'Benim İran'a Girişim Yasak'
İran karşıtı 'Rosewater' filminde bir avukatı canlandıran Haluk Bilginer, 'Benim İran'a girişim yasak. Orada film de yapamam' dedi.Oyuncu kadrosunda Haluk Bilginer’in de yer aldığı Jon Stewart’ın ilk yönetmenlik denemesi Rosewater/Gül Suyu’nun Türkiye prömiyeri 14. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali kapsamında Beyoğlu Fitaş Sineması’nda yapıldı. İran’da 100 gün boyunca hapse atılan bir gazetecinin yaşadıklarını anlatan filmde Baba Akbar adında bir avukatı canlandıran Bilginer, gösterim sonunda sahneye çıkarak sinemaseverlerin sorularını cevaplandırdı.'ROMA'DA 'BEN HUR' FİLMİNİ ÇEKİYORUZ'Bilginer, “Siz bana Mozart’ın 5. senfonisini açıklayamadığınız gibi ben de size bufilmi açıklayamam. Fakat şöyle cevaplayabilirim. Ben bu filmi çekerken banaİran’dan bir film teklifi geldi. Telefonun diğer ucunda bulunan kişi dünyaca ünlü bir yönetmendi. Ben de kendisine İran karşıtı bir film çekiyorum. Benim İran’a girişim yasak. Yıllarca da ne girebileceğim ne de orayla ilgili hiçbir şey yapamam dedim. Telefondan sadece ‘hımm’ diye bir ses geldi ve kapandı. Kapanış o kapanış bir daha aramadılar.” diye konuştu.Avrupa’dan da birçok film teklifleri geldiğini belirten Bilginer, “Şu anda Roma’daBen Hur filmini çekiyoruz” dedi. Bilginer’i bu özel gecede sevgilisi Zerrin Tekindor da yalnız bırakmadı.‘Rosewater’, İngiliz gazeteci Maziar Bahari’nin 2009 yılında BBC muhabiri olarak gittiği İran’da rehin alınıp hapishanede tutsak edilmesi üzerine yazdığı ve burada 100 gün boyunca yaşadıklarını ele aldığı kitaptan beyaz perdeye uyarlandı. Habertürk
Nazim Hikmet: The Tree With Blue Eyes
Dünyaca ünlü Türk şair Nazım Hikmet'in eserleri, İngilizce bir gazeteye dönüştü.Usta şairin seçme eserleri, birer grafik tasarım çalışması olarak hazırlandı ve gazete formunda şiir tutkunlarının ilgisine sunuldu. 24 sayfadan oluşan gazetede; Nazım Hikmet'in 'Yaşamaya Dair', 'Karıma Mektup', 'Davet' gibi öne çıkan şiirleri yer alıyor.Tanıtımı için ilgi çekici bir de videonun hazırlandığı projenin altında, tasarımcı Ozan Karakoç'un imzası bulunuyor.Projenin tamamına şuradan ulaşılabilir.
Baba Aslan: 'Özgecan Dünyaya Armağan Verdi'
Özgecan Aslan'ın acılı babası kızının insanlara yardımcı olmak için bir psikolog olmak istediğini söyledi ve ekledi: “Sanırım böyle bir şekilde de olsa, oldu'.Mehmet Aslan Cumhuriyet gazetesine konuştu. Esra Açıkgöz imzalı haberden bir bölüm şöyle: Özgecan, Çağ Üniversitesi’nden önce başka üniversite kazanıyor, ancak ille de psikoloji istediği için sabrediyor bir sene daha. Bu anlatı Songül Aslan’ı dile getiriyor: “İnsanlara yardımcı olmak istiyordu çünkü”. Aslında dünyanın en ünlü psikoloğu olmanın peşindeymiş Özgecan. “Sanırım bir şekilde de; böyle bir şekilde de olsa, oldu gibime geliyor” diyor babası Mehmet Aslan, “Yaşasaydı, ben inanıyorum ki, gerçekten, içindeki sevgiyi bütün dünyaya akıtacaktı. Yine böyle bir etki olacaktı… Pir Hünkâr Hacı Bektaş Veli’nin dediği gibi, düşünce karanlığına ışık tutanlara anlatmaya başlıyor bu isteğini babası Mehmet Aslan, “Bir insanın düşüncesini aydınlatmak o insanın tüm dünyasını değiştirir. Hatta bütün dünyayı değiştirebilir. Allah kime ne kader yazmış, o bilinmiyor.Kimin hangi görevle geldiği de belli değil. Kızım, geldi, görevini yaptı, gitti. Her insan bu dünyaya bir armağanla gelirmiş, bırakır gidermiş. Güzel kızımın dünyaya bıraktığı hediye çok güzel oldu”.Kaynak: Cumhuriyet
Erdem Helvacıoğlu: Çağdaş Türk Elektroakustik Müzik Temsilcisi
Türkiye’nin genç kuşak çağdaş müzik bestecilerindendir. Bülent Arel ve İlhan Mimaroğlu ile başlayan, En geniş tanımıyla yeni tını arayışı içinde olan ve çağdaş müzik öğelerini de içinde barındıran elektronik müziğin yeni kuşak temsilcilerinden. Türkiye'de pek fazla bilinmemekle birlikte yurtdışında çok takdir edilen,birçok ödülü bulunan, el üstünde tutulan bir sanatçıdır. Albümleri ABD merkezli plak şirketlerinden çıkmaktadır. Bu zaten başlı başına çağdaş akımların, sanatsal değeri olan üretimlerin ülkemizde hayat alanı bulamadığına dair en güzel örnektir.50-60 yıl önce de aynı müziği yapan sanatçılar yine aynı sıkıntıları yaşamaktaydı.
Reklam
Nihat Doğan Hakkında Suç Duyurusu
Şarkıcı Nihat Doğan hakkında, Mersin'de vahşice öldürülen, Özgecan Aslan'ın ardından attığı tweet nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunuldu.Mersin'in Tarsus ilçesinde katledildikten sonra cesedi yakılan Özgecan Aslan'ın ardından 'Siz de mini eteği giyip, soyunup laik sistemin ahlaksızlaştırdığı sapıklar tarafından tacize uğrayınca da bas bas bağırmayacaksın' şeklinde tweet atan Nihat Doğan hakkında bir avukat suı duyurusunda bulundu.Avukat Rahim Kurt tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunulan suç duyurusu dilekçesinde, Aslan'ın ölümünün ardından benzer olayların bir daha yaşanmaması için toplumun her kesiminin olayı kınadığı belirtildi.Twitter hesabından yaptığı paylaşımla tepkileri üzerine çeken Doğan'ın Survivor yarışması kadrosundan çıkarıldığı belirtilen suç duyurusu dilekçesinde, Doğan'ın menajerinin görevini bıraktığı ve birçok tv ve radyo kanalının boykot kararı aldıkları hatırlatıldı.'Özgecan Aslan'ın tecavüz edilip yakılması normal gibi bir tavır sergilemiştir''Doğan'ın attığı tweete yer verilen suç duyurusu dilekçesinde, 'Doğan, bu tweet ile sanki cinayet kurbanı Özgecan Aslan mini etek giydiği için bıçaklanıp tecavüz edilip yakılması normalmiş gibi bir tavır sergilemiştir. Bu suretle suç işleme düşüncesini tahrik ve teşvik etmiştir. Yine bu suretle Doğan cinayete kurban giden masum kızın ölüsüne saygısızlık ve hakarette bulunmuştur'' denildi.İHA
Reklam
Onur Ünlü, Yeni Dizisi 'Beş Kardeş' ile TV Ekranına Geri Döndü
Ünlü yönetmen Onur Ünlü yeni bir dizi ile TV ekranına döndü. Kanal D’nin, yapımını Ay Yapım’ın üstlendiği, Onur Ünlü’nün yazıp yönettiği yeni dizisi 'Beş Kardeş', önceki akşam yayınlanan birinci bölümü ile ekrana geldi.Beş Kardeş dizisinin kadrosunda pek çok tanıdık isim bulunuyor. Dizide özellikle İsmail abi karakteri ile gönüllerde taht kuran Serkan Keskin'in yanı sıra Osman Sonant, Tansu Biçer, Nadir Sarıbacak, Fatih Artman, Serdar Orçin, Melisa Sözen, Nihal Yalçın, Ece Dizdar, Gizem Erdem, Merve Ateş, Eylül Su Sapan, Merve Dizdar, Ayşen Gruda, Sabriye Kara, Kuzey Yücehan, Zeynep Kızıltan, Serkan Kuru, Ercü Turan, Vedat Erincin, Köksal Engür, Serhat Talay, Banu Fotocan, Erşan U.Ölmez, Ahmet Kaynak, Eren Şahin, Tevfik Yapıcı ve Ziya Çiçek gibi isimler yer alıyor.KonusuBeş parmağın beşi bir olur mu? Olmaz. Bu beş kardeşin de biri, bir diğerine en ufak bir şekilde benzemiyor. Sait, Nazım, Turgut, Orhan ve Aziz. Bu şahsına münhasır beş kişiyi ayrılmaz biçimde bağlayan tek bir şey var: “Sarsılmaz bir aile” olmaları. Beş kardeşten müteşekkil bu aile, eski bir mahallede, dededen kalma ahşap bir konakta bir arada yaşıyorlar. Kardeşlerin en büyüğü, Sait, depremde anne ve babalarını kaybettiklerinden beri ailenin babası gibi. Tüm kardeşleri, her türlü zorluğa rağmen bir arada tutmayı başarmış. Mahalledeki balıkçısından kazandıklarıyla onları yedirmiş, içirmiş, okutmuş yıllardır. Her başları sıkıştığında yanlarında bitmiş, her tökezlediklerinde elini uzatmış, her adımlarında korumuş kollamış sahip çıkmış. Duygusal gazeteci Nazım, mahallenin imamı Turgut, şarkıcılık hayalleri kuran bodyguard Orhan, at yarışı tutkunu havai Aziz. Şimdi artık koca koca adamlar olsalar da, kaç yaşına gelirlerse gelsinler, hepsi Sait’in çocuğu gibi ve hiçbiri, Sait’ten veya birbirlerinden ayrı bir yaşam sürmeyi hayal bile etmiyor.Sözcü
Ferhat Göçer Artık TFF Lisanslı Futbolcu
Asıl mesleği doktorluk olmasına rağmen yorumculukta önemli başarılar kazanan ve Sarıyer Spor Kulübü'nün yöneticiliğini yapan Ferhat Göçer, futbola olan tutkusunu resmiyete döktü. Bugüne dek yakın dostlarıyla maç yaparak futbol hasretini dindiren Göçer, Türkiye Futbol Federasyonu'nun (TFF) lisanslı sporcusu oldu.44 yaşındaki Ferhat Göçer TFF kontrolünde gelecek hafta start alacak olan Master Ligi'nde mücadele eden Üsküdar Masterler Futbol Kulübü ile anlaştı.Aynı zamanda Spor Toto 2. Lig takımlarından Sarıyer'deki yönetim kurulu üyeliğini de sürdüren ünlü sanatçı, futbol aşkını ve hedeflerini şöyle anlattı:'Futbol, hem oynayana hem izleyene zevk vermeli. Bizde para konuşulmaz! Bu işi profesyonel olarak yapanlar da aldıkları ücretlerin karşılığını vermeli. Ben bu yaşımda birçok projemi iptal ederek futbolcu lisansı çıkardım. Gelecek haftadan itibaren Üsküdar Masterler Kulübü formasıyla ligde ter dökeceğim. Çok iyi bir kadromuz var. Mustafa Yazıcı, Uğur Özcan, Levent Köse ve Çetin Savaş gibi, gençlere taş çıkartacak kadar iyi oyunculara sahibiz. Oynadığımız beş hazırlık maçını da kazandık. Umuyorum ki ligde de çok başarılı olacağız. Hedefimiz Türkiye şampiyonluğu.' Hürriyet
Dünyadaki Açlık Seviyesine Dikkat Çekmek İçin Vücüdunu Dövme ile Kaplatan Ibrahimović
Dünya üzerinde açlık çeken 805 milyon insan olduğuna dikkat çekmek için vücuduna bu insanlardan 50'sinin ismini kazıyan Zlatan Ibrahimović Paris Saint-German formasıyla 14 Şubat günü sahaya çıkmış. World Food Programme(WFP)'nin çalışmasına katkı sağlayarak farkındalık yaratmak isteyen Ibrahimović'in anlamlı videosu.WFP dünyada açlık ile savaş kampanyasını yürüten en büyük kuruluş ve her yıl dünya üzerinde 80 milyon insana yardım elini uzatıyor....
Reklam
Nihat Doğan Galatasaray'dan Parasını Geri İstedi
Mersin'in Tarsus İlçesinde evine gitmek için bindiği minibüste tecavüz edildikten sonra vahşice öldürülen Özgecan Aslan cinayetinden sonra attığı 'Siz de mini eteği giyip soyunup laik sistemin ahlaksızlaştırdığı sapıklar tarafından tacize uğrayınca da bas bas bağırmayacaksın' şeklindeki tweeti tepki çekti. Galatasaray kulübünden ihracı gündeme gelen Doğan, Galatasaray'ın taraftar grubu ultrAslan tarafından da darbe yedi. Ayrıca kendisini Galatasaray Kulübü Üyeliği'nden ihraç etmek için harekete geçenlere Twitter'dan cevap veren Doğan; 'İhraç edeceseniz üyelik için yatırdığım parayı iade edin de hiç olmazsa Filistin'deki mazlum kardeşlerime göndereyim' ifadesini kullandı.
Özcan Deniz'den Çok Sert Özgecan Mesajı
Türkiye'nin konuştuğu Özgecan cinayetiyle ilgili ünlü isimlerden sert tepkiler geliyor. Son olarak şarkıcı Özcan Deniz'in siyah bir fonla paylaştığı mesaj sosyal medyada günün konusu oldu.
Reklam
Tarkan'dan Özgecan İsyanı: Erkekliğimden Utanıyorum
Sosyal medya hesaplarında 'Bugün ben de siyah giydim...' diye başlayan bir mesaj paylaşan Tarkan 'Kadınlarımızın şiddet görmesine, öldürülmesine daha fazla göz yummayın' diye seslendi. Tarkan'ın mesajı şöyle:Bugün ben de siyah giyindim.. Özgecan Aslan için yastayım.. Bu ülkede kadına yönelik şiddet ve cinayetlere tanık oldukça içim yanıyor ve erkekliğimden utanıyorum.. Kadına şiddet Türkiye'nin en büyük ayıbı ve utancıdır ve Türkiye bu lekeden ancak Hukuk'la kurtulur.. Buradan hükümete ve yetkililere sesleniyorum.. Kadınlarımızın şiddet görmesine, öldürülmesine daha fazla göz yummayın. Ciddi cezalarla, yasalarla bunun önüne geçin artık.. Ne bekliyorsunuz? Daha fazla kadının öldürülmesini mi?
Gel Tanışalım Önce, Ben Kısaca N.D.
etiket
Uğur Mumcu'nun çok güzel bir sözü var; 'bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz' demiştir rahmetli. Çoğu öngörüsünde olduğu gibi bu görüşünde de haklı çıkmış bugün ülke bilgisiz fikirlilerle dolup taşmıştır. Ezberlerine aldıkları, buram buram klişe kokan laflarla kitleleri peşlerinden sürüklediklerini (!) gören bu kimseler, bilgisizliklerinin aslında çok da önemli olmadığını kısa süre içinde anlamış, bildikleri 15 kelime ile ceplerini doldurma, hayran kitlesi oluşturma peşine düşmüşlerdir. Bunlardan biri, belki de birincisi N.D.'dir. Herhangi bir eğitimi olmamasına karşın her konuda söz söyleme, asla yanlışını, hatasını kabul etmeme, ruhlara diz çöktürme, nasıl olup da buralara kadar geldiğini kendisi bile bilememe, hangi sıfatla olduğu bilinmeden hükümet tarafından sahiplenilme gibi özelliklere sahiptir N.D. Hal böyle olunca kişinin ben oldum diyebilmesi için zır cahil olması gereklidir ki o da N.D. de bolca mevcuttur.
Reklam
'Okumadığımız İçin Televizyonlarda Saatlerce Evlendirme Programı İzliyoruz'
Tiyatro ve sinema oyuncusu Sümer Tilmaç, bilgi sahibi olunmadan fikir sahibi olunamayacağı, fikir sahibi olmak için de bol bol kitap okumak gerektiğini söyledi. Tilmaç, 'Bizim en önemli sorunumuz okumamak. Kitap okumadığımız için saatlerce televizyonlarda evlendirme programları izleniyor. Vaktimizi kitap okuma yerine gereksiz eften püften programlar izleyerek heder ediyoruz.' dedi. Ünlü oyuncu, Antalya Manavgat'ta gençlerle Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) buluşarak Yeşilçam anılarını anlattı. Gençlere doğru düşünce olay ve hadiseleri iyi analiz etmeleri için düzenli kitap okumalarını tavsiye eden Tilmaç, düzenli ve küçük yaşta kitap okuma alışkanlığı kazanmak için de anne ve babalara sorumluluk düştüğünü söyledi. Kitap okuma alışkanlığı bulunmayan toplumlarda daha çok dedikodu ve kulaktan duyma söz kültürünün hakim olduğunu belirten Tilmaç, İskandinav ülkesi Norveç halkının ortalama günlük kitap okumaya 26 dakika vakit ayırırken ülke insanın ise 23 saniye ayırdığını kaydetti.Dünyada en güzel eylemin kitap okuma olduğunu ve başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerinin tamamında insanların trende ve otobüste kitap ve gazete okuduğuna dikkat çeken Tilmaç, 'Bu ülke insanının en önemli sorunu ise kitap okumama. Okumayan toplumların genel karakteristik özelliği kulaktan duyma sözleri hiç bilgi dağarcığı süzgeçinden geçirilmeden dedikodu yapma. Okuyan ülke insanı dedikodu yapmaz, yaşadığı çağı iyi anlar ve kulaktan duyma bilgilere itibar etmez. Okuyan toplumlarda tiyatro ve sinemada da ileri. Bizim en önemli sorunumuz okumamak. Kitap okumadığımız için saatlerce televizyonlarda evlendirme programları izleniyor. Vaktimizi kitap okuma yerine gereksiz eften püften programlar izleyerek heder ediyoruz.' diye konuştu.Kitap okuma hususunda yeni kuşağa güvencinin tam olduğunu belirten ünlü oyuncu, günümüz gençliğini bekleyen en büyük tehlikenin ise cep telefonu, internet ve sosyal medya bağımlılığı olduğunu söyledi. Otobüste yolculuk eden gençlerin karşılıklı sohbet etme yerine telefonla yazışarak görüştüklerine şahit olduğunu vurgulayan Tilmaç, cep telefonu, sosyal medya ve internet bağımlılığının da belirli bir süre sonra gençlerin sosyal ortamdan koparak yalnızlığa itebileceğinin altını çizdi. Tilmaç, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Aile ortamı çok sıcak olmalı ki çocuk yalancı mutluluklar peşinde olmasın. Çocuklarına sahip çıkma noktasında anne ve babalara büyük sorumluluklar düşüyor. Çocuğun her zaman sığınabileceği tek bir limanı olmalı oda ailesi.'Son zamanlarda kadın cinayetlerinin arttığına dikkat çeken Tilmaç, en son Mersin Tarsus'ta üniversite öğrencisi bir kızın hunharca katledilmesinden dolayı ülke olarak derin üzüntüsü içinde olduklarını kaydetti. Kadına yönelik şiddete karşı 7'den 77'ye toplumun yek vücut olması gerektiğini dile getiren Tilmaç, kadına yönelik her türlü şiddet unsurunu ve cinayetini lanetlediklerini ifade etti. Abdurrahman Büyükkeskin, CHA
Ahmet Çakar'dan Nihat Doğan'a: 'İki Survivor İki Türkü Yaptın Diye Kendini Adam mı Sandın'
etiket
Ahmet Çakar Beyaz TV'de yayınlanan Beyaz Futbol programından Nihat Doğan'ın bugün attığı bir tweet hakkında ağır sözlerde bulundu.Mersin’de üniversite birinci sınıf öğrencisi Özgecan Aslan’ın vahşice katledilmesinden sonra sosyal medyaya bir çok tweet yağdı, bunların arasında ünlü şarkıcı Nihat Doğan’ın attığı bir tweet ise büyük tepki çekti. Bu tepkiler üzerinde Beyaz Futbol ekranlarından Nihat Doğan'a seslenen Ahmet Çakar, 'İki Survivor iki türkü yaptın diye kendini adam mı sandın' dedi. Bu sözler üzerine canlı yayına bağlanan Nihat Doğan ise bazı açıklamalarda bulunarak özür diledi.
