Müzik Dahisi Cimuk, Almanya'daki Yarışmada Birincilik Elde Etti
Suriye'den savaş nedeniyle iki yıl önce ailesiyle birlikte Türkiye'ye göç ettikten sonra müzik otoritelerini şaşkına çeviren ve gece yarısı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan Çerkes asıllı Tambi Asaad Cimuk (16), Almanya'nın Mühlacker kentinde düzenlenen uluslararası müzik yarışmasında birinci oldu. Cimuk, geçtiğimiz 2 Şubat tarihinde yıllardır hayalini kurduğu ABD'nin New York kentindeki Carnegie Hall Salonu'nda konser vermişti. Aylar süren girişimler sonucunda geçen Aralık ayında bir gece yarısı operasyonuyla TC vatandaşlığına kabul edilen ve Rusya'nın St. Petersburg şehrinde düzenlenen yarışmaya katılan genç müzisyen, Şubat ayında yıllardır hayalini süsleyen New York'taki dünyaca ünlü salonda müzikseverlerin karşısına çıkmıştı. Tambi, dün akşam Almanya'nın Mühlacker kentinde düzenlenen 'The Fifth International Competition Yarışması'nda performansıyla müzik otoriterlerinden tam puan alarak birinci oldu. Ödülü almanın sevincini yaşayan Tambi, yarışma için aylardır çalışmalarını sürdürdüğünü vurgulayarak, 'Çok çalıştım, birinci oldum. Ödülü yeni ülkem Türkiye ve barış dolu bir dünya için alıyorum. Beni keşfedip elimden tutan piyano öğretmenim Elena Çekiç'e de teşekkür ederim.' diye konuştu.
'Dolandırılan' Gazzeli, Banksy'nin Eserini 175 Dolara Sattı
Gazze'de bir Filistinli dolandırıldığını ve ünlü sanatçı Banksy'nin çizdiği, değeri yüz binlerce doları bulduğu tahmin edilen duvar resmini 175 dolara (455 TL) sattığını söyledi.Rabi Darduna BBC 'ye yaptığı açıklamada, Banksy'nin Gazze'deki evinin ayakta kalan tek kapısına çizdiği resmi satarken kandırıldığını belirtti.Darduna, evi geçen yıl İsrail'in saldırısında yıkılan binlerce Filistinliden biriydi.Darduna'nın yıkılan evinin kapısında ağlayan bir Yunan tanrıçası resmi vardı.Darduna resmi Banksy'nin temsilcisi olduğunu söyleyen bir Filistinliye sattığını söyledi.Resmi alan kişiyse BBC 'ye yaptığı açıklamada satışın yasal olduğunu savundu.Banksy'nin İngiltere'nin Bristol kentinde çizdiği bir duvar resmi 590 bin dolara (1,53 milyon lira) satılmıştı.Sanatçının temsilcisinin aileyi arayıp, eserin geri verilmesi gerektiğine inandığını söylediği belirtildi.Banksy'nin gerçek kimliği bilinmiyor ve sanatçı bu yönüyle de efsane olmuş durumda.BBC Türkçe
Sanata Bambaşka Bir Estetik Katan Şişman Kedinin Dahil Olduğu 17 Ünlü Tablo
Kedimizin ismi Zarathustra. Şişman olmasının yanında, sanata ve estetiğe önem veren bir sahibi olması diğer bir özelliği. Svetlana Petrova, kedisi Zarathustra'yı dünyaca ünlü tablolara yerleştirerek internet kullanıcılarının beğenisine sundu. Sonuçlar şaşırtıcı değil. Her şeye renk katan kediler, sanata da renk katıyor elbette!
Bugün Türkiye Gündemindeki En Önemli 10 Olay
Rehine operasyonunda öldürülen Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz için ilk tören Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda tören düzenlendi. Törene katılan Adalet Bakanı Kenan İpek, saldırıyı lanetleyerek, “Devam eden bir soruşturmanın gerekçe gösterilmesi asla kabul edilemez” dedi. Kiraz'ın cenazesi, Eyüp Sultan Camii'nde öğlen kılınan cenaze namazı sonrasında Eyüp Mezarlığı'nda toprağa verildi.
Reklam
Dev Anket: Türkiye'nin En Çekici Erkeklerini Siz Seçiyorsunuz!
etiket
Türkiye'nin en yakışıklı, en çekici, en seksi erkeklerini sizin oylarınızla seçiyoruz!Açıklama: 4'lü olmak üzere 8 grup vardır. Bu gruplardan en fazla ilk iki oyu alan erkekler bir üst tura çıkıyor ve orada da çapraz eşleşme usulüyle birbiriyle karşılaşacak. Orada da oylarınızla seçilenler bir üst tura çıkacak ve finalde Türkiye'nin en iyisini belirleyeceğiz! Bakalım o erkek ünlüler kim?Not: Oylarınız, 2 Nisan saat 23.59'a kadar geçerli olacaktır! OYLAMA BİTMİŞTİR!!!
Reklam
29 Nostaljik Fotoğrafla 1960'ların Afganistan'ına Kısa Bir Yolculuk
İçerikte göreceğiniz fotoğrafların hepsi, 1967'de Arizona Üniversitesi'nden UNESCO ile koordineli bir şekilde Afganistan'a iki yıl süreli eğitim vermeye giden Prof. Dr. Bill Podlich'in objektifinden bizlere ulaşıyor. Eşi Margaret Podlich, çocukları Jan ve Peg Podlich'i de yanında götüren profesörün, 60'ların sonlarını yaşayan Afganistan'ı nasıl fotoğrafladığını göreceğiz..
1 Nisan'a Özel, Birbirinden Komik ve Acımasız 36 Eşek Şakası
etiket
Şakalarıyla ünlü 1 Nisan geldi çattı.. Her ne kadar çoğu kişi, zaten hayatının şaka gibi olduğunu düşünse de, geleneksel 1 Nisan Şakası yapmak istiyorsanız, bu içeriğimizden yardım alabilirsiniz. Ama baştan söyleyelim, şakaların tüm sorumluluğu yapan kişiye aittir. Bol kahkahalı 1 Nisanlar! ☺
Milan'dan 'Hello Kitty' ile Partnerlik Anlaşması
Son zamanlarda İtalya Serie A'da kötü günler geçiren Milan, ünlü 'Hello Kitty' firması ile sponsorluk anlaşması imzaladı.Kedi figürü ile Japon bir firma tarafından hayata geçirilen ve özellikle kız çocuklarının çok sevdiği 'Hello Kitty' ile yapılan ortaklık herkesi şaşırtırken, Milan Reklam Direktörü Jaap Kalma yaptığı açıklamada şunları söyledi;'Kendi sektöründe her zaman mükemmel işlere imza atan Milan, diğer sektörlerde de var oldu. Bu yüzden Hello Kitty gibi prestijli ve önemli bir marka ile güçlerimizi birleştirme kararı aldık. Hello Kitty dünyada birçok gencin ilgisini çekiyor.'Eurosport
Reklam
Tatlıses'ten Ameliyat Sonrası İlk Fotoğraf
Ünlü sanatçı İbrahim Tatlıses’in ameliyat sonrasındaki ilk fotoğrafı paylaşıldı.ABD’de kritik bir beyin ameliyatı geçiren Ünlü sanatçı İbrahim Tatlıses’in ilk fotoğrafı oğlu İdo Tatlıses tarafından paylaşıldı. İdo Tatlıses resmi İnstagram hesabından paylaştığı fotoğrafa, ‘’Şimdi sıra sakalda’’ notunu düştü. Fotoğrafta oğlu ile yan yana poz veren İbrahim Tatlıses’in sakallarının uzadığı görüldü. ABD’de tedavi görev ünlü sanatçı, 9 Mart’ta kritik bir beyin ameliyatı geçirmiş ve bir süre yoğun bakımda kalmıştı.İHA
Enes Kanter: 'Milli Forma İçin Hazırım'
Amerikan Ulusal Basketbol Ligi'ndeki (NBA) başarılarıyla adından söz ettiren ve basketbol severlerin gururu olan Enes Kanter, yeni takımı Oklahoma City Thunder'daki serüvenine fırtına gibi başladı.Basketbol Milli Takımı'na sakatlığı nedeniyle gelememiş olmasına rağmen, bazı kesimden tepki alan NBA'deki başarılı performansıyla da kısa sürede takımın gözdesi olan Enes Kanter Cihan Haber Ajansı'nın sorularını cevapladı. Enes Kanter, yeni takımından milli formaya, mezun olduğu Samanyolu Koleji'nin çarpıcı YGS başarısından, Türk basketbolunun geleceğine pek çok farklı konuya açıklık getirdi. Sorulara samimi cevaplar veren yıldız basketbolcu sevenlerine bir de müjde verdi: Enes milli takım için hazır. Uzun zamandır, sakatlığı nedeniyle milli formayı giyemeyen ünlü basketçi, milli takıma dönmeyi sabırsızlıkla bekliyor.NBA'de takasın son gününde Utah Jazz'dan ayrılarak Batı Konferansı'nın güçlü ekiplerinden Oklahoma City Thunder'a (OKC) transfer olan Enes Kanter, yeni takımında mutlu olup olmadığı ve Oklahoma City Thunder'deki hedeflerini sıralarken, 'OKC'de ilk dikkatimi çeken şey profesyonellikti. Takım yönetiminin sizinle olan ilişkilerinden, sistemin işlemesine kadar. Bu yönden daha rahat bir ortam buldum burada. Bunun yanında, takım olarak Jazz'dan daha başarılı bir kadrosu var. Bu kadro ile oynadığınızda hem yaptığınız işten daha çok tatmin oluyor, hem de gelecek adına üzerine inşa edebileceğiniz daha performanslı bir kariyer imkanı yakalıyorsunuz. Hedef olarak ufukta tabi ki bir NBA şampiyonluğu var. Ama bu sene bize gelir mi bilemiyorum. Buna namzet bir kadromuz var. İnşallah diyelim.' diye konuştu.'NBA'DEKİ HER ANIMI 'NASIL OLUR DA DEĞERLERİMİZİ, MEMLEKETİMİZİ, BAYRAĞIMIZI BU İNSANLARA SEVDİREBİLİRİM' DİYE GEÇİRİYORUM'Milli takımla ilgili son 2 senedir hakkında çıkan söylentilere, kimi zaman karalamalara karşı ya sessiz kalan ya da kendince cevap veren Enes Kanter, 'Bununla ilgili son durum nedir? Bu sene Enes Kanter'i milli forma giyerken görecek miyiz? Türk basketbol severelere bir mesajın var mı?' sorusuna ise şöyle cevap verdi:'Sizin de söylediğiniz gibi gereksiz söylemlere karşı ya sessiz kalmayı ya da müspet hareket göstermeye gayret ettim. İnanın kimi zaman insanların yorumları karşısında, yaptıkları çıkarımlar karşısında donup kalıyorsunuz. Son 2 senedir hakkımda çıkan milli takım krizinde ağza alınmayacak ifadeler kullanıldı, hayale gelmeyecek senaryolar çizildi. Şimdi burada bunları tekrar etmemin bir anlamı yok. Daha önceki birçok röportajımda dile getirdim bunları. Ancak tek bir şey söylemek ve bunu tekrar ifade etmek istiyorum: Ben milletimi, milli takımımızı, bayrağımızı beni bu konuda usulsüzce eleştiren insanlardan bin kat daha fazla seviyorum. NBA'de bulunduğum her anımı 'Nasıl olur da temsil ettiğim değerlerimizi, memleketimizi, bayrağımızı bu insanlara sevdirebilirim' diye geçiriyorum.Kimse 'Enes Kanter şöhret ve para peşinde, memleket aklının ucunda bile değil' zannetmesin. Esasında haklılar memleket aklımın ucunda bile değil, çünkü memleketim kalbimin tam ortasında. Bayrağımız için onun dünyanın her köşesinde saygı duyulan bir unsur haline gelmesi için elimden geleni yapmaya gayret ettiğimi herkesin bilmesini istiyorum.Uzun bir cevap oldu ancak beni çok rahatsız eden bir mesele bu. O yüzden bir kez daha ifade etmek istedim. Tüm basketbolseverlerimiz bilsin ki hem bu sene, hem de top koşturduğum seneler boyunca, milli formamızı giyeceğim inşallah. Hem de gururla.'Oklahoma City Thunder'a transferi ve yeni takımındaki arkadaşları ve yeni koçun yaklaşımıyla ilgili olarak ise Enes Kanter şunları söyledi'Çok iyi. Geldiğim ilk günden beri ne koç Brooks, ne takım arkadaşlarım, ne de Oklahoma City Thunder taraftarı bana yabancılık yaşatmadı. Dediğim gibi profesyonelliği çok hazmetmiş bir takım. Geçen sene Türkiye'de maç yapmaları da ayrı bir güzellik oldu. Şuan hepsi Türkiye'yi çok seviyor ve tekrar gelip ziyaret etmek istiyorlar.'Enes Karter'e sorulan sorular ve Kanter'in cevapları şöyleWestbrook gibi bir takım arkadaşınız var? Kendisi ile diyaloğunuz nasıl?Russell çok hareketli birisi… Bitmeyen bir enerjisi var. En yoğun günlerin sonunda bile hala onu yerinde zıplıyor bulabilirsiniz . Ayrıca takımda saygı duyulan birisi… Kevin Durant'ın liderlik yokluğunu hissettirmiyor takımda. Bizlerle yakın diyaloğu sahadaki ortak çalışmamıza da yansıyor. İstanbul'a geldiğinde en çok kapalı çarşıyı sevmiş. Sürekli onun muhabbetini yapıyoruz.Sizin için 'korkusuz Türk savaşcı' diyorlar?Bu taraftarların takdiri. Ben sahada oyunumu oynuyorum. Ama mücadeleyi hiç bırakmadan, oynadığınız oyunun hakkını verme adına elinizden geleni yaptığınızda, sevenleriniz sizi en güzel lakaplar ile çağırmak istiyor. Sanırım şimdilik bunu bulmuşlar. Henüz yeniyim, ileride Oklahoma City Thunder'de kalacak olursam farklı lakaplar da gelebilir. Ama en önemli konu tabiki lakabın hakkını verip en iyi temsil ile hizmet etmek.Basketbol Türkiye Ligi'ni, Fenerbahçe Ülker, Anadolu Efes, Galatasaray ve Beşiktaş'ı takip ediyor musunuz?NBA'de bir sezonda 80 kusur maç oynuyorsunuz. Bunların hazırlığı, antremanlar, takım ile olan diğer sosyal projeler ve programlar size hiç vakit bırakmıyor. Arada bakmaya çalışıyorum ama inanın vakit bulamıyorum. Bulduğum boş vakitlerimde ruhumu ve zihnimi hem dinlendirecek hem besleyecek kitaplar okumaya çalışıyorum.Basketbol Federasyonu Başkanı Turgay Demirel görevi bırakıyor. Bununla ilgili ne düşünüyorsunuz?Gelecek ile alakalı kendisine başarılar diliyorum. Onun liderliğinde Türk basketbolu gelişti ve mesafe kat etti. Umarım ki koltuğunu bu gelişmeyi biraz daha ileriye götürebilecek ve bu ülkeye en iyi hizmeti verebilecek birilerine bırakacaktır.Sizin mezun olduğunuz okuldan bir genç, Özel Samanyolu Fen Lisesi öğrencisi Mehmet Enes Arıcı, bu yıl 6 puan türünden 5'inde Türkiye birincisi oldu. Bu konuda ne söylemek istersiniz?Her şeyden evvel başarı nereden, kimin eliye gelirse gelsin, alkışlanmalı ve takdir edilmeli. Ama bu başarı sizin duygusal bir bağ hissettiğiniz kurumdan çıkınca daha bir gurur verici oluyor. Zamanla mezun olduğunuz okulunuz ile aranızdaki duygusal bağ, aidiyet hissi daha da kuvvetleniyor. Mezunlar ailesinin bir parçası olarak mezun olduğunuz yuvadaki öğrencilerin başarıları sizi iki kat mutlu ediyor.O dönemde siz neden Samanyolu Koleji'ni tercih etmiştiniz?Küçük yaşlarda olduğum için benim değil ailemin tercihiydi bu aslında. Ama şimdilerde neden ailemin bana böylesi başarılı bir kurum seçtiğini anlayabiliyorum. Herkes çocuğunun en iyi eğitimi almasını ister ve takdir edersiniz ki eğitim sadece matematik, fen, fizik ve sosyal bilimleri çok iyi bilmekle olmaz. Bunları iyi bilmenin yanında, eğitim sizi hayata da hazırlamalı ve rol model ögretmenlerinizden almanız gereken ahlaki değerleri alabilmelisiniz. Bu yönden bakıldığında Samanyolu Koleji ve bu çizgide giden tüm diğer Hizmet Okulları bu imkânları sunabiliyor. Bu kurumlar haricinde sunanlar da vardır mutlaka ama ailemin tercihi burası olmuş ve ben şimdi bununla hem gurur duyuyorum, hem de her fırsatta da mutluluğumu ifade ediyorum.Okuldaki arkadaşlarınız ve öğretmenlerinizle olan diyaloğunuz nasıldı? Nasıl bir öğrenciydiniz?Samimi ve içten insanlar ile çevrelenmek benim için büyük bir fırsattı. Ortaokulda başlayan basketbol yolculuğum sırasında da bu bana çok yardımcı oldu. Bulunduğum okul ortamının dışında farklı ortamlara giriyor ve oralardaki insanlarla da tecrübe ve hayatı paylaşıyordum. Dışarıdaki insan ilişkilerimi, okulumdaki o samimi ortamdan edindiğim ahlak üzerine yürütüyordum. Bu açıdan da, sosyal çevremdeki ilişkilerimin gelişimi adına okulumdaki arkadaş ve öğretmen çevrem çok etkili olmuştur.İyi eğitim veren bir kolejde okurken, neden basketbola yöneldiniz? Sizi buna yönlendiren en önemli etken neydi?Sorunuzdaki kinayeyi kaçırmamak lazım. Hani basketbol iyi bir meslek değil mi ki ben o kadar iyi eğitim veren bir okulda geleceğimi iyi meslekler elde etmek varken, basketbol için feda ettim.Basketbol benim için biraz hayatın akışında kendimi bulmam ile oldu. Ne ben, ne ailem, ne de okul çevremin planlayarak, düşünerek yön verdiğimiz bir şey değildi. Boyum uzun olduğu için sanırım, fıtrî bir yönelme oldu basketbola. Beni basketbola başlatan ise yine Hizmet gönüllüleri tarafından kurulan Van Özel Serhat Koleji'ndeki beden eğitimi öğretmenim Fatih Karalı oldu.Peki lise hayatınızın kariyeriniz üzerinde bir etkisi oldu mu?Kariyerim ile Samanyolu Koleji'nin teknik manada bir ortak noktası yok. Zaten olması da beklenen bir durum değil. Ancak benim için veya daha başka mesleklerde ilerleyen Samanyolu mezunları için, okulumuzdan aldığımız en önemli şey bizlere verilen karakter eğitimiydi. Her okulda matematik, fizik, sosyal bilimleri bu seviyede öğrenebilirsiniz. Bunlar herkesin istifadesine ve yorumlamasına açık bilimler ancak bir öğrenciye karakter kazandırmanın yolu, onu verecek kişinin karakterli ve ahlaklı olmasından geçiyor. Sanırım Samanyolu'nun en büyük avantajı bu. Yani öğrenciye bu karakteri verecek olan rol modellerin yani hocalarımızın hem başarılı hem ahlâkları ile örnek insan olabilecek olmaları. Bu açıdan değerlendirdiğimizde, bugün kariyerimdeki en önemli şeyin lise yıllarımda hocalarımdan öğrendiğim 'insan gibi insan olma' karakterinin bendeki yansımalarıdır. Farkına varmadan, bugün onları taklit ediyor ve takip ediyorum. Bu da kariyerinizdeki başarıları getiriyor. İşinize olan saygınız, arkadaşlarınız ile ilişkileriniz… Her ne kadar onların çizdiği çizgide henüz minik adımlar atıyor olsam da, onların emeklerine çok şey borçluyum…Bu tip insanların yetişmesi topluma büyük bir katkı değil mi?Tabii ki. Kafası ve kalbi doymuş olgun ruhlar hediye ediyor sisteme bu okullar… Ülkeler de kaliteli insanların omuzlarında yükselir. Bu açıdan bakıldığında, ülkemizin geleceğini inşa edebilecek kaliteli nesiller yetiştiriyorlar…Zorlu bir sınav maratonu içinde yarışan öğrencilere tavsiyeleriniz?Tüm öğrenci arkadaşlarıma tek bir tavsiyem var; Lütfen planlarınızı günlük ve içinde geçirdiğiniz zaman dilimlerine göre dizayn etmeyin veya başarılarınızı onların üzerine inşa etmeyin. Hep gelecekte birer lider olup, geleceği inşa edecek insanlar olarak görün kendinizi… Ve bunu nasıl elde edeceğinizi düşünüp, bunların cevabını verebilecek ailenize ve saygı duyduğunuz insanlara danışın ve ona göre karar verin…'Zaman
19 Maddede Unutulmaya Yüz Tutmuş Bir İskandinav Ecdadı: "Ragnar Lodbrok"
etiket
Çoğumuzun 'Vikings' dizisi sayesinde haberdar olduğu, 9. yüzyılda ortalığın anasını ağlatmış, vizyon sahibi, delikanlı, gözüpek bir viking ecdadı. Birçok efsaneye konu olmuş, İngiltere ve Paris'e kök söktürmüş, Danimarka ve İsveç kralı yiğit Ragnar. Peki hepsi bu kadar mı? Tabii ki değil işte gerçeklerden ve dizide gösterilenlerden anladığımız Ragnar Lodbrok.
Reklam
Aydemir Akbaş: ‘Nihat Doğan'ın Sözleri Ciddiye Alınacak Türden Değil’
Oyuncu Aydemir Akbaş, Nihat Doğan'ın sözlerine sessiz kalmadı.Özgecan Aslan’ın öldürülmesinin ardından “Siz de mini eteği giyip, soyunup laik sistemin ahlaksızlaştırdığı sapıklar tarafından tacize uğrayınca da bas bas bağırmayacaksınız” şeklinde attığı tvit’i büyük tepki toplayan Nihat Doğan, kongre üyesi olduğu Galatasaray’dan da ihraç edildi. Galatasaray Mali Genel Toplantısı’nda oybirliğiyle kulüp üyeliğinden ihraç edilmesinin ardından Doğan, bu kez “Porno film çekmek suretiyle kadını seks objesi olarak gösteren Aydemir Akbaş’a ‘Abi’ diyen Adnan Öztürk’ün kadınlarımızı ağzına alması hükümsüzdür. Adnan Öztürk, kadın hakları noktasında gerçekten samimiysen yıllarca porno film çekmiş Aydemir Akbaş’ın GS üyeliğinden ihracını istesin” sözleriyle yeni bir tvit daha attı.‘CİDDİYE ALINACAK SÖZLER DEĞİL’ HaberTürk'ten Mehmet Çalışkan'ın haberine göre; Nihat Doğan’ın kendisine ‘Pornocu’ demesi ve kulüpten ihraç edilmesi gerektiğini dile getirmesi Aydemir Akbaş’ı oldukça kızdırdı. Akbaş, “Arkadaş, benim 31 filmin senaryosunu yazdığımı, 6 filmi yönettiğimi 119 film ve dizide rol aldığımı bilmiyor. Belli ki filmlerimi izlememiş. ‘O pornocuyu da ihraç edin’ demesi çocukça bir davranış. Ne diyeyim? Babası yaşındaki bir adam hakkında yalan yanlış tanımlamalarda bulunan, yaptığı hatayı başkalarının zarar görmesi üzerine telafi etmeye çalışan birini Allah ıslah etsin. Olaya Nihat Doğan’ın mantığıyla yaklaşacak olursak o zaman Coşkun Göğen, tecavüzden, Nuri Alço ise genç kızları tuzağa düşürmekten hapse atılmalı. Rahmetli Erol Taş’ın da vatan haini damgası yemesi gerek. Nihat Doğan’ın sözleri ciddiye alınacak türden değil” dedi.
Reklam
Stanley Clarke Bir Kez Daha İstanbul'da
Double bas ve bas gitara getirdiği yeniliklerle enstrümanın en tanınmış isimlerinden olan Stanley Clarke, 7 Nisan'da Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda.Bas gitar dendiğinde Jaco Pastorius ile akla gelen iki isimden biri olan Stanley Clarke, 7 Nisan akşamı saat 20:00'de İstanbul Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda tekrar hayranlarıyla buluşacak.  Uzun kariyerinde caz harici türlerde de başarı kazanmış olan Clarke, Türkiye’de öteden beri daha çok caz ve caz-füzyon türlerinde tanınıyor.1951 Philadelphia doğumlu Amerikalı müzisyen yola akordeon ile çıkmış, oradan keman ve viyolonsele uğradıktan sonra bas gitarda demir atmış. Lisedeyken R&B ve rock gruplarında çalmış, ancak New York'a taşındıktan sonra caz devi Pharaoh Sanders ile çalışmış, başka büyük isimlerle çalmış ve hepsini kendine hayran bırakmış; ancak esas grubu, Chick Corea ile beraber sırtladığı Return to Forever olmuş. Bu grup rotasını rock etkili füzyona çevirince, Clarke de elektrikli bas gitarda zirveye oturmuş. Onun kariyeri boyunca birlikte çalıştığı ya da sahneyi paylaştığı isimlerden bazıları şöyle: Quincy Jones, Stan Getz, Art Blakey, Paul McCartney, Jeff Beck, Keith Richards, Aretha Franklin, Stevie Wonder, Chaka Khan, The Police, Herbie Hancock, Al di Meola, Bob Marley, Miles Davis.4 GRAMMY ÖDÜLÜ, ALTIN VE PLATİN PLAK...Burada söz konusu olan 40'un üzerinde albüm kaydetmiş, dört kez Grammy ödülü almış, Emmy ödülü adaylığı olan, altın ve platin plaklara sahip bir büyük virtüöz. Medyanın verdiği ödül ve ünvanları saymaya kalkışmak içinse zamana ihtiyaç duyuluyor. En son olarak 2013'te, ünlü Downbeat dergisinin okur ve eleştirmenleri tarafından 'yılın en iyi bas gitaristi' seçilmiş durumda.Stanley Clarke, bu göz kamaştıran kariyerinin yanına çok güzel bir parantez daha açmış ve 13 yıl önce karısı Sofia ile bir vakıf kurmuş. Bu vakfın kapısı yetenekli genç müzisyenlere ardına kadar açık ve onlara burs olanakları sağlıyor.Müzisyen, 2014 Eylül'ünde çıkan son albümü Up hakkında ise şöyle konuşuyor: 'Kaydettiğim en enerjik, ritmik ve yüksek albüm bu olmalı. Amacım dostlarımla bir albüm kaydetmekti, dolayısıyla her kayıt aşamasında çok eğlendik. Çevremde birlikte olmaktan mutlu olduğum insanlar olunca hiç zorlanmadık. Herkes hazırlıklıydı, geldiler, çaldılar, kaydettik. Ve hepsi, gerçekten de büyük müzisyenlerdi.' Up, elektrik ve akustik basın dengede olduğu, çok renkli, derinlikli ve sıcak bir albüm ve güzel bir sürpriz olarak şarkılar arasında, Clarke'ın başyapıtlarından, 1976 tarihli 'School Days'in yeni yorumu da bulunuyor.Milliyet Sanat
Hemen Bugün Güzel İlimiz Artvin'e Yerleşmek İçin 20 Mantıklı Neden
etiket
Büyük şehirlerin hayhuyundan ve asla durmak bilmeyen telaşından sıkıldınız mı? Gerçekten insan gibi yaşayabileceğiniz, sessiz, sakin ve doğal bir ortamda hayatınıza devam etmek istemez misiniz? O halde ülkemizin bu güzide şehiri sizin için birebir! İşte Artvin'i çekici yapan özellikler;
Akün ve Şinasi’de Perdeler Açılmaya Devam Edecek...
