığını itiraf etti.Ünlü şarkıcı hastalığıyla ilgili tedavi gördüğünü, itirafından sonra insanların kendisine acıyarak bakabileceğini belirtti. Göz içi sıvısının iyi boşalmaması yüzünden göz tansiyonunun yükselmesi olan glokomun, gözleri ışığa karşı duyarlı hale getirebileceği biliniyor.Haberler
Twıtter'daki esprili ve muhalif paylaşımları ile tüm dikkatleri üzerinde toplayan şarkıcı Atilla Taş, 'Twitter bana kendi medyamı oluşturma imkanı verdi.Twıtter'daki esprili ve muhalif paylaşımları ile tüm dikkatleri üzerinde toplayan şarkıcı Atilla Taş, 'Twitter bana kendi medyamı oluşturma imkanı verdi. Küllerimden tekrardan doğdum. Kariyerimi müzik alanında devam ettirmesem de sosyal medyada kendime bir yer açtım' diye belirtti .Atilla Taş, İzmir Ekonomi Üniversitesi'nde (İEÜ) Medya Kulübü ile Medya ve İletişimciler Derneği tarafından yapılan 2. Medya Günleri çerçevesinde yapılan 'Sosyal Medya Kullanımı' başlıklı söyleşiye yer aldı . İEÜ Konferans Salonu'ndaki söyleşiye ilgi yoğun oldu. Bir Twitter fenomeni haline gelen Taş, 'Kariyerim hemen hemen sıfırı tüketmişti. Kariyer olarak bitmiş bir adamdım. Albümleri satmayan, konserlerine kimse gelmeyen kariyer olarak gerçekten yerin dibini görmüş bir insan olarak karşınızda duruyorum. Twitter bana kendi medyamı oluşturma imkanı verdi. Kendine ilişkin bir televizyonunun, gazeten, yerin var. Bunu iyi değerlendirdiğimi düşünüyorum. Küllerimden tekrardan doğdum. Kariyerimi müzik alanında devam ettirmesem de sosyal medyada kendime bir yer açtım' diye belirtti .Twitter'da ilk başlarda Atilla Taş olarak bulunmadığını, kendisine yönelik çok fazla çok büyük bir önyargı olduğunu ifade eden Taş, bu alandaki potansiyeli keşfettiğini belirtti . Gerçek kimliğini açıklayınca takipçi sayısının 1500'lerden 300'lere dek düştüğünü ifade eden Taş, ' Olağanüstü bir ön yargı vardı. Siyasi tweetler atmıyordum. Gezi vakaları esnasında 'Taksim'de bu kadar biber gazına ihtiyaç yok. Ben bir konser versem kimse kalmazdı, vatandaşlar dağılırdı' tweetimin peşinden ön yargılarda çok büyük kırılmalar oldu. İnsanlar kendimle alay ettiğimi gördü' diye açıkladı .İnsanların kendisiyle alakalı ön yargılarını giderdiğini ifade eden Taş, 'Kendinizle dalga geçerseniz insanların elinden bu zevki almış oluyorsunuz. İnsanlar sizinle dalga geçmekten keyif almıyorlar. Bugüne dek sosyal medyada bana edilen küfür kimseye edilmemiştir. Şayet bunun yanında çok fazla da sevenim var. Üzgünüm fakat çok fazla da hesap kapattırdım. Türkiye'nin yer aldığı politik durum maalesef bazı şeylere seyirci kalmamıza mani oluyor. İronik yaklaşıyorum' diye belirtti . Türk Time
Jimmy Fallon’ın bu haftaki talk show’u için hazırladığı klip, epik bir dans kapışmasına sahne oldu. Fallon ve ünlü aktör Brad Pitt, en iyi kimin ‘break dance’ yaptığına karar vermek için birbirleriyle yarışa girdiler. Elbette figüranlarının yardımıyla...
Beş yıl önce hayatını kaybeden Michael Jackson, Forbes dergisinin ‘en çok kazanan ölü ünlüler listesi’ne 140 milyon dolarlık gelirle yine ilk sıradan girdi. Snoopy’nin yaratıcısı Charles Schulz ise Elvis Presley’in ardından 40 milyon dolarlık gelirle 3. sırada yer aldı.Forbes dergisinin yaptığı araştırmaya göre, beş yıl önce hayatını kaybeden müzisyen Michael Jackson, 140 milyon dolar gelirle, En Çok Kazanan Ölüler listesinde birinci sırada yer aldı. Bu kazançla, listenin yıllardır zirvesinde oturan, Elvis Presley’i de tahtından etmiş oldu. Presley’nin 55 milyonluk gelirini ikiye katlamayı başaran Jackson’ın, ölümünden sonra çıkan Xscape albümü, pop müzik listelerinin ikinci sırasına oturmayı başarmış, Billboard Müzik Ödülleri töreninde, Jackson’ın sahnede hologramı gösterilmişti. En Çok Kazanan Ölüler listesinin üçüncü sırasında, çizgi karakter Snoopy’nin yaratıcısı, karikatürist Charles Schulz, 40 milyon kazançla yer alıyor. Oscar’lı oyuncu, Elizabeth Taylor, 2011’de hayatını kaybettikten sonra, 25 milyon gelirle listenin dördüncü sırasına otururken, 36 yaşında yaşamını yitiren reggea şarkıcısı Bob Marley, 20 milyon kazanç elde etmiş oldu.TARAF