Nutella'nın Mucidi Michele Ferrero Öldü
Başta ünlü çikolata-fındık ezmesi Nutella olmak üzere Kinder ve Ferrero Rocher çikolataları gibi ürünlerin üreticisi olan Ferrero Grubu’nun sahibi Michele Ferrero, Monte Carlo’daki evinde 89 yaşında hayatını kaybetti.“Nutella’nın babası” olarak anılan Michele Ferrero, İtalya’nın Piyemonte bölgesindeki Alba kasabasında yaşayan annesi Piera ve babası Pietro Ferrero’nun 1946 yılında bir pastaneden fabrikaya dönüştürdüğü markayı dünya devi haline getirmeyi başarmıştı.Ferrero Grubu halihazırda, şekerleme ve çikolata alanında dünyanın 4. büyük üreticisi konumunda.İTALYA’NIN EN ZENGİNİYDİForbes dergisinin listesinde son 7 yıldır İtalya’nın en zengin işadamı olarak gösterilen, dünya sıralamasında da ilk 100’de yer alan Michele Ferrero ve ailesinin toplam serveti 23,5 milyar doları buluyor.Michele Ferrero, 53 ülkede faaliyet gösteren, Türkiye de dahil dünya çapında 20 üretim merkezi bulunan ve 34 bin kişiye istihdam sağlayan Ferrero Grubu’nun yönetimini 1997 yılında oğulları Pietro ve Giovanni’ye bırakarak emekliye ayrılmıştı.Ancak Pietro Ferrero, sosyal teşebbüsler için bulunduğu Güney Afrika’da bisiklet kullandığı sırada, henüz 48 yaşındayken kalp krizi geçirerek yaşamını yitirmişti.O tarihten bu yana grubun yönetimi 3. kuşağın son temsilcisi Giovanni Ferrero’da bulunuyor.Uzun süredir hasta olduğu belirtilen Michele Ferrero’nun cenaze tarihine ilişkin henüz bir açıklama yapılmadı.SAVAŞ KITLIĞINDAN DOĞAN LEZZETİtalyan pasta şefi Pietro Ferrero, 1940’lı yılların başında, 2. Dünya Savaşı sırasında beliren malzeme azlığı nedeniyle çeşitli denemeler yapıyordu.Ferrero 1946 yılında, kakao sıkıntısı nedeniyle, yaşadığı bölgede bol miktarda bulunan fındığı çok, kakao ile şekeri ise daha az kullandığı, Nutella’nın ilk versiyonu olan “Giandujot” ürününü geliştirdi.Yaratıcı kişiliği ile bilinen Pietro Ferrero savaştan sonra, 1950’li yılların başında ise çikolata barı şeklindeki bu ürünü ekmeğe sürülebilir hale getirdi.Böylece, pürüzsüz bir yapıya sahip ve bol fındıklı kakao karışımı olan ve Nutella’nın atası olarak anılan “Supercrema Giandujot” ortaya çıktı.Pietro Ferrero’nun 1949 yılında yaşama veda etmesi üzerine fabrika yönetimini kardeşi Giovanni devraldı.Ferrero, yurtdışındaki ilk üretim merkezini 1956 yılında Frankfurt’ta açtı.1957 yılında Giovanni Ferrero’nun da ölümü üzerine bayrak, kardeşi Pietro’nun oğlu Michele’ye geçti.NUTELLA’NIN ATASINI BULAN BABASININ İZİNDEN GİTTİMichele Ferrero, yeni ürünler yaratma tutkusu, markalar üzerinde yoğunlaşması sayesinde grubun kaydettiği büyük gelişmenin arkasındaki itici güç oldu.Babasının mirasını bir üst seviyeye taşıyan Michele, 1964 yılında sayısız denemeden sonra Nutella’nın şimdiki formülünü buldu.Eşi Maria Franca ile aralarında inşa ettikleri istikrarlı ve verimli işbirliği sayesinde Michele Ferrero, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra şekerleme sektöründe açtığı üretim sahaları ve yurtdışı ofisleri ile şirketini uluslararası bir gruba dönüştürmeyi başaran ilk İtalyan sanayici oldu.Michele Ferrero, “Çalış, yarat, verö sloganıyla ilerlediği iş hayatında olduğu kadar sosyal teşebbüslerle de adından söz ettiriyordu.Michele Ferrero, sıradışı fikirleriyle milyonlarca tüketicinin beslenme alışkanlığında devrim yapan kişilerden biri olarak biliniyordu. DHA
Bugün Türkiye Gündemindeki En Önemli 10 Olay
Türkiye'yi gözyaşına boğan vahşeti soğukkanlılıkla anlatan Altındöken ifadesinde, Özgecan'a önce tecavüz etmek istediğini, bunu yapamayınca da bıçaklayıp, son darbe olarak kafasına levye ile vurup öldürdüğünü anlattı, 'Cesedi ortadan kaldırmak için üzerine benzin döküp çakmağı çakıp yaktım. Çünkü gömmeye zamanımız yoktu' dedi.
Reklam