Dünya Tiyatro Günü’nün kutlandığı bugünlerde sanatçılara ve sivil toplum kuruluşlarına iyi haber Ankara’dan geldi. Mimarlar Odası Ankara Şubesi ile sanatçıların yaklaşık 3 yıldır “Halkındır, satılamaz” mücadelesini verdiği, otel ya da alışveriş merkezi yapılacağı dile getirilen Ankara’nın en önemli iki tiyatro sahnesi, Akün ve Şinasi’de perdeler açılmaya devam edecek. Cumhuriyet'ten Selda Güneysu'nun haberine göre, Mülkiyeti Emek İnşaat A.Ş’de bulunan ve geçen kasım ayında sahnelerin de yer aldığı binayı 33 milyon 200 bin TL’ye satın alan Maritza İnşaat’ın ortaklarından Ahmet Meriç, “Devlet Tiyatroları (DT) ile kontratımızı 10 yıllığına yeniledik. Akün ve Şinasi’de perdeler kapanmayacak. Rantı değil, sanatı düşündük” dedi.Mülkiyeti Emek İnşaat A.Ş’de bulunan Ankara’nın en önemli iki tiyatro sahnesi, Akün ve Şinasi sahnelerinin satışı için 4 kez ihaleye çıkılmıştı. İhaleler her seferinde sanatçılar ve başta Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Devlet Tiyatroları Sanatçıları Derneği, Devlet Tiyatroları Opera ve Balesi Yardımlaşma Vakfı olmak üzere pek çok sivil toplum örgütlerince protesto edilmişti. Sanatçılar, Akün ve Şinasi sahneleri önünde yaptığı eylemlerde “Akün ve Şinasi halkındır, satılamaz” demişlerdi.Cumhuriyet gazetesi yaklaşık 3 yıl boyunca 4 kez satışı gündeme gelen ve sanatçıların, sivil toplum kuruluşlarının mücadelesi sonucunda ihaleleri iptal olan Akün ve Şinasi sahnelerinin kasım ayında, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın talimatıyla, kimseye haber verilmeden, gizlice satıldığını duyurmuştu. Sahnelerin de yer aldığı binayı 33 milyon 200 bin TL’ye satın alan Maritza İnşaat’ın ortaklarından Ahmet Meriç almıştı. Meriç, o dönem “Sahnelerin de bulunduğu yerle ilgili alışveriş merkezi yapma gibi bir düşüncemiz yok. Otel projemiz var. Ancak henüz aile bireyleriyle iştişare edemedik. Ankara’da ne kadar otel var, ihtiyaç ne kadar, bunları araştırıyoruz. Tabii eğer DT kiralamak isterse, menfaatlerimize de uyarsa, kiralayabiliriz” demişti.Meriç’in bu sözleri sanatçıların tepkisine yol açmış ve sanatçılar, sahnelerin satışının ardından yaklaşık bir ay boyunca, her akşam perdeler açılırken, “Sahnelerimiz satıldı, haberiniz var mı?” eylemi yapmışlardı.
Havacılığın En İyi 10 Filmi
Bir çok kişi için havacılık ve uçaklar onların tutkusu haline gelmişken bizde sizler için içersinde uçak ve havacılık geçen bir liste hazırlayalım dedik. Bu liste oluşan filmler çoğunun konusu uçak ve popüler kültürde yankı uyandıran filmlerde olmakta olup sizlerin beğenise sunmaktayız.Bu listenin hazırlanması tamamen Kule Haber tarafından yapılmıştır.
Reklam