Yüzme Bilmek Yeterli Değil: SUP Board'un Konuşulmayan Riski
Son yılların en hızlı yaygınlaşan su sporlarından biri olan ayakta kürek sörfü, yani SUP board, sosyal medyada epey viral oldu. Ancak eğitmenler tablonun göründüğü kadar masum olmadığını söylüyor. Rüzgar ve akıntı, kişiyi dakikalar içinde metrelerce açığa sürükleyebiliyor. Bursa'nın Mudanya ilçesinde konuşan Türkiye Kano Federasyonu onaylı eğitmenler, yüzme bilmenin tek başına yeterli olmadığını vurguluyor.
Kaynak: DHA
Dakikalar İçinde Metrelerce Açığa Sürükleniyorsunuz
SUP board'un en çok göz ardı edilen tarafı, suyun görünen sakinliğinin yanıltıcı olabilmesi. Eğitmenlere göre kıyıdan esen rüzgar ve akıntı, tahtanın üzerindeki kişiyi kısa süre içinde metrelerce açığa taşıyabiliyor. Bu noktada denge kaybı, düşme ve ardından gelen panik zincirleme bir risk oluşturuyor.
Türkiye Kano Federasyonu onaylı eğitmen Aysel Gizem Ağgünlü, hava koşullarının etkinliği iptal ettirecek kadar belirleyici olduğunu söylüyor: 'Dalga, rüzgar, akıntı olduğu zaman suya çıkmıyoruz. Etkinlikleri de 'İptal oldu, çıkmıyoruz' diyerek iptal ediyoruz.' Ağgünlü'ye göre planlamanın en kritik parçası da bu: 'Güvenli saat ve rotayı seçmek çok önemli.'
Can Yeleği ve Ayak Bağı Pazarlık Konusu Değil
Eğitmenlerin üzerinde en çok durduğu konu ekipman. 37 yaşındaki eğitmen Aykut Gürer 'Kesinlikle can yeleği olması lazım.' diyor. Uzmanlar bu kuralın yüzme bilenler için de geçerli olduğunu, çünkü asıl tehlikenin yüzme becerisi değil yorgunluk ve panik olduğunu belirtiyor.
İkinci zorunlu ekipman ise ayak bağı, yani tahtayı kişiye bağlayan leash. Tahta bir kez elden çıktığında peşinden yüzerek yetişmeye çalışmak, özellikle açıkta ciddi bir tükenmeye yol açabiliyor. Ayak bağı sayesinde tahta hem bir tutunma noktası hem de sudaki görünürlüğü artıran bir işaret olarak kalıyor.
Kalabalık etkinliklerde ölçek de bir güvenlik meselesine dönüşüyor. Bazı organizasyonlarda grup büyüklüğü 60-70 kişiye ulaşıyor; bu nedenle eğitmenler cankurtaran ve ilk yardım personelinin hazır bulunmasını, yeni başlayanların ise mutlaka sertifikalı eğitmen eşliğinde suya girmesini öneriyor.
Yeni Başlayanların En Sık Yaptığı Hata
Ağgünlü'ye göre acemilerin neredeyse tamamı aynı iki hatayı yapıyor: Vücudu kasmak ve aşağıya, ayaklarına bakmak. Oysa dengeyi sağlayan şey bunun tam tersi; ileriye bakmak ve dizleri hafif bükük tutmak.
Sahadaki rutinin nasıl kurulduğunu ise en iyi 11 yaşındaki Eylül Beren Hacıoğlu anlatıyor. Annesi, yani eğitmen Ağgünlü'yle birlikte suya açılan Eylül, ilk SUP board deneyimini İznik Gölü'nde yaşadı ve kürek kullanmayı zaman içinde öğrendi. Kendi anlattığı rutin, eğitmenlerin anlattığı kuralın çocuk hâli gibi: 'SUP boarda çıkmadan önce can yeleğimi kesinlikle giyiyorum ve ayak bağımı takıyorum.'
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın